Çarşamba, Nisan 8, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3243

UYKU EĞİTİMİ NASIL OLMALI?

0

Anne babaların çocuk yetiştirirken güçlük yaşadığı konulardan biri çocuğun uyku düzeni ve alışkanlıklarıdır. Pek çok ailede çocuğun odasını ayırmak ve çocuğa kendi başına uyuma alışkanlığı kazandırmak büyük bir mücadeleye dönüşür. Peki, bu konuda doğru olan nedir? Çocukla beraber uyumak mı yoksa odaları ayırmak mı gerekir? Yalnız uyuyamayan çocuğa yaklaşım nasıl olmalıdır? Liv Hospital Klinik Psikoloji Uzmanı Ceren Aydın anlattı.

Gerektiğinde destek alın
Pek çok ebeveyn çocuğun odasını ayırma ve yalnız uyutma konusunda uzmanlara başvuruyor. Uzmanlar arasında ise zaman zaman konuyla ilgili fikir ayrılıkları olması dikkat çekiyor. Bu nedenle, en çok merak edilen sorulara göz atmadan önce, belirtmek gerekir ki her aile ve bebek için geçerli tek bir doğru yanıttan bahsetmek pek de mümkün değil. Çocuğun mizacı, ihtiyaçları, ailenin içinde bulunduğu koşullar, kültürel etmenler ve olağan dışı (örn. hastlalık vb.) durumlar gibi pek çok faktör bu sorulara verilecek cevapları şekillendiriyor. Ve bu nedenle en sağlıklısı, detaylı bir değerlendirme ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmak olacaktır.

Çocuklar neden ebeveyniyle yatmak ister?
Bebeklik dönemi çocuğun gelişimi için en kritik evrelerden biridir. Savunmasız ve bağımlı olarak dünyaya gelen bebek, girdiği etkileşimler sayesinde kendini, diğerlerini ve dünyayı keşfeder, öğrenir. Bu süreçte temel bakım verene figüre (ki bu çoğunlukla annedir) bağımlıdır. Hayatta kalmak, güvende hissetmek, yatışmak, dünyayı tanımak ve algılamak için ebeveynlerine ihtiyaç duyar. İlerleyen dönemlerde bu tabloya farklı nedenler eklenebilir. Travmatik deneyimler, korkular, önemli yaşamsal deneyimler (kreşe başlamak, eve hırsız girmesi, kardeş doğumu vb.) gibi pek çok faktör çocuğun ebeveyni ile yatma isteğini tetikleyebilir. Anne, bebeğin ihtiyaçları karşısında ne kadar duyarlı ve tutarlıysa, bebeğine ilgi, yakınlık ve sıcaklık duygularını ne ölçüde iyi iletebiliyorsa bebek de kendini bir o kadar değerli, dünyayı ve diğer insanları ise olumlu algılar. Temel fizyolojik ihtiyaçlardan biri olan uyku esnasında, annenin, bebeğinin yanında olması, ona dokunması, varlığını hissettirmesi, bebeğin annenin sıcaklığını duyumsaması işte bu ilişki kalitesini yükselterek bebekte güvenli bağlanma gelişmesine katkı sağlar. Uzun vadede, bu güvenli bağlanma, psikolojik iyilik halinden, gelişmiş problem çözme becerilerine, akademik başarıdan sağlıklı kişilerarası ilişkilere kadar çok sayıda değişkenle pozitif bir ilişki gösterir. Bir diğer artısı, annenin yanı başındaki bebeği emzirmesi daha kolay olduğundan, uyku kalitesinin iyileşmesi olabilir. Bunun yanında fiziksel yakınlık bebeğe daha çabuk erişmeyi, dolayısı ile bebeğin yaşadığı stres süresini kısaltmayı sağlayabilir. Ek olarak birlikte uyumak çeşitli endişelerle boğuşan yeni anneleri rahatlatan ve güvende hissettiren bir tercihtir. Bununla birlikte elbette ki birlikte uyuma davranışı beraberinde önemli birtakım olumsuzlukları da getirebilir. Bebek açısından değerlendirdiğimizde bu olumsuzlukların en başında aynı yatağı paylaşma halinde bebeğin farkında olmadan ezilmesi, yere düşmesi, boğulması gibi hayati riskleri belirtmek gerekir. Bu nedenlerle de aynı yatak yerine anneye yakın bir beşikte uyutmak çok daha sağlıklı bir tercihtir. İkincisi, bazı araştırmacılara göre birlikte uyumak, ayrışma-bireyselleşme sürecine yönelik bir tehdit oluşturmakta ve çocuğun bireyselleşmesini zorlaştırmaktadır. Oysaki yaşam boyu devam eden gelişim sürecinde yerine getirilmesi gereken önemli gelişimsel görevlerden biri de ebeveynden ayrışma ve bireyselleşmedir. Bu görevin sağlıklı bir şekilde yerine getirilmemesi çocukta düşük benlik saygısı, kaygı, insiyatif alamama, karar vermede güçlük çekme ve yüksek onay ihtiyacı gibi pek çok soruna yol açabilir. Bu nedenle pek çok araştırmacı bağımlı yapıyı destekleyeceği gerekçesi ile birlikte uyumanın olumsuz etkilerini vurgulamaktadır. Vurgulanması gereken bir diğer olumsuzluk ise birlikte uyuma sürecinin olması gerekenden fazla uzamasının ilerleyen dönemde odaları ayırmayı daha da güçleştirmesi, uyku sorunlarını tetikleyebilmesi ve karşılıklı olarak mahremiyeti zedelemesidir.

Uyku eğitimi nasıl olmalı, ebeveynler nelere dikkat etmelidir?
Her şeyden önce çocuğun içinde bulunduğu koşulları, duygu durumunu ve gelişimsel özelliklerini hesaba katarak işe başlamak gerekir.
Uyku eğitimi sabır, kararlılık, tutarlılık yanında anlayışlı olmayı da gerektirir. Uykuyu bir ceza olarak uygulamak, korkan bir çocuğun duygularını görmezden gelip yalnız uyumasına zorlamak gibi hatalı tutumlar beraberinde yeni problemler de getirir.
Uyku eğitimi için doğru zaman geldiğinde, tekrar etmek gerekirse 2-3 yaş öncesinde, aşamalı bir geçiş süreci oluşturmak faydalıdır. Bu süreçte ilk olarak çocuğa anlayacağı dilde yapılacak olan değişikliği açıklamak, ihtiyaç duyarsa ilk günler yanında uzanmak, ardından odada ama yanına yatmadan uykuya dalana kadar beklemek, kısa aralıklarla odadan çıkıp geri gelmek ve en nihayetinde tamamen yalnız uyumaya alışmasını sağlamak gibi ardışık basamaklar izlenebilir. Süreci kolaylaştırmak için bu uygulamaya gece geçemeden önce gündüz uykularında yer verilebilir.
Çocuğun odasını sevmesi, odasına alışmasını sağlamak için odasını keyifli hale getirmek, çocukla odasında oyunlar oynamak, karanlığa karşı loş bir ışık yerleştirmek faydalı olur.
Bunların dışında uyku öncesinde çocukla yeterli vakit geçirmek, rahatlaması için masal okumak, sevdiği bir şarkıyı söylemek, banyo yaptırmak tercih edilebilir.
Uyku ritüelleri oluşturmak da yine izlenebilecek yollardan bir diğeridir. Bunun için dişlerin fırçalanması, pijamaların giyilmesi, kucaklaşma gibi davranışlarla bir uyku öncesi ritüeli oluşturulabilir.
Uyku disiplini ve hijyeni içinse anne- baba hem kendi içinde hem de zaman içinde tutarlılık göstermeli, aynı saatte çocuk yatmaya alıştırılmalı, odanın fiziki koşulları uygun seviyede tutulmalıdır.
Çocuklar ne zaman kendi odalarında yatmaya başlamalılar?
Güncel çalışmalar bebekliğin ilk dönemlerinde bahsettiğimiz artılardan ötürü aynı yatakta değil ama annenin uyuduğu yatağa yakın bir mesafede, bebeğin kendi beşiğinde uyumasının olumlu katkılarını vurgulamaya başlamışlardır. Odaları ayırma zamanı için tam bir görüş birliği bulunmasa da normal şartlarda emzirme dönemi sonlandıktan sonra çocuğun kendi odasına geçirilmesinde pek sakınca görülmemektedir. Bu ayrılma sürecinin en geç 2-3 yaş civarında tamamlanmış olması önerilir. Burada önemli olan, durumsal analizlerin doğru yapılması, ihtiyaçların gözetilmesi ve ayrılma süreci ertelendikçe güçlüklerin artacağının akıldan çıkartılmaması gerektiğidir.

16 HAZİRAN TARİHTE BUGÜN

0

16 HAZİRAN
Olaylar
1815-Napolyon’un son zaferi Ligny meydan muharebesi ünlü Waterloo Savaşı’ndan iki gün önce gerçekleşti.
1903-Ford motor şirketi kuruldu.
1919-Merzifon isyanı.
1919-Yörük Ali Efe, Yunan müfrezesini imha etti.
1920-Yara bandı Earle E. Dickinson tarafından icat edildi.
1923-Nezihe Muhiddin önderliğinde Kadınlar Halk Fırkası kuruldu.Kadınlara siyasi haklar istenilince basında alay konusu oldu.Parti kapatalınca Nezihe Muhiddin Türk Kadınlar Birliği’ni kurdu.
1940-Litvanya’da komünist yönetim kuruldu.
1950-TBMM,Türkçeleştirilmiş ezanın eskiden olduğu gibi Arapça okunmasına dair kanunu kabul etti.
1963-Vostok 6 ile dünya yörüngesine fırlatılan Rus kozmonot Valentina Tereshhova, uzaya seyahat eden ilk kadın oldu.
1970-15 Haziran’da başlayan İzmit Gebze’den İstanbul’a işçiler yürüyüşe geçtiler. Yürüyüş sırasında geçilen yerlerdeki işçiler yürüyüşe katıldı. 15-16 Haziran işçi direnişi 16 Haziran’da 3 kişinin ölmesi ve İstanbul ve Kocaeli’de sıkıyönetim ilan edilmesi ile sona erdi.
1973-TRT – MEB ortaklığıyla hazırlanan üniversite giriş sınavı hazırlık kursları televizyondan yayınlanmaya başlandı.
1983-Yuri Andropov SSCB başbakanı oldu.
1991-Başbakan Yıldırım Akbulut istifasını Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a verdi.
2000-9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e Devlet Şeref Madalyası verildi.
Tarihte Bugün Doğanlar
1613-John Cleveland, İngiliz şair (ö. 1658)
1813-Otto Jahn, Alman arkeolog (ö. 1869)
1858-John Peter Russell, Avustralyalı ressam. (ö. 1930)
1938-Joyce Carol Oates, yazar
1952-Yıldırım Öcek, tiyatro ve televizyon oyuncusu
1955-Giuliana Salce, İtalyan yürüyüşçü
1961-Can Dündar, araştırmacı gazeteci – yazar
1971-Tupac Shakur, müzisyen (ö. 1996)
1980-Nehir Erdoğan, oyuncu
1983-Naz Elmas, sinema, televizyon ve tiyatro oyuncusu
1986-Fernando Muslera, Uruguaylı futbolcu
Tarihte Bugün Ölenler
1752-Joseph Butler, İngiliz filozof (d. 1692)
1944-Marc Bloch, Fransız tarihçi (d. 1886)
1953-Margaret Bondfield, İngiliz politikacı (d. 1873)
1958-Imre Nagy, Macar siyasetçi (d. 1895)
1966-Şakir Zümre, Cumhuriyetin ilk sanayicisi. (d. 1885)
1977-Wernher von Braun, Alman bilimadamı (d. 1912)
1979-Ayşe Sıdıka Avar, Türk öğretmen. (d. 1901)
1979-Ayhan Işık, Türk sinema oyuncusu (d. 1929)
1979-Nicholas Ray, ABD’li film yönetmeni (d. 1911)
1994-Kristen Pfaff, ABD’li bas gitarist (d. 1967)
2006-Cüneyd Orhon, Kemençe sanatçısı (d. 1926)
Tatil ve Özel Günler
16 Haziran-İrlanda’da “Bloomsday”
16 Haziran-Türkiye Kamu Çalışanları Günü

Gümrük Müşavirleri adalet istiyor!

0

Gümrük Müşavirleri ve Gümrük Müşavir Yardımcıları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden çıkarılacak bir kanunla bağlı bulundukları Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü görev alanı itibariyle kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu şeklinde örgütlenmeyi bekliyor. Meclis’in Gümrük Müşavirliği meslek mensuplarına taahhüdü var.
Ama olmuyor! Meclis sözünde durmuyor, Gümrük Müşavirleri tam 17 yıldı oyalanıyor. AKP iktidarı da Gümrük Müşaviri ve yardımcılarının kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu şeklinde örgütlenmesine destek vermiyor. İktidara geldiği 2002 yılından buyana Meclis’ten yüzlerce, binlerce kanun çıkaran AKP, her nedense Gümrük Müşavirlerinin ‘meslek odası’ kanununu bir türlü çıkarmıyor.
Herhalde iktidar, Gümrük Müşaviri ve yardımcılarının mesleğin vakar ve onuruna yakışır bir şekilde çalışmalarını istemiyor. Meslek odasına kavuşamayan Gümrük Müşavirleri görevlerini bağımsızlık ve dürüstlük ilkelerine uygun olarak yapamıyor. Gümrük Müşavirliği mesleğinin genel prensipleri kanunla belirlenmiş değildir. Gümrük çetesi, Gümrük Müşavirlerinin görevini kusurlu yapıp yapmadığını ya da görevin gerektirdiği güven sarsıcı hareketlerde bulunup bulunmadığını gözetliyor. Gümrük Müşavirin beyanındaki her hata, 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet sayılıyor. Kaçakçılık kastı olsun ya da olmasın, Gümrük Müşavirleri kaçakçılık yapmakla ya da kaçakçılığa teşebbüs etmekle suçlanıyor.
1615 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre kurulan İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin ve Bursa Gümrük Müşavirleri Dernekleri 17 yılıdır faaliyetlerine devam ediyor. Dernek yönetimleri Gümrük Müşaviri ve yardımcılarının sadece kanuni statülerini koruyor; üyelerinin haklarını koruyamıyor, mağdurları savunamıyor. Bu yüzden Gümrük Müşavirleri Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın merkez denetim elemanları ile kaçakçılığı izleme, önleme ve araştırma ile görevli kolluk görevlilerinin kıskacında, korku ve endişe ile serbest meslek faaliyetini sürdürmeye çalışıyor.

AH ŞU RİSK KRİTERLERİ

Gümrüklerde iş takibinde bulunan Gümrük Müşavirlerinin mesleği gereği imza koyduğu gümrük beyannameleri Gümrük Mevzuatı gereği gümrük idarelerince kontrole tabi tutuluyor. Beyanın doğruluğu araştırılıyor; gerektiğinde eşya ayrıntılı muayene ediliyor veya tahlil amacıyla eşyadan numune alınabiliyor. Beyanın kontrol türü ve kontrolle görevli memur, merkezde bilgisayar sistemi tarafından risk kriterlerine göre belirleniyor.
Güya Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nca gümrük idaresindeki işlemlerin mümkün olduğu ölçüde hızlanması, idarelerdeki yığılmaların önlenmesi ve dış ticaret erbabına kaliteli ve hızlı hizmet sunulması amacıyla risk analizi ve hedefleme teknikleri kullanılıyor. Bu amaçla yapılan çalışmalar sonucunda belirlenen risk kriterleri Bilgisayarlı Gümrük Etkinlikleri (BİLGE) sistemine tanıtılarak, gümrük kontrollerinin bu kriterler doğrultusunda gerçekleştirilmesi ve söz konusu kontrollerde seçicilik sağlanması amaçlanıyor. Ve söz konusu kriteler sürekli olarak güncelleniyor ama devlet sırrı gibi gizleniyor ve risk kriterlerini Gümrük Müşavirleri de iş sahipleri de bilmiyor.
Ancak, son durum itibariyle 200’e yakın Gümrük Müşavirinin imzaladığı gümrük beyannameleri ‘kırmızı hat’ta işlem görüyor. Bu yüzden de Gümrük Müşavirlerinin dolayısıyla da tüzel kişiliğinin global olarak riskli değerlendirilmesi ve beyannamelerinin yine genel olarak kırmızı hatta işlem görmesi yükümlüler tarafından farklı değerlendiriliyor. Gümrük Müşavirleri mesleğini yapamaz hale geliyor. Sürekli kırmızı hata takılan Gümrük Müşavirleri en fazla iki-üç ay gibi kısa bir sürede iflas ediyor ve dolayısıyla çok sayıda kişi işsiz kalıyor.
Bu da yetmiyormuş gibi Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüklerince Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca hazırlanan fezlekelerde Gümrük Müşavirleri hep şüpheli kişi olarak değerlendiriliyor. Yargıtay’ın ve Danıştay’ın Gümrük Müşavirlerinin görev ve sorumluluklarına ilişkin olarak lehlerine verilmiş gerekçeli kararları hiç dikkate alınmadan, kaçakçılık olaylarında adı geçen her Gümrük Müşaviri hakkında ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunuluyor. Bunun yanı sıra söz konusu müşavirler hakkında disiplin mevzuatı ve diğer yönlerden işlem yapılmasını teminen ilgili gümrük idarelerine bilgi veriliyor. Bu tür işlemlere maruz kalan Gümrük Müşavirlerinin ömrü maalesef adli ve idari mahkemelerin yollarında, koridorlarında, duruşma salonlarında geçiyor.
Gümrük Müşavirleri; kaçakçılığı izleme önleme ve araştırma ile görevli kolluk görevlilerinin, Gümrük ve Ticaret Müfettişleri ile gümrük bürokratlarının ve gümrük camiasından ünlü kaçakçı avukatları ile uzman bilirkişilerin kıskacında esir muamelesine muhatap kalıyor. Korku ve endişe içinde mesleğini icra etmeye çalışan Gümrük Müşavirleri, rüşvetten beslenen Gümrük Çarkı’nın dişlileri arasında parçalanıyor ve yok olup gidiyor.

GÜMRÜK ÇARKI RÜŞVETLE DÖNER!

Gümrük Çarkı su, rüzgâr, benzin ya da elektrikle çalışmıyor; bahşişle, rüşvetle çalışıyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın bürokratları da, merkez denetim elemanları da, kolluk görevlileri de Gümrük Çarkı’ndan nemalanıyor. Dahası da var: Gümrük camiasının ünlü kaçakçı avukatları da uzman bilirkişileri de mağdur edilen gümrük görevlilerinden, gümrük müşavirlerinden ve iş sahiplerinden besleniyor. Gümrük Çarkı’na ödenen bahşiş de rüşvet de iş sahiplerinin cebinden çıkıyor. Gümrük Çarkı’nı yönetenler ve döndürenler şeytanın bile aklına gelmeyecek türden kumpaslar organize ediyor. Kumpaslara kurban seçilen Gümrük Müşavirleri de, korumasız gümrük memurları da iflah olmuyor.
Kısacası Gümrük Çarkı rüşvetle dönüyor. Adli, idari ve disiplin soruşturmalarında ekonomik ve siyasi gücü olanlar, haram parası olanlar paçayı kurtarıyor. Gümrüklerde parayı veren düdüğü çalıyor. Gümrüklerde rüşvet ya da bahşişin boyutu milyonlarla, milyarlarla ifade ediliyor. Gümrük Çarkı’na çomak sokmaya kalkışanlar ise derhal sistemin dışına atılıyor ya da hiçbir bir baltaya sap olamıyor.
Bağımsız Gümrük Müşavirleri artık gümrüklerde yaşanan haksızlıklara, adaletsizliğe ve eşitsizliğe karşı direnmelidir. Hak, hukuk, adalet ve eşitlik ekonomi ve siyası gücü olan, lojistik firma sahibi ünlü Gümrük Müşavirlerinin umurunda bile değildir. Oysaki hak, hukuk ve adalet su gibi, ekmek gibi ihtiyaçtır. Hukuk ve adalet herkese lazımdır ama savunmasız Gümrük Müşavirlerine daha çok lazımdır.

MEB’in Okullardaki Ücretsiz ‘Yetiştirme Kursları’ Başarıyı Arttırdı

0

Milli Eğitim Bakanlığının projesi olan okullarda öğrencilere yönelik ücretsiz olarak uygulanan ‘Yetiştirme Kursları’ Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş’te (TEOG) başarıyı arttırdı.

Hatay’ın Arsuz ilçesinde 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında TEOG sınavında akademik başarıyı arttırmaya yönelik olarak yürütülen proje ve topyekün çalışma neticesinde 19 öğrenci Türkiye birincisi oldu. Türkiye’nin yeni ilçelerinden biri olan Arsuz geçtiğimiz yıl TEOG-2 ilçe ortalaması 60,32’den bu yıl 70,06’ya yükseltirken, Hatay il sıralamasında 2 sıra birden yükselerek TEOG sıralamasında 4. ilçe oldu.

Arsuz Kaymakamı Musa Sarı, Milli Eğitim Bakanlığının projesi olan ve her okulda açılan ‘Destekleme ve Yetiştirme Kursları’ ile öğretmenlerin sergilediği özverili çalışmayla birlikte yapılan değerlendirmeler sonucunda başarı çıtasının yükseldiğini söyledi.

Arsuz’da ilk kez soruların tamamını doğru cevaplayan öğrenci sayısındaki artık başta aileleri ve eğitim camiasına da büyük gurur yaşattı. Diğer taraftan yaklaşık 88 öğrencinin de 117 üzeri net yaptığı kaydedildi.

Arsuz İlçe Milli Eğitim Müdürü Ramazan Dönmez, sene başında koydukları hedeflerinin üzerinde bir başarı sağladıklarını belirtti. Dönmez, “İlçemizde 2. TEOG sınavlarında 700 öğrencimiz 100 net üzerine çıkarak büyük bir başarı sağladılar. 2015 yılında TEOG ilçe ortalamamız 56, 2016 yılında 60,32 iken okul yöneticilerimizin, öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin özverili çalışmalarıyla 2017 yılında ise TEOG ortalamamız 70,06’ya çıktı ve Hatay genelinde 4.olmayı başardık” dedi.

TEOG’ta Arsuz’un önemli bir başarı elde ettiğini ve öğrencileri kutladığını belirten Arsuz Kaymakamı Musa Sarı, Arsuz Kaymakamlığı koordinesinde, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ramazan Dönmez, şube müdürleri, proje ekibi, okul müdürlerinin ve branş öğretmenlerinin dahil olduğu proje ile son 3 yılın verileri ilçe ilçe, şube şube ve öğrenci öğrenci takip edilerek eğitim-öğretim yılı içinde hareketlenme sağlandığını ve bunun da başarıyı getirdiğini söyledi. – HATAY

BAKAN EROĞLU HATAY İÇİN İMZAYI ATTI…

0

Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun talimatlarıyla Tahtaköprü Barajı Yükseltilmesi Projesi’nin kamulaştırma işlemlerine başlanıyor.
Tahtaköprü Barajı Yükseltilmesi Projesi’nin kamulaştırma işlemlerinin yapılabilmesi maksadıyla gerekli kamu yararı kararı için düzenlenen olur, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu tarafından kendisine sunulduğu gün imzalandı.
Kamulaştırma işlemine başlanacak olan Tahtaköprü Barajı Yükseltilmesi Projesi ile 346 bin dekar arazi suya kavuşacak. Bu imzanın ardından inşa sahasında kalan araziler Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılacak ve inşaat en kısa sürede tamamlanarak hizmete açılacak.

Adımlar ‘ADALET’ için atılıyor

0

Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’da başlattığı adalet yürüyüşüne katıldı:

Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasına tepki olarak Ankara Güvenpark’ta başlattığı Adalet yürüyüşüne katıldı. Yüzbinlerce kişinin eşitlik, adalet ve özgürlük için adım attığı yürüyüşe Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha’nın yanısıra Hatay’dan CHP İl Başkanı Mehmet Güzelmansur, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Defne Belediye Başkanı İbrahim Yaman, Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir de katıldı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Adaletin olmadığı ülkede yaşamak istemiyoruz.
Bu yürüyüş adalet yürüyüşüdür. Adalet isteyen herkes bu yürüyüşe katılmalıdır. Adalet,adalet, adalet…. Tüm dünya duysun. Köylüler, işçiler, memurlar için, hepimiz için adalet istiyoruz, herkes için adalet istiyoruz” diyerek başlattığı yürüyüşe katılanlar ellerinde üzerinde sadece ‘adalet’ yazan pankartlar taşıdı.
“Adalet mülkün temelidir”
CHP eski Genel Başkanı Murat Karayalçın, PM üyeleri, milletvekilleri ve belediye başkanları birlikte adalet için kol kola, omuz omuza yürüyen Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha da, ” Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ADALET mücadelesinde yanında olmak üzere Ankara’dayız. ‘Adalet mülkün temelidir’ sözünün gerçek değerini bulması için yüz binlerle birlikte CHP Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu öncülüğünde adım adım yürüyoruz. Adalet herkes için gerekli.. Birleşe birleşe kazanacak ve ‘Adalet’ kelimesi daha da anlam kazanacak” dedi.
BAŞKAN NEHİR:”BU SÜRECİN DESTEKÇİSİ OLACAĞIZ
Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir,CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara Güven Parkta başlattığı “Adalet” yürüyüşüne katıldı.
Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir:”Özlemini duyduğumuz bir eylem gerçekleşiyor.Türkiye’de halk çok sıkıştı.Toplumun adalet duyguları örselendi. Adaletsizliğin,hukuksuzluğun sürdüğü bir süreç yaşıyoruz. Adaletin yeniden tesis edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Adalet tesis edilene kadar genel başkanımızın arkasında olacağız. Bu sürecin destekçisi olacağız . “dedi.

SAMANDAĞ CHP İLÇE TEŞKİLATINDAN ADALET YÜRÜŞÜNE DESTEK

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı adalet yürüyüşüne destek vermek amacıyla Samandağ CHP ilçe teşkilatı basın açıklaması düzenledi. CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun , 25 yıl hapisle cezalandırılması ve hakkında verilen tutuklama kararına karşı Samandağ’dan” ADALET” sesleri yükseldi.
Samandağ CHP İlçe Başkanı İbrahim Aydoğan açıklamasında:”Biz Samandağ CHP ilçe örgütü olarak 17 temmuz 2016 tarihinde yaptığımız açıklamada aynen şunları demiştik. En kötü yönetim bile darbe yönetiminden iyidir. Bizim parti olarak herhangi bir darbeye destek vermemiz mümkün değildir. Ancak biz ‘DARBELERE DE DARBE HUKUKUNA DA KARŞIYIZ’ demiştik. Tarih üzgünüz ki bizi haklı çıkarıyor. 15 Temmuz darbesini derdest eden halkımız darbe hukukuyla AKP eliyle dizayn ediliyor. Darbe koşullarında yaşanabilecek her şey şimdi AKP eliyle yapılıyor. Kamu emekçileri KHK ile görevden alınıyor, en basit sivil itaatsizlik eylemleri şiddet ve baskıyla karşılanıyor, mahkemeler baskı altına alınıyor, emniyet, asker üzerinde inanılmaz bir siyasi baskı söz konusu, gazeteler basılıyor, gazeteciler gazetecilik görevlerini yaptıkları için tutuklanıyor, cezaevine konuyor. Bu devleti darbe ile iktidara gelip yönetmek isteyenler bu ülkeye ancak bu kadar zarar verebilirdi. Ülkenin sistemini değiştiren referanduma bile OHAL koşullarında gidilmesi, referanduma düşen şaibelerin adil bir şekilde soruşturulmaması ancak darbe koşullarında yaşanabilecek olaylardandır. “dedi
Aydoağan açıklmasının devamında :”Yaptığınız uygulamalarla bu ülkeye darbeciler kadar zarar veriyorsunuz. Ülkenin iç barışına zarar veriyorsunuz. Ülkenin ekonomik istikrarına zarar veriyorsunuz. Yurtdışından gelip ülkemizde yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcıyı korkutuyorsunuz. En temel referandum vaadiniz olan ‘‘Güneydoğu’da akan kan duracak’’ bile yalan oldu. Tam tersine her gün vatan evlatlarının ölüm haberleri peş peşe geliyor. En temel insan hakları bile askıda. FETÖ ile kol kola olan parti üyeleriniz, milletvekilleriniz, belediye başkanlarınız dururken her ne hikmetse FETÖ’nün siyasi ayağı yok diyorsunuz. Mahkemeleri siyasi baskıya bu kadar açık hale getirerek insanların adalete olan güvenini zedeliyorsunuz. Ve son olarak gazeteci Enis Berberoğlu’nu tutuklayarak, kendisini 25 yıl hapse mahkum ederek bu ülkede basın özgürlüğünün köküne kibrit suyu döküyorsunuz. 167 gündür içeride olan Cumhuriyet Gazetesi yazarları , işe iade istediği için açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, Enis Berberoğlu derhal serbest bırakılsın. Ülkeyi darbeciler gibi yönetmekten vazgeçin..Acilen demokrasiyi yeniden tesis edin. Bu ülkede eksiksiz demokrasi tesis edilene kadar gerekirse her gün alanlarda olacağız, her platformda daha yüksek sesle taleplerimizi dile getireceğiz.” İfadelerine yer verdi.

Tarımsal Destekleri Üreticiler Lehine Yeniden Planlayın

0

CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, tarımsal destekleme ödemeleri hakkında Başbakan Sayın Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi verdi.

CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, Başbakan Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde şu ifadelere yer verdi: “Hükümetleriniz döneminde çiftçisi dünyadaki rakipleri ile eşit şartlarda rekabet etme olanağından gün geçtikçe uzaklaşmaktadır. Mazot, Gübre, İlaç, Tohum, sulama gibi üretim girdilerinde artan fiyatlar, nihai ürün satış bedellerinin çok üstüne çıkmıştır. Özellikle son yıllarda akaryakıt fiyatlarının sürekli artan bir seyir izlemesi neticesinde çiftçilerimiz geleceği planlayamaz duruma gelmiştir” dedi.

Topal Önergesinde şu sorulara yer verdi;

1. 1 Litre Mazotun Kasım 2002 yılında pompa satış fiyatı kaç Türk Lirasıydı? 2002 Kasımından itibaren 1 Litre mazotun yıllara sair pompa satış fiyatı kaç Türk Lirasıdır? Yanıt vereceğiniz ay itibari ile 1 Litre Mazotun pompa satış fiyatı kaç Türk lirasıdır?

2. Tarımsal faaliyetlerde kullanılan mazottan alınan bazı vergi kalemlerinin düşürülerek çiftçilerimizin nefes almalarını sağlayacak bir çalışma yapılması için ilgili bakanlara herhangi bir talimatınız olmuş mudur? Uygulamadaki mevcut mazot desteğini, üreticiler lehine yeniden düzenlemeye yönelik bir çalışma bulunmakta mıdır?

3. 2005 yılında itibaren 2017 yıllı dahil olmak üzere Hatay’da tarımsal üretim yapan çiftçilerimize toplam ne kadar gübre desteği yapılmıştır? Bu ödemelerden kaç çiftçimiz yararlanmıştır?

4. Yine 2005 yılından 2017 yılına kadar Hatay’da toplam kaç çiftçi, kaç lira toprak analiz desteği almıştır?

5. 2017 yılı sonu itibari ile Hatay’da toplam kaç üreticiye sertifikalı tohum kullanım desteği ve yine kaç çiftçiye sertifikalı tohum üretim desteği verilmiştir? Miktarları yıllara göre ne kadardır?

İTSO’da “7020 sayılı bazı alacakların yeniden yapılandırılması anlatıldı”

0

Hatay Vergi Dairesi Başkanı Nazmi Erol ve SGK Hatay İl Müdürü Hamit Bal, borçların yeniden yapılandırılması ile ilgili mükelleflere ortak çağrıda bulunarak fırsatı değerlendirin” dedi.

İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası ile İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası tarafından ortaklaşa düzenlenen ‘7020 sayılı bazı alacakların yeniden yapılandırılması hakkındaki kanun’ ile ilgili bilgilendirme toplantısı düzenlendi. İTSO Halil Şahin Meclis Salonunda gerçekleştirilen toplantıya Hatay Vergi Dairesi Başkanı Nazmi Erol ve SGK Hatay İl Müdürü Hamit Bal konuşmacı olarak katıldılar.
Toplantının açılış konuşmasını yapan İTSO Meclis Başkanı Servet Ugutmen; “Bu gün burada üyelerimiz ve esnaflarımız için önemli bir toplantıda bir araya gelmiş bulunuyoruz. Hükümetimizin, Maliye Bakanlığının ve Sosyal Güvenlik Kurumun geçmiş dönemdeki borçlar ve alacakların son kez yeniden yapılandırılması ile alakalı son bir yapılandırması daha var. Bu yapılandırmanın önemli bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Bu fırsattan yararlanılması için mükelleflerimizin bu süreyi iyi değerlendirmelerini temenni ediyoruz” dedi. Ardından söz alan İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Merih Hasan Yıldırım ise, “Bildiğiniz gibi 7020 sayılı yasa, 7636 sayılı yasadan sonra tamamlanmak üzere çıkartılmış bir yasadır. 7636 sayılı yasanın eksikliklerini gidermek amacıyla çıkan bu yasanın çıkması mükelleflerimiz açısından çok iyi olduğunu düşünüyorum. Bu güne kadar borçlarını ödeyemeyen mükelleflerimizin yeni bir imkana kavuşarak bu geçmiş aylardaki 7636 sayılı yasadan sonraki dönemden 31 Temmuza kadarolan zaman dilimindeki borçların yapılandırılması konusunda yeni bir imkan verildi. Bunun dışında çok geniş kapsamlı bir af olduğu için mükelleflerimiz için bu yapılandırmanın çok büyük bir fırsat olduğunu belirtmek istiyorum. Su parasından tutun da çiftçinin elektrik parasına, trafik cezalarına kadar çok geniş bir yelpazede af uygulaması var. Bu fırsatın çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Bu günkü toplantıda bu bakımdan çok önemlidir. İskenderun Ticaret ve Sanayi Odamıza bu konuda göstermiş oldukları hassasiyetten dolayı da teşekkür etmek isterim” dedi.
Yapılan konuşmaların ardından Hatay Vergi Dairesi Başkanı Nazmi Erol ve SGK Hatay İl Müdürü Hamit Bal, katılımcılara sine vizyon destekli olarak ‘7020 sayılı bazı alacakların yeniden yapılandırılması hakkındaki kanun’ ile ilgili sine-vizyon destekli olarak detaylı bilgiler verdiler. İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası ile İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası tarafından ortaklaşa düzenlenen ‘7020 sayılı bazı alacakların yeniden yapılandırılması hakkındaki kanun’ ile ilgili bilgilendirme toplantısına Hatay Vergi Dairesi Başkanı Nazmi Erol, SGK Hatay İl Müdürü Hamit Bal İskenderun SGK Müdürü Bilgin Çam, İTSO Meclis Başkanı Servet Ugutmen, İTSO Başkan yardımcısı Muhsin Yeter, İTSO Muhasip üye Necat Özkaya, İTSO Yönetim kurulu üyeleri Bülent Seküçoğlu ve Gassan Kuran, İTSO Meclis üyeleri, İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Merih Hasan Yıldırım, Mali müşavirler, iş adamları ve davetliler katıldılar.

Haber Tarihi: 14.06.2017

SAMANDAĞ SAHİLİNE UYARICI TABELALAR

0

Samandağ Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Ve Fen İşleri Müdürlüğü işbirliğiyle Çevlik -Deniz ve Meydan mahallesinde boğulmalara karşı halkı bilgilendirici ve uyarıcı levhalar yerleştirildi.
Yaz mevsiminin gelmesi ile boğulma olaylarının önüne geçmek amacıyla Samandağ Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve Fen İşleri müdürlüğü deniz kenarlarına eğitici ve uyarıcı levhalar asıldı.
Konu ile ilgili bilgi veren yetkililer; denizlerde boğulmaları engellemek ve vatandaşları bilinçlendirmek suretiyle Deniz,Çevlik ve Meydan mahallelerinde plaja tabela koyulduğunu, her tabelanın ayrı bir bilgilendirme taşıdığını söylediler.

BURADA HAYAT VAR HATAY’DAN EKRANA GELİYOR

0

Gazeteci, yazar, televizyoncu Aynur Tartan; aynı şehirde doğmuş siyaset, sanat ve iş dünyasından ünlü konuklarıyla memleketlerini konuşmaya, konuklarının en yalın, en sade, en içten, en insan hallerini ekrana taşımaya devam ediyor. “Burada Hayat Var” bu hafta çok renkli, çok sesli, lezzetli, bereketli, güzel insanların memleketi Hatay’dan ekrana geliyor. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş ve yorumcu Fuat İnan’ın konuk olacağı Aynur Tartan ile “Burada Hayat Var”; 17 Haziran Cumartesi günü saat 16.30’da CNN TÜRK’te!

Hizmet ve gönül insanı Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş; yerel yönetim aşkının kalbine nasıl düştüğünü, kaç yıldır Hatay’a ve Hataylılara şifa olduğunu, memleket, hemşehri ve hizmet aşkını tüm içtenliği ile Aynur Tartan’a anlatıyor. Savaş; Hatay’ın tarihine, kültürüne, değerlerine, yayla ve deniz turizmine, ilçelerinin güzelliklerine sevgiyle dokunuyor. Biten ve hali hazırda devam eden projelerine de değinen Savaş; Hatay’ın ünlü mutfağını, olmazsa olmaz lezzetlerini de kendine has üslubuyla dile getiriyor. Yorumcu Fuat İnan’ın seslendireceği “Kardeşlik Narası” ve “Atatürk bakışlı yârim” şarkılarla sohbete renk katıyor.

Aynur Tartan ile “Burada Hayat Var”; Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş ve yorumcu Fuat İnan’ın konuk olacağı yeni bölümü ile 17 Haziran 2017, Cumartesi günü 16.30’da CNN TÜRK ekranlarında!

.

KAYMAKAM ERKAYIRAN VE BAŞKAN YAVUZ İFTARI ASKERLERLE BİRLİKTE AÇTILAR

0

Kırıkhan’ın ilçe idari amirleri toplumun her kesimiyle birlikte olduğu gibi askerlerle de iftarı birlikte açtılar.
Kırıkhan Kaymakamı Mustafa Erkayıran, Belediye Başkanı Ayhan Yavuz, İlçe Jandarma Komutanı Yzb.Temel Aday ve İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Özkan Yalangoz Hava Üssündeki askerleri ziyaret ederek iftarı birlikte yaptı. Kaymakam Erkayıran ve beraberindeki heyet iftar öncesi askeri üssüde gezerek komutanlardan bilgi aldılar.
Başkan Yavuz iftar öncesi yaptığı açıklamada; “Rabbim tuttuğumuz oruçları makbul eylesin, asker ve polislerimize güç kuvvet versin inşallah” dedi. İlçe idari amirlerinin ziyareti ve birlikte iftarı açmaları da burada görevli olan askerlere moral kazandırdı.

DEFNE İBADETHANELERİNDE HUMMALI TEMİZLİK

0

Defne Belediyesi, vatandaşların uğrak yerleri olan ibadethanelerde temizlik, bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştiriyor.
Defne Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, ibadethanelerin temizlik ve hijyenini sağlamaya yönelik çalışmalar gerçekleştirerek vatandaşların kullanımına hazır hale getiriyorlar.
İbadet yerlerinde hijyen sürekliliğinin sağlanması için dört koldan çalışan ekipler, iç-dış temizlik uygulamalarıyla vatandaşlardın takdir ve beğenilerini topluyor.
Ekiplerin aralıksız çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, ibadethanelerde gerçekleştirdikleri titiz çalışma için Defne Belediyesi’ne teşekkür ettiler.

Hizmet-İş Sendikası Belediye çalışanları ile iftar yemeğinde buluştu

0

İskenderun Belediyesinde yetkili Hizmet-İş Sendikası İskenderun Şubesi üyeleri ile belediye çalışanları ile iftar yemeğinde bir araya geldi. İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil ve Başkan yardımcılarının da katıldığı iftar yemeği Belen Göçmen Restaurantta gerçekleştirildi.
Ramazan ayında da Belediye de çalışan üyeleri ile iftar yemeğinde bir araya geldiklerini belirten Hizmet-İş Sendikası İskenderun Şube Başkanı Mehmet Yetim; “Geleneksel hale getirdiğimiz iftar yemeğine katılan Belediye Başkanımız Seyfi Dingil başta olmak üzere, başkan yardımcılarımız, sendika yönetim kurulu üyelerim ve Belediye de görevli sendikalı çalışanlarımıza hoş geldiniz diyorum. Burada amacımız, Bir araya gelmek, birlik ve beraberlik bağlarımızı güçlendirmektir. Sendika olarak her zaman emeği ile çalışan kardeşlerimizin yanında olduğumuzu belirtmek isterim” dedi. İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil’de Hizmet-İş Sendikası yönetimine iftar yemeğinde belediye çalışanları ile bir arada olmalarından dolayı teşekkürlerini iletti.

STEP GREEN PROJESİ ANLATILDI

0

İlimizde faaliyete girecek olan Avrupa Birliği Horizon 2020 Projesi STEP GREEN platformunun tanıtımı Hatay Büyükşehir Belediyesi Mesleki Eğitim Merkezi (HATMEK)’in İskenderun şubesinde gerçekleşti.

Hatay’ın gelişimini destekleme ve marka bir değer oluşturulması yolunda paydaşların fikirleriyle ulusal ve uluslararası projeler üreten Hatay Büyükşehir Belediyesi(HBB), ‘Gençlerin Çevre Sorunlarına Toplumsal ve Politik Katılım Platformu’ (STEP) projesini İskenderun HATMEK’te eğitim gören kursiyerlerle paylaştı.

HATMEK kursiyerlerine yönelik gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısı 14 Haziran Çarşamba günü gerçekleşti. Çevre sorunları ile alakalı kararlar verilmesi amacıyla toplumsal katılımın sağlanmasını hedefleyen yetkililer, önemli bir proje olan STEP GREEN’in Hatay’a olan katkısını kursiyerlere anlatarak platform hakkında da bilgiler verdi.

HBB ekipleri tarafından, kursiyerlere yönelik gerçekleştirilen sunumda proje tanıtımı yapılarak, bireylerin projede yer alabilmek için kullanabileceği sitenin giriş adımları anlatıldı.

GENEL MÜDÜR ÇAPARALİ, “PROJELERİMİZDE HER BİREYİ DÜŞÜNÜYORUZ”

0

JICA HEYETİ, “ÇALIŞMALAR CİDDİ VE DİSİPLİNLİ İLERLİYOR”

Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü(HATSU) ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı(JICA) heyeti, JICA’dan alınan krediyle yapılan Kırıkhan Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatı’nda incelemelerde bulundu.

HATSU Genel Müdürü Mehmet Çaparali, JICA Türk Ofisi Başkanı Mayumi Endoh, HATSU Daire Başkanları ile JICA temsilcileri, maliyeti 10 milyon 335 bin TL olan 2017 yılı Ağustos ayında açılışı yapılması planlanan Kırıkhan Atıksu Arıtma Tesisi’ni gezerek çalışmaların son durumu hakkında teknik ekipten bilgiler aldı.

Günde 12 bin 250 m3 su arıtacak olan Tesisin muhtelif noktalarını gezerek tesisin ilerleyişi ve uygulanacak çalışma sistemi hakkında detaylı bilgiler alan Başkan Endoh, gerek içmesuyu ve gerek arıtma tesisi projelerine gösterilen özenden dolayı teşekkür ettiklerini belirterek, çalışmaların ciddi bir disiplin içinde yürüdüğünün gözle görülür nitelikte olduğuna ve bu durumu takdir ettiklerine vurgu yaptı.

Geçtiğimiz haftalarda yapımı tamamlanan Erzin Atıksu Arıtma Tesisi’nin açılışını gerçekleştirerek hizmete sunduklarını ifade eden Genel Müdür Çaparali, Kırıkhanlıların yanı sıra Hatay’da yaşayan her birey için sağlıklı çevre ve yaşabilir alanlar sağlamayı hedeflediklerinin altını çizdi.

‘GELİŞİM HASTANESİ’ HEKİMLERLE İFTARDA BULUŞTU

0

Özel İskenderun Gelişim Hastanesi, hekimlerle iftar yemeğinde bir araya geldi. Anıl Life Otel’de düzenlenen İftar Yemeğine; İskenderun ve Dörtyol Devlet Hastanesi Acil Hekimleri; Erzin, Dörtyol, Payas, İskenderun, Arsuz ve Belen İlçelerinde hizmet veren aile hekimleri, Özel İskenderun Gelişim Hastanesi yönetimi ve hekimleri katıldı.
Hacı Mehmet Karatoyuk Cami İmamı Ceylan Tuncer’in ezan okumasıyla başlayan iftar programının açılışını gerçekleştiren Hastane Genel Müdürü ve Başhekimi konuşmasında,katılımlarından dolayı hekimlere teşekkür etti.
“Hekimlerle bir arada olmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz”
Hastane ile ilgili bilgiler veren ve düzenlenen iftar programı ile hekimlerle bir araya gelmekten mutluluk duyduklarını ifade eden İşyeri Hekimi ve Kurumsal Pazarlama Koordinatörü Dr. Cengiz Gündüz, “Özel İskenderun Gelişim Hastanesi, Hatay’daki en büyük hastane konumundadır. 185 yatak kapasitesine sahip hastanemizde;111 servis yatağı bulunurken; Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesinde 28, Genel Yoğun Bakım Ünitesinde 28, Koroner Yoğun Bakım Ünitesinde 13 ve KVC Yoğun Bakım Ünitesinde 5 olmak üzere, toplam 74 yoğun bakım yatağı bulunmaktadır.Sağlık sektöründe yenilenen ve teknolojik gelişmeleri sürekli olarak yakından izleyen hastanemiz; yatırımlarıyla, bölgenin sağlık sorunlarının, en kısa sürede giderilmesi noktasında önemli adımlar atmıştır ve alanında uzman hekimlerimizle birlikte atmaya devam edecektir. Hastanemiz adına sizleri burada ağırlamaktan onur duyuyoruz” açıklamasında bulundu.
“Hedefe yönelik akıllı ilaç dönemi”
Düzenlenen etkinlikte Onkoloji Merkezi Birimi ile bilgiler veren Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Sadık Muallaoğlu ise, “Kemoterapi, tümörün ilaçla tedavi edilmesi demektir. Kemoterapi; cerrahi ve radyoterapi ile birlikte, tümör tedavisinin çok önemli bir parçasıdır. 2015 yılından bu yana İskenderun’da kanser tedavisinden önemli adım atan hastanemizde ‘Kanser Takip ve Tedavi Merkezi-Kemoterapi Ünitesi’ hizmete girmiştir. Kemoterapi Ünitemizde;deneyimli hemşirelerimiz ve ilaç hazırlama ünitemizde biyoloğumuz ilehizmet vermekteyiz. Son yıllarda onkolojik tedavide önemli gelişmeler yaşanmıştır. Hedefe yönelik tedavi adı verilen bu yöntemlerle, kanser hücresi özel olarak hedeflenmektedir. Böylece hem etkili bir tedavi yapılmakta hem de yüksek başarı oranı elde edilmektedir. Kişinin tümör hücreleri hedefe yönelik ilaca uygunluk açısından test edilerek, hastanın bu tedaviden maksimum yarar sağlaması mümkünse hedefe yönelik ilaç tedavisine başlanmaktadır.Ayrıca; Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı ile gerçekleştirilen işbirliği çerçevesinde, kanser tedavisinin önemli kısımlarından biri olan radyoterapi alanında, modern ve ileri teknolojiye sahip bir radyoterapi cihazı en geç bir ay içerisinde hastanemizde hizmete sunulacaktır. Radyoterapi uygulamalarında, klinik değerlendirme ve tedavi sonuçları; Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cem Önal ve Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Saliha Ezgi Oymak tarafından izlenmekte ve hastaların tedavi planlamaları ortak çalışma ile gerçekleşmektedir” dedi.

FİLM;2:22

0

Vizyon tarihi 30 Haziran 2017 (1s 38dk)
Yönetmen Paul Currie
Oyuncular: Teresa Palmer, Michiel Huisman, Remy Hii devamı
Tür Gerilim
Ülke ABD
Özet ve Detaylar
Dylan Branson New York’ta hava trafiği kontrol merkezinde çalışan bir elemandır. Bir gün, saat 2:22’de bir ışık huzmesi yüzünden birkaç saniyeliğine kör olup kadar iki uçağın neredeyse havada çarpışmasına neden olmasıyla birlikte mükemmel kariyeri ve hayatı darmadağın olur. Ancak yaşanan olayın yankısı sona ermez. Her gün aynı dakikada yaşananlar tekrarlanmaya başlar. Bu durum onu en sonunda Grand Central Terminali’ne yönlendirir.Çarpışmak üzere olan uçaklardan birinin yolcusu olan Sarah ile de tanışınca, hayatının ve zamanının kontrolünü yeniden eline alması gerekecektir…
Yönetmenliğini Paui Currie’nin üstlendiği yapımın başrollerini Teresa Palmer, Michiel Huisman ve Sam Reid üstleniyor.

KİTAP;Otobiyografi

0

Charles Darwin
Pinhan Yayıncılık
Kategoriler
Edebiyat / Biyografi-Otobiyogafi
Katkıda Bulunanlar
Editör Serda Brauns, Derman Kızılay, Nora Barlow
Çevirmen Serda Brauns

Kitabın Tanımı
Charles Darwin’in otobiyografisi 1887 yılında yayımlandı, yani ölümünden 5 yıl sonra. Fakat bu baskı, yoğun sansüre maruz kalmıştı. Darwin’in ailesinin girişimiyle sansürden arındırılan Otobiyografi, Türlerin Kökeni’nden tam 100 yıl sonra, 1969 yılında yeniden basıldı. 20. yüzyılın en saygın bilim insanlarından Loren Eiseley, kitap hakkında şunları der:

“Otobiyografi’yi okumayan, Darwin’i bildiğini iddia edemez. Dünyanın en büyük bilim insanlarından birinin yaşamını ilk defa sansüre takılmadan tam bir şekilde okuyabiliyoruz. Burada Darwin’in, aile arşivini didikleyen torunu Nora Barlow’un editörlük faaliyetini de unutmamak gerek. Notları ve düzenlemesiyle bize harika bir okuma sunuyor.”

Otobiyografi, Darwin’in kişiliği ve karakterinin yanı sıra aile ilişkilerini, aldığı eğitimi, doğal dünyayı nasıl keşfettiğini, din ve felsefeyle nasıl bir ilişki kurduğunu da aydınlatıyor.

Doğru nefes sınav stresinden koruyor!

0

Göğüsten nefes almak vücudu strese sokuyor. Bebek ve çocuklar gibi karından nefes almak ise yeterli ve kaliteli oksijen alınmasını sağlıyor ve stresi azaltıyor. Hafta sonu üç oturum halinde yapılacak LYS’de sınav stresini yenmenin nefes egzersizi ile mümkün olacağını belirten uzmanlar, 6 adımda doğru nefes tekniğini anlattı.

Üsküdar Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Defne Kaya, hafta sonunda son üç oturumu yapılacak LYS’de sınav stresi ile baş etmede doğru nefes tekniğinin önemli olduğunu söyledi.

“Çocuk yaştan itibaren sınavlara girip çıksak da ben hala her sınavda strese giriyorum” diyen Doç. Dr. Defne Kaya. “Sınav sözcüğü bile kalp atım hızımızı değiştirmeye yetiyor. Zorlu sınav sürecine uyum sağlamaya çalışan genç kalplere yardımcı olmak için birkaç nefes egzersizi önerim olacak” dedi.

Çocukluktaki gibi nefes alınmalı

Doç.Dr. Defne Kaya, şunları söyledi:
“Göğüsten nefes almanın vücudumuzu strese soktuğu düşünülüyor. Mesela bebek ve çocuklar hep karınlarından nefes alıp verirken, yetişkinler ise göğüsten nefes alıp veriyor. Biz de yetişkinlere stresle başa çıkabilsinler diye, tekrar çocukluklarındaki gibi karından nefes almayı öğretmeye çalışıyoruz aslında.

Stresi azaltıyor, oksijen alımını artırıyor

Diyaframımız bizim nefes alışverişimizle yukarı ve aşağı hareket eder. Bu hareket ile tam ortasından geçen ve özellikle bacaklarımızdaki kirli kanı toplayan toplardamarı kuyu pompası gibi çalıştırarak, hareketlendirir. Bacak ve karın bölümümüzde biriken kan göllenmesini azaltır. Dolaşımı artıran bu pompalamanın en önemli faydası, bacaklarda biriken kan göllenmesinin oluşturduğu stresi azaltmaktır. Doğru ve derin karın solunumunun bir başka olumlu etkisi de vücudumuza yeterli ve kaliteli oksijen alabilmemizi sağlaması. Böylece özellikle sınav gibi daha fazla oksijene ihtiyaç duyulan durumlarda hücrelerimize daha fazla oksijen sağlar.”

6 adımda doğru nefes almayı öğrenin

Doç.Dr. Defne Kaya, 6 adımda doğru nefes tekniğinin her pozisyonda yapılabildiğini belirterek şunları söyledi:

1-Elinizi karnınıza koyun. Burnunuzdan aldığınız nefesle karnınızı şişirin. Korkmayın ne kadar şişerse o kadar iyi olacaktır. Tamamen şiştiğini düşünüyorsanız, karnınızdaki havayı ağzınızla ıslık çalar gibi yavaşça verin.
2-Başlangıçta dört saniyede aldığınız nefesi sekiz saniyede vermeyi deneyin. Süreyi ikişer kat artırarak devam edebilirsiniz.
3-Karnınızdan nefes alıp vermeyi öğrendiyseniz bu egzersizleri ayakta, sandalyede otururken, sırtüstü yatarken de yapabilirsiniz. Bunu yaparken nefes alıp vermenizi engelleyecek kıyafetleri tercih etmeyin.
4-Eğer sırtüstü yatıyorsanız, kollarınızı hafifçe yana doğru alınız. Bacaklarınızı düz de tutabilirsiniz dizlerinizi de bükerek ayaklarınızı yere koyabilirsiniz.
5-Eğer oturuyorsanız, kollarınızı sandalyenin kenarına koyunuz. Ayaklarınız tam olarak yerde ve sandalye sırtınızı destekleyecek şekilde gevşek pozisyonda egzersizleri yapın.
6-Ayaktaysanız, ayaklarınızı kalçanızın genişliğinde açın ve her iki bacağınıza eşit ağırlık verin.”