Çarşamba, Nisan 8, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3245

“İstihdam sorunu, hizmet sorununun önüne geçti”

0

Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, Hatay Büyükşehir Belediyesi ile İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğiyle düzenlenen ‘Hatay Ekonomik Gelişme Programı’ toplantısında yaptığı konuşmada, yerel yönetimlerde istihdam sorununun, hizmet sorununun önüne geçtiğine dikkat çekti.
Emekli Büyükelçi Mithat Rende’nin ‘Küresel ve Bölgesel Gelişmeler ışığında Türkiye’nin konumu – yeni bir başlangıç ihtiyacı’, Ekonomist Mert Yıldız’ın da ‘Hatay Ekonomi vizyonu ve Kalkınma Planı’ ile ilgili Hatay’ın 4. yatırım teşvik bölgesinden, 5. yatırım teşvik bölgesine yükselmesi için önemli tespitlerini paylaştıkları toplantıda Başkan Nazım Culha, Hatay’ın teşvik bölgesinin beşe yükseltilmesinde herkesin elini taşın altına koyması ve üzerine düşeni yapması gerektiğine vurgu yaptı.
Ekonomist Mert Yıldız’ın Türkiye İstatistik Kurumu’nun son yayınladığı verilere göre Türkiye’de en mutsuz iller sıralamasında Hatay’ın sondan 5. sırada yer aldığını anımsatmasının yanı sıra Suriyeli mültecilerden en çok etkilenen illerin başında Hatay’ın geldiğini, Hatay’da yaşayan her 4 kişiden birinin Suriyeli olduğunu, bunun Hatay’a gelen kişi başı geliri yüzde 19,8 azalttığını, ayrıca 4. yatırım teşvik bölgesinde bulunan iller arasında en çok Suriyeli barındıran ilin Hatay olduğunu ve tüm bu göstergelerin Hatay’ı 5. teşvik bölgesi ortalamasının altına çektiği şeklindeki tespitlerinin çok üzücü olduğunu söyleyen Başkan Culha, Hatay ekonomisinin eski canlılığına kavuşması gerektiğinin altını ısrarla çizdi.

“İstihdam sorunu zirvede”
Ortadoğu’da yaşanan savaşların Hatay ekonomisine olumsuz etkilerine dikkat çeken Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, “Hatay ekonomisini incelediğinizde, Türkiye’nin hatta dünya ekonomisinin çok kötü olduğu zamanlarda bile kendi kendine yetebilen bir il olduğunu görürsünüz. Bu ilin ekonomik olarak bu hale gelmesinin temelinde Ortadoğu coğrafyasında yaşanan savaş vardır. Her ne kadar Suriyeli konusu tartışılsa da burada, şu anda bu ülkenin hatta özellikle bu ilin kültürel dengesini, ekonomik dengesini bozan unsur Suriyeli arkadaşlarımızın mevcudiyetidir. Biran evvel o coğrafyadaki huzurun, barışın tesis edilerek, buradaki arkadaşlarımızın kendi ülkelerine dönmesi ve Hatay’ın ekonomik ve kültürel revizyonundan kurtulması gerekmektedir. Burada kendimizi de sorgulamamamız lazım. Ucuz iş gücü olarak kullanılmaktadır Suriyeliler. Gençlerimiz işsiz iken, bir çok esnafımız özellikle hizmet sektöründe, inşaat sektöründe, tarım sektöründe ucuz iş gücü diye Suriyeli vatandaşları çalıştırıyorlar. Sosyal güvence sorunu yok, az para ödüyorlar.. Dolayısıyla gençlerimiz işsiz kalıyorlar ve dönem dönem bundan kaynaklı sıkıntılar yaşanıyor. Hatay’a baktığınızda yerel yöneticiler olarak belediyelerde istihdam sorunu, hizmet sorunun önüne geçmiştir. Yani hizmeti yapıyoruz, ama herkesin iş taleplerini yerine getiremiyoruz. Belediyelerin de gücü ve imkanları ortada. Bu nedenle alım yapamıyorsunuz, bunu da kimseye anlatamıyorsunuz. Yatırımın yanı sıra istihdama da ciddi katkı sunması açısından Hatay’ın yatırım teşvik bölgesinde dörtten beşe yükseltilmesi için hepimiz taşın altına elimizi koyacağız. Bunun hayata geçmesi için hep birlikte gerekli çalışmayı yapacağız” derken, İTSO ve büyükşehir belediyesine böyle bir toplantı düzenledikleri için teşekkür etti.

HBB den Kosgeb Semineri

0

İskenderun ilçesinde Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından KOSGEB semineri düzenlendi.

Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Müdürlüğü (HATSU) İskenderun hizmet binasında düzenlenen seminerde konuşan KOSGEB Hatay Müdürü Kenan Sert, büyükşehir belediyesince düzenlenen girişimcilik kurslarının KOSGEB’in yükünü hafiflettiğini söyledi.

Girişimcilik eğitiminin verilmesinin önemli bir konu olduğuna değinen Sert, şöyle devam etti:

“Biz değişik kurum ve kuruluşlarla protokoller yapıyoruz. Geçen yıl yüz civarında eğitim verilmişken şu an 6’ıncı aya kadar 80 eğitim verildiği görülmektedir. Yani 2017 yılı hızlı başladı girişimcilik desteği artarak devam ediyor. Bir ülkenin en önemli kaynaklarından birisi de müteşebbis ruhu olan genç girişimci nüfusunun olmasıdır. Ülkemiz bu konuda oldukça iyi durumdadır. Özellikle kadın girişimci sayısı da her geçen gün artmaktadır. Buda sevindirici bir olaydır. Bizim girişimcilik kurullarında baktığımız zaman 20 dosyadan en az 12 tanesi kadın girişimci olarak görünüyor. Hatay açısından da sevindirici bir durum”

Sert, KOSGEB’den sertifikalarını alarak iş yeri kuracak girişimcilere de başarılar diledi.

Hatay Büyükşehir Belediyesi Girişimcilik Eğitmeni Serdar Vayısoğlu da belediye olarak KOSGEB ile uygulamalı girişimcilik eğitimi hazırlama noktasında protokol imzaladıklarını söyledi.

Konuşmaların ardından katılımcılara KOSGEB hakkında seminer verildi.

Başkan Vurucu’dan Anlamlı İftar

0

Belediye Başkanı Adnan Vurucu, yetim ve öksüzlerle buluştu.

Göçmen Restoran’da çocuklar ve aile yakınları ile buluşan Belen Belediye Başkanı Adnan Vurucu, iftar yemeğinde aynı sofraya oturup aynı dualara “Amin” dedi.

“Mübarek Ramazan ayında bir arada olmaktan dolayı mutlu olduğunu dile getiren Belen Belediye Başkanı Adnan Vurucu, şöyle konuştu:
Bu mübarek aylarda sizlerle birlikte aynı sofrada oturmak aynı dualara amin demek çok anlamlı. Bu akşam iftar soframıza eşlik ettiğiniz için sizlerden Allah razı olsun.
Kendisi de bir yetim olarak dünyaya gelen ve henüz 6 yaşında iken annesini de kaybeden sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhi Salatu vesselam, yetimlerin korunması ve haklarına sahip çıkılmasına önem vermiştir.
Sizlerin mutlu olması bizlerin sorumluluğundadır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Aleyhi salâtu vesselam; Yetimlerin ihtiyacına koşan, Allah yolunda savaşa giden askerlerle, gündüzün oruç tutup, geceyi ibadet ile geçiren gibidir.” diye buyurmuştur. Ramazan ayımız kutlu olsun. Allah her sene bu günleri yaşamak nasip etsin.” İfadelerini kullandı.

Hatay’da Terör Operasyonu

0

Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde, bir terör örgütü PKK/YPG mensubu yakalandı.

Alınan bilgiye göre, Suriye sınırı yakınındaki Sucu Mahallesi kırsalında bitkin halde birinin olduğunu fark eden çobanlar, durumu güvenlik güçlerine bildirildi.

Olay yerine giden jandarma ekipleri, terör örgütü PKK/YPG üyesi olduğu belirlenen Suriye uyruklu Sait El S’yi (19) gözaltına aldı.

Zanlı, İlçe Jandarma Komutanlığındaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Sait El S’nin, yaklaşık 1,5 yıl önce terör örgütüne katıldığı ve İstanbul’da yaşayan ailesinin yanına gitmek için örgütten kaçtığı öğrenildi.

Zeytinlikler ve meralar heba ediliyor

0

Hatay Ziraat Mühendisleri Odası, TBMM’de geçtiğimiz hafta görüşülen Zeytinlik Yasası’na karşı olunduğunu bildirdi.
Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet Sever, yıllarca zeytin tarımının ve zeytinyağının beslenme önemi çerçevesinde desteklemeler devam ederken, şimdi ise zeytinlikler ve meraların maden ve enerji sermayedarlarına, inşaat devlerine kurban edilmeye çalışıldığını belirtti ve şu açıklamayı yaptı:
“Zeytinin ana vatanı olan Türkiye, binlerce yıllık bir üretim ve inanç kültürünün de kaynağı olan zeytin ağaçlarının ölüm fermanını imzalayan ilk ülke olarak tarihe geçmek üzere. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 1 Haziran’da ilgili alt komisyondan geçirilen zeytincilikle ilgili yasa tasarısı, bugünlerde Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek. Zeytin üreticilerinin, meslek odamızın, muhalefet partilerinin, yazarların, çizerlerin daha önemlisi sektörün görüşünü hiçe sayan tasarı, Genel Kurulda kabul edilip yasalaşırsa, bundan böyle zeytinliklerimiz ranta ve talana açılacaktır.
Dünya genelindeki toplam 900 milyon civarındaki zeytin ağacının 300 milyonu İspanya’da bulunuyor. Zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünya lideri olan İspanya’yı İtalya ve Yunanistan takip ediyor. Türkiye ise 172 milyonluk zeytin ağacı sayısıyla dördüncü sıradadır. Türkiye’nin toplam tarım alanının % 3 ünü zeytinlikler oluşturmaktadır. Tütün ve pamukta uygulanan yanlış politikalarla zeytine yönelim artmış verilen desteklerin etkisiyle de zeytin ağacı varlığımız 172 milyona ulaşmıştır.
Zeytin iklim seçiciliği en yüksek meyvedir. Eksi 8 derecede donar. Bu nedenle sadece Akdeniz iklim kuşağında yetişir. Yetiştirme alanı bu kadar sınırlı ve yüzlerce yıl ürün verebilen, kutsal, bilge, barış sembolü, sağlık iksiri ölmez ağaç ‘Zeytin’, ranta kurban edilemez. Dünya’da ve Türkiye`de zeytin ve zeytinyağı tüketimi hızla artarken, 500.000 zeytin üreticisi ailenin işsizler ordusuna katılması kabul edilemez.
Zeytinyağı tüketiminde ilk sırayı AB ülkeleri alırken, ülkemizin yıllık zeytinyağı tüketimi 2 litredir. Bu çok düşük bir rakamdır.
Zeytin, kutsallığının yanı sıra sağlık açısından da yararlı bir besin ürünüdür. Zeytin, içeriğinde bolca bulunan E vitamini nedeniyle kalp ve kemik sağlığı ve sindirim sistemi için yararlıdır. Diğer taraftan; diyabette kandaki şeker oranını azaltıcı ve kanseri önleyici özelliği vardır.
Türkiye’de her yıl 160 bin kişi kalp-damar hastalıkları nedeniyle ölüyor! Kötü huylu tümör nedeniyle gerçekleşen ölümlerin toplam sayısı 2014 yılında 76 bin, 2015 yılında 77 bin, 2016 yılında 80 bin kişidir.
Tasarıyla getirilen ‘Zeytinciliği Koruma Kurulu’, 5403 sayılı yasada yer alan Toprak Koruma Kurulları’nı çağrıştırmaktadır. 2005 Yılında çıkarılan 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve Toprak Koruma Kurulu kararları ile ‘Kamu Yararı’ kavramının arkasına sığınarak 7.500.000 da tarım alanı tarım dışına çıkarılmıştır. Bu alan, yaklaşık olarak tüm zeytin alanlarımızın (8.369.346 da) alanına eşittir. Bu, durumun vahametini ortaya koymaktadır.
Tehdit altında olan sadece zeytinciliğimiz mi? Tabi ki hayır. Tasarıyla, meralarımız da tehdit altında. Tasarının 30 uncu maddesi ile 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14’üncü maddesinin birinci fıkrasına (i) bendi eklenmektedir. Bu değişiklikle, ‘Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın talebi ile OSB’ler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ile yerleşim yerleri içinde bulanan sanayi siteleri ve münferit işletmelerin yerleşim yeri dışına çıkarılması için meralarda tahsis amacı değişikliği yapılır’ hükmü getirilmektedir. Ayrıca bu kapsamda, tahsis amacı değiştirilen meralar için ödenmesi gereken 20 yıllık ot bedeline de muafiyet getirilmektedir. Meralara ilişkin yapılan bu değişiklikler, son yıllarda krizden bir türlü çıkamayan hayvancılığımız için büyük bir tehdittir.
Yasa kabul edilip yürürlüğe girerse, binlerce zeytin ağacı kesilme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Bu durumda, zeytin alanları sermayeye peşkeş çekilecek ve zeytin üretimi ile meralar bitirilecektir.
Ülkemizde sanayi yatırımları elbette olmalıdır. Ancak bunu yaparken doğaya saygılı olmalı ve sürdürülebilirliğe önem verilmelidir. Aksi takdirde yapılan yanlışların bedellerini çocuklarımız ve gelecek nesiller doğa felaketleri ile acı bir şekilde ödemek zorunda kalacaklardır.
Bu yasa tasarısı geçerse, hiç şüphesiz ki uluslararası gıda ve tarım tekelleri kazanç sağlayacak. Tüm milletvekillerimizi zeytinimiz ve meralarımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası olarak dost örgütler, üreticilerimiz, tüketicilerimiz ve tüm halkımızla birlikte zeytinimize, meralarımıza ve yaşama sahip çıkmaya devam edeceğiz.”

ARSUZ BELEDİYE BAŞKANINA ‘EVİMİN YOLUNU AÇIN’

0

Faruk Kömürcü aylardır, evinin yolu kapalı olduğu için başkasının evinin yolundan evine gitmek zorunda kalıyor.
Arsuz belediyesine bağlı Karaağaç mahallesi Yunus Emre Caddesi, No: 37 numarada ikamet etmekte ama yolu kapalı olduğu için komşulardan geçici olarak rica ederek bir yol kullanmaktadır.
Evine giden yol komşusu tarafından kapatılmış ve tel örgüler çekilmiştir. Faruk Kömürcü komşuları ile kavgalı olmamak için yasal hakkını kullanmaya yönelmiş.
İki ayı aşkından Arsuz belediyesi Zabıta, İmar Müdürlüğü ve Halkla ilişkiler bölümüne baş vurmuş ama halen sonuç alamamıştır.
Zabıta ve halkla ilişkiler bölümü bu işten “imar müdürlüğü” sorumludur diyerek, Faruk Kömürcü’yü yönlendirmişler. Sonuç ise yine olumsuz, başkasının evinin yolunu kullanarak, evine gitmeye çalışıyor. Bu yoldan evine arabanın girmesi ise mümkün değildir. Yani evine araba ile girmesi mümkün olmayan ve yıllarca araba yolu olan yol ise belediye tarafından kapatılmıştır.
Kömürcü, durumu şöyle anlatıyor.
“Evime başkasının evinin yolundan gitmek zorunda kalıyorum. Aylardın benim su saatim, elektrik saatim okunmamaktadır. Çünkü evime gitmeleri ve saati okumaları mümkün değildir. Komşum tarafından yolum kapatıldı. Yoluma tel örgüler çekildi. Bende komşum ile kötü olmamak için Arsuz belediyesinin çeşitli birimlerine baş vurdum. Beni yönlendirdikleri yerlere derdimi anlatmaya çalıştım. Ama halen olmadı. Nasıl çözülecek, nasıl eski yolum açılacak beklemekteyim.
Belediyenin birimlerine derdimi anlatamadım. Bari sayın, belediye başkanı Nazım Culha ilgilensin ve çözüm yolu göstersin istiyorum.
Eski yolumun kapatılması ve kapatanın ise yolun açılması için hiçbir gayreti olmadığı için nasıl davranmam gerekiyor?
Yolu kapatan ise “Sen evde oturuyorsun ama ev senin tapulu malın değil” diyerek açmayacağını açıkça belirtmektedir.
Arsuz belediyesinden bu konuda yolun açılması meselesinde bir çözüm beklemekteyim.” Dedi.

Ak Parti Iftarlara Misafir

0

Gönlümüzde bir, Soframızda bir
Ak Parti Iskenderun’ da sofralarda
AK Parti İskenderun İlçe Teşkilatı ramazanda ‘iftarlar birlikte güzel, gönlümüzde bir soframızda bir’ sloganıyla iftariyeliklerini de yanlarına alarak, vatandaşların evlerine giderek sofralarına konuk oluyor.
AK Parti İskenderun İlçe Teşkilatı ramazanda ‘iftarlar birlikte güzel, gönlümüzde bir soframızda bir’ sloganıyla iftariyeliklerini de yanlarına alarak, vatandaşların evlerine giderek sofralarına konuk oluyor.

AK Parti İskenderun İlçe Başkanı Ayhan Bodur, yönetim kurulu üyeleri, kadın kolları, gençlik kolları, mahalle temsilcileriyle her gün yüzlerce evlere giderek vatandaşların varsa hem dertlerini dinlediklerini hem de iftar sofralarına misafir olduklarını söyledi. Bodur, “Böylelikle her iftar gününde yüzlerce vatandaşımıza ulaşmış oluyor, dertlerini dinliyor çözüm yolları arıyor, iftariyeliklerimizi de yanımıza alarak iftar sofralarına misafir oluyoruz” dedi.

Ramazan ayı boyunca tüm teşkilat olarak iftariyeliklerini de yanlarına alarak, çalmadık kapı bırakmayarak, hem iftar sofralarına ve hem de gönül sofralarına ortak olacaklarını ifade eden Bodur, “Çünkü gönlümüzde bir soframız da bir. Ramazan’ın bereketi yaşamaya devam edeceğiz. İftarlar birlikte güzel. Gittiğimiz her vatandaşımızın misafirperverliği bizleri mahcup ediyor. Bizim insanlarımızın ne kadar misafirperver olduğunu tüm teşkilatımız her biri ayrı evde yüzlerce vatandaşımızın evinde bunu bizzat yaşıyor. Bizler AK Parti olarak vatandaşlarımızın gönül sofralarında da yer edinebildiysek ne mutlu bizlere. Ben bizlere kapılarını açan, misafirperverlikleriyle bizlerle iftar sofralarını paylaşan tüm vatandaşlarımıza ve yönetim kurulu üyelerime, kadın kolları, gençlik kolları ve mahalle temsilcilerimize çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Kaymakam Kılınçkaya Şehit ailesini ziyaret etti

0

Payas Kaymakamı ve İskenderun Kaymakam Vekili Hakan Kılınçkaya, Şırnak’ın Uludere ilçesi Şenoba Beldesi’nde meydana gelen helikopter kazasında şehit düşen ve Balıkesir’de toprağa verilen Yüzbaşı İlker Acar’ın İlçemiz Karayılan Mahallesi’nde ikamet eden kayınbabasına taziye ziyaretinde bulundu.
Gerçekleşen ziyarette şehidimizin ailesi ile görüşerek acılarını paylaşan Kaymakam Kılınçkaya, şehidimize Allah’tan rahmet, ailesine sabır ve başsağlığı dileklerinde bulundu.

Ziyarete Payas Kaymakamı ve İskenderun Kaymakam Vekili Hakan Kılınçkaya’nın yanı sıra 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Tevfik Erkan Olgay, Belediye Başkanı Seyfi Dingil, Deniz Üs Komutanı Kurmay Albay Aykar Tekin de katıldı.

İpek Böcekçiliği Yaşatılıyor

0

Hatay’da unutulmaya yüz tutan ipek böcekçiliği, Defne Belediyesi tarafından açılan Koza Evleri’nde yaşatılıyor.

3 sene önce açılan ve her yıl 25 mezun veren Koza Evi’nde kursiyerler usta öğreticiler nezaretinde ipek böceklerinin yetiştirilmesinden, kozalardan elde edilen iplerle kumaş dokumacılığına kadar mesleğin en ince ayrıntılarını öğreniyorlar. Kursiyerler, mesleği öğrendikten sonra da KOSGEB ile yapılan işbirliğiyle açılan girişimcilik kurslarına katılarak girişimcilik belgelerini alarak iş yeri sahibi oluyorlar.

Defne Belediye Başkanı İbrahim Yaman, ipek böcekçiliği ve ipek dokuma mesleğinin Hatay’ın en eski mesleklerinden birisi olduğunu belirterek, “İpek dokuma anlamında yeniden bu mesleği canlandırmak özellikle bu meslekle uğraşmak isteyen vatandaşlara bu mesleği öğretmek, kendi başlarına bir işletme kurabilmeleri noktaya gelecek derecede eğitim vermek amacıyla kuruldu. Bu koza evini önce sezon başında ipek böcekçiliği yetiştiriciliği öğretiliyor” dedi

Sarı kozanın 1950 yıllarında Hatay’da çok yaygın olduğunu belirten Yaman, “Hatay sarısı dediğimiz sarı ipek nedense tamamen yok olmuştu. Sadece beyaz koza üretiliyordu. Bir şekilde onun izini sürerek tekrar bulduk. Çok az miktarda başladık. ve bu sene çok ciddi bir miktar elde ettik. Seneye burada sadece sarı koza üretmeyi düşünüyoruz. Hem bu mesleği daha çok kişiye öğreterek hem de bu insanlara bu işi sevdirerek yapabileceklerini anlatacağız. Bir kadın, evinin odası uygunsa evinde dahi bu işi yapabilir. Hatta bir odada ciddi bir ekonomik gelir sağlayacak miktarda koza da üretebilir. Koza ürettiği zaman herkesin illa dokuma yapması gerekmiyor. Onu Koza Birlik’e de satabilir. Üreticilere satabilir. Yani her yönüyle ekonomik getirisi olabilir bu meslek. Bu işi bu noktaya getirmekten gerçekten onur duyuyoruz” diye konuştu.

Koza Evi Sorumlusu ve Usta Öğretici Tülay Genç ise yaptığı açıklamada, “Hedefimiz buranın ticari boyutu değil de eğitim merkezi olması ve kadınlara istihdam yaratmamız. İkinci senemizde yine 25 öğrenci mezun ettik. ve istihdam yaratıyoruz. Defne Belediyesi olarak da girişimcilik dersi aldırdık KOSGEB’ten ve 50 bin TL’lik hibe alabilecek kapasitede oldular. Yaklaşık 10 tane öğrencimiz bu işle uğraşmak istiyor” dedi.

3 yıl önce Koza Evini açtıklarında hedeflerinin mesleği yaygınlaştırmak ve sarı kozayı üretmek ve bulmak olduğunu ifade eden Genç, şunları kaydetti:

“Geçen sene az miktarda sarı koza ürettik. Bu sene daha fazla ürettik ve ciddi boyutta yumurta ürettik. Seneye Defne Belediyesi olarak biz sadece sarı kozayı üretmek istiyoruz. Bu mesleği öğrenmek isteyen herkesi kursumuza bekliyoruz.”

Koza Evi’nde yumurtalarından çıkan ipek böcekleri, taze dut yapraklarıyla besleniyor. Tüm evrimlerini burada geçiren ve ördükleri kozaların içinde kelebeğe dönüşen ipek böceklerinin ördüğü kozalardan çıkarılan iplikler, dokuma makinelerinde el emeği göz nuru dökülerek elde edilen yüzde 100 ipek kumaşlardan şal, kravat, gömlek, elbise gibi giyim eşyalarından süs eşyalarına kadar birçok ürün üretiliyor.

Feto Üyekiğini kabul etti FETÖ’nün hayatını mahvettiğini söyledi

0

Hatay’da Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında açılan, sözde “Hatay sıkıyönetim komutanı” olarak belirlenen dönemin 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Polat ve eski emniyet mensuplarının da aralarında olduğu 39’u tutuklu, 3’ü tutuksuz, 2’si firari 44 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması yapıldı.

Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, söz konusu tarihte Hatay’da 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı, 121. Serinyol Er Eğitim Alayı ile Garnizon Komutanlığında görevli askerler, görevden ihraç edilen polisler ve muhtarın da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklarla avukatları katıldı.

Tutuklu yargılanan sanıkların savunmaları Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kaydedildi.

“Kriminal bir suç örgütü”

2. Hudut Alay Komutanlığı görevini 15 Temmuz tarihinde devralan ve ilk duruşmasında FETÖ üyeliğini kabul eden tutuklu sanık Albay Necmi Eroğlu mahkeme heyetine ifade verdi.

Eroğlu, “ikiyüzlü” olarak nitelendirdiği FETÖ ile ilgili bildiği her şeyi anlattığını söyledi.

FETÖ’nün bir yüzünün hayır işlerinden oluştuğunu, diğer yüzünün ise kriminal bir suç örgütü olduğunu vurgulayan Eroğlu, bu örgüte mensup olmasından dolayı pişmanlığını dile getirdi.

Eroğlu, FETÖ’nün hayatını mahvettiğini belirterek, örgütteki herkesten şikayetçi olduğunu sözlerine ekledi.

Tanıkların da dinlenildiği duruşmada ifade veren diğer sanıklar haklarındaki suçlamaları reddetti ve beraatlerini istedi.

Tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti duruşmayı 11 Eylül’e erteledi.

11 ayda 1133 tutuklama

0

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen FETÖ-PDY soruşturması kapsamında, geride kalan 11 aylık dönemde ilimizde 1133 kişi tutuklanırken, 1016 kişi adli kontrol şartıyla ve 988 kişi de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı, 141 şüpheli il dışına sevk edildi, 211 şüpheli de firari aranıyor.
Hatay’da 11 aylık dönemde 460 memur açığa alındı, 475 memur hakkında idari soruşturma açıldı, 1648 kamu çalışanı ise görevden ihraç edildi. Ayrıca 3511 kişi hakkında da adli soruşturma açıldı.
Hatay FETÖ-PDY soruşturması kapsamında, geride kalan 11 aylık dönemde 11 okul, 6 yurt, 4 değişik eğitim kurumu, 31 dernek, 29 şirket ve 3 vakıf kapatılırken, 12 okul ile 1 vakfın faaliyeti de durduruldu.
İlimizde ayrıca, şimdiye kadarki soruşturmalar kapsamında 206 okulun çalışma izni iptal edildi, 18 yurt kapatıldı, 13 farklı eğitim kurumu hakkında da faaliyet durdurması kararı çıktı. Hatay’da halen FETÖ-PDY soruşturması kapsamında 22 şüpheli gözaltında bulunuyaor.
Gözaltındakilerin mesleki dağılımları da şöyle:
8 Sivil
1 Polis
1 Öğretmen
1 İl Dışı Polis
11 Sivil

FİLM;Korkacak Bi’şey Yok

0

Vizyon tarihi 23 Haziran 2017
Yönetmen Burak Donay
Oyuncular: Burak Aydın, Ahu Seda, Alkım Çetin devamı
Tür Komedi
Ülke Türkiye
Özet ve Detaylar
İstanbul’un Hasanpaşa’sında voleyi vurmanın peşinde olan bıçkın ve fırıldak semt delikanlısı Seko arkadaşları ile anlaşıp bir tatil planı yapar. Maddi olarak rahat olan arkadaşları Serkan’a masraflar için yüklü bir para verirler. Ancak Seko organizasyonu yapmak yerine borçlu olduğu kumar mafyasına barbut oynayarak parayı kaybeder. Tatil planı için kara kara düşünen delikanlı, rahmetli dedesinin “En kıymetli hazinem” deyişini hatırlayarak yeni bir plan yapar.Grup tatil için Seko’nun yeni planıyla Edirne Uzunköprü’ye giderler. İstanbul’un fırlama gençleri, Trakya’nın neşeli ve samimi insanları ile bol kahkahalı ve eğlenceli bir maceraya atılacaklardır…
Yönetmen koltuğunda Burak Donay’ın oturduğu komedi yapımının senaryosunda Serhat Özev imzası var.

KİTAP;Sevgili

0

Sen Neredeysen Ben Oradayım
Çiğdem Bayraktar Ör
İyi Kitap
Kategoriler
Edebiyat / Roman
Kitabın Tanımı
“Sevgili” demek ilahi aşka katılmak demek…

Çiğdem Bayraktar Ör, “Sevgili Sen Neredeysen Ben Oradayım” derken işte bu ilahi aşkın gizemini aralıyor. Üstelik; bunu yaparken hayatta hiçbir şeyin tesadüf olmadığını, önümüze çıkan herşeyde döngüsel bir devamlılık olduğunu kanıtlıyor ve içimizden yükselen sevginin gerçek kaynağına ulaşmaya çalışıyor.

Romanov ailesinin son Çarlarının tarihi kararları sonrası Osmanlı’ya sığınan Yahudiler ile dönemin değerlerini birleştiriyor. Sıcacık akan romanın kahramanı Sema, sahibi olduğu çiçekçi dükkanına ansızın gelen Margaret’in ardından kendine doğru keşfe çıkıyor.

Kitabın en değerli kısmını ise Sema’nın okudukça paylaştığı, çok büyük ve anlamlı öğretisiyle Sufinin Balığı oluşturuyor. Üç ayrı zaman diliminde devam eden Sevgili’de yolunu kaybeden bir balığın Sufizm penceresinden tasavvufi arayışları ve olaylar üzerinden hatırlatmaları insanın yüreğine işliyor. Kulaktan kulağa, kuşaktan kuşağa aktarılacak meselleri ve öğretisiyle unutulmaz bir roman.

“Dervişin açlığı boşuna, yoksulun kıtlığı dimağına değildir. Her eşyaya bir kader yüklenmiştir; her gayeye bir itibar…” Sufinin Balığı

13 HAZİRAN TARİHTE BUGÜN

0

13 Haziran
Olaylar
1381-Wat Tyler öncülüğündeki köylü isyancılar Londra’yı basarak hükümet binalarını ateşe verdi, hapishaneleri boşalttı ve zenginlerle yargıçların kafalarını uçurdu.
1550-Mimar Sinan’ın eseri Süleymaniye Camii’nin temeli atıldı.
1859-Erzurum’daki şiddetli depremde, kentin yarısından fazlası hasar gördü ve 3 bin kişi öldü.
1872-Namık Kemal, İbret Gazetesi’ni yayımladı. Bu fikir gazetesi, 27 gün sonra kapatıldı.
1878-Berlin Kongresi toplandı.
1891-İstanbul Arkeoloji Müzesi ziyarete açıldı.
1921-Mustafa Kemal, Ankara’ya gelen Fransa Temsilcisi Franklin Bouillion ile görüştü.
1928-Türkiye Cumhuriyeti ile Düyunu Umumiye (Osmanlı borçları) alacaklıları arasında sözleşme imzalandı.
1934-Adolf Hitler ve Mussolini İtalya’nın Venedik kentinde bir araya geldiler; Daha sonra bu buluşmadaki izlenimlerini anlatıken Mussolini, Hitler’den “aptal küçük maymun” diye bahsedecektir.
1946-Üniversitelere özerklik veren 4936 sayılı kanun kabul edildi.
1952-Fikir İşçileri Kanunu kabul edildi.
1961-Federal Almanya’ya işçi gönderilmesinin esaslarını düzenleyen protokol imzalandı. İlk işçi kafilesi, 24 Haziran’da trenle yola çıktı.
1963-1459 Harp Okulu öğrencisinin yargılanmasına başlandı.
1969-Irak hava kuvvetlerine ait iki jet uçağı yanlışlıkla Hakkari’yi bombaladı.
1971-Kültür Bakanlığı kuruldu. Bakanlığa Talat Halman atandı.
1972-Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Banu Ergüder, içinde ceset bulunan bavulla yakalandı. Ergüder’in tecavüze karşı öldürdüğü ifadesine karşın, cinayeti örgütsel anlaşmazlık nedeniyle aynı üniversite öğrencilerinden Zeynel Altındağ’ın işlediği ortaya çıktı. Sıkıyönetimce aranan Adil Ovalıoğlu’nun öldürülmesine adı karışan Garbis Altınoğlu da yakalandı.
1983-Pioneer 10 uzay sondası, güneş sistemi dışına çıkan ilk insan yapımı nesne oldu.
1991-Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında pasaport uygulaması kaldırıldı.
1993-Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanı seçilmesiyle boşalan DYP genel başkanlığına Tansu Çiller seçildi.
1993-Kim Campell, Kanada’nın ilk kadın başbakanı seçildi.
1996-Küba Devlet Başkanı Fidel Castro, Habitat II. Kent Zirvesi’ne katılmak üzere İstanbul’a geldi.
2000-Papa II. Jean Paul’e suikast girişiminden İtalya’da cezaevinde yatan Mehmet Ali Ağca, Türkiye’ye iade edildi.
2002-Afganistan’da geleneksel Meclis “Loya Jirga” toplanarak, geçici hükümet başkanı olarak Hamid Karzai’yi seçti.
2006-MacGyver adlı Amerikan dizisinin 6. sezon DVD’si çıktı.
2009-İran Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları açıklandı. Seçimi Mahmud Ahmedinejad kazandı. Sonuçlar açıklanır açıklanmaz ülkede protesto gösterileri başladı. Kısa süre sonra isyana dönüştü.
Tarihte Bugün Doğanlar
1865-William Butler Yeats, İrlandalı şair, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (ö. 1939)
1928-John Forbes Nash, Nobel Ekonomi ödülü sahibi Amerikalı matematikçi.
1931-Irvin D. Yalom, Rus asıllı Amerikalı psikiyatrist, varoluşçu, psikoterapist, yazar ve eğitimci.
1953-Tim Allen, ABD’li komedyen ve aktör.
1955-Alan Hansen, İskoç futbolcu
1973-Ville Laihiala, Finlandiya’lı müzisyen sentenced grubu vokalisti.
1978-Richard Kingston, Ganalı futbolcu
1980-Sarah Connor, Alman şarkıcı
1983-Rebeca Linares, İspanyol porno oyuncusu.
Tarihte Bugün Ölenler
MÖ 323-Büyük İskender (d. MÖ 323)
1645-Miyamoto Musaşi, Japon kılıç üstadı (d. 1584)
1948-Osamu Dazai, Japon yazar (d. 1909)
1965-Refik Fersan, besteci, müzikbilimci (d. 1893)
1972-Dündar Taşer, 27 Mayıs darbecisi, Milli Birlik Komitesi üyesi kurmay binbaşı (d. 1925)
1974-Turgut Zaim, ressam, dekoratör (d. 1906)
1982-Halid bin Abdül Aziz, Suudi Arabistan Kralı (d. 1912)
1986-Benny Goodman, ABD’li müzisyen (d. 1909)
1987-Cemil Meriç, yazar ve çevirmen (d. 1916)
1987-Geraldine Page, ABD’li aktris (d. 1924)
2005-Lane Smith, ABD’li aktör (d. 1936)

CHP Hatay İl Başkanı Mehmet Güzelmansur İle Dobra Dobra

0

CHP Hatay İl Başkanı Mehmet Güzelmansur Körfez Gazetesine konuştu.Gazetemizin sorularını yanıtlayan Başkan Güzelmansur  verdiği birbirinden ilginç ve samimi yanıtlarla Hatay Gündemini CHP yi ve Kendi Siyasi geleceğini Kamuoyu il paylaştı.

Körfez: Başkan iki bölümde konuşalım birinci bölüm şu referandum çalışmalarını değerlendirelim sonuçları hem yerel hem genel olarak ikinci bölümde de bundan sonrası işte genel başkanımızın cumhur başkanlığını meşru tanımama meşrutiyeti tartışmaya açma gibi bir görüşü var partimizin başka şahıslarının da Baykal gibi kongre talepleri var Abdullah gül adaylığı var yani sonuçta yapılan seçimi meşrulaştırmaya yönelik çabaları var ve tüm bunları iki bölümde konuşalım önce Hatay da yaptığınız  referandum çalışmaları başarılı buluyor musunuz ?  Yani örgüt hazır mıydı nasıl bir örgüt buldunuz yeteri kadar çalışıldı mı onu değerlendirelim .

Güzelmansur:Biz bu sefer farklı bir politika izledik , farklı bir seçim çalışması yptık. Eskiden ne yapıyordu CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) mahalleye gidiyordu mahallede 20-30 kişi bunları karşılıyor 20-30 kişi de zaten gidiyor ediyor 50-60 kişi konuşma yapılıyor ondan sonra geri dönülüyor.. Biz ne yaptık  biz 15 ilçemizde onar ekip kurduk 150 ekip bu  150 ekibimiz üçer kişiden  oluştu.gençlik  kolları kadın kollarıylaberaber. Yaklaşık 589 mahallemizde 142 bin haneye ulaştık kapılarını çaldık ve 540 bin 283kişi ile yüz yüze konuşma yapıldı. Niye hayır denmesi  gerektiğini açıkladık  partimizin bayrağını bile kullanmadık. Hatay da12 belediye Ak partili Ak partinin 5 milletvekili var buna rağmen %55 oranında hayır oyu almayı başardık. Hatay da defne biliyorsunuz ki Türkiye de 1. Çıktı, Samandağ 2. Çıktı. Daha önce de referandumlar yapıldı daha öncede seçimler yapıldı ama hiç bir zaman defne Türkiye 1. Si, Samandağ da Türkiye 2. Si çıkmadı bunlar tesadüf değil.

Körfez: Neden  Tesadüf değil?

Güzelmansur: Tesadüf değil herkesi biz sahaya indirdik. Eski Milletvekillerimiz eski Belediye Başkanlarımız eski İl Başkanlarımız, herkes, bunların hepsini kucakladık hepsiyle biz iletişim halinde olduk ve bunların hepsi sahaya girdi. Kimileri Erzin de kimileri Dörtyol da kimileri ReyhanIı da kimileri Payas ta ve ondan dolayı biz küskünlüğü kaldırdık başarımızın sebebi de budur. Ve bu daha  ilk defa CHP böyle bir şey  yaşadı Hatay da . Bundan dolayı da   ben hakikaten tüm arkadaşlarıma eski bakanlarımıza herkese teşekkür ediyorum. Hepsi  birlik ve beraberlik içerisinde bir ekip çalışması yaptı. Belediye başkanlarımızla birlikte Büyük şehir belediye başkanımız ile birlikte  ve ama farklı bir politika izleyerek bütünlüğü sağladık.

Körfez:Büyük Şehir Belediye Başkanlarından da yararlandınız bu çalışmada yani .

Güzelmansur: Evet Büyük Şehir Belediye Başkanımızla beraber . sonuçta CHP nin  Büyük Şehir Belediyesidir.Yani o da CHP de . Türkiye’nin hiç bir yerinde Miting yapılmadı. Miting havası halinde değildik. Bizim kendi çalışmalarımızla  bakın 5283 kişiyle toplam yüz yüze konuşma yapıldı. 589 mahalle ziyaret edildi. 412 semt pazarı bu sayı az değil.

Körfez: Peki Defne Samandağ , Arsuz buralar da, Türkiye derecesi yaptılar. kırsal ki yani Kırıkhan, Reyhanlı,  Altınözü, Hassa, Erzin Dörtyol buralarda oyunuzun   genel olarak düşük olduğu yerler  CHP ye oy vermeyen yerler, Bu ilçelerde durum nedir durum nedir nasıl buldunuz  sonuçları ?

Güzelmansur :Şimdi oyumuz düşük diye bir şey yok. Şimdi bir insanın zaten  parti veya fikrini değiştirmesi hemen bir günde olacak şeyler değil  bunlar zamanla olacak Şeylerdir .

saydığınız ilçelerde zaman bizim lehimize gelişiyor  yani bu birden olmuyor ama yine oralarda  oylarımızı arttırdık. Bugün MHP ve AKP nin oylarının toplamından daha fazla oy aldık.,. Bu konuda tabi ki ulaşamadığımız yerler oldu. Ama bunlar tabi yavaş yavaş olacak şeyler . Bunlar bir günde olacak şeyler değil. Ben eskiden CHP nasıl Hatay ın  kalesiydi şimdi de kale olacağını umut ediyorum.

Körfez: Tabi şimdi şey de o sizin hayırların içinde muhtemelen merkez ağırlıklı bazı oylar MHP’lilerin Ak Partililerin bir kısmı burada bunları kalıcı hale getirme yada bunları esas siyasi köklerinden koparıp CHP ye en azından başkanlık seçiminde oy vermesini sağlayacak çalışmalarınız var mı? Görüşmeleriniz ilişkileriniz sürecek mi?

Güzelmansur: Bizim kapılarımız herkese açıktır.CHP de herkese kapılar acıktır.burada MHP’li olabilir, sağ kesim olabilir önemli olan ayrıştırma politası uygulanmamasıdır.Kimseyi ayrıştırmadan kucaklamak istiyoruz.  Bunu sayın Genel Başkanımız Kemal Kılınçdaroğlu’da söyledi.Bu başarılı  kampanyanın mimarı genel başkan Kemal Kılınçdaroğlu’dur .Zaten biz onun sayesin de çalışma yaptık.Bu genel referandumda şunu anladık Bizim için ortak payda parlamenter sistemidir.Türkiye’nin geleceğidir. Hatay’ın geleceğidir. Ortak payda ayrıştırma değil, birleştirmedir. CHP ye hiç oy vermeyen insanlar inanıyorum ki gelecek seçimler CHP ye oy vereceklerdir.

Körfez: peki sizde Genel Başkanın izlediği yolu izliyor musunuz? Mesela Saadet partisi veya referandumda hayır oyu kullanan grupları yada kişileri ziyaret ediyor musunuz?

Güzelmansur: Şimdi biz teşekkür ziyaretlerine başladık bu ziyaretler yaklaşık 1 aydır devam ediyor. Tabi ki  özel olarak da gittiğimiz yerler oldu.Referandum öncesi kime gidildiyse aynı şekilde teşekküre gidilecek. Bir defa gitmediğin  yer senin değildir mantığı ile her yere ve her kişiye ulaşmak zorundayız. Biz ovaya indiğimiz zaman” ilk defa bir CHP İl Başkanı ile karşılaşıyoruz.” Sözlerini duyduk. Kaç yıldan beri kimse uğramamış buralar gidilmeyecek yereler değil. Biz buralara gidince projelerimizi söylüyoruz kendimizi anlatıyoruz biz diğer partileri kötüleyerek bir politika izlemedik. Biz sadece kendimizi anlattık biz projelerimizi anlatırız vereceği oyu insanların takdirine bırakırız.

Körfez: Genel Başkanımızı İzlediğimiz kadarıyla 2019 da CHP ‘nin bir Başkan adayı olmayacak hayır bloğunun bir adayı olacak bunun sınırlarını da Genel Başkanımız çizdi. Bu aday tekrar parlamenter sisteme dönmeyi vaat edecek, Cumhuriyet’in temel ilkelerine dönmeyi vaat edecek. Kurucu değerlere sahip çıkan parlamenter sisteme geri dönmeyi vaat eden bir program sunacak yanlış mı değerlendiriyorum?

Güzelmansur: 2019 a daha çok var. Daha 2017 deyiz. Önümüzde 2 yıl var çok şey değişebilir ama ben size şunu söyleyeyim Genel Başkanımız Kemal Kılınçdaroğlu’nun en güçlü olduğu dönem bu dönemdir yani sizin az önce bahsettiğiniz Deniz Baykal’ın ve diğerlerinin yaptıkları her seçimden referandumdan sonra yaptıkları olağan şeylerdir ama şuanda Genel Başkan bu süreçten güçlü çıkmıştır.Parti tabanında olsun, genel merkezde olsun Genel Başkanımıza olağan üstü güven ve sevgi var. Bunu her yerde hissediyor ve görüyoruz. Bu konuda 2019 için konuşmak çok erken. Nasıl bir karar alınırsa hepimizin kararı olacak.

Körfez: CHP ‘nin kötü bir deneyimi var Ekmeleddin İhsanoğlu örneği CHP de ciddi endişeler yaratıyor.

Güzelmansur: Haklısınız ama geçmişten ders alınacağını biliyorum. 2019 da Genel Başkanımızın en doğru kararı vereceğine inanıyorum Çünkü dedim ya Hayır Bloğunun mimarı Kemal Kılınçdaroğlu’dur. İl başkanı toplantılarında bize hep kapımız herkese açıktır mesajı verdi..

Körfez: Genel olarak referandum çalışmasını başarılı buluyorsunuz değil mi?

Güzelmansur:Biz her tarafa gittik belki kendimizi anlatamadığımız yerler olabilir.Çünkü insanlar bir şeyi anlamak istediği gibi anlar 589mahalledinde hepsinde vardık.

Körfez: Peki çalışmaların içinde STK lar , kanaat önderleri, Meslek  kuruluşları da var mıydı ?

Güzelmansur: Biz insanları hiç rahatsız etmeden bir referandum çalışası yaptık ve kimseyi  diğer partilerle hiçbir çatışmaya girmeden sadece bu referandumda neden hayır denilmesi gerektiğini anlatmaya çalıştık.

Körfez: Peki bundan sonraki çalışmalarda CHP genel Başkanı Kemal Kılınçdaroğlu’nun tek adam sistemi diye adlandırdığı bu sistemi meşrulaştırmama çabaları var. Bu Hatay’a nasıl yansıyacak. Recep Tayip Erdoğan’a  Sayın Başkanım diyecek misiniz ? Hatay’a gelirse karşılamaya gidecek misiniz?

Güzelmansur: Biz her zaman birleştirici politikadan yanayız. Biz doğruya doğru, yanlışa yanlış diyeceğiz. Bu konuda ön yargımız yok sonuçta seçilmiş insana saygımız vardır. Ama tabi ki yapılan her yanlışa CHP olarak karşı çıkmayı da biliriz bu konuda parlamenter grubu gereken her şeyi de yapıyor zaten.

Körfez: Ama sizin sorumluluğunuz  çok büyük tüm muhalefeti kucaklamak zorundasınız. Sağlı sollu tüm seçmen size oy versin vermesin sorumluluğu sizin üzerinizde bu toplumsan sorumluluğu kaldırabilecek misiniz?

Güzelmansur: CHP 93 yıllık köklü bir Partidir.Dünya da 93 yıllık çok az parti vardır. Hiç merak etmeyin CHP her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırdır. Çok iyi kadrolarla çalışıyoruz Genel Başkanımız yıllardan beri çabalarının ürünlerini şimdi topluyor. Şuanda seçime bile hazırız. CHP artık herkesi kucaklayabilen bir örgüt haline gelmiştir.

Körfez:CHP nin şu aralar geçmiş seçimlerde olduğu gibi gündem oluşturacak yeni projeleri var mı?

Güzelmansur:Partimizde onlarca komisyon kuruldu.mesela emek büroları kuruldu her ilden bu bürolara emekçi temsilcilere gidecek spor konusunda genel merkez düzeyinde çok büyük bir toplantı düzenlenecek yine illerden temsilciler katılacak.CHP artık bu bürolar aracılığıyla yalnız siyaset değil projelerde üretecek ve çözümler sunacak. CHP Genel Merkezinin mutfağında çok iyi bir ekip hayatın çeşitli alanları ile ilgili çok fazla projeler üretiyor. Bu projeler  Türkiye’ yi rahatlatacak projelerdir. Biz bölge olarak  ta il başkanlığı olarak ta Hatay’ın ekonomik sorunlarını raporlaştırdık tüm sivil toplum örgütlerine, meslek kuruluşlarına dağıttık .Sadece sorunları değil çözümleri de önerdik, sadece sebze meyve ihracatimiz 110 milyon dolara düştü yaklaşık 400 milyon tl demek. Cilve gözü sınır kapısı kapatıldı saygı duyduk ama alternatif olarak Yayladağı kapısı vardı. Onun açılmasını istedik niye açılmadı? Bu kapı sadece Suriye ye açılan bir kapı değil orta doğuya açılan bir kapıydı. Yazık değil mi Türkiye ye ? bugün siz demir çelik sektörünü çıkarın Hatay aslında teşvik kapsamına girmesi gereken illerin en başında geliyor ihracatımızın %40.2 si demir çelik ürünleri. Demir çelik sektörünün hataya istihdam açısından katkısı var bugün Osmaniye ye teşvik verilmiş. Gemiler İskenderun limanına yanaşıyor hurdalar karayoluyla Osmaniye ye gidiyor orada işleniyor tekrar Hatay da ki limanlara geliyor. Osmaniye ye teşvik var Hatay a yok bu anlaşılır bir şey değil. Soruyorum Maraşa bakıyorsun dünyanın tekstil merkezi oldu Antep e bakıyorsun 6 tane organize sanayi bölgesi var bunlar hep teşvik sisteminin sonuçları .Hatay teşvik sistemine acil ihtiyaç duyuyor. Hükümetin Hatay a derhal teşvik sistemi vermesini istiyoruz. Bugün Hatay a baktığınızda her gün 6-7 banka şubesinin kapandığını görüyorsunuz. Neden? Çünkü Hatay ekonomisinin kötüye gittiğini görüyoruz. Banka açılacağına kapanıyor. Bu Hatay ın ticaret hacminin küçüldüğünü gösteriyor. Hatay da işsizlik artıyor biz bunları dile getiriyoruz. Bugün biz mandalina üretiminde türküye birincisiyiz zeytinde Türkiye üçüncüsüyüz, marul ve maydanoz da Türkiye birincisiyiz havuçta Türkiye üçüncüsüyüz. Anadolu da tarimsal maliyetler arttığında tüm bu tarımsal ürünler üreticinin elinde kalıyor oysa bir teşvik sitemi olsa Hatay ekonomisine bir katkısı olur

Körfez: Hatay neden teşvik kapsamına alınmıyor?

Güzelmansur: bu sorunun yorumunu kamu oyunun taktirine bırakıyorum bizde söylüyoruz eğer il olarak teşvik veremiyorsanız sektör bazında yada ilçe bazında teşvik olabilir bu tür sorunları ilk kez biz raporlaştırıp kamuoyu bilgisine sunduk. İktidar partisine bile ulaştırdık. İlgili bakanlara ulaştırdık. Bizim ortak paydamız Hatay dır. Hatay insanının mutluluğudur, refahıdır.

Körfez: sayın başkan. Hatay da ki CHP siyasetine yeni bir soluk getirdiniz. Başarılı çalışmalara imza attınız bu çalışmaların siyasete bir hedefi var mı açıkçası bir yerlere aday olacak mısnız?

Güzelmansur: şimdi baştan başlayalım isterseniz ben ilk başkan olduğum zaman benim üç sözüm vardı .Birincisi bu partiye samimiyet getirmek bizdeki en büyük sıkıntı samimiyetsizliktir. Samimiyetin olacağı yerde güvenin olacağına inandım. Ben belediye başkanıma millet vekilime güvenmeyeceksem ilçe başkanı bana güvenmeyecekse bir örgütten söz etmek mümkün olmaz. Güven ve samimiyetten sonra üçüncü hedefim CHP nin kurumsal kimliğini sağlamaktı. Siyaseti de kişiler üzerinden değil CHP nin kurumsal kimliği üzerinden yapmaktır. Hiçbir zaman Mehmet Güzelmansur isminin öne çıkarmadım ne yazık ki daha önce kişiler üzerinden siyaset yapılıyordu. Partinin kurumsal kimliği gölgede kalıyordu bu üç hedefimide  başardığıma inanıyorum. Ben siyasete ne bir amaç için nede bir araç için yaptım. Bütün samimiyetimle söylüyorum. Siyasette bir yere gelebilmek için birincisi hazır olacaksın , ikincisi şansın olacak . Ben il başkanı olduğum zaman beklide siyasete çok hazır değildim. Ama geçen sürede hedeflerime ulaşarak hazır olduğumu hissetmeye başladım. Ama asla illaki bir vekil veya belediye başkanı olmak gibi bir hedefim yoktu. Ancak çalışmalarımla Türkiye çapında bir örnek teşkil ettiğimi düşünüyorum. Ebetteki siyasette benim belli hedeflerim oluşabilir. Biraz önce hazır olduğumu söyledim. Şansımda yaver giderse bir hedefim olabilir. Ancak her şeyin hayırlısını dilemek lazım. Ama hiçbir zaman siyasi itirazım olmadı.

Körfez:il kongresi yaklaşıyor önümüzdeki kongrede tekrar aday olacak mısınız?

Güzelmansur: Benim siyasi anlayışımda görev istenmez verilir. Daha ilçe kongreleri yapılsın delegasyon belli olsun benim il başkanlığı hakkında bir talep oluşursa buna duyarsız kalmam. Bunları konumsak için henüz erken.

Körfez: Delege seçimleri yapılacak mı yoksa birileri delegeleri atayacak mı?

Güzelmansur: Tüzük neyi emrediyorsa onu yapacağız. Benim anayasam partinin tüzüğüdür bize genel başkan böyle emrediyor.tüzük ne diyorsa o. Bütün delege seçimlerini çarşaf listelerle yapacağız dileyen herkes aday olabilir, öyle delege ataması olmaz.

Körfez: büyükşehir belediye başkanı ile ilişkileriniz nasıl ?

Güzelmansur: Büyükşehir ile CHP örgütü gayet uyumlu çalışmaktadır. Bu uyum bir avantajdır. CHP yöneticilerinin ilçe ve il belediyeleriyle uyumlu çalışması çok önemli biz kavga yerine uyumu seçtik. Gerek CHP li ilçe belediyeleriyle büyükşehirin  gerekse il yönetimi ile belediyelerin arasında ciddi bir uyum var. Hep birlikte uyum içinde çalışıyoruz. Ben konumum gereği hem büyükşehir başkanına hem ilçe belediye başkanına çok yakınım bu uyum ortamına milletvekilini de katmalıyım. Onlarla da uyum içindeyim. Hatay da nereye gitsek, örgüt hiyerarşi seçiminde koordineli hareket ediyoruz. Millet vekillerinin Hatay da yaptıkları ziyaretlerden haberdar oluyorum. Keza ilçe ve belediye başkanlarının programlarına katılıyorum. İl başkanı olarak büyük şehir meclisinin ve ilçe belediye meclisinin başkanıyım. Fırsat buldukça toplantılara katılıyorum hepimizin ortak paydası CHP olduğu için bunu başarmak zorundayız. Uyum ve koordinasyon sağlanmalıdır. Bunu da başardığımı düşünüyorum. Bunlar kolay olmadı tabi elbette sıkıntılarımız da oldu. Önemli olan zoru başarmak. Bizde bunu başardık. Gayet uyum içinde çalışmaya devam ediyoruz. Beraber bir referandum geçirdik. Sonuçlardan da baktığımız zaman başardığımız çok açık belli oluyor. Kampanyada hep birlikteydik.

Savaş-Kimyeci Söz Düellosu!

0

Sivri sinekle mücadelede Başkan Savaş ın 25 30 milyonu nereden bulacaksınız sözleri HBB nin acmazını gözler önüne serdi

Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi’nin son oturumunda gündem dışı söz alan Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci, Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanına giren konularda istenilen ölçüde hareket etmediğini ve hizmet bekleyen sorunların ötelendiğini savundu.
Kimyeci, Büyükşehir yetkisinde olmasına rağmen birçok alanda İlçe Belediyesi olarak hizmet verdiklerini de söylediği Meclis’teki konuşmasında şu isteklerde bulundu:

-Muhtelif mahallelerde yeni adlandırmalar yapılıyor. Ancak Vali Ürgen alanının ismi Ömer Halisdemir olsun talebimize karşı çıkmanızı kınıyorum.

-İlaçlama, Büyükşehir görev alanında. Ama yapmayınca, vatandaşımız mağdur olmasın diye biz yapıyoruz. Ya yapın ya ödeneğini sağlayın.
-3 yıl geçti, Büyükşehir hala 1/5000 ve 1/25.000’lik nazım imar planlarını yapamadı. İlçe belediyeleri ve vatandaş mağdur.
-Büyükşehir’den, Asi Nehri’nin bir an önce ıslah edilmesini, kötü koku, sivrisinek ve görüntü kirliliğine son vermesini bekliyoruz.

-Büyükşehir bünyesindeki Aykome’nin yaptığı rastgele kazılara son vermesini, planlı çalışmalar yapmasını talep ediyoruz.
-KİMYECİ’YE CEVAP-
Kimyeci’nin maddeler halinde sıraladığı bu istekler noktasında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, oturumun uzayabileceği ve iftarın yaklaşması nedeniyle ancak birkaç soruya cevap verebileceğini, diğer soruları ise yazılı yanıtlayabileceğinin altını çizdi.
Savaş, Vali Ürgen Alanı’na “Ömer Halisdemir” adı verilmesi ile ilgili spekülasyonlara cevaben de, “Şehidimiz büyük kahramanlık göstermiştir. Ona Allah’tan rahmet diliyoruz. İsmail Kimyeci Başkan, eğer karşımıza yeni açtığı bir cadde, sokak ya da alanla, parkla çıksaydı, seve seve ‘EVET’ derdik. Ancak mevcut bir Vali adını taşıyan, Hatay’a hizmet etmiş bir kişinin ismini silerek isim vermek doğru olur mu?
Bu memlekete Vali olarak hizmet vermiş, adını taşıyan parkı kendi yaptırmış, Habib-i Neccar dağını kel dağ olmaktan ‘oluşturduğu ormanlarla’ kurtarmış birisinin adını yok etmeyi doğru bulmadık. Eğer karşımıza yeni bir yol, cadde, sokak, park ile çıkılsaydı, seve seve ‘EVET’ derdik” dedi.
Savaş, Asi Nehri ile ilgili iddialara cevaben de şöyle konuştu:
“Asi, bizim değil DSİ’nin sahibi olduğu bir nehir. Bizim burada yapabileceğimiz çok şey olmamasına rağmen, üzerinde, Küçükdalyan civarında dünyanın en büyük ikinci arıtma tesisini yapıyoruz. İhaleler yapılıyor. Biz boş durmuyoruz, yapıyoruz. İnşallah gelecek yaz ayında suları akıtacağız. Bunun için çalışıyoruz.”
-KAFALAR KARIŞIK!-
İçişleri Bakanlığı’nın ilk iki yazısında, ilaçlama yetkisi ve görevinin ilçe belediyelerine ait olduğunun bildirilmesine rağmen, son yazsında karışık bilgiler yer aldığını ve kafaların karıştığını kaydeden Lütfü Savaş, “Buna rağmen, arkadaşlar, sene içinde ilaçlama için 25-30 Milyon lirayı nereden-nasıl bulup bütçeye koyacaksınız” diye sordu.

TSK’nın Katar’da İhvana Siper Edilmesi, Türkiye’ye Gözyaşından Başka Bir Şey Katmaz.

0

Hatay Milletvekili Topal İlçe ve mahalle gezilerine Antakya’da devam etti. Antakya ilçesine bağlı Aksaray, Altınçay, Emek, Esentepe, Cumhuriyet, Akasya ve Gazi mahallerine Antakya İlçe Başkan Yardımcısı Fevzi Parlar, Hatay İl Geçlik Kolları Başkanı Ümit Kutlu ve Antakya İlçe Gençlik Kolları Başkanı Hasan Değirmenci ile birlikte giden Topal, burada mahalle muhtarlarıyla ve semt sakinleriyle bir araya geldi. Referandumda gösterdikleri yüksek katılım dolayısıyla mahalleliye teşekkür etti.
Terör Can Almaya Devam Ediyor.
Topal, hemşerileri ile yaptığı sohbetlerde ülkenin içinden geçtiği sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Topal, terörün can almaya devam ettiğini belirterek, “Terörün alçak yüzünü ne zaman nerede göstereceğinin belli olmadığını, bunu Batman’ın Kozluk ilçesinde teröristlerin silahlı saldırısında, aracıyla olay yerinden geçerken kurşunların hedefi olan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden müzik öğretmeni Aybüke Yalçın’ın ölüm haberi ile bir kez daha gördük. Bu alçakları lanetliyorum” dedi.
AKP iktidarının ülkeyi hızla Ortadoğu’da yaşanan krizin parçası haline getirdiğine işaret eden TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi Topal, “Katar’ın terör örgütlerini finanse etmesi gerekçe gösterilerek, bu ülkeye yönelik körfez ülkelerinin ambargo uygulamaya başladığı bir süreç yaşanıyor. Türkiye’nin Katar konusunda bu sorunun bir parçası olacak açıklamalardan ve yaklaşımlardan kaçınmasını ısrarla tavsiye etmemize rağmen Türkiye, iktidar tarafından krizin tarafı haline getirilmiştir. Suriye krizi başlamadan önce tavsiyelerimizi kulak arkası eden AKP, krizin bedelini Türkiye’ye ödetti ve Türkiye hala Suriye’de cereyan eden krizin faturasını ödüyor. En ağır haliyle de bölgedeki krizin bedelini siz ödüyorsunuz, Hatay ödüyor. İktidar sahipleri İhvan sevdasından vazgeçmeli ve aklıselimle hareket etmelidirler. Mehmetçiğin Katar’da ne işi var? Mehmetçik Katar’a güç katar. Ancak TSK’nın orada olması, ihvan sevdasına siper edilmesi, Türkiye’ye gözyaşından başka bir şey katmaz. Daha önce “Şam gidip Emevi Camii’nde namaz kılacağız” diyenler, Türkiye’yi Suriye’de süren vekalet savaşının tarafı haline getirmekten çekinmemişlerdi. Öyle anlaşılıyor ki doların yeşilini sevenler, bu defa gözünü Katar Emiri’nin dolarlarına çevirmiş” dedi.
OHAL Düzeni Sürdürülemez.
Bu hükümet hiçbir konuda samimi değil diyen Topal, “FETÖ ile mücadele edeceğiz dediler, 22 Temmuz’dan beri, 11 aydır ülkeyi OHAL ile yönetiyorlar. Binlerce kişi ihraç edildi, açığa alındı ama örgütün üst kadroları ellerini kollarını sallayarak çıkıp gittiler. Geçenlerde Resmi Gazete’de 130 kişinin Türk vatandaşlığından çıkarılacağına ilişkin bir ilan yayınlandı. Fetullah Gülen de bu listede yer alıyor. Ne demek bu biliyor musunuz? Ben bu adamın iadesini istemiyorum demek. Bunlar milletin aklıyla alay ediyorlar. Gülen’in iadesini istemedikleri anlaşılıyor. Belki de içerdeki işbirlikçilerini deşifre edeceğinden korkuyorlardır” dedi. Türkiye’nin OHAL sürecinden çıkarılması gerektiğini vurgulayan Topal, “Demokrasinin bütün kurumlarıyla işlediği, insanlarının barış içerisinde yaşadığı bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Her türlü hak arama eyleminin şiddetle bastırıldığı, OHAL gerekçe edilerek işçi grevlerinin engellendiği bir düzen sürdürülemez” dedi.

Farklı Dinler İftar Sofrasında Buluştu

0

“Hoşgörü kenti” Hatay’da, protokol ve üç semavi dinin temsilcileri iftar sofrasında bir araya geldi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Vali Erdal Ata ev sahipliğinde bir otelde düzenlenen iftara, 2. Hudut Alayı Komutanı Piyade Albay Mehmet Atilla Kayı, Hatay Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Tekne, Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Rektörü Prof. Dr. Hasan Kaya, Vali Yardımcıları Orhan Mardinli ve Mahmut Hersanlıoğlu, Antakya Kaymakamı Eflatun Can Tortop, Defne Kaymakamı Hakkı Uzun, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Turgay Aras, İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, İl Müftüsü Hamdi Kavillioğlu, Ermeni Cemaati Başkanı Cem Çapar, Ortodoks Kilisesi Vakfı Başkanı Fadi Hurigil, Musevi Cemaati Başkanı Şaul Cenudioğlu,, Ortodoks Kilisesi Papazı Jan Delluler, Armutlu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Dernek Başkanı Tevfik Erkek, Hatay Muhtarlar Derneği Başkanı Mahmut Gülcü, Affan Mahallesi Alevi Kanaat Önderi Adnan Fatihoğlu katıldı.

İftar öncesi İl Müftüsü Kavillioğlu tarafından dua edildi.

Vali Ata, programında yaptığı konuşmada, katılımlarından dolayı tüm kanaat önderlerine teşekkür etti.

Asırlarca karşılıklı hoşgörü ve sevginin en güzel örneklerinin sergilendiği Hatay’da insanların bayramları, güzel günleri, acısını, tatlısını hep birlikte yaşadığını dile getiren Ata, “Hatay’da, sahip olduğu bu kardeşlik ikliminin devamı için herkese sorumluluklar düşmektedir. El birliği ile hareket edildiği takdirde geleceğimizin daha güzel ve aydınlık olacaktır.” dedi.

Ramazan ayının manevi atmosferinde inanç ve kültür farkı gözetmeksizin aynı masada buluşan kentin dinamikleri, birlik ve beraberlik mesajı vererek bu hoşgörü tablosunun tüm dünyaya örnek olması temennisinde bulundu.

Türkiye artık normalleşme sürecine dönmeli …

0

Tuncay, eğitim-öğretim yılının 15 Temmuz hain darbe girişimiyle başladığını hatırlattı

Tük Eğitim-Sen Hatay Şube Başkanı Recep Tuncay, 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılının sona erdiğini, hem eğitimciler, hem de öğrencilerin sorunların gölgesinde bu eğitim-öğretim yılını da tamamladığını bildirdi. Tuncay; öğretmen açığı, fiziki alt yapı yetersizlikleri, okulların ehil olmayan yöneticilere teslim edilmesi, sözleşmeli ve mülakatlı öğretmen alımı, ücretli öğretmenliğin halen devam ediyor olması, özlük haklarda bir iyileşme sağlanamaması, okullara ayrılan ödeneklerin yetersizliği ve benzeri birçok sorunun 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılına damgasını vurduğunu ifade etti.

Bu eğitim-öğretim yılının 15 Temmuz hain darbe girişiminin gölgesinde başladığını, sendikalarının 15 Temmuz darbe girişimini ilk günden bu yana lanetlediğini hatırlatan Tuncay, “Türk milletinin bekasını hedef alan alçakların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etmişti. Tüm alanlarda olduğu gibi eğitim hayatımızda bu hıyanetten fazlasıyla etkilendi. Özellikle eğitim camiasında on binlerce kişi açığa alındı ya da ihraç edildi. Bu görevden almalar nedeniyle okullarda öğretmen ve idareci açığı daha da arttı. Ne yazık ki bu süreçte ciddi haksızlıklar yaşandı. Fetö ile uzaktan yakından ilgisi olmayan kimi kamu çalışanları, öğretmenler, eğitim çalışanları Fetöcü suçlamalarına maruz kaldı. Sendikamız masum insanların ve ailelerinin bu süreçten etkilenmemesi, sağlam bir soruşturma yapılması, art niyetli kişilerin bu sürece müdahil olmaması için birçok kez uyarıda bulundu. Ancak bugün geldiğimiz noktada uyarılarımız dikkate alınmadı ve birçok masum çalışan ve ailesinin de canı yandı. 15 Temmuz ihanetinin suçlularını bulmak, cezalandırmak için ilan edilen OHAL’in amacının dışına çıktığını görüyoruz. Zaman zaman Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve devlet yetkilileri de Fetö’cü olarak suçlananların bazılarının alakası olmadığına dair açıklamalar yaptılar, hatta zaman zaman göreve iadeler de yapıldı ama hala birçok masum insan mağdur durumdadır. Amaç gerçek suçluları bulmak ise insanlara kendilerini savunma hakkı mutlaka verilmeli, evrensel hukuk kuralları dikkate alınmalı, adil yargılama yapılmalı, yargısız infazlara izin verilmemelidir. Aksi taktirde hukuk kaidesi dışında yapılan her uygulama vicdanları yaralamaktadır. Bu minvalde kurulan OHAL komisyonunun özellikle ihraçlarda uygulanan kriterleri değiştirme ve esnetme yetkisi olmalıdır. Meslekten ihraç kriterleri maalesef hukuka uygun değildir. Sendikaya üye olma ya da bankaya para yatırma gibi anlamsız kriterler kaldırılmalıdır. İhraç kriterleri değiştirilmediği müddetçe daha çok insan mağdur olacaktır. OHAL’in getirdiği yetki dayanaksız, keyfi kullanılmamalıdır ve Türkiye artık normalleşme sürecine dönmelidir” dedi.

Öğretmen açığı mutlaka giderilmeli …

Öğretmen atamalarının ihtiyaca göre yetersiz kaldığını, 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın 18 bin 506 sözleşmeli öğretmen atamasını yaptığın belirten Tuncay, açıklamasında şunlara değindi: “MEB, 20 bin 127 sözleşmeli öğretmen ataması daha gerçekleştirilecektir. Bununla ilgili sözlü sınavlar da yapılmıştır. Ancak öğretmen açığı 18 bin, 20 bin atama yapılarak giderilemez. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz 96 bin 68 öğretmen ihtiyacımız olduğunu söylemişti. Öte yandan sendikamızın Şubat ayında yaptığı araştırmaya göre ülkemizdeki ücretli öğretmen sayısı 81 ilde 63 bin 829’dur. Üstelik ücretli öğretmenlerin 27 bin 409’u eğitim fakültesi mezunu, 27 bin 936’sı lisans mezunu (eğitim fakültesi hariç), 8 bin 484’ü ön lisans mezunudur. Ücretli öğretmenler girdiği ders başına ücret almaktadır, hiçbir özlük hakkına da sahip değillerdir. Ayrıca iki yıllık meslek yüksek okulu mezunlarının da ücretli öğretmenlik yaptığı göz önüne alındığında, ücretli öğretmenliğin kaliteyi, verimi düşürdüğü aşikardır. Bu ülkede öğretmen ihtiyacı ücretli öğretmen eliyle giderilmeye çalışılıyorsa, bu eğitimimizin geleceği açısından vahim bir durumdur. Öyleyse ihtiyaca uygun atama yapılmalıdır. Talebimiz son alınacak 20 bin 127 öğretmene ilaveten 2017 yılı sonuna kadar 60 bin öğretmen alımı daha yapılmasıdır. Unutulmasın ki, tekli eğitime 2019’a kadar geçilmesi planlanmaktadır. Bu süreçte gerek derslik gerekse öğretmen açığının mutlaka giderilmesi gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı eğitimde tam gün dönemine geçmek için tüm tedbirlerini almalı, derslik sayısını ihtiyaç doğrultusunda artırmalı, öğretmen açığını mutlaka gidermelidir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere hiçbir şekilde sözleşmeli ve mülakatlı atamayı doğru bulmuyoruz. Tüm atamalar sadece KPSS puan üstünlüğüne göre ve kadrolu olarak gerçekleştirilmelidir.”

Tüm eğitim çalışanları hak ettikleri ücreti almalı …

Diplomaya bağlı alan değişikliğinin mutlaka yapılmasının önemine değinen Tuncay, “MEB’in diplomaya bağlı alan değişikliği yönetmelikte olmasına rağmen 3 yıla yakın bir süredir uygulamıyor. Oysa MEB’in bu konuda çalışma yaptığı duyumunu almıştık. Ancak bugüne kadar bu talebin yerine getirilmesi ile ilgili olumlu bir gelişme yaşanmadı. Oysa her yıl belli sayılarda kontenjan açılarak alan değişikliği talebini zamanla ortadan kaldırabilir. MEB artık bu öğretmenlerimizin feryadına kulak vermelidir” dedi.
Sendikalarının rehberlik hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesi için alınacak her türlü tedbiri desteklediğini belirten Tuncay, açıklamasının sonunda şunlara yer verdi: “Ancak Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği’nde değişiklik yapılacağına, yönetmelikte rehber öğretmenlerin nitelikleriyle örtüşmeyen hususlara yer verileceğine dair birtakım duyumlarımız vardır. Hatta bununla ilgili sendikamız Nisan ayında MEB’e de yazılı olarak başvurmuş, ayrıntılı bilgi verilmesini istemişti. Bilinmelidir ki; rehberlik faaliyetleri öğrenci-veli-okul koordinasyonun sağlanmasında hayati öneme sahiptir. Buna rağmen rehber öğretmenlerimiz yıllardır ikinci plana atılmakta, görev tanımları dışında çalıştırılmakta, angarya işlerle adeta cezalandırılmaktadır. Zaten rehber öğretmenlerin asli işleri nedeniyle üzerlerinde ciddi bir yük bulunmaktadır. Bunun üzerine angarya işler eklenmesi rehber öğretmenlerin sorunlarını artırmaktadır. Dolayısıyla MEB rehber öğretmenlere yönelik bu tür uygulamalara son vermelidir. Öte yandan yönetmelik değişikliği ile rehber öğretmenlerimizin etkisini azaltmaya yönelik hiçbir girişimi de kabul etmeyiz. Bu noktada MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğü bu noktada kafasına göre hareket etmemeli, sendikaların, ilgili sivil toplum kuruluşlarının ve rehber öğretmenlerini görüşünü almalı, okullarda rehberlik faaliyetini zayıflatacak hiçbir girişimde bulunmamalıdır. Öğretmenler, hizmetliler, memurlar, teknisyenler, daktilograflar, kısacası tüm eğitim çalışanları hak ettikleri ücreti almalıdır. Yardımcı hizmetler sınıfının görev tanımı yapılmalı, bu insanlara angarya işler yüklenmemeli, yükselmelerinin önündeki tüm engeller kaldırılmalı, gerekli eğitimini tamamlamış olanların bir defaya mahsus olmak üzere Genel İdari Hizmetler Sınıfına geçmeleri sağlanmalıdır.
Bu vesileyle tüm bir yıl boyunca emek veren, ter döken tüm eğitim çalışanlarımızı tebrik ediyor; hem eğitimcilerimize hem de öğrencilerimize iyi tatiller diliyoruz.”

İSKENDERUN BELEDİYE BAŞKAN SEYFİ DİNGİL’E TEŞEKKÜR ZİYARETİ

0

İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, gençlerin spora yönelmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.
İskenderun Belediyesi yaz spor okulları kapsamında görev yapacak 42 spor eğitmeni İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil’e teşekkür ziyaretinde bulundular.
GENÇLERİN SPORA YÖNLENMESİ ÖNEMLİ
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil,” Bu tür yaz okulları sayesinde gençlerimizi ve çocuklarımızı spora alıştırıp, sokağın kötü etkilerinden de uzak tutmuş oluruz. Spor yapmak insanın sağlığını korumanın yanında bedenini ve ruhunu da dinlendirir. Yaz spor okullarında görev alacak olan spor hocalarımıza ve sporcu kardeşlerime başarılar diliyorum. Umarım geleceğin sporcuları İskenderun’dan yetişir.
Sağlıklı yaşam başta olmak üzere sporun her anlamda önemli olduğunu vurgulayan Başkan Seyfi Dingil,” Sporu yaygınlaştırmak ve herkesin spor yapmasını sağlamak, teşvik etmek amacıyla sporu desteklemek gerekiyor. Her türlü branşta spor çok önemli. Özellikle gençlerimizi sporla tanıştırmak ve en azından bir spor dalına yönlendirmek hem onların yaşam kalitelerini artırmak hem de sağlıklı gelecek nesiller açısından olmazsa olmaz. Bu anlamda İskenderun Belediyesi olarak bizde elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.” diye konuştu.
İskenderun Belediyesi spor koordinatörü Levent Erköse ve spor hocalarıda spora ve sporcuya desteklerinden dolayı Başkan Seyfi Dingil’e teşekkür ettiler.