Çarşamba, Nisan 8, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3247

TUĞRUL: “BOL BOL KİTAP OKUYUN’’

0

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 2016-17 dönemi kapanış törenini Bekbele Fatih ilk ve ortaokulu’nda düzenledi.
Velilerin de çok yoğun ilgi gösterdiği tören Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın toplu halde okunmasıyla başladı.
Okul Müdürü Tahir Coşkun yaptığı konuşmasında, sınıfını geçen tüm öğrencileri tebrik ederek iyi tatiller diledi. Coşkun, kırık notu olan öğrencilere de bol kitap okumaları tavsiyesinde bulundu.
Yapılan törende bilgi yarışmasında dereceye girenlere ödülleri İskenderun İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tuğrul verdi. Birinciye bisiklet, ikinciye tablet, üçüncüye para ödülünün verildiği tören sonrasında Tuğrul bir konuşma yaptı.
Tuğrul, mezun olan öğrencilerine ‘’size emek veren öğretmenlerinizi unutmayın’’ derken bazı dersleri zayıf olan öğrencilere de bol bol kitap okumalarını tavsiye etti.
8.Sınıf mezunlarının iyi okullara yerleşebilmeleri için liseleri tanıtan bir dergi hazırladıklarını hatırlatan Mehmet Tuğrul, anne ve babaların da çocuklarıyla birlikte dinlenmeyi hak ettiklerini söyledi. Öğretmenlere de seslenen İlçe Milli Eğitim müdürü Tuğrul, yıl boyunca gösterdikleri çabalardan dolayı kutladı ve teşekkür etti.
Tören bitiminde ise bazı öğrencilerin birbirlerinden ayrılacakları için hüzünlü oldukları görüldü.
SURİYELİ ÖĞRENCİLERİ DE KUTLADI
İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tuğrul, Bekbele İlkokulu Geçici Eğitim Merkezi’ne de giderek burada eğitim gören ve karne alan Suriyeli öğrencileri de kutladı.

POSTACILAR BU KEZ KARNE DAĞITTI

0

İskenderun Suçıkağı Paşa Karaca İlk ve Ortaokulu öğrencileri, bu dönem karnelerini öğretmenlerinden değil Postacı Amcalarından aldılar. Postacıya Mektup Etwinning projesi kapsamında, 9 Haziran günü Suçıkağı Paşa Karaca İlk ve Ortaokulu’nun ziyaret eden İskenderun Postanesi’nde görevli postacılar öğrencilere karnelerini verdiler.
Yapılan etkinlik hakkında bilgi veren Suçıkağı Paşa Karaca İlkokulu müdürü Aytaç YAMAN, proje kapsamında 2 hafta önce öğrencilerle beraber İskenderun Postanesini ziyaret ederek postacı amcalar ve ablalara mektup verdiklerini belirterek şunları söyledi. “ Proje kapsamında, ilkokul ve ortaokul öğrencilerimiz mektup yazıp, resimler çizdiler. Öğrencilerimizle beraber İskenderun Postanesine giderek mektupları bizzat postacı amcalara ve ablalara teslim ettik. Öğrencilerimiz hayatlarında ilk kez bize zor şartlar altında mektup getiren postacıları çalışma yerlerinde ziyaret ederek, bilgi alışverişinde bulundular. Bugün de postacı arkadaşlarımız, okulumuza nezaket ziyareti yaparak, öğrencilerle bir araya geldiler, onlara karnelerini teslim ettiler. Başarı ve güzel bir proje oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
“MESLEK HAYATIMDA, İLK KEZ BÖYLE MEKTUP ALDIM”
İskenderun Postanesi Merkez Müdürü Basri SAPMAZ hayatında ilk kez böyle bir aktiviteye katıldığını söyledi. Konuşmasına bu aktiviteye katılan öğrencilere ve öğretmenlere teşekkürleriyle devam eden SAPMAZ; “ Bu tür bir etkinlikte yer almak bizim için çok anlamlı oldu. Postacı arkadaşlarımız belki de hayatlarında ilk kez böyle bir mektup aldılar. Öğrencilerin mektuplarını büyük bir titizlikle ve mutlulukla okudular .Çok faydalı bir etkinlik olduğuna inanıyorum. Umut ediyorum bu çalışma diğer okullara da örnek olur” dedi.
“PROJEYE YURTDIŞINDA DA BÜYÜK İLGİ VAR”
Projenin koordinatörlüğünü yürüten Suçıkağı Paşa Karaca İlkokulu müdür yardımcısı Hanefi ZOBAR , “ Projemizi Türkiye’nin yanı sıra,Etwinning üzerinde Gürcistan,Arnavutluk, Litvanya ve Polonya’da uyguluyoruz. Olumlu yönde çok dönütler aldık. Türkiye de ki gibi, yurtdışında postacı amcalarımıza mektuplar yazıldı. Hatta bugün Litvanya ki postacılar da ortak okula giderek mektuplarını verdiler. Postacı amcalar ve ablalar öğrencilerim için çeşitli hediyeler de getirmişler. Öğrencilerimiz için farklı bir etkinlikti. Bugün burada bulunan başta İskenderun Postanesi merkez müdürü Basri SAPMAZ olmak üzere, tüm postacı amcalara ve ablalara teşekkür ediyorum “ dedi.

PAYAS SPOR’DA OSMAN TUFAN DÖNEMİ

0

Eski Başkan Gökhan Akel, Bayrağı yeni Başkan Osman Tufan’a devretti. Başkan Tufan ” Payas Spor camiası olarak Başarıya odaklanmalıyız”

Spor Toto 3. Liginde mücadele eden Güney temsilcisi Payas Spor’da yeni sezon öncesinde bayrak değişimi yaşandı. Eski Başkan Gökhan Akel, bayrağı yeni Başkan Osman Tufan’a devretti.
Bölgemizin saygın iş adamlarından Osman Tufan Başkanlığındaki Payas Spor’un yeni yönetimi, Payas ilçesindeki Falez restorant’ta iftar yemeğinde bir araya geldiler.
“PAYAS SPOR CAMİASI BAŞARIYA ODAKLANMALI”
Büyük çoğunluğu bölgemizin tanınmış sanayicilerinden oluşturulan yönetim kurulu ile ilk toplantısını gerçekleştiren Payas Spor’un çiçeği burnunda yeni Başkanı Osman Tufan, “Yaptıkları hizmetlerinden dolayı geçmiş yönetimimize teşekkür ediyoruz. Yönetim olarak geçmişi unutarak yeni bir beyaz sayfa açıyoruz. Payas Spor camiası büyüktür. Başta ben olmak üzere tüm yönetim kurulu arkadaşlarımız ile birlikte Payas Sporumuzu en iyi yere taşımak bizlerin görevi olmalıdır. Yönetim kurulumuz ile birlikte tüm Payas Spor camiası başarıya odaklanmalıdır” dedi.
GÖREV DAĞILIMI VE TRANSFERLER
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Payas Spor’un yeni kulüp Başkanı Osman Tufan, “Önümüzdeki günlerde bazı prosüdürleri yerine getirerek oluşacak olan yeni yönetimi ve görev dağılımını sizlere açıklayacağız. Teknik Direktör konusunda da görüşmelerimiz sürüyor. Teknik Direktör sorunu çözdüğümüz taktirde hemen transfer çalışmalarına başlayacağız” dedi.

PAYAS ARITMA TESİSİ’NDE TEMİZLİK ÇALIŞMASI YAPILDI

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (HATSU), terfi istasyonlarında ve arıtma tesislerinde temizlik çalışmalarının devam ettiğini duyurdu.

Genel Müdürlük, terfi istasyonları ve arıtma tesislerinin periyodik bakım ve temizlik çalışmalarının başlatıldığını ve tıkalı olan bazı bölgelerin kombi aracı ile temizlendiğini açıkladı.

Payas ilçesinde bulunan atıksu arıtma tesisinin deşarj olduğu ve giriş noktalarının tıkanmak üzere olduğunu tespit eden HATSU ekipleri, kombi temizlik aracı ile tamamen temizleyerek ilerde karşılaşılacak sorunlara karşı önlem aldı.

Terfi istasyonlarında kullanılan motor sistemlerinin bakımlarının da yapıldığını belirten idare, Hatay’da bulunan altyapıya ait merkezlerin temizlik yapılmaya başlandığını mevsim gereği oluşacak sıkıntılara çözüm bulunduğunu duyurdu.

PALMİYE HASTANESİNDE HOŞGÖRÜ SOFRASI

0

Özel Palmiye hastanesi geleneksel hale getirdiği iftar davetlerine devam ediyor. İskenderun ve Arsz bölgesi muhtarları ile oda başkanları ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin ağırlandığı iftar sofrasında bir kez daha birlik ve beraberlik mesajı verildi.
Barış, sevgi ve hoşgörü kenti Hatay da sağlık alanında nitelikli, yüksek standartlı ve etik değerler ışığında güvenilir sağlık hizmeti sunan İskenderun özel palmiye hastanesin’de düzenlenen iftar yemeğine Muhtarlar ve Oda başkanları ile bazı sivil toplum kuruluşlarının başkanları katıldı. Alevi inanç önderi Şeyh Necati Gündüz’un kuranı kerim tilaveti ve iftar duası yaptığı iftar yemeği birlik ve beraberliklerin pekişmesi açısından önemli bir davet oldu.
Palmiye hastanesi yönetim kurulu başkanı Cemil Kirmit Başhekim Yılmaz Şahutoğlu yönetim kurulu üyeleri Serdar Kirmit ve Seval Kirmit Yazar,ın ve eşi Emir Selim Yazar’ın katıldığı yemekte iftar sonrası konuşan başhekim Dr Yılmaz Şahutoğlu İskenderun Arsuz Hatay’ın 15 ilçesine ve şehir dışından gelen hastalarımıza kaliteli sağlık hizmeti vermek için çaba harcadıklarını belirtti.
Özel Palmiye Hastanesi olarak nitelikli, yüksek standartlı ve etik değerler ışığında güvenilir sağlık hizmeti sunmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirtti. Bölge insanına verdikleri önemi her fırsatta dile getiren Şahutoğlu bu manada hastanede sürekli bilimsel ve teknolojik yatırımların yapıldığını ve bu yatırımların yapılmasında başta yönetim kurulu başkanı Cemil Kirmit olmak üzere yönetim kurulu üyelerinin ciddi destek verdiklerini belirterek kendilerine teşekkür etti.
Hastane kapasitesini ve çalışan sayısını % 500 artırarak bölge insanının sağlık standartlarını arttırmakla birlikte istihdam yarattıklarının altını çizen Şahutoğlu, birlik beraberliğimizin kardeşliğimizin daim olmasını diliyorum. Bu iftar daveti vesilesi ile hepinizin ramazanını tebrik ediyorum dedi.
Palmiye hastanesi yönetim kurulu başkanı Cemil Kirmit ise konuşmasında palmiye hastanesi olarak düzenledikleri iftar yemeğinde bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu kaydetti. Yüce Allah her sene bizleri bir araya getirmeyi nasip etsin birliğimiz daim olsun diyerek katılanlara teşekkür eden Cemil Kirmit Palmiye ailesi olarak misafirlerimizin ve halkımızın ramazan ayını tebrik ediyorum dedi.

Hatay’da 80 Kök Hint Keneviri Ele Geçirildi

0

Hatay’a bağlı Kırıkhan İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Saylak Mahallesi’nde gerçekleştirilen operasyonda 80 kök Hint keneviri ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, Saylak Mahallesi’nde bir alanda Hint keneviri ekildiği bilgisi alan jandarma ekipleri, operasyon düzenledi. Gerçekleştirilen operasyonda, kimliği belirsiz kişiye ait arazide 80 kök Hint kenevirine rastlandı. Ekildiği yerden tek tek sökülen kenevirler, jandarma ekiplerince yakılarak imha edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Dörtyol Mandarini Markalaşıyor

0


Hatay’ın Dörtyol ilçesinde yetiştirilen narenciye ürünlerini markalaştırmak için ‘Dörtyol Mandarini Markalaşıyor’ projesi başlatıldı.

Dörtyol Turunçgil Üreticileri Birliği tarafından hazırlanan Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı tarafından kabul edilen projeye ilişkin verilecek hibe sözleşmesi DOĞAKA Genel Sekreteri Onur Yıldız ve Dörtyol Turunçgil Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hacı İbrahim Seçer arasında imzalandı.

İmza töreninde konuşan Birlik Başkanı Hacı İbrahim Seçer, “Bölgemiz için önemli bir değer olan narenciyenin değerinde pazara sunulacak bir ürüne ve değere dönüştürülmesi çalışmaları için, birlik olarak başlatmış olduğumuz bu çalışmanın başarısı için, bölge halkının, narenciye üreticilerimizin, narenciye pazarında rol alan tüm kişi, kurum ve kuruluşların, kamu kurum ve kuruluşları temsilcilerinin, belediyelerimizin, sivil toplum kuruluşlarının kısacası tüm kesimlerin desteklerine ihtiyaç duyulmaktadır. Dörtyol’da üretilen turunçgil ürünlerinin pazarda hak ettiği değerden işlem görmesini sağlamaya yönelik önemli bir adım atıyoruz. Bu çalışmamızla coğrafi işaret almamız sonucunda, ürünlerinin pazarlanması için farklı kanalların kullanılması da söz konusu hale gelecektir. Bölgemiz üreticisinin, ürettiği ürünün en yüksek değeri alması için bu çalışmamız sonrasında da daha etkin ve etkili önlemlerin alınması için her türlü girişimi yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Projenin, bölgede tarıma yönelik kamu hizmetleri sunan Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü ortaklığı ile uygulanması yapılacak çalışmalar ile analizler için Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile işbirliği gerçekleştirilmesi planlandığı kaydedildi. –

Hatay merkezli 9 ilde Fetullahçı Terör Örgütü

0


Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) “üniversite imamları”na yönelik soruşturma kapsamında 13 kişi gözaltına alındı.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde, Mustafa Kemal Üniversitesinde (MKÜ) örgütün öğrenci yapılanmasından sorumlu “üniversite imamları”na yönelik, Hatay Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince çalışma başlatıldı.

Hatay’ın yanı sıra Elazığ, Sakarya, Gaziantep, Adıyaman, Ankara, Malatya, İstanbul ve Kahramanmaraş’ta belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Ekipler, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile örgütün kapatılan şirketinde çalışanlar ve meslekten ihraç edilen öğretmenler ile muvazzaf askerlerin de aralarında bulunduğu 13 kişiyi gözaltına aldı.

Operasyon kapsamında aranan diğer 8 şüpheliden 6’sının yakalanması için çalışmaların sürdüğü ve 2’sinin ise 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yurt dışına kaçtığının belirlendiği öğrenildi.

3 Yaşında Topla Tanıştı, 9 Yaşında Fenerbahçe Altyapısına Çağrıldı

0


Hatay’ın Dörtyol ilçesinde futbola olan yeteneği ile dikkatleri üzerine çeken 9 yaşındaki Orçun Enes Tok, Fenerbahçe altyapısına seçilerek Dereağzı Tesisleri’ne çağrıldı.
10 Haziran 2017 Cumartesi 11:02
3 Yaşında Topla Tanıştı, 9 Yaşında Fenerbahçe Altyapısına Çağrıldı
Hatay’ın Dörtyol ilçesinde futbola olan yeteneği ile dikkatleri üzerine çeken 9 yaşındaki Orçun Enes Tok, Fenerbahçe altyapısına seçilerek Dereağzı Tesisleri’ne çağrıldı.

Üzerinde Fenerbahçe forması, ayağında kramponu ile ‘Hayalim, çok sevdiğim Fenerbahçe takımının yıldız futbolcularından biri olmak’ diyen Orçun Enes Tok, “Futbolu ve Fenerbahçe’yi çok seviyorum. Fenerbahçe’nin yıldız futbolcularından biri olarak bu takımda futbol oynamak istiyorum. Fenerbahçe altyapısına seçildiğim için çok mutluyum. Futbolcu olup parası olmayanlara ev almak istiyorum” ifadelerini kullandı.

Tok’un futbola olan yeteneğini keşfeden antrenörü Aydın Fatih Kahveci de, “Orçun Enes doğuştan yeteneği olan bir çocuk. Bu güne kadar da futbola olan yeteneğini spor okullarında aldığı eğitim ve altyapısıyla her geçen gün arttırarak ortaya koymakta. Yaklaşık 2.5 yıldır birlikte çalışıyoruz. Geçtiğimiz Şubat ayında yarı yıl tatilinde Antalya’da yapılan, ülke genelinden yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı 4 gün süren bir kampa gönderdik. Oradaki günlük maç ve antrenmanlarda yaptığı hareketlerle dikkati üzerine çekerek sivrilen, en göze çarpan, en yetenekli futbolcular arasına girerek Fenerbahçe altyapısına seçildi. Fenerbahçe Dereağzı Tesisleri’nde kulüp yöneticileri, tüm alt ve üst takımların antrenör hocalarının da izleyeceği kampa katılacak olan Orçun Enes, kendisi gibi minik yıldız sporcularla sahada görücüye çıkacak” diye konuştu.

Yıldız futbolcu adayı Orçun Enes, antrenman sahasında yaz kış demeden topla çalışmalarına devam ediyor.

Erzin’de, Yetimlere İftar Yemeği Verildi

0


Hatay’ın Erzin ilçesinde Erzinli ve Suriyeli yetim, öksüz çocuklar iftar yemeğinde bir araya geldi.

Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlediği programda Erzinli ve Suriyeli yetim ve öksüz çocuklara yönelik iftar yemeği verildi.

İftar programının ardından yetim ve öksüz çocuklara kıyafet yardımında bulunuldu.

Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü İdris Kamalak, Yetim ve öksüzleri her zaman sofralarında ağırlayacaklarını belirterek, “Bugün burada yetim ve öksüz hamisi, yetim ve öksüz dostu olan İslam milletinin ve genel manada mazlumların acıları konusunda hassasiyeti olan siz değerli kardeşlerimizle bir araya geldik. Yetim ve öksüz gerçeğini gördükçe, yetimi öksüzü korumanın iki cihan saadeti olduğunu öğrendikçe yetimlere karşı sorumluluklarımızı daha iyi kavrayacağımızı ve daha fazla yetime hami olmak için can atacağımızı düşünüyorum” dedi.

İftar programına, Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü İdris Kamalak, İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdoğan Asarkaya ve Erzin Kent Konseyi Başkanı Mustafa Vural katıldı.

HBB’DEN ÇEVRE SAĞLIĞININ ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKEN ETKİNLİK

0

HBB Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi başkanlığı tarafından düzenlenen

“Sanayinin Kirliliği ve Termik Santrallerin İnsan Sağlığına Etkileri”
konulu toplantı 9 Haziran Cuma günü İskenderun’da gerçekleştirildi.

Her yıl 5-11 Haziran tarihleri arasında kutlanan ” Çevre Haftası” HBB İskenderun Hizmet Binası
Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya, MKÜ Ziraat Fakültesi Biyosistem
Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof.Dr. Berkant Ödemiş, İskenderun Teknik Üniversitesi(İSTE)DenizBilimleri veTeknolojisi Fakültesi Öğretim üyesi Prof.Dr. Şükran Çakır Arıca, İskenderunÇevre Koruma Dernek Başkanı Nermin Kara Yıldırım ile HBB Çevre Koruma veKontrol Dairesi Başkanı Ahmet Dolğun konuşmacı olarak katıldılar.
Katılımcıların ilgi ve beğeniyle izlediği toplantıda ilk konuşmayı yapanİskenderun Çevre Koruma Derneği Başkanı Nermin Yıldırım Kara; temiz birçevrede yaşamanın insanların anayasal hakkı olduğunu belirterek “Havakirliliğini yaratan etkenlerin ortadan kaldırılması devletin temelödevlerinden biridir.Astım bronşit damar ve akciğer rahatsızlığı gibi birçok hastalığa davetiye çıkartan hava kirliliğinin en büyük nedenlerinden biritermik santrallerdir.Dünya Sağlık Örgütü’nün de dikkat çektiği “Sağlık Etki Değerlendirme Yönetmeliğinin” çıkarılması konusunda DoğuAkdeniz Çevre örgütleri tüm sağlık örgütleri ve STK’larla işbirliğiyapacağız.Rüzgâr ve güneşten yararlanalım ve eko sistemin yok olmasına izinvermeyelim” diye konuştu.

Ahmet Dolğun ise çevre bilincini vesorunlarını toplumun geniş kesimlerine anlatmak istediklerini ifade ederekyaptıkları çalışmalar faaliyetler ve projeler hakkında bilgi verdi. Çevrekonusunun insan sağlığını yakından ilgilendirdiğine dikkat çeken Dolğun”Yaşanacak bir çevreyi gelecek nesillere taşımak başlıca görevimizolmalıdır” dedi.

Hava kirliliğinin en büyük nedeninin “kömür” olduğunu ileri süren Prof.Dr.Berkant Ödemiş,”Düşük maliyetlerle çıkarılması ve yüksek getirisi nedeniyle tercih edilen kömür; atmosfere karbondioksityüklemektedir.Bilinçsiz tüketim ve sanayi tesislerinin denetimsizliğinedeniyle dünyamızı kömür karası gibi kararttılar. Doğayı kurtarmanın tekyolu yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmektir” dedi.
Toplantının son konuşmacısı Prof.Dr.Şükran Çakır Arıca “Beslenme veEkoloji” konularında açıklamalarda bulundu. Arıca konuşmasında,” Doğadaki değişimler besin değerlerimizi düşürüyor ve sağlığımızıdoğrudan etkiliyor.Yediğimiz besinler fiziksel,kimyasal ve biyolojiketmenlerin etkisiyle kirlenerek güvenilirliğini kaybetmektedir. Bir insanın temel amacı sosyal ve ekonomik faaliyetleri aksatmadan uzun süre sağlıklı ve anlamlı yaşamaktır” ifadelerine yer verdi.
Katılımcılar toplantı sonrasında İskenderun Balıkçı Barınağı temizlik etkinliğini gerçekleştirdiler.

OKULLARDA YIL SONU KARNE HEYECANI

0

n sona ermesi dolayısı ile Kaymakam Abdulaziz AYDIN, Belediye Başkanı Adnan VURUCU ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Bekir ŞAHAN’ın katılımıyla Belen Anadolu Lisesinde karne dağıtım töreni gerçekleştirildi.

Kaymakam AbdulazizAYDIN,karne dağıtım programında öğrencilere hitaben yaptığı konuşmasında; Öğrenciliğin insan hayatındaki en güzel zaman dilimlerinden biri olduğunu, gelecek için karar verilmesi gereken en uygun zamanda olduklarını belirterek planlı, programlı ve istikrarlı bir çalışmayla gelecek güzel günlerin kendilerini beklediğini belirttiler. Hayatın baharında, heyecan dolu bir yaşta olduklarını, gelecek hakkında karar verirken ailelerinin de görüşü doğrultusunda hareket edilmesinin önemini dile getirerek öğrencilere başarı ve iyi tatil dileklerini ifade etti.

At Sırtında Deniz Keyfi

0

Hatay’ın bunaltıcı sıcağında sporcularla birlikte denize giren atlar renkli görüntüler oluşturdu.

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte kentte hava sıcaklığı 35 dereceyi aştı. Payas ilçesinde atlı okçuluk sporcularının idmanları ise sahillere taştı. Genç sporcular, Güneş, Turan, Mirzat ve Ateş isimli atlarının sırtında denizin tadını çıkarttı. Denizden çıkıp dört nala koşan atlar zaman zaman kum banyosu da yaptı.

Denizin atlara keyif vermesinin yanı sıra yaralarına da iyi geldiğini belirten sporcular, zamanın nasıl geçtiğini anlamadıklarını, bu uygulamayı haftada bir defa yaptıklarını, at binmek isteyen vatandaşlara ise bir spor kulübü bünyesindeki pistte eğitim verdiklerini söyledi.

FİLM;Vampir Cehennemi: İstila

0

Vizyon tarihi 9 Haziran 2017 (1s 25dk)
Yönetmen Dan Berk, Robert Olsen
Oyuncular: Connor Paolo, Nick Damici, Laura Abramsen devamı
Tür Korku, Gerilim
Ülke ABD
Özet ve Detaylar
Korku-aksiyon türü film, Martin’in hikayesini anlatıyor. Yeni Cennet adlı kurtarılmış bölgedeki evi yok edilen Martin Amerika’nın bataklıklarında yalnız başına kalmıştır. Evini yok edenler ise yeniden canlandırılmış bir vampir kardeşliği ve liderleridir. Martin’in hayatta kalabilmek için güvenebileceği tek şey akıl hocası ve efsanevi vampir avcısı Mister’ın uzak hatırasıdır. Martin, tek başına intikam peşine düşer. Bunun için Mister’ı bulması gerekecektir…
Post apokaliptik bir vampir hikayesi… İlk filme beni çeken bu anahtar kelimeler olmuştu. Küçük bütçesine ve bir sürü filmle girdiği etkileşime rağmen kendi ayakları üzerinde durabilen ilk film benim için tam bir sürpriz olmuştu.

Vampir Cehennemi filmlerini başka pek çok filme benzetebiliriz. Çorak dünyada geçen bir yol serüveni olması sebebiyle Yol (The Road), vampirlere/mutantlara karşı verilen mücadele ile The Omega Man ya da Ben Efsaneyim (I Am Legend), zoraki birliktelikten kurulan bir aileyi anlatmasıyla 28 Gün Sonra (28 Days Later), adam ve çırağının öyküsü yüzünden Tanrının Kitabı (The Book of Eli) ve en çok da bu filmlerin hepsinden referanslarla dolu olan Zombieland. Vampir Cehennemi’nin ilhamları saymakla bitmez. Neyse ki bunlar aşırılmış fikirler olmaktan uzak, ana yemeğe lezzet veren soslar gibiler.

KİTAP;Kendi Gecesinde

0

İnci Aral
Kırmızı Kedi Yayınevi
Kategoriler
Edebiyat / Türk Edebiyatı
Edebiyat / Roman
Kitabın Tanımı
“Dinle Kara; sana sahilimi, sahillerimi, hayaletlerimi anlatacağım. Bir Doğu şehrinin soğuk hastanesindeki gece nöbetlerini, dağ eteklerindeki pusulardan getirilen parçalanmış genç bedenleri, narin sevgilim Dilda’yı. Aşklarımı, aşksız kalmalarımı, bütün mahrem, muhteşem ya da sefil, yıkım ve umut dolu anlarımı ve zamanla nasıl kirlenip çürüyerek kötü birine dönüşmüş olduğumu.”
Aşkı ve düşüşü seçmiş ve uzak kalınmış bir anne, sevgi-nefret ekseninde dokunaklı bir baba oğul ilişkisi. Çocukluğun, ilk gençliğin ve cinselliğin arka bahçeleri.
Zoraki kaçakçı Hayali, Londra’daki sürgününde geçmişini sorgularken genç moda tasarımcısı Reyan’la tanışır. Bu iki yaralı ve zor insan rüzgârlı, gölgeli, ama incelikli bir aşka yelken açarlar. İnci Aral bu kez, tanımak istemediğimiz, yakınında, hatta belki içindeyken bile kolay kabul edemediğimiz dünyalara eğiliyor. Reddedilmiş ilişkilerin ve aşkın ayrımsız halinin kendi içinde ne kadar doğal ve derin olabileceğini gösteriyor. Önyargı, tutuculuk ve genel geçer ahlakın köşeye kıstırdığı insanların özel yaşam alanları ve gecelere sığınarak hayaletlere dönüşmelerini anlatıyor.

9 HAZİRAN TARİHTE BUGÜN

0

9 Haziran
Olaylar
53-Roma İmparatoru Neron üvey kızkardeşi İmparatoriçe Claudia Octavia ile evlendi.
62-Claudia Octavia zina suçlamasıyla sürgüne gönderildiği Pandateria adasında (şimdiki Ventotene) işkenceyle öldürüldü.
68-Roma İmparatoru Neron intihar etti.
1617-Sultan I. Ahmet tarafından İstanbul’da adıyla anılan meydanda 1609-1616 yılları arasında Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa’ya yaptırılan Sultanahmet Camii ibadete açıldı.
1660-Saint-Jean de Luz’da XIV. Louis ile Marie Therese evlendi.
1815-Viyana Kongresi sona erdi.
1921-İstiklal Savaşı’nda kullanılacak cephanenin İnebolu’dan karaya çıkartılmaya başlanması ve cepheye götürülmeye başlanması.
1928-Avustralyalı pilot Charles Kingsford-Smith, uçağıyla ilk kez Büyük Okyanus’u aştı.
1942-Anıtkabir için açılan yarışmada, Prof. Emin Onat ve Orhan Arda’nın projeleri birinci oldu.
1947-Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü’ne üye oldu.
1950-Adnan Menderes Demokrat Parti genel başkanlığına seçildi.
1955-Türk bayrağını yırtmaktan sanık 4 ABD’li yapılan yargılamada beraat etti.
1975-Kıbrıs’ta Türk Anayasası’nın kabulü. 230 oya karşılık 37.502 oyla kabul edilmesi.
1977-Türkiye’nin Vatikan Büyükelçisi Taha Carım, Roma’daki evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda öldü. Saldırıyı, “ASALA” adlı terör örgütü üstlendi.
1980-Altı ay içinde sekizinci kez devalüasyon yapıldı; Türk lirasının değeri yüzde 5,5-8,8 arasında düşürüldü.
1997-Malta Hava Yolları’na ait Valetta-İstanbul seferini yapan uçak, İsmail Beyazpınar ve Nusret Akmercan tarafından Köln’e kaçırıldı.
1999-Yugoslavya ve NATO, Kosova’da Sırp birliklerinin geri çekilmesi anlaşmasını imzaladı. NATO, hava saldırılarını durdurdu ve 20 Haziran´da resmen sona erdirdi.
Tarihte Bugün Doğanlar
1891-Cole Porter, ABD’li besteci ve söz yazarı (ö. 1964)
1908-Simone de Beauvoir, Fransız yazar (ö. 1986)
1915-Les Paul, ABD’li müzisyen
1916-Edward Heath, İngiliz başbakan (ö. 2005)
1916-Jurij Brezan, Alman yazar (ö. 2006)
1917-Eric Hobsbawm, İngiliz tarihçi, yazar
1946-James Kelman, İskoç yazar
1952-Bülent Ersoy, Türk musıkî sanatçısı
1963-Johnny Depp, ABD’li Aktör, Senarist, Yönetmen, Yapımcı ve Müzisyen
1968-Niki Bakogianni, Yunan yüksek atlamacı
1976-Costas Elia, forvet mevkisinde görev yapan Kıbrıslı futbolcu
1978-Miroslav Klose, Alman futbolcu
1978-Matthew Bellamy, İngiliz vokalist
1978-Zeki Kayahan Coşkun, Türk radyocu
1981-Natalie Portman, İsrailli oyuncu
1982-Christina Stürmer, Avusturyalı şarkıcı
1982-Michael Fink, Alman Futbolcu
1983-Zoogen Voorgensen, Hollandalı antropolog
1984-Wesley Sneijder, Hollandalı futbolcu
Tarihte Bugün Ölenler
62-Claudia Octavia, Roma İmparatoriçesi (d. 39-40)
68-Neron, Roma İmparatoru (intihar) (d. 37)
630-Şahrbaraz, Sasani İmparatorluğu generali
1870-Charles Dickens, İngiliz yazar (d. 1812)
1926-Sanford B. Dole, Hawaili siyasetçi (d. 1844)
1958-Robert Donat, İngiliz aktör (d. 1905)
1972-Rudolf Belling, Alman heykeltraş (d. 1886)
1974-Miguel Angel Asturias, Guatemalalı yazar ve diplomat, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (d. 1899)
1994-Jan Tinbergen, Hollandalı iktisatçı, Nobel Ekonomi Ödülü sahibi (d. 1903)
1989-Reşid Behbudov, azerbaycanlı şarkıcı ve aktör (d. 14 aralık 1915)
Tatil ve Özel Günler
09 Haziran-Dünya Akreditasyon Günü

LÜTFÜ SAVAŞ’IN HATA YAPMA ÖZGÜRLÜĞÜ

0

Doğu Akdeniz’de, Suriye sınırına en yakın illerimizden biri olan Hatay; Türkiye’nin 81 ili içerisinde, İstanbul’dan sonraki en önemli ilimizdir. Bugün itibariyle Hatay’da en az 500 bin Suriyeli sığınmacı yaşıyor. Sığınmacılarla birlikte nüfusu 2 milyonu aşan Hatay’da yıllardır elektrik ve su sıkıntısı yaşanıyor. Hatay’da işsizlik artıyor!
Devletten teşvik ve destek göremeyen Hatay’da, yatırımcının önü açılamıyor. Hatay’da ekonomi ve ticaretin gelişmesinin önünde ciddi engeller var. Ekonomi kansız, esnaf can çekişiyor, istihdam artmıyor. Hatay Büyükşehir statüsüne kavuşsa da bir türlü büyüyemiyor. Siyaset ne konuşursa konuşsun, Hatay ekonomide, ticarette, tarımda, lojistik ve turizmde bir türlü gelişemiyor.
Ayrıca Hatay’ın en önemli konularından birincisi ekonomi ise, ikincisi huzurdur. Komşu ülke Suriye’deki bitmeyen ve ne zaman biteceği de belli olmayan terör olayları ve kaos yüzünden bölgede yaşananlar güvenlik zafiyeti yaratıyor. Halk endişeli, önünü göremiyor, geleceğini planlayamıyor!
Hatay Büyükşehir’in en önemli sorunlarından üçüncüsü ise, başta merkez ilçemiz Antakya olmak üzere, 14 ilçede de altyapı sorunudur. Hatay’ın yeniden yapılandırılması ve modern bir kente dönüştürülmesi önem arz ediyor. Bu üç konuyu halledemeyen Hatay, hiçbir zaman ‘modern kent’ görüntüsü veremez ve ‘marka kent’ hüviyetine kavuşamaz!

VAH HATAY VAH!

Güney sınırlarımız ateş hattında olsa da, Hatay; her dinden, her mezhepten insanların yaşadığı çok renkli bir yerdir. Suriye’de 6 yıldır yaşanan iç savaş ve kaos ortamı yüzünden birilerinin Hatay’da karışıklık ve kargaşa beklemesi beyhudedir. Hatay’da birden çok din ve mezhebe mensup insanların yaşaması Hatay için bir zafiyet değil, aksine zenginliktir. Çünkü Hatay, kadim medeniyetler, tarih, kültür, hoşgörü, barış ve kardeşlik kentidir.
Tabii ki Suriye meselesi başladığı zaman, özellikle psikolojik, sosyolojik ve daha sonra ekonomik birçok sıkıntı yaşanan Hataylılar, bu sıkıntıların büyük bir kısmını aşmayı bilmiştir. Ama ekonomik olarak Hatay’ın geldiği noktada lojistik sektörü ve turizm çökme noktasına gelmiştir. Buna paralel olarak da sanayi ürünlerini 13-14 ülkeye ihracat yapamaz hale gelmiştir.
Özellikle de yıllardır Yayladağı Sınır Kapısı’nın yolcu giriş ve çıkışına kapalı olması ve komşu ülke Suriye’ye turistik seyahatlerin sona ermesi nedeniyle Hatay’ın ekonomisine önemli katkı sağlayan günübirlik bavul ticareti de sıfırlanmıştır.
Hatay, Suriye savaşında çekilen sıkıntılara karşın devletten destek göremiyor. Hatay girişimcileri teşvik bekliyor. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Hatay’ı kurtaracak iki önemli formüle sahip çıkıyor: Bunların birincisi, Hatay’ın teşvik kapsamında 5’inci bölgeye geçmesidir. İkincisi ise EXPO’dur.
Ancak Hatay’ın teşvik bölgesi sorununu daha çok CHP Milletvekilleri dile getiriyor, iktidar partisinin milletvekilleri ise bu konuda pasif kalıyor. Hele EXPO konusunda AKP’li ilçe belediye başkanlarından hiç ses çıkmıyor. Cumhurbaşkanı ve Başbakan ise seçim zamanı Hataylılardan oy istiyor ama hükümet, Hataylıların teşvik talebini karşılamıyor. Devlet büyükleri EXPO 2021’e destek olmuyor!
Hatay’ın kalkınması konusunda Hükümet’in hata yapma özgürlüğü varsa Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı’nın da hata yapma özgürlüğü olmalıdır! AKP Hatay Milletvekillerinin, il-ilçe yöneticilerinin ve seçilmiş ilçe belediye başkanlarının, sırf CHP’den Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi diye Doç. Dr. Lütfü Savaş’ın Hatay’a dair projelerine, formüllerine destek olmamak gibi bir özgürlüğü olabilir mi? Hatay hepimizindir! Kim yaparsa yapsın, yapılan hatalar hayatımızın hayat parçalarını, hatta bazen hayatımızın en iyi parçalarını oluşturur.

LÜTFÜ SAVAŞ’IN SAVAŞI

Hatay’ın 15 ilçesi var! Bunlardan ikisi olan İskenderun ile Dörtyol gelir konusunda yüzde 80’e sahiptir. Yatırımların büyük kısmı bu iki ilçededir. Diğer 13 ilçe ise Hakkâri seviyesine gerilemektedir. Hataylılar, 7.637 Dolar civarında kişi başı milli gelire sahiptir. Oysaki Hatay’da 500 bin civarında Suriyeli sığınmacı var. Suriyeli nüfus şehir nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturuyor.
Ülkedeki 100 Suriyeliden 13’ü Hatay’dadır. Suriyeli nüfus nedeniyle Hataylıların kişi başına düşen geliri 1.515 dolar (yüzde 20) azalmıştır. Suriyeli nüfus dâhil edildiğinde kişi başına düşen milli gelir 7.637 dolardan 6.122 dolara gerilemektedir. Hatay, gelişmişlik sıralamasında ise 13 sıra geri düşmüştür. Ama istatistikler ne derse desin, her durumda başarıya giden yol vardır.
İşte Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Hatay’ın ekonomik olarak daha da aşağıya düşmemesi için tek başına savaşıyor. EXPO’ya talip olmasının sebebi de budur. EXPO yolculuğu çok ciddi bir yolculuktur. Hatay, EXPO yolculuğunu başardığı zaman sadece Türkiye’de değil, tüm Ortadoğu’ya da hitap edecek güzel bir organizasyon yapmış olur.
EXPO, Hatay’ın kültür birikimine, ticaret hacmine, ekonomisine, çiftçilerin daha modern tarım yapıp işleyerek dışarıya pazarlamasına ve birçok alanda katkı sağlayacaktır. Hatay, EXPO ile markalaşacaktır. EXPO sayesinde Hatay’a daha çok turist gelecektir. Hatay’ın, son yıllarda ortalama 150 bin olan turist sayısı 2021’e kadar 500 bine, daha sonrada 1 milyona çıkabilecektir.
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı lütfü Savaş, Hatay için iktidardan ne bekliyor? Hatay’ın acil bir şekilde 5’inci teşvik bölgesine geçirilmesini ve EXPO’ya destek bekliyor. Kim ya da kimler için istiyor? Şahsı, ailesi ya da yakın çevresi için değil, Hatay ve Hataylılar için istiyor.
Peki, Lütfü Savaş’ın hataları yok mudur? Elbette vardır! Ama hata yapmayan hiçbir şey keşfedemez, başaramaz. Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan Lütfü Savaş, başarısız sayılamaz! Aslında Lütfü Savaş’ın hataları, onu yukarıya taşıyacak merdivenin basamaklarıdır.
Bilinmelidir ki hatalar, tecrübesizlikle tecrübe arasındaki köprüdür. Hiç kimse merak etmesin! Lütfü Savaş, çıraklık ve kalfalık dönemini geçirmiş, artık ustalık dönemini yaşıyor! Elbette her insanın olduğu gibi, Lütfü Savaş’ın da hata yapma özgürlüğü vardır. Savaş, şimdilerde CHP’li olsa da, aslında o Hatay Büyükşehir’in özgür ve partiler üstü Belediye Başkanı’dır. Eğer hata yapma özgürlüğünü de kapsamıyorsa, özgür olmanın hiçbir anlamı yoktur.
Sonsöz: Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ı hatalı bulanlar ya da sevmeyenler hiç merak etmesinler! Conrad Hilton’un dediği gibi; “Başarılı insanlar ilerlemeye devam ederler. Hata yaparlar ama vazgeçmezler.”

Askerden ‘Uzman’ Olmaz mı?

0

HAVELSAN’ın“Modern Deniz Sistemleri – Harp Gemileri” başlıklı, “Dünya Askeri Dünya Teknolojiler Ansiklopedisi” elime geçti. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından “prestij” kitap olarak, hatırlı ziyaretçilere takdim ediliyor. Devasa boyutta, kuşe kâğıt, ciltli, 656 sayfalık cafcaflı bir yapıt yani. Kapakta ve iç kapakta “Yazar” görüntüsü verilen, daha sonraki sayfalarda ufacık harflerle “Editör”ünün Sami Atalan olduğu yazılı. Keşke en azından iç kapağa “Editör: Sami Atalan” yazdırtsaydı… İlk takıldığım yer bu oldu!
Editör yardımcıları Bahadır Tokgöz, Mahmut Bölükbaşı. Her üçü de M5 ve MSI gibi askeri alanda faaliyet gösteren dergilerin kurucusu, yöneticisi ve yazarı. İki editör yardımcısı ayrıca bir zamanlar Harp Akademileri bünyesindeki Stratejik Araştırmalar Enstitüsü mezunu ve barut kokusuna yabancı değiller. Ama Deniz Harp Silah ve Araçları terminolojisinde sıkıntı var!
Oldukça maliyetli ve gösterişli çalışmada asker parmağı, özellikle de deniz subaylığı yapmış birinin katkısı yok! Katkıda bulunanlardan biri akademisyen Esra PakinAlbayrakoğlu. Stratejik konularda çalışmışsa da harp silah ve araçları konusunda değil. Diğerleri gazeteci Nesli Ergün ve Özgür Ekşi. Her ikisi de ekibin üyeleri gibi savunma sektöründeki bir derginin emektarları.
Grafik tasarımcı da (Yasemin Şahin) var. “Acaba bir danışman var mıdır?” diye kitabı inceledim. Ne yazık ki yok! Bir “kamu” şirketi ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na bağlı HAVELSAN’ın“prestij” dokümanı özelliği taşıyan bir “eser”de bir asker katkısının bulunmayışını anlayabilmek mümkün değil. Varlık içinde yokluk çekilmiş!
Anlaşılan o ki editöre; “Para bizden, sen istediğin kişilerle çalış!” denmiş. Çalışmanın askeri terminolojiye, özellikle de önemli farklılıkları bulunan deniz harp silah ve araçları açısından uygun terminoloji kullanılıp kullanılmadığına bakılmayıp cafcaflı olması tercih edilmiş.
Özellikle Alman, Amerikan basımlı pek çok benzer kitaplara sahip olan birisiyim. Bu tür “özel” kitaplarda mutlaka işin ehli, yani bu harp silah ve araçları konusunda tecrübe sahibi (asker, denizci) meraklı yazarlar veya en azından danışmanlar yer alır.
Deniz Ataşe Birliği Başkanı (Doyeni) iken Almanya’da hediye edilen “DieSchiffe, FahrzeugeundFlugzeuge der deutschen Marine von 1956 bisheute” (Alman Bahriyesinin 1956’dan Günümüze Gemileri, Araçları ve Uçakları) başlıklı, piyasada satılan kitabın iki yazarı (GerhardKoop,SiegfriedBreyer) Alman Deniz Kuvvetlerinde harpler de dâhil görev almışlar.
Büyük boyutta, 280 sayfalık 6 ciltten oluşan ErichGröner’in “DiedeutschenKriegssciffe 1815-1945” başlıklı kitabındaki iki yardımcısı (DieterJung, Martin Maass) da deniz harp ve silahları üzerinde uzman. Gene de deniz subayları, deniz tarihi araştırmacıları ve tersanelerle dirsek temasında çalışılmış. Anlayacağınız çalışmada deniz tuzu tadı var!
Keza “SeaPower” (Deniz Gücü) Amerikalı Elmar B. Potter ve Amiral Chester W. Nimitz tarafından yazılmış 1.200 sayfalık, büyük boyutlu ama piyasada satılan harika bir eser.
Aslında kendi kütüphanemde bunlardan oldukça var. Sadece iki örnek verdim. Gelelim HAVELSAN’ınprestij kitabına: Amfibi Taarruz Gemileri bölümü altında her bir ülkenin bu tip gemisine bir sayfanın dörtte biri veya en fazla yarısı ayrılırken, İspanyol Juan Carlos I’e2 tam sayfa ayrılmış. Kitap 2015 basımlı, ama daha geçenlerde Türkiye bu tip gemi inşası için İspanya ile anlaşma imzaladı! Buna dikkat çekmemek mümkün mü?
Denizciler çalışmada yer alan “Gemisavar” yerine “satıhtan satha”, “mürettebat” yerine “personel” ifadesini kullanır. Dahası var ama bunları değiştirmekle bile kitap daha sevimli hale getirilebilirdi. Bu kitap neticede Deniz Harp ve Silahları hakkında araştırma yapacak Türk araştırmacılara kaynak olacak.
Son Söz: Kitapta emeği geçenlere teşekkürler. Eleştirim HAVELSAN ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na! Ekibe nasıl olur da en azından “Danışman” sıfatıyla bu işleri bilen bir deniz subayı yerleştirilmez?Milletin sırtından oldukça maliyetli bir çalışma var ama “Varlık içinde yokluk!” çekilmiş.Sizce “Asker bu işten anlamaz mı?” Ya İspanyol Juan Carlos’un reklamı?

Antakya Arsuz 94 Km Değil 40 Km

0

Hatay Gönüllüleri Konseyi Başkanı Tahir DÖNMEZER’den çarpıcı açıklama geldi.

Başkan DÖNMEZER Antakya Arsuz yoluna farklı bir çerçeveden bakarak yeni ve ekonomik bir yolun hasıl olduğuna dikkat çekerek açıklamalarda bulundu.
DÖNMEZER ; Antakya’da yaşayan ve yaz sezonunu Arsuz’da geçiren aile sayısı 5000’in üzerindedir. Aşiyan Sitesi, Sarıgül Sitesi, Arın Evler, Orkinos, Bahar Kent,Derya,Kardelen Sitesi gibi pek çok sitenin p’i Defne,Samandağ ve Antakyalı ailelerden oluşmaktadır.
Arsuz’un kış sezonunda 5.000 civarında olan merkez nüfusu, yazın yaklaşık 10 kat artarak 50.000’nin üzerine çıkar ve bu rakamın yarısından daha fazlasını Antakya ve çevre ilçelerde yaşayan halk oluşturur. Bu halkın yaz sezonunun başlamasıyla birlikte Arsuz’a taşınma süreci başlar ve tatil için çıkılmış; fakat eziyete dönüşmüş bir yol ile karşılaşırlar. Ulaşım, Antakya-Iskenderun, Iskenderun-Arsuz arasındaki meşakatli 94 km yi aşan yol ile sağlanabilmektedir. Bu uzun yoldan ötürü; birçok insanın gündüz işinin başında akşamları ya da hafta sonları yazlığında ailesi ile birlikte olmak istemesi sonucu bu yolu ya her gün gidip gelmek zorunda kalmasına ya da ailesi ile haftada sadece 1 -2 gün eziyetli bir tatil geçirmesine neden olmaktadır.

Antakya-Arsuz ulaşımı haftada en az bir kere gerçekleştiren 20.000 üzerinde insan bulunmaktadır. Bunların her birinin 4’er kişilik bir aile olduğu varsayılırsa 5.000 özel araç ile Antakya- Arsuz arasında ulaşım yapıldığı anlamına gelmektedir. (Ayrıca Arsuz-Antakya ulaşımını sağlayan düzenli-tarifeli araç bulunmamaktadır)….Bir çok aile ikinci bir araç ihtiyacı hissederek masraf iki katına çıkabilmektedir.
Buna bağlı olarak, bu 5.000 özel aracın sezonda sadece 8 defa gidip-gelmesi 40.000 sefer anlamına gelmekte bu da ortalama 100 km de 6 litre yakıt olarak hesap edilse bile gidış-geliş için 12-13 litre yakıt harcanması demektir. Bu da Hatay’lıya büyük bir mali külfet getirmektedir. Ortalama 1 İt. yakıt fiyatının 5.0 Tl olduğunu düşünürsek bir araç için toplamda 65.00 Tl lik yakıt masrafı ortaya çıkmaktadır. Bu da 5.000 araç için iki buçuk milyon TL.lik yakıt masrafı demektir ve tatil yapmayı düşünen Antakya’lılar ve ülkemiz için çok ciddi bir ekonomik kayıptır.
Bu zorunluluk zaman ve ekonomik kaybına neden olmaktadır…
Oysa krokide belirtilen güzergâh takip edilir ise ulaşım mesafesi 45 km düşecek buda yakıt masrafını 2,5 kat azaltacak ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır Arsuz ve çevre yerleşim yerlerinin daha çok turizme kazandırılması sağlanacaktır.
Antakya-Arsuz arası bu yolun 15 km si yeni taşınan radar bölgesine kadar düzenlenip asfaltlanmıştır. Geriye kalan 20-25 km lik yolun asfaltlanması ile bir yılda kendi kendini amorti eden bir yol niteliğine kavuşacak ayrıca zaman ve ekonomiden de ciddi anlamda tasarruf sağlanacaktır.
En basite indirgenmiş bu hesap ile ortaya çıkan tablonun Hatay turizmine sağlayacağı katkı göz önüne alındığında bu yolun zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.
Hatay turizmine katkıları, günübirlik olarak yapılacak sehatlerin önemli ölçüde artacağına güzergah üzerinde bulunan köylerde istihdam sağlayacağına ve yöresel ürünlere olan talebin artması ile bölgedeki tarımsal faaliyetlerin artacağına yöre halkının çeşitlendirilmiş kaynaklarla geçimini sağlama ve gelişme girişiminde bulunacağına, Amanoslarda ortaya çıkan güvenlik (orman yangınları, kaçakçılık, orman içine ekilecek kenevir ve terör vb.) sorununun çözüleceğine yayla turizmine ve yayla turizminin gelişmesine katkı sağlayacağına hiç kuşku yoktur.Bu kadar yararı olan bir yolun bir an önce hayata geçirilmesi tüm Hatay halkı için oldukça olumlu sonuçlar doğuracaktır.
Bu yola karşı çıkabilecek bazı güruhlar yolların medeniyet getirebileceğini ve buna bağlı olarak doğaya katkı sağlayabileceğinide düşenebilmelilerdir.
Buna paralel olarak Samandağ Çevlik Arsuz yol güzergahı 30 yıldır yılan hikayesine dönmüştür.Bu yolun yapım çalışmaları biran önce sonuçlandırılmalıdır.

Zeytinlik Sahalarını Ranta Açmaktan Vazgeçecek misiniz?

0

TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, Altınözü ilçesinin sorunlarını gündeme getirerek Altınözü için son derece önemli olan Enek tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesinin ne zaman faaliyete geçeceğini sordu. Altınözü’nde yürütülen tarımsal faaliyetlere ve ilçenin temel gelir kaynaklarına değinen Topal, “Altınözü Altınkaya Göleti ve Sulaması Projesi ne zaman tamamlanacaktır?” dedi. İlçenin en önemli gelir kaynağının zeytincilik olduğunu vurgulayan Topal, iktidarın zeytinlik sahaları ranta açacak yasal düzenleme çabasını eleştirerek “Zeytinlik sahalarını ranta açmaktan vazgeçecek misiniz?” dedi.
Topal’ın TBMM Genel kurulunda yaptığı konuşma tutanaklara şöyle yansıdı;
.
Hatay Altınözü ilçemizin nüfusunun yüzde 90’ı tarımsal faaliyetlerle uğraşmaktadır. Halkın en önemli gelir kaynakları zeytin, buğday ve tütün ürünlerine dayanmaktadır. Gelir seviyesi düşük bir bölgemizdir ve Enek’te planlanan tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesi hem bölge hem de ilçemiz ekonomisinin kalkınması için son derece önemlidir. Ne zaman faaliyete geçecektir?
Altınözü’nde 301.160 dekarlık alan tarım yapmaya müsaittir ve 30.430 dekarlık kısmı sulanabilmektedir. Altınözü Altınkaya Göleti ve Sulaması Projesi ne zaman tamamlanacaktır?
Altınözü’ndeki tarım alanlarının yüzde 52’sini zeytinlikler oluşturuyor. Türkiye’deki zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 15’i doğu Akdeniz çanağında yapılıyor. Hatay’daki zeytin varlığının yüzde 30’u Altınözü’nde. Zeytinlik sahalarını ranta açmaktan vazgeçecek misiniz?