Vilayetler Hizmet Birliği Anaokulu öğrencileri, “100 Metrekare Dünyanın En Büyük Ebru Çalışması”nı gerçekleştirerek Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye hazırlanıyor.
Prime Mall Avm’nin Açık Otopark’ın gerçekleşen çalışmaya Defne Belediye Başkanı Op.Dr İbrahim Yaman’da katıldı.
Vilayetler Hizmet Birliği Anaokulu Müdürü Şevki Fakıoğlu önderliğinde, 20 Öğretmen ve 400 öğrencinin gerçekleştirdiği Ebru Çalışması hayranlık uyandırdı.
Guinnes Rekorlar Kitabına girmeye hazırlanılan çalışma, 4-5 yaş öğrencilerin minik elleriyle noter huzurunda gerçekleşti.
“100 Metrekare Dünyanın En Büyük Ebru Çalışmasının” Defne için büyük bir gurur olduğunu ifade eden Defne Belediye Başkanı Op.Dr. İbrahim Yaman; “Henüz Anaokul çağında ki minik öğrencilerimizin, böylesi sanatsal ve büyük çaba gerektiren bir çalışmanın emekçileri olmaları bizleri gururlandırdı. Kendisi de ebru sanatıyla ilgilenen Okul Müdürümüz, değerli öğretmenlerimiz ve 400 öğrencimizin hepsini ayrı ayrı kutluyoruz.” sözlerine yer verdi.
DEFNE’DE “MİNİK ELLER REKOR DENEMESİ”
Doğa Kolejinin Minik Yüreklerinden Örnek Davranış
İskenderun Doğa Koleji 4/A Sınıfı öğrencileri “Tohum Toprağa, İnsan İnsana Muhtaçtır.” Düşüncesinden yola çıkarak biriktirdikleri harçlıkları engelliler derneğine bağışladılar.
Minik yürekleriyle 2 ay boyunca biriktirdikleri harçlıkları engelli bireylerin ihtiyaçlarında kullanılması için bir kumbarada biriktiren öğrenciler bu kumbarayı Güleryüz Engelliler Derneği’ne bağışladılar.
İdealist ve duyarlı bir öğretmen olan 4/A Sınıf Öğretmeni Özlem HOROZ öğrencilerinin yardımlaşma ve dayanışma duygusunu geliştirmek, engelli bireylere dikkat çekmek için bu projeyi başlattıklarını söyledi. Ayrıca öğrencilerinin topluma duyarlı bir birey olmalarını istediğini ve bunun küçük yaşlarda kazandırıldığı takdirde bu kazanımın daha kalıcı olacağını belirtti.
4/A Sınıfı Öğrencileri tüm yürekleriyle harçlıklarını yaz boyu biriktirmeye devam edeceklerini bu şekilde onlara destek vermekten dolayı çok mutlu olduklarını söylediler.
İKEM ULUSLARARASI ÇOCUK RESİMLERİ YARIŞMASINDA ÖDÜLLER KAZANDI
29. su düzenlenen Mizyal Art Sanat Müzesinin düzenlediği Çocuk Resimleri Yarışmasında İKEM öğrencileri ödül kazandı. Ahmetcan KARADAŞ 7/B (gümüş madalya),Duru TODURGA 2/A (bronz madalya), Nisanur KURNAZ 6/B (bronz madalya), Narin ÇAKMAK 2/B ( sergilenmeye değer), Mustafa TÜRKMEN 7/B (juri özel ödülü), Begüm GÜMÜŞ 7/A (gümüş madalya), Beste PEKMEZCİ 7/C (bronz madalya), Beste PEKMEZCİ 7/C (sergilenmeye değer) ödüllerine layık görüldüler.
İKEM Koleji Görsel Sanatlar Öğretmeni Ayten DİNGİL; “Sanatın her dalıyla ilgilenmeye çalışan bir kurumuz. Öğrencilerimizin hayal güçlerini kullanarak ortaya çıkardıkları resimlerin ödülle sonuçlandığını görmek gurur verici… Hepsiyle gurur duyuyorum” dedi.
TÜLEK VE KONACIK MAHALLERİNİN SU İHTİYACI KARŞILANIYOR
Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü(HATSU), tahrip olan içmesuyu şebekelerini yenileme ve içmesuyu sorunu olan bölgelerde çözüm arayışını sürdürüyor.
Yaşam kaynağı olan içmesuyunu Hataylı vatandaşlar için daha sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde iletilmesi amacıyla her geçen gün farklı bir bölgede hizmet atağı sürdüren Genel Müdürlük, dağlık kesimlerde yağışlar sonrasında tahrip olan içmesuyu hatlarında yenileme çalışmalarını sürdürüyor.
Arsuz ilçesine bağlı Tülek ve Konacık mahallelerinin yüksek kesimlerinde bulunan içmesuyu hatlarında oluşan tahribatı gidermek ve bölge sakinlerinin su ihtiyacını karşılamak için harekete geçen HATSU, Arabın Gölü mevkiinde bulunan içmesuyu kaynağının birikmesi için set çalışması yapıldığını ve 260’lık çelik borular ile 50 metre yeni hat döşeneceğini aktardı.
FİLM;Anayurt Oteli
Vizyon tarihi 23 Ekim 1987 (1s 41dk)
Yönetmen Ömer Kavur
Oyuncular: Macit Koper, Şahika Tekand, Serra Yılmaz devamı
Tür Polisiye, Dram
Ülke Türkiye
Özet ve Detaylar
Zebercet, ismini ilginçliğinin aksine, eski bir otelde müdürlük yapan sıradan bir adamdır. Görünürde hiçbir sorunu olmayan bu adamın içinde fırtınalar kopuyordur aslında. Her gün kendisiyle ve hayatla savaşır gizliden gizliye. Takıntılar edinmiştir bu yüzden Zebercet. Bu takıntıların en büyüğü ise yoldadır. Bir gün otelin kapısından giren güzel bir kadın, Zebercet’in en büyük tutkusu, en büyük saplantısı olur. Kadın otelden ayrılır ve bir hafta sonra tekrar geleceğini söyler. Bir hafta boyunca bekler adam, kadının kaldığı odaya müşteri almaz, titizlikle düzenler. Kadının ağzından çıkan birkaç kelime kafasının içinde dönüp durur. Geleceği gün heyecanla bekleyen Zebercet düş kırıklığına uğrar, kadın gelmemiştir.
Sinemamızın en önemli yapıtlarından biri olan Anayurt Oteli, Yusuf Atılgan’ın aynı isimli yapıtından Ömer Kavur tarafından sinemaya uyarlanmıştır.
KİTAP;Körlük
1998 Nobel Edebiyat Ödülü
Ensaio Sobre a Cegueira
Jose Saramago
Kırmızı Kedi Yayınevi
Kategoriler
Edebiyat / Roman
Katkıda Bulunanlar
Çevirmen Işık Ergüden
Kitabın Tanımı
Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, arabasının direksiyonunda trafik ışığının yeşile dönmesini bekleyen bir adam ansızın kör olur. Ancak karanlıklara değil, bembeyaz bir boşluğa gömülür. Arkasından, körlük salgını bütün kente, hatta bütün ülkeye yayılır. Ne yönetim kalır ülkede, ne de düzen; bütün körler karantinaya alınır. Hayal bile edilemeyecek bir kaos, pislik, açlık ve zorbalık hüküm sürmektedir artık. Yaşam durmuştur, insanların tek çabası, ne pahasına olursa olsun hayatta kalmaktır. Roman, kentteki akıl hastanesinde karantinaya alınan, oradan kurtulunca da birbirinden ayrılmayan, biri çocuk yedi kişiye odaklanır. Aralarında, bütün kentte gözleri gören tek kişi olan ve gruptakilere rehberlik eden bir kadın da vardır. Bu yedi kişi, cehenneme dönen bu kentte, hayatta kalabilmek için inanılmaz bir mücadele verir. Saramago’nun müthiş bir gözlem gücüyle betimlediği bu kaotik dünya, insanın karanlık yüzünün simgesi.
Körlük, ürkütücü bir roman, beklenmedik bir felaketi yaşayan bir toplumun nasıl çöktüğünün, nasıl bencilleştiğinin ve değer yargılarını yitirdiğinin hikayesi.
Konusunun ürkütücülüğüne rağmen olağanüstü bir şiirsellikle anlatılmış bu unutulmaz roman, usta yazarın belki de en etkileyici yapıtı.
Orucun Psikolojik ve Biyolojik İyileştirici Etkileri
Orucun Tamamen Sakınılması ya da Mutlaka Tutulması mı Gerekir ?
İnsan biyo-psiko-sosyal bir varlık olduğuna göre, yaşadıklarından etkilenme ve etrafını etkileme biçimi de bu çok yönlü yapısına uygun olacaktır.
Okan Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Hakan Atalay, ‘’Ramazan’da tutulan orucun insanın manevi yönü kadar ve bundan dolayı psikolojik ve biyolojik yönleri için de iyileştirici etkileri olabileceği açıktır, çünkü kendisini iyi hisseden, görevini yerine getirmiş olmanın huzurunu duyan kişinin sağlığının da belli ölçülerde düzelmesi beklenir’’ dedi.
Ancak, her olgunun olumlu ve olumsuz yönleri vardır, bu nedenle de olguları değerlendirirken en az iki açıdan bakmak yararlı olabilir. Örneğin, oruç ayı zarar verici biçimde kullanılan alkol, keyif verici maddeler, vb. alışkanlıklara ara verilmesi, böylece biyolojik yapının, psikolojinin, hatta çevreyle ilişkilerin düzelmesi için bir vesile olarak değerlendirilebilirken, aynı zamanda bu alışkanlıkların ortadan kalkmasının yarattığı yoksunluk belirtilerinin öne çıkmasıyla tam tersine huzursuz ve sağlıksız bir döneme dönüşebilir. Aynı şekilde, ilacını düzenli bir şekilde kullanırken hastalığı düzelme halinde olan depresyondaki bir hastanın oruç nedeniyle tedavisini aksatması, hastalığının depreşmesi için tetikleyici bir etken olabilir.
Dr. Hakan Atalay, ‘’İlke olarak orucun tamamen sakınılması ya da mutlaka tutulması gereken bir ibadet olarak değerlendirilmesi yerine, tıbbın “hastalık yoktur, hasta vardır” düşüncesine uygun olarak, hastanın durumuna göre karar verilmesi gerektiği söylenebilir’’ dedi.
Genel hatlarıyla bakılırsa, bazı psikiyatrik hastalıklar oruç ayında özel dikkat gerektirirler. Örneğin, başta değinildiği gibi, alkol ve çeşitli madde bağımlılıklarında oruç nedeniyle kullanıma ara verme ya da azaltılma nedeniyle yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır.
Okan Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Hakan Atalay, ‘’Şizofreni, iki-uçlu hastalık, depresyon, hatta kaygı bozuklukları gibi psikiyatrik hastalıkların çoğu uzun süreli ve düzenli ilaç kullanmayı gerektirirler. Bu dönemde ilaç kullanımının beslenme düzenine göre ayarlanması önerilir. Sözgelimi, gün içinde su alımının kısıtlanması nedeniyle kanda ortaya çıkan yoğunlaşma, bazı ilaçların kan düzeyinin artmasına ve beyin dahil, bazı organlarda zararlı etkilere neden olabilir’’ dedi.
Daha önemlisi, oruç ayında uyku düzeninin değişmesiyle birlikte insanın biyolojik ritminde de değişmelerin ortaya çıkması ve bu durumun da biyolojik ritimle doğrudan ilgili psikiyatrik hastalıklarda depreşme riskini artırmasıdır. Örneğin, iki-uçlu hastalık, uyku düzeni değişmelerinden doğrudan etkilenir ve değişen uyku-uyanıklık döngüsü yeni bir manik ya da depresif atağın gelişmesine zemin hazırlayabilir.
Kimi zaman da oruca bağlı ortaya çıkan metabolik değişiklikler psikiyatrik durumlarla karışabilir. Örneğin, açlığa bağlı olarak ortaya çıkan kan şekeri düzeyindeki değişiklikler, bedensel işaretlere karşı aşırı duyarlı bazı hastalarda kaygı (anksiyete) belirtileriyle karıştırılabilir ve panik hissine yol açabilirler.
Doç. Dr. Hakan Atalay, daha önce psikiyatrik hastalık geçirmiş olanların ve o sırada psikiyatrik tedavi altında olanların oruç döneminde doktorlarına danışarak oruç tutmanın olası sonuçlarını hekimle birlikte değerlendirmeleri, oruç tutma yönünde karar verdilerse, tedavilerini nasıl düzenleyeceklerini belirlemeleri ve gene muhtemel riskler konusunda bilgi almaları önerilebilir.
1 HAZİRAN TARİHTE BUGÜN
01 Haziran
Olaylar
987-Hugh Capet Fransa kralı seçildi.
1453-Ayasofya’da ilk cuma namazı Akşemseddin tarafından kıldırıldı.
1792-Kentucky, ABD’nin 15. eyaleti oldu.
1796-Tennessee, ABD’nin 16. eyaleti oldu.
1831-James Clark Ross, Kuzey Kutbunu keşfetti.
1855-Amerikalı maceraperest, paralı asker William Walker Nikaragua’yı ele geçirdi.
1869-Thomas Edison, elektrikli oy verme makinesinin patentini aldı.
1911-Türk Hava Kuvvetleri kuruldu. (Kıtaat-ı Fenniye ve Mevaki-i Müstahkame)
1920-Adolfo de la Huerta, Meksika devlet başkanı oldu.
1921-Dr.Şefik Hüsnü Değmer önderliğinde Osmanlı’nın ilk sosyalist mecmuası Aydınlık yayın hayatına başladı.
1952-Berlin ikiye bölündü.
1959-Nikaragua devriminin başlangıcı.
1963-Bursaspor futbol kulubü kuruldu.
1967-Bütün zamanların en iyi albümü kabul edilen The Beatles grubunun Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band adlı rock albümleri piyasaya sürüldü.
1973-Yunanistan hükümeti monarşiyi kaldırarak cumhuriyeti ilan etti.
1974-Nefes borusuna yabancı cisim kaçan hastaları boğulmaktan kurtaracak Heimlich manevrası’nın nasıl yapılacağı ilk defa Emergency Medicine (Acil Tıp) dergisinde yayımlandı.
1979-Rodezya’da 90 yıl sonra ilk kez siyahların çoğunlukta olduğu bir hükümet göreve geldi.
1980-CNN yayın hayatına başladı.
1985-Alan García, Peru devlet başkanı oldu.
1990-George H. W. Bush ve Mikhail Gorbachev, kimyasal silah üretimine son veren bir antlaşma imzaladılar.
1997-Hugo Banzer, Bolivya’da devlet başkanlığı seçimlerini kazandı.
2001-Bir Hamas intihar bombacısı Tel Aviv’deki bir diskoda 21 kişinin ölümüne yol açtı.
2003-Dünyanın en büyük hidroelektrik barajı olan Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki Üç Boğaz Barajı’nda su tutulmasına başlandı.
Doğanlar
1869-Ernest Fox Nichols, ABD’li eğitimci ve fizikçi (ö. 1924)
1926-Marilyn Monroe, ABD’li sinema oyucusu (ö. 1962)
1926-Andy Griffith, ABD’li sinema oyuncusu
1927-Moyra Caldecott, İngiliz yazar
1937-Morgan Freeman, ABD’li sinema oyuncusu
1947-Ron Dennis, McLaren Mercedes F1 Takımı patronu
1952-Şenol Güneş, Türk futbolcu ve teknik direktör
1957-Abdullah Çatlı, Bedrettin Cömert suikastı faili ve 7 TİP’li öğrencinin öldürüldüğü Bahçelievler Katliamı’nın planlayıcısı.
1973-Heidi Klum, Alman manken
1973-Alanis Morissette, Kanadalı, Grammy Ödülü sahibi müzisyen
1980-Oliver James, İngiltere doğumlu oyuncu
1980-Agasi Ağagüloğlu, Türk ve Azeri boksör.
1982-Justine Henin, Belçikalı, ünlü tenis oyuncusu
1983-Gökhan Türkmen, Türk pop sanatçısı
Ölenler
193-Roma İmparatoru Didius Julianus suikast sonucu öldürüldü.
1841-Nicolas Appert, Fransiz mucit.(d. 1749)
1868-James Buchanan, ABD’nin 15. başkanı (d. 1791)
1943-Leslie Howard, İngiliz aktör (d. 1893)
1962-Adolf Eichmann, Nazi subayı (idam edildi) (d. 1906)
1968-Helen Keller, ABD’li pedagog (d. 1880)
2008-Yves Saint Laurent, Fransız moda tasarımcısı (d. 1936)
“Hatay’a yazık oluyor”
Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği (HESOB) Başkanı Kadir Teksöz, algı operasyonları ile Hatay a zarar verildiğini iddia etti
“Hatay’a yazık ediyorsunuz” diyen onu ile ilgili görüşleri şöyle:
“Bir algı operasyonudur gidiyor. Dedikodu, balon haberler bir aydır devam ediyor. Yok, efendim BŞB Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, yok efendim Antakya Belediye Başkanımız Sayın İsmail Kimyeci, yok efendim filanca başkanlar görevden alınacak… Yok efendim şu tarihte alınacak, yok efendim alındı, yerine filanca atandı… Yapmayın beyler. Şehre zarar veriyorsunuz. Şehir bizim. Birlik, beraberlik zamanı. Hizmet zamanı. Kardeşlik zamanı. Zaman boşa geçiyor. Birini seversiniz sevmez-siniz, bu ayrı bir şey. Ama kimsenin moralini, motivasyonu bozmayın. Herkes işine gücüne baksın. Vallahi ayıp, billahi ayıp. Yahu devlet var, kanun var, nizam var. Kimin ne suçu varsa cezasını çeker. Ama şehrin motivasyonunu bozmayalım. Dün Gaziantep’teydim. Birliği, beraberliği gördüm. Vah Hatay vah dedim kendi kendime…”
Sanayici Feyruz Bağırsakçı gözyaşları içinde toprağa verildi
İskenderunlu sanayici Feyruz Bağırsakçı, ailesinin, yakınlarının, bazı siyasilerin, gazetecilerin, sevenlerinin ve dostlarının katıldığı cenaze merasimi sonrası gözyaşları arasında toprağa verildi. Hatırlanacağı üzere Sanayici Feyruz Bağırsakçı, 30 Mayıs 2017 sabah erken saatlerde, Adana’da tedavi gördüğü hastanede kalp ve solunum yetmezliği neticesi 66 yaşında yaşama veda etmişti. Feyruz Bağırsakçı’nın cenazesi ilk olarak Yenişehir Mahallesi 15. Sokak No:4 Gökay Apartmanı önüne getirildi. Burada okunan dualar sonrası merhumun cenazesi İskenderun Çankaya Mezarlığı namazgâhına getirildi. Namazgahta cenaze namazı gerçekleştirildi. Cenaze namazı sonrası sanayici Feyruz Bağırsakçı dualar ve gözyaşları eşliğinde Çankaya Mezarlığın ’da toprağa verildi.
Almanya’da Yüksek Matbaacılık eğitimi alan Feyruz Bağırsakçı, matbaacılık sektörünün yanı sıra Makine Montaj konusunda oldukça deneyimliydi. Sanayi üretim tezgahlarının ek aparatlarını üreten, ayrıca siparişle kendisine ulaşan bazı sanayi tezgahlarının üretimini de tasarlayarak gerçekleştiren Bağırsakçı alanında haklı bir üne sahipti. Bir dönem İskenderun ve Hatay’a büyük matbaa tesisleri kurmak ve işletmek yoluyla hizmet eden Bağırsakçı, ayrıca gazete, dergi basımı yoluyla da, bazı yayın organlarının günlük, haftalık ve aylık baskılarını gerçekleştirmişti.
İskenderun OSB’nin altyapısına ve gelişimine önemli katkılar sağladı
Feyruz Bağırsakçı, İskenderun Organize Sanayi’nde, 1996 -2003 yılları arası dönemin valilerinin başkanlığı sırasında, OSB başkan vekilliği görevini başarıyla sürdürmüştü. OSB Başkan Vekilliği sonrası, Adana’da büyük matbaa baskı tesisleriyle, oluklu mukavva tesisi kuran Feyruz Bağırsakçı, makine montaj dalındaki başarısı ve mucit aklıyla, konuyla ilintili sektörlerin her daim aranılan ismi olmuştu. Sok teknik ofset baskı makinaları ve matbaacılık sektöründeki gelişmeleri yakinen takip eden, çeşitli sektör fuarlarına katılan Feyruz Bağırsakçı, araştıran, monte ederek deneyen ve mevcudu geliştiren yapısıyla tanınan bir isimdi.
Feyruz Bağırsakçı kimdir?
(1951- 30 Mayıs 2017)
Feyruz Bağırsakçı 1951 İskenderun doğumludur. İlköğretimini İskenderun Mithat Paşa İlköğretim Okulu’nda tamamladıktan sonra Ankara Yükseliş Koleji’nde öğrenimine devam etti. Yükseliş Koleji sonrası Almanya Heidelberg Üniversitesi’nde Yüksek Matbaacılık öğrenimi gördü. Almanya dönüşü 1970’lı yıllarda İskenderun’da ticarete atıldı. İskenderun ve Hatay’ı 1980’li yıllardan itibaren matbaacılık özellikle yerel basınına, yayın, gazete ve dergi baskıları ve gelişmiş ofset teknikleriyle öncü oldu. Matbaacılık bilgisini geliştirerek, bazı sanayi tezgâhlarının ek aparatlarını ve siparişle gelen özel sanayi tezgâhlarını üretmeye başladı. Makine, montaj sanayisindeki başarısı kısa zamanda ün saldı. İskenderun Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) 1996 -2003 yılları arasında 8 yıl, dönemin valilerinin başkanlığına, başkan vekilliği yaptı ve özellikle OSB altyapısına ve gelişimine önemli katkılar sağladı. İskenderun – Ankara arasında köprü oldu. İskenderun’a katkı sağlayan bazı hizmetlere yerel ve genel hizmetlere aracı oldu. Eğitime katkı sundu. Çeşitli yardım organizasyonlarında yer alarak; bazı hayır organizasyonlarına destek verdi. OSB Başkan vekilliği sonrası, Adana’da büyük matbaa baskı tesisleri yanı sıra, oluklu mukavva tesisi kurdu.
Yüksek Matbaa teknoloji bilgisi nedeniyle, matbaacılık ve makine montaj sektöründe, her daim kendisinden fikir alınan, bilgi ve deneyimlerinden faydalanılan bir isimdi. Sanayici Feyruz Bağırsakçı, Arapça ve Almanca haricinde, orta derecede İngilizce biliyordu.
Feyruz Bağırsakçı, bir süredir Adana’daki özel bir hastanede kalp tedavisi görüyordu. 30 Mayıs 2017 Salı günü, sabah erken saatlerde kalp ve solunum yetmezliği neticesi vefat eden Feyruz Bağırsakçı evli ve ikisi kız, birisi erkek üç evlat sahibiydi.
Arsuz’da halka ayrıcalık tanıyan hizmetler
Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, ilçenin turizm cenneti olması yolunda önemli adımlar atmaya devam ediyor
Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, ilçedeki sahil ve plajlara değer katacak çalışmalarla halka yeni yaşam alanları yaratmak için büyük bir çaba ve gayret gösteriyor. Turizm ilçesi olan Arsuz’un deniz kenti özelliğini daha çok ön plana çıkaran ve halkı denizle buluşturan Arsuz Sahil Yürüyüş Yolu’nun ardından Karaağaç Sahili ve Arsuz Çayı olmak üzere iki farklı noktada daha başlayan yürüyüş yolu çalışmasını inceleyen Başkan Culha, ilçenin sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarmak için çalıştıklarını söyledi.
Karaağaç Mahallesi’nde Arsuz’un eski ‘Rhosus’ adıyla isimlendirilen ve projedeki tasarımının eşdeğeri olarak tamamlanma noktasına gelen iki adet sosyal tesisi birbirine bağlayacak olan sahil yürüyüş yolundaki çalışmalar hakkında yardımcısı Sedat Deveci ve Fen İşleri Müdürü Aşkın Yetimoğlu’ndan bilgiler alan Başkan Culha, sahil yürüyüş yolu ve tesislere bağlantı yolu asfalt çalışmalarının hızla sürdüğünü ifade etti.
Tüccarlar Sitesi’nden Yayla Kent’e kadar devam edecek sahil yürüyüş yolunun doğal plajı, spor ve çocuk oyun alanları, otoparkı, yeşil alanları ve soyunma kabinleri ile Karaağaç Mahallesi’ne yepyeni bir sahil şeridi oluşturacağını ifade eden Başkan Culha, vatandaşların deniz kenarında huzurla yürümesinin yanı sıra eşsiz deniz manzarasının ve gün batımı keyfinin ayrıcalığını yaşayacaklarını dile getirdi.
İlçenin ortasından geçen ve büyüleyen bir güzelliğe sahip olan Arsuz Çayı kenarında da start alan yürüyüş yolu çalışmalarının büyük önem taşıdığını söyleyen Arsuz Belediye Başkanı Culha, bu çalışmaların oturma bankları, ışıklandırması ile yepyeni bir görsel güzelliğe dönüşmesiyle Arsuz’un yeni bir imaja kavuşacağını söyledi.
MAVİ MARMARA ŞEHİTLERİ 7. YILINDA ANILIYOR
Hatay İHH Gönüllüleri adına yapılan ortak basın açıklamasında konuşan Hikmet Altunsöz, İsrail Askerleri tarafından Mavi Marmara Gemisinde 7 yıl önce saldırıya uğrayan şehitleri rahmetle andıklarını söyledi.
İskenderun İHH Vakfı önünde yapılan basın açıklamasında KONUŞAN Altunsöz, “Gazze Özgürlük Filosu Mavi Marmara’da buluşan tüm cesur, iyi yürekler adına 10 şehidimizi, yeryüzündeki zulme karşı direnen tüm gençleri ve çocukları, şu an dünyadaki tüm kriz bölgelerinde canı pahasına çalışan tüm insani yardım gönüllülerini bir kez daha selamlıyoruz. Bugün, Gazze’ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara Özgürlük Filosu’na yapılan hain saldırının 7. yılındayız. İsrail, maalesef Gazze’yi abluka altında tutmaya, Filistinli gençleri sokak ortasında öldürmeye, Müslüman liderleri hukuksuzca tutuklamaya, Mescid-i Aksa’yı taciz etmeye devam ediyor. Şimdi Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu göstermenin tam vaktidir Evet, İsrail zulmüne bütün dünya göz yummuşken şimdi yeniden sesimizi yükseltmenin, İsrail’in yaptığı zulümleri hatırlamanın ve hatırlatmanın vaktidir.Yedi yıl önce bugün 700’e yakın insan gemilere binip Gazze’ye gitmeyi hedeflemişti. İsrail’in saldırısı sonucunda 10 kardeşimiz şehit olmuştu ve bizler uluslararası sularda kaçırılıp hapsedilmiştik. Saldırı sonrası gelen tepkiler sonucunda Gazze iki yıl boyunca nefes alabilmişti. Mavi Marmara saldırısı sonrasında İsrail, Gazze’ye giren yardım kalemlerini artırmak zorunda kalmıştı. Bugün ise ne yazık ki, Mavi Marmara’nın Gazze adına elde ettiği kazanımlar unutturulmaya çalışılıyor. Halbuki Mavi Marmara Kudüs – Filistin mücadelesinin bir parçasıdır. Amacı ablukanın kalkmasıdır. Ablukanın kalkması için sorumluluğumuz devam etmektedir. İsrail’in amacına uygun tek çözüm ise “Mavi Marmara’yı tarihten silmek, üzerini örtmek, hafızalardan çıkarmak ve unutturmak”tır. Unutturmayacağız! Unutturmayacağız, çünkü Rabbimizin ayetleriyle övdüğü mübarek belde şu an Siyonistlerin zulmü altındadır. Bu sebeple Kudüs’ün özgürlüğü için mücadele eden Müslümanlar, aynı zamanda dünya Müslümanlarını temsilen orada mücadele ediyorlar. Bizim adımıza orada savaşıyorlar. Bilmeliyiz ki, Kudüs’ü işgalden, Gazze’yi ablukadan kurtarmak için çaba göstermek her İnsanın insani ve her Müslüman’ın İslami sorumluluğudur. Unutmayalım ki, Kudüs işgal altında durdukça, Mescidi Aksa ve Gazze’de Müslümanlar Siyonistlerin zulmüne maruz kaldıkça, bizler vebal altındayız. Bu sebeple orada mücadele veren Müslümanlara maddi ve manevi destek olmak bizler için bir borçtur, bizim görevimizdir. Bugün Mescid-i Aksa’ya ve Gazze’ye sahip çıkma günüdür. Bizler şuna inanıyoruz ki, Kudüs özgür olursa, ümmet özgür olacak. Kudüs esaretten kurtulursa ümmetin özgürlük kapısı açılacak. Kudüs’ün özgürlüğü demek Siyonist İsrail’in sonu demektir” dedi.
Defne İlçe Hastanesi Yapımının Takip Sözünü Aldım
TBMM Genel Kurulu’nda konuşan Hatay Milletvekili Serkan Topal, konuşmasına Meclis Başkanvekili Sayın Ayşenur Bahçekapılı’ya Hatay’dan getirdiği ipek bir şal hediye ederek başladı.
Topal, “Öncelikle, Sayın Başkan, beraberimde Hatay’dan Samandağ ve Defne’nin emek kokan, alın teri kokan ipeğini getirdim sizlere, yüce Meclis Başkanına hediye etmek istiyoruz bütün Samandağ, Defne, Hatay halkı adına” dedi. Başkan Ayşenur Bahçekapılı’da “Sayın Topal, bu arada, Samandağ ve Defne ilçelerimizi saygıyla selamlıyorum ve bunu dokuyan elleri selamla, sevgiyle kutluyorum. Teşekkür ederim” dedi.
Hatay’ın sorunlarını bu kürsüde defalarca dile getirdim diyen Topal “iktidar yetkilileri sorunları çözünceye kadar dile getirmeye devam edeceğim” dedi.
EXPO 2021’i Hatay’a kazandıran Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın savaş’a teşekkür eden milletvekili Topal, “Öncelikle, EXPO 2021’i Hatay’a kazandıran Doçent Doktor Sayın Lütfü Savaş’ı tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum. Bu konuda da Sayın Hükümet yetkililerinin desteklerini de bekliyoruz. Buradan da inşallah uzun vadede de desteklerini göreceğiz” dedi.
Şimdi, daha önce ben burada, bu kürsüde Suriye savaşının Hatay’a etkilerini, Türkiye’ye etkilerini defalarca dile getirdim. Hatta en çok etkilenenin Hatay olduğunu defalarca dile getirdim ama maalesef bu konuda başarılı olamadık.
Defne İlçesine devlet Hastanesi Sözü
“Şimdi ben size soruyorum: Suriye’de savaşı nasıl bitireceğiz, barışı nasıl sağlayacağız? Çok basit. Diyorum ki: Bütün partiler arasında bir komisyon kuralım ve mevcut Devlet Başkanı Beşar Esad’la bu konuyu görüşelim ve bir an önce işsizliği de bitirecek Yayladağ Sınır Kapısı’nı mutlaka açmamız gerekiyor değerli arkadaşlar. Hatta dikkat ederseniz Hatay’ın içerisinde şu anda mevcut 400 bin Suriyeli bulunmaktadır ve bu konuda özellikle hastaneler yetersiz kalıyor. Özellikle 143 bin nüfuslu Defne ilçemizde maalesef hastane yok.”
Konuşmasına Defne İlçe Hastanesi yapılması konusunda söz isteyerek devam eden Topal, Meclis Başkanvekili’nden Defne Hastanesi yapılması konusunun takipçisi olacağı sözünü aldı.
“Sayın Hükümet yetkilileri, Sayın Grup Başkan Vekilim; 143 bin nüfuslu Defne ilçemizde hastane yok. Bu yüzden, sizlerden bunun mutlaka sözünü istiyorum burada. Sayın Meclis Başkan Vekilim, bakın, burada, inanın, sirkülasyonla birlikte… Bu arada, herkesi Defne’nin Harbiye Şelalesi’ne de bekliyoruz. Mutlaka orada da bir hastane kurulması gerektiğini burada ifade ediyorum. Bunun takibinin sözünü alabilir miyim Sayın Meclis Başkan Vekilim, Sayın Grup Başkan Vekilim?” dedi.
Konuşma esnasında Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent TURAN “İpeği oraya verdin, hastaneyi bize yüklüyorsun.” Dedi. Meclis Başkanvekili Bahçekapılı “ Ben kendi şahsıma takip etmeye söz veririm” dedi.
Başkanvekiline teşekkür eden Topal, “Teşekkür ediyorum, bütün Defne şu anda bizi izliyor, çok teşekkür ediyorum” dedi.
Konuşmasının devamında Hatay’ın yarım kalan projelerine değinen Topal, “Şimdi, özellikle ocak ayında açıkladığınız cazibe merkezi iller arasında maalesef Hatay’ı göremedik. Bir an önce Hatay’ın beşinci bölgeye alınması gerektiğini burada bir kez daha ifade ediyorum.
Dörtyol devlet hastanesi, Arsuz devlet hastanesi, Samandağ devlet hastanesi, İskenderun ve Kırıkhan ağız ve diş sağlığı merkezleri, İskenderun devlet hastanesi maalesef hâlâ tamamlanamadı, bunların da bir an önce tamamlanması gerektiğini söylüyoruz.”
Samandağ Sahiline Devlet Yatırım Yapmıyor
“Değerli arkadaşlar, dünyanın en uzun -ikinci veya üçüncü- sahillerinden bir tanesi de Samandağ sahili ama maalesef oraya devletimiz yatırım yapmıyor. Bu konuda, maalesef, her yaz orada boğulmalar oluyor, bunun önleminin alınması gerekiyor.
“Bakın, benim çiftçim üretmek istiyor, alın terini toprağa akıtmak istiyor, daha fazla ürün çıkarmak istiyor, ürün elde etmek istiyor ancak devletin sulama işini de bitirmesini bekliyor. 1995 yılında başlanan Reyhanlı barajı maalesef hâlâ tamamlanamadı. Reyhanlı Barajı’nın, Karaçay Barajı’nın mutlaka bitirilmesi gerekiyor. Yıllardır, hazine arazileri üzerinde evleri kurulan vatandaşlarımız mülkiyet sorunu yaşıyor. Sadece evlerinin tapusu verilebilir. Hatay’da bir şerh var. Sayın Maliye Bakanımızla görüştüm. Bu konuda da yardımlarınızı bekliyoruz. Ben, sizlere ve Hükümete desteklerinden, emeklerinden, Hatay’a götürecekleri hizmetlerinden dolayı teşekkür edeceğiz” dedi.
Yine çiftçi mağdur, tüccar ihyamı edilecek
Buğday Hasadı Başlamasına rağmen Hükümet taban fiyat açıklamadı.
CHP Hatay Milletvekili ve Milli Savunma Komisyonu Üyesi Dr. Birol Ertem Meclis Genel Kurulunda yaptığı gündem dışı konuşmada Çiftçilerin yaşadığı sorunlara değinerek ,’’Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanı’na soruyorum. Dünyada tarım ürünlerinin taban fiyatı 1 yıl önceden açıklanmaktadır. Buna bağlı olarak çiftçi hangi ürünü veya ürünleri ekeceğine karar vermektedir. Ama ülkemizde Amik ovasında buğday hasadı başlamasına rağmen buğday fiyatları hala açıklanmamış olup buğday alımı yapan devlete bağlı kuruluş olan Ofisler hala kapalıdır. Ayrıca buğdaya kilo başına verilen 5 kuruşluk desteklemede hükümetin çiftçiye olan bakış açısının ne kadar ciddiyetsiz olduğunun en büyük göstergesidir. Ne yazık ki amaç; hükümetin kendi yandaşları olan tüccarlara çiftçiyi peşkeş çektirmekten başka bir şey değildir. Tarım Bakanını bu konuda uyarıp buğday üreticilerini daha fazla rencide etmeden göreve davet ediyorum’’dedi.
SİGORTA ACENTELERİ POLİÇE KESEMEZ HALE GELDİ

İskenderun Sigorta Acenteleri Derneği (İSADER) Başkanı Yasin Keleş, zorunlu trafik sigortası poliçelerinin sorunlu hale geldiğini belirterek, “Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinde, 12 Nisan 2017’den itibaren uygulanmak üzere tavan fiyat uygulaması getirilmiştir. Bu tarifenin yürürlüğe girmesiyle Zorunlu Trafik Sigortası ‘Sorunlu Trafik Sigortası’ haline gelmiştir” dedi.
İSADER Başkanı Yasin Keleş, konu ile ilgili yaptığı açıklamasında; “Aylar öncesinde Trafik Sigortasında fiyatların düşeceği basın ve yayın organlarında, sosyal medyada haber olarak duyurulmuş ve bunun sonucunda birçok sigortalımız düşük fiyata sigorta yaptırma beklentisine girmiş ve yeni tarifeyi beklemişlerdir. Tavan Fiyat tarifesinin 12 Nisan 2017 tarihinde yürürlüğe girdiği günden itibaren Hazine Müsteşarlığının uyarısına rağmen maalesef Sigorta şirketleri, zorunlu trafik sigortası teklifi vermede ve bu sigortayı yapmakta bugün olmuş hala zorluk çıkarmaktadırlar. Bazı bahanelerle işi yokuşa sürmektedirler. Bunlardan bazıları; sistemde arıza olduğunun belirtilmesi, mevcut sistemlerinin tavan fiyat uygulamasına uyumlu hale getirilmesi nedeniyle düzeltiliyor denilmesi, acente ile merkez arasındaki bağlantının kapalı olduğunun söylenmesi, kredi kartına 3-4 taksit kaldırılıp nakit ya da tek çekim uygulamasına geçilmesi, onaya gönderilen poliçeye onay verilmemesi ya da onay süresinin uzaması, poliçesi düzenlenecek olan araçların fotoğraflarının istenmesi, ehliyet ya da ruhsatlarını sisteme yükletme yoluyla işlemlerin artırılması, Ferdi Kaza, Konut sigortası, İhtiyari Mali Sorumluluk vb. gibi ek poliçeler istenerek sigortanın daha pahalı hale getirilmesi ve tüketicilere maliyetlerin artırılması, günlük kota uygulamaları, yeni tescil yani sigortalıya ilk düzenlenecek poliçelere teklif bile verilmemesi gibi aradan geçen bunca zamana rağmen şirketlerin hala programlarını revize edemedikleri, güncelleyemedikleri veya sistemlerde hata olduğu gerekçeleriyle, bazı şirketler de keyfe keder ve hiçbir dayanak göstermeden, hiçbir hasar verisine dayanmaksızın ‘Ben bu aracı istemiyorum’ diye poliçe tanzim etmemektedir. Bazı şirketler acentelerinde poliçesi yapılacak aracın ruhsat fotokopilerinin resmini görmeden poliçe yapmazken, kafalarına göre bazı araçların 4 tarafından çekilmiş resimlerinin gönderilmesi sonucu yine keyfe göre ya onay vermekte ya da onay vermemektedir.Tavan Fiyat uygulamasının yürürlüğe girdiği 12 Nisan 2017 itibariyle poliçe üretimi yapmak biz acentelerde ızdırap haline gelmiştir. Hiçbir acente meslektaşımız acentesi olduğu Sigorta Şirketinden şu veya bu sebeple poliçe üretimi yapamamaktadır.
Zorunlu Trafik Sigortası ülkemiz ekonomisine sağladığı katkı kadar 17.000’in üzerinde biz acentelere gelir kaynağı,35.000’in üzerinde teknik personele de bir iş imkanı sunmaktadır. Bu durumlar karşısında bunca yıl sigorta bilincini yaymak için gece gündüz emek vermiş sigortalılarına hizmet vermiş, istihdama katkıda bulunmuş ve Devletine vergisini ödemiş acentelerimizin komisyon gelirleri de düşmüş birçoğu kapanma noktasına gelmiş ve maliyetleri düşürmek adına personel çıkışları başlamıştır.
İSADER (İskenderun Sigorta Acenteleri Derneği) olarak Sigorta Haftası’nı buruk kutladığımız bu günlerde Sektörümüzde 20 Milyonun üzerinde vatandaşımızı,17000’in üzerinde acente meslektaşımızı,35.000’in üzerinde çalışanı çok yakından ilgilendiren bu soruna kalıcı bir çözüm bulunmasını istiyoruz” dedi.
Belen Belediyesi’nden “Hoş Geldin Bebek” projesi
Anneler bebeklerinden önce, hediyelerini aldı
Belen Belediye Başkanı Adnan Vurucu, “Hoş Geldin Bebek” projesi kapsamında anne adaylarına, bebeklerini kucaklarına almadan bebek hediye setlerini armağan etti.
Yaptığı sosyal kültür çalışmalarla adından sıkça söz ettiren ve halkın takdirini kazanan Belen Belediye Başkanı Adnan Vurucu, annelere bebeklerini kucaklarına almadan önce hediyelerini sundu.
“Hoş geldin Bebek” projesi kapsamında anneler önce konferans ile bilgilendirildi.
Belen ilçe sınırları içerisinde zaman zaman köylere giderek ya da mahallelerde halkı bilgilendirme çalışmaları yapan Belen Toplum Sağlığı Merkezi görevlileri de “Hoş Geldin Bebek” projesinde Belen Belediyesi Konferans Salonunda hamilelere yönelik konferans verdi.
Konferansın konuşmacısı Ebe Gülcan Selçuk, gebelerde sık görülen sağlık sorunları ile ilgili anne adaylarını bilgilendirdi. Gebelerin, doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası dönemlerine ilişkin bilgi sahibi olmalarını ve bilinçli doğum yapmalarını sağlamak, anne ve baba adaylarına normal doğum eylemi, ağrı yönetimi ve yeni rollerini benimsemeleri konusunda bilgi veren Belen TSM’den Ebe Gülcan Selçuk, ödem ve beslenme konusunda gebelerin çok dikkatli ve bilinçli olmasını önerdi.
Başkan Vurucu, annelere hitaben yaptığı konuşmada; sağlıklı mutlu bir gelecek dileyerek “vatana millete hayırlı evlatlar yetiştirin” temennisinde bulundu. Konferans ve hediye dağıtımı töreninde Belen TSM Başkanı Aydın Cenk Güngör de hazır bulundu.
Konferansın akabinde Belen Belediye Başkanı Adnan Vurucu, annelere “Hoş Geldin Bebek” hediyelerini sundu.
Suriye’ye ‘Bayram’ dolayısıyla giriş-çıkışlar bugün başlıyor
Hatay Valiliği, Ramazan ayı dolayısıyla bayram öncesi ülkemizden-ilimizden ülkesine gitmek isteyen Suriyelilere yönelik bir Genelge yayınladı.
Genelge’de, Suriye’ye geçişlerin izinli olarak bugünden itibaren başlatılacağı kaydedildi.
Hatay Valiliği Genelgesi şöyle:
“2017 yılı Ramazan Bayramı döneminde Cilvegözü Kara Hudut Kapısında uygulanacak giriş çıkış işlemleri ile alınacak güvenlik tedbirleri aşağıdaki şekilde uygulanacaktır.
1.Ramazan Bayramı münasebetiyle Suriye vatandaşlarının Türkiye’den Suriye’ye geçişleri ve Suriye’den Türkiye’ye dönüşleri pasaport, ön kayıt belgesi ve geçici koruma kimlik kartı/yabancı tanıtma kartı ile sağlanacaktır. Suriye vatandaşı olmayanların Bayram İzni ile Suriye’ye çıkışlarına kesinlikle müsaade edilmeyecektir.
2.Türkiye’den Suriye’ye geçişler 01.06.2017 Perşembe günü başlayıp, 23.06.2017 Cuma günü sona erecektir. Belirtilen tarihlerde Türkiye Kapı’dan sahaya alınma işlemleri 08:00 ile 12:00 saatleri arasında yapılacak ve sahaya alınanların tamamının işlemi bitirilinceye kadar çıkış işlemlerine devam edilecektir.
3.01.06.2017 ile 23.06.2017 tarihleri arasında Suriye’den Türkiye’ye girişler saat 13:00 ile 16:00 saatleri arasında yapılacaktır. 24.06.2017 ile 27.06.2017 arasında yolcu giriş çıkış işlemleri yapılmayacaktır. 28.06.2017 Çarşamba günü yolcu giriş-çıkış işlemleri normal şekilde uygulanmaya başlanacaktır.
4.01.06.2017 ile 27.06.2017 tarihleri arasında Türkiye’den aktarma alanına çıkış yapmak isteyen hususi araçlar ile geçici plakalı araçlara müsaade edilmeyecektir. 28.06.2017 Çarşamba günü araç giriş-çıkış işlemleri normal şekilde uygulanmaya başlanacaktır.
5.Bayram izinli çıkış yapan kişilerin Suriye’den Türkiye’ye dönüş işlemleri 03.07.2017 Pazartesi günü başlayacak ve Kurban Bayramı ile birleştirilerek 30.09.2017 tarihine kadar devam edecektir. Gerek görülmesi durumunda Mülki İdare Amiri tarafından bu süre uzatılabilecek veya kısaltılabilecektir. 6.01.06.2017 ile 24.06.2017 tarihleri arasında Gönüllü Geri Dönüş işlemleri saat 17:00’den sonra yapılacaktır.”
MAVİ GÖZLÜ DEV, 3 HAZİRAN’DA DEFNE’DE ANILACAK
Defne Belediyesi, Büyük Üstad Nazım Hikmet’i, ölümünün 54.yılında şiirlerle şarkılarla anacak.
Nazım Hikmet’in Bursa yıllarını gün yüzüne çıkartan ve üzerine kitap yazan Nilüfer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Güney Özkılınç, Alikev ve Eğitim-İş Müzik Toplulukları’nın yer alacağı anma gecesi; 3 Haziran Cumartesi saat 20:00’de Sümerler Amfi Tiyatro’da gerçekleşecek.
Defne Belediyesi’nin bu yıl 2.sini düzenlediği ve yoğun katılımın beklendiği Nazım Hikmet’i Anma Gecesi etkinliğinin adı: “HAZİRANDA ÖLMEK ZOR”
GÜNEY ÖZKILINÇ KİMDİR?
“Nâzım’ın Bursa Yılları” adlı eseriyle Eskişehir- Doğançayır Belediyesi ve Yazılı Kaya Şiir Yaprağı 2011 Nâzım Hikmet Araştırma Ödülü’nü alan Güney Özkılınç; yaptığı araştırmalar, incelemeler, yazdığı şiirler ve düzenlediği sergilerle biliniyor.
”Ağustos Baladı”(şiir), “Nâzım’ın Bursa Yılları” (inceleme-araştırma)
“Yüzümde Nâzım İzi Var” (öykülü albüm), “Kuş İzi”(şiir) eserleri ve “Bursa’nın Nâzım’ı” adlı fotoğraf sergisi ile Nazım Hikmet hakkında biriktirdiği eşsiz bilgilerle Defne’ye konuk olacak Güney Özkılınç, Nazım Hikmet’i Anma Gecesi’nde bir sunum gerçekleştirecek.
Alikev ve Eğitim-İş Müzik Topluluklarının sahne alacağı gecede, Mavi Gözlü Dev ölümünün 54. Yılında anılacak.
Halkın Nazım Hikmet sevgisini bildiğini ve bunu oldukça önemsediğini ifade eden Defne Belediye Başkanı Op.Dr. İbrahim Yaman; “Büyük üstad Nazım Hikmet’i saygıyla anacağımız bu özel gecede, değerli konuklarımız ve sevgili halkımızla olacağımız için gururluyuz. Sanata, şaire, şiire değer veren bir toplum olarak bu tür etkinliklerin birleştirici gücüne inanıyoruz. Sivil Toplum Örgütlerimizle müşterek yaptığımız çalışmalar bizim için önemli. Katkılarından ötürü Alikev ve Eğitim-İş Sendikası’na teşekkür ediyoruz. Haziran’da Ölmek Zor, 54 sene önce 3 Haziran’da aramızdan ayrılan Nazım Hikmet’i saygıyla anacağımız etkinliğimize tüm halkımızı bekliyoruz.” sözlerine yer verdi.
KENT GENELİNDE YENİ PARK ALANLARI YAPILIYOR
İskenderun Belediyesi mahallelere yeni parklar kazandırmaya devam ediyor.
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil tarafından verilen talimatlar sonucu yapılan incelemeler neticesinde mahallelerde, park yapımına müsait olabilecek alanlar tespit edilerek çalışmalar başlatıldı.
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, kent genelinde yeni park alanlarının yapıldığını belirtti.
Belediye Başkanı Seyfi Dingil, yaptığı açıklamada Park Bahçe Müdürlüğü ekipleri tarafından Esentepe mah. 165. sokakta yeni park yapımı çalışması başlattıklarını belirterek,”Çalışmalar tamamlandığı zaman hem çocukların hem de yetişkinlerin spor ve sosyal yaşantısını hareketlendirmek için modern, ferah alanlar oluşturulmuş olacak. Yeni park alanlarının yapımı devam ederken mevcut park, dinlenme alanları ile spor aletlerinin bakım ve onarımları da sürdürülüyor” dedi.
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN OYUN ALANLARI ARTACAK
İlçe genelinde ortak yaşam alanları ve çocuk oyun alanlarını arttırmak için planlı ve programlı olarak çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Belediye Başkanı Seyfi Dingil,“Çocuklarımızın ve gençlerimizin daha sağlıklı bir nesil olarak yetişmesi için çocuk parkları ve spor alanlarının çoğaltılmasını çok önemsiyoruz. Her geçen gün ilçemize yeni çocuk oyun alanları ve dinlenme alanları kazandırmaya devam ediyoruz. Uygun olan her alanı yeşillendirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
ŞEHİT AİLELERİNDEN KIRIKHAN’I YÖNETENLERE İFTAR YEMEGİ
Şehit Aileleri Temsilcisi Ugur SAYLAK ve şehit aileleri bu yıl Ramazan ayında iftar yemeğinde Kaymakam Mustafa Erkayıran, Belediye Başkanı Ayhan Yavuz ile beraber Askeri ve Sivil erkanı ağırladılar.
Kırıkhan Öğretmenevinde verilen ve Şehit Ailelerinin organize ettiği iftar yemeğine; Kırıkhan Kaymakamı Mustafa Erkayıran, Garnizon Komutanı Süleyman ERDEMİR, Belediye Başkanı Ayhan YAVUZ, İlçe Emniyet Müdürü Mustafa ÖZKAN, İlçe Jandarma Komutanı Temel ADAY, Kırıkhan Ticaret Odası Başkanı Halil İbrahim CESUR, Mhp İlçe Başkanı Erhan YAVUZYILMAZ ve ilçe yönetimi, Araştıma Hastanesi Başmüdürü Hüseyin KARAKULAK,Kurum Müdürleri, Basın mensupları ve Şehit Aileleri katıldılar.
















