Salı, Nisan 7, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3263

“GÜMÜŞGÖZE MAHALLESİ’NE ÇOK AMAÇLI SALON KAZANDIRILDI”

0

ığı; sosyal, kültürel, sanatsal faaliyetlerin gerçekleştirilebileceği, taziyelerin kabul edilebileceği, “Çok Amaçlı Salon” için son çalışmalar yapılıyor.
Defne Belediyesi; mahalle sakinlerinin uzun zamandır süregelen istek ve ihtiyaçlarını değerlendirerek, Gümüşgöze Mahallesi’ne çok amaçlı salon kazandırılması konusundaki çalışmalarını büyük ölçüde tamamladı.
Gümüşgöze Mahallesi’nin kullanımına açılacak “çok amaçlı salon” için oldukça mutlu olduklarını ifade eden mahalle sakinleri; “Uzun zamandır talep ettiğimiz çok amaçlı salon, mahallemizin ihtiyaçlarından biriydi. İsteklerimizi, sorunlarımızı birebir paylaşabildiğimiz, bizi her zaman dinleyen ve taleplerimize çözüm odaklı yaklaşan Başkanımız Dr. İbrahim Yaman’a duyarlılığından ötürü çok teşekkür ediyoruz.” sözlerine yer verdiler.
Toplamda 912 metrekarelik alanda, 520 metrekare kapalı alana sahip çok amaçlı salon; İletişim kültürünün güçlendiği, Defneli olma kültürünün pekiştiği sosyal ve kültürel etkinliklerin yanı sıra taziye evi olarak da kullanılacak.

“Habib-i Neccar” Anma Etkinlikleri

0


Hatay’da “Habib-i Neccar Hazretlerini Anma Etkinlikleri” kapsamında, Habib-i Necar Dağı’ndan Kurtuluş Caddesi’ndeki “Anadolu’nun ilk camisi” olarak bilinen Habib-i Neccar Camisi’ne kadar yürüyüş düzenlendi.

Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi ve Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) işbirliğinde düzenlenen etkinlikte, çok sayıda vatandaş Habib-i Neccar Sosyal Tesislerinde toplandı.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, burada yaptığı konuşmada, bu yıl beşincisi yapılan etkinlikte, geleneksel doğa yürüyüşü için buluştuklarını söyledi.

Yoğur bir katılımın olduğunu belirten Savaş, “Habib-i Neccar ve onun havarilerinin daha tanınır ve bilinir olması adına her yıl bu mevsimde anma etkinliği düzenliyoruz. Habib-i Neccar’ı seven, Hatay’ı, Antakya’yı seven tüm dostlarımız burada.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından, kalabalık, Habib-i Necar Dağı’ndan, 10 kilometre uzaklıktaki Habib-i Neccar Camisi’ne kadar yürüdü.

Camiye varışta Antakya İlçe Müftüsü Necati Şafak dua etti.

İKEM YILDIZ KIZ BASKETBOL TAKIMI’NDAN BAŞKAN SAVAŞ’A ZİYARET

0

İskenderun İKEM Yıldız Kız Basketbol Takımı U 16 Yıldız Kızlar Türkiye Şampiyonası’nda elde ettiği başarıyı Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş’la paylaştı.

KIZLARIN HEDEFİ ŞAMPİYONLUK

Şampiyonada elde ettikleri kupa ve madalyalarla Başkan Savaş ‘ı İskenderun hizmet binasındaki makamında ziyaret etti. Yıldız sporcular beden eğitimi öğretmenleri Hamit Duman ve okul müdürü Nadir Murt eşliğinde yaptıkları ziyarette hedeflerinin Türkiye şampiyonluğu olduğunu belirttiler.

BAŞKAN SAVAŞ’TAN HEDİYELER

Sporcuların başarısından memmun olduğunu kaydeden Başkan Savaş büyükşehir belediyesi bünyesindeki basketbol kulübüne sporcu olarak gelmeleri gerektiğine dikkat çekti. Başkan Savaş sporculara birer takım eşofman hediye etti.

SPORCULARDAN BAŞKAN SAVAŞ’A ZİYARET

0


Garanti Bankası Türkiye Tekerlekli Basketbol 1.Ligi 2016-2017 sezonu şampiyonu olan İskenderun Engelliler Basketbol kulübü sporcuları Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savas’ı İskenderun hizmet binasındaki makamında ziyaret etti.

“ŞAMPİYONLUKTA EMEĞİ GEÇEN HERKESİ KUTLUYORUM”

12 takımlı ligde oynadıkları 22 karşılaşmanın 19’unu kazanarak sampiyon olan sporcuları kutlayan Başkan Savaş “Hatay’a ilk kez yaşattığınız bu gurur için hepinizi tebrik ediyor; süper ligde başarılar diliyorum. Spora ve sporcuya verdogimiz önem çerçevesinde sizlere olan desteğimizi imkanlarımız dahilinde sürdüreceğiz. Basta kulüp başkanı Anıl Abacı olmak üzere şampiyonlukta emegi geçen herkesi kutluyorum”dedi.

BAŞKAN SAVAŞ’TAN SPORCULARA HEDİYE

Baskan Savaş, Şampiyonluk kupasi ve kazanılan madalyalarla bir anı fotografi cektiren sporculara birer takim eşofman hediye etti.

BAŞKAN ÖĞRENCİLERİN MEKTUBUNA CEVAP VERDİ

0

Belediye Başkanı Seyfi Dingil, kendisine mektup yazan Bekbele İlk Okulu öğrencilerinin yazdığı mektuplara cevap verdi.
Başkan Seyfi Dingil, minik öğrencilerin küçücük yürekleriyle büyük ve anlamlı mesajlar göndermesinin kendisini mutlu ettiğini söyledi ve minik öğrencilerine özel hediye gönderdi.
Çocuklar için ‘Geleceğimizin yöneticileri ve idarecileri’ diyen Başkan Seyfi Dingil ,“Geleceğimizin teminatı sevgili öğrencilerimiz, şahsıma göndermiş olduğunuz mektupları aldım. Eğer ülke olarak daha büyük ideallere ulaşmak istiyorsak geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımıza sahip çıkmalıyız. Onları en iyi şekilde yetişmelerine öncülük etmeli. Aklın ve bilimin ışığında ilim, irfan sahibi olmalarını sağlamalıyız.
Geleceğimizin teminatı ve güvencesi olan siz değerli öğrencilerimizin istekleri bizler için çok önemlidir. Sizlerin sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir şekilde eğitim almanız bizler için çok önemlidir. Bizler her zaman sizlerin yanındayız.
Bu vesile ile ailenizle birlikte sizlere mutlu ve huzurlu bir yaşam diliyor, başarı dileklerimi iletiyorum. Allah’a emanet olun” şeklinde yanıt verdi.
Öğrenciler ise Başkan Seyfi Dingil’in mektubundan dolayı büyük bir memnuniyet duyduklarını belirttiler.

İLK ETAPTA 4 FARKLI NOKTAYA PAZAR

0

Belediye Başkanı Seyfi Dingil, İskenderun’da dört farkı noktaya semt pazarının yapılacağını ifade etti.

Yapılan çalışmalar ile ilgili bilgiler veren İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, ilk etapta 4 farklı noktaya çok amaçlı semt pazarı yapacaklarını belirterek,” İlk olarak Fatih Sultan Mehmet Mahallesinde çok amaçlı semt pazarı yapmaya başlamıştık. Burada çalışmalar son aşamaya geldi. Kısa bir süre sonra yapım çalışmaları bitecek. Halkımızın ve Pazar esnafımızın hizmetine açılacak. İkinci çok amaçlı semt pazarı projesi ise Sakarya mahallesinde başlamıştı. Çalışmalar hızlı ve titiz bir şekilde sürüyor. Sürekli denetimler yaparak çalışmalar hakkında bilgiler alıyoruz. Şuan da pazarın ana kolonları dikildi. Üst kısmını kapama çalışmaları devam ediyor” dedi.
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, çok amaçlı semt pazarları projeleri ile Pazar yerlerinin daha modern hale geleceğini belirterek, “Vatandaşlarımızı kışın yağmurdan ve çamurdan, yazın ise sıcaktan ve tozdan koruyup rahat alışveriş yapmalarını sağlamak amacındayız. Bölgede ikamet eden vatandaşlar sadece bu alanı haftada bir gün pazar alışverişinde kullanmayacak. Bu alan sosyal anlamda da hizmet verecek. İskenderun halkına hizmet için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Vatandaşlarımız burada sosyal ve kültürel aktivitelerini de yapabilecek. Dört farklı bölgeye daha çok amaçlı semt pazarı yapıyoruz. Bu çalışmalar bittiğinde vatandaşlarımız daha düzenli daha sağlıklı ortamda alışverişlerini yapabilecek. Semt pazarları kısa bir sürede tamamlanarak halkımız ve esnafımızın hizmetine açılacak” şeklinde konuştu.

VALİ TOPACA VE SPOR TOTO’YA ZİYARET

0

İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, bir dizi çalışma programı için gittiği Başkent Ankara’da, İskenderun’un geleceğini ilgilendiren projeler için önemli temaslarda bulunuyor.

Projeler ile ilgili bakanlıklara ziyaretlerde bulunduklarını ifade eden Başkan Seyfi Dingil,” Belediyemiz ile ilgili projelerin takibi ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Ankara’da temaslarda bulunuyoruz. Bölge milletvekillerimiz, Bakanlarımız ve bürokratlarımız ile her zaman diyalog halindeyiz. Sağ olsunlar her zaman bizlere destek oluyorlar. Gerek İskenderun ve bölgemizdeki konularda hükümet nezdinde ve Bakanlıklarda projelerin hızlandırılması konusunda gayret gösteriyorlar“dedi.

Ankara ayrıca Ankara Valisi Ercan Topaca ve Spor Toto Teşkilat Başkan yardımcısı Mehmet Ata Öztürk’ü ziyaret eden Başkan Seyfi Dingil,” Spora ve sporcuya her zaman destek olmaya devam ediyoruz. Kentimize yapılması planlanan spor sahaları ile değerlendirmelerde bulunduk. İnşallah kısa bir süre Spor Toto yetkilileri İskenderun’a gelerek çalışmalara başlayacaklar. Halkımıza şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Ankara programımızı çok verimli geçiriyoruz. Her zaman çalışmalarımızda bizlere güç veren vekillerimize teşekkür ediyorum. Yapılan görüşmeler ve ziyaretler ilçemizin gelişimi noktasında büyük bir önem arz etmektedir. Biz bu yolda dur durak bilmeden çalışıyoruz. “şeklinde konuştu.

 

Kadın Girişimciler “El Emeği Pazarı” Kurdu

0


Payas ilçesinde kadınlar kendi aralarında bir pazar yeri oluşturarak, aile bütçelerine katkı sunmaya başladı.

Kadın Girişimciler Derneği Başkanı Gökçen Görenli, açılış nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Payas Belediyesi öncülüğünde “El Emeği Pazarı” kurduklarını belirterek, kendi evlerinde üretim yapan kadın girişimcilerin aile ekonomilerine katkı sunacağını söyledi. Görenli, “Evlerinde çok güzel tekstil, cam ürünleri işlemeciliğinden oluşan el sanatları, tatlı, kurabiye çeşitleri gibi hamur işleri ve yöresel ev yemek çeşitleri yapan girişimci üyelerimizin yolunu açmak için şimdilik Ramazan ayı öncesi örnek bir pazar çalışması başlattık. Kadınlarımızın, el emeği göz nuru ürünleriyle birer ticari işletme yolunda önemli mesafe kat etmek arzusunda olmalarının sevindirici ve önemli bir gelişmedir” dedi.

El Emeği Pazarı’nın açılışını Payas Kaymakamı Hakan Kılınçkaya, Belediye Başkan Vekili Muhammet Dede, AK Parti İlçe Başkanı Veysi Güler ve Kadın Girişimciler Derneği Başkanı Gökçen Görenli birlikte kesti. – HATAY

BATMAN’DAN GELDİ ŞİFAYI PALMİYE HASTANESİNDE BULDU

0

İskenderun Özel Palmiye Hastanesi bir çok branşta başarılı ameliyatlara ve operasyonlara imza atmaya devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda Palmiye Hastanesi kadrolarına güç katan iç hastalıkları ve Gastroentroloji uzmanı Doç Dr Şerif Yılmaz Batman’dan gelen ve başka hastanelerde tedavi sonucu alamayan Safra yolu tıkanıklığı (tümörü) bulunan hastayı başarılı bir ameliyat ile sağlığına kavuşturdu. 44 Yaşındaki Fatime Menekşe’nin Batman’dan safra yolu tıkanıklığı (tümörü) tedavisi için geldiğini belirten Doç Dr Şerif Yılmaz hastaya ERCP yaptıklarını ve operasyonun başarılı geçtiğini belirtti. Hastaya Ampulla vateri tümörü ve karaciğer içi metastazları teşhisi koyduklarının altını çizen Yılmaz dar alanın balonla genişletilerek hastaya stent takıldığını ve ameliyatın başarı ile tamamlandığını belirtti. ERCP ihtiyacı duyulan hastaların Adana Ankara gibi büyük şehirlere gitme ihtiyacının ortadan kalkması gerektiğini belirten Doç Dr Şerif Yılmaz ülkenin başka illerinden hastaların kendisine geldiğini ifade etti..

İsmail Köybaşı’dan 19 Mayıs Sürprizi

0

Fenerbahçe spor kulübünün ünlü sporcusu İsmail Köybaşı okulunun Beden eğitimi Öğretmeninin isteğini yerine getirerek onlara sürpriz yaptı. İmzalı Fenerbahçe formalarını 19 Mayıs sürprizi olarak İskenderun’a gönderdi.

İskenderun Anadolu Lisesi Beden eğitim Öğretmeni Turgut Deliveli, İsmail Köybaşı’dan mezun olmuş öğrencileri ve arkadaşlarının talebi üzerine imzalı forma istediğini söyledi.

Okulun bahçesinde öğrencileri ile bir araya gelen Beden eğitimi Öğretmeni Deliveli, “Okulumuzun medarı iftiharı çok sevdiğim öğrencim Fenerbahçe spor kulübünün oyuncusu İsmail Köybaşı ile onur duyuyoruz, gurur duyuyoruz. Kendisinden ricamı yerine getirerek sürpriz yapmıştır” dedi.

Beden Eğitimi Öğretmeni Turgut Deliveli, İsmail Köybaşı imzalı Fenerbahçe formalarını öğretmen Ergün Saydam ile belediye zabıta memuru Ali Şir’e verdi. Kendisi içinde Musa Sow imzalı gelen Fenerbahçe formasını okulun öğrencilerine göstererek teşekkür etti.

Hassa’da 20 Yıl Sonra Aba Güreşleri Yapıldı

0

Hatay’ın Hassa ilçesindeki şehir stadyumunda yaklaşık 200 sporcunun katılımıyla aba güreşleri yapıldı.

Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Kapışmalı Aba Güreşi Hatay İl Temsilciliği ile Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından Gençlik Haftası dolayısıyla aba güreşini yaygınlaştırmak ve farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen organizasyon çekişmeli müsabakalara sahne oldu.

Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Kapışmalı Aba Güreşi Hatay İl Temsilcisi Ahmet Tatar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aba güreşini Hassa ilçesinde yaklaşık 20 yıl aradan sonra düzenlediklerini söyledi.

İstanbul’da geçen hafta Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından organize edilen ve Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu 2. Etnospor Kültür Festivali’ne Hatay’dan 20 sporcuyla katıldıklarını ve 8 dereceyle döndüklerini ifade eden Tatar, şöyle konuştu:

“İl olarak Türkiye’de birinci olduk. Hatay olarak 2017 yılı itibarıyla yaklaşık 3 bin 600 lisanslı aba güreşçimiz var. Bunlar genellikle merkez Antakya ilçesi ve çevre ilçelerde yoğunluk kazanıyor. Bundan yaklaşık 20 gün önce de Yayladağı ilçemizde minik, yıldız ve gençlerde Türkiye Şampiyonası yaptık ve Hatay olarak birinci olduk. İnşallah bundan sonraki zamanlarda da aba güreşini Hassa ilçemizde de geliştireceğiz.”

“Aba güreşini doğduğu yerde yeniden canlandırdık”

Yaklaşık 5 bin yıl önce Orta Asya’dan gelen aba güreşini yeniden canlandırmak için bu sporun doğduğu Kırgızistan’a gittiklerini söyleyen Tatar, “Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlenen Dünya Göçebe Oyunları organizasyonlarına giderek aba güreşini doğduğu yerde yeniden sergiledik. Aba güreşi artık Hatay’a özgü olmaktan çıktı, Türkiye’ye, hatta dünyaya mal olmaya başladı” ifadelerini kullandı.

Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü Ömer Faruk Çitfçi de, aba güreşlerinin ilçede yapılmasından dolayı memnun olduklarını dile getirdi.

Sporculardan Hassa Çardak Anadolu Lisesi 12. sınıf öğrencisi Veli Aykut Göğebakan ise ilk kez yaptıkları spordan etkilendiklerini söyledi.

Etkinlik kapsamında ayrıca, ilçedeki bir özel rehabilitasyon merkezinde eğitim gören zihinsel engelli üç öğrenci özel güreş kıyafetlerini giyerek aralarında temsili olarak müsabaka yaptı.

Hassa Şehir Stadı’nda düzenlenen organizasyonda dereceye giren öğrencilere Kaymakam Yusuf Turan, Belediye Başkanı Abdurrahman Demirel, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Nuri Dilek ve diğer davetliler tarafından madalya ve başarı belgeleri verildi.

FİLM;Özgürlüğün Sesi Bilal

0

Vizyon tarihi 26 Mayıs 2017 (1s 45dk)
Yönetmen Khurram H. Alavi
Oyuncular: Adewale Akinnuoye-Agbaje, Thomas Ian Nicholas, Mark Rolston devamı
Tür Animasyon, Aksiyon, Macera
Ülke Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan
Arkadaşlarının puanları gör
Özet ve Detaylar
Hz. Muhammed’e ilk inananlardan siyahi bir köle olan Bilal-i Habeşi’nin özgün hikayesi… Her yaşta izleyici kitlesine büyüleyici bir özgürlük hikayesi sunan bir animasyon. Yapım ekibi Walt Disney ve Pixar stüdyolarında Kung Fu Panda – Karayip Korsanları – Ejderhanı Nasıl Eğitirsin – Madagaskar ve Yüzüklerin Efendisi gibi yapımlarda çalışan uzmanlardan oluşan ” Özgürlüğün Sesi Bilal”, daha önce Türk izleyicisi ile Malcolm X – Bosna ve Minyeli Abdullah’ı buluşturan Khan Medya tarafından ülkemizde sunulmakta. Diyanet işleri Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı tavsiyeli bu yapımın dublaj kadrosunda Engin Altan Düzyatan, Ayça Bingöl, Tamer Karadağlı, Volkan Severcan ve Hakan Vanlı gibi sanatçılar bulunuyor.
Khurram H. Alavi ve Ayman Jamal’ın yönetmenliğini üstlendiği filmin senaryosu yine Ayman Jamal’a ait. Animasyon türündeki bu filmin orijinal seslendirme kadrosunda Ian McShane, Adewale Akinnuoye-Agbaje, John Eric Bentley yer alıyor. Filmin müzikleri Atli Örvarsson tarafından yapıldı.

KİTAP;Korkma Kalbim

0


Ahmet Batman
Destek Yayınları

Kategoriler
Edebiyat / Roman
Edebiyat / Aşk
Kitabın Tanımı
Kedileri seven kadınlar yalnızlıktan korkarmış, köpekleri ise aslında kendilerini güvende hissetmek istediklerinden severlermiş… Sen filleri severdin ve bir fil kalbi kırıldığında ölebilirmiş. Sen filleri boşuna sevmiyorsun güzel kadın. Sen kalbinin kırılmasından korkuyorsun da haberin yok. Korkmasın kalbin çünkü o artık benim de kalbim…

– Benim korkak kalbim size aşık oldu…

– Kutu kutu pense oynamıyoruz küçük bey, aşkı çocuk oyunu mu sandınız siz?

– Aşkın bir oyun olmadığını öğrenecek kadar büyüdüm ama şayet aşk bir çocuk oyunu olsaydı ve o oyunun adı da kutu kutu pense olsaydı tüm dünya size arkasını dönse bile ben size arkamı dönmezdim küçükhanım…

– Böyle konuşursan kilitlenirim ben ama…

– Eğer kilitlendiğiniz yer kalbim olacaksa bundan memnuniyet duyarım.

– Susuyorum.

– Ben de size…

Okulda başarısızlığın 7 nedeni

0

İster üstün zekalı isterse normal zekalı olsun çocuğunuz okulda başarısız olabilir. Peki neden? Bunun birçok nedeni var.

Tüm Üstün Zekalılar Derneği (TÜZDER) tarafından düzenlenen “5. Dahiler ve Üstün Zekalılar Günü” etkinliğinde konuşan İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Oya Özkardeş, okulda başarısızlığın yedi nedenini şöyle açıkladı:

ALT KÜLTÜR PROBLEMLERİ
“Ailenin pek çok özelliği çocuğun okulda başarısız olmasına neden olabiliyor. Bunlardan bir tanesi sosyo-kültürel faktörler, azınlık öğrencileri. Bizim ülkemizde büyüyen bir problem. Çok fazla göç alıyoruz. Bunlarla ilgili etkili yardımların çok fazla yapıldığını söylemek mümkün değil. Doğu’da olan çocuklar var. Buradaki sosyal değerlerin farklı olması akademik başarısızlığı nasıl etkiliyor? Eğer ailenin ajandasında öğrenme ya da okul başarışı çok önemli değilse okuldan beklentisi bu yolda olmuyor, çocuğu başka yönde destekleyebiliyor.

AİLENİN EĞİTİM DÜZEYİ
Ailenin kültürel düzeyi yükseldikçe okuldaki başarısızlıkla ilgili nedenler de farklılaşmaya başlıyor. Ailenin beklentisi ne kadar yüksekse başarı talebi o kadar fazla oluyor. Bu çocuğun sosyal anlamda çok fazla baskı hissetmesine neden oluyor ya da ailenin sosyo-kültürel düzeyi düştükçe aile çocuğun öğrenip öğrenmemesiyle çok fazla ilgilenmediği için bu sefer de baskı oluyor.

Yapılan araştırmalarda özellikle babanın otoriter ve katı bir disiplin anlayışının olması çocuklardaki akademik başarısızlıkla ilişkili bir özellik olarak bulunmuş. Genellikle baskıcı anne baba tutumu ya da gevşek anne baba tutumu başarıyı olumsuz yönde etkiliyor.

Yalnız burada yine araştırmaların henüz cevap vermediği bir soru var. Biz şöyle bir şey diyoruz. Anne baba tutumları içinde demokratik anne baba tutumu, çocuğa özgürlük veren anne baba tutumu çocuklar için en uygun olanı. Ama öyle çocuklar var ki, çocuğa demokratik bir tutumla yaklaştığınızda öz düzenleme başarısı ya da sorumluluk almakla ilgili görevi çok olduğu için bu yaklaşım çocuklara yaramıyor. Dolayısıyla bazı aileler sorun çıkmasın diye bazen bilinçsiz olarak daha otoriter ortamları bu çocuklara sunabiliyorlar. Hep tek yönlü bir ilişki yok. Ailenin ve çocuğun özelliklerinin birbirini nasıl etkilediğine bakacağız.

ARKADAŞ İLİŞKİLERİ
Genellikle ergenlik döneminde akran baskısı başarısızlığı tetikleyen önemli nedenlerden biri oluyor. Çocuğun seçtiği akran grubunun özelliği okula devamı ve başarıyı da etkileyebiliyor. Dahil olduğu grubun özellikleri etkileyebiliyor. Bazı çocuklarda tersine zayıf akran ilişkisi, yeterince akranıyla ilişkisinin olmaması çocuğu başarısızlığa uğratabiliyor.

MOTİVASYONLARINI KAYBEDİLDİĞİ YER: OKUL
Okula geldiğimizde bugün birçok araştırmacı özellikle üstün yetenekli çocukların ilgilerini ve motivasyonlarını kaybettiği yer olarak sunuyor. Bu bizim açımızdan trajik bir durum. Biz ne yapıyoruz da okul öncesinde meraklı, araştırmaya istekli çocukları meraksız öğrenme konusundan kaçan çocuklar ve hatta genç yetişkinler haline getiriyoruz. Bu sadece ilkokul için değil, üniversite için de geçerli.

Üstün olup okulda başarısız olan çocuklardan yaklaşık yüzde 75’i okulu sevmiyor.

ÖĞRETMENİN YETERLİ OLAMAMASI
Biz diyoruz ki okul sistemiyle ilgili problemler bunlar ama öğretmen yeterliliğinden bahsettiğimiz zaman öğretmen yetiştirme politikanıza geliyorsunuz. Orada hepimizin çok iyi bildiği örnekler var. Bir gecede öğretmen olan öğretmenler var. Başka alanlardan gelip bir aylık formasyonlarla öğretmen olan arkadaşlar var. …Araştırmacılar bugün hangi öğretmene yeterli bir öğretmen dediğimizin üç tane kriteri olduğunu söylüyor. Birincisi öğretmenin alan bilgisi yeterli mi, ikincisi sınıf yönetimi bilgisi yeterli mi, bunu etkin bir şekilde kullanıyor mu ve etkili iletişim becerilerini yeterince kullanıyor mu, üçüncüsü ve en önemlisi farklı gelişen öğrenme karakteri olan çocukların özelliklerinden haberdar mı? Eğer bunu yapıyorsa öğretmen sınıfta yeterli bir öğretmen olarak kabul ediliyor. Dolayısıyla okul dediğimiz zaman sınıfın ikliminin nasıl olduğundan düşünün verilen ödevlere kadar bir dizi sorunun başarısızlığa yol açması mümkün. Hele de şimdi özel yetenekli çocuklar eğer karma sınıftaysa, bazı ödevler çok tekrarlayıcı olduğu için o çocuğa çok sıkıcı gelebiliyor ondan sonra o çocuklar ödev yapmayı bırakabiliyor. Biz öğretmene sınıfta bu çocuk problemli dediğimizde, buradaki sorun ne, ben ne yapıyorum da bu çocuğun başarısızlığını tetikliyorum diye bakmıyor. Ya da aile şuna bakmıyor: Ben ne yapıyorum da bu çocuğun başarısız olmasına neden oluyorum? Biz bunlardan önce çocuğa bakıyoruz. Hâlbuki bütün bunları ekarte ettikten sonra çocuğa bakmamız gerekiyor.

KIZLARLA ERKEKLER ARASINDAKİ FARKLILIKLAR
Cinsiyetle ilgili özelliklere baktığımız zaman iki kategoriden bahsetmemiz mümkün. Birincisi kızlarla erkekler arasındaki farklılıklar. Erkekler genellikle sıkıldıkları zaman ya da bir şeyden koptukları zaman daha saldırgan olma eğilimindeler. Kızlarsa daha kapanma daha depresif olma gibi bir eğilimdeler. Dolayısıyla genellikle bu nedenden dolayı başarısızlıklara baktığımızda üstün yetenekli çocukların akademik anlamda başarısız olanları hangilerinden dediğimiz zaman erkekler daha fazlaymış gibi görünüyor. Çünkü üstün yetenekli olan erkek çocuklar sınıfta problem üretiyor. Öğretmenin daha çok dikkatini çekiyor ailenin de. Bir de toplumun kız ve erkeğe yüklediği roller var. Erkeklerden genellikle başarılı olmasını, iyi bir iş sahibi olmasını bekliyoruz. O çocukların başarısızlıkları daha çok gözümüze çarpıyor. Ama Türkiye’de hala eğitimde kızlara fırsat eşitliğinden bahsediyoruz. Çok yetenekli olup harcanan pek çok köy kızı olduğunu biliyoruz. O kişiler kendi kendilerini geliştirerek birtakım şeyler yapmaya çalışıyorlar. Fakat eğitim açısından baktığımızda ilkokul terk oluyorlar.

DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI
Davranış bozuklukları ve karşı gelme bozuklukları bir başka sorun. Özellikle yüksek fonksiyonlu aspergerler üstün zekalı çocuklarda çok sıklıkla karşılaştığımız bir grup. Bütün bunlar akademik başarısızlıkları ve genel olarak da eğer uygun müdahaleler yapılmazsa teorik başarısızlıklara yol açabilecek şeyler. Burada şöyle bir şeye dikkat etmemiz lazım. Bu çocukları değerlendirirken, tanılarken iki kere dikkatli olmamız gerekiyor.

Bir örnekle anlatayım. Yıllar önce bir aile geldi, çok iyi hatırlıyorum çocuğun zekası üstün. Okulda bir başarı problemi var ve genel olarak da dağınıklık, davranışlarını organize edememe, yeterince çalışma alışkanlıkları kazanamamış bir çocuk. Danışma merkezine gidiyorlar, uzman diyor ki, sizin çocuğunuzun hiçbir şeyi yok. Çocuğunuz bir Ferrari ama Wolksvagen gibi hareket ediyor. Problemi yok diyor. Sordunuz mu eğer Ferrari idiyse neden Wolksvagen gibi? Buraya çok dikkat etmemiz gerekiyor.”

BİR ÇOCUĞU BÜTÜNCÜL OLARAK TANIMAK
TÜZDER Genel Müdürü Tunahan Coşkun ise en önemli konulardan birinin üstün zekalı çocuğun tespiti olduğunu ve bu tespitin de sadece salt bir IQ testi ile olmaması gerektiğini söyledi. Bireyi Bütüncül Tanıma (BBT) programının önemini anlatan Coşkun, “Çocuğun IQ testinin yanında fiziksel, duygusal, sosyal, ruhsal ve sıra dışı düşünme potansiyelinin de ölçülmesi önemlidir” dedi. Coşkun, ikinci aşamada ise bu çocukların eğitim aldığı okullardaki öğretmenlerin eğitimlerinin yani eğitici eğitimlerinin önemini vurguladı. Bu eğitimler; Zeka ve Akıl Oyunları Eğitici Eğitimi, Zihin Haritaları ve Hafıza Teknikleri Eğitici Eğitimi, Anlayarak Hızlı Okuma Teknikleri Eğitici Eğitimi.

FİLM;New York Masalı

0

Vizyon tarihi 19 Mayıs 2017 (1s 39dk)
Yönetmen Doğan Özmekik
Oyuncular: Esin Varan, Ahmet Bodur, Ekin Türkmen devamı
Tür Romantik, Komedi
Ülke Türkiye
Özet ve Detaylar
Genç ve başarılı iş kadını Deniz, geçirdiği ölümcül bir kaza sonrası hayatında radikal değişiklikler yapmaya başlar. İşinden, nişanlısından ve evinden ayrılıp, mutluluğu arayan Deniz’in kaderi, intihara teşebbüs eden Kerem’i kurtarmasıyla bir kez daha değişir. Kerem’i vazgeçirmek için ona yedi gün içinde hayatın yaşanmaya değer olduğunu kanıtlamaya çalışan Deniz, bir yandan Kerem’in sorunlarını çözerken, diğer yandan kendilerini köşe bucak takip eden, takıntılı eski nişanlısından kaçmaya çalışır. Yedi günlük süre dolarken Deniz, verdiği sözü tutmaktan çok aşktan korkmaya başlar…
Çekim ekibinden, oyuncularına kadar ağırlıklı Amerika’da yaşayan Türk ekip tarafından yapılan filmin yönetmenliğini Doğan Özmekik üstleniyor.

KİTAP;Evren Avucunda

0

Uzay, Zaman ve Ötesine Olağanüstü Bir Yolculuk
Christophe Galfard
Domingo Yayınevi
Kategoriler
Bilim – Mühendislik / Popüler Bilim
Katkıda Bulunanlar
Editör Duygu Akın, Algan Sezgintüredi
Çevirmen Duygu Akın
Kitabın Tanımı
“Bu kitabın iki vaadi var: sadece tek bir denklem kullanmak (E = mc2) ve hiçbir okuru geride bırakmamak. Üç yüz seksen sayfa ve beş milyar yıllık göz alıcı bir yolculuk.”

– Alexander Masters / The Spectator

Evrende yalnız değiliz.

Evrene yapacağımız bu yolculukta da.

Kumsalda yatmış gökyüzünü seyrederken biri elimizden tutuveriyor ve bizi muazzam bir yolculuğa çıkarıyor; karadeliklere, en uzak galaksilere ve kâinatın başlangıcına götürüyor.

Bir atomun çekirdeğine dalıyor, zamanda yolculuk ediyor, Güneş’in içine giriyoruz. Dokunuyoruz.

Christophe Galfard, evreni avucumuza bırakıyor.

Fransa’da yılın bilim kitabı seçildikten sonra 20 dile çevrilen Evren Avucunda kısa sürede bir popüler bilim klasiğine dönüştü. Gezegenimizin en özel bilim anlatıcılarından Christophe Galfard –ki kendisi Stephen Hawking’in öğrencisi– denklemler yerine hayal gücümüzden faydalanarak bizleri kelimenin gerçek anlamıyla “bambaşka dünyalara” götürüyor.

18 MAYIS TARİHTE BUGÜN

0

18 Mayıs
Olaylar
1284-Jönköping, resmen İsveç kenti oldu.
1804-Napolyon Bonapart, Fransa İmparatoru ilan edildi.
1871-Paris Komünü eşit işe eşit ücret verilmesini kabul etti.
1897-İrlandalı yazar Bram Stoker’ın Dracula adlı romanı yayımlandı.
1910-Çıplak gözle görülebilen tek kuyrukluyıldız olan Halley kuyruklu yıldızı, Dünya’nın çok yakınından geçti.
1929-Suşehri’nde 6,1 büyüklüğünde bir deprem meydana geld: 64 kişi öldü.
1941-Alman zırhlısı Bismark ve ağır kruvazör Prinz Eugen, Ren Egzersizi (Rheinübung) Harekatı için denize açıldılar.
1943-Adolf Hit ler müttefiki İtalya’nın teslim olmaya yönelmesi üzerine Alaric Operasyonu’nu başlatarak İtalya’nın Alman ordularınca istilası emrini verdi.
1944-Josef Stalin Kırım Tatarlarını Kırım Yarımadasından sürgün etti. Sürgün edilen 193.865 Kırım Tatarının %45’i sürgünde hayatını kaybetti.
1968-Fransa’da “Mayıs Ayaklanması” sürüyor. Devlet Başkanı Charles de Gaulle Romanya’daki ziyaretini beklenenden 12 saat önce bitirerek ülkesine döndü. Sinemacılar Cannes Film Festivali’ni işgal etti. Önde gelen Fransız film yönetmenleri eserlerini yarışmadan çekti, jüri istifa ederek festivali sona erdirdi.
1969-Apollo Projesi: Apollo 10 fırlatıldı.
1974-Hindistan, Pokhran eyaletindeki Racastan Çölü’nde ilk nükleer silah denemesini başarıyla gerçekleştirdi. Gülümseyen Buda adını verdikleri bu proje, Hindistanı nükleer silah sahibi olan 6. ülke yaptı.
1976-Başbakan Süleyman Demirel’in hayali mobilya ihracatı suçundan tutuklu yeğeni Yahya Demirel, Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tahliye edildi.
1980-ABD’nin Washington Eyaleti’nde bulunan St. Helens Dağı’nda meydana gelen volkanik patlama 57 kişinin ölümüne ve 3 milyar dolar da maddi zarara yol açtı.
1986-Çernobil Nükleer Santrali’ndeki patlamanın ardından Atom Enerjisi Komisyonu Başkanı Prof. Ahmet Yüksel Özemre, “radyasyonda endişe edilecek bir şey yok” dedi.
1987-İstanbul’da ilk deniz otobüsleri işlemeye başladı. İlk seferler Bostancı-Kabataş arasında yapıldı.
1990-Fransa’da, üzerinde değişiklik yapılmış bir TGV treni saatte 515.3 km sürate erişerek yeni bir demiryolu hız rekoru kırdı.
1995-Gazi Mahallesi olaylarını protesto gösterisi sırasında gözaltına alınan ve bir daha haber alınamayan Hasan Ocak’ın Altınşehir Mezarlığı kimsesizler bölümüne gömüldüğü ortaya çıktı.
1996-Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, İzmit’te İbrahim Gümrükçüoğlu tarafından suikast girişiminde bulunuldu. Demirel, olaydan yara almadan kurtuldu. Koruma Müdürü Şükrü Çukurlu kolundan, bir gazeteci ise ayağından yaralandı.
1997-MHP kurultayında kavga çıktı. Kurultay, hakim kararıyla bir ay ertelendi.
2000-Doç.Dr. Bahriye Üçok’un katledilmesinde kullanılan pakette tespit edilen parmak izinin, Umut Operasyonu çerçevesinde yakalanan Ferhan Özmen’e ait olduğu belirlendi.
2003-Türkiye’nin ilk özel rakı fabrikasının temeli, İzmir’in Menderes ilçesi Tekeli beldesinde atıldı.
2010-Başbakan Erdoğan’a, Medeniyetler İttifakı, halklar arası dostluk ve barışa olan katkılarından dolayı Madrid Avrupa Üniversitesinde düzenlenen törenle fahri doktora unvanı verildi. Törende, mücadeleci ve zamanının önemli bir lideri olarak nitelenen Başbakan Erdoğan’a cübbe giydirildi ve unvanı takdim edildi.
Doğanlar
1048-Ömer Hayyam, Filozof, Matematikçi, Şair Binom açılımının ilk kullanıcısı
1872-Bertrand Russell, İngiliz filozof ve matematikçi, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi, barış hareketi lideri
1897-Frank Capra, ABD’li film yönetmeni (ö. 1991)
1898-Faruk Nafiz Çamlıbel, Türk şair (ö. 1973)
1920-Papa II. John Paul (ö. 2005)
1936-Türker İnanoğlu, Türk yönetmen, yapımcı
1939-Peter Grünberg Nobel Fizik Ödülü sahibi Alman fizikçi
1955-Çov Yun Fat, Çinli oyuncu
1970-Tina Fey, ABD’li yazar ve komedyen
1975-Peter Iwers, Bass Gitarist (In Flames)
1978-Ricardo Carvalho, Portekizli futbolcu
1981-Edu Dracena, Brezilyalı futbolcu
1984-Eren Bakıcı, R&B Sanatçısı
1987-Luisana Lopilato, Arjantinli oyuncu
Ölenler (18 Mayıs)
1564-Jean Calvin, Fransız din reformcusu,Kalvenizmin kurucusu.(d.1509)
1909-Isaac Albéniz, İspanyol besteci, piyanist. (d. 1860)
1911-Gustav Mahler, Avusturyalı besteci (d. 1860)
1941-Werner Sombart, Alman iktisatçı ve sosyolog (d. 1863)
1973-İbrahim Kaypakkaya, TKP/ML’nin kurucusu (d. 1949)
1973-Jeannette Rankin, ABD’li feminist siyasetçi (d. 1880)
1976-Zafer Cilasun, TRT’nin ilk spikerlerinden
1981-William Saroyan, ABD’li yazar (d. 1908)
1990-Jill Ireland, İngiliz aktris (d. 1936)
1995-Elizabeth Montgomery, ABD’li film ve televizyon oyuncusu (d. 1933)
2009-Prof. Dr. Türkan Saylan (d. 1935)

Araç değer kaybı – 1

0

Henüz yeni çıkmış kitabım olan, “SORULARLA ARAÇ DEĞER KAYBI” (Mayıs – 2017, Aristo Yayınevi) isimli kitaptan bazı bilgiler paylaşacağım sizlerle.

Kitabı değerli dostum Av. Erdost Balcı ve yine değerli meslektaşım olan, aynı zamanda Sigorta Tahkim Kurulu Hakemliği yapan İsmet Demirağ ile birlikte yazdık. Saygıdeğer büyüğümüz Çelik Ahmet Çelik de bizleri kırmayıp, kitaba bir önsöz ekleyerek eserimizi şereflendirmiş oldu.

50 sorudan oluşan kitapta, konuya dair aklımıza gelen her şeyi, karar ve dilekçe örnekleri ile birlikte sizlerle paylaşmaya çalıştık.

Şimdi, bu kitaptan bazı bilgiler paylaşmak isterim sizlerle.

En baştan başlayalım efendim, köşemizin yetmediği yerde sonraki haftalarda devam edeceğiz.

Araç Değer Kaybı Nedir?

Kazaya karışan aracın, kazadan önceki ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki düşüş farkına “araç değer kaybı” denir.

Kazalı araç, en iyi şekilde orijinal parça ile aslına uygun olarak tamir edilmiş olsa bile ikinci el piyasa değerinde bir düşüş olacaktır ve bu düşüşten kaynaklanan zarar pek çok kişi tarafından bilinmese de tazmin edilebilir.

Her araç esasen trafiği çıktığı andan itibaren kaza yapmasa dahi modelinin eskimesi, parçalarının yıpranması, kullanım ömrünü tamamlaması nedeniyle doğal bir düşüş süreci içerisindedir. Değer kaybı kalemi ise, kaza sonucu araçta meydana gelen ani düşüşün tazminine yönelik bir zarar kalemidir.

Kimlerden Talep Edilebilir?

Araç değer kaybı, kazaya karışan diğer araç sahibinden talep edilebileceği gibi, aracı kullanan şoför ise, aracı işleten teşebbüsten ve karşı tarafın trafik sigortasından talep edilebilir. Eğer poliçede teminat altına alınmış ise, kasko sigortasını yapan şirkete de başvuru yapılabilecektir.

Genellikle en kolay ve hızlı yol, karşı tarafın trafik sigortasına başvurmaktır.

Ne Kadar Süre İçerisinde Talep Edilebilir?

Hem Karayolları Trafik Kanunu hem Borçlar Kanunu’na göre, araç değer kaybı için zamanaşımı, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıldır. Eğer karşı taraf aracı kazaya karışıp hemen kaçmış ise, bu tarz durumlarda tazminat yükümlüsü daha sonra öğrenilebildiği için, zamanaşımı da öğrenme tarihinden başlayacaktır. Ancak öğrenme tarihi daha sonra olsa dahi, her durumda kaza tarihinden itibaren 10 yıl içerisinde zarar talep edilmiş olmalıdır.

Gerçi, hem Borçlar Kanunu hem de Karayolları Trafik Kanunu’nda, eğer olay cezayı gerektiren bir fiilden doğar ise bu durumda TCK’da suç için belirlenen ceza zamanaşımı dikkate alınır denmesi, trafik kazalarının aynı zamanda suç teşkil edip etmeyeceğini gündeme getirebilir.

Eğer, her trafik kazasına karışan kusurlunun, aynı zamanda TCK kapsamında “trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma suçu” işlediğini ele alırsak, zamanaşımı 8 yıla çıkacaktır diye savunabiliriz. Bu durumda, zarar gören, zarar ve tazminat yükümlüsünü (çoğu zaman kaza tarihinde bu ikisi de öğrenilmektedir) öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl değil, 8 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde talepte bulunabilecektir.

HBB SİNEKLE MÜCADELEDE HUKUĞUN ARKASINA DOLANIYOR

0

 

Sinekle mücadele konusunda yaşanan “hukuk savaşları” sinir katsayımı yükseltti.

Sivrisinek yüzünden uykusuz gecelerin yarattığı ruh haliyle diyorum ki;

Bıktık artık anlamsız ve amaçsız inadınızdan.

Yorulduk artık hukuk tartışmalarınızdan.

Yeter artık.

Ben haklıyım o haksız didişmelerini bırakın.

Hanginizin haklı olduğunuz vatandaşı ilgilendirmiyor.

Yere batsın haklılığınız.

Yere batsın haksızlığınız.

Yorulduk.

Bıktık.

Çözün şu işi.

Bir araya gelin oturun.

Çözün şu sinekle mücadele işini.

Hiç kimse kusura bakmasın sinekle mücadele konusunda yaptığınız “Hukuğa uygun davranmak” değil.

Ne diyor hukuk diye kamuoyuna sunduğunuz sözüm ona belgeler, hukuk diye sarıldığınız şey içişleri bakanlığının 29.12.2005 tarihli hukuk müşavirliği yazısı.

Ne diyor bu yazı.

“5216 sayılı BŞ yasasının 10 ve 28. Maddesi delaleti ile haşere ve sivrisinek mücadelesi Büyük şehirlerde ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından yürütülmesi uygundur.”

Açıyorum ilgili yasa maddelerini

“MADDE 10.- Büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyeleri; görevli oldukları konularda bu Kanunla birlikte Belediye Kanunu ve diğer mevzuat hükümleri ile ilgisine göre belediyelere tanınan yetki, imtiyaz ve muafiyetlere sahiptir.”

“MADDE 28.- Belediye Kanunu ve diğer ilgili Kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri ilgisine göre büyükşehir, büyükşehir ilçe ve ilk kademe belediyeleri hakkında da uygulanır.”

Maddeler böyle.

Dikkatinizi tarihe çekmek istiyorum 2005 yılında yürürlükte olan söz konusu BŞ yasası o dönemin şartlarına göre düzenlenmiştir daha sonra çıkartılan 6360 sayılı yasa (2012 tarihli) bugün yürürlüktedir.

Bugün yürürlükte olan yasa yerine eski yasaya dayanarak hazırlanan bir bakanlık yazısının arkasına sığınmak nedir?

Kaldı ki aynı bakanlık, Dörtyol Belediye Başkanlığının  sivrisinekle mücadele konusuyla ilgili 2016 yılında gönderdiği bir yazıya verdiği cevapta bu kez 2007 yılında alınan hukuk müşavirliği görüşünü göndererek “5216 sayılı yasanın 7. maddesinin1. Bendi uyarınca çevre ve çevre sağlığının korunması amacı ile haşere ve sivrisinekle mücadele edilmesi işinin planlı etkin verimli ve uyumlu biçimde yürütüllmesini sağlama görevini Büyük Şehir belediyesine ait olduğu sonucuna ulaşılmıştır ” demek suretiyle yetkinin BŞ de olduğunun altını çizmiştir.

 

Keza İskenderun Belediyesini denetleyen Sayıştay denetçilerinin denetim raporlarında bu yetkinin BŞ de olduğundan bahisle İskenderun Belediyesinin 2 yıl yaptığı sivrisinekle mücadele kapsamında harcadığı kaynakları zimmete almıştır.

İşin ilginç yanı Sayıştay denetçisi bunu yaparken 5216 sayılı yasanın 7. Maddesini dayanak göstermiş.

Nedir o madde?

“MADDE 7.(İ)Sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak çevrenin, tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasını sağlamak; ağaçlandırma yapmak; hafriyat toprağı, moloz, kum ve çakıl depolama alanlarını, odun ve kömür satış ve depolama sahalarını belirlemek, bunların taşınmasında çevre kirliliğine meydan vermeyecek tedbirler almak; büyükşehir katı atık yönetim plânını yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek, bu amaçla tesisler kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; sanayi ve tıbbî atıklara ilişkin hizmetleri yürütmek, bunun için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; deniz araçlarının atıklarını toplamak, toplatmak, arıtmak ve bununla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak.”

Alın size hukuk.

Alın size belge.

Aslında Büyük şehrin yaptığı yasa ve bakanlık yazılarının ardına sığınmak Büyük Şehir neden İlçe belediyeleri ile mahsuplaşmaz anlamış değilim.

Hukuk dediğin insanın mutluluğunun ve haklarının korunmasını sağlanması değil midir?

Büyük Şehir 2005 tarihli bakanlık görüşünün ardına sığınarak sağlığımızı ve haklarımızı koruduğunu zannediyor herhalde.

Bizim sağlıklı yaşam hakkımız, mutlu olma hakkımız bakanlık görüşünden daha mı az önemlidir?

Bunu kim koruyacak?

Sokakta ki Mehmet Ağa mı?

Yapmayın beyler.

Hukuk arkasına dolanmak size yakışmıyor.

Bir araya gelin, konuşun, tartışın.

Evrakların arkasına sığınmayı değil,insanların mutluluğu ve sağlığı için hukuğu birlikte kullanmayı deneyin.

Unutmayın ki hukukta önemli olan, asıl olan vatandaşın sağlığının ve mutluluğunun teminidir.

BŞ de yığınla sözleşmeli avukat çalışıyor.

Ama anlaşılan o ki hukukçuları yok.

Hukuk nedir, nasıl ve neden vardır?  Diye görüş alacağınız hukuk adamına ihtiyacınız var.

Biz sivrisinekle mücadele ile geçen uykusuz gecelerde kıvranırken, siz hukuğun arkasına dolanmayı tercih ediyorsunuz.

Bu yol, yol değil.

Bunu bilin yeter.

 

 

 

 

 

Bizlerden ayrı kalmayacak

0

Yaklaşık 4 yıl yürüttüğü İskenderun Kaymakamlığı’nda devlet tecrübesi, vizyoner kişiliği ve İnsan odaklı hizmet anlayışıyla görev yapan  Kaymakam Özyiğit’in onuruna veda yemeği düzenlendi.Yoğun bir katılımla gerçekleşen veda yemeğine; Hatay Valisi Erdal Ata başta olmak üzere, İlçemiz Kaymakamı H.Hasan Özyiğit ve eşi hanımefendi Selda Özyiğit, İskenderun 39’uncu Mekanize Piyade Tugayı ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Tevfik Erkan Olgay, Belediye Başkanı Seyfi Dingil, Deniz Üs Komutanı Deniz Kurmay Albay Aykar Tekin, Cumhuriyet Başsavcısı Abdulkadir Akın, İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Rektörü Prof.Dr.Türkay Dereli, İlçe Kaymakamları, Sahil Güvenlik Grup Komutanı SG Kıdemli Binbaşı Çağın Taşkın, İlçe Emniyet Müdürü Zeki Balcı, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Ferit Gül, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının İlçe Müdürleri, İşadamları, Siyasi Parti İlçe Teşkilatı Temsilcileri, Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri, Kaymakamlık Personeli, Mahalli Basın ile çok sayıda davetli katıldı.

Yapılan konuşmalarda; Dörtyol Kaymakamlığında 3 yıl, İskenderun Kaymakamlığında yaklaşık 4 yıl olmak üzere Hatay İlinde yaklaşık 7 yıldır görev yapan Kaymakam Özyiğit’in görevinde aktif ve başarılı olduğu kadar çevresiyle de uyumlu bir kişiliğinin olduğuna değinilerek, tam bir görev adamı olmasının yanı sıra dost canlısı bir insan olduğu da dile getirildi.

İlçe Kaymakamları adına duygu ve düşüncelerini ifade eden Payas Kaymakamı Hakan Kılınçkaya; “Saygıdeğer meslek ağabeyimiz Hasan Özyiğit’in emekliye ayrılması münasebetiyle veda yemeğinin tertip edildiğini belirterek, meslek büyüğümüz Hasan Özyiğit yapıcı ve uyumlu yaklaşımıyla bizlere örnek teşkil eden bir meslektaşımızdır. Görevde bulunduğu süre içerisinde bizlere yardımcı olmuş ve yapıcı çalışmalarda bulunmuştur. Emekli olmak suretiyle mülki idare mesleğinden ayrılmasını üzüntüyle karşıladık ama yaşamını İskenderun’da devam ettirmesi kararından dolayı da mutlu olduk. Emekliliğinin kendisine ve tüm ailesine hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi.

Kaymakam Özyiğit ise yaptığı konuşmasında; “30 yıllık mülki idare amirliği mesleğimde ve son olarak yaklaşık 4 yıldır görev yaptığım İskenderun’da tüm iş ve hizmetlerimizi hak, hakkaniyet ve adalet prensiplerine uygun olarak yerine getirmeye, hiç kimsenin kalbini kırmadan ve ötekileştirmeden herkese Devletimizin şefkatini ve hoşgörüsünü göstererek, kişilerin menfaatinden ziyade kamu yararını ön planda tutarak, israfı önleyerek ve verimliliği artırarak mülki idare amirliği görevimi icra etmeye azami gayret gösterdim”

“Barış ve hoşgörü kenti İskenderun’da geçirmiş olduğum 4 yıl boyunca acı, tatlı pek çok hatıralarımız da olmuştur. Göreve başladığım ilk günden itibaren kadirşinas İskenderun halkının sıcak, içten ve samimi duygularını en derinden hissettiğimi ifade etmek istiyorum. İskenderun’da görev yapmanın bir ayrıcalık olduğu bilinciyle çalışma arkadaşlarımla birlikte, mesai kavramı gözetmeksizin vatandaşlarımıza canı gönülden hizmet etmeye çalıştım. İlçemizin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına dönük; gerek kamu, gerek özel sektör ve gerekse sivil toplum kuruluşları tarafından gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerin artırılması için yoğun bir mesai harcadım”

“Bu güzide şehirde görev yapmanın haklı gururunu, sevincinive mutluluğunu daima yüreğimde hissedeceğim inancıyla arz-ı veda ederken, bugüne kadar tarafıma tevdi edilen bu ulvi görevlerden dolayı, Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Başbakanımıza, İçişleri Bakanımıza, Valilerime ve tüm Devlet büyüklerime sonsuz teşekkür ediyor, görevim süresince desteklerini esirgemeyen tüm meslektaşlarıma ve hizmet paydaşlarıma da ayrıca teşekkür ediyor, değerli halkımızın bana gösterdiği saygı ve hüsnü kabulden dolayı şükranlarımı sunuyorum”

“Ayrıca 26 yıldır Anadolu’nun çeşitli yerlerinde bulunduğum görev süresince sabır ve metanetle varlığını daima yanımda hissettiğim çok kıymetli eşim ve oğluma da teşekkürediyorum” dedi.

Hatay Valisi Sayın Erdal Ata ise; “Kaymakam Hasan Özyiğit ile yaklaşık 8-9 aydır birlikte çalışıyoruz. Gerçekten kendisi ile birlikte çalışmaktan büyük bir sevinç ve kıvanç yaşadığımı ifade etmek istiyorum. Mülki idare mesleğini en iyi şekilde icra eden ve meslektaşlarına örnek olan bir kaymakamımızdır. Emekliye ayrılarak mülki idare amirliği mesleğini noktalıyor fakat yaşamını İskenderun’da avukatlık mesleğini icra etmek suretiyle devam ettirecek olması bizlerden ayrı kalmayacağının göstergesidir. Kendisine yeni yaşamında kolaylıklar ve başarılar temenni ediyorum” dedi.

Yapılan konuşmalarından ardından Kaymakam Özyiğit ve eşi hanımefendi Selda Özyiğit kürsüye davet edilerek günün anısına hediye ve plaket takdimi yapıldı.

Duygu dolu anların yaşandığı bu özel gecenin sonunda Kaymakam Özyiğit ve eşi hanımefendi Selda Özyiğit, davetlileri tek tek uğurlayarak teşriflerinden ve teveccühlerinden dolayı teşekkür etti.