Salı, Nisan 7, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3269

FİLM;Aşkın Çekimi

0

Vizyon tarihi 19 Mayıs 2017 (1s 57dk)
Yönetmen Lone Scherfig
Oyuncular: Gemma Arterton, Sam Claflin, Bill Nighy devamı
Tür Dram, Komedi, Romantik
Ülke İngiltere

Özet ve Detaylar
2. Dünya Savaşı esnasında ABD ve İngiltere İstihbarat Bakanlıkları, millete moral vermek amacıyla Dunkirk Tahliyesi’nden kurtarılan askerlerin öykülerini anlatan bir film çekmektedirler. Sekreterlik pozisyonuna başvurduğunu düşünen Catrin ise işe alınınca birden kendini bu filmin senaryo ekibinde bulur. Catrin, senaryo ekibinin başındaki Tom’un sayesinde savaşın tüm zorluklarına ve kötülüklerine rağmen içindeki umudu ve sevgiyi keşfedecektir.
One Day ve An Education filmleriyle tanınan Lone Scherfig’in yönettiği filmin başrollerinde Gemma Arterton, Sam Claflin, Bill Nighy ve Jack Huston yer alıyor. Filmin senaryosunu ise Lissa Evans’ın romanından Gaby Chiappe uyarladı.

KİTAP;Soğuk Kahve

0

Ahmet Batman
Destek Yayınları

Kategoriler
Edebiyat / Türk Edebiyatı
Kitabın Tanımı
Sıcacık bir kahveden yükselen güzel kokular eşliğinde keyifli bir okuma vaat ediyor Soğuk Kahve. İronik ve mizahi olduğu kadar keskin bir dil. Belki de çoğumuzun gündelik hayatında olan konuları anlatırken sizi ters köşeden bir bakış açısına yatırıp golü ustalıkla atıyor. Hınzır bir zekânın ürünü olan cümleleri sizi gülerken duygulandıracak, çoğu zamansa hayretler içinde bırakacak.

– Kahraman Tazeoğlu

Batman kendi deyimiyle numune bir adam. En azından yazdıkları öyle. Kolay kolay kimseden duyamayacağınız, cesaret isteyen şeyleri açıkyüreklilikle söylüyor okura. Özellikle kadın erkek ilişkilerinin üzerindeki pembe tozu üfleyip altında yatan siyahları ve beyazları soğukkanlılıkla gösteriyor. Ne her erkek bir Romeo, ne de her kadın bir Juliet.

– Ertürk Akşun

Topuklu ayakkabı mı yoksa ben mi? Bir kadını zorlayan bir soru olabilir. “Çikolata mı ben mi?” sorusu kadar olmasa da zorlar. Sizler topuklu ayakkabısı ayaklarını vuran kadınlarsınız. Topuklarınızın altında kâğıt mendiller var. Bazılarınızın gözyaşlarını silen mendiller işte, yabancı değiller. O mendiller hep canınızın yandığı yerlerde… Çok adisiniz pembe rujlar, çekici kılıyorsunuz dudakları.

15 MAYIS TARİHTE BUGÜN

0

15 Mayıs
Olaylar
1718-Londra’lı avukat James Puckle, makineli tüfeği icat etti.
1756-Kuzey Amerika’daki egemenlik mücadelesinde İngiltere’nin Fransa’ya savaş açmasıyla, Fransa-Kızılderili savaşı olarak da bilinen Yedi Yıl Savaşı başladı.
1811-Paraguay, İspanya’dan bağımsızlığını ilan etti.
1856-Anadolu Feneri ve Rumeli Feneri Fransızlar tarafından inşa edilerek işletilmeye başlandı.
1873-Darüşşafaka Lisesi kuruldu.
1919-Mustafa Kemal, Yıldız Sarayı Küçük Mabeyn Köşkü’nde Padişah Vahdettin ile görüştü.
1919-İtilaf Devletleri desteğindeki Yunanlar, İzmir’i işgal etti. Gazeteci Hasan Tahsin ve Askerlik Şubesi Başkanı Albay Süleyman Fethi, Yunanlı askerler tarafından öldürüldüler ve Türk Kurtuluş Savaşı’nın ilk şehitleri ve başlangıcı oldu.
1924-Sanayi-i Nefise Mektebi (M.Ü. Güzel Sanatlar Akademisi) öğrencileri ilk resim sergilerini İstanbul’da açtı.
1926-Vahidettin(VI.Mehmet) İtalya’nın San Remo kentinde kalp yetmezliği sebebi ile öldü
1928-Walt Disney’in yarattığı Miki Fare karakterinin ilk kez gözüktüğü çizgi film olan Plane Crazy gösterime girdi.
1929-ABD’de Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi ilk ödüllerini dağıttı. ABD yapımı sessiz film ‘Wings’, En İyi Film ödülünü aldı. Ödüller, 1931’den beri Oscar adıyla da biliniyor.
1932-Kürtçeyi latin alfabesi ile ilk kez yayınlayan Hawar dergisi yayın hayatına başladı.
1933-Rus romancı Maksim Gorki, İtalya’dan Rusya’ya geçerken İstanbul’a geldi ve Süleymaniye Camii ile bazı müzeleri gezdi.
1935-Josef Stalin tarafından 1931’de inşaası başlatılan ve Dünyanın en büyük metrolarından biri olan Moskova metrosu hizmete açıldı.
1940-McDonald’s Amerika’da kuruldu.
1957-Sovyetler Birliği, Sputnik 3 uydusunu fırlattı.
1960-Sovyetler Birliği, Sputnik 4 uydusunu fırlattı.
1963-ABD’li astronot Gordon Cooper, ‘Mercury-Atlas 8’ adlı kapsülle o güne kadar yapılmış en uzun uzay uçuşunu gerçekleştirmek üzere uzaya fırlatıldı. Cooper uzayda 34 saat 19 dakika kaldı.
1966-Washington, DC’de Vietnam Savaşı’nı protesto eden 8.000 kişi, iki saat boyunca Beyaz Saray çevresinde gösteri yaptı.
1969-Anayasa değişikliğinin Meclis’te kabul edilmesiyle, eski DP’lilere siyasal haklarını iade etme imkânı tanındı.
1972-1945 yılından beri ABD işgali altında bulunan Okinawa adası yeniden Japonya’nın idaresine verildi.
1983-12 eylül döneminin ardından demokrasiye geçişte kurulan ilk parti açıklandı: Milliyetçi Demokrasi Partisi.
1984-1.256 aydın, “Türkiye’deki demokratik düzene ilişkin gözlem ve istekler” başlıklı dilekçeyi Cumhurbaşkanı Kenan Evren’e verdi. Aydınlar Dilekçesi olarak bilinen girişime karşı dava açıldı.
1988-8 yıldan fazla süren çarpışmalardan sonra Sovyet Kızıl Ordusu Afganistan’dan çekilmeye başladı.
1990-Vincent Van Gogh’un yapıtı ‘Doktor Gachet’nin Portresi’ adlı tablo, o güne kadar bir resim için ödenen en yüksek fiyatla, 82,5 milyon dolara satıldı.
1991-Edith Cresson, Fransa’nın ilk kadın başbakanı oldu.
1995-Almanya’da, Türkiye ve Atatürk aleyhinde kampanyalar yürüten ve kendisini halife ilan eden ve Türkiye’de ‘Kara Ses’ olarak adlandırılan Cemalettin Kaplan öldü.
1997-Alman Kitap Yayımcıları Birliği Barış Ödülü, Yaşar Kemal’e verildi.
2004-İstanbul’da yapılan 49.Eurovision Şarkı Yarışması’nda, Ruslana,Ukrayna’ya ilk 1.liğini getirdi.
2011-Düsseldorf’ta yapılan 56. Eurovision Şarkı Yarışması’nda, Eldar Kasımov ve Nigar Camal ikilisi, Azerbaycan’a ilk 1.liğini getirdi.
Doğanlar (15 Mayıs)
1903-Maria Reiche, Alman matematikçi ve arkeolog (ö. 1998)
1923-Richard Avedon, ABD’li fotoğrafçı. (ö. 2004)
1987-Doruk Çetin, Türk, yönetmen, fotoğrafçı ve yapımcı
1987-Ersan İlyasova, Türk milli basketbolcu
Ölenler
1174-Nureddin Mahmud Zengi, Büyük Selçuklular’ın Halep Atabeyi (d. 1118)
1886-Emily Dickinson, ABD’li şair (d. 1830)
1919-Hasan Tahsin
1926-Vahidettin (VI. Mehmet) Son Osmanlı padişahı (d. 1861)

Senetle mal alan tüketicinin durumu – 2

0

Bir önceki yazımızda, piyasada giderek daha fazla uygulama alanı bulan senetle yapılan satışlarda tüketicilerin dikkat etmesi gereken dört noktayı belirlemiştik: SENET, KEFALET, CAYMA HAKKI, FAİZ.

Bu dört noktadan senet ve kefalet hususlarını ele almıştık. Senet bakımından, taksitler için tek senet alınması ile senetlerin nama yazılı senet şeklinde düzenlenmemesi hâlinde senet dolayısıyla borçlu olunmadığı (yani senedin geçersiz olduğu) sonucunu vurgulamıştık.

Kefalet bakımından ilk olarak kefaletin şekil şartlarının yerine getirilmemesi hâlinde geçerli olarak doğan bir kefalet borcu olmadığını ve geçerli bir kefalet sözleşmesi olsa dahi kefaletin türünün adi kefalet olduğunu (asıl borçluya başvurulmadan kefilin takip edilemeyeceğini) saptamıştık.

Bu yazımızda, senetle yapılan satışlarda dikkat edilmesi gereken diğer iki noktayı, cayma hakkı ve faiz hususlarını ele alacağız.

CAYMA HAKKI

Cayma hakkını, en yalın ifadesiyle, tüketicinin, serbestçe, sözleşme ile bağlılıktan kurtulma imkânı olarak ifade edebiliriz. Ancak dikkat etmek gerekir ki bu güzide imkân, her zaman kullanılabilir bir hukukî imkân değildir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da düzenlenen sözleşmelerin, neredeyse tamamında, cayma hakkı tanınmış olmakla birlikte her bir sözleşme için kullanılma şartları farklıdır. Konumuz, taksitle satış sözleşmesi niteliğinde olan senetle satışlar olduğundan, taksitle satış sözleşmesinde cayma hakkı üzerinde duracağız.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Cayma hakkı” başlıklı 18’inci maddesinin ilk fıkrasına göre; “Tüketici, yedi gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin taksitle satış sözleşmesinden cayma hakkına sahiptir.”

Buna göre;

1) Cayma hakkı, sözleşmenin kurulmasından malın tesliminden itibaren başlayacak 7 günün sonuna kadar kullanılabilir.

Örneğin; sözleşme 01.01.2017 tarihinde kurulmuş ve mal teslimi 11.01.2017 tarihinde gerçekleşmiş ise cayma hakkı, 01.01.2017 tarihinden 17.01.2017 gününün sonuna kadar kullanılabilir. Hemen bir not düşelim: eğer satıcı, cayma hakkı hususunda tüketiciyi bilgilendirdiğini ispat edemezse, bu 7 günlük süre söz konusu olmaz (Detaylı Bilgi İçin: Ahmet KARAKOCALI/Ali Suphi KURŞUN, Tüketici Hukuku, Aristo, 2015, s.86 – 87). 7 gün geçirilse dahi cayma hakkı kullanılabilir.

2) Mal teslim edildiği takdirde, malın, olağan kullanımın dışında kullanılmaması gerekir. Aksi hâlde cayma hakkı düşecektir.

Örneğin; teslim edilen mal masa ise ve masanın bir kısmı boyanırsa, cayma hakkı düşecektir.

3) Cayma hakkının kullanıldığı tarihten itibaren 7 gün içinde malın satıcıya iade edilmesi gerekir. Aksi hâlde, cayma hakkı kullanılmamış sayılacaktır.

Ayrıca belirtmek gerekir ki malın iadesi masraflarına tüketici katlanacaktır.

4) Cayma hakkının kullanılması üzerinde, satıcı da cayma bildirimini aldığı tarihten itibaren 7 gün içinde tüketiciden aldıklarını iade ile yükümlüdür. Satıcı da kendi iade masraflarına kendi katlanacaktır.

Uygulamada sık rastlanması sebebiyle şu hususu vurgulayalım: Cayma hakkının kullanılması üzerine, satıcı, bu zamana kadar aldığı ödemelerden hiçbir kesinti yapamaz! Satıcı, kesinti yapacak olursa, bu kesintiler, satıcıdan talep edilebilecektir.

FAİZ

Faiz hususunda, tüketiciler bakımından önemli olan üç ayrı faiz türü saptayabiliriz: anapara faizi, temerrüt faizi ve bileşik faiz.

Peşinen belirtmek gerekir ki tüketicilerin borçlarına bileşik faiz yürütülemez. Bileşik faiz, işlemiş anapara faizinin anaparaya eklenerek tekrar anapara faizi yürütülmesi veya işlemiş temerrüt faizine tekrar temerrüt faizi yürütülmesidir. Tüketicinin borçlarına ise bileşik faiz yürütülemez.

Anapara faizi ve temerrüt faizi bakımından da faiz oranlarına dikkat etmek gerekir.

Anapara faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, yıllık %9’dur. Yıllık %9’luk anapara faizi, sözleşme ile en fazla %13,5 olarak kararlaştırılabilir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 88’inci maddesinin 2’inci fıkrası).

Temerrüt faizi oranı ise sözleşmede kararlaştırılan faiz oranının en fazla %30 fazlası olabilir (Taksitle Satış Sözleşmeleri Hakkında Yönetmelik m.6/f.I – ı). Buna göre, sözleşmede, anapara faiz oranı, %13,5 olarak belirlenmiş ise temerrüt faizi oranı da en fazla, %17,55 olarak kararlaştırılabilir.

Bu oranların üzerinde kararlaştırılan faiz oranları kendiliğinden yukarıda belirttiğimiz oranlar kadarki kısmı için geçerli olacaktır ve tüketici, bu belirtilen oranların üzerinde kalan oranlarla işletilen faizi ödemekle yükümlü değildir.

Türkiye’de demokrasi ve muhalefet sorunu

0

Anayasa Hukuku Profesörü Kemal Gözler’e göre; Türkiye’de hukuk demokrasiyi koruyamamaktadır; demokrasiyi tehdit eden güçler karşısında yetersiz kalmaktadır. Türkiye’de başta Anayasa olmak üzere hukuka uyulduğu çok şüphelidir. Anayasa ve kanunlara uyulmaması da bir müeyyideyle karşılaşmıyor.
Zira hukuku uygulayacak organlar, iktidar karşısında ya tam bağımsız değil ya da ona karşı karar vermekten çekiniyorlar. Neticede hukuki durum ile fiili durum arasında bir açıklık ortaya çıkıyor. Ayrıca gerektiğinde Anayasa ve kanunlar da demokrasiyi tehdit eden güçler tarafından, anayasacılığın özüne aykırı olarak değiştirilebiliyor.
Türkiye’de karşılaştığımız bu olguyla mücadele etmek için hukuk tamamıyla yetersiz kalıyor. Demokrasiyi tehdit eden güçler karşısında hukuk acz ve sefalet içindedir.

DEMOKRASİ NASIL KORUNABİLİR?

Türkiye’nin içinden geçtiği süreçte, demokrasiyi tehdit eden güçlere karşı mücadelenin yolu, hukuktan değil, siyasetten geçmektedir. Bu güçleri durdurabilecek karşı güç, hukuk değil; siyasettir. Zaten bugünkü duruma hukukî değil; siyasi bir sürecin sonunda gelinmiştir. Hukuktaki bozulma da siyasetteki bozulmanın bir sonucudur.
Aslında demokrasiyi tehdit eden güçler hukuki değil, siyasi güçlerdir. Diken battığı yerden çıkar. Demokrasi siyasi güçler tarafından tehdit ediliyorsa, bu tehdit ancak siyasi güçler tarafından bertaraf edilebilir.
Türkiye’de eksik de olsa demokrasi hâlâ mevcuttur. Adil olmasa da seçimler hâlâ var. Eşit şartlar altıda yapılmıyor ola da yarış hâlâ devam ediyor. Manipüle edilmiş olsa da bu iktidarlar hâlâ halkın desteğini alıyor. Bu seçimsel demokrasiler, bu delegasyoncu demokrasiler, popülist rejimler, nasıl seçimle işbaşına gelmişler ve seçimle ayakta duruyorlarsa, yine aynı şekilde bir gün seçimle gideceklerdir.
Türkiye’de de bu böyle olacaktır. Belki Türkiye, benzer ülkeler arasında bu tür rejimden ilk kurtulan ülkelerden biri olacaktır. Çünkü Türk demokrasisi, sistem dışı güçler tarafından tehdit edilmemektedir. Tehdit sistemin kendi içindeki güçlerden, açıkçası iktidar partisinden gelmektedir.

TÜRKİYE’DE MUHALEFET SORUNU

Demokrasi siyasal iktidarın partiler arasında seçim yoluyla el değiştirdiği rejimin adıdır. Türkiye’de son 15 yıldır iktidar değişiminin olmamasının temel nedeni Türkiye’de muhalefet partilerinin güçsüzlüğüdür.
Dolayısıyla Türk demokrasisi üzerinde bir tehdit var ise, bu tehdidin sürmesinde muhalefet partilerinin de sorumluluğu vardır. Muhalefet partileri, iktidarı seçimlerde deviremedikleri gibi iktidar karşısında etkili bir muhalefet de yapamıyorlar; tehdide engel olmakta yetersiz kalıyorlar; iktidar partisinin karşısında bir denge ve fren görevi ifa edemiyorlar.
Muhalefet partilerinin güçsüzlüğünün pek çok sebebi vardır. Bu sebeplerin ezici çoğunluğu, muhalefet partilerinin lider kadrosunun kişisel yetersizlikleriyle ilgilidir. Bu herkesin malûmu bir olgudur. Ancak Türkiye’de muhalefet partilerinin mevcut lider kadrosu etkili liderlerle değişmeden veya bu partilerin yerini etkili muhalefet yapacak yeni partiler almadan, Türkiye’de iktidar partisinden kurtulma ve dolayısıyla Türk demokrasisi üzerindeki tehdide son verme ihtimali yoktur.
Açıkçası Türkiye’de iktidar partisinden kurtulmak için muhalefet partilerinin yenilenmesi gerekmektedir. Çünkü iktidardaki partiyi iktidardan indirecek güç, örgütsüz vatandaşlar değildir. Bunu yapacak güç, muhalefet partileridir. Çünkü bir demokraside iktidar seçimle devrilir. Seçim ise partiler arasında olan bir şeydir. Seçimlere partiler katılmaktadır. Milletvekili adaylarını veya cumhurbaşkanı adaylarını onlar belirlemektedir.
Türkiye’de iktidar partisinin seçimi kaybetmesi için, karşısında bir partinin seçimi kazanması gerekir. Mevcut cumhurbaşkanının cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetmesi için, karşısındaki bir adayın ondan daha çok oy alması gerekmektedir.
Seçim, “evet/hayır” oylarının verildiği bir referandum değildir. Seçimi bir başka parti kazanmadan, iktidar partisi, sırf halk tarafından sevilmiyor diye kaybetmez.

REFERANDUM BAŞKA, SEÇİM BAŞKADIR!

Referandumda başarılı olan güçlerin, seçimlerde benzer bir başarıyı elde etme imkânı yoktur. 16 Nisan 2017 referandumunda ‘hayır’ oylarının elde ettiği yüzde 49’luk oy oranını bir başarı olarak görenler var. Seçimlerde CHP’nin bu oy oranını elde etmesinin imkân ve ihtimali yoktur.
Referandum amacından saptırılıp adeta bir seçime dönüştürülmüş olsa da, referandumda kullanılan ‘hayır’ oylarından bir kısmı pek muhtemelen AKP’li seçmenlerden gelmiştir ve bunlar gelecek seçimlerde, AKP’yi beğenmiyor olsalar bile, CHP’ye oy verecek değildir.
Seçim, birden fazla siyasi parti, birden fazla aday arasından birinin seçilmesi faaliyetidir. Bir siyasi parti, seçmenin karşısına tercihe şayan bir parti olarak çıkmadan ve keza seçmenin karşısına tercihe şayan milletvekili adayları ve cumhurbaşkanı adayı çıkarmadan seçim kazanamaz.
Türkiye’de şu anki muhalefet partileri, bunu yapabilecek imkân ve kabiliyetten yoksundur. Türkiye’de muhalefetin iktidarı değişmeden Türkiye’nin iktidarı değişmez. Muhalefetteki iktidar değişimi basit bir personel değişiminden ibaret kalırsa yine değişen bir şey olmaz. Bir güçsüz liderin yerine başka bir güçsüz liderin gelmesinin Türk siyasetinde yaratacağı bir değişiklik yoktur.
Türk siyasi kadrolarında genel bir kalite sorunu var: John Stuart Mill’in dediği gibi “küçük adamlarla büyük işler yapılamaz!”.

Referandum Bitti Diye Sevinirken…

0

Anayasa Değişikliği Referandumu sürecinde “Şu referandum bir bitse de Türkiye, enerjisini kalkınmasına harcasa!” diye yakındığımı bu sütunun okuyucuları bilirler. Referandum bitti ama hala “Aynı hamam, aynı tas!” Şimdi de 2019’da kimin “Başkan” olacağı konusunda bir tartışma başladı. Allah aşkına bu güzel ülkenin seçimden başka meselesi yok mu?
Referandum sürecinde tüm Tv kanalları referandum odaklıydı. Referandum sona erdi, bu kez de değişik kafalardan değerlendirmeler duyuldu. Değerlendirmelerde “Evet” oyu %51.4’te kalınca, hemen MHP’ye saldırıldı. Sanki MHP Genel Başkanı Sayın Dr. Bahçeli’nin çaba ve çağrılarına rağmen MHP “beklenen” oyu vermemiş gibi…
Kimileri MHP’nin oylarının %5-6’larda olduğu zırvalığına sığınıyor. Bu kerameti kendinden meçhul siyaset bilimi uzmanları, yapılanın bir Anayasa Değişikliği Referandumu olduğunu unutmuş gibiler. Ya da bilse bile genel seçimlerle referandumun farkına varamamışlar. Yapılan Anayasa Değişikliği konusundaki “tercih”tir. Kesinlikle bir genel seçim değildir.
MHP seçmeninin önemli bir kesiminin tercihinin de “Hayır” olduğu açık seçik ortadadır. Ama bunun anlamı bir genel seçim olsa MHP tabanının gene standart oran olan %13’ün üzerinde çıkacağı görülecektir.
Bu arada AKP’li yöneticiler bile kendi seçmenlerinden “Hayır” diyenlerin bulunduğunu bilmektedirler. Çünkü her ne kadar AKP’nin büyük bir çoğunluğu tarafından sevilse de, Başkan Erdoğan için AKP’liler arasında “Yeter artık daha ne istiyorsun. Bu noktaya kadar kazandıkların yetmiyor mu?” diyerek isyanları oynayanlar da vardı.
Bu yazıyı yazdığım şu gece saatlerinde, birçok Tv kanalının tartışma programlarında 2019 yılında kimin başkan olması gerektiği üzerine yoğunlaşıyor. Bilhassa da CHP çıkışlı söylemler üzerine bu konu Türkiye’nin gündemine bomba gibi düştü. Sanki daha 15-20 gün önce bir seçim süreci yaşamamışız gibi, şimdi de yeni bir seçim sürecinin fitili ateşlendi.
Düşünüyorum da, acaba bu siyaset uzmanları, milletimizin tek kaygısının veya en büyük zevk aldığı konunun seçimler olduğunu mu zannediyor? Hele de medya! Gerçekten kamuoyu görevi mi yapıyor? Milletin ve devletin çözüm bekleyen yığınla sorunu varken, neden ille de milletin enerjisini yeni ve pek de yararı olmayan bir sahaya çekiyor?
Millete seçim heyecanını tekrar tekrar yaşatmaya çalışan bu kesimler acaba Türkiye’nin ekonomisinden haberdarlar mı? Acaba daha bir yıl önce 2.75’ler civarında seyreden Dolar’ın 4..0 TL’ye kadar çıkışını neden araştırmazlar?
Fert başına yıllık gelirimiz 9 yıl önce bir gecede 3 kat arttıktan sonra, yerinde sayarken, hatta 10.500 dolardan 9.000 dolarlara gerilerken, bu konuları tartışacak uzmanları neden bulmazlar?
Enflasyon gene yüksek. Rusya’nın satın almadığı domatesin bile kilosu üretilen yerde 5, büyük metropollerde 10 TL’den satılıyor. Patates kıymete bindi. Nohut ve kuru fasulyenin ithalatı için düğmeye basıldı. Meyveler ise ateş pahası. Acaba neden? Nedenleri biliniyorsa fiyatları düşürmenin çaresi nedir? Acaba neden dünyada eti en pahalı yiyen milletiz? Almanya’dan gelenler eskiden çikolata vs getirirken neden şimdi et ve türevlerini getiriyor?
Türkiye’de eğitim de komada. Orta dereceli okullarda okuyan çocuklarımız matematik, fen ve ana dilde bile OECD ülkeleri içerisinde listenin sonlarına demir attı. 2002 sonundan beri iktidarda tek başına AKP var. Eğitimde “Tohumu ek, 12-13 yıl bekle, ondan sonra ürünü alırsın!” derler. Bu hesapça en azından 2 yıl önce AKP’nin ektiği eğitim tohumunun ürünlerini almamız gerekirdi. Peki bu ürün var mı? Varsa nasıl? Bunları tartışacak ve çözüm yolu gösterecek uzman veya araştırıcı bulamıyor muyuz?
Öğünerek ve şişinerek konuştuğumuz bir diğer konu ise enerji sektörü. Ama gelin görün ki hemen hemen her ilde, onarım ve bakım yapılmadığı halde bile farklı sürelerle elektrik kesintisi yaşanıyor. Ama bu konuları konuşup vatandaşın elektrik kesintisine karşı hakkını savunan yok!
Son söz: Artık akıntıya karşı kürek çekmeyip, seçimi değil, geçimi ve kalkınmayı düşünelim.

“EXPO 2021 BARIŞA VE KARDEŞLİĞE KATKI SAĞLAYACAK”

0

Hatay’ın tarihine altın harflerle yazılacak ve şehre çok büyük artı değerler kazandıracak olan “EXPO 2021 Hatay” için resmi imzalar atıldı. Başvuru sürecinden itibaren kentte büyük heyecan uyandıran ve şehrin tüm dinamiklerini bir araya getiren EXPO 2021 resmen Hatay’da.
Başkan Savaş imza töreninde gerçekleştirdiği konuşmada “Geçen yıldan bu yana geçen süre zarfında EXPO 2021’in şehrimizde gerçekleştirmek amacıyla 2 sunum yaptık. Son sunumumuzun ardından EXPO 2021’in Hatay’da gerçekleştirilmesine karar verildi. Bugün misafirlerimizle birlikte Sayın Valimizin yanındaydık ve onun da desteğini aldık. Altı yıldır savaşın gölgesinde yaşayan bir şehir olarak psikolojik ve sosyolojik yönden olumsuz etkilendik. Savaş sonuçlandıktan sonra yalnızca Hatay’ın değil savaştan etkilenen herkesin moral ve motivasyona ihtiyacı var. Yüzyıllardır 23 medeniyetin 13’üne ev sahipliği yapmış bir şehir olarak. Museviliğin, Hristiyanlığın ve İslamiyetin Anadolu’daki ilk ibadet yeri olan ve bu dinlere mensup kişilerin sevgi, barış, huzur ve kardeşçe yaşadığı bir şehirde bu büyük organizasyonun yapılması hem bize hem de çevre ülkelere umut ışığı olacaktır. Bu organizasyon insanlar arasındaki kardeşliğin pekişmesine katkı sağlayacaktır. Devletler menfaatler doğrultusunda çalışıyor ancak belediyeler ve STK’lar bir anne şefkatiyle çalışmalılar. Sivil toplum örgütünüzün Hatay’a ve bu coğrafyaya kucak açmasından dolayı çok teşekkür ediyorum. ” ifadelerine yer verdi.
Bu organizasyonun Ortadoğu barışına da katkı sağlayacağı kanısında olduğunu sözlerine ekleyen Başkan Savaş, EXPO’nun Hatay’da yapılmasının insanlık adına önemli bir karar olduğunun altını çizdi.
HATAY’DA OLMAK BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR ONUR
AIPH(Uluslararası Bahçe Bitkileri Üreticileri Birliği) Yönetim Kurulu Başkanı Bernard Oosterom, “Tüm AIPH üyeleri adına misafirperverliğiniz için çok teşekkür ederiz. Burada bulunmak bizim için büyük bir onur. Az sonra atacağımız imzalar herkes için çok önemli. Hissiyatım bizim için ve Hatay için EXPO sürecinin ilk adımların en iyi şekilde atıldığı yönünde. 1960’lardan bu yana fuarcılık ve EXPO ile ilgili deneyimlerimiz mevcut. Tüm bu deneyimlerimiz ışığında 2021 EXPO’nun en iyi şekilde gerçekleşmesi için elimizden geleni yapacağız. Süs sektöründe bilgiyi paylaşmak tüm dünya için çok önemli. İlerleyen yıllarda çok iyi bir ilişkimiz olacağından eminim. Sizlere başarılar diliyorum” dedi.
BRİERCLİFFE:”BAŞKAN SAVAŞ’IN EXPO’NUN YANI SIRA HATAY İÇİN ÖNEMLİ PROJLERE İMZA ATTIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”AIPH(Uluslararası Bahçe Bitkileri Üreticileri Birliği) Genel Sekreteri Tim Briercliffe, ”Bizim için burada bulunmak çok önemli. Çünkü EXPO tek kişilik bir proje değil. Herkesin yer alması gereken bir süreç. Bu süreçteki en önemli paydaşların şehirde yaşayan vatandaşlar olduğu kanısındayım. Vatandaşlardan aldığınız destek beni gerçekten etkiledi. EXPO’nun yanı sıra şehrin kalkınması için önemli projelere imza attığınızı düşünüyorum. Tüm farklı görüşlerin ve dinlerin tek çatı altında ve harmoniyle yaşıyor olması çok güzel. EXPO da benzer niteliklere sahip. Dünya Hatay noktasında endişe yaşıyor olabilir. Ama bir araya gelmek ve bu tecrübeleri paylaşmak çok güzel. Proje çok güzel eğer bu süreci başarıyla götürmek istiyorsak çok çalışmalıyız. Başarılı bir organizasyona imza atacağımızı düşünüyorum” açıklamasında bulundu.
EXPO’NUN EKONOMİYE KATKISI BÜYÜK
AIPH Pazarlama ve Tanıtım Başkanı Kevin Chung, yapılan araştırmalara göre EXPO’nun Hatay’a ekonomik getirisinin gerçekleştirilen yatırımdan çok daha fazla olacağını ifade etti.Hatay’a ilk kez EXPO görüşmeleri vesilesiyle geldiğini ifade eden Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu ise “Ben burada belediye başkanı ve ekibinin bu şehre bir şeyler kazandırma heyecanını gördüm. Hatay’ın büyük bir gayretle çok güzel bir EXPO’ya imza atacağı kanısındayım. Ve bu şehrin dünyaya tanıtılabileceğine inanıyorum.

REYHANLI ŞEHİTLERİMİZİN ACILARI DİNMEMİŞTİR!

0

Vatan Partisi Hatay il başkanı Yunus Özgür Yıldırım, Reyhanlı patlamasının 5 yılı dolaysıyla bir basın açıklaması yaptı. Yıldırım basın açıklamasında Reyhanlı patlamasında şehit olanların acısının dinmediğini söyledi. Bu patlamaların arkasında istihbarat birimleri ve Amerika olduğunu ifade etti.
Başkan Yıldırımın Açıklaması şöyle

“Reyhanlı patlamasının üzerinden 5 yıl geçti. Patlamadan bu yana Reyhanlı’da şehit edilenlerin failleri halen bulunmuş değildir. Büyük patlamanın sonunda en azından insanlarımız bu cinayetin faili meçhul kalmamasını beklemektedir. Failleri bulunduğunda bir nebze olsun acıları dinmiş olacaktır.
Reyhanlı patlamasını Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlerdeki patlamalar takip etmiştir. Patlamaların arkasında Amerika’nın kullandığı taşeron örgütler olan PKK-IŞID gibi terör örgütleri olduğu herkes tarafından bilinmektedir.
Reyhanlı patlaması Alevi vatandaşların üzerine yıkılmaya çalışındı ama tutmadı. Mezhep çatışmalarına yönelik bütün girişimler Hatay halkı tarafından boşa çıkarılmıştır.
Bu gün basından öğrendiğimize göre “AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, MİT tırlarını durduran ve Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) şifreli haberleşme ağı “ByLock” kullanıcısı olduğu tespit edilen eski savcı Şişman hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan rapor tamamlandı” denilmektedir.
Yine devamla şunlar yazılmaktadır “Şişman, ihbarda adı geçen şahısların yakalanması yerine Hatay Emniyet Müdürlüğü yetkilileri gibi ısrarla şahısların silah veya patlayıcı gibi somut birtakım delillerle yakalanması için delil toplama sürecine devam edilmesi yönünde görüş bildirdi.
Yeterli ve somut ihbarlara karşın ihbarda adı geçenler hakkında operasyon gerçekleştirilerek patlama olaylarının önlenmesi yerine ısrarla delil toplama sürecine devam edilmesini isteyen Şişman, mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel güveni yok eden nitelikte usul ve yasaya aykırı işlem yaptı.” Denilmektedir.
Kanlı tertiplerin ve Türkiye-Suriye krizinin çıkarılmasındaki arkadaki güç Amerika olduğunu tekrar ve tekrar açıklıyoruz.
Amerika dün karar almıştır ve PKK’nın Suriye kolu olan PYD’ye ağır silahlar verilmesi kararının arkasında yine Türkiye ve Suriye’nin parçalanması girişimi yatmaktadır.
Bu gün Reyhanlı şehitlerimizin acısının dinmesini istiyorsak, ABD’nin kullandığı PKK,PYD ve FETÖ terör örgütüne karşı bütün milletimizin Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütlerine karşı savaşını desteklemelidir.
Reyhanlı şehitlerimizin acısını dinmesini istiyorsak, İncirlik Üssü’nün ABD’ye kapatılması için mücadele başlatmalıyız. Hükümetin İncirlik üssünün kapatılması için daha ne beklemektedir?
Reyhanlı şehitlerimizi saygı ile anıyoruz, yakınlarının acılarını paylaşıyoruz.” Dedi.

DANIŞTAY BAŞKANINI İSTİFAYA DAVET EDİYORUZ

0

Hatay Barosu Başkanı Ekrem Dönmez Danıştay Başkanını istifaya davet etti.
Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Danıştay’ın 149. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’nda yaptığı konuşmada, “16 Nisan 2017 tarihinde halk oylamasına sunulan ve kabul edilen değişiklikle Anayasamızda var olan kuvvetler ayrılığı ilkesi daha da belirgin hale getirilmiştir.
Olağanüstü halin ilanı ve bu süreçte kabul edilen KHK’ların amacı, devletin kurumlarını terör örgütü mensuplarından arındırmak ve demokrasiyi korumak olup kişilerin hak ve özgürlüklerine, amaç dışında herhangi bir sınırlama getirilmemiştir.”
şeklinde beyanda bulunduğunu belirterek Danıştay Başkanının istifa etmesi gerektiğini söyledi
Başkan Dönmezin Açıklamalası şöyşe:

“Danıştay Kanunu’na göre; Danıştay, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş Yüksek İdare Mahkemesi, danışma ve inceleme merciidir. Danıştay bağımsızdır. Yönetimi ve temsili Danıştay Başkanına aittir.

Danıştay ilk derece mahkemesi olarak; Bakanlar Kurulu kararlarına; Başbakanlık, bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının müsteşarlarıyla ilgili müşterek kararnamelere; Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere; Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere; Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere; Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine karşı açılacak iptal davalarını karara bağlar ve ayrıca İdare mahkemeleri ile vergi mahkemelerince verilen nihai kararlar ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülen davalarla ilgili nihai kararlar Danıştay’da temyiz yoluyla incelenir ve karara bağlanır.

Anayasa’nın 125. maddesinde, İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu yazılıdır.
Anayasa’da öngörülen Yüksek Mahkemelerden biri olan Danıştay, Anayasanın 155. maddesine göre, yürütme organına yardımcı bir inceleme, danışma ve karar organı olmanın yanı sıra, yönetimin yargı yoluyla denetlenmesinde etkin ve önemli görev yapan bir yargı kuruluşudur.
Danıştay Başkanı Sayın Zerrin Güngör, Danıştay’ın 149. Kuruluş Yıldönümü Programında yaptığı konuşma ile bir düşünce sergilemiştir. Tartışmalı bir YSK kararı ile sonuçlanan referandum sürecinden sonra hayatımızda yerini alan değişikliklerle kuvvetler ayrılığı ilkesi daha da belirgin hale geldiğini ve olağanüstü halin ilanı ve bu süreçte kabul edilen KHK’ların amacının, devletin kurumlarını terör örgütü mensuplarından arındırmak ve demokrasiyi korumak olup kişilerin hak ve özgürlüklerine, amaç dışında herhangi bir sınırlama getirilmediğini kişisel olarak elbette sergileme hakkına sahip olduğu kuşkusuzdur.
Ancak idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargısal nitelikli karar vermesi gerekecek olan ve ileride hem çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnameler, hem de Olağanüstü Hal döneminde yapılan tüm tasarruflarla ilgili ileride kendisine intikal edecek konularda Yargısal olarak çözüm getirmesi gereken Danıştay’ın Sayın Başkanının bu sözleri; yönetimin yargı yoluyla denetlenmesinde etkin ve önemli görev yapması beklenen bir yargı kuruluşunun en tepesinde olan bir kişiye yakışmadığı gibi, bu sözleriyle yönetimin yargı yoluyla denetlenmesinde etkin ve önemli bir görevi yapabilecek bir yargı kuruluşu olamayacağını da göstermiştir.

Keza bilimsel olarak Anayasa değişikliği ile yapılan düzenlemelerin kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırdığı ve evrensel hukuk ölçütlerine uymadığı noktasında yapılan eleştirileri görmezden gelmesi ve tarafsız kalması bir yana; olağanüstü halin ilanı ve bu süreçte kabul edilen KHK’ların kişilerin hak ve özgürlüklerine, amaç dışında herhangi bir sınırlama getirilmediğini açıkça belirterek ileride Danıştay’a intikal edebilecek hususlarda peşinen görüşünü açıklaması ve taraf pozisyonu alması sebebiyle görevini layıkıyla yapacak niteliği kalmamıştır.

Daha şimdiden HSK üye seçimleri için adaylıkların belirlendiği ve 21 kişiye indirildiği bir ortamda ve yine yakın tarihli olarak yapılan hakim-savcı atamalarında tasarrufların nasıl taraf menfaatlerine göre şekillendiği, liyakat esasından öte farklı kaygıların öne geçtiği konuşulmakta iken, bilimsel olmayan kişisel düşüncelerini Danıştay Başkanlığı malzemesi yapmaya hakkı bulunmamaktadır.

Çok şükür ki tüm esnetmelere ve yargı erkini yürütme erkine tabi tutan tüm düzenleme ve yaklaşımlara karşın, Türkiye’de hala iyi ki yargı var ve hala yargı sonuna kadar işliyor diyeceğimiz birçok yargıcımız hala işbaşında. Tüm umudumuz vicdanını, ahlakını hala koruyan iyi yargıçların varlığında.

OHAL döneminde çıkartılan KHK’ler eliyle yapılan tasarruflara karşı halen yargı yolunun kapalı olduğu bir dönemden geçerken ve aylarca hiçbir yargısal inceleme imkânı tanınmamışken, KHK tasarrufları için önceden açılan davaların tamamı bir KHK ile karar verilemeyecek bir hale sokulmuşken, oluşturulması beklenen inceleme komisyonunun dahi kurdurulamamışken; böyle bir ortamda Danıştay Başkanının yapması gereken en onurlu şey istifa etmesidir.
Anayasa değişikliği öncesi bağımsız ve Anayasa değişikliği sonrası ayrıca tarafsız olan yargı adına Sayın Başkanı istifaya davet ediyoruz.”

‘’Önceki yapılandırmanızı sakın bozmayın’’

0

Hatay Vergi Diresi Başkanı Nazmi Erol:
‘’Önceki yapılandırmanızı sakın bozmayın’’

Hükümetin önümüzdeki günlerde vergi- SGK borçluları için çıkarma hazırlıkları yaptığı yeni taksitlendirme imkanından bir süre önce 6736 sayılı kanundan yararlanarak borçlarını taksitlendirenlerin kesinlikle faydalanamayacakları belirtildi.
İskenderun Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret eden Hatay Vergi Dairesi Başkanı Nazmi Erol ile SGK İl Müdürü Hamit Bal, konuyla ilgili bilgi verdiler.
Hatay Vergi Dairesi Başkanı Nazmi Erol, 19.8.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6736 sayılı kanunun borçlu mükelleflere getirdiği önemli imkanları anlattı. Erol, 25 Kasım 2016 tarihinde başvurusu biten 6736 sayılı kanun ile borçlarını yapılandıran mükelleflerin Mayıs ayı sonuna ertelenen biriken taksitlerini kesinlikle yatırmaları gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
‘Borçlu mükelleflerimize büyük kolaylık sağlayan 6736 sayılı kanundan faydalanan mükelleflerimiz, çıkması beklenen yeni yasadan kesinlikle faydalanamaz. Bu nedenle, Ocak ayından Mayıs’a ertelenen taksitler aksatılmadan ödenmelidir. İlk aşamada taksit ödemeyen ve yapılandırması ihlal olan borçlular, ödemeleri gereken taksit tutarını geç ödeme zammı ile birlikte 31 Mayıs 2017 tarihine kadar ödeyebilecektir. Böylece 6736 sayılı kanundan yeniden yararlanma imkanına kavuşmuş olacaklar. Aynı kapsamda peşin ödemek isteyenlere de peşin ödeme indirimi yapılacaktır. Aksi halde yapılandırma hakkı kaybolur. Biz de artık borçlular için e-haciz yapacağız. Her şeye haciz koyma yetkimiz bulunuyor.’’
Erol, 6736 sayılı yasa ile sunulan büyük imkanı yapılandıran hiç kimsenin kaçırmaması gerektiğini de belirterek, konu hakkında www.gib.gov.tr adresinden ve 4440189 numaralı telefondan bilgi alınabileceğini belirtti.
SGK İl Müdürü Hamit Bal da yaptığı açıklamada aynı çerçevede kamu alacaklarıyla ilgili çıkarılan 6736 sayılı yasanın İşverenlere de büyük kolaylık sağladığını söyledi. Bal açıklamasında, SSK prim borçlarını 2 Ocak 2017 tarihinde ödeyemeyenlerin birikmiş taksitlerini 31 Mayıs’a kadar ödemeleri halinde yapılandırma imkanının süreceğini belirtti.

İSKENDERUN’DA HER NOKTAYA HİZMET GİDİYOR

0

İSKENDERUN BELEDİYE BAŞKANI SEYFİ DİNGİL:
İSKENDERUN’DA HER NOKTAYA HİZMET GİDİYOR
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, İskenderun’da her noktaya eşit hizmet edildiğini belirtti.
İskenderun Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri kentin en ücra köşesine kadar hizmet götürüyor.
HER YERE EŞİT HİZMET
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerimiz Gültepe Mahallesinde ihtiyaç olan bölgeler kilit parke taşı ile döşeniyor. İskenderun Belediyesi olarak imkan ve hizmetlerin tamamını her mahalleye eşit bir şekilde götürüyoruz. Ekiplerimiz hummalı bir çalışma yürütüyor. İlçenin her noktasında yaşayan vatandaşların daha iyi hizmet alması ve daha yaşanabilir bir kentte yaşaması için gece-gündüz demeden çalışıyoruz. Mahallelerimizde kilit taşı çalışmalarını aralıksız bir şekilde sürdürüyor“dedi.
GÜLTEPE’DE PARKE ÇALIŞMASI YAPILIYOR
Başkan Seyfi Dingil,”Kilit parke taşı döşenmedik mahalle bırakmayacağız. Parke taşı döşeme işlemi program dâhilinde devam edecek. Göreve geldiğimiz günden bu yana hava koşulları elverdiğince ilçemizde mahallelerde önemli hizmetlere imza attık. İlçe halkımızla el ele vererek daha güzel, daha yaşanabilir bir ilçe hedefimize ulaşacağımızdan hiç kuşkumuz. Yapılan çalışmalardan halkımız da oldukça memnun’ diye konuştu.

ESENTEPE MAHALLESİNE YENİ ÇOCUK PARKI YAPILACAK

0

İSKENDERUN BELEDİYE BAŞKANI SEYFİ DİNGİL:
ESENTEPE MAHALLESİNE YENİ ÇOCUK PARKI YAPILACAK
İskenderun Belediyesi mahallelere yeni parklar kazandırmaya devam ediyor.
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil’in talimatları ile İskenderun genelinde gerçekleştirilen çalışmalarla yeni parkların yapımı devam ediyor.
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil’in tarafından verilen talimatlar sonucu yapılan incelemeler neticesinde mahallelerde, yeni park yapımına müsait olabilecek alanlar tespit edilerek çalışmalar başlatıldı.
Çalışmalar tamamlandığı zaman hem çocukların hem de yetişkinlerin spor ve sosyal yaşantısını hareketlendirmek için modern, ferah alanlar oluşturulmuş olacak.
Şehir genelinde ihtiyaç önceliğine göre tespit edilen bölgelerde yürütülen park yapım çalışmalarında, öncelik olarak çocukların sağlıklı bir şekilde oyun oynayabilecekleri oyun alanları, yetişkinlerin kullanabileceği fitness alanları, basketbol sahaları, bank ve kamelyalar yapılıyor.
İskenderun Belediyesi Park Bahçe Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştiren park yapım çalışmaları arasında Esentepe’de çok amaçlı yeni çocuk parkı yapım çalışmaları hızla devam ediyor.
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil yaptığı açıklamada,”Bu bölgemizde ihtiyaç vardı. İçerisinde çocuk parkı, oturma bankları, jimnastik aletleri ve yeşil alanın yer alacağı parkta vatandaşlarımız dinlenirken bir yandan da çocuklar güvenli bir şekilde eğlenecekler. Ekiplerimiz hummalı bir şekilde çalışıyor. Fedakâr bir şekilde çalışan tüm ekiplerimizi kutluyorum” dedi.

DENİZCİLER’DE YOLLAR SICAK ASFALT İLE KAPLANIYOR

0

İSKENDERUN BELEDİYE BAŞKANI SEYFİ DİNGİL:
DENİZCİLER’DE YOLLAR SICAK ASFALT İLE KAPLANIYOR
İskenderun Belediyesi ilçe genelinde sürdürdüğü asfalt çalışmaları kapsamında Denizciler Mahallesi’nde sıcak asfalt çalışması yapıyor.
Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri Denizciler’de ana caddelerde ve ihtiyaç olan noktalarda yolları sıcak ile kaplanıyor.
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, Denizciler Mahallesi Muhtarı Ali Rıza Kekeç ile birlikte asfalt çalışmalarını yerinde inceledi.
HALKIMIZA HİZMET İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Yapılan çalışmalar ile ilgili bilgiler veren İskenderun Beleye Başkanı Seyfi Dingil,” Çalışmalar şuanda farklı noktalarda devam ediyor. Kent genelinde eş zamanlı olarak da birçok hizmeti gerçekleştiriyoruz. İskenderun genelinde sıcak asfalt çalışmaların tüm hızıyla sürüyor.Hava şartlarının normalleşmesi ile birlikte plan dâhilindeki tüm yolları sıcak asfaltla buluşturmaya devam edeceğiz. Asfalt çalışmaları konusunda belediye olarak üzerimize düşen ve ilçe sınırları içerisindeki görevi yapıyoruz” diye konuştu.
YOLLAR MODERNLEŞİYOR
Başkan Seyfi Dingil,”Belediye olarak asfaltlama hizmeti konusunda her zamankinden daha güçlü bir atağa kalkmış bulunuyoruz. Birçok mahallemizin yollarını sıcak asfaltla kapladık. Bu konuda son derece ciddi çalışmalara imza atıyoruz. İskenderun sınırları içerisinde ihtiyaç olan her yere sıcak asfalt hizmetini götürüyoruz. Halkımız bu hizmetleri sonuna kadar hak ediyor. İskenderun’u başta yol hizmeti olmak üzere her alanda geliştirerek, her konuda imrenilen bir kent yapıncaya kadar çalışacağız” diye konuştu.
Denizciler Mahallesi Muhtarı Ali Rıza Kekeç ise asfalt çalışmalarından dolayı Başkan Seyfi Dingil’e teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.

Kırıkhan CHP Yönetimi Ziyareti

0

Kırıkhan CHP İlçe Başkanlığı’na getirilen İsmail Savaşır ve yönetici arkadaşları, önceki gün Antakya’ya geldi ve İl Başkanlığı’na ziyarette bulundu.
Görüşme, Kırıkhan CHP İlçe Başkanı, yöneticileri ile İl Başkanı Mehmet Güzelmansur ve bazı yöneticiler ile Kadın ve Gençlik Kolları Başkanları arasında gerçekleşti.
İl Başkanı Mehmet Güzelmansur, görüşmeyi değerlendirirken, “Çiçeği burnunda Kırıkhan İlçe Başkanımız Sayın İsmail Savaşır ve Yönetim Kurulu üyelerine nezaket ziyaretlerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Hatay da 26 Hakim-Savcı görev yeri değişti

0

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararıyla, ülke genelindeki 1055 civarındaki Hakim ve Savcının görev yeri değişti.
Görev yeri değişiklikleri kapsamında, ilimizde görev yapan ya da ilimize atanan toplam 26 Hakim Savcı da bu durumdan etkilendi.
HSYK kararıyla ilimizden başka illere ya da başka illerden ilimize atanan Hakim-Savcılarla ilgili bilgiler şöyle:
Hakim Ali Özdemir-Hatay’dan Aydın’a
Savcı Fatih Kaya-İskenderun’dan Antalya’ya
Hakim Dilek Eyüpoğulları-Bodrum’dan Hatay’a
Hakim Seray Gümüş-İskenderun’dan Çorum’a
Savcı Öncer Ateş-Adana’dan Hatay’a
Hakim Esra Aytemir-Ereğli’den Hatay’a
Hakim İ.Uçar Ünsal-Dörtyol’dan K.Maraş’a
Hakim Duygu Hekimoğlu-Adıyaman’dan Hatay’a
Hakim Murat Sarıkaya-İsk.’dan Kırıkhan Ağır Ceza Bşk.
Hakim Elif Çerçi-Dörtyol’dan Gaziantep’e
Hakim Özge Öznalçın-Silifke’den İskenderun’a
Hakim Selma Karamıklan-Dörtyol’dan K.Maraş’a
Hakim Recep Börklüce-İslahiye’den Dörtyol’a
Hakim: Uğur Necmettin Şen-Hatay’dan, Boğazlıyan Ağır Ceza Mh. Bşk.’na
Hakim: Abdulkerim Akşin-Kırıkhan’dan Bartın’a
Savcı Aydın Ertek-İskenderun’dan Fatsa’ya
Savcı Mevlüt Karataş-Pozantı’dan Dörtyol’a
Savcı Ömer Faruk Ayvaz-İskenderun’dan Bayburt’a
Savcı Hüseyin Uğuz-İskenderun’dan Urla’ya
Hakim Samet Doğan-Hassa’dan Gölbaşı’ya
Savcı Kübra Güler-Yayladağı’ndan Yatağan’a
Savcı Barışhan Karpuz-Hassa’dan Elbistan’a
Bu arada, İdare Mahkemeler düzeyinde de iki değişiklik oldu. Bu değişiklikler de şöyle:
Hakim Mevlüde Böke-Hatay’dan Danıştay Tetkik Hakimliğine
Hakim İsa Oğ. Lakçı-İstanbul’dan Hatay İdare Mahk. Üyeliğine

“Sen misin diye soruyorlar”

0

Kilo problemini, hayatının her alanında yaşayan Muhammet Cuma Güldiker, obezite ameliyatı sonrası 8 ayda 60 kilo verdi. Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Obezite ve Reflü Cerrahisi Uzmanı Genel Cerrah Op. Dr. Cavit GÖKTAŞ’ın gerçekleştirdiği ameliyatla, sadece kilo vermekle kalmayan, sağlığına da kavuşan Güldiker, kilo vermeye başladıktan sonra daha rahat nefes aldığını ifade etti.
8 ayda 60 kilo vermeyi başaran Muhammed Cuma Güldiker, “Yıllardan bu yana uygulamış olduğum diyet ve sporla bir türlü kilo veremedim. Diyetle kilo versem de, bir süre sonra daha fazla kilo alıyordum. Yemeği çok seviyordum. Son çare obezite ameliyatı olmamdı. Ameliyat sonrası hayatım tamamen değişti diyebilirim. Yakınlarım, bile beni gördüklerinde sen misin diye soruyor. Bana bu mutluluğu yaşatan doktorum Cavit Göktaş ve ekibine teşekkür ederim” dedi.
“Hedefimiz 75 kilo”
Muhammed Cuma Güldiker’in ameliyatından sonra sağlıklı bir şekilde kilo verdiğini dile getiren Op. Dr. Cavit Göktaş, “Hastamıza başarılı bir şekilde kapalı yöntemle tüp mide ameliyatını uyguladık. Muhammed Bey, 8 ayda 168 kilodan 108 kiloya geriledi. Hedefimiz, 75 kiloya kadar gerilemesi. Hastamız, kilo vermeye başladıktan sonra, sağlık sorunları da sona erdi” açıklamasında bulundu.

“Birliğiniz, Dirliğiniz Daim Olsun!”

0

Geleneksel esnaf odaları birlik kahvaltılı toplantısı gerçekleştirildi:

İskenderun Esnaf Oda Başkanları tarafından her ay düzenlenen dayanışma, birlik ve beraberlik toplantısını bu ay İskenderun Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Erol Akın öncülüğünde gerçekleştirildi.
Denizciler Yörük çadırında düzenlenen kahvaltılı toplantıya İskenderun Kaymakamı H. Hasan Özyiğit, Arsuz Kaymakamı Musa Sarı, İskenderun Cumhuriyet Başsavcısı Abdulkadir Akın, İskenderun İlçe Jandarma Komutanı Ferit Gül, İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Abdulkadir Teksöz, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Levent Hakkı Yılmaz, HESOB İkinci Başkanı ve İskenderun Kuyumcular ve Saatçılar Odası Başkanı Uğur Fırat ile İskenderun esnaf odaları başkanları katıldılar.
Toplantıda söz alan HESOB İkinci Başkanı Uğur Fırat, “Üzüntümüz büyük. İskenderun’da görev yapmış değerli bir devlet adamı güzel insan, eski Cumhuriyet Başsavcımız Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper’i şehit verdik. Yaşanan trafik kazasında hayatını kaybeden Başsavcımıza Allah’tan rahmet kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyorum. Ülkemizin başı sağ olsun. Geleneksel hale getirdiğimiz toplantılarımızın asıl sebeplerinden birisi de birlik ve beraberliğimizi artırmak, şehrimizin ve esnafımızın sorunlarının çözümü noktasında istişareler yapmak, sorunları yetkili mercilere ulaştırmak için bir araya geliyoruz. Üzülerek öğrendiğim diğer bir konu ise Sayın Kaymakamımız Hasan Özyiğit’in emekliliğini istediği yönde ve bizler buna çok üzüldük. Gerçekten örnek bir devlet adamlığı gösterdi. Sağ olsun göreve geldiği günden bu yana Kaymakamımız H. Hasan Özyiğit de esnaf oda başkanı olarak bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmadılar ve bizlerden desteklerini hiçbir zaman esirgemediler. Bu bakımdan kendisine teşekkür ediyorum.” dedi.
HESOB Başkanı Abdulkadir Teksöz ise “Geleneksel hale getirilen bu kahvaltılı toplantılarında bizleri yalnız bırakmayan tüm kurum amirlerimize çok teşekkür ediyorum. Her zaman esnafımızın yanında oluyorlar. Bu tür etkinliklerde emeği geçen oda başkanlarımıza da emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.
Emekliliğini isteyen İskenderun Kaymakamı H. Hasan Özyiğit helallik istedi.
İskenderun Kaymakamı Özyiğit Emekliye ayrılıyor!
İskenderun Esnaf Oda Başkanları tarafından her ay düzenlenen dayanışma, birlik ve beraberlik toplantısına katılan İskenderun Kaymakamı H. Hasan Özyiğit emekliliği istediği yönündeki haberlerin doğru olduğunu belirterek, emeklilikten sonraki hayatını İskenderun’da avukat olarak sürdüreceğini söyledi.
30 yıldır mülkü amirliği görevlerinde bulunduğunu ve yaklaşık 3,5 yıldır da İskenderun’da görev yaptığını ifade eden İskenderun Kaymakamı H. Hasan Özyiğit, “İskenderun’da çalışmak büyük bir onur, şükürler olsun ki devletimiz, milletimiz bu onuru bizlere layık gördü. Görev yaptığım tüm süre içerisinde devletimin varlığı, birliği, hukukun üstünlüğü, demokratik değerler noktasında objektiflik, tarafsız, hukuku, hakkı ve insanı en temel alan yaklaşım içerisinde sürdürmeye çalıştım. Belki bu süreç içerisinde çok değerli vatandaşlarımızın, hakları noktasında elimizden gelen gayreti gösterdik. Onların o haklarını kullanmasını, demokratik teamüller içerisinde yaşaması için gerekli gayreti gösterdik. Ama ben bir görev yaptığım yerlerde bir vatandaşımızın hukuk dışında kalbini, gönlünü kırdıysam hakikaten haklarını helal etmesini istiyorum. Bende Türkiye Cumhuriyet Vatandaşı olarak bundan sonraki hayatımda da böyle bir borcum varsa ödemeye hazırım. Asıl olan devlet, asıl olan millet, bizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, belirli bir dönem için bu kamu görevlerini ifa ederiz. Sonra da en temel değerimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’nin onurlu bir vatandaşı olarak hayatımızı devam ettirmeye çalışırız. Dolayısıyla bizimde tercihimiz bu oldu. Bu nokta da artık değerli İskenderunlu hemşerilerim diyeceğim çünkü bundan sonraki hayatımı yine burada avukat olarak sürdürmeye çalışacağım. Dolayısıyla sizlere teşekkür ediyor, tüm hemşerilerime saygı ve sevgilerimi sunuyorum” açıklamasında bulundu.

KARAYILAN MAHALLESİNİN İÇMESUYU KAPASİTESİ ARTTIRILIYOR

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü(HATSU), yüksek katlı site alanları ve ikametin yoğun bulunduğu bölgelerde su basıncının az olmasından kaynaklı oluşan sorunları gidermek için çözüm arayışını sürdürüyor.

İçmesuyunun yetersiz geldiği noktaları tespit ederek yeni içmesuyu hattı döşeme ve yeni kaynak bulma çalışmalarını sürdüren Genel Müdürlük, yaz aylarının gelmesi ile birlikte oluşabilecek kesintilerin önüne geçmek amacıyla su depolarında ki içmesuyu kapasitelerini arttırmak için bağlantı ve yenileme çalışması başlattı.

İskenderun ilçesine bağlı Karayılan Mahallesi Çamlık Caddesi üzerinde bulunan sitelerin su basınç sorununu gidermek amacıyla 2. Bölge İçmesuyu Bakım Onarım işletme ekipleri tarafından çalışma yapıldığını aktaran HATSU, 40’lık borularla 70 metre içmesuyu abone şebekesinin döşendiğini ve vana ile kelepçe takılarak bağlantıların yapıldığını aktardı.

HATSU GENEL KURULU TOPLANDI

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü(HATSU) Genel Kurulu, Mayıs ayı olağan toplantısı Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş başkanlığında gerçekleştirildi.

Hatay Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda yoklama ve bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan kurulda, bir önceki kurul birleşimine ait karar özetleri okundu.

Büyükşehir Belediye Meclisince seçilen komisyonların Genel Kurul Komisyonları olarak da görev yapması oy birliğiyle kabul edildi.

HATSU Genel Müdürlüğü tarafından yapılan içmesuyu, kanalizasyon, yağmursuyu ve atıksu arıtma tesisi yatırımlarını ele alan tanıtım filminin ardından gündem maddesi olan HATSU 2016 yılı faaliyet raporu ise oy çokluğuyla kabul edildi.

HATSU 2016 Yılı Bilançosunun (Bütçe Kesin Hesabı) oy birliğiyle Plan ve Bütçe Komisyonu’na havale edildi. HATSU “Su Havzalarının Korunması ve Kontrol Yönetmeliğinin” görüşülmesi oy birliğiyle Hukuk ve İçişleri Komisyonu’na havale edildi.

HATSU Genel Müdürlüğü’nün 2016 Yılı Faaliyet Raporu ve Bilançosu ile ilgili hazırlanan Denetçi Raporu okunarak Genel Kurul üyelerine bilgi verildi. HATSU Genel Müdürlüğü’ne tahsis edilen bazı Memur kadrolarının değiştirilmesi oy birliğiyle kabul edildi. Ayrıca, Payas Organize Sanayi Bölgesine ait su Borcu için Sulh Olunması ve Sulh Sözleşmesini imzalamaya HATSU Genel Müdürüne yetki verilmesi de oy birliğiyle kabul edildi.

Gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından HATSU Genel Kurulu’nun ikinci birleşiminin 15 Mayıs 2017 Pazartesi günün saat 11.00’de HBB Meclis Salonu’nda yapılması kararlaştırıldı.

ERHAN AKSAY FUTBOL TURNUVASI KÖRFEZ GRUBU START ALIYOR

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen Geleneksel 33. Erhan Aksay Futbol turnuvası Körfez Grubunun grup ve kura çekimleri İskenderun’daki HATSU binasında tertip komitesi ve kulüp yöneticilerinin huzurunda yapıldı. Karşılaşmalar tek devreli lig usulü olup, gruplarında ilk üç sırayı alan takımlar, Final gruplarına katılmaya hak kazanacak. 16 Mayıs 2017 Salı günü (A) Grubunda mücadele eden takımların 5 Temmuz dış sahasında yapacakları maçlarla turnuva start alacak.
Kura çekimine Hatay Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Ramazan Sever, HATSU 3. Bölge Zabıta Müdürü Ahmet Keskin, Hatay ASKF Genel Başkan Yardımcısı ve Müsabakalar Genel Sorumlusu Ayhan Dik, İl Hakem Kurulu Temsilcileri Tuncay Tolungüç, Mehmet Ali Kozan, Herkes için Spor Temsilcisi ve Kayıt İşlem Sorumlusu Murat Ünal, Saha sorumlusu Eyüp Sabri Çiçek, Saha Komseri Atama sorumlusu Şerafettin Okurlar, Basın Sorumlusu Cuma Keseroğlu ve kulüplerin başkan ve yöneticileri katıldı.
Yapılan kura çekimleri sonucu takımların mücadele edeceği gruplar şöyle.
(A) Grubu. Tiryaki İletişim, Meydan Mahallesi Yardımlaşma Derneği, Meydangücü, Belen Kaymakamlığı, Şarkkonak Spor, Arsuz Belediyesi.
(B) Grubu. TCDD İskenderun, Ali Kemal Ziroğlu İlkokulu, Biçer Beton, İskenderun Esen Gençlik, Erzin Spor, Dörtyol İlçe Tarım Müdürlüğü.
(C) Grubu. Sağlık Spor, Özel Palmiye Hastanesi, Mobilyacılar Odası, Fenergücü, Fil Filtre, Denizgücü.
1.Hafta yapılacak olan karşılaşmaların programı şöyle.
(A)-Grubu. Arsuz Belediyesi – Tiryaki İletişim, Şarkkonak Spor – Meydan Mahallesi Yardımlaşma Derneği, Meydangücü – Belen Kaymakamlığı.
(B)- Grubu. Dörtyol İlçe Tarım – TCDD İskenderun, Erzin Spor – Ali Kemal Ziroğlu ilkokulu, Biçer Beton-İskenderun Esen Dençlik.
(C) Grubu. Denizcücü-Sağlık Spor, Fil Filitre-Özel Palmiye Hastanesi, Mobilyacılar Odası- Fenergücü.