Salı, Nisan 7, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3267

Engelleri masa lambası ve arkadaşlarının sesiyle aştı

0

Hatay’ın Payas ilçesinde dünyaya gelen 21 yaşındaki Derya Gündüz, 7 nüfuslu ailenin tek kız evladı.
Ailenin tek engelli bireyi olarak büyüyen Gündüz, yüzde 70 oranındaki görme engelini azmiyle aşmayı başardı. Lise eğitimini tamamladıktan sonra 2014 yılında üniversite ve KPSS sınavlarına hazırlanan Gündüz, gece körlüğü nedeniyle ailesi ve arkadaşlarının sesi ile masa lambasının desteğiyle ders çalışarak hem üniversiteyi, hemde memurluğu kazanmayı başardı. Şimdi, Bingöl’de memurluk yapan Gündüz, Bingöl Üniversitesi’nde de Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde de 3.sınıfta eğitimine devam ediyor.
Gün ışığından daha fazla yararlanmak için sabahları erken saatte kalkarak ders çalıştığını belirten Gündüz, “Lise son sınıfta çok yoğun bir maratonla, KPSS, LYS ve YGS’ye çalıştım. Gözlerimdeki görme kaybı gündüz çalışmama engel değildi ama akşamları sıkıntı yaşadığımdan dolayı ailem ve arkadaşlarımdan yardım alırdım. Akşamları ders çalışırken, tepe lambasıyla çalışmalarımı sürdürüyordum. Deneme sınavlarını ücret karşılığında okutturuyordum. Başkası okuyordu, ben dinliyordum. KPSS, LYS ve YGS’ye bu şekilde girdim. Yani bütün çalışma hayatım, başkasının okuduğunu dinleyerek geçti” diye konuştu.
Hem üniversiteye yerleşti hem memur oldu
Yoğun bir çalışmanın sonucu üniversite ve devlet memurluğu sınavlarına girdiğini belirten Gündüz, “ÖSS sınavlarından sonra ilk Bingöl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne yerleştim. Bir sonraki yıl da 84 puanla Bingöl müftülüğüne memur olarak atandım” dedi.
Üniversitedeki sınavlarına da aynı yöntemle hazırlandığını kaydeden Gündüz, “Gün içerisinde hem okula hem de daireye gidiyorum. Yani sabah üç saat okuldaysam, geri kalan zamanlarımda da işteyim. İşten sonra eve geldiğimde tekrar ders çalışmam gerektiğinde tepe lambasını kullanıyorum. Tepe lambası benim elim ayağım, onunla her şeyi görebiliyorum. Sınavlarıma tepe lambasıyla hazırlanırım, eksik kaldığım yerlerde arkadaşlarım gelir bana okur. Onların anlattıklarını dinleyerek sınavlara girerim. Sınavı da okutmanların yardımıyla yapıyorum. Yani onlar sınav sorularını okur, ben söylerim onlar da yazar. Bu şekilde sınavlarımı atlatıyorum” şeklinde aktardı.
Okul ve memurluktan kalan zamanlarını üyesi olduğu Altı Nokta Körler Derneği Bingöl şubesinde değerlendiren Gündüz, burada da aile danışmanlığı görevini yapıyor. 450 saatlik eğitimin ardından aile danışmanlığı sertifikası alan Gündüz, engelli bireylerin de rehberliğini yapıyor.
“Biz okuyoruz, o dinliyor”
Derya’nın okuyamadığı konularda kendilerinden yardım istediğini belirten Tuba Kardaş, “Derya ile aynı bölümde okuyoruz. Derya, gece körlüğü rahatsızlığı olmasına rağmen bütün engelleri azmiyle aşmış bir arkadaşımız. Derya, sınav dönemlerinde ders çalışırken okuyamadığı konular için bizden yardım ister. Bizde evine gelir ve o konuları kendisine aktarırız. Bu şekilde sınavlara giriyor ve başarılı bir şekilde derslerini geçiyor”diye konuştu.

Eczacılıkta 178. yıl

0

Hatay Eczacılar Odası, mesleğin 178.yılı nedeniyle bir bildiri yayınladı.Bu bildiride eczacıların 3 isteği dile getirildi.… Bu istekler, “Yüzdesel ve sabit kâr marjının iyileştirilmesi! Pek çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi eczacıya aşılama, tansiyon, şeker ölçümü, sigara bıraktırma gibi eczane temelli ekstra iş karşılığı sabit bir ücret ödenmesi! Eczane dışına çıkarılan ürünlerin tekrar eczaneye döndürülmesi!” şeklinde dile getirildi.
Açıklamada, 16 Nisan referandum sonuçlarına dikkat çekildi ve kamplaşmamış, kutuplaşmamış bir Türkiye özlemi dile getirilirken şöyle denildi:
“Ülkemiz, 16 Nisan’da uzun bir referandum sürecini geride bıraktı. Ülkemizin anayasal, siyasal ve yönetsel yapısında köklü bir dönüşüm gerçekleşmiş oldu. Aslında yeni anayasa ve siyasal sistem tartışmaları çok uzun yıllara dayanıyor. Bugün getirilen sistemin eksilerini-artılarını yaşayarak, tecrübe ederek göreceğiz. Ama her ne olursa olsun çağdaş, güçlü ve müreffeh bir Türkiye için cumhuriyet, demokrasi, laiklik, evrensel insan hakları, sosyal hukuk devleti gibi değerlerin hepimizi birleştiren ortak payda olduğunu akıllarımızdan çıkarmamalıyız. Bizlere düşen görev; kamplaşmadan, kutuplaşmadan, ayrışmadan tartışarak, müzakere ederek demokratik bir siyasal kültürü, demokratik bir siyasal sistemi ve bunun gerektirdiği demokratik usulleri hep birlikte inşa etmektir.”
2003 yılında uygulamaya konulan Sağlıkta Dönüşüm Programı’na da değinilen Hatay Eczacı Odası açıklamasında, daha sonra açılan Şehir Hastanesi ve çevresinde eczane oluşumu ile ilgili olarak da şöyle denildi:
“Şehir Hastanesi kampüsü içinde eczane açılmaması biz eczacılar açısından oldukça memnuniyet vericidir. Ancak mevcut durumda, şehir içindeki hastaneler kapandığı ve şehir hastanesinin etrafındaki arsalar da çoktan kapatıldığı için, hastane karşısı eczanelerin ciddi bir ekonomik çöküşü ya da eczane göçü olgusu ile karşı karşıya olduğumuzu belirtmek isteriz. Bu hastaneler açılmadan önce, ilaç hizmetinin kesintisizliğini de asla göz ardı etmeden ve mevcut eczanelerin varlıklarını sürdürebilmesini sağlayacak, hastanenin büyüklüğüne paralel biçimde etrafında açılacak yeni eczaneler için altyapı oluşturacak, kamusal sağlık hizmeti sunan eczanelerin yüksek rant ve ihalelere kurban edilmesini önleyecek bir planlama yapılmalıdır.”
-Eczacı Fakültesi açılışı durmalı-
Hatay eczacıları, daha çok Eczacılık Fakültesi açılması ve daha çok eczacı mezun edilmesi uygulamasına da karşı çıkıyor. Oda açıklamasında bu konuda şöyle denildi:
“Türkiye’de, 2000’li yıllar boyunca Eczacılık Fakültelerinin sayısı hızlı bir şekilde yükselmiştir. 1970’lerden 2000’lerin başına 7-8 Eczacılık Fakültesi varken, bugün 37 Eczacılık Fakültesi vardır. 2001-2002 döneminde 4000 civarında eczacılık öğrencisi ve 700 civarında mezun varken, bugün öğrencisi sayısı 10.000’lere, mezun sayısı 1400’lere ulaşmıştır. Bu kadar sayıda Eczacılık Fakültesi’nin varlığının, istihdam edilebilirlik açısından ne gibi sonuçlar doğurduğunu ve doğuracağını dikkatle incelemek gerekir.
Yeni kurulan Eczacılık Fakültelerinde fiziksel altyapı ve donanım eksikliğinin ötesinde, en zayıf noktalardan birini eczacı öğretim üyesinin yetersizliği oluşturmaktadır. Bu durumun, eczacılık eğitiminin kalitesinde bir düşme yaratacağı açıktır. Bu anlamda, YÖK’ün mevcut durum ve uzun vadeli projeksiyonla tutarlı bir yükseköğretim politikası geliştirerek, yeni Eczacılık Fakültesi açılmasına cevaz vermemeye ve mevcut olanların kontenjanları azaltmaya çağırıyoruz.
Eczacılık Fakültesi’nden mezun olanların sayısındaki artışın, eczacı işgücünde farklılaşmaya yol açması kaçınılmazdır. Yoğunluklu olarak serbest eczaneler yoluyla eczacı istihdamının sürdürülebilmesi artık mümkün gözükmemektedir. Kamuda, devlet hastanelerinde, özel hastanelerde daha fazla sayıda eczacı istihdamı sağlanması ve eczacılara yeni istihdam sahaları açılması Sağlık Bakanlığı tarafından ciddi bir biçimde gündeme alınmalıdır. Üstelik söz konusu alanlarda eczacı varlığı, sadece bir istihdam meselesi değil, aynı zamanda nitelikli sağlık ve ilaç hizmet sunumunun da gereğidir.”
-Eczacı Kooperatifleri-
Hatay Eczacı Odası Yönetimi, üyesi meslek mensuplarına da çağrıda bulundu.
Oda açıklamasında, kooperatifleşme olgusuna değinildi ve şöyle denildi:
“Ülkemizde, bir süredir zincirin önünü açacak girişimlerde bulunulmaktadır. Bugün tamamen masum amaçlarla hareket ettiklerini iddia ederek farklı adlar altında süslü projeleri yürürlüğe koyan ve bazı eczaneleri bu projelere dâhil eden kimi çevrelerin fiili zincir oluşturma çabaları ile karşı karşıyayız. Ancak, Türkiye’de eczacılığın genleriyle oynayacak, eczaneleri ayrıştıracak ve meslekî dayanışmayı zayıflatacak, toptan ilaç ve eczane perakendeciliği gibi uygulamalarla eczanelerin sahiplik yapısını değiştirerek zincirin önünü açacak bu tür projelere geçit vermeyeceğimizi buradan ilân etmek istiyoruz. Bu noktada, değerli meslektaşlarımızı, Kooperatif Aidiyet Yılı ilân ettiğimiz 2017’de kendi özvarlığımız ve öz ekonomik örgütlenmemiz olan Eczacı Kooperatiflerinin şemsiyesi altında toplanmaya, kooperatiflere güç vermeye ve mesleki geleceğimizi birlikte kazanmaya davet ediyoruz.”
-SURİYELİLERE İLAÇ-
TEB’in son olarak Bakanlıkla protokolü çerçevesinde Suriyelilere ilaç verilmesi konusunun da çözüme bağlandığına dikkat çekilen Hatay Eczacı Odası açıklamasında şu bilgilere yer verildi:
“Protokol revizyonu ile beraber, yıllardır kanayan bir yaraya dönüşen geçici koruma altındaki yabancılara ilaç temini sorununu da çözüme kavuşturmuş olduk. Biliyorsunuz, Suriye’de yaşanan savaş nedeniyle ülkemize sığınan mültecilerin sayısında büyük boyutlardaki artış nedeniyle yıllardır AFAD ile bir protokol imzalamaya çalışıyorduk. Protokol revizyonu sonucunda mülteci reçetelerinin karşılanmasını hususunun ‘Kurum, AFAD ve Birliğimiz’ arasında yürütülmesini hükme bağladık.”
Eczanelerin, 2004’lerden itibaren, uzun süre ciddi anlamda ekonomik bir daralma yaşadığı görüşüne de yer verilen Eczacı Odası açıklamasında, istekler bölümünde ise şöyle denildi:
“Özellikle 2009’dan sonra uygulanan global bütçe uygulamaları ile ekonomik kaybımız daha da arttı. Protokollerle eczacı lehine elde ettiğimiz kimi kazanımlar enflasyonist baskı dolayısıyla hızla eridi. Uzun süre bir Protokol imzalayamadık. Nihayet geçen sene, eczacıları ekonomik anlamda kısmi de olsa da rahatlatacak bir protokol imzalamayı başardık. Bu Protokol, eczacının sağlık-ilaç danışmanı olarak verdiği hizmet dolayısıyla Kurum tarafından ödenen reçete hizmet bedellerinde enflasyon oranında bir iyileştirme öngörüyordu. Protokol revizyonu ile reçete hizmet bedellerinde enflasyon oranında yapılacak artışı da 1 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere eczacılarımıza yansıttık.
Kuşkusuz bunlar hayli önemli, ancak eczane ekonomilerinin bütünüyle düzlüğe çıkabilmesi ve eczacının ekonomik sıkıntılardan uzak bir sağlık çalışanı olarak hizmet üretebilmesi için; Yüzdesel ve sabit kâr marjının iyileştirilmesi, pek çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi eczacıya aşılama, tansiyon, şeker ölçümü, sigara bıraktırma gibi eczane temelli ekstra hizmetler ve bu hizmetler bağlamında sunduğu danışmanlık hizmeti meslek hakkı adı verilen sabit bir ücret ödenmesi ile eczane dışına çıkarılan ürünlerin tekrar eczaneye döndürülmesini istiyoruz.

Dörtyol’da Bisiklet Turu

0

Hatay’ın Dörtyol ilçesinde Gençlik Haftası dolayısıyla bisiklet turu etkinliği düzenlendi.

İlçe Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinlikte bisiklet severler 19 Aralık Spor Salonu önünde biraya geldi. Start alan bisiklet turuna katılanlar belirlenen güzergahı takip ederek topluca pedal çevirerek şehir turu yaptılar.

Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürü Selçuk Kayhan, Gençlik Haftası nedeniyle bisiklet turu etkiliği düzenlediklerini belirterek, “Amacımız gençlerimizi güzel bir spor olan bisiklet ile spora yönlendirerek spora sevmelerini sağlamak” dedi.

Spor salonu önünden hareket eden bisiklet severler şehirde bisiklet turu atarak pedal çevirdiler. Bisikletli gençler İlk Kurşun Müzesini de gezdi.

Çardak Fuarda Kitabını imzalıyor

0

Araştırmacı – Yazar Mehmet Çardak, 1. Hatay Kitap Fuarı, İLESAM Standı’nda (B-22), 17 Mayıs 2017 Çarşamba günü saat 10:00 – 20:00 saatleri arasında Hataylı kitapseverlerle buluşacak ve ‘Gümrük Skandalları’ adlı son kitabını imzalayacak.

Konu ilgili bir basın açıklaması yapan Çardak şunları söyledi:
“Bilindiği gibi, Hataylı bir Araştırmacı-Yazar olarak ben; Gümrüklerde rüşvet, iltimas ve kaçakçılık gibi haksız kazanca neden olan olayları araştıran, inceleyen; yanlışları ve yanlış yapanları tespite çalışan bir yazarım.

Ayrıca ekonomik ahlâkın göstergesi olarak kabul edilebilecek ‘Gümrük ve Kaçakçılık’ olayları konusunda uzman bir kişi ve İstanbul Adliye Bölge Mahkemelerinde yeminli bilirkişiyim.

Gümrük Teşkilatında 20 yıl süreyle müfettişlik ve başmüfettişlik görevinde bulunduktan sonra kendi isteğiyle emekliye ayrılan ve serbest çalışma hayatını Gümrük Müşaviri olarak sürdüren bir Gümrük yazarıyım. Yıllardır ‘Temiz Toplum, Temiz Türkiye’ düşüncesi ve özlemiyle bilgi birikimimi ve tecrübelerimi sözlü ve yazılı olarak kamuoyuyla paylaşarak; başkalarının söyleyemediklerini söylüyor, yazamadıklarını yazıyorum.

Hatay’da (Antakya’da) ilk defa Eylül Fuarcılık ile Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği 1. Hatay Kitap Fuarı 12-21 Mayıs 2017 tarihleri arasında 10 gün süresince devam edecektir. Antakya’daki Fuar Alanı’nda, Otogar’ın sol tarafı ve Primemall AVM’nin karşısında bulunan Kitap Fuarı’nın ziyaret saatleri sabah saat 10:00’dan akşam saat 20:00’a kadar sürmektedir.

125 yayınevinin iştirak ederek stand açtığı Kitap Fuarı’na çok sayıda yazar gelerek kitapseverler ile buluşup kitap imzalayacaktır. Kitapseverler bu tarihler arasında Kitap Fuarı’na gelerek istediği her kitap ve yazarla buluşma-tanışma imkânı bulabilecektir.

Kitap Fuarı’ndaki Sahaflar Sokağı’nda 5 tane de sahaf yer almaktadır.

Kısa adı İLESAM olan Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği olarak Hatay Kitap Fuarı’nda bir stand açılmış bulunmaktadır. Bu standta Hatay’ın yazarları için imza günleri düzenlenmektedir. Hataylı kitapseverler İLESAM Standı’na (B-22) gelerek Hatay’ın yazarlarıyla buluşabilirler.

Hataylı bir Araştırmacı-Yazar olarak; 17 Mayıs 2017 Çarşamba günü saat 10:00 ilâ 20:00 saatleri arasında İLESAM Standı’nda bulunup, Hataylı kitapseverlerle buluşacağım. Okumanın en büyük ibadet olduğuna inanan ve en son eserim olan ‘Gümrük Skandalları’ adlı kitabımı okumak isteyen Hataylı hemşerilerime kitabımı imzalayıp takdim edeceğim.

Kuyumcular odası başkanı Uğur FIRAT haftalık değerlendirmesi

0

Altın fiyatlarının geçtiğimiz haftaları inişli, çıkışlı bir grafik ile geçirmesi yatırımcıların fiyatları dikkatle takip etmesine neden oldu. Altın piyasasının hem hediyelik olarak, hem de yatırım amacıyla en çok satılan ürünleri arasında olan çeyrek altın ve gram altın fiyatları da bu dalgalanmadan etkilendi. Altın, dünyanın en büyük ekonomisi ABD’den gelen durgun verilerin, Fed’in faiz artırımına gideceğine ilişkin beklentileri dengelemesi ile birlikte, iki günlük kazancını korudu. Geçtiğimiz hafta fiyat dengesini bulan altın bugünde aynı fiyatla devam ediyor.Gram altın 142 TL çeyrek altın 236 TL işlem görmekte.

Nebih Nafile, Kitap Fuarı’nda Kitaplarını İmzalıyor

0

Edebiyatçılar Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Hatay İl Temsilcisi şair Nebih Nafile kentimizde düzenlenen Akdeniz’in en büyük kitap fuarında kitaplarını imzalayacak.
Hatay’ın kültürel ve sosyal yönünü zenginleştirmek adına sayısız etkinliğe hemşerileriyle buluşturan Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, bir ilke daha imza attı. Hatay Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı ve Eylül Fuarcılık işbirliği ile düzenlenen Akdeniz’in en büyük kitap fuarı olma özelliğine sahip HBB Kitap Fuarı 12 Mayıs Cuma günü ziyaretçilerine kapılarını açtı.

Ülkemizin birçok ilinde kitap fuarlarında ve çeşitli etkinliklerde adından sıkça söz ettiren şair Nebih Nafile bu kez Hatay’daki okurlarıyla buluşuyor. Avrupa Yazarlar Konseyi Üyesi Nebih Nafile 16-17-19 Mayıs 2017 tarihlerinde Koza Karaca Yayıncılık ve İlesam stantlarında okurlarıyla buluşacak. İlk etkinlik 16 Mayıs Salı günü saat 16.00’da Koza Karaca standında başlayacak. Ertesi gün yine aynı stantta 17.00-19.00 saatleri arasında bulunurken 19 Mayıs 2017 Cuma günü saat 10.00-20.00 arasında gün boyu İlesam standında şiir severleri bekleyecek.

Çocuk Gelinlerin” Hikayeleri 65 Yaşında Kitap Yazdırdı

0

Hatay’ın Dörtyol ilçesinde yaşayan 11 çocuk annesi ev hanımı Hatice Yakut, küçük yaşta evlendirilen kızların yaşadıklarını 50 yıl sonra yazdığı romanda anlattı.

Yeşilköy Mahallesinde ikamet eden Yakut, çocukken köyünde kızların küçük yaşta evlendirilmesinin kendisini etkilediğini, bunu yaşayanların şahit oldukları acı ve zorlukları hep dile getirmek istediğini belirtti.

Okuma yazma bilmemesi ve hayat şartları nedeniyle buna vakit ayıramadığını anlatan Yakut, 15 yıl önce komşularının haber vermesi üzerine gittiği kursta okuma yazma öğrendiğini anlattı.

Okuma yazma öğrendikten sonra kağıtlara köyünde yaşananlara dair notlar almaya başladığını anlatan Yakut, şunları söyledi:

“Çocukluk yıllarımda bulunduğum köyde küçük yaştaki kızlar evlendiriliyordu. Küçük anneler oluyordu hatta berdel usulü evlilikler vardı. Ben bunlardan çok etkilenirdim. Hep bu konuları yazacağım derdim ama okuma yazmam olmadığı için içimde ukde olarak kaldı. Ben de evlenip çoluk çocuğa karıştım ama köyümüzde yaşananlara ilgisiz kalmadım.”

Yazmasına hiçbir şey engel olamadı

Yakut, notlarını aldığı sırada köye yaptığı ziyaretlerin kitabını bir an evvel yazmak için kendisini motive ettiğini söyledi.

Romanını yazmak için 15 yıl boyunca tuttuğu notları biriktirdiğini ifade eden Yakut, bir yıl önce bunları götürdüğü matbaa yetkilisinin kitabı bu şekilde basamayacağını, bilgisayar çıktısı halinde notlarını getirmesini istediğini söylediğini aktardı.

Yazım aşamasında önüne çıkan bilgisayar bilmeme engelinin de kendisini durduramadığını ifade eden Yakut, şunları söyledi:

“Son 6 yılda konuları toparladım ancak bu kez de bu notlarımın bilgisayara geçmesi gerekti. Bu sefer oğluma ‘Bana bir bilgisayar al. Ben bilgisayar kullanmasını da öğreneceğim.’ dedim. Ailem hep destek verdi zaten. Sonra oğlum bilgisayarımı aldı ve torunum da bana yardım etti. Bilgisayarı da öğrenince bu defa notlarımı bilgisayar ortamında yazmaya başladım ve kitabımı oluşturdum.”

340 sayfalık romanını 65 yaşında bir hafta önce yayınladığını ifade eden Yakut, romanının ismini, kızların “ödenmiş bir bedel” karşılığı evlenmesi nedeniyle kendi türettiği “ödek” kelimesini kullanarak “Ödek kızı” olarak belirlediğini ifade etti.

Yakut, “Romanımda Anadolu’da küçük kızların omuzlarına binen acılar, bu acıların sürüklediği kocaman hayatlar, çocuk gelinler ve berdel usulu evlilikleri anlattım. Tüm yazdıklarım yaşanmış hikayedir. 50 yıl önce yaşadığım köyde töreler gereği olan ve beni duygulandıran bu gelenekler hala devam etmektedir.”

Yakut, kitap yazmasında torununun büyük katkısı olduğunu belirterek, torununa teşekkür etti.

Uyuşturucu Operasyonu

0

Hatay’da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda Suriye uyruklu 7 şüpheli gözaltına alındı.

Hatay Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, uyuşturucuyla mücadele kapsamında jandarma sorumluluk bölgesinde yapılan istihbari çalışma sonucu Altınözü, Antakya ve İskenderun ilçelerinde bazı adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Adreslerde yapılan aramalarda 53 bin 697 sentetik uyuşturucu hap, bir miktar uyuşturucu, 7 cep telefonu ve SIM kartı ele geçirildi.

Ekiplerce Suriye uyruklu 7 şüpheli gözaltına alınırken, firari bir şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

TOKİ 1.ETAP PROJESİ HIZLA DEVAM EDİYOR

0

İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, İskenderun’a yapılmakta olan TOKİ projesinin hızla ilerlediğini belirtti.
Belediye Başkanı Seyfi Dingil,Gültepe Mahallesinin üst kısmında yapılmak olan çalışmalar hakkında bilgiler verdi.
ÇALIŞMALAR HIZLA DEVAM EDİYOR
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi ( TOKİ ) tarafından yapımı üstlenilen konutların yapım işinin tüm hızıyla devam ettiğini belirterek,”TOKİ’nin İskenderun’a yapılması noktasında büyük gayretler gösterdik. TOKİ yapımı için vatandaşlarımızdan büyük bir talep alındı. TOKİ için yapılan yer tesliminin ardından yüklenici firma çalışmalarını hızlı bir şekilde sürdürüyor. İskenderun halkının yıllardır beklediği proje hayata geçiyor. Vatandaşlarımıza şimdiden hayırlı olsun. Görüldüğü üzere çalışmalar büyük bir hızla ilerliyor ” dedi.
HALKIMIZ HİZMETİN EN GÜZELİ HAK EDİYOR
İskenderun halkının hizmetin güzeline layık olduğunu belirten Başkan Seyfi Dingil,” TOKİ yeri çok güzel. İlk etapta 1.000’nin üzerinde konut yapılacak. Yaklaşık 470 dönüm üzerine inşaa edilecek TOKİ konutları son derece modern ve güzel olacak. Sosyal donatıları, ticaret merkezi, okulu, camisi ile örnek bir proje İskenderun’da gerçekleşecek. Tüm halkımıza hayırlı uğurlu olsun. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Hükümetimiz, Bakanlarımız, milletvekillerimiz bizlere her zaman destek oldu. “şeklinde konuştu.

İMO TİYATRO ETKİNLİĞİ YOĞUN İLGİ GÖRDÜ

0

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Hatay Şubesi İskenderun Temsilciliği tarafından düzenlenen tiyatro etkinliği yoğun ilgi gördü.
İzmir Şantiye Tozu Tiyatro ekibi, ‘Tüm Güllerin Dikeni vardır. Asıl sorun Gül’e Dikeni Batar mı?’ konulu tiyatroyu sahneleyerek, toplumsal sorunlara dikkat çektiler. Tiyatroyu Tamer Özşeker yazarken, Anıl Ülker yönetti. Yönetmen yardımcısı Onur Şahan, Işıkta İ.Mert Ayas görev alırken, Metin Tan’ın müzik eşliğinde açılan perde de, A.Deniz Tekoğlu, Çağla Çelik, Gözde Gökcan ve Satıgül Güvendik sahne aldı. Tiyatro sonunda izleyiciler tarafından ayakta alkışlanan sanatçılar, gösterdikleri performansla göz doldurdular.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Hatay Şubesi İskenderun Temsilciliği üyelerini ve İskenderun halkını tiyatro salonunda görmekten dolayı memnuniyetini dile getiren TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Hatay Şubesi İskenderun Temsilciliği Başkanı, Selehattin Gündüz, “Sevgili meslektaşlarım, genç İMO üyesi arkadaşlarım, İzmir İnşaat Mühendisleri Odasının Şantiye Tozu adlı Tiyatro ekibi ve Davut Betonun katkılarıyla düzenlenen tiyatro etkinliğine hepiniz hoş geldiniz. İnşaat Mühendisleri Odası, sadece hesap, kitap, inşaat proje işleri ile uğraşmaz. Mühendis olmanın bir çok sorumluluğunu da beraberinde getirdiğinin bilinciyle Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Sanatsız Kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” özdeyişiyle hareket ederek sanata ve sanatçıya önem veriyoruz. Çünkü Sanatın eğitici yönü çok fazladır. Odamız ayrıca ülke yararına çalışmayı şiar edinmiştir. Yurdumuzun tarihi, çevresel, tabii zenginliklerin korunması için mücadele eden, şu anda tarihi eserlerin güçlendirilmesi ve geleceğe güvenle devredilmesi için de yoğun bir çalışma içindedir. Oda olarak eğitim seminerlerimizin yanı sıra sosyal faaliyetlerimiz de devam edecektir” dedi.

SARISEKİ FUAT TOSYALI SPOR TESİSLERİNDE GÜZEL GÖRÜNTÜ

0

2016-2017 Futbol Sezonu Hatay 2. Amatör Küme (U-19) Kategorisi karşılaşmalarında güzel görüntüler spor kamuoyunun dikkatini çekmeye başladı.
Sarıseki Fuat Tosyalı Spor tesislerine oynanan İskenderun Kayra Spor karşılaşma öncesinde Bekbele Gençlik Spor’un takım kaptanı Yusuf Sefa Yardımcı, maçın hakemleri Murat Aydın, Sadettin Arsan ile Yavuz Yabaş’a çiçek ikram etmesi taraftarlar tarafından ayakta alkışlandı.

KİTAP;Bazen Olmaz

0

Başarısızlık Hikayeleri
Özlem Gürses
Kronik Kitap
Kategoriler
İnsan ve Toplum / Diğer
Kitabın Tanımı
Herkesin “çok” olmakla, güçlü olmakla, muktedir olmakla, hep kazanmakla övündüğü bir dünya oldu burası…
Tuhaf bir biçimde herkesin gün geçtikçe yalnızlaştığı, mutsuzlaştığı bir dünya…
İşte böyle bir dünyada biz size “başarısızlıktan” söz etmek istedik.
İçimizdeki yetersizlik duygusundan, hata yapma korkusundan, çok isteyip de becerememekten, yanlış kararlarımızın ödettiği bedellerden ve kendimizle yüzleşmenin nasıl zor olduğundan…
Başarısızlık aslında büyük bir özgürlük, vazgeçmek büyük bir cesaret, bunları anlatmak istedik.
Hikayelerine aracı olduğumuz çok değerli isimler, bazen kahkahalarla, bazen gözyaşlarıyla en kişisel anılarını paylaştılar.
Çoğu “İlk kez anlatıyorum bunu” diyerek başladı söze; öylesine saklı köşelerden çıktı geldi hatıralar, duygular.
Cem Yılmaz,Muhtar Kent,Ali Sabancı, Zeynep Bodur Okyay, Cem Boyner, Arda Turan, Hüsnü Özyeğin, Hanzade Doğan Boyner, Abdülkadir Konukoğlu ve
Mustafa Denizli’nin içtenlikle anlattıkları hikayelerinde kendi izinizi süreceksiniz.
Sonrası size kalmış…
İster hayallerinize rağmen “başarı”nın ışıklı neonlarının arkasına saklanın, ister kendiniz olma cesaretini göstererek denemeye devam edin…

FİLM; Thor 3: Ragnarok

0

Vizyon tarihi 3 Kasım 2017
Yönetmen Taika Waititi
Oyuncular: Chris Hemsworth, Tom Hiddleston, Cate Blanchett devamı
Tür Aksiyon, Fantastik
Ülke ABD
Özet ve Detaylar
Thor serisinin 2017 yılında izleyiciyle buluşacak olan üçüncü filminde, yaklaşmakta olan Norse kıyametine tanık olacağız. Asgard’tan uzakta, evrenin öbür ucunda hapsolmuş olan Thor çıkı yolu bulamamaktadır. Üstelik güçlü çekici de yanında değildir ve Asgard bir yıkımın eşiğindedir. Ragnarok zamanı gelmiştir, eğer gerçekleşirse bütün Asgardlıları yok edecek olan yıkımın sorumlusu ise acımasız Hela’dır. Ancak Asgard’ı kurtarabilmek için öncelikle özgür kalmalı, bunun içinde karşısına eski müttefiki Hulk’ı çıkaran ölümcül bir yarışmayı kazanmalıdır…
Craig Kyle ve Christopher Yost ikilisinin senaryosunu kaleme aldığı filmin başrollerinde bir kez daha Chris Hemsworth ve Tom Hiddleston bulunuyor.

16 MAYIS TARİHTE BUGÜN

0

16 Mayıs
Olaylar
1717-Voltaire adıyla bilinen yazar François-Marie Arouet, din ve krallık karşıtı yazılarından ötürü Bastille Hapishanesi’ne gönderildi.
1770-Versailles Sarayı’ında XVI. Louis ile Marie Antoinette evlendi.
1836-Şair, yazar Edgar Allan Poe, 13 yaşındaki kuzeni Virginia ile evlendi.
1888-Gramofonun mucidi Emile Berliner, Philadelphia’da geliştirdiği bu aletin tanıtımını yaptı.
1919-Mustafa Kemal Paşa Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak üzere İstanbul’dan Samsun’a doğru yola çıktı.
1929-Akademi Ödülleri ilk kez olarak Hollywood, Kaliforniya’da verilmeye başlandı.
1943-Varşova gettosundaki Yahudi topluluğunun Nazi işgaline karşı direnişi kırıldı. Hayatta kalanlar Treblinka toplama ve yok etme kampına gönderilmeye başladı.Alman kayıtlarına göre 56 bin kişi öldürüldü.
1952-Birleşik Krallık’ta kadınlara eşit ücret yasalaştı.
1957-IBM’in, yeni geliştirdiği bilgisayarın ağırlığı 21 tondu.
1960-Sovyet lider Nikita Khrushchev, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği toprakları üzerinde uçurulan Amerikan U-2 casus uçakları için, ABD başkanı Dwight D. Eisenhower’dan özür dilemesini istedi.
1961-Tiyatro sanatçısı Cüneyt Gökçer, Kral Lear’ı oynamak üzere Moskova’ya gitti.
1969-Sovyet uzay aracı Venera 5, Venüs gezegenine iniş yaptı.
1974-Josip Broz Tito, Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti başkanlığına yeniden seçildi. Bu defa ömür boyu devlet başkanı olarak seçilmiştir.
1975-Japon dağcı Junko Tabei, Everest’in zirvesine tırmanan ilk kadın dağcı olma ünvanını kazandı.
1984-Yayımcı İlhan Erdost’un Mamak Cezaevi’nde dövülerek öldürülmesinden hükümlü astsubay Şükrü Bağ’ın 10 yıl 8 aylık mahkumiyet kararı kesinleşti.
1988-ABD Federal sağlık yetkilisi, nikotinin bağımlılık yapıcı özelliklerinin eroin ve kokaininkine çok benzediğini bildirdi.
1992-Tarihi Galata Köprüsü, köprü altındaki bir lokantada çıkan yangın sonucunda çökerek kullanılamaz hale geldi. Köprü 1875’te İngilizler tarafından 105 bin altın karşılığı yapılmıştı.
1993-Atatürkçü Düşünce Derneği resmen kuruldu.
1993-DYP Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel, 244 oyla Türkiye’nin dokuzuncu Cumhurbaşkanı oldu.
1996-DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, örtülü ödenekle ilgili açıklamada bulunamayacağını, devlet sırrı olduğunu söyledi.
2000-Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanlığı süresinin bitmesi, Ahmet Necdet Sezer’in cumhurbaşkanlığı görevine başlaması.
2010-İran ile Batılı ülkeler arasında uranyum takasını öngören, Türkiye, Brezilya ve İran’ın ortak formülü üzerinde mutabakat 18 saatlik görüşmeler sonunda sağlandı. Mutabakatın sağlanması sonucu başbakan Erdoğan Tahran’a gitti.
2010-Bursaspor Turkcell Süper Ligde 4 büyüklerden sonra şampiyon olan ilk takım oldu
Doğanlar
1821-Pafnuty Lvovich Chebyshev, Rus matematikçi
1883-Celâl Bayar, Türk Siyasetçi
1905-Henry Fonda, ABD’li Oscar ödüllü sinema oyuncusu
1923-Merton Miller, ABD’li ekonomist, Nobel Ödülü sahibi
1950-J. Georg Bednorz, Alman fizikçi, Nobel Ödülü sahibi
1965-Vincent Regan, Galli sinema oyuncusu
1965-Mehmet Murat İldan, Çağdaş Türk romancısı ve tiyatro yazarı
1966-Janet Jackson, Amerikalı şarkıcı
1969-David Boreanaz, ABD’li oyuncu
1981-Sergei Novitski, Rus buz patenci
1981-Jim Sturgess, İngiliz oyuncu.
1986-Megan Fox, ABD’li oyuncu
1987-Can Bonomo, Türk şarkıcı, besteci, söz yazarı.
Ölenler
1703-Charles Perrault, Fransız yazar (d. 1628)
1782-Daniel Solander, İsveçli botanikçi (d. 1736)
1830-Joseph Fourier, Fransız bilimci (d. 1768)
1926-VI. Mehmet (Vahidettin), son Osmanlı Padişahı (San Remo’da) (d. 1861)
1953-Django Reinhardt, Belçikalı caz gitaristi, besteci (d. 1910)
1952-Memduh Şevket Esendal, Yazar (d. 1883)
1957-Eliot Ness, ABD’li federal ajan (d. 1903)
1984-Ercüment Behzat Lav, Türk şair, oyuncu, radyocu (d. 1903)
1984-Andy Kaufman, ABD’li komedyen, oyuncu (d. 1949)
1984-Irwin Shaw, ABD’li yazar (d. 1913)
1985-Margaret Hamilton, ABD’li sinema ve tiyatro oyuncusu (d. 1902)
1989-Seyyan Hanım (Seyyan Oskay), Türk tango şarkıcısı (d. 1913)
1990-Sammy Davis, Jr., ABD’li siyahi dansçı, şarkıcı, müzisyen, komedyen ve oyuncu (d. 1925)
1997-Önder Somer, Sinema oyuncusu (d. 1937)
1998-Sevim Tanürek, Türk Müziği sanatçısı (d. 1934)
2010-Ronnie James Dio, Heavy metal vokalisti (d. 1942)

VÜCUDUNUZU YAZA DİYETLE DEĞİL SAĞLIKLI BESLENEREK HAZIRLAYIN

0

Havaların ısınması ile beraber üzerimizdeki kalın kıyafetlerden kurtulup hafif ve ince giyinmeye başladığımız bu günlerde, aynaya her baktığımızda geçen kış aşırı yemek yeme ve yeterince hareket etmeme konusunda ne kadar hatalı davrandığımızı tekrar görüyoruz. Üstelik tatil zamanı ya da deniz mevsimi yaklaştığında fazla kilolardan kurtulma telaşı da baş gösteriyor. “Bu dönemde arayışına girişeceğiniz o sihirli formüllerin hiçbiri size kalıcı ya da sağlıklı bir kazanç sağlamayacaktır, bunu bilmekte fayda var” diyen Herbalife Beslenme Danışma Kurulu Üyesi Doç. Dr. İsmet Tamer, yaz gelirken uygulayabileceğimiz sağlık önerilerini paylaştı.

Herkesin vücut ölçüleri, genetik yapıları, alışkanlıkları ve ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle fazla kilolarınızdan kurtulmaya karar verdiğinizde öncelikle kendi gerçekçi hedeflerinizi belirlemeli ve kendi vücudunuzu başkalarıyla asla kıyaslamamalısınız. Düzenli tartılıp ayna karşısında bedeninizi incelemeniz size yol gösterebilir, ama bunu sabah akşam yapar hale gelmeniz sadece ruh halinizi olumsuz yönde etkiler. Herbalife Beslenme Danışma Kurulu üyesi Doç. Dr. İsmet Tamer, hep pozitif düşünmenin ve hedefleri belirleyip birkaç aylık dönemlerde gözden geçirmeyi alışkanlık haline getirmenin önemini belirterek, kalıcı çözümlerin nasıl uygulanacağını anlattı:

Gereken Miktarda Su İçin
Sadece yemekten kısarak ya da kendinize katı yasaklar koyarak başarılı sonuçlar almak mümkün değildir. Sakın ‘diyet’ yapmayın, ‘sağlıklı ve dengeli’ beslenin. Kalıcı ve anlamlı sonuçlar için üç şey çok önemlidir: Yeterince su tüketmek, hareketli bir yaşam tarzı seçerek düzenli egzersiz yapmak, yeterli ve kaliteli uyuyarak vücudunuzun dinlenmesine, kendini yenilemesine fırsat tanımak. Günde en az 8 bardak, mümkünse 10-12 bardak su içmeniz bu süreçte çok önemlidir. Yeterli su içmek metabolizmanın düzgün ve daha hızlı çalışmasına yardımcı olur.

Yürüyüş Yapın
Her gün düzenli olarak sadece 30 – 45 dakika tempolu yürüyüş ile yaklaşık 250 – 300 kalori yakabilirsiniz, 3 ayda toplamda yaklaşık 25000 kaloriye eşdeğer bir enerji tüketimi elde edersiniz ki, bu da yaklaşık 4 ila 5 kg fazla kilodan kurtulmak demektir! Hele yaz aylarında yüzme fırsatı bulursanız bu fırsatı mutlaka değerlendirin. Yüzme, vücudun neredeyse bütün kaslarını çalıştırır ve belli bir tempoda 15 – 20 dakikalık yüzme seansları ile aynı süredeki yürüyüşün yaklaşık iki katı enerji yakabilirsiniz.

Güne Kahvaltıyla Başlayın
Kahvaltı etmeden güne başlamak, diyet yapan kişilerin en sık yaptığı hatalarından biridir. Eğer kahvaltı yapmadan güne başlarsanız, vücut kendini enerji koruması altına alır ve metabolizma yavaşlayarak eksilen kan şekerini sabit tutmak amacıyla, yediğiniz her şeyi enerjiye çevirmeye ve aldığı enerjiyi de yavaş tüketmeye başlar. Oysa yaz günlerinde bol domates, salatalık, yeşillikler, zeytinyağı ve limon ile terbiye edilmiş zeytin ve az yağlı peynirler ile hazırlanacak kahvaltılar sayesinde bolca protein ve vitamin yanında yeterince karbonhidrat almış, güne enerjik başlamış olursunuz.

İçtiklerinize Dikkat Edin
Gün boyu çay ya da kahve tüketiminizi gözden geçirin. Her gün doğru şekilde hazırlanmış bir fincan kahve ve birkaç bardak çay tüketilmesi hem sindirimi kolaylaştırır hem de metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olabilir. Ancak çok fazla çay ve kahve tüketimi, çok miktarda kafein ve hatta polifenol alımı demektir ki bu durum bazı önemli besin öğelerinin emilimini bozabilir, mineral ve vitamin eksikliğine neden olabilir. Üstelik bunları şeker ile beraber tüketiyorsanız başınız dertte demektir! Günde bir fincan kahve ve 3 bardak çayı, birer kesme şeker atarak içtiğinizi varsayalım. Bu sizin her gün yaklaşık fazladan 90 – 100 kalori almanız demektir. Üç aylık sürede kilo vermek bir yana 1,5 – 2 kg fazladan kilo almanıza neden olabilir!

Ara Öğünlerinize Önem Verin
Gün içinde size önerilen sıkı menülerden vazgeçmemeniz, metabolizma hızınızın bir süre sonra sabitlenerek kilo vermenizin zorlaşmasına sebep olur. Yani her gün ya da her öğünde hep aynı şeyleri yemeyin, her gün, her hafta sonu aynı egzersizleri ya da faaliyetleri yapmayın, rutininizi değiştirin, keyifle kilo vermeye devam edin. Yaza girerken iştahınızı kontrol etmenin bir yolu da ara öğünlerden geçer. Öğleden önce ve sonra birkaç ceviz içi, 5-6 badem, birkaç kuru kayısı veya erik kurusu, 2-3 diyet kraker yanında bir bardak az yağlı ayran, az yağlı meyveli yoğurt gibi enerjisi kontrollü, besin içeriği zengin ara öğünlerle, az az ama sık sık beslenerek hem tokluk sürenizi uzatabilir, hem de daha az yiyerek kontrollü ve sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz.

Sofranızı Farklı Renklerle Çeşitlendirin
Lif ve vitamin deposu yeşillikleri, çeşit çeşit sebze ve meyveyi mutlaka günlük beslenmenize dâhil edin. Sebzelerden baklagilleri ve yaz meyvelerini tüketirken, porsiyon miktarına dikkat etmekte fayda var. Her ne kadar sağlıklı beslenmenin önemli ögeleri olsalar da hem nohut, fasulye gibi baklagillerden, hem de kavun, karpuz, kayısı, şeftali gibi meyvelerden fazla yediğinizde fazla kalori alacağınızı aklınızdan çıkarmamalısınız.
Porsiyonları kontrol altında tutmak ve azar azar ama sık sık beslenmek kaydıyla her şeyden tüketerek kendinizi kısıtlamadan sağlıklı ve kilo vermenizi dilerim.

Çatışmasızlık Bölgeleri: Suriye’de Yeni Beyaz Sayfa mı?

0

Astana sürecindeki yeni bir gelişmeyle Suriye’de yeni bir umut ışığı daha yandı. Türkiye, Rusya ve İran’ın “garantörlüğü”nde Suriye’de “Çatışmasızlık” bölgelerinin tesisi üzerinde mutabakat sağlandı. Her ne kadar kati sınırları belirlenmemişse de, bu çatışmasızlık bölgelerinin İdlib, Hama-Humus, Şam yakınındaki Doğu Guta ile daha güneydeki Deraa bölgelerinde olacağı tahmin edilmektedir. Peki bu “Çatışmasızlık Bölgeleri” konusunda diğer taraflar (Esad rejimi, ABD, AB, Suudi Arabistan ve Muhalifler) da mutabık mıdır? İşte asıl sorun da burada yoğunlaşmaktadır!
Üç garantör ülke bu konuda kararlılar. Hatta 6/7 Mayıs gece yarısı belirlenen bölgelerde ateşkes yürürlüğe girdi bile. Medyaya yansıyan haberlere göre iki hafta içinde “Ortak Çalışma Grubu (OÇG)”nun kurulması beklenmektedir. Garantör ülkelerden (Türkiye, Rusya ve İran) oluşacak OÇG’de dışişleri, istihbarat ve askeri yetkililerinin yer alması beklenmektedir. OÇG’nin, 4 Haziran’a kadar çatışmasızlık bölgelerinin haritalarını çıkararak, rejim karşıtı muhalifler ile terörist grupların birbirinden ayrıştırılması hedeflenmektedir.
Rusya Genelkurmay Başkanlığı’na göre mutabakat üzerine Rusya, İran ve Türkiye Suriye’deki güvenlik noktaları ve gözlem yerlerinde faaliyet gösterecekler. Ancak bu faaliyetler için görevlendirilecek Rus, Türk ve İranlı askerlerin hangi bölgelerden sorumlu olacağı henüz netleşmedi.
Astana’da son Suriye görüşmelerinde Rusya’yı temsil eden Aleksander Lavrentiyev’e göre Suriye’deki çatışmasız bölgeler aynı zamanda uçuşa yasak bölgeler olacak. Bunun anlamı ise ABD ve koalisyona ait hava unsurlarının, önceden haber verse de vermese de plan hayata geçirildiğinde bu bölgeler üzerinde artık uçuş yapamayacaklarıdır.
Buna karşılık ABD Savunma Bakanlığı Pentagon Sözcüsü Yüzbaşı Davis, Rusya’nın açıklamasının ardından koalisyonun görevinde değişiklik olmadığını söyledi. Benzer şekilde, Suriye görüşmelerine katılan ABD heyetinin sözcüsü Edgar Vasquez de bu anlaşmanın hiçbir tarafı Suriye’deki teröristlerin bulunduğu yere gitmekten alıkoymadığını söyledi. Yani “Çatışmasızlık Bölgeleri”nin “Uçuşa yasak saha” olup olmayacağı konusu hala ortada!
Bunun sebebi, Çatışmasızlık Bölgeleri konusuna ABD’nin pek de pozitif yaklaşmamasıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16-17 Mayıs’taki ABD ziyareti öncesi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar, MİT Müsteşarı Fidan ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın’dan oluşan ekibin 5 Mayıs 2017’de ABD’ye gidiş sebepleri arasında bu çatışmasızlık sahalarıyla ilgili anlaşmazlığın giderilmesi de varmış.
Mutabakat konusunda muhalifler de oldukça rahatsızlar. Batı ve Suudi Arabistan tarafından da desteklenen muhaliflerin çatı örgütü Yüksek Müzakere Komitesi, konuyla ilgili açıklamasında anlaşmaya dair endişelerini dile getirdi. Komiteye göre anlaşma “garantiler vermemekte” ve “uyum mekanizması sağlamamaktadır.” Ayrıca, mutabakata Suriye halkının katılımının olmadığını ve muğlak olduğunu iddia etmektedir. Komite, mutabakatın “meşruiyetin asgari unsurlarını” taşımadığı eleştirisinde de bulunmaktadır.
Muhaliflerin bir diğer tepkisi de İran’ın garantör ülkesi olmasına. Yüksek Müzakere Komitesi, İran’ın herhangi bir rol oynamasını reddediyor. Esad rejimi ise mutabakatı desteklediğini açıkladı. Böylelikle Suriye’de masum insanların ölmesinin önüne geçilme fırsatı bir kez daha yakalandı. Ama daha önce de açılan beyaz sayfalar ne yazık ki siyaha dönüşmüştü.
Benzer son umut ışığı Eylül 2016’da, Kurban Bayramı sırasında Halep ağırlıklı “geçici ateşkes” idi. 18 Eylül’e kadar sürmesi beklenen ateşkes, ABD uçaklarının bir Suriye askeri birliğini vurması ve çok sayıda askeri katletmesiyle daha erken son ermişti. Bunun sonucunda önce Halep’teki mahsur kalan insanlara yardım götüren “Yardım Konvoyu” vuruldu. Sonra da Halep düşmüştü.
Son Söz: Suriye’de barış umudunun devamını ve istikrarı umuyoruz. Dileriz gerçekleşir.

‘KHK Mağduru iki eğitimci için Her yolu deneyeceğiz’

0

Kanun hükmünde kararnameyle (KHK) ihraç edilmelerinin ardından işlerine dönmek için açlık grevine başlayan Akademisyen Nuriye Gülmen ve Öğretmen Semih Özakça’ya bir destek de CHP Hatay milletvekili Hilmi Yarayıcı’dan geldi.

Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan, CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı, “Gözümüzün önünde ölüme doğru yürüyorlar. Onların bu cesaretine karşı korku duvarlarını yıkıp direnişin sesini dalga dalga büyütmek insani bir zorunluluktur artık.
Biz milletvekilleri olarak, bu direnişin sesini kürsüden tüm dünyaya anlatacağız, hükümeti adım atmaya zorlayacak her yolu deneyeceğiz” dedi.
Vekil Yarayıcı, Açıklamasının devamında şunları söyledi:
“Bu direniş, bugün açlık grevine dönüşmüş bir şekilde sürüyor. Havuz medyasının gözünü kulağını kapattığı bu direnişe bugün dünyanın dört bir yanından destek geliyor, duyarlılık gösteriliyor. Ne yazık ki ülke içinde yeterince duyarlılık henüz sağlanabilmiş değil” dedi.

15 Temmuz darbe girişimi gerekçesiyle OHAL ilan eden iktidarın, çıkardığı kararnamelerle on binlerce çalışanı –yargı yolunu da kapatarak- haksız, hukuksuz ve keyfi bir biçimde işinden ve emeğinden ettiğini ifade eden Hilmi Yarayıcı şöyle konuştu:
“Bu hukuksuzluğa baskı ortamının derinleştirilmesi de eklenince, işini aşını kaybeden on binler tepki gösteremez hale getirildiler. Ancak başını Akademisyen Nuriye Gülmen ve Öğretmen Semih Özakça’nın çektiği grup, tüm baskılara karşı çıkarak Yüksel Caddesi’nde direnişlerine başladılar. Başlangıçta hemen her gün gözaltına alındılar ama yılmadılar, geri adım atmadılar.
Biz milletvekilleri olarak, bu direnişin sesini kürsüden tüm dünyaya anlatacağız, hükümeti adım atmaya zorlayacak her yolu deneyeceğiz. Umarım her alanda sunacağımız destek ve yaratacağımız kamuoyuyla, ölümler yaşanmadan adaletsizliğe karşı yaşamı sahiplenir ve bu direnişi sonuçlandırabiliriz.”

Polis ve Jandarma Yanlışlıkla Çatıştı: 1 Astsubay Şehit

0

HATAY’ın Hassa İlçesi Çardak Yaylası’nda düzenlenen operasyon sırasında, jandarma ve polis arasında yanlışlıkla çıkan çatışmada, Jandarma Astsubay Çavuş Niyazi Elçin şehit olurken, 1 asker ile 1 polis de yaralandı.

Amanos Dağları’ndaki Çardak Yaylası Domuzdamı mevkiinde iddiaya göre gece bölgedeki terör örgüt PKK’lılara karşı başlatılan operasyon kapsamında pusu kuran polis Özel Hareket ekipleri, aynı amaçla bölgede devriye gezen jandarma ekiplerini termal kamerada fark edince, terörist sanarak ateş açtı.
Jandarmanın da PKK saldırısı sanarak karşılık verdiği çatışmada Jandarma Astsubay Çavuş Niyazi Elçin şehit olurken, 1 asker ile 1 Özel Hareket polis yaralandı.
Yaralılar kaldırıldığı Hatay Devlet Hastanesi’nde tedaviye alınırken olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

VALİLİK AÇIKLAMA YAPTI

Konuyla ilgili Hatay Valiliği de bir açıklama yaptı. Yazılı açıklamada şöyle denildi:

“Amanoslar bölgesinde faaliyet gösterdiği değerlendirilen bölücü terör örgütü mensuplarını etkisiz hale getirmek üzere 11 Mayıs’ta operasyon başlatılmıştır.
Operasyonlar sürerken 13 Mayıs’ta saat 00.45 sıralarında Hassa İlçesi Çardak Yaylası Domuzdamı Mevkiinde meydana gelen olayda 2 jandarma özel harekat timi mensubu ile 1 polis özel harekat timi mensubu yaralanmıştır. Olayın ardından ambulansla ilimizdeki çeşitli hastanelere sevk edilen yaralılardan Jandarma Astsubay Çavuş Niyazi Elçin yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmiştir. Olayla ilgili olarak adli ve idari tahkikat başlatılmıştır.”

BAŞKAN KİMYECİ’DEN GÜNDEME DAİR ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

0

-Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci, HD Medya Radyo’da Genel Yayın Yönetmeni Hatay Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Yetişen’in ve ardından TV A Televizyonu’nda Haber Müdürü Kurtuluş Kılınç’ın canlı yayın konuğu olarak gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

“HATSU düzensiz, plansız, mantıktan uzak bir anlayışla yönetiliyor.”

Başkan Kimyeci, Büyükşehir Belediyesi ve HATSU toplantılarına ilişkin görüşlerini ifade ederek başladığı canlı yayında şu açıklamalarda bulundu; “Antakyamız, milletimiz adına Büyükşehir ve HATSU toplantılarında önemli açıklamalarda bulunduk.Büyükşehir Belediyesi maalesef 900 milyon (trilyon) borçla iflasın eşiğine gelmiş durumda.HATSU düzensiz, plansız, mantıktan uzak bir anlayışla yönetiliyor.Bugüne kadar Büyükşehir ve HATSU’ya 127 milyon para aktardık. Antakya’ya hizmet yok.Su faturalarından kanunen çevre temizlik vergisi altında para topluyorlar. 3 milyon TL belediyemize aktarılması lazım vermiyorlar.Biz bu parayı altyapıda kullandık diyerek yan çiziyorlar. Nereyi yaptınız diyerek hesap soruyoruz. Şurayı şu kadara yaptık diyemiyorlar.”

“Memleket Hatsu’nun rastgele kazılarıyla delik deşik.”

Başkan Kimyeci, HATSU’nun yolları delik deşik bırakmasından dolayı vatandaşların rahatsız olduğunu, bu konuda Antakya Belediyesi olarak onarım çalışmalarını sıklaştırdıklarını belirttiği konuşmasının devamında; “Memleket HATSU’nun rastgele kazılarıyla delik deşik. Toz, toprak çamurdan geçilmiyor. Milletimiz bunu hak etmiyor.Örnek vermek gerekirse Gazi Mahallesine Ana hattı döşediler, 1 yıldır ara bağlantıları yapmadılar. Malzeme serdik, milleti tozdan topraktan kurtardık.Bir başka örnek Avsuyu Mahallesi. Burada da aynı beceriksizlik söz konusu. Her taraf böyle. Abone bağlantıları yapılmıyor, milletimiz isyan ediyor.” dedi.

“Her yağmurda Uzun Çarşı’yı su basıyor.”

Yağmur suyu şebe hatları ile ilgili sıkıntıları da dile getiren Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci; “Yağmur suyu şebeke hatları gelişigüzelplansız, sistematik yapılmıyor.Dağ bandındaki mahallelerimizde büyük sıkıntılar yaşanıyor.Her yağışta memleketi su basıyor. Nerdeyse şehir açık dere haline geliyor. Izgaralar kötü, bakımsız, tıkalı.Acil kazı adı altında canlarının istediği her yeri kazıyorlar. Çıkan çamurları rastgele yollara dolduruyorlar. Her yerde çökmeler mevcut.Başladıkları bir işi bitirmeden başka yere el atıyorlar. Plansız, programsız rastgele işler yapılıyor. Milli servet kayboluyor. Örneğin“Küçükdalyan MahallesiHATSU’nun su deposunda çatlak var. Acil burayı tamir edin, su boşa akıyor” diye ikaz ediyoruz.Yapmıyorlar. Yazıktır.AYKOME’de altyapı kurum ve kuruluşları var. Büyükşehir ve HATSU rastgele isleriyle eşgüdüm ve koordinasyona uymayı beceremiyor.Her yağmurda Uzun Çarşı’yı su basıyor.Esnafımız kan ağlıyor. Çözün, tedbirinizi alin diyoruz. Maalesef kulak ardı ediyorlar.” şeklinde konuştu.

“Derelerin, çayların temizliğini yapın.”

Antakya’nın en temel sıkıntılarından olan Dere Temizlikleri ile ilgili de HATSU ve Büyükşehir Belediyesi’nin görevlerini yerine getirmediğini sözlerine ekleyen Başkan Kimyeci bu konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu; “ Derelerin, çayların temizliğini yapın. Pis sular derelere akıyor. Kokudan, sivrisinekten kurtarın bu milleti diyoruz. Maalesef yapılmıyor.Açıkdere, Altınçay, Ürgenpaşa, Saraykent, Tanışma derelerinin Büyükşehir tarafından bir an önce temizlemesini milletimiz adına istiyoruz.Derelere, çaylara, Asi Nehrine akan kanalizasyon sularının hemen engellenmesini milletimiz adına talep ediyoruz. Asi nehri açık lağıma dönüştü.95 mahallemizde altyapı sıkıntılarını belirttik. Maalesef milletimize gidip “Ne kadar oy verdiyseniz, size o kadar hizmet” diyorlar.Bizim ne Büyükşehir Başkanıyla, nede HATSU Genel Müdürüyle kişisel sorunumuz yok. Milletimin hakkını arıyorum. Her şeyi yüzlerine söylüyorum.”

CHP İskenderun Kadın Kolları’ndan Anneler Günü Etkinliği!

0

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İskenderun Kadın Kolları tarafından düzenlenen ‘Annelerle umuda günaydın’ etkinliğinde partili kadınlar ve STK’ların bayan temsilci ve üyeleri kahvaltıda bir araya geldiler.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e bir dakikalık saygı duruşu ve akabinde İstiklal Marşının okunması ile başlayan etkinlikte, hep bir ağızdan ‘İzmir Marşı’ tüm bayanlar tarafından alkışlarla söylendi.
Selçuk: ‘Sizler Anadolu Kadınları, Sizler Kurtuluş Savaşı Destanını Yazan Kadınlarsınız’
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan CHP İskenderun Kadın Kolları Başkanı Nilgün Selçuk, “Bu özel günde önce Ulu Önder Atatürk’ümüzün annesi Zübeyde Hanımı saygı ve rahmetle anıyoruz. Hepimiz anneyiz ve anne adaylarıyız. Annelik çok kutsal bir görevdir ve annelerimizin yeri her zaman çok farklı yerdedir. Anneler var oldukça Cumhuriyetimizde yaşayacaktır. Türkiye’de umudu tesis edecek olan önce anneler, daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi olduğuna inancımız tamdır. Bizler bugünden sonra başlatılan yeni süreçte sizlerle bir arada omuz omuza vererek, bu yeni süreci birlikte yönetmek istiyoruz. Diliyoruz ki, bundan sonraki Türkiye’nin her koşulunda ne olursa olsun dimdik ayakta duran Cumhuriyet kadınları olduğumuza inancımız tamdır. Sizler ki Anadolu’nun kadınlarısınız, sizler ki, kurtuluş savaşı destanını yazanlarsınız ve sizler ki referandumu yöneten ve bu süreçte bizlere omuz veren cumhuriyet aydınlık kadınlarısınız. Sizler ki, Mustafa Kemal Atatürk’ü dünyaya getirdiniz. Sizler ki, Deniz Gezmiş’leri, Hüseyin İnan’ları, Yusuf Aslan’ları dünyaya getirdiniz. Sizler ki, hiçbir zaman yılmadınız, yıkılmadınız, vazgeçmediniz. Umudunuzu bitirmediniz. Umut bittiği an yaşam bitmiştir. Vazgeçmediğiniz an kaybetmişinizdir.” diyerek sözlerini tamamlarken davetlilere ‘Vazgeçtik mi?’ diye sordu. Tüm davetlilerin ‘Hayır’ dediği etkinlikte İlçe Başkanı Yusuf Mansuroğlu konuşması için kürsüye davet edildi.” dedi.
Mansuroğlu: ‘Sizlerle çalışmaktan gurur duyuyorum’
Tüm Annelerin Anneler gününü kutladığını belirterek konuşmasına başlayan İlçe Başkanı Yusuf Mansuroğlu, “Böyle bir kadın örgütüyle çalışmak herkese nasip olmaz. Seçilmiş, seçilmemiş gönüllü tüm kadın çalışanlarımıza huzurunuzda özellikle referandum sürecinde göstermiş oldukları gayret için çalışmaları için teşekkür ediyorum. Hepsinin alınlarından öpüyorum” dedi.
CHP Kadın Kolları İl Başkanı Filiz Haksöz’de etkinlikte söz alarak tüm Annelerin ve Anne adaylarının Anneler gününü kutlayarak, etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür etti.
Şahin: ‘Vatana hayırlı evlatlar yetiştiren Annelerin günü kutlu olsun’
CHP Kadın Kolları MYK Üyesi Suzan Şahin, kendi annesinden söz ederek, “Benim annem derdi ki; ‘çocuğum karnıma düştüğü günden itibaren derdim ki; ahlaklı dürüst olsun, helal kazansın, vatanına hayırlı olsun diye severdim’ bizler böyle büyüdük. İşte bende tüm annelerden, dürüst, çalışkan, vatana hayırlı evlatlar yetiştirmelerini diliyorum” dedi.