Pazartesi, Nisan 6, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3276

8 MAYIS TARİHTE BUGÜN

0

08 Mayıs
Olaylar

1861-Amerikan İç Savaşı: Virginia eyaletinin Richmond kenti, Amerika Konfedere Devletleri’nin (Güneylilerin) başkenti olarak ilan edildi.
1886-Atlantalı kimyacı ve eczacı olan John S. Pemberton dünyanın en ünlü içeceği haline gelecek Coca-Cola’yı Georgia’da icat eder.
1898-İnsan Hakları Kurumu’nun oluşması.
1902-Martinik’te Pelée Yanardağı patladı: 30 bin kişi öldü.
1914-Paramount Pictures film yapım ve dağıtım şirketi ABD’de kuruldu.
1945-Alman General Wilhelm Keitel, Sovyet General Jukov’a teslim oldu. Almanya savaşı kaybetti. Avrupa’da savaşın bittiği bu güne Zafer Günü adı verildi.
1947-Ulvi Cemal Erkin, Prag’da Çek Filarmoni Orkestrası’nı yönetti.
1949-Almanya Federal Cumhuriyeti’nin ilanı.
1952-Türkiye Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü kuruldu.
1954-Asya Futbol Federasyonu’nun oluşması.
1961-Uluslararası Af Örgütü kuruldu.
1972-Bülent Ecevit listesinin olağanüstü kongrede kazanması üzerine, İsmet İnönü, 33 yıl 4 ay 11 gün sonra CHP genel başkanlığından istifa etti.
1978-Reinhold Messner ve Peter Habeler adlı iki dağcı ilk defa olarak Everest Dağı’na oksijen tüpleri olmaksızın tırmandılar.
1980-Çiçek hastalığı’nın artık yeryüzünden kökünün kazınmış olduğu Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edildi.
1984-Sovyetler Birliği, Los Angeles Olimpiyat Oyunları’nı boykot edeceğini açıkladı.
1984-Türk parlamenterlerin yetki belgeleri, Strazburg’daki Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi’nde onaylandı. 12 Eylül 1980’den beri Konsey Meclisi’nde temsil edilmeyen Türkiye ile Avrupa Konseyi ilişkileri yumuşama yoluna girdi.
1993-Gökova Termik Santrali’ne karşı yaklaşık 3.000 kişi eylem yaptı.
2009-TRT Türk kanalı yeniden açılış yaptı.
2010-Bucaspor tarihinde ilk defa Süper Lig’e yükseldi.
Doğanlar
1668-Alain Rene Lesage, Fransız yazar
1698-Henry Baker, İngiliz doğa bilimci
1753-Miguel Hidalgo, Meksikalı nasyonalist
1828-Jean Henry Dunant, İsviçreli yazar ve iş adamı
1829-Louis daha Gottschalk, ABD’li piyanist
1884-Harry S. Truman, 33.ABD Başkanı
1895-Edmund Wilson, ABD’li eleştirmen ve deneme yazarı
1906-Roberto Rossellini, İtalyan yönetmen (ö. 1977)
1910-Mary Lou Williams, Caz piyanisti ve bestekâr.
1914-Romain Gary, Fransız yazar, film direktörü, savaş pilotu ve büyükelçi.
1920-Sloan Wilson,ABD’li yazar
1926-David Attenborough, İngiliz yönetmen
1937-Thomas Pynchon, Romancı
1940-Peter Benchley, İngiliz yazar
1946-Candice Bergen, ABD’li oyuncu
1950-Pierre de Meuron, İsviçreli mimar
1957-Marie Myriam, Fransız şarkıcı
1964-Päivi Alafrantti, Finlandiyalı atlet
1966-Metin Tekin, Türk futbolcu, Beşiktaş JK efsanevi futbolcusu.
1966-Cláudio Taffarel, Brezilyalı futbolcu
1972-Darren Hayes, Avustralyalı şarkıcı, şarkı sözü yazarı ve besteci.
1975-Enrique Iglesias, İspanyol Şarkıcı,Aktör
1978-Lucio, Brezilyalı futbolcu
1981-Erdem Yener, Türk Rock sanatçısı
1990-Anastasia Zueva, Rus yüzücü
Ölenler
1794-Antoine Lavoisier, Fransız kimyager (giyotinle idam) (d. 1743)
1880-Gustave Flaubert, Fransız yazar (d.1821)
1884-Midhat Paşa Taif’te boğularak öldürüldü.(d.1822)
1903-Paul Gaugin, Fransız ressam (d. 1848)
1952-William Fox, Avusturya asıllı ABD’li film yapımcısı (d. 1879)
1975-Avery Brundage, ABD’li atlet (d. 1887)
1983-John Fante, ABD’li yazar (d. 1909)
1987-Elif Naci, Ressam ve müzeci (d. 1898)
1994-George Peppard, ABD’li aktör (d. 1928)
1999-Dirk Bogarde, İngiliz aktör (d. 1921)

Konut içindeki malzemelerde ayıp

0

Henüz tamamlanmamış konutların satın alınmasında ve özellikle maketten satışlarda (ön ödemeli konut satışlarında) inşaata süresinde başlamama, teslimde gecikme, inşaat projesine aykırılık sonucunda sosyal tesislerin mevcut olmaması gibi pek çok “büyük” sorunla karşılaşılabilmektedir. Bunların dışında, satılan konutta, sözleşmede kararlaştırılan niteliklerdeki malzemelerin kullanılmaması gibi sorunlarla da karşılaşılabilmektedir.

Bu yazıda ele alacağımız bu sorun, “büyük” sorunlara göre biraz daha “küçük” bir sorun olarak değerlendirilebilir. Ancak, “Sinek küçüktür fakat mide bulandırır (!)”.

Bu “küçük sinek” : Sözleşmede, muadillerine göre daha kaliteli olan X marka kapıların, Y marka muslukların, Z marka duş kabininin kullanılacağı kararlaştırılmış olmasına karşılık bu markalardan daha az kaliteli ürünlerin kullanılması şeklinde örneklendirilebilir.

Bu tip durumlarla karşılaşıldığı takdirde tüketici sıfatına sahip alıcı, hangi hukukî imkânlara sahip olur? Bu hukukî imkânların kullanılmasında dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

İlk olarak hukukî nitelendirme ile başlayalım. Hukukî nitelendirme için de 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Ayıplı mal” başlıklı 8’inci maddesine bir bakalım: “Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.” Dikkat edilirse, hükümde, “kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmama” ve “sözleşmeye aykırı olan mal” ifadelerine yer verilmiştir. Bu durum göstermektedir ki sözleşmede kullanılması taahhüt edilen malzemelerden düşük kalitede malzeme kullanılması ayıplı mal olarak nitelendirilebilecektir.

Böylelikle, tüketici, ayıplı mal karşısında birtakım seçimlik haklara sahip olacaktır. Daha önceki yazılarımızda da değindiğimiz bu seçimlik haklar, 6502 sayılı Kanun’un 11’inci maddesine göre şunlardır: ücretsiz onarım, ayıpsız misli ile değiştirme, ayıp oranında bedel indirimi ve sözleşmeden dönme (bedel iadesi).

İşte bu seçimlik haklardan hangilerinin kullanılabilir olduğu, somut olaydaki ayıbın niteliğine, sözleşmeye ve projeye göre değişiklik gösterecektir. Örneğin; sadece, kapı kolunun istenilen kalitede olmaması sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasına engel olabilecektir. Menfaat dengesi gereği, böyle bir durumda ücretsiz onarım yahut ayıp oranında bedel indirimi gündeme gelebilir. Bu sebeple, bu tip ayıplarda, ayıbın niteliği ve sözleşme ile proje dikkatlice değerlendirilmelidir.

Peki, sözleşmede, konutta kullanılacak malzemelere ilişkin hiçbir düzenleme yoksa ve kullanılan malzemeler ortalamanın altında ise ne olacaktır?

Her şeyden önce belirtmek gerekir ki satıcı, kural olarak, ortalama nitelikten daha düşük bir malzeme kullanamaz (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.86). Şayet satıcı, ortalama kaliteden daha düşük kalite malzeme kullanmış ise yine, 6502 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi anlamında, ayıp gündeme gelebilecektir. Ancak bu hâlde, kıstas, ortalama kalitedeki malzemeler olacaktır.

Böyle durumlarla karşılaşan tüketiciler, ilk önce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400 ve 405’inci maddeleri arasında düzenlenen delil tespiti yoluna başvurabilir. Böylelikle, esas davayı açmadan önce, ayıbın niteliği ve konutta meydana getirdiği değer kaybı gibi hususlarda fikir sahibi olunabilir.

“Sezonluk turizmi tüm yıla yaymayı planlıyoruz”

0

 

Arsuz Kaymakamı Musa Sarı ile Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, 12-14 Mayıs tarihleri arasında ilçede bu yıl ilk kez düzenlenecek olan Arsuz Doğa ve Su Sporları Festivali(ARSUZ-FEST) Tanıtım Toplantısı’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Besime Mare’de düzenlenen ve doğa yürüyüşü, yamaç paraşütü, tüplü ve serbest dalış, off-road gösterileri, motokros gösterileri, yelken ve su sporları, bisiklet turu gibi pek çok etkinlikle adrenalin ve heyecan severleri Arsuz’da buluşturacak olan festivalin programı ve amacıyla ilgili bilgiler verilen toplantıya Kaymakam Musa Sarı ve Başkan Nazım Culha’nın yanısıra koordinelerindeki festival tertip komitesi, Arsuz İlçe Emniyet Müdürü Halil Karabacak, İskenderun Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veysel Cıncık ve yönetim kurulu üyeleri ile yazılı ve görsel basın temsilcileri katıldı.

Arsuz’un tanıtımının yanı sıra, turizmine de ciddi katkılar sunacak olan festivalin amacına ulaşmasında basın mensuplarına da önemli görevler düştüğünü söyleyen Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, “İlçemizin doğal güzelliklerini tanıtmak amacıyla Kaymakamlığımızla birlikte ortaklaşa düzenlediğimiz festivalimiz kısmet olursa 13 Mayıs’ta yapılacak. Buradaki zengin etkinliklerle dolu olan festivalimize ulusal ve uluslararası düzeyde isim yapmış sporcularda katılacaklar. Biliyorsunuz, ilçemizin doğal güzelliğini, denizini, toprağını, tabiatını tanıtmak amacıyla ciddi bir çaba içerisindeyiz. Özellikle Sayın Kaymakamımız göreve başladığı günden itibaren bu konuda yoğun bir çaba gösteriyor ve ciddi stratejiler belirliyor. Yapılan görüşmeler sonucu en son bu festivalin uygun olacağı kanısına varıldı ve böyle bir etkinlik tertip edildi. Bu etkinliği tanıtmak ve halka duyurmak amacıyla bir araya geldik. Bu organizasyona sizlerin de ciddi katkılar sunacağınıza inanıyoruz. Arsuz’un tüm güzelliklerini tanıtma yönündeki katkılarınızdan dolayı basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Festivalin duyurulması ve görkemli hale gelmesi için ciddi katkılarınız olacak. Etkinliğin ilçemize hayırlı uğurlu olmasını diliyor, sunacağınız katkıdan dolayı şimdiden teşekkür ederim” dedi.

Bu yıl ilk kez düzenlenecek olan ARSUZ-FEST ile Arsuz’u daha çok kişiye tanıtmayı ve turizm sezonunu tüm yıla yaymayı planladıklarını ifade eden Arsuz Kaymakamı Musa Sarı da, “Bu yıl birincisini düzenleyeceğimiz festivalin tanıtım toplantısına teşriflerinizden dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Sizlerin aracılığıyla festivalimizin programını ve amacını halkımıza duyurmak, buradan da herkesi davet etmek istiyoruz. Bölgenin olduğu gibi Türkiye’nin incisi, gözbebeği, adeta saklı bir cennet olduğunu düşündüğümüz, bir taraftan deniz turizmiyle, bir tarafta doğa sporlarının merkezi olmasıyla, bir tarafta bereketli toprağıyla Arsuzumuzu en iyi şekilde tanıtılması ve hakkettiği yere ulaşılması için yaptığımız çalışmalardan biridir festivalimiz. Aslında buradaki amacımız ilçemizde zaten var olan, fakat bilinmeyen yönleriyle Arsuz’u tanıtmak. Festivalimizdeki spor branşlarımız çeşitli kulüpler tarafından ilçemizde zaten münferid bir şekilde yapılmaktadır. Ama insanlarımız tarafından bunlar maalesef pek bilinmiyor. ‘Burası bölgenin neden Marmaris’i, Bodrum’u olmasın?’ anlayışıyla Arsuz’un adını duyurup, turizm sezonu öncesi tüm bu faaliyetleri bir arada buluşturup, ilçemizde yürütüldüğünü duyurmak, daha sonra da bütün sezona yayarak bu faaliyetlerin daha spesifik çalışmalarla Arsuz’u sezon boyunca canlı tutmak amacını taşıyoruz. Hatta Arsuz’un turizmini sezonla sınırlı tutmayıp, tüm yıla yayarak esnafın da şikayet ettiği sezonluk turizmi tüm yıla yaymayı amaçlayan bir festival. Festivalimiz, 12-14 Mayıs tarihleri arasında yapılacak. Bu festivalimizde doğa yürüyüşü, yamaç paraşütü, tüplü ve serbest dalış, off-road – motokros gösterileri, deniz turizmine yönelik yelken ve su sporları faaliyetleri, bisiklet turu olacak. Çeşitli kulüplerimiz cuma günü akşam ilçemize intikal edecekler. Çadırda konaklama için onlara kamp yeri göstereceğiz. Tüplü dalış ve yamaç paraşütü yapmak isteyenlere eğitimler verilecek. Festivalimize profesyonel kulüpler de katılacak. Su altı çekimlerinin duayeni Tahsin Ceylan da festivalimize katılacaklar ve Arsuz’un su altı çekimlerini yapıp, ilçemizin su altı dünyası ile ilgili bilgiler verecekler. Yerel ve ulusal basın aracılığıyla ilçemizin güzelliklerini tüm ülkeye duyurmayı hedefliyoruz. Cumartesi günü tüm kulüplerin katılımıyla çarşı merkezinde bir kortej yürüyüşü yapılacak. 1000 civarında bir sporcu bekliyoruz, katılımcılar hariç… Arsuz, o gün adeta kilitlenecek. Çünkü, festivalimizde herkesin ilgisini çeken kulüpler yer alacak. Hergün yeni bir kulüp arayıp festivale katılmak istediğini belirtiyor. Kortejden sonra Arsuz merkezinde gençlik kampının önünde suni bir pist oluşturacağız, off-road ve motokros motorcuları çok ilgi çekecek bir gösteri sunacaklar bizlere. Canlı bir ortam olacak, stantlar kurulacak. Bunun dışında gösteri alanı dışında bir sahne oluşturacak ve çeşitli grupların gösterileri olacak. Gelenekselleşmesi ve daha profesyonel anlamda gerçekleşmesi adına ciddi bir çalışma içerisindeyiz. Kaymakamlığımız koordinesinde, belediye başkanımız başta olmak üzere Valiliğimiz, Hatay Büyükşehir Belediyemiz, İskenderun Belediyemiz, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz ve çeşitli kurumlarımızın destekleri ve elbirliğiyle, siyasi kaygı gözetmeden Arsuz’un tanıtımı için yapılmış bir çalışmadır” derken, bu festivale basın mensuplarını desteğe davet ederek, sunacakları katkılardan dolayı da teşekkür etti.

Hayır Cephesi’ne lider aranıyor!

0

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2 Mayıs 2017 Salı günü itibariyle ‘sevdam, aşkım, yuvam, beşinci çocuğum’ dediği AK Parti’ye dönmüştür. Muhtemelen 21 Mayıs’ta gerçekleşecek AK Parti Kurultayı’nda da ‘Genel Başkan’ seçilecektir. Artık Türkiye’de resmen partili cumhurbaşkanlığı dönemi başlamıştır!
Oysaki Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’nın 103. maddesinde yazılı olduğu şekilde ant içmiştir. Andına sadık kalmayan Erdoğan’ın, partili cumhurbaşkanı sıfatı ile, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruması mümkün müdür?
AK Partili cumhurbaşkanı, anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik cumhuriyet ilkesine bağlı kalabilir mi?
Milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılan partili bir cumhurbaşkanı; Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerine aldığı görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücüyle çalışabilir mi?
Partili cumhurbaşkanı; 80 milyon vatandaşın güvenini, sevgisini, saygısını kazanabilir mi?
AK Parti’li Cumhurbaşkanı; 16 Nisan 2017 Pazar günü gerçekleşen referandumda yüzde 49 oranında ‘hayır’ oyu kullanan seçmenin, tarafsız cumhurbaşkanı sayılabilir mi? Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Hayır Cephesi’ için de ‘sevdam, aşkım, yuvam, beşinci çocuğum’ diyebilir mi?

DEMOKRASİ TEHDİT ALTINDADIR!

2 Mayıs’tan itibaren Türkiye’de artık demokrasi tehdit altındadır. Çünkü hukuk, artık demokrasiyi koruyamamaktadır. Demokrasiyi tehdit eden güçler karşısında yetersiz kalmaktadır. Çünkü bu, artık Türkiye’de, iktidarın dışında olan herkes tarafından kabul edilen genel-geçer bir olgudur.
2019’da yapılacak ‘Cumhurbaşkanlığı Seçimi’ne giden süreçte hiç ama hiçbir siyasi aktörün gelecek garantisi veya mutlak bir siyasi varlığı artık söz konusu değildir. Siyasi fırtına çok büyüktür! Sert esen rüzgâra kavaklar değil, meşeler direnir ve dimdik durur.
Deniz Baykal, geçen gün CNN Türk’te, Ahmet Hakan’ın sunduğu ‘Tarafsız Bölge’de Kılıçdaroğlu için ‘Cumhurbaşkanlığına aday olmayacaksa hemen kurultayı toplasın, aday olacak genel başkan seçilsin’ şeklinde bir çağrı yaptı ve bu konu iyice Türkiye’nin gündemine yerleşti. Açıkçası Deniz Baykal, yüzde 49’un cumhurbaşkanı adayını CHP Kurultayında aramayı teklif ediyor!
Oysaki Deniz Baykal, 2002 ve 2015 seçimleri ile 2017 referandumunun ardından yaptığı çıkışlarla Erdoğan’ın değirmenine su taşıyan yalak olmuştur. Baykal’ın İngiliz Lordu Abdullah Gül’ü piyasaya sürme çabası ABD’den iktidar beklentisinin somut ifadesidir. Devlet Bahçeli’den sonra Deniz Baykal da siyasi mevta olduğunu ispatlamıştır.
Bana göre, CHP yönetimi, yüzde 49 adına cumhurbaşkanı adayı olacak birini parti içinden ya da dışından bulmalıdır ama bu isim ne Kılıçdaroğlu ne de Deniz Baykal olmalıdır! Çünkü yüzde 49’luk oy gücüne sahip Hayır Cephesi; CHP, HDP, MHP, SP, DYP, Anavatan ve Vatan Partisi ve çok az da olsa AK Partili seçmenin bir karışımından oluşmaktadır. Bu kadar hederojen bir kitlenin cumhurbaşkanı adayı ancak hem yüzde 49’u kucaklayacak hem çatır çatır çalışacak, yurdumun tüm halklarını temsil edecek siyasilerinden oluşan bir ekip kuracak, ortak aklı oluşturacak, ülke sorunlarını çözecek, ülkeyi şaha kaldıracak, yeni yönetim sistemini işletecek, dürüst ve şeffaf bir yönetim oluşturacak, vatandaşın vergilerinden oluşan Devlet bütçesini çarçur etmeyecek, konuşmasıyla ve karizmasıyla ayrıca varlığıyla geniş kalabalıkları etkisi altına alabilecek bir adam ve ya bir kadın olabilir.
Açıkçası, yüzde 49’un cumhurbaşkanı adayı; şöyle tanınan bilinen, işinde gücünde başarı öyküsü olan; güvenilen, işbirliğine, performansına inanılan, lider karakteri olan, geniş kitleleri kucaklayacak, yurtta ve dünyada barışa katkı sağlayacak; mülkiyede, askeriyede, yargıda, ekonomide, ticarette ve turizmde Türkiye’yi şaha kaldıracak, ayrıca ‘star ışığı’ denilen şeye sahip yani kalabalıkların seveceği nitelikte biri olmalıdır.
Diğer bir deyişle AK Parti’li cumhurbaşkanı adayına alternatif, 2019’da yüzde 49’un temsili için Erdoğan’a rakip çıkacak yepyeni bir isim, yepyeni bir vatansever ve demokrat lider olmalıdır! Bu kadar heterojen bir kitleyi de ancak yabancı dil de bilen çok yönlü bir siyasetçi, ünlü bir sanatçı veya Türkiye için mega projeleri olan bir girişimci ya da başarı hikâyesi olan ünlü ve partisiz bir işadamı fiilen bir araya getirebilir, çoğaltabilir ve oy oranını yüzde 60’lara çıkartabilir.
Yani yüzde 49 için cumhurbaşkanı adayı bulma işi gerçekten zordur! Ankara kulislerinde cumhurbaşkanlığı adayı olarak ismi zikredilen siyasetçiler, olsa olsa cumhurbaşkanı yardımcılığına aday olabilirler!

ORTAK AKILDA BİRLEŞMEK!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan artık tarafsız değil, AK Parti’lidir. Partili cumhurbaşkanı; 80 milyon vatandaşın değil, AK Partililerin ve MHP’deki Bahçeli destekçilerinin cumhurbaşkanıdır. Çünkü 16 Nisan 2017’de gerçekleşen referandumun açıklanan sonuçları şaibelidir.
Her şeye rağmen artık yapılması gereken ilk ve adil iş, toplumda kendiliğinden oluşan ‘hayır’ birlikteliğini konsolide etmektir. Bu iş, gerek her biri ayrı renk ve değer taşıyan birleşenlerin temsilcileri ve gerek ‘hayır’ oyu kullanan 24 milyon seçmen bazında sürdürülecek çabaları kapsar. Odaklanılması gereken husus, ortaya çıkan yepyeni siyasi sistemin anlamını ve tehlikelerini iyi özümlemek, kurumsallıktan özenle kaçınarak doğal ilişkileri canlı tutmak, sürekli iletişim kanalları oluşturmak ve atılacak adımları ortak akılla aramaktır.
Çünkü ‘hayır’ birlikteliğini gerçekleştiren bileşenleri ortaktır. Bu ortak hedefi eksen olarak yürümeleri hem gerekli hem de mümkündür. Tek adam diktatörlüğünden ‘tek başına kurtuluş’ olmadığı gibi, ortak ‘çoğulcu demokrasi’ hedefine birlikte başarıyla yürünebildiği de kanıtlanmıştır.
O halde, 2019’daki cumhurbaşkanı adayının belirlenme yöntemi de dâhil, kim olacağını, onun nasıl bir yapılanma ile çalışacağını ve halkın karşısına nasıl bir programla çıkacağını, bu ilk adımın ışığında belirlemek zorunludur. Bu yolda en büyük sorumluluğun, anlayışın ve basiretin CHP’den beklendiği de apaçık bir gerçektir!

Suriye’de PYD-PKK Devleti Olabilir mi?

0

Ankara ve İstanbul gibi metropollerde hemen her hafta bir düşünce kuruluşu, üniversite, vakıf-dernek veya STK’larda bilimsel-kültürel etkinlikler eksik olmaz. Ankara’da genellikle her ay Doğramacı Vakfı’nın Dış Politika-Güvenlik Politikası ağırlıklı bir etkinliği olur. Nisan ayında da “Suriye’de PKK” başlıklı konu, her ikisi de akademisyen olan uzmanlarca (Doç.Dr. N. Ali Özcan ve Doç.Dr. Serhat Erkmen) sunuldu. Bu kez PYD-PKK ve Barzani’nin girişimleri masaya yatırıldı. Tabii dinleyicilerin katkı ve soruları da oldukça önemliydi.
Erkmen’e göre Suriye’de 14-15 civarında Kürt partisi var. Hemen hepsinin kaynağı da Mesut Barzani’nin kurdurttuğu “Suriye Kürt Demokratik Partisi”. Ama daha sonra bölünmüşler. Çünkü aralarında patronaj çatışmaları eksik değil.
Bu 14-15 Kürt partisi içerisinde PYD’nin yeri ayrı ve Suriye’deki silahlı muhalefet ve dolayısıyla “Cenevre Süreci” içerisinde yer alamıyor. Ama bu 14-15 parçaya bölünmüş Kürt partileri Cenevre’de masadalar. Suriyeli Kürt partiler arasında bölünmüşlüğün anlamı, Suriye’nin kuzeyindeki Kürtlerin tümünün PKK çizgisinde olmadığıdır. Zira PKK, başlangıçtan itibaren onların muhalif olarak Esad rejimine karşı tehdit olma fırsatı tanımadı. Rejime karşı tüm gösterileri PKK tarafından bastırıldı.
Suriyeli Kürtler zaman zaman Irak’taki Barzani tarafından kullanılmaktadır. Tabii ki bazıları da zaman zaman PKK tarafından kullanılmaktadır. Şu anda ürettikleri hiçbir şey yoktur. Ama şayet PKK Suriye’de “gayrimeşru” hale gelirse, yani Esad rejimi-ABD ve Rusya PKK-PYD’ye sırtını dönerse o zaman Suriyeli diğer Kürt partiler devreye sokulabilir.
Suriyeli Kürtlerin Türkiye’den beklentileri PKK belasından kurtarılmak. Bu arada onlar da Suriye’nin geleceğinde PYD gibi federalizm istemeye başladılar.
N.A. Özcan’a göre PYD, ABD’nin 2003’te Irak işgali yaklaşırken Öcalan tarafından Suriye’de kurdurtuldu. Türkiye PKK ile “Açılım” sürecini götürürken, 2011’deki Arap Baharı sırasında PKK’nın militanları da Suriye’ye gönderildi. Yani silahlı olarak da örgütlenmeye başladı.
PKK’yı incelerken sadece Türkiye’ye bakılamaz. Türkiye, Irak, Suriye ve İran’ı da birlikte dikkate almalıdır. Bu ülkelerdeki PKK veya uzantısının hiçbiri bağımsız değildir ve en tepede Öcalan bulunmaktadır. Yani Suriye’deki PYD ve onun silahlı ayağı YPG, PKK terör örgütünden ayrı bir teşkilat değildir. PKK’nın kendisidir.
Bir araştırmaya göre 2013-2016 döneminde Suriye’de ölen PKK’lıların %48’i Türkiye doğumludur. Bir diğer araştırmada ise 2011-2017 döneminde Suriye’de ölen PKK’lıların %17’si Türkiye doğumludur.
ABD ile işbirliğinin ardından YPG şapkası altındaki PKK terör örgütü tamamen kabuk değiştirdi. Önce Ayn el-Arab (Kobani)’ta şehir çatışmasında ustalaşan PKK, ABD’nin silah, eğitim ve teçhizat desteği ile özel kuvvetler gibi etkin bir kılığa girdi. Yani başlarında çelik miğfer, gece görüş dürbünü, özel kuvvetlerin üniforması, etkili yakın çatışma silahları taşıyan eğitimli birlik görünümüne büründü.
Suriye’de PKK’ya özerklik ve ardından devlet kurma izni verilebilir mi? Bu o kadar da kolay değil. Yani IŞİD’le mücadele eden Suriye’nin PKK’ya dokunmaması normal. Ama ya IŞİD belası defedildikten sonra?
Bu soruya ilaveten Barzani’nin son birbuçuk yıldaki bağımsızlık türkülerine ne demeli? Yani bağımsızlığını yakında ilan edebilir mi? Bu soruya verilen cevap; Olası bir Kürt devletinin denize ulaşmayan bir coğrafyada yaşamasının mümkün olmayacağı, Türkiye’siz Barzani’nin nefes dahi alamayacağı şeklindeydi. Ama Barzani bağımsızlık ilan ederse, PKK mutlaka yanında yer alacaktı!
Son Söz: Özel kuvvetler haline gelebilen PKK, devlet kurma hayalini unutabilir mi? “Yaşayamaz” denilen Barzani’nin olası Kürt devleti, gaflet halinde kurulamaz mı?

“Güleryüz Özel Eğitim Merkezi El Emeği Ürünleri Sergiledi”

0

Güleryüz Özel Eğitim Merkezi’nde eğitimlerini sürdüren engelli öğrenciler, yıl içerisinde yaptıkları çeşitli süs eşyalarını Simya Koleji Kampüsü’nde öğrencilerin ve öğretmenlerin beğenisine sundu.

Güleryüz Engelliler Derneği Başkanı Nesli ÖZDEMİR, amaçlarının engelli öğrencilerin toplumdaki yaşamlarını kolaylaştırıcı eğitim programları yürütmek olduğunu söyledi. Engelli bireyleri mesleki anlamda yetiştirerek, onların da bir şeyler yapabildiğini göstermeyi hedeflediklerini anlatan ÖZDEMİR, “Standımızda çeşitli ürünler sergiliyoruz. Bu ürünler, öğretmenlerin eşliğinde okulumuzdaki öğrencilerin yapmış oldukları el emeği ürünlerdir. Bu standı açmamıza imkan veren Simya Koleji’ne teşekkür ediyoruz.” Diye konuştu.

Sergide engelli bireylerin farklı alanlarda yeteneklerini gösterdikleri ürünler yer almakta. Bu özel sergide kalemlikler, süslü kalemler, mumluklar, çerçeveler, anahtarlıklar, geri dönüşüm ürünleri, minik vazolar ve özel mini bahçeler yer alıyor”

Standı ziyaret eden Simya Koleji Kurucusu Selim Baysal; “Okulumuzda bir çok alanda Sosyal sorumluluk projesi üretiyoruz ve destekliyoruz. Bu anlamda okulumuza stant kuran Engelli bireylerin öğrencilerimiz ile yapmış oldukları diyaloglar neticesinde okulumuz öğrencilerinin toplumsal bilinçlerine fayda sağlamak amaçlanmıştır. Öğrencilerimize Eğitimin yanı sıra Sosyal sorumluluk aşılamayı misyon ediniyoruz.” dedi ve sözleri şu şekilde bitirdi. “Güleryüz Özel Eğitim Merkezi öğrencilerinin yapmış oldukları ürünler çok güzel ve öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz tarafından çok beğenildi. Güleryüz Özel Eğitim Merkezi Öğretmenlerinin ve Engelli bireylerimizin vermiş oldukları emeklerden dolayı kendilerine çok teşekkür ediyorum.

Eczacılar dan Astım haftası etkinliği

0

Hatay Eczacılar Odası, “Eczacılık Günü” kutlamaları kapsamında oluşturulan stantta, “Dünya Astım Günü” ile ilgili halkı bilgilendirici etkinlikler düzenledi.
Bu kapsamda vatandaşlara broşürler dağıtıldı, bilgi alışverişinde bulunuldu.
Salı günü stantta bulunan eczacılar, halka yönelik “Astım, KOAH-Hipertansiyon-Obezite” taramasında bulundu. Hatay Eczacı Odası üyesi eczacılar ve personelin gün boyu eski Müze önündeki bu etkinliği ardından, saat 17.00 ile 19.00 arasında, Smart Eczane Projesine Genel Bakış ve Hatay’da Smart Eczane Uygulamaları” kapsamında “Smart Eczane Uygulamasında Astım Koah Hasta Takipleri” ve genel değerlendirmesi yapıldı.
Konak Restaurant’ta gerçekleştirilen bu etkinlikte, “Disc Kişilik Testi ve İnteraktif Uygulama, Smart Eczane Türkiye Genel Değerlendirmesi” yapıldı. Eczacıların katıldığı etkinlikte, Oda yöneticisi Şekip Kırbeci sunumda bulundu. Bu arada proje eğitmenleri de yine sunumda bulundu. Sunumda bulunan eczacıların isimleri şöyle sıralanıyor: Seda Emre, Nilgün Yarar, Emrah Tümkaya, Gülsen Ertem, Yunus Yıldırım ve Gözde Yıldırım. -Selvi Günay-

İKEM YİNE TÜRKİYE FİNALLERİNDE

0

Özel İKEM Koleji Genç Kızlar Basketbol B Takımı okul sporlarında deplasmanlı ligde Türkiye Şampiyonu olabilmek için mücadelesine kaldığı yerden devam ediyor. Kendi evinde Batman Beşeri Anadolu Lisesi ile karşılaşan ve yine bu maçını 71/23 gibi farklı bir skorla kazanan Özel İKEM Koleji Genç Bayan Basketbol takımı böylelikle grup lideri olarak Türkiye finallerine yükseldi ve Türkiye’nin en iyi sekiz okul takımı arasına girdi.
Karşılaşmaya ilgi çok büyüktü. Arsuz Kaymakamı Sn. Musa SARI, Arsuz İlçe Emniyet Müdürü Sn. Halil KARABACAK, İlçe Milli Eğitim Müdürü Sn. Ramazan DÖNMEZ ve Arsuz Halk Eğitim Müdürü Sn. Hacer BAYSAL da katıldılar. Konuyla ilgili bilgi veren okulun Beden Eğitimi ve Spor Koordinatörü Antrenör Hamit DUMAN; “Hatay şampiyonluğundan sonra bölge şampiyonu olduk ve Türkiye’de son 32 okul takımı arasına girdik. Türkiye’de dört bölgeye sekizer takım olarak ayrıldık. Biz 4. Bölgede yer alıyorduk ve 8 takımdan oluşan 4. Bölgede dörderli iki grup oluşturuldu. Bu gruplar kendi aralarında tek devreli deplasmanlı lig oynadılar. Daha sonra grup birinci ve ikincileri bölgelerinde çapraz eşleştiler. Üç maç üzerinden ikisini alan Türkiye’nin son sekiz takımını oluşturdu. Emin adımlarla hedefe doğru ilerliyoruz. Türkiye şampiyonasında favori takımlar arasında gösteriliyor olmamız gurur verici. Bu durum bizi şımartmıyor. Kendimizden emin ve temkinli ilerliyoruz. Çünkü bunu çok istiyoruz. İnşallah her şey istediğimiz doğrultuda gerçekleşecek ve son sekizde final oynayıp Türkiye şampiyonu olacağız. Akademik eğitimdeki başarısının yanı sıra sporda da başarmak ve zirvede olmak istiyoruz” dedi.

“KIRIKHAN’A GEL CİĞERİMİ YE FESTİVALİ”

0

Kırıkhan’da ilk defa gerçekleştirilecek olan 1.Kırıkhan Ciğer Festivalinin tarihi belli oldu.
Kırıkhan’da düzenlenecek olan İlk Ciğer festivali 14 Mayıs 2017 Pazar günü Mesire alanında “Kırıkhan’a Gel Ciğerimi Ye” sloganıyla yapılacak.
Kırıkhan Kaymakamlığında Kırıkhan Kaymakamı Mustafa Erkayıran başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, Kırıkhan Belediye Başkanı Ayhan Yavuz, Kırıkhan Ticaret Odası Başkanı Halil İbrahim Cesur, Kırıkhan Kasaplar ve Lokantacılar Başkanı Ali Çaydan ve Kırıkhan’lı Kebapçılar katıldılar.
Kırıkhan Kaymakamı Mustafa Erkayıran Festivalle ilgili yaptığı açıklamada; “Kırıkhan’ımızın ünlü olan Ciğer’ini daha iyi tanıtabilmek amacıyla 1. Kırıkhan Ciğeri Festivalini Kırıkhan Belediyesi ile beraber yapacağız. Kırıkhan’ımızın Dişçiliği ve Kavunu nasıl birer değer olmuşsa, Kırıkhan Ciğerini de bu festival ile Tüm Türkiye’ye duyurarak Kırıkhan Ciğerini Kırıkhan’ın bir değeri haline getirmek için çabalarımız devam edecektir” dedi.
Kırıkhan Belediye Başkanı Ayhan Yavuz ise Festivalle ilgili yaptığı açıklamada “ Kırıkhan’ın tanınan değer ve markası olmuş Havuç ve Kavun’un yanına Ciğeri de koymak istiyoruz. Bugün insanlar nasıl Antakya’ya Künefe yemeye geliyorsa, Kırıkhan’ımıza da Ciğerini yemeye gelmelerini sağlayacak aktiviteleri destekleyeceğiz. Bu tarz festival ve etkinliklerle, Kırıkhan’ın ismini Tüm Türkiye’ye duyurmaya çalışıyoruz. Hedefimiz; En kısa sürede yapılacak festival ve çalışmalarla Kırıkhan Ciğeri’nin marka tescilini yaptırıp, Ciğerimize sahip çıkmaktır” dedi.

Öğrencilere Trafik Kuralları Tiyatroyla Anlatıldı

0

Hatay’da İl Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen etkinlikle öğrencilere trafik kuralları tiyatroyla anlatıldı.

İl Jandarma Komutanlığı, Hatay’da jandarmanın sorumluluk bölgesinde bulunan 15 okuldaki bin 700 öğrenciye, trafik kullarını anlatmak ve bu konuda bilinç oluşturmak amacıyla etkinlik düzenledi.

Bir düğün salonunda gerçekleştirilen etkinlikte, çocuklar, önce müzik eşliğinde dans etti, ardından Hatay Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından sergilenen “Çıtır ve Pıtır Trafikte” oyununu izledi.

İl Jandarma Komutanlığı Trafik Şube Müdürü Jandarma Kıdemli Başçavuş Ramazan Üstüner, etkinlikte yaptığı konuşmada, trafik kurallarını daha iyi anlatabilmek ve bu konuda bilinç oluşturmak için çalıştıklarını kaydetti.

Jandarma sorumluluğundaki 15 okuldan toplam bin 700 öğrencinin tiyatro gösterisini izlediğini ifade eden Üstüner, bu etkinliğin düzenlenmesinde katkı sunanlara teşekkür etti.

PAZAR ALIŞVERİŞİNDE ÇANTASINI KAYBEDEN VATANDAŞIN YARDIMINA KIRIKHAN ZABITASI YETİŞTİ

0

Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde, pazaryerinde alışveriş yaptığı sırada çantasını kaybeden Halime Ersoy adlı kadının imdadına zabıta ekipleri yetişti.
Alınan bilgiye göre, Halime Ersoy adındaki bayan, Kırıkhan Belediyesi Zabıta Müdürlüğüne giderek ilçe merkezindeki pazar yerinde alışveriş yaparken çantasını kaybettiğini bildirdi.
İçerisinde 400 TL para bulunan çanta, bir vatandaş tarafından bulunarak Kırıkhan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Zabıta ekipleri içinde kimlik kartı ve 400 TL para bulunan çantanın sahibiyle irtibat kurarak çantayı sahibine teslim etti.
Zabıta Müdürü Ahmet Mazlum yaptığı açıklamada, “Vatandaşın alışveriş yaparken düşürdüğü çantanın Zabıta ekiplerinin gayretleri sonucunda kısa sürede bulunduğunu belirterek, “İçerisinde 400 TL para bulunan çantayı sahibine teslim ettik.” dedi.
İçerisinde 400 TL’si bulunan çantasına kavuşan Halime Ersoy ise Zabıta Müdürlüğü ekiplerine teşekkür ederek insanlık ölmemiş, Allah hepinizden razı olsun” dedi.

Öğrencilerden Engellilerin Hayatını Kolaylaştıracak Proje

0

Reyhanlı ilçesindeki Yahya Turan Fen Lisesi öğrencilerinin, engelli bireylerin hayatını kolaylaştırması amacıyla hazırladıkları sesli komut sistemiyle çalışan yön ve yol robotu “Karayel” ile elle kumanda edilen otomatik araba sistemi “Mergan” TÜBİTAK Bilim Fuarı’nda sergilendi.

Engelli vatandaşların toplumda daha fazla sosyal olmaları ve rahat etmeleri amacıyla öğrenciler tarafından hazırlanan “Karayel” ve “Mergan” projeleri TÜBİTAK Bilim Fuarı’nda yoğun ilgi gördü.

Öğrencilerden Yaren Yağmur Gövdeoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplumda engelli vatandaşların hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla bu projeyi yapmaya karar verdiklerini söyledi.

Uzun süre ilçenin farklı noktalarındaki trafikte alan çalışması yaptıklarını vurgulayan Gövdeoğlu, “Gözleri görmeyen vatandaşların sesli komut sistemiyle sağa, sola veya arkaya gitmeleri sağlanacak. Cep telefonuna verilen ses komutuyla robotumuz engelli vatandaşlarımızın istedikleri yöne doğru rahatça gitmeleri sağlanmış olacaktır.” diye konuştu.

Uzun süre araştırma ve alt yapı çalışması yaptıklarını ifade eden Gövdeoğlu, “Yön tayin etmenin yanı sıra gece karanlığında da aynı şekildeki sesli verilen komut yardımıyla robotumuz farlarını açarak insanların karanlıkta, çukur veya tehlikeli şekilde yollarına devam etmelerini ortadan kaldırıyor. Projemizle engellilerin yüzlerin gülmesini hedefliyoruz.” diye konuştu.

Öğrencilerden Şeyma Tunç ise, “Mergan” adı verdiği robotla ayaklarından engelli bireylerin elleriyle araç kullanmalarına olanak sağladığını belirtti.

Hayatını bacaklarından engelli olarak devam eden vatandaşlarımız için bu projeyi hazırladığını belirten Tunç, “Elleriyle joistikle kumanda edinilen sistemde, her şey el yardımıyla gerçekleşiyor. Sistemimizin tamamı otomatiktir. Gaz, pedal ve debriyaj tek el yardımıyla sağa sola ve arkaya hareketle istenilen yere gidilmesi sağlanmış olacaktır.” dedi.

Engellilerin normal insanlardan farksız olduğunu aktaran Tunç, “Yaklaşık bir aydır bu proje üzerinde çalışıyoruz. Umarım bu projeyle hayatlarına daha da güzel katkı sağlamış olacağız.” dedi.

HBB MOBİL TEMİZİK EKİBİ HATAY’IN HER TARAFINDA

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından kısa süre önce kent temizliğinde hızlı müdahale amacıyla oluşturulan Mobil Temizlik Ekibi çalışmalarına devam ediyor.
Çalışmalara sabahın erken saatlerinde başlayan ekipler, kirliliğin yoğun olduğu bölgelerde gerçekleştirdiği çalışmalar ile Hataylıların takdirini topluyor.
SAMANDAĞ BALIKÇI BARINAĞINDA TEMİZLİK ÇALIŞMALARI TAMAMLANDI
Şehrin muhtelif yerlerinde gerçekleştirilen çalışmaların ardından Samandağ Çevlik’te bulunan balıkçı barınağında temizlik çalışmalarına başlayan Mobil Temizlik Ekibi, iki gün süren çalışmalar ile balıkçı teknelerinin demirlediği alanlar ve dalga kıranı oluşturan kaya aralarında bulunan çöpleri topladı. Barınak içerisinde bulunan eski ağlar ve araç lastiklerini de toplayan ekipler, barınağı temiz ve düzenli bir hale kavuşturdu.
ŞEHRİN ANA ARTERLERİ, MOBİL TEMİZLİK EKİBİYLE MODERN GÖRÜNÜME KAVUŞTURULUYOR
Şehir merkezinde de titiz çalışmalar gerçekleştiren Mobil Temizlik Ekibi, Büyükşehir Belediyesi yetki ve sorumluluğunda bulunan ana caddelerde temizlik hizmetini gerçekleştiriyor. Araç ve yaya yoğunluğu oluşan ana yollarda ile caddelerde rutin temizliğin yanı sıra, kaldırım kenarları ve refüj aralarında biten otları, asfalt üzerinde katılaşan kötü görünüme sebep olan çamurları sıyırarak Hatay’ın modern şehir görünümüne katkı sağlıyor. Yapılan çalışmalar kapsamında Ekinci Caddesinde, 75.Yıl Bulvarından Çevre Yolu kavşağına kadar olan bölümde temizlik çalışmalarını tamamlayan Mobil Temizlik Ekibi, cadde esnafı ve vatandaşlardan takdir topladı.
HATAY’IN TURİSTİK DEĞERİ BULUNAN ALANLARDA TEMİZLİK PROGRAMINA DAHİL EDİLDİ
HBB Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından il geneli gerçekleştirilen temizlik çalışmalarının yanı sıra yerli ve yabancı turistler tarafından sıklıkla ziyaret edilen Habib-i Neccar Türbesi ve civarı ile Antakya Kalesi temizlenerek bu alanlarda Medeniyetler Kenti Hatay’a yakışan temiz görünüm kazandırıldı. Türbenin bulunduğu Habib-i Neccar dağının çam ağaçları ile örtülü olmasından kaynaklı birikmiş ağaç yaprakları ve çöpleri de toplayan HBB ekipleri, çalışma sonrası Habib-i Neccar Türbesini ziyaret etmek ve piknik yapmak amacı ile bölgeye gelen vatandaşlar için daha temiz bir ortam sağladı. Antakya ve Defne ilçelerinin kuş bakışı görünümüne hakim olan Antakya Kalesinde ise biriken çöp atıklar toplanarak temizlenmiş oldu.

HBB AYKOME 24’ÜNCÜ GENEL TOPLANTISINI GERÇEKLEŞTİRDİ

0

 

Modern şehirciliğin en önemli kıstaslarından biri olan altyapı hizmetlerinin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesini hedef alan Hatay Büyükşehir Belediyesi(HBB) Altyapı Koordinasyon Merkezi(AYKOME) 24’üncü genel toplantısını 3 Mayıs Çarşamba günü HBB Meclis Salonu’nda gerçekleştirdi.
HBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Maden başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya HBB Genel Sekreter yardımcısı Metin Açık, HBB daire başkanları, belediye personelleri ile il genelinde altyapı çalışmaları gerçekleştiren kurumların temsilcileri katılım gösterdi.
TOPLANTIDA 14 MADDE GÖRÜŞÜLEREK KARARA BAĞLANDI
AYKOME Şube Müdürü Osman Tamer Sırım’ın sunumuyla gündeme alınan14 madde, görüşülerek kentteki altyapı çalışmalarının koordineli ve uyumlu bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla karara bağlandı.
Hatay’ın 15 ilçenin cadde ve sokaklarında 200 adet KGYS(Kent Güvenlik Yönetim Sistemi) ve PKS(Plaka Tanıma Sistemi) noktaları hakkında katılımcılara bilgilendirildi. Yetkililer, Hatay Büyükşehir Belediyesi(HBB) Altyapı Koordinasyon Merkezi(AYKOME)’nin bünyesine mevcut altyapıların tespitinde kullanılmak üzere bünyelerine Jeoradar kattıklarını belirterek jeoradarın aktif vaziyette olduğunu belirtti.
Ayrıca toplantıda HBB Ulaşım Dairesi Başkanlığı yetkilileri katılımcılara İskenderun ilçesi İsmet İnönü Meydanı’nda gerçekleştirilecek battı çıktı projesi hakkında katılımcıları projenin sunumunu izleterek bilgi verdi.
İlçe belediyeler ile resmi kurum ve kuruluşlardan gelen yetkililerin de görüş ve önerilerini belirttiği toplantıda Hatay’ın altyapı çalışmaları ele alınırken, kurumlar arası iletişim ile birlikte kurumların koordineli iş yürütme tutumu dikkat çekti.

Hatsu Uluslararası İşbirliği Ajansı(JICA) heyetini ağırladı.

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürü Mehmet Çaparali, Suriye’deki iç savaş nedeniyle göçten etkilenen kentlerin altyapı projelerine finans sağlayarak destek veren Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı(JICA) heyetini ağırladı.

JICA Türk Ofisi Başkanı Mayumi Endoh, Başkan Yardımcısı Satoe Sawada ve Danışman Seyama ile birlikte İller Bankası temsilcilerinin hazır bulunduğu toplantıda, JICA’nın 2. etapta vereceği kredi için 11 ilçeyi kapsayan 15 proje ele alındı.

JICA kanalıyla yapılan Kırıkhan Atıksu Arıtma Tesisi, Antakya-Defne İçmesuyu İnşaatı ve Erzin İçmesuyu İnşaatı’nın son hız devam ettiğine vurgu yapan Genel Müdür Çaparali, altyapı olmayan ve Suriye’den gelen mültecilerle birlikte altyapının yetersiz geldiği noktalar için projeler geliştirildiğini belirterek, içmesuyunda çapı yetersiz gelen borular yerine de büyük ebatlarda dayanıklı boruların döşendiğini söyledi.

Çaparali, Temiz Su İletilecek, Kayıp Kaçak Önlenecek

JICA’dan alınan krediyle Erzin, Antakya ve Defne’de hayata geçirilen ve hızla devam eden içmesuyu projeleri sayesinde vatandaşlara temiz su iletileceğini, kayıp ve kaçakların da önüne geçileceğinin altının çizen Çaparali, Suriyeli mültecilerin yoğun olduğu Altınözü, Reyhanlı, Kırıkhan, Yayladağı ve Antakya ilçeleri için altyapı ve atıksu arıtma tesisi projelerinin geliştirildiğini aktardı.

“Hibe ve Krediler, Altyapı ile Tesisler İçin Kullanılacak”

Bazı ilçelerin muhtelif noktalarında içmesuyu şebekesi ve kanalizasyon hattı olmadığına dikkat çeken Genel Müdür Çaparali, Avrupa Birliği’nden çıkan 21 milyon Euro’luk hibeyi ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan 27 milyon Euro’luk kredi ve 5 milyon Euro’luk hibe için başvuru yaptıklarını ayrıca söz konusu kanallarla sağlanacak kaynağın ilçelerdeki altyapı eksikliğinin giderilmesi için kullanılacağını kaydetti.

Hatay’daki tüm vatandaşların yaşamlarını sağlıklı şekilde yürütmek için görevlerini yapmaya devam edeceklerini ifade eden Çaparali, “Sadece Suriyeli değil, kim olursa olsun zorda kalan insanlara yardım edeceğiz ve görevimizi yerine getireceğiz. Ayrıca, bu hizmetleri yapmamıza vesile olan JICA heyetine teşekkür ediyorum” dedi.

Endoh, “Hizmetler Takdire Değerdir”

Kısa bir konuşma yapan JICA Türk Ofisi Başkanı Mayumi Endoh ise, insan odaklı yapılan projelere katkı sağladıklarından dolayı mutlu olduklarını ifade ederek, Suriye’deki iç savaş nedeniyle oldukça etkilenen Hatay’a zor şartlarda hizmet eden HATSU’nun yaptıklarının takdire değer olduğunu belirtti.

Yapılan açıklamaların ardından HATSU Toplantı Salonu’nda kısa bir brifing sunan Genel Müdür Çaparali, Hatay’da şimdiye kadar yapılan, yapılacak ve projesi hazırlanan altyapı çalışmaları hakkında kısa bir bilgilendirmede bulundu.

HATSU Daire Başkanlarının da hazır bulunduğu toplantıda Genel Müdür Çaparali, konuklara Hatay’a özgü yöresel ürünler hediye etti. Toplantı çekilen hatıra fotoğraflarıyla son buldu.

Haberin videosunu aşağıdaki linkten indirebilirsiniz:
https://we.tl/9RC19pRk2j

Fetö’den 5 Tutuklama

0

HATAY merkezli 3 ilde eş zamanlı düzenlenen FETÖ/PDY operasyonunda gözaltına alınan 8 kamu görevlisinden 5’i tutuklandı.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen FETÖ/PDY soruşturmasında, 26 Nisan’da Hatay, Adana ve Erzurum’da gerçekleştirilen operasyonda, daha önce memurluktan ihraç edilen 8 kişi ‘ByLock’ kullandıkları iddiasıyla gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanıp mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 5’i tutuklanırken, 3’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Belli Ailesinin acı günü

0

Arsuz ilçesi CHP’li Belediye Meclisi Üyesi ve Filli Boya Hatay Bölge Distribütörü Nihad Belli, Favori Boya Hatay Bölge Distribütörü Yusuf Belli ve İskenderun Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Süleyman Belli’nin anneleri Meryem belli vefat etti.

Belli ailesinin büyüğü Meryem Belli’nin vefatı, Arsuz ilçesi Akçalı mahallesinde aile ve tüm sevenlerini yasa boğdu.

Anneleri Meryem Belli’yi kaybeden Nihad, Yusuf ve Dr Süleyman Belli’yi işdünyası, siyaset dünyası ve sağlık sektöründen dostları, aile yakınları ve sevenleri yalnız bırakmayarak acılarını paylaştı.

Meryem Belli’nin cenazesi Hatay’ın Arsuz ilçesi Akçalı Mahallesi’ndeki evinden Hatm-ı Kur’an-ı Kerim ve dualar okunduktan sonra Akçalı Mahallesi aile mezarlığında defnedildi.
Meryem Belli’nin cenaze törenine Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, İskenderun Devlet Hastanesi Genel koordinatörü Dr Veysel Yıldırım, kurum ve kuruluşların başkan ve yöneticileri ve daha çok sayıda sevenleri katıldı.

Sanat Festivali Çalıştay Sergisi Samandağ’da açıldı.

0

Geçtiğimiz hafta sonunda başlayan 2. Uluslararası Orontes Çağdaş Sanat Festivali kapsamında “Çalıştay Sergisi” Samandağ ilçesinde açıldı. Samandağ Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene yerel sanatseverler de katıldı.
Törenin sunuculuğunu yapan Sunucu, Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği Başkanı Ümit Yaşar Işıkhan, sözlerine, “Türkiye’nin kültürel birikimini dünyaya tanıtmaya çalışıyoruz. Uluslararası Orontes Çağdaş Sanat Festivali’ni hazırlayan ve organizasyonu yapan bütün dostlarıma ülkem adına teşekkür ediyorum” şeklinde başladı.
Yapılan konuşmaların İngilizce çevirisini, Festival’e K.K.T.C’den katılan Ressam-Müzisyen Feridun Işıman yaptı. 17 Ülkeden 80 sanatçının katıldığı çalıştayda, başta Azerbaycan olmak üzere Rusya, Bulgaristan, İran, Filistin, Suudi Arabistan, Umman, Katar, Arnavutluk, Türkmenistan, Kazakistan, Tunus, Saraybosna, Özbekistan, Yemen, Belarus, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Yunanistan, Sırbistan ve Türkiye’nin bir çok şehrinden gelen üniversite dekan ve öğretim üyelerinden oluşan sanatçılara katılım belgeleri takdim edildi. Sergi’de; Fotoğraf, resim, heykel, mozaik, hat, ebru, tezhip, minyatür ve seramik sanatı çalışıldı.
2. Uluslararası Orontes Çağdaş Sanat Festivali ve Çalıştayı’na destek olan kişi ve kuruluşlara teşekkür plaketleri verilerek sergi açılışı yapıldı. -Gökay Gökdemir-

BAŞKAN KİMYECİ’YE TEŞEKKÜR VE TEBRİK ZİYARETİ

0

Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (HESOB) Başkanı Abdülkadir Teksöz’ü makamında ağırladı.

Başkan Kimyeci’yi ziyaret eden HESOB Başkanı Abdülkadir Teksöz, göreve geldiği günden bugüne kadar sık sık gerçekleştirdiği esnaf ziyaretleri ile esnafın istek ve sıkıntılarını dinleyerek çözüme kavuşturan ve örnek hizmetleriyle esnafın yüzünü güldüren Başkan Kimyeci’ye teşekkür etti.

Bir Antakyalı, Hataylı olarak gururlandıkları bir gelişme yaşadıklarını ifade eden HESOB Başkanı Teksöz, ORC Kamuoyu Araştırma Firmasınca, son yapılan ankette Türkiye’de 30 Büyükşehir ve 519 İlçe Belediyesi arasında Türkiye’nin En Başarılı İlçe Belediye Başkanı seçilen Başkan Kimyeci’yi tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

HESOB Başkanı Teksöz’ün nazik ziyaretinden dolayı memnuniyet duyduğunu ifade eden Başkan Kimyeci, esnafın taleplerini emir telakki ettiklerini, esnafın başlarının tacı olduğunu, imkânları ölçüsünde esnafa her türlü desteği vermek için çalıştıklarını, bundan sonraki süreçte de esnafa yapılan hizmetlerin artarak devam edeceğini vurguladı.

Başkan Kimyeci, HESOB Başkanı Teksöz’e çalışmalarında başarılar diledi. Ziyaretin ardından günün anısına hatıra fotoğrafı çekildi.

Alkol bağımlılarının tedavisi için 30 yataklı hastane kurulacak.

0

Valilik toplantı salonunda “Uyuşturucu ile Mücadele” amacıyla ilgili kurul üyelerinin de katılımı ile bir toplantı gerçekleştirildi.
Toplantıya Vali Yardımcısı başkanlık etti. Toplantıda sunumu ise İl Halk Sağlığı Müdürü Bayram Kerkez gerçekleştirdi.

Toplantıda, Yerel Eylem Planı faaliyetleri kapsamında yapılanlarla ilgili olarak belediyelere ayrıntılı istem yazısı yazılmasına, ilimizde kurulması planlanan 30 yataklı AMATEM ve tescil aşamasında olan Ayaktan AMATEM Polikliniği çalışmalarının takibine, ‘Uyuşturucu ile Mücadele’ konusunda hizmet içi eğitim veren eğitimcilerin isim listelerinin güncellenmesi için kamu kurum ve kuruluşlarına yazı yazılması ve eğitici eğitiminin tekrarlanmasına, Sağlık Bakanlığı’nın Uyuşturucu ile Mücadele Veri Takip Sistemi hakkındaki yazısının ilgili kurumlara dağıtımına, ALO 191 Uyuşturucu ile Mücadele Hattı’nın halka duyurulması amacıyla Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından basılan afiş ve broşürlerin kurum ve kuruluşlara gönderilmesine, Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından hazırlanan Uyuşturucu Yerel Eylem Planı kitapçı-ğının kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilmesine, bir sonraki toplantının Temmuz ayında yapılmasına ve toplantı tarihinin önceden kurumlara bildirilmesine karar verildi.
Haberde geçen AMATEM ile alkol ve çeşitli madde bağımlılıklarına dair tedavi yöntemlerinin sunulduğu merkez kastedilmekte.