Çarşamba, Nisan 1, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3316

81 İLE AYAKKABI SATIYORUZ

0

 

HATAY’da günde yaklaşık 35 bin çift erkek ayakkabısı üreten Hataylı ayakkabıcılar, yakın zamanda başlayacak olan projeyle sanayi sitesine kavuşup, günlük üretim miktarını 50 bine çıkarmayı hedefliyor.

Antakya Ayakkabıcılar Odası Başkanı Gökhan Oral, Türkiye’de satılan erkek ayakkabısının yüzde 35’lik kısmını Hataylı imalatçıların karşıladığını söyledi. Hataylı imalatçıların pek de uygun olmayan şartlar ve yerlerde üretim yaptığını belirten Oral, projeleri tamamlanıp bakanlığa teslim edilen Antakya Ayakkabıcılar İhtisas Sanayi Sitesi yapıldığında, Hatay’da üretilen ayakkabı miktarının ülkenin ihtiyacının yarısını karşılayabilecek duruma geleceğini söyledi. Hatay’da ayakkabı üretiminin 300 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu kaydeden Oral, “Hatay’da ayakkabıcılığın geçmişi 300 yıllıktır. Hatay’ın önemli miktarda istihdamını sağlamaktadır. Sektörümüzde 500’e yakın kayıtlı üyemiz var ve bunların 300-350 civarındaki kısmı imalatçıdır” dedi.

Hatay’dan 81 ile ayakkabı satıldığını ve birçok ünlü markaya fason üretim yaptığını belirten Oral, “Günlük üretimimiz 30-35 bin arasıdır. Eğer burada gerekli şartlar sağlandığında kapasitemizi 50 bine çıkarmamız içten bile değildir. Bugün Türkiye’de 81 vilayete ayakkabı üretip satıyoruz. Ayrıca tanınmış bütün markalara fason üretim yapıyoruz. Bu demektir ki bizim sektörümüzün altyapısı var, eksiklikler giderildiğinde, ekonomi, istihdam ve katma değer olarak çok yüksek seviyelere ulaşabilecek, Hatay’ın ve ülkenin ekonomisine ciddi katkı sağlayacak bir sektörümüz var” diye konuştu.

HATAY AYAKKABISINI TANITMAK İÇİN FUAR DÜZENLENECEK

Hatay ayakkabıcılığını Türkiye genelinde tanıtmak amacıyla 2017 yılı içinde bir fuar düzenleyeceklerini vurgulayan Oral, bu bilgileri verdi: “Bugün en büyük sorunlarımızdan birisi, işyerlerimizin istenilen seviyede olmaması. Bunu gidermek için ilk hedefimiz Antakya Ayakkabıcılar İhtisas İşyerleri Kooperatifi’nin kurulmasıydı. Bu noktada çalışmalarımızı tamamladık, projelerimizin tamamı bakanlığa teslim edilmiş durumda. Ümit ediyorum ki 2017’nin ilk çeyreğinde buranın ihalesi yapılarak 24-36 ay bandında bu işyerlerimizi tamamlanacaktır. Bugün sektörün en önemli sorunlarından bir diğeri de kalifiye eleman ve sektörün Türkiye’deki tanıtımıdır. Kalifiye eleman noktasında sorunları çözmek için aralıklarla kurslar açıp burada kalifiye elemanları sektörümüze kazandırmaya çalışıyoruz. Ayakkabıcılığın Türkiye’de tanıtılması için Hatay’da 2017 yılında bir fuar yapmayı düşünüyoruz. En büyük sıkıntılarımızdan olan işyerlerimizin hayata geçmesi noktasında ümit ediyorum ki, 10 bine yakın olan istihdamımızı 15 bine çıkaracağız ve devletimize ödediğimiz katma değeri vergiyi de en az yüzde 50 artıracağız. Çevremizdeki bu ateş bittiğinde, biliyorsunuz Hatay son nokta, buradan Ortadoğu’ya çok ciddi ihracat yapacağımıza inanıyorum. Bunun altyapısı bizde var, yeter ki bizim esnafımız desteklensin, bu konuda hükümet nezdinde ve eğitimci nezdinde bize gerekli destekler verilsin, ben ümit ediyorum ki Hatay ayakkabıcılığı bu proje tamamlandığında çağ atlayacaktır.”

“GRİP AŞINIZI MUTLAKA YAPTIRIN

0

Kış soğuklarının başlamasıyla birlikte, üst solunum yolu hastalıklarında artış görüldüğünü ifade eden Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Seda Selimoğlu Köse, gripten korunmanın en etkin yollarından birinin aşı olduğunu belirtti.

Grip virüsünün çok kolay ve hızlı bulaştığına ve ciddi bir hastalık olduğuna dikkat çeken KBB Uzmanı Op. Dr. Seda Selimoğlu Köse, “Grip virüsü, vücuda girdikten sonra bulgular ortaya 2 ya da 3 günde ortaya çıkabiliyor. Bu hastalık, yetişkinlerde bir haftaya kadar devam edebiliyor. Gribe yakalanan kişilerde yüksek ateş, baş ağrısı, vücutta kırgınlık, kuru öksürük, üşüme, titreme, terleme, burun tıkanıklığı ve boğaz ağrısı görülmektedir. Uzun süren yüksek ateş, aşırı halsizlik, şiddetli öksürük, nefes almada zorluk, bilinçte değişiklik gibi durumlarda ise zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır” açıklamasında bulundu.

“65 yaş üstü mutlaka aşı yaptırmalı”

Altı aydan büyük tüm çocukların, astım, şeker, nörolojik hastalığı,  bağışıklık sistemi bozukluğu olan kişilerin mutlaka aşı yaptırması gerektiğini vurgulayan KBB Uzmanı Op. Dr. Seda Selimoğlu Köse, “65 Yaş ve üstü, 6 aydan büyük bebek ve çocuklar, şeker hastaları gibi kronik metabolik hastalığı olanlar, böbrek hastalığı, kan ve kemik iliği hastalığı olanlar, kronik akciğer hastaları ve kalp-damar hastaları, hamileler, emziren anneler, hasta bakımıyla uğraşanların özellikle aşı olmaları gerekir” dedi.

 

CHP’li Kadınlar Şiddet ve Tacize Dikkat Çekti

0

 
Cumhuriyet Halk Partili kadınlar yurt genelinde eş zamanlı olarak yaptığı açıklama ile Türkiye’de hemcinslerine yönelik uygulanan şiddet ve tacize dikkat çekti.

CHP İskenderun Kadın Kolları Başkanı Nilgün Selçuk da İlçe teşkilatında yaptığı açıklamada bugünün dünya üzerinde yaşayan tüm kadınların ve çocukların çeşitli biçimlerde maruz kaldıkları ve giderek artan her türlü şiddet ve cinsel istismarı bir kez daha hatırlatma günü olduğunu söyledi.

Selçuk, kadına yönelik şiddet olgusunun hem kadına hem de tüm topluma dayatılan ideolojik bakıştan, çağdışı ve gerici anlayıştan, ekonomik koşullardan, politik gelişmeler ve kültürel etkenlerden ayrı tutulamayacağı gerçeğini dünyanın gündemine tekrar tekrar taşıma günü olduğunu vurguladı.

Yaşanılan coğrafyada; Kadınlar günlük yaşamda sürekli olarak cinsel, psikolojik, fiziksel şiddete, tacize ve tecavüze maruz kalmakta ve öldürülmekte olduğunu hatırlatan Selçuk “Tacizciler, tecavüzcüler ve kadın katilleri tahrik indiriminden yararlanmakta ve hatta serbest bırakılmaktadır. Medyatik bir özelliği yok ise, ne basında ne de bültenlerde yer almaktadır. Ülkenin gündemi o kadar ağır ki! Kimsenin vakti yok cinayetleri önlemeye… Aslında kimsenin niyeti de yok! Şimdi de bir bahane buldular, OHAL diye… Kadın haklarını savunan, kadınların örgütlü mücadelesinin olmazsa olmazı olan kadın derneklerini de, mühürlemek bu bahane ile Şahane oldu onlar için” dedi.

Selçuk, bu ülkenin Cumhuriyete inançlı, Özgür ve güçlü bireyleri olarak, örgütlenerek ve dayanışarak, Kadın cinayetlerine, tacize tecavüze, her türlü şiddet ve ayrımcılığa karşı, Sonuna kadar mücadele edeceklerinin altını çizdi.

DOLGUN; “AMACIMIZ SAHİLLER ve DENİZ DİBİNDE DE KALICI TEMİZLİĞİ SAĞLAMAK”

0

 

 

 

Hatay Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı davetiyle iki yıllık deniz ve sahil temizliği çalışmalarının ardından denizlerimizde kalıcı temizliğin sağlanabilmesi, deniz dibinde yaşanan kirliliğin önüne geçebilmek amacıyla ilgili kurumlar ile istişare toplantısı gerçekleştirildi.

 

22 Kasım Salı günü Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’nda gerçekleşen toplantıya; Sahil Güvenlik Komutanlığı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü temsilcileri ile Arsuz, İskenderun, Payas ile Tekebaşı Su Ürünleri Kooperatif Başkanları katıldı.

 

 

Hatay Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Ahmet Dolgun gerçekleştirilen istişare toplantısının içeriği ve çıkan sonuç ile ilgili yaptığı açıklamada;”Büyükşehir Belediyesi olarak deniz yüzeyindeki atıkların toplanması ve sahil temizliği çalışmaları 2015 yılında başlamış 2016 yılında da devam ederek tamamlanmıştır. Yapmakta olduğumuz deniz temizliği çalışmaları kapsamında deniz yüzeyindeki atıklar konveyör bantlı deniz yüzeyi temizleme tekneleriyle alınarak atıkların dibe çökmesi engellenmekte ve kıyı ekiplerimizle sahillerdeki atıklar toplanmaktadır. 2015 yılında 150 ton, 2016 yılında 580 ton atık toplanarak bertaraf edilmiştir. Deniz yüzeyindeki atıkların tekne ile toplanması temizlik çalışmaları kapsamında yüzeyde kirlilik yaratan ambalaj atıklarının, gemi ve teknelerden yasadışı boşaltılan atıkların dibe çökmeden askıda iken toplanması şeklinde yapılmaktadır. Bunun yanında bilindiği üzere Asi Nehrinin taşımış olduğu atıklar, farklı Akdeniz ülkelerinden gelen atıklar da akıntı yönlerinden dolayı birikinti yaparak sahilimize yakın deniz dibinde birikmektedir” dedi.

 

 

Başkan Dolgun, denizin dip noktasındaki kirlerin balıklarla beraber ağlara takıldığını ve bu kirliliği önlemek için başta balıkçılar olmak üzere herkese büyük görev düştüğünü belirtti.

 

Başsavcısı Abdulkadir Akın,basını bilgilendirdi

0

Hatay’ın İskenderun, Dörtyol ve Erzin ilçelerinde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında bugüne kadar 345 kişinin tutuklandığı bildirildi.

İskenderun Cumhuriyet Başsavcısı Abdulkadir Akın, İskenderun ve kendilerine bağlı Dörtyol ve Erzin Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmalarda, İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı’nca; darbeye teşebbüs suçundan 23 askeri şahıs hakkında tutuklama, FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan 241 şüpheli hakkında tutuklama, 24 şüpheli hakkında yakalama, 251 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildiğini, 121 şüphelinin ise ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldığını belirtti.

Akın, Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığı’nca FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan 58 şüpheli hakkında tutuklama, 4 şüpheli hakkında yakalama, 127 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildiğini, 9 şüphelinin ise ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldığını kaydetti.

Erzin Cumhuriyet Başsavcılığı’nca; FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan 23 şüpheli hakkında tutuklama, 3 şüpheli hakkında yakalama, 23 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildiğini, 28 şüphelinin ise ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldığını vurgulayan Akın, yürütülmekte olan soruşturma evraklarının, gereğinin takdir ve ifası için yetkisizlik kararı ile Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiğini sözlerine ekledi. –

Hatay Tanıtım Grubu” Kurulması önerildi

0

 
Akdeniz Yaş Sebze ve Meyve İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kavak, Hatay’ın üzerinde var olan kötü algıyı yıkmak ve huzur kenti olduğunu anlatabilmek için “Hatay Tanıtım Grubu” adı altında bir oluşum kurulması gerektiğini, bu konuda üzerine düşeni yapmaya hazır olduklarını belirtti.

Kavak, yaptığı yazılı açıklamada, Hatay’ın hem yurt içi hem de dışında iyi tanıtılamadığını savundu.

Hatay’ın yüzyıllardır barışın, hoşgörünün simgesi ve üç semavi dinin Anadolu’ya ilk giriş noktası olduğuna dikkati çeken Kavak, kentin tanıtımını sağlayacak bileşenlerin bir araya gelerek, Hatay Tanıtım Grubu’nun oluşturulması gerektiğini kaydetti.

Tanıtım grubunun Hatay Valisi Erdal Ata ve Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın önderliğinde sivil toplum kuruluşlarının da destekleriyle daha aktif hale getirebileceğini ifade eden Kavak, şöyle devam etti:

“Hatay’ın üzerinde var olan kötü algıyı yıkma, buranın huzur kenti olduğunu anlatabilmek için Hatay Tanıtım Grubu oluşumu kurulmalı. Hatay hakkındaki yanlış algıyı değiştirmek için yapılabilecekler konusunda tüm kamu kurum kuruluşlarımız ve sivil toplum örgütleriyle el birliği içinde çalışmalar yapılması gerekiyor. Bunu bireysel olarak değil, birlikte hareket ederek el birliği içinde yapmalıyız. Sınır kenti olmamızı, Ortadoğu’daki sıkıntıları ve bu kentin gerek dini anlamdaki çeşitliğini gerekse mezhep farklılıklarını kullanarak bazı karışıklıklar yaratmaya çalışan kimselerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Birlikte yaşama kültürünün getirdiği güzellikle kötü niyetli olanlara karşı durabiliyoruz. Bunu devam ettirdiğimiz sürece kötü niyetli insanların emellerine ulaşması mümkün olmayacaktır.”

Kavak, Hatay’ın Roma döneminden itibaren Ortadoğu’da köprü vazifesi yapmış önemli bir stratejik il olduğunu, kentte deniz, doğa, kaplıca ve din turizmi gibi farklı alternatiflerin bir arada bulunduğunu kaydetti.

Hatay’ın gelecek için yatırım anlamında ideal bir şehir olduğuna dikkati çeken Kavak, “Narenciye, yaş sebze ve meyvede Hatay önemli bir potansiyele sahip. Ama ne yazık ki ilimizi ne içeride, ne dışarıda bugüne kadar tanıtabildik ve istediklerimizi uygulayabildik. Ümit ediyorum ki Valimiz ve Büyükşehir Belediye Başkanımızın girişimleriyle atılacak adımlar, Hatay’ımızı harekete geçirecek.” ifadelerini kullandı.

Dışarıdan Hatay’a bakıldığında sanki “savaş varmış” gibi bir algı olduğunu belirten Kavak, buranın ne kadar huzurlu ve güvenli bir kent olduğunun anlatılması gerektiğini kaydetti.

Kavak, Hatay Tanıtım Grubu’nda her meslekten, dinden ve mezhepten insanın yer alması gerektiğini belirtti.

BAŞKAN SEYFİ DİNGİL BAKAN YARDIMCILARI İLE BİR ARAYA GELDİ

0

 

İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, Gaziantep’te düzenlenen AK Parti Yerel Yönetimler Başkanları 4. Bölge İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapsamında Gaziantep’e gelen belediye başkanlarına, bakan yardımcılarına ve başbakan yardımcılarına İskenderun Belediyesince yürütülen projeler hakkında bilgiler verdi.

FİKİR ALIŞVERİŞİNDE BULUNDUK

Başkan Seyfi Dingil, yaptığı açıklamada,” düzenlenen toplantıda Başbakan Yardımcılarımız Mehmet Şimşek, Veysi Kaynak, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımız Hüseyin Yayman, Gençlik ve Spor Bakan yardımcımız Abdurrahim Boynukalın, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin, AK Parti Gn. Bşk. Yrd. Erol Kaya, Yerel Yönetimler Bşk. Yrd. Abdulkadir Yüksel ile bir ara gelerek belediyemizin çalışmaları hakkında bilgiler verdik, fikir alışverişinde bulunduk.” dedi.

TOPLANTI VERİMLİ BİR ŞEKİLDE GEÇTİ

İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil,” düzenlenen toplantı son derece verimli geçti. Belediye Başkanları çalışmaları ve projeleri hakkında bilgiler verdi. Başbakan Yardımcılarımız, bakan yardımcılarımız, çeşitli sunumlar yaparak çevre ve şehircilik hakkında sunumlar yaptı. Değişen mevzuatlar ile ilgili bilgi paylaşımı yapıldı. Bizlerde İskenderun’u, belediyemizin çalışmalarını ve projelerimiz hakkında Başbakan Yardımcılarımıza ve Bakan yardımcılarına bilgiler verdik. Sağ olsunlar gerek İskenderun ve bölgemizdeki konularda hükümet nezdinde ve Bakanlıklarda projelerin hızlandırılması konusunda bizlere destek vereceklerini belirttiler.” diye konuştu.

CHP li gençler  çocukların tecavüzcüleri ile evlendirilmesi önergesine karşı imza topluyor

0

 

 

Cumhuriyet Halk Partisi Dörtyol Gençlik Kolları,  Meclis gündemine gelen çocukların tecavüzcüleri ile evlendirilmesi önergesine imza atan AKP Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu’nu Dörtyol’da istifaya çağırdı. Gençlik Kolları önergenin geri çekilmesi için imza kampanyası başlattı. Kampanyaya Dörtyol ilçe başkanı Özel Gaskioğlu tam destek verdi. CHP Dörtyol ilçe başkanı Özel Gaskioğlu  AKP bu karardan derhal geri dönmelidir. Bu toplumun yapısı ve değer yargılarıyla oynamak kimsenin haddi değildir.

Gündemle ilgili konuşan CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Ümit KUTLU ‘‘ Sözde Hacı olan Bayram Türkoğlu’na buradan sesleniyoruz hangi vicdanla o önergenin altına imzasını atar. İnsanın hiç mi Allah korkusu olmaz. Tecavüz yasanının altına imza atan ve savunan herkes bilinmelidir ki his yoksunu vicdan yoksunudur. Bu önergenin bu yasanın geçmemesi için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Sözde dindar olan AKP hükümeti zamanında artan istismar ve tecavüz olaylarına kılıf bulma çabaları sonuçsuz kalacak biliyoruz ki er yada geç Ensar kafalılar gereken cezaları alacaktır.

Dörtyol gençlik kolları başkanı Onur Alp Arıkan yaptığı konuşmada Tecavüz ve tecavüzcüyü meşrulaştırıcı her türlü yasa, söylem ve politikalarınızı kadınlarımız ve çocuklarımızdan uzat tutun. Ülke sanki güllük gülistanlık hiçbir sorunu yokmuş gibi işsizlik, yoksulluk , terör başlıklarıyla yaşamıyormuşuz gibi insanların vicdanını karalayan bu başlılığın tartışılıyor olması bile akıl dışıdır. “Her ne kadar tasarıda cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın dese dahi hem bunun ayrıştırılması son derece güç olup hem de kızların küçük yaşta evlendirilmesini ya da 15 yaşından küçük çocuğun rızası ile ırza geçilmesi olayını bir tecavüz ve istismar olarak yorumluyoruz. AKP, çocuk evliliği ve resmi nikah harici sadece imam nikahı ile evliliğin ortamını hazırlamaya ve meşrulaştırmaya çalışıyor. Bir çocuğu tecavüzcüsü ile evlendirmek ve ömür boyu onunla yaşamaya mecbur bırakmak, tecavüzcüyü ödüllendirmek, çocukları ise bir ömür boyu psikolojik ve fiziksel istismarın ellerine bırakmak demektir. Bu ülkede 14 yaşındayken 12 kişinin tecavüzüne uğrayan çocuklara ne yazık ki şahit olduk; bu durumda çocuğun hangi tecavüzcüyle evleneceğine de yine Adalet Bakanlığı mı karar verecek? İktidar partisinin görevi hapisteki 4000 tecavüzcüyü AKlamak için kızların geleceği ile oynamak mıdır? Yoksa bir kızımızın canının daha yanmaması için kanunlar çıkarmak, politikalar oluşturmak mıdır Derhal bu yasayı geri çekin ve özür dileyin. Hatadan dönmek de erdemdir. Azcık vicdanınız varsa bu başlığı bir daha açmayın.

Konuşmaların ardından sokaklarda standlar kurularak halktan imza toplandı.

ÖNERGE MECLİSTEN ÇEKİLMELİ!

0

 
Hatay Barosu Çocuk Hakları Komisyonu, tecavüz mağdurlarının tecavüzcüsüyle evlendirilmesini meşrulaştıran, yasa düzenlemesini protesto etti.

Ak parti Milletvekilleri tarafından meclise önerge olarak sunulan yasa teklifi kamuoyunun tepkisini çekmeye devam ediyor. Hatay Barosu Çocuk Hakları Komisyonu üyeleri bir araya gelerek tepkilerini bir basın açıklamasıyla dile getirdi.

Bu önergenin, milletin temsilcisi olan vekiller tarafından oylanmasını dahi düşünemediklerinin vurgulandığı Hatay Barosu Çocuk Hakları Komisyonu adına yapılan açıklamada; “Karaman’dan Ardahan’a çocuklarımıza yönelik cinsel istismar haberleri geliyor. Münferit olaylarla kız çocuklarımız erken yaşta evlendiriliyorken, bizler tecavüzcüleri aklamak için değil mecliste bu olayların önüne geçmek için vekillerimizden yasal düzenlemenin yapılmasını bekliyoruz” denildi.

“RIZA; TECAVÜZ DEĞİLDİR!”
Dini gerekçelerle ve çıkarılacak yasa metniyle 4000 hükümlünün serbest kalacağı gerekçe gösterilerek, çocukların tecavüzcülerine kurban olarak teslim edildiğine değinilen açıklamanın devamında “Bu öneri ancak ve ancak kadına ve çocuğa yönelik işlenen suçları özendirir. Vicdanları körelten bu yasa teklifi karşısında somut olay özelliğinden gidecek olursak, 10 yaşında iken, 50 yaşında bir adamla SÖZDE RIZAYA DAYALI birlikte olan bir çocuk, yargılama sürerken 16 yaşına gelip hakim izniyle evlendirildiğinde sanık hakkında ceza; “Hükmün Açıklanmasının Ertelenmesi” olacaktır. Şayet bu arada ceza almış ve hükümlü ise cezası ertelenecektir. Üstelik cezanın hapse dönüşmemesi için çocuğun yaşadığı evlilik mahkûmiyeti devam edecektir. Tasarıyı hazırlayanlar için bu ilişkideki RIZA; TECAVÜZ DEĞİLDİR!” şeklinde görüşlere yer verildi.

RIZA AKRAN İLİŞKİLERİNDE TARTIŞILIBİLİR!
Bunun adını rızaya dayalı ilişki dinilerek kibarlaştırmaya MAZUR GÖSTERMEYE gerek olmadığının altının çizildiği açıklamada şunlar kaydedildi: “Gerçek rıza tespiti, yaş, sosyal kültürel, ekonomik birçok etkenle belirlenir. Olay anına ilişkin çocuğun ses çıkarmaması, ailesinin çevresinin baskısı, hayal dünyası, failin gücünden etkilenmesi çocukta rıza olarak kabul edilemez. Bu yasa tasarısını hazırlayanlar ve destekleyenler, kaç çocuğun ailesinin baskısı ile aklanmak adına kendisine tecavüz eden fail ile evlenmek zorunda kalacağını, düşünmüş ve empati yapabilmişler midir? Rızanın tartışılabileceği tek alan sadece ve sadece akran çocuk ilişkileri için söz konusu olabilir…”

ÖNERGE MECLİSTEN ÇEKİLMELİ!
Açıkça çocuklara tecavüzcüler ile evlendirme zorunluluğu getirildiğine vurgu yapılan açıklamanın devamında şu görüşlere yer verildi: “Üstelik çocuk, tecavüzcünün infazının yanmaması için bu evliliğe katlanmak zorunda bırakılmaktadır. Hatay Barosu Çocuk Hakları komisyonu olarak, meclise sunulan bu önergenin acilen geri çekilmesini istiyoruz. Yapılmak istenen başta Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi olmak üzere, uluslararası ve ulusal çocuğu koruyan yasalara aykırıdır. Hepsinden önemlisi vicdanları kanatan bir düzenlemedir. Unutmayın: ‘18 yaşında altında her birey çocuktur.’ Çocukları korumak herkesin sorumluluğundadır. Bu nedenle tüm kamuoyunu, bu yasa teklifine karşı koymaya davet ediyoruz.”

Hatay Barosu Çocuk Hakları Komisyonu, Çocuk Haklarını yok sayan bu önergeyi verenler ve destekleyenleri ise kınıyor bu yanlıştan bir an önce dönülmesini talep ettiklerini kamuoyuna duyurdu.

İSKENDERUN BELEDİYE BAŞKANI SEYFİ DİNGİL DENİZCİLER’DE YAPILAN ÇALIŞMALARI İNCELEDİ

0

 

İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, İskenderun’da önemli hizmetleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirtti.

Başkan Seyfi Dingil, İskenderun Belediyesi tarafından Denizciler’de yapımı devam eden sıcak asfalt kaplama ve parke taşı döşeme çalışmalarını yerinde inledi.

GECE GÜNDÜZ DEMEDEN ÇALIŞIYORUZ

Denizciler Muhtarı Ali Rıza Kekeç ve vatandaşlarla ile bir araya gelen İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil,” şehre hak ettiği değeri vermek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Kentin her bölgesinde çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Denizciler mahallesinde devam eden kaldırım ve asfalt çalışmalarını, peyzaj çalışmalarını inceledik. Muhtarımız ile iletişim halindeyiz. Hizmetler konusunda görüş alışverişinde bulunuyoruz ”dedi.

İNSAN ODAKLI ÇALIŞIYORUZ

İnsan odaklı hizmet üretmenin gayreti içerisinde her geçen gün önemli hizmetlerin tamamlanarak vatandaşın hizmetine sunulmasını sağlayan İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil,” İskenderun ve insanımız için ne yapsak az. Vatandaşlarımıza layık olabilmek ve en iyi hizmeti üretip vatandaşlarımıza sunabilmek için çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Biz vatandaşlarımızın birlikteliği ile geleceğe güzel bir şehir taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi şehrimiz ve hemşerilerimiz hizmetin en iyisine layık, biz de hemşerilerimize layık olmak için hizmetlerimizi devam ettiriyoruz” şeklinde konuştu.

 

 

 

Arsuz’da  ikinci semt pazarı yükseliyor

0

 

 

Gerçekleştirdiği hizmet atağı ile ilçeye yepyeni yatırımlar kazandırmaya devam eden Arsuz Belediyesi, halkın ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikteki ikinci Kapalı Semt Pazarı için çalışmaları hızlandırdı. Arsuz Belediyesi’nin hem esnafın, hem de vatandaşların rahat ve hijyenik bir ortamda alışveriş yapmasını sağlamak amacıyla Karaağaç Mahallesi’nde hizmete başlattığı bölgenin en modern semt pazarının ardından Çetillik Mahallesi’nde hayata geçirdiği ikinci semt pazarı da hızla yükseliyor.

Arsuz halkının daha iyi koşullarda alışveriş yapmasına imkan tanıyacak olan semt pazarında çelik konstrüksiyon çalışmaları start alırken, bu çalışmanın ardından kolon ve kriş montajı ile peyzaj çalışmaları gerçekleştirilecek.

Çetillik Mahallesinde yaklaşık 2.5 dönümlük bir alana kurulan ve en kısa sürede hizmete açılması beklenen Arsuz Semt Pazarı, kapalı alanı, ıslak zemini, Zabıta Ofis Binası ve dinlenme tesisi ve 50 adet tezgahı ile hem esnafın daha sağlıklı şartlar altında hizmet vermesine, hem de vatandaşları kışın yağmur ve çamur, yazın ise kavurucu sıcaklardan korunarak daha rahat ve hijyenik bir ortamda alış veriş yapabilmelerine imkan sunacak.

 

İGC’de Görev Dağılımı

0

İskenderun Gazeteciler Cemiyeti’nin 19 Kasım 2016 Cumartesi günü yapılan Olağanüstü Kongresi’nde oy birliği ile seçilen yeni yönetim kurulu, görev bölümü yaptı.
Bugün yapılan toplantıda yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımı şöyle gerçekleşti:
İGC Başkanlığına Veysel Cıncık, Başkan Vekilliğine Sabahattin Uygun, Başkan Yardımcılıklarına Rızkullah Terbiyeli, Erdal Yılmaz, Genel Sekreterliğe Hilmi Diken, Mali İşlerden Sorumlu Üyeliğe Diyap Atar, STK’larla ilişkilerden sorumlu üyeliğe Gökhan Gökpınar, Basın ve Halkla İlişkilerden sorumlu üyeliğe Yılmaz Akpınar, Projelerden sorumlu üyeliğe Mehmet Ergündüz getirildi.
Yönetim Kurulu, Veysel Cıncık Başkanlığı’ndaki önceki yönetimin yaptığı çalışmaları gözden geçirerek, bundan sonra yapılacak çalışmalarla ilgili yol haritası hazırladılar.

“BAŞARIYA GİDEN YOL” PROJE EKİBİ İTALYA’DA

0

 

İskenderun Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından yürütülen Türkiye Ulusal Ajansı ve Avrupa Komisyonu’nun IPA kapsamında finansman desteğini sağladığı, Erasmus+ KA1 “Bireylerin Öğrenme Hareketliliği” kapsamında İtalya’nın Modena Şehrinde 5 günlük işbaşı gözleme giden, öğretmen ve idareciler Türkiye’ye döndü.

Proje hakkında bilgi veren proje koordinatörü Gülşah ZOBAR, “Sınıf içinde teknolojiyi nasıl kullanırız, öğrencilerimize daha etkili nasıl ders anlatırız, kalıcı öğrenmeyi nasıl gerçekleştiririz, Avrupa ‘da bu sistem nasıl yürütülüyor amacıyla bu projeye başvuru yaptık. Geçtiğimiz Ağustos ayında, 4 öğretmenimizle beraber, İspanya’nın Madrid şehrine gidip, Fatih Projesi ile entegreli “Dijital Sınıf” üzerine eğitim kursu almıştık. Bu kez de, 5 kişilik ekibimizle 13-18 Kasım tarihleri arasında, İtalya’nın Modena şehrinde 1600 öğrencilik “ Istituto Professionale Statale Socio-Commerciale-Artigianale Cattaneo-Deledda” isimli meslek lisesini ziyaret ettik. Biyoloji, Edebiyat, İngilizce ve Din Kültürü derslerini gözlemledik. Sınıfta teknoloji kullanımı hakkında çalışmalarda bulunduk. Öğretmen-öğrenci, öğretmen-aile, öğretmen-idare ilişkilerini yerinde inceledik. Okuldan arta kalan zamanlarda, İtalya’nın güzel şehirlerinden biri olan Modena’yı gezme fırsatı bulduk. Bu sayede , İtalyan kültürü hakkında da bilgi sahibi olduk. Bize bu fırsatı verdiği için Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı’na( Ulusal Ajans) teşekkür ediyoruz.” dedi.

Okullarının Avrupa Birliği Projeleri ile büyük yol katettiğini belirten Okul Müdürü Mehmet Faruk CEVHER, “ Bu tür projeler öğretmenlerimizin motivasyonunu artıyor. Yurtdışı hareketliliğine katılan öğretmenlerimiz, edindikleri becerileri sınıflarında uyguluyor, böylece eğitim de kaliteyi de artıyoruz. Okul Müdürü Alberto De Mizio ve İngilizce Öğretmeni Lorena CAMPANA bizi büyük bir ilgiyle karşıladı. 5 gün boyunca bizi okullarında misafir ettiler. Okulda birçok Türk öğrenci ile karşılaştık ve öğrencilerle İtalya’da eğitim hakkında görüşmelerde bulunduk.” dedi.

HTO: Tecavüzcüleri aklayan bu Yasa Meclis’ten geçmemeli…

0

Hatay Tabip Odası, bir açıklama yaparak, yarın TBMM’de görüşmeleri devam edecek olan çocuk istismarına karşı işlenen suçlarla ilgili yasa teklifinin geçmemesi gerektiğini savundu. Hatay Tabip Odası Yönetimi adına kaleme alınan açıklama şöyle:
“Bu hem toplumu ilgilendiren bir halk sağlığı sorunu hem de psikiyatrik bir sorundur. Kız çocuğunu cinsel nesne olarak gören ve erken evlendirilerek, eğitim başta olmak üzere, yaşamın olanaklarından mahrum bırakan bu düzenleme kadın erkek eşitliğine de darbe vurabilecektir.
Bu yasanın kabul edilmesi, çocuk tecavüzcülerinin aklanmasına ve hatta teşvikine neden olacağı gibi, evlendirilen çocuğun her gün tecavüzü yaşamasına neden olacaktır. Böyle bir yaşam süren çocuk, ileride ciddi psikolojik sorunları olan bir anne olarak karşımıza çıkacaktır.
Böyle bir aile yapısında yetişen bireyler ne kadar sağlıklı olacak? Bu yasa değişikliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin bilimsel, kültürel ve sosyal anlamda ilerlemesine katkı sağlamayacağı gibi gerilemesini sağlayacaktır.
Toplumun ahlaki ve sosyal yapısını bozacak bu yasayı hazırlayanlara, bu ülkenin hekimleri olarak insanı ve vicdanı sorumluluklarını hatırlatmak isteriz.”

Sağlık Çalışanları Koah’a Dikkat Çekmek İçin Yürüdü

0

 

Dörtyol ilçesinde sağlık çalışanları “Dünya KOAH Günü” nedeniyle hastalığa dikkat çekmek için yürüdü.

Dörtyol Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) tarafından düzenlenen sağlık yürüyüşü deniz sahilinde yapıldı. Sahilde bir araya gelen sağlık çalışanları giydikleri “Havamızı koruyalım, KOAH önlenebilir bir hastalık” yazılı tişörtler ile açtıkları pankartla yürüyüş yaptılar.

Yürüyüşe katılan TSM Müdürü Dr. Sinan Dinçer Ayyıldız, KOAH hastalığının özellikle sigara dumanı ve havadaki oluşan diğer zararlı gaz ve parçacıklara bağlı olarak gelişen nefes alma yollarını tıkayan mikrobik olmayan iltihabı bir rahatsızlık olduğunu, ilerleyici ve tam olarak geri dönüşümü olmayan, fakat önlenebilir ve tedavi edilebilir bir akciğer hastalığı olduğunu söyledi.

Dr. Sinan Dinçerler, yürüyüşü; Dünya KOAH Günü dolayısıyla “Havamızı koruyalım, KOAH’sız yaşayalım” farkındalığı oluşturmak için düzenlediklerini kaydetti.

HATAY CEVAP BEKLİYOR “HACIM”!

0

 

         AKP, kadını tecavüzcüsüyle evlendirip, tecavüzü meşrulaştıran önergesini yeniden Meclis’e getirdi. Yasa önergesinde Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu nunda imzası var Kamuoyunda Tecavüz normalleşiyor,tecavüzcü aklanıyor!” gibi bir algı yaratan Önergeye imza atan Hacı Bayram Türkoğlu na

 

 

SORUYORUZ GEREKCELERİNİZ

 

 

 

        

         “İslam’ın caiz diye nitelendirdiği bir şeyin pedofili diye nitelendirilmesi doğru değil” 

 

“Bizim kültürümüzde reşit olmak ile Avrupa’da reşit olmak aynı değildir. Bizde reşit olmak kız çocuğu için muayyen halleridir, erkek çocuğu için ihtilam durumudur. Toplum değerlerini göz önünde bulunduracaksan yasayı buna göre kurarsın'”

GİBİ  İSLAM HUKUĞU KURALLARI DENİNİLEN SAFSATALARA    MI DAYANIYOR

ÖYLE İSE

İSLAM HUKUKU ESASLARINI,ŞERİAT KURALLARINI YASALAŞTIRMAK MI İSTİYORSUNUZ

YADA

CUMHURBAŞKANI SAYIN ERDOĞAN IN EŞİ SAYIN EMİNE ERDOĞAN IN KATILDIĞI KADIN KONGRESİNDE BENZER ÖNERİLERNDEN Mİ ETKİLENDİNİZ

ÖYLE İSE

Genel Başkan Yardımcısı olarak Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın görev yaptığı Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Meclis’e sunulan cinsel istismar düzenlemesiyle ilgili açıklamada ileri sürülen

KADEM “Tasarının, en önemli çıkmazlarından biri cebir, tehdit ve iradeyi etkileyen hususların tespitinin son derece zor olduğudur. Kaldı ki cebir ve tehdit olmasa bile küçük yaşta bir kız çocuğunun ‘kendi iradesi’ nasıl tespit edilecektir? Bu konunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir “ ifadelerini kullandı.

KADEM’in açıklamasında şu ifadeler yer alıyor:

“TBMM’de temsil olunan Ak Parti, CHP, MHP ve HDP milletvekilleri ile oluşturulan ‘Aile Bütünlüğünü Araştırma Komisyonu’ tarafından çeşitli konularda farklı çevrelerle birçok toplantı yapılmıştır. Bu toplantılarda resmiyet kazanmamış ve küçük yaştaki birliktelikler nedeniyle ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesi konusunda tüm siyasi parti temsilcileri mutabakata varmıştır. Bu konuda dün gece meclise sunulan yasa teklifine ilişkin Kadın ve Demokrasi Derneği olarak bizler, bu tip sosyal meseleleri politik ve ideolojik çekişmelerin ötesinde tutuyor, toplumun üstün yararı için çözüm odaklı yaklaşıyoruz ve bu nedenle tasarının yasalaşması halinde oluşabilecek menfi durumlara dikkat çekmek istiyoruz. 

‘EN BÜYÜK EKSİKLİKLERDEN BİRİ…’

Düzenlenmekte olan tasarıda; “failin” tanımının yeterince anlaşılır ve kamu vicdanını rahatlatacak nitelikte yapılmamış olması en büyük eksikliklerden biri olarak görünmektedir. Keza tasarının bu haliyle yasalaşması durumunda cinsel istismar suçunu işleyenlerin, güç, nüfuz vb. imkanlar ile mağduru ve çevresini etki altına alması ve mağdur ile evlenme yoluna giderek serbest kalmasının önü açılacaktır. Öte yandan mağdurun ise, bu baskı altında erken yaşta zorla evlilik yapması ve bu evliliği sürdürmeye mecbur kalması kuvvetle muhtemeldir. Yine bu tasarı ile suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında görülen davaların af ile sonuçlanacak olması ve yasanın yürürlük süresinin belirlenmemiş olması da tasarının sakıncalarındandır.”

KONULARA NE DİYECEKSİNİZ?

 

 

YETMAZ “HACIM”

Basın kuruluşlarına gönderdiğiniz ve Adalet bakanının açıklamalarına atfen yaptığınız şu şekildeki açıklamanız

AK Parti grubunun müşterek kanuni düzenlemesine yönelik yürütülen algı operasyonlarında, AK Partili vekilleri ‘tecavüzcüleri koruyan, kollayan’ şeklindeki asılsız, hadsiz betimlemeler, tercih haklarını kullanarak şerefli oylarıyla seçtiği vekillerin şahsında 25 milyon seçmenimize yönelik de ağır bir hakaret içermektedir.”

kamuoyunu tatmin etmemiştir.

Hatay ekonomisi dibi gördü.

0

 

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Hikmet Çinçin, hükümetin Suriye’yle vizeleri kaldırdığı yıllarda Hatay ekonomisinin çok canlandığını ancak şu anda dibi gördüğünü söyledi.

ATSO Başkanı Çinçin, Hatay Büyükşehir Belediyesi ile Hürriyet gazetesi ortaklığında düzenlenen Hatay Ekonomi Zirvesi’nde konuştu. Çinçin, “Bizim küçük bir çarşımız var, tarihi Uzunçarşı. Buraya her gün vize muafiyeti döneminde Suriye’den 500 ile 700 bin dolar arası para girdiğini tahmin ediyorduk. Nakit para giriyordu ve kar marjı yüksek yerlere gidiyordu. Mesela giyim, tekstil ve züccaciyeye harcanıyordu bu paralar. İnsanlar geliyordu, nakit parayı harcıyordu, çoğu da faturasızdı, bu nedenle rakam TÜİK rakamlarına girmiyordu. Dolayısıyla baktığımızda sadece Antakya’nın yılda kaybı 300 milyon dolar civarında nakit para ve bu daralmadı birden sıfırlandı. Yani 100’den 0’a düştü. Yani bu sadece bizim için değil yakın iller için de geçerli” dedi.

Suriye’den gelen misafirlerin dağılımını da eleştiren ATSO Başkanı Hikmet Çinçin, “Dağılıma baktığımızda 500 bin civarında Şanlıurfa’da, 400 bin İstanbul’da, İstanbul’un nüfusu 14-15 milyon, Hatay’ın nüfusu 1 buçuk milyon, 400-500 bin mülteci, Reyhanlı’da nüfus 50-60 bin mülteci 50 bin, Kilis’te nüfus 100 mülteci 120 bin. Bu nedenle fark oldukça homojenize, şoklayıcı” diye konuştu.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ise yaptığı konuşmada, Hatay’ın zor günler geçirdiğini belirterek, hükümetten yardım istedi. Savaş, “Ortadoğu’da 13-14 ülkeden soyutlanmaya başladık. Sıkıntılar baş gösterdi, buna bir de Rusya eklendi. Hatay’da hem coğrafik imkanlar, ham tarım hem lojistik sektörleri gerçekten de Türkiye ortalamasının üstündeydi. 2013 yılına kadar iz Türkiye’nin 7’nci büyük ekonomisiydik. Bu gittikçe düşüyor ve gelirler azalıyor, bunu büyükşehir ve diğer ilçe belediyelerine gelen gelirler gittikçe azalıyor, buradan biliyoruz. Özellikle borç alma ve ödemede iş dünyası eski dinamizminin çok altında, ekonomimiz gittikçe sığlaşmakta. Borç alırken zorlanıyoruz, ipotek gösterdiklerimiz değerinin altında oluyor, alınan borcun hızlı şekilde ödenmesi için bankalar bastırıyor, özel bankalar ise Hatay’a kredi vermekten imtina ediyor. Biz şunu istiyoruz, devletimiz, hükümetimiz Hatay’a sıcak elini biraz uzatsın, Hatay’ın belki ilk defa bu kadar ekonomik kaygı yaşadığını görüyoruz, bugünlerde bize destek olsunlar. Çünkü biz hızlı bir şekilde dibi de görebiliriz, hızlı şekilde zirveyi de görebiliriz. Ama yarın Ortadoğu’daki meseleler bittiğinde işadamları ve esnafımız oradaki gelecekle ilgili inşaya hazır olsun” ifadelerini kullandı.

Yapılan konuşmaların ardından Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Sefer Levent’in yönettiği, Hürriyet Ekonomi Yazarı Uğur Gürses’in de katılımcı olduğu Hatay Ekonomi Zirvesi isimli panel gerçekleştirildi.

KAGİD: Tecavüz meşrulaştırılıyor!

0

 

Hatay Kadın Girişimciler Derneği (KAGİD) Başkanı Yasemin Mıstıkoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na verilen önerge ile tecavüzü meşrulaştırma çalışmalarına şiddetle karşı olduklarını bildirdi.

Mıstıkoğlu, KAGİD üyeleri adına yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“Devlet olarak, STK’lar olarak kadınların hayatlarını daha kolay hale getirme çalışmaları yapmamız gerekirken, yapılmak istenilen bu düzenleme ile nerdeyse çocuk yaşa kadar inen bu iğrenç davranış biçimi mecliste onaylanmış olmaktadır. Bu olayda üzüntümüzü ikiye katlayan bir başka durum ise maalesef bu önergenin altında bir Hatay milletvekilinin 3 çocuk sahibi, eczacı, Hacı Bayram Türkoğlu’nun imzasının olmasıdır. Eşi hanımefendinin bu durum karşısında çok zor şartlarda kaldığını düşünerek aracılığınız ile kendisine de geçmiş olsun dileklerimizi iletmek istiyoruz

Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlık yüzünün kararmasına izin vermeyecek olan cumhuriyetçi Türk kadınlarıyız. Hatay KAGID adıyla bir çatı altında buluşan biz çalışan kadınların amacı, kadınlarımızın, kızlarımızın geleceğini güven altına alınmasında katkı sağlamaktır. Böyle talihsiz girişimlerin amacına ulaşmaması için her türlü çalışmanın karşısında olacağımızı belirterek bu önergeyi şiddetle kınadığımızı kamuoyuna saygıyla bildirmek isteriz.”

“Tecavüzü ve çocuk evliliklerini normalleştiriyorsunuz.”

0

CHP’li kadınlar, önceki gece yarısı TBMM’den geçirilmek istenen “tecavüzcüler ile çocuk istismarına yönelik suçlara evlenme koşulu ile af getirilmesi” uygulamasına şiddetle karşı çıkıyor. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse ve CHP İl Kadın Kolu Başkanı Filiz Haksöz imzasıyla dün yayınlanan bildiride şöyle denildi:
“Tacizi, tecavüzü, istismarını aklamanıza izin vermeyeceğiz… AKP iktidarında, her geçen gün kadını yok sayan yasalarla ve önergelerle, karşı karşıya kalıyoruz. Dün gece, Meclis’te sunulan bir önerge ile tecavüz suçlularının aklanmasının önü açılmaya çalışılmakta, taciz ve tecavüz meşrulaştırılmaya çalışılmaktır. AKP’yi samimi olmaya davet ediyoruz. Sokaklarda ‘tecavüze idam’ diye çığırtkanlık yapıyor, Meclis’te tecavüze indirim istiyoruz, tecavüzcüyü ödüllendiriyoruz…
Tecavüzü ve çocuk evliliklerini normalleştiriyorsunuz. Tecavüzcüyü ödüllendirip, hayat boyu tecavüz edebilmenin yolunu açıyorsunuz… Tecavüzcüler ve tacizciler, AKP hükümetinin koruması ile her geçen gün giderek artmaktadır. AKP’nin bu önergesi ile birlikte, çocuk cinsel istismarı başta olmak üzere, zorla erken evlendirilmelerin önü açılmaktadır.
İnsan olan herkesin vicdanını yaralayan bu önerge derhal geri çekilmelidir. Düşünsenize; vücudunuzda, aklınızda, yüreğinizde, kara bir leke bırakan adamla evlenmek zorunda kalacaksınız. Bu; ahlakla, vicdanla açıklanabilecek bir durum değil iken, yasa ile meşru hale getiremezsiniz. Yasalar, ahlaka ve toplum vicdanına aykırı olamaz.
Mağdurun suçluyla yaşamasının sonucu oluşacak onarılmaz yaralarını sarmaya yasalarımızın gücü yetecek mi?
Biz CHP’li kadınlar; tacizi, tecavüzü, çocuk istismarının aklanmasına izin vermeyeceğiz. Bu nedenle,
tacizi ve tecavüzü meşrulaştıran AKP’nin Önergesi’ne HAYIR demek için… Yeter artık! Tacizi tecavüzü meşrulaştırma, ÖNLE! DURDUR! Demek için, sadece kadın olma paydasında, bu mücadelede ben de varım diyen bütün kadınları, sivil toplum kuruluşlarını ve dernekleri, 22.11.2016 (Salı Günü) saat 10.30’da Meclis Dikmen kapısında buluşmaya çağırıyoruz. Yarın çok geç olabilir… Sen yoksan bir eksiğiz…”

BU YANLIŞTAN BİR AN ÖNCE DÖNÜLMELİ…

0

 

“Vicdanları körelten bu yasa teklifi karşısında somut olay özelliğinden gidecek olursak, 10 yaşında iken, 50 yaşında bir adamla ‘Sözde Rızaya Dayalı’ birlikte olan bir çocuk, yargılama sürerken, 16 yaşına gelip de Hakim izniyle evlendirildiğinde sanık hakkında ceza, ‘Hükmün Açıklanmasının Ertelenmesi’ olacaktır.”
Hatay Barosu Çocuk Hakları Komisyonu, önceki gece TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeler sırasında AKP’lilerce verilen ek madde ile çocuk istismarının ve küçük yaştaki evliliklerin önlenemeyeceği ve istismarın artacağı iddiasıyla kadın kuruluşlarından tepkiler geliyor.
Hatay Barosu Çocuk Komisyonu üyeleri, dün bir bildiriyle AKP’nin ek madde taslağına şiddetle karşı çıktı. Hatay Barosu Çocuk Komisyonu üyelerinin açıklaması şöyle:
“Meclis’te yapılan görüşmeler sonrasında, büyük tepki çekmiş olan bu önergenin bizlerin temsilcisi olan vekiller tarafından oylanmasını dahi düşünemiyoruz. Ülkemizin dört bir yanından; Karaman’dan, Ardahan’dan çocuklarımıza yönelik cinsel istismar haberleri geliyorken, münferit olaylarla kız çocuklarımız erken yaşta evlendiriliyorken, bizler, tecavüzcüleri aklamak için değil, Meclis’te bu olayların önüne geçmek için vekillerimizden yasal düzenlemenin yapılmasını bekliyoruz.
Ancak görüyoruz ki, dini gerekçelerle ve çıkarılacak yasa metniyle, 4000 hükümlünün serbest kalacağı gerekçe gösterilerek, çocuklarımız tecavüzcülerine kurban olarak teslim ediliyor. Bu öneri, ancak ve ancak kadına ve çocuğa yönelik işlenen suçları özendirir.
Vicdanları körelten bu yasa teklifi karşısında somut olay özelliğinden gidecek olursak, 10 yaşında iken, 50 yaşında bir adamla ‘Sözde Rızaya Dayalı’ birlikte olan bir çocuk, yargılama sürerken, 16 yaşına gelip de Hakim izniyle evlendirildiğinde sanık hakkında ceza, ‘Hükmün Açıklanmasının Ertelenmesi’ olacaktır. Şayet bu arada ceza almış ve hükümlü ise, cezası ertelenecektir. Üstelik cezanın hapse dönüşmemesi için çocuğun yaşadığı evlilik mahkumiyeti devam edecektir. Tasarıyı hazırlayanlar için bu ilişkideki RIZA; TECAVÜZ DEĞİLDİR.
Bunun adını ‘rızaya dayalı ilişki’ diyerek kibarlaştırmaya, MAZUR GÖSTERMEYE gerek yok. Gerçek rıza tespiti, yaş, sosyal kültürel, ekonomik birçok etkenle belirlenir. Olay anına ilişkin çocuğun ses çıkarmaması, ailesinin çevresinin baskısı, hayal dünyası, failin gücünden etkilenmesi çocukta rıza olarak kabul edilemez. Bu yasa tasarısını hazırlayanlar ve destekleyenler, kaç çocuğun ailesinin baskısı ile aklanmak adına kendisine tecavüz eden fail ile evlenmek zorunda kalacağını, düşünmüş ve empati yapabilmişler midir?
Rızanın tartışılabileceği tek alan, sadece ve sadece akran çocuk ilişkileri için söz konusu olabilir. Kimse kendini kandırmasın, açıkça çocuklara tecavüzcüler ile evlendirme zorunluluğu getirilmektedir. Üstelik çocuk, tecavüzcünün infazının yanmaması için bu evliliğe katlanmak zorunda bırakılmaktadır.
Hatay Barosu Çocuk Hakları Komisyonu olarak, 19 Kasım Dünya Çocuk İstismarını Önleme Günü ve 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü öncesinde Meclis’e sunulan bu önergenin acilen geri çekilmesini istiyoruz. Yapılmak istenen, başta Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi olmak üzere, uluslararası ve ulusal çocuğu koruyan yasalara aykırıdır. Hepsinden önemlisi, vicdanları kanatan bir düzenlemedir. Unutmayın, 18 yaşında altında her birey çocuktur. Çocukları korumak herkesin sorumluluğundadır. Bu nedenle, tüm kamuoyunu bu yasa teklifine karşı koymaya davet ediyoruz.
Çocuk haklarını yok sayan bu önergeyi verenler ve destekleyenleri ise kınıyor bu yanlıştan bir an önce dönülmesini talep ediyoruz”