Önümüzdeki futbol sezonunda Bölgesel Amatör Liginde (BAL) mücadele edecek olan Belen Belediye Spor’un çiçeği burnunda yeni Başkanı Harun Özden, takımın yeni sezon öncesinde Türkiye Futbol Federasyonuna yatması gereken 20 Bin liralık teminatı yatırmasının ardından ikinci icraatı da hem teşekkür hemde destek çağrısı oldu.
Bölgemizin saygın iş adamlarından Harun Özden, “Bölgemizdeki gençlerimizi kötü alışkanlıklardan kurtarıp Türk sporuna kazandırmak için tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz.Bu gençler bizlerin geleceğidir. Ülkemizin teminatıdır. Bizler sahip çıkmak zorundayız. Beni Belen Belediye Spor’un kulüp Başkanlığına laik gören Belediye Başkanımız Adnan Vurucu’ya teşekkür ediyorum. Belen Belediye Spor’u daha iyi yerlerde görmek için basın mensuplarından da destek beklemekteyiz” dedi
BAŞKAN ADNAN VURUCU’YA HARUN ÖZDEN’DEN TEŞEKKÜR
İSKENDERUN HERKESİ BİRLİK VE BERABERLİK OLMAYA DAVET EDİYORUM
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, Millî İrade’yi hiçe sayarak demokrasiyi kesintiye uğratmak isteyen başarısız darbe girişimini bir kez daha kınadı.
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, gündemdeki gelişmeler ile ilgili basın toplantısı düzenledi.
Başkan Seyfi Dingil, belediye brifing salonunda düzenlediği basın toplantısında herkesi cuntacılara karşı birlik ve beraberlik olmaya davet etti.
Darbecilerin, milletimizin sergilediği kahramanca direniş sonucu bu hain emellerine ulaşamadıklarını ifade eden Başkan Seyfi Dingil,”TSK içinde Fethullahçı Terör Örgütü’ne bağlı bir grup asker tarafından gerçekleştirilmek istenen darbe milletimizin sergilediği birlik ve beraberlik ile kahramanca direniş sayesinde başarısız oldu.Ülkemizin bölgesinde söz sahibi bir ülke olmasını istemeyen ve kendi çıkarlarına alet etmek isteyen TSK içindeki Fethullahçı Terör Örgütü mensubu bir grup demokrasimize, halkımızın birlik ve beraberliğine, en önemlisi de milli iradeye kast ederek bir darbe girişiminde bulunmuştur. “dedi.
VATAN HAİNLERİ HÜSRANA UĞRADI
Başkan Seyfi Dingil, Türkiye’nin büyük bir ülke olduğunu belirterek,” Bilinmeledir ki, Türkiye büyük bir ülkedir. Cumhurun Başkanı ve Başkomutanımız ile meşru seçimlerle iş başına gelmiş, milli iradenin temsilcisi olan Hükümetimiz hain emellerle gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimine milletimizin de sonsuz desteğiyle büyük bir direniş göstermiştir. Gösterilen bu kahramanca direnişle Milli İrade’nin iktidarı korunmuş ve iktidarı gasp etmek isteyen vatan hainleri hüsrana uğramıştır. “diye konuştu.
DEMOKRASİ NÖBETİ DEVAM EDİYOR
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Başkan Seyfi Dingil, “İskenderun’da bizler ilk andan itibaren meydanları boş bırakmadık. Birlik ve beraberlik içesinde olduk. Ülkemiz için, milletimiz için, demokrasimiz için gece gündüz sokaklarda uyumadık. Belediye araçlarımızı askeri birliklerin önüne sevk ettik. Anıt alanında demokrasi nöbetini tutmaya devam ediyor. Ben bu meydana sanayicilerimizi, işadamlarımızı, odalarımızı kısacası toplumun her kesimini davet ediyorum. Başka Türkiye yok.” dedi.
VALİLİK İLE KOORDİNELİ ÇALIŞIYORUZ
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil ayrıca, “Hatay Valiliğimiz kentteki bazı özel okul, etüt merkezi, yurt ve kurumlarda, kurumlara ait resmi evrakların yakılarak imha edildiği bilgisi üzerine, ilgili binalara giriş çıkışları yasakladı. Bizlerde buraları mühürledik. Devlete millete ihanet edenlerin her zaman karşısında olduk olmaya devam edeceğiz. İncelemeler devam ediyor. Belediyemizde ise yaptığımız araştırmada FETÖ mensubu kimse bulunmadı.” diye konuştu.
HATAY TEK VUCUT OLDU
Hatay’da görev yapan Mülki idare amirleri, bürokratlar, siyasiler,dini önderler ,STK temsilcileri CHP İl Başkanı Mehmet Güzelmansur’un ev sahipliğinde bir araya geldi. Basına Kapalı olarak gerçekleşen toplantıda, Yüzyıllardır birlikte yaşam kültürünün egemen olduğu Hatay’da barış, kardeşlik duygularının geliştirilmesi hususunda istişarelerde bulunulduğu öğrenildi.
Hatay’da görev yapan bürokratlar ve siyasiler Vali Topa’canın başkanlığında bir araya geldi. Toplantıya Hatay Valisi Ercan Topaca, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr. Lütfü Savaş,Samandağ Kaymakamı Dr. Cahit Çelik,Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir, Arsuz Belediye Başkanı Nazım Çulha,Defne Belediye Başkanı İbrahim Yaman,Hatay İl Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ , AKP Hatay il Başkanı Ahmet Atıç,MHP Hatay İl Başkanı Lütfü Kaşıkçı,Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci,dini önderler ,STK temsilcileri katıldı. Hatay in birlik ve beraberliği için herkesin üzerine düşeni yapacağı, birlik , beraberlik,dayanışma,kardeşlik mesajı verildi.
CHP Hatay İl Başkanı Mehmet Güzelmansur sosyal medyada yayınladığı açıklamasında:”Değerli Hatay Valimiz Sayın Ercan TOPACA, CHP, AKP ve MHP İl Başkanlarımız, Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkanlarımız, Kaymakamlarımız, İl Emniyet Müdürümüz, Dini Kanaat Önderlerimiz ve Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcilerimiz ile bir araya gelip yüzyıllardır birlikte yaşam kültürünün egemen olduğu ilimizde barış ve kardeşlik duygularının geliştirilmesi hususunda istişarelerde bulunduk.Geçtiğimiz bu hassas süreçte birlik-beraberliğimizin daim olmasını temenni ederim. Teşriflerinden dolayı onur duydum.” Dedi
MİLLİ İRADEYE SAHİP ÇIKIYORUZ
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, demokrasi nöbetinin 6. Gününde milli iradeye sahip çıkmaya devam ettiklerini belirtti.
İskenderun anıt alanında şehitlerimiz için 10 bin Yasin-i Şerif okundu.
Meydanda toplanan vatandaşlara seslenen İskenderun Belediye başkanı Seyfi Dingil, “tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet aile yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Mekânları cennet olsun. Türk silahlı kuvvetleri içine sızmış FETÖ terör örgütü güdümü altında hareket eden dar bir kadronun milli iradeye karşı gösterdiği bu kalkışma demokrasimiz adına utanç vericidir” dedi.
KİRLİ OYUN BOZULDU
Milletin kirli oyunu bozduğunu ifade eden Başkan Seyfi Dingil,”15 Temmuz gecesi bu gafillerin bu kalkışması aziz milletimizin güçlü iradesi sayesinde geri püskürtülmüş, milletimizin ortak kararı ve dirayeti duruşuyla, oynanmak istenen bu kirli oyun bozulmuştur. Hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız, meclisimiz görevinin başındadır. Ülkemizin bu badireyi de sulh ve selametle atlatacağına ve aziz milletimizin dün olduğu gibi bugünde milli iradelerine sahip çıkacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.
Ardından söz alan İSTE Rektörü Prof.Dr. Türkay Dereli ise yapılan darbe girişimine tepkisini gösterdi.
Yapılan konuşmaların ardından İskenderun İlçe Müftüsü Mehmet Taştan ve din görevlileri şehitlerimiz için Yasin-i Şerif okunarak dualar edildi.
Arsuz Köprüsü’nde sona doğru
Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, Arsuz’un iki yakasını birleştirecek olan Uluçınar Köprüsü’ndeki çalışmaları inceleyerek, gelinen son nokta hakkında yetkililerden bilgi aldı. Mersin Karayolları 5. Bölge Müdürlüğü tarafından yapımı devam eden ve üst zemin çalışmaları başlayan köprünün yapım sürecini adım adım takip eden Başkan Culha, açıklanan teslim tarihine yetiştirilemeyen köprünün ağustos ayı içerisinde bitirilerek, halkın hizmetine açılacağını ifade etti.
16 metre genişliğinde, 41 metre uzunluğunda olan, çift yönlü ve yaya yolu bulunan köprünün tamamlanmasıyla hem halkın, hem esnafın, hem de araç sürücülerinin rahat bir nefes alacağını söyleyen Başkan Nazım Culha, köprünün zamanında bitirilmesi için teknik kadrosu ve ekibiyle birlikte her türlü desteği sunmaya hazır olduğumuzu bir kez daha dile getirdi.
Tarihi Uluçınar Köprüsü’nün yıkılması nedeniyle ulaşım bağlantısı kesilen mahalle sakinlerinin mağduriyetini gidermek amacıyla çelik yaya köprüsünün monte edildiğini anımsatan Başkan Culha, bu köprüde de zemin çalışmalarının ardından aydınlatma işlemlerinin başladığını ifade etti. Başkan Nazım Culha, inceleme gezisinin ardından, Uluçınar Mahallesi’ndeki kahvehaneye geçerek, vatandaşlarla ve esnaflarla birlikte çay içip, sohbet etti.
“Sınıfsız, imtiyazsız, tam bağımsız bir demokrasiden yanayız”
Büyük Birlik Partisi Hatay İl Başkanı Nevin Zeytineli, darbenin ve vesayetin her çeşidine “ama”sız karşı olduklarını, sınıfsız, imtiyazsız, tam bağımsız bir demokrasiden yana olduklarını bildirdi.
BBP İl Başkanı Nevin Zeytineli, açıklamasında şunları kaydetti:
“Askeri ya da sivil darbe fark etmez. Darbenin cinsi, siyasi görüşü, kim tarafından ve kime karşı yapıldığına bakmaksızın bir kez daha şiddetle lanetliyorum. Biz; sınıfsız imtiyazsız tam bağımsız sivil demokrasiden yanayız.
Kimseciklerin sesi ve soluğu çıkamazken, 28 Şubat’ta milletin üzerine yürüyen tanklara ‘dur’ diyen Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun davasının davacılarıyız. Darbelere karşı dün nerede durmuşsak, nasıl karşı olmuşsak, bugün de namlusunu milletine, emniyet güçlerine, TBMM’ye çeviren tanka selam durmuyoruz.
12 Eylül ve 28 Şubat darbelerini yaşımız gereği gördük. Darbelerin, Devletimizde ve Milletimizde ne kadar tahribat yarattığını biliyoruz. Ülkemiz dört bir yandan bir kuşatma ile karşı karşıya iken böyle darbe kalkışması, ülkemizin kalbine kurşun sıkmaktır. Ülkemizi 20 yıl geriye götürmektir.
Büyük Birlik Partisi olarak, milli iradenin, sivil siyasetin, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün hep yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Darbe’ye karşı tüm siyasi partilerin ortak tutumu ve göstermiş olduğu birliktelik, duyarlılık, takdirle karşılanan ve olması gereken bir davranıştır. Halkımız, siyasi görüşü, etnik ve mezhebi kimliği ne olursa olsun ülkesine, demokrasiye sahip çıkmış, darbecilere karşı tek vücut olmuştur.
Bundan sonraki süreçte yapılması gereken, darbecilerin ve yandaşlarının hukuk önünde cezalandırılmasıdır.
Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
Rabbim, devletimizin, necip Türk Milleti’nin yar ve yardımcısı olsun. Rabbim kardeşliğimizi, birliğimizi ve beraberliğimizi daim eylesin.”
“Bizler bunlarla yani darbeci cemaatle tarihin hiç noktasın da hiç bir zaman birlikte hareket etmedik”
CHP Hatay Gençlik kolları başkanı Ümit Kutlu 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili olarak yaptığı açıklamada ” Ne mutlu ki bizlere artık eli kanlı Fetoculara ne istediniz de vermedik deme gafletinde hiçbir zaman bulunmadık.
Çok şükür ki bizlere artık eli kanlı Feto’ya gel bitsin bu hasret diye ağıtlar yakmadık.
Ve Allah’a binlerce şükür ki bizler bunlarla yani darbeci cemaatle tarihin hiç noktasın da hiç bir zaman birlikte hareket etmedik. “dedi
Başkan Kutlu açıklamasında şu görüşleri dile getirdi:
“Tarihinde darbelerden en çok yarayı almış Cumhuriyet halk partisi olarak 15 Temmuz da yaşanan kara gecede yine net duruşumuzu sergiledik bizler daima darbenin ve cuntanın karşısında olduk olmaya da devam edeceğiz. Biz her zaman cemaatlerin devlet işlerine karışmaması gerektiğini de sürekli söyledik ve hükümeti bu konuda uyardık. Senelerden beri cemaatin tehlikeli olduğunu ilerde devletin başına bela olacağını söyleyen ve bunu gören ona göre hareket eden ülkede ki tek parti olmaktan da gurur duyuyoruz. Bizler günü düşünen değil devletin ve milletin bekasını düşünerek tıpkı önderimiz Mustafa Kemal Atatürk gibi geleceği gören ve düşünen geleceğe yön vermeye çalışan bir parti olmaktan da gurur duyuyoruz.
Darbeye teşebbüs eden dalkavuklara bu cesareti verenleri zamanında ellerini güçlendirenleri devletin içine iştirak etmelerine izin verenleri kınıyor darbeyi yapmaya çalışanları da bir kez daha lanetliyoruz. Bizler darbeye karşı olduğumuz kadar diktatörlüğe de şeriata da karşıyız. Ve karşı olduğumuz bir durum daha varsa oda yeri geldiğinde milleti için canını feda eden Mehmetçiğe linç uygulanmasıdır. Buradan bir kez daha söylemek gerekirse alçak darbeciler gibi Darbeden bile haberi olmayan Mehmetçiğe zulüm uygulayanlarında gereken cezayı alması gerektiğidir. Dün alınan o hal kararı yine başlayacak kötü günlerin habercisidir. Evet kötü bir dönemden geçen milletimiz ve ülkemiz inanıyoruz ki yine milletimizin iradesi ile bu kötü günleri atlatacaklardır. Unutulmasın ki hükümet bu süreçten mutlak suretle ders çıkarmalıdır. Ve önderimiz Mustafa kemal Atatürk’ün de dediği gibi biliniz ki Türkiye cumhuriyeti şeyhler, müritler ülkesi olamaz. Bu süreçten siyasi Rant düşünenler yine gaflete düşeceklerdir. Milletimizin hafızası ile kimse alay etmeye kalkmasın. Ve son olarak unutulmasın ki bu ülkeyi yine bu kötü günlerden kurtaracak olan bu topraklara yeniden umut tohumları atacak olan geçmişi 1923 olup hedefi 2023 olan Cumhuriyet Halk Partisi kadrolarıdır”
İSTE’li de Demokrasi Nöbetinde…
İSTE Akademik ve idari personeli bir araya gelerek darbe girişimini bir kez daha kınadı. Milletin iradesine ve demokrasiye yönelik olarak yapılan darbe girişimini lanetledi.
İskenderun Teknik Üniversitesi’nin tüm akademik ve idari personelinin katıldığı, halkın iradesine, özgürlüğüne, doğrudan milletin kendisine ve demokrasiye kast eden darbe girişimine karşı, tepkisini göstermek, milli iradeye sahip çıkmak adına protesto yürüyüşü düzenledi.
İSTE Rektör Prof. Dr. Türkay Dereli başta olmak üzere dekanlar, akademisyenler ve idareciler bu gece saat 21.30’da İskenderun Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin önünden (yıkılan eski doğumevi kavşağından) başlayarak Anıt Alanı’na kadar toplu destek yürüyüşü gerçekleştirdi. İSTE’li ardından Atatürk Anıt alanında kent halkının hazır bulunduğu ve darbe girişiminin ilk gecesinden beri destek verdiği demokrasi nöbetine katkı verdi.
İSTE Merkez Kampüs’te gündüz Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleşen toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Türkay Dereli, yapılan bu hain kalkışmayı şiddetle kınadıklarını söyledi.
Sadece kınamanın yetmeyeceğinin altını çizen Rektör Prof. Dr. Dereli “Biz her zaman olduğu gibi bugün de devletimizin yanında olacağız. Bunu duruşumuzla, açıklamalarımızla, mesajlarımızla, çalışmalarımızla, ama her şeyden önce birlik ve beraberlik ile yapacağız. Bu olaydan sonra hepimizin alması gereken dersler ve tedbirler var. Bugün şunu bir kez daha anladık ki, eğitim hakikaten çok önemli, insan yetiştirmek çok önemli…” diye konuştu.
İSTE Üniversitesi olarak devletine, vatanına ve milletine sahip çıkacak bir nesil yetiştirmenin bilincinde olduklarını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Dereli “Bu nedenle öğrencilerimizle tek tek ilgilenmeli, onlara daha çok zaman ayırmalı ve yanlış yerlere yönlenmelerini engelleyecek tedbirleri almalıyız” dedi.
TÜED İskenderun Şubesi Mali Sekreteri Hüseyin Göde “Üniter devlet düzenimizin savunucusuyuz”
Türkiye Emekliler Derneği İskenderun Şubesi, Mali Sekreteri Hüseyin Göde, 15 Temmuz akşamı yaşanan üzücü gelişmeler sonrası bir değerlendirme yaparak görüşlerini şöyle açıkladı;
“Kurtuluş Savaşımızı da yönetmiş olan Gazi Meclisimizi hedef alan hainler, Türkiye Cumhuriyetimizin kalbine saldırmaktan çekinmemiştirler. Anadolu işgal altındayken bile büyük Türk Milleti’nin sarsılmaz iradesinin sembolü olan, Türkiye Büyük Millet Meclisimize böylesi bir saldırı yaşanmamıştır.
Bugün yaşanan sahnelerden de anlaşıldığı gibi söz konusu hainlerin, Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin masum neferlerini düşürdükleri çirkin haller de milletimizin vicdanını derinden yaralamıştır.
Yüce milletimizin gösterdiği büyük ve onuruna yakışan demokrasi refleksi sayesinde atlatılan bu elim hadisede; yaşamlarını yitiren Demokrasi Şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize de başsağlığı diliyoruz. Yine bu hain saldırılarda yaralanan vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyoruz.
Türkiye Emekliler Derneğimiz; Büyük Önder Atatürk’ümüzün yattığı Anıtkabir’in hemen yanındaki Genel Merkezi, yurt çapında faal olan 107 Şubesi ve 920 Bin üyesiyle; Demokrasimize, Laik Sosyal Hukuk Devletimize, Parlamenter sistemimize ve Anayasamızda açıkça ifade edilen Üniter devlet düzenimizin sonuna kadar savunucusu olmaya devam edecektir.
Yüce milletimize bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi sunarken; milletimizin hassas ve olgun iradesine yakışır bir şekilde sergilediği onurlu duruşuna hiçbir leke sürmeden, aynı hassasiyet ve dik duruşla demokrasimize, birliğimize, beraberliğimize sahip çıkmaya devam edeceğine gönülden inanıyoruz. Hiçbir taşkınlığa ve provokasyonlara asla izin vermeyelim.”
CHP’li Kadınlardan İmza Kampanyası!
CHP İskenderun Kadın Kolları Nüfus Hizmetleri kanununda gidilen değişiklikle muhtarlara, imamlara, il ve ilçe müftülerine nikâh kıyma yetkisi verilmesini protesto amaçlı imza kampanyası başlattı.
CHP İskenderun Kadın Kolları Başkanı Nilgün Selçuk, ‘Muhtarlara ve Müftülere Resmi Nikâh Kıyma Yetkisi Verilmemesi’ için düzenledikleri imza kampanyasına İskenderun Halkından destek istedi.
CHP İskenderun Kadın Kolları Yönetimi, İlçe Başkanı Yusuf Mansuroğlu, İlçe teşkilatı yönetiminin hazır bulunduğu Havuzlu Çarşıdaki İmza Kampanyası etkinliğine CHP Milletvekili Adayı Riyad Kırmızıoğlu, geçmiş dönem milletvekili Adayları Nermin Yıldırım Kara ve Sonay Aykut CHP İlçe eski başkanı Jorj Basus ve birçok vatandaş destek verdi.
CHP Kadın Kolları Genel Merkezinin ortak eylemi olarak, il ve ilçe müftüleri ile muhtarlara verilecek nikâh kıyma yetkisine karşı imza kampanyası başlattıklarını ifade eden Selçuk “Muhtarların var olan yetkisinin tekrar verilmesi devrim olarak nitelendiriliyor. Büyükşehir yasası ile 16 bin köy mahalleye çevrilmiş yetki ellerinden alınmıştır. Müftülere verilecek yetki, Türkiye’nin bütüncüllüğüne ve kamplaştırılmasına neden olacaktır. O yüzden Türk Medeni Kanunun çiğnenmemesi, laik sistemin çökertilmemesi, çocuk gelinlerin artmaması, kadınların eve kapatılmaması, tek dine karşı, kamplaşmaya karşı, gericiliğe karşı dur demek için, Atatürk’ün devrimlerini korumak ve yaşatmak için mücadele veren Cumhuriyeti kazanmak için kampanyamızı başlatıyoruz” dedi.
İmza kampanyasının yürütüldüğü stanttan CHP’li Kadınlar çevreden geçen vatandaşlara “Çocuk gelinler olmasın” şeklinde seslenerek imza kampanyalarına çağrı yaptı.
İSKENDERUN BELEDİYESİ İLE İŞ BANKASI ARASINDA KENTSEL DÖNÜŞÜM PROTOKOLÜ İMZALANDI
İskenderun Belediyesi ile İş Bankası arasında kentsel dönüşüm protokolü imzalandı.
Belediye Brifing salonunda düzenlenen toplantıya İskenderun Belediyesi Başkanı Seyfi Dingil, İş Bankası Genel Müdür yardımcısı Yalçın Sezen, Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Çetinkaya ile İş bankası şube müdürleri katıldı.
Düzenlenen toplantı öncesinde bir konuşma yapan İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil,” İskenderun kentsel dönüşüm projesi kapsamında gerçekleşecek uygulama kapsamında hak sahiplerinin daha uygun faizli kredi kullanabilmesi için bu protokol imzalanıyor. Kredi desteğinin dönüşüm çalışmaları anlamında vatandaşlara çok önemli katkılar verecektir. Kredilendirme modeliyle hak sahiplerine, yapılarının tamamlanması aşamasına kadar mevcut kredi koşullarından daha ucuz finansman imkânı sağlanacak.” dedi.
KENTSEL DÖNÜŞÜM YAPILACAK
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, İskenderun’u hak ettiği yere getirmek için çalıştıklarını belirterek,” Bu konuda bizler elimizden geleni yapıyoruz. Bu konuda her hangi bir sıkıntı yok. Konu ile ilgili bir iki evrak eksiği tamamlanarak ilgili yerlere gönderilecek. Bu konuda sıkıntı yok. Dedikodulara inanmayalım. Gelin bu şehri hep birlikte İskenderun’u hak ettiği yere taşıyalım. Başka İskenderun yok.” şeklinde konuştu.
İş Bankası Genel Müdür yardımcısı Yalçın Sezen ise yaptığı açıklamada,” Vatandaşların sağlıklı ve güvenli evlere kavuşmalarını hedefleyen Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile 19 Ocak 2013 tarihinde protokol imzalayan ilk banka İş Bankasıdır.
İskenderun Belediyesi’nin öncülük ettiği projede hem hak sahiplerine kentsel dönüşüm kredisi kullandırılması hem de konut almak isteyenlere finansman sağlanmasına yönelik olarak imza töreni düzenlenmiştir. Hayırlı uğurlu olsun.” diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından imza protokolü imzalandı.
“Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilmesi demografik yapıyı bozar”,
Büyük Birlik Partisi Hatay İl Başkanı Nevin Zeytineli, ülkemizdeki Suriyelilere TC Vatandaşlığı verilmesine şiddetle karşı olduklarını söyledi. Açıklama yapan BBP İl Başkanı Nevin Zeytineli, uygulamanın ülkede demografik yapıyı bozacağı gibi, sosyal ve siyasal sorunlara da yol açacağı görüşünde. BBP İl Başkanı Nevin Zeytineli’nin bu konudaki açıklaması şöyle:
“Mülteci krizi, ev sahibi ülkemizin kendi başına altından kalkabileceği boyutu aşmıştır. Suriye’de iç savaş sonlanmadığı sürece yeni göç dalgaları yaşanmaya devam edecektir. Mülteci akınının engellenmesi, hem insani bir sorumluluktur hem de Ortadoğu’nun güvenliği açısından kaçınılmazdır.
Suriyelilerin ülkesine dönmesini sağlayacak tek faktör, çatışmaların sona erdirilip istikrarlı bir ortama geçişin zemininin hazırlanmasıdır. Hâli hazırda güvenlik problemi yaşanan ülkemizde Suriye sorununa doğrudan müdahil olunması, şimdiye kadar Suriye politikasında uygulanan yanlışa bir yanlış daha eklemek olur. Resmi kayıtlara göre 3 milyon Suriyelinin ülkesine dönmemesi durumunda, ki gidişat da onu gösteriyor, iç siyasi krize bir de azınlık sorunu eklenmiş olacaktır ve Türkiye bunu kaldırabilecek durumda değildir. Zira bu durumda Türkiye de iç karışıklıklar yaşanır.
Aynı zamanda, büyük ve komşu devletlerin müdahalesine doğrudan açık hale gelecektir ve bu durum da ülkeyi iç karışıklığa sürükleyerek, felaket tellallığı yapmak istemiyorum ama, bölünmeye kadar götürebilir. Zira Suriye’de gidişat her geçen gün kötüleşiyor ve oradaki sorunların biteceği düşünülse bile, Suriyeli sığınmacıların yerleştikleri ülkeden kendi ülkelerine tekrar göç edeceğinin hiç bir garantisi yok. Mültecilik olgusu, geçmişten günümüze dek devam eden ve devam edecek olan bir olgudur. Bu sorun, sadece ülkesini terk eden kişiyi etkilememektedir. Hem ülkesini terk eden kişiyi hem de hedef ülkeyi ve vatandaşlarını etkilemektedir.
Bu sorun, hem kaynak ülkenin, hem ülkesini terk den kişinin, hem de hedef ülke ve vatandaşlarının sorunudur. Dolayısıyla bu sorun ekolojik sorunlar gibi tüm insanların sorunudur. Mültecilik sorunu uluslararası alanda barışı, istikrarı ve güvenliği etkilemektedir. Dolayısıyla sorunun çözümü için acil politikalar geliştirilmelidir.
Hal böyle iken, Sayın Cumhurbaşkanı’nın Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilmesi konusunda yapmış olduğu açıklama bir hezeyandır. Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilmesi demografik yapıyı bozar, sosyal, siyasal ve daha birçok sorunu da beraberinde getirir. Suriye de iç savaş başladığı günden günümüze biz şimdi yaşanılan sıkıntıların hepsini söylemiştik ve mevcut iktidara çözüm önerileri de sunmuştuk. Suriye sınırları içinde güvenli bir bölge oluşturulması ve mültecilerin buralarda istihdam edilmesi çözümün bir başlangıcı olabilir.”
-Haber Merkezi-
Yerel Kalkınmada Arsuz!
Arsuz Belediyesi, Mimarlar Odası İskenderun Temsilciliği işbirliğiyle yerel kalkınmaya yönelik stratejiler hazırlanması kapsamında “Yerel Kalkınmada Arsuz” paneli düzenleyecek. 16 Temmuz 2016 günü saat:16.00’da Bilfen Okulları Konferans Salonu’nda gerçekleşecek olan panele konuşmacı olarak Siyasal bilgiler Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ruşen Keleş, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Konukman, ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Başkanı Prof. Dr. Çağatay Keskinok, Başkent Üniversitesi Tasarım ve Mimarlık Bölümü Öğretim Görevlisi Mimar Ali Ulusoy katılacak.
Selin Sayek Böke konuk konuşmacı
Ekonomiden Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke’nin de konuk konuşmacı olarak katılacağı panelde, katılımcı akademisyenler sokak sağlıklaştırması, Koruma Kanunu Olanakları, Kalkınma Ajansı olanakları, Avrupa Birliği Fonları, Arsuz Açısından Planlama süreci, 1/5000 çalışmalarına katkı ve belediye olanakları konularına değinerek, kendi deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak.
Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, yerel kalkınmaya katkı sunacak olan semineri önemsediğini belirtirken, kalkınma olgusunun kapsamlı olarak inceleneceği panele herkesi davet etti.
Belen’de İncir Festivali Düzenleniyor
Hatay’ın en lezzetli incirlerinin yetiştiği yerlerden biri olan tarihi Belen’de özellikle ‘Kıcı inciri’ni yetiştiren köylüler festivale titizlikle hazırlanıyorlar. Geçen yıl birincisi düzenlenen İncir Festivali’nin organizasyonunda ve festivalin gerçekleşmesinde önemli gayretleri olan Kıcı Köyü Muhtarı Ahmet Soysal, şunları kaydetti: “Kısıtlı imkanlara rağmen geçtiğimiz yıl tarihi Belen Kervansarayında gerçekleştirdiğimiz incir şölenimizde gerek Belen incirinin tanıtımı gerekse şiir yarışmaları büyük ilgi gördü ve Hatay halkı bu festivalde buluştu. Bu yılda köy halkımız en lezzetli inciri yetiştirebilmek için yoğun çaba sarf ediyorlar. Şu an incirlerimiz de olmaya başladı ve Belen geçidinden geçen yolcularımıza bu incirlerimizden ikram ediyoruz. Besin değeri oldukça yüksek ve tamamen doğal ortamda yetişen incirlerimizin lezzetini tüm Türkiyeye bu festival ile duyurmayı hedefliyoruz.”
Belen Belediyesi’nin organizasyonunda 31 Temmuz 2016 Pazar günü düzenlenecek olan İncir Festivali kapsamında Belen’de çeşitli yarışmalar ve etkinlikler düzenleniyor. Halka açık olarak düzenlenecek etkinlikte ‘Belen’ konulu şiir yarışması yapılacak, incir üreticileri de bu etkinlikte yarışacak. Her iki yarışmada derece alan katılımcılar, para ve plaket ile ödüllendirilecek.
Belen ilçesinin güzelliklerini, ekonomik değeri olan tarım ürünlerini, sosyal ve kültürel zenginlikleri mısralara dökecek Belen ve İncir konulu ödüllü şiir yarışması düzenliyor.
Hatay geneli ve Hatay dışında yaşayan tüm Hataylıların katılabileceği şiir yarışmasında birinci, İkinci ve üçüncülük alan şiirlere para ödülü ve plaket sunulacak.
Ayrıca şiirler yayınlanmaya değer bulunan şiirlerin de kapsadığı bir kitapçıkta toplanacak.
Deniz Kuvvetleri’ne Ait Askeri Gemi İskenderun Limanı’nda
Hatay’ın İskenderun Körfezi’ne gelen Deniz Kuvvetleri’ne ait askeri gemi limana demir attı. Sabah saatlerinde İskenderun Körfezi’ne giriş yapan Deniz Kuvvetleri’ne ait TCG İskenderun A-1600 adlı askeri gemi, bir süre körfezde bekledikten sonra Sahil Güvenlik ekipleri ve römorklar eşliğinde geniş güvenlik önlemleri altında İskenderun limanına giriş yaptı.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı TCG İskenderun A-1600 adlı askeri gemi, İskenderun Limak Port iskelesine yanaşırken, geminin rutin ziyaretler kapsamında limana uğradığı öğrenildi. İskenderun halkı, limana giriş yapan gemiyi ilgiyle takip etti.
Leman Sam Hayranlarıyla Buluştu
Ünlü sanatçı Leman Sam, Hatay’ın Samandağ ilçesinde düzenlenen Evvel Temmuz Festivali kapsamında konser verdi.
Sanatçı Mehmet Menni’nin söylediği Arapça şarkılarının ardından etkinlik sanatçı Talat Ersoy’un konseriyle devam etti. Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir, gecede yaptığı konuşmada, “Evvel Temmuz bizim inancımız. Bizim bayramımız kutlu olsun. Örf, adet, gelenek ve göreneklerimize sahip çıkacağız. Geçmişte olduğu gibi bir araya gelmeyi başarırsak bu önemli bayramımızı ilelebet kutlamaya devam edeceğiz. Ben her daim bu coşkuyu, bu güzelliği daha çok kitlesel ve coşkulu yaşayacağımız günler temennisiyle bayramınızı kutluyorum”
Başkan Nehir’in konuşmasının ardından sahneye çıkan Leman Sam, verdiği müzik ziyafetiyle hayranlarını unutamayacakları konser verdi. –
Polisi Yaralayan Işid Şüphelisi Hatay’da Yakalandı
Gaziantep’te polis memuru Hüseyin Gümüş’e ateş ederek ağır yaraladıktan sonra motosikletle kaçan IŞİD mensubu olduğu iddia edilen 17 yaşındaki H.Ç., Hatay Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalandı. H.Ç.’nin Hatay’daki sorgusunun ardından Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’ne gönderildiği bildirildi.
Bugün öğle saatlerinde Gaziantep’te IŞİD hücre evini takibe alan Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Hüseyin Gümüş, evden çıkan H.Ç. tarafından tabancayla vuruldu. Gümüş, biri başına diğeri ise vucüduna isabet eden kurşunlarla ağır yaralanırken, IŞİD mensubu olduğu öne sürülen H.Ç. ise motosikletle olay yerinden kaçtı.
H.Ç.’yi yakalamak için harakete geçen güvenlik güçleri, Gaziantep’e komşu illerde de çalışma başlattı. Güvenlik güçlerinin teyakkuz halinde olduğu Hatay’da vatandaşlar, bir kişinin elinde silahla dolaştığını ihbat etti. Bölgeye sevk edilen polisler, elinde silah olan kişiyi, yaklaşık yarım saat kovaladı. Polis tarafından sıkıştırılan şüpheli, üzerinde silahla yakalanarak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
Burada yapılan kimlik incelemesinde şüphelinin, Gaziantep’te polis memurunu ağır yaralayan IŞİD mensubu H.Ç. oluduğu tespit edildi. H.Ç., Hatay’daki sorgusunun ardından Gaziantep Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teslim edilerek Gaziantep’e götürüldü
ARSUZ’DA ASBESTLİ BORU ONARIMI SÜRÜYOR
Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (HATSU), arıza ve kaçakları en aza indirgemek adına hızlı müdahalelere özen göstererek kapsamlı çalışmalar gerçekleştirildiğini duyurdu.
Hatay genelinde ki içmesuyu ve kanalizasyon hatlarında yıllardır süren sorunlara son verecek projeler hazırlayarak vatandaş memnuniyetini ön planda tutan Genel Müdürlük, asbestli boruların oluşturduğu patlaklara anında onarım yapılarak su kesintilerinin önlendiğini ve kayıp kaçağın önüne geçildiğini vurguladı.
Bu kapsamda Arsuz ilçesine bağlı Nardüzü Mahallesi’nde yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren HATSU, Yunus Emre Caddesi ile Zeytinlik Caddesi’nde bulunan ana içmesuyu şebekesinde deforme olarak arıza oluşturan kısımların yenilendiğini ayrıca kelepçe takılarak onarım yapıldığını bildirdi.
Hatay, Her Branşta Geleceğin Milli Sporcularını Yetiştiriyor
Hatay Büyükşehir Belediyesi Bayan Sutopu Takımı’nın kalecisi ve U16 takımına seçilen milli sporcu Zeliha İlhan, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş tarafından kabul edildi.
Balkan şampiyonasında Hatay’ı ve Türkiye’yi temsil eden Zeliha ilhan, milli takıma seçilmekten çok mutlu ve gururlu olduğunu söyledi. İlhan, ailesinin ve hocasının katkılarının büyük olduğunu ifade ederek, “11. sınıfta okuyorum. Çok içine kapanık olmamdan dolayı suyu çok severdim. Bu sebeplerden dolayı bu spora başladım. Öncelikle yüzme ile başladım. Çünkü su topunu bilmiyordum o zamanlar. Sonra hocamın katkısı ile su topuna geçtim. Bazı tatsız olaylardan ötürü bıraktım, devam etmek istemedim. Mustafa hocam sağ olsun beni geri bağladı spora. İyi ki böyle bir şey oldu. Çok memnunum.” dedi.
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş ise “Sadece su topunda değil bir çok branşta Türkiye’de, Avrupa’da ve Balkanlarda ses getiren sporcularımız var ve başarıya doymuyorlar. Bu durum da bizleri onurlandırıyor.” dedi.
Başkan Savaş, milli takıma giren ve büyük gurur yaşatan Zeliha’ya da teşekkür ederek, “Zeliha’yı tebrik ediyorum. Gerçekten de tesis yaptık. İnsanlarımıza, gençlerimize imkan tanıdık. Sadece su topunda değil bir çok branşta Türkiye’de, Avrupa’da ve Balkanlarda ses getiren sporcularımız başarıya doymuyor, bu da bizi onurlandırıyor.” derken, sözlerine şöyle devam etti:
CHP’Lİ YARAYICI:”HATAY HALKI KİMİN MAZLUM SIĞINMACI, KİMİN CİHATÇI ÇETE ÜYESİ OLDUĞUNU BİLEMEMENİN TEDİRGİNLİĞİ İÇİNDE
”
CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı’nın Suriye’li sığınmacı sorunu ve cihatçı örgütlere sağlanan destekler hakkında verdiği araştırma önergesi Tbmm Genel Kurulunda görüşüldü. Önergenin görüşmeleri üzerine söz alan Yarayıcı Reyhanlı’da meydana gelen patlamaya değinerek, Hükümetin Esad’ı devirme uğruna ülkemizi cihatçı çetelerin örgütlenme, eğitim, geçiş ve lojistik üssüne çevrilmesini eleştirdi.
“REYHANLI’DA ÖLENLERİN ÜZERİNDEN AFAD TANITIM KARTLARININ ÇIKMASI HÜKÜMETİN SURİYE SAVAŞINDAKİ ROLÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERMİŞTİR.”
Yarayıcı yaptığı konuşmada: “Ölen kişiler 2015 yılında AFAD’tan (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) kart alarak Reyhanlı’ya yerleştikleri, pasaport ve yerleşim kartlarının birbirini tuttuğu bilgisini edindim. Reyhanlı’da AFAD’ın verdiği tanıtım kartıyla ikamet etmiş olmaları, Hükümetin Suriye iç savaşındaki rolünü bir kez daha gözler önüne sermiştir. Ancak patlama kadar vahim olan bir başka durum; evde iki adet suikast amaçlı susturuculu silahın bulunmuş olmasıdır. AFAD tanıtım kartıyla ülkemizde ikamet eden şahısların bu güne kadar ülkemizde katıldığı eylemler veya işlediği suçlar henüz bilinmemekte” olduğunu belirtti.
“ÜLKEMİZE SIĞINAN DÖRT MİLYONA YAKIN SURİYE VATANDAŞININ HANGİSİNİN GERÇEKTEN SIĞINMACI, HANGİSİNİN CİHATÇI KATİL OLDUĞUNUN BİLİNEMEMESİ HALKTA TEDİRGİNLİK YARATMAKTADIR”
Reyhanlı’da 2013’te meydana gelen patlamaya da değinen Yarayıcı: “halkın, halen 2013’te ilçelerinde gerçekleştirilen katliamın travmasını üzerlerinden atamamış iken, bu patlamayla bir kez daha sarsıldıklarına tanık oldum. Uzun zamandır güvenlik konusunda endişe yaşadıklarını belirten ilçe sakinleri, kimin gerçekte sığınmacı, kimin eli kanlı terörist olduğunu bilememenin tedirginliğiyle, uyku uyuyamaz bir durumda olduklarını belirttiler. Patlamanın gerçekleştiği evde hayatını kaybedenlerin üzerinden AFAD kartının çıkması, tedirginliklerini daha da arttırmış olduğunu gözlemlediğini” ifade etti.
“IŞİD’İN KAMUFLAJLARI HALEN HATAY’DA ÜRETİLMEKTEDİR”
“Hükümetin insanlık suçlarının işlenmesine zemin hazırladığı Suriye iç savaşının etkileri Suriye ile sınırlı kalmadığını söyleyen Yarayıcı: Özellikle sınır şehirleri cihatçı çetelerin eğitim kampı, geçiş güzergahları ve lojistik üsleri haline dönmüştür. Hükümet her ne kadar üst perdeden IŞİD’le mücadele ettiğini söylese de bu doğru değildir. IŞİD’in kamuflaj elbiseleri halen Hatay’daki tekstil atölyelerinde üretilmeye devam edilmektedir. Üstelik bu kıyafetler insanlık dışı koşullarda 9 – 12 yaş aralığındaki çocukların çalıştırıldığı atölyelerde üretilmektedir. İngiliz gazetecilerin gelip röportaj yaptığı bu atölye sahiplerini, istihbarat örgütlerimizin bilmemesi düşünülemez. Geriye tek bir seçenek kalıyor o da bu işletmelere göz yumulması seçeneği” olduğunu ifade ederek, ülkemizde meydana gelen birçok canlı bomba eylemi ve patlamanın emrini verdiği iddia edilen IŞİD’in bir dönem sınır emiri olan İlhami Balı’nın adeta kollandığını söyledi.
ESAD’I DEVİRME UĞRUNA KÜRESEL TERÖRİZMİN TÜM UNSURLARI ÜLKEMİZ ÜZERİNDEN SURİYE’YE GÖNDERİLDİ.
Suriye iç savaşında muhalif oldukları iddiasıyla cihatçı örgütlere her türlü imkanın sağlandığını söyleyen Yarayıcı: “Örgütler desteklendi her türlü para ve lojistik destek sunuldu. Geldiğimiz aşamada Esad yerinde kaldı. Ve savaşı körükleyen ülkeler, Esad’lı çözümü kabul etmiş görünüyor. Uzun bir süredir bu gerçeği kabullenemeyen hükümet son uluslararası gelişmeler doğrultusunda politika değişikliğine gideceğinin sinyallerini vermeye başladı. Bu uğurda ilan ettiği tüm kırmızı çizgilerin çiğnenmesine örtülü onay vermeye başladığını” iddia etti.
SAVAŞIN ASIL FATURASINI NE AMERİKA, NE SUUDİ ARABİSTAN NE DE KATAR ÖDEYECEKTİR.
Hükümetin politika değişikliğinin olası sonuçlarına değinen Yarayıcı: “Hükümetin başta IŞİD ve El Nusra olmak üzere cihatçı örgütlerle araya mesafe koyması artık bir zorunluluk haline gelmiştir.Savaşın daha da radikalleştirdiği örgütlerin bunu sessizce kabullenmeleri beklenmemelidir. Bu örgütler artık ülkemizi de bir savaş alanı olarak kullanmaya başlayacakları kesindir. IŞİD’in son eylemleri bunun sinyalleridir. Bu nedenle ne yazık ki ülkemiz için asıl sıkıntılar bundan sonra başlayacaktır. Hükümetin kör dış politikasının faturası sadece ama sadece halkımıza çıkacaktır” dedi.
SIĞINMACILARA VATANDAŞLIK HÜKÜMETİN SORUMLULUKTAN KAÇMA ÇABASIDIR
Yarayıcı konuşmasının devamında: “Savaşın baş aktörlerinden olması ve yaşanan bu trajedinin sorumluluğu kendisinde değilmişçesine “Suriye’li sığınmacılara vatandaşlık müjdesi” açıklaması utanmazlığın tarifinden başka bir şey değildir. Bu hamle ile yarattığı trajediden hiçbir şey olmamış gibi sıyrılmaya çalışmaktadır ama yanılıyorlar diyen Yarayıcı: “Politik öngörüsüzlükleriyle nasılsa Esad’ı üç ayda deviririz diyerek teşvik ettikleri sığınmacı politikası bugün ellerine yüzlerine bulaşmış durumdadır. Ülkemize getirdikleri dört milyon sığınmacı bugün insanlık dışı koşullarda yaşamakta büyük bir çoğunluğu dilencilikle yaşamını sürdürmek zorunda bırakılmıştır. Bu nedenledir ki binlercesi ülkemizden Avrupa’ya geçmek isterken hayatlarını kaybetmiş, buna rağmen ölümü göze alarak kaçmaya çalışmaya devam etmekte olduklarını” söyledi.
SIĞINMACILARIN YAŞADIĞI TRAJEDİNİN BİRİNCİ DERECE SORUMLUSU HÜKÜMETTİR.
Hükümetin, sığınmacılara karşı olduğumuz yönünde algı yaratma peşinde olduğunu ifade eden Yarayıcı bu iddialara tepki göstererek: “ Bu da ayrı bir utanmazlık örneğidir. Sığınmacıların yaşadığı acıların sorumlusu ülkemiz hükümeti ise, öncelikle bu insanların insanca yaşamalarını talep etmek bizim insanlık görevimizdir. Bu insanların hakkını aramak ta bizim görevimizdir. Bugün sayıları 500 bine ulaşan okul çağındaki Suriye’li çocuk eğitim haklarından mahrum karanlık bir geleceğe yürüyorlar. Bu çocukların eğitimini sağlamakta, hastaları tedavi etmekte, hepsine temel insan haklarına uygun bir yaşam sunmak hükümetin bu insanlara borcudur. Bizlerinde, tüm partililerimizin de öfkesi asla ve asla bu mazlum insanlara yönelik değildir, olması da mümkün değildir. Öfkemiz insanlara bu mağduriyeti yaşatan başta hükümet olmak üzere diğer aktörlere olduğunu ifade ederek:
“Bizler Suriye’de yaşanan insanlık dramının acısını yüreğimizin en derininde hissediyoruz. Bu nedenle savaştan kaçıp ülkemize sığınan insanlara evimizin yanı sıra yüreğimizi de açtık. Açmaya da devam edeceğiz. Burada asıl sorun hükümetin kapalı kapılar ardında binlerce cihatçı katile kapıları açarak onlara silah, eğitim vb. her türlü desteği sunmuş olması” olduğunu söyleyen Yarayıcı: “Suriye’de sağlanacak barış milyonlarca sığınmacının anavatanlarına dönmeleri anlamına gelecektir. Kapımızı ve yüreğimizi açtığımız milyonlarca sığınmacı bizden bu ortamın yaratılmasına katkı beklemektedir. Yoksa vatandaşlığa geçmek, onların bizden talep ettiği bir durum değildir” diyerek konuşmasını tamamladı.
CHP Hatay milletvekili Hilmi Yarayıcı ve arkadaşlarının vermiş olduğu araştırma önergesi iktidar partisi milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
