Perşembe, Mart 26, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3347

DOLGUN: DENETİMLERE DEVAM EDEREK HATAY’IN DENİZ TURİZMİ POTANSİYELİNİ ARTTIRACAĞIZ

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi(HBB) Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, hem deniz ve sahillerde hem şehir merkezlerinde gerçekleştirdiği kapsamlı temizlik çalışmalarıyla vatandaşların daha temiz çevre koşullarında yaşamalarına zemin hazırlıyor.
Yaptığı yeni alımlarla güçlendirilen araç filosunun sağladığı avantajla daha hızlı ve kaliteli hizmetler sunan Daire Başkanlığı, özverili çalışmalar sonucu ortaya çıkan temizliğin kalıcı hale gelmesi ve pekiştirilmesi için çevre denetimlerine önem veriyor.
ÇEVRE DENETİMLERİ GERÇEKLEŞTİREN HBB EKİPLERİ, KİRLİLİK YAYAN SEBEPLERİ TESPİT EDEREK MÜDAHALE EDİYOR
Özellikle deniz ve sahil temizliği konusunda 1 Nisan itibari ile başlayan çalışmalar ile temizlenen sahil ve denizlerin kirlenmemesi için önlemler alan HBB, duyarlı vatandaşların şikâyet ve taleplerini değerlendirerek kurduğu Çevre Denetim Ekibi ile Arsuz’da denetimler gerçekleştirdi.
Arsuz kıyı şeridinde ortak denetim gerçekleştiren Çevre Denetim Ekibi ile Zabıta personelleri kimi noktalarda kıyı şeridinde bulunan sitelerin kanalizasyonlarını direk denize deşarj etmesi sonucu çevreye kötü kokuların yayıldığı ve bu durumun denizde kirliliğe neden olduğunu tespit etti.
Sitelerin kurması ve mutlaka faal olması gereken arıtma tesislerin bazı sitelerde hiç olmadığı, olan yerlerde ise eski ve bakımsız olduğunu tespit eden HBB ekipleri, kirliliğe neden olan sitelerde kanalizasyon sisteminin ilgili yönetmeliklere uygun hale getirilerek eksikliklerin giderilmesi için ilgililere ihtar verdi.

Gerçekleştirilen çevre denetimleri ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Ahmet Dolgun, “Hatay’ın her anlamda hak ettiği yere ulaşması için Başkanımız Sayın Lütfü Savaş’ın hem ulusal hem uluslararası platformlarda harcadığı çaba artık herkes tarafından bilinen ve kabul edilen bir gerçek. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı olarak gösterilen bu çabalara yapabileceğimiz en büyük katkılardan biri, deniz ve sahillerimizde kalıcı temizlik sağlayarak turizm potansiyelimizi arttırmak olacaktır. Bu nedenle denetimlere devam ederek deniz ve sahillerimizin kirletilmesine kesinlikle göz yummayacağız. Marka Kent olma yolunda ne gerekiyorsa yapmak için durmadan çalışmalara devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Başkan Culha’dan yoğun mesai

0

 

 

Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) Fen İşleri Daire Başkanlığı tarafından Akçalı Mahallesi Çamçiftlik Karayolu Bağlantı Yolu’nda başlayan sıcak asfalt çalışmasını yerinde inceleyerek, teknik ekipten çalışmalar hakkında bilgi aldı. Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin Arsuz için gerçekleştirdiği sıcak asfalt ihalesi kapsamında Çamçiftlik’te başlayan çalışmaların yanısıra,  aynı yol üzerinde bulunan ve yeni yola alternatif geçiş yolu olarak düşünülen Çetillik  Mahallesi’nde de belediye tarafından gerçekleştirilen yol çalışmasını denetleyen Başkan Culha, son olarak da  Arsuz merkezinde bulunun Dr. Füsun Sayek Parkı’ndaki modernizasyon çalışmalarını yerinde inceledi.

 

Başkan Culha her yerde..

Akçalı Mahallesi Çamçiftlik mevki ile Çetillik yolunu birbirine bağlayan ve karayoluna yeni alternatif geçiş yolu oluşturan yeni yolun 12 metre genişliğinde ve 2,5 kilometre uzunluğunda olduğunu ifade eden Başkan Nazım Culha, yolun tamamlanmasıyla yoğun olarak kullanılan, can ve mal kaybına neden olan karayolunun önemli ölçüde rahatlayacağını dile getirdi.

Dr. Füsun Sayek Parkı’nı modern ve kullanışlı hale getirerek halkın kullanımına açmak için başlayan çalışmaları Başkan Yardımcısı Sedat Deveci ve Fen İşleri Müdürü Koray Mazmancı ile birlikte inceleyen Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, öncelikli olarak yol seviyesine göre düşük bir kotta bulunan alana toprak dolgusu yapıldığını belirterek, yeşil alanı, yürüyüş yolu, oyun grupları ile tamamlandığında yeni bir görünüme kavuşacak olan parkta halkın yaz mevsiminde gönül rahatlığıyla dinlenme fırsatı bulacağını ifade etti. Park çalışmasını incelerken bir kahvehaneye de giren Başkan Culha’ya vatandaşlar da hem hizmetlerinden dolayı teşekkür etti, hem de vefat eden abisi dolayısıyla başsağlığı dileklerinde bulundu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İGC’YE ZİYARETLER

0

*İskenderun Gazeteciler Cemiyeti’ne ziyaretler sürüyor. Avcılar ve Atıcılar Derneği, Ülkücü İşçiler Derneği ile Memur-Sen Cemiyet Yönetimi’ni ziyaret ederek, başarılar dilediler.
İskenderun Gazeteciler Cemiyeti ilgi odağı olmaya devam ediyor.
İlk ziyaret İskenderun Avcılar ve Atıcılar Kulübü’nden geldi. Dernek Başkanı Hüseyin Vural ve Yönetim Kurulu üyeleri, İGC Başkanı Veysel Cıncık ile yönetim kurulu üyelerini ziyaret ettiler.
Avcılar ve Atıcılar Derneği Başkanı Kıcı mevkiine yapmayı planladıkları atış alanı için çalışmalarının sürdüğünü belirtti. 19 dönümlük bir arazinin içinde 2-3 dönümlük bir bölüme poligon yapacaklarını ifade eden Başkan Hüseyin Vural polis, jandarma gibi resmi kurumların atış için Antakya’ya gitmekten kurtulacaklarını belirtti.
8 Mayıs’da tek Karayılan da 16.kez tek kurşun ve trap atış yarışmalarının düzenleneceğini belirterek, şunları söyledi:
“Bu yarışmamız büyük ilgi görüyor. Bu yıl amatör trap, tek kurşun ve profesyonel trap dallarında yapılacak ve her kategoride ilk 5’e ödüller verilecektir. Ödüllerimiz arasında av silahları, avcı yelekleri, tüfek kılıfı da bulunuyor. İlk 5’e gireceklerin tamamına madalya da vereceğiz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da bu yarışmamıza çok sayıda avcının katılımını bekliyoruz. “
ÜLKÜCÜ İŞÇİLER DERNEĞİ
Ülkücü İşçiler Derneği Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri de İGC’ye nezaket ziyaretinde bulundular.
Başkan Erkan Demir, Hatay ve Osmaniye genelinde faaliyet gösteren bir dernek olduklarını, yaklaşık bin 600 üyeleri olduğunu,hem işçilerin haklarını savunduklarını hem de onlara sosyal faydalar sağlamaya çalıştıklarını belirtti.
Osmaniye’den de üyeleri olduğuna dikkati çeken Demir, ‘’şu sıralarda üyelerimizin indirimli alışveriş yapmaları için bazı mağazalar, marketlerle görüşmeler yapıyoruz. “dedi. Türkiye genelinde 1 milyonun üzerinde üyeleri olduğunu, Genel Merkez’e bağlı en çok üyesi olan şube olduklarını ifade eden Demir, ‘’Hiçbir sendikayla, siyasi partiyle ilişkimiz bulunmuyor. Biz İsdemir’de çalışan işçileriz. Bizim sloganımız, ‘işçilerin birliği ve dirliği için doğru adım“dedi.
İGC Başkanı Veysel Cıncık da, İsdemir’de sendikaların mücadelesinin durumu belirginsizleştirdiğini ifade ederek, ‘’maalesef bu hareketler yüzünden her iki sendikada yetki alamadı. Bizim tek isteğimiz işçilerin çıkarı ama mücadele sonuç getirmedi. Bu durumda ne sendikalar ne de işçiler kazanamadı.” Dedi.
MEMUR SEN ZİYARETİ
İGC’ye diğer ziyaret Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı sendikaların yöneticileri tarafından gerçekleştirildi.
Memur-Sen Başkanı Ömer Kabaklı , Eğitim Bir-Sen Başkanı İbrahim Tuncer, Birlik Haber-Sen’den Enes Koğce ile Hakan Aslan, Bam Bir Sen ilçe Temsilcisi Ersin Kaya ile Büro Memur Sen Temsilcisi Harun Kanalan ‘ın yaptığı ziyaret, sohbet ile geçti.
Başkan Ömer Kabaklı, İGC Yönetimine hayırlı olması dileklerini iletti.
İGC Başkanı Veysel cıncık da konuşmasında, cemiyet olarak her zaman yanlarında olduklarını ifade ederek, ziyaret için teşekkür etti.

Otizmli Sporcunun Yüzmedeki Başarısı

0

12 yaşındaki otizmli Ertuğrul Gök, yüzmedeki başarısı ve elde ettiği madalyalarla dikkati çekiyor.

Ertuğrul’un annesi ve Hatay Otizmliler Derneği Başkanı Sara Gök, dernek binasında düzenlediği basın toplantısında, oğlunun Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunca düzenlenen 1. Bölge Yüzme Şampiyonası’nda 3 madalya kazanmasının ardından Ordu’daki Türkiye Özel Sporcular Yüzme Şampiyonası’nda birincilik elde ettiğini bildirdi.

Gök, yüzde 90 otizm teşhisi konulan çocuğunun eğitimle hayata kazandırılacağını öğrenmesinden bu yana oğlu için elinden gelen tüm gayreti gösterdiğini vurguladı. Oğlunun 6 yaşına kadar eğitime cevap vermediğini ancak yılmadan mücadeleyi sürdürdüklerini anlatan Gök, şunları söyledi:

“Ertuğrul’un suyla oynamayı çok sevdiğini fark ettik. Bu sevgisini bastırmak için yüzmeye göndermeye karar verdik. Antrenörü yüzmede oğlumun başarılı olacağını ve geleceğini şekillendireceğini söyleyince dünyalar bizim oldu. Çünkü Ertuğrul’u eve kapatacağımızı ve artık dışarı çıkamayacağını düşünüyorduk. Ertuğrul, 6 yıldır almış olduğu eğitim sonucu 2016 Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu tarafından düzenlenen yüzme müsabakaları bölge yarışmasında 3 altın madalya kazandı. Türkiye Şampiyonası’nda 800 metre serbestte birinci oldu. Ertuğrul’un bu başarıyı elde etmesi bizleri fazlasıyla mutlu etti. Hedefimiz, olimpiyatlar. Anne olarak büyük bir gurur ve sevinç yaşıyorum.”

Antrenör Mustafa Sırma da Ertuğrul ile yaklaşık 5 yıldır birlikte çalıştıklarını kaydetti. Sporcusunun yüzmede çok başarılı olduğunu ifade eden Sırma, Ertuğrul’un gelecek ay Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunca Fethiye’de düzenlenecek Açık Deniz Türkiye Şampiyonası’na katılacağını belirtti.

Belen Belediyesinden çocuklara satranç turnuvası

0

Belen Belediyesi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 2. Geleneksel Satranç Turnuvası yapıldı. Belen İlçe sınırlarında eğitim gören çocukları kapsayan satranç turnuvası dört ayrı grupta; 145 öğrenci yarıştı. Kategoriler 14-15 yaş, 12 yaş, 10 ve 8 yaşları kapsadı. Turnuvanın ödül törenine Belen Belediye Başkanı Adnan Vurucu, Başkan yardımcıları meclis üyeleri Belen İlçe Milli Eğitim Müdürü Bekir Şahan, Belen idare amirleri, öğretmen ve öğrenciler hazır bulundu.
Kanuni Sultan Süleyman Kervansarayda düzenlenen turnuvanın açılış konuşmasını yapan Belen Belediye Başkanı Adnan Vurucu, “Kadınlarımıza, çocuklarımıza, gençlerimize yönelik birçok etkinlikler düzenliyoruz. İlkini, geçen yıl gerçekleştirdiğimiz satranç turnuvasının bu yıl ikincisini düzenledik. Önümüzdeki süreçte de siz çocuklarımıza yönelik birçok etkinlikler düzenleyeceğiz. Yazın; Yüzme, güreş, voleybol, futbol ve benzeri etkinliklerin yanı sıra sizlere yönelik kültür faaliyetlerimiz de Belediyemiz bünyesinde düzenlenecektir” diyerek öğrencilere müjde verdi.
“Timur’un Satranç Oynadığını Biliyor musunuz?”
Satranç sporunun tarihi bir spor olduğunu anımsatan Belen Belediye Başkanı Adnan Vurucu, “Tarihi 4000 yıl önsesine dayanan satranç sporu, bizim tarihimizde de önemli bir yere sahiptir. Tarihimizden bir örnek vereyim. Timur en iyi satranç oyuncusu imiş. Bundan haberiniz var mı?” . Diye sordu ve satrancın insan beynini en iyi şekilde geliştirdiğini ifade etti.
İki gün süren Belen Belediyesi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 2. Geleneksel Satranç Turnuvasında dereceye giren öğrencilere ödülleri Protokol üyeleri tarafından takdim edildi.
14– 15 Yaş Kategorisinde:
1. Ramazan Hamamcı (Çok Proğramlı Lise), 2. Doğukan Barut (Çok Programlı Lise), 3. Recep Samet Şimşek (Şevket Çalışkan Ortaokulu)
12 Yaş Kategorisinde:
1. Ahmet Selim Çakır (Bahçeşehir Koleji) 2 . Cuma Erdem Eğe (Atatürk Ortaokulu), 3. Burak Yüzer (Şevket Çalışkan Ortaokulu)
10 Yaş Kategorisinde:
1. Zeynep Güler Aksu (Atatürk Ortaokulu), 2. Hasan Ali Uzunçay (Bahçeşehir Koleji), 3. Özgür Hanifi Hançer (Atatürk İlkokulu)
8 Yaş Kategorisinde:
1. Bilal Kutlu (Şevket Çalışkan İlkokulu), 2. Hasan Dinç (Şevket Çalışkan İlkokulu), 3. Hüseyin Doğan (70. Yıl İskân İlkokulu)

“1920 meclisi muhtelif fikirlerin bir arada barındığı bir meclistir”

0

Tarihçi-yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, Hatay’da düzenlenen konferansta, “1920 meclisi muhtelif fikirlerin bir arada barındığı bir meclistir” dedi.

Ortaylı, Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Cumhuriyetçi Düşünce Topluluğu ve Türk Dünyası Araştırmaları Topluluğu’nun üniversite yerleşkesindeki Atatürk Konferans Salonun’da organize ettiği “Osmanlı, Cumhuriyet ve Atatürk” konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında 100. yıla yaklaşıldığını hatırlatan Ortaylı, gençlerden olağanüstü aktiviteler beklediğini ifade etti.

Ortaylı, konuşmasında öğrencilere, tarihi iyi öğrenmeleri ve önlerine gelen eserleri ayırt etmeleri için dikkati olmaları tavsiyesinde bulunarak şunları söyledi:

“1920 Meclisi, bazılarının söylediği gibi öyle kendince ortaya çıkmış bir ittihatçı entrikası filan değildir. Orada İttihat ve Terakki’nin muhalefetini yapmış olan insanlar da canı gönülden yer almışlardır. 1920 Meclisi muhtelif fikirlerin bir arada barındığı bir meclistir. Bunların hepsi Anadolu’nun savunması için bir komuta heyetinin başta Türkiye’nin ebedi baş komutanının etrafında toplanmışlardır. Türkiye tarihinde henüz hiçbir meclis dış politikayı ve orduyu bu derecede etkin bir şekilde denetlememiştir. Ama bu denetleme bozguncu fikirlerle değil, doğrudan vatansever bir zihniyetle yapıldığı için de askerler ve dış politikaya yürüyenler nerede denetleme ve tenkit, nerede itaat ve takip etme işlemini yapacaklarını çok iyi bilmişlerdir. Bu meclis bir örnektir. Bizim siyasi hayatımız ve siyasi ahlakımız için bu küçümsenecek bir olay değildir”

Konferansa Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, MKÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kaya, öğretim görevlileri ve çok sayıda davetli katıldı.

ORTAYLI, ÇETİNDOĞAN VE BAYER GÜN YÜZÜNE ÇIKARILAN NADİDE MOZAİĞE HAYRAN KALDILAR”

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi(HBB), Hatay’ın tarihi ve kültürel mirasını tüm dünyaya tanıtmak ve sayısız uygarlığın, kültürün, inancın eşsiz izlerini taşıyan nadide şehri uluslararası platformlara marka bir kimlikle taşımak amacıyla çalışamalarına her geçen gün bir yenisini daha ekliyor.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Hatay’ın sahip olduğu değerlerin gün yüzüne çıkarılması ve şehrin hem ulusal hem de uluslararası mecralarda hak ettiği saygınlığa ulaşması amaçlarıyla gerçekleştirilen çalışmaları sunduğu teşvikler ve olanaklarla destekliyor.

Başkan Savaş, 25 Nisan Pazartesi günü üretken tarihçi kimliğiyle tanınan ve Ortak Nesiller Entegrasyonu (ONE) Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, ONE Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan ve gazeteci-yazar Yalçın Bayer ile birlikte HBB’nin başlattığı “Teleferik Projesi” çalışmaları sırasında arkeologlar tarafından gün yüzüne çıkarılan nadide mozaiği yerinde inceledi.

ORTAYLI: ROMA DEVRİ ANTAKYA’SI AÇIĞA ÇIKIYOR, YENİ MOZAİKLER BULUNABİLİR

Kazı alanında incelemelerde bulunan Ortaylı, üzerinde Grekçe, ‘Neşeli ol, hayatını yaşa’ yazan ve tüm dünyada gündem olan mozaik ile Roma Devri Antakyası’nın açığa çıktığına vurgu yaparak, kazı alanı yakınında yeni mozaiklerin de bulunabileceğini ifade etti. 4 ilin mozaiklerinin “Mozaik Yolu Projesi” ile dünyaya tanıtılacağını belirten Ortaylı, projenin bu yönüyle oldukça çekici bir çalışma olduğunu ifade etti.

BAŞKAN SAVAŞ: MÜZE İSTASYON PROJESİYLE MOZAİKLER HEM KORUYACAĞIZ HEM DE DEĞERLERİMİZİN TANITIMINA KATKI SAĞLAYACAĞIZ

İncelemeler esnasında gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili olarak konuşan Başkan Savaş, ‘Teleferik Projesi’ inşa çalışmaları sırasında bulunan mozaikleri, HBB tarafından başlatılacak olan yeni bir ‘Müze-İstasyon Projesi’ yle hem koruma altına alacaklarını hem de Hatay’ın sahip olduğu tarihi değerlerin tanıtımına katkı sağlayacaklarını belirtti. Başkan Savaş ayrıca, ONE Derneği tarafından başlatılan Mozaik Yolu Projesi ile Hatay’ı da kapsayan 4 ilin mozaiklerinin tüm dünyayla paylaşılarak tanıtılacağının altını çizdi.
Müze- İstasyon konseptli proje yapımında Anıtlar Kurulu’yla ortaklaşa çalışma yürütüldüğünü de belirten Başkan Savaş, engel teşkil edecek herhangi bir durum ortaya çıkmadığı sürece bu yılın sonunda teleferik inşaatının tamamlanabileceğini ifade etti.

ÇETİNDOĞAN: ANTAKYA TARİHİ VE KÜLTÜREL AÇIDAN ÇOK ZENGİN BİR ŞEHİR, ÇIKAN MOZAİKTEN ETKİLENMEMEK MÜMKÜN DEĞİL

Kazı alanında açıklamalarda bulunan Çetindoğan ise “Tarihi ve kültürel değerlerimizi özellikle yurt dışında tanıtmak amacıyla kurulan bir derneğiz. Projelerimizden önemli bir tanesi de Mozaik Yolu Projesi. Önümüzdeki ay mozaiklerimizin tanıtımı için İtalya’da olacağız. İlerleyen zamanlarda İngiltere, ABD, ve Fransa’da mozaiklerimizin tanıtımını gerçekleştireceğiz. Antakya tarihi ve kültürel açıdan çok zengin bir şehrimiz. Burada olmaktan son derece memnunum. Çıkan mozaiği görüp etkilenmemek mümkün değil” şeklinde konuştu.

Turizm Çalıştayı gercekleşti

0

 

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA) işbirliğiyle “Hatay Turizm Çalıştayı” düzenlendi.

Hatay Valisi Ercan Topaca, Antakya’da bir otelde gerçekleştirilen çalıştayda, insanoğlunun var olduğu andan itibaren turizm konusunun her zaman gündeme geldiğini belirtti.

Topaca, bugün de daha farklı bir boyutta, geniş ve kapsamlı bir şekilde turizm faaliyetlerinin devam ettiğini kaydetti.

Ülke olarak dünya turizminde iyi bir noktada bulunduklarını ifade eden Topaca, şöyle konuştu:

“Altyapısı, tanıtımı, hizmet sunumu, tarihi ve doğal zenginlikleriyle inanılmaz bir turizm ülkesiyiz. Ancak bu kadar tarihi ve kültürel zenginliklere rağmen istenilen yerde değiliz. Türkiye’nin 2023 hedefi 50 milyon turist ve 50 milyar dolar gelir elde etmek olarak görülüyor. Biz, potansiyelimizi tam olarak harekete geçirdiğimizde bu rakamların çok daha yukarılara çıkabileceğinden hiç şüphemiz yok. Hatay olarak turizm için olmazsa olmaz öncelikle yapılması gereken altyapıdır. Bunun da doğrudan muhatabı önemli oranda belediyelerimizdir. Turizm konusunda kurumların birlikte çalışma ve işbirliği yapma zorunluluğu var.”

Topaca, kentte tarihi dokunun korunmasına, kentsel dönüşüm çalışmalarına ağırlık verilmesi ve turizm danışma ofisleri oluşturulması gerektiğini kaydetti.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü Işıkgör de Türkiye’nin turizm sektörünün gayrisafi yurt içi hasılaya yüzde 5,5’lik katkı sağladığını ve geçen yıl bu gelirin 31,5 milyar dolar olduğunu belirtti.

Hatay’ın 2023 Turizm Stratejisi’ne göre ‘İnanç Koridoru’ kapsamına alındığını ifade eden Işıkgör, şunları aktardı:

“2023 turizm vizyonumuz gelişmiş turizm, nitelikli fiziki altyapı, eğitimli iş gücü, hedef ülkelere yönelik ürün ve hizmet farklılaştırmasını gerçekleştirmiş ve Türkiye’nin büyük turizm merkezi olmayı başarmış bir il hedefliyoruz. Hatay’ın turizm değerlerine baktığımızda kültür, gastronomi, sağlık ve inanç turizminin ön planda olduğunu görmekteyiz. Hatay zengin bir kültürel mirasa sahiptir. Rakip illere göre yurt dışında daha çok tanınmaktadır. Kentin mevcut turizm talebi ülke değerlerinin çok altındadır. Şu anda turizm talebinin yerli turistlerden oluştuğu gözlenmektedir.”

Çalıştayda Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci ve Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çincin de konuşma yaptı.

İSKENDERUN MODERNEVLER YOLUNA HBB’DEN BETON ASFALT

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi(HBB) Fen İşleri Daire Başkanlığı ekiplerinin il genelinde yürüttüğü yeni yol yapım, bakım ve onarım seferberliği kapsamında İskenderun ilçesi Modernevler yolu modernize edildi.
Modernevler Mahallesi’nde uzun süren yol sorununa çözümler üreterek beton asfalt çalışmaları gerçekleştiren HBB ekipleri, deforme olan yolu modern ve trafiğe uygun hale getirdi. Mahalle sakinlerinin giriş çıkışlarında sıkıntı yaşamalarına duyarsız kalmayarak çalışma başlatan ekipler, beton asfalt çalışmalarının tamamlanması ile mahalle sakinlerine modern ve güvenli bir ulaşım imkanı sağlanacağını kaydetti.
HER KOŞULDA HEMŞEHRİLERİNİN MENFAATİNİ DÜŞÜNEN BAŞKAN SAVAŞ’A TEŞEKKÜR
İskenderunlular, Hatay’ın 15 ilçesine siyasi kaygı gütmeden eşit ve kaliteli hizmetler sunan ve her koşulda hemşehrilerinin menfaatini savunan Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş’a teşekkür etti.

Bozyiğit ‘Ben Yoruldum Hayat’ın müziği bana ait…

0

 
Besteleriyle 182 türküye hayat veren Tunay Bozyiğit, gündemde olan ‘Ben yoruldum hayat’ eserinin müziğinin kendisine ait olduğunu belirterek konuyu yargıya taşıdığını açıkladı.

Besteci, söz yazarı ve yorumcu Tunay Bozyiğit, 2008 yılında albümünde yer alan ve kendisine ait olan ‘Türkülerle söyle sılaya dönsün’ eserini çalarak sözlerini değiştirip ‘Ben yoruldum hayat’ adı ile piyasaya süren ünlü sanatçı Mümin Sarıkaya hakkında şikayetçi oldu.

ESERİM ARAKLANDI
Tunay Bozyiğit, kırk yıla yakındır sanatla, müzik ile uğraştığını Sözü ve müziği kendisine ait 182 tane, Türkiye Musıki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM)’a kayıtlı yaklaşık ona yakın da albümü olduğunu söyledi.

Müziğin felsefesini tarihini araştırmak Blues, Caz, klasik müzikte halk sınırlarını arar araştırıp bulan bir besteci olduğunu vurgulayan Bozyiğit “Beethoven, Mozart hakkında araştırmalarım makalelerim var. Ne yazık ki ülkemde her şeyde olduğu gibi sanatta da araklama ve hırsızlık yükselen değer olmuş durumda” dedi.

Bu günlerde gündeme damgasını vuran eser ‘ben yoruldum hayat gelme üstüme’ sözlerle yazılan eserin müzik yapısının bire bir kendi eseri olduğunun altını çizen Tunay Bozyiğit “Türkülere söyle sılaya dönsün eserimden araklanmıştır. Müzisyen arkadaşlar ve dinleyicilere dinletiyorum kesinlikle hepsi aynı fikirdedir nedenle üretmek ana duygusu gibidir sanki çocuğum çalınmış gibi bir acı duyuyorum yüreğimde. Yasal olan bütün haklarımı kullanacağım yargıya güvenmek istiyorum. Eğer ki yargı yolları tükense bile Ta Avrupa İnsan hakları Mahkemesi’ne kadar götüreceğim. Çünkü bu benim çocuğumdur” şeklinde konuştu.

Tunay Bozyiğit’in Avukatı Müslüm Kızıl, “2008 yılında müvekkilim karma bir albümünde sanatçı Gülay’a okuttuğu ‘Türkülerle söyle sılaya dönsün’ adlı Türküsünün yıllar sonra bugünlerde sanatçı Mümin Sarıkaya tarafından piyasaya sürülmüş olan ve herkes tarafından bilinen Hayat adlı eseri ile aynı olduğunu iddia ediyoruz. Gerekli incelemede iki eser arasında benzerlik net olarak gözüküyor. Bunun üzerine gerekli delileri toplayarak Cumhuriyet savcılığına şikâyetimizi yaptık” diye konuştu.

BEŞ YILA KADAR HAPİS CEZASI
Avukat Kızıl, Fikir ve sanat eserleri kanunun 71. Maddesinin bununla ilgili bir yaptırım öngördüğünü vurgulayarak şöyle konuştu: “Buna göre altı aydan başlayan beş yıla kadar istenebilecek cezai müeyyidelerle karşılaşılması söz konusudur. Özel bir TV’de Göç zamanı dizisinde kullanılan bu eser milyonlara mal olmuştur. Youtube sosyal paylaşım sitesinde de 40 milyon tıklanma almıştır. Son yıllarda ender bir rapora imza atmıştır. Bütün bunlar değerlendirildiğinde eserin emekçisinin Tunay Bozyiğit olduğu göz önüne alındığında kimlerin haksız kazanç elde ettiği anlaşılmaktadır. Biz bununla ilgili bu dava sonunda maddi ve manevi tazminat davalarını da talep edeceğiz. Ayrıyeten mahkemeden de televizyonlarda ve diğer yayın organlarında izinsiz olarak kullanılan eserimizin yayının kaldırılmasını talep ettik.”

SELDA BAGCAN İLE DAVA SÜRÜYOR
Bozyiğit’in Avukatı Müslüm Kızıl, müvekkilinin daha öncede bir eserinin ünhü sanatçı Selda Bağcan tarafından izinsiz kullanıldığını ve dava konusu olduğunu da sözlerin ekleyerek ” Tunay Bozyiğit maalesef bir müzik emekçisi olarak sürekli aynı muameleyle karşılaşmaktadır. Daha öncede 3-5 yıl öncesinde Selda Bağcan da kendisiyle ilgili bir eseri izinsiz kullanmıştı. Onunda ismi enteresandır hayattı, davası sürmektedir” şeklinde bilgi verdi.

HBB, HATAY’IN GELECEĞİNİN GENÇLERLE BİRLİKTE ŞEKİLLENDİRİLECEĞİ STEP PROJESİ’Nİ TANITTI

0

Hatay’ın gelişimini destekleme ve bu anlamda marka bir değer oluşturulması yolunda paydaşların fikirleriyle ulusal ve uluslararası projeler üreten Hatay Büyükşehir Belediyesi(HBB), ‘Gençlerin Çevre Sorunlarına Toplumsal ve Politik Katılım Platformu’ (STEP) projesini düzenlenen konferansla Mustafa Kemal Üniversitesi(MKÜ) öğrencileriyle paylaştı.

25 Nisan Pazartesi günü MKÜ Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu’nda gerçekleşen tanıtıma, MKÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nazan Savaş, HBB Başkan Danışmanı Ömer Faruk Çelebi ve MKÜ Avrupa Öğrenci Topluluğu Danışmanı Koray Cengiz’in yanı sıra çok sayıda öğretim üyesi ve öğrenci katılım gösterdi.

HBB’DEN “GELİN BİRLİKTE KARAR VERELİM, ŞEHRİMİZİN MARKA DEĞERİNE KATKI SUNALIM” ÇAĞRISI

Çevresel konularda sağlıklı fikirler üretmek ve bu fikirleri kalıcı hale getirmek maksadıyla; İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerin katılımı, Türkiye’den ise sadece Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin iştirak ettiği STEP projesi hakkında tecrübe ve bilgilerini üniveristelilerle paylaşan Çelebi, “Hatay Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerimizin çevre sorunlarına ve toplumsal tüm sorunlara hassasiyetle eğilmelerini istiyoruz. Aynı zamanda gençlerimizin Hatay için üretecekleri projelere büyük önem veriyoruz. Proje, Türkiye ve dünyada bir ilk olarak anılıyor. Daha yeşil ve daha temiz bir ülke ve dünya olmak çok zor değil. Biz insana ve doğaya yatırım yapmanın insanlığa büyük katkılar sunacağını düşünüyoruz. Bu yüzden de diyoruz ki; ‘Gelin Birlikte Karar Verelim’ Şehrimizin marka değerine birlikte katkı sunalım” ifadeleriyle projenin özünü anlattı.

CENGİZ: GENÇLERİN FİKİRLERİNE ÖNEM VEREN HBB’YE TEŞEKKÜR EDİYORUM

Konferansın sonunda STEP projesi hakkındaki düşüncelerini paylaşan Cengiz, “Bugün bir kez daha anladım ki, Hatay Büyükşehir Belediyesi gençlerin fikirlerine büyük önem veriyor. Şehrin yöneticilerinin bu şehirde yaşayan gençlerle fikir alışverişinde bulunması çok değerli. Bu projenin yürütülmesinde emeği geçen herkese çok teşekkür ederim” diyerek bu projenin Hatay’ın geleceği açısından taşıdığı önemi vurguladı.

SAVAŞ: GENÇLERİMİZ YAPILAN ÇALIŞMALARIN TAKİBİNİ YAPMALI

Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin gençler için yaptıklarının anlamı olduğunu vurgulayan Nazan Savaş da, “Yapılan bu çalışmaların kalıcı hale gelmesi için gençlerimizin bunun en büyük takipçisi olması gerekir. STEP projesi bu kapsamda bir örnek teşkil ediyor ve gençlerimizin aldıkları kararların takibini hem şehir meclislerinde hem de Millet Meclisi’nde yapmaları gerekir ” ifadelerini kullandı.

Konferansın sonunda Avrupa Öğrenci Topluluğu Danışmanı Koray Cengiz tarafından katılımcılara katılım belgesi takdim edildi

BÖLGEDE BİR İLK DAHA

0

Nefes darlığı şikâyetiyle Özel İskenderun Gelişim Hastanesi’ne başvuran Kadriye Güvercin (64)’in göğüs boşluğunda olan kalın bağırsak, dalak ve pankreası, Genel Cerrah Op. Dr. Cavit Göktaş’ın gerçekleştirdiği başarılı operasyonla tekrar karın boşluğuna alındı.
Kadriye Güvercin’de, yetişkinlerde çok nadir rastlanan ‘Bochdalek Hernisi (Diyafram Fıtığı) görüldüğünü belirten Op. Dr. Cavit Göktaş, ameliyatı laparoskopik şekilde gerçekleştirerek, bölgede bir yeniliğe daha imza attı. Yıllardan bu yana birçok sağlık sorunu yaşayan ve hastalığına bir türlü çare bulunamadığını ifade eden Güvercin ise ameliyat sonrası yeniden doğduğunu ifade etti.
Gerçekleştirdikleri ameliyat hakkında bilgiler veren Op. Dr. Cavit Göktaş, “Yıllardır sol göğsünde sıkışma, nefes darlığı şikâyeti olan hastamızda, doğuştan beri fark edilmeyen Bochdalek Hernisi, çekilen röntgen ve batın thorax tomografisiyle saptandı. Hastamızdaki diafragma yırtığı, 8-10 cm genişliğinde; kalın bağırsak, dalak ve pankreas kuyruğu göğüs boşluğuna yerleşmişti. Hastaya genel anestezi altında laparoskopik diafragma onarımı yapıldı. Diafragma defekti ise greft ile onarılıp kapatıldı. Ayrıca Kadriye Hanım’a aynı seansta safra kesesi ameliyatı gerçekleştirdik. Hasta, ameliyattan üç gün sonra ise şifa ile taburcu edildi. Göğüs ağrısı, nefes darlığı kayboldu. Şuan hastamız mutlu bir şekilde hayatına devam etmektedir” açıklamasında bulundu.
“Bochdalek, hayatı tehdit eder ve nadir görülür”
Bochdalek fıtık diyaframının doğumsal bir kusur olduğunu ve yetişkinlerde beş binde bir görüldüğünü ifade eden Genel Cerrah Op. Dr. Cavit Göktaş, “Bochdalek Hernisi, doğumsal gelişmektedir. Bu tip fıtıklarda, genellikle diyaframın gelişiminde, bir hata sonucu posterolateralinde bir açıklık oluşmaktadır. Hayatı tehdit eden bir durum olan Bochdalek Fıtığı, ameliyatla düzeltilir. Fakat nadir olarak yetişkinlerde nefes darlığı sorunu ile ortaya çıkabilmektedir. Büyük hernilerde komplikasyon gelişme riski de yüksek olduğundan, hastaya acilen cerrahi operasyon planlanmakta ve ameliyat hastaya büyük rahatlık sağlamaktadır” açıklamasında bulundu.

“Yeniden doğmuş gibiyim”
Ameliyat sonrası sıkıntılarından kurtulduğunu anlatan Kadriye Güvercin ise, “Son birkaç yıldır, inanılmaz ağrı ve yutma güçlüğü yaşıyordum. Bu sıkıntılarım nedeniyle birçok merkeze ve doktora başvurmama rağmen, hiçbir sonuç alamamıştım. Son çare Dr. Cavit Bey’e tanıdıklarım vasıtasıyla geldim. Doktorum bana, tetkikler sonrası yetişkinlerde çok nadir görülen bir hastalık olduğunu belirtince şaşırmıştım. Ameliyat olmam gerektiği söylendi ve bende kabul ettim. Şuan kendimi çok iyi hissediyorum. Beni ağrılarımdan kurtaran doktorum Cavit Bey’e çok teşekkür ediyorum” dedi.

ASİ HEYKELİ, 8 MİLYON ZİYARETÇİYİ SAMİMİYETLE KARŞILAYACAK

0

FIFA Dünya Kupası ve Olimpiyat Oyunlarından sonra dünyada ekonomik ve kültürel etki yaratan üçüncü en büyük organizasyon olma özelliği taşıyan ve bu yıl Antalya’da ‘Çiçek ve Çocuk’ temasıyla gerçekleştirilen EXPO 2016 Fuarı’na Hatay’ın ruhunu yansıtan projelerle katılan Hatay Büyükşehir Belediyesi(HBB), fuardaki sergi alanında ortaya koyduğu farklılıkla ilgi odağı olmayı sürdürüyor.
Hatay Meslek Edindirme Kursları(HATMEK) eğitimcilerinin ve kursiyerlerinin emekleriyle tasarlanan Hatay’ın simgesi ‘ASİ’ heykeli, dünyanın her yerinden fuara katılan misafirlere Hatay’ın sıcak yüzünü yansıtacak.
İki haftalık süre zarfında hazırlanan 155 cm boyundaki Asi Heykeli, Hataylı çocukların sevecenliğini, sıcakkanlılığını ve enerjisini yansıtarak 8 milyon ziyaretçinin hedeflendiği mega fuarda, katılımcılara canı gönülden bir “Merhaba” diyecek.

Erzin’in % 80’i Osmaniye’ye Bağlanmayı İstiyor

0

 

Radyo 80 Özel yayınına konuk olan Erzin Osmaniye’ye Bağlanmalı Platformu Başkanı Av. Ökkeş Elmasoğlu, Erzin halkının yüzde 80’inin Osmaniye’ye bağlanmayı istediğini söyledi.
Erzin’in Osmaniye’ye bağlanma talebinin temel nedeninin yakınlık, kültürel ve sosyal birliktelik olduğunu belirten Erzin Osmaniye’ye Bağlanmalı Platformu Başkanı Av. Ökkeş Elmasoğlu, “Osmaniye’ye 19 km, Hatay’a ise 110 km uzaklıktayız. Osmaniye’ye 10-15 dakikada ulaşırken Antakya’ya ulaşmamız 1,5 saati buluyor. Arabası olmayan bir vatandaşın Antakya’ya ulaşması ancak iki araba ile mümkün olabiliyor. Yakınlığı basite indirgememek gerekiyor. Hatay’la bizim hiçbir problemimiz yok. Uzaklık önemli bir sorun dolayısıyla bizim için yakınlık büyük önem taşıyor. Tarihten gelen sosyal, kültürel ve ekonomik yönlere bakıldığında Erzin ile Osmaniye’nin birleşmiş olduğu görülecektir. Erzin’in Osmaniye’ye bağlanması sadece kâğıt üzerinde resmiyet bir birliktelik sağlayacak. Biz zaten birleşmişiz. Bir ilçenin bir ile bağlanmasının başka nedenlerini aramaya gerek yok. 1996 yılında Osmaniye’nin il olma sürecinde de Erzin’in Osmaniye bağlanması gündeme gelmişti. Meclis alt komisyonundan Erzin’in Osmaniye’ye bağlanması geçmişti. Daha sonra genel kurul gündeminden çıkartılmıştı. Şuan şartların çok daha farklı olduğunu düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

Erzin’in Osmaniye’ye bağlanması için kanuni bir değişiklikle ihtiyaç olduğunu ifade eden Elmasoğlu, “1939 yılında Hatay’da yapılan referandumdan dolayı Erzin’in Osmaniye’ye bağlanamayacağı yaklaşımının bir şehir efsanesi olduğunu düşünüyoruz. Önümüzde şu engel var diye ortaya koyabilen bir şeyle karşılaşmadık. Devletin bir politikası olduğunu düşünseniz yetkililer bizi arardı ve ‘Ne yapıyorsunuz?’ diye sorarlardı. Bizi bu konuda uyaran, telkinde bulunan olmadı. Hatay bağımsız devlet olana kadar Erzin, Payas ve Dörtyol, Cebelibereket sınırları içerisindeydi. Dolayısıyla bizim Hatay sorunu diye ifade ettiğimiz hususun içinde Erzin yok. Bunu halka iyi anlatmak gerektiğini düşünüyoruz.” diye ifade etti.

Erzin’de yıllardır dillendirilmeyen Osmaniye’ye bağlanma talebinin son bir yıldır yüksek sesle ifade edilmeye başlandığını söyleyen Ökkeş Elmasoğlu, “Geçen yıl düzenlediğimiz imza kampanyasına üç ay içinde 10 bin kişi destek verdi. 40 bin nüfusu 24 bin seçmeni olan bir ilçede 18 yaş üstü 10 bin kişinin Osmaniye’ye bağlanma talebine imza atması, halkın bu konuya ne kadar istekli olduğunun önemli bir göstergesidir. Erzin belediye meclisinden Osmaniye’ye bağlanma ile ilgili meclis kararı var. İlçemizdeki oda ve sivil toplum kuruluşlarının tam desteği var. Hatay’ın Büyükşehir olmasından dolayı köyden mahalleye dönüşen 20 yerleşim yerinden 18 muhtarımızın da Osmaniye’ye bağlanma isteği var. Erzin’de Osmaniye’ye bağlanma talebi ile ilgili büyük bir konsensüsün olduğu bir dönemde bunu iyi değerlendirmeliyiz. Erzin halkının % 80’i Osmaniye’ye bağlanmayı istiyor. Bu fırsatı Erzin ve Osmaniye bir daha bulamayabilir. Sonraki şartların ne getireceğini hiç birimiz bilemeyiz. Bunun için bir an önce yasal prosedürün işletilmesi gerekiyor” dedi.

23 Nisan, Cumhuriyet’in temelinin atıldığı tarihtir!

0

 

 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin resmi tatil günlerinden ve ulusal bayramlarından biridir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilmiştir.

Atatürk, şehitlerin çocuklarını korumak ve mutlu etmek düşüncesi ile 23 Nisan’ı ‘Ulusal Egemenlik Bayramı’ ilan ederek, dünya tarihinde çocuklara bayram armağan eden ilk lider olmuştur.

 

BİRİNCİ MECLİS’İN AÇILIŞI VE BAĞIMSIZLIK

 

23 Nisan’ın Türkiye’de ulusal bayram olarak kabul edilmesinin nedeni, 1920’de o gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmış olmasıdır. Çünkü 10 Mart 1920’de Anadolu’da gelişen Kuvayı Milliye’den endişeye kapılan ihtilaf devletleri, Londra’da “Türkiye’de azınlıklara kötü muamele yapılıyor” gerekçesiyle İstanbul’un işgaline karar vermiştir. 16 Mart 1920’de İstanbul resmen işgal edilmiş, basına sansür getirilmiş, bütün devlet dairelerine el konulmuş ve vatanseverler tutuklanmaya başlanmıştır.

Bunun üzerine, Anadolu’da halk direnişini örgütleyen ve başlatan Mustafa Kemal Paşa Ankara’da İslam âlemine beyanname yayınlayarak, işgalin bütün Müslümanların istiklaline tehdit olduğunu bildirmiştir. 18 Mart 1920’de İngiliz işgalini protesto eden Mebusan Meclisi kendisini tatile sokmuş ve Osmanlı Meclisi fiilen kapanmıştır.

19 Mart 1920’de Ankara’da Heyet-i Temsiliye Reisi Mustafa Kemal Paşa, bütün vilayetlere ve Müdafaayı Hukuk Cemiyetlerine genelge yayınlayarak; Ankara’da olağanüstü yetkilere sahip bir Meclis’in, milletin işlerini yönetmek ve denetlemek üzere toplanmasını sağlamıştır. Mustafa Kemal Paşa’nın 21 Nisan’daki genelgesiyle de meclisin açılacağı tarih duyurulmuş ve milletvekillerinin Ankara’ya gelmesi istenmiştir. Milletvekillerinin belirlenişi ve Ankara’ya gelişi çok kısa bir zamanda gerçekleşmiştir.

23 Nisan 1920’de meclis, Mustafa Kemal Paşa’nın tercihiyle Cuma günü ve o zamana kadar Osmanlı meclislerinde görülmemiş bir İslami törenle açılmıştır. Hep birlikte Hacı Bayram’da Cuma namazı kılınmış, tekbirlerle Meclis binasına kadar gelinmiştir. Tarık Zafer Tunaya’nın belirttiği gibi Meclis’te inkılâpçılar, Osmanlı reformistleri, sarıklı hocalar, mahalli kıyafetleriyle Kürt beyleri ve Bolşevizm’e sempati duyan solcular vardır.

O günkü ilk toplantıya İstanbul’dan gelebilenler ve 19 Mart tarihli genelge ile olağanüstü yetkilerle seçilmiş olanlardan ancak 120 milletvekili katılabilmiştir. Ankara’ya gelen Osmanlı Mebusları artık Büyük Millet Meclisi’nin üyeleridir.

O gün Meclis, saat 13:45’te en yaşlı üye Emekli Milli Eğitim Müdürü Sinop Mebusu Şerif (Akvan) Bey’in konuşması ile açılmıştır. Şerif Bey’den sonra söz alan Mustafa Kemal Paşa, Meclis’in hangi üyelerden kurulu olacağını açıklamıştır. Seçim tutanakları inceleme komisyonunun (Encümen) seçimi yapılarak ertesi gün toplanmak üzere oturuma son verilmiştir.

24 Nisan günü Temsil Heyeti Başkanı ve Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Paşa’nın Mondros Ateşkesi’nden Meclis’in açılışına kadar geçen dönemin olaylarını içeren açıklayıcı konuşmasından ve Antalya Milletvekili Hamdullah Suphi’nin (Tanrıöver) coşkulu söyleminden sonra yasama çalışmalarına ve hükümetin kurulması görüşmelerine başlanmıştır.

Mustafa Kemal’in Meclis Genel Kurulu’na sunduğu önergenin sonundaki ekle bir yandan padişah yanlıları tatmin edilmiş gibi görünmekle birlikte gerçekte padişahın ve padişahlığın tamamen Millet Milcisi irade ve emrine tabi olacağı kesinlikle açıklanmıştır. Meclis bu öneriyi onaylamakla ‘Kurucu Meclis’ karakteri almış ve ulusal egemenliğin üstünlüğüne ve ‘kuvvetler birliği’ esasına dayalı yeni ‘Türk Devleti’ kurulmuştur. Görüşmeler sonunda önerge çoğunlukla onaylanarak Meclis Başkanlığı seçimi yapılmıştır.  Mustafa Kemal Paşa, 110 oyla Meclis Başkanlığı’na seçilmiştir.

Kurucu Meclis’in tek amacı bağımsızlığı sağlamak ve başkenti esirlik ve baskı altında bulunduran devletleri, İstanbul Meclisi’nce saptanan ‘Misak-ı Milli’ uyarınca bağımsızlığımıza saygılı kılmaktır! 23 Nisan, Türk Milleti’nin kendi geleceğini belirlediği, egemenliğin millet iradesine bırakıldığı ve milletin bağımsızlığını tüm dünyaya haykırdığı, Türk tarihinin önemli dönüm noktalarından birisidir.

Böylece egemenlik yani yönetme, padişahlıktan halka geçmiştir. İnsanlar kul olmaktan kurtulmuş, vatandaş olmanın ve kendi kendini yönetmenin bilincine varmıştır. Milli Mücadele geliştikçe de Cumhuriyet fikri güçlenmiş ve Cumhuriyet’i bu Meclis kurmuştur.

 

ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

 

23 Nisan, 1921’de çıkarılan 23 Nisan’ın Milli Bayram Addine Dair Kanun ile Türkiye’nin ilk ulusal bayramı olmuştur. İlk kez ortaya çıkan bu bayramda ne ulusal egemenlikten ne de çocuklardan söz edilmemiştir. Zaten daha o yıllarda Osmanlı saltanatı hala kanunen hüküm sürmektedir.

1 Kasım 1922’de Saltanatın kaldırılmasıyla “1 Kasım Hâkimiyet-i Milliye Bayramı” olarak kutlanmış ve bu durum 1 Kasım’ın uzun vadede bayram olarak unutulmasına sebep olmuştur.

1935’te bayramlar ve tatil günleriyle ilgili kanun değiştirilmiş ve 23 Nisan Milli Bayramı’nın adı “Milli Hâkimiyet Bayramı” haline getirilmiştir. Böylece ‘1 Kasım Hâkimiyet-i Milliye Bayramı’ ile ‘23 Nisan Milli Bayramı’ birleştirilmiştir.

1927’de ilk kez kutlanan Çocuk Bayramı, başta kaynak oluşturma olmak üzere, çocuklara neşeli bir gün geçirtmek amacı ile kutlanmıştır.  23 Nisan 1927’deki ilk bayram Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa himayesinde gerçekleştirilmiştir. Etkinlikler için, M. Kemal Paşa arabalarından birini çocuklara tahsis etmiş ve Cumhurbaşkanlığı Balosu’nun konser vermesini sağlamıştır. O yıl Himaye-i Eftal Cemiyeti’nin (günümüz Çocuk Esirgeme Kurumu’nun) Ankara’daki binalarından birine ‘Çocuk Sarayı’ adı verilmiş ve burada düzenlenen çocuk balosuna İsmet İnönü’nün çocukları da katılmıştır.

Daha sonraları 1970’li yıllara kadar ulusal boyutta ünlenen ve katılımı artırarak ilerleyen 23 Nisan Çocuk Bayramı kutlamalarına 1975’te Türkiye Radyo Televizyon Kurumu da katılmış ve bir hafta çocuk programları yayımlanmıştır.

1978’de Meclis Başkanlığı’nın izniyle Meclis’teki törenlere çocukların da katılımı sağlanmıştır. 1979’da bu uygulama Ankara ilkokullarından gelen çocuklarla düzenli olarak başlatılmıştır. 1980’de de bütün illerden gelen çocuklarla ‘Çocuk Parlamentosu’ oluşturulmuştur.

1979 yılının UNESCO tarafından ‘Dünya Çocuk Yılı’ olarak duyurulması üzerine, TRT tarafından dünyanın bütün çocuklarını kucaklamayı amaçlayan bir proje hazırlanmış ve 1979 yılından itibaren ‘TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği’ adıyla uygulamaya konmuştur.

Bayramın en son şeklini alışı ise 1981’de gerçekleşmiştir. 12 Eylül 1980’de gerçekleştirilen askeri darbe döneminde Milli Güvenlik Konseyi bayramlar ve tatillerle ilgili kanunda yaptığı değişiklikle o güne kadar kanunen adı konmamış bir şekilde kutlanan bayrama ‘23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ adını vermiştir.

 

ÇOCUKLAR GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR!

 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, dünya üzerinde benzeri bulunmayan bir anlayışla iki farklı ve önemli unsuru bir arada taşıyan milli bayramımızdır. Büyük Millet Meclisi’nin açılması ulusal egemenlik ve millet iradesinin teminatı olurken, kurulacak Türkiye Cumhuriyeti’nin de müjdeleyicisi olmuştur. Büyük önder Atatürk, böyle bir günü çocuklara armağan edip dünyada eşi benzeri olmayan bir bayrama çevirerek yurdun temeli ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza duyduğu güveni ifade etmiştir.

Çocuklarımıza aklın ve bilimin yol göstericiliğinde özgür ve yaratıcı bireyler olabilmeleri için gereken eğitim olanaklarını sağlamak çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel görevlerinden birisi olmuştur. Bugünün çocuklara armağan edilmesindeki temel neden de büyük önder Atatürk’ün gelecek nesillere duyduğu güven ve inançtan ibarettir.

23 Nisan bir kere daha hepimize kutlu olsun!

 

 ERTEM’DEN HÜKÜMETE TEPKİ

0

CHP Hatay Milletvekili Birol Ertem, partisinin Kilis il merkezinde düzenlediği basın toplantısında, bu kentin roketlerin hedefi olmasının yüreklerini sızlattığını söyledi.

Kilis Güne Gergin Uyandı, Halk Endişe İçinde (4)
Chp’li ERTEM’DEN HÜKÜMETE TEPKİ

CHP Hatay Milletvekili Birol Ertem, partisinin Kilis il merkezinde düzenlediği basın toplantısında, bu kentin roketlerin hedefi olmasının yüreklerini sızlattığını söyledi. Her an her yere roket düşebileceğini belirten Ertem şöyle dedi:

“Yıllardır roketlerin geldiği bu yeri kim büyüttü, besledi? Kim büyüttü besledi bu IŞİD’i? Bunlara her türlü destek verildi, askeri eğitim verildi, silah ve mühimmat yardım yapıldı. Reyhanlı’nın Bükülmez Köyü’nden yüzlerce TIR silah yardımı yaptılar IŞİD’e. Kendileri büyüttüler, kendileri beslediler, ‘yaramaz çocuklarımız’ dediler ondan sonra. Bir terör örgütüdür dahi diyemedi Cumhurbaşkanı. Ne oldu gönderdiğimiz silahlar şu anda bizlere döndü. Yazık yüreğimiz sızlıyor. Kilis’te vatandaşlarımızın bu duruma düşmesi yüreğimizi sızlatıyor.”

BİR ÇOK İŞYERİ KAPALI

Suriye’den atılan roketatar mermilerinin hedefi olan Kilis’te halk diken üstünde. Yine mermi düşebileceği korkusuyla bir çok kişinin sokağa çıkmadığı kentte, bir çok esnaf da işyerini açmadı.

Kepenk kapatan esnaf, soruna bir an önce çözüm bulunmasını istedi.

En Çok İzlenen Videolar
Taksiciler Hasılatı Şehit Aileleri ve Gazilere Bağışladı brand logo

Erdemir Yine Başarılı Sonuçlara İmza Atıyor!

0

 

Küresel çelik sektöründeki zorlu koşullara rağmen 2015 yılını üretim ve satış rekorlarıyla geride bırakan Erdemir Grubu, 2016 yılının ilk çeyreğinde de başarılı performansını sürdürdü. Aktif büyüklüğü 6,4 milyar USD olan ve Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin üreticileri içinde 3. büyük demir-çelik üreticisi unvanına sahip Erdemir Grubu, 2016 yılının ilk çeyreğini 124 milyon dolarlık FAVÖK (Faiz Amortisman ve Vergi Öncesi Kar) rakamıyla kapattı. Yurtiçi ve ihracat olmak üzere toplam satış miktarını bir önceki yıla göre % 15 yükselten Erdemir Grubu, toplam nihai ürün üretimini ise % 7 arttırdı. 2015 yılı sonunda 40’tan fazla farklı ülkeye ulaşan ihracatı ve yurt dışında açtığı ofisleriyle de “dünya klasında bir şirket” olma hedefine adım adım ilerleyen Erdemir Grubu, 2016 yılında 461 milyon dolarlık yeni yatırım yapacak.

Yılın ilk üç ayında Türkiye iç piyasasında tüketim artışı nedeniyle ithalat baskısı sürerken, Erdemir Grubu ilk çeyrek sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. 2016 yılının ilk çeyreğinde sıvı çelik üretimini geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre % 13 artıran Erdemir Grubu, toplam nihai ürün üretimini ise aynı döneme göre kıyasla % 7 arttırdı. 2016 yılının ilk çeyreğini 124 milyon dolarlık FAVÖK’le (Faiz Amortisman ve Vergi Öncesi Kar) tamamlayan Erdemir Grubu, 875 milyon dolar) net satış geliri elde etti. Erdemir Grubu, yassı ve uzun mamul satışlarında da geçen yılın aynı dönemine göre daha yüksek bir performans gösterdi.

Erdemir Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Pandır, küresel çelik sektöründe ham çelik üretimindeki azalma eğiliminin sürdüğünü, ancak Türkiye çelik sektöründe yılın ilk üç aylık döneminde az da olsa üretim artışı gerçekleştiğini söyledi. Türkiye çelik tüketimindeki artışın devam ettiğini belirten Pandır;  “Tüketimdeki artış nedeniyle ithalat miktarı da yüksek seyrini koruyor. İhracattaki sınırlı iyileşmeye rağmen, ihracatın ithalatı karşılama oranı düşüyor ve ülkemizin net çelik ithalatçısı konumu pekişiyor. Türkiye’de yılın ilk 2 ayında önceki yılın aynı dönemine göre yassı ürün ithalatı % 22 arttı” dedi.

Küresel çelik sektöründe yılın ilk üç ayında bazı olumlu gelişmelerin de yaşandığını ifade eden Ali Pandır, Çin yerel piyasasındaki iyileşmenin, 2015 yılına kıyasla özellikle fiyatlarda bazı değişimleri beraberinde getirdiğini söyledi. Yılın kalan dönemi içinse yurt içinde ve yurt dışında göstergelerin belirsizliğini koruduğunu vurgulayan Pandır, “Zorlu koşulların hakim olduğu 2015 yılında başlattığımız yatırım projelerimiz, 2016 yılında hız kazanarak sürüyor. Erdemir Grubu olarak hedeflerimiz doğrultusunda ilerliyoruz. Bununla birlikte ham çelik kapasite kullanım oranımızın dünya ortalamasının oldukça üzerinde seyretmesi global arenada mücadele eden bir Türk şirketi olarak bizi gururlandırıyor” açıklamasında bulundu.

2015 yılının ilk çeyreğinden farklı olarak Kuzey Amerika ülkelerine yılın bu döneminde hiç ihracat yapmamalarına karşın özellikle yassı ürün ihracatlarını yaklaşık 2 kat arttırdıklarına dikkat çeken Pandır, “Yılın ilk çeyreğinde yassı ürün ihracatında AB ülkelerinin payı % 67’ye yükseldi. Bununla birlikte Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine de yaptığımız yassı ürün ihracatı da yaklaşık 3 katına çıktı. ” dedi.

Erdemir Grubu Hakkında:

Erdemir Grubu’nun ana şirketi Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. Türkiye’nin ilk ve en büyük entegre yassı çelik üreticisidir. Grubun şirketleri; yassı ve uzun çelik üreten İsdemir, Sivas ve Malatya’da maden sahaları bulunan Erdemir Maden, Romanya’da silisli çelik üreten Erdemir Romanya, Grup şirketlerine mühendislik yönetimi hizmeti veren Erdemir Mühendislik ile sektörün ebatlanmış yassı çelik ihtiyacını karşılayan Erdemir Çelik Servis Merkezi’dir. Ayrıca Singapur’da “Erdemir Asia Pacific Pte. Ltd” adıyla Asya-Pasifik Bölgesi’ndeki faaliyetlerini yürüten bir ofisi daha bulunmaktadır. 2006 yılında OYAK bünyesine katılan Erdemir Grubu, toplam varlıkları açısından Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarından biridir.

Gökyüzü, yeryüzüne indi!

0

 

 

 

Arsuz Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen Astronomi Öğretmen Seminerleri(AÖS) serisinin Bölgesel Buluşmalarından biri olan AÖS-8 Arsuz Çalıştayı sertifika töreni ile son buldu.  Akdeniz Üniversitesi Kimya Eğitimi Anabilim Dalı tarafından düzenlenen, İstanbul Kültür Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi ve TÜBİTAK  Ulusal Gözlem Evi tarafından desteklenen ve 3 gün süren çalıştay kapsamında Arsuz’da ilk kez gerçekleştirilen ve oldukça yoğun ilgi gören gökyüzü gözlem şenliği ile ünlü akademisyenler ve gökbilimciler, 7’den 77’ye her yaştan vatandaşa gökyüzü, astronomi, güneş, yıldız ve gezegenler hakkında bilgiler verdi. Teleskoplar ve gözlem aletleriyle milyonlarca kilometre uzaktaki yıldız, güneş ve gezegenlerin gözlemlendiği şenlikte, teleskoplar önünde uzun kuyruklar oluştu.  Ayaklı teleskopa boyu yetmeyen minikler ise gökbilimciler tarafından taşınarak yada tabure yardımıyla yıldızları ve güneşi gördü.

 

Güneşin ömrü 10 milyar yıl

Öğlen güneşin, akşam da yıldızların izlendiği Gökyüzü Gözlem Şenliği’nde kurulan dev projeksiyon ile halka buluşan Ankara Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Ethem Derman 7’den 77’ye Astronomi konulu seminerde herkesi kendine hayran bıraktı. Lazer ışığıyla yıldızları tek tek anlatan Derman, gökyüzünden çekilen fotoğrafları da halkla paylaştı.

Lazer ışığı ve projeksiyon desteğiyle takım yıldızlarını isimlerini aldıkları şekillerle anlatan Prof. Dr. Ethem Derman,  “Büyük ayı cezveye benzer. Işık kirliliğinin yoğun olduğu İstanbul’da bile bu yıldızı  gözle görmek mümkün.  Büyük  ayıdan hareketle kutup yıldızını izleyelim. Mitolojiye baktığınız zaman her takım yıldızının bir öyküsü vardır. Gökyüzünde, 88 takım yıldızı var. Bunların içinde 13 tanesi özeldir. Bunlara da burç diyoruz. Burç, güneşin bir yıl boyunca üzerinde dolaştığı takım yıldızıdır. Güneş, hiç bir takım yıldızında 30 gün kalmaz. Kiminde 45 gün, kiminde 28 gün, kiminde ise 25 gün kalır. Gökyüzünde gördüğümüz tüm yıldızlar ve güneş Samanyolu Galaksisi’nin üyeleridir. Satürn’ün 60’tan fazla uydusu vardır ve atmosferi olan tek uydudur. Yıldızlar da doğarlar, yaşarlar ve ölürler. Güneşin ömrü 10 milyar yıldır. 4 buçuk milyar  yıl yaşadı, 5 buçuk milyar yıl daha yaşayacak.  Evren ise 13.8 milyar yıl önce oluşmuş. Evren oluştuğunda sadece Hidrojen ve Helyum elementleri vardı. Daha sonra yıldızların çekirdeğindeki nükleer tepkimelerle diğer elementler de oluştu. Dünyamız ise 4,5 milyar yıl önce oluştu. Bir insanın toplam ağırlığının yüzde 90’ı da yıldız tozlarından oluşmuştur” dedi. Prof. Dr. Derman, halka uzlaşmacı olmayı, arkadaş olmayı, insanı sevmeyi tavsiye ettikten sonra, vatandaşların astronomi ve evren ile ilgili merak ettikleri soruları yanıtladı.

 

Astronominin aksaçlılarına plaket

AÖS-8 Arsuz Çalıştayı’nın son gününde ise gerçekleşen sertifika töreninde oldukça renkli görüntüler oluştu. Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Kimya Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Memduh Sami Taner’in ‘Astronominin aksaçlıları’ diyerek sahneye davet ettiği Ankara Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Ethem Derman, TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi kurucularından Ege Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynel Tunca, İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Dursun Koçer, İstanbul Kültür Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Aslan’a çalıştaya katılımlarından dolayı teşekkür belgelerini Arsuz Belediye Başkanvekili Hasan Eker ile Belediye Başkan Yardımcıları Sedat Deveci ve Ali Yavuz takdim etti.  Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Kimya Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Memduh Sami Taner de astronominin duayen hocaların ardından, Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha adına başkanvekili Hasan Eker’e, başkan yardımcıları Sedat Deveci ve Ali Yavuz’a katkıları ve verdikleri destekten dolayı teşekkür belgesi takdim etti.

 

Beklentinin üzerinde katılım

AÖS-8 Arsuz Çalıştayı’na ev sahipliği yapmaktan ve duayen akademisyenleri Arsuz’da ağırlamaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Arsuz Belediye Başkanvekili Hasan Eker, böyle bir çalıştay için Arsuz’u seçen ve emeği geçen herkese teşekkür etti.

Astronomi Öğretmen Semineri’nin başarıyla tamamlandığına inandığını söyleyen Arsuz Belediye Başkan Yardımcısı Ali Yavuz da, beklentinin üzerindeki katılımdan memnuniyet duyduklarını belirterek, çalıştaya büyük katkı sunan Ankara Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Ethem Derman’a çiçek takdim etti. AÖS-8 Arsuz Çalıştayı’na katılan tüm öğretmenlere katılım belgelerinin verilmesini ardından, çalıştay toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

Çankaya Belediyesi, Defne İlçesi ile Kardeş Kent

0

 
Ankara’nın Çankaya ilçesi ile Hatay’ın Defne ilçesi arasında Kardeş Kent Protokolü imzalandı.

Çankaya Belediye Başkanlığı’nda gerçekleştirilen imza töreninde bir araya gelen Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen ve Defne Belediye Başkanı Dr. İbrahim Yaman; dayanışma, özgürlük, demokrasi, farklılıklara saygı konularına da vurgu yapılan Kardeş Şehir Protokolünü imzaladı. Kendileri açısından Çankaya’nın önemine değinen Başkan Yaman, iki belediyenin zaten kardeş olduğunu, bunu imza altına almış olmaktan mutlu olduklarını belirterek hayırlı olmasını diledi.

Törene belediye meclis üyeleri ile birlikte katılan Alper Taşdelen de kentler ve kültürler arası kardeşlik ilişkisinin önemine vurgu yaparak, Medeniyetler Kenti Hatay’ın merkez ilçesi Defne ile Cumhuriyet’in Kalbi Çankaya’nın kardeşliğinin de protokol ile pekiştiğini söyledi.

İki belediye arasındaki kardeşlik ilişkisini resmileştiren protokol ile Çankaya ve Defne belediyeleri çevre, eğitim, kültür, sosyal politikalar- idari ve teknik kapasitelerin geliştirilmesinden, turizm ve ticaretin geliştirilmesine dek pek çok alanda işbirliği ve deneyim paylaşımı yapma imkanı bulacak.

Vali Havrada Musevilerin Hamursuz Bayramını kutladı

0

 
Hatay Valisi Ercan Topaca ve eşi Zehra Topaca, Hamursuz Bayramı dolayısıyla kentteki havrayı ziyaret ederek Musevi vatandaşların bayramını kutladı.

Vali Topaca, ziyarette yaptığı konuşmada Hatay’ın farklı dil, din ve mezhepten insanların yüzyıllardır bir arada ve kardeşçe yaşadığı müstesna bir şehir olduğunu belirtti.

Kentte herkesin kendi inanç sisteminin gereklerini rahatlıkla yerine getirdiğini ve kimsenin de bunu yadırgamadığını ifade eden Topaca, “Biz, burada varlığını sürdüren tüm semavi dinlerin özel günlerinde hep bir aradayız ve bu coşkuyu hep birlikte kutlarız. İşte bizi ayakta tutacak olan da bu hoşgörü bilincidir. İnşallah Hatay’daki ve ülkemizdeki bu barış, kardeşlik, hoşgörü iklimi daim olur. Ortak kültürümüzün ürünleri olan bayramlarımızın bizlere hayırlar getirmesini diliyorum.” dedi.

Hatay Musevi Cemaati Başkanı Şaul Cenudioğlu da Hamursuz Bayramı’nın, İbrani Kavminin Mısır’da Musa Peygamber önderliğinde Firavun’un zulmünden, esaretten özgürlüğe kaçışı sırasında unu suyla yoğurup yemeleri anısına kutlandığını anlattı ve misafirlerine mayasız ekmek ikram etti.

Vali Topaca’nın havra ziyaretine Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Serdar Güven, Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Kaya, İl Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ, İl Jandarma Komutan Vekili Jandarma Albay Gazi Demir ve İl Müftüsü Hamdi Kavillioğlu da eşlik etti.