Pazartesi, Mart 23, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 46

Hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadım

0
MEŞURE MİNE SAHİLOĞULLARI AÇIKLAMA YAPTI (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA) Hatay'ın Samandağ ilçesinde tekneyle Akdeniz'e açılan ve 12 gün sonra cenazesi bulunan balıkçı Refik Sahiloğulları'nın ölüm nedeni otopsinin ardından belli olacak. 31 yıllık eşine en son 'güle güle' sözleriyle veda eden Meşure Mine Sahiloğulları, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadığını söyledi.

Samandağ ilçesinde tekneyle Akdeniz’e açılan ve 12 gün sonra cenazesi bulunan balıkçı Refik Sahiloğulları’nın ölüm nedeni otopsinin ardından belli olacak. 31 yıllık eşine en son ‘güle güle’ sözleriyle veda eden Meşure Mine Sahiloğulları, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadığını söyledi.

MEŞURE MİNE SAHİLOĞULLARI AÇIKLAMA YAPTI (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Hatay’ın Samandağ ilçesinde tekneyle Akdeniz’e açılan ve 12 gün sonra cenazesi bulunan balıkçı Refik Sahiloğulları’nın ölüm nedeni otopsinin ardından belli olacak. 31 yıllık eşine en son ‘güle güle’ sözleriyle veda eden Meşure Mine Sahiloğulları, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadığını söyledi.

Samandağ ilçesinde yaşayan balıkçı Refik Sahiloğulları (57), 2 Aralık’ta sabah saatlerinde balık avlamak için Kapısuyu Mahallesi Çevlik sahilinden teknesiyle denize açılmıştı. Sahiloğulları’na ait tekne, başka bir balıkçı tarafından boş halde olduğunu görünce, durumu Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bildirdi. Kendisinden bir daha haber alınamayan balıkçıyı bulmak için AFAD ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri çalışma başlatmıştı. Ekiplerin 12 gün süren arama çalışmaları sonuç vermezken, kayıp balıkçının cansız bedeni Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne kentinin Karşıyaka bölgesinde karaya vurmuş halde bulunmuştu. Kimlik tespiti yapılan ve ailesine bilgi verilen Sahiloğulları’nın cenazesi, Samandağ ilçesi Çiğdede Mahallesi Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Akdeniz’den teknesiyle açılan balıkçı Sahiloğulları’nın ölüm nedeni yapılan otopsi sonucunun ardından kesinleşecek. 31 yıllık eşine en son ‘Güle güle’ sözleriyle veda eden Mine Sahiloğulları, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadığını söyleyerek yaşananları anlattı.

“Acımız çok büyük, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadık”

31 yıllık eşine son sözleri ‘güle güle’ olan acılı eş Meşure Mine Sahiloğulları, “Refik Sahiloğulları benim eşim olur. Eşim normal gün gibi denize gideceğim diye evden çıktı. Sabah 06.45’te aralık sabahı eşim, ‘Mine ben gidiyorum’ dedi ve ben de ona ‘güle güle’ dedim. 2 Aralık akşam saat 18.00’da Sahil Güvenlik beni aradı. Eşiniz kayıp, teknede değil dediler. Eşim 12 gün boyunca kayıptı. Eşim 14 Aralık’ta Kıbrıs’ın Karşıyaka kıyısında bulundu. Kıbrıs’ta baba ve oğul balık avlamaya gittikleri esnada gördüler. Onlar askerlere, askerler de polislere haber verdiler. Eşimin cenazesini Türkiye’ye gönderdiler. Eşimin cenazesini herhangi bir şey veya parçalanma olmadı. Kıbrıs’ta bulunduğu bölgedeki insanlar eşimin bulunduğu bölgede tek parça halinde olduğunu söylediler, maalesef çok acı yaşadık. 31 yıllık eşimdi ve 32’nci yılımıza geçmiştik ama çok kısa sürdü. Acımız çok büyük, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadık. İki kızım ve bir oğlum olmak üzere 3 çocuğum var. Eşim iyi bir insandı ve her zaman iyiydi. Ailesiyle ilgili, çocuklarına ve eşine düşkünlüğü, kendi halinde merhametli ve çok iyi niyetli bir insandı. Altın kalpli bir insandı. Bizim için çok büyük bir kayıp ve şu an zaten artık konuşacak halde değilim. Ölüm nedeni belli değil, otopsi sonucu daha henüz çıkmadı. Bize biraz uzun sürer dediler. Yurt dışı olduğu için ondan dolayı. Acımız çok büyük ve Allah hiç kimseye yaşatmasın. Hiç kimse bu acıyı, ne kayıp, ne ölümü yaşamasın. Çok erken bir ölümdü, henüz daha 56 yaşındaydı” ifadelerini kullandı.

Zeytinyağı tenekelerinde uyuşturucu

0
UYUŞTURUCU HAPLAR ZEYTİNYAĞI TENEKELERİNDEN ÇIKTI (/HATAY-İHA) Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı.

HATAY (İHA) – Hatay’da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı.

 

 

UYUŞTURUCU HAPLAR ZEYTİNYAĞI TENEKELERİNDEN ÇIKTI (/HATAY-İHA)
Hatay’da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı.

İl Emniyet Müdürlüğü, Kırıkhan Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Kırıkhan ilçesinde bir araç durduruldu. Durdurulan araçta narko köpek eşliğinde yapılan aramada, zeytinyağı tenekeleri içerisinde gizlenmiş halde toplam 15 kilo 772 gram ağırlığında captagon hap bulundu.
Olayla ilgili olarak K.K. ve A.K. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

324 km hıza ulaşan sürücüye işlem

0
HATAY'DA OTOBANDA ÖLÜMÜ HİÇE SAYARAK 324 KM HIZA ULAŞAN VE O ANLARI SOSYAL MEDYADA PAYLAŞAN SÜRÜCÜ JANDARMA EKİPLERİ TARAFINDAN YAKALANDI. SÜRÜCÜNÜN O ANLARINI 'GEREĞİ YAPILDI' NOTUYLA PAYLAŞAN İÇİŞLERİ BAKANI ALİ YERLİKAYA, SÜRÜCÜYE 166 BİN TL CEZAİ İŞLEM UYGULANDIĞINI AÇIKLADI. (FERİT SAVAŞ/HATAY-İHA) Hatay'da otobanda ölümü hiçe sayarak 324 km hıza ulaşan ve o anları sosyal medyada paylaşan sürücü jandarma ekipleri tarafından yakalandı. Sürücünün o anlarını 'Gereği Yapıldı' notuyla paylaşan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sürücüye cezai işlem uygulandığını açıkladı.

 

 

Hatay’da otobanda ölümü hiçe sayarak 324 km hıza ulaşan ve o anları sosyal medyada paylaşan sürücü jandarma ekipleri tarafından yakalandı. Sürücünün o anlarını ‘Gereği Yapıldı’ notuyla paylaşan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sürücüye cezai işlem uygulandığını açıkladı.

HATAY’DA OTOBANDA ÖLÜMÜ HİÇE SAYARAK 324 KM HIZA ULAŞAN VE O ANLARI SOSYAL MEDYADA PAYLAŞAN SÜRÜCÜ JANDARMA EKİPLERİ TARAFINDAN YAKALANDI. SÜRÜCÜNÜN O ANLARINI ‘GEREĞİ YAPILDI’ NOTUYLA PAYLAŞAN İÇİŞLERİ BAKANI ALİ YERLİKAYA, SÜRÜCÜYE 166 BİN TL CEZAİ İŞLEM UYGULANDIĞINI AÇIKLADI. (FERİT SAVAŞ/HATAY-İHA)
Hatay’da otobanda ölümü hiçe sayarak 324 km hıza ulaşan ve o anları sosyal medyada paylaşan sürücü jandarma ekipleri tarafından yakalandı. Sürücünün o anlarını ‘Gereği Yapıldı’ notuyla paylaşan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sürücüye cezai işlem uygulandığını açıkladı.

Erzin ilçesinde otoyolda motosikletle trafik güvenliğini hiçe sayarak akrobatik hareketler yapan, art arda şerit değiştiren n A.Ç. isimli motosiklet sürücüsü 324 km hıza ulaştığı anları sosyal medyada paylaştı. Görüntüler üzerine harekete geçen jandarma ekipleri şahsı tespit ederek gözaltına aldı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’da görüntüleri sosyal medya üzerinden ‘Gereği Yapıldı’ notuyla paylaştı.

 

Bakan Yerlikaya sosyal medya paylaşımında; “Motosiklet sürücüsü hakkında; TCK’nın 179/2 maddesinden adli işlem yapıldı. Ayrıca idari para cezası uygulandı. Yeni Trafik Kanunu Teklifine göre bu trafik kurallarını hiçe sayan sürücüye; makas atması nedeniyle, 90 bin? idari para cezası uygulayacağız, sürücü belgesini 60 gün süreyle geri alacağız, aracını 60 gün süreyle trafikten men edeceğiz. Akrobatik hareketler yapan sürücüye, 46 bin? idari para cezası uygulayacağız, sürücü belgesini 60 gün süreyle geri alacağız, araçlarını 60 gün süreyle trafikten men edeceğiz, geriye doğru 5 yıl içinde ikinci defa geri alınanların sürücü belgelerini iptal edeceğiz. Yerleşim yeri dışında mevcut hız sınırını 71 km/sa ve üzeri aşan sürücülere 30 bin TL idari para cezası uygulayacağız ve sürücü belgesi 90 gün süreyle geri alacağız. Trafik ihlalinin meydana geldiği otoyol güzergahında bu motosikletin hız sınırının 100 km olmasına rağmen motosiklet 324 km hız yapmaktadır. 324 km süratle giden bu sürücünün motosikleti, Yeni Trafik Kanunu Teklifinin kanunlaşmasıyla birlikte 120 gün trafikten men edilecek. Sürücünün ehliyeti de 150 gün geri alınacak. Tek bir amacımız var: Trafik kazalarında canlarımızı yitirmeyelim” ifadelerini kullandı.

Yayladağı’nda selin izleri siliniyor

0

 Yayladağı ilçesinde dün meydana gelen selin ardından ekipler temizlik çalışmalarına başladı.

İlçede dün aniden bastıran sağanak yağış, Kurtuluş Mahallesi’ndeki Yusuf Önal Camisi’nin bulunduğu cadde ve sokaklarda sele neden oldu. Kısa sürede yükselen sel suları nedeniyle göle dönen bölgede araçlarının içinde mahsur kalan bazı vatandaşlar, belediye ekipleri tarafından iş makineleriyle kurtarıldı. Çamaltı Mahallesi’nde ise sel nedeniyle tek katlı evleri su basarken, bazı noktalarda toprak kayması meydana geldi.

Yağışın etkisini yitirmesinin ardından belediye ekipleri temizlik çalışmalarına başladı. Yetkililer, mevsim şartları nedeniyle yaşanabilecek sağanak yağış, sel, su baskını, yıldırım, kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi muhtemel olumsuzluklara karşı vatandaşların tedbirli olmalarını istedi. İlçede meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı ekiplerin 7 gün 24 saat görev başında olduğu bildirildi. (

Bu acılar üzerine rant inşa edilemez

0

 

 

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Antakya’nın en eski yerleşimlerinden Affan Mahallesi’nde depremzedelerle bir araya gelerek rezerv alanla ilgili yasayı eleştirdi. Yasanın uygulamada mülkiyet hakkını ortadan kaldırdığını belirten Özdağ, “Bu topraklarda on binlerce yurttaşımızın kanı, canı ve acısı var. Bu acılar üzerine rant inşa edilemez” dedi.

 

 

Yasaya çıkarıldığı ilk günden itibaren karşı çıktıklarını vurgulayan Özdağ, “Bu yasanın tapuyu deldiğini, vatandaşın mülkiyet hakkına tecavüz eden bir uygulamaya zemin hazırladığını ifade ettik. Bazıları ‘iyi niyetle uygulanırsa sorun olmaz’ dedi. Oysa yasalar birilerinin iyi ya da kötü niyetine bırakılamaz. Yasalar objektif olmalı ve her koşulda vatandaşın hizmetinde olmalıdır” diye konuştu.

 

Yasanın uygulamada ciddi belirsizlikler yarattığını dile getiren Özdağ, “Belirli alanlar riskli alan ilan ediliyor, vatandaşa ‘buradan gidiyorsunuz’ deniliyor. Peki nereye? Yirmi kilometre öteye. Burada bırakılan arazi ne olacak, kimse bilmiyor. Riskli denilen alanlarda bugün inşaat izni verilmeye başlanmış durumda. Risk bir müteahhite verilince ortadan mı kalkıyor? Hayır, bu durum ranta dönüşüyor” ifadelerini kullandı.

 

“Depremzedelerin acısı üzerinden rant kabul edilemez”

Rezerv alan uygulamalarının, depremde yaşanan kayıpların telafisinden çok yeni bir rant alanı oluşturduğunu savunan Özdağ, “Bu depremde on binlerce yurttaşımızı kaybettik. Bu insanların kanı, canı bu topraklarda. Bu kan ve acı üzerine rant inşa etmek kabul edilemez. Allah’ın gücüne gider, olacak şey değil” dedi.

 

Mahalle sakinlerinden belirsizlik tepkisi

Affan Mahallesi Muhtarı Şefik Fatihoğlu, mahallede en büyük sorunun belirsizlik olduğunu belirterek, koruma amaçlı imar planının Kasım 2025’te onaylanmasına rağmen uygulamanın netleşmediğini, bu nedenle yıkılan evlerde ruhsat alınamadığını ve vatandaşların tasarrufta bulunamadığını söyledi. Fatihoğlu, riskli alan ilan edilen bölgelerde hasarsız veya az hasarlı yapıların yıkılıp yıkılmayacağına dair söylentilerin mahalle sakinlerini ciddi biçimde tedirgin ettiğini ifade etti.

 

Konut teslim edildi deniyor ama ben hala kiradayım”

Eski Affan Derneği Başkanı Kemal Arıbaş ise kendisine 20 kilometre uzaklıkta daha küçük bir konut verildiğini, anahtar teslimine rağmen evin eksik ve yaşanamaz durumda olduğunu anlattı. Arıbaş, anahtar verildiği gün kira yardımının kesildiğini belirterek, “Konut teslim edildi diye istatistiklere giriyoruz ama ben hala kiradayım ve konutumu kullanamıyorum. Mahallemizi terk etmek istemiyoruz” dedi.

 

“Babamı ihmal sonucu kaybettim”

Depremzede Hüda Doğan da babasını ihmal sonucu kaybettiğini belirterek, sit alanı gerekçesiyle evine basit onarım izni verilmemesinin bu kayıpta etkili olduğunu söyledi. Doğan, “Babamla anılarım bu mahallede. Beni bilmediğim bir yere, bilmediğim insanlarla yaşamaya zorlamayın. Biz dilenci değiliz. Her gün 6 Şubat’ı yaşıyoruz” diye konuştu.

 

Özdağ, Affan Mahallesi sakinlerinin yaşadığı sorunları Meclis gündemine taşıyacaklarını belirterek, Zafer Partisi’nin depremzedelerin ve rezerv alan uygulamaları nedeniyle mağdur edilen yurttaşların sesi olmaya devam edeceğini kaydetti.

Sağlık altyapısı yok barınma krizi var

0

 

 

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) tarafından hazırlanan “Şubat 2023 Depremleri 3. Yıl Değerlendirme Raporu”, depremin üçüncü yılında sağlık, barınma ve psikososyal iyilik hâlinin iyileşmediğini, aksine birçok alanda kronikleştiğini ortaya koydu. Raporda özellikle Hatay’da sağlık altyapısının yetersizliği, barınma krizinin sürmesi ve toplumsal travmanın derinleşmesi dikkat çekti.

Raporun kamuoyuyla paylaşıldığı süreçte konuşan Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Sevdar Yılmaz, depremin yalnızca binaları değil, kentin belleğini ve insan ilişkilerini de yıktığını vurguladı.

 

TTB-SES raporunda, deprem bölgesinde yaşayanların önemli bir bölümünün olayı geçmişte kalmış bir afet olarak değil, her gün yeniden yaşanan bir süreç olarak tanımladığı belirtilirken; Yılmaz da bu durumu şu sözlerle ifade etti:

 

 

 

Raporda, inşaat gürültüleri, altyapı sorunları ve yaşam koşullarındaki belirsizliklerin deprem anını sürekli tetiklediği, bunun da psikososyal iyilik hâlini olumsuz etkilediği vurgulandı.

 

 

Raporun en çarpıcı başlıklarından biri sağlık alanındaki eksiklikler oldu. Hatay’da depremde yıkılan veya ağır hasar alan hastanelere ait 1.200 yatak kapasitesinin hâlâ karşılanamadığı, çok sayıda Aile Sağlığı Merkezinin konteynerlerde hizmet verdiği belirtildi. Yaklaşık 60 bin kişinin birinci basamak sağlık hizmetine erişemediği kaydedildi.

 

 

 

Bu tabloya dikkat çeken Dr. Yılmaz, yanlış yer seçimiyle yapılan projelerin ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi:

 

“Hatay’ı sevdiniz, olmayacak yere devasa hastaneler yaptınız. Uyarılar dikkate alınmadı, depremde yıkıldı. Şifa dağıtması gereken hastaneler mezarlığa döndü.”

 

Raporda barınma sorununun yalnızca bir çatı meselesi olmadığı; aidiyet, güvenlik ve toplumsal bağlarla doğrudan ilişkili olduğu vurgulanırken, Yılmaz bu durumu şu sözlerle özetledi:

 

“Hataylılar 4 duvardan oluşan TOKİ evleri değil, yuva istiyor. Komşularını, mahallelerini istiyor.”

 

Raporda, konteyner yaşamının bağımlılık, şiddet ve suç risklerini artırdığı, toplu konut projelerinin ise mahalle dokusunu parçaladığına dikkat çekildi.

 

 

 

:Kadınlar, çocuklar ve gençler en kırılgan gruplar

Raporda, deprem sonrası dönemde kadınların artan bakım yükü ve güvencesiz emek nedeniyle daha fazla yıprandığı; çocuklar ve gençler açısından ise eğitimden kopma, umutsuzluk ve riskli davranışların arttığı vurgulandı.

TTB-SES raporu, kamusal süreçlerdeki belirsizlik ve adalet duygusunun zedelenmesinin toplumsal ruh sağlığını derinden etkilediğini ortaya koyarken, Dr. Yılmaz da adalet talebini net bir dille dile getirdi:

 

 

 

 

 

Çağatay üstçavuş toprağa verildi

0

– Kocaeli’nde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Deniz Hava Komutanlığı’nda görevli Astsubay Kıdemli Üstçavuş Çağatay Subatay, memleketi Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde toprağa verildi.

Kocaeli Kartepe Deniz Hava Komutanlığı yakınlarında dün yolun karşısına geçmek isterken TIR çarpan Astsubay Kıdemli Üstçavuş Çağatay Subatay, ağır yaralı olarak götürüldüğü hastanede yapılan tüm müdahaleye karşın kurtarılamadı. Evli 2 çocuk babası Subatay’ın cenazesi, memleketi Hatay’ın Reyhanlı ilçesine getirildi. Subatay’ın cenazesi, götürüldüğü Çatalhöyük Mahallesi Mezarlığı’nda düzenlenen törenle toprağa verildi

10 kaçak göçmen yakalandı

0

Hatay’da durdurulan 2 otomobilde 10 kaçak göçmen yakalandı. Göçmenleri yasa dışı yollarla ülkeye soktuğu iddiasıyla gözaltına alınan 2 şüpheli, tutuklandı.

Hatay Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Antakya Çevre Yolu Kuzeytepe Kavşağı ile Antakya–Reyhanlı Yolu’nda şüphe üzerine 2 aracı durdurdu. Araçlarda yapılan kontrollerde, Türkiye’de geçerli oturma izni bulunmadığı belirlenen 10 kaçak göçmen yakalandı. Olayla ilgili göçmen kaçakçılığı yaptıkları tespit edilen 2 organizatör şüphelisi gözaltına alındı. Kaçak göçmenler, sağlık kontrolünün ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı. (DHA)

Prof Yılmaz’ın yeni kitabı yayınlandı “

0

 

Aksaray Üniversitesi öğretim görevlisi Hataylı Prof. Dr. Süleyman Yılmaz’dan yeni kitap

O gün, hüzün, gazap, çaresizlik, insan ruhunu derinden sarsan, aciz bedenini çökerten, güne ve düne dair ne varsa harman olmuştu. Geriye kalanlar, yıkık dökük bir coğrafya, dinmeyen acılar ve yarım kalan hikâyelerdi. Sonuç, mekâna bağımlılık gerçeğinde yeni bir depremzede tipolojisi, eskisi gibi olamama kaygısı ve dillerde dolaşan keşkeler…

Yukardaki dize Aksaray Üniversitesi öğretim görevlisi Hatay’lı Prof Dr. Süleyman Yılmaz’ın 7. kitabının arka kapak yazısından

Fay altında Yarım kalan hikayeler6Şubat 2023  ismini taşıyan Kitap 11 deprem ilinde 38 kişi ile birebir görüşülerek hazırlandı

Yılmaz kitabı ile ilgili olarak arka kapak yazısında şunları yazdı

“Ateş sadece düştüğü yeri yakmıyordu. Hepimiz, 2023 yılı 6 Şubatının tarihi düşülen acı kaydında bunu gördük. Tıpkı, Antakyalı yazar John Malalas’ın, 29 Mayıs 526 yılında yaşanan acı deprem ve korkunç yangının tarihi vesikası gibi.
Derdimiz, rakamların çılgınlığı ve bilimin kehaneti değildi! Belki Akif’in vurguladığı “Geçmişten adam hisse kaparmış, ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? Tarihi tekerrür, diye tarif ediyorlar, Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?” gerçeğiydi. “İnsan, nisyanla maluldür” çıkarımıyla yeni acıların tekerrür etmemesi, duygusal ve düşünsel ihmallere fırsat verilmemesiydi. “Unutmadık, unutturmayacağız. Unutursak kalbimiz kurusun!” sloganının kuru bir söylemde kalmamasıydı.
Biliyoruz ki; “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı!” Yıkık, enkaza dönmüş bedenlerde eski hikâyelerin özlemiyle yeni bir insan tipolojisi oluşacaktı. Kadim bir sözümüz vardı; “Şerefü’l mekân bi’l mekîn”, yani bir mekânın şerefi, orada oturandan gelirdi. Bireylerin mekâna yönelik geliştirdiği yer kimliğini oluşturan inançları, anlamları, tutum ve davranışları vardı. Mekânla bütünleşmiş bedenlerde gitmenin de, kalmanın da zorlukları vardı.
İbn-i Haldun’un dillerde pelesenk olmuş sözü gibi “Coğrafya kaderimiz miydi?” Tedbirsiz tevekkülü geleneksel bir anlayışa dönüştürmüş insanların teşkil ettiği coğrafyada belki de evet. O halde, 3 Nisan 2024’de Tayvan’da aynı şiddette gerçekleşen depremde neden zayiat çok azdı?
“Akletmez misiniz, düşünmez misiniz!” ilahi uyarısının muhatabı insanımız, bilimsel gerçekliğin sorgulayıcısı 5N 1K kodlamasıyla, deprem yıkımının ve sonrasında bıraktığı travmanın nedenlerini, nasıllarını, kimlerini sorgulamasın mı? Birey, devlet, bürokrasi ve sivil toplum olarak deprem öncesinin alınması gereken tedbirlerini konuşmasın mı?
O gün, hüzün, gazap, çaresizlik, insan ruhunu derinden sarsan, aciz bedenini çökerten, güne ve düne dair ne varsa harman olmuştu. Geriye kalanlar, yıkık dökük bir coğrafya, dinmeyen acılar ve yarım kalan hikâyelerdi. Sonuç, mekâna bağımlılık gerçeğinde yeni bir depremzede tipolojisi, eskisi gibi olamama kaygısı ve dillerde dolaşan keşkeler…

Yağışla birlikte yollar göle döndü

0
HATAY'IN YAYLADAĞI İLÇESİNDE ETKİLİ OLAN YAĞIŞLA BİRLİKTE YOLLAR GÖLE DÖNDÜ. EVLERİN BAHÇELERİNİ SU BASARKEN, YOLLARIN GÖLE DÖNDÜĞÜ ANLAR KAMERAYA YANSIDI. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA) Hatay'ın Yayladağı ilçesinde etkili olan yağışla birlikte yollar göle döndü. Evlerin bahçelerini su basarken, yolların göle döndüğü anlar kameraya yansıdı.

Yayladağı ilçesinde etkili olan yağışla birlikte yollar göle döndü. Evlerin bahçelerini su basarken, yolların göle döndüğü anlar kameraya yansıdı.

 

 

HATAY’IN YAYLADAĞI İLÇESİNDE ETKİLİ OLAN YAĞIŞLA BİRLİKTE YOLLAR GÖLE DÖNDÜ. EVLERİN BAHÇELERİNİ SU BASARKEN, YOLLARIN GÖLE DÖNDÜĞÜ ANLAR KAMERAYA YANSIDI. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA)
Hatay’ın Yayladağı ilçesinde etkili olan yağışla birlikte yollar göle döndü. Evlerin bahçelerini su basarken, yolların göle döndüğü anlar kameraya yansıdı.

Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da yağışlı hava sabah saatlerinden itibaren etkisini hissettirdi. Kentin güney ilçesi olan Yayladağı ilçesinde şiddetli yağış sele döndü ve yollar adeta göl oldu. Şiddetli yağışla birlikte yolların göle döndüğü, evlerin bahçelerini su bastığı anlar ve vatandaşların zor anlar yaşadığı anlar kameraya yansıdı. Giderlerin açılmasıyla kent merkezindeki sular çekildi. Yağışlı havanın kent genelinde gün boyunca etkili olacağı öğrenildi.
Yayladağı Belediyesi; vatandaşları zorunlu olmadıkça evlerinden çıkmamaları konusunda uyararak, dere yataklarına araç parkı yapılmaması konusunda uyardı.

Kayıp çocukları TBMM gündemine taşıdı

0

İYİ Parti Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin, 6 Şubat depremlerinin ardından kaybolan çocuklarla ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yaptığı açıklamaların çeliştiğini belirterek, her iki bakana konuyla ilgili soru önergesi verdi. Çirkin, “İçişleri Bakanlığı’nın ‘kayıp çocuklarla’ ilgili resmi bir veri tabanı yok mudur? 1999 yılında büyük bir deprem yaşayan ve her bölgesi deprem tehdidi altında olan ülkemizde neden bugüne kadar kayıp çocuklar ve/veya kayıplara ilişkin envanter tutulmamıştır” diye sordu.

 

Bakan Göktaş ile İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın konuyla ilgili açıklamaları arasında çelişki olduğuna dikkat çeken Çirkin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş’ın konuyla ilgili daha önce verdiği soru önergesine şu yanıtı verdiğini belirtti:

“Bakanlığımızca deprem felaketi nedeniyle ailesinden ayrı düşmüş/refakatçisi olmayan bin 912 çocuk Aile Bilgi Sistemi Afet Yönetim Çocuk Modülü’nde kayıt altına alınmıştır. Bakanlığımızca deprem bölgesinde, enkaz altından çıkarılmış yakınlarına ulaşılamayan kimliksiz ve/veya kendini ifade edemeyen ve hastanelerde tedavisi devam eden çocuklar süreçte yakından takip edilmiş, tedavisi tamamlanan çocuklar Bakanlığımız çocuk bakım kuruluşlarında korunma ve bakım altına alınmıştır. Kuruluşlarımıza alınan çocuklarımızın öncelikle ailesi/yakınlarına ulaşılmasına yönelik çalışmalarımız titizlikle yürütülerek çocuklar ailelerine teslim edilmiştir. Bakanlığımız ile TÜBİTAK arasında yapılan iş birliği neticesinde TÜBİTAK tarafından geliştirilen ‘Deringörü’ yüz tanıma programı kullanılmıştır. Yapılan DNA eşleşmeleri ve kimlik kontrolü, kimliklendirme ve mesleki çalışmalar sonucunda bin 877 çocuk ailesine/aile yakınlarına teslim edilmiştir. Halen hastanede tedavisi devam eden bir çocuğumuz yakından takip edilmektedir. Altı çocuğumuz da aile odaklı hizmetlerden faydalandırılmıştır. 12 çocuğumuz bakım ve koruma altındadır. Çocuklar, yaş ve cinsiyet durumlarına uygun Bakanlığımıza bağlı çocuk bakım kuruluşlarında bakılmakta ve korunmaktadır. Kayıtlarımızda olan 16 çocuğumuz vefat etmiştir. Kimliği belirlenemeyen çocuğumuz bulunmamaktadır.”

Çirkin, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın ise 13 Kasım 2024’te ise TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı açıklamada, 6 Şubat depremlerinde kayıp olan çocuklar hakkında, “Arama çalışmaları devam eden 75 depremzedenin 30’u çocuktur. Öte yandan; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, sosyal medyada yer alan ‘Türkiye’de her yıl 10 binden fazla, son 8 yılda ise 100 bine yakın çocuğun kaybolduğu’ iddialarına ilişkin 3 Şubat 2026 tarihli açıklamasında şunları ifade etmiştir: Kamu kurumları tarafından ‘kayıp ve bulunamayan çocuk sayısı’ başlığı altında yayımlanmış resmi bir istatistik bulunmamaktadır” dediğini anımsattı.

 

Çirkin, İçişleri Bakanı Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

“Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 7/8560 esas numaralı soru önergeme 2024 Ocak ayında verdiği cevapta ‘kimliği belirlenemeyen çocuk bulunmamaktadır’ ifadesi ile İçişleri Bakanının 2024 Kasım ayında ’30 kayıp çocuk halen aranmaktadır’ yaptığı açıklamanın arasındaki çelişkinin nedeni nedir?

Kayıp olduğu belirtilen 30 çocuğun, daha önce Aile Bilgi Sistemi Afet Yönetim Çocuk Modülü’ne kaydedilen 1.912 çocuk arasında yer alıp almadığının tespitine ilişkin Bakanlığınızca bir çalışma yapılmış mıdır? İçişleri Bakanlığı kayıp çocuklarla ilgili olarak diğer Bakanlık ve kamu kurumlarıyla bilgi paylaşımı yapmakta mıdır?

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, ‘Kamu kurumları tarafından ‘kayıp ve bulunamayan çocuk sayısı’ başlığı altında yayımlanmış resmi bir istatistik bulunmamaktadır’ açıklaması doğrultusunda ‘kayıp çocuklara7 ilişkin resmi bir istatistik bulunmamasının nedeni nedir? İçişleri Bakanlığı’nın ‘kayıp çocuklarla’ ilgili resmi bir veri tabanı yok mudur? 1999 yılında büyük bir deprem yaşayan ve her bölgesi deprem tehdidi altında olan ülkemizde neden bugüne kadar kayıp çocuklar ve/veya kayıplara ilişkin envanter tutulmamıştır? Bu konuda diğer Bakanlıklarla yürütülen herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?”

 

İYİ Partili Çirkin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’dan da da şu sorulara yanıt vermesini istedi:

“Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 7/8560 esas numaralı soru önergeme 2024 Ocak ayında verdiği cevapta ‘kimliği belirlenemeyen çocuk bulunmamaktadır’ ifadesi ile İçişleri Bakanının 2024 Kasım ayında ’30 kayıp çocuk halen aranmaktadır’ yaptığı açıklamanın arasındaki çelişkinin nedeni nedir?

Kayıp olduğu belirtilen 30 çocuğun, daha önce Aile Bilgi Sistemi Afet Yönetim Çocuk Modülü’ne kaydedilen 1.912 çocuk arasında yer alıp almadığı tespit edilmiş midir? Bakanlığınız tarafından kullanılan TÜBİTAK Deringörü yüz tanıma sistemi ve DNA eşleşmeleri sonucunda, eşleşme sağlanamayan çocuk vakası bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa sayısı kaçtır?

Bakanlığınızca, İçişleri Bakanlığı ile kayıp çocuklarla ilgili olarak bilgi paylaşımı yapılmamakta mıdır? Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, ‘Kamu kurumları tarafından ‘kayıp ve bulunamayan çocuk sayısı’ başlığı altında yayımlanmış resmi bir istatistik bulunmamaktadır’ açıklaması doğrultusunda ‘kayıp çocuklara’ ilişkin resmi bir istatistik bulunmamasının nedeni nedir? 1999 yılında büyük bir deprem yaşayan ve her bölgesi deprem tehdidi altında olan ülkemizde neden bugüne kadar kayıp çocuklar ve/veya kayıplara ilişkin envanter tutulmamıştır? Bu konuda diğer Bakanlıklarla yürütülen herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?”

Hatay MKÜ Deprem Şehitlerini Andı

0

 

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi tarafından, 6 Şubat 2023 depremlerinin 3. yıl dönümünde deprem şehitlerinin anısına anma programı düzenlendi.

Program kapsamında ilk olarak Hacı Mehmet Alkan Camii Kompleksi’nde Kur’an-ı Kerim Tilaveti yapıldı, ardından Cuma namazı kılındı. Lokum dağıtımı sonrası Rektörlük Binası önünden 6 Şubat Deprem Şehitleri Anıtı’na kadar sessiz yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşe; Rektörümüz Prof. Dr. Veysel Eren, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Ersin Can, Genel Sekreterimiz Prof. Dr. İbrahim Halil Çerçi ile akademik ve idari personel katıldı. Kayıplarımızın isimlerinin yer aldığı şehitlik alanına karanfiller bırakıldı.

Rektör Prof. Dr. Veysel Eren, anıt alanında akademik ve idari personele hitaben yaptığı konuşmada, “Bundan üç yıl önce, asırların afeti olarak tanımlanan ve bizim adeta bir kıyamet senaryosu olarak nitelendirdiğimiz çok büyük bir afetle karşı karşıya kaldık. Bu afette hepimiz çok büyük acılar yaşadık. Her birimizin kayıpları var. Üniversite olarak da hem çalışma arkadaşlarımızdan hem de öğrencilerimizden çok büyük kayıplar verdik. Hepsinin ruhu şad, mekânları cennet olsun.” dedi.

“Bu tür afetler elbette şehirleri yıkıyor.” diyen Rektör  Eren, “Ancak şehirlerin kültürü, manevi birikimi ve onları yeniden ayağa kaldıran görünmez güç kaynakları vardır. Hatay da bu büyük güç kaynağına sahip şehirlerden biridir.” ifadelerini kullandı.

Rektörümüz, üç yılın ardından birçok ülkenin başaramayacağı ölçekte büyük bir inşa ve ihya faaliyetinin hem şehirde hem de üniversitede gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, süreçte emeği geçenlere teşekkür etti.

“Deprem bölgesindeki bu çalışmalara her türlü desteği veren, yakından ilgilenen ve süreci sürekli gündeminde tutan başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere; işçisinden müteahhidine, memurundan bürokratına kadar emeği geçen tüm çalışanlara teşekkür ediyorum.” dedi.

 

TIR’ın altında yaralı aradılar

0
HATAY'DA OTOBÜS İLE ÇARPIŞAN TIR, KONTROLDEN ÇIKARAK YOL KENARINDA BULUNAN BARAKAYA DALDI. KAZADA 4 KİŞİ YARALANIRKEN, VATANDAŞLAR VE EKİPLER DAKİKALARCA BARAKANIN BULUNDUĞU ALANDA VE TIRIN ALTINDA YARALI ARADI. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'da otobüs ile çarpışan tır, kontrolden çıkarak yol kenarında bulunan barakaya daldı. Kazada 4 kişi yaralanırken, vatandaşlar ve ekipler dakikalarca barakanın bulunduğu alanda ve tırın altında yaralı aradı.

HATAY (İHA) – Hatay’da otobüs ile çarpışan tır, kontrolden çıkarak yol kenarında bulunan barakaya daldı. Kazada 4 kişi yaralanırken, vatandaşlar ve ekipler dakikalarca barakanın bulunduğu alanda ve tırın altında yaralı aradı.

 

HATAY’DA OTOBÜS İLE ÇARPIŞAN TIR, KONTROLDEN ÇIKARAK YOL KENARINDA BULUNAN BARAKAYA DALDI. KAZADA 4 KİŞİ YARALANIRKEN, VATANDAŞLAR VE EKİPLER DAKİKALARCA BARAKANIN BULUNDUĞU ALANDA VE TIRIN ALTINDA YARALI ARADI. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA)
Hatay’da otobüs ile çarpışan tır, kontrolden çıkarak yol kenarında bulunan barakaya daldı. Kazada 4 kişi yaralanırken, vatandaşlar ve ekipler dakikalarca barakanın bulunduğu alanda ve tırın altında yaralı aradı.

Kaza, Antakya ilçesi çevreyolu Adliye binası mevkiinde yaşandı. Seyir halindeki 31 AYT 240 plakalı Volvo marka tır, aynı istikamette ilerleyen 31 HO 5535 plakalı otobüsle çarptı. Tır daha sonra yol kenarındaki barakaya çarparak durabildi. İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralanan tır sürücüsü ve otobüsteki 3 yolcu sağlık ekiplerince Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Polis, sağlık, itfaiye ekipleri ve çevredeki vatandaşlar, çevredekilerin söylemleri üzerine barakada ve tırın altında dakikalarca yaralı aradı. Ekipler, tırın altında ve baraka çevresinde yaralı bulamazken o anlar kameraya yansıdı.
.

Kızımın hesabını soracağım, .

0
Lavc59.13.101

6 Şubat depremlerinin yıldönümünde büyük yıkımın yaşandığı Hatay‘da anma etkinlikleri ve protesto yürüyüşleri gün boyu devam etti.SamandağEmek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla eski PTT binası önünde toplanan kalabalık, depremde hayatını kaybedenleri anarken yetkililere tepki gösterdi. Yürüyüşte depremde kaybolan kızının bulunmasını isteyerek, yetkililere seslenen İlhan Balıkçı, “Cumhurbaşkanım hesap ver, yatırdığım hastane yıkıldı. Kızımı şifa için yatırdım, ölümü için değil. Kızımın hesabını soracağım, gerekirse yıllarca sürsün” dedi.

Lavc59.13.101

6 Şubat depremlerinde büyük yıkım yaşanan Hatay’da anma ve yürüyüşler gün boyu sürdü. Bugün Samandağ Emek ve Demokrasi Platformu eski PTT önünde toplanarak, “Unutmak yok affetmek yok helalleşmek yok”, “6 Şubat’ı unutma, unutturma”, “Anaların öfkesi zalimleri boğacak” sloganlarıyla yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün bitiminde ise miting yapıldı.

Yürüyüşe katılanlardan İlhan Balıkçı, 6 Şubat 2023 tarihinde kızı Handan Balıkçı’nın Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gördüğünü ancak binanın yıkılmasıyla kızının o tarihten beri kayıp olduğunu ifade etti. Yetkililere seslenen Balıkçı, “Kızımı hastanede yatırdım, hastane mezar oldu. Anneleri öldürmek mi istiyorsunuz? Cumhurbaşkanım hesap ver, yatırdığım hastane yıkıldı. Kızımı şifa için yatırdım, ölümü için değil. Kızımın hesabını soracağım, gerekirse yıllarca sürsün” dedi.

Yürüyüşün ardından düzenlenen mitingde Samandağ Emek ve Demokrasi Platformu adına konuşan Mustafa Çelik, bölgede uygulanan politikaları eleştirdi. Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Mustafa Çelik: Hafızamızı yok etmeye çalışmışlardı r

“Yağma, rant ve savaş ekonomisi politikaları derinleştirerek dayatmış ve uygulamıştır. Önlerine gelen binayı hiçbir bilimsel metoda dayanmadan yıkıp Antakya’yı dümdüz etmişler. Enkazların kaldırılmasından konteyner kentler için el koyulan arazilere, tarihi ve kültürel yapıların yağmalanmasına değin her adımlarında yağma, rant ve savaş politikaları amansızca uygulanmış. Hafızamızı yok etmeye çalışmışlardır. ”

Hazal Durgun: Kadınların emeği görülmüyor

Platform adına ikinci açıklamayı yapan Hazal Durgun, kazanı ilk kaynatan, yok edilmiş bir kentte ilk tohumu yeniden eken, mücadeleyi en önde göğüsleyen kadınların emeğinin görünmediğini belirterek, “Depremden bu yana yeniden üreten, yaşamı inşa eden kadınların destek ve istihdamları halen yetersiz. Kadına yönelik şiddetin ve ekonomik güvencesizliğin arttığı bu zamanlarda kadınlara dayatılan bu yoksulluğa ve cinayetlere karşı direnmeye devam ediyoruz” dedi.

Üreticilerin ve esnafın durumu

Bölgedeki ekonomik krize dikkat çeken Durgun, “Depremden sonra derinleşen ekonomik krizde sebze meyve üreten, ekmeğini oradan kazanan bizlerin; artan borçlarla birlikte gübre, mazot, tohum ve sulama giderleri daha da yükseliyor. Verilen destekler enflasyon karşısında buhar oluyor. Üretici ve tüketici arasında fiyatların nasıl değiştiğini görüyoruz. Esnaflara yüklenen vergilerle zaten alım gücü zayıflamış bölge insanının ayakta kalmasını nasıl bekliyorlar? Bu kriz, Antakya’nın tarım arazilerinin küçük ve parçalı olduğunu bildikleri halde devam eden rant projeleriyle sınırlı olan üretim alanlarını teslim etmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA / Yerel

LÖSEV “Mutlu Et” ile Ailelere Destek Oldu

0

 

 

 

Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), kanser ile mücadele eden hasta ve ailelerine yönelik yürüttüğü “Mutlu Et Projesi” kapsamında İskenderun’da kayıtlı ailelere et ve et ürünleri desteğinde bulundu.

LÖSEV, Kurban Bayramı döneminde yapılan vekâleten kurban bağışları sayesinde Türkiye genelinde 81 ilde yıl boyunca hastalara ve ihtiyaç sahibi ailelerine kırmızı et ve et ürünleri ulaştırıyor. Proje kapsamında her yıl on binlerce aileye düzenli olarak destek sağlanıyor.

 

Vakfın açıklamasında, sağlıklı beslenmenin kanser tedavisinde büyük önem taşıdığı vurgulandı. Özellikle protein ağırlıklı beslenmenin tedavi sürecinde hayati rol oynadığı belirtilirken, kanser hastalarının sağlıklı bireylere göre yaklaşık yüzde 50 daha fazla protein ihtiyacı bulunduğuna dikkat çekildi. Yetersiz protein alımının iyileşme sürecini yavaşlattığı ve enfeksiyonlara karşı vücut direncini azalttığı ifade edildi.

 

LÖSEV’in et desteğinden her yıl on binlerce hasta ve ailesi faydalanıyor. Hastalara vakumlu ambalajlarda taze et ulaştırılırken, LÖSEV Et Kart uygulamasıyla da büyük marketlerden hijyenik koşullarda kaliteli et ve et ürünleri temin edilebiliyor.

 

İskenderun’da gerçekleştirilen dağıtımda LÖSEV’e kayıtlı hasta ve ailelerine et ve et ürünleri teslim edildi. Destekten yararlanan aileler, LÖSEV’e ve bağışçılara teşekkür ederek, yapılan yardımların kendileri için büyük anlam taşıdığını ifade etti.

 

LÖSEV’e kayıtlı 110 binden fazla lösemi ve kanser hastası aile bulunduğu, bu ailelerin büyük bölümünün asgari ücret ve altında gelire sahip olduğu bildirildi. Vakıf, hem çocuk hem de yetişkin kanser hastalarına yönelik destek çalışmalarını yıl boyunca sürdürdüğünü açıkladı.

 

Kanserle mücadele eden ve maddi desteğe ihtiyaç duyan hastalar, LÖSEV’in resmi internet sitesi üzerinden ya da vakfın iletişim numarasından bilgi alabiliyor. Destek olmak isteyen vatandaşlar ise gönüllü ya da bağışçı olarak çalışmalara katkı sunabiliyor.

Hatay’lı Astsubay hayatını kaybetti

0

Kocaeli‘nin Kartepe ilçesinde görevli Deniz Hava Komutanlığı personeli Astsubay Çağatay Subatay, geçirdiği talihsiz trafik kazası sonucu yaşamını yitirdi. İddiaya göre, Subatay eczaneye gitmek için yürürken ayağı takılarak dengesini kaybetti ve yere düştü. Bu sırada seyir halindeki tır, Subatay’a çarparak ağır yaraladı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi sonrası hastaneye kaldırılan Subatay, tüm çabalara rağmen kurtarılamadı.

HATAY’DA DEFNEDİLECEK

Acı haber, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşayan Subatay’ın ailesi başta olmak üzere görev yaptığı Kocaeli’deki silah arkadaşlarını yasa boğdu. Astsubay Subatay’ın babasının da askerlik şubesinden emekli memur olduğu öğrenildi. Astsubay Çağatay Subatay’ın cenazesi askeri uçakla saat 13.00’da İncirlik Üssü’ne inecek. Reyhanlı ilçesinde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Subatay, askeri törenle uğurlanacak.

Medeniyetler Korosu’ndan 6 Şubat konseri

0

Medeniyetler Korosu, Kahramanmaraş merkezli depremlerinde hayatını kaybedenler için anma konseri gerçekleştirdi.

Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi ve Hatay Medeniyetler Korosu iş birliğiyle, Antakya Anıt Meydanı’nda gerçekleştirilen anma konserinde, farklı kültür ve dillerden eserler seslendirildi.

Depremde yaşamını yitiren vatandaşlar için yakılan ağıtlar, meydanı dolduranlara duygu dolu anlar yaşatırken, konser boyunca zaman zaman gözyaşları tutulamadı. Vatandaşlar eserleri sessizlik içinde dinledi.

Kaymakam Şahin’den vatandaş ziyareti

0

Altınözü  Kaymakamı Efecan Şahin, depremzede vatandaşları kalıcı konutlarında ziyaret etti.

 

İlçe protokolünün de eşlik ettiği ziyaretler sırasında açıklamalarda bulunan Kaymakam Şahin, “Zeytindalı ve Kamberli mahallelerimizde depremzede iki ailemizi yeni hanelerine kavuşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ailelerimiz TOKİ ve kırsal mahalle konutlarımızda güvenli ve modern yaşam alanlarına sahip oldu. Devletimizin desteği ve kurumlarımızın koordinasyonu ile vatandaşlarımızı güvenli konutlarına kavuşturmak için çalışmalarımız kararlılıkla devam ediyor. Bu ailelerimizi yeni yuvalarında görmek bizler için büyük bir mutluluk kaynağıdır” dedi.

Asi Nehrinde kaybolan Berkan aranıyor

0

Defne ilçesinde 4 gün önce Asi Nehri’ne düşerek suda kaybolan Berkan Karakaya’yı arama çalışmaları sürüyor.

2 Şubat akşamı ilçeye bağlı Turunçlu Mahallesi’nden geçen Asi Nehri’ne düşen ve akıntıya kalıp, suda kaybolan Berkan Karakaya’nın bulunması için Su Altı Arama Kurtarma ile AFAD, HADAK ve İHH’ya bağlı ekiplerin başlattığı çalışmalar 4’üncü gününde devam ediyor. Hatay Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (HATSU) personeli olduğu öğrenilen Karakaya için su altı ve yüzey taramalarıyla birlikte sazlık alanda da detaylı kontroller yapılıyo

Tarlaya uçan otomobilin sürücüsü yaralandı

0
HATAY'DA SÜRÜCÜSÜNÜN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİYLE TAKLA ATAN VE TARLAYA UÇAN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ YARALANDI. (AHMET ARSLAN/HATAY-İHA) Hatay'da sürücüsünün kontrolünü kaybetmesiyle takla atan ve tarlaya uçan otomobilin sürücüsü yaralandı.

HATAY (İHA) – Hatay’da sürücüsünün kontrolünü kaybetmesiyle takla atan ve tarlaya uçan otomobilin sürücüsü yaralandı.

 

HATAY’DA SÜRÜCÜSÜNÜN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİYLE TAKLA ATAN VE TARLAYA UÇAN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ YARALANDI. (AHMET ARSLAN/HATAY-İHA)
Hatay’da sürücüsünün kontrolünü kaybetmesiyle takla atan ve tarlaya uçan otomobilin sürücüsü yaralandı.

Kaza, Reyhanlı-Kırıkhan yolu Batıayrancı kavşağı mevkiinde yaşandı. Sürücüsünün kontrolünü kaybettiği otomobil, takla atarak tarlaya uçtu. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Yaralı sürücü itfaiye ekipleri tarafından kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Olay yerindeki ilk müdahalenin ardından yaralı sürücü hastanede tedavi altına alındı.
Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.