Pazar, Haziran 14, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 5

HBB’den Geleneksel Sünnet Şöleni

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda il genelinde ikamet eden ailelerin çocuklarına yönelik “Geleneksel Sünnet Şöleni Organizasyonu” düzenliyor.

 

HBB tarafından gerçekleştirilecek organizasyon kapsamında, sünnet işlemleri uzman sağlık ekipleri tarafından yürütülecek, çocuklar için çeşitli etkinliklerin yer alacağı özel bir şölen programı da düzenlenecek.

Başvurular, 20 Haziran’a Kadar ALO 153’e

Geleneksel Sünnet Şöleni’nden yararlanmak isteyen aileler, 08-20 Haziran 2026 tarihleri arasında başvurularını ALO 153 üzerinden gerçekleştirebilecek.

Başvuru Şartları Belli Oldu

Başvuru şartları arasında Hatay’da ikamet ediyor olmak, çocuğun 4 yaş ve üzeri olması, her çocuk için ayrı başvuru yapılması kriterleri yer alıyor.

HBB yetkilileri başvuru sürecinde ailelere organizasyonun detayları hakkında ayrıca bilgilendirme yapılacağını kaydetti.

İSTE teknoloji üretimine katkı sunuyor

0

 

 

 

İskenderun Teknik Üniversitesi, bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleriyle ülkemizin ihtiyaç duyduğu stratejik alanlarda bilgi ve teknoloji üretimine katkı sunmaya devam ediyor. İSTE Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hülya ŞEREFLİŞAN’ın yürütücülüğünü üstlendiği “DOPA-Temelli Yapışkan Faz ile Fonksiyonelleştirilmiş Midye Kabuğu Kökenli Biyoseramik Greftlerin Ortopedik Kritik Kemik Defektlerinin Tedavisinde Kullanımına Yönelik Tasarım ve Üretimi” başlıklı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenmeye hak kazandı.

İskenderun Teknik Üniversitesi koordinasyonunda yürütülecek projede Koç Üniversitesi Hastanesi ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi paydaş kurumlar olarak yer alıyor. Disiplinlerarası bir yaklaşımla hazırlanan projede, farklı alanlardan uzman araştırmacılar ortak bir bilimsel hedef doğrultusunda bir araya geliyor. Proje ekibinde yürütücü olarak Prof. Dr. Hülya ŞEREFLİŞAN’ın yanı sıra İSTE’den Doç. Dr. Volkan AKDOĞAN, Sivas Cumhuriyet Üniversitesinden Doç. Dr. Kerim Emre ÖKSÜZ ile Koç Üniversitesi Hastanesinden Dr. Aytek Hüseyin ÇELİKSÖZ ve Prof. Dr. Mehmet Ali DEVECİ görev alıyor.

 

Proje kapsamında, doğal ve sürdürülebilir bir kaynak olan midye kabuklarından elde edilen biyoseramiklerin ileri biyomalzeme teknolojileri kullanılarak geliştirilmesi ve ortopedik uygulamalarda kullanılabilecek yenilikçi kemik greftlerine dönüştürülmesi hedefleniyor. Böylece hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlanması hem de sağlık alanında yüksek katma değerli yerli biyomalzemelerin geliştirilmesi amaçlanıyor. Kritik kemik defektleri; travmalar, trafik kazaları, tümör operasyonları ve çeşitli ortopedik rahatsızlıklar sonucunda ortaya çıkabilen ve tedavisi oldukça güç sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bu proje ile geliştirilecek biyoseramik greftlerin, kemik dokusunun yenilenmesini destekleyerek tedavi süreçlerine katkı sunması ve gelecekte klinik uygulamalara temel oluşturması bekleniyor.

 

Denizel kaynakların farklı sektörlerde değerlendirilmesine yönelik çalışmalar günümüzde giderek daha fazla önem kazanırken, bu proje deniz kökenli biyomalzemelerin sağlık teknolojilerine kazandırılması açısından dikkat çekiyor. Özellikle midye kabuklarının ileri teknoloji ürünlerine dönüştürülmesi, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim anlayışına da önemli katkılar sunuyor. Araştırma sonucunda elde edilecek bilimsel verilerin ulusal ve uluslararası düzeyde akademik çalışmalara kaynaklık etmesi, sağlık teknolojileri alanında yeni araştırmaların önünü açması ve ülkemizin biyomalzeme üretim kapasitesinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

 

İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet DURUEL, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, üniversitelerde üretilen bilginin toplumsal faydaya dönüşmesinin büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi:

 

“Akademisyenlerimizin ortaya koyduğu nitelikli çalışmalar, üniversitemizin araştırma ve geliştirme vizyonunun en somut göstergelerinden biridir. Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültemiz öğretim üyesi Prof. Dr. Hülya ŞEREFLİŞAN hocamızın yürütücülüğünde hazırlanan bu projenin TÜSEB tarafından desteklenmesi bizleri son derece memnun etmiştir. Doğal kaynakların bilimsel yöntemlerle yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini hedefleyen bu çalışma, sağlık teknolojileri alanında önemli çıktılar ortaya koyacaktır. Hocamızı ve proje ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”

Ping Pong Point” projesi gercekleşti

0

 

İskenderun Gençlik Merkezi ev sahipliğinde, Belen Kaymakamlığı iş birliği ve Asociatia CPDIS koordinasyonunda yürütülen Erasmus+ KA182 Spor Alanında Personel Hareketliliği kapsamındaki “Ping Pong Point” projesinin uluslararası hareketliliği, 5-8 Mayıs 2026 tarihleri arasında İskenderun ve Belen’de gerçekleştirildi.

Romanya’dan gelen heyet; masa tenisi alanında faaliyet gösteren antrenör ve spor uzmanlarıyla bir araya gelerek antrenman teknikleri, sporcu gelişimi, spor yönetimi ve spor yoluyla sosyal kapsayıcılık konularında işbaşı gözlem ile deneyim paylaşımı faaliyetlerinde bulundu.

Program kapsamında proje heyeti, Belen Kaymakamı Onur Şan’ı makamında ziyaret ederek Erasmus+ projelerinin gençlik ve spor alanındaki katkıları hakkında görüş alışverişinde bulundu.

İskenderun Gençlik Merkezi Müdürü Ahmet Keskin, projenin sporun birleştirici gücünü ve uluslararası iş birliklerinin önemini ortaya koyduğunu belirterek, “Bu başarılı organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen Proje Koordinatörü Yeliz Sevim’e, CPDIS ekibine ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi.

Hareketlilik süresince katılımcılar, sporun sosyal kapsayıcılık ve kültürlerarası diyaloğa katkısını yerinde gözlemleme fırsatı bulurken; proje, Türkiye ve Romanya arasında spor ve gençlik alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesine de önemli bir katkı sağladı.

Mantıname – Konya’nın Mantı Fabrikası

0

Mantının Başkentinden Türkiye’nin Sofralarına

Mantı, Türk mutfağının en özel lezzetlerinden biri olarak nesiller boyunca sofralarda yerini korumuştur. Bu eşsiz lezzetin üretiminde kaliteyi, hijyeni ve geleneksel tat anlayışını bir araya getiren Mantıname, Konya’da faaliyet gösteren profesyonel bir mantı fabrikası olarak hizmet vermektedir. Yılların deneyimi ve üretim gücüyle hazırlanan ürünlerimiz, hem bireysel tüketicilerin hem de işletmelerin beklentilerini karşılamaktadır.

 

Geleneksel Tarifler, Modern Üretim Teknolojisi

Mantıname olarak üretim süreçlerimizde geleneksel mantı tariflerinin özünü korurken modern üretim teknolojilerinden faydalanıyoruz. Kaliteli hammaddelerle hazırlanan ürünlerimiz, hijyenik koşullarda üretilerek tüketicilere ulaştırılmaktadır. Hamurun kıvamından iç harcın lezzetine kadar her detay titizlikle planlanmakta ve üretim aşamalarında kalite kontrollerinden geçirilmektedir.

Bu sayede her pakette aynı lezzeti, aynı kaliteyi ve aynı güveni sunmayı hedefliyoruz.

Konya Mantısının Gerçek Lezzeti

Konya mutfağı, kendine özgü lezzetleriyle Türkiye’nin en zengin gastronomi kültürlerinden birine sahiptir. Mantıname olarak bu kültürün önemli değerlerinden biri olan mantıyı, geleneksel lezzet anlayışına sadık kalarak üretiyoruz.

Özenle seçilen malzemeler ve ustalıkla hazırlanan tarifler sayesinde ürünlerimiz, ev yapımı mantı lezzetine yakın bir deneyim sunmaktadır. Geleneksel tatları modern üretim standartlarıyla buluşturarak tüketicilerimize güvenilir ve kaliteli ürünler ulaştırıyoruz.

Restoranlar ve İşletmeler İçin Profesyonel Çözümler

Mantıname yalnızca son kullanıcıya değil, restoranlar, kafeler, oteller, catering firmaları ve toplu tüketim noktalarına da üretim desteği sağlamaktadır. Yüksek üretim kapasitemiz sayesinde işletmelerin ihtiyaçlarına uygun çözümler sunuyor, düzenli ve güvenilir tedarik süreçleri oluşturuyoruz.

Farklı gramaj ve ambalaj seçenekleriyle işletmelerin operasyonlarını kolaylaştırırken ürün kalitesini her zaman aynı seviyede tutmayı amaçlıyoruz.

Hijyen ve Kalite Önceliğimizdir

Gıda sektöründe güven, en az lezzet kadar önemlidir. Bu nedenle üretim tesisimizde hijyen standartları en üst seviyede uygulanmaktadır. Üretimden paketlemeye kadar tüm süreçler kontrol altında yürütülmekte ve ürünlerimiz kalite standartlarına uygun şekilde hazırlanmaktadır.

Müşterilerimize sadece lezzetli değil, aynı zamanda güvenle tüketebilecekleri ürünler sunmak temel önceliklerimiz arasında yer almaktadır.

Neden Mantıname?

  • Konya’da profesyonel mantı üretimi
  • Kaliteli ve seçilmiş hammaddeler
  • Modern üretim altyapısı
  • Yüksek hijyen standartları
  • Restoran ve işletmelere özel üretim çözümleri
  • Türkiye geneline sevkiyat imkânı
  • Güvenilir ve sürdürülebilir tedarik ağı

Mantı Üretiminde Güvenilir İş Ortağınız

Konya’nın mantı üretim geleneğini geleceğe taşıyan Mantıname, kalite odaklı üretim anlayışıyla sektörün güvenilir markaları arasında yer almaktadır. Geleneksel lezzetten ödün vermeden modern üretim standartlarını benimseyen firmamız, Türkiye’nin dört bir yanındaki müşterilerine aynı kaliteyi ulaştırmaya devam etmektedir. Gerçek mantı lezzetini profesyonel üretim güvencesiyle buluşturmak için Mantıname her zaman yanınızdadır.

 

 

Bakımsız yolların onarılmasını istedi

0

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, bölge ekonomisi ve yol güvenliği için hayati önem taşıyan karayolları ağındaki aksaklıkları gündeme getirdi. Karayolları Genel Müdürlüğü’ne yazı yazan Çalışkan, hem Adana-Ceyhan arasındaki lojistik tıkanıklığın açılmasını hem de Hatay’daki bakımsız yolların ivedilikle onarılmasını talep etti.

Adana-Ceyhan arasındaki trafik yoğunluğuna ve Hatay’daki deprem sonrası onarılmayan yollara dikkat çeken Çalışkan, “Bazı yolların asfalt ömrü dolmuş, güvenlik riskleri had safhadadır” dedi.

 

ADANA-CEYHAN HATTINDA ŞERİT DARALMASI SORUNU

Çalışkan, dilekçesinde Mersin yönünden dört şerit olarak gelen yolun, Adana Havalimanı ile Ceyhan çıkışı arasındaki 35 kilometrelik bölümde üç şeride düşmesinin büyük bir trafik kaosuna neden olduğunu belirtti. Bu durumun, bölgenin sanayi ve lojistik gücüne zarar verdiğini ifade eden Çalışkan, şunları kaydetti:

“Bu güzergâhtaki şerit daralması nedeniyle özellikle yoğun saatlerde araç akışında yavaşlamalar ve ciddi güvenlik riskleri oluşmaktadır. Mevcut kapasite, artan trafik yükünü kaldıramamaktadır. Adana Havalimanı-Ceyhan çıkışı arasına mutlaka ilave bir şerit eklenmelidir.”

HATAY’IN YOLLARI ALARM VERİYOR: ASFALT ÖMRÜ TAMAMLANDI

Deprem sonrası Hatay’da başlatılan bakım ve onarım çalışmalarının bir türlü bitirilememesine tepki gösteren Necmettin Çalışkan, kentin ana arterlerinin “kullanılamaz” durumda olduğunu vurguladı. Çalışkan, Karayolları Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği yazıda Hatay’daki sorunlu yollara dikkat çekti:

  • Antakya-İskenderun arası E-5 karayolu,
  • Altınözü-Narlıca yolu,
  • Narlıca-Habibi Neccar Kavşağı,
  • İskenderun-Toprakkale ve Hassa-Topboğazı arasındaki güzergâhlar.

Milletvekili Çalışkan, bu yolların birçoğunda asfalt ömrünün tamamlandığını ve yolların depremden bu yana bütünüyle onarılmadığını belirterek, teknik inceleme ve yenileme çalışmalarının başlatılması gerektiğini ifade etti.

GÜVENLİ ULAŞIM LÜTUF DEĞİL, HAKTIR

Bölge halkının ve nakliyecilerin her gün bu yollarda can ve mal güvenliği endişesi yaşadığını belirten Çalışkan, karayolu altyapısının güvenli ve kesintisiz ulaşımı sağlayacak şekilde geliştirilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü’nü göreve çağırdı.

Milletvekili Çalışkan’ın bu girişimi, özellikle deprem sonrası ulaşım altyapısı çöken Hatay’da vatandaşlar ve şoför esnafı tarafından büyük destekle karşılandı.

Özel Eğitim Ortaokulu misafir ağırladı

0

İskenderun Özel Eğitim Ortaokulu, Erasmus+ KA122 Projeleri kapsamında Romanya’dan gelen eğitim yöneticileri ve müfettişleri 1-5 Haziran 2026 tarihleri arasında İskenderun’da ağırladı.

 

Romanya Braşov Okul Müfettişleri Başkanı Ovidiu Tripşa, AB Projelerinden Sorumlu Müfettiş Silviana Cioceanu, Din Öğretiminden ve sınıf dışı aktivetelerden Sorumlu Müfettiş Elena Popa ve Anaokullarından ve azınlak öğrencilerden Sorumlu Müfettiş Diana Szasz, Erasmus+ KA122 işbaşı gözlem faaliyetleri kapsamında bir dizi inceleme ve ziyaret gerçekleştirmek üzere İskenderun’a geldi.

Projeden sorumlu Okul Müdür Yardımcısı Hanefi Zobar, ziyaret kapsamında heyetin İskenderun Özel Eğitim Ortaokulunda farklı dersleri yerinde gözlemlediğini ve Türkiye’deki özel eğitim uygulamaları hakkında incelemelerde bulunduğunu belirtti. Zobar, misafir heyetin ayrıca Tosyalı Özel Eğitim Meslek Okulu, İskenderun Özel Eğitim Anaokulu, Şehit Yener Özel Eğitim Uygulama Okulu ve Payas Mesleki Eğitim meslekini ziyaret ederek farklı düzeylerde eğitime özellikle özel eğitime gereksinim duyan öğrencilerin eğitim süreçlerini yerinde görme fırsatı bulduğunu ifade etti.

Program kapsamında heyet, İskenderun Kaymakamı Muhammet Önder ve Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Akyürekoğlu tarafından makamlarında kabul edildi. Ziyaretçiler ayrıca Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Harun Tüysüz ile Payas İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Çalışkan ile görüşerek eğitim alanında karşılıklı iş birliği imkânlarını değerlendirdi.

Braşov Okul Müfettişleri Başkanı Ovidiu Tripşa, proje kapsamında Hatay’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Türk eğitim sisteminin özel eğitime verdiği önemin dikkat çekici olduğunu söyledi. Aynı ilçede farklı kademelerde hizmet veren özel eğitim okullarının bulunmasını umut verici olarak değerlendiren Tripşa, önümüzdeki yıllarda da Hatay’daki potansiyel ortaklarla yeni projeler geliştirmek istediklerini ifade etti.

AB Projelerinden Sorumlu Müfettiş Silviana Cioceanu ise deprem öncesinde dört kez Hatay’a geldiğini belirterek, deprem sonrası ilk ziyaretini gerçekleştirdiğini söyledi. Özellikle Antakya merkezdeki yıkımın boyutlarından etkilendiğini ifade eden Cioceanu, buna rağmen yeniden yapılanma çalışmalarının umut verici olduğunu belirtti. Hatay’ın tarih boyunca önemli bir şehir olduğunu vurgulayan Cioceanu, deprem sonrası yaraların sarılması için emek veren herkese teşekkür etti.

İskenderun Özel Eğitim Ortaokulu Müdürü Şaben Polat ise yaptığı açıklamada, Erasmus+ projelerinin ülkeler arasında eğitim alanındaki iş birliğini güçlendiren önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, “Misafirlerimize ziyaretleri için teşekkür ediyoruz. Bu tür projeler, eğitim kurumları arasında bilgi ve deneyim paylaşımını artırıyor. Önümüzdeki yıllarda özel eğitim alanında birlikte yeni projeler gerçekleştirmeyi temenni ediyoruz.” dedi.

Erasmus+ KA122 Projesi kapsamında gerçekleştirilen ziyaretlerin, Türkiye ve Romanya arasındaki eğitim iş birliklerinin geliştirilmesine, özel eğitim alanındaki iyi uygulamaların paylaşılmasına ve kurumlar arası ilişkilerin güçlenmesine katkı sağladığı ifade edildi.

Danone’den  Hatay’a destek “Yarına Bir’iz”

0
SOLDAKİ MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ VEYSEL EREN, SAĞDAKİ DANONE TÜRKİYE, ORTA ASYA, KAFKASYA, ORTA DOĞU VE AFRİKA GENEL MÜDÜRÜ CEM KÜÇÜKCAN, ORTADAKİ GÜLMEK İYİLEŞTİRİR DERNEĞİ KURUCUSU ASLI BASTIYALI (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA) Danone Türkiye, Kahramanmaraş depremlerinin ardından Hatay'da hayata geçirdiği "Yarına Bir'İz" kurumsal sosyal sorumluluk programı çatısı altındaki projelerle, dayanışmayı kalıcı iyileşmeye dönüştürmeyi hedefleyen çalışmalarını sürdürüyor. Danone Türkiye olarak; barınmadan sağlığa, gençlerin gelişiminden toplumsal dayanışmaya uzanan bu uzun soluklu çalışmalar, farklı alanlarda somut katkılar sunuyor.

HATAY (İHA) – Danone Türkiye, Kahramanmaraş depremlerinin ardından Hatay‘da hayata geçirdiği “Yarına Bir’İz” kurumsal sosyal sorumluluk programı çatısı altındaki projelerle, dayanışmayı kalıcı iyileşmeye dönüştürmeyi hedefleyen çalışmalarını sürdürüyor. Danone Türkiye olarak; barınmadan sağlığa, gençlerin gelişiminden toplumsal dayanışmaya uzanan bu uzun soluklu çalışmalar, farklı alanlarda somut katkılar sunuyor.
. 6 Şubat depreminden derinden etkilenen Hatay’a, yönelik gerçekleştirilen “Yarına Bir’İz” projesi çerçevesinde; çevresel sürdürülebilirlikten sağlık hizmetlerine kadar geniş bir alanı kapsayan çok boyutlu bir fayda oluşturmayı hedefliyor. Danone Türkiye afetzede vatandaşların barınma ihtiyacına yönelik hayata geçen 100. Yıl Köyü’nün ilk iki fazının sürdürülebilirlik sponsoru olarak kerpiç tuğlaların üretimini üstlendi. Kentin kendi toprağından üretilen, yeniden kullanılabilir, geri dönüştürülebilir ve çevre dostu özellikleriyle öne çıkan bu tuğlalar, çevresel ayak izini en aza indirirken bölgenin doğal kaynaklarının sürdürülebilir kullanımına katkı sağladı.
Şehrin her alanda ayağa kalkması için sağlık alanında da destek veren Danone Türkiye, Mustafa Kemal Üniversitesi Hastanesine çocuk ve yeni doğan bölümüne yaklaşık 100 tıbbi cihaz ve çocuk polikliniğine 2 oyun odası kurularak çocukların psikososyal iyileşme süreci desteklenmesini sağlıyor. “Güçlü Nesillerle, Güçlü Gelecek” gelişim ve mentorluk programında, depremden etkilenen 20 gencin kişisel, sosyal ve mesleki gelişimlerini destekleyen kapsamlı bir gelişim modeli sunuldu. Gelişim seansları ve Danone çalışanlarının yürüttüğü birebir mentorluk süreçleriyle gençlerin potansiyellerini keşfetmelerine ve geleceğe daha güçlü hazırlanmalarına katkı sağlandı.

SOLDAKİ MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ VEYSEL EREN, SAĞDAKİ DANONE TÜRKİYE, ORTA ASYA, KAFKASYA, ORTA DOĞU VE AFRİKA GENEL MÜDÜRÜ CEM KÜÇÜKCAN, ORTADAKİ GÜLMEK İYİLEŞTİRİR DERNEĞİ KURUCUSU ASLI BASTIYALI (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Danone Türkiye, Kahramanmaraş depremlerinin ardından Hatay’da hayata geçirdiği “Yarına Bir’İz” kurumsal sosyal sorumluluk programı çatısı altındaki projelerle, dayanışmayı kalıcı iyileşmeye dönüştürmeyi hedefleyen çalışmalarını sürdürüyor. Danone Türkiye olarak; barınmadan sağlığa, gençlerin gelişiminden toplumsal dayanışmaya uzanan bu uzun soluklu çalışmalar, farklı alanlarda somut katkılar sunuyor.
DANONE TÜRKİYE, KAHRAMANMARAŞ DEPREMLERİNİN ARDINDAN HATAY’DA HAYATA GEÇİRDİĞİ “YARINA BİR’İZ” KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK PROGRAMI ÇATISI ALTINDAKİ PROJELERLE, DAYANIŞMAYI KALICI İYİLEŞMEYE DÖNÜŞTÜRMEYİ HEDEFLEYEN ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR. DANONE TÜRKİYE OLARAK; BARINMADAN SAĞLIĞA, GENÇLERİN GELİŞİMİNDEN TOPLUMSAL DAYANIŞMAYA UZANAN BU UZUN SOLUKLU ÇALIŞMALAR, FARKLI ALANLARDA SOMUT KATKILAR SUNUYOR. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Danone Türkiye, Kahramanmaraş depremlerinin ardından Hatay’da hayata geçirdiği “Yarına Bir’İz” kurumsal sosyal sorumluluk programı çatısı altındaki projelerle, dayanışmayı kalıcı iyileşmeye dönüştürmeyi hedefleyen çalışmalarını sürdürüyor. Danone Türkiye olarak; barınmadan sağlığa, gençlerin gelişiminden toplumsal dayanışmaya uzanan bu uzun soluklu çalışmalar, farklı alanlarda somut katkılar sunuyor.

“Toplumsal fayda oluşturmak bugünden yarına uzanan ortak bir sorumluluk”

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Danone Türkiye, Orta Asya, Kafkasya, Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü Cem Küçükcan, “Danone olarak sorumluluğumuzun fabrika kapılarıyla sınırlı olmadığını biliyoruz. İçinde bulunduğumuz topluma uçtan uca fayda sağlama anlayışımız ve kurumsal vatandaşlık misyonumuz doğrultusunda sürdürülebilir ve sorumlu uygulamalar hayata geçirmeyi önceliklendiriyoruz. ‘Yarına Bir’İz’ çatısı altında, çevresel, toplumsal ve sağlıkla ilgili ihtiyaçlara yönelik uzun soluklu projelerle Hatay’ın kalkınmasına katkı sunabilmeyi amaçlıyoruz. Çünkü dayanışmanın en güçlü hali, yalnızca iyileşmeye eşlik etmek değil; geleceği birlikte inşa edebilmektir. Toplumsal fayda oluşturmak bugünden yarına uzanan ortak bir sorumluluk olarak görüyoruz” dedi.

“Üniversite tabii bir taraftan depremzede ama bir taraftan da; şehrin aklı, şehrin umudu ve şehrin lideri olmak zorundaydı”

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren ise, “Hatay, dünyanın yaşadığı en büyük afetlerden birini yaşadı. Türkiye açısından baktığımızda, ülkemizin tarihinde belki bin yılda bir yaşanan bir afeti yaşadı. Afet bölgesindeki 11 il içerisinde, ortaya çıkan yıkımın ve can kaybının yaklaşık yarısı da Hatay’da yaşandı. Üniversitemiz de faaliyetlerini böyle bir şehirde yürütüyor. Üniversite tabii bir taraftan depremzede ama bir taraftan da; şehrin aklı, şehrin umudu ve şehrin lideri olmak zorundaydı. Çünkü insan sermayesi üniversitede bulunuyor. Hem mühendislik ve mimarlık alanında hem sosyoloji, psikoloji ve sağlık alanında üniversite, şehrin öncüsü ve yol göstericisi olmak durumundaydı. Üniversitede depremin ilk gününden itibaren sabah kalktığımızda şehirdeki bütün hastaneler yıkılmıştı. Tek faaliyet gösteren sağlık hizmeti veren hastane üniversite hastanemizdi. Daha sonraki süreçte ise hasar tespit çalışmalarından yeniden inşa ve ihya faaliyetlerine, toplumun iyileşmesinden ekonominin yeniden toparlanmasına kadar birçok alanda çalışmalar yürüttük. Gerçekleştirdiğimiz projeler, çalıştaylar, sempozyumlar ve panellerle şehre ve şehirde yaşayan insanlara yol göstermeye, ışık olmaya ve umut vermeye çalıştık. Öğrencilerimizi çok hızlı bir şekilde üniversitemize getirmeye çalıştık. Çünkü öğrenci genç demek aslında bir hareketlilik, canlılık demekti ve gençlerimizin üniversiteye gelmesi, bölgede yaşayan insanlar için yine bir umut ışığı oldu. Onların motivasyonlarını arttıran bir faktör oldu” şeklinde konuştu.

“Mustafa Kemal Üniversitesinin kampüsünde 176 evlik bir köy yapımına başladık ve yaklaşık iki yıllık bir süre içinde üç etaptan oluşan bu köyü tamamladık”

 

Gülmek İyileştirir Derneği Kurucusu Aslı Bastıyalı da, “6 Şubat depremi gördüğümüz en büyük afetlerden bir tanesiydi maalesef. Bu süreçte hem kısa vadeli hem de uzun vadeli pek çok ihtiyaç oldu. En büyük projemiz de 100. Yıl Köyü projesiydi. Bu projeyi 4 paydaş birlikte yaptık. Mustafa Kemal Üniversitesi, Jandarma Asayiş Vakfı, Blocks for Hope gönüllüleri ve Gülmek İyileştirir Derneği olmak üzere dört paydaş olarak, Mustafa Kemal Üniversitesi kampüsünde 176 evlik bir köyün yapımına başladık. Yaklaşık iki yıllık bir süre içinde üç etaptan oluşan bu köyü tamamladık. Ne mutlu ki, tabii bunu yaparken çok fazla destekçimiz vardı. Bunlardan bir tanesi de sürdürülebilirlik alanında olan Danone’ydi. Kerpiç desteği ve burada hayatın yeniden devam edebilmesi için kampüs içinde destekleri sunandı. Bu evlerde yaşam başladı ve bunlar kalıcı konutlar olarak devam ediyor. Kerpiç ve çelik konstrüksiyondan 2+1, 3+1 veya 1+1 ailelerin yaşayabileceği 176 ev yapıldı” ifadelerini kullandı.

İki metrelik yılan Yılancı Kemal”i ısırdı

0
HATAY'DA 'YILANCI KEMAL' OLARAK TANINAN KEMAL BAŞER, TAVUK KÜMESİNE GİREN 2 METRELİK KARAYILANI ELİNİ ISIRMASIYLA 'İLLA ISIRACAĞIN DEMİ' SÖZLERİYLE ÇIPLAK ELLE YAKALADIĞI ANLAR KAMERAYA YANSIDI. (FERİT SAVAŞ/HATAY-İHA) Hatay'da "Yılancı Kemal" olarak tanınan adamın, tavuk kümesine giren 2 metrelik kara yılanı ısırığa rağmen çıplak elle yakaladığı anlar kameraya yansıdı.

HATAY (İHA) – Hatay’da “Yılancı Kemal” olarak tanınan adamın, tavuk kümesine giren 2 metrelik kara yılanı ısırığa rağmen çıplak elle yakaladığı anlar kameraya yansıdı.
Payas ilçesi Fatih Mahallesi’nde yaşayan bir vatandaşa ait tavuk kümesine 2 metre boyunda kara yılan girdi. Kümesteki kara yılanı gören vatandaş durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Bölgeye itfaiye ekipleri ve “Yılancı Kemal” olarak bilinen Kemal Başer intikal etti. Yılancı Kemal, tavuk kümesindeki kara yılanı çıplak elle yakaladığı esnada elinden ısırıldı. Elini ısıran yılana ‘illa ısıracaksın demi’ diyerek tepki gösterip yılanı doğaya saldı.

HATAY’DA ‘YILANCI KEMAL’ OLARAK TANINAN KEMAL BAŞER, TAVUK KÜMESİNE GİREN 2 METRELİK KARAYILANI ELİNİ ISIRMASIYLA ‘İLLA ISIRACAĞIN DEMİ’ SÖZLERİYLE ÇIPLAK ELLE YAKALADIĞI ANLAR KAMERAYA YANSIDI. (FERİT SAVAŞ/HATAY-İHA)
Hatay’da “Yılancı Kemal” olarak tanınan adamın, tavuk kümesine giren 2 metrelik kara yılanı ısırığa rağmen çıplak elle yakaladığı anlar kameraya yansıdı.

“Tavuk kümesine sıkışan 2 metrelik kara yılanı yakaladık”

Kümese giren 2 metre boyundaki kara yılanı yakalarken elinden ısırılan Kemal Başer, “Payas ilçesi Fatih Mahallesi’nde vatandaşa ait tavuk kümesine sıkışmış, yaklaşık 2 metrelik kara yılanı yakaladık. Geçen gün bu tarlaya bırakmıştım ama hasat edilirken yılan ölür diye söylemişler ama bu tarla hasat edildi. Yılanın ölme durumu yok. Burada beslenecek geniş bir alan var. Kara yılanı doğaya bırakıyoruz” ifadelerini kullandı.

Karpuzda bereketli hasat devam ediyor

0
HATAY'IN ERZİN İLÇESİNDE AŞIRI YAĞIŞLARIN VERİMİ ETKİLEDİĞİ KARPUZDA BEREKETLİ HASAT DEVAM EDİYOR. (ESMA KURAL/HATAY-İHA) Hatay'ın Erzin ilçesinde aşırı yağışların verimi etkilediği karpuzda bereketli hasat devam ediyor.

 

 

HATAY (İHA) –  Erzin ilçesinde aşırı yağışların verimi etkilediği karpuzda bereketli hasat devam ediyor.

HATAY’IN ERZİN İLÇESİNDE AŞIRI YAĞIŞLARIN VERİMİ ETKİLEDİĞİ KARPUZDA BEREKETLİ HASAT DEVAM EDİYOR. (ESMA KURAL/HATAY-İHA)
Hatay’ın Erzin ilçesinde aşırı yağışların verimi etkilediği karpuzda bereketli hasat devam ediyor.

Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan Hatay’da havaların ısınmasıyla birlikte hasatlar devam ediyor. Erzin ilçesi Aşağı Kurnaz Mahallesi’nde yetiştirilen karpuzların hasadına başlandı. Kış ve ilkbaharda yaşanan aşırı yağışların verimi etkilediği karpuzda çiftçi hasattan memnun.

Son süreçte hasadın hızlanmasıyla birlikte fiyatların aşağı düşmeye başladığını belirten çiftçi Mahmut Tekin, “Tonaj olarak sıkıntımız yok ama dolu hasarı var ve o bizi etkiledi. Fiyatlar aşağı düştü, buna şükür. Kırımımız devam ediyor, bundan sonra da 500 dönüm alanda ekili olan çekirdeksiz siyah incinin kırımına başlayacağız. Araçlar yükleniyor ve depolara gidiyor. Allah’ımın bu gününe şükür” dedi.

Yağışların verimi etkilediğini belirten Halit Akıncı, “Şu anda olduğumuz alan 120 dönüm alan. Ortalama dönüm başına 6 ton hasat bekliyoruz. Verimden memnunuz, doğal afetlerden ve dolu yağışından dolayı mahsulde sıkıntı var. Tonajımızda düşüklük var” ifadelerini kullandı

Masatlı Öğretmenevi inşaatını inceledi

0

 (DHA) – HATAY Valisi Mustafa Masatlı, yapım çalışmaları devam eden Antakya Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu inşaat alanında incelemelerde bulunarak projenin son durumu hakkında yetkililerden detaylı bilgi aldı.

Antakya Kisecik Mahallesi’nde eğitim camiasının uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu önemli bir hizmet merkezi olarak tasarlanan Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu’nun tamamlanmasıyla birlikte hem öğretmenlere hem de vatandaşlara modern ve kapsamlı hizmetler sunulması hedefleniyor. İnşaat sahasında yürütülen çalışmalar hakkında teknik ekiplerden bilgi alan Vali Masatlı, projenin her aşamasının titizlikle takip edildiğini ifade etti.

MODERN DONANIMIYLA HİZMET VERECEK

Hizmete açıldığında yalnızca konaklama hizmeti sunan bir tesis olmanın ötesine geçecek olan Antakya Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu, eğitim, kültür ve sosyal yaşamın önemli merkezlerinden biri olacak. Modern mimarisiyle dikkat çeken yapı içerisinde konforlu konaklama alanlarının yanı sıra çok amaçlı toplantı salonları, eğitim birimleri ve çeşitli sosyal donatı alanları yer alacak.

200 KİŞİ KAPASİTELİ OLARAK PLANLANDI

Toplam 200 kişi kapasiteli olarak projelendirilen tesis, konforlu konaklama birimleriyle misafirlerini ağırlayacak. Aynı zamanda düzenlenecek seminerler, kurslar, eğitim programları ve toplantılar için gerekli altyapıya sahip olacak yapı, Antakya’nın sosyal ihtiyaçlarına cevap verecek önemli yatırımlar arasında gösteriliyor.

Samandağ’ında uyuşturucu operasyonu

0

 

 

Samandağ ilçesinde polis ekiplerince düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 6 şüpheli tutuklandı.

Samandağ ilçesinde polis ekiplerinin 3 ev ve bahçelerinde gerçekleştirdiği aramalarda 55 kilogram kubar esrar, 121 kök hint keneviri ile AK-47 piyade tüfeği, 1 pompalı tüfek, şarjör ve fişekler ile suçtan elde edildiği değerlendirilen döviz, Türk lirası ve ziynet eşyaları ele geçirildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan 6 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkan şüpheliler, tutuklandı.

Kayıp yaşlı adam 43 saat sonra bulundu

0
HATAY'DA KAYIP OLARAK ALZHEİMER HASTASI YAŞLI ADAM AFAD EKİPLERİNİN ÇALIŞMASIYLA 43 SAAT SONRA YARALI HALDE DERE İÇERİSİNDE BULUNDU. (CEMAL KILINÇ - İLAYDA KORKMAZ/HATAY-İHA) Hatay'da kayıp olarak Alzheimer hastası yaşlı adam AFAD ekiplerinin çalışmasıyla 43 saat sonra yaralı halde dere içerisinde bulundu.

HATAY (İHA) – Hatay’da kayıp olarak Alzheimer hastası yaşlı adam AFAD ekiplerinin çalışmasıyla 43 saat sonra yaralı halde dere içerisinde bulundu.

HATAY’DA KAYIP OLARAK ALZHEİMER HASTASI YAŞLI ADAM AFAD EKİPLERİNİN ÇALIŞMASIYLA 43 SAAT SONRA YARALI HALDE DERE İÇERİSİNDE BULUNDU. (CEMAL KILINÇ – İLAYDA KORKMAZ/HATAY-İHA)
Hatay’da kayıp olarak Alzheimer hastası yaşlı adam AFAD ekiplerinin çalışmasıyla 43 saat sonra yaralı halde dere içerisinde bulundu.

Altınözü ilçesi Sivrikayak Mahallesi yaşayan alzheimer hastası 79 yaşındaki Ömer Yeşil, 6 Haziran tarihinde gece saatlerinde kayboldu. Aile durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Bölgeye giden ve çalışma başlatan jandarma ekipleri kayıp şahsın izine rastlayamayınca durumu AFAD ekiplerine bildirdi. Bölgeye; AFAD 3 araç, 8 personel ve 2 drone ile gelerek çalışmalara başladı. AFAD’ın sürdürdüğü arama çalışmalarına STK ve vatandaşlarda destek verdi. Ekiplerin gece ve gündüz süren çalışmaları neticesinde yaşlı adam 7 Haziran tarihinde saat 20.20 sıralarında zeytinlik alanda dere içerisinde yaralı olarak bulundu. Bulunduğu bölgeden insan zinciriyle kurtarılan yaşlı adam, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından hastanede tedavi altına alındı.

Anız yangınını, itfaiye söndürdü

0

Reyhanlı ilçesinde buğday tarlasında çıkan anız yangını, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.

İlçedeki Küme Evler Mahallesi’nde buğday hasadı yapılan tarlada anız yangını çıktı. Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, yangının yakınlardaki zeytinliğe ulaşmasını engelleyerek kısa sürede alevleri söndürdü. Yangının çıkış sebebiyle ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)

Beyaz eşya mağazasında yangın

0

 Reyhanlı ilçesinde beyaz eşya mağazasında çıkan yangın, itfaiye tarafından söndürüldü.

İlçedeki Cumhuriyet Mahallesi’ndeki bir beyaz eşya mağazasında sabah saatlerinde bilinmeyen nedenle yangın çıktı. İhbarla adrese itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye tarafından kısa sürede söndürülen yangın nedeniyle iş yerinde zarar oluştu. Yangının çıkış sebebiyle ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)

Alt geçitteki trafik kazasında 3 yaralı

0

İskenderun ilçesinde bulunan alt geçitte meydana gelen tek taraflı trafik kazasında 3 kişi yaralandı.

 

 

Kaza, Kurtuluş Mahallesi Muhammer Aksoy Caddesi üzerindeki alt geçitte yaşandı. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazanın ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, polis ve Hatay Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri sevk edildi.

Kısa sürede bölgeye ulaşan itfaiye ekipleri, araçta bulunan yaralılara ulaşarak kurtarma çalışması gerçekleştirdi. Araçtan çıkarılan 3 yaralı, sağlık ekiplerine teslim edildi.

Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Çilekte bereketli hasat devam ediyor

0
HATAY VALİSİ MUSTAFA MASATLI VE HATAY BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI MEHMET ÖNTÜRK ÇİLEK HASADI YAPTI (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA) Hatay'da 4 bin 300 dekar alanda ekimi yapılan ve yurt dışına ihraç edilen çilekte bereketli hasat devam ediyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Yayladağı ilçesinin çilek üretiminde kentteki toplam rekoltenin yüzde 70'ini karşıladığını belirterek kent genelinde 10 bin 900 ton rekolte beklendiğini söyledi.

 

 

 

HATAY (İHA) – Hatay’da 4 bin 300 dekar alanda ekimi yapılan ve yurt dışına ihraç edilen çilekte bereketli hasat devam ediyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Yayladağı ilçesinin çilek üretiminde kentteki toplam rekoltenin yüzde 70’ini karşıladığını belirterek kent genelinde 10 bin 900 ton rekolte beklendiğini söyledi.

HATAY VALİSİ MUSTAFA MASATLI VE HATAY BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI MEHMET ÖNTÜRK ÇİLEK HASADI YAPTI (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Hatay’da 4 bin 300 dekar alanda ekimi yapılan ve yurt dışına ihraç edilen çilekte bereketli hasat devam ediyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Yayladağı ilçesinin çilek üretiminde kentteki toplam rekoltenin yüzde 70’ini karşıladığını belirterek kent genelinde 10 bin 900 ton rekolte beklendiğini söyledi.

 

Yaz aylarının gelmesiyle birçok tarım ürünlerinin yetiştiği Hatay’ın bereketli topraklarında hasatlar sürüyor. Türkiye’de çilek üreticiliğinde en ön sıralarda yer alan Hatay’ın Yayladağı çileğinde hasat başladı. Türkiye’nin en güneyinde yer alan Yayladağı ilçesi başta olmak üzere kent genelinde 4 bin 300 dekar alanda ekimi yapılan ve yurt dışına ihraç edilen çilek, kendine has aroması ve lezzetiyle damaklarda tat bırakıyor. Yayladağı çileğinin hasadını Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve Hatay Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mehmet Öntürk yaptı. Vali Masatlı, geçen yıl 9 bin 300 ton olan rekoltenin bu yıl 10 bin 900 ton olarak rekolte beklendiğini söyledi.

 

“Geçen yılki bizim rekoltemiz 9 bin 300 ton iken bu yıl yaklaşık 10 bin 900 ton bekliyoruz”

Kent genelinde 4 bin 300 dekarda çilek hasadı yapılacağını belirten Vali Masatlı, “Bugün Hatay’ımızın bereketli toprakları Yayladağı ilçemizde emeğin, sabrın ve umudun tarlada ürüne dönüştüğü çilek hasadındayız. Burasını sadece bir tarla olarak göremeyiz. Çünkü burada üreticilerimizin emeği ve alın teri vardır. Diğer taraftan da üreticilerimizin bu coğrafyadaki umudunu nasıl yeşerdiğini, nasıl filizlendiğini hep beraber bu manada görmüş oluyoruz. Yayladağı, Türkiye’de en güzel aroması olan çileklerinin yetiştiği de bir ilçemizdir. Biz her yıl buraya çilek hasadı için gelip üreticiyle beraber hasat yaparız. Bu mutlu zamanı hep beraber yaşarız. Bizim açımızdan bir sevindirici tarafı da geçen seneki rekolte olarak yüksek bir rekolte yakalamamızdır. Geçen yılla bu yılki ekiliş dekarımız neredeyse aynı oldu. Yaklaşık 4 bin 300 dekarlık sahada Hatay genelinde biz çilek üreticiliği yaptık. Geçen yılki bizim rekoltemiz 9 bin 300 ton iken bu yıl yaklaşık 10 bin 900 ton bekliyoruz. Yayladağı ilçemiz Hatay genelinde de bu işin yüzde 70’ini karşılıyor. Burada da 3 bin dekardan fazla sahada şu an itibariyle çilek yetiştiriciliği gerçekleşti. İnşallah 7 bin 600 ton Hatay’daki toplam rekoltemizin neredeyse yüzde 70’ini inşallah Yayladağı ilçemiz bu sene yetiştirmiş olduğu çileklerle beraber başta iç piyasa olmak üzere ihracata vermiş olacaklar. Tabii değerli arkadaşlar çilek üretimi yapılırken devletimizin desteklerini, teşviklerini bu manadaki katkılarını da unutmamak gerekir. Başta Tarım ve Orman Bakanlığımız olmak üzere, valiliğimiz, büyükşehir belediye başkanlığımız buradaki çilek üreticilerimiz, elimizden geldiği kadar destekliyoruz ve desteklemeye devam ediyoruz. Hayırlı hasatlar olsun, bol bereketli ürünler diliyorum” ifadelerini kullandı.

 Bisikletçi çift Hatay’a ulaştı

0
TÜRKİYE'Yİ GEZEN 70 YAŞINDAKİ MEHMET KIRKICI İLE 59 YAŞINDAKİ EŞİ DUYGU KIRKICI, 27 GÜN SÜREN YOLCULUĞUN ARDINDAN HATAY'A ULAŞTI. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA) Isparta'da yaşayan ve emekli olduktan sonra 10 yıldır pedal çevirerek Türkiye'yi gezen 70 yaşındaki Mehmet Kırkıcı ile 59 yaşındaki eşi Duygu Kırkıcı, 27 gün süren yolculuğun ardından Hatay'a ulaştı.

HATAY (İHA) – Isparta’da yaşayan ve emekli olduktan sonra 10 yıldır pedal çevirerek Türkiye’yi gezen 70 yaşındaki Mehmet Kırkıcı ile 59 yaşındaki eşi Duygu Kırkıcı, 27 gün süren yolculuğun ardından Hatay’a ulaştı.

TÜRKİYE’Yİ GEZEN 70 YAŞINDAKİ MEHMET KIRKICI İLE 59 YAŞINDAKİ EŞİ DUYGU KIRKICI, 27 GÜN SÜREN YOLCULUĞUN ARDINDAN HATAY’A ULAŞTI. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Isparta’da yaşayan ve emekli olduktan sonra 10 yıldır pedal çevirerek Türkiye’yi gezen 70 yaşındaki Mehmet Kırkıcı ile 59 yaşındaki eşi Duygu Kırkıcı, 27 gün süren yolculuğun ardından Hatay’a ulaştı.

Isparta’nın Senirkent ilçesinde yaşayan 70 yaşındaki Mehmet Kırkıcı ile 59 yaşındaki Duygu Kırkıcı, emekli olduktan sonra hobi olarak başlayan bisiklet sevdalarını 2016 yılında tutkuya dönüştüler. Kendilerine özel bisikletler alan Kırkıcı çifti, bütün ihtiyaç duyacakları eşyaları alarak Türkiye’yi gezmeye başladılar. Türkiye’yi pedal çevirerek gezen Kırkıcı çifti, şehir şehir gezdiler. Bu yıl ise 7 Mayıs’ta Isparta’dan yola çıkan Kırkıcı çifti, bisikletleriyle pedal çevirerek 27’nci günde Hatay’a ulaştılar. Bir gece Hatay’da kalan Kırkıcı çifti, Hatay’dan Gaziantep’e gitmek için gece gündüz pedal çevirmeye devam ettiler. Türkiye’nin birçok şehrini gezdiklerini söyleyen Kırkıcı çifti, bu yılda Akdeniz sahillerinde gezerek rotayı tamamlamak istiyor.

“Emekli olup hiçbir işe yaramamak değil de kendini böyle farklı hobilerle oyalamak derken bisikletin bize uygun olduğunu gördük”

 

2016 yılında ilk pedalı atmalarıyla tutkularının başladığını ifade eden Duygu Kırkıcı, “Bu yıl 7 Mayıs’ta Isparta Senirkent’ten çıktık ve bugün 27’nci günümüzdeyiz. Isparta Senirkent’ten Antakya’yı özellikle görmek istedik. Dün de bu muradımıza erdik. Şimdi her yıl eşimle birlikte, Anadolu’nun bir yerinden bisikletle evimizden çıkarız ve rotamızı tayin ederiz. Son orta noktaya gelir ve oradan da farklı rotadan döneriz. Bu yıl Akdeniz sahilini çizmek istedik. Türkiye sınırlarını çizmiştik, sadece Güneydoğu Anadolu ve Orta Karadeniz kaldı. Her yıl dediğim gibi farklı illerimizi, ilçelerimizi görmeye çalışıyoruz. Ölmeden önce ülkemizi tanımak istiyoruz. Bisiklet tutkumuz 2016 yılında başladı. Emekli olup hiçbir işe yaramamak değil de kendini böyle farklı hobilerle oyalamak derken bisikletin bize uygun olduğunu gördük. Bisiklet sürmekten çok keyif aldık. Ondan sonra da profesyonel olarak şu anda devam etmeye çalışıyoruz. Kesinlikle herkese öneriyorum. Çünkü özellikle ülkemizi tanımak, farklı kültürlerle, coğrafyalarla ve insanlarla tanışmayı tavsiye ediyorum” dedi.

“‘Gidip görmediğimiz, suyunu içmediğimiz köy bizim değildir’ diyerek köy yollarından bisikletle Türkiye turu yapmaya çalışıyoruz”

 

“Gidip görmediğimiz, suyunu içmediğimiz köy bizim değildir” anlayışıyla 10 yıldır pedal çevirerek Türkiye’yi gezen Mehmet Kırkıcı, “Şairin dediği gibi ‘orada bir köy var uzakta, gitmesek de gelmesek de o köy bizimdir’ dediği sözünün tersini yapmaya çalışıyoruz. ‘gidip görmediğimiz, suyunu içmediğimiz köy bizim değildir’ diyerek görebildiğimiz ve gidebildiğimiz kadar köy yollarından bisikletle Türkiye turu yapmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken de kuzeyde, Karadeniz sahilini çizdik ve şimdi de güneyde, Akdeniz sahilini çizmeye çalışıyoruz. Isparta’dan çıktık ve şu anda Gaziantep’e doğru gidiyoruz. Sınırdan Kilis üzerinden Gaziantep’e çıkacağız. Bizim çadırımız ve uyku tulumumuz var. Herhangi bir şeyimiz ve eksiğimiz yok. Sadece elektrik ve su ihtiyacımız oluyor. Ondan sonra bir de tuvalet ihtiyacı, en büyük ihtiyaçlardan birisi. Onun haricinde hemen hemen her şeyimiz sırtımızda dolaşıyoruz. Bazen de arkadaşlar evlerine davet ediyorlar. Bugün yine bir bisikletçi arkadaşın evine davet etti. Orada kaldık. Günde ortalama 4 saat civarında pedal çeviriyoruz. Bu zor olmuyor mu kelimesi soruluyor. Zorluğu düşünsen yola çıkmazsın. Yaptığın işte ya bu iş zor diye bir kelime geçiyorsa o işin üçüncü adımında geri dönersin. Bundan zevk almak var. Bizimki belli bir nokta değil. Selenin üzerinde olup olduğunca çok yer görmek. Gençlere bisikletle rahatlıkla her yeri görebilirler ve gezebilirler” ifadelerini kullandı.
(RMZ-SO-Y)

Batum Turu Neden Bu Kadar Popüler? İşte Batum’u Keşfetmek İçin En Güzel Nedenler

0

 

Karadeniz’in hemen kıyısında yer alan Batum, son yıllarda Türkiye’den en çok ziyaret edilen yurt dışı destinasyonlarından biri olmayı başarmıştır. Gürcistan’ın turizm merkezi olarak kabul edilen şehir, modern yaşamın dinamizmini tarihi dokuyla buluştururken ziyaretçilerine farklı bir ülke deneyimi yaşatmaktadır. Özellikle Doğu Karadeniz’den düzenlenen günübirlik ve konaklamalı Batum turları sayesinde bu eşsiz şehri keşfetmek oldukça kolay hale gelmiştir.

 

Batum’u diğer şehirlerden ayıran en önemli özelliklerden biri, ziyaretçilerine aynı anda birçok farklı deneyim sunabilmesidir. Şehirde gezerken bir yanda tarihi yapılarla karşılaşırken birkaç dakika sonra modern gökdelenlerin arasında kendinizi bulabilirsiniz. Bu sıra dışı uyum, Batum’u yalnızca bir gezi noktası değil aynı zamanda keşfedilmeyi bekleyen bir yaşam alanı haline getirmektedir.

Batum turuna katılan ziyaretçilerin ilk dikkatini çeken yerlerden biri şehrin ünlü sahil şerididir. Karadeniz kıyısı boyunca uzanan Batum Bulvarı, kilometrelerce uzunluğundaki yürüyüş alanları, dinlenme noktaları ve yemyeşil peyzajıyla şehrin en önemli yaşam merkezlerinden biridir. Özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin buluşma noktası haline gelen bulvar, şehrin enerjisini en iyi yansıtan bölgelerden biridir.

Şehrin sembolü haline gelen Ali ve Nino Heykeli ise Batum ziyaretlerinin vazgeçilmez duraklarından biridir. Aşkı, sadakati ve kavuşmayı temsil eden bu etkileyici sanat eseri, yalnızca Gürcistan’ın değil Karadeniz coğrafyasının da en tanınmış simgeleri arasında yer almaktadır. Her gün yüzlerce turist bu özel yapının önünde fotoğraf çekerek anılarını ölümsüzleştirmektedir.

Batum’un kültürel dokusunu yakından görmek isteyenler için Avrupa Meydanı ve Piazza Meydanı mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunmaktadır. Tarihi mimarileri, estetik yapıları ve canlı atmosferleri sayesinde bu meydanlar şehrin ruhunu hissetmek isteyen ziyaretçilere eşsiz bir ortam sunmaktadır. Özellikle akşam saatlerinde meydanlarda oluşan hareketlilik Batum’un sosyal yaşamına dair önemli ipuçları vermektedir.

Doğal güzellikleriyle de dikkat çeken Batum, şehir yaşamından uzaklaşmak isteyen ziyaretçilere çeşitli alternatifler sunmaktadır. Dünyanın en zengin bitki koleksiyonlarından birine sahip olan Batum Botanik Bahçesi, yüzlerce farklı türü bir araya getiren özel bir alandır. Karadeniz’e karşı uzanan yürüyüş yolları ve nefes kesen manzaralarıyla botanik bahçesi, doğa severlerin en çok ilgi gösterdiği noktalardan biridir.

Batum turunun önemli avantajlarından biri de alışveriş olanaklarıdır. Şehir merkezindeki mağazalar, alışveriş merkezleri ve yerel pazarlar ziyaretçilere geniş ürün seçenekleri sunmaktadır. Yöresel ürünlerden hediyelik eşyalara kadar birçok farklı alternatif bulmak mümkündür. Bu nedenle Batum, gezi kadar alışveriş amacıyla da tercih edilen şehirlerden biridir.

Lezzet konusunda da ziyaretçilerini memnun eden Batum, Gürcü mutfağının en seçkin örneklerini sunmaktadır. Geleneksel tariflerle hazırlanan yöresel yemekler, farklı tatlar denemeyi seven ziyaretçiler için unutulmaz bir gastronomi deneyimi oluşturmaktadır. Şehirde bulunan restoranlar ve kafeler ise hem yerel hem de uluslararası mutfaklardan seçenekler sunarak her damak zevkine hitap etmektedir.

Batum’un bir diğer önemli özelliği ise gece görünümüdür. Gündüz sakin ve huzurlu görünen şehir, akşam saatlerinde ışıklandırılan binaları, hareketli meydanları ve sahil boyunca uzanan canlı atmosferiyle bambaşka bir kimliğe bürünmektedir. Özellikle gece fotoğrafçılığıyla ilgilenen ziyaretçiler için Batum eşsiz kareler sunmaktadır.

Kısa sürede farklı bir kültürü tanımak, Karadeniz’in karşı kıyısındaki yaşamı keşfetmek ve unutulmaz anılar biriktirmek isteyenler için Batum turları harika bir seçenektir. Tarihi, doğası, modern şehir yaşamı ve samimi atmosferiyle Batum, her ziyaretçisinde tekrar gelme isteği uyandıran özel şehirlerden biridir. Eğer siz de farklı bir deneyim yaşamak ve Karadeniz’in incisini keşfetmek istiyorsanız, Batum turu unutulmaz bir yolculuğun başlangıcı olabilir.

 

OYAK Çimento’dan yapay resif projesi

0

 

 

OYAK Çimento, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürüttüğü yapay resif projesinin 2026 yılı fazını Darıca Sahili’nde hayata geçirdi. Bölgedeki biyoçeşitliliği desteklemek adına 100 adet yeni yapay resif bloğu deniz tabanına indirilirken, eş zamanlı olarak yürütülen balıklandırma çalışmalarıyla 6 bin adet markalı yavru balık sularla buluşturuldu.

OYAK Çimento, küresel vizyonu ve sürdürülebilirlik odaklı stratejileri doğrultusunda çevre projelerine hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz yıl mayıs ayında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle başlatılan yapay resif hamlesi, geniş katılımlı bir törenle ikinci aşamasına taşındı. “Yaşamın İzinde: Deniz Yuvaları Projesi” kapsamında, OYAK Çimento’nun özel teknolojisiyle üretilen 100 adet yeni yapay resif bloğu Darıca açıklarında denize indirilerek yeni bir habitat alanı oluşturuldu. Aynı törende, İzmit Körfezi Balıklandırma Projesi kapsamında yetiştirilen ve markalanan 6 bin adet çipura, levrek, kalkan ve mersin balığı yavrusu da körfez sularına bırakıldı.

 

Bilimsel Veriler İlham Verdi: Müsilaj Riskine Karşı Tam Koruma

Projenin ilk fazında Gebze Eskihisar (2024) ve Gölcük Ulaşlı (2025) sahillerine yerleştirilen 100’er adetlik yapay resif bloklarında değerlendirme sonuçları, Marmara Denizi ekosisteminde ölçülebilir düzeyde bir iyileşme yaşandığını ortaya koydu. SCUBA dalışları ve düzenli su örneklemeleriyle yapılan bilimsel incelemelerde; resif alanındaki çözünmüş oksijen seviyesinin 8 mg/L civarında sağlıklı bir şekilde seyrettiği, klorofil-a değerlerinin fitoplankton aktivitesini en ideal düzeyde desteklediği ve bölgede hiçbir müsilaj (deniz salyası) oluşumuna rastlanmadığı tescillendi.

“Sadece Sektöre Değil, Geleceğe Öncülük Etmeyi Hedefliyoruz”

Törende projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan OYAK Çimento Alternatif Kaynaklar ve Çevre Direktörü M. Galip Tekiner şunları dile getirdi: “İlk yıl çıktılarından aldığımız olumlu bilimsel verilerle, bugün Yapay Resif Projemizin kapsamını daha da büyütmenin gururunu yaşıyoruz. Kocaeli Büyükşehir Belediyemiz, Valiliğimiz, TAGEM, SUMAE ve Kocaeli Üniversitemiz ile yürüttüğümüz bu çok ortaklı çalışma; endüstrinin çevre vizyonuyla nasıl bütünleşebileceğinin en güzel örneklerinden biri. Üretim süreçlerimizde karbon emisyonunu azaltırken, denizlerimizin altındaki yaşamı da yenilikçi yeşil ürünlerimizle korumaya ve sürdürülebilir balıkçılığı desteklemeye devam edeceğiz.”

CIMPOR / OYAK Çimento Hakkında:

Türkiye Çimento ve Beton sektöründe ilklerin temsilcisi olan OYAK Çimento, bugün geldiği noktada güçlü finansal performansı, sürdürülebilirlik odaklı stratejileri ve yenilikçi uygulamaları ile endüstrinin en dikkat çeken oyuncuları arasında yer alıyor. Bir yandan Türkiye pazarındaki lider konumunu sürdürürken, geleceğe yönelik daha da büyük hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerliyor. Küresel çimento ihtiyacını analiz ederek yeni pazarlara yatırım yapma, yenilikçilik anlayışı ve sürdürülebilir büyümeye katkı sağlama hedefi, şirketteki bu büyük dönüşümün temelini oluşturuyor. Portekiz’in en eski ve köklü çimento markası CIMPOR’un Portekiz ve Cape Verde operasyonlarının 2019 yılında satın alınması, OYAK Çimento’nun uluslararası arenadaki varlığını daha da genişletme yönündeki önemli adımlarından biriydi. 2024 ise CIMPOR ve OYAK Çimento için Türkiye çimento sektörüne 2,15 milyar USD yatırım yapan küresel çimento devi TCC Group Holdings çatısı altında güçlerini birleştirerek tarihi adım attıkları bir yıl oldu. Bu birleşme sonrasında, dünya çimento sektöründe (Çin hariç) 3. büyük çimento üreticisi konumuna gelen TCC Group altında faaliyet göstermeye başlayan ve küresel pazarlardaki konumunu daha da güçlendiren bir marka haline gelen CIMPOR, Türkiye inşaat ve yapı malzemeleri sektöründe OYAK Çimento markası ile faaliyet gösteriyor. CIMPOR markasıyla dünya arenasında daha da güçlü bir şekilde ilerleyen şirket, bu yeni dönemde büyümeye, gelişmeye, çevreye duyarlılık ve daha yüksek ürün kalitesi prensipleri doğrultusunda sektörde fark yaratmaya devam ediyor.

Konteyner iş yeri yandı

0

HATAY’da tost satışı yapılan konteyner iş yeri, çıkan yangında kullanılamaz hale geldi. İş yeri sahibi, elinden ve yüzünden yaralandı.

Defne ilçesi Orhanlı Mahallesi’nde tost satışı yapılan bir konteyner iş yerinde dün bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Alevlere müdahale eden iş yeri sahibi, söndüremeyince 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istedi. İhbarla adrese sevk edilen itfaiye ekipleri, yangını söndürdü. Yangına müdahale ederken elinden ve yüzünden yaralanan iş yeri sahibi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yangının çıkış sebebiyle ilgili inceleme başlatıldı.