Pazar, Haziran 14, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 6

İSTE’de  Denizcilere mezuniyet töreni

0

 

 

İskenderun Teknik Üniversitesi(İSTE) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni gerçekleşti.

 

 

Merkez Kampüs Mavi Salon’da düzenlenen törene İSTE Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duruel, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erdoğan Kanca ve Prof. Dr. Nazif Çalış, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yasemin Bircan Yıldırım, akademik ve idari personel ile öğrencilerin aileleri katıldı. Programda dereceye giren öğrencilere ödül takdimi, bölüm birincisinin adını mezuniyet kütüğüne çakması ve mezuniyet pastasının kesilmesinin ardından, mezunlar temsili diplomalarını alarak mezuniyet sevincini yaşadı.

 

 

 

Törende konuşan Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yasemin Bircan Yıldırım, su ürünleri mühendislerinin sürdürülebilir üretim, gıda güvenliği ve su kaynaklarının korunmasında önemli sorumluluklar üstleneceğini ifade etti.

 

 

 

Öğrencilere hayatlarının yeni döneminde başarılar dileyen Rektör Duruel ise suyun ve denizlerin stratejik önemine dikkat çekerek, mezunlarımızın bilgi, sorumluluk bilinci ve vatan sevgisiyle ülkemizin denizcilik ve su bilimleri alanındaki gelişimine önemli katkılar sunacağına olan inancını dile getirdi.

 

 

 

Kep atma töreniyle büyük bir heyecana sahne olan program, mezunların aileleri ve akademisyenlerle birlikte çektirdiği hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.

 Şehir hastanelerine 57 milyar kira

0

 

CHP Hatay Milletvekili Kara, şehir hastellerine   4 ayda 57 milyar kira ödendiğini  bu meblağın miktarın, 14 milyon 390 bin emeklinin bayram ikramiyesine denk geldiğini vurguladı.

18 şehir hastanesi için yapımcı firmalara 2025 yılının ilk dört ayında kira ve hizmet bedeli olarak 42 milyar 580 milyon lira ödenirken bu miktar 2026’nın ilk dört ayında 15 milyar lira artarak 57 milyar 562 milyon liraya ulaştı.

 

‘14 MİLYON EMEKLİ İKRAMİYESİNE DENK

Firmalara ödenen destek payının günde 479 milyonu aştığını belirten CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, “Yani iktidar her gün yaklaşık 17 bin asgari ücret maaşını 7 şirkete ödüyor” dedi. Ödenen miktarın, 14 milyon 390 bin emeklinin bayram ikramiyesine denk geldiğini vurgulayan Kara, “Emekçi istediğinde bütçe yok diyenler Hazine’nin kapısını yandaşa açmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

 

2026 yılı için yalnızca bütçe, 136 milyar 148 milyon lira olduğunu ve bu miktarın Sağlık Bakanlığı bütçesinin neredeyse yüzde 10’u olduğunu söyleyen Kara, “Geçen yıl bu firmalara bütçede planlanandan 111 milyar lira daha fazla ödeme yapılmıştı. 2026 için planlanan 136 milyar liranın da 150 milyar lirayı aşacağını şimdiden görebiliyoruz. Bütçedeki kara delik büyüyor ve bu kara delik adeta yurttaşların parasını cebinden çekiyor” ifadelerini kullandı.

“Bir kilo buğdayla bir çay içilmiyor”

0
İYİ Parti Hatay Milletvekili Şefik Çirkin İlan edilen buğday taban fiyatını eleştirerek “”Bir kilo buğdayla bir bardak çay içilmiyor” dedi
Vekil Çirkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu hususları dile getirdi:

Sonunda buğday taban fiyatı ilan edildi 16.500 tl
Bir kilo buğdayla bir bardak çay içilmiyor
Afedersiniz tuvalet parası değil
Utanın!!!!!
AKP iktidarı ne yapmak istiyor anlamak mümkün değil
Üstüne bir de Ekim ayı alım fiyatı açıklayınca tam dibe vurdu 14.500 tl ye zor satılır oldu
Keşke ilan etmese bundan iyiydi
Her sene ilan etmeyin karışmayın diyoruz anlamıyorlar
Prim de ortada yok yuvarlak laflar yalan dolan
İYİ Parti olarak biz prim dahil 24.500 istemiştik
Milleti de nasıl kandırıyorlar ;
“ Efendim ekmek pahalı olurmuş “
Ne alakası var primi yükselt olur biter, fiyat ekmeğe yansımaz
İktidarın çiftçi düşmanlığı ne zaman biter belli değil
Ama çiftçinin bittiği bir gerçek….
2022 de ihtiyacımız olan pamuğun % 75 ini biz üretiyormuşuz
2025 de ise % 75 ini ithal eder duruma gelmişiz
Tekstilci battı yüzbinlerce işçi işinden oldu
Buğdayda da aynısı gelecek başımıza
Tarımla ilgisi olmayan, pamuğu eczanede görmüş bir bakanımız var
Tebrik ederiz onu
Çiftçi artık ayağa kalkmalı hakkını aramalı
Ya da bu iktidarı günü geldiğinde göndermeli
Yoksa çiftçiye de yazık olur ülkeye de

 

Reyhanlı saldırısı davasında karar

0
REYHANLI SALDIRISINI GERÇEKLEŞTİREN CENGİZ SERTEL (/HATAY-İHA) Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013 tarihinde 53 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırılara ilişkin karar davasında; mahkeme 3 sanığı 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 3 bin 921 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Gerçekleştirilen terör saldırısında evladını ve kardeşini Hatice Kübra Erboz, suçluların cezalarının alması kendilerinin yüreklerine su serptiğini belirterek, "Suçluların da kendi çocukları öldüğü gibi onlar da idam olsa da onların öldüğünü görseydik ama onların ömür boyu hapiste olması bizi sevindirmeye yetti" dedi.

 

HATAY (İHA) – Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013 tarihinde 53 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırılara ilişkin karar davasında; mahkeme 3 sanığı 53’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 3 bin 921 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

REYHANLI SALDIRISINI GERÇEKLEŞTİREN CENGİZ SERTEL (/HATAY-İHA)
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013 tarihinde 53 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırılara ilişkin karar davasında; mahkeme 3 sanığı 53’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 3 bin 921 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Gerçekleştirilen terör saldırısında evladını ve kardeşini Hatice Kübra Erboz, suçluların cezalarının alması kendilerinin yüreklerine su serptiğini belirterek, “Suçluların da kendi çocukları öldüğü gibi onlar da idam olsa da onların öldüğünü görseydik ama onların ömür boyu hapiste olması bizi sevindirmeye yetti” dedi.

Gerçekleştirilen terör saldırısında evladını ve kardeşini Hatice Kübra Erboz, suçluların cezalarının alması kendilerinin yüreklerine su serptiğini belirterek, “Suçluların da kendi çocukları öldüğü gibi onlar da idam olsa da onların öldüğünü görseydik ama onların ömür boyu hapiste olması bizi sevindirmeye yetti” dedi.

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013 tarihinde gerçekleştirilen terör saldırılarında 53 vatandaş hayatını kaybederken birçok vatandaş yaralandı. Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilen bombalı saldırılara ilişkin, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı, Cengiz Sertel ve Mohammad Dib Korali cezaevlerinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Esasa ilişkin son savunmalarında sanıklar, saldırıyla bağlantılarının bulunmadığını ileri sürdü. Beyanların ardından hükmünü açıklayan mahkeme, sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel’i “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçundan bir kez, 5’i çocuk 52 kişinin öldürülmesi suçundan ise 52 kez olmak üzere toplam 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti.

Mahkeme ayrıca, sanıklara 28’i çocuk 130 kişiyi “öldürmeye teşebbüs” suçundan 2 bin 600 yıl, terör örgütü faaliyeti kapsamında “izinsiz patlayıcı bulundurmak” suçundan 13 yıl 4 ay, mağdurlara yönelik “duyu organları zarar görecek şekilde yaralama” suçundan 13 yıl 6 ay, bir kadının çocuk düşürmesine yol açacak şekilde yaralanması suçundan 20 yıl 3 ay, 3 kişiye yönelik “basit yaralama” suçundan 20 yıl 3 ay, 134 mağdura yönelik “mala zarar verme” suçundan bin 206 yıl, Reyhanlı’daki Emniyet Müdürlüğü, belediye, PTT ve notere verilen zarar dolayısıyla da “kamu malına zarar vermek” suçundan 48 yıl olmak üzere toplam 3 bin 921 yıl hapis cezası verildi. Heyet, sanık Mohammad Dib Korali ile firari sanıklar Omar Alkhatıp ve Mihraç Ural hakkındaki dosyaların ayrılmasına karar verirken, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmetti.

 

HATİCE KÜBRA ERBOZ, KARDEŞİNİ VE EVLADINI KAYBETTİ (AYKUT TAŞTAN/HATAY-İHA)
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013 tarihinde 53 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırılara ilişkin karar davasında; mahkeme 3 sanığı 53’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 3 bin 921 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Gerçekleştirilen terör saldırısında evladını ve kardeşini Hatice Kübra Erboz, suçluların cezalarının alması kendilerinin yüreklerine su serptiğini belirterek, “Suçluların da kendi çocukları öldüğü gibi onlar da idam olsa da onların öldüğünü görseydik ama onların ömür boyu hapiste olması bizi sevindirmeye yetti” dedi.

Reyhanlı ilçesinde bombalı saldırıda hayatını kaybeden 2 yaşındaki Fatmanur Erboz ve teyzesi Nadire Kuvvet’in ailesi 13 yıldır buruk acıyla yaşıyor. Evladını ve kardeşini bombalı saldırıda kaybeden Hatice Kübra Erboz, suçluların cezalarının alması kendilerinin yüreklerine su serptiğini belirterek, “Suçluların da kendi çocukları öldüğü gibi onlar da idam olsa da onların öldüğünü görseydik ama onların ömür boyu hapiste olması bizi sevindirmeye yetti” dedi.

“Suçluların da kendi çocukları öldüğü gibi onlar da idam olsa da onların öldüğünü görseydik ama onların ömür boyu hapiste olması bizi sevindirmeye yetti”

Kızının ve kardeşinin katillerinin ceza alması yüreklerine su serptiğini belirten Hatice Kübra Erboz, “Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs patlamasında ablam Nadire Kuvvet ve kızım Fatma Nurel’i kaybettim. Suçluların ceza almasını duyduğumda çok sevindim. Sevinçten hatta ki ağladım, adalet yerini buldukça yüreğimize bir damla su serpiliyor. Tabii ki ölenler geri gelmiyor ama gene de bu sevinç bizi ağlatmaya, bizi sevindirmeye ve yüreğimi de su serpmeye yetiyor. Ülkemizde idam cezası olmadığı için bu ceza adaletimize göre yeterli oldu. Biz de kabul etmek zorundayız. Keşke onlar da bizim çocuklarımızın öldüğü gibi onlar da idam olsa onlar da ölse, onların öldüğünü görsek, acı çektiğini görsek ama maalesef adalet sistemiz de böyle bir şey olmadığı için; onların ömür boyu hapiste olması, demir parmaklıklar haricinde olması, hücrede olması bizi sevindirmeye yetti. Türk adaletine güveniyoruz. 13 yıl boyunca Ankara’ya gidip geldik. Mahkemeye takip ettim. Kendim katıldım. Mahkeme sürecini yakından takip ettim. Bu yüzden 53 defa müebbet almaları sevindirdi. Umarım ki en kısa zamanda dışarıda olan sanık Miraç Ural’da yakalanır ve gerekli cezayı alırlar. Bence aydınlatıldığını düşünüyorum. Çünkü MİT’imiz, askerimiz, polisimiz 13 yıldır didik didik aradılar. Suçluları ne yapmak istediklerini, çözdüklerini düşünüyorum. Türk adaletine güveniyoruz. Zaten bu bizi bir nebze rahatlatmıştı. Eninde sonunda adaletin yerini bulacağına inanıyordum, çok şükür yerini buldu ve çok sevinçliyiz. Ben ve bütün şehit aileleri devletimize teşekkür ederiz. Ülkemizi bölmek isteyenler şehrimizi karıştırmak isteyenlere fırsat vermedik. Hiçbir zaman vermeyiz. İnşallah ülkemizde bir daha böyle sorunlar yaşanmaz. Hiçbir anne evladıyla, hiçbir eş eşiyle, hiçbir çocuk anne babasıyla sınanmaz diyorum. Bu son olur. Ben ablam ve çocuğumu kaybettim. İki acı birden yaşadım. Rabb’im hiç kimseye böyle acı yaşatmasın” ifadelerini kullandı.

Fırtına, tırdaki konteyneri uçurdu

0
HATAY'DA SEYİR HALİNDEKİ TIRDA YÜKLÜ KONTEYNERİN FIRTINANIN ETKİSİYLE UÇTUĞU ANLAR ARAÇ KAMERASINA YANSIDI. (SELAHATTİN ÇETİN - YAKUP SÖYLEMEZ/HATAY-İHA) Hatay'da seyir halindeki bir tırın üzerinde taşınan konteyner, fırtınanın etkisiyle yola savruldu. O anlar başka bir aracın kamerasında görüntülendi.

 

HATAY (İHA) – Hatay’da seyir halindeki bir tırın üzerinde taşınan konteyner, fırtınanın etkisiyle yola savruldu. O anlar başka bir aracın kamerasında görüntülendi.

HATAY’DA SEYİR HALİNDEKİ TIRDA YÜKLÜ KONTEYNERİN FIRTINANIN ETKİSİYLE UÇTUĞU ANLAR ARAÇ KAMERASINA YANSIDI. (SELAHATTİN ÇETİN – YAKUP SÖYLEMEZ/HATAY-İHA)
Hatay’da seyir halindeki bir tırın üzerinde taşınan konteyner, fırtınanın etkisiyle yola savruldu. O anlar başka bir aracın kamerasında görüntülendi.

Olay, Antakya-İskenderun yolu Topboğazı mevkiinde yaşandı. Seyir halindeki tırda yüklü olan konteyner, kuvvetli fırtınanın etkisiyle uçtu. Yol kenarına devrilen konteynerin uçtuğu anlar seyir halindeki başka bir aracın kamerasına yansıdı. Görüntülerde; güvenlik önlemi alınmayan tırın tarlaya uçtuğu görüldü.

13 dron kurumların hizmetine sunuldu.

0

 

 

HATAY’da sınır güvenliğinin güçlendirilmesi, terörle mücadele ile suç ve suçlularla mücadele çalışmalarında kullanılmak üzere Göç İdaresi Başkanlığı Sınır Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından temin edilen 13 adet dron ilgili kurumların hizmetine sunuldu.

Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın katılımlarıyla İl Göç Müdürlüğü Hizmet Binasında gerçekleştirilen törene İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanı Muhammet Selami Yazıcı, 10. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Arıkök ve ilgili kurum temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Programda konuşan Vali Masatlı, Hatay’ın 278 kilometrelik sınır hattına sahip olduğunu belirterek güvenliğin vatandaşların en temel ihtiyaçlarından biri olduğunu ifade etti. Devletin, dünyanın en ileri teknolojilerini kullanarak sınır güvenliği ve düzensiz göçle mücadele alanlarında etkin çalışmalar yürüttüğünü vurgulayan Vali Masatlı, teslim edilen dronların eların ilin huzur ve güvenliğine önemli katkılar sağlayacağını belirtti.

Tören kapsamında; 11 adet dron 10. Hudut Tugay Komutanlığına, 1 adet dron İl Jandarma Komutanlığına, 1 adet dron İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edil

İş yerine silahlı saldırı.1 yaralı

0

 Reyhanlı ilçesinde iş yerine düzenlenen silahlı saldırıda 1 kişi yaralandı.

Olay, gece saatlerinde Reyhanlı ilçesi Yeni Mahalle’de meydana geldi. Kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce bir iş yerine tabancayla ateş açıldı. Bu sırada iş yerinde bulunan ismi öğrenilemeyen 1 kişi, açılan ateş sonucu yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı, ambulansla Reyhanlı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Olayı gerçekleştiren şüpheli ya da şüphelileri yakalamak için harekete geçen, soruşturmaya devam ediyor.

Çeşitli suçlardan arananlar yakalandı.

0

 Reyhanlı ilçesinde polis ekiplerince gerçekleştirilen denetimlerde çeşitli suçlardan aranan 2 şüpheli yakalandı.

Reyhanlı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından ilçe genelinde huzur ve güven uygulaması gerçekleştirildi. Çeşitli noktalarda denetim yapan ekipler, sürücüler ve yayalara genel bilgi toplama (GBT) sorgulaması yaptı. Denetimlerde, çeşitli suçlardan arandığı tespit edilen 2 şüpheli gözaltına alındı.

Trafik ekiplerince yapılan kontrollerde ise eksiklikleri bulunduğu belirlenen 4 araç trafikten men edilirken, kurallara aykırı hareket ettiği tespit edilen sürücülere ise idari para cezası uygulandı. (

Kursiyerlerin eserleri görücüye çıktı.

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), Akademi Hatay tarafından hazırlanan Hayat Boyu Öğrenme Programı kapsamında meslek edindirme ve el sanatları kurslarında eğitim alan kursiyerlerin yıl boyunca hazırladığı eserler görücüye çıktı.

Hayat Boyu Öğrenme Haftası kapsamında HBB Akademi Hatay Hayat Boyu Öğrenme Programı Kursiyerlerinin hazırladığı yıl sonu sergisinin açılışı Hatay Valisi Mustafa Masatlı, HBB Başkanı Mehmet Öntürk, kurum müdürleri, daire başkanları ve çok sayıda vatandaşın katılımı ile gerçekleşti.

Hatay Valisi Masatlı “Bu Sergi Yeniden Doğuşun Somut Bir Göstergesidir”

Habibi Neccar Camisi’nde düzenlenen serginin açılışında konuşan Hatay Valisi Masatlı, açılışını gerçekleştirdikleri serginin deprem sonrası Hatay’da yeniden dirilişin, yeniden doğuşun somut bir göstergesi ve iradesi olduğunun altını çizerek, “artık Hatay’ımız eski günlerdeki gibi, belki eski günlerden daha iyi olarak ayakta. Çalışmaya, üretmeye, umutlarımızı çoğaltmaya devam edeceğiz.” dedi.

HBB Başkanı Öntürk “Hatay Çok İyi Noktalara Gelecek”

Başkan Öntürk ise kursiyerlerin ürettikleri eserlerin kendilerini motive ettiğini belirterek, bugün 10 ilçede, ürettikleri eserlerle bu kadim kentin tarihine, kültürüne, turizmine değer katacak 16 bin 500 kişilik bir ordu olduğunu ve bu ordunun yüzde 80’inin kadınlardan oluştuğunu dile getirdi.

Emeği geçen herkese teşekkür eden Başkan Öntürk, üretim devam ettiği sürece kentin tarihiyle, turizmiyle çok daha iyi noktalara geleceğini ifade ederek, “Biz de valimizle bakanlarımızla birlikte çalışıyoruz. Master planlarımızı tamamladık. Bu ürünlerin kıymeti tüm Türkiye’ye, tüm dünyaya yayılacak. Hepinizin emeklerine sağlık.” dedi.

8 Haziran tarihine kadar devam edecek sergide, vatandaşların kişisel, sosyal ve mesleki gelişimlerine katkı sunmayı amaçlayan Hayat Boyu Öğrenme Programı eğitimlerine katılan kursiyerlerin el sanatları kurslarda ürettikleri çalışmalar 10 ilçede kurulan stantlarda ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

El emeği ürünlerin yer aldığı sergilerde ziyaretçiler, farklı branşlarda hazırlanan çalışmaları yakından inceleme fırsatı buldu.

Hataylı çocuklar Portekiz’e gittiler

0

 

 

 

HATAY Valiliği himayelerinde, Afette Hatay Modeli kapsamında hayata geçirilen ‘Yüreğimizdeki Işık Projesi’ ile depremzede Hataylı çocuklar Portekiz’e kültürel gezi gerçekleştirdi.

Digital Citizenship Culture in European Community başlıklı Erasmus+ Projesi kapsamında çocuklar, dijital vatandaşlık, kültürlerarası etkileşim ve uluslararası eğitim deneyimi kazanmak amacıyla Portekiz’de düzenlenen faaliyetlere katılmak üzere Avrupa yolculuğuna çıktı. Hatay Valiliği adına Portekiz’e gerçekleştirilen kültürel geziye katılan Hatay Valiliği İL Planlama ve Koordinasyon Müdürü Mustafa Örgüt, “Portekiz’de başlayan bu anlamlı program, çocuklarımızın farklı ülkelerden akranlarıyla bir araya gelerek yeni kültürler tanımalarına, dijital dünyanın sorumlu bireyleri olmalarına ve geleceğe daha güçlü hazırlanmalarına katkı sağlayacaktır. Çünkü biliyoruz ki; çocuklarımızın gözlerindeki ışık, Hatay’ımızın yarınlarını aydınlatan en güçlü umuttur” ifadelerini kullandı.

Örgüt, Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın destekleriyle depremzede Hataylı çocuklara yönelik gezi organizasyonlarının süreceğini kaydetti.

Yanan bölge yeniden ağaclandırıldı

0

HATAY’da yangında zarar gören bölge, 5 Haziran Çevre Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte ağaçlandırıldı.

Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde meydana gelen orman yangınında zarar gören alanda 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Hatay Büyükşehir Belediyesi ve Çevre Topluluğu iş birliğiyle etkinlik düzenlendi. Etkinliğe katılanlar, bölgeye fidan dikti.

Zeytinlik alanda çıkan yangın söndürüldü

0
HATAY'IN ANTAKYA İLÇESİNDE ZEYTİNLİK ALANDA ÇIKAN YANGIN, İTFAİYE EKİPLERİNİN HIZLI MÜDAHALESİYLE YERLEŞİM YERLERİNE SIÇRAMADAN KONTROL ALTINDI. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'ın Antakya ilçesinde zeytinlik alanda çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle yerleşim yerlerine sıçramadan kontrol altındı.

Antakya ilçesinde zeytinlik alanda çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle yerleşim yerlerine sıçramadan kontrol altındı.

HATAY’IN ANTAKYA İLÇESİNDE ZEYTİNLİK ALANDA ÇIKAN YANGIN, İTFAİYE EKİPLERİNİN HIZLI MÜDAHALESİYLE YERLEŞİM YERLERİNE SIÇRAMADAN KONTROL ALTINDI. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA)
Hatay’ın Antakya ilçesinde zeytinlik alanda çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle yerleşim yerlerine sıçramadan kontrol altındı.

Yangın, Antakya ilçesi Dikmece Mahallesi’nde yaşandı. Henüz belirlenemeyen bir nedenle zeytinlik alanda yükselen alevleri gören çevredeki vatandaşlar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri yangını kontrol altına alındı. Yangında zeytinlik zarar gördü.

Çamlık alanda çıkan yangın söndürüldü

0
HATAY'IN HASSA İLÇESİNDE ÇAMLIK ALANDA ÇIKAN YANGIN, İTFAİYE EKİPLERİNİN HIZLI MÜDAHALESİYLE DİĞER ÇAM AĞAÇLARINA SIÇRAMADAN KONTROL ALTINA ALINDI (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'ın Hassa ilçesinde çamlık alanda çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle diğer çam ağaçlarına sıçramadan kontrol altına alındı.

Hassa ilçesinde çamlık alanda çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle diğer çam ağaçlarına sıçramadan kontrol altına alındı.

HATAY’IN HASSA İLÇESİNDE ÇAMLIK ALANDA ÇIKAN YANGIN, İTFAİYE EKİPLERİNİN HIZLI MÜDAHALESİYLE DİĞER ÇAM AĞAÇLARINA SIÇRAMADAN KONTROL ALTINA ALINDI (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA)
Hatay’ın Hassa ilçesinde çamlık alanda çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle diğer çam ağaçlarına sıçramadan kontrol altına alındı.

Yangın, Hassa ilçesi Akbez Mahallesi’ndeki Dede Mezarlığı mevkisinde meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çamlık alandan yükselen alevleri gören çevredeki vatandaşlar, durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Olay yerine kısa sürede ulaşan itfaiye ve Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ekipleri, yangını kontrol altına aldı. Yangında bölgedeki çam ağaçları zarar gördü.

Verilen ev eşyaları geri alınmamalı

0

 

 

 

 

Milletvekili Çalışkan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yazdığı yazıyla, afetzedelere kullanım için verilen ev eşyalarının geri istenmemesi talebini dile getirdi. Çalışkan, “Bu eşyaların geri alınmaması, depremzedelerin hayata yeniden tutunması için hayati önem taşıyor” dedi.

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, deprem sonrası konteyner kentlerde yaşamını sürdüren ve artık kalıcı konutlara ya da farklı yerleşim yerlerine geçmek üzere konteynerleri boşaltan vatandaşların yaşadığı yeni bir mağduriyeti gündeme taşıdı.

 

EKONOMİK KOŞULLAR HÂLÂ ÇOK ZOR

 

Bakanlığa gönderdiği yazıda, depremzedelerin ekonomik durumunun henüz iyileşmediğine dikkat çeken Milletvekili Çalışkan, vatandaşların yeni bir ev düzeni kurarken temel eşyaları temin etmekte büyük güçlük çektiğini vurguladı. Çalışkan yazısında şu ifadelere yer verdi:

 

“Depremden etkilenen vatandaşlarımızın önemli bir kısmının ekonomik koşullarının hâlen yeterli düzeyde iyileşmediği, birçok ailenin temel ev eşyalarını yeniden temin etmekte güçlük yaşadığı bilinmektedir. Konteyner kentlerden ayrılan vatandaşlarımızdan, kendilerine tahsis edilen ev eşyalarının geri istendiği ifade edilmektedir.”

 

SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI BUNU GEREKTİRİR

 

Milletvekili Çalışkan, depremzedelere verilen eşya yardımı beklentisinin halk nezdinde devam ettiğini hatırlatarak, bu eşyaların geri alınmamasının toplumsal destek olacağını ifade etti. Yazısında, eşyaların vatandaşta kalmasının “sosyal destek anlayışı” ile örtüşeceğini belirten Çalışkan, şunları kaydetti:

“Konteyner kentlerden ayrılan vatandaşlarımızdan, kullanımına sunulan temel ihtiyaç eşyalarının geri alınmaması; hem sosyal destek anlayışı hem de depremzedelerin yaşamlarını yeniden kurma süreci açısından önemli bir katkı sağlayacaktır.”

 

YENİDEN DEĞERLENDİRME TALEBİ

 

Bakanlıktan söz konusu uygulamanın yeniden değerlendirilmesini talep eden Milletvekili Çalışkan, depremin üzerinden geçen süreye rağmen barınma ve yaşam standartları konusundaki sorunların sürdüğünü ve devletin bu süreçte daha esnek ve destekleyici olması gerektiğini vurguladı.

 

Bakanlığın, Hatay Milletvekili Çalışkan’ın bu talebine vereceği yanıt, konteyner kentlerden ayrılmaya hazırlanan binlerce depremzede tarafından merakla bekleniyor.

HBB Çevre etkinlikler düzenledi.

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), Türkiye Çevre Haftası kapsamında çevre bilincini artırmak, doğal kaynakların korunmasına dikkat çekmek ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenledi.

HBB, Dörtyol ve Samandağ ilçelerinde öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen sahil temizliği ve deniz dibi temizliği faaliyetleriyle çevre duyarlılığının artırılmasına yönelik farkındalık çalışmaları yürüttü. Ayrıca HBB ekipleri fidan dağıtımı gerçekleştirdi.

Öğrenciler Çevre İçin Bir Araya Geldi

Etkinlikler kapsamında Dörtyol ilçesi Yeşilköy Mahallesi Yeşilköy Sahil ve Park Alanı’nda Gazi İlkokulu ile Şehit Harun Taş İlkokulu öğrencileri; Samandağ ilçesi Kapısuyu Mahallesi Çevlik Balıkçı Barınağı’nda ise Ulubatlı Hasan Ortaokulu, Mağaracık Ortaokulu ve Yükseliş Koleji öğrencileri çevre faaliyetlerine katılarak doğa için örnek bir dayanışma sergiledi.

Sahil ve Deniz Dibi Temizliği Yapıldı

Hatay Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin koordinasyonunda gerçekleştirilen etkinliklerde ayrıca İskenderun Teknik Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri ile Büyükşehir Belediyesi dalgıç personellerinin katılımıyla deniz dibi temizliği gerçekleştirildi.

Daha Yeşil Bir Hatay İçin Ortak Sorumluluk

Büyükşehir yetkilileri, çevreyi korumanın yalnızca bugünün değil gelecek nesillere karşı da önemli bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek, daha temiz, daha yeşil ve daha yaşanabilir bir Hatay hedefi doğrultusunda çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti

Hatay Gazella Korosundan ,Defne Konseri

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Hatay Gazella Korosu, “Anadolu’dan Türküler” konseriyle vatandaşlarla buluşmaya hazırlanıyor.

Türk halk müziğinin sevilen eserlerinin seslendirileceği konserde koro ve saz sanatçıları, Anadolu’nun farklı yörelerine ait türküleri sanatseverlerin beğenisine sunacak.
Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek konser, 7 Haziran 2026 Pazar günü saat 19.30’da Defne Belediyesi Amfi Tiyatro’da düzenlenecek.
HBB yetkilileri, kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilecek konsere tüm vatandaşları davet ediyor.

AKP çevreyi tahrip ediyor

0

 

 

 

 

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 5 Haziran Dünya Çevre Günü hakkında yazılı bir basın açıklaması yaparak “AKP çevreyi tahrip edecek uygulamalar yapıyor”dedi:

 

ACELE KAMULAŞTIRMALARIN YARISI TEK ADAM REJİMİNDE YAPILDI

Ülkemizde, sivil toplum kuruluşlarının yoğun çalışmaları sayesinde, çevrenin korunmasına yönelik bir duyarlılık oluştuğunu görüyoruz. Bu durum, çevre tahribatının artmasından, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha hissedilir hale gelmesinden bağımsız düşünülemez. AKP iktidarı, pek çok meselede olduğu gibi, çevre konusunda da ikircikli bir tutum izliyor. Bir yandan toplumdaki duyarlılığı ve tepkileri yönlendirmeye, yatıştırmaya çalışırken diğer yandan çevreyi tahrip edecek uygulamalara imza atıyor.

İktidar, özellikle acele kamulaştırma kararlarını çevreyi tahrip edecek yatırımları hızlandırmak için kullanmaktadır. Resmi Gazete’de, sadece 2026 yılının ilk 6 ayında 79 tane acele kamulaştırma kararı yayımlandığını görüyoruz. Bu kararların önemli bir bölümü, enerji sektörüyle, özellikle de iletim ve nakil hatlarının inşa edilmesiyle ilgilidir. 2025 yılında yine ağırlıklı olarak enerji yatırımları için 202 acele kamulaştırma kararı alınmış; tüm AKP iktidarı boyunca alınan acele kamulaştırma kararlarının sayısı ise 2 bin 701’e ulaşmıştır. Bu kararların bin 430’u, yani neredeyse yarısı, 2018’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine, tek adam rejimine geçildikten sonra alınmıştır. ‘Ver yetkiyi, gör etkiyi’ politikası, doğal varlıklarımız, ekolojik dengemiz için de yıkıcı olmuştur.

 SERA GAZI EMİSYONU ARTARKEN ORMANLAR YETERSİZ KALIYOR

Acele kamulaştırma kararları haricinde, göz boyama amaçlı, çelişkili yasalar çıkartılmaktadır. Örneğin geçen yıl kabul edilen İklim Kanunu bu politikanın ürünüdür: Bir yandan karbon yutak alanlarını artırmaktan, karbon salımını azaltmaktan söz edilmiş, diğer taraftan kurulu güç kapasitesini artırmak için fosil yakıt kullanımının artırılacağı açıklanmıştır: 2022 Ulusal Enerji Planına göre 2030 yılına kadar 1,7 gigavat kapasiteli kömür santralleri, 10 gigavat kapasiteli doğal gaz çevrim santralleri devreye alınacaktır. Enerjide kurulu güç artırılırken fosil yakıtlardan elde edilecek artış, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla maskelenecek.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 7’nci Türkiye Çevre Durum Raporu bile bu karbondioksit emisyonlarındaki büyük artışı gizleyemiyor. Enerji sektöründeki emisyonlar 1990 ve 2022 yılları arasında yüzde 179; endüstriyel üretim kaynaklı emisyonlar da yüzde 208 oranında artmıştır. Buna karşın ormanlarımızın yıllık sera gazı tutumlarının aynı dönemde azaldığı, bakanlıkça da kabul ediliyor: 1990 yılında ormanlarımız 63 bin kiloton karbondioksiti temizlerken 2021’de bu miktar 35 bin kilotona düşmüştür. Sera gazı emisyonu karşısında orman varlığımız yetersiz kalmıştır. 2012-2020 yılları arasında ormancılık dışı uygulamalara tahsis edilen ormanlık alanların büyüklüğü de 342 bin hektardır ki bunların da yüzde 37’si enerji, yüzde 25’i de madencilik sektörüne tahsis edilmiştir.

İKTİDAR TOPRAKLARIMIZA ÇÖPLÜK MUAMELESİ YAPIYOR

Ülkemizde, yukarıda sözü edilen Çevre Durum Raporu’na göre, korunan alanların büyüklüğü yaklaşık 6,5 milyon hektardır. Enerji ve maden şirketlerinin gözünde bu büyüklükte bir alan ‘verimsiz’ olarak nitelenmekte, yatırımlar için bir engel olarak görülmektedir. Bu yıl mart ayında Milli Parklar Kanununda yapılan değişiklikle de korunan alanlarda ‘kamu yararı’ görülürse, elektrik iletim ve nakil hattı, petrol ve doğal gaz iletim hattı gibi enerji altyapılarının inşa edilmesine izin verildi. ‘Kamu yararı’ açısından ‘vazgeçilmez’ olarak nitelenen tesislerin uzun devreli gelişme planı şartı aranmayacağı ilan edildi. Binlerce yılda oluşmuş ekosistemler enerji ve maden şirketlerine açılırken, bu yatırımları denetleme ve böylece itiraz edebilme yolları da büyük ölçüde kapatılmıştır.

Çevreyi kirletecek sektörlerin ve yatırımların teşvik edilmeye devam edilmektedir. AB’den yapılan atık ithalatı 2024 yılında 12 milyon tona ulaştı; 10 yılda ithal edilen atık miktarı da 118 milyon ton oldu. Sadece 2025 yılında 503 bin ton plastik atık ithal edilmiştir. Bu iktidar, topraklarımıza çöplük muamelesi yapmakta, insanlarımızı mikro plastiklerle zehirlemekte bir sakınca görmüyor. Bu esnada Akbelen’de acele kamulaştırmaya karşı ormanlarını korumaya çalışan yurttaşlara kolluk tarafından müdahale ediliyor, hapis cezaları veriliyor.‘Yeşil vatan’ kağıt üzerinde kalmış bir kelime oyunundan ibarettir.

Bu nedenle kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 de bir göz boyamadan öteye gidemeyecektir. Çevrenin korunması; sloganlara, basmakalıp raporlara, iyi dileklere sığdırılamayacak kadar hayati önemdedir. İklim krizinin etkilerini giderek daha çok hissettirdiği bir dönemde büyük bir paradigma değişikliğine ihtiyacımız var: Ekolojiyi ekonomiye feda etmeyen, özellikle enerji ve maden şirketlerinin hoyratlıklarına dur diyecek, sağlıklı ve dengeli bir çevre olmaksızın insanca yaşamın da mümkün olmayacağını, 21’inci yüzyılda geçmiş yüzyılın alışkanlıklarıyla hareket edilemeyeceğini kabul etmek zorundayız.

Hatay’da Doğa İçin Seferberlik Çağrısı

0

 

 

Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında değerlendirmede, Hatay’ın sahip olduğu eşsiz biyolojik çeşitliliğin korunması için”Doğa İçin Seferberlik Çağrısı ”  yaptı

 

Öğünç, üç farklı iklim kuşağının etkilerinin görüldüğü Hatay’ın, binlerce bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yaptığını belirterek, özellikle endemik türlerin gelecek nesillere aktarılması için koruma çalışmalarının artırılması gerektiğini ifade etti.

 

Hatay’ın ekolojik açıdan stratejik bir konuma sahip olduğuna dikkat çeken Öğünç, kentin, Akdeniz, Anadolu ve Orta Doğu ekosistemlerinin kesişim noktasında yer aldığını kaydetti.

 

Doğa koruma çalışmalarında kurumlar arası iş birliğinin önemine işaret eden Öğünç, bu doğal zenginliğin sürdürülebilir şekilde korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

 

Amanos Dağları, sulak alanlar, kıyı ekosistemleri ve geniş ormanlık bölgeleriyle Türkiye’nin önemli doğal yaşam merkezlerinden biri olan Hatay’ın, çok sayıda endemik bitki ve yaban hayvanına yaşam alanı sunduğunu anlatan Öğünç, “Bölgenin aynı zamanda önemli kuş göç yolları üzerinde bulunması, sahip olduğu ekolojik değeri daha da artırıyor” dedi.

 

Hatay’ın dağlık ve doğal alanlarında yaşamını sürdüren çizgili sırtlan, uzun kulaklı çöl kirpisi, kayalık gerbili, saz kedisi ve yaban kedisi gibi türlerin, bölgenin biyolojik çeşitliliğinin en önemli göstergeleri arasında yer aldığına işaret eden Öğünç, “Bu canlılar yalnızca doğal denge açısından değil, bilimsel araştırmalar ve ekoturizm faaliyetleri bakımından da büyük önem taşıyor” diye konuştu.

 

Öğünç, her bir türün korunmasının ekosistemin sürekliliği açısından kritik olduğuna dikkat çekerek, nadir türlerin yok olmasının yalnızca ilgili canlıyı değil, tüm ekolojik sistemi etkileyebilecek zincirleme sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

 

Bu kapsamda ekolojik koridorların oluşturulması, yaban hayatı geçiş alanlarının artırılması ve koruma bölgelerinin yaygınlaştırılması gerektiği vurgulanıyor.

 

Öte yandan artan kentleşme, habitat kaybı ve kaçak avcılık gibi tehditlerin yaban hayatı üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Öğünç, “Biyolojik çeşitliliğin korunması, hem doğal yaşamın sürdürülebilirliği hem de insanlığın geleceği açısından hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

 

Hatay Tabiatı Koruma Derneği olarak bölgede varlığını sürdüren dağ ceylanları ve diğer türlerin doğal yaşam alanlarının korunması ve yaban hayvanlarının yaşam haklarının savunulması için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Abdullah Öğünç, Dünya Çevre Günü dolayısıyla toplumun tüm kesimlerine şu çağrıda bulundu:

 

“Doğal yaşam alanlarının korunması, yaban hayvanlarının yaşam hakkının savunulması ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılması büyük önem taşıyor. Bu özel günde herkesi doğaya karşı daha duyarlı olmaya, yaban hayatını korumaya ve sürdürülebilir bir gelecek için ortak sorumluluk almaya davet ediyoruz.”

Doğayı Savunmak Yaşamı Savunmaktır

0

 Antakya Çevre Koruma Derneği, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada,  “Doğayı Savunmak Yaşamı Savunmaktır”denildi

AÇKD: Doğayı Savunmak Yaşamı Savunmaktır

Hatay’da çevre sorunlarına dikkat çeken Antakya Çevre Koruma Derneği, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, deprem, sel ve ekolojik yıkımın gölgesinde çevre mücadelesinin her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurguladı.

Dernek Başkanı Nilgün Karasu adına yapılan açıklamada, Dünya Çevre Günü’nün kutlamadan çok yaşanan çevresel tahribatları hatırlama ve yetkilileri göreve çağırma günü olarak karşılandığı belirtildi.

Açıklamada, 6 Şubat depremlerinin ardından geçen sürece rağmen Hatay’ın hâlâ enkaz, çevresel kirlilik ve plansızlığın yükünü taşıdığı ifade edilerek, deprem sonrasında ortaya çıkan molozların taşınması ve depolanması sürecine ilişkin kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediği savunuldu. Kentte yaşayan vatandaşların toz, asbest riski ve çevresel kirlilikle baş başa bırakıldığı öne sürüldü.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan sel felaketine de değinilen açıklamada, dere yataklarının yapılaşmaya açılması, doğal su yollarının tahrip edilmesi ve yetersiz altyapının felaketin boyutlarını artırdığı ifade edildi. “Yağmur değil, ihmaller felakete dönüşmektedir” denilen açıklamada, doğayla uyumlu şehir planlamasının önemine dikkat çekildi.

Hatay’da ve Türkiye’nin birçok bölgesinde doğanın sistematik bir baskı altında olduğu belirtilen açıklamada, taş ocakları, madencilik faaliyetleri, zeytinlik alanlara yönelik tehditler ve tarım arazilerinin betonlaşmasının ekolojik dengeyi olumsuz etkilediği kaydedildi. Asi Nehri’nin yıllardır kirlilik baskısı altında bulunduğu, sulak alanlar ile biyolojik çeşitliliğin de ciddi risklerle karşı karşıya olduğu ifade edildi.

İklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiğine işaret edilen açıklamada, kuraklık, aşırı sıcaklıklar, seller ve orman yangınlarının yaşamı tehdit ettiği vurgulandı.

Antakya Çevre Koruma Derneği, çevre mücadelesinin aynı zamanda yaşam mücadelesi olduğunu belirterek şu talepleri sıraladı:

  • Hatay’ın yeniden inşa sürecinin rant odaklı değil, bilimsel veriler ve kamu yararı doğrultusunda yürütülmesi,
  • Dere yatakları, tarım alanları ve doğal yaşam alanlarının yapılaşma baskısından korunması,
  • Taş ocakları ve ekolojik yıkıma neden olan projelerin etkin şekilde denetlenmesi,
  • Asi Nehri’nin korunması ve temizlenmesi için acil eylem planı hazırlanması,
  • İklim krizini derinleştiren politikaların terk edilerek yerel halkın karar süreçlerine katılımının sağlanması.

Açıklamanın sonunda, çevreyi korumanın yalnızca ağaç dikmekten ibaret olmadığına dikkat çekilerek, “Çevreyi korumak; insan yaşamını, kentleri, tarımı, suyu ve geleceği korumaktır” ifadelerine yer verildi.

Antakya Çevre Koruma Derneği, toprağı, suyu, havayı, Asi Nehri’ni, zeytinlikleri, ormanları ve gelecek kuşakları koruma mücadelesini sürdüreceğini belirterek, “Doğayı savunmak, yaşamı savunmaktır” mesajını yineledi.

Telefonun sahibine ulaştırmaya çalışıyor

0
HATAY'DA ARACINA ALDIĞI YOLCULARIN DÜŞÜRDÜĞÜ IPHONE 11 BEYAZ RENKTE OLAN CEP TELEFONUNUN SAHİBİNİ BULMAK İÇİN GÜNLERDİR ÇABA GÖSTEREN DUYARLI DUYGU KARASU, TELEFONU GERÇEK SAHİBİNE ULAŞTIRMAK İSTİYOR. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'da hava sıcak diye aracına aldığı yolcuların düşürdüğü cep telefonunun sahibini bulmak için günlerdir çaba gösteren Duygu Karasu, telefonu sahibine ulaştırmak istiyor.

HATAY (İHA) – Hatay’da hava sıcak diye aracına aldığı yolcuların düşürdüğü cep telefonunun sahibini bulmak için günlerdir çaba gösteren Duygu Karasu, telefonu sahibine ulaştırmak istiyor.
Antakya ilçesi Üçgedik Mahallesi’nde yaşayan Duygu Karasu, geçtiğimiz salı günü Gülderen Mahallesi’nden Dikmece Mahallesi’ne giderken yol kenarında gördüğü iki kadın ve bir çocuğu araca alarak gidecekleri yere bırakmak istedi. Havanın sıcak olması nedeniyle yardımcı olmak amacıyla yolcuları aracına alan Karasu, onları Dikmece 6’ncı bölgede indirdikten sonra yoluna devam etti. Olaydan bir gün sonra Karasu, aracını yıkamaya verdi. Oto yıkamacı aracı temizlerken arka koltukta, Iphone 11 marka beyaz renkte bir telefon fark etti. Telefonu bulması üzerine oto yıkamacının haber vermesiyle Karasu, telefonu alıp şarjını doldurduktan sonra ekran resmindeki kadının aracına aldığı kadınlardan biri olduğunu fark etti. Telefonun ekran kilidinin olması üzerine sahibine ulaşamayan Karasu, telefonun sahibine ulaşmak istiyor.

HATAY’DA ARACINA ALDIĞI YOLCULARIN DÜŞÜRDÜĞÜ IPHONE 11 BEYAZ RENKTE OLAN CEP TELEFONUNUN SAHİBİNİ BULMAK İÇİN GÜNLERDİR ÇABA GÖSTEREN DUYARLI DUYGU KARASU, TELEFONU GERÇEK SAHİBİNE ULAŞTIRMAK İSTİYOR. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA)
Hatay’da hava sıcak diye aracına aldığı yolcuların düşürdüğü cep telefonunun sahibini bulmak için günlerdir çaba gösteren Duygu Karasu, telefonu sahibine ulaştırmak istiyor.

“Ağlayanın malı gülene yar olmaz diyerek telefonu sahibine ulaştırmak en güzel şeydir

 

Aracına aldığı kadından düşen telefonu sahibine ulaştırmak isteyen Duygu Karasu, “Geçtiğimiz salı günü Gülderen Mahallesi’ne gitmek için Dikmece Mahallesi’nden geçiyordum. Dikmece Mahallesi ana yolunda iki kadın ve bir çocuk gördüm. Ben de hava sıcak olduğu için gidecekleri yere kadar arabama buyur ettim. Arabaya aldım ve sonrasında Dikmece 6’ncı bölgeye gideceklerini söylediler. Önce kararsız kaldılar yabancı olduğum için sonra binmeye karar verip araca bindiler. Aracımla inmek istedikleri yerde indirdim. Ben gideceğim yere gittim. Dün de arabayı yıkamaya vermiştik. Oto yıkamacısı arabanın içinde bir telefon buldu. Eşim beni arayıp araçta telefon bulunduğunu ve kimin olduğunu sordu. Ben de önce bilmediğimi söyledim, sonra arabaya iki kadın aldığımı hatırladım ve onların düşürmüş olabileceğini düşündüm. Telefonu şarj edip açtığımızda ekranda gördüğüm resimdeki kadın, arabaya aldığım kadınlardan birine aitti. Salı gününden bu yana sahibine ulaşmaya çalışıyorum ve henüz bulamadım. Umarım buradan sesimi duyarlar ve sahibi bana ulaşır. Iphone 11 marka beyaz renk telefondu. Umarım sahibi bize bir yerlerden görür ve bir şekilde ulaşır. Telefonda şifre olduğu için maalesef giremiyoruz. Telefondan anlayan birine de sordum, ekran kilidini kırıp ailesine ulaşmak için ama maalesef ekran kilidi kırılamadığı için sahibine ulaşamadım. Bir de telefonu ne imkanlarda aldığını bilmiyorum. İçerisinde ister istemez hatıraları vardır. Hani derler ya ağlayanın malı gülene yar olmaz. Sahibine ulaştırmak en güzel şeydir” ifadelerini kullandı.
(RMZ-SO-Y)