
50 yılını dolduran gazetecilere plaket

Hassalı iş insanı SARIBAY vefat etti

‘Bana Yaşatılanı Yaşamadan Ölmesinler’
Hatay’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Bulut Apartmanı davasında tutuksuz sanıkların yargılanmasına devam ediliyor. Müteahhit Mustafa Arslanoğlu, binanın yönetmeliklere uygun inşa edildiğini savunarak, yolun kayması nedeniyle yıkıldığını ileri sürdü. Depremde yakınlarını kaybeden aileler adalet için mücadele edeceklerini belirttiler

Hatay’da 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 27 kişinin yaşamını yitirdiği Bulut Apartmanı davasında tutuklu sanık bulunmuyor. Müteahhit Mustafa Arslanoğlu, savunmasında binayı yönetmeliklere uygun inşa ettiklerini, ancak yolun kayması neticesinde binanın yana yatarak yıkıldığını, olayda kusurunun bulunmadığını ileri sürdü. Depremde oğlunu ve gelinini kaybeden Necva Karaleymun, “Sonuna dek adalet için çabalayacağım. Bana yaşatılanı yaşamadan ölmesinler” dedi.6 Şubat depremlerinde Hatay’ın Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi’nde bulunan Bulut Apartmanı’nın yıkılması sonucu, aralarında 8 aylık hamile bir kadın ile 2 bebek olmak üzere 27 kişi yaşamını yitirdi, 1 kişi yaralı kurtuldu.Bulut Apartmanı’nın yıkılmasıyla ilgili davada, yapı sahibi ve yapı müteahhidi Mustafa Arslanoğlu, şantiye şefi ve statik proje müellifi Hasan Döner, yapı denetim firması yetkilisi Ali Ender Satmaz ile yapı denetim firması görevlileri Hüseyin Durak, Hasancan Şenol ve Fırat Kuyumcuoğlu hakkında, “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan tutuksuz yargılanıyor.
“Yolun kayması sonucu bina yana yattı, kusurum bulunmamaktadır”
Yaklaşık 6 ay cezaevinde kalan müteahhit Mustafa Arslanoğlu, iddianamede yer alan ifadesinde, 2011’den bu yana yaklaşık 15 bina yaptıklarını, depremde yana devrilerek yıkılan tek yapının Bulut Apartmanı olduğunu iddia ederek, şu ifadeleri kullandı:”E5 Karayolu dediğimiz İskenderun Karayolu’na binamız yaklaşık 50-60 metre uzaklıktadır. Tam hizasında bulunan üst geçidin altından yol yarılarak binaya doğru 60-70 cm çökme olmuştur. Zemin komple çökmüştür. Gözle görülür şekilde bu husus yolda tespit edilebilir. Zemindeki çökmeden dolayı taşıyıcı sistemin binayı yana yatırdığını düşünüyoruz. Nitekim Bulut Apartmanı ile aynı hizada bulunan Akademi Hastanesi de çökmeden dolayı yana yatmıştır. Zaten o bölgedeki çoğu yapı yıkılmış durumdadır.”Arslanoğlu, binanın 2017-2018 yıllarında inşa edildiğini belirterek, “Bu binanın yapımında işçiliğine, kullanılan malzemesine; yani statiğine ve mimarisine özen gösterdik. Her şeyini belediyeden onaylı şekilde, kanun ve yönetmeliğe uygun olarak inşa ettik. Ancak yolun kayması neticesinde binanın yana yatarak yıkıldığını düşünüyorum. Bu nedenle olayda benim kusurum bulunmamaktadır” dedi.
“Sonuna dek adalet için çabalayacağım”
Dosya kapsamında tutuklu sanığın bulunmadığı Bulut Apartmanı davası, 15 Ocak’ta Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.Depremde 30 yaşındaki oğlu Faruk’u ve 28 yaşındaki gelini Gizem’i kaybeden Necva Karaleymun, 3 yıldır çocuklarının adaleti için mücadele ettiğini belirterek, “Sonuna dek adalet için çabalayacağım; unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok. Bana yaşatılanı yaşamadan ölmesinler” dedi.
Dosyanın kapatılmasını kabul etmiyoruz”
Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, 6 Şubat depremlerinde 68 kişinin hayatını kaybettiği Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası ile ilgili, valiliğin eski başhekimler ve eski il sağlık müdürleri hakkında soruşturma izni vermeme kararına yapılan itirazları reddetti, dosya kapatıldı. Enkazdan 33 saat sonra kurtarılan ve uzuv kaybı yaşayan Leman Yarıkkaya’nın eşi Vahit Yarıkkaya, dosyanın kapatılmasını kabul etmediklerini belirtti.

6 Şubat depremlerinde, Hatay’ın Antakya ilçesi Altınçay Mahallesi’nde bulunan Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası’nın yıkılması sonucu 68 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı, 2 kişi ise kayıp olarak kayıtlara geçti.
Başsavcılık soruşturma izni istedi, Valilik vermedi
Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, hastane binasının yaklaşık 10 yıla yayılan yazışmalarla depreme dayanıksız olduğunun bilindiği, buna rağmen gerekli tahkik ve güçlendirme işlemlerinin yapılmadığını tespit ederek, 10 yıllık süreçte görev alan İl Sağlık Müdürleri Mustafa Kiremitçi, Sebahattin Yılmaz, Ümit Mutlu Tiryaki ile aynı süreçte başhekimlik görevlerinde bulunan Ömer Akın, Bayram Kerkez, Mustafa Erdoğan, Kemal Günal, Mahmut Bayrakçıoğlu, Yunus Doğramacı ve Sıtkı Sönmez hakkında soruşturma izni talep etmişti.
Hatay Valiliği, hastanenin eski başhekimleri ve Hatay İl eski sağlık müdürleri hakkında, “binanın 2012 yılında olası bir depreme karşı dayanıksız olduğunun tespit edilmesine rağmen deprem güçlendirme işlemlerinin yaklaşık on yıl boyunca tamamlanamaması” nedeniyle ilgililerin sorumluluğu iddiasına ilişkin soruşturma izni vermedi.
Aileler ve Başsavcılık itiraz etti
Valiliğin soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararına, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, hastanede yakınlarını kaybedenlerin yakınları ile yaralananlar itiraz etti.
ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, soruşturma izni verilmemesine dair karara karşı yapılan itirazları reddetti. Daire’nin kararında, “Ön inceleme raporu ve eki belgelerin incelenmesinden; isnat edilen fiilin Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlık soruşturması yapılmasını gerektirecek nitelik ve yeterlikte olmadığı, itiraza konu kararda mevzuata aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Adı geçenler hakkında soruşturma izni verilmemesine dair karara karşı yapılan itirazların reddine, kararın ilgililere tebliğ edilmek üzere dosyanın Hatay Valiliği’ne iadesine, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi” denildi.
“Dosyanın kapatılmasını kabul etmiyoruz”
Depreme hastanede tedavi gördüğü sırada yakalanan Leman Yarıkkaya, depremden 33 saat sonra kurtarıldı, ancak uzuv kaybı yaşadı. Leman Yarıkkaya’nın eşi Vahit Yarıkkaya, hastanenin eski başhekimleri ve Hatay İl eski sağlık müdürlerinin dosyasının kapatılmasını kabul etmediklerini belirtti. Yarıkkaya, “Ölenlerin veya engelli kalanların, psikolojisi bozulanların ailevi hayatı nasıl devam ediyor, bunu soran yok. Eşim, diz üstü amputasyon yaşayan biri olarak, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Adana Şehir Hastanesi’nden aldığımız yüzde 60 engelli raporuna rağmen; malullük şartlarını tam olarak taşımasına rağmen emekli edilmedi; ayrıca çalışabilir raporu verildi” dedi.
İddianameden: “10 yıllık süreçte depreme dayanıksız olduğu biliniyordu”
Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası’nın yıkılmasıyla ilgili dönemin Hatay İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat’a ilişkin soruşturma izni verildi ve Hambolat hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
İddianamede, hastane binasının yaklaşık 10 yıla yayılan yazışmalarla depreme dayanıksız olduğunun bilindiği, buna rağmen gerekli tahkik ve güçlendirme işlemlerinin yapılmadığının tespit edildiği belirtildi.
Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün 7 Ekim 2015 tarihli yazısıyla Hatay İl Sağlık Müdürlüğü’ne eksikliklerin giderilmesi ve gerekli işlemlerin yapılması yönünde talimat verdiği, ancak bu sürecin tamamlanmadığının anlaşıldığı ifade edilen iddianamede, ayrıca, 12 Mart 2021 tarihli Bakanlık onayıyla yıkım kararı yetkisinin 81 il valiliğine (il sağlık müdürlüklerine) devredildiği, buna karşın Hatay İl Sağlık Müdürlüğü’nün 3 Haziran 2021 tarihli yazısında “yıkım kararı alınan hastane binamız bulunmamaktadır” ifadesini kullandığı aktarıldı.
İddianamede, Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası’nın depreme dayanıksız olduğuna ilişkin herhangi bir yıkım ya da tahliye talebinin, hastane başhekimliği ya da İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Bakanlığa iletilmediğine, buna karşın, daha önce benzer durumda bulunan başka sağlık yapıları için yıkım kararlarının alındığına dikkat çekildi. Ayrıca, Hatay İl Sağlık Müdürlüğü’nün 2016 yılında başka bir sağlık binası için deprem tahkik raporlarına dayanarak yıkım kararı verdiği hatırlatılarak, Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi binası için aynı hassasiyetin gösterilmediği ifade edildi.
Yanan ev kullanılmaz hale geldi

HATAY (İHA) – Hatay’da müstakil binanın giriş katında yaşanan yangın, üst katlara sıçramadan söndürüldü.

Hatay’da müstakil binanın giriş katında yaşanan yangın, üst katlara sıçramadan söndürüldü.
Yangın; Defne ilçesi Koçören Mahallesi’nde bulunan 2 katlı müstakil evin giriş katında yaşandı. Yangını fark eden ev sahiplerinin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ekipler sevk edildi. Alevler, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle binayı sarmadan kontrol altına alındı. Can kaybı ve yaralanma yaşanmadan kısa sürede kontrol altına alınan yangında evde hasar oluştu.
Samandağ’da konteyner yangını

HATAY (İHA) – Hatay’da depremzede vatandaşlar tarafından kullanılan konteyner yanarak kullanılmaz hale geldi

Hatay’da depremzede vatandaşlar tarafından kullanılan konteyner yanarak kullanılmaz hale geldi
Yangın; Samandağ ilçesi Deniz Mahallesi’nde depremzede ailenin yaşadığı konteynerde yaşandı. Yangını fark eden vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Alevler, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle çevreye sıçramadan kontrol altına alındı. Can kaybı ve yaralanma yaşanmadan kısa sürede kontrol altına alınan yangında konteyner kullanılmaz hale geldi.
Hatay’da yüksek kesimlerde sis

HATAY (İHA) – Hatay’da yüksek kesimlerde etkili olan sisle Yayladağı-Antakya yolunda görüş mesafesi 20 metreye kadar düştü.

Hatay’da yüksek kesimlerde etkili olan sisle Yayladağı-Antakya yolunda görüş mesafesi 20 metreye kadar düştü.
Meteorolojinin yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da yağışlı hava 3 gündür etkisini hissettiriyor. Kentin yüksek kesimlerindeyse
sisli hava etkisini hissettiriyor. Antakya – Yayladağı yolunda görüş mesafesi 20 metreye kadar düştü. Sisli ve yağışlı havanın gün boyu etkisini hissettirmesi bekleniyor.
Adnan Yener, yaşamını yitirdi.

Telefon çalan çocuk korumaya alındı

HATAY (İHA) – Hatay’da annesi tarafından telefon çaldırılan 12 yaşındaki çocuk devlet korumasına alındı. Çeşitli suçlarda kesinleşmiş hapis cezası bulunan anne mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Hatay’da duvarın üzerindeki telefonu fark eden anne ve çocuğun, telefonu çaldığı anlar kameraya yansıdı. Çalınan telefonda rahmetli babasının ve evladının anıları olduğunu ifade eden Fulya Kaya, annesinin yanındayken çocuğun telefonu çaldığını belirterek, “Benim oğlum yapsa utanırım ve yerin dibine girerdim” dedi.
Antakya ilçesi Küçükdalyan Mahallesi’nde yaşayan Fulya Kaya’nın çocuğuna ait cep telefonu çalınmıştı. Güvenlik kamerası görüntülerinde sokak üzerinden geçen annenin, yanındaki evladına telefonu çaldırdığı anlar güvenlik kamerasına yansımıştı. Polis ekiplerinin çalışmalarında, annenin yabancı uyruklu H.A. olduğu, çocuğun ise V.I. olduğu tespit edildi. Annenin kesinleşmiş hapis cezasıyla aranması olduğu ve tutuklandığı öğrenilirken, çocuğunun devlet korumasına alındığı öğrenildi.
Mahsur kalan kediyi itfaiye kurtardı

HATAY (İHA) – Hatay’da marketin havalandırma boşluğunda mahsur kalan kedi itfaiye ekiplerince kurtarıldı.

Hatay’da marketin havalandırma boşluğunda mahsur kalan kedi itfaiye ekiplerince kurtarıldı.
Arsuz ilçesi Madenli Mahallesi’nde bulunan bir marketin havalandırma boşluğunda mahsur kalan kediyi fark eden vatandaşlar, durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye Hatay Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından zarar verilmeden kurtarılan kedi doğaya bırakıldı.
Su sümbülleri sahili yeşile bürüdü

HATAY (İHA) – Hatay’da yaz aylarında Asi Nehrin kaplayan istilacı su sümbülleri, kentte etkili olan şiddetli fırtına ve yağışla birlikte Akdeniz’e döküldü. Denizdeki dalgaların kıyıya vurduğu su sümbülleri, Samandağ sahilini yeşile büründü.

Hatay’da yaz aylarında Asi Nehrin kaplayan istilacı su sümbülleri, kentte etkili olan şiddetli fırtına ve yağışla birlikte Akdeniz’e döküldü. Denizdeki dalgaların kıyıya vurduğu su sümbülleri, Samandağ sahilini yeşile büründü.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da kuvvetli yağış etkisi hissettiriyor. Yağışlı havayla birlikte Lübnan’dan doğarak Hatay’ın Samandağ ilçesinden denize dökülen Asi Nehri’nde de suyun debisinde artma yaşandı. Yaz aylarında Asi Nehrini kaplayan istilacı su sümbülleri, nehrin debisindeki artışla birlikte Akdeniz’e sürüklendi. Akdeniz’de yaşanan şiddetli dalgalarla birlikte su sümbülleri, Samandağ ilçesinde sahile vurdu ve sahil yeşile büründü.
“Her fırtınalı ve yağmurda havada su sümbülleri kıyıya vuruyor ve her kış mevsiminde bu manzarayla karşılaşırız”
Su sümbüllerinin kıyıya vurmasıyla her kış mevsiminde aynı manzarayla karşılaştıklarını ifade eden Sergen Doğru, “Burası Samandağ ilçesi Meydan Mahallesi’nde bulunan Asi Nehri ile denizin buluştuğu noktadayız. Bu kıyıya vuran su sümbülleridir. Her kış mevsiminde bu manzarayla karşılaşırız. Yağmurların yağmasıyla Asi Nehrinde bulunan su sümbülleri, denize iniyor. Denizde su sümbüllerini kabul etmeyince her fırtınalı ve yağmurda havada su sümbülleri kıyıya vuruyor. Kıyıda baya su sümbülü var. Su sümbülleri, yazın Asi Nehrinin su seviyesi azalınca nehrin tamamını kaplıyor. Balıklarda bu yüzden oksijensiz kalıyor. Kışında yağmurların yağmasıyla ve Asi Nehrinin taşmasıyla su sümbülleri denize dökülüyor. Su sümbüllerinin tohumlarını attıklarından beri bu manzarayla karşılaşıyoruz. Fırtına şimdi şiddetli ama denizin basıncının yükselmesiyle dalgalar kıyıya vuruyor” ifadelerini kullandı.
BAŞKAN ÖNTÜRK’TEN, AĞIR CEZA
Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), şehrin imar faaliyetleri kapsamında bir yandan altyapı ve üstyapı çalışmalarını aralıksız sürdürürken diğer yandan şehrin mevcut dokusuna zarar veren firma ve şahıslara en ağır cezaları vererek Hatay’daki alt ve üstyapıyı koruyor.
HBB Başkanı Mehmet Öntürk, Antakya Aksaray Mahallesinde kanalizasyon hattına beton döken firma ve çalışanına en ağır cezanın verilmesi talimatını verdi.
Başkan Öntürk’ün talimatıyla harekete geçen HBB Zabıta Dairesi Başkanlığı, vatandaşlar tarafından tespit edilip görüntülenerek Büyükşehir’e bildirilen firma ve operatöre 5326 sayılı kanunun 41/4-b maddesine göre en üst limit olan 191 bin 867 lira idari para cezası verdi.
Firmanın Faaliyetleri Durduruldu
HATSU yetkilileri tarafından firmaya zarar verdikleri kanalizasyon kanalının temizliği ve onarımı yaptırılırken, Büyükşehir yetkilileri de söz konusu firmanın faaliyetlerinin durdurulduğunu belirtti.
Başkan Öntürk: Herkes Bedelini Öder
Başkan Öntürk resmi sosyal medya hesaplarından konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Biz Hatay’ımız için gece gündüz uğraşırken şehrimize zarar veren en ufak bir eyleme izin vermeyiz.” ifadelerini kullanarak gerekli cezai işlemlerin uygulandığını açıkladı.
Ayrıca Başkan Öntürk açıklamasında, “tekrar uyarıyorum: Hatay’ın emeğini hiçe sayan herkes bedelini öder” diyerek alt ve üstyapıya zarar verilmemesi konusunda firmaları sert şekilde uyardı.

Başkan Yapar’dan basına teşekkür ziyareti

Antakya Belediyesi Başkanı İbrahim Naci Yapar, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde İhlas Haber Ajansı Hatay Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret ederek, “Antakya’mızın yeniden ayağa kalktığı bu süreçte, yaşananları doğru ve sorumlu bir dil ile kamuoyuna aktaran basın mensuplarımızın emeği her türlü takdirin üzerindedir” dedi.
Başkan Yapar, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde İhlas Haber Ajansı (İHA) Hatay Bölge Müdürlüğü’nün çalışma ofisine ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarette Bölge Müdürü Veysel Korkmaz, ajansın bölgedeki çalışmaları hakkında Başkan Yapar’a bilgi vererek haberciliğin öncüsü olan İHA’nın Hatay’a kattığı değerleri anlattı.
Başkan Yapar, vatandaşlara yönelik enformasyon akışında Türkiye’nin öncü kuruluşu olan İHA’ya kente kattığı değerlerden ötürü teşekkür ederek çalışmalarında kolaylıklar diledi.
Antakya’nın yeniden ayağa kalkma sürecini doğru ve sorumlu dille vatandaşlara aktaran basın mensuplarını takdir eden Başkan Yapar, “Toplumu doğru, tarafsız ve zamanında bilgilendirme sorumluluğunu büyük bir özveriyle yerine getiren siz değerli basın emekçilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Gazetecilik; sadece bir meslek değil, aynı zamanda kamu vicdanını temsil eden, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Zor şartlar altında, gece gündüz demeden, kimi zaman risk alarak yürüttüğünüz bu kıymetli görev; kentimizin ve ülkemizin ortak hafızasına katkı sunmaktadır.

Antakya’mızın yeniden ayağa kalktığı bu süreçte, yaşananları doğru ve sorumlu bir dil ile kamuoyuna aktaran basın mensuplarımızın emeği her türlü takdirin üzerindedir. Bu vesileyle; meslek ilkelerinden ödün vermeden görev yapan tüm gazetecilerimize teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Sağlık, huzur ve kaleminizin gücünü daima hissedeceğiniz nice güzel günler temenni ediyorum” dedi.
Haberin Kaynağı: (İHA)
Jandarma okuma-yazmayı destekledi
Hatay İl Jandarma Komutanlığı ekipleri Reyhanlı ilçesinde ilk okuma yazamaya başlayan öğrencilerle bir araya geldi.
Reyhanlı’da Yavuz Sultan Selim İlkokulunda okuma-yazmaya yeni başlayan 1. sınıf öğrencileri ziyaret eden jandarma ekipleri, ‘Jandarma Her Zaman Yanınızda’ vurgusuyla ‘J’ harfini eğlenceli etkinliklerle tanıttı. Minik öğrencilerin heyecanına ortak olup Türk bayrağı ve balonlar ile yüzlerinde tebessüm oluşturuldu. Jandarma yapmış oldukları farkındalık etkinliğiyle okuma-yazmayı öğrenmenin korunması gerektiği mesajını temsil etti.

Haberin Kaynağı: (DHA)
Gazeteciler Ata’nın huzurunda
İskenderun’da çeşitli yayın kuruluşlarında görev yapan basın mensupları,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Atatürk Anıt Alanı’nda düzenlenen çelenk sunma töreninde bir araya geldi. Törende, İGC Başkanı Diyap Atar tarafından Atatürk Anıtı’na saygı çelengi sunuldu.

Çelenk sunumunun ardından, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, ebediyete intikal eden gazeteci meslektaşlar anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu.
Törende günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yapan İGC Başkanı Diyap Atar, tüm basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı. Atar konuşmasında, basın mensuplarının toplumun doğru ve tarafsız bilgiye ulaşmasında üstlendiği sorumluluğun altını çizerek, gazeteciliğin büyük fedakârlık ve zorluklarla icra edilen bir meslek olduğunu ifade etti.
Silahla yağma şüphelisi tutuklandı

HATAY (İHA) – Antakya ilçesinde yaşanan silahla yağmaya teşebbüs ve silahla tehdit olayında, polis ekipleri hızlı bir operasyonla iki şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı.

Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşanan silahla yağmaya teşebbüs ve silahla tehdit olayında, polis ekipleri hızlı bir operasyonla iki şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı.
Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmada; 26 Aralık 2025 tarihinde yaşanan olayla ilgili olarak tespit edilen M.S. ve G.P. isimli şahıslar Antakya’da yakalanırken, ikametlerinde yapılan aramalarda 1 adet ruhsatsız tabanca, 9 adet tabanca fişeği ve 95 adet av tüfeği kartuşu ele geçirildi.
Adli makamlara sevk edilen şüpheliler tutuklanarak cezaevine teslim edildi.
Ocağımızda su kaynatarak, ısınıyoruz
CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, “Hatay’ın her tarafında elektrikler kesik, tüm ilçelerinde elektrikler kesik ve elektrikleri kesik olan bütün vatandaşlar gibi biz de kendi evimizde, ocağımızda su kaynatarak, ısınmaya çalışıyoruz. Artık sesimizi nasıl duyuracağız bilemiyoruz, bu zaman diliminde bu ilkelliği yaşatanlar utansın” dedi.

6 Şubat depremlerinde büyük bir yıkım alan, altyapıdan üst yapıya, hala normal bir hayata dönülmeyen Hatay’da kent genelinin hemen her yerinde süren elektrik kesintileri, bazı bölgelerde hala sürüyor.
CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, bir paylaşım yaparak, “Hatay’ın her tarafında elektrikler kesik, tüm ilçelerinde elektrikler kesik ve elektrikleri kesik olan bütün vatandaşlar gibi biz de kendi evimizde, ocağımızda su kaynatarak, ısınmaya çalışıyoruz. Artık sesimizi nasıl duyuracağız bilemiyoruz, bu zaman diliminde bu ilkelliği yaşatanlar utansın” dedi.
Nöbet Tutma” eylemini selamlıyoruz
2021 Tüm Emekliler Sendikası (Tüm Emekli-Sen) İskenderun Şube Başkanı Mustafa Çankaya, emekli aylıklarının yetersizliğine dikkat çeken yazılı bir açıklama yaptı. Çankaya, CHP milletvekillerinin emekli maaşlarının yükseltilmesi talebiyle TBMM’de başlattığı ve diğer muhalefet partilerinin de destek verdiği “Nöbet Tutma” eylemini selamladıklarını belirtti.

Açıklamasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Mazide muktedirken bütün kudretiyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, istikbale güvenle bakmaya hakkı yoktur” sözlerine yer veren Çankaya, iktidarın uzun süredir emekli ve emeğiyle geçinen kesimleri yoksullaştıran politikalar izlediğini savundu.
Çankaya; “İktidara geldiği günden bu yana emeğiyle geçinenleri ve emeklileri yoksullaştıran, buna karşın bir avuç iç ve dış dolar milyarderini zengin eden bu anlayışa bundan sonra verecek tek bir oyumuz yoktur” ifadelerini kullandı.
Gençlerin işsizlik ve geleceksizlikle karşı karşıya bırakıldığını, emekliler ile dul ve yetimlerin ise toplumun en yoksul kesimleri haline geldiğini vurgulayan Çankaya, emekliliğin emekçi kimliğinin doğal bir sonucu olduğunu belirtti. Emekliliğe hak kazanan bireylerin, yıllarca beden ve beyin gücüyle ülke ekonomisine katkı sunduğunu ifade etti.
Emekli aylıklarının insanca yaşamaya yetecek düzeyde olması gerektiğini dile getiren Çankaya; “Emekli aylığı asgari ücretin üzerinde olmalıdır. Çünkü asgari ücret, tanımı gereği en az, geçici ve kısa sürelidir” dedi.
Açıklamada, geçici bir düzenleme olarak en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine yükseltilmesi ve diğer emekli aylıklarının da prim gün sayısı esas alınarak artırılması önerisi desteklendi.
Çankaya açıklamasını, “Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz” sözleriyle tamamladı
Altyapı Sorunu Görmezden Geliniyor
Cumhuriyet Halk Partisi İskenderun İlçe Başkanı Hüseyin Derin, kentte yaşanan altyapı sorunlarına ilişkin yaptığı açıklamada, her yağış sonrası yaşanan mağduriyetlerin artık kronik hale geldiğini belirterek belediyeyi kalıcı çözüm üretmeye çağırdı.

İSKENDERUN’DA ALTYAPI ALARMI
CHP İskenderun İlçe Başkanı Hüseyin Derin, son yağışların ardından ortaya çıkan görüntülerin kentteki altyapı yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti. Derin, “Her defasında ‘ortada bir sorun yok’ denilerek işin içinden çıkılıyor. Ancak olan vatandaşa ve esnafa oluyor” sözleriyle tepki gösterdi.
ESNAF VE VATANDAŞ MAĞDUR
Yaşanan her yağışta iş yerlerinin zarar gördüğünü, vatandaşların günlük yaşamının olumsuz etkilendiğini vurgulayan Derin, İskenderun’da ciddi ve çözülmemiş bir altyapı problemi bulunduğunu dile getirdi. Bu sorunun geçici açıklamalarla örtbas edilemeyeceğini kaydetti.
“BİR SONRAKİ YAĞMURDA AYNI MANZARAYI İSTEMİYORUZ”
İskenderun’da benzer görüntülerin yeniden yaşanmasını istemediklerini belirten Hüseyin Derin, belediyenin önceliğini doğru belirlemesi gerektiğini ifade etti. Derin, altyapı sorunları dururken kentte kozmetik çalışmalarla vakit kaybedildiğini söyleyerek, kalıcı ve kapsamlı yatırımların hayata geçirilmesini istedi.
CHP İskenderun İlçe Başkanı Hüseyin Derin, altyapı sorunlarının çözülmesinin bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayarak yetkilileri sorumluluk almaya davet etti.
2025 yılında 39 gazeteci tutuklandı
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in hazırladığı 2025 yılı Basın Özgürlüğü Raporu’na göre gazeteciler son bir yılda 610 kez hakim karşısına çıkmak zorunda kaldı. 95 gazeteci gözaltına alınırken, aralarında Fatih Altaylı, Furkan Karabay, Ercüment Akdeniz, Elif Akgül, Yıldız Tar‘ın da bulunduğu 39 gazeteci tutuklandı. Merdan Yanardağ ve Enver Aysever yeni yıla cezaevinde girdi. İstanbul’da uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden gazeteci ve aktivist Hakan Tosun’un ölümündeki şüpheler hala aydınlatılmadı. İstanbul merkezli soruşturmalarda TELE 1, Habertürk, Show TV gibi basın kuruluşlarına atanan kayyımlar sonrasında TMSF Türkiye’nin en büyük medya patronu haline geldi. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Saraçhane ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde başlayan protestolar ile devam eden dava süreçlerinde gazetecilere yönelik tehdit, hedef gösterme, şafak baskınları, ev hapsi, adli kontrol ve soruşturmalar yıla damgasını vurdu. RTÜK 2025’te eleştirel yayınları nedeniyle 4 kanala 53 yaptırım uyguladı, 92,7 milyon TL ceza verdi. SZC TV 10 gün Tele1 ise 5 gün karartıldı.

Yıl boyu AKP’li siyasetçiler ile üst düzey bürokratlar ve yakınlarına ilişkin “yolsuzluk, usulsüzlük, görevi ihmal” haberleri ile 19 Mart süreci ve protestolar, kayyım atamaları, hakimler ve savcılarla ilgili iddiaları konu alan yüzlerce habere erişim engeli getirildi. Ayrıca gazetecilerin, sanatçıların, siyasetçilerin şahsi sosyal medya hesapları erişime engellendi. Yaşanan tüm bu ihlaller ve kısıtlamalar nedeniyle de Türkiye Basın Özgürlüğü alanında dünyada 180 ülke arasında 159’uncu sıraya düştü.
CHP’li Çakırözer’in hazırladığı rapor şöyle:
“39 gazeteci tutuklandı
Ocak-Aralık ayını kapsayan bir yıllık süreçte Türkiye’de basın özgürlüğü ihlalleri bilançosu şöyle:
Gazeteciler haberleri, yazıları, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek 610 kez hakim karşısına çıktı, 95 gazeteci gözaltına alınırken, 39 gazeteci tutuklandı.
Gazeteci ve aktivist Hakan Tosun İstanbul’da evine dönerken uğradığı saldırı sonrası yaşamını yitirdi. Tosun’u ölüme götüren ihmaller ortaya çıkarılmadı.
Furkan Karabay 201, İlke TV’den Ercüment Akdeniz 247, Elif Akgül 101, Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar 102 gün cezaevinde kaldı.
Ekrem İmamoğlu’nun basın açıklamasında dile getirdiği bilirkişiye cevap hakkı tanıyan Halk TV’nin beş sunucu ve yöneticisi şubat ayında gözaltına alınırken, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş 34 gün tutuklu kaldı.
Fatih Altaylı YouTube hesabında paylaştığı bir videodaki ifadeleri nedeniyle Cumhurbaşkanına fiili tehdit suçlamasıyla 190 gün özgürlüğünden mahrum bırakıldı.
Gazeteci Emin Aydın ve yazar Ergün Poyraz, CHP’den istifa ederek AKP’ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu hakkında yaptıkları haber ve paylaşımlar gerekçe gösterilerek tutuklandı.
Ekrem İmamoğlu hakkında “casusluk” iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ile YouTube yayınında kullandığı ifadeler nedeniyle tutuklanan gazeteci Enver Aysever’in de aralarında olduğu onlarca gazeteci hala cezaevinde.
Gazetecilere ceza yağdı
T24 muhabiri Asuman Aranca, BirGün yöneticisi İbrahim Aydın, JinNews Haber Müdürü Öznur Değer haberleri nedeniyle hapis cezalarına çarptırıldı.
TBMM’de Kürt sorunun çözümü için partiler arası komisyon kurulmasına rağmen, bu meseleyle ilgili haberleri nedeniyle ‘terör’ suçlamasıyla yargılanan 7 gazeteci hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezası kesinleşti.
Gazeteciler Şirin Payzın, Yılmaz Özdil, İsmail Arı, Mustafa Bildircin, Fırat Fıstık, Sarya Toprak, Sedef Kabaş, Gülistan Dursun, Kayhan Ayhan, Öznur Değer, Can Uğur, Selçuk Özbek, Gökay Başcan, Candan Yıldız, Metin Yoksu hakkında haber, paylaşım ve yorumları nedeniyle soruşturma ve davalar açıldı.
Birgün internet sitesi yayın koordinatörü Uğur Koç, Yaşar Gökdemir, Melisa Gülbaş para cezalarına çarptırıldı.
Şafak operasyonu, gözaltı, soruşturma ve davalar
Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Saraçhane ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde başlayan protestoları takip eden onlarca gazeteci şafak baskınları ile gözaltına alındı. Tutuklanan 7 gazeteci tepkiler üzerine tahliye edildi.
Gazeteciler Mehmet Tezkan, İbrahim Kahveci ve Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş hakkında Halk TV’de yayınlanan programdaki eleştiriler nedeniyle Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla hapis istendi.
Gazeteciler Şaban Sevinç, Yavuz Oğhan, Soner Yalçın, Ruşen Çakır ve Batuhan Çolak İBB soruşturması kapsamında haber ve yorumları nedeniyle evlerine düzenlenen şafak baskınıyla mevcutlu ifadeye götürüldü.
İsmail Saymaz, Halk TV ana haber sunucusu Ece Üner, Halk TV Programcısı ve Halk TV İnternet Sitesi Sorumlu Müdürü Serhan Asker, gazeteci İrem Afşin, Özgür Gelecek muhabiri Yusuf Çelik, gazeteci Roni Rubar İmen, Rojda Altıntaş haberleri, sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alındı.
T24 yazarı Tolga Şardan BTK’deki tüm e-imza kullanıcılarının şifrelerinin çalındığı haberi nedeniyle gözaltına alınırken, İHA Iğdır muhabiri Sebahattin Yum, “Valiye şemsiye var, gazilere yok” başlıklı haberi nedeniyle Iğdır Valisi Ercan Turan’ın şikayeti üzerine gözaltına alındı.
Birgün muhabiri Havva Gümüşkaya Ankara’daki, T24 muhabiri Can Öztürk de Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eylemleri takip ederken gözaltına alındı.
Gazeteciye saldırı, tehdit, engelleme
Evrensel Gazetesi’nin İzmir bürosuna silahlı saldırı düzenlendi. Gazete tabelasına 7 kurşun sıkan saldırgan üç ay sonra serbest kaldı.
Elazığ’da Günışığı Gazetesi’nin sahibi Mehmet Nafiz Koca, iş yerinin önünde oturduğu sırada pompalı tüfekle vurularak bacağından yaralandı. Sözcü gazetesi Elazığ Temsilcisi Evren Demirdaş, belediye meclis toplantısını takip ettikten sonra 3 kişinin saldırısına uğradı. Adıyaman’da intihar eden bir polis memuruyla ilgili haberi takip eden Anadolu ajansı muhabirleri bir grup polisin sözlü ve fiziki müdahalesine uğradı.
Saraçhane’deki protestolara yapılan polis müdahalesinde Anadolu Ajansı Muhabiri Hakan Akgün, AFP foto muhabiri Yasin Akgül, Reuters Muhabiri Dilara Şenkaya, Bianet Muhabiri Ali Dinç, İlke TV Muhabiri Eylül Deniz Yaşar, Özgür Gelecek Muhabiri Yusuf Çelik ile serbest gazeteciler Kemal Aslan ve Rojda Altıntaş’ın da aralarında olduğu onlarca gazeteci darp edildi.
Gazeteciler Murat Ağırel, Alican Uludağ, İsmail Arı, Osman Çaklı, Zeynep Durgut, Şule Aydın, Rabia Önver, Şehriban Aslan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci haberleri ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle tehdit edildi.
Sansür yasası yine gazeteciliği engelledi
İktidarın “dezenformasyonla mücadele” gerekçesiyle 2022 yılından Meclis’ten çıkardığı sansür yasası 2025’te de basın özgürlüğünü ve gazeteciliği engellemek için kullanıldı. Gazeteciler Levent Gültekin, Barış Terkoğlu, Timur Soykan, Barış Pehlivan, Şule Aydın ve Murat Ağırel hakkında TCK 217/A yanıltıcı bilgiyi yayma suçlamasıyla gözaltına alındı. Alican Uludağ hakkında soruşturma açıldı.
Ev hapsi ve adli kontrol arttı
Gözaltı ve tutuklamaların yanı sıra ev hapsi, yurt dışına çıkış yasağı, düzenli imza verme gibi yükümlülükler ile gazetecilerin mesleklerini yapmasının engellenmesi de 2025’e damgasını vurdu. İsmail Saymaz ve Bursalı gazeteci Eren Öner ev hapsi ile kısıtlanan gazeteciler arasında yer aldı.
Timur Soykan, Can Ataklı, Murat Ağırel, Hayri Tunç, Gökhan Kam, Bülent Kılınç, İhsan Demir, Musa Özuğurlu gibi çok sayıda gazeteci ise tutuklanmasalar da adli kontrol tedbirleri aldı.
Hem CHP’ye hem basına abluka
CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım atanması sonrası 5 bin kişilik polis ablukası sırasında gazetecilerin haber yapması da engellendi. Polisin ablukasını ve partililere yönelik şiddetini haberleştiren çok sayıda gazeteci engellendi. Gazeteci Fatoş Erdoğan hakkında da olay yerinden paylaştığı üç video haber nedeniyle soruşturma başlatıldı.
RTÜK Başkanı Şahin polis ablukasından canlı yayın yapan kanalları uyararak “Müsamaha gösterilmeyecek” tehdidinde bulundu.
Polis ablukası ile eş zamanlı olarak X, YouTube, Facebook, Whatsapp gibi sosyal medya platformlarına bant daraltması uygulanırken, ablukayla ilgili sosyal medya paylaşımları da erişime engellendi.
TMSF en büyük medya patronu oldu
2025’te TMSF Türkiye’nin en büyük medya patronu oldu. Çok sayıda şirkete ve holdinge yönelik yapılan operasyonlarda medya kuruluşları da kayyım yönetimine geçti. Can Holding’e yapılan operasyon kapsamında holdingin medya kuruluşları Habertürk TV, Show TV ve Bloomberg HT’ye kayyım atandı.
İBB soruşturmaları kapsamındaki “casusluk” dosyası kapsamında gözaltına alınan Merdan Yanardağ daha hakim karşısına çıkmadan TELE 1’e kayyım atandı.
Kayyım düzeni gazeteciyi işsiz bıraktı
Basın sektöründe zaten yüksek olan işsizlik medya kuruluşlarına yönelik operasyonlar ve kayyım atamaları sonrasında daha da arttı.
TMSF’nin satışa çıkardığı Flash Haber TV’de tüm çalışanların işine son verildi. Yaklaşık 150 çalışan bu kararla birlikte işten çıkarıldı.
Ekol TV önce küçülme kararı aldı, sonra kapandı. Ankara ve İstanbul’da çok sayıda gazeteci işsiz kaldı.
TELE1 kanalına İstanbul Sulh Ceza Hakimliğince TMSF’nin kayyım olarak atanmasının ardından İstanbul ve Ankara’da TELE 1 çalışanları istifa etti.
Sözcü TV’de 14 gazetecinin işine son verildi. Hürriyet Gazetesi Ankara’daki basım faaliyetlerine son verdi.
Basın İlan Kurumu’nun politikaları nedeniyle de Anadolu’da gazeteler ya birleşmek ya da kapanmak zorunda bırakıldı. Mersin’de yayın yapan 8 günlük gazetenin resmi ilan yayınlama hakkını süresiz durduruldu. Ekonomik koşullarla mücadele edemeyen çok sayıda basın kuruluşu kapandı, gazeteciler işsiz kaldı.
Kanallara rekor ceza
RTÜK’ün basına yönelik baskı ve sansürü 2025’te rekor seviyeye ulaştı. İktidarı eleştiren kanallara 53 ceza verildi. Bu cezaların parasal karşılığı ise toplam 92 milyon 790 bin 898 TL olarak hesaplandı. Tele 1 kanalı, 24 Ekim’de kayyım atanıncaya kadar en çok ceza alan yayıncı oldu. Sözcü TV’ye 16 idari para cezası ve 10 gün yayın durdurma, TELE1’e 15 idari para cezası ve 5 gün yayın durdurma, Halk TV’ye ise 14 idari para cezası ve 10 gün yayın durdurma cezası verildi. NOW TV’ye de yine yaptığı haberler nedeniyle 8 ayrı ceza kesildi.
Habere, sitesine, sosyal medya hesabına sansür
Erişim engellemeleri 2025 yılında da basın özgürlüğü önündeki en büyük engellemelerden biri olmaya devam etti. Yıl boyu AKP’li siyasetçiler ile üst düzey bürokratlar ve yakınlarına ilişkin yolsuzluk, usulsüzlük, görevi ihmal haberleri ile 19 Mart süreci ve protestolar, kayyım atamaları, hakimler ve savcılarla ilgili iddiaları konu alan yüzlerce habere erişim engeli getirildi. Ayrıca gazetecilerin, sanatçıların, siyasetçilerin şahsi sosyal medya hesapları erişime engellendi.
19 Mart sürecinde İBB tutuklu Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun X hesabına getirilen karatmanın yanı sıra, İmamoğlu protestolarının yayılmasını engellemek için sosyal medyaya da kısıtlama getirdi. X, YouTube, Instagram, Facebook, TikTok, Telegam ve Signal gibi platformlara erişim engellendi. Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin X hesabı farklı kullanıcı adlarıyla üç kez erişime engellendi. CHP tarafından oluşturulan boykot listesi web sitesi, “İstanbul İddianamesi” internet sitesi ve X hesabı da erişime engellendi.
Furkan Karabay, Serdar Akinan, Umut Taştan, Elif Çetiner, Altan Sancar, Ali Macit, Erk Acarer’in aralarında olduğu çok sayıda gazeteci ve ünlünün X hesapları ile youtube hesapları da erişime engellendi.
Grok’un X hesabı, Ekmek ve Gül, Halkevleri, Gazete Yolculuk, Çağdaş Hukukçular Derneği, Yeni Yaşam Gazetesi, Etkin Haber Ajansı, LeMan Dergisi, Bianet’in de hesabının da aralarında bulunduğu yüzlerce X hesabına erişim engeli getirildi.
Gazeteci Fatih Altaylı’nın tutuklanmasının ardından yaklaşık 1 milyon 650 bin abonesi bulunan Youtube kanalı için erişim yasağı kararı alındı, Altaylı karar itaraz etti.
İfade Özgürlüğü Derneği’nin verilerine Ocak ve Aralık ayını kapsayan dönemde erişim engeli getirilen içeriklerden öne çıkanlar şunlar oldu:
‘AKP ve MHP Milletvekillerinin diplomalarının sahte olduğuna ilişkin haberler, Gazeteci Barış Terkoğlu’nun MEB’deki hukuksuz görevden alma ve atamalarla ilgili yazısı, Alican Uludağ’ın Kocaeli’de yedi katlı bir binanın ‘metro inşaatı nedeniyle zemin çökmesi’ iddiasıyla yıkılması ve yetkililerin ihmalleri sonucu önlem alınmadığını vurgulayan paylaşımı, İBB soruşturmasında itirafçı olan müteahhittin CİMER şikayeti haberleri, Anadolu Ajansına liyakatsiz atamalar yapıldığı iddiasına ilişkin haberler, Cengiz Holding’in adının geçtiği ve CHP Milletvekillerinin açıklamalarının yer aldığı çeşitli haberler, İsrail’i protesto gösterilerine katılanlara çıplak arama ve kötü muamele iddialarının yer aldığı haberler, et entegre tesisinde hayvanlara işkence haberi, yediği yemeği beğenmediği için hesap ödemediği iddia edilen kaymakama ilişkin haberler, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı ve eşinin ortak olduğu Lydia Yatırım Holding hakkındaki 177 haber ve sosyal medya paylaşımı.'”









