Salı, Mayıs 5, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 89

Öğrencilere trafik bilinci eğitimi

0

HATAY İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri öğrencilere trafik bilinci eğitimi verdi.

Antakya ilçesi Alazı Mahallesi’nde bulunan Şehit Nizam Akdeniz İlkokulu ve Ortaokulu’nda Trafik Dedektifleri Projesi kapsamında öğrencilere yönelik trafik eğitimi programı gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen eğitim faaliyetinde öğretmenler ve öğrenciler, teorik ve uygulamalı olarak temel trafik kuralları konusunda bilgilendirildi. Program kapsamında çocuklara ayrıca temel güvenlik eğitimi de verilerek, trafikte doğru davranış alışkanlıklarının küçük yaşta kazandırılması hedeflendi. İl Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, geleceğin teminatı olan çocukların trafik kurallarını öğrenerek bilinçli bireyler olarak yetişmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, bu tür eğitim faaliyetlerinin il genelinde kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.

Berkan’ı arama çalışmaları 5.günüünde

0

Defne ilçesinde 5 gün önce Asi Nehri‘ne düşerek suda kaybolan Hatay Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (HATSU) personeli Berkan Karakaya’yı arama çalışmaları sürüyor.

 

İlçeye bağlı Turunçlu Mahallesi’nde 2 Şubat akşamı Asi Nehri’ne düşen ve akıntıya kapılarak kaybolan Berkan Karakaya’nın bulunması için vatandaşlar ile çeşitli kurumlardan arama kurtarma ekiplerinin başlattığı çalışmalar, 5’inci gününde devam ediyor. HATSU personeli olduğu öğrenilen Karakaya için su altı ve yüzey taramaların yanı sıra sazlık alanda detaylı kontrol yapılıyor.

Aranan 3 firari yakalandı.

0

HATAY’da çeşitli suçlardan aranan 3 firari yakalandı.

İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri ‘kadına karşı basit yaralama’ ve ‘basit yaralama’ suçlarından 8 ay 10 gün kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan Y.B. ile ‘bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ifadeye yönelik aranması bulunan M.T.’yi İskenderun’da, ‘adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık’ suçundan arandığı ve 2 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan O.B.’yi Defne’de yakaladı. Adli makamlara sevk edilen firarilerden M.T. hakkında adli işlem yapılırken, diğerleri cezaevine teslim edildi. (DHA)

“Baba” diyerek ağlaması yürek burktu.

0

Gazipaşa ilçesinde kalp krizi sonucu hayatını kaybeden polis memuru Ali Kızıldağ’ın (54) cenazesi, düzenlenen törenin ardından memleketi Hatay’a gönderildi. Törende Kızıldağ’ın tabutunun başına gelen küçük kızının, “Baba” diyerek ağlaması yürek burktu.

Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Ali Kızıldağ, dün akşam evinde fenalaşınca hastaneye götürüldü. Kalp krizi geçirdiği belirlenen Kızıldağ, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

29 yıllık polis memuru Ali Kızıldağ için bugün saat 10.00’da Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde tören düzenlendi. Törene, Gazipaşa Kaymakamı Selami Korkutata, İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Serkan Özkurt, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Ali Kayhan, polis memuru Kızıldağ’ın eşi ve çocukları, yakınları, mesai arkadaşları, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

KIZININ GÖZYAŞLARI

Evli ve 4 çocuk babası Ali Kızıldağ’ın Türk bayrağına sarılı naaşı, tören için İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi. Saygı duruşundan sonra Ali Kızıldağ’ın öz geçmişi okundu. Tören sırasında tabutun başına gelen Kızıldağ’ın küçük kızının, “Baba” diyerek ağlaması yürek burktu. Kızıldağ’ın eşi ve çocuklarıyla diğer yakınları ayakta durmakta zorlandı.

Din görevlilerince okunan duanın ardından Kızıldağ’ın cenazesi, tören mangasının omuzlarında cenaze aracına taşındı ve son yolculuğuna uğurlanmak üzere Hatay’a gönderildi.

Kızıldağ’ın cenazesi, yarın ikindi vakti kılınacak namazın ardından Kırıkhan İlçesi Asli Mezarlığı’nda toprağa veriilecek

Sabit Kara kazada Hayatını Kaybetti

0
İskenderun ilçesi Karaağaç yolu üzerinde meydana gelen trafik kazasında bisikletiyle seyir halinde olan Sabit Kara’ya otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Kara, olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı
.
Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Sabit Kara, hayatını kaybetti.
,Muradiye Mahallesi sakinlerinden Sabit Kara’nın cenazesi, yarın öğle namazına müteakip Karaağaç Asri Mezarlığı’nda toprağa verilecek..

Uğur Fırat güven tazeledi.

0
İskenderun Kuyumcular Saatçılar Çiçekçiler ve Fotoğrafçılar Odası Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirerek, başkanlığa yeniden seçilen Uğur Fırat güven tazeledi.
Grand Plaza’da gerçekleştirilen Olağan Genel Kurula, STK temsilcilerinin yanı sıra, oda başkanları ve kuyumcu esnafı katıldı. Divan Kurulunun oluşturulmasıyla başlayan genel kurulda, odanın faaliyet raporu ve bilanço okunarak üyelerin oylarına sunuldu.
Tek listeyle gidilen genel kurul sonunda güven tazeleyen Oda Başkanı Uğur Fırat, 2002 yılından buyana kuyumcu esnafına hizmet etmekten dolayı çok mutlu olduğunu ifade ederek, “Sizler bana tamam diyene kadar sizlere hizmet etmeye devam edeceğim Lütfen sizlere rica ediyorum, odanıza sahip çıkın. Birbirinize sarılın, sevgi ve saygıdan vazgeçmeyin” dedi.
Başkan Fırat, Odanın hizmetlerine katkı sunan önceki dönem yönetimde yer alan esnaflara plaket takdim etti.
Tek listenin oylandığı genel kurul ile güven tazeleyen Uğur Fırat, İskenderun Kuyumcular, Saatçılar, Çiçekçiler ve Fotoğrafçılar Odası Başkanlığına yeniden seçildi.

Bülent Eroğlu hayatını kaybetti.

0
İskenderun’da uzun yıllardır Eroğlu Tatlıcılık işletmesinin sahipliğini yapan Bülent Eroğlu hayatını kaybetti.
Şehrin sevilen simalarından biri olan Eroğlu, hoş sohbeti ve babacan kişiliğiyle tanınıyordu. Üç çocuk babası olan Bülent Eroğlu’nun vefatı ailesi, yakınları ve sevenleri arasında büyük üzüntü yarattı.
Cenaze bugün ikindi namazına müteakip Hamidiye Camiinde kılınacak cenaze namazı sonrası kaldırılacak.

Hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadım

0
MEŞURE MİNE SAHİLOĞULLARI AÇIKLAMA YAPTI (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA) Hatay'ın Samandağ ilçesinde tekneyle Akdeniz'e açılan ve 12 gün sonra cenazesi bulunan balıkçı Refik Sahiloğulları'nın ölüm nedeni otopsinin ardından belli olacak. 31 yıllık eşine en son 'güle güle' sözleriyle veda eden Meşure Mine Sahiloğulları, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadığını söyledi.

Samandağ ilçesinde tekneyle Akdeniz’e açılan ve 12 gün sonra cenazesi bulunan balıkçı Refik Sahiloğulları’nın ölüm nedeni otopsinin ardından belli olacak. 31 yıllık eşine en son ‘güle güle’ sözleriyle veda eden Meşure Mine Sahiloğulları, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadığını söyledi.

MEŞURE MİNE SAHİLOĞULLARI AÇIKLAMA YAPTI (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Hatay’ın Samandağ ilçesinde tekneyle Akdeniz’e açılan ve 12 gün sonra cenazesi bulunan balıkçı Refik Sahiloğulları’nın ölüm nedeni otopsinin ardından belli olacak. 31 yıllık eşine en son ‘güle güle’ sözleriyle veda eden Meşure Mine Sahiloğulları, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadığını söyledi.

Samandağ ilçesinde yaşayan balıkçı Refik Sahiloğulları (57), 2 Aralık’ta sabah saatlerinde balık avlamak için Kapısuyu Mahallesi Çevlik sahilinden teknesiyle denize açılmıştı. Sahiloğulları’na ait tekne, başka bir balıkçı tarafından boş halde olduğunu görünce, durumu Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bildirdi. Kendisinden bir daha haber alınamayan balıkçıyı bulmak için AFAD ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri çalışma başlatmıştı. Ekiplerin 12 gün süren arama çalışmaları sonuç vermezken, kayıp balıkçının cansız bedeni Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne kentinin Karşıyaka bölgesinde karaya vurmuş halde bulunmuştu. Kimlik tespiti yapılan ve ailesine bilgi verilen Sahiloğulları’nın cenazesi, Samandağ ilçesi Çiğdede Mahallesi Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Akdeniz’den teknesiyle açılan balıkçı Sahiloğulları’nın ölüm nedeni yapılan otopsi sonucunun ardından kesinleşecek. 31 yıllık eşine en son ‘Güle güle’ sözleriyle veda eden Mine Sahiloğulları, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadığını söyleyerek yaşananları anlattı.

“Acımız çok büyük, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadık”

31 yıllık eşine son sözleri ‘güle güle’ olan acılı eş Meşure Mine Sahiloğulları, “Refik Sahiloğulları benim eşim olur. Eşim normal gün gibi denize gideceğim diye evden çıktı. Sabah 06.45’te aralık sabahı eşim, ‘Mine ben gidiyorum’ dedi ve ben de ona ‘güle güle’ dedim. 2 Aralık akşam saat 18.00’da Sahil Güvenlik beni aradı. Eşiniz kayıp, teknede değil dediler. Eşim 12 gün boyunca kayıptı. Eşim 14 Aralık’ta Kıbrıs’ın Karşıyaka kıyısında bulundu. Kıbrıs’ta baba ve oğul balık avlamaya gittikleri esnada gördüler. Onlar askerlere, askerler de polislere haber verdiler. Eşimin cenazesini Türkiye’ye gönderdiler. Eşimin cenazesini herhangi bir şey veya parçalanma olmadı. Kıbrıs’ta bulunduğu bölgedeki insanlar eşimin bulunduğu bölgede tek parça halinde olduğunu söylediler, maalesef çok acı yaşadık. 31 yıllık eşimdi ve 32’nci yılımıza geçmiştik ama çok kısa sürdü. Acımız çok büyük, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadık. İki kızım ve bir oğlum olmak üzere 3 çocuğum var. Eşim iyi bir insandı ve her zaman iyiydi. Ailesiyle ilgili, çocuklarına ve eşine düşkünlüğü, kendi halinde merhametli ve çok iyi niyetli bir insandı. Altın kalpli bir insandı. Bizim için çok büyük bir kayıp ve şu an zaten artık konuşacak halde değilim. Ölüm nedeni belli değil, otopsi sonucu daha henüz çıkmadı. Bize biraz uzun sürer dediler. Yurt dışı olduğu için ondan dolayı. Acımız çok büyük ve Allah hiç kimseye yaşatmasın. Hiç kimse bu acıyı, ne kayıp, ne ölümü yaşamasın. Çok erken bir ölümdü, henüz daha 56 yaşındaydı” ifadelerini kullandı.

Zeytinyağı tenekelerinde uyuşturucu

0
UYUŞTURUCU HAPLAR ZEYTİNYAĞI TENEKELERİNDEN ÇIKTI (/HATAY-İHA) Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı.

HATAY (İHA) – Hatay’da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı.

 

 

UYUŞTURUCU HAPLAR ZEYTİNYAĞI TENEKELERİNDEN ÇIKTI (/HATAY-İHA)
Hatay’da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı.

İl Emniyet Müdürlüğü, Kırıkhan Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Kırıkhan ilçesinde bir araç durduruldu. Durdurulan araçta narko köpek eşliğinde yapılan aramada, zeytinyağı tenekeleri içerisinde gizlenmiş halde toplam 15 kilo 772 gram ağırlığında captagon hap bulundu.
Olayla ilgili olarak K.K. ve A.K. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

324 km hıza ulaşan sürücüye işlem

0
HATAY'DA OTOBANDA ÖLÜMÜ HİÇE SAYARAK 324 KM HIZA ULAŞAN VE O ANLARI SOSYAL MEDYADA PAYLAŞAN SÜRÜCÜ JANDARMA EKİPLERİ TARAFINDAN YAKALANDI. SÜRÜCÜNÜN O ANLARINI 'GEREĞİ YAPILDI' NOTUYLA PAYLAŞAN İÇİŞLERİ BAKANI ALİ YERLİKAYA, SÜRÜCÜYE 166 BİN TL CEZAİ İŞLEM UYGULANDIĞINI AÇIKLADI. (FERİT SAVAŞ/HATAY-İHA) Hatay'da otobanda ölümü hiçe sayarak 324 km hıza ulaşan ve o anları sosyal medyada paylaşan sürücü jandarma ekipleri tarafından yakalandı. Sürücünün o anlarını 'Gereği Yapıldı' notuyla paylaşan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sürücüye cezai işlem uygulandığını açıkladı.

 

 

Hatay’da otobanda ölümü hiçe sayarak 324 km hıza ulaşan ve o anları sosyal medyada paylaşan sürücü jandarma ekipleri tarafından yakalandı. Sürücünün o anlarını ‘Gereği Yapıldı’ notuyla paylaşan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sürücüye cezai işlem uygulandığını açıkladı.

HATAY’DA OTOBANDA ÖLÜMÜ HİÇE SAYARAK 324 KM HIZA ULAŞAN VE O ANLARI SOSYAL MEDYADA PAYLAŞAN SÜRÜCÜ JANDARMA EKİPLERİ TARAFINDAN YAKALANDI. SÜRÜCÜNÜN O ANLARINI ‘GEREĞİ YAPILDI’ NOTUYLA PAYLAŞAN İÇİŞLERİ BAKANI ALİ YERLİKAYA, SÜRÜCÜYE 166 BİN TL CEZAİ İŞLEM UYGULANDIĞINI AÇIKLADI. (FERİT SAVAŞ/HATAY-İHA)
Hatay’da otobanda ölümü hiçe sayarak 324 km hıza ulaşan ve o anları sosyal medyada paylaşan sürücü jandarma ekipleri tarafından yakalandı. Sürücünün o anlarını ‘Gereği Yapıldı’ notuyla paylaşan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sürücüye cezai işlem uygulandığını açıkladı.

Erzin ilçesinde otoyolda motosikletle trafik güvenliğini hiçe sayarak akrobatik hareketler yapan, art arda şerit değiştiren n A.Ç. isimli motosiklet sürücüsü 324 km hıza ulaştığı anları sosyal medyada paylaştı. Görüntüler üzerine harekete geçen jandarma ekipleri şahsı tespit ederek gözaltına aldı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’da görüntüleri sosyal medya üzerinden ‘Gereği Yapıldı’ notuyla paylaştı.

 

Bakan Yerlikaya sosyal medya paylaşımında; “Motosiklet sürücüsü hakkında; TCK’nın 179/2 maddesinden adli işlem yapıldı. Ayrıca idari para cezası uygulandı. Yeni Trafik Kanunu Teklifine göre bu trafik kurallarını hiçe sayan sürücüye; makas atması nedeniyle, 90 bin? idari para cezası uygulayacağız, sürücü belgesini 60 gün süreyle geri alacağız, aracını 60 gün süreyle trafikten men edeceğiz. Akrobatik hareketler yapan sürücüye, 46 bin? idari para cezası uygulayacağız, sürücü belgesini 60 gün süreyle geri alacağız, araçlarını 60 gün süreyle trafikten men edeceğiz, geriye doğru 5 yıl içinde ikinci defa geri alınanların sürücü belgelerini iptal edeceğiz. Yerleşim yeri dışında mevcut hız sınırını 71 km/sa ve üzeri aşan sürücülere 30 bin TL idari para cezası uygulayacağız ve sürücü belgesi 90 gün süreyle geri alacağız. Trafik ihlalinin meydana geldiği otoyol güzergahında bu motosikletin hız sınırının 100 km olmasına rağmen motosiklet 324 km hız yapmaktadır. 324 km süratle giden bu sürücünün motosikleti, Yeni Trafik Kanunu Teklifinin kanunlaşmasıyla birlikte 120 gün trafikten men edilecek. Sürücünün ehliyeti de 150 gün geri alınacak. Tek bir amacımız var: Trafik kazalarında canlarımızı yitirmeyelim” ifadelerini kullandı.

Yayladağı’nda selin izleri siliniyor

0

 Yayladağı ilçesinde dün meydana gelen selin ardından ekipler temizlik çalışmalarına başladı.

İlçede dün aniden bastıran sağanak yağış, Kurtuluş Mahallesi’ndeki Yusuf Önal Camisi’nin bulunduğu cadde ve sokaklarda sele neden oldu. Kısa sürede yükselen sel suları nedeniyle göle dönen bölgede araçlarının içinde mahsur kalan bazı vatandaşlar, belediye ekipleri tarafından iş makineleriyle kurtarıldı. Çamaltı Mahallesi’nde ise sel nedeniyle tek katlı evleri su basarken, bazı noktalarda toprak kayması meydana geldi.

Yağışın etkisini yitirmesinin ardından belediye ekipleri temizlik çalışmalarına başladı. Yetkililer, mevsim şartları nedeniyle yaşanabilecek sağanak yağış, sel, su baskını, yıldırım, kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi muhtemel olumsuzluklara karşı vatandaşların tedbirli olmalarını istedi. İlçede meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı ekiplerin 7 gün 24 saat görev başında olduğu bildirildi. (

Bu acılar üzerine rant inşa edilemez

0

 

 

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Antakya’nın en eski yerleşimlerinden Affan Mahallesi’nde depremzedelerle bir araya gelerek rezerv alanla ilgili yasayı eleştirdi. Yasanın uygulamada mülkiyet hakkını ortadan kaldırdığını belirten Özdağ, “Bu topraklarda on binlerce yurttaşımızın kanı, canı ve acısı var. Bu acılar üzerine rant inşa edilemez” dedi.

 

 

Yasaya çıkarıldığı ilk günden itibaren karşı çıktıklarını vurgulayan Özdağ, “Bu yasanın tapuyu deldiğini, vatandaşın mülkiyet hakkına tecavüz eden bir uygulamaya zemin hazırladığını ifade ettik. Bazıları ‘iyi niyetle uygulanırsa sorun olmaz’ dedi. Oysa yasalar birilerinin iyi ya da kötü niyetine bırakılamaz. Yasalar objektif olmalı ve her koşulda vatandaşın hizmetinde olmalıdır” diye konuştu.

 

Yasanın uygulamada ciddi belirsizlikler yarattığını dile getiren Özdağ, “Belirli alanlar riskli alan ilan ediliyor, vatandaşa ‘buradan gidiyorsunuz’ deniliyor. Peki nereye? Yirmi kilometre öteye. Burada bırakılan arazi ne olacak, kimse bilmiyor. Riskli denilen alanlarda bugün inşaat izni verilmeye başlanmış durumda. Risk bir müteahhite verilince ortadan mı kalkıyor? Hayır, bu durum ranta dönüşüyor” ifadelerini kullandı.

 

“Depremzedelerin acısı üzerinden rant kabul edilemez”

Rezerv alan uygulamalarının, depremde yaşanan kayıpların telafisinden çok yeni bir rant alanı oluşturduğunu savunan Özdağ, “Bu depremde on binlerce yurttaşımızı kaybettik. Bu insanların kanı, canı bu topraklarda. Bu kan ve acı üzerine rant inşa etmek kabul edilemez. Allah’ın gücüne gider, olacak şey değil” dedi.

 

Mahalle sakinlerinden belirsizlik tepkisi

Affan Mahallesi Muhtarı Şefik Fatihoğlu, mahallede en büyük sorunun belirsizlik olduğunu belirterek, koruma amaçlı imar planının Kasım 2025’te onaylanmasına rağmen uygulamanın netleşmediğini, bu nedenle yıkılan evlerde ruhsat alınamadığını ve vatandaşların tasarrufta bulunamadığını söyledi. Fatihoğlu, riskli alan ilan edilen bölgelerde hasarsız veya az hasarlı yapıların yıkılıp yıkılmayacağına dair söylentilerin mahalle sakinlerini ciddi biçimde tedirgin ettiğini ifade etti.

 

Konut teslim edildi deniyor ama ben hala kiradayım”

Eski Affan Derneği Başkanı Kemal Arıbaş ise kendisine 20 kilometre uzaklıkta daha küçük bir konut verildiğini, anahtar teslimine rağmen evin eksik ve yaşanamaz durumda olduğunu anlattı. Arıbaş, anahtar verildiği gün kira yardımının kesildiğini belirterek, “Konut teslim edildi diye istatistiklere giriyoruz ama ben hala kiradayım ve konutumu kullanamıyorum. Mahallemizi terk etmek istemiyoruz” dedi.

 

“Babamı ihmal sonucu kaybettim”

Depremzede Hüda Doğan da babasını ihmal sonucu kaybettiğini belirterek, sit alanı gerekçesiyle evine basit onarım izni verilmemesinin bu kayıpta etkili olduğunu söyledi. Doğan, “Babamla anılarım bu mahallede. Beni bilmediğim bir yere, bilmediğim insanlarla yaşamaya zorlamayın. Biz dilenci değiliz. Her gün 6 Şubat’ı yaşıyoruz” diye konuştu.

 

Özdağ, Affan Mahallesi sakinlerinin yaşadığı sorunları Meclis gündemine taşıyacaklarını belirterek, Zafer Partisi’nin depremzedelerin ve rezerv alan uygulamaları nedeniyle mağdur edilen yurttaşların sesi olmaya devam edeceğini kaydetti.

Sağlık altyapısı yok barınma krizi var

0

 

 

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) tarafından hazırlanan “Şubat 2023 Depremleri 3. Yıl Değerlendirme Raporu”, depremin üçüncü yılında sağlık, barınma ve psikososyal iyilik hâlinin iyileşmediğini, aksine birçok alanda kronikleştiğini ortaya koydu. Raporda özellikle Hatay’da sağlık altyapısının yetersizliği, barınma krizinin sürmesi ve toplumsal travmanın derinleşmesi dikkat çekti.

Raporun kamuoyuyla paylaşıldığı süreçte konuşan Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Sevdar Yılmaz, depremin yalnızca binaları değil, kentin belleğini ve insan ilişkilerini de yıktığını vurguladı.

 

TTB-SES raporunda, deprem bölgesinde yaşayanların önemli bir bölümünün olayı geçmişte kalmış bir afet olarak değil, her gün yeniden yaşanan bir süreç olarak tanımladığı belirtilirken; Yılmaz da bu durumu şu sözlerle ifade etti:

 

 

 

Raporda, inşaat gürültüleri, altyapı sorunları ve yaşam koşullarındaki belirsizliklerin deprem anını sürekli tetiklediği, bunun da psikososyal iyilik hâlini olumsuz etkilediği vurgulandı.

 

 

Raporun en çarpıcı başlıklarından biri sağlık alanındaki eksiklikler oldu. Hatay’da depremde yıkılan veya ağır hasar alan hastanelere ait 1.200 yatak kapasitesinin hâlâ karşılanamadığı, çok sayıda Aile Sağlığı Merkezinin konteynerlerde hizmet verdiği belirtildi. Yaklaşık 60 bin kişinin birinci basamak sağlık hizmetine erişemediği kaydedildi.

 

 

 

Bu tabloya dikkat çeken Dr. Yılmaz, yanlış yer seçimiyle yapılan projelerin ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi:

 

“Hatay’ı sevdiniz, olmayacak yere devasa hastaneler yaptınız. Uyarılar dikkate alınmadı, depremde yıkıldı. Şifa dağıtması gereken hastaneler mezarlığa döndü.”

 

Raporda barınma sorununun yalnızca bir çatı meselesi olmadığı; aidiyet, güvenlik ve toplumsal bağlarla doğrudan ilişkili olduğu vurgulanırken, Yılmaz bu durumu şu sözlerle özetledi:

 

“Hataylılar 4 duvardan oluşan TOKİ evleri değil, yuva istiyor. Komşularını, mahallelerini istiyor.”

 

Raporda, konteyner yaşamının bağımlılık, şiddet ve suç risklerini artırdığı, toplu konut projelerinin ise mahalle dokusunu parçaladığına dikkat çekildi.

 

 

 

:Kadınlar, çocuklar ve gençler en kırılgan gruplar

Raporda, deprem sonrası dönemde kadınların artan bakım yükü ve güvencesiz emek nedeniyle daha fazla yıprandığı; çocuklar ve gençler açısından ise eğitimden kopma, umutsuzluk ve riskli davranışların arttığı vurgulandı.

TTB-SES raporu, kamusal süreçlerdeki belirsizlik ve adalet duygusunun zedelenmesinin toplumsal ruh sağlığını derinden etkilediğini ortaya koyarken, Dr. Yılmaz da adalet talebini net bir dille dile getirdi:

 

 

 

 

 

Çağatay üstçavuş toprağa verildi

0

– Kocaeli’nde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Deniz Hava Komutanlığı’nda görevli Astsubay Kıdemli Üstçavuş Çağatay Subatay, memleketi Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde toprağa verildi.

Kocaeli Kartepe Deniz Hava Komutanlığı yakınlarında dün yolun karşısına geçmek isterken TIR çarpan Astsubay Kıdemli Üstçavuş Çağatay Subatay, ağır yaralı olarak götürüldüğü hastanede yapılan tüm müdahaleye karşın kurtarılamadı. Evli 2 çocuk babası Subatay’ın cenazesi, memleketi Hatay’ın Reyhanlı ilçesine getirildi. Subatay’ın cenazesi, götürüldüğü Çatalhöyük Mahallesi Mezarlığı’nda düzenlenen törenle toprağa verildi

10 kaçak göçmen yakalandı

0

Hatay’da durdurulan 2 otomobilde 10 kaçak göçmen yakalandı. Göçmenleri yasa dışı yollarla ülkeye soktuğu iddiasıyla gözaltına alınan 2 şüpheli, tutuklandı.

Hatay Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Antakya Çevre Yolu Kuzeytepe Kavşağı ile Antakya–Reyhanlı Yolu’nda şüphe üzerine 2 aracı durdurdu. Araçlarda yapılan kontrollerde, Türkiye’de geçerli oturma izni bulunmadığı belirlenen 10 kaçak göçmen yakalandı. Olayla ilgili göçmen kaçakçılığı yaptıkları tespit edilen 2 organizatör şüphelisi gözaltına alındı. Kaçak göçmenler, sağlık kontrolünün ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı. (DHA)

Prof Yılmaz’ın yeni kitabı yayınlandı “

0

 

Aksaray Üniversitesi öğretim görevlisi Hataylı Prof. Dr. Süleyman Yılmaz’dan yeni kitap

O gün, hüzün, gazap, çaresizlik, insan ruhunu derinden sarsan, aciz bedenini çökerten, güne ve düne dair ne varsa harman olmuştu. Geriye kalanlar, yıkık dökük bir coğrafya, dinmeyen acılar ve yarım kalan hikâyelerdi. Sonuç, mekâna bağımlılık gerçeğinde yeni bir depremzede tipolojisi, eskisi gibi olamama kaygısı ve dillerde dolaşan keşkeler…

Yukardaki dize Aksaray Üniversitesi öğretim görevlisi Hatay’lı Prof Dr. Süleyman Yılmaz’ın 7. kitabının arka kapak yazısından

Fay altında Yarım kalan hikayeler6Şubat 2023  ismini taşıyan Kitap 11 deprem ilinde 38 kişi ile birebir görüşülerek hazırlandı

Yılmaz kitabı ile ilgili olarak arka kapak yazısında şunları yazdı

“Ateş sadece düştüğü yeri yakmıyordu. Hepimiz, 2023 yılı 6 Şubatının tarihi düşülen acı kaydında bunu gördük. Tıpkı, Antakyalı yazar John Malalas’ın, 29 Mayıs 526 yılında yaşanan acı deprem ve korkunç yangının tarihi vesikası gibi.
Derdimiz, rakamların çılgınlığı ve bilimin kehaneti değildi! Belki Akif’in vurguladığı “Geçmişten adam hisse kaparmış, ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? Tarihi tekerrür, diye tarif ediyorlar, Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?” gerçeğiydi. “İnsan, nisyanla maluldür” çıkarımıyla yeni acıların tekerrür etmemesi, duygusal ve düşünsel ihmallere fırsat verilmemesiydi. “Unutmadık, unutturmayacağız. Unutursak kalbimiz kurusun!” sloganının kuru bir söylemde kalmamasıydı.
Biliyoruz ki; “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı!” Yıkık, enkaza dönmüş bedenlerde eski hikâyelerin özlemiyle yeni bir insan tipolojisi oluşacaktı. Kadim bir sözümüz vardı; “Şerefü’l mekân bi’l mekîn”, yani bir mekânın şerefi, orada oturandan gelirdi. Bireylerin mekâna yönelik geliştirdiği yer kimliğini oluşturan inançları, anlamları, tutum ve davranışları vardı. Mekânla bütünleşmiş bedenlerde gitmenin de, kalmanın da zorlukları vardı.
İbn-i Haldun’un dillerde pelesenk olmuş sözü gibi “Coğrafya kaderimiz miydi?” Tedbirsiz tevekkülü geleneksel bir anlayışa dönüştürmüş insanların teşkil ettiği coğrafyada belki de evet. O halde, 3 Nisan 2024’de Tayvan’da aynı şiddette gerçekleşen depremde neden zayiat çok azdı?
“Akletmez misiniz, düşünmez misiniz!” ilahi uyarısının muhatabı insanımız, bilimsel gerçekliğin sorgulayıcısı 5N 1K kodlamasıyla, deprem yıkımının ve sonrasında bıraktığı travmanın nedenlerini, nasıllarını, kimlerini sorgulamasın mı? Birey, devlet, bürokrasi ve sivil toplum olarak deprem öncesinin alınması gereken tedbirlerini konuşmasın mı?
O gün, hüzün, gazap, çaresizlik, insan ruhunu derinden sarsan, aciz bedenini çökerten, güne ve düne dair ne varsa harman olmuştu. Geriye kalanlar, yıkık dökük bir coğrafya, dinmeyen acılar ve yarım kalan hikâyelerdi. Sonuç, mekâna bağımlılık gerçeğinde yeni bir depremzede tipolojisi, eskisi gibi olamama kaygısı ve dillerde dolaşan keşkeler…

Yağışla birlikte yollar göle döndü

0
HATAY'IN YAYLADAĞI İLÇESİNDE ETKİLİ OLAN YAĞIŞLA BİRLİKTE YOLLAR GÖLE DÖNDÜ. EVLERİN BAHÇELERİNİ SU BASARKEN, YOLLARIN GÖLE DÖNDÜĞÜ ANLAR KAMERAYA YANSIDI. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA) Hatay'ın Yayladağı ilçesinde etkili olan yağışla birlikte yollar göle döndü. Evlerin bahçelerini su basarken, yolların göle döndüğü anlar kameraya yansıdı.

Yayladağı ilçesinde etkili olan yağışla birlikte yollar göle döndü. Evlerin bahçelerini su basarken, yolların göle döndüğü anlar kameraya yansıdı.

 

 

HATAY’IN YAYLADAĞI İLÇESİNDE ETKİLİ OLAN YAĞIŞLA BİRLİKTE YOLLAR GÖLE DÖNDÜ. EVLERİN BAHÇELERİNİ SU BASARKEN, YOLLARIN GÖLE DÖNDÜĞÜ ANLAR KAMERAYA YANSIDI. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA)
Hatay’ın Yayladağı ilçesinde etkili olan yağışla birlikte yollar göle döndü. Evlerin bahçelerini su basarken, yolların göle döndüğü anlar kameraya yansıdı.

Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da yağışlı hava sabah saatlerinden itibaren etkisini hissettirdi. Kentin güney ilçesi olan Yayladağı ilçesinde şiddetli yağış sele döndü ve yollar adeta göl oldu. Şiddetli yağışla birlikte yolların göle döndüğü, evlerin bahçelerini su bastığı anlar ve vatandaşların zor anlar yaşadığı anlar kameraya yansıdı. Giderlerin açılmasıyla kent merkezindeki sular çekildi. Yağışlı havanın kent genelinde gün boyunca etkili olacağı öğrenildi.
Yayladağı Belediyesi; vatandaşları zorunlu olmadıkça evlerinden çıkmamaları konusunda uyararak, dere yataklarına araç parkı yapılmaması konusunda uyardı.

Kayıp çocukları TBMM gündemine taşıdı

0

İYİ Parti Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin, 6 Şubat depremlerinin ardından kaybolan çocuklarla ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yaptığı açıklamaların çeliştiğini belirterek, her iki bakana konuyla ilgili soru önergesi verdi. Çirkin, “İçişleri Bakanlığı’nın ‘kayıp çocuklarla’ ilgili resmi bir veri tabanı yok mudur? 1999 yılında büyük bir deprem yaşayan ve her bölgesi deprem tehdidi altında olan ülkemizde neden bugüne kadar kayıp çocuklar ve/veya kayıplara ilişkin envanter tutulmamıştır” diye sordu.

 

Bakan Göktaş ile İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın konuyla ilgili açıklamaları arasında çelişki olduğuna dikkat çeken Çirkin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş’ın konuyla ilgili daha önce verdiği soru önergesine şu yanıtı verdiğini belirtti:

“Bakanlığımızca deprem felaketi nedeniyle ailesinden ayrı düşmüş/refakatçisi olmayan bin 912 çocuk Aile Bilgi Sistemi Afet Yönetim Çocuk Modülü’nde kayıt altına alınmıştır. Bakanlığımızca deprem bölgesinde, enkaz altından çıkarılmış yakınlarına ulaşılamayan kimliksiz ve/veya kendini ifade edemeyen ve hastanelerde tedavisi devam eden çocuklar süreçte yakından takip edilmiş, tedavisi tamamlanan çocuklar Bakanlığımız çocuk bakım kuruluşlarında korunma ve bakım altına alınmıştır. Kuruluşlarımıza alınan çocuklarımızın öncelikle ailesi/yakınlarına ulaşılmasına yönelik çalışmalarımız titizlikle yürütülerek çocuklar ailelerine teslim edilmiştir. Bakanlığımız ile TÜBİTAK arasında yapılan iş birliği neticesinde TÜBİTAK tarafından geliştirilen ‘Deringörü’ yüz tanıma programı kullanılmıştır. Yapılan DNA eşleşmeleri ve kimlik kontrolü, kimliklendirme ve mesleki çalışmalar sonucunda bin 877 çocuk ailesine/aile yakınlarına teslim edilmiştir. Halen hastanede tedavisi devam eden bir çocuğumuz yakından takip edilmektedir. Altı çocuğumuz da aile odaklı hizmetlerden faydalandırılmıştır. 12 çocuğumuz bakım ve koruma altındadır. Çocuklar, yaş ve cinsiyet durumlarına uygun Bakanlığımıza bağlı çocuk bakım kuruluşlarında bakılmakta ve korunmaktadır. Kayıtlarımızda olan 16 çocuğumuz vefat etmiştir. Kimliği belirlenemeyen çocuğumuz bulunmamaktadır.”

Çirkin, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın ise 13 Kasım 2024’te ise TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı açıklamada, 6 Şubat depremlerinde kayıp olan çocuklar hakkında, “Arama çalışmaları devam eden 75 depremzedenin 30’u çocuktur. Öte yandan; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, sosyal medyada yer alan ‘Türkiye’de her yıl 10 binden fazla, son 8 yılda ise 100 bine yakın çocuğun kaybolduğu’ iddialarına ilişkin 3 Şubat 2026 tarihli açıklamasında şunları ifade etmiştir: Kamu kurumları tarafından ‘kayıp ve bulunamayan çocuk sayısı’ başlığı altında yayımlanmış resmi bir istatistik bulunmamaktadır” dediğini anımsattı.

 

Çirkin, İçişleri Bakanı Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

“Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 7/8560 esas numaralı soru önergeme 2024 Ocak ayında verdiği cevapta ‘kimliği belirlenemeyen çocuk bulunmamaktadır’ ifadesi ile İçişleri Bakanının 2024 Kasım ayında ’30 kayıp çocuk halen aranmaktadır’ yaptığı açıklamanın arasındaki çelişkinin nedeni nedir?

Kayıp olduğu belirtilen 30 çocuğun, daha önce Aile Bilgi Sistemi Afet Yönetim Çocuk Modülü’ne kaydedilen 1.912 çocuk arasında yer alıp almadığının tespitine ilişkin Bakanlığınızca bir çalışma yapılmış mıdır? İçişleri Bakanlığı kayıp çocuklarla ilgili olarak diğer Bakanlık ve kamu kurumlarıyla bilgi paylaşımı yapmakta mıdır?

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, ‘Kamu kurumları tarafından ‘kayıp ve bulunamayan çocuk sayısı’ başlığı altında yayımlanmış resmi bir istatistik bulunmamaktadır’ açıklaması doğrultusunda ‘kayıp çocuklara7 ilişkin resmi bir istatistik bulunmamasının nedeni nedir? İçişleri Bakanlığı’nın ‘kayıp çocuklarla’ ilgili resmi bir veri tabanı yok mudur? 1999 yılında büyük bir deprem yaşayan ve her bölgesi deprem tehdidi altında olan ülkemizde neden bugüne kadar kayıp çocuklar ve/veya kayıplara ilişkin envanter tutulmamıştır? Bu konuda diğer Bakanlıklarla yürütülen herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?”

 

İYİ Partili Çirkin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’dan da da şu sorulara yanıt vermesini istedi:

“Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 7/8560 esas numaralı soru önergeme 2024 Ocak ayında verdiği cevapta ‘kimliği belirlenemeyen çocuk bulunmamaktadır’ ifadesi ile İçişleri Bakanının 2024 Kasım ayında ’30 kayıp çocuk halen aranmaktadır’ yaptığı açıklamanın arasındaki çelişkinin nedeni nedir?

Kayıp olduğu belirtilen 30 çocuğun, daha önce Aile Bilgi Sistemi Afet Yönetim Çocuk Modülü’ne kaydedilen 1.912 çocuk arasında yer alıp almadığı tespit edilmiş midir? Bakanlığınız tarafından kullanılan TÜBİTAK Deringörü yüz tanıma sistemi ve DNA eşleşmeleri sonucunda, eşleşme sağlanamayan çocuk vakası bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa sayısı kaçtır?

Bakanlığınızca, İçişleri Bakanlığı ile kayıp çocuklarla ilgili olarak bilgi paylaşımı yapılmamakta mıdır? Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, ‘Kamu kurumları tarafından ‘kayıp ve bulunamayan çocuk sayısı’ başlığı altında yayımlanmış resmi bir istatistik bulunmamaktadır’ açıklaması doğrultusunda ‘kayıp çocuklara’ ilişkin resmi bir istatistik bulunmamasının nedeni nedir? 1999 yılında büyük bir deprem yaşayan ve her bölgesi deprem tehdidi altında olan ülkemizde neden bugüne kadar kayıp çocuklar ve/veya kayıplara ilişkin envanter tutulmamıştır? Bu konuda diğer Bakanlıklarla yürütülen herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?”

Hatay MKÜ Deprem Şehitlerini Andı

0

 

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi tarafından, 6 Şubat 2023 depremlerinin 3. yıl dönümünde deprem şehitlerinin anısına anma programı düzenlendi.

Program kapsamında ilk olarak Hacı Mehmet Alkan Camii Kompleksi’nde Kur’an-ı Kerim Tilaveti yapıldı, ardından Cuma namazı kılındı. Lokum dağıtımı sonrası Rektörlük Binası önünden 6 Şubat Deprem Şehitleri Anıtı’na kadar sessiz yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşe; Rektörümüz Prof. Dr. Veysel Eren, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Ersin Can, Genel Sekreterimiz Prof. Dr. İbrahim Halil Çerçi ile akademik ve idari personel katıldı. Kayıplarımızın isimlerinin yer aldığı şehitlik alanına karanfiller bırakıldı.

Rektör Prof. Dr. Veysel Eren, anıt alanında akademik ve idari personele hitaben yaptığı konuşmada, “Bundan üç yıl önce, asırların afeti olarak tanımlanan ve bizim adeta bir kıyamet senaryosu olarak nitelendirdiğimiz çok büyük bir afetle karşı karşıya kaldık. Bu afette hepimiz çok büyük acılar yaşadık. Her birimizin kayıpları var. Üniversite olarak da hem çalışma arkadaşlarımızdan hem de öğrencilerimizden çok büyük kayıplar verdik. Hepsinin ruhu şad, mekânları cennet olsun.” dedi.

“Bu tür afetler elbette şehirleri yıkıyor.” diyen Rektör  Eren, “Ancak şehirlerin kültürü, manevi birikimi ve onları yeniden ayağa kaldıran görünmez güç kaynakları vardır. Hatay da bu büyük güç kaynağına sahip şehirlerden biridir.” ifadelerini kullandı.

Rektörümüz, üç yılın ardından birçok ülkenin başaramayacağı ölçekte büyük bir inşa ve ihya faaliyetinin hem şehirde hem de üniversitede gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, süreçte emeği geçenlere teşekkür etti.

“Deprem bölgesindeki bu çalışmalara her türlü desteği veren, yakından ilgilenen ve süreci sürekli gündeminde tutan başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere; işçisinden müteahhidine, memurundan bürokratına kadar emeği geçen tüm çalışanlara teşekkür ediyorum.” dedi.

 

TIR’ın altında yaralı aradılar

0
HATAY'DA OTOBÜS İLE ÇARPIŞAN TIR, KONTROLDEN ÇIKARAK YOL KENARINDA BULUNAN BARAKAYA DALDI. KAZADA 4 KİŞİ YARALANIRKEN, VATANDAŞLAR VE EKİPLER DAKİKALARCA BARAKANIN BULUNDUĞU ALANDA VE TIRIN ALTINDA YARALI ARADI. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'da otobüs ile çarpışan tır, kontrolden çıkarak yol kenarında bulunan barakaya daldı. Kazada 4 kişi yaralanırken, vatandaşlar ve ekipler dakikalarca barakanın bulunduğu alanda ve tırın altında yaralı aradı.

HATAY (İHA) – Hatay’da otobüs ile çarpışan tır, kontrolden çıkarak yol kenarında bulunan barakaya daldı. Kazada 4 kişi yaralanırken, vatandaşlar ve ekipler dakikalarca barakanın bulunduğu alanda ve tırın altında yaralı aradı.

 

HATAY’DA OTOBÜS İLE ÇARPIŞAN TIR, KONTROLDEN ÇIKARAK YOL KENARINDA BULUNAN BARAKAYA DALDI. KAZADA 4 KİŞİ YARALANIRKEN, VATANDAŞLAR VE EKİPLER DAKİKALARCA BARAKANIN BULUNDUĞU ALANDA VE TIRIN ALTINDA YARALI ARADI. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA)
Hatay’da otobüs ile çarpışan tır, kontrolden çıkarak yol kenarında bulunan barakaya daldı. Kazada 4 kişi yaralanırken, vatandaşlar ve ekipler dakikalarca barakanın bulunduğu alanda ve tırın altında yaralı aradı.

Kaza, Antakya ilçesi çevreyolu Adliye binası mevkiinde yaşandı. Seyir halindeki 31 AYT 240 plakalı Volvo marka tır, aynı istikamette ilerleyen 31 HO 5535 plakalı otobüsle çarptı. Tır daha sonra yol kenarındaki barakaya çarparak durabildi. İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralanan tır sürücüsü ve otobüsteki 3 yolcu sağlık ekiplerince Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Polis, sağlık, itfaiye ekipleri ve çevredeki vatandaşlar, çevredekilerin söylemleri üzerine barakada ve tırın altında dakikalarca yaralı aradı. Ekipler, tırın altında ve baraka çevresinde yaralı bulamazken o anlar kameraya yansıdı.
.