Pazar, Mart 15, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 9

Kaza yapan araç alev alev yandı

0
HATAY'DA REFÜJE ÇARPARAK ALEV ALEV YANAN ARAÇ KULLANILMAZ HALE GELDİ. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA) Hatay'da refüje çarparak alev alev yanan araç kullanılmaz hale geldi.

HATAY (İHA) – Hatay’da refüje çarparak alev alev yanan araç kullanılmaz hale geldi.
Olay, Kırıkhan ilçesi Topboğazı mevkiinde meydana geldi.

HATAY’DA REFÜJE ÇARPARAK ALEV ALEV YANAN ARAÇ KULLANILMAZ HALE GELDİ. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA)
Hatay’da refüje çarparak alev alev yanan araç kullanılmaz hale geldi.

Y.B. idaresindeki 31 AIF 382 plakalı otomobil, Kırıkhan-Antakya yolunun Topboğazı mevkiisinde refüje çarptı. Yangını fark eden vatandaşlar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle kısa sürede kontrol altına alındı. Yangında araçta kullanılmaz hale gelirken sürücü hafif şekilde yaralandı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

 Yangında can pazarı,30 kişi kurtarıldı

0
HATAY'DA BİR APARTMANDA ÇIKAN YANGINDA MAHSUR KALAN 30 KİŞİ İTFAİYE EKİPLERİ TARAFINDAN KURTARILDI. DUMANDAN ETKİLENEN 1'İ BEBEK 3 KİŞİ HASTANEDE TEDAVİ ALTINA ALINDI. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'da bir apartmanda çıkan yangında mahsur kalan 30 kişi itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Dumandan etkilenen 1'i bebek 3 kişi hastanede tedavi altına alındı.

HATAY (İHA) – Hatay’da bir apartmanda çıkan yangında mahsur kalan 30 kişi itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Dumandan etkilenen 1’i bebek 3 kişi hastanede tedavi altına alındı.

HATAY’DA BİR APARTMANDA ÇIKAN YANGINDA MAHSUR KALAN 30 KİŞİ İTFAİYE EKİPLERİ TARAFINDAN KURTARILDI. DUMANDAN ETKİLENEN 1’İ BEBEK 3 KİŞİ HASTANEDE TEDAVİ ALTINA ALINDI. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA)
Hatay’da bir apartmanda çıkan yangında mahsur kalan 30 kişi itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Dumandan etkilenen 1’i bebek 3 kişi hastanede tedavi altına alındı.

Edinilen bilgilere göre olay, Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi’nde bulunan 5 katlı apartmanda meydana geldi. Apartmanın elektrik tesisatı alevlere teslim olarak yandı ve kısa sürede duman binayı kapladı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Binada mahsur kalan 30 kişi itfaiye ekipleri tarafından merdivenli araç yardımıyla kurtarıldı. Dumandan etkilenen 1’i çocuk 3 kişiyse hastanede tedavi altına alındı. Yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürülürken, apartmanda hasar oluştu.

8 Mart’ kadınların hak arayışının adıdır

0

 

 

Antakya Çevre Koruma Derneği (AÇKD), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesine dikkat çekerek güçlü mesajlar verdi. Dernek Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Çiğdem Alvanoğlu, 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü değil, kadınların yüzyıllardır süren hak arayışının simgesi olduğunu vurguladı.

Açıklamada, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün kadınların toplumda daha eşit haklara sahip olabilmesi için verdikleri mücadelenin bir sembolü olduğu belirtilerek, bu özel günün toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmeyi, kadınların toplumdaki rollerini görünür kılmayı ve kadın hakları konusunda farkındalık yaratmayı amaçladığı ifade edildi. Kadınların siyasi, ekonomik ve sosyal hayatta daha fazla yer edinmesi için güçlü bir çağrı niteliği taşıdığına da dikkat çekildi.

 

Dernek açıklamasında, günümüzde milyonlarca kadının emeğinin görünmez kılındığı, seslerinin bastırılmak istendiği ve haklarının yok sayıldığı belirtilerek, “Bugün; emeği görünmeyen, sesi bastırılmak istenen, hakları yok sayılan milyonlarca kadının ortak direniş günüdür. Kadınlar hem evde hem işte en ağır yükü taşırken, emeği değersizleştiriliyor ve güvencesiz çalışmaya mahkûm ediliyor. Şiddet, ayrımcılık ve yoksulluk kadınların kaderi değildir. Yaşam hakkı pazarlık konusu yapılamaz.” denildi.

 

Antakya Çevre Koruma Derneği, kadınların mücadelesi ile doğayı ve yaşamı koruma mücadelesinin birbirinden ayrı olmadığını vurgulayarak, doğayı savunan ve yaşam alanlarını koruyan hareketlerin en güçlü öznesinin çoğu zaman kadınlar olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin aynı zamanda yaşamı ve geleceği savunma mücadelesi olduğu ifade edildi.

 

Kadınların yaşam hakkının korunması gerektiği vurgulanan açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nin önemine dikkat çekilerek kadın cinayetlerinde cezasızlığın son bulması ve koruyucu–önleyici politikaların kararlılıkla hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı. Ayrıca kadınlar için güvenceli çalışma koşulları, şiddetsiz, özgür ve onurlu bir yaşam talebi dile getirildi.

 

Kadınların tarih boyunca haklarını mücadele ederek kazandığı hatırlatılan açıklamada, dayanışmanın önemine vurgu yapılarak şu ifadelere yer verildi:

 

“Kadınlar hayatın her alanında var olmaya, üretmeye ve değiştirmeye devam ediyor. Çünkü biliyoruz ki hiçbir hak kendiliğinden verilmez, mücadeleyle alınır.”

TEKCE ile Kıbrıs Satılık Villa Artık Hayal Değil

0

Küresel gayrimenkul tercihlerinde yaşanan radikal dönüşüm, kalabalık metropollerden izole, geniş ve doğayla bütünleşik yaşam alanlarına doğru güçlü bir göç dalgası yaratmaktadır. Bu yeni kentsel eğilimin Akdeniz çanağındaki en önemli yansımaları Kuzey Kıbrıs pazarında gözlemlenmektedir. Ada, bozulmamış topografyası, düşük nüfus yoğunluğu ve Avrupa’nın güney kıyılarına kıyasla sunduğu olağanüstü fiyat rekabetiyle uluslararası sermayenin rotasını kendisine çevirmesini sağlamıştır. Konut fiyatlamalarının ve kira rejiminin geleneksel olarak İngiliz Sterlini (GBP) üzerinden yürüdüğü bu pazar, enflasyonist baskılara karşı doğal bir finansal kalkan işlevi görürken, gayrimenkulü yalnızca bir yaşam alanı olmaktan çıkarıp defansif bir servet koruma aracına dönüştürmektedir.

 

Makroekonomik avantajların ve yeni yaşam alışkanlıklarının şekillendirdiği bu piyasada, alıcı profiline tam uyum sağlayan Kıbrıs satılık villa https://tekce.com/tr/emlak-kibris?type=ev&subtype=mustakil-villa portföyünü belirlemek, yüzeysel bir araştırmanın ötesinde derinlemesine bir pazar ekspertizi gerektirir. Sınır ötesi mülk edinimlerindeki hukuki ve operasyonel süreçleri uluslararası standartlarda yürüten TEKCE Emlak Firması, 2004 yılından bu yana edindiği global tecrübeyle bu aşamada devreye girer. Türkiye, İspanya, Kuzey Kıbrıs, İsveç ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde toplam 20 ofisi bulunan kurum, “her alıcı için her yatırım uygun değildir” felsefesini benimseyerek, 250’den fazla çok uluslu gayrimenkul profesyoneliyle yatırımcıyı en doğru mülkle şeffaf bir ekosistem içerisinde eşleştirir.

MİMARİ EVRİM VE MAHREMİYET ODAKLI KONUTLAR

Kuzey Kıbrıs inşaat sektörü, değişen uluslararası talebe yanıt verebilmek adına tasarım dilini tamamen yenilemiştir. Girne’nin dağ yamaçlarından İskele’nin kıyı düzlüklerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada hayata geçirilen Kıbrıs lüks villa projeleri, butik yaşam konseptini teknolojiyle harmanlamaktadır. Standart yazlık anlayışının yerini alan bu modern yapılar; geniş arsa payları, akıllı ev otomasyonları, yerden ısıtma sistemleri ve peyzaj mimarisiyle dikkat çeker. Özellikle Kuzey Avrupa ve Orta Doğu menşeli alıcıların öncelikli tercihi olan Kuzey Kıbrıs özel havuzlu villa formatı, site içi ortak yaşamın getirdiği kalabalıktan uzaklaşarak, sakinlerine üst düzey bir mahremiyet ve kişiselleştirilmiş bir izolasyon alanı sunar.

KESİNTİSİZ MANZARA VE SINIRLI ARZ

Gayrimenkul ekonomisinde bir varlığın değerini belirleyen temel unsur, o varlığın kopyalanamaz veya yeniden üretilemez niteliklere sahip olmasıdır. Adanın kuzey sahil şeridinde, dağ ile denizin birbirine çok yaklaştığı bölgelerde konumlanan Kıbrıs deniz manzaralı müstakil ev alternatifleri, tam olarak bu “kısıtlı arz” kuralından beslenmektedir. İnşaata uygun sahil parsellerinin giderek azalması, mevcut manzaralı yapıların değerini logaritmik olarak yukarı taşımaktadır. Bellapais, Çatalköy, Esentepe veya Tatlısu gibi bölgelerde denize hakim konumdaki bu müstakil varlıklar, piyasa dalgalanmalarından bağımsız olarak sürekli bir değer artışı trendi çizer.

POUND ÜZERİNDEN AMORTİSMAN

Ada piyasasının yatırımcılar açısından en cazip yönü, gayrimenkulün ürettiği nakit akışının kalitesidir. Pasif gelir elde etmek amacıyla portföylere eklenen yatırım amaçlı Kıbrıs villaları, yılın büyük bir bölümünde güneşli geçen iklimin de etkisiyle turizm sektörüne entegre olmaktadır. Özellikle kısa dönemli kiralama (Airbnb tarzı tatil evi) pazarında işletilen bu mülkler, standart apartman dairelerine kıyasla çok daha yüksek bir doluluk oranına ve gecelik fiyata ulaşır. İkinci bir yaşam alanı olarak değerlendirilen KKTC satılık yazlık evler, mülk sahibinin adada bulunmadığı dönemlerde profesyonel mülk yönetim şirketleri aracılığıyla kiralanarak kendi kendini finanse eden mikro işletmelere dönüşür. Kira gelirlerinin Sterlin bazında elde edilmesi, yatırımın geri dönüş (amortisman) süresini Avrupa’daki rakiplerinin çok ötesinde bir hıza, ortalama 10-12 yıl aralığına çeker.

KUZEY KIBRIS TAPU MEVZUATI VE TEKCE KURUMSAL DENETİMİ

Farklı bir ülkenin yargı sınırları içerisinde mülk edinmek, yerel mevzuatın ve bürokratik mekanizmaların kusursuz bir şekilde analiz edilmesini zorunlu kılar. Kuzey Kıbrıs gayrimenkul pazarında; Türk Koçanı, Eşdeğer Koçan ve Tahsis Koçan olmak üzere geçmiş mülkiyet durumlarına göre farklılık gösteren tapu (koçan) türleri bulunmaktadır. Bu karmaşık yapı, uzman olmayan alıcılar için ciddi operasyonel riskler barındırır.

TEKCE, 30’dan fazla dil konuşan uzman kadrosu ve uluslararası hukuk departmanıyla, adadaki mülk edinim sürecini tam teşekküllü bir kurumsal denetimden (due diligence) geçirir. Geliştirici firmaların finansal geçmişleri, projenin inşaat ruhsatları ve tapu sicilindeki ipotek/haciz kayıtları yatırımcı adına titizlikle incelenir. Para transferlerinin güvenliği, Bakanlar Kurulu’ndan alınması gereken satın alma izinleri ve oturum hakkı başvuruları şirketin 360 derecelik hizmet modeli kapsamında yönetilir. Yabancı alıcılar, tüm hukuki ve finansal belirsizliklerden izole edilerek güvenli bir yatırım ekosistemine dahil edilir.

SIKÇA SORULAN SORULAR (FAQ)

Yabancıların Kuzey Kıbrıs’ta müstakil ev veya arsa alımında yasal sınırları nelerdir? Yürürlükteki Kuzey Kıbrıs yasalarına göre, yabancı uyruklu bir birey Bakanlar Kurulu’ndan gerekli onayı almak şartıyla 1 adet müstakil ev (veya 1 dönüme kadar arsa) satın alma hakkına sahiptir.

Adadaki gayrimenkullerde tapu (koçan) tipleri arasındaki farklar yatırım sürecini nasıl etkiler? Kuzey Kıbrıs’ta tapular kökenlerine göre üçe ayrılır. Türk Koçanı (1974 öncesi Kıbrıslı Türk veya yabancılara ait), Eşdeğer Koçan (Güney’de bırakılan mallara karşılık alınan) ve Tahsis Koçan (devlet tarafından verilen). Uluslararası piyasada en güvenli ve krediye uygun görülen tapular Türk ve Eşdeğer koçanlardır. Kurumsal gayrimenkul firmaları, portföylerini sadece yasal sorunu olmayan temiz tapulu projelerden oluşturur.

Satın alınan villa üzerinden Kuzey Kıbrıs’ta ikamet izni almak mümkün müdür? Evet. Kuzey Kıbrıs’ta kendi adına kayıtlı yaşanabilir bir gayrimenkulü bulunan yabancılar, gelir durumlarını belgelemek ve gerekli sağlık taramalarından geçmek koşuluyla her yıl yenilenebilen oturum izni (ikametgah) hakkı elde eder.

Yatırım amaçlı alınan villalarda elde edilen kira gelirinin vergilendirmesi nasıldır? Kuzey Kıbrıs’ta gayrimenkulden elde edilen kira gelirleri, yerel vergi dairesine beyan edilmek zorundadır. Sabit bir oranda (genellikle %10) stopaj vergisi uygulanır. Profesyonel danışmanlık firmaları, mülk yönetimi hizmetleri kapsamında bu vergi beyanı süreçlerini yatırımcı adına takip eder.

Uyuşturucu operasyonu: 5 tutuklama

0
HATAY'DA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 5 TUTUKLAMA (NECATİ İVGİN/HATAY-İHA) Hatay'ın İskenderun ve Kırıkhan ilçesinde uyuşturucu madde ticareti ve kullanımının önlenmesine yönelik operasyonda gözaltına alınan 5 kişi tutuklandı.

HATAY (İHA) – Hatay’ın İskenderun ve Kırıkhan ilçesinde uyuşturucu madde ticareti ve kullanımının önlenmesine yönelik operasyonda gözaltına alınan 5 kişi tutuklandı.

 

HATAY’DA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 5 TUTUKLAMA (NECATİ İVGİN/HATAY-İHA)
Hatay’ın İskenderun ve Kırıkhan ilçesinde uyuşturucu madde ticareti ve kullanımının önlenmesine yönelik operasyonda gözaltına alınan 5 kişi tutuklandı.

Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yürütülen çalışmalar çerçevesinde; Kırıkhan ve İskenderun’da yapılan ikamet ve araç aramalarında; 379 gram Metamfetamin, 2 adet tabanca, 2 adet şarjör, 113 adet fişek ele geçirildi.
Olayla ilgili olarak gözaltına 5 şahıs uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçundan sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

 Zanaatlarını çarşıda yaşatıyorlar

0
HATAY'DA BÜTÜN EL SANATLARININ TOPLANDIĞI YER OLAN KÜLTÜR SANAT ÇARŞISI'NDA, ONLARCA KADIN MESAİ YAPARAK EL SANATLARINI İCRA EDİYOR. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'da depremde atölyeleri zarar gören depremzede kadın zanaatkarlar, valilik tarafından açılan Kültür Sanat Çarşısı'nda atölyelerine kavuşarak yeniden el sanatlarını yaşatma fırsatı buldular.

 

 

HATAY (İHA) – Hatay’da depremde atölyeleri zarar gören depremzede kadın zanaatkarlar, valilik tarafından açılan Kültür Sanat Çarşısı’nda atölyelerine kavuşarak yeniden el sanatlarını yaşatma fırsatı buldular.

 

HATAY’DA BÜTÜN EL SANATLARININ TOPLANDIĞI YER OLAN KÜLTÜR SANAT ÇARŞISI’NDA, ONLARCA KADIN MESAİ YAPARAK EL SANATLARINI İCRA EDİYOR. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA)
Hatay’da depremde atölyeleri zarar gören depremzede kadın zanaatkarlar, valilik tarafından açılan Kültür Sanat Çarşısı’nda atölyelerine kavuşarak yeniden el sanatlarını yaşatma fırsatı buldular.

Medeniyetler beşiği olan Hatay’da depremzede sanatçıları hayata tutundurmak ve sanatlarını yaşatmak için Hatay Valiliği tarafından Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’ne Kültür ve Sanat Çarşısı kurulmuştu. Şehrin kültürünün ve el sanatlarının yaşatıldığı 82 iş yerinde; mozaiğinden ebru sanatına, ahşap yakma sanatından taş oymacılığına onlarca sanat dalı onlarca kadın sanatçının ellerinde hayat buluyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın talimatıyla kurulan çarşıda açılan atölyelerde, kadın sanatçıların emek verip yaptıkları çalışmalar vatandaşların hizmetine sunuluyor.

 

“Depremden sonra tekrar mesleğime kavuşmak, sanat çarşısında dükkanın verilmesi, kendi mesleğimi icra etmek bize gerçekten terapi gibi geldi”

Dedesinden aldığı ilhamla 30 yıldır kilim dokumacılığı yaparak kadının kendi ayakları üzerinde durabileceğini gösteren Ferdali Bostancı, “Ben 30 yıldır kilim dokuma ustasıyım. Dede mesleğini daha geniş çaplı nesillere aktarabilmek için 1994’te bu sanatın okulunu okudum. Dedem eskiden hasır işlerdi, biz küçükken merakla da onu sürekli izlerdik. Çocukluğumdan aklımda kalan bu mesleği ileride üniversitesini okuyup icra edeceğimi açıkçası düşünmemiştim. Depremden sonra tekrar mesleğime kavuşmak ve özellikle şu an sanat çarşısında küçücük de olsa bir dükkanın verilmesi kendi mesleğimi icra edip bunu gelecek nesillere aktarıp bunun için bir imkan sunulması için bize sunulduğundan kaynaklı gerçekten terapi gibi geldi. Kadın öncelikle her şekilde kendi ayaklarının üstünde durur. Bunu her şekilde görüyoruz ve aslında her kadın çok güçlüdür. Yeter ki hiçbir yerden kösteklenmesin ve kendi çabalarıyla düştüğü yerden tek başına kalkabilen bir güce sahiptir. Kadınlar çok zorluklar çekerek bugüne varabilir. Beni destekleyen bir eşim var. Ümit ediyorum ki bütün kadınlara da aynı şekilde belli bir yardım beklemeden kendi seslerini çıkarmak ve kendi güçleriyle ortaya koyabilmek” dedi.

 

“Kadın olarak kendimi kanıtlamaya, kendinizi ve ailenize yardımcı olmak amacıyla çabalıyoruz”

Kadınların kafalarına koydukları her konuda başarılı olacağını söyleyen ve 41 yıldır ebru sanatını icra eden Durdunaz Günaydın, “Ben 41 yıldır bu işin içindeyim. Ben hem ressamım hem de ebru sanatçısıyım. Şu anda benim yaptığım meslek ressamlığın dışında Hatay ipeği üzerine ebru sanatçısıyım. Bu ipeğe yönelmem de buradaki ebru sanatçısı olduğum zaman dedim ki bu tek ebru yani kağıtlarda olmasın. Kağıttan çıkartıp seramiğe, ondan sonra işte ahşaba, taşa, deniz kabuğuna kadar her şeye ebru batırdım. Herkesin ebru sanatını tanıması lazım. Bu Hatay’ın ipeklerini, Samandağ ve Harbiye ipeklerini aldım. Onlara o ipekçilerimizi, onlar da bana yardımcı oldular. Onların ipeklerini ebru yaptım. Biz depremde çok kayıplarımız oldu, benim atölyem vardı ve yıkılmadı. Atölyemde kadın olarak benle oğlum beraber çalışıyorduk ve ayakta durmaya çalışıyorduk. Mesleğimi bu şekilde icra etmeye çalışıyorduk fakat depremde çok kayıplarımız oldu. Antakya’da evimiz olduğu halde evimiz yıkıldı. Burada Valimiz Mustafa Masatlı, sağ olsun bize yardımcı oldular. Buradaki sanatçılarımızı toparladılar. Ben de maddi manevi sıkıntıya girdiğim halde ayakta durmaya çalışıyorum. Yavaş yavaş kadın olarak kendimi kanıtlamaya, kendinize ve ailenize yardımcı olmak amacıyla çabalıyoruz. Kadınlar Günü esasında böyle bir günde anmak güzel oldu. Kadınlarımızın ne kadar güçlü ne kadar başarılı olduğunu isterse kadınların hani derler ya taşı sıksa suyunu çıkarırlar. Kadınlar kafalarına bir şey koydukları zaman yaparlar. Kadınlar Günü’nde bütün kadınlarımızın Kadınlar Günü’nü kutluyorum” ifadelerini kullandı.

Boşanmış kadınlar şiddete karşı savunmasız

0

 

 

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü vesilesiyle, kadınların sorunları ve kadın mücadelesi hakkında yazılı bir basın açıklamasında bulunarak” boşanmış kadınların şiddete karşı en savunmasız kesim”dedi

KADIN HAREKETİNİN GÖREVİ CUMHURİYET BAYRAĞINI İLERİYE TAŞIMAKTIR

Ülkemizde her 8 Mart, ne yazık ki aynı sorunların ve şikayetlerin dile getirilmesiyle ancak bunların çözümsüz kalmasıyla geçiyor. Bu süreci, cumhuriyetin kurucu felsefesine karşı çıkılmasından ayrı düşünemeyiz. Cumhuriyetin sadece bir rejim adı olmadığı; yurttaş olmanın, yurttaş haklarının ne anlama geldiği bu süreçte daha iyi anlaşılmıştır. Bunu en iyi anlayanlar da kadınlar olmuş; özellikle ekonomik yaşama katılmayı, kanunlar önünde eşitliği, kamusal alanda var olmayı her zamankinden daha bilinçli biçimde savunmaya başlamışlardır.

Cumhuriyet, kadın hakları alanında Türkiye’yi çağdaş dünyanın öncü ülkelerinden birisi haline getirmiştir; bugün kadın hareketinin görevi, bu mirası korumak ve cumhuriyet bayrağını ileriye taşımaktır.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET KENT-KIR AYIRMIYOR

Ne yazık ki bu 8 Mart’a da kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın gölgesi altında gelindi. TÜİK’in 2024 yılına ait Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, kadınların eşit yurttaşlık mücadelesinde aşılması gereken çok engel bulunduğunu bir kez daha gösterdi.

Bu araştırmaya göre kadınların yüzde 12’si fiziksel, yüzde 18’i ekonomik, yüzde 28’i psikolojik şiddet olmak üzere ömür boyu şiddete maruz kalmıştır.

Genel olarak, medeni durum açısından bakıldığında, boşanmış kadınların şiddete karşı en savunmasız kesim olduğu anlaşılıyor: Boşanmış kadınların yüzde 41’i yaşam boyu fiziksel şiddete maruz kaldığını söylerken yüzde 62’si psikolojik şiddete, yüzde 42’si de ekonomik şiddete uğradığını belirtmiştir.

Eğitim seviyesi açısından sınıflandırıldığında da ortaokul ve altı düzeyde eğitim alan kadınların daha fazla şiddet gördüğü tespit edilmiş; bu durum özellikle ekonomik şiddet söz konusu olduğunda belirgindir: Bir okul bitirmeyen kadınların yüzde 31’i ekonomik şiddete uğradığını belirtirken bu oran yüksekokul mezunu kadınlarda yüzde 8’e kadar düşmektedir.

Şiddetin kimler tarafından uygulandığı incelendiğinde de kadınların yüzde 66’sının aileden biri tarafından ekonomik şiddet gördüğü, yüzde 56’sının eşi ya da birlikte olduğu kişi tarafından fiziksel şiddete maruz bırakıldığı görülüyor. Kentte veya kırda yaşamanın kadınlar açısından, daha güvende olmak açısından bir fark oluşturmadığı anlaşılıyor.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ise sadece 2026’nın ocak ayında 22 kadının öldürüldüğünü; 2025 yılında öldürülen ve şüpheli biçimde ölen kadın sayısının 591 olduğunu açıklamıştır.

Veriler, kadına yönelik şiddetin halen önemli bir toplumsal sorun olduğunu, öte yandan bu sorunların bazı kadınlar için daha da ağır biçimde yaşandığını gösterir. Kadınların iş yaşamına katılarak ekonomik bağımsızlık ve güvence elde etmeleri, eğitim almaları onlara göreceli de olsa bir koruma sağlamaktadır.

KADIN HAKLARINI VE CUMHURİYETİ TARTIŞMAYA AÇANLAR AYNI KİŞİLERDİR

Ülkemizdeki bir kısım çevrelerin doğum oranlarındaki düşüşü, ekonomik krizi, neredeyse her toplumsal sorunu kadınların eğitim almasına, kendi ayakları üzerinde durmasına bağlaması bu veriler ışığında başka bir anlam kazanıyor. Boşanmaktan adeta kötü bir şeymiş gibi söz edenler, kadınların itaatsizliğinden şikayetçi olanlar (!) kadınların haklarına ve güvencelerine karşı açık veya örtük bir saldırı başlatmış durumdalar. Bu saldırı öyle bir noktaya vardı ki KADER gibi iktidara yakın kadın hakları savunucuları bile “aile düşmanlığıyla”, “fesat çıkarmakla” suçlanabiliyor. İstanbul Sözleşmesinden çıkan, kadına şiddetin abartıldığını söyleyebilen zihniyet, bu çevrelerin suç ortağıdır.

Kadınları ikinci sınıf bir cinsiyet olarak görenler karşılarında eğitimli, meslek sahibi, medeni haklarını bilen ve savunan kadınlar bulmaktan korkuyor; kadınların nafaka hakkına bile tahammül edemiyor. Kadın hakları her alanda tartışmaya açılıyor; tartışmaya açılamıyorsa küçümseniyor, önemsizleştiriliyor. Kadın haklarını tartışmaya açanlarla cumhuriyete karşı çıkanlar, genellikle aynı kişilerdir. Kadını eve kapatmak isteyenler, cumhuriyeti de geride bırakılması gereken bir durak gibi görenlerdir.

KADINLAR SÜSLÜ SÖZLERİN ALTINDAKİ SÖMÜRÜYÜ GÖRÜYOR

Kadınların eğitim almasına, çalışmasına, kamusal hayatta erkeklerle eşit biçimde var olmasına, boşanma ve nafaka hakkına sahip çıkmak, bu haklar için mücadele etmek her geçen gün daha fazla önem kazanıyor.

Kadınlar, “Kadının fıtratı çalışmaya uygun değildir, kadının yeri evidir, kadının tek mesleği anneliktir” gibi süslü sözlerin altında kendilerini bekleyen sömürünün ne anlama geldiğini idrak etmiş, görmüş durumdalar.

İstanbul Sözleşmesine yeniden dönülmesi, kadına yönelik şiddetin cezalarının artırılması, kadınların iş gücüne katılımlarının artırılması, toplumdaki cinsiyet ayrımcılığına karşı uzun erimli, çok yönlü bir mücadele yürütülmesi gerekiyor. Her görüşten kadınlar bu mücadeleye destek olurlarsa, 8 Mart artık bir zafer günü olarak kutlanabilecektir.

Görevli Minibüs sürücüsünü darp etti

0

 Dörtyol ilçesinde minibüs durağında görevli kişi, tartıştığı minibüs şoförünü yere yatırıp darbetti. Kavga, çevredekiler tarafından cep telefonuyla görüntülendi.

Olay, öğle saatlerinde ilçe merkezindeki bir minibüs durağında meydana geldi. Durakta görevli kişi ile minibüs şoförü arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine durak görevlisi, şoförü yere yatırıp yumrukladı. Çevredekilerin müdahalesiyle kavga son buldu. Darbedilen şoför, aracına binerek bölgeden uzaklaştı. Yaşananlar, cep telefonuyla görüntülendi.

Samandağ’ında hafta sonu yoğunluğu

0

Samandağ sahilinde hafta sonu güzel havayı fırsat bilen vatandaşlar güneşlenip, sörf yaptı.

İlçede Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre hava sıcaklığı 17, deniz suyu sıcaklığı 14 derece ölçüldü. Nem oranının yüzde 22’ye yaklaştığı ilçede güneşli havanın keyfini çıkarmak isteyen vatandaşlar, Samandağ Sahili’ne akın etti. Yaz günlerini aratmayan görüntülerin ortaya çıktığı sahilde yoğunluk yaşandı. Sahile gelenlerin bazıları güneşlenip, denize girerken bazıları da sörf yaptı, çocuklar ise doyasıya oyun oynadı.

Samandağ’ında Kadınlardan 8 Mart yürüyüşü

0

Samandağ ilçesinde sivil toplum örgütlerinin çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yürüyüş yaptı.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle ilçedeki çeşitli sivil toplum kuruluşlarının çağrısıyla toplanan kadınlar, Atatürk Parkı’nda buluştu. Ellerindeki pankart ve dövizlerle çeşitli sloganlar atan kadınlar, Hızır Parkı’na yürüdü. Polis ekiplerinin güvenlik önlemleri aldığı alana gelen kadınlar, müzik eşliğinde halay çekti.

TÜRMOB’tan Afette Kadın” paneli

0

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız ve beraberindeki heyet, Hatay’ın Antakya ilçesinde düzenlenen “Afette Kadın” panelinde meslek mensupları ve davetlilerle bir araya geldi.

Hatay Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlik, Hatay Mali Müşavirler Odası toplantı salonunda yoğun katılımla düzenlendi.

Programa; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Munyar, Defne Belediye Başkanı Halil İbrahim Özgün, AFAD Hatay İl Müdürü Taner Bayındır ile Hatay SMMM Odası Başkanı Jale Marufoğlu ve çok sayıda davetli katıldı.

Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış konuşmalarında, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınların toplumsal yaşam ve çalışma hayatındaki rolüne dikkat çekilirken, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlar da anıldı.

Depremin Tanıkları Kadın Meslek Mensupları

Etkinlik kapsamında düzenlenen “Depremin Tanıkları: Kadın Meslek Mensuplarının Gözüyle Afet” başlıklı oturumda, deprem sürecinde yaşanan deneyimler ve kadın meslek mensuplarının tanıklıkları paylaşıldı.

İletişim Bilimci Uğur Batı’nın yönettiği oturumda konuşmacı olarak Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Selda Çoru, Figen Biter, Meral İslamoğlu, Ayşegül Akbulut yer aldı.

Konuşmacılar, deprem sonrası yaşanan zorlukları, meslek hayatında karşılaştıkları sorunları ve afet sürecinde kadınların üstlendiği sorumlulukları katılımcılarla paylaştı.

 

Etkinliğin ana programı olan “Afette Kadın” paneli ise yine Hatay SMMM Odası’nda gerçekleştirildi. Panelin moderatörlüğünü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Munyar yaptı.

Panelde konuşmacı olarak; Ekonomist Gazeteci Jale Özgentürk, Travma ve Afet Ruh Sağlığı Uzmanı Dilşen Özden ve Araştırmacı Sosyolog Ayşe Seda Maniç Zeybek yer aldı.

Panelde, afet süreçlerinde kadınların karşı karşıya kaldığı sosyal, ekonomik ve psikolojik etkiler, afet sonrası toparlanma sürecinde kadınların rolü ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alındı.

Katılımcılar, özellikle deprem bölgelerinde kadınların yaşadığı zorlukların görünür kılınması ve afet yönetiminde kadınların daha aktif rol almasının önemine dikkat çekti.

 

Başkan Dönmez’den Balık Pazarı ziyareti

0

İskenderun Belediye Başkanı Mehmet Dönmez Numune mahallesinde hizmet veren Sebze ve Balık Semt Pazarı’nda esnafları ziyaret etti.

Esnafların “burayı ne zaman yıkacaksınız” soruları üzerine Başkan Dönmez Anıtlar yüksek kurulundan gelecek onayı beklediklerini belirtti. İskenderun’a yakışacak yeni bir pazar yeri için projelerinin hazır olduğunu aktaran Başkan Dönmez “yıllardır harabe halde hizmet veren Numune Mahallesi semt pazarını yeniden yapacağız. İskenderun Dönerciler çarşısında olduğu gibi daha modern ve düzenli bir pazar alanına kavuşacak esnafımız kazanacak, İskenderun güzelleşecek” dedi.

Her gün en az bir kadın öldürülüyor”

0

 

 

 

 

ANKARA – CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadın cinayetlerine dikkat çekerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne araştırma önergesi sunduklarını açıkladı.

 

 

8 Mart’ın kadınların eşitlik, özgürlük ve yaşam hakkı mücadelesinin simgesi olduğunu belirten Dr. Şevkin, Türkiye’de kadınların yaşam hakkının ciddi bir tehdit altında olduğunu ifade etti. Dr. Şevkin, kadın örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının verilerine göre 2025 yılında Türkiye’de en az 294 kadının öldürüldüğünü, 297 kadının ise şüpheli şekilde hayatını kaybettiğini söyledi.

Basına yansıyan veriler üzerinden yapılan çalışmalarda ise 2025 yılında en az 299 kadın cinayeti ve 471 şüpheli kadın ölümü tespit edildiğine dikkat çeken CHP’li Dr. Şevkin, bu verilerin Türkiye’de neredeyse her gün en az bir kadının öldürüldüğünü ortaya koyduğunu vurguladı.

“İKİ AYDA 45 KADIN CİNAYETİ YAŞANDI, 43 KADIN İSE ŞÜPHELİ ŞEKİLDE ÖLÜ BULUNDU”

2026 yılının ilk iki ayında da tablonun değişmediğini belirten Dr. Şevkin, Ocak ayında 22, Şubat ayında ise 23 kadının öldürüldüğünü, yılın ilk iki ayında toplam 43 kadının ise şüpheli şekilde ölü bulunduğunu ifade etti.

Kadın cinayetlerinin büyük bölümünün kadınların boşanmak istemesi, ayrılma talebinde bulunması, ilişkiyi reddetmesi ya da kendi hayatına ilişkin kararlar almak istemesi gibi nedenlerle işlendiğini belirten Dr. Şevkin, bunun toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve kadınların yaşam hakkına yönelik sistematik tehditlerin sürdüğünü gösterdiğini söyledi. Kadınların en güvende olması gereken yer olan evlerinde dahi şiddete maruz kaldığını vurgulayan Dr. Şevkin, faillerin çoğu zaman eş, eski eş, partner ya da aile bireyleri olduğunu hatırlattı.

“YASALAR ETKİN UYGULANMIYOR”

Dr. Şevkin açıklamasında, kadınların yaşam hakkını korumaya yönelik yasal düzenlemelerin bulunduğunu ancak bu düzenlemelerin uygulanmasında ciddi sorunlar yaşandığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“6284 sayılı Kanun’un etkin biçimde uygulanmaması, kadınları korumayı amaçlayan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı, koruma kararlarının yeterince takip edilmemesi, şiddet riskine karşı erken uyarı mekanizmalarının yetersizliği ve şüpheli kadın ölümlerinin etkin biçimde soruşturulmaması kadınların yaşam hakkını tehdit eden önemli sorunlardır.”

“POLİTİKALAR GÜÇLENDİRİLMELİDİR”

Kadın cinayetlerinin ve şüpheli kadın ölümlerinin önlenebilmesi için kadına yönelik şiddetle mücadele politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Şevkin, koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin şekilde uygulanmasının, kadınların ekonomik ve sosyal olarak güçlendirilmesinin, kadın sığınma evlerinin ve destek mekanizmalarının artırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Kadın cinayetlerinin tüm yönleriyle araştırılması ve kadınların yaşam hakkını koruyacak kalıcı politikaların belirlenmesi amacıyla TBMM’ye araştırma önergesi sunduklarını belirten Dr. Şevkin, “Kadınların korkmadan yaşayabildiği, eşit ve özgür bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda iftar

0

SAMANDAĞ Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından, Kaymakam Emre Dündar’ın da katılımıyla iftar programı düzenlendi.

Samandağ Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından ramazan ayı dolayısıyla iftar programı düzenlendi. Düzenlenen programa Samandağ Kaymakamı Emre Dündar da katılarak personelle bir araya geldi. Personelle sohbet eden Kaymakam Dündar, çalışmalarında başarılar diledi. Programda ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuna vurgu yapılırken, iftarın ardından hatıra fotoğrafı çekildi

Kalorifer peteği hırsızları yakalandı

0
(FOTOĞRAFLI) SELAHATTİN ÇETİN HATAY (İHA) - ASA HATAY'DA BİR İKAMETTEN KALORİFER PETEKLERİNİN ÇALINMASI OLAYIYLA İLGİLİ YAKALANAN ŞÜPHELİLERDEN 3'Ü TUTUKLANDI. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA) Hatay'da bir evden kalorifer peteklerinin çalınması olayıyla ilgili yakalanan şüphelilerden 1'i tutuklandı.

HATAY (İHA) – Hatay’da bir evden kalorifer peteklerinin çalınması olayıyla ilgili yakalanan şüphelilerden 1’i tutuklandı.

 

(FOTOĞRAFLI) SELAHATTİN ÇETİN HATAY (İHA) – ASA HATAY’DA BİR İKAMETTEN KALORİFER PETEKLERİNİN ÇALINMASI OLAYIYLA İLGİLİ YAKALANAN ŞÜPHELİLERDEN 3’Ü TUTUKLANDI. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA)
Hatay’da bir evden kalorifer peteklerinin çalınması olayıyla ilgili yakalanan şüphelilerden 1’i tutuklandı.

İskenderun ilçesine bağlı Çay Mahallesinde meydana gelen evden hırsızlık olayıyla ilgili polis ekipleri çalışma başlatmıştı. Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmada, olayın şüphelilerinin M.K. ve S.S. olduğu belirlendi. Emniyet ekiplerince gözaltına alınan şüphelilerden M.K. serbest bırakıldı. Şüphelilerden S.S. ise tutuklanarak cezaevine teslim edildi.
Öte yandan çalınan 15 adet kalorifer peteği bir hurdacıda ele geçirilerek muhafaza altına alındı.

Motosiklet alevlere teslim oldu

0
HATAY'DA PARK HALİNDEYKEN ALEVLERE TESLİM OLAN MOTOSİKLET KULLANILMAZ HALE GELDİ. (FERİT SAVAŞ/HATAY-İHA) Hatay'da park halindeyken alevlere teslim olan motosiklet kullanılmaz hale geldi.

 

 

 

HATAY (İHA) – Hatay’da park halindeyken alevlere teslim olan motosiklet kullanılmaz hale geldi.

HATAY’DA PARK HALİNDEYKEN ALEVLERE TESLİM OLAN MOTOSİKLET KULLANILMAZ HALE GELDİ. (FERİT SAVAŞ/HATAY-İHA)
Hatay’da park halindeyken alevlere teslim olan motosiklet kullanılmaz hale geldi.

Yangın; Dörtyol ilçesi Çaylı Mahallesi’nde yaşandı. Park halinde bulunan bir motosiklet henüz bilinmeyen bir nedenle yanmaya başladı. Çevredeki vatandaşların durumu bildirmesi üzerine olay yerine Hatay Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek alevleri kontrol altına aldı ve motosiklette çıkan yangın söndürüldü. Olayda herhangi bir yaralanma olmadığı öğrenilirken motosiklette maddi hasar meydana geldi.

Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatıldı.

Samandağ’da Alevi katliamı  protestosu

0

 

Samandağ’da demokratik kitle örgütleri, Suriye’de Alevilere yönelik saldırıları “1 Yıldır Süren Soykırıma Sessiz Kalma” mitingiyle protesto etti.

Samandağ’da, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ilçe şubesi önünde toplanan protestocular, alkış, slogan ve zılgıtlarla mitingin yapılacağı 75’inci Yıl Parkı’na yürüdü.

Miting alanına “Emperyalist saldırılara savaşa ve işgale hayır”, “Suriye’de Alevi katliamı var durdurun”, “Katliamlara ve savaşlara dur de”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Halkların tescilli katili NATO defol” ve “İran, Suriye, Yemen, Lübnan, Irak’ta katliam ve emperyalist savaşı durduracak tek güç halkların örgütlü mücadelesidir” yazılı pankartlar asıldı.

 

 

 

Protestocular eylem boyunca “Alevi halkı yalnız değildir”, “Katil HTŞ Suriye’den defol” ve “Suriye halkı yalnız değildir” sloganları attı.

 

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, mitingde yaptığı konuşmada, “Suriye’de savaşın ve çatışmanın bitmediğini gördüklerini” ifade etti.

 

Buna karşı tek çözümün halkların dayanışması olduğunu belirten Hatimoğulları, “Suriye’den konuşurken İran’ın ve bölge halklarının tamamının üzerine uygulanan ABD ve İsrail emperyalizmi, insan düşmanı, medeniyet düşmanı, tarih düşmanı, halklar düşmanı politikalarına asla geçit vermedik, vermeyeceğiz. Ve bir kez daha buradan diyoruz ki İran’ın üzerinde başlatılan bu savaş derhal son bulmalıdır” diye konuştu.

 

“Suriye’de tek çarenin demokratik Suriye Cumhuriyeti olduğunu” söyleyen Hatimoğulları, “Demokratik bir yönetim biçimiyle ancak Suriye barışa ve refaha kavuşur. Aynı şekilde bu reçete bütün Orta Doğu bölgesi içindir. Bugün Suriye, İran ve bütün Körfez ülkelerine yayılan ve şimdi İran saldırısıyla devam eden bu savaş politikalarına karşı tek çözüm halkların güçlü dayanışmasıdır” ifadelerini kullandı.

 

ERKAN BAŞ: YÖNETENLER BİRİNCİ DERECE SORUMLU

Daha sonra sözü alan TİP Genel Başkanı Erkan Baş, barbarlığa maruz kalan insanların, dünyanın neresinde olursa olsun kendilerine uzak olmadıklarını ifade etti.

 

Mart ayı boyunca yağ bakımınızı avantajlı fiyatlarla yaptırın! Eurorepar Car Service noktalarında 4.250 TL’den başlayan fiyatlarla aracınıza en doğru bakımı sağlayın.Eurorepar

 

Ezilen halkların mücadelesinin omuz omuza sürdürülmesi gerektiğini belirten Baş, “Bizim için Venezuela uzak değilse, Küba uzak değilse, Suriye uzak değilse, İran uzak değilse, Lübnan uzak değilse, emperyalistler için, kapitalistler için de aynı şey geçerlidir. Ve biz bu gerçeği görerek bu mücadelede üzerimize düşen göreve odaklanmak durumundayız. Suriye bu hale gelirken, İran bu hale gelirken bu ülkeyi yönetenler ne yapıyor? Bu ülkede İncirlik Amerikan üssü toprağı haline getirilmiş, Amerika’ya teslim edilmiş” diye konuştu.

Lavc59.13.101

“Ülkeyi yönetenlerin bölgenin kan gölüne dönmesi politikalarında birinci dereceden sorumlu olduğunu” söyleyen Baş, “Dünyanın herhangi bir yerindeki bu kavga nasıl uzakta değil, yanı başımızdaysa, onlar bir taraf, biz de dünyanın bütün ezilen halkları, emekçileri, yoksulları bir taraf olmak durumundayız” dedi.

 

“İSRAİL’E BİR TEK KELİME ETMEDİLER”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Samandağ Şube Başkanı Mehmet Uysal Suriye’de “ötekileştirilen” tüm halkların bir soykırım kıskacında olduğunu ifade ederek, özellikle Alevilerin bu süreçte ağır bedeller ödediğini vurguladı.

 

Selefi örgütlerin İsrail’in Suriye sınırındaki ilerleyişine karşı sessiz kaldıklarını ifade eden Uysal, “Alevilere, Kürtlere ve diğer tüm kimliklere her türlü zulmü reva gören bu cahil yapılar, İsrail Şam’a 20 kilometre yaklaşırken tek bir kelime etmediler. Bizler bu pratikten onların kimin maşası olduğunu çok iyi biliyoruz” diye konuştu.

 

SURİYE’NİN KURUCU UNSURLARINI TARİHTEN SİLMEK İSTİYORLAR”

Mitingde konuşan Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay uluslararası kamuoyunun, Suriye’de azınlıklara yönelik saldırılara karşı sessiz kaldığını ifade etti.

 

 

 

Suriye’nin kadim halklarının sistematik bir katliamla karşı karşıya olduğunu belirten Karaçay, yaşananların bir “soykırım süreci” olduğunu söyledi.

 

Rejim değişikliğinin dünyaya “normalleşme” gibi sunulduğunu ifade eden Karaçay, sahadaki gerçekliğin çok daha karanlık olduğunu kaydetti. Karaçay, “Aleviler, Dürziler, Ezidiler ve Hristiyanlar başta olmak üzere, Suriye’nin tüm kurucu unsurları sistematik bir kıyıma uğruyor. Özellikle 7 Mart itibarıyla doruğa ulaşan bu saldırılar, Alevi halkını tarihten silmeyi amaçlayan bir soykırıma dönüşmüştür. Kaç kişinin öldüğünden ziyade, kadim bir halkın sistematik olarak yok edilmesi hedeflenmektedir” dedi.

 

“ONLAR BİZ, BİZ DE BİR OLMALIYIZ”

Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca da “Fatma Nur Çeliklerin katillerinin, Suriye’de kadınların saç örgülerini kesenlerin, Türkiye’de ilkokul çocuklarının başını kapatıp aynı zamanda ders zillerini ilahi olarak çaldıranların bir ve tek olduğunu” ifade ederek, “Emperyalistler, işbirlikçiler, ‘kadınların özgürlüğü’ diye, ‘demokrasi’ diye halkların üstüne bomba yağdırmak isteyenler bir ve tek” diye konuştu.

Anne kız ızgarada yaşam mücadelesinde

0
HATAY'DA YAŞAYAN 16 YAŞINDAKİ ZEYNEP ASLI KONU, DEPREMDEN SONRA ANNESİ EMİNE ERDENK'LE BİRLİKTE KEBAPÇI MESLEĞİNİ ÖĞRENEREK 4 YILDIR AÇTIKLARI İŞYERİNDE ÇALIŞIYORLAR. ANNESİYLE BİRLİKTE KEBAPÇILIK YAPARAK EKMEK PARASINI KAZANAN KONU, KENDİNİ MESLEKTE İLERLEYEREK KENDİNE AİT İŞYERİ KURMAYI HEDEFLEDİĞİNİ SÖYLEDİ. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA) Hatay'da garson olarak başladığı kebapçıda kendine yemek yaparak mesleği öğrenen 18 yaşındaki Zeynep Aslı Konu, depremden sonra açtığı kebapçıda annesi Emine Erdenk'le birlikte gece saatlerinde ızgara başında mesai yaparak yaşam mücadelesi veriyor.

 

 

 

HATAY (İHA) – Hatay’da garson olarak başladığı kebapçıda kendine yemek yaparak mesleği öğrenen 18 yaşındaki Zeynep Aslı Konu, depremden sonra açtığı kebapçıda annesi Emine Erdenk’le birlikte gece saatlerinde ızgara başında mesai yaparak yaşam mücadelesi veriyor.

HATAY’DA YAŞAYAN 16 YAŞINDAKİ ZEYNEP ASLI KONU, DEPREMDEN SONRA ANNESİ EMİNE ERDENK’LE BİRLİKTE KEBAPÇI MESLEĞİNİ ÖĞRENEREK 4 YILDIR AÇTIKLARI İŞYERİNDE ÇALIŞIYORLAR. ANNESİYLE BİRLİKTE KEBAPÇILIK YAPARAK EKMEK PARASINI KAZANAN KONU, KENDİNİ MESLEKTE İLERLEYEREK KENDİNE AİT İŞYERİ KURMAYI HEDEFLEDİĞİNİ SÖYLEDİ. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Hatay’da garson olarak başladığı kebapçıda kendine yemek yaparak mesleği öğrenen 18 yaşındaki Zeynep Aslı Konu, depremden sonra açtığı kebapçıda annesi Emine Erdenk’le birlikte gece saatlerinde ızgara başında mesai yaparak yaşam mücadelesi veriyor.

Antakya ilçesi Güldüren Mahallesi’nde yaşayan 50 yaşındaki anne Emine Erdenk ve 18 yaşındaki kızı Zeynep Aslı Konu, asrın felaketinin ardından adeta hayata yeniden başladılar. Depremin ardından yaşam mücadelesi vererek para kazanmak için kebapçı açan anne ve kızı, iş yerlerini 3 yıldır çalıştırıyorlar. Kebapçılıkla ilk olarak 13 yaşında garson olarak tanışan Zeynep Aslı Konu, kendine yemek yaparak ızgara başında kendini geliştirdi. Akşam saat 5’ten sabah 5’e kadar çalışan ve 3 yıldır aynı tempoyla ızgara başında mücadele eden depremin yıkamadığı anne ve kızın başarısı taktir topluyor.

HATAY’DA YAŞAYAN 16 YAŞINDAKİ ZEYNEP ASLI KONU, DEPREMDEN SONRA ANNESİ EMİNE ERDENK’LE BİRLİKTE KEBAPÇI MESLEĞİNİ ÖĞRENEREK 4 YILDIR AÇTIKLARI İŞYERİNDE ÇALIŞIYORLAR. ANNESİYLE BİRLİKTE KEBAPÇILIK YAPARAK EKMEK PARASINI KAZANAN KONU, KENDİNİ MESLEKTE İLERLEYEREK KENDİNE AİT İŞYERİ KURMAYI HEDEFLEDİĞİNİ SÖYLEDİ. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Hatay’da garson olarak başladığı kebapçıda kendine yemek yaparak mesleği öğrenen 18 yaşındaki Zeynep Aslı Konu, depremden sonra açtığı kebapçıda annesi Emine Erdenk’le birlikte gece saatlerinde ızgara başında mesai yaparak yaşam mücadelesi veriyor.

“Anne kız olarak 4 yıldır bu işi yaparak ekmek paramızı kazanıyoruz”

13 yaşında garson olarak kebapçıda çalışmaya başlayan ve kendine yemek yapa yapa usta olan Zeynep Aslı Konu, depremin ardından açtığı iş yerinde 3 yılı geride bıraktığını ve kendi işletmesinde annesiyle birlikte çalıştığını belirterek “Kebapçı mesleğine 13 yaşında başladım ve hala devam ediyorum. İlk başlarda çırak olarak başladım, sonra işyeri açarak usta oldum. Şimdi kendimi usta olarak görüyorum. İlk başlarda garson olarak başladım. Kendime yemek yapa yapa öğrendim ve şimdi ise çok şükür ustalığı öğrendim. Yabancı biriyle çalışmaktansa annemle çalışmak daha güzel oluyor. Annemle yemekler yapıyoruz, sohbetler ediyoruz ve birbirimize kebap yapıyoruz. Ben genelde ocakbaşında çalışıyorum. Annem ise masalara bakıp müşterilerle ilgileniyor. Müşteriler anne kız olduğumuz için bizi çok seviyorlar. Bizi beğenip sürekli buraya geliyorlar. Annemle birlikte kebapçı mesleğini 3 yıldır yapıyoruz. Garsonluk yapıyordum, masalara bakıyordum. Kendime yemek yapmaya başladım ve bu işi öğrenmeye heves ettim. Bu işi sevdim, kendime işyeri açtım ve usta oldum. Anne kız olarak 4 yıldır bu işi yaparak ekmek paramızı kazanıyoruz. Gece çalışmak benim için çok daha iyi oluyor. Çünkü sabah uyanmak zor oluyor. Bundan sonraki hedefim ise işyerimi büyüterek kendime özel bir işyeri kurmak istiyorum” dedi.

 

“Kızımla kendi işimde çalışmak ve kimseye muhtaç olmamak çok güzel bir duygu oluyor”

Depremden sonra kızının açtığı kebapçıda evladına çıraklık yapmaya başladığını söyleyen anne Emine Erdenk, kebapçılığı severek yaptıklarını belirterek “Deprem 04.17’de meydana geldi. Depremden sağ kurtulduk, 3 ay çadırda yaşadıktan sonra Güldüren Mahallesi’nde bulunan konteyner kentte yerleştik. Bu mahallede kendimize bir işyeri kurduk ve çalışıyoruz. Depremden 3 ay sonra başladık, ben ve kızım yaklaşık 3 yıldır kebapçı işletiyoruz. Akşam 5’ten sabah 5’e kadar çalışıyoruz. Benim kızım 13 yaşında kebapçı mesleğini öğrendi ve şimdi usta olarak çalışıyor. Kızımla kendi işimde çalışmak ve kimseye muhtaç olmamak çok güzel bir duygu oluyor. İlk başlarda anne kız olarak bir ustanın yanında öğrendik. Kızım kebapçı ustası oldu, bende çırağı olarak çalışıyorum. Depremde önce bu işi düşünmedim. Depremden sonra kimseye muhtaç olmamak için bu işi öğrendik. Kendimize güvendik ve çalışmaya devam ettik. Bu işi seve seve yapıyorum. Anne, kız olarak çalışmamıza müşteriler çok memnun kalıyor. Müşteriler yemeklere kadın eli değdiğinde daha çok seviyorlar” ifadelerini kullandı.

Hasarlı binadan yavru köpekleri kurtardı

0

Kırıkhan ilçesinde ağır hasarlı binada mahsur kalan 2 yavru köpek, bir hayvansever tarafından kurtarıldı.

İlçede depremde ağır hasar alan 5 katlı bir binadan yavru köpek sesi duyan vatandaşlar durumu hayvan sever İbrahim Göçer’e bildirdi. Göçer, riskli olmasına rağmen binaya girerek, içeride mahsur kalan 2 yavru köpeğe ulaştı. Göçer, köpekleri binadan çıkararak güvenli bir noktaya taşıdı. Göçer, aç ve susuz kalan köpekleri besledikten sonra sağlık kontrolleri için veteriner kliniğine götürdü. (

PVC Zemin Kaplama

0

PVC Zemin Kaplama

PVC zemin kaplama fiyatları, kullanılacak malzemenin kalitesi, kalınlığı, uygulama alanı, metrekare büyüklüğü ve işçilik detaylarına bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Günümüzde hem konut hem de ticari alanlarda yaygın olarak tercih edilen PVC zemin kaplama, dayanıklılığı, hijyenik yapısı ve estetik tasarım seçenekleri sayesinde zemin kaplama sektöründe önemli bir yere sahiptir.

Bizler zemin kaplama projelerinde fiyatlandırma yapılırken yalnızca malzeme maliyetinin değil, aynı zamanda zemin hazırlığı, uygulama tekniği ve alanın kullanım amacı gibi birçok faktörün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini biliyoruz. Bu nedenle PVC zemin kaplama fiyatları sabit bir rakamdan ziyade proje bazlı değişkenlik gösterebilir.

Bu rehberde PVC zemin kaplama m² fiyatları, fiyatları etkileyen faktörler, PVC türleri ve uygulama alanları hakkında kapsamlı bilgiler sunuyoruz.

PVC Zemin Kaplama Nedir?

PVC zemin kaplama, polivinil klorür (PVC) esaslı malzemeler kullanılarak üretilen dayanıklı ve esnek bir zemin kaplama sistemidir. Modern üretim teknolojileri sayesinde PVC kaplamalar hem estetik hem de teknik açıdan oldukça gelişmiştir.

Başlıca özellikleri şunlardır:

  • Suya ve neme dayanıklı yapı
  • Kolay temizlenebilir yüzey
  • Yüksek aşınma direnci
  • Kaymaz yüzey seçenekleri
  • Ses ve darbe emici özellik

Bu özellikleri sayesinde hastaneler, okullar, ofisler, spor salonları ve konut projeleri gibi birçok farklı alanda güvenle kullanılabilir.

PVC Zemin Kaplama m² Fiyatları

PVC zemin kaplama fiyatları kullanılan ürün tipine göre değişmektedir. Aşağıdaki tablo piyasa ortalamalarına göre hazırlanmış yaklaşık fiyat aralıklarını göstermektedir.

PVC Zemin Türü Ortalama m² Fiyatı
Ekonomik PVC Zemin 150 – 300 TL
Standart Vinil PVC 250 – 600 TL
Ticari PVC Kaplama 350 – 900 TL
Homojen PVC Kaplama 600 – 1200 TL
Antistatik PVC Kaplama 800 – 1500 TL

Bu fiyatlara çoğu projede malzeme + uygulama işçiligi dahil edilebilir. Ancak büyük projelerde fiyatlandırma genellikle metrekare bazlı özel teklif şeklinde yapılmaktadır.

PVC Zemin Kaplama Türleri

PVC zemin kaplama sistemleri kullanım alanına göre farklı kategorilere ayrılır.

Homojen PVC Zemin Kaplama

Homojen PVC kaplamalar tek katmanlı bir yapıya sahiptir ve malzemenin tamamı aynı özellikte üretilir.

Kullanım alanları:

  • Hastaneler
  • laboratuvarlar
  • sağlık merkezleri
  • eğitim kurumları

Yüksek dayanıklılığı sayesinde yoğun trafiğe sahip alanlarda tercih edilir.

Heterojen PVC Zemin Kaplama

Heterojen PVC kaplamalar çok katmanlı bir yapıdan oluşur ve genellikle dekoratif desenlere sahiptir.

Kullanım alanları:

  • ofisler
  • mağazalar
  • konutlar
  • ticari alanlar

Estetik görünüm ve uygun maliyet avantajı sunar.

LVT (Luxury Vinyl Tile)

LVT kaplamalar ahşap veya doğal taş görünümü sunan dekoratif PVC kaplama türüdür.

Öne çıkan özellikleri:

  • yüksek estetik görünüm
  • kolay montaj
  • suya dayanıklı yapı

Özellikle modern iç mekân tasarımlarında sıklıkla tercih edilmektedir.

PVC Zemin Kaplama Fiyatlarını Etkileyen Faktörler

PVC zemin kaplama fiyatları birçok farklı faktöre bağlı olarak değişmektedir.

  1. Malzeme Kalitesi

PVC kaplamanın kalınlığı, aşınma tabakası ve üretim kalitesi fiyatı doğrudan etkiler. Endüstriyel kullanım için üretilen ürünler daha yüksek maliyetlidir.

  1. Metrekare Büyüklüğü

Uygulama yapılacak alan büyüdükçe birim fiyat genellikle düşmektedir. Büyük projelerde toplu alım avantajı oluşabilir.

  1. Zemin Hazırlığı

PVC uygulaması yapılmadan önce zeminin uygun hale getirilmesi gerekir.

Gerekli olabilecek işlemler:

  • zemin tesviyesi
  • şap düzeltme
  • eski kaplamanın sökülmesi
  • yüzey temizliği

Bu işlemler maliyeti artırabilir.

  1. İşçilik Kalitesi

Profesyonel uygulama, PVC kaplamanın ömrünü doğrudan etkiler. Doğru yapıştırıcı kullanımı ve düzgün montaj işlemi uzun süreli kullanım sağlar.

  1. Desen ve Tasarım

Ahşap görünümlü veya özel tasarımlı PVC kaplamalar standart modellere göre daha pahalı olabilir.

PVC Zemin Kaplamanın Avantajları

PVC zemin kaplama sistemleri birçok avantaj sunmaktadır.

Başlıca avantajları:

  • yüksek dayanıklılık
  • hijyenik yüzey
  • suya dayanıklı yapı
  • hızlı uygulama süresi
  • geniş renk ve desen seçenekleri
  • düşük bakım maliyeti

Bu avantajlar sayesinde PVC kaplamalar hem ticari projelerde hem de konut projelerinde sık tercih edilen zemin çözümleri arasında yer alır.

PVC Zemin Kaplama Nerelerde Kullanılır?

PVC kaplamalar çok geniş kullanım alanına sahiptir.

En yaygın kullanım alanları şunlardır:

  • hastaneler
  • klinikler
  • laboratuvarlar
  • okullar
  • ofisler
  • spor salonları
  • oteller
  • mağazalar
  • alışveriş merkezleri
  • konut projeleri

Özellikle yoğun insan trafiğine sahip alanlarda uzun ömürlü bir çözüm sunar.

PVC Zemin Kaplama mı Epoksi mi?

PVC ve epoksi zemin kaplama sistemleri farklı ihtiyaçlara hitap eder.

Özellik PVC Zemin Kaplama Epoksi Zemin
Esneklik Yüksek Düşük
Estetik çeşitlilik Çok fazla Orta
Kimyasal dayanım Orta Çok yüksek
Konfor Yüksek Orta
Uygulama süresi Kısa Orta

PVC kaplamalar özellikle iç mekânlarda konfor ve estetik açısından avantaj sağlar.

PVC Zemin Kaplama Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Doğru PVC kaplama seçimi için bazı kriterlerin değerlendirilmesi gerekir.

Dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar:

  • kullanım alanının yoğunluğu
  • kaplama kalınlığı
  • aşınma tabakası kalitesi
  • kaymaz yüzey özellikleri
  • profesyonel uygulama

Doğru ürün ve doğru uygulama ile PVC zemin kaplama sistemleri 10–20 yıl arasında kullanım ömrü sunabilir.

PVC zemin kaplama fiyatları, malzeme türü, kalınlık, uygulama alanı ve işçilik detaylarına bağlı olarak değişmektedir. Ortalama olarak PVC zemin kaplama fiyatları 150 TL ile 1500 TL/m² arasında değişebilir.

Doğru ürün seçimi ve profesyonel uygulama sayesinde PVC zemin kaplama sistemleri hem ekonomik hem de uzun ömürlü bir zemin çözümü sunar.

Projeniz için en uygun PVC zemin kaplama çözümleri hakkında detaylı bilgi almak ve fiyat teklifi almak için uzman bir zemin kaplama firmasıyla iletişime geçmenizi öneririz.