Yeniden Düşünürken…

0
62

Koronavirüsün bizleri,evlere hapsetmesiyle içimize döndük.Yaşamımızın hiçbir döneminde olmadığı kadar eşimiz, çocuklarımız ile yakınlaştık. Birlikte yaşamanın güzelliğini, mutluluğunu, erdemini keşfettik. Yeni alışkanlıklar edindik, gizli kalmış becerilerimizi geliştiriyoruz.Ev tutsaklığında genel dileğim ise yurttaşların yeniden düşünme erdeminin ‘yüceliğinin’ farkına varması.Çünkü uzun süredir siyasal İslamcı iktidar aydınlanmanın önünü set çekti. Yurttaşların zihinlerini doğmalarla doldurarak düşünemez duruma getirdi. Ülkemiz ve kendimizin geleceği, beklentileri ile ilgili istemlerimizi, kaygılarımızı dile getirmekten hızla uzaklaştık. ‘Akıl’ tutulması yaşıyoruz.

Ülkede akıl tutulması yaşatan, yurttaşları Mankurtlaştıran siyasal İslamcılar;darbecilerin-12 Mart, 12 Eylül- gözetimi ve kollaması ile serpilip gelişti.Merkez sağ/sol siyasetin çökmesi, iç parçalanmaları sonrası siyasal sistemimizin en önemli kurumu durumuna geldiler. Artık ülkeyi egemen olan siyasal İslamcı söylem/yönetim izlencesi herhangi bir ideoloji olmaktan çıktı.Devletin yönetim aygıtı ve cezai yaptırımlarıyla korunan ve kollanan bir ideolojidir. Günlük yaşamımızı, ülkenin geleceğini belirleyen ve yöneten durumdalar. Dayatmalarını uymadığınız, eleştirdiğiniz zaman ayrıştırıcı, ötekileştiren saldırgana dönüşmekte, kontrol ettiği devlet aygıtıyla ölçüsüz idari ve cezai yaptırımlar uyguluyor.

 

Ülkeyi yöneten, günlük yaşamımızı ve düşünsel yetilerimizi kontrol eden siyasal İslamcılar kimdir?Zihinlerinden akıl/bilimi ötelemiş; menkıbeler, hurafeler üzerinden yaşamını düzenleyen miskin, tembel, kadercidir. Yaşamında ‘takiyyeci’ (farklı görünme)anlayışı içselleştirmiştir.Öğretisini tartışılmaz, sorgulanmaz kabul eder.Uzlaşı arayışını yadsır.Ödüllendirileceğini düşünerek oluşturdukları sosyal ağlarla ‘mahalle baskısı’ oluşturarak,seküler yaşamı müdahalelerde bulunur.Kutuplaştırıcı bir söylem kullanır. Yandaşlarını konsolide etmek için nefret söylemini geliştirir. Kurgu düşmanlar üretir. Özeleştiri yapma bilgelikleri gelişmemiştir.

Siyasal İslamcıların sıklıkla yineledikleri “yaratılanı yaradandan ötürü seviyoruz” özdeyişine karşın belirleyiciayırıcı özelliği farklılıkları kabullenmek yerine, benzeştirmeyi kutsamasıdır. Diğer bir söyleyişle farklılarla birlikte yaşamayı değil, farklılıkları asimile ederek, asimile olmakta direnenleri yok eden bir anlayışa sahiptirler. Ayırır, öteler “milli iradenin” karşısında görür. Farklılığı kaldırmak içinde bilimi, sanatı, hukuku, toplum yaşamını müdahale ederek insanların düşün yaşamına müdahil olur ve yönlendirmeye çalışırlar. Kısacası siyasal İslamcı demokrat, hoşgörülü değildir. Düşünce/ifade özgürlüğü yoğun bir baskı, kısıtlamayla karşı karşıyadır.Bu nedenle yönettikleribir devlette; hukukun üstünlüğünden, insan haklarından –özellikle kadın haklarından-, doğa/çevrenin korunmasından, emeğin kutsallığından, uygarlaşmadan söz edilemez. Yine seçim, siyasal partiler, parlamento, kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğü, özerk üniversite, sivil toplum örgütleri gibi kavramların siyasal İslamcıları meşru kılma dışında işlevi yoktur.

 

Siyasal İslamcılar bilimi öteleyerek yönettikleri korona tutsaklığı sürecinden yenilerek çıkacak. Yenilgi sonrası ülkemizde çok şeyin değiştiğini tanıklık edeceğiz.En ayırt edici olanı,yurttaşların yeniden düşünür/sorgular duruma gelmesidir.Hazırlıklı olalım.

İrfan O. Hatipoğlu/Yazar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here