Hatay ‘serbest bölge’ ile nefes alacak!

0
87

Mehmet Çardak

Araştırmacı –Yazar

[email protected]

 

    Hatay ‘serbest bölge’ ile nefes alacak!

 

 

Saygıdeğer okurlarım! Tarihin, kültürün, sevginin, barışın kardeşliğin, hoşgörünün simgesi ve medeniyetlerin beşiği olan Hatay; Suriye’de 2011 yılında patlak veren iç savaş yüzünden son yıllarda, kişi başı gelir miktarı, sanayi kapasitesi, nüfusu gibi verilere oranla üretimde, ticarette, istihdamda, ihracatta ve turizmde hak ettiği yerden daha alt sıralardadır. Korona salgını ile birlikte daha da daralan Hatay ekonomisi nefes alamaz haldedir.

Ancak, ligin bitimine bir hafta kala şampiyonluğunu ilan eden ve Süper Lig’e yükselen Hatay Spor camiasının bu başarısı ‘serbest bölge’ ile de taçlandırılmalıdır.

Çünkü ‘Serbest bölgeler’, bulundukları ülkenin sınırları içinde yer alan fakat dış ticaret vergi ve gümrük mevzuatı açısından gümrük hattı dışında sayılan yerlerdir. Serbest bölgelerde sınaî ve ticari faaliyetler için ülkede sağlanandan daha geniş muafiyet ve teşvikler tanınmaktadır.

Ayrıca, serbest bölge faaliyetlerinden elde edilen kazanç ve gelirler hiçbir izne tabi olmaksızın yurtdışına veya Türkiye’ye serbestçe transfer edilmektedir. Diğer taraftan, serbest bölgeler ile diğer ülkeler ve diğer serbest bölgeler arasında ‘Dış Ticaret Rejimi’ uygulanmamaktadır.

Aslında Türkiye’de serbest bölgeler, Türkiye Gümrük Bölgesi’nin bir parçası olmakla birlikte, Türkiye Gümrük Bölgesi’nin dışında kabul edilen bölgedir.  Kısacası serbest bölgeler,  serbest dolaşımdaki eşyanın ‘Çıkış Rejimi’ hükümlerine tabi tutularak konulduğu yerlerdir.

Hatırlatmakta fayda var: Serbest bölgeler;

  • Yabancı sermaye yatırımlarını ve dış ticareti artırmak,
  • Yerli üreticilerin dünya piyasasındaki fiyattan girdi temin etmelerini sağlayarak uluslararası rekabet güçlerine katkıda bulanmak,
  • İhracata dönük sanayilerin gelişmesini teşvik ederek ihracatı artırmak,
  • Ülkeye döviz girişini artırmak,
  • Yeni iş imkânları yaratarak istihdam sorununun çözümüne yardımcı olmak ve gelişmiş üretim ve yönetim tekniklerinin yurtdışından getirilmesiyle ekonomik standartları yükseltmek

Amacıyla kurulurlar.

Çünkü Hatay, bugüne kadar yatırım teşviklerinden yeterince yararlandırılmadığı için, üretimde yüksek katma değer ve istihdam yaratamamıştır.  Ayrıca dünya ölçeğinde rekabet gücü kazanamamıştır. Hiç şüphesizdir ki Hatay yatırımcıları yatırım teşvik desteklerinden hak ettikleri desteği görememiştir.

Oysaki Hatay, Avrupa ve Ortadoğu’nun geçiş noktasındaki verimli toprakları, İskenderun Limanı, gümrük kapıları ve konumu itibariyle stratejik ve lojistik öneme haiz bir ilimizdir.

Gelecekte bir gün,  Suriye’de bütün kardeş halklar, topluluklar, Sünni, Alevi, Hıristiyan, Arap, Kürt, Türkmen, bütün Suriyelilerin şekillendirdiği yeni bir demokratik Suriye doğduğunda,  Ortadoğu’da barış hâkim olduğunda;  İskenderun Limanı ve Hatay’ın bütün ilçeleri hep beraber,  Antakya merkezli olarak önümüzdeki dönemde yükselen bir havza,  bir vilayet olacaktır.

Hatay, hem ülkemizin, hem Ortadoğu ve Akdeniz Bölgesi’nin,  hem de dünyanın barış ve hoşgörü başşehri olma özelliğini koruyacaktır. Hatay, bütün çevre havzalarıyla birlikte birleşerek, GAP’la, İç Anadolu’yla, Akdeniz’le bütünleşerek bütün bu havzaların en önemli çekim alanlarından biri olacaktır. Bunun için Hatay’ın ihtiyacı olan tek şey ‘Serbest Bölge’dir.  Hatay Serbest Bölgesi biran önce kurulmalıdır.

Ancak serbest bölgelerin yer ve sınırını belirmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Serbest bölgenin kamu kurum ve kuruluşlarınca, yerli ve yabancı tüzel kişilerce kurulmasına, işletilmesine Cumhurbaşkanınca izin verilmektedir.

Hatay Serbest Bölgesi’nin kurulmasının ardından faaliyete geçebilmesi için etrafının çevrilmesi ve bölgede ihtiyaç duyulan ‘Serbest Bölge Müdürlüğü’, ‘Gümrük Müdürlüğü’, ‘Gümrük Muhafaza Müdürlüğü’ vb. gibi birimlerin oluşumunun tamamlanması da gerekmektedir.

Serbest bölgeler özellikle Türkiye açısından bakıldığında ilk kurulduğunda ihracat ve fiili artış güvenliğini sağlayacak yapıda hayata geçirilen planlı yatırım alanlarıdır. Burada üretim, alım ve satış ve diğer hizmet faaliyetleri yer almaktadır. Türkiye genelinde serbest bölgeler imalat sektöründe sağlanan teşviklerden faydalanabilir hale gelmiştir.

Serbest bölgelerin yer ve sınırları daha önceleri Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenirken, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde bu belirleme işi Cumhurbaşkanı tarafından gerçekleştirilmektedir. O yüzden ileriye dönük vizyonu ve güçlü mali yapısı olan tüzel kişilerin oluşumu ile bu süreç daha hızlı işleyebilir. Sivil toplum kuruluşları ve belediyeler de bu sürece dâhil olmalıdır.

Türkiye’nin 4. büyük limanı olan İskenderun Limanı’na, Ortadoğu’ya açılan Cilvegözü, Zeytindalı Yayladağı Sınır Kapılarına ve dünyaya açılan havaalanına sahip olan Hatay; serbest bölge avantajlarından da yararlandırılmalıdır.

Hiç şüphesizdir ki, Amanos Tüneli Projesi’nin gerçekleştirilmesi ile birlikte bölge ekonomisinde büyük bir hareketlilik başlayacaktır. Amanos Tüneli, Hatay için herhangi bir proje değil, stratejik bir projedir. Amanos Tüneli ile birlikte İskenderun Limanı’nın önemi daha da artacaktır. Hatay bu anlamda büyük bir ekonomik hamlenin öncüsü olacaktır.

Diğer taraftan, Doğu Akdeniz’in incisi Hatay; yalnızca Türkiye’nin değil, AB ülkelerinin de Ortadoğu’ya açılan en önemle penceresidir. Hatay ayrıca, Türkiye’nin ekonomi ve ticaretinde ve uluslararası taşımacılık sektöründe de çok önemli bir yere sahiptir.

Dahası da var: Hatay’a kurulacak serbest bölge; Hatay ekonomi ve ticaretinin gelişmesinin önündeki engellerin aşılmasında önemli bir rol üstlenecektir. Hatay Serbest Bölgesi’nin kurulması ile birlikte,  Hatay sanayi ve ticaretinin uluslararası rekabete açılması da sağlanacaktır. Serbest bölge;  Hatay’ın tarımsal ve hayvansal ürünlerinin, işlenmiş ürün olarak dış pazarlara satılmasına katkı sunacaktır. Hatay ekonomisi ‘serbest bölge’ ile nefes alacaktır!

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here