Salı, Mayıs 5, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 1999

Minik Dostlarımız İçin Yeni Cihazlar Geldi

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi Sahipsiz Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi, envanterindeki tıbbi cihazlara yenilerini ekledi.
Röntgen çekim cihazından portatif ultrasona, hemogram cihazından wood lambasına kadar yaklaşık 10 yeni tıbbi cihaz, HBB barınağının muayenehanesindeki yerini aldı.
HBB barınağı, yeni cihazların eklenmesi ile birlikte modern bir barınakta olması gereken tüm cihazlara sahip hale geldi.
Çeşitli sebeplerle terk edilen ve bakıma muhtaç hale gelen sevimli dostlar, yeni ve modern cihazlarla HBB veteriner hekimlerinin şefkatli ellerinde tedavi ediliyor.
Yeni cihazlarla tedavi sürecinin daha kolay hale geldiğini söyleyen HBB veteriner hekimi Evrim Çetin, hayvanseverleri barınakta tedavi edilen ve sağlığına kavuşan minik dostları sahiplenmeye davet etti.

 

Ahi Behzat Böke’ye Kaftanı Vali Giydirdi

0

Ticaret Bakanlığı tarafından 2021 yılında “Türkiye’de Yılın Ahisi” seçilen Oymacılık ve Ağaç Tornacılığı alanında faaliyet gösteren Behzat Böke‘ye Hatay Valisi Rahmi Doğan, Ahilik Kaftanını giydirdi, belgesini verdi.
Hatay Valisi Rahmi Doğan Ahilik Haftası münasebetiyle Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Abdulkadir Teksöz ve beraberindeki heyeti makamında kabul etti.
Vali Doğan, Ticaret Bakanlığı tarafından 2021 yılında “Türkiye’ de Yılın Ahisi” seçilen Oymacılık ve Ağaç Tornacılığı alanında faaliyet gösteren Behzat Böke’ye Ahi kaftanını giydirerek tebrik etti.
Yılın kalfa ve çırakları seçilenlere de plaketleri verildi.

Yavuz: “Ahilik Bütün Meziyetlerin Birleştiği Bir Sosyo-Ekonomik Düzendir”

0

Kırıkhan Belediye Başkanı Ayhan Yavuz 14-20 Eylül tarihlerinde kutlanacak olan 34. Ahilik Haftası münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınladı.

“Milletimizin yüzyıllardır sahip olduğu birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun en somut örneklerinden birisi de Ahilik Teşkilatı’dır. Ahilik, sadece iktisadi hayatı yönlendiren bir kurum olmanın ötesinde, temelinde vatan ve millet sevgisi bulunan, iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası bütün meziyetlerin birleştiği bir Sosyo-ekonomik düzendir.”  diyen Başkan Yavuz yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Ahilik aynı toplumda bulunan insanları kaynaştıran, yaklaştıran, dost edindiren ve dayanışma kurulmasını sağlayan önemli bir olgudur. Bu noktada Ahilik Kültürünü ve bu değerleri özümseyerek yaşamamız ve yaşatmamız lazım.

Türk milletinin, asırlar boyunca Anadolu’daki varlığı içerisinde yer alan ve köklü geleneklerinden olan Ahilik geleneği; akıl, ahlak, bilim ve çalışma prensipleri üzerine kurulu, sevgi, kardeşlik ve karşılıklı dayanışma kurallarını benimseyen, Türk milletine has bir kültür hazinesidir.

Ekonomik ve sosyal hayatımızın gelişmesinde önemli yeri olan Ahilik kültürü, halkımız tarafından günümüze kadar yaşatılarak aktarılmış bir geleneğimizdir. İnsana saygı ve sevgiyi işleyen Ahilik, haksız rekabeti ortadan kaldıran, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı sağlayan, kaliteli üretimi benimseyen bir gelenek ayrıca geçmişte yaşanmış, bugün yaşanan ve gelecekte de yaşanacak gerçek bir yaşam disiplinidir.

Ahilik kültürünün taşıdığı evrensel değerler, bugün tüm insanlığın ihtiyacı olan ortak değerlerdir. Millet olarak çok zor dönemlerde bile ayakta kalmamızı, güçlükleri yenmemizi, birlik ve beraberliğimizi korumamızı, kültürümüzün ayrılmaz parçası haline gelen toplumsal değerlerimiz sayesinde başarmaktayız. Ticari ve toplumsal ilişkilerde; dürüstlük, güvenirlilik, iş ve meslek ahlâkına saygı, hak ve iş hukukuna riayet etme, saygılı, şefkatli, cömert ve güler yüzlü olma ilkelerini esas alan Ahilik kültürünü tarihimizin derinliklerine hapsetmek ve sadece belli gün ve haftalarda kutlamak yerine, günümüz koşullarına göre yeniden yapılandırmayı tam anlamıyla başarabilirsek yaşadığımız birçok sorun kendiliğinden ortadan kalkacak ve toplumumuzun gelişmesine önemli katkılar sağlayacaktır.

Asırlar öncesinden bugüne uzanan, yeni nesillerin yoluna da ışık tutacak olan Ahilik geleneği, 2023-2071 hedeflerine güvenli ve istikrarlı adımlarla yürüyen Türkiye’nin manevi muhafızı ve sağlam yapı taşlarından biri olmaya devam edecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle, Ahilik Haftası münasebetiyle Ahilik Teşkilatı’nın kurucusu Ahi Evran-Veli’yi rahmet ve minnetle yâd ederken, bugünümüze ve geleceğimize ışık tutan Ahilik geleneğinin yaşatılmasının, büyüyen ve gelişen Ülkemiz için çok önemli olduğu bilinci içerisinde, tükenmeyen bir gayret ve azim ile çalışarak alın teriyle kazanan, iş ve meslek hayatında saygılı, güler yüzlü meslek erbaplarının yetişmesi dileklerimle, başta tüm esnaf ve sanatkârlarımız olmak üzere tüm halkımızın Ahilik Kültür Haftasının 33.yılını en içten duygularımla kutluyorum.” dedi.

 

Güncel Teknoloji Haberleri ve İnceleme Videoları Webtekno’da

0

Güncel Teknoloji Haberleri ve İnceleme Videoları Webtekno’da

 

İçerik Açıklaması:

 

Teknoloji, bilim ve eğlence gibi kategorilerde özenle güncel haberler ve içerikler paylaşan Türkçe siteler bulmak zor. Bunların tümünü tek bir çatı altında toplayan Webtekno, uzun bir süredir okurlarıyla buluşmaya devam ediyor.

 

Meta Description: Güncel teknoloji haberleri ve içerikleriyle ilgili iyi bir kaynak olan Webtekno’yu sizin için yakından inceledik.

 

İçerik Metni:

 

İçinde bulunduğumuz dijital dünyadaki gelişmeler hayatımızın her alanını etkiliyor. Alışveriş alışkanlıklarımızın değişmesinden tutun da internet üzerinden okuduklarımıza kadar her şey klasik anlayıştan gün geçtikçe uzaklaşıyor. Tüm bu değişimler arasına habercilik anlayışını da rahatlıkla dahil edebiliriz. İnternet arama sonuçlarına bakıldığında bundan 5 yıl öncesine kadar kullanıcıların haber sitelerinden beklentileri sadece merak ettikleri soruların cevabını almak, kısa ve öz gündeme dair genel bilgi edinmekti.

 

Fakat bugün baktığımızda durum çok farklı. Kullanıcılar artık keyifle vakit geçirebilecekleri, merak ettiklerine dair bilgi edinirken eğlenebilecekleri, akıllarına gelen birbirine bağlı sorulara uzun ve açıklayıcı cevaplar veren, samimi haber platformlarında yer almayı tercih ediyor. Bu noktada güncel ihtiyaçlara fazlasıyla cevap veren bir teknoloji haber sitesi olarak Webtekno karşımıza çıkıyor.

 

Webtekno, 2013 yılında İzmir’de bir bilişim firması olan İZMO bünyesinde hayata geçmiş bir haber platformu. Kendilerini tanımlarken kullandıkları “samimi” sıfatının hakkını tüm habercilik anlayışlarında verdiklerini rahatlıkla görebiliyoruz. Teknolojiyi çok kapsamlı bir şekilde ele alan Webtekno, samimi tarzının yanında kullanıcılara gerçekten faydalı olacak içerikler, gündemi an be an yakalayan haberler, teknoloji ürünleri hakkında değerlendirmeler gibi daha birçok konuda günümüz kullanıcılarının beklentisini karşılıyor.

 

Boğaziçi Üniversitesi Bilişim Kulübü (Compec) tarafından her yıl düzenlenen Boğaziçi Bilişim Ödülleri’nde 5 defa üst üste “En İyi İçerik Sitesi” ödülüne layık görülen Webtekno, kaliteli yazar kadrosu ve her geçen gün kendini geliştiren yapısıyla diğer haber platformları ile kıyaslandığında farkını ortaya koyuyor.

Webtekno’da neler var?

 

Webtekno, klasik bir teknoloji haber sitesinden beklenenden çok daha fazlasını kullanıcılarına sunuyor. Bunun temel sebebi de teknoloji haberleri kavramına çok geniş bir perspektiften bakıyor olmalarından kaynaklanıyor. Webtekno için teknoloji yeni çıkan bir akıllı telefondan çok daha fazlası. Teknolojinin dahil olduğu her alana dair bir haber veya inceleme yazısı ile Webtekno’da karşılaşabilirsiniz.

 

Yeni çıkan ürünlerin ayrıntılı bilgi, yorum ve analizinden, uzay teknolojisine dair bir gelişmeye, sinemadan, yeni çıkan oyunlar hakkında ayrıntılı bilgilere kadar birçok konuda Webtekno okuyucularını doyurucu içeriklerle buluşturuyor.

Oyun tutkunlarının da değişmeyen adresi:

 

Webtekno’yla yeni tanışmış olabilirsiniz. Fakat bir kesim var ki Webtekno’yu ilk çıktığı günden bu yana gerek Youtube kanalı üzerinden gerek web sitesi üzerinden an be an takip ediyor. Oyun tutkunları!

 

Bilgisayar oyunları ile arası iyi olanlar, Webtekno ile ayrı bir bağa sahip. Merak edilen oyunlara dair en güncel bilgilere Webtekno’dan ulaşmak mümkün. Webtekno, oyun kategorisindeki değerlendirmeleriyle dikkat çekip rakipleri arasından sıyrılıyor. Bunun sebebine bakıldığında, Webtekno yayına yeni girmiş bir oyunun teknik özelliklerini bir başlık altında toplayıp konuyu kapatmıyor.

 

Oyunun geliştirilme aşamasından çıkacağı güne kadar dünyada o oyuna dair konuşulan her şeyi an be an takip eden Webtekno, bunları ayrıntılı içeriklerle sürekli kullanıcıları ile buluşturuyor. Oyunun yayınlanmasından sonra oyundaki teknik özelliklerden, oyunun kurgusunun değerlendirilmesine, oyuna dair yorumlara kadar pek çok farklı açıdan konuyu ele alıp meraklı oyunculara keyifli bir haber zinciri sunuyor.

 

Webtekno oyun kategorisine ait içerikleri takip etmeye başladığınızda göreceksiniz ki hem gündemden en hızlı şekilde haberdar oluyorsunuz hem de kullanılan samimi dil ile adeta arkadaşınızla merak ettiğiniz oyun hakkında detaylı bir sohbet içerisindesiniz. Tüm bunların yanında uzun zamandır denemek istediğiniz ücretli bir oyunu ücretsiz oynayabileceğinize dair bir yazı ile Webtekno’da karşılaşmanız mümkün.

 

Webtekno ekibi oyun sektörüne dair güncellemeleri en hızlı şekilde takip ederek, oyunların ücretsiz olduğu dönemsel kampanyalardan, oyun sektörüne dair etkinliklerden, oyunların deneme sürümlerinin başlangıcından sizleri en hızlı şekilde haberdar ediyor.

En yeni diziler, filmler hakkında haberler ve öneri listeleri de Webtekno’da:

 

Hepimizin bildiği gibi televizyon devri yerini dijital izleme platformlarına bırakmaya başladı. Amazon, Netflix, BluTV gibi bir çok platform bizlere izleyebileceğimiz binlerce içerik sunuyor. Tabi dijitalleşen seyir sürecimize, teknolojinin dokunduğu yer şeyi konu aldığından bahsettiğimiz Webtekno da ortak oluyor.

 

Webtekno’da yeni çıkan film ve diziler hakkında bilgi ve yorum haberlerine ulaşabilirsiniz. Bir dizi veya filmi en başından en sonuna kadar tüm ayrıntılarıyla değerlendiren Webtekno, sizi izleyecek film ve dizi seçimi gibi zaman alan büyük bir sorundan da kurtaracak. Size hitap eden, tarzınıza uygun diziyi bulmak gerçekten de zor değil mi?

 

Kimi zaman diziye ayıracağımız vakitten fazlasını dizinin seçim sürecine ayırmaya harcıyoruz. Webtekno’nun tutarlı ve açıklayıcı haber içerikleri ile bu süreyi kısaltabilirsiniz.  Bunun yanında tutkunu olduğu filme dair az bilinenlerden oluşan bir haber kimin ilgisini çekmez? Kült filmlerin çekim aşamalarından tutun da yayın tarihlerine, oyuncuların seçiminden, filme dair merak ettiğiniz daha bir çok konuya kadar keyifli içeriği Webtekno sinema severler için üretmeye devam ediyor.

Webtekno uygulamasına da göz atmayı unutmayın:

 

Teknolojiye dair aradığınız her şeyi tek çatı altında toplayan Webtekno, uygulaması ile sizleri en hızlı şekilde teknoloji gündemi ile buluşturuyor. iOS ve Andoid işletim sistemlerinde kullanabileceğiniz Webtekno uygulaması, kullanıcı deneyimi gözetilerek hazırlanmış arayüzü ile sizlere harika bir tecrübe sunuyor. Webtekno günümüzde uygulamalarda en büyük şikayet konumuz olan sık gelen bildirimleri de göz önünde bulundurmuş.

 

Uygulama üzerinden kullanıcıyı sıkmayacak kadar, gün içerisinde belli başlı ve gerçekten önemli haberlerin bildirimini alıyorsunuz. Bunun yanında Webtekno, her akşam uygulama kullanıcıları ile bir bülten paylaşıyor. Günün en önemli 6 haberinden oluşan bu bülten ile yoğun bir gün içinde gündemden uzak kaldıysanız dinlenme vaktinizde özet olarak haberleri takip edebiliyorsunuz. Webtekno uygulamasını hemen indirerek siz de teknoloji gündemini en kolay şekilde takip edebilirsiniz.

 

Webtekno’nun nasıl bir haber platformu olduğundan ayrıntılı bir şekilde bahsettik. Özetlemek gerekirse Webtekno, klasik habercilik anlayışını yıkarak rakiplerine meydan okuyor. Bunu da kullandığı samimi dil sebebiyle sanki yüzünde bir gülümsemeyle yapıyor. Dünya gündemini en hızlı şekilde ülkemize taşıyıp, kaliteli habercilik anlayışı, doğru ve tutarlı yorumlarıyla Webtekno, teknoloji dünyasında kendi gündemini oluşturuyor diyebiliriz. Kendini geliştirmeye her geçen gün devam eden Webtekno, başarılarına başarı katarak rakiplerinin arasından sıyrıldığı konumunu uzun bir süre koruyacağa benziyor.

 

Vergi borcu yapılandırma başvuru ve ilk taksit ödemeleri uzatıldı.

0

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerinden yararlanmak için öngörülen başvuru ve ilk taksit ödeme süreleri birer ay ötelendi.

Vergi dairelerine, gümrük müdürlüklerine, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK), belediyelere ve alacakları yapılandırılan çok sayıda idareye başvurular, 30 Eylül 2021 Perşembe gününe kadar yapılabilecek.

30 EYLÜL SON BAŞVURU

Bu çerçevede yapılandırma yasasından yararlanmak isteyenlerin 30 Eylül 2021 Perşembe günü mesai saati bitimine kadar, ilgili vergi dairelerine başvuruda bulunmaları gerekiyor.

ÖDEMELERDE SON GÜN 1 KASIM

Yapılandırılan borçların ilk taksit ödeme süresi de (peşin ödeme süresi dahil) Cumhurbaşkanı Kararı ile 1 ay uzatıldı. Buna göre, vergi dairelerine başvuran ve borçları yapılandırılan mükelleflerin ilk taksitlerini, peşin ödemeyi tercih etmişlerse en geç 1 Kasım 2021 Pazartesi yapmaları gerekiyor.

SGK’ye ilk taksit ödemeleri ise en geç 30 Kasım 2021 Salı günü yapılacak.

Tıp Fakültesi kazanan Helin ,  Gelişim Hastanesi Ailesi’ne büyük mutluluk yaşattı.

0

 

Öğretim Kurumları Sınavı (YKS)’nda büyük bir başarı elde ederek, ilk 3000 öğrenci arasına giren ve Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce)’yi kazanan Helin Köse, İskenderun Gelişim Hastanesi Ailesi’ne büyük mutluluk yaşattı.

Hastanenin sevilen personeli Hüseyin Köse’nin kızı olan Helin Köse’yi makamında ağırlayarak tebrik eden İskenderun Gelişim Hastanesi Başhekimi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emin Turhan, Helin Köse’ye kurum adına steteskop hediye etti.

Helin’in başarısından dolayı büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Başhekim Uzm. Dr. Emin Turhan, “Kurumumuzun sevilen ve başarılı personellerinden Hüseyin Bey’in kızı, büyük bir başarı örneği göstererek tıp fakültesini kazandı. Helin’in hem hastam olması, hem sevdiğimiz bir personelimizin kızı olması ve bir kız çocuğu olarak bu başarıyı yakalaması bizim için büyük gurur kaynağı oldu. Helin kızımızın vatanına ve milletine çok faydalı bir insan olacağını düşünüyorum. Eğitim sürecinde Gelişim Hastanesi Ailesi olarak her türlü desteği vermeye hazırız” dedi.

 

Hatay’lı Prof.Azap’:”6-9 ay içerisinde pandemik dönem sona erebilir”

0

 

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı, Prof. Dr. Alpay Azap, umut veren açıklamalarda bulundu ve “Aşıdan kaçan bir varyant çıkmazsa, beklentiler, 6-9 ay içerisinde pandemik dönemin sona erip, artık Kovid-19’un endemik bir hastalık olacağını gösteriyor” dedi.

Bilimsel verilerin, salgının bu şekilde hızla yayılmaya devam etmesi halinde virüsün de değişmeye devam edeceğini gösterdiğini aktaran Azap, artık aşıların da etkisinde kaçabilen yeni varyantlarla karşılaşılabileceğini, bu nedenle bütün dünyada pandemi kontrol altına alınana kadar salgının olabildiğince baskılanması gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Azap, belki salgının ilk çıktığı zamanlardaki kadar sıkı önlemler alınamayabileceğini, aşılama devrede olduğu için bunlara gerek de olmadığını belirterek, durumlara ve kişilere özel önlemler almanın artık daha doğru olduğunu ifade etti.
Mutlaka önlem alınması ve hastalığın toplumlarda, insanlar arasında dolaşmasının olabildiğince azaltılması gerektiğinin altını çizen Azap, şöyle devam etti:

Biraz daha dişimizi sıkmamız gerekiyor

“O yüzden geçen seneyle karşılaştırdığınızda, vaka sayıları çok benzerlik gösteriyor, aşılamaya rağmen. Bu, aşıların etkisiz olmasından kaynaklanmıyor. Bu, önlemlerin fazla gevşemiş olmasından, kişilerin bireysel önlemlere uymamasından kaynaklanıyor. Şu bilinçle hareket etmesi lazım, vatandaşların… Kendilerini korudukları zaman, en yakınlarından başlayarak, sevdiklerini ve bütün toplumu koruyorlar. Bunu yaparak, pandeminin bitmesini de sağlayacaklar. Yani dünyayı kurtarmış olacaklar. Aslında, gerçekten de tünelin ucunda ışık görüldü. Eğer aşıdan kaçan bir varyant ortaya çıkmazsa, beklentiler -iyimser tahmin olsa da gerçekçi olduğunu düşünüyoruz-önümüzdeki 6-9 ay içerisinde pandemik dönemin sona erip, artık hastalığın bir endemik hastalık olarak, grip gibi tıpkı, insanlar arasında dolaşmaya devam edeceğini ve bizim bir miktar daha sosyal ve toplumsal yaşantıya dönebileceğimizi gösteriyor. Yani az zaman kaldı. Biraz daha dişimizi sıkmamız gerekiyor

Prof.Dr Garip Turunc ‘un kaleminden :”KENDİNİ BİLMEK”

0

Prof.Dr. Garip Turunc 

yazdı

KENDİNİ BİLMEK

 

Eski Yunan yazarlarından Aesopos (Ezop) (MÖ 620-560) ünlü masallarından birinde söyler: Her insan iki torba taşır. Birini önüne sarkıtmıştır, birini de arkasına. Öndeki torbaya ötekinin kusurlarını koymuştur ve hep gözünün önündedir; sırtındakine de kendi kusurlarını, hiç görmediği.

 

Kendimizi bilmenin ne kadar zor olduğunu sadece Ezop değil başka düşünürler de binlerce yıl önce söylemişler, Delphi’de Apollon Tapınağı’nın girişinde altın harflerle “Nosce Te İpsum” yani “Kendini Bil” diye yazılıydı. Platon’un hocası Sokrat’ın öğretisinin özü… Aslında derinliği olan ve çok dikkât çekici bir cümle. “Kendini Bil” uyarısı.. Sıradışı her insanın yakalaması gereken bir fırsat bu. Dikkat ederseniz sıradışı dedim, yani az da olsa muhakeme ve tefekkür eden bir kesimden bahsettim.

 

Mürit olmak çok basit ve kolay; çünkü kalabalık içinde ‘önemli’ olmak için ruhunu, vicdanını ve bedenini feda edip aklını ipotek altına alarak sana gösterilen perdeye bakarsın. Özgür olup düşünmek ve ‘kendin olarak kendin olmak’ çok zordur. Özgür olduğunda tek başına, yalnız, ruhun ve vicdanınla baş başa, duvarın ötesine bakarsın, kimsenin görmediğini görürsün.

 

Kendini bilme, sadece basit bir tefekkür anlayışını yansıtmaktan ziyade, yine kendine dönük üretici fikirsel eylem ve bilimin sonucunda elde edilebilen bir oluşu işaret ediyor.Bu yüzden, kendini bilmek, tanımak nihai nokta olarak kabul edilmelidir. Bu, insanın varoluş gayesi olmalıdır. Ve İnsan kendini tanımak için çıktığı yolculukta ne kadar meşakkâtle karşılaşırsa karşılaşsın, alabora olmadan, emin ve sağlam adımlarla yürümeyi bilmelidir. Aksi takdirde, yarı yolda kalır, emekleri de heba olur gider.

 

Hayatınız, görüşlerinizin, alışkanlıklarınızın, tutumlarınızın, inançlarınızın, düşüncelerinizin, korkularınızın, endişelerinizin ve algılarınızın bir yansımasıdır. Ve farkında olsanız da olmasanız da, tüm bunlar zihniyetinizi, kim olduğunuzu ve hayatınızın gidişatını şekillendirmek için bir araya gelir.

 

Platon’un öğrencisi olarak tanınan ünlü filozof Aristoteles bir keresinde “Kendini bilmek tüm bilgeliğin başlangıcıdır” demişti. Taoizmin – dış dünyadaki nesnelerin gerçekte var olmadığını savunan felsefi görüşün – kurucusu kabul edilen Çin filozofu Lao Tzu da aynı fikirde. Ayrıca, “Başkalarını bilmek zekadır; kendini bilmek gerçek bilgeliktir. Başkalarına hakim olmak güçtür; kendinize hakim olmak gerçek güçtür. ” der.

 

Kendinizle olan ilişki, hayatınızdaki en önemli ilişkilerden biridir. Buradaki büyük fikir, hayatınızı iyiye doğru değiştirmek ve hayatı kendi şartlarınıza göre yaşamaktır, önce gerçekte kim olduğunuzu bilmeniz gerekir. Mutlu ve daha iyi bir hayat seninle başlar. Ama aynada kendinize bakmayı bilmiyorsanız – ya da reddediyorsanız – o zaman istediğiniz hayatı tasarlamaya başlamak için bile gerekli olan temel çalışmayı yapmamışsınız demektir.

 

Kendini tanıma, istediğiniz hayatı sürdürmenin ilk ve ana bileşenidir. Kendinizi bilmek, gerçekten istediğiniz hayatı yaşamanıza izin verir – kim olduğunuzu, ne istediğinizi ve içinizde en iyi olanı ortaya çıkaranın ne olduğunu bilirsiniz. Kim olduğunuzu tam olarak anlamıyorsanız, gerçek benliğinize karşı kararlar almaya devam edeceksiniz.

 

KENDİNİ TANIMAK

 

Pek çok insan bilgeliğe ulaşmak için herkesi anlamakla meşguldür, ancak kimse kendi zihnini anlamaktan rahatsız olmaz.

 

Bir keresinde Sokrates’ten tüm felsefi emirlerin neye indirgenebileceğini özetlemesi istendi, şöyle cevap verdi:

 

“Kendini tanı.”

 

“Kendini tanı” ifadesi asırlıktır, ancak bugün hala geçerli. Amarikalı psikolog Daniel Goleman’ın akademik araştırması, öz farkındalığın tüm başarı düzeyleri için çok önemli olduğunu gösteriyor. Kişisel bilgi, gerçek ihtiyaçlarınızı, arzularınızı, hedeflerinizi, zayıf yönlerinizi ve sizi harekete geçiren diğer her şeyi anlamakla ilgilidir. Geçmiş ve şimdiki benliğiniz hakkında derin bir anlayış gerektirir.

 

Kim olduğunuzla ilgili kişisel teorileriniz (öz anlatılar), nasıl davrandığınızı etkiler. Kim olduğunuzu doğru bir şekilde anlamak, kişisel gelişiminizi mümkün kılar. Lao Tzu da, “Başkalarını tanıyan bilgedir; kendini tanıyan aydınlanmıştır. ” der. Ayrıca kendinizi bilmek size kendiniz üzerinde bir güç hissi verecektir.

 

Doğaldır ki kendini bilmek, kendini tanımak kolay olmayıp çok zahmetli bir sınavdır; yüksek bir düşünme gücü ve bilinç gerektirir. Sokrates’in, ‘bir şey biliyorsam hiç bir şey bilmediğimdir’ sözünü herkes bilir. Konfüçyus, ‘gerçek bilgi insanın cehaletini öğrenmesidir’ derken, Şekspir, ‘ancak ahmaklar herşeyi bildiğini düşünür’ der. Darwin, ‘cehalet, öğrenme isteğinden çok abartılı bir özgüvene yol açar’ diye yazmış. Kadim Mısır’da, Eski Şaman eğitimlerinde, Kızıldereli kültüründe, Uzak doğuda, Sufi dergahlarında, üniversite kapılarında, yüzyıllardır ‘kendini bil’ tabelasını bunun için astılar. Ve Anadolu’nun bilge ozanı Yunus Emre de “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsin bu nice okumaktır?” dizeleriyle insanın kendine arif olması hususunu ince ve renkli bir biçimde dile getirerek, bizlere çok anlamlı mesajlar ulaştırmıştır.

 

Öyleyse özünde diyebiliriz ki; kendini bilmek kavramı, kendini tanımak, kendi kendini bulmak, kendini öğrenebilmek ve kendine dönmektir. İçimizdeki iyiyi kötüyü ayırt edebilmek, kendi kişiliğimizi oluşturabilme, geliştirebilme ve olgunlaştırabilme etkinliğidir. Bunun yolu da, akıl ve vicdan yoluyla kendimizi sınamaktan geçer. Ön yargılarımızı, tutkularımızı, benciliklerimizi sınırlayabilir, kusur ve eksiklerimizi belirleyip düzetebilirsek kâmil insan olmaya biraz yaklaşabiliriz.

 

KÂMİL İNSAN OLMAK

İnsan olmanın ne demek olduğu çoğunlukla insanların üstlendikleri toplumsal rollerle ifade edilir. İnsan kimliği roller ve simgelerle özdeşleşir. Bu da insanı dincilik∕milliyetçilik tuzağına düşürür. Kimliğimizi dincilik∕milliyetçilik üzerinden ifade ettiğimizde, bu bizi ister istemez kamplaşmaya, şiddete, en zayıf olanların istismarına ve ezilmesine götürür. Böylece dinci∕milliyetçi kimlik bizi teslim alır ve kurban durumuna düşürür.

 

Kuşkusuz toplumsal bir varlık olarak bedensel ve ruhsal gelişimimiz için diğer insanlara ihtiyaç duyarız. Ancak kendi yetersizlik duygumuz bizi iktidarla özdeşleşmeye götürür ve empati yapma yeteneğimizin kaybolmasına yol açar. Amacımız iktidara ortak olmak, itaat ettirmek, hırslarımızı doyurmak olunca temel ihtiyacımız olan şefkat, sevgi ve merhamet bizden uzaklaşır. İçimizden koparılan bu duygular güç ve maddi edinim savaşlarında yıkıcı bir öfkeye ve parçalanmaya yol açmakta.

 

Kişi kurum ve organizasyonlar içinde otorite sembolleriyle özdeşleşirken, bir yandan kutsallaştırılmakta olan otoriteye boyun eğmeye hazırken, diğer yandan sınırlanamaz bir öfkeyle “mahalle” kimliğini bulur. Günümüz Türkiye’sinde, reel politik düzlemde bu “mahalle” kavramı bütün halkın adeta karpuz gibi ortadan ikiye yarılıp hayli yüksek bir gerilim hattında keskin şekilde kutuplaşmış olmasını anlatır. Bu çerçevede Şerif Mardin’in “mahalle baskısı” olarak adlandırdığı şey de iki zıt kutbun birbiri üzerinde yarattığı baskı ve tazyiki ifade eder.

 

Aslında Türkiye halkı muhafazakâr dindar kesiminden seküler laik kesimine kadar “toplum” olmaktan çok, “cemaat” vasfı taşıdığından, her iki kesimin mahallesinde de “siyasi ve ideolojik kabullerden sapma”ya karşı hoşgörü ve tolerans minimal düzeydedir. Dolayısıyla mahalle hangi mahalle olursa olsun ya da mahalle sakinleri ister laik ve seküler olsun, ister muhafazakâr dindar olsun, faşizanlık davranışlar her iki cenahta da bakidir. Dahası, siyasi alanda egemen olan mahalle, egemenlik kendinde bulunduğu sürece öteki mahalle ve mahalleliye nefes aldırmamayı kendine adeta ulvi bir vazife bilir. Bu sebeple, tüm kültürel ve kimliksel farklılıklarına rağmen 84 milyon insanın hayat memnuniyeti içerisinde aynı eşit vatandaşlığı paylaştıkları bir birliktelik ve bütünlüğü (Türkiyelilik) tecrübe etmesi şimdilik pek mümkün değildir. Dolayısıyla bugünkü Türkiye halkı birbirine yabancı iki ayrı mahallede yaşayan ve birbirini hiç anlamayan, anlamaya da yanaşmayan iki büyük cemaat olarak kutuplaşmaktan vazgeçmeyecek gibi görünmektedir.

 

Muhafazakâr İslami kesim devletle barışmanın ve hatta bizatihi devlet olmanın sağladığı avantajla bugün hiyerarşinin en tepesindeki cemaat olarak gücünü de kullanarak hüküm sürüyor. Ancak, gücün tekelleşmesi toplumda birçok sapmayı doğuruyor; “Reisimiz ne yapar ne eder şapkadan tavşan çıkarır, iktidarda kalır” inancıyla hareket ederek, ‘Yeter ki devlet bizim olsun ona koşulsuz destek veririz’ modunda sorumluluğu üst sistemlere devrediyor ve kendine yabancılaşıyor. Yabancılaşmış insan da kendini anlamlandıran özünden, vicdan ve merhametten koparak kâmil insan olmanın zeminini kaybediyor ve güce dayalı bir toplumsal sistemin sürekliliğini sağlayan bir araç haline geliyor. Artık acı çekeni gör(e)müyor, acı çeken diğer insanlarla empati kurmanın, demokrat davranmanın imkânı kalmıyor. Hal böyle olunca bir halkın toplum haline gelebilme imkânlarını oluşturan kültürel ve kimliksel melezlikler ortaya çıkmadığı gibi dindarlık ve laikliğin parçalı halde yaşanması da mümkün olamıyor.

 

Dolayısıya tarihsel, kültürel, ideolojik kökenli tüm farklılıklarıyla gerçek manada sivil ve açık bir toplum olabilmek ve böyle bir toplumsal düzlemde oluşacak huzur ve sükûn ikliminde ağız tadıyla yaşayabilmek için öncelikle şu kahrolası mahalle kültüründen kurtulmak gerekiyor. Mahalle kültüründen kurtulmak aynı zamanda mahalle baskısından kurtulmak anlamına geliyor.

 

Peki, mümkün mü ?

 

Ünlü Fransız yazar André Gide’in “Pastoral Senfoni” romanında, görülen ve görülmek istenilen dünya arasindaki yakınlık veya uzaklıkları okurun zihninde yeni anlamlar kazanmayı hedeflerken kullandığı ahtar cümle “Eğer kör olsaydınız, hiç günahınız olmazdı.” ifadesidir. Bu cümleyi, bütün bilgilerimizi, iyiyi-kötüyü, çirkini-güzeli, hareketlerimizi; dolayısıyla ‘ben’i inşa eden her şeyi canlandıktan sonra dışarıdan alıyoruz şeklinde anlayabilir miyiz? Kör olmak, aslında tüm duyu organlarımızla dışarıya kapalı olmak, dışarıdan bir şey almamak demek!.. Bu mümkün mü? Hayır! ‘Fert’/kendi olma seçkimizi özellikle yavaş fakat rahat izlenecek öneriler üzerine kurduk. Seyrederken derin derin nefes egzersizi yapmak mümkün. Sonra sorularınızı bir kağıda yazın. “Ben nereye, ailem nereye, insanlar nereye, toplumumuz nereye doğru gidiyor?” Sıralamayı sakın değiştirmeyin. Çünkü ‘ben’ doğru yere gitmezse, ‘biz’in yolunu bulma şansı yok!

 

Eğitim-Sen İskenderun Şube Başkanı Mustafa Ünsal’ın Annesi Hayatını Kaybetti

0

Eğitim-Sen İskenderun Şube Başkanı Sayın Mustafa Ünsal’ın annesi vefat etti. Esma Ünsal Nevşehir/Avanos’ta toprağa verildi. Esma Ünsal’a Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm yakınlarına başsağlığı dileriz.

Payas’ta Bir Genç Hayatını Kaybetti

0

Payas‘ta 18 yaşındaki Barış Laçin elim bir olay sonucu hayatını kaybetti. Merhuma Allah’tan rahmet, acılı ailesine ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı dileriz.

Gökhan Gezer Şehit Düştü

0

Dörtyol Yeniyurt Mahallesinden Gökhan Gezer şehit düştü. Şehidimiz bugün öğle namazına müteakip Yeniyurt Mahallesinde son yolculuğuna uğurlanacak.
Yaklaşık iki gündür haber alınamayan şehidin acı haberi gece ailesine ulaştı.
Şehidimize Yüce Allah’tan rahmet, kederli ailesine yakınlarına ve milletimize başsağlığı ve sabırlar dileriz.

 

Hatay Valisi Rahmi Doğan’dan Taziye Ziyareti

0

Hatay Valisi Rahmi Doğan, izinli geldiği memleketi Hassa‘da trafik kazası sonucu hayatını kaybeden P. Uzm. Çvş. Serkan Baş‘ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Ailesine sabır ve başsağlığı dileklerini iletti. Taziye ziyaretine, Valimiz Rahmi Doğan’ın yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yrd. İsmail Ergüneş, Hatay Milletvekilleri TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Bşk. Hüseyin Yayman, Hüseyin Şanverdi, Abdulkadir Özel, Hassa Kaymakamı Ahmet Korkmaz ve protokol üyeleri katıldı.

 

Dörtyol’da Kaza: 4 Yaralı

0

Dörtyol e-5 karayolu üzeri TEM otoyolu bağlantı kavşağında otomobil ile otobüsün karıştığı trafik kazasında 4 kişi yaralandı. Kaza yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından yaralılar önce Dörtyol Devlet Hastanesine, ardından İskenderun Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Başkan Bolat, Taraftarlardan Özür Diledi

0
İskenderun Spor Kulüp Başkanı Hakan Bolat, Hacettepe Spor karşısında alınan 3-0’lık yenilginin ardından taraftarlardan özür diledi.

Başkan Bolat, “Bu günkü maç sonucundan dolayı tüm İskenderun Spor camiasından özür dileriz. Hemen toparlanıp önümüzdeki maçlarda bu sonuçları Allah’ın izniyle telafi edeceğiz” dedi.

 

İskenderun Spor Mağlup Oldu

0
TFF 3. lig 2. grubunda mücadele eden Akdeniz temsilcisi İskenderun Spor, Yeni Hatay Stadı‘nda yapılan karşılaşmada her iki yarıda yediği gollerle Hacettepe Spor‘a 3-0 mağlup oldu.
Yeni Hatay stadında oynanan ve Ahmet Turan Timuroğlu, Yakup Keçeci ile Samet Kaya hakem üçlüsünün yönettiği müsabakada misafir ekip Hacettepe Spor’un gollerini 45+1. dakikada Sarp Ekinci, 49 ve 66. dakikalarda Mehmet Can Güngör attı.
Müsabakanın 51.dakikasında İskenderun Spor’dan Ethem Ercan Pülgir, 81. dakikadada buğra Temel kırmızı kart gördü.

Alınan bu sonucun ardından İskenderun Spor, 1 puanda kalırken haftayı galibiyetle kapatan Hacettepe Spor’da puanını 4’e çıkarttı.

 

Düğünde Açılan Bayrak Duygulandırdı

0

Erzin‘de düğünde açılan dev Türk bayrağı davetlileri duygulandırdı. Bayrak açıldı gelin ve damat salona bayrağın altında birlikte giriş yaptı.

 

 

 

Arsuz Yoluna Kayalar Düştü

0

Hatay‘da yağmur sonrası, SamandağArsuz ilçelerini birbirine bağlayan çevre yoluna kayalar düştü. Yol temizlendikten sonra tekrar trafiğe açıldı.
Edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde etkili olan sağanak yağışlar nedeniyle Samandağ-Arsuz çevre yolunda kaya parçaları yola döküldü. Küçük ve büyük kaya parçalarının yola dökülmesi sonucu bir süre yol ulaşıma kapatıldı.
Ekipler tarafından temizlendikten sonra yol tekrar trafiğe açıldı.

 

187 Kaçak Göçmen Yakalandı!

0

Hatay‘da düzenlenen operasyonda 187 kaçak göçmen yakalandı, 3 organizatör gözaltına alındı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, insan kaçakçılığına yönelik Antakya ve Reyhanlı ilçelerinde operasyon düzenledi.

Eş zamanlı baskınlarda 187 kaçak göçmen yakalandı, A.M.A., M.Y. ile A.Y. de gözaltına alındı. Kaçak göçmenler sınır dışı edilmek üzere Hatay İl Göç İdaresi‘ne teslim edildi. Jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen A.M.A. tutuklandı, M.Y. ve A.Y. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İdlip Şehidi Piyade Sözleşmeli Er Turgay Abacı, toprağa verildi.

0

Suriye’de, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ne teröristler tarafından düzenlenen saldırıda ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldıktan sonra şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Turgay Abacı, Hatayda toprağa verildi.

Şehidin naaşı morgdan alındıktan sonra Hatay’ın Hassa ilçesinde yaşayan baba evine getirildi. Daha sonra Hassa Akbez Merkez Camii’inde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verild

12 eylül Faşist Darbeden Arda Kalanlar

0
Bugün 12 Eylül Faşist Darbenin yıl dönümü.
Çok şey söylendi yazıldı.
Bugün ülkede milyonlaca insan bu faşist darbeyi lanetliyor.
12 Eylül neler yaptı hatırlayalım:
TBMM kapatıldı, anayasa ortadan kaldırıldı, siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu.
– 650 bin kişi gözaltına alındı.
– 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
– Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
– 7 bin kişi için idam cezası istendi.
– 517 kişiye idam cezası verildi.
– Haklarında idam cezası verilenlerden 50’si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1’i Asala militanı).
– İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi.
– 71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
– 98 bin 404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılandı.
– 388 bin kişiye pasaport verilmedi.
– 30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı.
– 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
– 30 bin kişi “siyasi mülteci” olarak yurtdışına gitti.
– 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
– 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi.
– 937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklandı.
– 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
– 3.854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
– 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
– Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
– 31 gazeteci cezaevine girdi.
– 300 gazeteci saldırıya uğradı.
– 3 gazeteci silahla öldürüldü.
– Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
– 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
– 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
– Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
– 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
– 14 kişi açlık grevinde öldü.
– 16 kişi “kaçarken” vuruldu.
– 95 kişi “çatışmada” öldü.
– 73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi.
– 43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi.”