Salı, Mayıs 5, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 2003

Vekil Tokdemir: “Hatay Kıbrıs uçak seferleri ihtiyacı karşılamıyor. Vatandaşlar ve öğrenciler mağdur”

0

 

Hatay Milletvekili İsmet Tokdemir Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil KARAİSMAİLOĞLU tarafından yazılı olarak cevaplanmasını istediği bir soru önergesini TBMM Başkanlığına sundu.

Topkdemir, önergesinde Kıbrıs’ta öğrenim gören öğrencilerin ve orada bulunan vatandaşların THY ile diğer özel havayolu şirketlerinin ulaşım yetersizliğinden kaynaklanan sorunların giderilmesini istedi.

 Vekil Tokdemir: “Hatay Kıbrıs uçak seferleri ihtiyacı karşılamıyor. Vatandaşlar ve öğrenciler mağdur”

Hatay Milletvekili İsmetTokdemir’in yazdığı önergede, Kıbrıs’ta öğrenim gören ve yaşamını sürdüren Hataylı vatandaşların ulaşımdaki yetersizliğine vurgu yaptı. Tokdemir önergede, “Uluslararası üniversiteleri ile dikkati çeken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 90 binin üzerinde öğrenci eğitim görüyor. Ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora programları seçenekleri ile öğrenci nüfus oranının %70’ini Türkiye’mizin dört bir yanından tercih eden öğrenciler oluşturuyor” diyerek istatistik duruma dikkat çekti.

Tokdemir, Kıbrıs’a direk uçak seferlerinin yeter sayıda olmadığını, veli, öğrenci ve orada çalışan vatandaşların maddi ve manevi mağduriyet yaşadıklarını ifade etti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde çalışmakta olan 20.000 civarında Hataylı bulunduğunun da vurgusunu yapan Tokdemir, ulaşımdaki yaşanan problemin önemini önergesinde şu 3 soruyla cevaplanmasını istedi:

“1-Kıbrıs’ta eğitim gören öğrencilerimizin Eğitim-Öğretim yılı başlangıç ve bitiş durumuna göre ve orada çalışan, ikamet eden vatandaşlarımızın için Hatay ilimizden direk uçak seferleri ihtiyacı karşılamaması nedeniyle sefer sayılarının arttırılarak mağduriyetlerin ortadan kaldırılması yönünde bir çalışmanız var mıdır?

2-Türkiye – Kıbrıs uçak bilet fiyatlarının bilhassa öğrenciler açısında çok yüksek olduğu bu nedenle bilet fiyatlarının makul bir seviyeye çekilmesi hususunda bir çalışmanız var mıdır?

3-Öğrencilerimiz için Havayolu şirketlerinin bagaj hacmi ve ağırlık ile ilgili yeni bir düzenleme yapmaya yönelik çalışmanız var mıdır?”

 

 

Gastronomi Evi’nde Sürk Atölyesi Kuruldu

0

 

Yöresel ve unutulmaya yüz tutmuş lezzetleri misafirleriyle buluşturan UNESCO Hatay Gastronomi Evi, sürk yapım atölyesine ev sahipliği yaptı.

Atölyeye Prof. Dr. Nazan Savaş, Diş Hekimi ve Cam Sanatçısı Şadi Asfuroğlu ve farklı meslek gruplarından birçok Hataylı kadın katıldı.

Gastronomi Evi Şefi Süleyman Demirel, aşçılar Hatice Oral ve Sevcan Aksu eşliğinde başlayan atölyede Hataylı kadınlar sürkün yapım aşamalarının inceliklerini öğrendi. Konuklar, sürk yapımı sırasında keyifli vakit geçirdi.

Asfuroğlu, Hatay’a özgü sürkün yurt dışında da ciddi talep gördüğünü ifade ederek sürkün insan sağlığına olan faydalarını anlattı.

 

“Hatay’ın Lezzetlerini Herkesin Öğrenmesini İstiyoruz”

Atölyede düşüncelerini paylaşan Prof. Dr. Nazan Savaş, “Gastronomi Evi’ne yemek amacıyla gelen misafirlerimizin ve şehrimize gelenlerin burada yöresel lezzetlerimizi öğrenmesini istiyoruz. O konular hakkında bilgi edinmeleri bizim için önemli. Hatay halkı olarak paylaşmayı çok severiz. Gastronomi Evi’nin amacı hiçbir yöreyi ötelemeden her yörenin lezzetini burada misafirlere tattırmak” dedi.

Atölyenin konuklarında Psikolojik Danışman Merve Kübra Aksoy, “Bu atölye sayesinde bu güzel lezzetleri öğreniyoruz. Yediğim her şey kusursuz. Çok güleryüzlü bir ortam var. Profesyonel bir hizmet veriliyor. Atölyede emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Mimarlar odası mücadeleyi bırakmıyor Arsuz ‘da Yeşil alana yapılması planlana cami yargıya taşındı´

0

Arsuz´un kent merkezinde park alanının ibadet, Alakop mevkiindeki ibadet alanının da yeşil alana dönüştürülmesinin Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi´nde oybirliği ile kabul edilmesi sonrası inşa edilmesi planlanan  cami alanına yaptığı itirazdan sonuç alamayan Mimarlar Odası, konuyu yargıya taşıdı.

Mimarlar Odası, Hatay İdare Mahkemesine yaptığı ve Hatay Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı aleyhine açtığı dava başvurusunda, Arsuz´un Kabev Mahallesi 961 numaralı parselin “park ve yeşil alan” olan kullanımından “ibadet alanı” kullanımına dönüştürülmesi ile Arsuz´un Alakop Mahallesi 90 ada 1 numaralı parselin “ibadet alanı” olan kullanımından “park ve yeşil alan” kullanımına dönüştürülmesine ilişkin 1/5.000 ölçekli nazım imar planında yapılan ve Hatay Büyükşehir Belediye Meclisinin 11.02.2021 tarih ve 47 sayılı kararı ile onaylanan değişikliğe ilişkin idari işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazı red eden Hatay Büyükşehir Belediye Meclisinin 09.07.2021 tarih ve 179 sayılı ve oy birliği ile aldığı kararın iptalini ve yürütmenin durdurulması istedi.
Mimarlar Odası Genel Merkezi, avukat Ekrem Dönmez aracılığıyla Hatay İdare Mahkemesine yaptığı dava başvurusunda, 1/5.000 ölçekli nazım imar planında yapılan değişikliğe ilişkin olarak, “1/5000 nazım imar planı değişikliğine karşı TMMOB Mimarlar Odası Hatay Şubesi tarafından 1 aylık itiraz süresi içinde 22.03.2021 tarihli dilekçe ile itiraz edilmiştir. İtiraz dilekçesine askıdan indirme tarihi olan 12.04.2021 tarihinden itibaren 60 günlük süre içerisinde Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından herhangi cevap verilmemiştir” ifadesine yer verildi.

“Sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz”

Mimarlar odası dava başvurusunda şunlara yer verildi:

“İdari işlemlerdeki yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarından birinin hukuka aykırılığı halinde işlem hukuka aykırı kabul edilir. Arsuz Kabev Mahallesi 961 numaralı parselin ´park ve yeşil alan´ olan kullanımından ´ibadet alanı´ kullanımına dönüştürülmesi ile Alakop Mahallesi 90 ada 1 numaralı parselin ´ibadet alanı´ olan kullanımından ´park ve yeşil alan´ kullanımına dönüştürülmesi amacıyla Hatay Büyükşehir Belediye Meclisinin 11.02.2021 tarih ve 47 sayılı kararı ile 1/5.000 ölçekli nazım imar planında yapılan değişikliğe ilişkin idari işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazı red eden Hatay Büyükşehir Belediye Meclisinin 09.07.2021 tarih ve 179 sayılı idari işlemi imar mevzuatına, nazım imar planına, imar plan kararlarına, şehircilik ilkelerine ve hukuka aykırıdır. Her türlü ölçekte imar planı ve değişikliklerinin toplum ve çevre yararı ile genel şehircilik ilkeleri ve hukuka uygun gerçekleşmemesi durumunda oluşacak tasarım ve yapılaşma süreçlerinin toplum ve çevre üzerinde yaratacağı olası olumsuz etki ve etkilenmelere karşı öncelikle toplum ve çevreyi, mimarları ve mimarlığı korumaya yönelik çalışmaları yoğunlaştırarak sürdürmek, kamu yararı önceliği ile çalışmalar yürüten Mimarlar Odasının temel sorumluluk alanlarından birisidir. Bu sorumluluğun kapsamında olarak dava konusu idari işlemle Arsuz ilçesi 1/5000 ölçekli nazım imar planında Kabev Mahallesi 961 numaralı parselin park ve yeşil alan olarak planlı olduğu ve önerilen imar planı ile ibadet alanı olarak planlama yapılarak değişikliğe gidildiği, kaldırılan park ve yeşil alanının ise Alakop Mahallesi 90 Ada 1 numaralı parselin kuzeyinde bulunan ibadet alanının park ve yeşil alana dönüştürüldüğü, ancak Arsuz için 2019 yılında hazırlanan 1/5.000 ölçekli Revizyon ve İlave Nazım İmar Planı Açıklama Raporunda plan kapsamı nüfusun yaklaşık 83.000 kişi olduğu, 2041 yılı için ise öngörülen nüfusun ise 190.000 kişi olacağı tahmininin yer almakta olduğu görülmektedir. Arsuz için 2019 yılında hazırlanan 1/5.000 ölçekli Revizyon ve İlave Nazım İmar Planı Açıklama Raporunda planda ayrılmış donatı alanlarının da Arsuz İlçesi için 2019 yılında hazırlanan 1/5.000 ölçekli Revizyon ve İlave Nazım İmar Planı Açıklama Raporunda yer alan bu nüfus projeksiyonuna göre hazırlandığı ifade edilmektedir. Deniz turizmi açısından önemli bir merkez olan Arsuz İlçesinin yaz döneminde ve hafta sonları nüfusunun 400.000-450.000 kişiye ulaştığı bilinen bir gerçektir. Bu nüfusun yarattığı çok yoğun araç trafiği ve yaya yoğunluğu mevcuttur. Özellikle plan değişikliği yapılan Kabev Mahallesi 961 numaralı parselin çevresi ve köprü bağlantısı adeta kilitlenmektedir. Bu yoğunluğun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları yetersiz kalmaktadır. Mekânsal planların yapımına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları çerçevesinde sosyal ve teknik altyapı ihtiyacının karşılanması gerekirken; yapılan plan değişikliği ile yoğunluk daha da artırılmaktadır. İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. Plan değişikliği ile yeşil alandan ibadet alanına dönüştürülen alanın yakınında, etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içerisinde yaya erişim mesafelerinin dikkate alındığı, yüzölçümü ve konum özelliklerinin korunduğu eşdeğer alanlar olduğu halde, ibadet alanı olarak araç trafiği ve yaya yoğunluğunu rahatlatması gereken planlama yapılması gerekirken bunun tam aksine yoğunluğun arttırılması planlama anlayışıyla çelişmektedir. Değişiklik yapılan alana yürüme mesafesinde ibadet alanı olarak kullanılabilecek başkaca alanlar mevcut olup, artan ihtiyacı karşılayabilecek İbadet Alanı olarak planlamaya uygun başka alanlar bulunduğu halde, yeşil alan olarak kalması gereken bir alanı imara açmak hukuka uygun değildir.”

“Plan değişikliği, yönetmeliğe de aykırı”

Plan değişikliğeni ilişkin yaptıkları itiraza verilen red gerekçesindeki “mevcut cami yapısının eski” olduğuna dair değerlendirmenin de hukuka uygunluğunun olmadığı ifade edilen dava dilekçesinde şöyle devam edildi: “Eski cami yapısı tanımı da belirsiz ve yetersiz olduğu gibi, eski olsa da bu alanda bir ibadet yerinin bulunduğu ve bu alanın yeniden düzenlenebileceği ve hizmet etki alanı itibariyle de gerekçe olarak yer alan red sebebinin hukuka aykırı olduğu açıktır. İnsanların ibadetlerini yerine getirmek için bir araya geldikleri mekânlarda kendilerini huzurlu ve dingin hissetmeleri ve ibadet ihtiyaçlarını daha rahat karşılayabilmeleri için de, eşdeğer başka bir alanın ibadet alanı yapılması daha uygundur. Planların yapımına dair usul ve esasları belirleyen Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine göre imar planı değişikliği, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. İmar planında yer alan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği; hizmet etki alanını 12. maddede ´Yürüme Mesafeleri´ bölümünde tanımlamış ve ´İmar planlarında; çocuk bahçesi, oyun alanı, açık semt spor alanı, aile sağlık merkezi, kreş, anaokulu ve ilkokul fonksiyonları takriben 500 metre´ olarak belirlemiş ve bu mesafe dikkate alınarak yaya olarak ulaşılması gereken hizmet etki alanında planlama yapılabileceğini düzenlemiştir. Oysa plan değişikliği yapılan Kabev Mahallesi 961 numaralı parsel ile Alakop Mahallesi 90 Ada 1 numaralı parsel birbirinin etki alanında olmayıp, kuş uçuşu 1.200 metre, yaya ulaşımı da 1.600 metre mesafededir. Dolayısıyla söz konusu plan değişikliği, imar planı değişikliği yapılabilme koşullarını belirleyen Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine de açıkça aykırıdır. Nazım imar planında yapılan değişiklikle caminin kapsaması ve kullanması gereken alan itibariyle, değiştirilen park alanı yerine getirilen cami alanının park alanına nazaran yoğunluk ve yapılaşma getireceği, değişiklik yapılan park alanında caminin kapsadığı alan dışındaki kalan alanın da, mevzuatta öngörüldüğü şekilde dinî tesis ve külliyesinin, dinî tesisin mimarisi ile uyumlu olmak koşuluyla dinî tesise ait; lojman, kütüphane, aşevi, dinlenme salonu, yurt ve kurs yapısı ile gasilhane, şadırvan ve hela gibi müştemilatların, açık veya zemin altında kapalı otoparkın da yapılabildiği alan olarak planlanması gerektiği ve bu alanların park alanı yerine yapılaşma için kullanılacağı, böyle bir değişikliğin de bölgede ve değişiklik yapılan alanda zaten var olan yapılaşma yoğunluğunu daha da arttıracağı açıktır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği´nin değiştirilen sosyal ve teknik altyapı alanı olan ‘Park Alanının´ hitap ettiği hizmet etki alanı içinde yerine eş değer büyüklükte bir alan ayrılmadığı, hizmet etki alanı mesafesine uyulmadığından, değişiklik ile sağlandığı belirtilen alanın hizmet etki alanında olmaması sebebiyle, hizmet etki alanı içinde eşdeğer büyüklükte bir alan ayrılması şartının sağlanamamış olduğu, bu haliyle hizmet etki alanı içinde eş değer alan ayrılmadığı takdirde, eş değer alan ayrılma koşulunun yerine getirilmemesi sebebiyle yapılan değişikliğin imar mevzuatına aykırı olacağı izahtan yoksundur. Yeşil alandaki yapılaşmaya karşın değişiklik yapılan alana eşdeğer başka bir yeşil alan ayrılmadığı gibi Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği´nin 26.ı maddesine de aykırı davranılmıştır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği´nin 26. maddesine göre; İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için; İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir.”
“Planlama, günlük ihtiyaca göre değil, mevzuata, planlama ilkelerine ve nazım imar planı açıklama raporunda yer alan esaslara bakılarak yapılır. Dava konusu plan değişikliği işlemi kamu yararına, şehircilik ve planlama ilkelerine aykırıdır. Bu tür uygulamalar ile kentin düzgün bir dokuyla kentleşmesi engellenmektedir. Plan tadilatları genel ve evrensel şehircilik ve planlama ilkeleri ve plan bütünlüğüne, imar kanunu ve imar mevzuatına aykırıdır” değerlendirmesinin yer aldığı ve dava başvurusunda, telafisi imkansız zarar doğuracağı gerekçesiyle yürütülmesinin durdurulmasının istendi.

CHP İl Başkanı Parlar:” CHP, Günümüzde Hukuk ve Demokrasinin Yok Sayılmasına Müsaade Etmeyecektir!

0

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay İl Başkanı Dr. Hasan Ramiz Parlar, CHP’nin, Günümüzde Hukuk ve Demokrasinin Yok Sayılmasına Müsaade Etmeyeceğini dile getirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay İl Başkanı Dr. Hasan Ramiz Parlar, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluşunun 98. yıl dönümü dolayısıyla yayınladığı kutlama mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi, çağdaş, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran iradenin temsilidir. Toplumsal alanda, eğitimde, yargıda, ekonomide devrimler gerçekleştiren, her biri kale olan fabrikalar kuran, eğitimi toplumun geneline yayan, kadına siyasi ve hukuki haklarını veren, çok partili sistemi sağlayan, bağnazlığa karşı Cumhuriyet aydınlanmasının meşalesini yakan Cumhuriyet Halk Partisi, dün olduğu gibi bugünde, Cumhuriyet değerlerinin yılmaz savunucusudur.

CUMHURİYET DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKMAK TARİHİ SORUMLULUĞUMUZ

Hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye güveni tarihi sürecinde birçok defa kanıtlamış olan CHP, günümüzde hukuk ve demokrasinin yok sayılmasına müsaade etmeyecektir. İnsana değer veren politikalar ile çalışmaya devam eden, partimizin tüm kademelerinde görev almış ve almaya devam eden tüm yol arkadaşlarımızla ebedi ve değişmez Genel Başkanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere gösterdiği yolda yürüyeceğiz. Tarihi görevimizin sorumluluğu ile hak, hukuk ve adaleti tüm yurttaşlarımız için sağlayacağız.

Tarihimizin en buhranlı dönemini milletin azim ve kararlılığı ile aydınlığa kavuşturan Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde emperyalizme karşı mücadele veren Kuva-yi Milliye ve Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti ruhunun devamı olan, kurtuluşun ve kuruluşun partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin 98’nci kuruluş yıldönümünde 9 Eylül 1923 tarihinin kararlılığı ile mücadele eden tüm partililerimizi saygı ile selamlıyorum.”

Suriye’den gelen Petrol atığı 5 gündür temizlenemedi

0

Suriye ‘deki enerji santralinden yayılan ve  Samandağ sahiline ulaşan petrol sızıntısından kaynaklanan partikülleri temizleme çalışmalarına devam ediliyor.

. 3 Eylül’de başlayan temizlik çalışmalarına deniz araçları ve Hatay Büyükşehir Belediyesi personeli ile destek verildi.

Suriye‘deki enerji santralinden yayılan, Akdeniz kıyısındaki ülkeleri tehdit eden ve Hatay’ın Samandağ sahiline ulaşan petrol sızıntısından kaynaklanan partikülleri temizleme çalışmaları, 5 gündür sürüyor.

Hem açık denizde hem de sahilde devam eden temizlik çalışmalarında tonlarca atık, sahilden ve denizden arındırıldı. Açık denizde 6 deniz aracı ile çalışmalara devam edilirken, Hatay Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’nca oluşturulan ekipler de 14 kilometrelik Samandağ sahiline vuran partikülleri temizledi.

Denizcilik Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise “Samandağ sahilinde görülen Suriye kaynaklı kirliliğe, 6 deniz aracıyla gerçekleştirdiğimiz acil müdahale operasyonları sürüyor. Deniz yüzeyinde nadir görülen küçük parçacıkların karaya vurmasını engellemek için çalışmalarımıza devam ediyoruz” denildi.

İskenderun’da uyuşturucu madde satan 8 kişi yakalandı

0

Hatay’ın İskenderun ilçesinde uyuşturucu madde satan 8 kişi yakalandı.

Hatay Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İskenderun NSM Grup Amirliği ve Yunus Timleri ekiplerince koordineli bir şekilde uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti ve satışına yönelik yapılan çalışmalarda 8 şahıs yakalanmış, şahısların araçlarında ve üst aramalarında; 185 gram Esrar, 1 adet Hassas Terazi ele geçirilirken, şahıslara adli işlem yapıldığı belirtildi.

 Defne  Ballıöz orman yangınıyla ilgili 3 kişi gözaltına alındı.Adli kontrol şartı ile serbest kaldılar

0

 Defne ilçesi Ballıöz mevkinde  önceki gün çıkan orman yangınıyla ilgili 3 kişi gözaltına alındı.

İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri  orman yangınıyla ilgili soruşturma başlattı.

Ekiplerin çalışması sonucunda 3 şüpheli gözaltına alındı.

Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılar, çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

İSDEMİR’den bölge okullarına dezenfektan desteği

0

 

 

Türkiye’nin aynı anda uzun ile yassı çelik üretebilen tek ve en büyük entegre tesisi İsdemir, İskenderun’a karşı sorumluluklarını yerine getirmeye devam ediyor.

İsdemir yüz yüze eğitime başlayan öğrencilerin ve öğretmenlerin sağlığını korumak, eğitimin hijyenik koşullarda sürdürülmesini sağlamak amacıyla 9 bin 350 adet dezenfektanı bölge okullarına dağıtılmak üzere İskenderun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne teslim etti.

 

İsdemir, dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan Covid-19 salgınının ilk gününden bu yana önlemlerini en üst seviyede uygulamaya devam ediyor. Pandemi sürecinin en büyük ihtiyaçlarından biri olan dezenfektan konusunda İskenderun’daki okullara destek olan İsdemir, böylece yüz yüze eğitime başlayan öğrencilerin ve öğretmenlerin hijyen ihtiyaçlarını giderecek.

 

Bu doğrultuda toplamda 9 bin 350 adet dezenfektan İsdemir Genel Müdürü Mesut Keyfli tarafından, bölgedeki 125 okula dağıtılması için 7 Eylül 2021 Salı günü İskenderun Kaymakamı İskender Yönden’in de katılımıyla Hatay-İskenderun Demirçelik İlkokulu’nda gerçekleşen törende İlçe Milli Eğitim Müdürü Kemal Köseoğlu’na teslim edildi. Yönden, İsdemir’in eğitimle ilgili ihtiyaç duyulan her alanda desteğini esirgemediğini belirterek, sunduğu katkılar için İsdemir yönetimine teşekkür etti.

 

İsdemir ‘Hatay Çocuk Trafik Eğitim Parkı Projesi’ ile de çocukların gelişimine destek oluyor

OYAK’ın Maden Metalürji şirketlerinden İsdemir sosyal sorumluluk anlayışı çerçevesinde, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü ile birlikte hayata geçirdiği ‘Hatay Çocuk Trafik Eğitim Parkı Projesi’ni de desteklemeyi sürdürüyor. İsdemir’in katkılarıyla Antakya´nın Günyazı mahallesinde inşa edilen Çocuk Trafik Eğitim Parkı’nın çocukların eğitimine açılması için çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor.

 

 

 

 

 

Başkan Güven:” Buradan-alacağımız sonuçlar bize ışık tutacaktır

0

 

Arsuz Belediye Başkanı Dr. Asaf Güven ‘Yerel Yönetimler Reformu Projesi’ kapsamında Anemon Otel’de düzenlenen toplantıya katıldı.

 

‘Yerel Yönetimler Reformu Projesi’ kapsamında Anemon Otel’de düzenlenen “14 Yeni Büyükşehir Belediyesi İçin Katılımcı Yerel Yönetişim Modelinin Geliştirilmesi ve Hayata Geçirilmesi” toplantısına katılan Arsuz Belediye Başkanı Dr. Asaf Güven, “ Yerel yönetişimde katılımcılıkla ilgili daha öncesinde başlatılan ve ön bilgisi verilen bilgilerin devamı şeklinde bir toplantıdayız.  Ben Arsuz Belediye Başkanı olarak, ilk günden beri konuşmalarımda iki şeyi vurguladım. Birincisi belediye yönetiminde katılımın olmasını önemsedim, ikincisi de sahiplenmeyi önemsedim. Sahiplenme ve katılım olduğu zaman, yönetimin daha iyi olacağı, hizmetlerin çok daha yerinde ve kısa sürede yapılacağına inandığım için bunu söylüyorum.  Burada da Avrupa birliği ve proje destekçileri ile birlikte Arsuz’da, Büyükşehir Belediyesi ve kent konseyinin katıldığı bir çalışmanın olması bizleri sevindiriyor. Buradan alacağımız sonuçlar bize ışık tutacaktır.

Arsuz yeni bir ilçedir. Ben de sabahtan beri sokakları, yolları geziyorum. Şu anda hala 600-700 toz, toprak içinde yollarımız, sokaklarımız var. Gelirken bile dışarda oturamadığını belirten kişiler vardı. Bizim klasik belediyecilik dediğimiz, birçok sorunu çözmek zorundayız. Diğer bir yandan ise çağdaş belediyeciliği beraber götürmek zorundayız. Yeni ilçe olmuş,  birçok belde belediyesi ve köylerin birleşmesi ile oluşan bir ilçe olduğumuz için biraz zorlanıyoruz ama Arsuz halkı ve Sivil Toplum Kuruluşlarının desteği ile daha çabuk daha hızlı aşılacağına inanıyorum,” dedi.

Reyhanlı’da İntihar Girişimi

0

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde, ilçe belediye binasının çatısına çıkan bir kadın intihar girişiminde bulundu.
Polislerin ve vatandaşların ikna çabalarına olumsuz cevap veren kadın, Hatay Valisinin gelmesini istediğini haykırdı.
İtfaiye ekipleri de olası bir atlama durumuna karşılık olarak alanda güvenlik önlemi aldı. İkna sonucu kadın intihar etmekten vazgeçti.

Prof. Dr. Doğramacı, Hatay Eğitim Araştırma Hastanesi’ndeki Görevine Başladı

0

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yunus Doğramacı, atandığı yeni görevine önceki gün başladı. Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Hambolat, yeni başhekime görevinde başarı diledi.
İl Müdürü Hambolat’ın mesajı şöyle:
“Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği’ne atanan Prof. Dr. Yunus Doğramacı’ya, devralınan bayrağı daha ileriye taşıyacağı inancıyla başarı diler, hayırlı olmasını temenni ederim. Dr. Mahmut Bayrakçıoğlu’na yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür ederim.”

Petrol Sızıntısından Kaynaklanan Partikülleri Temizleme Çalışmaları Sürüyor

0

Suriye‘deki enerji santralinden yayılan, Akdeniz kıyısındaki ülkeleri tehdit eden ve Hatay‘ın Samandağ sahiline ulaşan petrol sızıntısından kaynaklanan partikülleri temizleme çalışmalarına devam ediliyor.

3 Eylül’de başlayan temizlik çalışmalarına deniz araçları ve Hatay Büyükşehir Belediyesi personeli ile destek verildi. Suriye’deki enerji santralinden yayılan, Akdeniz kıyısındaki ülkeleri tehdit eden ve Hatay’ın Samandağ sahiline ulaşan petrol sızıntısından kaynaklanan partikülleri temizleme çalışmaları, 5 gündür sürüyor. Hem açık denizde hem de sahilde devam eden temizlik çalışmalarında tonlarca atık, sahilden ve denizden arındırıldı. Açık denizde 6 deniz aracı ile çalışmalara devam edilirken, Hatay Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’nca oluşturulan ekipler de 14 kilometrelik Samandağ sahiline vuran partikülleri temizledi. Denizcilik Genel Müdürlüğü‘nden yapılan açıklamada ise “Samandağ sahilinde görülen Suriye kaynaklı kirliliğe, 6 deniz aracıyla gerçekleştirdiğimiz acil müdahale operasyonları sürüyor. Deniz yüzeyinde nadir görülen küçük parçacıkların karaya vurmasını engellemek için çalışmalarımıza devam ediyoruz” denildi.

Payas İlçesinde Otomobil Motosiklet Kazası

0

Payas İlçesi Atatürk Caddesi üzerinde otomobil ile motosikletin karıştığı trafik kazasında motosiklet sürücüsü yaralandı kaza yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından yaralı sürücü Dörtyol Devlet Hastanesine kaldırıldı

İl Sağlık Müdürü Hatırlattı

0


MASKE, MESAFE KURALI DAHA ÖNEMLİ OLDU
Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Hambolat, okulların açılmasıyla birlikte ülke genelinde bir hareketlilik yaşanmaya başladığının altını çizerek, bu süreçte maske ve mesafe kuralının daha da önem kazanacağının altını çizdi.
Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Hambolat’ın paylaşımı şöyle:
“Türkiye genelinde vaka sayımız 20.962. Kovid-19 sebebiyle yeni can kaybımız, 271. Okullar açıldı. Büyük şehirlere dönüş başladı. Sosyal hareketlilikle beraber risk de artacak. Maske ve mesafe kuralı daha da önemli. Nihai çözüm ise aşı! Aşılarımızı tamamladığımız zaman, Kovid-19’a karşı özgürlüğümüze kavuşacağız.”

HESOB Fotoğraf Yarışması Sonuçlandı

0

Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından Hataylı meslek ustalarının ulusal ve uluslararası tanıtımı amacıyla Türkiye’nin dört bir yanından profesyonel fotoğrafçıların katıldığı “Hatay’da Esnaf ve Sanatkâr Olmak” konulu ulusal fotoğraf yarışması sonuçlandı. Dereceye giren eserlerin 13-14 Eylül tarihinde HESOB’ta sergileneceği açıklandı.

TEKSÖZ: TÜM FOTOĞRAF SANATÇILARINA TEŞEKKÜR EDERİM

Yarışmayla ilgili açıklama yapan TESK Yönetim Kurulu Üyesi HESOB Başkanı Abdulkadir Teköz, “13-19 Eylül 2021 tarihleri arasında kutlanacak olan 34. Ahilik Haftası kapsamında Hatay ilinin kültür ve geleneklerinin tanıtılmasına katkı sağlamak ve esnaflık geleneğini resimlemek amacıyla Hatay Ticaret İl Müdürlüğü, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlik Başkanlığı (HESOB) ve Hatay Fotoğraf Sanatçıları Derneği işbirliği ile düzenlenen “Hatay’da Esnaf ve Sanatkâr Olmak” konulu ulusal fotoğraf yarışması sonuçlanmıştır.

Türkiye’nin dört bir köşesinden fotoğrafçılık sanatına ilgi duyanların ilimizi ziyaret ederek bu yarışmaya katılım sağladıkları için teşekkür ederiz. Derece ve sergilemeye giren fotoğraflar 13-14 Eylül tarihinde HESOB’ta sergilenecektir” dedi. Teksöz sergiye tüm vatandaşların davetli olduğunu belirtti.

Defneli 2 Kız Satranççı Milli Takım Havuzunda

0

Türkiye Yıldızlar Satranç Şampiyonası 14 yaş kızlar kategorisi 8.si Nadya Bereketoğlu ve 13 yaş kızlar kategorisi 4.sü Rengin Bereketoğlu, derece elde ederek Milli Takım havuzuna girmeye hak kazandı.
İlimiz Defne ilçesinden yıldızlar kategorisindeki iki kızın Satranç Milli Takımına aday gösterilmeleri, satranç sporunun ilimizdeki konumunu göstermesi açısından çok olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi.

Araştırmacı / Yazar Mehmet Çardak Yazdı: Hödükçe Davranışlar

0

Sevgili Okurlarım! İyi kavramı, çoğunlukla olası eylemler arasında tercih edilmesi gereken davranışı ifade eder. İyilik, genellikle kötülüğün tersi olarak kabul edilir ve ahlak, etik din ve felsefe konuları tarafından incelenir ve ayrı şekillerde tanımlanır.

Kötü ise, genellikle iyiliğin zıttı olarak betimlenir. Kötülük dini metinlerde doğaüstü bir güç olarak tarif edilmiştir. Her şeyin birbiri sayesinde var olduğunu akıl edememiş kişiye ‘kötü’ denir. Canlılar içinde insanın da kötü olduğu söylenebilir.

Aslında her şeyi iyi ve kötü olarak ifade edebilirsiniz. İyi bir şekilde ifade ederseniz medeni, kötü olarak ifade ederseniz en azından hödük olursunuz. Ve toplum sürekli olarak hödükleşiyor! İnsanlar görgüsüzce ve kaba davranıyorlar, hödüklük ediyorlar.

Son zamanlarda iktidar tarafı sürekli hakaret ediyor;  muhaliflerine ‘terörist’, ‘vatan haini’, ‘çapulcu’, ‘ne kaçıyorsun lan’, ‘İsrail dölü’ vs. diyor. Bunları dinleyen halk da hödükleşiyor.

CHP Genel Başkanı’na bir kadının muhtemelen bir erkek tarafından ezberletilmiş hödüklüğü de, Atatürk resmini ters asan belediyenin hödüklüğü de böyle bir şey işte…

Çünkü iktidar tarafı eriyor. Oyları, onları iktidara taşımaya yetmiyor.

Bu yüzden iktidar, bir yandan seçim sistemi ile oynama yolları ararken, bir yandan da rakiplerini aşağılama, küçük düşürme taktiği uyguluyor. Böylece düne kadar sarıldığı mağduriyet rolünü karşı tarafa vermiş oluyor.

İktidardakilerin rakibine hakareti, aslında bir çaresizliktir,  çırpınıştır. İktidar, kaybeden taraf olarak sorumluluğu kendinde aramıyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Türkiye yönetilemiyor; işler iyi gitmiyor.

Çünkü Cumhuriyet İttifakı’nın oy kaybetmesi muhalefetin başarısından değildir. Tersine, iktidarın kendi iş bilmezliğinden ve sorumsuzluğundandır.

Biz, yıllar öncesinden teşhisimizi koymuştuk; zerre kadar yanılmadık! AKP iktidarları döneminde Türkiye emperyalist küresel güçlere teslim edildi.

Yeni Dünya Düzeni millete danışılmadan, sorulmadan kabul edildi.

Vatan toprakları dış güçlere satıldı.

Milletin parası oy uğruna peşkeş çekildi.

Ülkenin tüm ekonomik değerleri çarçur edildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın rezervleri yok edildi.

Dünya lideri görünebilmek için para saçmada emperyalist ülkelerle yarışa kalkışıldı. Yurtdışında terörist lejyon orduları maaşa bağlandı.

Şimdi de halktaki mutsuzluk oylarını eritiyor. Tüm bu hödükçe davranışlarda muhalefetin hiçbir suçu yok!

Çünkü muhalefet, iktidarın her istediğinde kuzu kuzu arkasından gitti; dayak yedi, küfür işitti, gene de iktidar ne zaman zora düşse kurtardı.

Muhalefet iktidarın ayakta kalması için daha ne yapsın?

Başkan Savaş, Kırsal Kalkınmayı Çok Önemsiyor

0

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, tarımsal üretime değer katmak ve bu ürünleri dünya pazarına sunmak üzere kurulan Hatay Girişim ve Gıda Sanayi (HGGS) A.Ş’yi ziyaret etti.

HBB Başkanı Lütfü Savaş, Hatay’ın kalkınmasında büyük rol oynayacak şekilde hayata geçirilmiş bir projenin ürünü olan Hatay Girişim ve Gıda Sanayi A.Ş’yi ziyaret ederek çalışmaların aşamaları ve geleceği ile ilgili bilgiler aldı.

Başkan Savaş, şirketin Hataylı iş insanları ile iş birliği içerisinde şehrin umut vadeden geleceğini el ele inşa etmek üzere önemli adımlar atacağına inandığını belirtti.

Şirketin çalışanları ve yöneticileriyle görüşen Savaş, teknolojik gelişmeleri yakından takip etmenin ve Hatay’ın has tarım ile gıda ürünlerini ülke ve dünya pazarına sunmaya hazır, rekabetçi bir yapı kurmanın önemine değindi.

HGGS, Hatay ve yöresinin zengin ve bereketli topraklarında üretilen tarım ürünlerinin, bir teknoloji şirketi olmanın avantajı ile Türk Gıda Kodeksi ve ilgili tüm yönetmeliklere uygun olacak ve devamlılık arz edecek şekilde pazarlanmasına vesile oluyor.

Şirket aynı zamanda, Hatay’ın değerleri olan çiftçileri, girişimcileri, kooperatifleri, firmaları bütünleştiren, ortak paydada buluşturan çağdaş ve rekabetçi bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. Kuruluş, tüm bunların yanı sıra, Hatay’ın yerel, ulusal ve uluslararası pazarda hak ettiği yeri almasına ve bölgeye uygun yatırımların yapılmasına hizmet edebilmek için büyük çaba harcıyor.

İskenderun Spor, Hacette Spor Maçına Kilitlendi

0

Turuncu Mavililerin Teknik Direktörü Ümit Karan antrenman öncesi futbolcularla yaptığı görüşmede Hacettepe Spor maçının önemine değindi.

TFF 3. Lig 2. Grubunda mücadele eden Akdeniz temsilcisi İskenderun Spor, yeni sezonun ligin ikinci haftasında kendi seyircisi önünde konuk edeceği Hacettepe Spor maçı hazırlıklarını Teknik Direktör Ümit Karan nezaretinde sürdürüyor.
Payas ilçe stadında yapılan antrenman öncesi İskenderun Spor Teknik Direktörü Ümit Karan, futbolcularla yaptığı görüşmede, hafta sonu oynanacak olan Hacettepe Spor maçının önemine değinerek uyarılarda bulundu.

İskenderun Spor’un futbolcularıyla da tek tek ilgilenen Teknik Direktör Ümit Karan, antrenmanın bir bölünümü yüksek bir yerden izleyerek bazı notlar alması dikkatlerden kaçmadı.

EĞİTİM-SEN: Milli Eğitim Bakanlığı Yüz Yüze Eğitim için tüm tedbirleri almak zorundadır

0

 

Eğitim-Sen Hatay Şube Başkanı Özgür Tıraş, Milli Eğitim Bakanlığının yüz yüze eğitim için tüm tedbirleri almak zorunda olduğunu söyledi.

 

Yaptığı Basın açıklamasında, Eğitim öğretim yılının Kovid-19 salgınının gölgesinde açılırken, okulların salgın koşullarına karşı hazır olduğunu söylemek mümkün olmadığına dikkat eken Şube Başkanı Özgür Tıraş şu ifadelere yer verdi:

“Yeni eğitim öğretim yılı, salgınla ilgili kaygılar, aşı ve test tartışmaları, LGS sonrası istediği okul türüne yerleşemeyenler, kalabalık sınıflar, öğretmen açıkları, özel-devlet arasındaki uygulama farkları vb. bir dolu sorunun gölgesinde 6 Eylül’de başladı.

Eğitim öğretim yılı Kovid-19 salgınının gölgesinde açılırken, okulların salgın koşullarına karşı hazır olduğunu söylemek mümkün değildir. Kovid-19’un pandemi olarak ilan edildiği Mart 2020’den bugüne, dünyanın pek çok ülkesinde sağlık ile birlikte eğitim sorunları öncelikli olarak değerlendirilip öğrencilerin salgın sürecinden en az etkilenmesi için gerekli tedbirler alınmış, çok sayıda ülke okulları açık tutabilmek için büyük çaba sarf etmiştir. Türkiye ise iş günü itibariyle bakıldığında, salgın süresince okulları en uzun süre kapatan ülkeler arasında yer almıştır.

2021/’22 eğitim öğretim yılı öncesinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) okulları tam zamanlı yüz yüze açma kararı alması, okulların öneminin geç de olsa anlaşılmış olduğunu göstermektedir. Bu kararın alınmasında başta Türk Tabipleri Birliği (TTB) olmak üzere, sendikamızın, eğitim ve bilim emekçilerinin, velilerin, veli derneklerinin ve elbette milyonlarca öğrencimizin beklentilerinin ve çağrılarının etkisi olduğu açıktır. Bu kararın öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin sağlık ve güvenliğini riske atmadan uygulanabilmesi için ciddi ve kapsayıcı tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ‘Okullarda gerekli önlemleri aldık’ açıklamasını yapsa da Türkiye çapında okulların önemli bir bölümünün salgın koşullarına uygun hale getirilmediği, gerekli altyapı hazırlıklarının yapılmadığı bilinmektedir. Derslik sayıları yetersiz olduğu için sınıf mevcutları artmakta, ek derslik ihtiyacı karşılanmadığı için derslik sorunu devam etmektedir. MEB ise okulların yüz yüze eğitime hazır olmasından “maske, mesafe ve hijyen” kurallarına uymayı anlamaktadır. Nitekim Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer yaptığı açıklamadaki“Servislerdeki ve okullardaki hijyen tedbirleri, maske kullanımı, havalandırma gibi tüm ayrıntıları Sağlık Bakanlığı ile birlikte çalışarak alınması gereken önlemleri tüm valiliklere, tüm illerimize, tüm ilçelerimize bildirdik.” ifadesiyle bütün sorumluluğu mülki amirlere ve eğitim yöneticilerine bırakmıştır.

Okullara gerekli ödeneğin gönderilmemesi nedeniyle eğitimin bütün yükü öğrenci velilerinin üzerine yıkılmaya başlanmış, kayıt parası başta olmak üzere, velilerden sıvı sabundan, deterjana kadar çeşitli adlar altında para toplanmaya başlanmıştır.

Geçmiş yıllarda olduğu gibi, okullarda temizliği sağlayacak personel eksikliği sorunu devam etmektedir. Uzun süredir İŞKUR personeli üzerinden sağlanan personel ihtiyacı sorununun çözülmesi için ayrılması gereken ödenekler ayrılmadığı gibi;okullarımızda sağlıklı bir ortamın düzenli bir şekilde oluşturulması için yardımcı personellerin görevlendirmeleri de hala yapılmamıştır. Yıllardır kadrolu yardımcı personel alımı yapılmamakta ve ihtiyaçlar İŞKUR üzerinden geçici görevlendirmelerle geçiştirilmektedir. Gerekli personel görevlendirmelerinin okullar açıldıktan çok sonra yapılması önemli bir sorun olmayı sürdürmektedir.

Sendikamız, salgın sürecinin başından itibaren bilim insanlarının ve Türk Tabipleri Birliği’nin salgın yönetimine ve alınması gereken tedbirlere ilişkin raporlarını, çözüm önerilerini ve uyarılarını kendisine referans almıştır. Ancak siyasi iktidarın ve özellikle de Sağlık Bakanlığı’nın bilimsel verilere dayanmayan, birbiriyle çelişen açıklamaları ve uygulamaları ile salgın yönetiminin şeffaf yürütülmemesi gibi sorunlar çok sayıda eğitim emekçisinin aşı ve yan etkilerine dair çeşitli kaygılar taşımasına neden olmuştur.

Sağlıklı ve güvenli bir şekilde tam zamanlı yüz yüze eğitim için tüm eğitim bileşenlerinin aşı olması, her şeyden önce toplumsal bir sorumluluktur. Bu konuda tepeden inme kararlar yerine kaygıları giderecek, bilimi rehber edinen ve konunun özneleriyle birlikte politika oluşturulması gerekmektedir. Özellikle aşı olmaktan kaçınan eğitim emekçilerinin haftada iki gün virüsün yoğun olarak yer aldığı hastanelere gitmek zorunda bırakılmamaları, salgın sürecinden ders çıkarılarak iş yeri hekimliği uygulamasına gidilmesi, bu sağlanana kadar bölge bölge oluşturulacak gezici sağlık ekipleriyle testlerin iş yerlerimizde yapılması önemlidir.

OKULLARIN YÜZ YÜZE EĞİTİME NE KADAR HAZIR OLDUĞUNA İLİŞKİN TESPİTLERİMİZ

Eğitim Sen olarak okulların yüz yüze eğitime hazır hale getirilmesi için atılması gereken somut adımları her fırsatta MEB ve kamuoyu ile paylaşmayı sürdürüyoruz. Bu noktada okulların yüz yüze eğitime ne kadar hazır olduğuna ilişkin tespitlerimiz şu şekildedir:

MEB bugüne kadar seyreltilmiş sınıf uygulamasına ilişkin olarak nasıl bir hazırlık içinde olduğunu, kaç yeni derslik yaptığını açıklamamıştır.Eğitim bileşenleri yaz aylarında okullarda böyle bir çalışma olmadığını gözlemlemiştir. Bu eksikliklerin hızla giderilmesi gerekmektedir.

Okullarımızın büyük bir çoğunluğunu oluşturan kalabalık okullarda, öğrenci ve öğretmen tuvaletlerinde gerekli genişletmenin ve lavabo sayılarının arttırılıp arttırılmadığının bilgisi mevcut değildir. Öğretmen odalarının en azından ikiye çıkarılması yönünde bir hazırlık da yoktur. MEB okullara kaynak göndermeli ve ivedilikle bu düzenlemeler yapılmalıdır.

Maske, sabun ve diğer hijyen malzemeleri konusunda okullarımızda ne düzeyde bir hazırlık yapıldığı, bu malzemelerin temininin birçok konuda olduğu gibi yine velilerimizin sırtına mı yükleneceği konusu muğlak durumdadır

Okullarımızda sağlıklı bir ortamın düzenli bir şekilde oluşturulması için yardımcı personel olarak çalışan arkadaşlarımızın görevlendirmeleri hala yapılmamıştır. Birçok okulumuzda velilerimiz ekonomik yük altına girmek zorunda kalmaktadır.

Seyreltilmiş sınıf uygulaması tam anlamıyla hayata geçirildiğinde, öğretmen ihtiyacı ciddi düzeyde artacaktır. Zaman zaman temaslı veya hasta olabilecek öğretmenlerimizi de düşündüğümüzde öğretmen ihtiyacının giderilmesi için, bir an önce ve en az 100 bin öğretmen atamasının yapılması önemlidir. MEB’i ek öğretmen atamaları konusunda bir an önce açıklama yapmaya çağırıyoruz.

Taşımalı eğitim sistemine son verilerek köy okullarının açılması gerekmektedir.

Salgın sürecinden olumsuz etkilenen öğrenci ve eğitim çalışanlarının psikososyal açıdan desteklenmesine yönelik çalışmalar yapılmalı, MEB bu süreci başta TTB olmak üzere, eğitim örgütleri, sendikalar ve veliler ile sürekli iletişim halinde yürütmelidir.

Salgına karşı alınan önlemlerin ve ayrılan kaynağın şeffaf bir şekilde MEB tarafından açıklanması gerekmektedir. Okul terkleri, öğrenme kayıpları, dezavantajlı grupların kayıplarının telafisi için müfredat dâhil olmak üzere salgının eğitime etkileri tüm boyutlarıyla değerlendirilmeli ve bu kayıpların giderilmesi için MEB’in acilen gerekli adımları atması gerekmektedir.

Pandemi koşullarında 40 dakikalık ders sürelerinin azaltılması için eğitim emekçilerinin de görüşleri alınarak gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

Okul öncesi öğretmenleri günde 6 ders ve 300 dakika blok ders yapmakta ve bu öğretmenlerin teneffüs hakkı bulunmamaktadır. 50 dakika olan ders sürelerinin azaltılması ve okul öncesi eğitim emekçilerinin de görüşleri alınarak teneffüs haklarının düzenlenmesi, pandemi koşulları dikkate alındığında aciliyet kazanmaktadır. MEB’i bu konuda bir an önce somut adımlar atmaya çağırıyoruz.

İmam hatip okullarının çoğunda kontenjanlar boştur. Öğrenci sayısı az olan imam hatip okulları kalabalık sınıf mevcutlarının seyreltilmesi için yeniden düzenlenmeli, ihtiyaç fazlası imam hatipler akademik okullara dönüştürülmelidir.

Okullarımızı amasız fakatsız açabilmek ve açık tutabilmek ivedi bir ihtiyaçtır. Okullarımızın kapalı kalmasının yarattığı toplumsal zararlar düşünüldüğünde, bu konuda bütün sorumluluk MEB’in ve iktidarın omuzlarındadır. Tüm eğitim bileşenlerini, tam zamanlı yüz yüze eğitimin devam edebilmesi için gerekli duyarlılığı sağlamaya ve tedbirlerin tamamlanması için hak aramaya çağırıyoruz.”