Salı, Mayıs 5, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 2005

İskenderun’da katil zanlısı olarak aranan 2 şüpheli, Siirt’te yakalandı.

0

İskenderun 2. Sulh Ceza Hakimliğince “kasten öldürme” suçundan katil zanlısı olarak aranan 2 şüpheli, Siirtte düzenlenen operasyonda yakalandı.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri,”kasten öldürme” suçundan arandığı tespit edilen Ö.B. ve Y.B’nin yakalanması için çalışma başlattı.

 Sağırsu köyünde 2 şüpheli, ekiplerin bulundukları araca düzenlediği operasyonla yakalandı.

Araçta yapılan aramada, ruhsatsız tabanca, 2 şarjör ve 73 fişek ele geçirildi.

Depolarda İyileştirme Çalışmaları Sürüyor

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (HATSU), içme ve kullanma suyu dağıtımının önemli noktaları olan su depoları ile terfi merkezlerinde bakım ve onarım çalışmalarını sürdürüyor.

 

İçme suyu iletilen tesislerdeki işleyişin aksamaması adına elektrik sağlayan elektrik sistemlerde bakım çalışmalarının rutin olarak yapıldığını aktaran HATSU, içme suyu tesislerindeki elektrik panoları, jeneratörlerin, pompaların ve haberleşme sistemlerinin de bakımdan geçtiğini vurguladı.

 

Yaşam için büyük önemi olan suyun sağlıklı şekilde iletilmesi adına gece gündüz demeden mobil ekiplerin sahada olduğuna dikkat çeken HATSU, su kaybının önüne geçmek adına da içme suyu şebekelerinde iyileştirme çalışmalarının il genelinde sürdüğünün altını çizdi.

CHP Hatay İl Başkanı Parlar:”Hatay’da grup başkan vekilimiz Özgür Özel’in de katıldığı 3 günlük program verimli geçti.”

0

CHP Hatay İl Başkanı Dr. Hasan Ramiz Parlar, Hatay’da düzenledikleri 3 günlük programı değerlendirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay İl Başkanı Dr. Hasan Ramiz Parlar, Hatay ve ilçelerini kapsayan 3 günlük programın gerek teşkilatlar gerekse vatandaşlar nezdinde son derece verimli geçtiğini söyledi.


CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP PM Üyesi Ali Mahir Başarır, Adana Milletvekili Burhanettin Bulut ve Hatay Milletvekilleri Mehmet Güzelmansur, Suzan Şahin, Serkan Topal ve İsmet Tokdemir’in katıldığı programlarda Erzin, Dörtyol, Payas, Antakya ve Kumlu’da esnaf, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlarla bir araya gelerek talep, beklenti ve sorunları dinlediklerini dile getiren CHP Hatay İl Başkanı Dr. Hasan Ramiz Parlar, “İlimizde son derece verimli bir çalışmayı tamamladık. Programlarımıza katılarak halkımızın, esnaflarımızın, STK’larımızın sorun ve sıkıntılarını dinleyen not alan ve TBMM’ye taşıyacaklarını ifade eden CHP Grup Başkanvekilimiz Özgür Özel ile birlikte programlarımıza Parti Meclisi Üyemiz Ali Mahir Başarır, Adana Milletvekilimiz  Burhanettin Bulut ve Hatay Milletvekillerimiz Mehmet Güzelmansur, Suzan Şahin, Serkan Topal ve İsmet Tokdemir’e teşekkür ediyorum” dedi.
Teşkilatlar olarak birliktelik ve beraberliğin güzel sonuçlarını yansıttıklarını ifade eden Başkan Dr. Parlar, “Hatay ve ilçelerimizin sorunlarını biliyor ve çözüm üretmeye çalışıyoruz. Bu kapsamda 3 gün süren programda çok başarılı birer çalışma örneği gösteren İlçe başkanlarımı, yöneticilerimizi, kadın ve gençlik kolları başkan ve yöneticilerimizi, partimizin gerçek sahibi üye ve gönüllülerimizi yürekten kutluyorum. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Antakya Habib-i Neccar Dağında yangın

0

 

Antakya Habib-i Neccar Dağı‘nda yangın cıktığı bildirildi.

HBB sosyal medyadan konu ile ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Antakya çıkan yangına itfaiye ekiplerimiz hızla müdahale ediyor. Aşırı rüzgar nedeniyle yangının yayılmamasını diliyoruz.”

Okul Çağı Çocuklar İçin En Önemli Besinler

0

OKUL ÇAĞI ÇOCUKLAR İÇİN EN ÖNEMLİ BESİNLER

İskenderun Palmiye Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ecem Boran Kın, vitamin bakımından oldukça zengin olan besinlerin çocukların gelişimi açısından büyük öneme sahip olduğunu dile getirdi.

“Çocuğunuza mutlaka kahvaltı yaptırın”

Doğru ve kaliteli beslenen çocukların zihin performanslarının daha iyi olduğunu ifade eden Ecem Boran Kın, “Büyüme ve gelişmenin hız kazandığı, öğrenme ve kavrama yeteneklerinin yüksek olduğu okul çağı çocuklarında beslenme ayrı bir önem kazanmaktadır. Okul çağı döneminde çocuklar zihinsel ve bedensel gelişimlerini sürdürürler. Okul çağı çocuklarında günün en önemli öğünü kahvaltıdır.  Güne başlarken vücuda bir temeldir aslında. Temeli ne kadar sağlam kurarsanız çocuğun gün içinde verimi o kadar artacaktır. Bir çocuk kahvaltı etmediğinde kendini güçsüz, yorgun ve halsiz hisseder. Dikkat, çalışma ve öğrenme yeteneği azalır. Bu dönem çocuklarda beslenme yetersizliği ve dengesizliği; büyüme ve gelişmede gerileme, vitamin-mineral yetersizlikleri yanında, dikkat ve konsantrasyonda azalma, öğrenme güçlüğü gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Süt ve süt ürünleri protein, kalsiyum, fosfor,B1, B2 vitamini ve süt yağında bulunan A,D,E,K vitaminlerinden oldukça zengindir. Bu gruptaki besinler özellikle kalsiyum açısından zengin olması nedeniyle çocukların kemik gelişiminde ve diş sağlığında büyük öneme sahiptir. Okul çağı çocuklarında istenilen gelişimi sağlamak amacıyla bu gruptan günde 2-4 porsiyon tüketmeleri gerekmektedir. Et Grubu besinler içerdiği protein, yağ, vitamin ve mineraller sayesinde çocukların beslenmesinde önemli yer tutmaktadır. Balık mental gelişimleri açısından olumlu etkileri bulunan omega-3 ten zengindir. Mutlaka haftada 2 gün tüketilmelidir. Yumurtada bulunan proteinlerin %100 ‘ü vücut proteinine dönüşür bu özelliği sayesinde örnek proteindir. Bu nedenle çocukların beslenmesinde her gün 1 tane tüketimi önerilmektedir” açıklamasında bulundu.

Çocuklar günde kaç porsiyon meyve tüketmeli?

Çocukların çeşitli renk ve türlerde günde; 2-3 porsiyon meyve, çiğ sebze-salata, domates-salatalık söğüş veya sebze yemeği tüketmesinin önemini vurgulayan Ecem Boran Kın, “Meyve-Sebze grubu besinler vitamin ve minerallerden özellikle folik asit, E,C,B2 vitamini, magnezyum, kalsiyum ve antioksidanlardan oldukça zengindir. Bu içeriklerinden dolayı hastalıklara karşı koruyucu, büyüme ve gelişmeye yardımcıdır. Ekmek ve Tahıl grubu B vitamini, demir, posa ve minerallerden zengindir. Bu grup ayrıca iyi bir karbonhidrat kaynağıdır ve çocukların aktiviteleri için gerekli enerjiyi sağlarlar. Sabah kahvaltıda tam buğday ekmeği veya krep, tahıllı gevrekler, öğlen veya akşam yemeğinin yanında pilav, makarna, çorba gibi besinleri tüketmek, ihtiyaçlarının karşılanması için yeterlidir. Çocukların beslenmesinde şeker bal, pekmez, meyve gibi besinlerden doğal olarak alınmalıdır. Çikolata, bisküvi, gofret, hazır meyve suları ve kolalı içeceklerin tüketiminden olabildiğince uzak kalınmalıdır. Sağlıklı yağlar olan zeytinyağı, tereyağı ve badem-fındık-ceviz gibi kuruyemişlere çocukların beslenmesinde yer verilmelidir” dedi.

“Sağlıklı beslenme çantaları hazırlayalım”

Beslenme ve Diyet Uzmanı Ecem Boran Kın, “Beslenme çantası menüleri planlarken aynı besinleri sık sık ve üst üste kullanmayın. Farklı besin kullanımı ile çocuğunuzun beslenme çantası içeriğinden sıkılmasını önlemiş ve aynı zamanda beslenmesinde çeşitlilik sağlanmasına katkıda bulunmuş olursunuz. Sağlıklı beslenme çantası için örneğin; taze veya kuru meyveler ile badem, fındık, ceviz gibi kuruyemişler, sebzeli/peynirli ev yapımı poğaçalar, süt/kefir/ayran/yoğurt, çok tahıllı un ve kurutulmuş meyve/yağlı tohumlarla hazırlanmış ev yapımı kurabiyeler ve süt, peynirli tost ve domates/salatalık, sebzeli börek ve ayran,  renkli sandviç ve süt olabilir” şeklinde konuştu.

Vekil Kaşıkcı:“ALÇI TOPRAKTA KALSIN, SUYUMUZA DOKUNULMASIN”

0
Dörtyol Doğa ve Çevre Koruma Platformu Kuzuculu Mahallesi Bülke mevkisine yapılmak istenen alçı grafit ocağı ile ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı ile bir araya geldi.
Milliyetçi Hareket Partisi Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı ile bir araya gelen Dörtyol Doğa ve Çevre Koruma Platformu bileşenleri yapılmak istenen açık patlatmalı alçı grafit ocağına neden karşı oldukları hakkında bilgiler verdi.
Dörtyol Doğa ve Çevre Koruma Platformu sözcüsü Dr. Bahadır Amaç yaptığı konuşmada; “Milliyetçi Hareket Partisi Hatay Milletvekili Sayın Lütfi Kaşıkçı’ya yoğun programına rağmen bizlere zaman ayırıp davetimize iştirak ettiği için öncelikle teşekkür ediyorum. Milliyetçi Hareket Partisi Dörtyol İlçe Başkanımız Sayın İlyas Berik, MHP Dörtyol Kadın Kolları Başkanı Sayın Ulviye Özer Öner ve Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Dörtyol Şube Başkanı Sayın Oğuzhan Özdemir bu mücadelemizin başından beri bizlerle birlikte hareket ediyor. O nedenle onları bu mücadelede ev sahibi kabul ediyoruz. Bilindiği üzere Bülke mevkiinde çok geniş bir alanı kaplayan açık maden ocağı işletmeciliği yapılmak isteniyor. Bizler Dörtyol Doğa ve Çevre Koruma Platformu birleşenleri olarak bu madenin doğal, tarihsel ve kültürel varlıklarımıza zarar vereceği düşüncesiyle yapılmasına karşıyız. Bölgemizde önemli akarsu kaynakları ve endemik türler bulunmakta. Yapılacak olan alçı ve grafit ocağının bu varlıklarımızı yok etmesine bizler müsaade etmeyeceğiz. Bu konuda siz değerli siyaset insanlarının desteklerini bekliyoruz” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı parti disiplini olarak çevreyi önemsediklerini “Irmağının akışına ölürüm Türkiye” nin sadece bir şarkı sözü olmadığı, aynı zamanda bir parti felsefesi olduğunu belirterek; “En başta şunun bilinmesini istiyorum halkın karşısında olduğu her şeyin bizde karşısında, yanında durduğu şeylerinde yanında yer alırız. Dörtyol’da doğanın korunması adına oluşturmuş olduğunuz bu platformdan büyük bir mutluluk duydum. Yakın tarihte Bekbele mahallemizde de benzer bir ocağın yapılmasına hemşerilerimizle birlikte ortak bir tepki koyduk ve Ankara’da yürüttüğümüz çalışmalarla iptalini sağladık. Bu gün arkadaşlarımla beraber Dörtyol yaylalarını gezdim. Adeta usta bir ressamın fırçasından çıkmış tablo gibi. Amanos dağlarının Akdeniz’e bakan yamaçlarında her türlü maden ocağı işletmesi açılmasına kesinlikle karşıyız. Bu silueti bozmakta, çok kötü bir görüntü yaratmakta. Son olarak alacağınız her kararda sizin yayınızda, sizlerle birlikteyiz. Alçı toprakta kalsın suyumuza dokunulmasın” dedi.
Toplantı daha sonra soru cevap şeklinde ve karşılıklı sohbet havasında devam etti.

Medeniyetler Korosu zorunlu aranın ardından muhteşem bir konser ile start aldı.

0

 

Medeniyetler Korosu’nu dinlemeyen kalmasın sloganı ile Hatay Valiliği ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından iki yıl önce başlatılan Cumartesi konserleri Covid-19 salgını dolayısıyla verilen zorunlu aranın ardından muhteşem bir konser ile start aldı.

Hatay Valiliği Meclis Kültür ve Sanat Merkezinde ücretsiz olarak gerçekleşen konseri İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü Işıkgör ile Antakya’lı sanatseverler ve Antakya’ya başka illerden gelen misafirler izlediler.

Antakya Medeniyetler Korosu Şefi Yılmaz Özfırat’ın yönetiminde gerçekleşen muhteşem konser izleyenlere keyifli dakikalar yaşatırken Medeniyetler Korosunun repertuarına yeni eklediği eserleri de seslendirdiği konserin finalinde seyirciler koroyu uzun süre ayakta alkışladılar.

Hatay Valiliği ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü organizesi ile yapılan Cumartesi konserlerini “Çok özlemiştik” diyen Antakya Medeniyetler Korosu Şefi Yılmaz Özfırat, Bir aksilik olmaz ise her Cumartesi Antakya’da konserlerinin devam edeceğinin altını çizerek herkesi konserlere davet ederek şunları söyledi:

” Tarihi dokusu, Gastronomisi ve bir çok özelliği ile ziyaretçi alan kardeşlik şehri Hatay’a gelmek için bir sebep daha olan Medeniyetler Korosunun Cumartesi konserleri inşallah her hafta devam edecek. Tarih, kültür, medeniyet ve turizm şehri olan Hatay’ımızın turizmine katkı sağlayacağına inandığımız ve geçtiğimiz yıl tamamı dolu olan bir salonda gerçekleşen konserimizin gerçekleşmesinde büyük katkıları olan Hatay Valisi Rahmi Doğan başta olmak üzere, İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü Işıkgör’e, Konserimize yoğun ilgi gösteren vatandaşlarımıza ,Konserin gerçekleşeceği saatlerde görevlerini kusursuz bir biçimde yerine getiren İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü personelimize, emeği geçen herkese ve konserlerde görev alan o tüm koro üyesi arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.”

Parlar: “Başarılı Bir Eğitim Dönemi Diliyorum”

0


CHP Hatay İl Başkanı Dr. Hasan Ramiz Parlar, Pazartesi günü başlayacak olan 2021-2022 eğitim-öğretim yılı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay İl Başkanı Dr. Hasan Ramiz Parlar, “Çocuklarımız ve gençlerimiz, ülkemizin geleceğidir. Onları çağın gereksinimlerine uygun yetişmesini sağlamak bizlerin en önemli görevidir” dedi.
Öğrencilerin salgın nedeniyle uzunca bir tatil süreci geçirdiğini dile getiren Dr. Parlar, “Öğrencilerimiz için şimdi ciddi bir maraton başlıyor. Uzun süredir kapalı olan okullarda telafilerle birlikte öğrencilerimizin açığını kapatacak eğitim planlamalarının yapılması gerekiyor. Pazartesi günü 2021-2022 eğitim öğretim yılı başlıyor. Yeni eğitim öğretim yılının tüm öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize hayırlı olmasını diler; herkes için sağlıklı ve başarılı bir dönem olarak geçmesini temenni ediyorum” ifadelerine yer verdi.

Vali Rahmi Doğan Yeni Atanan  Kaymakamları kabul etti

0

Hatay Valisi Rahmi Doğan, Reyhanlı, Yayladağı   Kumlu ilçesine atanan yeni kaymakamları makamında kabul etti.

Vali Rahmi Doğan Hatay’a atanan  Reyhanlı Kaymakamı Yasin Öztürk, Yayladağı Kaymakamı  Ömer Faruk Gökçe ve Kumlu Kaymakamı Erinç Demir’i makamında kabul ederek görevlerinde başarılar diledi.

İskenderun’da iki ayrı adreste  1 Kilo 129 gram esrar yakalandı

0

 İskenderun ilçesinde bir balıkçı barınağı ile bir araç ta yapılan aramada toplamda 1 kilo 129 gram esrar ele geçirildi.

Hatay Valiliğinden yapılan açıklamada, İskenderun NSM Grup Amirliği ekiplerince uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti ve satışına yönelik yapılan çalışmalarda M.S. isimli şahsın balıkçı barınağı olarak kullandığı yerde bulunan K.İ.B. isimli şahıstan; 171 gram Esrar, 17 gram Sentetik Kannabinoid ve Boyları 80 ile 200 cm arasında değişen Hint Keneviri Bitkisi, ele geçirilirken,  K.İ.B. isimli şahsa TCK 191. maddeden M.S. isimli şahsa TCK 188. maddeden adli işlem yapılarak  M.S. isimli şüpheli şahıs sevk edildiği adli makamlarca tutuklandığı belirtildi.

Bu arada,  yine İskenderun NSM Grup Amirliği görevlilerince uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda K.Y. ile E.A. isimli şahısların içerisinde bulunduğu 31…plaka sayılı araç ilçe girişinde durdurularak, araçta narkotik dedektör köpeği eşliğinde yapılan aramada; 958 gram Esrar ele geçirilirken,  Şahıslara TCK 188’den adli işlem yapılarak adli makamlara mevcutlu sevk edilmek üzere gözaltına alındıkları ifade edildi.

HBB ZABITASI İSKENDERUN SAHİLİNDE KALDIRIM İŞGALİNİ DENETLEDİ

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) Zabıta Daire Başkanlığına bağlı ekipler kaldırım işgali denetimlerini sürdürüyor.

HBB zabıta ekipleri, İskenderun Atatürk Bulvarı üzerindeki kaldırımların iş yerleri tarafından işgal edilmesinin önüne geçebilmek için rutin denetimlerini sürdürdü.

Kaldırımlarda yer alan masa ve sandalyelerin yayaların ulaşımını engelleyeceğini iş yeri sahiplerine ve işletmecilerine bildiren HBB ekipleri, masa ve sandalyelerin kaldırılması konusunda uyarılarda bulundu.

Ekipler bununla birlikte engelli rampalarının önüne park eden otomobil ve motosiklet sürücülerini de uyardı.

Aynı ya da benzer durumların gerçekleşmesi durumunda gerekli yasal cezanın uygulanacağını belirten Büyükşehir zabıta ekipleri, iş yeri sahiplerinin daha dikkatli ve özenli davranmaları gerektiğini belirtti.

Prof.Dr.Garip Turunc yazdı NEDEN BİZDE ELEŞTİRİ VE İTİRAZ KÜLTÜRÜ YOK ?

0

                                    

 

Prof.Dr.Garip Turunc yazdı

NEDEN BİZDE ELEŞTİRİ VE İTİRAZ KÜLTÜRÜ YOK ?

 

Alman Filozof Arthur Schopenhauer, dilimize “Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine” adıyla çevrilen eserinde, insanın neden eleştiremediği, otoriteye neden boyun eğdiği ve fikirlerini beyandan niçin kaçındığına dair şu cümlelere yer verir:

 

“Cehalet ancak zenginlikle bir arada bulunduğu zaman soysuzlaştırıcıdır. Sefalet ve ihtiyaç, yoksul insanı sınırlar; onun işi yahut uğraşı bilgisinin yerini alır ve düşüncelerini işgal eder.”

 

Beni bu satırlarda, cehaletin zenginlik ya da makam-mevki ile buluşarak soysuzlaştırdığı insanlar değil, sefalet ve yoksulluğun mûti, çaresiz, suskun, mahkûm ve mecbur kıldığı insanlar ilgilendiriyor. Gerçekten de öyledir; insanı susturan, itaate zorlayan ve düşünmekten uzaklaştıran başlıca etkenlerden biri, sefalet ve ihtiyaçtır… Yoksulluk, sadece ihtiyaçlarının ve maişetinin peşinde koşan, düşünmek ve eleştirmekten uzak duran, Yahya Kemal’in deyişiyle, “uslu ve uysal bende”lere dönüştürür insanı!..

 

Schopenhauer’in yukardaki cümleleri, bana Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” eserindeki zavallı Hayri İrdal’ını hatırlattı!.. Çünkü o da “ihtiyaç ve mahrumiyet”lerin bağladığı, mûti, suskun, mahkûm ve mecbur bir insandı. Bazı yönleriyle Anadolu’daki Müslüman halka benzer. Onlar gibi, Şark’ın insanı uyuşturan rüya âleminde, meselâ mahalle kahvesinde, “esâfil-i Şark”ın, “şişçiler”in arasında ya da Seyit Lütfullah’ın hurafeler mektebinde, dünyadaki ilerlemelerden bihaber, işsiz-güçsüz, avare dolaşıp durur…

 

Ama sonra, tanıştığı devletlü Halit Ayarcı’nın sihirli eli, fakir İrdal’ın omuzlarına dokunup, bakışı da gözlerine değince ve kendisine münasip bir “makam” bahşedilince, sefaletten kurtulur kahramanımız. Başlarda Ayarcı’ya bazı konularda safça itiraz edecek olursa da, daha sonra “uslu ve uysal bir bende”ye dönüşür; yalana ayak uydurur… Çünkü devlet, Yahya Kemal’in de tespit ettiği üzere “uslu ve uysal bende”ler ister… Bunu, zamanla kavramıştır İrdal. Ve sonunda o itirazsızlığın, yutkunmaların ve boyun eğişin arkasındaki gerçeği itiraf eder. Kendi kendine der ki:

 

“Halit Ayarcı’yı tanımadan evvel hayatın ne idi? Şimdi nesin? Düşün Edirnekapı’daki evi, her gün kapını yoklayan yahut yolunu kesen alacaklıları, bir dilim ekmeğin peşindeki çırpınışlarını (…) Sonra bugünkü rahat ve saadetini düşün.”

 

Evet, maalesef Schopenhauer’in söyledikleri doğru! Mahrumiyet, insanı –tıpkı İrdal gibi- kendi işi veya uğraşı bilgileri üzerinde fikir ve fikretmekten, düşünmekten uzaklaştırıp, bir “yalan”a, güce tâbi kılıyor.

 

DÜŞÜNMEKTEN UZAK KALMAK

 

Sözlüklerde düşünmek eylemi “Zihninde bir şey canlandırmak, elde edilen bilgilere zihnî faaliyet uygulayarak düşünce meydana getirmek, fikretmek; tefekkür etmek; aklından geçirmek, tasarlamak”; düşünce ise “Zihnin bir şey hakkında edindiği düşünme ürünü olan kavram, fikir” olarak tanımlanmaktadır.

 

Düşünmek insan var olduğundan bu yana en önemli araç olmuştur. İnsan, merak ettiği sürece düşünmüş, düşündüğü sürece yeni atılımlara imza atmış, yeni yerler keşfetmiş ve ufku açılmıştır. Yani düşünmenin önemi gerçekten önemlidir. “Düşünmediğim zaman, yaşamadığım zamandır” diyordu dört yüzyıl önce doğan dahi Hollandalı Rembrandt. Antik Yunan filozofu Sokrates ise, “Üstünde düşünülmeyen bir hayat yaşamaya değmez” demiş.

 

Düşünen ile düşünmeyen, düşünmekten uzak kalan kişinin iç rahatlığı mukayese bile edilemez. Düşünen kişi belki de hiç iç rahatlığı yaşamaz, ya da ‘hiç olmazsa’ düşünmeye devam ettiği için kendisini teskin etmekle yetinir. Oysa düşünmeyenin önüne çok geniş bir huzur alanı açılır. Bunu duyarsızlıkla karıştırmamak lazım… Bu kişiler çevrelerinde yaşanan olaylar karşısında çok heyecanlı ve içten tepkiler verebilirler, ama olayları gerçekten anlamaya da hevesli olmazlar.

 

Belki de soru niçin bazı insanların bilerek ve isteyerek iç rahatlıklarını feda ettikleri olmalı. Muhtemelen bulunacak cevap söz konusu kişilerin yüzeysellikten duydukları rahatsızlıkla bağlantılı olacaktır. Düşünmeye eğilim ve entelektüel çabanın, büyük ölçüde kişinin çevresinde algıladığı cemaatsal yüzeyselliğe tepki olarak doğduğunu ya da bundan fazlasıyla etkilendiğini varsayabiliriz. Yüzeysellik hemen her zaman kesinlik üretir… Neyin niye olduğunu bildiğimizden kolayca emin oluruz. Bu kanaatin başkalarınca da aynı özgüvenle savunulması bizi rahatlatır, ilave soru sormak anlamsız hale gelir ve fikrimizi sorgulama ihtiyacı duymadığımız gibi söz konusu kanaatimizi bir ‘apaçık doğru’ olarak algılamaya başlarız.

 

Düşünmeme alışkanlığı kanaatlerin kesinleşmesi, cemaatleşmesi ve kimlikleşmesi ile sonuçlanır. Örneğin bugün Türkiye’de laik ve İslami kesimlerin birbiri hakkındaki önermelerinin çoğu bu kategoridendir. Gerçekte diğer grubu anlamayı kolaylaştırmaz, hatta bu imkanı tümüyle ortadan kaldırır. Onun yerine her iki kesimi de kendi içinde cemaatleştirir ve kimlikleştirir.

 

“AMAN ABİ…. NEME LAZIM BAŞIMA BİŞİ GELMESİN…”

 

Düşünmemeyi belirli bir imkanın kullanılmaması değil, bir toplumsal tercih, gerçeklik karşısında bir zihni tavır olarak ele almak gerekir. Diğer deyişle bir kültürden söz ediyoruz… “Aman abi… Neme lazım başıma bişi gelmesin… Virüsü” gibidir bu. Elini oynatamazsın. Ağzını açamazsın. Klavyen kilitlenir. Kaleminin mürekkebini tüketir. Mikrofonunun kablosunu koparır. Kameranın merceğini kapkara bir boya ile örter. Özellikle de söz ve yazı erbabını, akademisyeni, gazeteciyi yakaladı mı, bırakmaz. Hayatına kasteder.

 

Merak etmemek, kesinlik aramak, bu kesinliği yüzeyselleştirerek içselleştirmek ve cemaatsal olarak meşrulaştırmak, aynı zamanda aidiyet ve kimlik oluşumuna hizmet eder. Nitekim farklılıkların meşruiyetini ve çoğulculuğu içselleştirememiş, toplumsal konuşmayı özgürleştirip sistemleştirememiş toplumlarda, cemaatsal kesin kanaat arayışı bir ‘inanç’ unsuruna dönüşür. Kişiler inanmak istedikleri kanaatlerin peşinden gider ve bunu fıtrata bağlayarak itaat edip kendilerini rahatlatırlar. “Aman abi… Neme lazım… Bulaşmamak lazım bu işlere/bu adamlara” virüs’ın bir varyantını yaratır.

 

“Bu adamlar” bedel ödetme eğilimindedir çünkü. O bedel de rahatını bozuverir insanın. Bugüne kadar iyi kötü eline geçen ayrıcalıkları, kurduğun düzeni, kazandığın üç beş kuruşu (kimi zaman üç beş milyonu) yitirmek riski vardır işin ucunda. Dilini bağlar adamın. “Aman abi… Başıma durup dururken iş almayayım abi… Çoluk çocuğumuz rahatsız olmasın” varyantı ile aynı laboratuvar çıkışlıdır bu virüs. Eklemek gerekmeyebilir ama Türkiye’deki durum da bu…

 

Galiba hepimiz, bir parça Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” eserindeki kahramanı Hayri İrdal’ız; ihtiyaçlarla terbiye edilmiş, uslu ve uysal “Şehirli Türk Müslümanı” veya “Kasabalı muhafazakâr Müslüman” … “Hadım edilmiş bir idrak”le ve Ayarcı’ların bahşettiği, tarafların da gizli bir memnuniyetle onayladığı “izinli hürriyet” dahilinde –İrdal’ın yaptığı gibi- biz de edebiyatımızda bir yalanı büyütüp duruyoruz!..

 

Haliyle ne kimse kimseye inanıyor ne kimse kimseye güveniyor. Her yalan kendisinden daha büyük bir yalancıyı doğuruyor. Rasyonel düşünceden uzaklazşıp kolay yolu, yani barışı, huzuru, dostluğu, demokrasiyi, çağdaşlığı geliştirmiyor; kavga, korku ve mantıksızlıkla geleceğimizi bulanıklaştırıyoruz.

 

Birkaç ay önce mafya lideri Sedat Peker’in ifşlarından sonra, bu son günlerde 17-25 Aralık 2013’te patlayan Cumhuriyet tarihinin resmi en büyük yolsuzluk ve rüşvet olayının (para sayım makineleri, ayakkabı kutularına ve çikolata kutularına doldurulmuş Dolar ve Eurolar, bir bakanın oğlunun evinde yakalandı, görüntüler ve fotoğraflar televizyon ve gazetelerde yayımlandı, tarihe geçti), dört bakandan önemli bir ismi dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar haklı olarak odağa alınan değerlendirmelerinden önce, 28 Ağustos 2021 günlü paylaşımları buna işaret ediyor :

 

“Hiçbir şeyi sorgulamayanlardan oluşan toplumlar sürekli kandırılmaya mahkumdur.”

“Tavassutla iş yapmanın birçok mahsurları var…”

“Açıkgözler, tatlı su kurnazları, tüfekçiler, çöpçatanlar ve çalışmadan edinenler bitiriyor bizi…”

 

ELEŞTİREL DÜŞÜNCE VE DEMOKRASİ

 

Meksikalı yazar Octavio Paz, “Seven Voices”(Yedi Sesler) adlı kitabında, Latin Amerika’yla İspanya ve Portekiz’deki demokrasi eksiğini bu sözlerle anlatır:

 

“Eleştirel düşünce krizi, İspanya ve Portekiz’le birlikte tüm Latin Amerika’yı kapsayan bir olgudur (…) Ben 17. yüzyıl sonlarında başlayan ve Avrupa’nın entelektüel can damarını oluşturan eleştirel düşünce geleneğinden söz ediyorum. Bu gelenek İspanya’da ve Latin Amerika’da çok az vardır. Bizler ya susup oturuyoruz. Ya da bağırıp çağırıyoruz. Latin Amerika’da demokratik yaşam niçin yoksa, aynı nedenle eleştiri de yoktur. Eleştirel düşünce ve demokrasi birbirini bütünleyen şeylerdir.”

 

Türkiye’miz, Meksikalı yazar’ın tarif ettiği asırlar öncesi Latin Amerika’ya ne kadar benziyor !

 

Evet, neden bizde eleştiri ve itiraz kültürü yok diye sormuştum ya! Kafamdaki asıl soru şuydu: Muhafazakârlarımızda –geçmişte var olan- eleştiri ve itiraz kültürü şimdi neden yok?..  Ki Cemil Meriç, ulema için “Hata eden hükümdarı ikaz etmek, onun vazifesiydi.” der. Siyaset bir yana, sanatta “Müslüman camia”nın en zayıf yönü “eleştiri”dir. Oysa eleştiri, bir terazidir, ilim ve sanatın gelişmesine önemli katkılar sunar!..

 

Yurttaşlık etik ölçülerle sağlanır. “Kul” düşünmez, sahibi ne emrederse onu yapar. Yurttaş sorar, tartışır. Cumhuriyet, laiklikle taçlanır. Laiklik, hukukun üstünlüğü, bilimsel ölçülerle gelişir, aydınlanma sağlanınca ancak demokrasiden söz açılabilir. Uygar toplum sadece karın tokluğuyla sağlanamaz. Kaldı ki şimdi o da yok, yoksunlar, fakirler, muhtaçlar topluluğu halinde yaşıyoruz. Rüşvetçilerin, mafya ile irtibatçıların, tarikatların, cemaatlerin elinde oyuncak oldu ülke. Eski Türkiye’de yurttaş olanlar, yenisinde kullar. Düşünmeyen, sormayan, tartışmayan insanlar topluluğundan halk yaratamazsınız.

Düşünmeyen, sorgulamayan, biat eden bir güruhun her şeyi tükettiği bir dünyada denizlerin bile oksijenini tükettiğini söylersek abartılı gelmemeli.

Saf kötülük yoktur. Biriktirilen ve taşınan kötülük vardır. Kitapların getirdiği sözler öyledir; sizi çoğu şeyle buluşturur, gösterir, size hayata dair sorular sormayı/sorgulamayı/eliştirmeyi öğretir.

Cemil Meriç’in Hilmi Ziya Ülken için söylediği şu sözler; aslında bir eleştirmen aydında bulunması ve bulunmaması gereken vasıflara işaret eder. Meselâ der ki: “Hangi haksızlığa dur dur diye haykırdı?” Demek ki eleştiren, haksızlığa dur diyebilendir. Der ki; “Maziye ihanet etti, istikbali kuramadı.” Demek ki eleştiren mazisine ihanet etmeyecek, gelecek inşa etmeye çalışacaktır. Der ki; “Yetmiş yıllık hayatında tek kavga yoktur. Hiçbir soyguna katılmadı, doğru. Ama, kırk haramilerin bahşişleri ve sadakalarıyla yaşamadığını ileri sürebilir miyiz?” Demek ki eleştien gerektiğinde kavga edecektir. Soyguna katılmamak yetmez, kırk haramilerin bahşiş ve sadakalarını da reddetmelidir. Ve sonunda şunu söyler: “Bir çağın kurbanı oldu, çağın ve kendi zaaflarının”. Demek ki eleştirmen, çağın ve kendi zaaflarının kurbanı olmamalıdır…

 

Ne yazık ki, bu vasıfları bizim İslamci aydınlarımızda göremiyoruz.

 

İSLAMCI AYDINLARIMIZIN ‘SÜKÛT HÂLİ’

 

Genel anlamda, aydın kişi, ilkin çağına ve insanlığa karşı duyduğu sorumlulukla demokratik düşünce taşıyan kişidir. Fakat bu da yeterli değildir. Aydın kişi, tanık olduğu haksızlık karşısında susmanın ve eylemsiz durmanın haksızlıktan daha büyük suç olduğunun bilincindeki kişilerdir… İçinde nefes aldığınız zamanın/çağın her bir sorunu sizi ilgilendirmeli. Görmeli ve sorgulamalısınız da bunları. Susuyorsanız eğer suç ortağısınız.

 

Günümüzde genel olarak İslam toplumlarında, özelde ise Türkiye bağlamında İslamcı aydınların ahlaki hassasiyetler temelinde konuşmadıklarını ve daha çok çıkarlar temelinde tercihler yaptıklarını görüyoruz. Oysa kayıtsız şartsız itaati ve nesneleşmeyi seçen Müslüman aklının, entelektüel bir çaba harcamadan zihninin özgürleşmesi mümkün olmadığı gibi toplumsal anlamda ülkeye bir fayda üretmesi de ne yazık ki mümkün değildir.

Eğer bir toplumda otoriter zihin yapısına karşı eleştirel bir tavır alması gereken aydınlar, popülizm ve hamaset dilini seçer hale gelmişlerse o toplumda kutuplaşma ve ötekileştirmeler kaçınılmaz hale gelecektir.

 

Görünen de o ki, onların şimdiki zulümler ve adaletsizlikler karşısında sessiz kalmanın ‘sükût hâli’, Cemil Meriç’in deyişiyle “kurulu düzeni savunmak”, iktidarda kalma ve onu koruma zamanıdır… İktidarda kalmayı bir ‘iman mücadelesi’ olarak algıladıkları için, iktidar başkalarına bırakılmayacak kadar mukaddestir ve bu uğurda gerekirse hukuk da, özgürlükler de geçici bir süre için askıya alınabilir. Bu açıdan geldiğimiz nokta, gerçekten hüzün vericidir.

“Gerçek aydın insan”ın, dürüst insanın, bilinciyle hareket eden insanın, düşünce namusuna sahip çıkan insanın özlemini çeker duruma geldik.

 

HBB Eğitim Kurumlarının Taleplerini Yerine Getiriyor

0

 

Hatay Büyükşehir Belediyesi, eğitim kurumlarından gelen taleplere hassasiyetle eğiliyor.

HBB Eğitim Kurumlarının Taleplerini Yerine Getiriyor

HBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı ekipleri, uzun süredir kapalı olan okullardaki ağaçları budayıp gerekli görülen yerlerdeki alanlarda çevre düzenlemesi yaptı.

Eğitime verilen katkının ülkenin geleceğine katkı sunmak olduğunu belirten ve bu anlayışla çalıştıklarını ifade eden Büyükşehir yetkileri, okullardan gelen taleplere cevap vermeye devam ettiklerini ifade etti.

 

İskenderun’da binlerce öğrenci ders başı yaptı.

0

2021 -2022 eğitim yılı İskenderun’da törenle başlatıldı

Bu amaçla Oruç Reis ilkokulunda temsili tören düzenlendi. Sosyal mesafe ve maske konusunun titizlikle uygulandığı okullara veliler alınmadı.

 

İskenderun Oruç Reis ilkokulunu ziyaret eden Kaymakam İskender Yönden ile Milli Eğitim Müdürü Kemal Köseoğlu, uzun bir aradan sonra okulla buluşan ve bahçede toplanan öğrencileri ders başı ziliyle sınıflara davet etti. Temsili zilin çalınmasıyla öğrenciler öğretmenleri ve sınıflarıyla buluşmanın mutluluğu ile heyecanını yaşadılar.

Kaymakam Yönden ile İlçe Milli Eğitim Müdürü Köseoğlu, tören yapılan ilkokula iki sınıfa da temsili olarak giderek 2021-2022 eğitim öğretim yılının çocuklara hayırlı olması temennilerini iletti, başarılar diledi, okulların açılışı vesilesiyle de çeşitli hediyeler verdi.

Sincan Yaylasında orman yangını

0

Payas ilçesi Sincan Mahallesi Yaylasında Orman Yangını Çıktı

Çıkan Yangına Dörtyol Orman işletme Müdürlüğü Ekipleri ve Bölge Yayla Sakinleri Tarafından Söndürüldü,

Ekipler Soğutma işlemi Başlattı

İskenderunspor kentine en azından bir puanla dönmenin mutluluğunu yaşıyor

0
TFF 3. Lig 2. Grubunda zirve hesapları yapan takımlardan 68 Aksaray Belediye Spor ile İskenderun Spor, ligin ilk haftasında Aksaray Dağılgan stadında kıyasiye mücadele etti.
Bir hayli sert ve Fatçekişmeli geçen müsabaka 1-1 berabere sonuçlandı. Ev sahibi 68 Aksaray Belediye Spor’un golünü 63. dakikada Fatih Çolak, İskenderun Spor’un golünü de 90×6. dakikada Osman Şahin kaydetti.
Aksaray Dağılgan stadında oynanan ve Serkan Gürbüz, Musa Murat Emre ile Yunus Yıldız hakem üçlüsünün yönettiği müsabakada her iki takımın geliştirdikleri ataklarda ileri uç adamları gol yollarında başarılı olamayınca ilk yarı 0-0 berabere sonuçlandı.
Karşılaşmanın ikinci yarısına her iki takımda temkinli başladı.
Müsabakanın 63. dakikasında İskenderun Spor cezaalanı içerisinde meydana gelen karanbolde, Fatih Çolak, 6 pas çizgisi üzerinde topu filelere göndererek takımı 68. Aksaray Belediye Spor’u 1-0 öne geçirdi.
Kalesinde golü gören misafir ekip İskenderun Spor, rakibine oranla daha fazla atak geliştirirken, Aksaray Belediye Spor’da ani ataklarla galibiyeti korumaya çalıştı.
Müsabakanın 90×4. dakikada Aksaray Belediye Spor’un geliştirdiği atakta Oğuzhan bir anda İskenderun Spor kalecisi Ramazan Haklı ile karşı karşıya kaldı. Oğuzhan’ın şutunda kaleci Ramazan Haklı topu son anda kontrol altına alarak mutlak gölü önledi.
Müsabakanın 90×6. dakikasında İskenderun Spor’un geliştirdiği atakta, Osman Şahin, cezaalanı civarında meşin yuvarlağı 68 Aksaray Belediye Spor filelerine göndererek eşitliği sağladı. 1-1.

Gelen bu golün ardında ev sahibi 68 Aksaray Belediye Sporlular şoke olurken, İskenderun Sporlular da kentine en azından bir puanla dönmenin mutluluğunu yaşıyordu

Türkiye İşçi Partisi İskenderun örgütü Açıldı

0

 

TİP İskenderun örgütü düzenlenen törenle hizmete açıldı

Açılışa, Hatay TİP Milletvekili Barış Atay, TİP. Hatay İl, TİP. Üyeleri, İHD. Eğitim Sen, Tüm Emekli Sen, HDP. Emek Partisi, SYKP, İskenderun Kadın Platformu,HDP. Genel Meclis Üyeleri katıldı.

 

İzmir Enternasyon Fuarı’nda Hatay Tanıtıldı  

0

 

 

Türkiye’nin en önemli fuarlarından biri olan İzmir Enternasyonal Fuarı(İEF) kapılarını ziyaretçilere açtı.

 

Hatay Büyükşehir Belediyesi, bu sene 90.sı Kültürpark’daki Atatürk Açıkhava Tiyatrosu’nda açılışı gerçekleştirilen ve birçok belediyenin katıldığı  fuarda yerini aldı.

 

Birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’un ‘Yaratıcı Şehirler Ağı’nda yer alan Hatay’ın  kültürel ve gastronomi zenginlikleri, EXPO ile HADO gibi uluslararası önemli projeler de standta tanıtılarak misafirlere Hatay’a özgü yöresel tatlılar ikram edildi. 

 

İlk günden itibaren büyük ilgi gören fuarın açılışına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve eşi Neptün Soyer, Ticaret Bakanı Dr. Mehmet Muş, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek de katılarak Büyükşehir’in standına yoğun ilgi gösterildi.

 

3 Eylül’de misafirlerini ağırlamaya başlayan fuar 12 Eylül’e kadar açık olacak.

 

 

İzin Belgesi Alındı. Hado Kktc Seferleri Pandemi Kısıtlamalarından Sonra Başlıyor

0

 

 

 

Hatay’ın turizmine ve tanıtımına katkı sağlayacak Hatay Deniz Otobüsü(HADO)’nun izin belgesi alındı.

 

HBB Genel Sekreter Yardımcıları Metin Açık ve Bülent Ok ile Ulaşım Daire Başkanı Nuri Baycan, Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğünden HBB  şirketi olan Hatay Ulaşım ve Turizm A.Ş. adına aldığı Kıyı Tesisi İşletme İzin Belgesini Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Lütfü Savaş’a sundu.

 

HBB yetkilileri Başkan Savaş’a konu ile ilgili bilgi verirken, HADO ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yolcu taşımacılığının KKTC’deki pandemi kısıtlamalarının sona ermesinden sonra başlanabileceğini açıkladı. 

 

“Kazanan Hatay Büyükşehir Belediyesi Ve Hatay Halkı Oldu”

 

Hatay halkına müjdeli haberi veren Lütfü Savaş, “Hatay’ı ticarette ve turizmde üst seviyelere çıkaracak projelerden biri olan HADO çalışmalarımıza 4 buçuk yıl önce başlamıştık. Bugün çalışma iznimizi aldık.

Sayın Valimiz de projeye katkı sağladı. Genel Sekreterimiz, Genel Sekreter Yardımcılarımız, daire başkanlarımız, müdürlerimiz ile birlikte bütün çalışanlarımız bu konuda büyük efor sarfetti. Ve sonuç itibariyle haklı olan davada kazanan Hatay Büyükşehir Belediyesi ve Hatay halkı oldu. Bu bizim için bir milattır. Bundan sonra Hatay Büyükşehir Belediyesi de Akdeniz’de var olacak. Hemşehrilerimize ve ülkemize hayırlı uğurlu olsun” dedi.

Taze E-Ravza Kuruyemişleri

0

Taze E-Ravza Kuruyemişleri

E-Ravza markası, tedarik ettiği en kaliteli kuruyemişleri farklı bölgelerden ham madde olarak alıp en uygun ve sağlıklı koşullarda işleyerek paketlemesini yapmaktadır. Böylece isteyen herkes için en sağlıklı atıştırmalık olarak E-Ravza kuruyemiş çeşitleri bünyesinde yer alır.

Kuruyemişler günümüzde kimi zaman diyet sürecinde kimi zaman da hoş sohbet esnasında tüketilen bir üründür. Özellikle de sağlığına ve dengeli beslenmeye düşkün olan kişiler için evlerin vazgeçilmez gıda kategorilerinden birini oluşturur. Bu bakımdan E-Ravza kuruyemiş markası olarak en kaliteli ve besin değeri yüksek olan kuruyemiş çeşitlerini müşterilerine sunuyor. Üstelik markanın E-Ravza online web mağazası da bulunuyor. Web mağazasından dilediğiniz tüm kuruyemişlerin fiyatlarını görmekle beraber ürünlerin çeşitlerine de göz atabilirsiniz. Aşağıda maddeler halinde sizlere Ravza’dan alabileceğiniz kuruyemiş çeşitlerini sıraladık.

  • Yer fıstığı
  • Yaban mersini
  • Tuzlu kabak
  • Sütte kavrulmuş kabak çekirdeği
  • Soslu fıstık
  • Sıralı incir

Belirttiklerimiz ve çok daha fazla kuruyemiş seçeneği E-Ravza online web adresinde sizleri bekliyor. Ayrıca belirtmeliyiz ki E-Ravza sadece kurutulmuş kuruyemiş değil aynı zamanda kavrulmuş veya çiğ kuruyemiş teminatını da en iyi şekilde gerçekleştirmektedir.

E-Ravza Kuruyemiş Fiyatları

Kuruyemişlerin hayatımızdaki yeri ve öneminin farkına varan herkes mutfaklarında kuruyemişini eksik etmiyor. Her birinin farklı besin içeriklerinin olmasının yanı sıra insan sağlığına olan etkileri ve sağladığı kaynaklar oldukça değerli. Tüm bunları en doğal koşullarda işleyerek yetiştirildiği bölgelerden mutfaklarınıza tedarik eden E-Ravza ayrıca en uygun fiyatlarıyla da dikkatleri üzerine çekiyor.

E-Ravza Kuruyemiş fiyatları piyasadaki bu besin kategorisinde en uygun ücretlendirmeyi sağlayan markalardan biridir. Bu açıdan değerlendirildiğinde E-Ravza üzerinden çeşitli gramajlara bağlı olarak uygun fiyatlarda kuruyemişinizi satın alabilirsiniz. Böylece tek bir tıkla en sağlıklı kuruyemişleri mutfağınıza taşıyabilirsiniz.

En lezzetli kuruyemişlerden satın almak için https://www.e-ravza.com/kuruyemis adresini ziyaret edebilirsiniz.