Salı, Mayıs 5, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 2008

İskenderun’da Polis Gültepe cinayeti şüphelisi N.B. yi operasyonla yakaladı

0

İskenderun ilçesinde Ş.K. adlı vatandaşı öldüren şüpheli N.B Polis’in düzenlediği operasyonla yakalandı.

Hatay Valiliğinden yapılan açıklamada, 29.09.2021 günü İskenderun Gültepe Mahallesi’nde meydana gelen silahlı kavga sonucu Ş.K. isimli şahsın öldürülmesi ve H. Ö. isimli şahsın yaralanması olayı ile ilgili olarak İskenderun İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucunda olayı gerçekleştiren şüpheli şahısların N. B. ve S. A. olduğu tespit edilerek adli mercilere sevk ediilirken,

Şüpheli şahıslardan  S. A.  adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, N. B. ise tutuklanarak cezaevine teslim edildiği belirtildi.

İskenderun ‘da düzenlenen operasyonda 4 zanlı gözaltına alındı.

0

Hatay’ın İskenderun ilçesinde aranan kişilere yönelik düzenlenen operasyonda 4 zanlı gözaltına alındı.


İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kentte yağma, kasten yaralama gibi suçlardan aranan şüphelilere yönelik 10 adrese özel harekat polislerinin desteğiyle operasyon düzenledi.

Polis, evlerde yaptığı aramada hücum yeleği, tabanca, tüfek ile bunlara ait fişek ve kesici aletler buldu, 4 şüpheliyi yakaladı.

Zanlılar işlemleri için emniyete götürüldü.

Arsuz’da Dinamitle balık avına ceza yağdı

0
Hatay’ın Arsuz ilçesinde dinamitle balık avladığı tespit edilen kişiye 11 bin lira ceza uygulandı.
Kale Mahallesi sahilinde dinamit kullanılarak avcılık yapıldığı yönündeki ihbar üzerine Sahil Güvenlik İskenderun Grup Komutanlığı ekipleri harekete geçti.
Ekipler, dinamitle balık avladığı tespit edilen kişiye 11 bin lira ceza kesti.
Güvenlik güçleri, şüphelinin üzerindeki iki dinamit ile balık toplamak için kullanılan fileye el koydu.

Uyuşturucu Kaçakçılığı yapanlar yakalandı.

0
Hatay İl Jandarma Komutanlığı tarafından uyuşturucu madde ile mücadele kapsamında yapılan çalışmalarda Belen ilçesi Sarımazı Mahallesinde ikamet eden C.D., F.R. ve A.B. ile Yayladağı ilçesi Şenköy mahallesinde ikamet eden S.D. isimli şahıslarda uyuşturucu madde bulundurduğu bilgisi alan ekipler harekete geçti.
Belen ve Yayladağı İlçe Jandarma Komutanlığı ile KOM Ş.Md.lüğü, Tonaj isimli uyusturucu madde arama köpeği ve Jandarma dedektifleri (JASAT) ile birlikte şüphelilere ait ev ile araç içerisinde yapılan arama sonucunda 3.200 gram kubar esrar maddesi ele geçirilmiştir.
Soruşturma kapsamında adli makama sevk edilen şüpheliler ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldılar.

CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel Başkan Savaş’ı Ziyaret Etti

0

 

Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Grup Başkan Vekili Özgür Özel, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş’ı ziyaret etti.

Gerçekleşen ziyarete Hatay Milletvekilleri Mehmet Güzelmansur, Serkan Topal, İsmet Tokdemir ve Suzan Şahin, CHP PM Üyesi ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, CHP Hatay İl Başkanı Ramiz Parlar, CHP Hatay Kadın Kolları İl Başkanı Filiz Haksöz, Defne Belediye Başkanı İbrahim Güzel, Erzin Belediye Başkanı Ökkeş Elmasoğlu ve Maltepe Belediye Başkan Vekili Besim Ünsaldı katıldı.

Lütfü Savaş: Cumhuriyet Halk Partisi Olarak Gayet İyi Durumdayız

Özel’i ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Savaş, “Hatay, tarih, kültür ve medeniyet şehri ama bununla birlikte yaklaşık on yıldır spor şehri. Süper Lig’de çok takımımız var. Türkiye’de derece yapan takımlarımız da var. Suriyeli sığınmacılar ve ekonomi dışında bir sıkıntımız yok. Hatay’ı altyapıdan başlamak üzere çok güzel şekilde revize ediyoruz. Siyaset anlamında da şu anda Cumhuriyet Halk Partisi olarak gayet iyi durumdayız. Sizlerin de destekleri ile daha iyi duruma geleceğiz” dedi.

Özel: Cumhuriyet Halk Partisi’ne Ciddi Bir Umut Ve Destek Yükselmesi Var

Uzun süredir Hatay’a ziyaret gerçekleştirmek istediklerini ifade eden Özel, “2019 yerel seçimlerinden sonra başkanımızın başarısı ve yeni kazandığımız belediyeler için Hatay’a gelmek istiyorduk. Hatay’ın milletvekilleri Hatay’ın sorunlarını Meclis’te dile getiriyor. Buraya geldiğim andan itibaren anketlerde gördüğüm rakamları Hataylılar teyit ediyor. İktidar partisine ciddi tepkiler var. Cumhuriyet Halk Partisi’ne ciddi bir umut ve destek yükselmesi var. Hatay’da buna katkı sağlayan herkese teşekkür ederim.

Gerçekleştirdiği ziyaretler neticesinde Hataylıların yüksek enflasyon ve maliyet artışlarından şikâyet ettiğini ve tek umutlarının sandık olduğunu vurguladı.

 

 

“Hatay Şu Anda Türkiye’nin Üvey Evladı Olmuş Durumda”

Hatay’ın yeteri kadar destek almadığını belirten CHP Grup Başkan Vekili Özel konuşmasında şu ifadeleri kullandı: Hatay Atatürk’ün gözbebeğiydi. Her akşam yatağına yattığında Hatay’ı evladı gibi düşünürdü. Fakat Hatay şu anda Türkiye’nin üvey evladı olmuş durumda. 12 buçuk milyar vergi verip 400 milyonluk yatırım alıyor. Hatay adaletsizliğin ve haksızlığın kucağına düşmüş. Hataylılar bunu sandıkta değiştirmek için gün sayıyor.”

“Göçmen Yaratan Siyasetçilerin Karşısındayız”

Türkiye’nin birçok ilinde olduğu gibi Hatay’daki mülteci sorununa da değinen Özel, “Türkiye’nin diğer illeri gibi Hatay’da bu konuda sıkıntı çekiyor. Belediyemiz açısından ele aldığımızda devletin Hatay Büyükşehir Belediyesine yaptığı ödeme 1 milyon 600 bin. 800 bin misafirimiz ile birlikte 1 milyon 600 bin kişi için ödenek alıyor ama 2 milyon 400 bin kişi için hizmet sağlıyor. Neresinden dönüp bakarsanız bu sorun Hatay’ın sırtına atılmış” açıklamalarında bulundu.

“Kimseyi Üzmeden Mıutlaka Kendi Memleketlerine Geri Yollamak Durumundayız”

İktidar partisinin Suriyeliler konusunda çözüm üretmesi gerektiğinin altını çizen Özel, “Hatay’ın başına bu kadar geçici sığınmacıyı Cumhuriyet Halk Partililer getirmedi. Bu yükün kaldırılması için Ak Parti’nin bir şey yapıyor olması lazım. Biz göçmenlere düşman değiliz. Ama göçmen yaratan politikalara düşmanız. Göçmen yaratan siyasetçilerin karşısındayız. Kimseyi üzmeden mutlaka kendi memleketlerine geri yollamak durumundayız” diye konuştu.

“Hatay’ı Ve Büyükşehir’i Expo Meselesinde Kendi Kaderiyle Baş Başa Bırakıyorlar”

EXPO 2021’in iktidar partisi tarafından destek görmediğini açıklayan Özel, “Burası Ak Parti belediyesi olsaydı durum başka olurdu. Antalya Ak Parti’deyken EXPO için 5 milyarlık bütçe ayıranlar Hatay’ı ve Büyükşehir’i EXPO meselesinde kendi kaderiyle baş başa bırakıyorlar. Eğer burası Ak Parti’nin belediyesi olsaydı Hatay bu kadar sorunla bir başına bırakılmazdı. Burada belediye başkanını değil siyasetle bütün Hatay’ı cezalandırıyorlar. Bunu doğru bulmuyoruz” dedi.

Lütfü Savaş, konuklarına Hatay’a özgü hediyeler ve Atakaş Hatayspor’un formasını hediye etti.

CHP’DEN AİLE HEKİMLERİNİN ÖZLÜK HAKLARINI KISITLAYAN YÖNETMELİĞE İTİRAZ

0

 

 

CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, temmuz ayında yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nde yer alan aile hekimlerinin özlük haklarını kısıtlayan, ağır disiplin yaptırımları ve işten çıkarılmayı kolaylaştıran düzenlemeleri eleştirerek, yönetmeliğin aynı zamanda sağlık emekçilerinin düşünce ve görüşlerini açıklamalarını kısıtlayacak, işten çıkarılmalarını kolaylaştırılacak ve ceza yöntemlerini katmerleştirecek bir düzenleme olduğunu söyleyerek bu uygulamaların insan hakkı ihlallerine yol açacak nitelikte olduğunu belirtti ve konuyu TBMM gündemine taşıdı.

 

 

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Av.Suzan Şahin, 1 Temmuz 2021 tarihinde yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nde yer alan aile hekimlerinin özlük haklarını kısıtlayan, ağır disiplin yaptırımları ve işten çıkarılmayı kolaylaştıran düzenlemeleri eleştirerek, yönetmelik aynı zamanda sağlık emekçilerinin düşünce ve görüşlerini açıklamalarını kısıtlayacak, işten çıkarılmalarını kolaylaştırılacak ve ceza yöntemlerini katmerleştirecek düzenlemeleri ile insan hakkı ihlallerine yol açacak nitelikte olduğunu söyleyerek konuyu meclis gündemine taşıdı.

 

Şahin, TBMM Başkanlığına sunduğu önergesinde, ‘‘5258 Sayılı Kanunun 8. Maddesine dayanılarak çıkarılan 30 Haziran 2021 tarihinde 31527 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 01.07.2021 tarihinde yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nde yer alan aile hekimlerinin özlük haklarını kısıtlayan, ağır disiplin yaptırımları ve işten çıkarılmayı kolaylaştıran düzenlemeler içermektedir. Yönetmelik aynı zamanda sağlık emekçilerinin düşünce ve görüşlerini açıklamalarını kısıtlayacak, işten çıkarılmalarını kolaylaştırılacak ve ceza yöntemlerini katmerleştirecek düzenlemeleri ile insan hakkı ihlallerine yol açacak niteliktedir. Meslek örgütleri tarafından Danıştay’a açılan dava dilekçelerinde Anayasa ve hukuka aykırılıklara dikkat çekilmektedir. Söz konusu dilekçelerde, Yönetmeliğin 1.Maddesinde yer alan “fesih şartları” ibaresinin, 6.Maddenin 3. Fıkrasında yer alan “Sözleşmeleri, Bakanlık adına imzalamaya ve sona erdirmeye il sağlık müdürü yetkilidir.” ibaresinin, 7.Maddenin 1.Fıkrasında yer alan ”bir sözleşme döneminde bu Yönetmeliğin ekinde (Ek-3 Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli) yer alan fiillerden 5 ve daha fazla kez ihtar puanı verilmesi veya toplamda 150 ve üzerinde ihtar puanına ulaşılması halinde müdürlükçe komisyon oluşturularak değerlendirme yapılır. Değerlendirme neticesinde komisyon tarafından; yeniden sözleşme imzalanmasına veya sözleşmenin yenilenmemesine karar verilir. Aile sağlığı çalışanları için verilecek kararlarda aile hekiminin görüşü de alınır. Komisyonun teşekkülü ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir.” ibaresinin, 7.Maddenin 2. Fıkrasında yer alan ”Bakanlık müfettişlerince yapılacak inceleme ve soruşturma neticesine göre sözleşmenin yenilenmemesi kararı verilebilir.” ibaresinin, 7.Maddenin 3.Fıkrasında yer alan ”Birinci ve ikinci fıkralara göre sözleşmesi yenilenmeyenler, bir yıl süreyle aile hekimi veya aile sağlığı çalışanı olmak üzere başvuruda bulunamaz.” ibaresinin, ”Sözleşmenin Feshi Başlıklı 10. Maddesinin (Maddenin 4. Fıkrası hariç) tüm fıkralarının”, Sözleşmenin İhtaren Sona Erdirilmesi başlıklı ”11.Maddenin tüm fıkralarının” ve re’sen tespitini talep ettiğimiz, kanunla düzenlemesi gerekirken yönetmelikle düzenlenmiş, aile hekimlerinin özlük haklarını ihlal eden diğer tüm maddelerin öncelikle telafisi güç ve imkansız zararların doğması ve bu hükümlerin başta Anayasamız olmak üzere kanunlara aykırılık içerdiği ifade edilmiştir. Ayrıca Yönetmeliğin “izinler” başlıklı 13’üncü maddesi, “ödeme esasları” başlıklı 18’inci ve 19’uncu maddeleri ile “kesintiler” başlıklı 20’nci maddelerinin de Anayasa ve kanunlarımız açısından sorunlar içerdiği belirtilmiştir.’’ ifadelerini kullandı.

 

Tüm bu koşullar altında sistemde var olan aşılar, mobil sağlık hizmetleri, çocuk, bebek ve gebe izlemleri ve birçok angarya işe ek olarak COVID-19 aşı uygulamaları da eklenince hem aile hekimlerinin hem de aile sağlığı çalışanlarının tükenmişlik ve çaresizlik içerisine girdiğini söyleyen Suzan Şahin, ‘‘Sağlık emekçileri pandemi döneminde kişisel koruyucu malzemeler yeterli düzeyde dağıtılamaması, bazı yerlerde de kalitesi düşük, uygunsuz kişisel koruyucu malzemeler dağıtılarak hayatları tehlikeye atılmasına, COVID-19 nedeniyle ölen sağlık emekçilerine, illiyet bağı aranarak COVID-19’un meslek hastalığı sayılmamasına, hatta COVID-19 ile hasta olduklarında karantinada oldukları günlerin ücretleri kesilmesine rağmen kendi başarıları ve çabaları ile polikliniklerini hiçbir şekilde kapatmadan, esnek çalışma sistemine dahil olmadan, il idarelerinin bütün mobbing ve baskılarına rağmen mesleklerine olan sadakat nedeniyle büyük bir özveri ve fedakarlıkla çalışmışlardır. Tüm bu fedakarlık ve özverili çalışmalarına rağmen hakları uygulama yönetmeliği ile daha da iyileştirilmesi gereken hakları hukuka aykırı bir şekilde gasp edilmektedir. Aile hekimleri bu yönetmeliğin bir ceza yönetmeliği niteliğinde olduğunu, hak kayıplarına yol açtığını ve bu yönetmelikle iş güvencelerinin yok edildiğini ileri sürerek Türkiye genelinde iş bırakma, kitlesel istifa eylemleri ile seslerini duyurmaya çalışmakta ve yeni yönetmeliğin yürürlükten kaldırılmasını ve mağduriyetlerinin giderilmesini talep etmektedir.’’ dedi.

 

CHP’Lİ Şahin’in TBMM’ye sunduğu önergesinde Sağlık Bakanından cevap istediği sorular ise şöyle;

 

  1. Söz konusu yönetmelik hazırlanırken hangi kriterler dikkate alınmıştır?
  2. Yönetmelik hazırlanmadan önce aile hekimleri ve meslek örgütlerinin görüşleri alınmış mıdır? Alınmışsa neden dikkate alınmamıştır?
  3. Aile hekimlerinin düşüncelerini açıklamalarına yönelik kısıtlamalar getiren yönetmelik Anayasa’mızda ifade özgürlüğü hakkına müdahale değil midir?
  4. Bir aile hekiminin günde 3 bin 700 hastaya baktığı ve iş yüklerinin çok fazla olduğu gerçeğinden hareketle aile hekimlerine yeni iş tanımları yapılması ve bunun kabul edilmemesi halinde maaş kesintisi gibi ağır yaptırımların düzenlenmesi kararı hangi gerekçe ile alınmıştır? İş yükü gereğinden fazla olan aile hekimlerinin iş bırakması ve istifa etmeleri sağlık sisteminin işleyişinde aksamalara yol açmayacak mıdır?
  5. Sağlık çalışanlarının huzurlu çalışabilmeleri ve haklarını alabilmeleri için yönetmeliğin tamamıyla geri çekilmesi ya da hukuka aykırılığı açık olan maddelerinin kaldırılması söz konusu mudur?
  6. Sağlık çalışanlarının hak ve mağduriyetleri giderilecek midir?

İnternetten Satış Yapmak için Şirket Gerekli mi?

0

İnternetten Satış Yapmak için Şirket Gerekli mi?

 

E-ticaret sektörünün her geçen gün büyüyen bir sektör olması internetten satış yapmak isteyen kişi sayısının artmasını beraberinde getirmiştir. Günümüzde internetten satış yapmak isteyen birçok kişi e-ticaret sitesi kurarak ya da pazaryerlerinde mağaza açarak ürünlerini tüketiciler ile buluşturmaya başlamıştır.

İnternetten satış yapmak isteyen kişiler yasal bir şekilde satışlarını gerçekleştirmek istedikleri için belirli konular hakkında araştırmalar yapmaktadır. İnternetten satış yapmak için şirket gereklimi konusu da e-ticaret yapmak isteyenlerin en çok merak ettiği şeylerden birisidir.

E-ticaret yapmak isteyen kişiler için hazırladığımız İnternetten Satış Yapmak için Şirket Gerekli mi adlı bu yazımızda sizlerin en merak ettiği konulardan birisi olan şirket kurma zorunluluğu ve e-ticaret hakkında bilgiler vereceğiz. Bununla beraber e-ticaret şirketi kurarak nasıl vergi muafiyetinden yararlanabileceğinizden ve şirket kurma süreçlerinden sizlere bahsedeceğiz.

E-ticaret Yapabilmek İçin Şirket Kurmak

E-ticaret ile internetten ürün satmak isteyen herkesin vergi mükellefi olması gerekir. Çünkü kişiler internetten sattıkları her ürün için vergi ödemek zorundadır. Bununla beraber e-ticaret firmaları şirket giderleri, ürün alışı ve lojistik süreçler için adlarına fatura kestirmelidir.

Ürün alış ve satışları arasındaki bulunan KDV farkı devlete vergi olarak ödenmektedir. Bununla beraber işletmeler stopaj, gelir vergisi vb. vergi türlerinin de devlete ödenmesi zorunludur. Bu nedenle işletmelerin internetten satış yapmak için şirket kurma gerekliliği vardır.

E-ticaret ile internetten ürün satmak isteyen işletmeler diledikleri takdirde e-ticaret şirketi kurarak vergi muafiyetinden yararlanabilmektedir.

E-ticaret Vergi Muafiyeti Nedir?

 

1 Ocak 2021 tarihinde yürürlüğe giren kanun ile e-ticaret sitelerine belirli şartlar altında vergi muafiyeti uygulanabilmektedir.

 

İşletmelerin 220 Bin TL’lik toplam hasılat tutarını aşmaması

Çalışanı bulunup bulunmaması

Gibi durumlar e-ticaret firmalarının vergiden muaf olmasını sağlayan durumlardır. Çalışanı bulunmayan işletmeler %4 gelir vergisi öderken çalışanı bulunan işletmeler ise %2’lik bir gelir vergisi ödemek ile yükümlüdür. Gelir vergisinden muaf olmak isteyen işletmelerin ise tamamlaması gereken belirli işlemler bulunmaktadır.

İlk olarak işletmelerin vergiden muaf esnaf belgesi alması gerekir.

Bir banka ile anlaşarak ticari hesap açılması gerekir

İşletmelere ait tahsilatlar bu hesap üzerinden gerçekleştirilmelidir.

Sizler de bu adımları tamamlayabilir ve internetten satış yaparken vergi muafiyetinden yararlanabilirsiniz.

E-ticaret Şirketi Nasıl Kurulur?

E-ticaret ile internetten satış nasıl yapılır sorusuna yanıt arayan kişi ve işletmelerin bir şirket sahibi olması gerektiğini sizlerle paylaşmıştık.

E-ticaret için şirket kurmak isteyen kişilerin ilk olarak kuracakları şirket türüne karar vermesi gerekir. Genellikle küçük ölçekli işletmeler şirket kuruluşu esnasında şahıs şirketi kurmayı tercih ederken daha büyük ölçekli işletmeler ise limited ve anonim şirketlerini kurmayı tercih etmektedir.

Şirket türüne karar veren kişilerin kuracakları şirket türüne göre gerekli olan evraklarını toplaması ve şirket kuruluş işlemleri için bir mali müşavir ya da muhasebeci ile anlaşması gerekir.

E-ticaret şirketi kurmak isteyen işletmeler genellikle şahıs şirketi kurmayı tercih eder ve bunu muhasebe işlemlerini yaptıracakları kişi ile paylaşır. Bununla beraber e-ticaret şirketi kurabilmek için şirket kuruluşu esnasında istenilen Nace kodlarına e-ticaret Nace kodu da eklenir.

E-ticaret şirketleri için ‘’ 49.91.14 – Radyo, Televizyon, Posta Yoluyla veya İnternet Üzerinden Yapılan Perakende Ticaret’’ Nace kodunun eklenmesi gerekir.

Sizler de bu Nace kodunu ekleyerek e-ticaret şirketi kurabilir ve internetten ürün satmaya başlayabilirsiniz.

Şirket Kurmak İçin Gerekli Evraklar Nelerdir?

İnternetten Satış Yapmak için Şirket Gerekli mi diyen kişilerin araştırdığı konulardan birisi de şirket kurmak için gerekli evraklardır. Genel olarak kurulacak şirket türüne göre gerekli olan evraklar farklılık gösterse de e-ticaret için en çok şahıs şirketi tercih edildiğinden sizlere burada şahıs şirketi kurmak için gerekli olan evraklardan bahsedeceğiz.

İkametgâh

Fotoğraf

Kimlik Fotokopisi

Muhasebeci Vekalet

İş yeri kontratı

İmza Beyannamesi

e-ticaret için şahıs şirketi kurarken toplamanız gereken evraklardır. Bunun ardından bu belgeleri muhasebecinize iletmeniz gerekir belgeleri ilettikten sonra şirket kurma başvurunuz yapılacak ve bağlı olacağınız vergi dairesi memurları şirket adresinizde yoklamaya gelecektir. Yoklamanın ardından vergi levhanız çıkacaktır.

Vergi levhanız çıktıktan sonra e-ticaret altyapısı seçimi yapabilir ve e-ticaret sitenizi kurarak internetten satış yapmaya başlayabilirsiniz.

İnternetten Satış Nasıl Yapılır?

İnternetten satış yapabilmek için şirket gereklimi sorusuna yanıt arayan kişilerin şirket kuruluşu ardından yanıt aramaya başladığı bir diğer sorusudur ise internetten satış nasıl yapılır sorusudur.

İnternetten satış yapabilmek için kişilerin bir e-ticaret sitesi kurması ya da pazaryeri platformlarında mağaza açması gerekmektedir. Böylece kişiler ürünlerini sergileyebilecekleri bir platform yaratabilmekte ve internetten satış yapmaya başlayabilmektedir. Genel olarak bakıldığında komisyon ödemek istemeyen ve başarılı bir marka yaratmak isteyen kişilerin ilk olarak e-ticaret sitesi kurmaya yöneldiği bilinmektedir.

E-ticaret sitesi kurmak için kişilerin;

Ürün ve tedarikçi seçimi

E-ticaret Altyapısı Seçimi

E-ticaret Sitesi Tasarımı

Sanal Pos ve Kargo Anlaşmaları

Dijital Pazarlama Çalışmaları

Gibi alanlarda özel çalışmalar yapması gerekir. Böylece işletmeler e-ticaret sitelerini kurarak hedef kitlelerinde yer alan kişilere daha kolay bir şekilde ulaşma fırsatı yakalar ve satışlarını stratejileri sayesinde satışlarını arttırabilir.

Ticimax ile Kolayca E-ticaret Yapın

İnternetten satış yapabilmek için şirket kurduktan sonra e-ticaret sitenizi kurmak için Ticimax e-ticaret alt yapılarını tercih edebilir ve sizler de sitenize ürün yüklemesi yaparak e-ticaret sitenizi özelleştirebilirsiniz. Ticimax e-ticaret alt yapıları içerisinde yer alan özellikler sayesinde e-ticaret süreçlerinizi hızlı bir şekilde yönetebilir ve satışlarınızı arttırabilirsiniz.

Ticimax demo talep formunu doldurarak e-ticaret alt yapılarını 15 gün boyunca deneyebilir ve deneme süresinin ardından e-ticarette Ticimax ile doğru adımlar atabilirsiniz. Ticimax ile ilgili daha fazla haber almak için Ticimax’ı Instagram, Youtube, Twitter ve Facebook gibi sosyal medya platformlarından takip edebilir ve e-ticaret ile ilgili daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

 

 

Necati Gündüz Hocanın kaleminden CENAZE.(HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR SONRA DÖNÜŞÜNÜZ BİZE OLACAKTIR)

0

 

Necati Gündüz Hocanın kaleminden

CENAZE.

(HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR SONRA DÖNÜŞÜNÜZ BİZE OLACAKTIR)

20 ağustos Pazar akşamı saat 18 i 1 geçe annem hakka yürüdü. Allah kendisine ve  ölmüş tüm anne ve babalara rahmet eylesin. sevgi, emek, fedakarlık, gibi kavramlar bile anneyi tarif etmekte aciz kalır. Mesela bütün insanlar tarafından dışlanmış veya değersizleştirilmiş olsanız bile, annenizin değerlisisiniz. Bir evlat fiziksel eksikliklerinden dolayı toplum tarafından eksik görülebilir ama o annesinin güzelidir birtanesidir. Herhangi biri bir suç işlerken suçüstü yakalanabilir, ama o kişi annesinin gözünde hep masumdur, benim oğlum veya kızım böyle bir şey yapmaz diyecek ilk kişi annesidir. Yeri gelince yemez yedirir, giymez giydirir ve beklediği tek karşılık, çocuğunun yüzündeki memnuniyet ifadesi ve tebessümüdür. Allah hiçbir anneyi evlat acısı ve yoklukla sınamasın. Anne yi tarif etmek için bu kısa satır ve ifadeler elbette ki yeterli değil, hatta anne kavramının yanında denizde damla boyutundar.

Yazımın başlığı ‘’ CENAZE’’ kimseyi onun kadar sevmediğim, hiç kimseyi onun yerine koyamadığım ve bu yaşıma rağmen gözünde ve yüreğinde çocuk kaldığım annem bir anda ‘’CENAZE’’ oluverdi. Cenazede bulunan hiç kimse filanın annesi diye hitap etmedi, ismi ile de hitap eden olmadı, annemin içinde olduğu tabut’u omuzlara alırken hoca okuduktan sonra ‘’CENAZE’’ yi kaldırın dedi. Cenaze namazı kılınmaya gelindiğinde ‘’CENAZE’’ namazına buyrun denildi. Namaz bitince ‘’CENAZE’’ yi mezara götürün denildi. Ben ve iki kardeşim annemi ebedi istirahatgahına yerleştirmek için mezara indiğimizde ‘’CENAZE’’ yi verin denildi. Kollarımıza alıp toprağa yerleştirdiğimiz annemiz idi ama orda bulunan herkes için ‘’CENAZE’’ idi. Rabbim kendisinin ve bütün annelerin mekanını cennet eylesin.

İnsanoğlu hırslarına yenilmediği müddetçe insandır. Kadın, erkek, güzel, çirkin, doktor, mühendis, general, bilim adamı, devlet başkanı, fikir adamı, mucit, müdür, müsteşar, vali, kaymakam, yazar, sanatçı, zengin, fakir, akıllı, akılsız vb. herşey olabiliriz ve ismimiz, etiketimiz, ünvanımız ne olursa olsun sonunda aynı isimle ‘’CENAZE’’ diye  çağrılacağız. Nasıl ki doğduğumuzda istisnasız hepimiz bebek idi isek öldüğümüzde de hepimiz ‘’CENAZE’’ olacağız. Yani sosyal konumumuz, kimliğimiz, haiz olduğumuz zenginlik vb. ne olursa olsun bizi bu ünvandan kurtaramayacaktır.

Çalışıp üretirken ürettiklerini kendisinin tüketip tüketmeyeceğine bakmamalı insan, ama  birgün ‘’CENAZE’’ olacağını ve kendisini bir dönüşün beklediğini unutmadan hayatını düzenlemesi en büyük düsturu olmalıdır. Dünya hayatı, hırslara ve egolara mağlup olacak, ve bu yüzden kendine ve çevresindeki insanlara huzursuzluk verip acı çektirecek kadar uzun değildir. Hayattan umduğumuz güzellikleri hırslarımızdan dolayı erteleyip durursak, pişman oluruz, ama pişmanlığımızı da göremeyiz, çünkü kimse ne zaman ‘’CENAZE’’ olacağını bilemez. ‘’CENAZE’’ olduktan sonra da ne tatil yapabilir, ne dinlenebilir, ne hayalini kurduğu yaşantıyı yaşayabilir, ne ihmal ettiği sevdiklerine vakit ayırabilir ne de farkında olduğu halde ‘’sonra düzeltirim’’ dediği eksikliklerini tamamlayabilir.

Allah’a olan kulluk görevlerimizi unutmadan, Zamanında şükür edelim, zamanında özür dileyelim, zamanında gülümseyelim, zamında ağlayalım , zamanında çalışalım, zamanında dinlenelim, zamanında sevdiklerimize zaman ayıralım, zamanında küslüklerimizi bitirelim, zamanında hasta ziyaretlerine gidelim, gücümüzün yettiği yardımı zamanında yapalım, bizden umudu olanların umutlarını kırmayalım. Çünkü herşeyi zamanında yapmak erdemdir.

Lübnan’ın en zengin adamı Eymen Bistani, Beyrutu en iyi noktadan gören hakim bir tepede kendisine görkemli bir mezar yaptı, oraya gömülmeyi vasiyet etti. İlahi irade farklı tecelli etti, özel uçağı denize düştü. Milyonlara mal olan aramalar sonunda uçağı bulundu ama cesedine ulaşılamadı…

Lord Teshlid İngiltere’nin en zengin adamlarındandı, zaman zaman devlete bile borç veriyordu. Malikanesinde oldukça büyük ve korunaklı bir odayı Servet kasası olarak kullanıyordu. Birgün hazinesine girdi ve yanlışlıkla kapıyı üstüne kapattı. Oda çok özel inşa edildiği için, ne kadar bağırıp çağırdıysa, yardım istediyse de sesini kimseye duyuramadı. Zaman zaman eve gelmediği için, evdekiler arama ihtiyacı hissetmedi. Günler sonra cesedi bulunan Lord, bir şekilde parmağını kesmiş ve kanıyla şu cümleyi yazmıştı: “Dünyanın en zengin insanı, açlıktan ve susuzluktan ölüyor!”

Selam ve dua ile.

 

 

 

 

 

Arsuz Emniyet Müdürü değişti

0
Hatay İl Emniyet müdürlüğü bünyesinde değişiklikler gerçekleşti.
buna göre Arsuz ilçe emniyet müdürü Dinsever Kalkan Reyhanlı Emniyet müdürlüğüne atandı.
Arsuz emniyet müdürlüğüne iskenderun ‘da görevli ilçe emniyet Amiri Hasan Gün atandı.

Hatayspor’a ceza kapıda

0
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Disiplin Kurulu, Hatayspor’u Ceza Kurulu’na sevk etti. Son Alanyaspor maçında usulsüz seyirci alımı iddiasıyla Hatayspor’un Ceza Kurulu’na verildiğini duyuran TFF’nin kararı şöyle:
“Atakaş Hatayspor Kulübü’nün, 28.08.2021 tarihinde oynanan Atakaş Hatayspor-Aytemiz Alanyaspor Süper Lig müsabakasındaki usulsüz seyirci alınması nedeniyle, Futbol Disiplin Talimatı 49. Maddesi uyarınca ve talimatlara aykırı hareketi nedeniyle, Futbol Disiplin Talimatı 46. Maddesi ile Müsabakalarda Uygulanacak Kovid-19 Tedbirlerine İlişkin Talimat’ın 3/3 Maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
Atakaş Hatayspor Kulübü İdarecisi Bekir Aracı’nın, aynı müsabakadaki talimatlara aykırı hareketi nedeniyle, Futbol Disiplin Talimatı 46. Maddesi ile 2021-2022 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 8/4 Maddesi uyarınca 31.08.2021 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.”

İskenderun’da Adli yıl kokteylle açıldı

0

İskenderun’da 2021-2022 yeni Adli yıl açılışı Adliye sarayında düzenlenen kokteyl ile kutlandı.

Adliye binasının zemin katında yapılan programa Kaymakam İskender Yönden, Belediye Başkanı M. Fatih Tosyalı ve Cumhuriyet Başsavcısı Muhammet Emin Ünalan, 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve Adalet Komisyonu Başkanı Mahir Taştimur, 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Güngör Murat Uçar, İSTE Rektörü Prof. Dr. Tolga Depci, Hatay Barosu Başkanı Hüseyin Cihat Açıkalın, İskenderun Baro Temsilcisi Av. Şükran Düzen, Sahil Güvenlik Grup Komutanı Yarbay Oğuz Emre Çiçek, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Yusuf Yıldırım, İlçe Emniyet Müdürü Nevzat Güneş ile hakim, savcı ve avukatlar katıldı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel,  ziyaretlerini sürdürüyor

0

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, dün geldiği Hatay’da bugünde bir dizi ziyaret yaptı.

Özel,güne  Erzin Belediyesini ziyaret ederek ve partisinin ilçe başkanlığında partililerle buluşarak başladı.Daha sonra Dörtyol ilçesinde bir parkta partililere hitap eden Özel, herkese yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılarını olmaları tavsiyesinde bulundu

.

Aşının, salgına karşı önemini anlatan Özel, “Sözümüze değer veren herkese söylüyorum, eczacı olarak da söylüyorum, aşıyı bulan yaptırsın. Birincisini oldun, ikincisinin gününü değiştirmeyin, üçüncüsünü diyorlarsa sakın gecikmeyin. Bu işten başka kurtuluş yok. Geçen ağustos aşı yoktu 540 kişi öldü, bu ağustos 3 bin 500 kişi öldü. Aşısızlar ölüyor bir de. Aşı bulunmasaymış soyumuz kırılacaktı. Allah’tan iki Türk buldu, Türkiye’ye öncelik verdiler.” dedi

 

Daha sonra Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası’nda muhtarların sorun ve taleplerini dinleyen Özel, Payas ilçesinde esnafı da ziyaret etti.

Başkan Savaş: “Gücünüz Ve Rehberiniz Yalnızca Kanunlar Olsun”

0

 

Hatay Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığına bağlı ekipler, Zabıta Teşkilatının 195. Kuruluş yıl dönümü ve Zabıta Haftası dolayısıyla HBB Başkanı Lütfü Savaş’ı ziyaret etti.

Hatay’ın sahip olduğu sosyal ve kültürel değerlere uygun şekilde hizmet ulaştırılması anlayışından asla ödün vermeyen HBB Zabıta ekipleri, Başkan Savaş’a gerçekleştirdikleri ziyarette kent düzeni, yeni projeler ve hâlihazırda devam eden uygulamalar konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.

BAŞKAN SAVAŞ: “GÜCÜNÜZ VE REHBERİNİZ YALNIZCA KANUNLAR OLSUN”

Başkan Savaş, Zabıta teşkilatının 1860’lara dayanan tarihini hatırlatarak bu köklü tarihin ve birikimin sorumluluğuyla hizmet verdikleri için ekiplere teşekkür etti. Hataylıların Zabıta hizmetlerinden memnun olduğunu sözlerine ekleyen Savaş, personele, “Belediyenin görünen yüzü siz olduğunuzu unutmayarak halkla iç içe çalışmalısınız. İnsanları kurumlardan ve kanunlardan uzaklaştırmayın. Gücünüz ve rehberiniz yalnızca kanunlar olsun” tavsiyelerinde bulundu.

“Beyaz Bayrak Uygulamasına Geçeceğiz”

Başkan Savaş Hatay’da hijyen kurallarına uyarak halka kaliteli hizmet ulaştıran işletmelere beyaz bayrak vermek üzere çalışma başlatacaklarını ifade ederek, müesseselerin Zabıta ekipleri tarafından denetleneceğini söyledi.

HBB Zabıta Daire Başkanı Alper Kılıçoğlu da 117 Zabıta personeli ile kanunlar ışığında hizmet verdiklerini belirtti.

Kentin geleceği olan çocukların da eşlik ettiği ziyaret anı fotoğrafı ile ölümsüzleştirildi.

Dörtyol’da Yorgun mermi çatıyı delerek odaya düştü

0

Hatay’ın Dörtyol ilçesinde evin çatışından odanın içerisine yorgun mermi düştü. Şans eseri yaralanan olmadı.


Edinilen bilgiye göre; Olay, Yeşilköy Mahallesinde meydana geldi. 4 kişinin yaşadığı müstakil evin çatısına nereden atıldığı belli olmayan yorgun mermi isabet etti. Çatıyı delip odanın içine düşen mermiyi bir anda adeta önlerinde bulan aile fertleri kısa süreli panik yaşadı.

Şans eseri her hangi bir yaralanan olmazken, isabet eden mermi nedeniyle çatıda delik oluştu.

HBB’nin akuaponik sistemle bitki yetiştirilen “Hatay Vitrini” adlı sera ilk ziyaretçilerini ağırladı.

0

Hatay Büyükşehir Belediyesinin SİEUGreen projesi ile hayata geçirdiği akuaponik sistemle bitki yetiştirilen “Hatay Vitrini” adlı sera ilk ziyaretçilerini ağırladı.

Bu projeyle şehirsel tarımdaki teknolojik ve sosyal yeniliklerin, toplumu ve ekonomiyi nasıl olumlu yönde etkileyebileceğini bir kez daha göstermeyi hedefleyen HBB, Hatay BİLSEM(Bilim ve Sanat Merkezi) 5 ve 6. Sınıf öğrencilerine akuaponik (topraksız tarım) sistemi tanıttı.

Hatay BİLSEM tarafından yürütülen “Sürdürülebilir Doğa Yolculuğu için Ekokids” projesinin faaliyetleri kapsamında ziyaret gerçekleştiren öğrencilere teorik olarak akuaponik sistemle bitki yetiştirme eğitimi verildi.

Teorik eğitimin ardından sera içerisinde uygulama ortamı incelendi.  Öğrencilere evlerinde kendi imkânlarıyla uygulayabilecekleri bir örnek hazırlanarak eğitim günü tamamlandı.

Bu hedefleri yerine yetirmek için “sürekli eğitim merkezi” modeli ile yenilikçi tarım tekniklerini girişimci iş insanları ve öğrencilerle paylaşan HBB, onlara canlı bir laboratuvar ortamı sağlayarak Türkiye’de bir ilk olma amacıyla çalışmalarına devam ediyor.

İHD:”Barış Hakkını Savunarak Barışı Getirebilirİz!”

0

 

İnsan hakları Derneği İskenderun Şube Başkanı Coşkun Selçuk 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle bir basın açıklaması  yaparak “Dünya Barış Günü olarak kutlanan 1 Eylül vesilesiyle barışın egemen olduğu bir dünyada yaşamak istediğimizi bir kez daha belirtmek istiyoruz. Barış hakkı, bir insan hakkıdır.”dedi

İHD’nin açıklaması şöyle:

 

 

“BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin başlangıç maddesi ile 28. maddesinde barış ve barışın temellendirileceği uluslararası ve ulusal sosyal düzenlerin, bu bildiride yer alan haklara ve özgürlüklere dayanması gerekliliği vurgulanır. BM Genel Kurulu, Halkların Barış Hakkına Dair Bildiriyi Genel Kurul’un 12 Kasım 1984 tarihli oturumunda kabul ve ilan etmiştir. Bildiride barış hakkının kutsallığı, bu hakkı korumanın ve uygulanmasını sağlamanın da devletler için bir yükümlülük olduğu vurgulanır.

Barış talebinin, medeni ve siyasi haklarla olduğu kadar; ekonomik, sosyal ve kültürel haklar ile de ilişkisi bulunmaktadır. Bu metinlerde İHD’nin de benimseyip paylaştığı temel yaklaşım, barışın insan hakları ve özgürlüklere dayalı oluşudur. İnsanlar arasındaki her türden eşitsizlikler, hakların ve özgürlüklerin tanınmayışı, savaşların ve çatışmaların temel sebebidir. O nedenle, İHD olarak her şart altında ve dünyanın neresinde olursa olsun, barışın haklara ve özgürlüklere dayalı olarak sağlanabileceği düşüncesindeyiz.

Dünyanın pek çok yerinde savaşlar, silahlı çatışmalarla adeta bir kaos süreci yaşanmaktadır. İkinci Dünya Savaşı sonrası dünyada barışın sağlanması konusunda çalışma yürütmek üzere oluşturulan kurumlar bununla ilgili görevlerini yerine getirme konusunda hiç bir varlık gösterememektedir. Zaten savaşların kışkırtıcısı olan güçlü devletlerin elinde işlevsizleştirilmiştir. Bu durum yüzbinlerce ölüm, yaralanma ve insanların mültecileşmesine neden olmaktadır. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre 2020 yılı sonu itibarıyla dünyada yaşadıkları yerlerden zorla çıkarılan insan sayısı 82.4 milyon kişidir. Bu sayı 2010 yılındaki sayının iki katıdır ve dünyada ilk defa bu kadar yüksek bir sayıya ulaşmıştır.

Türkiye etnik, dilsel, dinsel ve kültürel özellikleri bakımından çoğulcu bir dokuya sahiptir. Çoğulculuk, İHD’nin pek çok kez vurguladığı ve yansıttığı, “herkes farklı, herkes eşit” sloganında ifadesini bulur. Çoğulculuk aynı zamanda demokrasinin de temelidir. İHD demokrasi ile insan hakları arasında koparılamaz bir bağ bulunduğu düşüncesindedir. O nedenledir ki, İHD Türkiye’nin temel sorununun insan hakları ve demokrasi sorunu olduğunun altını çizmiş ve bu temel sorununun en önemli halkasının da Kürt sorunu olduğu tespitinde bulunmuştur. Türkiye’nin insan hakları ve demokrasi sorununu çözebilmesi için yeni barış sürecine ve böylelikle çatışma çözümüne ihtiyacı vardır.Türkiye, Kürt sorunu gibi temel sorunlarını diyalog ve müzakereye dayalı çatışma çözüm yöntemleri kullanarak çözememiş bir ülkedir. Bu nedenle silahlı çatışmalar ülke içi ve ülke dışında devam etmektedir.

Çatışma ve savaş ortamı ile birlikte genel baskı ortamında şiddetin öne çıkması ve beraberinde nefret dilinin zehrini akıtması kaçınılmaz olmuştur. Kadın cinayetlerinin önlenememesi, kadına yönelik taciz ve tecavüzün artması böylesi bir şiddet ortamı ile de izah edilebilir. Nefret saiki ile artan ırkçı saldırılarda ise yükseliş eğilimi vardır. Bu sürecin ekonomiye verdiği telafi edilemez ağır kayıplar mevcuttur. Denilebilir ki sürekli bir ekonomik kriz hali oluşmuştur. Bu sürecin Türkiye’yi getirdiği rejim değişikliği ve otoriter bir yönetim anlayışının yarattığı sürekli bir baskı ortamı oluşmuştur. Türkiye’nin siyasi partileri ve toplumsal muhalefeti barışa odaklandığı taktirde kesinlikle yeni bir barış sürecinin önünün açılacağı düşüncesindeyiz.

İnsan hakları savunucuları olarak Türkiye’de barışa giden yolun barış hakkı mücadelesi ile olacağını biliyoruz. Savaş, ölüm, yoksulluk, yurdundan edilme, adaletsizlik, hukuksuzluk, insan haklarının hiçe sayılması demektir. İHD olarak, ülkemiz başta olmak üzere tüm dünyada barışın egemen olduğu bir yaşam için barış hakkı mücadelemizi sürdüreceğiz.”

 

ARİAD’dan eğitime destek konserleri sürüyor.‘Sakiler grubu’ konuklara keyifli anlar yaşattı.

0

 

 

Arsuz İş Adamları Derneği tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen eğitime katkı gecesinde sahne alan ‘Sakiler grubu’ konuklara keyifli anlar yaşattı.

 

Arsuz mira türkü evinde gerçekleştirilen geceye Arsuz Kaymakamı Musa Sarı, Belediye Başkanı Asaf Güven, İskenderun Ticaret sanayi odası Başkanı Levent Yılmaz, Arsuz Emniyet müdürü Dinsever Kalkan, Ariad yönetimi ve davetliler katıldı.

Sakiler grubu konseri öncesi açılış konuşması yapan ARİAD Başkanı Adnan Ağar, “Her yıl dernek olarak eğiteme katkı sunmak için düzenlediğimiz bu geceye katılan ve destek veren herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.

Gecenin finalinde ise Türkiye’nin sevilen gruplarından Hasan Gözetlik, Yücel Girgin ve Serkan Balkan’dan oluşan ‘Sakiler’ sahneye çıkarak bir birinden güzel eserleri seslendirdiler.

Gurubun solistti Hasan Gözetlik, uzun aradan sonra sahnede olmaktan mutlu olduklarını belirterek şu ana kadar bayağı sahne aldıklarını inşallah bundan sonra devam edeceklerini söyledi.

OKULA GİDEN ÇOCUĞUNUZU COVID’DEN KORUYACAK 15 ALTIN KURAL

0

 

Covid 19 pandmi süreeci ile  birlikte uzun süre ara verilen yüz yüze eğitime bu hafta itibariyle başlanıyor. Bu dönemde anne baba ve öğretmenler çocukların koronavirüs ve Delta varyantından korunması konusunda endişeler taşıyor. Korunma yöntemleri arasında aşılama önemli bir yer tutarken; hijyen, maske ve mesafe kurallarına uymak da birinci basamak önlemleri oluşturuyor. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Memnune Aladağ, pandemi sürecinde okullarda çocukların sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.

Delta varyantı çocuklarda da semptoma neden oluyor

Bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 enfeksiyonu çocukluk çağında klinik olarak daha hafif seyretmektedir. Çocuklarda daha çok asemptomatik (belirtisiz) ya da hafif belirtilerle atlatılan koronavirüs, genellikle hafif ateş, öksürük, ishal, büyük çocuklarda tat ve koku kaybına sebep olmaktadır. Ancak etkisini artırarak devam eden Delta varyantı sebebiyle çocuklarda da artık belirtilerin arttığı ve hastaneye yatışların olduğu bilinmekte; okulların yüz yüze eğitime başlaması ile Koronavirüs bulaşma oranının artış göstermesi beklenmektedir. Bu sebeplerden dolayı okullarda hem öğrenciler, hem veliler hem de okul yönetimleri tarafından etkili önlemlerin alınması gerekmektedir. Ailelerin ve okulların uygulayacağı tedbirlerle okulların açık tutulması çocukların akademik, sosyal ve psikolojik durumu açısından büyük önem taşımaktadır.

Mevsimsel hastalıkların belirtileri koronavirüs ile karıştırılabilir

Okulların açılması ile birlikte çocukların etkileşim içinde olması sebebiyle bu dönemde mevsimsel hastalıkların ve diğer gribal enfeksiyonların da yayılması öngörülmektedir. Mevsimsel grip gibi hastalıkların belirtileri de ateş, öksürük ve burun akıntısı olduğundan başlangıçta Covid-19 ile karıştırılabilir. Hastalıkların birbirleriyle karıştırılmaması için bu tür belirtiler gösteren çocukların öncelikle diğer çocuklardan izole edilmesi ve ailesine haber verilmesi gerekmektedir. Aileler ise hasta olan çocuklarını iyileşene kadar okula göndermemeli, diğer çocukların ve toplum sağlığını korumak için hemen bir uzman doktora başvurmalıdır.

Okulda mutlaka dikkat edilmesi gerekenler

Covid 19 enfeksiyonundan korunmak için hem ailelerin hem de okul yönetimlerinin alacağı önlemler bulaş oranını önemli ölçüde azaltacak ve çocukların eğitime devamlılığını sağlayacaktır. Bu kapsamda okulların ve velilerin alabileceği önlemler şöyle sıralanabilir:

Okullarda sosyal mesafeye dikkat edilmeli ve buna uygun oturma düzeni sağlanmalı

Temaslı olan kişilerin takibi açısından çocukların sınıfta oturma düzeni hep aynı olmalı

Okuldaki faaliyetler mümkün olduğu kadar açık havada yapılmalı

Eğitim yapılan ortamlarda uygun havalandırma şartları sağlanmalı, bulaşıcılığı engellemek için maske takılmalı

Ders ve yemekhane giriş çıkışlarında el hijyenine dikkat edilmeli

Kalem, kitap gibi okul gereçleri kişiye özel olmalı, ortak kullanım azaltılmalı

Çocuklar gün boyu aynı eğitim ortamında olmalı, ortak kullanılan sınıflar ile yemekhane çok iyi havalandırılmalı ve dezenfeksiyonu yapılmalı

Hastalık belirtisi gösteren öğrencilerin diğer çocuklarla temasının kesilmesi için gecikilmeden izolasyon sağlanmalı ve bu çocuklar evlerine gönderilmeli

Okulun çeşitli yerlerine hijyen kuralları ve uygulamaları ile ilgili korkutmayan ancak bilgilendirici uyarı görselleri asılmalı

Mümkün olduğunca veliler, öğretmenler ve aynı zamanda yaşı uygun olan öğrenciler aşılanmayı tercih etmeli

Eğitim ortamında beslenme yapılmamalı ve yemekhanelerde kalabalık oluşmaması için önlem alınmalı

Yemek alırken mesafe ve el hijyeni sağlanmalı

Misafir ve veliler zorunluluk dışında okula girmemeli

Serviste de oturma düzenine, sosyal mesafeye ve maske takılmasına dikkat edilmeli.

Şoför ve rehber kişi Covid-19 kuralları konusunda bilinçli davranmalı

Veliler belirtisi olan çocuklarını okula göndermemeli, kendileri de Covid -19 belirtilerine çok dikkat etmelidir. Çünkü hasta olan veliler çocukları aracılığıyla diğer çocukların ve öğretmenlerin yani toplumun sağlığını riske atabilir.

Mehmet Çardak   yazdı:”Türk halkından gizlenen haber”

0

Mehmet Çardak     

Araştırmacı / Yazar

m-cardak@windowslive.com

            Türk halkından gizlenen haber

Sevgili Okurlarım! ABD’deki ‘Atatürkçü Bilim Adamları Derneği’ adına Prof. Vural Cengiz paylaşmış, ben de 30 Ağustos Zafer Haftası münasebetiyle sizlere aktarıyorum. Lütfen sizler de dostlarınıza iletiniz…

Adı: Arnold LUDWIG, ABD’li bir Psikiyatri profesörü. Hayatında Türkiye’ye hiç gelmemiş. Bir kitap yazmış. Kitabın adı: “KING OF THE MOUNTAIN”.

Kitapta bir bölüm var: “İn one of the most comprehensive and insightful studies of political leadership ever undertaken””.  İsminden de anlaşılacağı üzere dünyada ülke yönetmiş politikacılarla ilgili bir kitap.

Bu kitap, 20. Yüzyılda dünya liderleri ile ilgili bir seri araştırmayı kapsıyor. Dünyadaki liderler arasında 2000 kişiyi belli ama aynı ölçütlere göre değerlendirmiş…

Ülkeleri yönetmiş Saddam’dan Kaddafi’ye, Mao’dan Rousevelt’e, De Gaulle’den Nehru’ya, Churchill’den Hitler’e, Mussolini’den Mandela’ya, Stalin’den Nasır’a ve Arafat’a kadar hepsini incelemiş. Kitap çalışması tam 18 yıl sürmüş.

Bu kapsamlı araştırma sonunda öne çıkan belli başlı 377 devlet adamını yukarıda ifade ettiğim gibi belli ölçütlere göre değerlendirmiş. Öne çıkan liderlerin hepsine aynı olmak üzere 200 kadar değişik kıstas uygulamış. Bu kıstaslara göre, 1’den 31’e kadar değişken puanlar verip değerlendirmiş ve bir sıralama yapmış…

Profesörün uyguladığı testin tam adı: “Political Greatness Scale (PGS)”  olarak tanımlanmış. Buna göre bir sıralama yapmış. Örneğin; en çok Rousevelt ve Mao 30’ar puan almışken, Nehru 25, Churchill 22, Golda Mair 12, Fidel Castro 23, Kennedy 15 puan almışlar.

Sadece tek bir lider 31 puanla ilk sırayı almış. Bu lider de “Visionary” sıfatıyla 20. Yüzyılın gelmiş geçmiş en büyük devlet adamı unvanına layık görülmüş.

Kim olabilir diye merak ettiniz haklı olarak. Evet! İşte o lider devlet adamı Mustafa Kemal ATATÜRK!

Ama en ilginç olan husus, yazılı ve görüntülü Türk basınının bu haberi duymamış olmasıdır. Türk halkı, gurur duyduğu atası hakkındaki bu güzel haberden mahrum bırakılmış.

Bizim ilk görevimiz, sizden gizlenen bu gerçek bilgileri size iletmektir. Lütfen sizler de dostlarınıza iletiniz.

 

 

Zabıta Teşkilatının 195. Kuruluş yılı kutlandı!

0

 

Hatay Büyükşehir Belediyesi, Zabıta Teşkilatı’nın 195. kuruluş yıl dönümü ve her yıl 1-7 Eylül tarihleri arasında kutlanan Zabıta Haftası dolayısıyla çelenk sunma töreni düzenledi.

Antakya Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törene Hatay Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Metin Açık, Zabıta Dairesi Başkanı Alper Kılıçoğlu ve Hatay Büyükşehir Belediyesi zabıtaları katıldı.

Törende anıta çelenk sunularak saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Hatay Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Metin Açık vatandaşların huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan Zabıta Teşkilatı personelinin 195. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak görevlerinde başarılar diledi.

Tören sonunda günün anlam ve önemine uygun olarak zabıta kıyafeti giyen minik öğrencilerin Hatay Büyükşehir belediyesi idarecilerine çiçek takdim etmesi ortaya güzel görüntülerin çıkmasını sağladı.