Pazartesi, Mayıs 4, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 2014

Başkan  TOSYALI ‘dan  Olimpik havuz ve modern futbol sahası müjdesi

0

 

Bir dizi ziyaret ve görüşmelerde bulunmak üzere Ankara’ya giden Başkan Fatih Tosyalı, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Kasapoğlu’nu, AK Parti Hatay Milletvekili Abdülkadir Özel ile birlikte ziyaret etti.

Gerçekleşen görüşme sonunda açıklamalarda bulunan Başkan Tosyalı,şunları söyledi:

“Gençlik ve Spor Bakanımız Sn. Dr. Mehmet Kasapoğlu’nu, Hatay Milletvekilimiz Sn. Abdulkadir Özel ile birlikte ziyaret ettik. Sayın Bakanımız;

1- Yıkılan yarı olimpik yüzme havuzu’nun yerine yarı olimpik olarak planlanan yüzme havuzu projesini Tam Olimpik olarak revize ettiklerini ve İnşaata 2022 yılı başında başlanacağının müjdesi ile,

2- Sakarya mahallemizde bulunan futbol Sahasının revizyonuna kısa sürede başlanarak, Modern ve konforlu bir şekilde şehrimiz amatör spor kulüplerinin hizmetine sunulacağı müjdesini aktardılar.İskenderun’umuza hayırlı uğurlu olsun.İskenderun’a Değer”

Elmacı Dede Payas Amanos Dağları’ndaki Mehmetçiğe Denizli’den üzüm götürdü

0

“Elmacı Dede” olarak bilinen ve temin ettiği elmaları yurdun dört bir köşesindeki Mehmetçiğe ikram etmek için kilometrelerce yol giden 71 yaşındaki Muhammet Yılmaz, bu kez Amanos Dağları‘nda görev yapan güvenlik güçleri için üzüm getirdi.


Akşam saatlerinde Dörtyol’a ulaşan Yılmaz, burada Jandarma Kara Hasan Paşa Kışlası’na geçerek getirdiği üzümleri Mehmetçiğe teslim etti.
Bu kez Amanos Dağları’nda operasyonlara katılan güvenlik güçlerine hediye getirmek istediğini ifade eden Yılmaz, şunları konuştu:
“Elma hasadına yaklaşık 1 ay kaldığı için bu kez kentteki üreticilerden topladığım üzümleri getirdim. Amanoslarda büyük fedakarlık yapan askerlerimize, polislerimize, komandolarımıza manevi destek olmak için üzüm ikram etmek üzere buraya geldim. Onların büyük fedakarlıkları söz konusu. Buna karşı benim bir kahve köşesinde oturup zaman geçirme şansım yoktur.”
Yılmaz, meyveleri askerlere ulaştırabildiği için çok mutlu olduğunu ifade ederek, gücünün el verdiği sürece güvenlik güçlerine manevi destek olmaya devam edeceğini söyledi.

CHP İl Başkanı Parlar:”Sınıflarda balık istifi gibi eğitim verilecekse ne öğrenciler, ne öğretmenler ne de aileler güvende olacaktır”

0

 

CHP Hatay İl Başkanı Dr. Hasan Ramiz Parlar, iki hafta sonra açılacağı açıklanan okullarla ilgili tedbirlerin ne düzeyde alındığını sorarak, “Sınıflar balık istifi gibi eğitim verecekse ne öğrenciler, ne öğretmenler ne de aileler güvende olacaktır” dedi.


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay İl Başkanı Dr. Hasan Ramiz Parlar, okulların açılmasına günler kala tedbirlerin üst düzeyde alınması gerektiğini söyledi.
Covid-19 vakalarında sayının hala yüksek olduğunu vurgulayan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay İl Başkanı Dr. Hasan Ramiz Parlar, “Okulların 6 Eylül’de yüz yüze eğitime başlayacağı açıklandı. Ancak içerikle ilgili henüz net bilgiler yok. Devlet okullarında sınıf mevcutları 40 kişiyi buluyor. Balık istifi şeklinde eğitim başlayacaksa ne öğrenciler, ne öğretmenler ne de aileler güvende olacaktır” dedi.

Başkan Dr. Hasan Ramiz Parlar, uzmanların çocuklar ve gençlerle ilgili yaptığı açıklamaların endişe verici olduğunu belirterek, “Uzmanlar, İngiliz ve Delta Varyantlarının, gençler ve çocuklar üzerinde etkili olduğunu ve onların da çok hızlı yaydıklarını söylüyor. Okullarımız açılacak. Peki, bu hastalığı hızlı yaydıkları söylenen gençler ve çocuklarımız için ne gibi tedbirler alınıyor ya da alındı. Bunlar kamuoyu ile paylaşılmalı. Sınıf mevcutları azaltılacak mı? Haftanın 5 günü eğitim olacak mı? Maske, hijyen setleri, ateş ölçer gibi malzemeler tedarik edildi mi?” şeklinde konuştu.
Başkan Parlar, eğitimin başlamasından yana olduklarını belirterek, tüm tedbirlerin eksiksiz olarak alınarak riskin azaltılmasının doğru olacağını söyledi.

Memur ve memur emeklisi zam oranı açıklandı

0

 

Memur ve memur emeklilerinin yeni zam oranlarını belirlemek için 2 Ağustos’ta başlayan toplusözleşme görüşmelerinde sona gelindi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, ”Genel hususlar konuşunda uzlaşmaya vardık” ifadelerini kullandı.

 

YENİ ZAM ORANLARI

4.2 milyon memur ile 2.2 milyon memur emeklisinin zam pazarlığında yeni zam oranları, 2022’nin ilk altı ayı yüzde 5, ikinci altı ayı yüzde 7, 2023’ün ilk altı ayı yüzde 8, ikinci altı ayı yüzde 6 ve enflasyon farklarından oluşan zam yapıldı.

Bakan Bilgin, seyyanen zam yerine sendika üyesi olan çalışanların ücretini 400 liraya çıkardıklarını belirtti.

3 BİN 600 EK GÖSTERGE

Bilgin, ”Sözleşme kapsamında 3 bin 600 ek gösterge meselesi çalışma grubuyla tamamlanacak. Sözleşme kapsamı içinde tamamlanacaktır. Çalışmamızı yaptıktan sonra, kanun çıkarılması gerekiyor. Sözleşmeli çalışanlar için 3+1 ilkesini benimsedik. O konuda yerel yönetimlerin çalışanlarına haksızlığını gidermek için çalışmaların yapıldığını ifade etmek isterim” dedi.

sendikalar ne teklif etmişti?

Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen 600 lira seyyanen zam, 2022’de yüzde 21, 2023’te yüzde 17 artış talep etti.

Hükümet, 2022 için yüzde 5 artı yüzde 6, 2023 içinse yüzde 6+6 ve enflasyon farkı teklifinde bulunmuştu.

Cem evinde Aşure etkinliği

0

Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı İskenderun Cem Evi’nde Muharrem Ayı dolayısıyla Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Halil İbrahim Ayaz tarafından okunan duaların ardından Aşure lokması öncelikli olarak yönetim kurulu üyelerine ikram edildi.

Muharrem Ayı dolasıyla Cemevi’nde ikram edilen Aşure etkinliğinde bu yılda pandemi nedeniyle oruç açma lokması dağıtılmadı.

Etkinliğe İskenderun Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı Cem Evi Başkanı Dr. Halil İbrahim Ayaz ve Cemevi Yönetimi, İskenderun Kaymakamı İskender Yönden, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, İskenderun Belediye Başkanı Fatih Tosyalı, CHP. İlçe Başkanı Yusuf Mansuroğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri, CHP. İskenderun Belediye Meclis Üyeleri Bülent Kırmızıoğlu, Bülent Şimşek, Ticaret ve Sanayi Odası temsilcileri, Tüm Emekli Sen İskenderun Temsilcisi Mustafa Çankaya, İskenderun Marder Başkanı Salih Bayar,AKAD. Başkanı Nihad Yenmiş ve STK temsilcileri katıldı.

Yorgun mermi çatıyı delerek odaya düştü

0
 Dörtyol ilçesinde evin çatışından odanın içerisine yorgun mermi düştü.
Edinilen bilgiye göre; Olay, Kuzuculu mahallesi Akgül Sokakta meydana geldi. Mehmet Köşe (36) ve ailesinin yaşadığı müstakil evin çatısına nereden atıldığı belli olmayan yorgun mermi isabet etti. Çatıyı delip odanın içine düşen mermiyi bir anda adeta önlerinde bulan aile fertleri kısa süreli panik yaşadı.
Şans eseri her hangi bir yaralanan olmazken, isabet eden mermi nedeniyle çatıda delik oluştu.

Sakarya Zaferinin 100. Yılında Hatay’a 6 Madalya

0

 

Sakarya Zaferi 100. yıl anısına Ankara/Polatlı’da yapılan Türkiye Muaythai Federasyonu ve Polatlı Belediyesi işbirliği ile Minikler&Yıldızlar Muaythai Türkiye Şampiyonası müsabakalarında Hatay Büyükşehir Belediyespor Kulübü 6 madalya kazandı.

Hatay Büyükşehir Belediyespor Kulübü adına müsabakaya katılan 6 sporcunun isimleri ve dereceleri şöyle:

Mehmet Diker  Minik Erkekler 44 KG Türkiye şampiyonu (Dünya şampiyonasına katılmaya hak kazandı)

Aslı Yanık  Minik Kızlar 56 KG Türkiye şampiyonu (Dünya şampiyonasına katılmaya hak kazandı)

Berrak Genç Minik Kızlar 58 KG Türkiye İkincisi (Avrupa şampiyonasına katılmaya hak kazandı)

Mahmut Gümüş Minik Erkekler +67  KG Türkiye  İkincisi  (Avrupa şampiyonasına katılmaya hak kazandı)

Merve Küçük Yıldız Kızlar 48 KG Türkiye Üçüncüsü (Avrupa kupasına katılmaya hak kazandı)

Özcan Odacı  Yıldız Erkekler 60 KG Türkiye Üçüncüsü  (Avrupa kupasına katılmaya hak kazandı)

Şampiyona sürecinde ayrıca “Birgün Spor Birgün Siper” parolasıyla tüm sporculara Sakarya Zaferi’nin milli bilinç ruhu rehberler eşliğinde Son Kale Polatlı’da anlatıldı.

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi Yöneticileri Expo 2021 Alanlarını Ziyaret Etti

0

 

 

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, 10 Aralık’ta dünyaya kapılarını açacak olan EXPO 2021’in Antakya-Defne ve İskenderun-Arsuz bölgesindeki alanı ziyaret etti.

Gerçekleştirilen ziyarete Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Durmuş Ali Aslan, Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanı Dr. Çiğdem Hacıoğlu, Yeşil Alanlar Bakım ve Onarım Şube Müdürü Sertaç Gökhan ve Peyzaj Mimarı Ufuk Sarımehmetoğlu katıldı.

 

Amfi tiyatrodan biyolojik gölete, kültür sanat sokağından arkeoparka kadar tüm alanları misafirlere anlatan EXPO yöneticileri, her iki alanda da dev organizasyona çok sayıda ülke ve şehrin katılacağını söyledi.

Aslan: Hatay Büyükşehir Belediyesine Ve Başkanımıza Çok Teşekkür Ederiz

EXPO alanındaki gezide düşüncelerini paylaşan Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Durmuş Ali Aslan,” Antalya olarak geçtiğimiz haftalarda çok ağır travma ve afet geçirdik. Bu travma ve afette bizim yanımızda yer alan Hatay Büyükşehir Belediyesine ve başkanımıza çok teşekkür ederiz. Buraya hem Muhittin Başkanımızın teşekkürünü sunmak hem de Hatay’da düzenlenecek olan EXPO 2021 peyzaj fuarında Antalya’mızı nasıl en güzel şekilde temsil edebiliriz ve Hatay Büyükşehir Belediyesine nasıl katkı sağlarız onları görüşmek için geldik. Bizleri çok güzel ağırladılar ve sunum yaptılar. Kafamızdaki soru işaretleri kalmadı” açıklamalarında bulundu.

Aslan konuşmasının devamında şu sözleri söyledi: Burası sadece bir fuar alanı olarak değil bir yaşam alanı olarak tesis edilmiş. Biz de bu yaşam alanı içerisinde sürekli olarak çok uzun vadede Antalya’mızın varlığını göstermek istiyoruz. Antalya doğal ve tarihi güzellikleri ile Türkiye’nin bir marka değeridir. Burada en güçlü şekilde yer almamız gerekiyor. EXPO alanını yerinde görerek yetkililerden bilgi almaktan dolayı mutlu olduk” dedi.

 

 

Hacıoğlu: Expo Alanına Hayran Kaldık

 

EXPO alanını gezdikten sonra hayran kaldığını ifade eden Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanı Dr. Çiğdem Hacıoğlu, “ Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek, Lütfü Savaş ile yaptığı bütün görüşmeler neticesinde burada olarak son derece destek vermeyi hedefliyor. Sadece projemizde değil etkinlik ve EXPO süresi boyunca her şekilde Hatay’a destek vereceğiz. Bu aşamada EXPO alanına hayran kaldık. Bize tanınan alanda Antalya’mızın sembolü bir bina ve peyzaj çalışması yapacağız” dedi.

EXPO 2021 için uzun süreden beri çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirten Hacıoğlu, “ Muhittin Başkanımız Hatay’a ve belediye başkanımıza çalışmalarında destek olmak istiyor. Peyzaj unsuru, kültürel etkinlikler ve gastronomi alanında da Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak Hatay Büyükşehir Belediyesini destekliyoruz. Alanda tespitlerimizi yaptık. Çok verimli bir saha gezintisi oldu. Bütün sorularımıza net cevaplar aldık. Bundan sonraki aşamalarda çok güzel bir bahçe ile Hatay’a destek olmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

HBB Arsuz Uluçınar Mahallesi’nde yapılan köprüde asfaltlama ve yol genişletme çalışması başladı.  

0
DCIM100MEDIADJI_0040.JPG

 

 

 

Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından Arsuz Uluçınar Mahallesi’nde yapılan köprüde asfaltlama ve yol genişletme çalışması başladı.

DCIM100MEDIADJI_0040.JPG

 

HBB Fen işleri Dairesi Başkanlığı tarafından geçtiğimiz yıllarda sel sonrası yeniden yapılan Arsuz Uluçınar Mahallesi’ndeki köprünün yolunu daha modern bir hale getirmek amacıyla çalışma yapan HBB ekipleri, 700 metre uzunluğunda beton asfalt çalışması başlatarak şehir içi trafik akışının rahatlamasını planlıyor.

 

İmar planında bulunan yolun asfaltlanmasının yanı sıra genişletme çalışmaları yapan HBB, eski yol ile köprü arasında bulunan yolda kot farkını gidermek amacıyla asfaltın yükseltilmesini ve menfez çalışması yapılarak yol üstünde oluşacak su birikintilerinin önüne geçilmesini sağladı.

 

Arsuz Belediyesi Spor Şenliklerinin şampiyonları belli oldu

0

Arsuz Belediyesi Spor Şenlikleri kapsamında, çeşitli branşlarda gerçekleştirilen turnuvaların şampiyonları belli oldu.,

Arsuz Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Spor Şenlikleri bu yıl renkli anlara sahne oldu. Çeşitli branşlarda, onlarca takım ve 1478 sporcu ile başlayan turnuvaların bir kısmı sona erdi. Gülcihan plajında gerçekleştirilen Plaj Voleybolu’nda, 8 kategoride yapılan turnuvada dereceye giren sporculara ödüllerini Arsuz Belediye Başkanı Dr. Asaf Güven takdim etti. Katılımın fazla olmasından duyduğu memnuniyeti belirten Başkan Güven, “ Özellikle normalleşme sürecinde çocuklarımız ve gençlerimiz adına bu şenlikleri düzenledik. Onların yaklaşık 15-16 aydır spordan uzak durduklarını biliyoruz. Bu yıl 5 farklı alanda, 6 ayrı noktada ve toplam 1478 sporcunun katılımıyla bu şenlikleri gerçekleştiriyoruz. Ama inşallah önümüzdeki yıllarda, daha da genişleterek farklı branşları da katacağız,” ifadelerini kullandı.

Karaağaç Halk Plajında gerçekleşen ve İzmir’den sonra 20 Yaş altı kategorisinde ilk plaj futbol turnuvasını gerçekleştiren Arsuz, bu alanda ilk ilçe olma özelliğini de taşıdı. Plaj Futbolunun iki kategoride gerçekleşen müsabakalarda, Büyük kategoride Euromar, 20 yaş altı kategoride ise Yıldev Madencilik şampiyonluğu göğüsleyen takımlar oldu. Kupa Törenine, Belediye Başkan Yardımcısı Sami Üstün katılarak, şampiyon olan takıma kupasını takdim etti.

Son dönemlerde ilgi odağı haline gelen Ayak tenisi, Hatay’da, Tenis federasyonu ile işbirliği içerisinde gerçekleştirilen ilk Ayak Tenisi Turnuvası olma özelliğini taşıyor. Belediye Başkan yardımcısı Mehmet Cevat Aydemir’in katıldığı Kupa töreninde Kızıl Körfez takımı şampiyonluğa erişerek, bu alanda Hatay’da ilk şampiyon olan takım oldu.

Hamile sokak köpeği, hastanenin acil servisi önüne geldi.Çağırılan veteriner Doğum yaptırdı

0

İskenderun ilçesinde doğum sancısı başlayan hamile sokak köpeği, hastanenin acil servisi önüne geldi.

Durumundan şüphelenilen köpek için hemşireler tarafından veteriner çağrıldı ve operasyonla doğumu gerçekleştirildi.Gece saatlerinde hamile bir sokak köpeği, doğum sancısı yaşayınca İskenderun Devlet Hastanesi ABlok Acil Servisi önüne geldi.

Bitkin haldeki köpeğin seslerini duyan sağlık çalışanları, veterinere haber verdi. Kısa sürede bölgeye gelen veteriner hekimler Özberk Aksar ve Berk Belli, köpeği muayene etti. Çekilen ultrasonda doğum yapması gerektiği saptanan köpek, ameliyata alındı. Köpeğin karnındaki 3 yavrusu, sağlıklı olarak dünyaya geldi. Doğumu gerçekleştiren Veteriner Hekim Özberk Aksar, Annenin köpeğin sağlık durumu iyi, tek sorun ise çocuklarını kabullenmiyor ve onları emzirmiyor. Şu anda mama ile yavruları besliyoruz. İnşallah anne bunu kabullenir dedi.

PROF.Dr.Garip Turunc’un Kaleminden “KARİZMATİK, MONOKRATİK, DESPOTİK VE NARSİS LİDERLER”

0

 

PROF.Dr.Garip Turunc Yazdı

KARİZMATİK, MONOKRATİK, DESPOTİK VE NARSİS LİDERLER

Lider; büyük halk kitlelerini, bir ulusu, bir ideal için peşinden sürükleyecek kadar dirayet sahibi olan, halkın güvenlik duygularında sevgi ve saygılarla büyüyen, mücadelesiyle “ulusal kimliği” hak eden kişidir.

 

Lider; öncüdür, kurtarıcıdır, kurucudur. Yaratıcı zekâdır, idealleri vardır, heyecan yaratır, kitleyi sürükler.

 

Lider, uzun vadeli düşünür, kendine güvenir, çevresine de güven verir, İcraatın da Ne? ve Niçin? sorularını gündemden düşürmez. Yani, her yaptığı işi, önceden sorgular. İcat eder, kendine özgü bir kişiliği vardır.

 

İyi bir lider, kendini tanır. Bunun içinde, kendinin öğretmenidir. Sorumluluk alır. Başkalarından çalmaz, rüşvet yemez. İlgi duyduğu, her şeyi de öğrenir. Başarılı olduğu en iyi icraatı ise,kendi tecrübe ve deneyimleridir. İyi bir lider, kendini tanıma yanında, çevresini ve yaşadığı dünyayı da tanıması gerekir.

 

Bu yüzden lider olmak kolay değildir. Liderlik herkese uygun bir görev değildir. Liderlik ruhu olan kişiler başkalarını harika işler yapmaları için motive etmelidir. Mümkün olan en iyi sonuçlara ulaşmak için ne zaman ve nasıl risk alacağını bilir. Liderlik tamamen açık bir fikre, esnekliğe ve sorumluluk duygusuna sahip olmaktır. Liderler, altlarındaki kişilerin de denklemin büyük bir parçası olduuğunu akıllarında tutmak zorundadırlar.

 

“Liderler güçleri nedeniyle değil, başkalarını güçlendirme yetenekleri nedeniyle mükemmelleşir.” (John C. Maxwell)

 

“Lider örnekle liderlik eder, güçle değil.” Sun Tzu

 

KARİZMARIK/MONOKRATİK LİDERLER

Karizmatik lider, kendinde olağanüstü yetenekler ve dolayısıyla haklar ve yetkiler vehmeden, üstelik takipçi kitlesi tarafından da bu niteliklere sahip olduğuna inanılan, kendinden başka hiçbir dışsal otoriteyi, hukuku ve denetimi tanımayan otoriter, daha doğrusu otokratik liderdir. “Yukarılardan gelen” bir misyon “çağrı”sına uyarak ona sadakat ve coşkuyla itaat eden kitleleri peşinden sürükler.

Otokrasi, otoriterlikten öte, hiçbir kitleye ya da kurula karşı sorumlu ve hesap verir olmayan yönetim biçimi demek ise, monokrasi böyle bir yönetimin tek adamın şahsında bulunması demektir. Son kertede tek yönetici tarafından temsil edilen mutlak otoriteryanizm anlamındadır. Yasal veya anayasal sınırlamaların yokluğunda egemenliğe ve devlet yetkilerine sahip olmayı içerir. Kanun yapar, istisna koyar, ölüm kalıma karar verir. Yönetim ve tasarruflar keyfidir veya dayatmacıdır. Despotizmin ve diktatörlüğün kibarcasıdır. Mutlak otoritarizm esas itibarile siyasi alana hakimiyet demek iken, totalitarizm sosyal yaşamın tüm alanlarını düzenleme ve denetleme demektir

Karizmatik/monokratik liderlerin yönetimlerinde tek şahıs her şeydir, toplumun diğer bireyleri değişen derecelerde değersiz sayılır. Şef/Reis ile kitle arasındaki ilişkinin sosyal ve bireysel psikolojik mekanizması şudur: “Bir hiçtiniz, sizi ben bu hale getirdim, onun için bana biat edeceksiniz. Bu haliniz çok güzel, siz yüce bir milletsiniz” (halkı pohpohlamak lâzım), “ama bana borçlusunuz, o halde beni seveceksiniz ve bana sorgusuz sualsiz itaat edeceksiniz”. Artık bireylerde öz-saygı kalmamıştır, birbirlerine de saygı duymazlar, kurallar yoktur, şefin direktifleri vardır. Saygın olan yalnızca şeftir ve sonra da gözdeleri, avanesi, alt-şefleri vs. gelir. Tabii, bu iki ucu olan bir psikolojik ilişki ve bağdır; zalimi yaratan mazlumdur —direnmediği takdirde. Müteselsil sorumluluk sırasıyla şefte/reiste, sonra yandaşlarında ve “havarileri”nde, en sonra da halktadır.

Kralın karşılığı köledir, sultanın karşılığı kuldur, çarın karşılığı serftir, padişahın karşılığı kapıkuludur, karizmatik plebisiter diktatörün karşılığı güdülen halk yığınıdır. (Hele işin içinde din de varsa…) Direktifleri ferman, ukase, emirname, kanun hükmünde kararname, kanunname, ölüm listeleri, her konuda didaktik hitabet ve nutuk şeklini alabilir.

Karizmatik lider yettiğince ikna ve kandırma yöntemini, yetmeyince zor ve şiddeti, yani önce ideolojiyi, sonra da baskıyı uygular. İlgili ve biraz farklı bir analiz Freud’unkidir. Otorite ve egemenlik ilişkisinin iki taraflı olduğunu, (bir baba gibi) liderin kitlelerdeki “ego-ideal”i temsil ettiğini, kitlenin otoriteyle özdeşleştiğini, bu işin sadece zora dayanmadığını söyler. Tarihsel süreç analizi daha doğrusaldır: Geleneksel toplumlarda ego-ideal “şahıs”tır, modern toplumlarda “norm”dur. Buradan “kişilerin yönetimi” yerine “kuralların yönetimi”ne evrilinir. Freud’un bir de yanlış varsayımı vardır: Bazı insanlar yönetmeye layık, bazı insanlar ise itaat etmeye müstehaktır. Çok beğendiği Nietzsche’nin varsayımı gibi: Üstün insanlar yönetir ve yaratır; diğerleri yığındır.

En tehlikelisi “karizmatik” lider ve otoritenin gelip “geleneksel” toplum ve otorite üzerine oturmasıdır. Ortodoks ve köktenci din zemininin ciddiyetini ayrıca belirtmeye gerek yok. Mesele, o zaman, katmerli olur: Din meşruiyetli faşizan plebisiter diktatörlükler ile organize dinle ittifak ve işbirliği yapan ırsi monarşiler (Arap krallıkları ve sultanları, Kuran’a el basarak anayasaya yemin eden son Ürdün Kralı) teokrasiden beter olabilirler. (Ziya-ül Hak’ın şeriat anayasası, Franko’nun Katolik kilisesi ile ittifakı, Mussolini’nin Vatikan’la Lateran Antlaşması vb.)

Büyük adamlar ve karizmatik liderler kuramlarının din doktrinlerindeki Allah’ın “seçilmiş kul”ları, giderek en seçilmiş kulları temasıyla akrabalığı da uzak değildir. Nasıl Freud’a ve hayranı olduğu Nietzsche’ye göre insanın ve toplumun doğası gereği insanların bir kısmı yönetmeye, hakim olmaya ve yaratmaya ehil, bir kısmı da yönetilmeye, inanmaya, itaat etmeye mecbur ise, dinlerin hiyerarşik yapısı da dikey insan ilişkilerini emreder (tanrı, peygamber, sahabe, havari, rabbi, rahip, ulema, mümin vs.). Otokratik ve monokratik doktrin ve düzenlerin çoğunun soykütüğünde, bu seçilmiş ve Allah’a (en) yakın kul miti vardır. Rahip-kral, kralların ilahi hakkı, karizmatik lider, ummetin lideri (ümmet; Hz. Muhammed’in yolunda gidenlerin tümü), yarı-tanrılaştırılmış şef/reis vs. kuramlarının şeceresi budur. Tabii laiklik ve sekülerlik geliştikçe bu meşruiyet mitinin hükmü görece azalır.

DİNDAR ETİKETLİ’ DESPOTİZİM

Tiranlık, otokrasi, diktatörlük ve totaliter rejim türlerine mensup olan despotizm kavramı bu yönetim biçimlerinden belirgin bir farklılık arzetmektedir. Günümüzde tiranlıkla aynı anlama geldiği düşünülse de, despotizm esas itibariyle yetkisini doğrudan doğruya tanrıdan almaktadır. Temel ilkesi korku olan despotizmin var olabilmesi için, korkunun tüm topluma hakim olması gerekir. Montesquieu “Kanunların Ruhu”nda “Nasıl Cumhuriyet yönetiminde erdem, monarşik yönetimde onur gerekliyse, istibdat yönetiminde de korku şarttır” der.

“Halk, iktidardan kortuğu zaman tiranik; iktidar halktan kortuğu zaman özgürlük vardır.”(Thomas Jefferson)

Siyasi despotizmin meşrulaştırılmasına İslam toplumları açısından baktığımızda, farklı örneklerin ortaya çıktığını görürüz. Özellikle dört halife sonrasında iktidar mücadeleleri, zaman zaman ulemanın da verdiği fetvalarla adeta despotizme cevaz veren bir tablo ortaya çıkarmıştır.

 

Oysa biliyoruz ki Hz. Peygamber her zaman kendisinin bir kral ya da sultan olmadığını, sadece Allah’ın bir elçisi olduğunu söylemiştir. Daha Peygamberlik müjdelenmeden önce bile, herkesin saydığı, sevdiği, güvendiği, malını-mülkünü emanet ettiği insan. Peygamberin en önemli vasıflarından birisi Muhammed’ül-emin olmasıdır. O ki ötekileştirmeyen, Mekke’nin fethinden sonra, O’na karşı savaşan, bir anlamda politik rakibi konumunda bulunan Ebu Süfyan ve karısı Hind’e saygı gösterilmesini buyuran mübarek zat. O’nda kin, nefret, intikam duygusu yoktu.

 

Ancak sonrasında özellikle Emevi ve Abbasi dönemlerinden hakkaniyetli ve adil yönetim anlamında övünebileceğimiz bir miras kalmamıştır. Dolayısıyla o dönemlerden bugünün Müslüman dünyasına ışık tutacak bir İslam siyaset doktrini üretmek ne yazık ki mümkün değildir. Bu çerçeveden bakıldığında, esas itibariyle Sıffin savaşı, Müslümanlar açısından dramatik bir yarılmadır. Zira Sıffin’le birlikte İslam’daki sözleşmeye dayalı siyasi ve ahlaki değerler manzumesinden, bu anlayışa taban tabana zıt olan zorbalığa dayalı değerler manzumesine geçilmiştir. Bu durum, en açık ifadeyle krallık ve saltanata geçişi temsil eden ahlaki ve siyasi bir dönüşümün adıdır.

 

Yüzyıllar içinde Müslüman toplumlarda daha çok din ekseninde gelişen yönetim anlayışı, zaman zaman ulemanın da katkısıyla akıl ve bilimle değil ‘itaat’le şekillendiği için ne yazık ki modern zamanlarda – hukukun üstünlüğüne dayalı insan hakları temelinde gerçek anlamda bir demokratik sistemini – örnek alınabilecek bir niteliğe sahip değildir. Taliban’ın Afganistan örneğinde de ortaya çıkan manzara son derece açık ve net; dünyevi iktidarları için dini araçsallaştırmaktan çekinmeyen ‘dindar etiketli’ bu tamahkarlarla, demokrasiye itibar etmeyen, kendisi de adalet temelinde bir sistem kuramayan Müslüman dünyada özgürlük yok, hakka-hukuka riayet yok, liyakat önemsenmiyor ve koyu bir despotizm hakim.

 

Bugünkü Türkiye’mizde de din-siyaset bağlamında hepimizi kaygılandırması gereken; hatırı sayılır bir demokrasi müktesebatına sahip bir ülkede siyasi iktidarın bunca tecrübeye rağmen, 21’inci Yüzyıl Türkiye’sinde hala dini argümanları kullanarak oy hesabı yapıyor olmasıdır. Kuşkusuz sadece oy hesabı yapmıyor, aynı zamanda “AK Parti kaybederse ümmet parçalanır”“AK Parti kaybederse Kudüs, İslam ve Mekke kaybeder” benzeri ucuz sloganlarla dini en kullanışlı araç olarak görüyor.

 

‘Ümmet coğrafyası’, ‘ümmet birliği’ bunlar siyasi tanımlamalar ve hayatın gerçekleri ile ilgisi yok. Tarihte de hiç olmadı. Güçlü olan, güçsüz olanı yok ederek kendini halife ilan etti. Hıristiyanlar da birlik değil, Budistler de birlik değil. Böyle bir kaygıları da yok. Önce ulus devlet olmak lazım. Ancak ulus devletler arasında birlik kurulabilir. Diğer türlü, bildiğimiz çoban-sürü hikayesi.

 

Ümmet he mi, ümmet önce kendisi adam olacak, sonra ülke yönetmeye kalkacak, ümmet deyip deveyi havuduyla götürüp ondan sonra adamlık taslamayın bana, önce adam gibi bir eğitim olmazsa olmazı hukuk ve laiklik, gerisi safsata; ümmetin eline fırsat geçince, ya dava deyip soyuyor, ya da Afganistan gibi şeriat ilan ediyor; son sözüm şu, kadını insan kabul etmeyen bir din din olamaz….nokta.

NARSİS LİDERLER

Narsisizm, kısaca özseverlik demektir. Her insan bir parça özsever duygular besleyebilir. İnsanların bir bölümü kendisiyle övünmek, başkaları tarafından ilgi görmek, beğenilmek arzusu güder. Ancak bu durum abartılmış bir benlik haline dönüştüğünde hastalıklı bir durum söz konusu demektir. Özsever bir kişinin hayranlık duyduğu yegâne figür kendisidir. Bu bakımdan benmerkezcidir ve onun için başkalarının hiçbir önemi, değeri yoktur. Empati duygularından yoksundur. Sanki yeryüzündeki her şey kendisi için vardır ve kendisinin hizmetinde olmalıdır. Başkaları ya da diğerleri onun için bir araçtan farksızdır. Başkalarının düşünce ve eylemleri kendi amacına uyduğu sürece zararsızdır. Aksi halde dayanılmazdır. Önlerine engel çıkarıldığı zaman da kendilerine hâkim olamaz ve hatta giderek saldırgan tutumlar sergiler. Çevresindeki insanları hafife alır, onlara tepeden bakar. Prestije, genelde güç kullanarak erişmek ister. Daima önde olmak, yönetmek ihtiyacı hisseder. Bu durum ise kendilerini çevreleyen sosyal ve doğal çevre için çoğu kez tehlikeli bir hal alır.

Bir ülke halkının başına gelebilecek en büyük felaketlerden biri de narsis kişilik bozukluğu gösteren bir liderin peşinden gitmektir. Bu konuda en ünlü örnek Hitler’dir. Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Alman halkının ezikliğini ırkçı, şoven ve yayılmacı bir politika izleyerek manipüle etmiş ve sonunda dünya barışını tehdit eder bir boyuta ulaştırmıştır. Bu bakımdan narsis kişilik özelliği taşıyan politik liderler ülkelerinin ekonomik ve siyasal gücü ölçüsünde hem iç barış hem de dünya barışı açısından son derece sakıncalı siyasa güdebilirler. Bundan ötürü günümüzde demokrasilerin kalıcılığı ve sağlıklı bir biçimde işlemesinde liderin kişilik özellikleri de diğer pek çok etmenin yanında önemli bir rol oynar.

Tarih narsis liderlerin iflah olmaz patolojik kişilik özelliklerinden ötürü acı çekmiş, yıkımlara, savaşlara, kardeş kavgasına sürüklenmiş toplumlar ve insan gruplarının çektikleri eziyetlerin örnekleriyle doludur. Hele mantığından çok anlık içtepileriyle hareket eden kitlelerin çoğunlukta olduğu toplumlarda narsis liderlerin bir özelliği de toplumun kolektif bilinçaltına ustalıkla hitap ederek, kolaylıkla manipüle edebilmesidir.

Beni takip edenler bilirler. 3 Ağustos’ta Körfez Gaztesinde “Görme Duyusunu Yitirince” başlıklı yazımda; İngiliz yazarı Herbert George Wells’nin “Körler Ülkesi” eseri, romandan çok uzun bir hikaye olduğunu; yıllardır dünyayla hiçbir bağı kalmamış, çağdaş insandan mesafeli, bir vadiye gömülmüş tuhaf bir kabilenin ve rastlantı sonucu oraya düşen şehirli bir dağcı Nunez’in ilişkisi üzerine yazılmış, çarpıcı bir kitap’tan söz etmiştim. Kabile nesillerdir kör, gözleri körelmiş/sonuçta da tüm yaşam koşulları, inançlar, sabitler körlük üzerine inşa edilmiş. Çocuklardan yaşlılara kadar vadide yaşayan herkesin kör olduğu bir ülkede “Körler ülkesinde tek gözlü insan kraldır,” düşüncesiyle hareket eden dağcı Nunez görmenin erdemi, zevkleriyle bütünleşmiştir.

Öyle ya, körlerin çoğunlukta olduğu toplumlarda şaşıların kral olması da bu durumda yadırgatıcı değildir.

 

 Hatay genelinde 81 yasadışı göçmeni yakalandı

0

 

Hatay İl Jandarma Komutanlığı Tarafından Hatay genelinde İcra Edilen geneli Huzur ve Güven Uygulaması çerçevesinde 49 araçla taşınan 81 yasadışı göçmen yakalandığı bildirildi

.

Hatay Valiliğinden verilen bilgiye göre, 21 Ağustos 2021 günü Türkiye genelinde icra edilen Türkiye Huzur ve Güven uygulaması kapsamında Hatay İl Jandarma Komutanlığı tarafından suçluların tespiti ve yakalanmasına yönelik 15 İlçe Jandarma Komutanlığı, Asayiş, TEM, KOM, GKİT, SİBER, Trafik Şube Müdürlüğü ve Jandarma dedektiflerinde (JASAT) görevli 336 personelin katılımıyla 59 farklı noktada 21.00-24.00 saatleri arasında Huzur ve Güven uygulaması icra edildiği belirtilidi.

Uygulamada, 5.337 şahıs sorgulanırken, 277 iş yeri kontrol edildiği ve Belen ilçesi Kurtlusoğuksu mahallesindeki arazi içerisinde 1’i Alman, 31’i Suriye vatandaşı olmak üzere 32 ve Yayladağı ilçesi Şenköy ve Güveççi mahallelerinde Suriye Uyruklu A.E., N.D., H.Y., A.H. ve M.E.A. isimli organizatörler tarafından dört farklı araç içerisinde taşınan 49 olmak üzere toplam 81 yasadışı göçmen ile 10 gr. kubar esrar maddesi yakalandıkları ifade edildi.

Valilik açıklamasında, Olayla ilgili yakalanan organizatörler gözaltına alınarak adli işlemlere başlanırken, yabancı uyruklu şahıslar ise sınırdışı edilmek üzere Hatay İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildiği bilgisini paylaştı.

İskenderun’da aracında Metmfetamin maddesi bulunan kişi tutuklandı.

0

 İskenderun ilçesinde aracında 317.33 gram Metmfetamin maddesi bulunan kişi tutuklandı.

Hatay Valiliğinden yapılan açıklamada, İskenderun NSM Grup ve  Dörtyol İstihbarat Büro Amirliği görevlileriyle koordineli bir şekilde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan  şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda M. S. ile O. K. isimli şahısların sevk be idaresinde bulunan 31 … plaka sayılı araç ilçe girişte durdurularak  araçta yapılan aramada;317,33 gram  Metamfetmin ele geçirilirken,  M.S. isimli şahsa TCK 188’den adli işlem yapılırken mevcutlu olarak sevk edildiği adli makamlarca tutuklandığı bildirildi.

Hatay Eğitim araştırma hastanesinin baştabibi Prof.Dr. YUNUS DOĞRAMACI oldu

0
. Hatay MKÜ Hastanesi başhekimi olan Prof.Dr. Yunus Doğramacı yeni görev yeri Hatay Eğitim araştırma Hastanesinde 1 yıl geçici süreyle görevlendirildi.

Payas Çalıntı eşya deposu mu Oldu?Mersinde çalınan konteynerler Payas’ta bulundu

0

Mersin’de çalınan 17 konteyner Payas ilçesinde bir geri dönüşüm tesisinde bulundu.

İskenderun ilçesinde faaliyet gösteren bir şirkete ait 17 konteynerin Mersin’de çalındığı bilgisi üzerine İlçe Jandarma Komutanlığı ve Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri, çalışma başlattı.

Ekipler, konteynerlerin Payas ilçesindeki bir geri dönüşüm tesisine satıldığını belirledi. Tesiste ele geçirilen konteynerler sahiplerine teslim edildi, İ.K. ve F.K. gözaltına alındı.

Dörtyol’da  İki bebeğini yangında kaybeden Baba Kalp krizinden yaşamını kaybetti

0
Hatay Büyükşehir Belediyesi Dörtyol Ulaşım dairesinde çalışan Sadık Bülbül yatağında kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiş şekilde bulundu.
Sadık Bülbül 25 Mart 2012 yılında Dörtyol Yeşil mahalle deki evinde iki bebeğini evde çıkan yangında kaybetmişti

Viraji alamayan araç takla attı.

0
Belen Gedikte viraji alamayan araç takla attı.
Belen istikametine gelmekte olan otomobil gedikte virajı alamayarak takla attı.
Kaza sonrası bir kişi yaralandı.

Gündüz Ailesinin acı günü

0

Bölgemizin alevi kanaat ve din adamlarından şeyh Sabahaddin Gündüz‘ün eşi ve Selahattin, Necati ,İsmail ,Süleyman, Burhan, Ali İhsan  Gündüz’ün  Anneleri Mediha Gündüz  Hayatını kaybetti.

Merhume Mediha Gündüz’ün    cenazesi yarın saat 10 da Nardüzü mezarlığında defin edilecektir

Motosiklet ile otomobilin çarpıştığı kazada motosiklet sürücüsü B.O yaralandı.

0

İskenderun Atatürk bulvarı Yelken kulübü civarında Motosiklet ile otomobilin çarpıştığı kazada motosiklet sürücüsü B.O yaralandı.

Motosikletin otomobile yandan çarptığı kazada yaralanan 20 yaşındaki genç 112 tarafından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis kaza ile ilgili soruşturma başlattı.