Pazartesi, Mayıs 4, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 2016

Arsuz’da ‘Plaj Futbolu’ ve ‘Plaj Voleybolu’ turnuvaları başlıyor.

0

 

Arsuz Belediyesi Spor Şenlikleri kapsamında ‘Plaj Futbolu’ ve ‘Plaj Voleybolu’ turnuvaları başlıyor.

Arsuz Belediyesi tarafından organize edilen Spor Şenlikleri kapsamında birbirinden farklı dallarda mücadeleler, hız kesmeden devam ediyor. Gelişim Ligleri Futbol Zafer Kupası devam ederken, birbirinden heyecanlı maçların yaşanacağı Plaj Futbolu ve Plaj Voleybolu başlıyor. Renkli görüntülerin yaşanacağı turnuvalarda kıyasıya mücadeleler, Arsuz Gülcihan ve Karaağaç halk Plajlarında yaşanacak. 19-20-21 Ağustos, Saat 18.00 – 24.00 arası, Arsuz Gülcihan Halk Plajında Plaj voleybolu start alırken,  20-21-22 Ağustos, saat 14.00 – 19.00 arası, Karaağaç Halk Plajı’nda Plaj Futbolu maçları başlayacak.

Hatay Vergi Dairesi Başkanı Müsevitoğlu:”Yapılandırma ile Sanayici ve Tüccarlarımızın Kamuya Yükü Azalacak”

0
Hatay Vergi Dairesi Başkanı Cemil Müsevitoğlu, Vergi Dairesi Müdürleri ile birlikte İskenderun Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret ettiler.
Hatay Vergi Dairesi Başkanı Cemil Müsevitoğlu. Akdeniz Vergi Dairesi Müdürü Ahmet Seyyar, Asım Gündüz Vergi Dairesi Müdürü Mehmet Özbey, Sahil Vergi Dairesi Müdürü Mehmet Yürekli ziyarette yer aldı.
Ziyarette, yapılandırma konusu değerlendirildi. Ziyaretten ötürü memnuniyetini dile getiren İTSO Başkanı Levent Hakkı Yılmaz, yapılandırmanın mükellefler için önemli bir fırsat olduğunu belirterek; “Yönetim Kurulu ve oda olarak bizler de mükelleflerimizi bu konuda bilgilendiriyoruz” dedi.
Hatay Vergi Dairesi Başkanı Cemil Müsevitoğlu da; “Pandemi sürecinde esnaf tüccar ve sanayicilerimize getirilen yapılandırmanın önemli bir fırsat olduğunu söyleyebiliriz. Bu bağlamda sizlerin de mükelleflerimizi bilgilendirmeleri ve bu fırsatı değerlendirmelerini rica ediyoruz” dedi.
7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun 9 Haziran 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, Yapılandırma Kanunuyla; “Vatandaşlarımızın kamuya olan borç yükü azalacak, Borçlar taksitler halinde ödenebilecek, Vergiler, vergi cezaları, idari para cezaları ve ecrimisillerle ilgili ihtilaflar sonlandırılacak, Devam eden vergi incelemeleri ve takdir işlemleri için Kanundan yararlanılabilecek, Beyan edilmemiş veya eksik beyan edilmiş vergiler için pişmanlıkla veya kendiliğinden beyan yapılabilecek, Geçmiş yıl beyanları artırılarak vergi incelemesine muhatap olunmayacak, İşletme kayıtları gerçek duruma uygun hale getirilebilecektir.
Ayrıca; 2020 yılı Kasım ayında yayımlanan 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan veya 6183 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen borçlardan 7326 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödemeleri devam edenler talep edilmesi halinde Kanun kapsamında yapılandırılabilecektir.
Yapılandırılan borçların tamamının peşin veya ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi halinde Yİ-ÜFE tutarları üzerinden ayrıca indirim yapılacaktır.”
.

Hatayspor Faslı forvet Ayoub El Kaabi ile anlaşmak üzere

0
Hatayspor‘un , forvet transferi için Faslı Ayoub El Kaabi ile anlaşmak üzere olduğu bildirildi
Görüşmelerde anlaşma sağlandığı, futbolcunun bugün yarın Hatay’a gelebileceği öğrenildi.
Teknik Direktör Ömer Erdoğan, bu transferle ilgili şu bilgiyi verdi:
“Simon Falette’i savunmamıza transfer ettik. Onun dışında, hücuma bir transfer daha yapmamız gündemde. O transfer de her an olabilir. Sonrasında bekleyeceğiz. Çünkü zamanımız var. Zaten her mevkide alternatifli bir kadro oluşturduk.”

Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Mesut ÇERKO oldu.

0
MEB Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğüne atanan Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan’ın yerine atama yapıldı.
 Hatay Milli Eğitim Müdürlüğüne Antakya Milli Eğitim Müdürü Mesut Çerko getirildi.

Yavru kaplumbağalar Samandağ’ında denizle buluştu

0

 

Hatay’ın Samandağ ilçesinde bulunan sahilde yuvadan çıkan yeşil deniz kaplumbağalarının deniz yolculuğu başladı.

Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürlüğü, Hatay Büyükşehir Belediyesi, Samandağ Kaymakamlığı ve belediyesi ile Samandağ Çevre Koruma ve Turizm Derneği tarafından korumaya alınan Carretta Caretta ve Chelonia Mydas olarak bilinen yeşil deniz kaplumbağalarının yavruları, yumurtalarından çıktı.

Yavrular, Türkiye’deki üç üreme merkezlerinden biri olan Samandağ sahilinde vatandaşların katılımıyla, üniversite öğrencileri ve uzmanlar gözetiminde denizle buluştu.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Suşehri Timur Karabal Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bektaş Sönmez, 2000’li yılların başından itibaren özellikle yeşil deniz kaplumbağalarının önemli yuvalama alanlarından Samandağ sahilinde alan koruma çalışmaları yürüttüğünü söyledi.

“YUVA SAYISINDA ÖNEMLİ ARTIŞ VAR”

Bu yıl yuva sayısında önemli bir artış gözlemlediklerini ifade eden Sönmez, “2021 yılı Samandağ deniz kaplumbağaları alan koruma çalışmaları sonucunda 1500’ün üzerinde yuva tespiti yaptık. Bu şu anlama geliyor, 150-200 bin arasında yumurta kuluçka oluyor. Tahminen de bunlardan 100-120 bin arasında yavru çıkışı bekliyoruz. 90 ile 100 bine yakın yavrunun da sağ salim şekilde denize ulaşmasını bekliyoruz” dedi.

“SOKAK KÖPEKLERİ CİDDİ ZARAR VERİYOR”

Sönmez, anaç kaplumbağaları ve yuvalarını kumsalda bekleyen olumsuz faktörlere de değinerek, “Sokak köpekleri yuvalara ve yumurta bırakan anaç kaplumbağalarına ciddi zarar veriyor. Bu sene bayağı bir anaç kaplumbağamıza zarar verdi” diye konuştu.
Samandağ Çevre Koruma ve Turizm Derneği Başkanı Mişel Atik de, son 10 yıldır Doğu Koruma ve Milli Parklar Hatay Şubesi ile bölgede kaplumbağa izleme ve alan koruma çalışması yürüttüklerini söyledi.

Muğla’dan çalınan TIR Kasası Payas’ta bularak sahibine teslim edildi

0

 

Muğla’dan çalınan ve Hatay’ın Payas ilçesine getirilen TIR kasası Jandarma tarafından bulanarak sahibine teslim edildi.

Hatay Valiliğinden yapılan açıklamada, Hatay İl Jandarma Komutanlığınca sahibi tarafından Muğla ili Bodrum ilçesinde park halinde bırakılan TIR kasasının 01.08.2021 tarihinde kimliği belirsiz kişi yada kişilerce çalınarak Hatay iline getirildiği bilgisi alındığı belirtildi.

Konuyla ilgili Hatay İl Jandarma Komutanlığı Jandarma dedektifleri (JASAT) tarafından yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda, söz konusu TIR kasasının Payas ilçesinde ikamet eden E.T. ve S.K. isimli şahıslar tarafından Payas ilçesine getirildiği, kasanın renk, plaka ve şase numaralarının değiştirilmek suretiyle yeniden tescil ettirilerek tekrar trafiğe çıkarıldığı tespit edildiği ifade edildi.

Yapılan operasyon sonucunda TIR kasası ile birlikte yakalanarak gözaltına alınan ve tahkikat işlemlerinin tamamlanmasını müteakip adli makama sevk edilen şüpheliler ifadelerinin alınmasını müteakip tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, ele geçirilen TIR kasasının sahibine teslim edildiği açıklamada yer verildi.

Evinde esrar ve uyarıcı hap yakalanan şahıs tutuklandı

0

İskenderun ilçesinde, uyuşturucu satıcısının evinde 447 gram esrar ile 4 captagon habı yakalanırken, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Hatay Valiliğinden yapılan açıklamada, İskenderun NSM Grup Amirliği görevlilerince  uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda D.D. isimli şahsın ikamet adresinde yapılan aramada;  447,67 gram Esrar,4 adet Captagon habı,  1 adet 150 cm Dişi Hint Keneviri, 3 gram Dişi Hint Keneviri Tohumu ele geçirilirken,  şahsa TCK 188’den adli işlem yapılarak sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildiği bildirild

Suriye’den Silah ve Tarihi Eser getiren şahıs tutuklandı

0

 

Hatay’ın Altınözü ilçesine bağlı Kıyıgören Mahallesinde Suriye’den silah ve tarihi eser getiren A.Ç. adlı kişi çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

Hatay Valiliğinden yapılan açıklamada, Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından icra edilen istihbari faaliyet sonucunda, A.Ç. isimli şahsın kıyıgören mahallesinde bulunan sınır duvarının üzerinden Suriye uyruklu şahıslar vasıtasıyla geçirdiği silah ve mühimmatı 31 EB ….. plakalı otomobil ile Reyhanlı ilçesine götüreceği bilgisi alınması üzerine, Konuyla ilgili Reyhanlı İlçe Jandarma Komutanlığı lığı ile birlikte yapılan operasyon sonucunda yakalanan araçta yapılan aramada 7 adet 9 mm. çapında tabanca ile 11 adet tabanca şarjörü ve 48 adet Roma Helenestik dönemine ait olduğu değerlendirilen sikke ele geçirildiği belirtildi.

Açıklamanın devamında Soruşturma işlemlerinin tamamlanmasını müteakip adli makama sevk edilen şüpheli A.Ç. tutuklanarak cezaevine teslim edildiği kaydedildi.

. Hatay, 81 il arasında en az koronavirüs yaşanan 19. il konumunda.

0
Sağlık Bakanlığı 7-13 Ağustos arası koronavirüs veri haritasını açıkladı.
Buna göre,HATAY’da günde 270, haftada 1910 ve ayda 8180 vaka yaşanıyor
. Hatay, 81 il arasında en az koronavirüs yaşanan 19. il konumunda.
Hatay’da geçen haftaya göre Vaka sayısında düşüş var

NURSAN Hastanesi icra yoluyla satılıyor

0
Dörtyol NURSAN Hastanesi Dörtyol İcra Dairesi tarafından 76 milyon 741 608 TL’ye satışa çıkarıldı.
İhale 04 Ekim 2021 tarihinde saat :15:00’da Dörtyol Kaymakamlığı Konferans Solunumda yapılacak

Klinik Psikolog Çağla Çapar Hasta Kabulüne Başladı

0

 

 

3 yıldır İzmir’de görev yaptıktan sonra mesleğine İskenderun’da devam eden Klinik Psikolog Çağla Çapar,  İskenderun’da kendi kliniğinde hasta kabul etmeye başladı.

Ege Üniversitesi psikoloji bölümü mezunu Klinik Psikolog Çağla Çapar, kendi kliniğinde çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik danışmanlık hizmeti sunacak. 3 yıldan bu yana İzmir’de adından başarıyla söz ettiren Çapar, biriktirdiği deneyimini ve bilgi birikimini İskenderunlulara da sunacak.

Savaş Mahallesi, Kanatlı Caddesi, Kısmet İşhanı 4. katta hizmet vermeye başlayan Çapar, çocuk ve ergen danışmanlığında; okula hazırlık süreci, okul fobisi, dikkat eksikliği, hiperaktivite, sınav kaygısı ve yetişkin psikoterapileri gibi alanlarda danışmanlık hizmeti verecek.

27 Ağustos’ta kliniğinin açılışını gerçekleştirecek olan Klinik Psikolog Çağla Çapar, açılışını kendi çizimlerinden oluşan sergi ile açacağını ifade ederek, “Çizimlerimde insan ifadeleri ve psikolojik durumları yansıtacağım. Böylece basit ifadelerle psikoloğa gitmenin yanlış olmadığını aktaracağım” dedi.  Çapar, kliniğinde aynı zamanda söyleşi ve atölyeler,  bireysel ve grup terapileri, sanatla terapi, oyun terapisi gibi aktiviteler de düzenleneceğini belirtti.

 

Prof Dr Garip Turunc yazdı : ARAP ALEVİLERİ ÜZERİNE…

0

 

Prof Dr Garip Turunc yazdı

ARAP ALEVİLERİ ÜZERİNE…

ARAP ALEVİLERİ ÜZERİNE…

 

Türkiye’de Alevi isimlendirmesi son zamanlarda çoğunlukla bir çatı isimlendirme olarak kabul edilmekte ve yaygın olarak her türlü ortamda kullanılmaktadır. Oysa tarihsel, dinsel ve sosyolojik olarak geçmişte farklı adlarla kimliklendirilen (Bektaşi, Kızılbaş, Tahtacı, Hubyarlı, Nusayri vb.) bu gruplar son zamanlarda çoğu zaman duygusal, ideolojik, siyasal ve bazen bilmemezlikten kaynaklanan bir tutumla “Alevi” adı altında tek bir homojen isimlendirmeye konu olmaktadır. Bu bağlamda özellikle tarihte Nusayriler diye adlandırılan Arap Alevi grubun Anadolu kökenli sufi karakterli Alevilerle ilişkisi ise hemen hemen birkaç sembol kavram ve kişi dışında hiç yoktur.

 

Bu farklılığa rağmen Nusayriler bulundukları bölgelerde azınlık olmaları, yaşadıkları bölgenin sürekli savaşlarla yaşamasına rağmen, tarihin derinliklerinden taşıdıkları gizemlerini, batini özveri ve örgütlenme tarzıyla nesilden nesille aktararak, emanet aldıkları felsefelerini, akidelerini günümüze kadar taşımayı başardılar. Yaşam alanlarında verimli ve stratejik toprakların olması, gerek savaşlar, gerek soykırımlarda bir yol bulup mutlaka ayakta kalmayı ve nesillerini devam ettirmeyi başarmışlardır.

 

Suriye’den, Latin Amerika’ya kadar yayılan Arap Alevi toplulukları geçmişin baskıları ve katliamlarından arta kalan kurbanlardı. Tarihte çok şey söylendi, yazıldı ritüelleri ve yaşam kültürleriyle ilgili. Yazılanların çoğu başkaları tarafından yazıldı. Sömürgeci Oryantalistler duyduklarını yazmayı, Emevi zihniyetini meşrulaştırmaya çalışan din âlimleri de dün ve bugün de aynı mantıkla Arap Alevilerini ötekilerin ötesi yapmayı, kadınlarını ve çocuklarını ganimet görme anlayışını sürdürmekte ısrarcı oldular.

 

EBÛ ŞU’AYB MUHAMMED BİN NUSAYR İLE BAŞLAYAN VE GÜNÜMÜZE KADAR VARLIKLARI YOK SAYILAN ALEVİLER

 

Tedavülde olan tarih, Ebû Şu’ayb Muhammed bin Nusayr ile başlayan ve günümüze gelen süreci kapsayan ezber bir tarihtir. Kaynaklar kısır ve birbirlerinin kopyası gibidir. Tarihlerinin ortaya çıkmasında en büyük engellerden bir tanesinin batini olmaları gibi gözükse de egemenlik ve baskıların bekası için uygulanan asimilasyon politikaları daha etkili olmuştur. Gerek Suriye’de, gerek Türkiye’de farklı nedenler olsa da milyonları ifade eden nüfuslarına rağmen varlıkları yok sayılan bir politika izlenmiştir.

 

Geçmişten bugüne doğru yol izlemek yerine, günümüzden geriye doğru yol izleyelim.

 

Arap Alevileri başta Suriye, Türkiye olmak üzere Lübnan (Cebel Muhsin) Avrupa ve Latin Amerika’nın büyük ve küçük ülkelerinde yaşamalarını sürdürmektedirler. Nüfusları hakkında tahmini rakamalar dışında ciddi aktüel bir veri bulunmamaktadır. Suriye’deki nüfusları %10-15 arasında ifade edilmektedir. Savaş öncesi nüfusu temel alırsak 23 milyondan en fazla 3 milyon nüfusa sahipler. Suriye’de en büyük mezhep ehlisünnettir. İkinci sırada Arap Alevileri sonra Hristiyanlar, Dürziler şeklinde devam eder. Lübnan’da 60 bin civarında nüfusa sahipler. Türkiye’de Antakya/Hatay, Adana ve Mersin illerinde Suriye’deki nüfus kadar tahmin ediliyor. İş koşulları nedeniyle İstanbul gibi büyük illere iç göç olarak yerleşen ciddi bir nüfusa sahipler.

 

Latin Amerika’da yaşayan Alevilerin nüfusları hakkında söylemler dışında ciddi, resmi bir bilgiye sahip değiliz. 1800’lü yılların ortalarında başlayan, Osmanlı’nın artan baskılarından kaçarak Arjantin, Brezilya, Venezüella, Şili ve diğer Latin ülkelerine farklı oranda dağılmışlardır. Orda kurulan Alevi derneklerinin verdiği bilgiler ışığında 1 milyon Arap Alevisinin yaşadığı söylenmektedir. Derlediğimiz rakamlar doğrultusunda Dünyadaki toplam genel nüfusları 7-8 milyon civarındadır.

 

Avrupa kıtasının tüm ülkelerinde genelde ekonomik ve cüzi anlamda politik göç sonucu yaşamaktalar. Almanya’da 80 bin nüfus ülkenin farklı bölgelerinde yaşamaktadır. Diğer Avrupa ülkelerindeki nüfus konusunda resmi bir veri yok. En büyük nüfus Almanya azalarak Hollanda, Fransa, Avusturya ve diğerlerini saymak mümkün.

 

Osmanlı’nın son dönemlerinde artan ekonomik ve askeri kayıpların telafisi için Rafızi, İslam dışı kabul ettikleri Arap Alevilerini Hanefi Sünni İslam’a entegre etmek için padişah II. Abdulhamid tarafından özel çaba sarf edilmiştir. Hatta devlet hazinesinde para sıkıntısından dolayı kendi cebinden para ödeyerek asimilasyona destek vermiştir.

 

Alevi dağlarını mesken edinmiş olan halk vergi ödemiyor ve askeri görevlere katılmıyordu. Ehli kitap ve İslam dışı görüldükleri için uzun dönem Osmanlı nüfusuna tabi sayılmıyorlardı. Böylece mülkiyete sahip olma hakları da yoktu. Topraklarını Sünni Müslümanlara ya da Hristiyanlara rehin bırakarak ancak üretim yapma şanslarına sahip oluyorlardı. Devlet farkına vardığı zaman topraklar ve ürünler müsadere ediliyordu. Aleviler cezalandırılıyor kimi köyler tümden yok ediliyordu. Hayatta kalanlar ve kaçanlar genelde Alevi dağlarına kardeşlerine sığınıyorlardı.

 

Alevilerden vergi ve asker elde etmek için II. Abdülhamid yoğun bir çaba sarfetti. Yavuz Sultan Selim’in, Halep soykırımından sonra başlarına gelen en büyük felaketti. Baskılara dayanamayan ve asimilasyonu kabul etmeyen Aleviler, Osmanlının eli uzanamayacağı Dünyanın öbür ucuna hiç tanımadıkları uzak diyarlara göç ediyorlardı. Kimi aileler çocuklarını bir daha görme şanslarının olmayacağını bilerek uzun ve tehlikeli yollara düşmelerini, askere göndermeye tercih ediyorlardı.

 

Suriye’de Baba Esat 1971’de iktidara gelinceye kadar dağlarda yoksulluk içinde yaşayan, çiftçilik, hizmetçilik işlerinde çalışan horlanan varlığı kabul görülmeyen, şehirlere indiğinde ve Alevi olduğu belli olunca meydan dayağı yiyen, toplumdan ve sosyal yaşamdan uzak tutulan konumdaydılar. Esat eğitimi, sağlık ve toprak hakkını kamulaştırınca Aleviler eğitime büyük önem verdiler. Yüksek tahsil görmeyenler askere katıldılar. Halep, Sultan Selim katliamından sonra tarihte ilk kez eşit fırsatlara sahip normal vatandaş statüsü kazandılar.

 

EHL-İ BEYT ÖĞRETİSİNİN TAŞIYICILARI

 

Muhammed bin Nusayr kendisi ve takipçileri Cümbülani, Hasibi, Al Tabarani ve Makzun Sincari ve sonrası hepsi 12 imama tabiler ve bu öğretinin aynı zamanda daileridirler. İslami yorumları mezhepler içerisinde farklı tepki ve tartışmalara neden olsa dahi, gözden kaçan nokta Ehl-i Beyt öğretisinin bu dailer tarafından şimdiki Arap Alevisi dediğimiz halka taşımışlardır. Aynı halk İslam öncesi binlerce yıl Irak, Suriye topraklarında mevcuttu. Nuseyr dönemi akidesel olarak yedinci kubbeye denk gelir. Yani bunun öncesi diğer anlamda İslam öncesi altı zaman dilimi ve altı kubbe felsefe ve birikim var anlamına geliyor.

 

Tarihteki tüm birikimlerini Ehlibeyt ve Hz Ali manasında somutlaştırdılar. Ayrıntıya girmeden Aristo Tales, Platon, Zulkarneyn geçmişteki zaman dilimlerinden bugüne kadar devam eden kutsal değerler arsındadır. Bu akideye düşman olanların, Arap Alevilerinin salt Muhammed bin Nusayr’den algıladıkları tarzdan ibaret olmadıklarını ifade etmek için kabuğun kabuğu olan basit noktalara değinmekle yetinelim.

 

Akideleri dışında etnik yapıları hakkında en az inançları kadar spekülatif söylemler mevcut. Tüm söylemler gerçeği yansıtmaktan ve ispattan uzak duruyor. Yemen’den ya da genel ifadeyle Arap Yarım Adasından (Cezirat ul-Arabiye) geldiklerine ilişkin tek bir delil yoktur. Aile şecerelerinin özgün Arap aşiretlerine bağlanması siyasi ve ekonomik ranta bağlıdır.

 

Emeviler hükümlerini Suriye’de kurduktan sonra Arap ve Müslüman olmayan Suriye toplulukları cebren hem İslamlaştı hem de Araplaştı. Dışında kalanlar baskıları sonucu ya yok oldu ya da Arap Alevileri gibi gizlendi, dağlara sığındı. Suriye halkı Emeviler öncesi Sümer’i, Asuri, Keldani, Suryani, Arami… Hristiyan olan ve olmayan kozmopolitik yapıya sahipti. Arap yarım adasından gelen Arap Aşiretleri tüm diğer ülkelerde olduğu gibi diğer topluluklara karışmamışlardır. Suriye’nin tüm coğrafyasında tek tek bilinirler ve çoğu bugün Suudi Arabistan yanlısı tutum almışlardır. Yani Arap Alevileri dediğimiz tarihi Suriye halklarına ait topluluklardan oluşuyor. Dilleri arapçalaşmıştır. Diğer anlamda musteğreb (araplaşmış) topluluklardandır. İslam öncesi felsefe ve bayramlarına baktığımızda Arap yarım adasına ilişkin bir tek bağlantı yoktur. Felsefe ve inanç evrimi incelendiğinde Bilad ul- Nahreyn (mezopotamya) coğrafyasına ait oldukları rahat bir şekilde anlaşılır.

 

Diğer Alevi toplulukları da nüans farklılıklarına rağmen hepsi bu coğrafyanın tarihi ve felsefesine bağlıdırlar. Aynı meşrebin evlatları ve inanç kardeşliği taşırlar. Birisi ceminde saz kullanır diğeri kullanmaz, batinilikte kimileri yüzeyseldir, kimileri için batinilik daha derindir gibi yüzeysel farklar dışında coğrafik ve kültürel basit öznellikleri tespit etmek mümkün.

 

Sözü gelmişken Türkiye’ye mahsus olan Alevilik İslam dışıdır, tartışmasına Arap Alevileri girmemiştir. Tüm gruplaşmalara rağmen, bütün olarak Ehl-i Beyt’e tabi oldukları konusunda hemfikirdirler.

 

Arap Alevilerini inanç bazında temsilcileri Şeyh’lerdir (Anadolu Alevilerinde dede makamıdır). Şeyhler geçmişin tüm kaos, zorluk ve katliamlarına rağmen toplumu bugüne taşımakta öncü rol üstlenmişlerdir. Katliamlar sonrası inancın ve kültürün nesillere aktarılması yazılı olmayan tarihin tilmiz (öğrenci), öğretmen ilişkisi çerçevesinde sözlü aktarımının görevini taşımışlardır. Göç eden cemaatin uzak diyarlarda köklerine ilişkin bilgi, bilinç yetersiz olsa da bu şekilde yeni nesillere aktarıldı.

 

Grubun içinde ve grup mensupları arasındaki iletişimde içte tevil, başkalarıyla olan ilişkilerde de dışta takiye uygulayarak, bir Nusayrinin, resmi olarak, Kur’an’a ve Sünnete harfiyen riayet eden bir Sünni ya da sıradan bir Şii gibi görünmelidir. Bu yüzden yapılan tasnifler ve ifade edilen görüşlerde bu dinî inancın etkisi göz ardı edilmemelidir. Bu yüzden Suriye olaylarının siyasal boyutlarını nazara verilirken yapılan mezhepsel vurgularda gruba ilişkin ötekileştirmelere fırsat vermemek gerekmektedir.

 

 

 

 

 İskenderun Spor Konya Spor’lu İsmail Güven ile 2 yıllık sözleşme imzaladı.

0
TFF 3. Ligi 2. Grubunda kurduğu güçlü kadro ile zirveye göz diken ekipler arasında yer alan İskenderun Spor, flaş transferlerle adeta rakiplerine gözdağı veriyor.
Turuncu Mavili ekip İskenderun Spor, Süper Lig ekiplerinden Konya Spor’un alt yapısında yetişen ve daha sonra 1. lig ve 2. lig takımlarında toplam 170 karşılaşmada forma giyen 27 yaşındaki merkez orta saha oyuncusu İsmail Güven, ile 2 yıllık  sözleşme imzaladı.

İskenderun Spor kulüp Başkanı Hakan Bolat yaptığı açıklamada, “Konya Spor’un Futbolcusu  İsmail Güven’le 2 yıllık sözleşme imzalanmıştır. Bir çok Kulübün transfer listesinde olmasına Rağmen Bize kolaylık sağlayan Konya Spor yönetimine ve bizi seçen İsmail kardeşime minnetlerimi sunarım. Hayırlı olsun” dedi.

Hastane Başhekiminden Aşı çağrısı

0

Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Mahmut Bayrakçıoğlu, örnek bir projeye imza atarak sağlıkçıların da destekleriyle vatandaşlara aşı olmaları yönünde çağrıda bulundu.


Hastanenin aşı çağrısına hastanede çalışan sağlık personelleri de destek verdi. Aşı kampanyası için hazırlanan videoda vatandaşlara seslenen Bayrakçıoğlu, aşının önemine vurgu yaptı.

Sosyal medyada paylaşıldıktan sonra dikkat çeken video sonrası Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim vekili Dr. Mahmut Bayrakçıoğlu, tüm hastane çalışanlarına teşekkür etti.


SALGINDAN KURTULMAK İÇİN EN ÖNEMLİ SİLAH AŞIDIR

Bayrakçıoğlu, yaptığı çağrıda, “Dünyada ve ülkemizde devam eden covid-19 salgınından korunmanın en iyi yolu aşılanmadır. Salgınlardan korunmak ve normal hayatımıza devam etmek için hem aşılarımızı yapalım, hem de salgını durduralım. Ben Aralık ayında covid hastalığını geçirdim. Hem evde hem hastanede tedavi oldum. Ağır bir tedavi dönemi geçirdim. Buna rağmen aşılarımız zamanında yaptırdım. Şimdi de aşı programına uyuyorum. Sizi de çocuklarınızla birlikte hastanelerimize aşılarınızı olmaya davet ediyorum. Korkularınız olmasın. Gelin aşı olalım” ifadelerini kullandı.

Kampanya genelinde kendisi de aşısını olarak tüm vatandaşlara örnek olan Bayrakçıoğlu, aşıdan değil hastalıklardan korkulması gerektiğini belirterek aşı çağrısını yineledi.

DUMAN: AŞI PROGRAMIMIZI GENİŞLETTİK

Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Figen Duman da yaptığı açıklamada, “Hastanemiz bünyesindeki aşı alanlarımızı ve aşı programımızı geliştirdik. Koronavirüsü bitirmemiz için aşı olmamız şarttır. Maske ve hijyen kurallarına da uyulduğu zaman pandemiyi bitirmememiz için hiçbir neden yok. Bu süreçte sevdiğimiz pek çok insan ne yazık ki hayatını kaybetti, ya da ağır hastalık dönemi geçirdi. Bunun önüne geçmek için aşı olmalıyız. Korkularınız olmasın. Aşı sizin koruyucunuz olsun. Gelin hep birlikte aşı olalım, koronavirüsü yenelim” dedi.

Başhekim Bayrakçıoğlu ve Başhekim Yardımcısı Duman’ın çağrılarına sağlık çalışanları da hazırladıkları pankartlarla destek verdiler.

Mali Müşavir Halil İbrahim Bakaçhan toprağa verildi.

0

 

Uzun süredir amansız hastalıkla yaptığı mücadeleyi kaybederek yaşamını yitiren İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Üyesi Halil İbrahim Bakaçhan toprağa verildi.

Bakaçhan’nın cenazesi, ikindi namazına müteakip Kaptan Mehmet Paşa Camisinde kılınan Cenaze namazının ardından Meslektaşlarının omuzlarının üstünde kaldırılarak, müftüler köyü mezarlığında dualarla defnedildi.

Başkan Tosyalı’dan Körfez Gazetesine ziyaret

0

İskenderun Belediye Başkanı Fatih Tosyalı Körfez gazetesini ziyaret ederek gazetenin 72.yaşını kutladı.

Gazete çalışanları ile imtiyaz sahibi Erdal Yılmaz‘la bir süre sohbet eden başkan Tosyalı hayırlı olsun dileklerini iletti.

k

Vekil Şahin :”Doğanın İsyanına Kulak Verelim!”

0

 

CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, sel, dolu, orman yangını, heyelan ve depremler gibi doğa olaylarının, doğayı görmezden gelen ve onunla inatlaşan iktidar politikalarının bir sonucu olarak afete dönüştüğünü iddia ederek  ve “Doğanın isyanına kulak verelim!”dedi


Milletvekili Şahin, sosyal medya hesabından konuyla ilgili yaptığı açıklamasında şu görüşleri dile getirdi:
“Doğanın kendi döngüsü içinde meydana gelen doğal bir olayın afete dönüşmesi, insanın doğal denge üzerine yaptığı müdahalenin bir sonucudur. Yani sel felaketi kader değil, bilimi inkar eden politikaların, plansız ve çarpık kentleşmenin, kent yapılaşmasını betonlaşma ve asfalta teslim etmesinin bedelidir.
Yalnızca seller değil; dolu, orman yangını, heyelan ve depremler gibi doğa olayları, doğayı görmezden gelen ve onunla inatlaşan iktidar politikalarının bir sonucu olarak afete dönüşmüştür. Doğanın isyanına kulak verelim!”

Atatürk’ün Dörtyol’daki Evi, adeta kaderine terk edildi.

0
Mustafa Kemal Atatürk’ün Dörtyol ilçesini 14 Ocak 1925, 17 Mayıs 1926 ve 15 Şubat 1931 tarihlerinde üç kez ziyaretinde misafir olduğu tarihi Atatürk Evi, içler acısı hali ile görenleri üzüyor
Acil bakım onarım bekleyen Atatürk Evi’nin bakımsız hali adeta kaderine terk edildiğini düşündürüyor
Gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle şiddetli fırtına ve yağmurun etkisi ile büyük zarar gören evin kırık bahçe çitleri, yanmayan lambaları, beton yama ile tamir edilmeye çalışılan zemini, çatlak duvarları kırık camları ve kurumuş ağaçları dikkat çekiyor.

AK Parti Hatay İl Başkanı Adem Yeşildal’dan HBB’ye satış tepkisi

0

AK Parti Hatay İl Başkanı Adem Yeşildal,  sosyal medya hesabında bir açıklama yaparak fuar alanının da içinde bulunduğu bazı arazileri satışa çıkardığı iddiasıyla Hatay Büyükşehir Belediyesi yönetimine tepki gösterdi.

Yeşildal, yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Büyükşehir yönetimi, mecliste 2 kez reddedilmesine rağmen haksız ve hukuksuz bir şekilde il merkezinin tek fuar alanının da bulunduğu şehrin tek nefes alacağı değerleri, bu defa bir bir değil, toptan satmaya çalışmaktadır. Bu haksız ve hukuksuz karara karşı Cumhur İttifakı olarak meclis ve encümen toplantısında muhalefet şerhi koyduk. İlgililer hakkında görevi ihmal ve kötüye kullanma suçları dahil suç duyurusu ile yürütmenin durdurulması ve iptali istemiyle bağımsız Türk yargısına müracaatlar yapmaktayız. Şehrin tüm dinamiklerinin karşı çıktığı bu akıl tutulmasına karşı her türlü mücadeleyi vereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Bu uygulamaya imza atanlardan aziz milletimiz hesap soracaktır.”

Ak Parti Hatay Milletvekili Abdulkadir ÖZEL’den Dikkat Çeken Paylaşım

0

AK Parti Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel ABD Büyükelçiliği’nin açıklamasına tepki gösteren vatandaşlar hakkında ilginç bir paylaşıma imza attı. Özel, gelen tepkilerin ardından paylaşımını silmek zorunda kaldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden ile Afgan mülteciler konusunda anlaşma sağladığı yönündeki iddialara ilişkin ABD Büyükelçiliği bir açıklama yaptı. Açıklamada, “ABD Büyükelçiliği, Başkan Biden ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında Afgan mülteciler ya da göçmenler konusunda bir “anlaşma” veya “pazarlık” yapıldığına dair iddiaların tamamen temelsiz olduğunu belirtmek ister” ifadelerine yer verildi.

 

 

Eleştiride Bulunanları “Mcdonals Kasiyer Adayı” Olarak Tanımladı

Bu açıklamanın yalan olduğuna dair gelen eleştirilere kızan AK Parti Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşıma imza atıp eleştiride bulunanları “McDonalds kasiyer adayları” olarak tanımladı.

Paylaşıma Tepkiler Yağdı

Özel, sosyal medyada eleştiri oklarının hedefi haline gelen paylaşımını bir süre sonra silmek zorunda kaldı.