Pazartesi, Nisan 6, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3280

HATAYLI ÇOCUKLAR ÇOK ŞANSLI

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi(HBB) Şehir Tiyatrosu, çocukların düşlerini güzelleştirmek, hayal dünyalarını geliştirmek ve onlara tiyatro sevgisini aşılamak amacıyla il genelinde minik tiyatroseverler ile buluşmaya devam ediyor.

“Sarı Kız Boya Bolacıya Karşı” adlı eğitici çocuk oyununu, 2. Uluslararası Çağdaş Sanat Çalıştayı kapsamında 29 Nisan Cumartesi günü saat 14.00’te Samandağ Kültür Merkezi’nde minik sanatseverlerin beğenisine sunuldu. HBB Şehir Tiyatrosu, Samandağlı çocuklara keyifli bir şekilde sağlıklı beslenmenin önemini anlattı.

MİNİK TİYATROSEVERLERDEN HBB SANATÇILARINA TAM NOT

Adem Atar’ın kaleme aldığı ve HBB Şehir Tiyatrosu’nun başarılı sanatçılarından Süheyla Koçak’ın yönetmenliğini üstlendiği sağlıklı beslenmenin önemini anlatan eğitici çocuk oyunu izleyicilerden tam not aldı. Tiyatro oyunu şehrin dışında ufak bir çiftlikte dede, torun ve çiftlik hayvanları arasında geçen, günümüzde zararlı olduğu bilinen, en çok çocuklar tarafından tüketilen yapay içeceklere karşı doğal ve sağlıklı beslenmenin yararlarının eğlenceli bir oyun şeklinde anlatılması geleceğimiz olan çocukların ve minik öğrencilerin aileleri tarafından beğeni ile izlendi.

Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuk ve minik öğrencilerin bilinçli bir şekilde yetişmeleri için yapılan bu çalışmalarda emeği geçen ve bu konuda hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan HBB sanatçılarına ve onlar aracılığı ile Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr. Lütfü Savaş’a veliler ve öğretmenler tarafından teşekkür edildi.

TSO Anadolu Lisesi’nde 147 ünite kan bağışı yapıldı

0

İskenderun’da Kızılay’a kan bağışı desteği sürüyor. Destek bu kez eğitim camiasından geldi.
İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Anadolu Lisesi okul yöneticileri ve öğrenciler, Kızılay ile işbirliği yaparak kan bağışı topladı. Okul bahçesinde kurulan Kızılay çadırında kan bağışı yapıldı. Bağışa ilgi gösteren lise camiası, Kızılay’ın mobil istasyonu ile organize edilen çalışma doğrultusunda kan verdiler. Toplam 147 ünite bağış gerçekleşti.
İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Anadolu Lisesi, anlamlı etkinlikle ilgili, Kızılay’a destek verdiklerinden ötürü mutlu olduklarını belirterek kan bağışında bulunan herkese teşekür ettiklerini belirtti.
Kızılay İskenderun Şube Başkanı Ümit Günay da, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Anadolu Lisesi’nin örnek davranışından dolayı okul yöneticilerini kutlayarak, “Eğitim camiasının verdiği bu destek bizler için çok önemliydi. İskenderun genelinde bunun yapılması için mobil aracımızla hizmet vermekteyiz. Hem sağlık için hem de bağışların amacına ulaşması için verilen kan ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaktadır” dedi.

Kızılay’dan Nursan işçisine et desteği…

0

Hatay’ın Payas ilçesinde faaliyet gösteren ülke ve bölge ekonomisine önemli katkıları bulunan 18 aydır perişan olan Nursan Çelik Fabrikası işçilerine Türk Kızılay’ı 1,2 ton et desteğinde bulundu.

Faaliyette olduğu dönemlerde önemli katkılar veren Nursan Çelik Fabrikası’nın dar gününde 18 aydır sıkıntı çeken işçilerin yanında olan Türk Kızılay’ı İskenderun Şubesi desteğini sürdürüyor.

Türk Kızılay’ı İskenderun Şube Başkanı Ümit Günay, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı öncesinde dün ekiplerle Kapalı fabrika önünde işçilerle bir araya geldiklerini belirterek “Genel Merkezimiz ve bağışçılarımızın katkısıyla on küçük- büyükbaş hayvanların kesimi yapıldı. 4’er kiloluk paketler haline getirilen yaklaşık 1,2 ton et, fabrikaları kapalı ihtiyaç sahibi 300 Nursan İşçisine birer hisse olarak dağıtımı gerçekleştirildi” dedi.

Motosiklet Tır carışması:1 ölü

0

Hatay’ın İskenderun ilçesinde ayın yönde giden TIR’a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında savrulan motosikletin arkasında bulunan kadın feci şekilde hayatını kaybetti, sürücü de ağır yaralandı.

Edinilen bilgiye göre kaza, E91 Karayolu Liman C kapısı gerisindeki Trafik ışıkları önünde 18.00 sıralarında meydana geldi. Adana İskenderun istikametinde Halil Sarsu yönetimindeki 31 KNA 80 plakalı motosiklet, aynı yönde giden Mehmet Sert Barak idaresindeki 47 DT 142 plakalı TIR çekicisinin sağından geçmek istedi.

Hareket halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu motosiklet TIR’ın sağ taraftaki depo kısmına dokunmasıyla beton bariyere çarptı. Sonrasında da yola savrulan motosiklet üzerinde bulunan sürücü ağır yaralandı, arkasındaki Şükran Sarsu (21) ise olay yerinde feci şekilde hayatını kaybetti.

Bu arada kazayı fark eden sürücü, TIR’ı yaklaşık 100 metre ileride durdu. Olay yerine çağrılan 112 ekipleri ağır yaralı Motosiklet sürücüsü Halil Sarsu İskenderun Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Polis ilgili soruşturma başlatırken, kaza nedeniyle E91 Karayolunda bir süre yol trafiğe kapatıldı, daha sonra kontrollü geçişe izin verildi.

UĞUR FIRAT HAFTALIK DEĞERLENDİRMESİ

0

Altın fiyatlarında düşüş sürerken; altının ons fiyatı 1262 dolardan, Çeyrek altın ise 239 liradan işlem görüyor.
Çeyrek altın fiyatları ve gram altın fiyatlarını dikkatle takip eden altın yatırımcısı, altın fiyatlarının düşmesi ile birlikte hayal kırıklığına uğradı. Altın fiyatları geçtiğimiz haftalar da 151 lira üzerini görerek yatırımcısının yüzünü güldürmüştü. Bu hafta başı ise geçen haftaya oranla ons ve dolar da ki düşüş sene başındaki fiyatlarla dengelendi. Uluslararası piyasada altının ons fiyatı ise geçtiğimiz hafta yüzde 0,4’lük düşüşün ardından bugüne artışla başladı ve şu dakikalarda önceki kapanışa göre yüzde 0,1 primle 1.262,4 dolar seviyelerinde dengelendi.

GENÇ İŞADAMI , URHAN TOPRAĞA VERİLDİ

0

Antakya’nın sayılan sevilen ailelerinden Genç İş Adamı Metin Urhan hayatını kaybetti.
Edinilen bilgilere göre, geçirdiği kalp krizi sonucunda hastaneye kaldırıldığı öğrenilen Urhan, yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Genç yaşta hayatını kaybeden İş Adamının ölümü kentte şok etkisi yaratırken aile ve sevenleri yasa boğuldu.
Genç İş Adamı Urhan, yarın 30 Nisan Pazar günü saat 13.00’da subaşı mahallesindeki baba evinde helallik alınması sonrasında gerçekleştirilen cenaze töreni ardından Orhanlı mahallesi aile kabristanında defnedildi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Lütfü Savaş,CHP Hatay İl Başkanı Mehmet Güzelmansur,CHP PM üyesi Yıldırım Kaya,Milletvekilleri Serkan Topal,Mevlüt Dudu,Atso Başkanı Hilmet Çincin,Atso Genel Sekreter Yardımcısı Ali Mullaoğlu,Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir,Defne Belediye Başkanı İbrahim Yaman,Samandağ Belediye Başkan Yardımcıları M.Ali Kamacı,Mehmet Yıldız,Hatay Büyükşehir Genel Sekreter Yardımcısı Metin Açık,Hatay Eski Milletvekilleri Refik Eryılmaz,M.Ali Edboğlu,Hasaid Başkanı Tahsin Kabaali,stk temsilcileri,muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
HATAY İŞ DÜNYASINDA BÜYÜK ÜZÜNTÜYE NEDEN OLDU
Hatay Sanayici ve İşadamları Derneği (HASİAD) Denetleme Kurulu Üyesi Metin Urhan vefat etti. HASİAD Denetleme Kurulu Üyesi olan Antakyalı iş adamı Metin Urhan, 44 yaşında 3 çocuk babasıydı. Geçirdiği kalp krizi sonucu genç yaşta hayata gözlerini yuman Urhan, sevenlerini gözyaşlarına boğdu.
1973 doğumlu işadamı Metin Urhan’ın ani vefatı Hatay iş dünyasında büyük üzüntüye neden oldu.
Doğa-Can Petrol Ürünleri Ve Mühendislik Ltd. Şti. sahibi olan Metin Urhan’ın 44 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu vefatı nedeniyle DASİFED bünyesindeki derneklerin tamamı taziye mesajı yayınlayarak üzüntüsünü dile getirdi.
Başarılı genç iş adamı Hatsu Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Urhan’ın yeğeni,Samandağ Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kamacı’nın kuzenidir.Eşi Sosyolog Zehra Özdemir Urhan ile evliliğinden 3 çocuğu olan merhum Metin Urhan,çevresinde çok sevilen sayılan bir insandı.

KAYMAKAM KILINÇKAYA PAYAS SPOR’A DESTEK

0

Spor Toto 3. Lig 3. Grubunda mücadele eden Güney temsilcisi Payas Spor’u tüm karşılaşmalarında futbolcuları yalnız bırakmayan Payas Kaymakamı Hakan Kılınçkaya’nın desteği konuşulmaya devam ediliyor. Adeta bir yönetici gibi Payas Spor’un antrenmanlarında da takımı yalnız bırakmayan ve moral veren memleket sevdalısı Kaymakam Hakan Kılınçkaya,verdiği maddi destekle de ön plana çıktı.
Payas Kaymakamı Hakan Kılınçkaya’nın geçen hafta 100 Bin liralık prim sözü futbolculara dağıtıldı.
Kaymakam Kılınçkaya, “Emekçinin hakkını alın teri kurumadan vereceksiniz. Bende üzerime düşen görevi yaptım. Bundan sonrada Payas Spor’a destek olmaya devam edeceğim” dedi.
Payas Spor Kulüp Başkanı Gökhan Akel, karşılaşmayı Payas Kaymakamı Hakan Kılınçkaya Emniyet Müdürü Mustafa Bağ ile birlikte izledi. Başkan Gökhan Akel, desteğinden dolayı Payas Kaymakamı Hakan Kılınçkaya ile Belediye Başkanı Bekir Altan’a ve iş adamlarına teşekkür etti.

ENGELLİ BASKETBOL TAKIMI SÜPER LİG DE

0

İskenderun engelliler basketbol takımı 1. Lig yarışında Süper lige Şampiyon takım olarak yükseldi. Kulüp Başkanı Anıl Abacı, bu başarının birlik ve beraberliğin, inancın sonucu olduğunu vurguladı. Abacı, önümüzdeki yıllarda çok daha başarılı bir takım olabilmek için tüm güçleriyle çalışacaklarını belirterek, şunları söyledi:
“Var güçlerini ortaya koyarak canla başla mücadele eden, inancını hiçbir zaman kaybetmeyen sporcu arkadaşlarıma tek tek teşekkür eder hepsine tebriklerimi sunarım. 1989 yılında kuruluşundan bu yana içinde bulunduğum İskenderun engelliler derneği ve spor kulübümüzün uzun yolculuğunda, bizlere maddi manevi katkılarını esirgemeyen tüm yöneticilerimize, belediye başkanlarımıza, bizlere gönül vermiş tüm İskenderunlu hemşehrilerimize aynı zamanda derneğimizin her daim yanında olan İskenderunumuzun çok değerli basın mensubu üyelerine şükranlarımı sunarım. Tarihimizde bir ilk olan Süper Lig başarısını aynı heyecan ve azimle devam ettirerek İskenderunumuzu ulusal ve uluslararası spor camiasında en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz. Şahsım ve yönetim kurulu üyelerim adına tüm engelli kardeşlerime ve engelli dostlarına saygı ve sevgilerimi sunarım.”

DÖRTYOL BELEDİYE SPOR 4 MERSİN CAM SPOR 0

0

Türkiye genelinde 3. liglerde mücadele eden 103 takımdan yenilgisi olmayan 5 takımdan biride 7. Grup lideri Dörtyol Belediye Spor ….
DÖRTYOL BELEDİYE SPOR 4 MERSİN CAM SPOR 0
Türkiye Kadınlar 3. Ligi 7. Grubunda mücadele eden Dörtyol Belediye Spor kadın futbol takımının galibiyet serisi devam ediyor. Dörtyol Belediye Spor, Dörtyol 9 Ocak stadında yapılan müsabakada Mersin Cam Spor’u her iki yarıda atılan gollerle 4-0 mağlup etti. Hatay bölgesi hakemlerinden Samet Arsak, Metin Sugitin ile Onur Parlak’ın yönettiği karşılaşmada Dörtyol Belediye Spor’un gollerini 5-14-40 ve 73. dakikalarda Serpil Teke attı.
Dörtyol Belediye Spor, sezon başından bu yana oynadığı 21 karşılaşmada 20 galibiyet alırken, 1 müsabakada da berabere kaldı. Dörtyol Belediye Spor 3. Lig 7. Grubunda 61 puanla lider durumda bulunuyor.
TÜRKİYE GENELİNDE YENİLGİSİ OLMAYAN 5 TAKIMDAN BİRİ DÖRTYOL BELEDİYE SPOR..
Türkiye kadınlar Futbol liginde ülke genelinde 8 ayrı grupta toplam 103 takım mücadele ediyor. 1. Grupta Dudullu Spor, 4. grupta Fomget Gençlik Spor, 5. grupta Gülizar Hasan Yılmaz, 7. Grupta Dörtyol Belediye Spor, 8. Grupta da 1955 Batman Belediye Spor’un yenilgisi bulunmuyor.

FİLM;Her Şey Mümkün

0

Vizyon tarihi 19 Mayıs 2017
Yönetmen Alper Babayağmur
Oyuncular: Yetkin Dikinciler, Azra Akın, Levent Ülgen devamı
Tür Romantik, Komedi
Ülke Türkiye
Özet ve Detaylar
İbrahim, kendi küçük dünyasında yaşayıp giden bir tesisatçıdır. Bir gün piyangodan büyük ikramiyeyi kazanır. Uzun bir tatile çıkmaya karar verir. Kaldığı otelde kalan ünlü manken Pelin ile bir aşk yaşamaya başlar. Ancak gerçek göründüğü gibi değildir. İbrahim ünlü bir iş adamına ikizi kadar benzemektedir ve onun yerine geçmiştir. Her şey yolunda giderken Pelin ile İbrahim aşk yaşamaktadır. Bir yanda İbrahim’in geride bıraktığı gerçek yaşamı, bir yanda zengin dünyası. Mafya, ihanet, magazin dünyası karmaşası içinde kadınlar ipleri ele alacaktır.
Başrollerinde Yetkin Dikinciler ve Azra Akın’ın yer aldığı romantik-komedi filmin yönetmen koltuğunda Alper Babayağmur oturuyor. Senaryoyu da Babayağmur ile birlikte Ayşe Babayağmur ve Apa Mehmet Şen kaleme aldı. Filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Goncagül Sunar, Mehtap Bayrı, Bahtiyar Engin, Kaan Girgin, Bora Sivri ve Haldun Dormen yer alıyor.

KİTAP; Aşkla Kal

0

Kahraman Tazeoğlu
Destek Yayınları
Kitabın Tanımı
İnsan olmaktan yorulur bazen insan.
Hayat yorar, aşk yorar, yalnızlık yorar, kalabalık yorar, gelen yorar, giden yorar…
Sana sunulan hiçbir şeye alışma bu yüzden. Terk edenler yorar…
Daha az güvenmeye, daha az sevmeye ve daha az inanmaya tecrübe diyorlar. Ama bu tecrübe değil, tecrübeyi doğru kullanamamaktır.
Daha az güvenmek, güven sorunu yaratır. Gerektiği kadar güvenmelisin. Daha az sevmek yalnızlığı getirir. Hak ettiği kadar sevmelisin.
Daha az inanmak inancını zedeler. Neye ne kadar inanman gerek, onu bilmelisin.
İnsanlar terk edilerek terk etmeyi, aldanarak aldatmayı öğreniyorlar. Oysa terk edilen sadakati, aldatılan dürüstlüğü öğrenmelidir. Hayatın getirdiği sevinç ve mutlulukları nasıl kabul ediyorsak, onun sunacağı kederleri de aynı olgunlukla kabul etmeliyiz. Bu dünya bir imtihan dünyası. Kaderimize yazılan her keder, dayanma, sabretme ve inanma gücümüzü sınar.
Yıkılmış, aldanmış, incinmiş, kırılmış olabilirsin. Umutların tükenmiş de olabilir. Bu kaderindir. Kader seni sürekli dener. Cevabını bilmediğini sandığın bir soru gibi gelir. Oysa Rabb’in o sorunun cevabını çoktan vermiştir. Ve onun senin durumundakilere verdiği en iyi cevap gece-gündüz ilişkisidir. Geceyi ve gündüzü düşün şimdi. Ve şunu:
Her yeni gün, bitmiş bir gecenin ardından başlar ve şahitlik ettiğimiz bitişler, göremediğimiz nelerin başlangıcıdır kim bilir…

2 MAYIS TARİHTE BUGÜN

0

2 Mayıs
Olaylar
1670 – İngiltere Kralı II. Karl Hudson’s Bay Şirketi’ne sözleşme çerçevesinde ayrıcalıklar tanıyarak Hudson Bay’ın içlerine aklan tüm akıntı kenarlarında bulunan Kızılderililer ile ticaret yapmasını kabul etti.Kürkçü Topluluğu bunu dünyada ki en eski Müessese olarak görüyor.
1807 – Münihli Viktualienmart(Münih’in içinde yer alan ve gıda maddeleri için kurulan pazar) kuruldu.
1808 – Madrid Fransız egemenliğine karşı ayaklandı. Fransız işgaline karşı Madrid’de başlayan ayaklanma kentin ana meydanı Puerta del Sol’da kanlı bir savaşa dönüştü. Yenilen yüzlerce isyancı aynı gece Grandük Joachim Murat komutasındaki birliklerce Prado caddesinde kitleler halinde kurşuna dizildi.
1843 – İlk Alman göçmenler Şili’deki Puerto Hambre limanına vardılar.Özellikle Llanquihue Deniz’i çevresine yerleştirler.
1885 – Anadolu’nun ilk lisesi (idadisi) Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi temeli törenle atıldı.
1896 – Budapeşte’de bundan böyle düzenli olarak Avrupa kara parçaları üzerinde bağdaşan metro seferleri başladı.
1924 – Norddeutsche Rundfunk AG (NORAG),sonraki adıyla NDR televizyon kanalı yayın yapmaya başladı.
1926 – Atlantik’in iki yakası arasında ilk faks mesajı gönderildi. ABD’nin Londra büyükelçisi Alanson Bigelow Houghton’un Augustus John tarafından çizilen resmi Londra’dan New York’taki New York Times bürosuna geçildi.
1933 – Nazi lider Adolf Hitler Almanya’da sendikaları yasakladı.
1938 – Ordu Süvari Ekibi Roma’da Milletler Kupası yarışlarında altın Mussolini kupasını kazandı.
1940 – Tasvir-i Efkar gazetesi yayımlanmaya başladı.
1945 – İtalya’daki Alman işgal birlikleri müttefik ordularına, Berlin’deki Alman güçleri Sovyet Mareşal Jukof’un birliklerine teslim olmaya başladı.
1953 – Uluslararası Tiyatro Enstitüsü Türkiye Merkezi kurucuları seçildi. Cevat Memduh Altar, Cevat Fehmi Başkut, Mahir Canova, Muhsin Ertuğrul, Reşat Nuri Gültekin kurucular arasında.
1954 – Genel seçimler yapıldı. Demokrat Parti 503, Cumhuriyet Halk Partisi 31, Cumhuriyetçi Millet Partisi 5, bağımsızlar 2 milletvekili çıkardı.
1959 – İzmir’de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve ana muhalefet lideri İsmet İnönü’yü karşılamaya gelenleri jandarma dağıttı; 10 kişi yaralandı; olaya yayım yasağı kondu. İnönü; İçişleri Bakanı Namık Gedik’i suçladı.
1969 – NATO-İş sendikasına bağlı 300 işçi İzmir’de Amerikan Executor gemisini işgal ederek tahliyeyi durdurdu.
1972 – ABD’den alınan TCG Oruç Reis ile TCG Uluç Ali Reis denizaltıları törenle donanmaya katıldı.
1972 – Pele’nin de oynadığı Brezilya şampiyonu Santos futbol takımı İstanbul’a geldi. Santos ertesi gün Fenerbahçe’yi 6-1 yendi.
1973 – Lübnan ordusunun Filistinli mültecilere saldırmasıyla Lübnan iç savaşı başladı.
1982 – Falkland Adaları’nda İngiltere-Arjantin savaşı başladı.
1984 – F-16 uçaklarının Türkiye’de yapılması için anlaşma sağlandı.
1985 – Arjantin ve Şili, Beagle Kanalı’ndaki Lennox, Picton ve Nueva adalarından kaynaklanan sınır problemini bir sınır antlaşması imzalayarak çözdüler.
1986 – Birinci Uluslararası Asya-Avrupa Sanat Bienali, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde açıldı.
1989 : Birinci Uluslararası Asya-Avrupa Sanat Bienali, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde açıldı.
1992 : Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ABD’de prostat ameliyatı geçirdi.

1995 : Milliyetçi Hareket Partisi davası, 15 yıl geçmesi nedeniyle zamanaşımına uğradı. Kararı Yargıtay onayladı.

1997 : İngiltere’de yapılan seçimleri İşçi Partisi kazandı, Tony Blair Başbakan oldu.

1997 : Alaattin Çakıcı Flash TV’de telefonla Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller ve eşi Özer Çiller’i suçladı. Ertesi gün, silahlı bir grup Flash TV’nin İstanbul’daki binasını bastı.

1998 : Avrupa Merkez Bankası, Brüksel’de Avrupa Birliği’nin para politikalarını yönetmesi amacıyla kuruldu.

1999 : Fazilet Partisi’nden Merve Kavakçı milletvekili yemin törenine başörtüsüyle katıldı. Olay Meclis’te protestolarla karşılandı.

2001 : Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri’nin Pakistan’ın Abbottabad şehrinde açtığı ateş sonucu Usame bin Ladin öldürüldü.

DOĞANLAR

1360 : Yongle, Çin imparatoru

1458 : Portekiz’in Eleonore’sı , Kral II. Johann’ın eşi.Kraliçe

1762 : Rus Çariçesi Büyük Katerina.

1903 : Amerikalı hekim Dr. Benjamin Spock. Amerika’da İkinci Dünya savaşı sonrası doğan bebeklerin çoğu Spock’un kitabıyla büyüdüler. Vietnam savaşına gönderilen Amerikalı gençler bu kuşaktandı. Dr. Spock, kitabıyla büyüyen gençlerin ölümüne seyirci kalmadı. Savaş karşıtlarının yanında yer aldı. Dr. Spock’un kitabı Türkçeye çevrildi. Pek çok bebek Türkiye’de de Spock kitabıyla büyüdü.

1906 : Wolfgang Abendroth, Alman politika bilimcisi

1921 : Hintli film yönetmeni Satyajit Ray. Ray’ın en bilinen filmi Pater Pançali, Türkçesiyle “Küçük Yol Şarkısı”dır.

ÖLENLER

1519 : Rönensan’ın öncülerinden İtalyan bilgin, mucit, ressam, heykeltraş Leonardo da Vinci.

1957 : Adını komünist avcısı akım “Makkartizm”e veren Amerikali senatör Joseph Mac Carthy.

1972 : 9. Amerikan başkanıyla çalışan Amerika Birleşik devletleri Federal Soruşturma Bürosu FBI’ın (ef bi ay okunur) kurucusu ve direktörü, bir başka “komünist avcısı” J. Edgar Hoover.

CİLT LEKELENMELERİNE ÖNLEM ALMAK MÜMKÜN

0

Kış aylarının yağmurlu ve bulutlu havasının dağılmaya, güneşin yüzünü göstermeye başladığı bugünler cilt sağlığı için önlem almanın tam zamanı. İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ahu Çiler Çıkım, pek çok kişide en sık rastlanan cilt sorunlarının başında gelen güneş lekeleri ve çillerin oluşmasını engellemek ya da artmasını önlemek için önerilerde bulundu.

Özellikle bahar ve yaz aylarında ortaya çıkan cilt lekeleri, genellikle melanositlerin sayı ve fonksiyonlarındaki artışın bir sonucudur. Çoğu kez zararsız bir durum olmasına rağmen bazen altta yatan önemli bir hastalığın göstergesi de olabilir. Yüzde yerleştiğinde, kozmetik ve psikososyal sorun oluşturarak yaşam kalitesini kötü yönde etkiler. İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ahu Çiler Çıkım, ciltte lekelenmeye neden olan tablolar arasında en sık gebelik maskesi olarak da bilinen melazma, postinflamatuar hiperpigmentasyon (cilt koyulaşması), güneş lekesi (lentigo) ve çiller hakkında bilgiler verirken alınması gereken önlemler konusunda da şu uyarılarda bulundu:

“Ciltte lekelenmeye neden olan en sık tablo melazmadır. Genetik yatkın olan kişilerde güneş gören bölgelerde özellikle güneşe maruz kalmak ile ortaya çıkan çoğunlukla yüzü, nadiren de boyun ve ön kolları etkileyen yaygın bir tablodur. Ayrıca gebelik, doğum kontrol hapları, bazı kozmetik ürünler, epilepsi ilaçları, tiroid hastalıkları da diğer sebepler arasındadır. Güneş lekesi, yani lentigo her yaşta görülebilir. Özellikle yüz, omuzlar, sırt, göğüs ve el dış kısımlarda ve açık tenli kişilerde görülen çillerle karışan bir tablodur. Çilden daha koyu renkli ve daha büyüktür. Yaz kış deride kalır. Yaz aylarında rengi koyulaşır. Ani güneş yanıklarından sonra açık tenli kişilerde görülmesi sıktır. Kansere dönüşmez. Çiller ise sarışın, kızıl gibi açık tenli kişilerde özellikle çocukluk yaşlardan itibaren, güneşle temas eden cilt bölgelerinde görülen açık kahverengi renk değişiklikleridir. Güneş lekelerinden (Lentigo) farkı yaz aylarında koyulaşır ve kış ayında nerede ise kaybolur.

ÇOCUKLARA EKSTRA KORUMA GEREKİYOR
Kişiler ömürleri boyunca aldıkları toplam UV ışınının yarısını 20 yaşa kadar alırlar. Bu nedenle çocukların güneşten korunması çok önemlidir. Gün ortasında 1 saatte tüm gün içinde alınacak UV’nin yüzde 20-30’u alınmaktadır. Gündüz 09.00-15.00 saatleri arasında ise tüm gün alınan UV’nin yüzde 75’i alınmaktadır. Sıcak, rutubet ve ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak için özellikle saat 11.00-16.00 arasında dışarda bulunmamak gerekir. Koruyucu yağlar ve kremler güneşe çıkmadan yarım saat önce sürülmeli ve her 2 saatte bir, ayrıca yüzdükten ve terledikten sonra tekrarlanmalıdır. En az 30 koruma faktörlü olan güneş koruyucular tercih edilmelidir. Küçük yaştan itibaren çocuklarımızı güneşin zararlı etkilerine karşı bilinçlendirmeli ve güneş koruyucu alışkanlığı kazandırmalıyız.

TEN AÇILDIKÇA ÖNLEM ARTMALI
Güneşe karşı nasıl korunmamız gerektiğini belirlemede cilt tipi büyük bir önem taşır. Güneşin zararları açısından en fazla riski, beyaz tenliler, kızıllar ve hiç bronzlaşamayan ya da güneşe çıktıkça deri yanıklarıyla sonuçlanan cilt tipleri taşır. Bu nedenle açık tenli renkli gözlü kişilerin özellikle daha dikkatli olması gerekir. Fakat son zamanlarda ozon tabakasındaki azalmalardan dolayı esmer tenlilerde de yanıklarla karşılaşma olasılığı artmıştır.

ÇEVRESEL YAŞLANMAYA TEDBİR ALABİLİRSİNİZ
Sağlıklı bir cilt, sağlıklı bedenin yansımasıdır. Hava kirliliği, mevsimsel ve hormonal değişiklikler, aşırı stres, yaşam tarzı (bilgisayarlı ortamlar, televizyon, elektrikli aletler) gibi faktörler nedeniyle vücut belli bir stres ortamına girer. İşte böyle ortamlarda cilt yavaş yavaş yaşlanmaya başlayacaktır. İki türlü yaşlanma vardır, genetik ve çevresel yaşlanma. Genetik yaşlanmanın önüne geçilemez, fakat çevresel yaşlanmayı geciktirmek aşağıdaki önlemlerle mümkündür.

GENÇ VE SAĞLIKLI BİR CİLT İÇİN ÖNERİLER
Cildimizi uzun süre genç ve sağlıklı tutabilmek için bu yöntemleri uygulayabiliriz;
Günde en az 2 litre su için: Günde en az 2 litre su içmek hem sindirim sisteminiz için çok faydalıdır hem de cildin nem kazanması, kurumaması için gereklidir.
Her cildin neme ihtiyacı vardır: Yüzünüzü ılık suyla yıkamayı tercih edin, yıkadıktan sonra cilt yapınıza ve yaşınıza uygun bir nemlendirici kullanın.
Güneş kremi kullanın: Güneş kremi ile beraber geniş kenarlıklı şapkalar güneşten korunmanıza yardımcı olacaktır.
Stresten uzak durun: Stres sadece cilt için değil tüm vücut sağlığı için kötüdür. Mutlu olun; yüz ifadeniz, gözünüzdeki ışık ve cildiniz çok daha güzel olacaktır.
Düzenli uyuyun: Uyku sırasında tüm organlarımız gibi cildimiz de dinlenir ve yenilenir, yeniden enerji kazanır. Günde en azından 6-7 saat uyuyun.
Düzenli egzersiz yapın: İster yüz egzersizleri isterse de tüm vücut egzersizi olsun, düzenli egzersiz dolaşımı artırır, cildin elastikiyetini artırarak kırışıklıkları önler, yağ miktarını azaltarak tüm vücut sağlığına yardımcı olur.
Sigara içmeyin: Sigara her organa zarar verdiği gibi cilt üzerine de olumsuz etkilere sahiptir. Sigara içimine bağlı ortaya çıkan toksinler cildin kalitesini, rengini olumsuz etkiler.
Beslenmenize dikkat edin: Her zaman için taze, işlenmemiş, uygun pişirilmiş gıdaları tercih edin. Gıdalardan aldığınız vitamin, mineral ve proteinler de cildinizin görünüşünü çok etkileyecektir.

Seçim güvenliği ve demokrasi

0

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 298 Sayılı Kanun’un açık ‘mühürsüz oy pusulaları geçerli değildir’ hükmüne rağmen, mühürsüz pusulaları geçerli sayması referandum sonuçlarının tartışılmasına yol açmıştır. Mühürsüz oyları geçerli saymak hem hukuka aykırı hem de suçtur.
Seçim güvenliği işleyen bir demokraside olmazsa olmazdır! Aslında bu konuda karnemiz son derece iyidir. Tarihimizin en önemli referandumundan birinin seçim güvenliği anlamında zedelenmesi, üzücü olmuştur.
Önümüzde daha onlarca seçim olacaktır. Ama oluşacak şüphe, seçimden bile daha önemlidir. Böyle bir mirasa sahip olmamız üzücüdür, ayıptır. Kendisine ‘seçim güvenliği’ teslim edilen yargı kurumlarının anayasal görevlerini yerine getirmekten uzak ve suç teşkil eden kararları, hukuk tarihine tescil edilecektir.
Kısaca, o iş bitmiş değildir! Danıştay’ın da Anayasa Mahkemesi’nin de peşin tavrı bellidir. Türkiye’de hukuk rafa kaldırılmıştır. Bu iş AİHM’ne kadar gidecektir. Hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır ki köklü bir geçmişe, demokrasi deneyimine sahip olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti; varlığına, rejimine, egemenliğine yönelik tüm saldırıları püskürtecek, tüm olumsuzlukları aşacak güce, kudrete, azim ve kararlığa sahiptir.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI

Türkiye’de demokrasinin işleyebilmesi ve ilerleyebilmesi için, yargı erkinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda düzenlemelerin acilen devreye alınması gerekiyor. Yargının tarafsızlığını ortadan kaldıracak şüpheler sonlandırılmalıdır. Adil yargılama ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere, pek çok hak genişletilmelidir. İnternet ve bilgiye erişim hakkının zedeleniyor olmasını, Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülke hak etmemektedir.
Türkiye’nin önünde somut bir referandum gündemi vardır. Demokrasi, ekonomi ve Avrupa Birliği bu gündemin ana konularıdır. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin (AKPM) kabul ettiği kararla Türkiye, 2004’te çıktığı denetim sürecine tekrar dâhil edilmiştir. Türkiye’nin 13 yılı heba edilmiştir.
Avrupa yolundan vazgeçmek yoktur. Hukuk, demokrasi ve özgürlükler ülkesi olmak Türkiye için elzemdir. Bu hedefler için alınması gereken tedbirler açıktır. 15 Temmuz darbe girişiminin zorunlu kıldığı OHAL geride bırakılarak, olağan devlet hukukuna dönülmelidir. Eğer açık toplum olamazsak, özgürlükleri güvence altına alamazsak, hak ettiğimiz yerde olmamız hayaldir.
Ayrıca bugüne kadar yapılacak birçok ekonomik program, son dört yılda bir seçimden bir diğer seçime koşmaktan dolayı, başta iş insanları olmak üzere, Türkiye halkını yormuştur. Türkiye’nin atılıma geçmek için artık beklemeye tahammülü yoktur.

OHAL KALKMALIDIR!

Artık daha güçlü toplumsal dayanışma içinde olma zamanı gelmiştir. Toplumsal özgürlük, çoğulculuk ve dayanışma temelinde ülkenin kalkınmasına öncelik verilmesi gerekmektedir. Halkoylaması öncesinde yaşanan kutuplaşma ortamı, yapısal reformların önünde bir engeldir. Henüz genel seçim havasında ve gerginliğinde geçen bir referandum geride bırakılmışken, 2019 yerel seçimleri ve genel seçimlerinden bahisler gündemi ele geçirmeye başlamıştır.
Ancak toplumsal reformlar konusunda Türkiye’nin artık beklemeye tahammülü yoktur. Siyaset hemen yola koyulursa, tam 18 aylık reform aralığı bulunmaktadır. Eğer bu dönemi de 2019 seçim spekülasyonlarıyla geçirirsek Türkiye ekonomisi kalkınma yarışında çok kan kaybeder ve bu kez toparlaması da neredeyse imkânsız olur.
Öncelikle hukuk, demokrasi ve özgürlükler toplumu olmak bizim ulusal çıkarlarımız açısından elzemdir. Bu hedefler için acilen alınması gereken tedbirler net olarak ortadadır. OHAL, her ne kadar bugünlerde üç aylığına daha uzatılmış olsa da artık olağan hukuk devleti ortamına mümkün olan en kısa sürede, hatta bu üç ayın bitiminde yani aşağı yukarı 19 Temmuz 2017’de olağan hukuk devleti ortamına dönmesi gerekmektedir.
Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milleti’nindir ve öyle kalmalıdır. 2019’da yapılacak seçimlerden önce ve ortak akılla Anayasa’da yeniden değişiklik yapılarak; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden vazgeçilmeli ve ‘Parlamenter Sistem’e geri dönülmelidir. Türkiye, Erdoğanizme heba edilmemelidir!

Avrupa’da Çifte Vatandaşlık Kalkarsa!

0

Prof.Dr. Celalettin Yavuz, 24.04.2017, cyavuz53@gmail.com
Avrupa’da, özellikle de AB ülkelerinde son günlerde “çifte vatandaşlık” tekrar gündeme geldi. Gerekçelerin başında, Brexit kararıyla AB’den ayrılma dönemindeki İngiltere hariç tüm ülkelerde Türkiye’deki Anayasa Değişikliği Referandumu’ndaki “Evet” oylarının “Hayır”danfazla olmasıydı. Giderek radikalleşen ve yeni safları oluşturan Dünyada, AB ülkelerinde de kutuplaşma ve radikalleşme prim yapmaya başladı. Buna yol açan gelişmelerin en başında da “yabancı düşmanlığı” ve sahip oldukları varlıkları yabancılarla paylaşmama dürtüsü var.
Başta Almanya olmak üzere AB ülkelerine 1960’lı yılların başından itibaren “iş ve aş bulmak” maksadıyla giden Türklerin sayısı hiç de az değil. Hatta AB’de en fazla “Gurbetçi” bulunduran ülke Türkiye! Sadece Almanya’da 3.5-3.6 milyon civarında Türkiye kökenli insan bulunduğu bilinmektedir. Üstelik bunların önemli bir bölümü Almanya’da doğmuş, büyümüş, okumuş ve işini-aşını bu ülkeden veya diğer AB ülkelerinden temin eden insanlar.
Almanya’ya 1960’larda ve sonrasında gidenlerin önemli bir bölümü ya Türkiye’ye geri dönerek veya gurbetteHak’kın rahmetine kavuştular. “Gurbet ellerde ölenler”in naaşları, sıkça hatırlattıkları gibi “Uçağın kanadında” yurda getirildi. Ama ikinci ve üçüncü nesil (bu arada yetişmekte olan milenyum nesli) ise çoğunlukla kalıcı oldular.
Diğer milletlerde rastlanmayacak ölçüde bir direnç Türklerde görüldü. Uzun bir süre bulunulan ülkenin siyasi, sosyal ve ekonomik imkânlarından istifade etmek varken bir türlü “çifte vatandaş” olma şansını kullanmadılar. Özellikle ilk nesil “Bu yaştan sonra gâvur olup da ne yapacağım?” diyerek, kâğıt üzerinde de olsa bir AB ülkesi vatandaşlığını kabul etmediler.
Ama özellikle 3’ncü nesil olmak üzere bu ülkelerde yetişen “Yeni Türkler”, bulunulan ülke vatandaşları ile aralarındaki makasın açıldığını görünce çifte vatandaşlığa daha çok taraftar oldular. Zaten çoğu için Türkiye dedesinin ve ninesinin yaşadığı, ama hayatında çok az kesit tutarak “yabancı”, ama gene de “memleket” diye unutmamaya çalıştıkları “2’nci memleket” idi. Çünkü onlar Avrupa’da doğup büyümüş, aile terbiyesi ve kültürüne rağmen bulunulan ülkenin okul ve sokaklarındaki çok kültürlülüğe de uyum sağlamaya başlamışlardı.
Çifte vatandaşlık veya bulunulan ülke vatandaşlığına geçişte pek çok engel mevcuttu. Bunlardan ilki bulunulan ülkede doğma ve o ülke dilini kullanabilme mecburiyeti gibi şartlardı. Yeni neslin bu konuda sorunu hemen hemen yok gibiydi.
İkinci büyük sorun ise aile büyüklerinin “Ya gâvur olursa!” şeklindeki düşüncesiydi. Tabii bir de şayet Türk vatandaşlığından çıkarlarsa Türkiye’deki mirasla ilgili sorun yaşayabilme endişeleri (özellikle aile büyüklerinde) mevcudiyetiydi.
Bunların da ötesinde en ciddi sorun; bizzat Türkiye’yi yönetenlerin popülist uygulamaları ve Almanya gibi Türk nüfusun yoğun olarak yaşadığı ülkeleri “oy potansiyeli” gibi görme yanlışlığı idi.
Aslında Türkiye için önemli olan Avrupa’daki Türklerin oylarını yurt içindeki seçimlerde kullanmaktan çok, bulundukları ülkede hak, hukuk, refah ve huzur içerisinde yaşayabilecekleri bir ortam bulabilmek için oy kullanmaktır.Yani diyelim ki Almanya’daki Türkler; bu ülkede siyasi, hukuki, ekonomik, güvenlik ve sosyal konularda korunup kollanacak şekilde ayakta durabiliyorlarsa, en büyük kazanç bu olmalıdır.
Ayakları üzerinde sağlamca duran Türkler, Almanya ile Türkiye arasındaki ilişkileri iyileştirmede çimento vazifesi görebilirler. Nitekim ihracatımızda ve Türkiye’ye gelen turist sayısında Almanya’nın ilk sırada bulunmasında bu Türklerin faydası inkar edilemez!
1.4 milyon civarında bulunduğu ileri sürülen bu Türklerin çifte vatandaşlığı ellerinden alınırsa, tüm dünyaya “Almanya’nın yaptığı Nazizm!” diyerek bağırıp çağırsak da, onlara faydası olamaz.Bağırdığımızla kalırız ve Türkiye’ye hiçbir yararı olmaz.
Son Söz: Yurtdışındaki Türkler üzerinden yapılacak popülist politikaların onlara ve ülkeye verebileceği zararlar dikkate alınmalıdır. Güçlü olurlarsa Türkiye’ye katkı sağlayabilirler.

‘Hatay, Suriye krizinden özel teşvik ile çıkabilir’

0

– Suriye krizinden en fazla etkilenen illerin başında gelen Hatay, son 6 yıldır yaşadığı sıkıntılı ekonomik süreçten, özel teşvik ile çıkabileceğine inanıyor. Hatay Sanayici ve İş Adamları Derneği (HASİAD) Başkanı Tahsin Kabaali, “Hatay’ın son 6 yıldır geçirdiği sıkıntılı ekonomik süreçte, mağduriyetinin giderilmesi adına aynı mağduriyeti yaşayan Suriye’ye komşu iller ile birlikte özel bir destek ve teşvikten yararlandırılması gerekir” dedi. Hatay ekonomisinin Ortadoğu’da yaşanan olumsuz olaylar nedeniyle istenilen yerde olmadığını kaydeden Kabaali, “Söz konusu olumsuzluklar devam ettiği sürece ekonominin istediğimiz seviyeye gelmesi çok da mümkün olmayacak. Ortadoğu’da huzurun bir an önce sağlanmasını diliyoruz” diye konuştu.

Hatay’ın özel teşvik ihtiyacı, istihdam, hibe eksiklikleri, KOBİ’lere finansman erişiminin kolaylaştırılması ve sıkıntılı sektörlerine destek gibi 5 önemli sorunu bulunduğunu aktaran Kabaali, “Hatay’ın son 6 yıldır geçirmekte olduğu sıkıntılı ekonomik süreçte, mağduriyetinin giderilmesi adına aynı mağduriyeti yaşayan Suriye’ye komşu iller ile birlikte özel bir destek ve teşvikten yararlandırılması, Hatay’da yapılacak istihdamı arttırıcı (en az 50 veya 100 kişi) yeni yatırımlarda, İşsizlik Fonu’ndan “İstihdam İçin Yatırım Hibesi” desteği verilmesi, DOĞAKA tarafından hibe proje dönemlerinde ilimizde desteklenmesine karar verilen sektörlerde başarılı bulunan her projenin kurum bütçesine takılmadan desteklenmesi, KOSGEB tabanına kayıtlı cirosu 40 milyon TL’nin altındaki KOBİ’lere cirolarının yüzde 5’i oranında can suyu kredisi verilmesi ve Suriye krizinden ilimizde en fazla olumsuz etkilenen nakliye, inşaat ve turizm sektörlerinin 2017 kredi ödemelerinin en az bir yıl ertelenmesi ve kullandırılan kredilerin uzun süreyle uygun faizle yeniden yapılandırılması gerekiyor” açıklamasını yaptı.

Kabaali, Ekonomi Bakanı Zeybekçi’ye ziyaret gerçekleştirerek, kentin Doğu ve Güneydoğu’daki illerine sağlanan teşvik paketlerinden faydalandırılması ve Hatay’ın oluşturulan cazibe merkezleri arasına alınmasını talep ettiklerini anlattı.

Ortadoğu’ya açılan en büyük kapı

Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan en büyük kapısı olmasının Hatay’ın en büyük avantajı olduğunu vurgulayan Kabaali, “Bu nedenle Hatay’da nak- ‘Hatay, Suriye krizinden özel teşvik ile çıkabilir Hatay iş dünyası, Suriye iç savaşının yarattığı ekonomik sorunlardan çıkış için Suriye’ye komşu iller ile birlikte Hatay’ın da yararlanacağı özel bir teşvik istiyor. Hatay Sanayici ve İş Adamları Derneği, krizden çıkış için iş dünyasının 5 önemli sorununa çözüm bulunması gerektiğini düşünüyor. liye sektörü hızla gelişti ve Türkiye’nin ikinci büyük tır filosuna sahip kent olduk. Ancak bu jeopolitik konum avantajı, çoğu zaman dezavantaja dönüşebiliyor. Bildiğiniz üzere Ortadoğu coğrafyası sürekli karışıklıkların olduğu ve olayların durulmadığı bir bölge. Bu yüzden Hatay’ın ekonomisi inişli çıkışlı. Şuanda da, Ortadoğu’da yaşanan sıkıntılar dolayısıyla kapılar kapandı ve Hatay ekonomisi yeniden bir kısır döngünün içine girdi” diye konuştu.

HASİAD olarak, kötüye giden ekonomiyi canlandırmak için öncelikle Hatay Lobisi’ni oluşturmaya çalıştıklarını anlatan Kabaali, düzenledikleri ekonomi toplantılarıyla işadamlarına vizyon oluşturmayı amaçladıklarını, Ekonomi Bakanı ile de görüşerek hükümetten Hatay için teşvik ve destekler talep ettiklerini ekledi.

Kent ekonomisi kuluçka döneminde

Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 12,1 seviyesinde gerçekleşirken, Hatay’ın da içinde yer aldığı TR 63 bölgesindeki işsizlik oranının 2015 yılında yüzde 16,4 olduğunu belirten Kabaali, “Türkiye, bu yıl Ocak ayında 10.5 milyar dolar ve Şubat ayında ise 11.2 milyar dolarlık ihracat yaparken, Hatay Ocak ayında 157 milyon dolar, Şubat ayında ise 204 milyon dolar ihracat ile Türkiye İhracat sıralamasında 10’uncu sırada yer aldı. Hatay ekonomisi 6 yıldır çok sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Fakat, biz bu süreci “kuluçka dönemi” olarak değerlendiriyoruz. Ortadoğu’daki olaylar durulduğu andan itibaren ilimizin tekrar avantajlı bir bölge konumuna geleceğini düşünüyoruz. Bu kapsamda yatırımcılarımıza, iş dünyası temsilcilerimize, ilimize yatırım yapmalarını tavsiye ediyoruz”şeklinde konuştu.

Yurtdışı gezileriyle iş fırsatları yakalıyoruz

Kent ekonomisinde yaşanan kısır bir döngüyü aşmak için dernek olarak yurtdışı gezileri düzenlediklerini aktaran Kabaali, “Ortadoğu’ya alternatif pazarlar bulmaya çalışıyoruz. Yurtdışı gezilerinde gittiğimiz ülkeler ile oluşabilecek iş potansiyelini ve fırsatları yerinde incelemeyi ve iş ilişkilerini geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bu ülkelerde Türkiye büyükelçisi ve ticari ataşeyi ziyaret ederek iş potansiyelini birinci ağızdan öğrenmiş oluyoruz. Ayrıca daha önceden ayarlanan ikili görüşmeler ile de üyelerimizin o ülkedeki işadamları ile iş ilişkilerine katkı sağlamayı hedefl iyoruz. Son olarak Moskova’ya bir iş gezisi düzenledik. Yapılan gezide, Moskova Büyükelçiliği, Rus-Türk İş Adamları Birliği’ni ziyaret ederek Uluslararası Yapı ve İnşaat Fuarı MOSBUILD 2017’ e katılım sağladık” diye konuştu.

“İş Dünyası Çözüm Buluşması’nın 3 ve 4’üncüsünü yaptık”

HASİAD Başkanı Tahsin Kabaali, hemen hemen her sektörde iştigal eden toplamda 120 üyesi bulunan HASİAD’ın kentin ekonomik kalkınmasında gereken tüm çabayı sergilediğini belirten Kabaali, “Önceki dönemlerden devraldığımız “Güçlü Hatay Lobisi” çalışmaları doğrultusunda üst düzeyde çaba sarf ettik. Bu kapsamda geçen yıl 10 Hatay milletvekilini bir araya getirerek Hatay Lobisi için bir toplantı gerçekleştirdik, Hatay İş Dünyası Çözüm Buluşması toplantılarının 3 ve 4’üncüsünü yaptık, bu çerçevede Ekonomi Bakanımız Nihat Zeybekçi’yi ziyaret ettik, Prof. Dr. Emre Alkin ve Hakan Güldağ’ın konuşmacı olarak katıldığı “Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Gelişmeler & Beklentiler” toplantısını gerçekleştirdik ve Yurtiçi (İstanbul-Kocaeli, Antalya, Ankara) ve yurtdışı (İsrail, İran ve Lübnan) iş gezileri düzenledik. Bu yıl da tarihi netleşmemiş bir dizi etkinliğimiz var” dedi.

Hassa OSB serbest ekonomi bölgesi olmalı

Önümüzdeki dönemlerde Hatay’a yapılacak yatırımların en büyük ve en önemlisinin Hassa OSB projesi olduğunu açıklayan Kabaali, “Bu projenin hızlandırılması ve Amanos Tüneli Projesi ile paralel bir şekilde devam etmesi için çalışmalarımız oldu. Ayrıca, Hassa OSB’nin, serbest ekonomi bölgesi olması konusunda mevcut hükümetten taleplerimiz oldu. Hatay’a yatırımcı çekmek için, ilimizin 6. Bölge teşvik ve cazibe merkezleri kapsamına alınması yönünde çalışmalar yapıyoruz” dedi.

Hatay’da Geçen Yıl 200 Hektar Ormanlık Alan Zarar Gördü

0

Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğü Orman Yangınlarıyla Mücadele Şube Müdürü Muzaffer Ketmen, 2016 yılında ülke genelinde en az orman yangını yaşanan illerden olan Hatay’da 130 civarında yangın meydana geldiğini ve bu yangınlar sonucu 200 hektar civarında alanın zarar gördüğünü bildirdi.

Ketmen, Hatay’da bir otelde, Vali Yardımcısı Bilal Ölmez başkanlığında gerçekleştirilen Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonu Toplantısı’nda yaptığı sunumda, Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadelesi ve bölgesel çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Sunumun ardından gazetecilere açıklama yapan Ketmen, Hatay’ın 12 ay boyunca yangın yaşayan bir il olduğunu söyledi.

Kentin, iklimsel ve coğrafi durum nedeniyle her mevsimde büyük bir yangınla karşı karşıya kalma ihtimalinin bulunduğunu belirten Ketmen, şunları kaydetti:

“Bu sebeple ormanla işi olan vatandaşlarımızın özellikle köylü vatandaşlarımızın sigara izmaritlerini ormana atmamalarını ve yakmış oldukları ateşi dikkatli şekilde söndürmelerini istiyoruz. 2016 yılında Türkiye’de en az yangın yaşayan illerimizden bir tanesi Hatay oldu. Geçen yıl kentte 130 civarında yangın meydana geldi ve yangın başına ortalama 1 buçuk hektar alan zarar gördü. Toplamda zarar gören alanımız ise 200 hektar civarında.”

Orman yangınlarıyla mücadele organizasyonunda 200 kişilik ekibin Hatay’da bulunduğunu ifade eden Ketmen, aynı zamanda bir uçak, 2 helikopter ile 20 arazöz, 10 su tankı, 12 ilk müdahale aracı, 2 dozer, 2 greyderin olası bir orman yangınına karşı hazır bulunduğunu paylaştı.

Ketmen, kentin, yaz mevsiminin gelmesiyle hassas bir döneme girdiğini belirterek, vatandaşların orman yangınlarıyla mücadele konusunda hassasiyetlerini sürdürmelerini istedi.

Başkan Kimyeci Antakya Belediyesinin Çalışmalarını anlattı

0

Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci, basın mensuplarına yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Kimyeci, bir otelde düzenlenen toplantıda, halk oylamasının bir siyasi parti seçimi olmadığını söyledi.

Milletin kararıyla halk oylamasından “evet” çıktığını belirten Kimyeci, “Antakya’daki halk oylamasında ‘evet’ oyu yüzde 53.6 olarak, 108 bin 92 oyla milletimizin teveccühü söz konusu oldu. Bu konuda şükranlarımı arz ediyorum. Hatay’ımız adına ‘evet’ oyu yüzde 45.62 oranıyla, oy olarak da 406 bin 969 olarak çıktı. Sonuçta böyle bir değerlendirme ortaya kondu, milletimizin değerlendirmesi, ülkemizin önünün açılmasından yana sergilediği tavır dolayısıyla milletimiz adına mutluyuz.” dedi.

Kimyeci, göreve geldikleri günden bu yana seçimlerde Hatay’ın oy ortalaması hakkında da bilgi verdi.

Belediye olarak Antakyalılara hem hizmetleri anlattıklarını hem de 18 madde hakkında bilgi verdiklerini ifade eden Kimyeci, “Ev ziyaretlerimiz oldu, sivil toplum örgütlerimizi ziyaret ettik, doğrudan halkımıza bu kampanya döneminde dokunma imkanımız oldu.” diye konuştu.

Kimyeci, kentsel dönüşüm projesi çalışmaları hakkında bilgiler de vererek önemli mesafeler aldıklarını sözlerine ekledi.

Toplantıya, Hatay Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Yetişen ve Antakya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Berber de katıldı.

İskenderun Esnaf Oda Başkanları Arsuz da Dayanışma arayışında

0

İskenderun Esnaf Oda Başkanları ile biraraya gelen Arsuz Kaymakamı Musa Sarı ve Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha birlik ve beraberlik mesajları verdi
İskenderun Esnaf Odaları Birliği’ne bağlı oda başkanları dayanışma ve kaynaşma yemeğinde bu kez Arsuz’da biraraya geldi. İskenderun Esnaf Odaları Birliği Başkanı Uğur Fırat ev sahipliğinde, Sem Usta’da verilen yemeğe Arsuz Kaymakamı Musa Sarı, Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, Arsuz İlçe Emniyet Müdürü Halil Karabacak, Arsuz İlçe Tarım Müdürü Şakir Gök, oda başkanları ve esnaflar katıldı.
Birlik ve beraberliği pekiştiren buluşmaya ev sahipliği yapan İskenderun Esnaf Odaları Birliği Başkanı Uğur Fırat, toplantının amacının dayanışmayı arttırmanın yanı sıra esnafların yaşadıkları sorunları ele almak olduğunu belirtirken, “Hatay’ın fotoğrafı, mozaiği işte bu tablo.. Birlik, beraberlik, güzellik, kardeşlik… Maalesef son günlerde bu bölgede hiç tasvip etmediğimiz tatsız olaylar yaşanıyor. Bu güzelliği bugün de, yarın da bozamayacaklar” dedi.
Esnafın ilçenin gelişmesindeki önemine dikkat çeken Arsuz Kaymakamı Musa Sarı ise, “Esnaf oda başkanlarımız var olan iyi niyet dileklerini tekrar gündeme getirdiler. Biz de her zaman esnaflarımızın ve odalarımızın yanlarındayız ve destekçileriyiz. 24 saat kapımız da, telefonlarımız da kendilerine açık” dedi.

“Harika bir tablo oluştu Arsuz’da”
Esnaf oda başkanlarını Arsuz’da görmekten büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha da, ” Harika bir tablo. İskenderun ve Arsuz’un iki kardeş şehrinin esnafları burada bir arada. Esnaf oda başkanlarımızı geçmişte oda başkanlığı yaptığım dönemden de çok iyi tanıyorum. Uğur Fırat Beyefendiye vesile olduğu ve bizi bir araya getirdiği için teşekkür ederim. Son günlerde ilçemizde tatsız olaylar yaşanıyor. Muhtelif mahallelerimizde mezarlıklarımızda taş kırma olayları gerçekleşti. Arsuz, 23 asırlık bir kültüre ve medeniyete sahip bir ilçe. Bu kültürün içerisinde çok farklı dinler ve medeniyetler var. Buradaki barış ve huzur bozulmadı, bozulmayacak. Burada gördüğünüz güzel tablo her mahallemizde var ve var olmaya devam edecektir. Bu konuyla ilgili başta Sayın Kaymakamımız, sayın emniyet müdürümüz ve sayın jandarma komutanımız ve emniyet birimlerimiz hassasiyetle çalışmalarını sürdürüyorlar. Sürekli istişare halindeyiz. Halkımıza bir kez daha buradan sesleniyorum; Bu konuda sakin olmak, itidalli olmak lazım. Gerekenler yapılmaktadır. Ümit ediyorum; bu konudaki derin çalışmaların sonucunda fail veya failler yakalanacaktır. Geçmişte ve şu anda da olduğu gibi gelecekte de barış ve huzur içerİsinde yaşamaya devam edeceğiz. Yemekte bizi bir araya getiren esnaf arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum” dedi.

Mehmetçik’in Sınırda Bulduğu Ceylan Biberonla Besleniyor

0

Hatay’da sınırda askerler tarafından bulunan yavru ceylan, biberonla verilen keçi sütüyle besleniyor.

Hatay Dağ Ceylanları Üretim İstasyonu görevlisi Hüseyin Dinler, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye-Suriye sınır hattında görevli askerlerin, buldukları yavru ceylanı istasyona getirdiğini söyledi.

Yeni doğmuş dişi ceylanın ilk geldiğinde bitkin olduğunu ifade eden Dinler, “İstasyonumuzda yavru ceylana bakmaya başladık. Ona günde üç defa biberonla keçi sütü veriyoruz. Şu an bakımı çok kolay, bir zahmeti yok. Yaklaşık 2 ay daha ceylana bakacağız. Ot yemeye başladığında doğaya bırakacağız.” diye konuştu.

Dinler, daha önce de istasyonlarına getirilen 4 yavru ceylana baktıklarını, onları da keçi sütüyle beslediklerini kaydetti.