Pazartesi, Nisan 6, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3282

ANNE OĞUL OBEZİTE AMELİYATIYLA KİLO VERDİ

0

Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Obezite ve Reflü Cerrahisi Uzmanı Genel Cerrah Op. Dr. Cavit Göktaş’a başvuran obez anne oğul, kapalı obezite cerrahisi yöntemiyle zayıfladı. 115 kiloyla ameliyat olan Nevin Erdana bir yılda 80 kiloya düşerken, 9 ay önce 170 kilo iken ameliyat olan oğlu Kamil Erdana 75 kilo verdi.
Önce kendisinin ameliyat olduğunu ifade eden anne Nevin Erdana, “Ameliyat olmadan önce 115 kiloydum. Bir yılda 35 kilo verdim ve şuan 80 kiloyum. Benim ameliyatımdan sonra, oğlumda ameliyat olmaya karar verdi. Şimdiki halimizden çok memnunuz. Doktorumuz Cavit Göktaş’a ve sağlık ekibine çok teşekkür ediyoruz” dedi.
“Obezite genetik bir hastalık”
Anne oğulun ameliyatını başarıyla gerçekleştiren Op. Dr. Cavit Göktaş ise, obezitenin genetik bir hastalık olduğunu ifade ederek, “Obezite şikâyetiyle bize başvuran anne oğul hastalarımız, gerçekleştirdiğimiz laparoskopik tüp mide operasyonuyla kısa sürede kilo vermeye başladı. Öncelikle bize Nevin Hanım başvurmuştu. Ameliyat sonrası, sağlığına kavuşan ve kilo vermeye başlayan hastamızın ardından oğlu da ameliyat olmaya karar verdi ve aynı şekilde başarıyla kilo vermeye başladı. Bilinen bir gerçek var ki, obezite dünyada önemli bir sorun haline gelmiştir. Son dönemlerde artış gösteren obezite, ayrıca genetik bir hastalık durumundadır. Ameliyatını gerçekleştirdiğimiz anne oğul da buna en güzel örnek olmuştur. Erdana Ailesi, artık yaşamlarına daha sağlıklı bireyler olarak devam edecekler” dedi.

“Maneviyatımıza saldıranlar emellerine ulaşamayacaklar”

0

Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha; Arsuz Kaymakamı Musa Sarı ve Arsuz Jandarma Komutanı Mehmet Emin Albayrak ile birlikte Madenli Mahallesi’nde tahrip edilen mezarlıkları inceledi:

“Maneviyatımıza saldıranlar
emellerine ulaşamayacaklar”

Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, Gözcüler ve Hacıahmetli Mahallelerinin ardından Madenli Mahallesi’nde de bir gün arayla iki aile mezarlığında 10 adet mezarlığın tahrip edilmesini sert bir dille kınadı. Belirli aralıklarla üç ayrı mahallede kimliği belirsiz kişiler tarafından gerçekleşen benzer olayları gerçekleştirenlerin Arsuz’daki barış ve huzur içerisinde, birlikte yaşama iradesinden daha güçlü olamayacağına vurgu yapan Başkan Nazım Culha, konuyla ilgili geniş çaplı incelemelerin devam ettiğini söyledi.
Beraberinde Arsuz Kaymakamı Musa Sarı, Arsuz Jandarma Komutanı Mehmet Emin Albayrak ve jandarma ekipleri ile birlikte Madenli Mahallesi’ndeki aile mezarlığında inceleme yapan Başkan Culha, mezarlıkta toplanan vatandaşlara ısrarla sağduyu çağrısı yaparak, “Gereken yapılıyor” dedi.

“Barış ve huzurumuzu kimse bozamaz”
Konuyla ilgili soruşturmanın mümkün olduğunca geniş ve hızlı bir şekilde yürütülmesi için emniyet güçleri tarafından alınabilecek tüm önleyici tedbirlerin bir an önce devreye sokulması için gereken her türlü yardıma hazır olduklarını ifade eden Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, “Bilindiği üzere, geçtiğimiz günlerde vicdanlarımızı derinden sızlatan üzücü bir olay yaşanmış, ilçemiz Gözcüler ve Hacıahmetli Mahallelerimizde bulunan mezarlıklarda, mezarlar ve mezarlık içerisinde bulunan türbeler kimliği belirsiz kişi yada kişilerce tahrip edilmiştir. Henüz bu olayın şokunu atlatamamış iken,takip eden günlerde Madenli Mahallemizde iki ayrı noktada bulunan mezarlıkta yine benzer bir manzara ile mezarlar tahrip edilmiştir… Öncelikle ne akla, ne de vicdana hiçbir şekilde sığmayacak bu çirkin saldırıyı şiddet ve nefretle kınıyor, lanetliyorum . İlçemizde yüzyıllardır süre gelen farklı renklerin kusursuz ahengi ile barış ve huzur ortamının hedef alınmış olma ihtimali gibi, kendini bilmez bir yada birkaç insan müsveddesi tarafından da gerçekleştirilebilecek bu çirkin saldırılarla ilgili emniyet güçlerimiz olay yerine intikal ederek gerekli çalışmaları başlatmışlardır. Bizler de gerek Sayın Kaymakamımız, gerek ilçe emniyet müdürümüz, gerek ilçe jandarma komutanımızla birlikte bu olayların başladığı günden beri koordineli ve ciddi bir çalışma içerisindeyiz. Bugün de mülki idare amirimiz başta olmak üzere tüm üst düzey yetkililerimizle birlikte Madenli Mahallemizdeyiz. Bu süreç içerisinde siz değerli vatandaşlarımızdan ricam; itidalli ve sakin olarak, yaşanan bu üzücü olayları fırsata dönüştürmek isteyebilecek olan karanlık odakların emellerine hizmet edecek her türlü eylem ve ifadeden titizlikle uzak durmalarıdır. Lütfen şahsım ve resmi ağızlar dışında yapılan hiçbir beyanata riayet etmeyiniz. Bu olayların faillerinin yakalanarak, adli mercilere teslim edilmesine kadar konunun yakın takipçisi olduğumuzdan hiç kuşkunuz olmasın. Hiçbir kişi ya da gücün güzel Arsuzumuzun yüzyıllardır süregelen barış ve huzur içerisinde, birlikte yaşama iradesinden daha güçlü olamayacağına olan sonsuz inancımla, asırlardır yan yana, omuz omuza, bir ekmeği ortaklaşa katık etmiş insanlar olarak bu tür saldırılara karşı tek vücut karşı duracağımızı da buradan ilan ediyoruz. Hepiniz sakin ve sağduyulu olun, gereken yapılıyor, yapılacak” şeklinde konuştu.

“Özel bir ekip kuruldu”
Karaağaç Mahallesi’ndeki bir türbede hırsızlık yapıldığını, başka bir türbede hırsızlık girişimi sırasında ekiplerin müdahale ettiğini, Gözcüler, Hacıahmetli ve Madenli Mahallelerinde de mezarlıkların tahrip edildiğini belirterek, maneviyatı yüksek olan değerlere zarar verildiğini ifade eden Arsuz Kaymakamı Musa Sarı da, “Emniyet ve jandarmanın bütün imkânlarını seferber ettik. Diğerleriyle bağlantısı var mı, yok mu onu da araştırıyoruz.. Olay yeri incelemesi yapıldı, parmak izleri alındı. Bölgedeki tüm kamera görüntüleri takip altında… Arkadaşlar ne gerekiyorsa hepsini yapıyorlar.. Özel bir ekip kuruldu çalışılıyor” dedi.
Vatandaşların, “Huzurumuzu bozmak isteyenler mi var şeklinde soru işaretleri aklımıza takılıyor? Buna provakasyon mu diyelim, kışkırtma mı diyelim?” şeklindeki endişelerine karşı Kaymakam Musa Sarı, “Henüz ne olduğunu bilemiyoruz. Her türlü ihtimal olabilir. Bunu bir sarhoşta yapmış olabilir. Hiç ummadığımız bir şeyde olabilir… Bölgedeki ve coğrafyamızdaki huzuru hiç kimse bozamaz” şeklinde yanıt verdi.

“Hatay’ hem fauna hem flora açısından çok zengin bir yer”

0

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında “Hatay ilinin Karasal Biyolojik Çeşitlilik ve İç Su Ekosistemleri Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Çalıştayı” gerçekleştirildi.

Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürü Ethem Boz, Hatay’da bir otelde düzenlenen çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada, Hatay’ın hem fauna hem flora açısından çok zengin bir yer olduğunu söyledi.

Türkiye’nin 81 ilinde başlatılan projeyi bölgelerine bağlı Adana ve Osmaniye illerini tamamladıklarını ifade eden Boz, kalan 4 ilde çalışmanın devam ettiğini, Hatay’da ise çalışmaların bu yıl içerisinde tamamlanacağını kaydetti.

Boz, proje kapsamında bugün toplantılar yapılacağını, yarın da arazide incelemeler olacağını belirtti.

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve proje lideri Prof. Dr. Ahmet İlçim de Hatay’ın florasının genel durumu hakkında bilgi verdi.

Hatay’ın yüz ölçümünün 5 bin 403 kilometrekare olduğunu ifade eden İlçim, bunun yüzde 46’sını dağlar, yüzde 34’ünü ovalar, yüzde 20’sini ise platoların oluşturduğunu, kentin bitki çeşitlili bakımından yerli ve yabancı botanikçilerin ilgisini çeken bir yer olduğunu kaydetti.

Hatay’da 1970’li yıllarda yapılan flora çalışmasında 859 bitki türünün tespit edildiğini belirten İlçim, bundan sonraki yıllarda da çalışmaların yapıldığını ve toplam kayıtlı tür sayısının bin 304’e çıktığını belirtti.

Kentin Akdeniz’in doğu ucunda yer alan ve yüksek biyoçeşitlilik gösteren bir yer olduğunu vurgulayan İlçim, kentin florasının şekillenmesinde Amanos Dağları’nın büyük bir önem arz ettiğini söyledi.

Hatay’ın endemik türler açısından çok zengin olduğuna dikkati çeken İlçim, şöyle devam etti:

“Endemik türlerin yayılış gösterdiği alanlar ‘Önemli Bitki Alanı’ ilan edilmeli. Bu alanlar, koruma altına alınmalı. Yakın çevrede bulunan diğer endemik türler de bu alana aktarılarak özel alanlar oluşturulabilir. İllere özgü botanik bahçeleri oluşturularak kritik seviyedeki türler burada yetiştirilebilir. Ağaçlandırma sahaları konusunda uzman kişiler tarafından araştırılmalıdır.”

Coğrafi Bilgi Sistemleri Uzmanı ve proje yürütücüsü Mustafa Tel ise Hatay’da arazi çalışmalarının yüzde 85’ini yaptıklarını ağustos ayında çalışmayı tamamlamayı hedeflediklerini belirtti

YAMAN: “HER ÇAĞIRDIĞINIZDA YANINIZDAYIZ”

0

Defne Belediye Başkanı Dr. İbrahim Yaman; alt geçit yapımı esnasında bulunan tarihi eserler nedeniyle çalışmaların durdurulduğu Uğur Mumcu Bulvarı hakkında görüş alışverişinde bulunmak üzere esnaflarla bir araya geldi.
Uğur Mumcu esnafının yoğun katılımıyla gerçekleşen toplantıda esnafın, bulunduğu olumsuz koşullardan çıkabilmesi için çözüm yolları hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.
Uğur Mumcu esnafına “Her çağırdığınızda yanınızdayız ve yanınızda olmaya devam edeceğiz” vurgusu yapan Başkan Yaman, çözüm odaklı görüşlerin masaya yatırıldığı toplantıda herkesin sorusuna tek tek yanıt verdi.

” Ebeler Görev dışında Çalıştırılmaya zorlanıyorlar”

0

Türkiye Kamu Sen İl Temsilcisi ve Türk Sağlık-Sen Hatay Şube Başkanı Hayrettin Şahin, Ebeler Haftası nedeniyle yayınladığı kutlama mesajında meslek mensuplarının sorunlarını bir kez daha gündeme getirdi.

Sağlık çalışanlarına yıpranma payı için verilen sözlerin havada kaldığı, şiddetin her gün artan bir boyutta sürdüğü, döner sermayelerin yok edildiği bir çalışma ortamında 21-28 Nisan Ebeler Haftasını karşıladıklarını belirten Şahin, günümüzde Ebelerin kendi görev tanımları dışında çalıştırılmaya zorlandığını, vekil ebe hemşirelik, kamu dışı aile sağlığı çalışanı gibi istihdam modelleri ile güvencesiz ve düşük ücretlerle çalışmaya mahkum edildiklerine vurgu yaptı.
Tükenmişlik sendromu yaşıyorlar
Kadın ve Doğum hastaneleri başta olmak üzere anne ve bebek sağlığı hizmetinde yoğun bir gayret sarf ettiklerini ve aşırı bir iş yüküne maruz kaldıklarını belirten Şahin, mesajında şunlara yer verdi: “Bir yılda ülkemizde 1.5 Milyonun üstünde doğum gerçekleştiği dikkate alındığında ebe arkadaşlarımızın nasıl bir özveri ile çalıştıkları daha iyi anlaşılmaktadır. 53 Bin ebe arkadaşımız daha pek çok sorunla çalışma hayatını sürdürmekte fakat çözüm adına bir türlü adım atılmaması nedeniyle de ümitsizliğe kapılmakta, tükenmişlik sendromu yaşamaktadırlar.
Sağlık çalışanlarının sorunlarının görmezden gelinmesi ve haklı taleplerine sırt çevrilmesi artık son bulmalıdır. Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada sağlıkta dönüşümün ikinci aşamasının çalışmalarının yaklaşık bir ay içerisinde kamuoyunun karşısına çıkacaklarını ilan ederek, sağlık çalışanlarının özlük haklarının, çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik de çalışmaların yapılacağını belirtmiştir.
Özellikle belirtmek isteriz ki sağlık çalışanları artık söz değil icraat görmek istemektedirler. Yıpranma payının bile 3 yıldır söz verilmesine rağmen sürüncemede bırakılması bizlerin zihinlerinde olumsuz bir örnek olarak durmaktadır. Umut ederiz ki Sağlıkta ikinci faz veya dönüşüm sağlık çalışanları için sorunların çözüldüğü ve taleplerinin yerine getirildiği bir süreç olur. Biz bu sürecin en yakın takipçisi olarak çalışanlar adına cesurca mücadelemizi sürdüreceğiz. Sözlerin takipçisi, yapılacak düzenlemelere de çalışanlar adına dahil olma gayreti içinde olacağız.”
Yurdun dört bir tarafındaki Ebelerin sesine kulak verilmeli …
Siyasi iradeden beklentilerinin sorunların çözümü adına ebeler haftasında ilk adımları görmek olduğunu bildiren Şahin, mesajının sonun şunlara değindi: “Yurdun dört bir yanında görev yapan 53 Bin ebe arkadaşımızın sesine kulak verilmelidir. Bu düşüncelerle Fedakârlık gerektiren mesleğin cefakar çalışanları olan tüm ebe arkadaşlarımızın Ebeler Haftasını kutluyor, çalışma hayatlarında kolaylıklar ve güzel yarınlar diliyoruz.”

FETO duruşmaları devam ediyor

0

Hatay’da, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, Astsubay Başçavuş Ömer Halisdemir tarafından vurularak öldürülen darbeci Tuğgeneral Semih Terzi’nin emri doğrultusunda, iki tabur Özel Kuvvetler Komutanlığı personelini darbe girişiminde kullanmak amacıyla Ankara’ya götürmek istediği gerekçesiyle tutuklanan 6 eski askerin yargılandığı davanın duruşması görüldü.

Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen ve Hava Kuvvetleri Komutanlığından atılan tutuklu sanıklar Pilot Yüzbaşı Ferdi Pelen, Üsteğmen Onur Baykal, Pilot Teğmen Yasin Uzun, Astsubay Kıdemli Başçavuş Yaşar Sönmez, Astsubay Kıdemli Üstçavuş Volkan Akoğlu ve Astsubay Kıdemli Çavuş Erol Balçın, bulundukları İskenderun T Tipi Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Sanıkların “Cebir ve şiddet kullanılarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşmasında, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı polis memurları tanık olarak dinlendi.

Darbe girişimi gecesi Hatay Havalimanında tutuklu sanıklarla aralarında yaşanan diyaloğa ve olaylara ilişkin bilgiler veren tanıklar, askeri personellerin kendilerine “Komutanlarımızdan başka kimseden emir almayız.” diye beyanlarda bulunduklarını aktardı.

Tutuklu sanıklar ise böyle bir beyanlarının olmadığını iddia ederek aleyhteki suçlamaları kabul etmediklerini kaydetti.

Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 13 Temmuz’a erteledi.

Mahrem İmamlar Operasyonuna 17 Gözaltı

0

ANKARA Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PYD operasyonu kapsamında Hatay’da 17 kişi gözaltına alındı.

FETÖ’nün mahrem imamlarına yönelik Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında Hatay’da 78 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri sabah saatlerinde belirlenen adreslere operasyon düzenlendi. Operasyonda 17 kişi gözaltına alınırken, haklarında gözaltı kararı alınan 41 kişinin cezaevinde olduğu geri kalan 20 kişinin de arandığı bildirildi. –

Hatay’dan Suriye’deki Pyd Mevzilerine Havan Atışı

0

HATAY’ın Hassa İlçesi karşısında yer alan terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD mevzilerine havan atışları yapıldı.

Hassa İlçesi’nin Sugediği Mahallesi’nin hemen karşısında yer alan Suriye’nin Karababa Köyü yakınlarında terör örgütü PYD’lilerin mevzi kazmaya başladığı saptandı. Bu gelişme üzerine sabah saatlerinde sınır karakollarından PYD mevzilerine havan atışları yapıldı.
Yapılan atışların sesleri sınıra yakın köylerden duyulurken, aralıklarla bölgede atış seslerinin gelmeye devam etti.

Öte yandan Türkiye-Suriye sınır hattına çekilen duvar nedeniyle her yıl Amanos Dağları’ndaki PKK’lılara destek olarak Suriye’den gönderilen teröristlerin bu yıl Türkiye’ye geçiş yapamadığı ve sınır bölgesinde beklediği, gerçekleştirilen atışlarla sınır hattından Türkiye’ye geçmeye çalışan PKK’lıların da bölgeden uzaklaştırıldığı iddia edildi.

İSKENDERUN SPOR 1967 (1) REYHANLI BELEDİYE SPOR (0)..

0

Bölgesel Amatör Lig Play Out karşılaşmasında İskenderun Spor 1967 ile Reyhanlı Belediye Spor Antakya Atatürk stadında karşı karşıya geldi. Kırmızı kartların havalarda uçuştuğu karşılaşmada İskenderun Spor 1967, uzatmanın 92. dakikasında Tolga Türemiş’in yaklaşık 30 metre uzaklıktan attığı güzel golle rakibi Reyhanlı Belediye Spor’u 1-0 yendi.
Alınan bu sonucun ardından İskenderun Spor 1967 takımı, gelecek sezon Bölgesel Amatör ligine devam ederken, Reyhanlı Belediye Spor’da, Hatay Süper Amatör Liginde ter dökecek.
KIRMIZI KARTLAR HAVADA UÇUŞTU
İskenderun Spor 1967 ile Reyhanlı Belediye Spor arasında Antakya Atatürk stadında oynanan Bölgesel Amatör Ligi Play Out karşılaşmasında kırmızı kartlar havalarda uçuştu.
Bir hayli elektrikli geçen karşılaşmada İskenderun Spor 1967 takımından Mehmet Türk, Muhammed Kaba, Yunus Emre ile Tolga Töremiş, Reyhanlı Belediye Spor’dan da kaleci Hakkı Karadeli ile Süleyman Sevindik kırmızı kart görürken, sarı kartlarında haddi hesabı yok.

Kırıkhan’da 57. Alaya Vefa yürüyüşü düzenlendi

0

Gençlik ve Spor Bakanlığının Gençlik Merkezleri Koordinasyonu eşliğinde 81 İl ve ilçelerinde organize edilen 57. Alay Çanakkale Vefa Yürüyüşü Kırıkhan’da gerçekleştirildi.

Yürüyüşe; Kırıkhan Kaymakamı Mustafa Erkayıran, Belediye Başkanı Ayhan Yavuz, Ak parti Kırıkhan İlçe Başkanı Ö.Ayhan Şıhça ve Kurum Müdürleri ile Kırıkhan halkı ve gençlerimiz katıldılar.
57. Alay Çanakkale Vefa Yürüyüşü Saygı Duruşu; İstiklal Marşının okunması, günün anlam ve manasını belirten konuşmaların yapılmasıyla başladı.
Yaptığı konuşmada Türk’ün kahramanlıklarıyla dolu Tarih sayfalarından Türk’ün zaferlerini çıkarttığımız zaman Dünya tarihi diye bir şey kalmaz diyen Kırıkhan Belediye Başkanı Ayhan Yavuz “7 düvel yenilmez diyen düşman orduları, zamanın en modern ve teçhizatlı donanmalarıyla beraber Çanakkale Boğazına saldırdılar. Ogün Allah bizimle beraberdi, bu millet düşmanın karşısında dimdik ayaktaydı.’ Dedi.
57. Alayın Dünya’da en çok kahramanlığı olan bir alay olduğunu belirten Başkan Yavuz;
“57. Alayı andığımız zaman onunla birlikte Çanakkale Zaferi vardır. Japonya’da okul çağına gelen gençleri önce şoklama metoduyla 2 yere götürürler. Birisi Hiroşima diğeri ise teknolojinin en büyük olduğu yerlerdir. Gençlere çalışmanın önemini gösterir, “Çalışırsanız kimse sizi yıkamaz, çalışmazsanız Hiroşima gibi yıkılırsınız” Derler. Bizimde tarihimizi yad ettiğimiz, örnek aldığımız, birlik ve beraberlik içinde mücadele verdiğimiz Çanakkale’miz var. Ülkemiz siz gençlerimizin kararlılığı ve çalışkanlığı sayesinde emin ellerde olacak.
Bu vesileyle Çanakkale’de, Kurtuluş savaşında ve ülkemizin bölünmez bütünlüğünü sağlama yolunda can veren tüm şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz. Ruhları Şad, Mekanları Cennet Olsun” dedi.
Konuşmaların bitmesine müteakip Atatürk anıtı önünden başlayan 57.Alay Vefa Yürüyüşü, Mehter takımı eşliğinde Kanatlı Caddesi boyunca devam ederek Gazi Mahallesinde bulunan eski şehitliğe kadar devam etti.
Şehitlikte Kur’an tilaveti okunmasının ardından, şehitlerimiz için dualar edilmesiyle son buldu.

“Suriye’deki İç Savaşta En Büyük Acıyı Türkmenler Çekmiştir”

0

MKÜ Atatürk konferans salonunda Atatürkçü Düşünce Topluluğu ve Tarih Düşünce Topluluğu tarafından “ Geçmişten Günümüze Suriye’de Türk Varlığı ve Bayır-Bucak Türkleri “ konulu panel düzenlendi.
MKÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kaya ve Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Yusuf Önlen ile Prof. Dr. Mehmet Kılıç’ın dinleyici olarak katıldığı panelde Araştırmacı-Yazar Ali Bademci Suriye Türkleri, Yrd. Doç. Dr. İsa Kalaycı Hafız Esad Döneminde Suriye’de Türkler konulu sunumunu yaparken, Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Emin Bozoğlan ise Suriye’de Güncel Durum ve Bayır Bucak Türkleri konulu sunumunu yaptı.
Moderatörlüğünü Yrd. Doç. Dr. Süleyman Hatipoğlu’nun yaptığı panelde konuşan Ali Bademci Suriye’deki Türk varlığının 10 ve 11. yüzyıla dayandığını, Selçuklular tarafından Suriye’ye yerleştirilen Türkmen sayısının günümüzde 3 milyonu aştığını belirtti.
Emperyalist politikaların Suriye’deki etkilerine değinen Yrd. Doç. Dr. İsa Kalaycı, Hatay’ın Türkiye’ye katılışını hazmedemeyen Hafız Esad’ın Suriye’deki Türkmenlere bir çok konuda baskı yaptığını söyledi. Türklerin Hafız Esad döneminde eğitim hakkı gibi birçok haktan mahrum bırakıldığını, kendi dillerini dahi öğrenemediklerini dile getirdi.
Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Emin Bozoğlan ise: “2011 yılında başlayan savaşla birlikte Türkmenler kendilerini muhaliflerin safında buldu. Bunun sebebi rejimin 60 yıl boyunca uyguladığı baskıcı politikalardır. Bu savaşta en büyük acıyı Türkmenler çekmiştir ve çekmeye devam etmektedir. Biz Suriye Türkmen Meclisi olarak milli kimliğimizi korumak amacıyla mücadele etmekteyiz. Yeni Suriye’de eşit şartlarda eşit haklara sahip olarak yaşamak istiyoruz. Suriye Türkmenleri olarak çok kritik bir süreçten geçiyoruz. Çok acılar çektik bin yıllık vatanımızdan sürüldük. Bu coğrafyadaki Türkmenlerin desteklenmesi Türkiye’nin güvenliği açısından da son derece önemlidir. “ dedi.
Panel soru cevap kısmının ardından sona erdi.

Başkan Culha, ‘yapılamaz’ denileni yaptı!

0

Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, toprak zeminden, yemyeşil bir sahaya dönüşen Karaağaçspor Tesislerini inceledi
Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, sporseverlerin heyecanla bitmesini beklediği Karaağaçspor Tesisleri’nde inceleme yaptı. Milli takımda forma giyen iki Karaağaçlı sporcu Selçuk İnan ve İsmail Köybaşı’nın yetiştiği toprak zeminli sahayı FİFA standartlarında modernize eden Başkan Culha, zemini kaplanarak yemyeşil bir görünüme kavuşan sahanın bitmeden göz kamaştırdığını söyledi.
Zemini kaplanan, tel örgülerle çevrelenen sahada soyunma odaları inşaatı ve tribün montaj çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Başkan Culha, Selçuk İnan ve İsmail Köybaşı’nın yanı sıra profesyonel liglere çok sayıda sporcu kazandıran sahanın Mayıs ayında tamamlanmasının beklendiğini ve tamamlandığında da ilçeden daha çok sayıda sporcuyu Türk Futbolu’na kazandıracağını ifade etti.
Spora ve sporcuya önem veren bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini ve gençlerin sportif başarılarına katkı sunmak için futbolun yükünü çeken spor sahalarının tadilatının yanı sıra spor tesisleri ve semt sahaları projelerini de hayata geçirdiklerini ifade eden Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, “Karaağaçspor Tesislerimizin ardından, Gözcüler Halı Sahası’nı yenileyerek, modern bir görüntüye kavuşturacağız. Bu sahamıza da ilave olarak gençlerin başarılarına katkı sunmak amacıyla bir basketbol ve voleybol sahasını kullanıma açmayı planlıyoruz. Ayrıca, Hatay Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ve Spor Toto Genel Müdürlüğü işbirliğiyle Akçalı ve Üçgüllük Mahallelerimize sentetik çim yüzeyli futbol sahası ile basketbol – voleybol sahaları kazandırdık. Aynı çalışmayı Çetillik, Gözcüler, Madenli, Çengen mahallelerimize de kazandırmak için proje çalışmalarımız hızla devam etmektedir” derken, Arsuz’un sporda giderek ivmesinin arttığına vurgu yaptı.

Reyhanlı’ Saldırısı Kitap Oldu

0

Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013’te bomba yüklü araçlarla yapılan terör saldırısı kitap haline getirildi.

Kütahya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi Reyhanlılı Safiye Cemre Elver, 11 Mayıs 2013’te meydana gelen iki ayrı terör saldırısında yaşananlarla, yakınları şehit olanların duygu ve düşüncelerini kitap haline getirdi.

11 Mayıs Şehitler Derneği Başkanı Ahmet Tuna, 2,5 yıllık bir çalışmanın ardından kitabın baskıya verildiğini belirterek, amaçlarının şehitleri unutturmamak olduğunu söyledi. Tuna, “Saldırıdan bugüne kadar 4 yıl geçti. Şehitlerimizi unutturmamak için ne yapabiliriz diye düşünürken Cemre ile beraber çalışma yaptık. Sonunda güzel bir kitap ortaya çıktı. Kitabı halka dağıtacağız. Bu kitabın tüm Türkiye’de okunmasını istiyoruz” dedi.

Yazdığı kitabın tanıtımını yapan Cemre Elver, bin adet basılacak olan kitabını Reyhanlı 11 Mayıs Şehitler Derneği’ne bağışladı. Reyhanlı’daki terör saldırısının Anneler Günü’nden bir gün öncesinde yaşanması nedeniyle farklı bir anlam taşıdığını belirten Elver, kitabında daha çok annelerin görüşlerine yer verdiğini söyledi.

53 kişinin ölümü ile sonuçlanan terör saldırısının önemi ve acısının çok büyük olduğunu belirten Elver, “İlçemiz ve ülkemiz için yapmamız gereken terörü sonuna kadar lanetlemektir. 4. yılında Reyhanlı patlamasını, her 11 Mayıs’ta eğitim gördüğüm üniversite platformunda ve farklı sosyal medya aracılığı ile sürekli duyurmaya çalışıyorum. Duyurma çabalarımı daha da farklı şekilde yapmak istediğim için kitap yazmaya karar verdim. 11 Mayıs Reyhanlı Şehitleri Dernek Başkanı Ahmet Tuna ile paylaşarak destek aldım” şeklinde konuştu.

Kitabına kadınların daha yoğun olarak katılmasını sağladığını söyleyen Elver şöyle konuştu:

“Şehit ailelerinden kadınların, saldırıda kaybettikleri ile ilgili duygu ve düşüncelerini ve teröre duydukları nefreti belirlemelerini istedim. Onlar da yazdıkları mektuplarla düşüncelerini paylaştılar. Mektupların yanı sıra görgü tanıkları ile görüşerek yazdığım kitabı baskıya verdim. Amacım yaşanan terör saldırısını Reyhanlı, Hatay ve Türkiye çapında duyurmak ve terörü lanetlemek. Bu saldırı en kanlısıydı. Daha sonra yerini Ankara ve Suruç saldırıları aldı. Bu tür olaylar ülkemizde bir daha yaşanmasın. Kitabımı 11 Mayıs Reyhanlı Şehitler Derneği’ne bağışladım. Onlar da 11 Mayıs günü düzenlenecek bir programla halka dağıtacaklar.”

Yangına Anında Müdahale

0

Hatay’ın İskenderun İlçesi İsmet İnönü Mahallesi’ne hastane yakınında bulunan çamlık alanda çıkan yangına itfaiye ekipleri anında müdahale ederek kısa sürede söndürdü.

Edinilen bilgiye göre, İsmet İnönü Mahallesi Gelişim Hastanesi civarında 701 Sokakta bulunan çamlık alanda henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Çevredeki vatandaşların haber vermesi üzerine yangın yerine Hatay Büyükşehir Belediyesi İskenderun İtfaiye ekipleri kısa sürede iki araçla ulaştı.

Anında müdahale eden itfaiye ekipleri alevlerin diğer ağaçlara sıçramasını engellemek için tazyikli su sıkarak kontrol altına aldığı yangının daha geniş alana yayılmasını önledi.

FİLM; Çam Yarması

0

Vizyon tarihi: 5 Mayıs 2017 (2s 5dk)
Yönetmen: Sefa Özçelik
Oyuncular: Tevfik İnceoğlu, Ferdi Kurtuldu, Murat Kuşçu devamı
Tür: Komedi
Ülke: Türkiye
Özet ve Detaylar
İstanbullu, hali vakti yerinde, zengin ve otuzlu yaşlarında bir çiftin çocukları olmamaktadır. Bu nedenle yetimhaneden evlat edinmeye karar verirler ancak gelişen sürpriz olaylar neticesinde bir yerine üç tane evlat edinmek zorunda kalırlar. Aradan otuz sene geçer ve adam iflar eder. Çünküevlatları baba parası yemekten başka bir şey yapmamışlardır. Bu durum nihayetinde babanın canına tak eder ve çocuklarını iş bulmadan gelmeyin, diyerek evden kovar. Bu üçlünün hayat mücadelesi İstanbul’da başlar ve kendilerini büyük bir maceranın içinde bulurlar. Komik macera onları İstanbul’dan Çorum’a kadar sürükleyecektir.
Sefa Özçelik’in yönettiği komedi filmi Çam Yarması’nın senaryosunu Murat Kuşçu ile Tuğrul Geylan kaleme aldı. Filmin oyuncu kadrosunda ise Ferdi Kurtuldu, Murat Kuşçu, Dilber Ay, Koray Ergün, Yakup Yavru, Erol Düzgün ve Tevfik İnceoğlu gibi isimler yer alıyor.

KİTAP; Piraye

0

YAZAR:Canan Tan
YAYIN EVİ:Doğan Kitap
Kitabın Tanımı:
Ağalığa, beyliğe kulaklarını tıkamış, halktan yana, özgürlük aşığı ama deneyimsiz, toy, gencecik bir kız…
Diyarbakır…
Dar bir eşikten geçip geldim sana. Huzurundayım. Hoşgörü kapını açık tut.
Bil ki direnmem sana değildi.
Altın tepside sunulan acı şerbetti beni ürküten.
Devrimci ruha sahip Piraye’nin İstanbul’dan kopmak istememesini yadırgama. Anadolu’nun en ücra köşelerine bile koşa koşa gidecek yüreğe sahipti o.
Ona ters düşen Diyarbakır değil, Diyarbakır konaklarına gelin olmak.
Ağalığa, beyliğe kulaklarını tıkamış, halktan yana, özgürlük aşığı, yüzü insana dönük; ama deneyimsiz, toy, gencecik bir kız…
Anlamaya çalış onu.
Küçücük bir kum tanesi, bedenine yerleşen. Ya özümseyeceksin ya da irinleşecek derinliklerinde.
Sancılı kıvranışlarla atıvereceksin uzaklara. Geldiği yere, belki de bambaşka diyarlara savrulup gidecek.
Onun sende kalmasını sağla. Kol kanat ger gurbetten gelmiş konuğuna. Anlı şanlı Diyarbakır, bir Piraye’yi barındıramadı, dedirtme kendine.

27 Nisan TARİHTE BUGÜN

0

27 Nisan
Olaylar
• 1640 – Evliya Çelebi’nin seyahat programı Bursa-İstanbul-İzmit güzergâhı ile başladı.[1]
• 1749 – Handel’in Ateş Oyunları Müziği ilk kez Londra Green Park’ta seslendirildi.
• 1810 – Beethoven, ünlü eseri Für Elise’yi besteledi.
• 1865 – Sultana isimli ve 2,300 yolcu taşıyan buharlı gemi Mississippi Nehrinde infilak ederek battı: 1.700 kişi öldü.
• 1908 – 1908 Yaz Olimpiyatları Londra’da başladı.
• 1909 – II. Abdülhamid tahttan indirildi; yerine V. Mehmed tahta geçti.
• 1927 – Türkiye’de ilk radyo yayını başladı. Türk Telsiz Telefon A.Ş. adıyla çalışmalarına başlayan özel kuruluş, yayınlarını 1938’de devlet radyosu kurulana kadar sürdürdü.
• 1938 – Türkiye ile Yunanistan arasında dostluk antlaşması imzalandı.
• 1940 – Köy Enstitüleri’nin kuruluşuna ilişkin kanun kabul edildi. Köylünün eğitilmesini, kalkınmasını ve toprağa bağlanmasını amaçlayan Köy Enstitüleri, 1946’dan sonra klasik öğretmen okullarına dönüştürüldü.
• 1941 – II. Dünya Savaşı: Alman birlikleri Atina’ya girdi.
• 1960 – Togo, Fransa’dan bağımsızlığını kazandı.
• 1961 – Sierra Leone, İngiltere’den bağımsızlığını kazandı.
• 1965 – Amerika Birleşik Devletleri’nin Vietnam Savaşı’na giderek artan şekilde katılması Fransa’da Paris sokaklarında protesto edildi.
• 1978 – Afganistan Devlet Başkanı Muhammed Davud Han ve hükümeti, saatler süren sokak çatışmalarından sonra kanlı bir darbeyle iktidardan düşürüldü.
• 1981 – Xerox PARC şirketi ilk bilgisayar faresini tanıttı.
• 1988 – Cardiff’te yapılan Avrupa Halter Şampiyonası’nda ilk kez Türkiye adına uluslararası bir şampiyonaya katılan Naim Süleymanoğlu, bir dünya rekoru kırdı ve üç altın madalya kazandı.
• 1993 – Ankara Devlet Tiyatrosu “kamyon tiyatrosu” uygulamasına başladı.
• 1994 – Güney Afrika’da siyahi vatandaşların da oy verebildiği ilk demokratik seçimler yapıldı.
• 2005 – Airbus A380 ilk uçuşunu yaptı.
• 2007 – Türk Silahlı Kuvvetleri basın açıklaması yaptı. (bkz. 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması)
• 2009 – İstanbul’da sabaha karşı 60 ev ve işyerine baskınlar düzenlendi. Baskınların düzenlendiği evlerden biri olan, Bostancı Emanet Sokak’ta bir apartman dairesinde saat 05.30’da çatışma çıktı. 6 saat süren silahlı çatışmada Devrimci Karargâh yöneticisi Orhan Yılmazkaya, çatışma sırasında başından vurulan Mazlum Şeker ve Polis Amiri Semih Balaban öldü. Çatışmada aynı zamanda 7 polis de yaralandı.
• 2010 – Aygül Özkan Türk kökenli Almanya vatandaşı ilk bakan oldu.
Doğumlar
• 1737 – Edward Gibbon, İngiliz tarihçi (ö. 1794)
• 1759 – Mary Wollstonecraft, İngiliz yazar (ö. 1797)
• 1791 – Samuel Finley Breese Morse, ABD’li mucit (ö. 1872)
• 1820 – Herbert Spencer, İngiliz felsefeci (ö. 1903)
• 1822 – Ulysses S. Grant, ABD’nin 18. Başkanı (ö. 1885)
• 1857 – Theodor Kittelsen, Norveçli ressam (ö. 1914)
• 1902 – Fehmi Ege, Türk orkestra şefi ve tangolarıyla ünlü hafif müzik bestecisi (ö. 1978)
• 1903 – Rikkat Kunt, Türk Tezhip sanatçısı (ö. 1986)
• 1913 – Philip Hauge Abelson, ABD’li fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 2004)
• 1932 – Anouk Aimee, Fransız sinema oyuncusu
• 1935 – Theodoros Angelopoulos, Yunan film yönetmeni (ö. 2012)
• 1941 – M. Fethullah Gülen, Türk emekli vaiz
• 1951 – Hülya Darcan, Türk oyuncu
• 1972 – Silvia Farina Elia, İtalyan tenisçi
• 1986 – Dinara Safina, Rus tenis oyuncusu
• 1987 – William Moseley, İngiliz oyuncu
• 1988 – Güliz Ayla, Türk şarkıcı
Ölümler
• 1521 – Ferdinand Magellan, Portekizli kâşif ve denizci (d. 1480)
• 1882 – Ralph Waldo Emerson, ABD’li yazar ve düşünür (d. 1803)
• 1915 – Alexander Scriabin, Rus besteci (d. 1872)
• 1937 – Antonio Gramsci, İtalyan düşünür, siyasetçi ve Marksist teorisyen (d. 1891)
• 1938 – Edmund Husserl, Alman filozof (d. 1859)
• 1969 – René Barrientos, Bolivya Devlet Başkanı (d. 1919)
• 1972 – Kwame Nkrumah, Gana bağımsızlık lideri ve Cumhurbaşkanı (d. 1909)
• 1977 – Güner Sümer, Türk tiyatro ve sinema oyuncusu (d. 1936)
• 1977 – Naşit Hakkı Uluğ, Türk gazeteci ve eski milletvekili (d. 1902)
• 1979 – Celal Atik, Türk güreşçi, Dünya ve Olimpiyat şampiyonu (d. 1918)
• 1981 – Mübin Orhon, Türk ressam (d. 1924)
• 1981 – Münir Nurettin Selçuk, Türk ses sanatçısı ve besteci (d. 1900)
• 1997 – Arif Sami Toker, Türk bestekar (d. 1926)
• 1998 – Carlos Castaneda, Peru doğumlu ABD’li yazar (d. 1925)
• 1999 – Al Hirt, ABD’li trompetçi (d. 1922)
• 2007 – Mstislav Rostropovich, Rus çellist ve orkestra yönetmeni (d. 1927)
• 2011 – Arman Kırım, Türk akademisyen ve yazar (d. 1954)
Bayramlar ve Yıldönümleri
• Dünya İletişim Tasarımı Günü
• Dünya Sekreterler Günü (2016)
• Finlandiya: Gaziler Günü
• Sierra Leone: Cumhuriyet Günü
• Güney Afrika: Özgürlük günü
• Hollanda, Aruba, Curaçao, Saint Martin: Kraliçe Günü

TÜPLERİNİ BAĞLATAN KADIN ANNE OLABİLİR Mİ?

0

Bebek sahibi olmak istemeyen kadınların en çok tercih ettiği yöntemlerden biri tüp bağlatma işlemi. Doğum kontrolü amacıyla ameliyatla tüplerini bağlatan kadınlar, mikro cerrahi yöntemiyle tekrar bebek sahibi olabiliyor. İstinye Üniversite Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuri Peker, işlem sonrası en iyi koşullarda yeniden gebe kalabilme olasılığının ortalama yüzde 50 ila yüzde 70 arasında olduğunu söyleyerek önemli bilgiler verdi.

Tüplerin bağlanması uygulaması 35 yaş üstü ve ailesini tamamlamış, artık bebek istemeyen kadınlara uygulanan bir gebelikten korunma tekniğidir.Kanalların bağlanmasının en önemli özelliği, bu gebelikten korunma tekniğinin daimi olmasıdır. İstinye Üniversite Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuri Peker, tüplerini bağlattığı halde daha sonra yeniden bebek sahibi olmak isteyen kadınlara uygulanan mikro cerrahi tekniğinin başarı oranının yüzde 50 ila 70 arasında olduğunu belirterek, konuyla ilgili şunları söyledi:

İŞLEMİ KİMLER TERCİH ETMELİ?
Tüp bağlatma işlemi için belirli bir yaş sınırı olmamakla beraber geri dönüşümü olmayan bir işlemdir. Bu nedenle ortalama 35 yaş üstü ve kesinlikle bir daha çocuk sahip olmak istemeyen çiftler için önerilen bir yöntemdir. Bunun yanında çeşitli sağlık sorunları olan ve gebe kalması sakıncalı olan kadınlarda da tüplerin bağlanması önerilmektedir. Kalıcı bir yöntemdir ve geri dönüşü oldukça zordur.

TÜPLER BAĞLANDIKTAN SONRA GEBELİK MÜMKÜN MÜ?
Tüpler bağlatıldıktan sonra fikir değiştirilerek yeniden gebe kalmak istendiğinde tüplerin yeniden açılması gerekmektedir. Gebe kalabilmek için alternatif diğer bir yöntem tüp bebek tedavisidir. Her iki yöntemin de artıları ve eksileri değerlendirilip en uygun yöntem tercih edilmelidir. Tüplerin açılması işlemine ‘tubal renastomoz’ adı verilir. Mikro cerrahi tekniklerle yapılmaktadır. Bu işlem açık ya da kapalı olarak gerçekleştirilebilmektedir. Son yıllarda robotik sistemin ameliyathanelere girmesi ile birlikte robot ile de tüp açma ameliyatları yapılmaktadır. Robotik cerrahi tüp açılma ameliyatlarında en uygun yöntem olarak işaret edilmektedir. Ancak bu yöntemin diğerlerine göre daha pahalı olması tercih edilebilirliğini azaltmaktadır. Kapalı yöntem öncelikle tercih edilmesi gereken bir diğer yöntemdir.

BAŞARI İÇİN GEREKLİ FAKTÖRLER
Tüp açma ameliyatı her hastada yapılamamaktadır. Burada önemli olan faktörler;
Tüp bağlama işleminde hangi tekniğin kullanılmış olduğu
Tüp bağlama işleminin üzerinden geçen süre
Tüp bağlama işleminden sonra geriye kalan tüpün uzunluğudur.
DIŞ GEBELİK RİSKİ ARTAR
Tüp açma işleminde öncelikle kapalı yöntemle ameliyata başlayıp tüpün uzunluğu değerlendirilir. Eğer yeterli uzunlukta tüp mevcut ise tüp açma işlemine geçilir. Yeterli uzunlukta tüp yok ise işleme son verilir. Tüplerin açılması işlemi mikro cerrahi tekniklerle yapılan bir işlemdir. İşlem sonrası en iyi koşullarda yeniden gebe kalabilme olasılığı ortalama yüzde 50 ila yüzde 70’dir. Bu işlem sonrası dış gebelik meydana gelme olasılığı normal popülasyona göre artış göstermektedir.

İSTE’de 2. yaş günü ve 23 nisan birlikte kutlandı

0

İSTE Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuvarı Çocuk Korosu’nun yanı sıra, Bahçeşehir Koleji, Simya Koleji, Tek Koleji ve Yükseliş Koleji öğrenci koroları ile solo müzik dinletileri ve pop müzik potpurisinin de yer aldığı programa yoğun ilgi gösterildi.
Saygı Duruşu yapılması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda, açılış konuşmasını gerçekleştiren İSTE Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, İSTE ailesi olarak iki mutluluğu bir arada kutlamanın sevincini yaşadıklarını belirterek, İSTE’nin kuruluşunun ikinci yılında Teknoversite vizyonu ile hızla hedefe ilerlediklerini söyledi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayan Rektör Dereli, “Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara adanmış dünyadaki ilk ve tek çocuk bayramında, bütün çocuklarımızın bayramını kutlarım” dedi. İSTE olarak, bilim ve teknolojiyi öncelerken, çocukları da ihmal etmediklerini vurgulayan Prof. Dr. Türkay Dereli konuşmasında, “Onların mutlu, sağlıklı, donanımlı ve özgün düşünebilen, üretken bireyler olması için de çalışıyoruz. Nitekim Türkiye’nin ilk Çocuk Teknik Üniversitesi’ni ve ilk Çocuk Kütüphanesi’ni İSTE olarak kurduk ve onlara hediye ettik. Ülkemizin çocuklarına, gençlerine yürekten inanıyoruz. Onlar bizim geleceğimizdir.” ifadelerine yer verdi. “Çocuklar candır, şendir. Ama asıl olan her zaman çocuk kalabilmektir, her zaman çocuklar kadar karşılıksız sevebilmektir” diyen Prof. Dr. Türkay Dereli, program sonunda çocuklara karanfil dağıttı ve İSTE’nin 2. Kuruluş Yıldönümü pastasını da çocuklarla birlikte kesti.

REFERANDUM SONUÇLARINA BİRDE BÖYLE BAKALIM(2)

0

SİYASİ PARTİLERİN DURUMU

İPSOS araştırmasında evet ile hayır oyu verenleri cins iş meslek eğitim yaş ve yerleşim yerlerine göre analizleri yanında Evet Ve hayır oyu verenlerin siyasi bağları parti mensubiyetleri ve parti üyelikleri de araştırılmış.
Ve ortaya İlginç sonuçlar cıkmış
İlk olarak evet yada hayır oyu verenlerin 1 Kasım seçimlerinde hangi partiye oy verdikleri araştırılmış.

16 nisan da evet oyu verenlerin % 79 u 1 kasım seçimlerinde Ak Partiye  ye oy vermişken ! Kasımda  Ak Partiye  oy verip hayır oyu kullananların oranı %9

1 KASIMDA CHP YE OY VERİP EVET OYU KULLANALARIN ORANI%2 ancak

Keza,  evet veren seçmenlerin %6 sı 1 Kasımda MHP ‘ye oy vermiş

1 kasımda HDP’ ye oy verenlerin %3 u evet kullanmış

Gelelim referandumda ilk kez oy kullananların durumuna

Görüldüğü gibi ilk kez oy kullanan %58 i Hayır demiş

Araştırmanın beklide en ilginci sonuçlarından biride  Evet yada hayır oyu verenlerim 1 kasımdaki parti tercihleri

Tabloda da görüldüğü gibi AK Partiye  oy verenlerin %90  ı evet % 10 hayır demiş  yani AKP % 10 oranındaki  seçmenini referandum oylamasında kaybetmiş .

CHP de bu oran % 5

MHP de ise  rekor sayıda bir oran % 75 lik bir kayıp söz konusu

HDP de ise 9 luk bir kayıp var

Gelelim Türkiye de siyasetin gidişatını belirleyen büyük şehirlere araştırmada 5 büyük şehirde yaşayan seçmenlerin durumu araştırılmış.

5 büyük ilde 1 Kasım seçimlerin de   AKP’ ye oy veren seçmenlerin %87 si evet %13 ü hayır

5 büyük ilde 1 Kasım seçimlerinde CHP’ ye oy veren seçmenlerin %99 hayır  %1 i Evet

5 büyük ilde 1 Kasım seçimlerinde MHP ye oy veren seçmenlerin %80 hayır %1 evet

5 büyük ilde 1 Kasım seçimlerinde HDP ye oy veren seçmenlerin % 97 hayır %3 ü evet demişler

Buradan bakıldığında büyük şehirlerde Hayır oylarının yükleşişte olduğu ve AKP seçmenin bir kısmı dahi seçmenlerin hayır oyu kullandığı açıkça görülüyor.