Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK) Genel Başkanı Erkan Güral hafta sonunda Hatay’a geliyor.
Güral, Yönetim Kurulu Başkanlığını yapmakta olduğu Kütahya Seramik’in 212. mağazasının Antakya’daki açılış törenine katılmak üzere ilimize geliyor.
Güral, Cumartesi öğle yemeğini, HAGİAD yönetici ve üyeleriyle birlikte Savon Otel’de yiyecek.
TÜGİK Gn. Bşk. Güral Hatay’a Geliyor
Hatay Güney Rüzgârı Dergisi’nin Nisan sayısı çıktı
Kimlikli kentin kirlenen duvarları:
SEVGİMİZ NEFRETE DÖNÜŞMEMELİ!..
Her sayısında gündem oluşturan Hatay Güney Rüzgârı Dergisi Nisan sayısı çıktı.
Kadim kentlerin elinde bulundurduğu özellikler ve güzelliklerin diğer kentlere göre daha şanslı olduğunu, bu bağlamda Hatay’ın merkez ilçesi Antakya’nın, dünyadaki ilkleri bağrında yaşatması yönünden de önemli ve de kimlikli kentler arasında olduğunu konu eden Güney Rüzgârı, kimlikli kentin son günlerde kirlenen duvarlarıyla sorunlu bir il profili çizdiğini ele almış. Yerel yönetimler ile STK’ların işbirliğince çözüm yolu bulunmasını öneren dergi, ortak sevgimizin nefrete dönüşmemesine de dikkat çekmiş.
Derginin Başyazarı Gazeteci Mehmet Ali Solak ise, bu sayıda “Yaşam An’lardan ve anılardan ibaret” yazısıyla hem derginin hem de ilk tanıştığı Antakya Gazetesi’nde yaşadığı anılara yer ayırmış.
Derginin diğer önemli başlıklardan biri Sonsuz Aşkım Hatay kitabıyla ünlenen Hataylı Yazar Burhan Günel’le geçmişte yapılan söyleşi yer alıyor. Günel’in çarpıcı açıklamalarının yer aldığı söyleşide, orta kültürle roman, şiir ve öykü yazılmayacağı belirtiliyor. Dergide, Selman Büyükaşık’ın kitap tanıtım yazısında ‘Coğrafya Kaderdir’ demiş İbn-i Haldun hakkındaki yazısı yer alırken, diğer yazarların yazıları da şöyle; A. Kadir Paksoy’un ‘Günlerin Terkisinde’ başlıklı günceleri, Hüseyin Evcil’in ‘Salı Pazarı’, Dominico Bertogli’nin “Sen Piyer Mağarası’nın Tarihi”, Yahya Aksoy’un ‘14 Mart Tıp Bayramı ve İbn-i Sina’.
Avustralya’dan düşüncelerini paylaşan Hulusi Atahan bu sayıda, Broçka-Karadeniz gezisinden notlarına yer verirken, Antakya Öyküleri ile izlenen Dr. Necdet Özkaya’nın “Sevgili Marangoz Habib-i Neccar” , Av. İbrahim Ersuz ‘Sokağa düştüm’ ve Dr. Muhsin Boz “Yaraso” öyküsü de okunmaya değer. Sabahattin Yalkın’ın “Olsa Bile… Yok…” adlı şiiri de derginin zengin içeriğinden biri.
Haber sayfalarında ise, Gönüllerin Işığı Musiki Ustaları, Zamansız ayrılıkların hatırlattıkları Tayfun Talipoğlu, Huzurun kaynağı karşılıklı anlayış, Anadolu’da Tarih zenginliği haber başlıkları da derginin dikkat çeken konuları arasında.
Her sayısında Yerel basından alıntılanan Hatay’da gelişen olaylar da dergide yer alan yazılar arasında.
İSKENDERUN HATMEK’TEN FARK YARATAN ETKİNLİK
Hatay Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları(HATMEK)’in İskenderun şubesinde birden farklı dalda eğitim alarak, kendilerini hem kişisel hem de mesleki anlamda geliştirme imkanı yakalayan kursiyerler, İskenderun’un çeşitli yerlerinde okula devam eden çocuklar için fotoğraflı kartpostallar hazırladı.
Eğitimin, öğretiminin önemini ve bilginin değerini kaleme alan kursiyerler, henüz öğrenim yaşamlarının başında yer alan miniklere her daim rehber olacak öğütlerde bulundu. Çocuklar için yazılan kartlarda geleceğe dair umutların diri tutulması, gelecek nesillere her zaman büyük önem veren Mustafa Kemal Atatürk’ün başta eğitimle ilgili olmak üzere tüm fikirlerinin özümsenmesi ve öğrenmenin önündeki engellerin aşılarak geleceğe emin adımlarla ilerlenmesi vurgusu yapan kursiyerler, çocuklara yaşamlarında başarılar diledi.
Gençleri önemseyen ve onların sanatsal, kültürel, eğitsel ve sportif alanlardaki gelişimlerine katkı sunmak amacıyla hizmet üreten HBB Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş’ın ve HBB ailesinin sağladığı eğitim olanaklarından yararlanan ve sertifika programlarına katılarak yaşamlarına artı değer katan kursiyerlerin bu fark yaratan, anlamlı etkinliği çocukların, velilerin ve öğretmenlerin takdirini topladı.
NUMUNE MAHALLE SAKİNLERİ RAHATA KAVUŞTU
Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü(HATSU), vatandaşlardan gelen şikayet ve taleplere anında hizmetle karşılık verilerek sorunların çözüme kavuşturulduğunu duyurdu.
Kot farkından dolayı tıkanıklık ve taşma sorunu olan kanalizasyon hatlarını ALO 185 HATSU İhbar ve İstek Hattı’na gelen bildirimler sonucunda tespit edilerek müdahale edildiğini bildiren Genel Müdürlük, yapılan çalışmaların vatandaş memnuniyeti odaklı bir şekilde devam ettiğini aktardı.
İskenderun ilçesine bağlı Numune Mahallesi’nde oluşan kötü koku sorununa müdahale eden HATSU, 572 Sokak’ta tıkanmadan dolayı evlerin bodrumuna dolan pis suları önlemek amacıyla 200’lük borular ile 8 metre PVC boruların döşendiğini ve parsel bacaların temizlenerek yükseltilmesiyle mahalle sakinlerinin rahata kavuştuğunu belirtti.
DEFNE BELEDİYESİ’NDEN 30 NİSAN’DA MUHTEŞEM AÇILIŞ
Defne Belediyesi, 30 Nisan Pazar Günü gerçekleştireceği Bahar ve Emek Şenliği adına hazırlıklarını sürdürüyor.
Hidro Havuzunun doldurulmaya başlandığı şu günlerde, Defne Belediyesi Park Bahçe Müdürlüğü ekipleri de parkın peyzaj ve çimlendirme çalışmalarını tamamlamak adına yoğun mesai harcıyor.
Defnelileri HİDRO ile buluşturacak olan Bahar ve Emek Şenliği,30 Nisan Pazar günü saat 17.00’de yapılacak olan açılışla başlayacak.
Kazanların kardeşlik için kaynatılacağı Bahar ve Emek Şenliği’nde, geleneksel Hrisi ve yöresel lezzetler ikram edilecek.
Yerel müzik grupları dinletilerinin yer alacağı ve ardından KARDEŞ TÜRKÜLER konseriyle Defnelilerin unutulmaz bir akşam yaşayacağı şenliğin program akışı şöyle:
30 Nisan 2017 Pazar
17:00 / 18:00 Yenilenen Hidro Park Açılışı
18:00 / 19:00 Geleneksel Hrisi ve Yöresel Tatlar İkramı
19:00 / 20:00 Yerel Müzik Grupları Dinletileri
20:00 / 22:00 KARDEŞ TÜRKÜLER Konseri
Mazgal Kapağı Hırsızları Suçüstü Yakalandı
Hatay’da’ın Kırıkhan ilçesinde mazgal kapalı hırsızları suçüstü yakalandı.
27 Nisan 2017 Perşembe 14:05
Mazgal Kapağı Hırsızları Suçüstü Yakalandı
Hatay’da’ın Kırıkhan ilçesinde mazgal kapalı hırsızları suçüstü yakalandı.
Şehir merkezindeki mazgal kapaklarının çalınması nedeniyle harekete geçen Kırıkhan Belediyesi Zabıta ekipleri, 2 kişiyi suçüstü yakaladı.
Çaldıkları mazgal kapaklarını hurdacılara satan şahıslar Kırıkhan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’ne getirilerek işlemleri yapıldıktan sonra İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.
Hırsızlık yaparken kullanılan at arabası ise zabıta ekipleri tarafından el konularak belediye garajına götürüldü.
İSKENDERUN BELEDİYE SPOR TÜRKİYE ŞAMPİYONASINA HAZIRLANIYOR

2016-2017 Futbol Sezonu Hatay 1. Amatör Küme (U-19) Kategorisinde Hatay genelinde derece yaparak Türkiye Şampiyonasına katılmaya hak kazanan İskenderun Belediye Spor (U-19) genç futbol takımı aralıksız çalışmalarını sürdürüyor.
Geçmiş yıllardan beri Türk futboluna başarılı nesiller yetiştiren, İskenderun Belediye Spor Futbol takımı, 4-7 Mayıs tarihleri arasında Kahramanmaraş ilinde yapılacak olan Türkiye Şampiyonasına katılacak.
Spor otoriteleri, aralarında bölgemizin başarılı hocalarından Mehmet Kurt, Zeyni Özdemir’in çalıştırdığı İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil’in gençlerinden başarı bekliyor.
Motosikletler çarpıştı biri Kadın, 3 Kişi Yaralandı…
İskenderun ilçesinde iki motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında aralarında hamile bir kadının da bulunduğu üç kişi ağır yaralandı.
Edinilen bilgilere göre Şekere Mahallesi’nden kent merkezine seyir halindeki Suriyeli karı kocanın üzerinde bulunduğu motosiklet karşı yönden gelen motosiklet ile kafa kafaya çarpıştı. Meyana gelen kazada motosikletle yolculuk yapan biri kadın üç kişi yola savruldu. Suriyeli bayan ise kaza sonrası yerde yatarken hamile olduğu öğrenildi.
Kazayı gören çevredeki vatandaşlar, kazazedelerin yardımına koştu. Haber verilmesi üzerine olay yerine Polis ve 112 acil sağlık ekipleri geldi. Yerde yatan yaralılara müdahale eden sağlık ekipleri hamile olan bayanla titizlikle ilgilendi. Sedyeye konarak Ambulansa alınan hamile bayan hemen hastaneye yetiştirildi.
Polis kazayla ilgili soruşturma başlatırken mahalle sakinleri ise yaşanan kazayla ilgili bilgiler verdiler. Yaşanan kaza sonrasında hastaneye kaldırılan biri ağır üç yaralının tedavilerinin sürdüğü hayati tehlikenin olmadığı öğrenildi.
YSK KURUMSAL KİMLİĞİNİ ÇALDIRMIŞ VE İNANDIRICILIĞINI YİTİRMİŞTİR.
CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, Hatay da teşekkür ziyaretlerini sürdürüyor. Armutlu mahallesi ve Uğur Mumcu Caddesi esnaflarını ziyaret eden Topal, 16 Nisan referandumunda güçlü bir şekilde parlamenter demokrasiden yana tavır koyarak, hayır diyen hemşerilerine teşekkür etti.
Topal gerçekleştirdiği ziyaretlerde, “CHP olarak bu Anayasa değişikliği girişimine karşı en başından itibaren etkili bir muhalefet yaptıklarını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik düzenini ‘Tek Adam Rejimine’ dönüştürmeyi amaçlayan 18 maddelik teklife karşı, komisyon ve TBMM genel kurulu aşamalarında, Türk halkının doğru bilgilendirilmesi ve bu yanlıştan dönülmesi için mücadele ettik. Ne yazık ki AK Parti ve MHP’nin oyları ile teklif TBMM’de kabul edilerek halk oylamasına sunuldu.
Cumhuriyet Halk Partisi, halk oylaması süresince bütün örgütleri ile mücadeleyi yükselterek Demokratik Parlamenter Cumhuriyeti korumak için mücadele etmiş, bunu yaparken de toplumun bütün muhalif unsurları ile omuz omuza dayanışma içerisinde olmuştur. OHAL koşulları altında, devletin bütün kurumlarının taraf olduğu ve kamu gücünün sonuna kadar kullanıldığı, medyanın tekelleştirildiği bu süreçte mücadele ettik, sizlerde bizlere omuz vererek bu kampanyaya katıldınız.
Türkiye’de demokrasiye inanmış bir bloğun oluştuğunu, sadece iktidara değil dışarıya da gösterdiniz. Dünya, 16 Nisan referandumunun hangi koşullarda yapıldığına ve halk oylamasına bir dizi hukuksuzluğun alet edilerek sonucun maniple edildiğine tanıklık etti.
Demokrasi Mücadelesi Yürütenler, YSK’nın da Çalınabileceğini ve Milli İradenin Gasp Edilebileceğini Gördü.
Anayasamızda seçimlerin genel yönetim ve denetimini yürüten, yargısal denetimini de sağlayan karma üst yargı merci olarak tanımlanan YSK, halk oylamasını sakatlamıştır. Bırakınız oyların çalınmasını, sahte oy kullanımını önlemeyi YSK, kendisinin çalınmasına dahi engel olamamıştır. 16 Nisan günü YSK, gerekçesini günler sonra oluşturduğu, hukuk tarihine kara bir leke olarak geçecek mühürsüz oyları geçerli sayma yönündeki kararıyla, kurumsal kimliğini çaldırmış, inandırıcılığını da yitirmiştir. Bu referandum, Türkiye’de demokrasi mücadelesi yürüten bizlere, YSK’nın da çalınabileceğini ve milli iradenin gasp edilebileceğini açıkça gösterdi.
Cumhuriyetimizi yok etmeye yönelik olarak yapılacak her türden otoriter düzenlemelere karşı, Cumhuriyet Halk Partisi, demokrasi bileşenleri ile birlikte mücadele etmeye devam edecektir.
Bu Anayasa değişikliğine, halk oylaması sürecinde yaşanan bütün baskılara rağmen, yılmadan, mücadele eden ve onurluca karşı duran hemşerilerimize, referandum süresince Hayır mücadelesine omuz veren, diğer siyasi partilere, örgütlü yapılara ve demokrasi için elini taşın altına koyan herkese teşekkür ediyoruz.
Hukukun yok sayıldığı ve yargının teslim alındığı bu süreçte, demokrasiyi ancak birlikte inşa edebileceğimizin bilincindeyiz. Bu kapmaya bizlere göstermiştir ki omuz omuza vermek ve dayanışmayı yükseltmek gerekmektedir. Ülkemizde oluşan, birlikte mücadele etme arzu ve karlılığı ile dayanışmayı yükseltecek ve hukuksuzluğa teslim olmayacağız” dedi.
MUSTAFA KEMAL MAHALLESİNE PARKE DÖŞENİYOR
Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı ekipler Mustafa Kemal Mahallesinde yollara parke taşı döşüyor.
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, kilit parke taşı döşeme çalışmaları ile ilgili yaptığı açıklamada, İskenderun´u yaşanabilir bir kent haline getirmek için çalıştıklarını belirterek,”Sokaklarımızı daha modern bir görünüme kavuşturuyoruz. Yapılan çalışmalardan vatandaşlarımızın son derece memnun olması, bizleri de mutlu ediyor. Belediyesi olarak imkânlarımız ölçüsünde vatandaşlarımızdan gelen her türlü talebi değerlendirerek, çözüme ulaştırmaya çalışıyoruz “dedi.
Başkan Seyfi Dingil,”Muhtarlarımız ile iletişim halinde hizmetlerimize devam ediyoruz. Bu nedenle vatandaşlarımızdan gelen her türlü talebi ve öneriyi önemsiyoruz. Yapacağımız hizmetlerde her zaman vatandaşlarımızın görüşlerine başvuracağız, onların taleplerini değerlendireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.
ÜCRETSİZ SİNEMA GÜNLERİ DEVAM EDİYOR
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, öğrencilere yönelik olarak düzenlenen ücretsiz sinema günleri etkinliklerinin devam ettiğini belirtti.
Düzenlenen sinema günleri hakkında bilgiler veren İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil,”Sosyal belediyecilik anlayışı çerçevesinde düzenlenen öğrencilere yönelik ücretsiz sinema günleri etkinliği devam ediyor. Haftanın belirli günlerinde ve saatlerinde düzenlenen sinema günlerine öğrencilerimiz yoğun ilgi gösteriyor. Sinema günleri kapsamında öğrencilere yönelik eğitici ve öğretici film gösterimi yapılıyor ”dedi.
Sinema günleri filmlerini izleyen öğrenciler ise ücretsiz sinema günleri etkinliğini hem eğlenerek hemde öğrenerek geçirdiklerini belirterek,”Düzenlenen etkinlikten dolayı İskenderun Belediye Başkanımız Sayın Seyfi Dingil’e teşekkür ediyoruz. Buradaki faaliyetlerde bizleri son derece memnun etti.”şeklinde görüş beyan etti.
Yapılan sinema gösteriminin ardından öğrencilere çeşitli ikramlarda bulunuldu. Öğrenci velileri ise bu tür etkinliklerin çocuklara olumlu katkı sunduğunu ifade ettiler.
FENERBAHÇELİ MEHMET TOPAL’DAN SURİYELİLERE SPOR KOMPLEKİSİ
Fenerbahçe’nin milli futbolcusu Mehmet Topal, savaş mağduru çocuklara Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde spor kompleksi yaptırdı. Mehmet Topal’ın Hatay Yardımlaşma Derneği’nin (HAYAD) Hatay’da kurduğu kampta yaşayan mülteci çocukların spor yaparak savaşın izlerini silmeye çalışması için yaptırdığı ‘Mehmet Topal Spor Kompleksi’ törenle açıldı.
Spor kompleksinin açılışına maçlar nedeniyle katılamayan ve video konferansla bağlanan futbolcu Mehmet Topal, “Umarım bu alan hayatınızda güzel kapıların açılmasına neden olur. Hayat her şeye rağmen gülümsemeye değer gülümsemekten asla vazgeçmeyin. Sizleri çok seviyorum ilk izin günümde de yanınızda olmayı iple çekiyorum” ifadelerini kullandı.
KIRIKHAN’LI KARETE ŞAMPİYONLARI AKŞAM YEMEĞİNDE BİR ARAYA GELDİLER
Kırıkhan’ın ismini Türkiye arenasında duyuran Karete şampiyonları, onurlarına verilen yemekte ilçe idari amirleriyle bir araya geldiler.
Antalya’da yapılan Budokaido, Kyokushin, Ashihara Kata ve Kumite Türkiye Şampiyonasında ilçemize 3 Türkiye birinciliği, 1 Türkiye ikinciliği, 3’de Türkiye Üçüncülüğü kazandıran Kırıkhan Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü sporcuları dün akşam onurlarına verilen yemekte ilçe idari amirleriyle bir araya geldiler.
Kırıkhan Kaymakam Mustafa Erkayıran, Belediye Başkanı Ayhan Yavuz, Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapağan, İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Özkan, İlçe Jandarma Komutanı Yzb. Temel Aday, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Bestami Gündüz, Kırıkhan Olay Gazetesi İmtiyaz sahibi İ. Mehmet Bilgin, Kırıkhan Belediyesi Spor Koordinatörü Sinan Ekiz, Karete Hocası Ali Çeltik ve şampiyon sporcuların katıldığı yemekte başarıları ve şampiyonlukların devam etmesi için düzen ve disiplin içerisinde daha çok çalışılması gerektiği dile getirildi.
İlçede spor faaliyetlerinin açılan 11 branştaki kurslarla daha etkin hale getirildiğini ve 7 den 70’e her yaştan insanın spor yapma imkanına kavuşturulduğunu belirten Kaymakam Mustafa Erkayıran ve Belediye Başkanı Ayhan Yavuz bu etkinliklerin daha genele yaygınlaştırılması için bir takım çalışmalar yapıldığını ve daha farklı yapılacak çalışmalar üzerinde fikir oluşturmaya çalışıldığını belirttiler.
Genç karatecilerle bol bol sohbet eden ilçe idari amirleri gecenin sonunda topluca bir fotoğraf çektirerek sporculara olan desteklerinin her zaman devam edeceğini vurguladılar.
FİLM;Gamba: Macera Çetesi
Vizyon tarihi 5 Mayıs 2017 (1s 32dk)
Yönetmen Tomohiro Kawamura, Yoshihiro Komori
Oyuncular: Keiji Fujiwara, Shûichi Ikeda, Yûki Kaji devamı
Tür Animasyon, Çizgi film
Ülke Japonya
Özet ve Detaylar
İki fare, Gamba ve Mampuku, büyük bir metropolün küçük bir köşesinde yaşarlar. Bir gün Gamba bir kutu etiketi üzerine basılan bir deniz görüntüsüyle büyülenir. Gamba hayatı boyunca şehirde büyüdüğü için, denizin ne olduğunu bilmiyordur. Mampuku ona denizin düşünülemez derecede büyük bir su birikintisi olduğunu söylediğinde, Gamba derhal gidip görmeye karar verir. Mampuku gönülsüzce onu takip eder. İkili bu uğurda arkadaşlık, mücadele, deniz gibi pek çok kavramı yeniden tanıyacaktır.
Yönetmenliğini Tomohiro Kawamura ve Yoshihiro Komori ikilisinin üstlendiği çizgi film türü Gamba: Macera Çetesi filmi Atsuo Saitô’nun romanını temel alıyor. Senaryosunu Ryôta Kosawa’nın üstlendiği filmin müziklerinde ise Benjamin Wallfisch imzası var. Film aynı zamanda müzikleriyle 2015 International Film Music Critics Ödülleri’nde de “En İyi Animasyon Yapım Müziği” dalında adaylık kazandı.
KİTAP;Havva’nın Üç Kızı
Elif Şafak
Doğan Kitap
Kategoriler
Edebiyat / Türk Edebiyatı
Edebiyat / Korku-Gerilim
Kitabın Tanımı
İnanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücübir yolculuk…
Ben ne annem gibi dindarım, ne babam gibi kâinatın, beşduyumla kavradığımşeylerden ibaret olduğuna kaniyim.Öyleyse ben neredeyim?Ne mutlak dindarlığa, ne de mutlak akılcılığa dahil olmak isteyenler için bir başka yaklaşım, yeni bir varoluş şekli yok mu acaba? Bir üçüncü yol mesela? Kim bilir?
Şirin, Mona ve Peri…Günahkâr, İnanan ve Şaşkın. Münkir, Mümin ve Mütereddit… Böylesine farklı üç genç kadın nasıl bir araya gelebilir? Arkadaş olabilirler mi sahi? Hatta kız kardeş?
Tanrı, bilim, kimlik, aidiyet, Doğu-Batı tartışmalarının tam ortasında hiçkimselere benzemeyen, karizmatik bir adam, sarsıcı bir skandal ve sıra dışı biraşk… yarım kalan… seneler sonra yeniden canlanan…
Elif Şafak büyüleyici dili ve sağlam olay örgüsüyle inanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücübir yolculuğa çıkarıyor bizleri.
Havva’nın Üç KızıTürkiye ile Avrupa, dün ve bugün arasında gidip gelen güncel bir hikâye anlatıyor.
Yüzyılımızınen çok tartışılacak konularından birini kışkırtıcı kahramanlar aracılığıyla ele alan, temposu hiç düşmeyen, kolay kolay unutamayacağınız bir roman.
28 Nisan TARİHTE BUGÜN
28 Nisan
Olaylar
1915 – “Hilal-i Ahmer Cemiyeti”nin adı Kızılay olarak değiştirildi.
1915 – Birinci Kirte Muharebesi başladı.
1916 – Kut’ül Ammare bölgesinde 5 aydır kuşatma altında bulunan İngiliz birlikleri teslim oldular.
1920 – İstanbul Hükümeti, Anadolu’da saltanatı devam ettirmek amacıyla Anadolu Fevkalade Müfettiş-i Umumiliği’ni yayınladı.
1920 – Azerbaycan, Sovyetler Birliği’ne katıldı. (1991’de tekrar ayrılmıştır.)
1936 – Mısır’da Kral Fuad’ın beklenmeyen ölümü üzerine 16 yaşındaki Prens Faruk kral oldu.
1941 – Aşırı Türkçü bir dergi olan Bozkurt dergisinin çıkışına izin verildi.
1941 – Memurların öğrencilik yapmaları yasaklandı.
1945 – İtalyan diktatör Benito Mussolini ve metresi Clara Petacci kurşuna dizildi ve cesetleri bir benzin istasyonunda ayaklarından asılarak teşhir edildi.
1947 – Thor Heyerdahl ve beş kişilik mürettebatı, Kon-Tiki adlı tekneyle Peru’dan yola çıktı. Amaçları çok önceleri Peruluların Polinezya’ya yerleşmiş olduklarını kanıtlamaktı.
1950 – Nightingale Hemşire Koleji İstanbul’da açıldı.
1956 – İstanbul İşçi Sendikaları Birliği Kongresi toplandı.
1960 – İstanbul Üniversitesi’nde çıkan olaylarda, Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz öldü. İstanbul ve Ankara’da sıkıyönetim ilan edildi.
1963 – Topraksız köylüler Adana’da yürüyüş yaptı.
1967 – Expo ’67 fuarı Kanada’nın Montreal kentinde halkın ziyaretine açıldı.
1969 – Fransa’da yapılan referandumda hayır oylarının fazla çıkması üzerine devlet başkanı Charles de Gaulle istifa etti.
1971 – Sıkıyönetim, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. Cumhuriyet ve Akşam gazeteleri 10 gün süreyle kapatıldı.
1972 – Televizyon programlarının seyredilir hale getirilmesi için yerli film gösterilmesi kararı alındı.
1975 – CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Erzincan’da taşlı ve silahlı saldırıya uğradı.
1977 – Batı Almanya’da Kızıl Ordu Fraksiyonu üyeleri G. Ensslin ve J.C. Raspe ömür boyu hapse mahkûm oldu.
1979 – Sovyetler Birliği’nin ilk uçak gemisi ‘Kiev 28’, İstanbul Boğazı’ndan geçti.
1980 – Abdi İpekçi’nin katil zanlısı Mehmet Ali Ağca, İstanbul’daki yargılamada gıyabında idama mahkûm edildi.
1984 – Türkiye’nin Tahran Büyükelçiliği Sekreteri Şadiye Yönder’in eşi, İran ile Türkiye arasında ticaret yapan iş adamı Işık Yönder, ASALA militanı tarafından öldürüldü.
1988 – Ermeni örgütü ASALA’nın kurucusu Agop Agopyan, Atina’da kimliği belirlenemeyen iki kişi tarafından öldürüldü.
1988 – Aloha Hava Yolları’nın 243 sefer sayılı uçuşu sırasında meydana gelen patlayıcı dekompresyon sonucu uçağın yolcu kabinini ön kısmında 35 m2’lik bir kısmın koparak uçaktan ayrıldı, uçak Maui adasındaki Kahului Havalimanına acil iniş yaptı.
1993 – İstanbul’daki Ümraniye çöplüğü, biriken metan gazı yüzünden patladı: 39 kişi öldü.
1996 – Avustralya, Port Arthur katliamı. 35 kişi yaşamını yitirdi.
2001 – Milyoner Dennis Tito, dünyanın ilk uzay turisti oldu.
2003 – Kıbrıs Cumhuriyeti ile serbest geçişler çerçevesinde 25 binden fazla Rum, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geçti.
2008 – Çin Halk Cumhuriyeti’nin doğusundaki Şandong bölgesinin Zibo şehrinde bir yolcu treni raydan çıkarak başka bir trene çarptı; 70 kişi öldü, 420 kişi yaralandı [1].
Doğumlar
1442 – IV. Edward, İngiltere Kralı (ö. 1483)
1545 – Yi Sun-sin, Koreli Amiral (ö. 1598)
1758 – James Monroe, ABD`nin 5. Başkanı (ö. 1831)
1878 – Lionel Barrymore, ABD’li sinema oyuncusu (ö. 1954)
1889 – António de Oliveira Salazar, Portekizli diktatör (ö. 1970)
1891 – Boris İofan, Yahudi asıllı Sovyet mimar (ö. 1976)
1908 – Oskar Schindler, Alman iş adamı (Yahudileri soykırımından kurtaran) (ö. 1974)
1912 – Odette Sansom Hallowes, Fransız direniş savaşçısı (ö. 1995)
1916 – Ferruccio Lamborghini, İtalyan otomobil üreticisi (ö. 1993)
1924 – Kenneth Kaunda, Zambia’nın ilk Başbakanı
1926 – Harper Lee, ABD’li yazar (ö. 2016)
1926 – Hulusi Sayın, Türk asker ve emekli Korgeneral (ö. 1991)
1928 – Yves Klein, Fransız ressam (ö. 1962)
1936 – Kazım Kartal, Türk sinema oyuncusu (ö. 2003)
1937 – Saddam Hüseyin, Irak’ın 5. Cumhurbaşkanı (ö. 2006)
1948 – Terry Pratchett, İngiliz fantastik komedi yazarı (ö. 2015)
1967 – Kari Wührer, ABD’li sinema oyuncusu
1970 – Diego Simeone, Arjantinli futbolcu
1973 – Jorge Garcia, ABD’li oyuncu ve komedyen
1974 – Penélope Cruz, İspanyol sinema oyuncusu
1977 – Onur Akay, Türk sanat müziği sanatçısı
1980 – Karolina Goçeva, Makedon şarkıcı
1981 – Jessica Alba, ABD’li sinema oyuncusu
1988 – Spencer Hawes, ABD’li basketbolcu
1988 – Jonathan Biabiany, Fransız futbolcu
Ölümler
1813 – Mihail Kutuzov, Rus mareşal (d. 1745)
1865 – Samuel Cunard, Kanada doğumlu İngiliz gemi sanayicisi (Titanic’i de üreten “Cunard Line”ın kurucusu) (d. 1787)
1903 – J. Willard Gibbs, Amerikalı bilim adamı (d. 1839)
1912 – Jules Bonnot, Fransız anarşist ve haydut (d. 1876)
1918 – Gavrilo Princip, Sırp suikastçi (d. 1894)
1936 – I. Fuad (Ahmed Fuad Paşa), Mısır kralı (d. 1868)
1945 – Benito Mussolini, İtalyan politikacı, devlet adamı ve İtalya başbakanı (d. 1883)
1954 – Léon Jouhaux, Fransız sosyalist sendika önderi (d. 1879)
1960 – Carlos Ibáñez del Campo, Şilili asker ve siyaset adamı (d. 1877)
1960 – Turan Emeksiz, Türk öğrenci (d. 1940)
1970 – Ed Begley, ABD’li aktör (d. 1901)
1978 – Muhammed Davud Han, Afganistan devlet başkanı (d. 1918)
1978 – Muammer Karaca, Türk tiyatro sanatçısı (d. 1906)
1988 – Agop Agopyan, ASALA’nın kurucusu ve lideri (d. 1951)
1992 – Francis Bacon, İrlanda kökenli İngiliz ressam (d. 1909)
2002 – Alexander Lebed, Rus general (d. 1950)
2002 – Cüneyt Canver, Türk siyasetçi ve gazeteci yazar (d. 1952)
2005 – Percy Heath, ABD’li caz müzisyeni, “Modern Jazz Quartet” grubunun bas gitaristi (d. 1923)
2006 – Turgut Yarkent, Türk söz yazarı (“Mihrabım Diyerek Sana Yüz Vurdum”, “Duydum ki Unutmuşsun Gözlerimin Rengini”, adlı şarkıların sözlerine imza atmıştı.) (d. 1916)
2007 – Sabahattin Savcı, Türk siyasetçi ve eski Orman Bakanı (d. 1925)
2007 – Ümit Haluk Bayülken, Türk diplomat ve siyasetçi, eski Millî Savunma Bakanı (d. 1921)
Bayramlar ve Yıldönümleri
Kardeşlik Haftası (28 Nisan – 4 Mayıs)
Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü
Dünya İş Kazası Kurbanlarını Anma Günü
Dünya Laborantlar Günü
Böbrek taşı yaz aylarında artıyor
Böbrek taşı, böbreğin süzdüğü idrarın toplandığı ve vücut dışına doğru atıldığı kanalların içinde oluşan mineral içerikli partiküllerin farklı nedenlerle birleşmesi ve büyümesi sonrasında oluşan sert bileşikler olarak tanımlanıyor. Coğrafi faktörler, beslenme ve genetik yatkınlığın taş oluşumunda etkili olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Adayener “Hava sıcaklığı ve taş oluşumu doğru orantılı. Yaz aylarında hastalığa daha sıklıkla rastlanıyor” açıklamasında bulundu.
Taş oluşumunda rol oynayan pek çok faktörün olmasına karşın kesin nedenin tam olarak bilinmediğine değinen Doç. Dr. Cüneyt Adayener, “Genetik yatkınlık, taş oluşumundaki en önemli risk faktörüdür. Böbrek taşı hastalığı olan hastaların birinci derece yakınlarında yüzde 10-40 arasında değişen oranlarda taş hastalığı öyküsü vardır. Coğrafi faktörler de taş oluşumunda etkilidir. Taş hastalığı sıcak bölgelerde daha sık görülüyor. Erkek cinsiyette üriner sistem taş hastalığı daha fazla görülür. Erkeklerde kadınlardan üç kat fazla görülmesine karşın çocuk yaşlarda hastalık her iki cinste de aynı oranda görülüyor” dedi.
Beslenme ve su tüketimi önemli
Beslenmenin bir diğer önemli faktör olduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Adayener “Protein ve karbonhidrattan zengin, lifli gıdalardan fakir diyet, taş hastalığı riskini artırıyor. Günlük içilen su miktarı azaldıkça taş oluşumu riski de o kadar artıyor. Tekrarlayıcı idrar yolu enfeksiyonları, çeşitli böbrek hastalıkları, bazı ilaçların uzun süreli kullanımları, geçirilmiş bağırsak ameliyatları ve gut hastalığı gibi metabolik hastalıklar da taş oluşumunda önemli rol oynuyor” şeklinde konuştu.
Böbrek taşı en çok 20-25 yaşları arasında görülüyor
İdrar yolu taşlarının her insanda oluşabileceğini anlatan Doç. Dr. Adayener, böbrek taşının her yaş grubunda görülebilmekle birlikte, sıklıkla 20-50 yaşları arasında izlendiğini belirterek “Günlük iki litre idrar çıkartacak kadar sıvı alımı, egzersiz, hayvansal protein alımının azaltılması, lifli diyetin tercih edilmesi, tuz tüketiminin azaltılması böbrek taşı oluşumu ihtimalini azaltıyor” dedi.
Yaz aylarında böbrek taşına daha sık rastlanıyor
Taş hastalığı ve hava sıcaklığı arasındaki ilişkinin eskiden beri bilindiğini anlatan Anadolu Sağlık Merkezi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Adayener “Sürekli sıcağa maruz kalan makinistlerde, taş hastalığı görülme sıklığı normal popülasyona göre 3-4 kat daha fazla. Hava sıcaklığı ve taş hastalığı görülme sıklığı arasındaki doğru orantı, terleme sonucu sıvı kaybına bağlı daha konsantre idrardaki, kristalizasyon süreci ile ilişkilendiriliyor. Bu nedenle özellikle aile büyüklerinde üriner sistem taş hastalığı olanlar mümkün olduğunca sıcaktan uzak durmalı ve kalacaksa daha fazla su tüketilmeli” şeklinde konuştu.
Hareketsiz yaşam böbrek taşına sebep oluyor
Yönetim ve büro gibi durağan işlerde çalışanların taş hastalığına daha sık rastlandığıyla ilgili çalışmalar olduğunu söyleyen Doç. Dr. Cüneyt Adayener sözlerini şöyle sürdürdü: “Her ne kadar meslek grupları ile taş hastalığı ilişkisini, bireylerin çalışma ortamlarındaki beslenme alışkanlıkları, sıcağa maruz kalma ve su alımı ile birlikte değerlendirmek daha doğru olacaksa da fiziksel aktivitesi kısıtlı olan işlerde çalışanların belli aralıklarla işlerine ara verip en azından yürüyerek egzersiz yapmasında fayda vardır. Düzenli spor yapıp bol su içerek (günde 2.5 – 3 kg) böbreğin toplayıcı sisteminde durağan bir şekilde kalıp taş oluşumuna neden olabilecek partiküllerin bir an önce idrar yolu sisteminden dışarıya atılmasını sağlamak önemli. Böbrek taşlarının çoğu kendiliğinden düşme eğilimindedir. Taşın düşmesi büyüklüğü ile orantılıdır. 4 mm altındaki taşların yüzde 80’i düşerken, 6 mm ve üzerindeki taşların düşme olasılığı daha azdır.”
Doç. Dr. Cüneyt Adayener böbrek taşı tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi:
ESWL (Vücut dışından ses dalgaları ile taş kırma):Genellikle böbrekte uygun yerleşimdeki 2 cm’ye kadar olan taşların ve yola çıkmış üst idrar yolu (üst üreter) taşlarında ilk seçenek olarak uygulanır. Tüm tedavi seçeneklerinde olduğu gibi bu tedavi seçiminde de taşın büyüklüğü, yeri, şekli, tipi tedavide önemli rol oynar. İşlem esnasında anesteziye gerek duyulmaması bu yöntemin en önemli avantajıdır. Taşın kırılabilmesi için birden fazla seansa ihtiyaç duyulabilir. Ancak üş seansta kırılmaz ise daha fazla denenmemeli ve bir başka tedavi seçeneği düşünülmelidir. Kırılan taş parçalarının idrar yoluyla vücuttan dışarıya atılması sürecinde hastanın ağrı duyması bu tedavinin dezavantajıdır.
URS (Endoskopik üreter taşı ameliyatı): Böbrekten çıkıp yola düşmüş taşların (orta ve alt üreter) tedavisinde ilk seçenek olarak uygulanır. Genel anestezi ile herhangi bir kesi yapılmadan idrar deliğinden girilip taşa ulaşılır ve burada taş lazer kullanılarak kırılır veya dışarıya alınmaya çalışılır. Hastaların çoğu aynı gün evlerine dönüp bir gün sonra da normal yaşamlarına dönebilirler.
RIRS (Retrograd İntrarenal Surgery – Endoskopik böbrek taşı ameliyatı): Genel anestezi ile idrar yolundan çok ince esnek endoskopik cihaz ile girilerek, böbrek içine kadar çıkılabilir. Böbrek içindeki odacıklarda bulunan taşlar lazer kullanılarak kırılır. Bu yöntem 15 mm’ye kadar olan böbrek taşlarında oldukça yüksek oranda başarılı olur. Son yıllarda yüksek kaliteli görüntünün iletimi ve lazer sistemlerindeki teknolojik gelişmeler, bu yöntemin 20-25 mm boyuta kadar olan taşlarda da rahatlıkla kullanılmasını sağlamıştır. Hastanın iyileşme süreci oldukça kısadır. Genellikle ameliyattan bir gün sonra normal yaşamına dönebilir.
PNL (Perkütan nefrolitotomi – Kapalı böbrek taşı ameliyatı):Özellikle böbreğin içinde ESWL yapılamayacak kadar büyük taşların veya ESWL ile kırılamayan dirençli taşların tedavisinde etkilidir. Bu yöntem de genel anestezi gerektirir. Röntgen kontrolü altında, böbrek hizasında sırt bölgesine yapılan 1 cm’lik kesi ile böbreğe iki ucu açık ince bir tüp yerleştirilir. Bu tüpten yerleştirilen özel aletler yardımıyla taşlar çıkartılır. İyileşme süreci hızlıdır. Hastalar ameliyat sonrası dönemi açık ameliyata göre çok daha rahat geçirmektedir. Hastaların çoğu ameliyat sonrası 3. gün taburcu edilir.
Laparoskopik ameliyat: Bel bölgesinden 10 mm boyutunda kesiler yapılarak, laparoskopik aletler ile gerçekleştirilen kapalı ameliyattır. Açık ameliyata göre vücut doku bütünlüğü korunduğu için, daha az ağrı olmakta ve ameliyattan bir gün sonra hasta normal günlük aktivitesine dönebilmektedir.
Açık ameliyat:Diğer tedavi şekillerinin yaygınlaşmasından sonra az uygulanan bir tedavi seçeneği haline gelmekle birlikte çok büyük ve böbreğin tüm toplayıcı sistemini dolduran komplike taşlarda uygulanabilir.
REFERANDUM SONUÇLARINA BİRDE BÖYLE BAKALIM(3)
SİYASAL ANALİZLER
Araştırmadan dökülen
siyasal öngörüler
Buraya Kadar İPSOS verilerini yayımladım.
Peki Bu veriler ne diyor,neyi ifade ediyor
Kimin geleceğini karartıyor
Kimin geleceğini parlak gösteriyor
Kim bitiyor
Kim eriyor
Kim yada kimler yükseliyor
Gelecekle ilgili ne tür duygular beslemeliyiz
Karamsar olması gerekenler Kimler
Kimler umut kar olmalı
Türkiye bu sonuçlar ışığında nereye gider.
Bu sonuçlar 15 yıllık Ak parti iktidarının karnesi sayılabilir mi
Bu ve benzeri sorular sorulabilir ve bu sorularla ilgili yüzlerce cevap alınabilir.
Biz burada daha önce 24 Nisan da yazdığım “REFERANDUM COK
ŞEYİ DEĞİŞTİRECEK” başlıklı yazımda belirttiğim çerçevede bu sorulara yanıt aramaya çalışcağız.
Ne demişim 24 Nisan da
“Araştırmalar ,sonuçların analizleri ülkede gelecekte çok şeylerin değişeceğini ama bir çok şeyin Evet Bloğunun istediği gibi olamayacağını gösteriyor.
Evet Bloğunda Gençler yok
Evet Bloğunda Tahsilli insan sayısı az
Evet Büyük şehirlerde geriliyor
Türkiye nin siyasi haritası değişiyor .
Kısacası Ülke değişiyor Sistem Yada Rejim değişmeden seçmen değişiyor Siyaset sosyolojisi değişiyor”
İpsos araştırması bu acıdan çok önemli
Örneklemek gerekirse Evet Bloğunda Gençler ilk kez oy kulanlar yok
Nasıl olsun ki?
Genç işsizliği yüzde 25’i geçmiş bulunuyor. Dört gençten biri işsiz.
TÜİK, “genç işsizliğini”
15–25 yaş aralığından hesaplıyor.
Araya askerlik de girdiği için oran düşüyor.
Böyle bakarsanız Türkiye’de her üç gençten biri işsiz aslında.
Deyim yerindeyse “boşta gezer” gençlerin, tepkilerini “hayır” oyuyla ortaya koymaları normal.
Geçenlerde“PISA 2015 Öğrenci Refahı” konulu raporu yayınlandı.
Buna göre Türk öğrencilerin “yaşam
tatmini” sıralamasındaki yeri en sonda. 72 ülke içinde, Türkiye öğrencilerin yaşam tatmini araştırmasında sonuncu sırada!
Aynı araştırma 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin üçte birinin hayatlarından hiç de memnun olmadıklarını ortaya koyuyor.
Bu çocuklar okullarını bitirecekler, üniversite kapısına geldiklerinde de oy kullanma yaşında olacaklar. Bir bölümü o kapıdan hiçbir şekilde giremeyecek, bir iş bulup toplumsal yaşamda varlıklarını ifade etme olasılıkları da hayli düşük.
Bunun kısa vadede değişmesi için bir ekonomik mucize gerekiyor çünkü.
Erkene alınmaz ise Kasım 2019’daki TBMM ve Cumhurbaşkanı seçiminde de bundan daha büyük bir yeni seçmen kitlesi bekleyebiliriz.
Mutsuz, işsiz bir yeni seçmen kitlesi.
AKP iktidarından başka bir iktidarı da tanımamış bir kitle bu.
Büyükşehirlerde evet oylarının düşüşüne bakalım
Referandumda Ak Partinin ve MHP nin Evet oylarının düşük kalmasının nedenlerini şöyle sıralıyabilir
Birincisi Büyük şehirlerde, Ege ve kıyı sahillerinde de AKP-MHP işbirliğinin geçmediğini görüyoruz.
İkincisi Doğu ve Güney doğudaki AKP’nin hemen her ilde yüzde 10-20 oranında bir artış sağladığını görmemize rağmen Büyük şehirlerdeki kürt seçmenin Hayır verdiği acık .
Üçüncüsü Aşırı milliyetçi dilin genelde AKP’ye kazandırmadığı ortaya çıktığını salt laik, seküler sınıfın değil, muhafazakar sağ seçmenin de bu gidişattan rahatsız olduğu.
Bu iki örnek bile Evet Cephesi Bileşenlerinin gelecekle ilgili endişe taşımaları Hayır Cephesinin ise gelecekle ilgili Umut taşıması için yeterli
Hayır Cephesi açısından her şey güllük gülistanlık değil elbette
Sıkı bir çalışma sonucu tüm adaletsizliklere YSK ya Danıştay a rağmen çok iyi bir Hayır oyu çıkarttıkları doğru Ama Homojen ve Örgütlü değiller Çok Parçalılar.Bu olumsuzlukları Yenmeleri Güç birliğini sahada devam ettirmeleri çok önemli ama bir o kadarda zor
Hayır Bileşenlerinin İki önemli örgütü CHP ve HDP nin bundan sonra Alacağı tavırlar koyacakları tepkiler çok önemli
CHP de Çatlak sesler Başladı bile “Kan Değişimi” istemeye başladılar.
El İnsaf CHP genel Başkanı bu Kan değişimi sevicileri ile mi uğraşacak yoksa AYM ve AGİK le mi
HDP yi bekleyen En büyük tehlike İmralı Yada Kandil den gelecek tıpkı Cumhurbaşkanlığı secimi öncesi olduğu gibi “Oturun Atanmışlar” mesajı
AKP VE MHP nin durumlarına gelirsek
AKP bugün araştırmalara göre %40 oranında bir oy potansiyele sahip 2019 a kadar bunu korusa bile “REİS”i “seçtirmeye yetmez Yeni İttifaklar lazım
MHP bu oylamanın tek “fark yiyen partisi”. Sırf “Fiili durumu Hukukileştirmek uğruna” Seçmeni ile bağlarını koparttı.Toparlanması zor.
Artık “İKİ MHP VAR”
Biri % 75 hayır oyu kullananların MHP si
Diğeri Lidere Sadakatle bağlı % 25 evet oyu kullananların MHP si
Önümüzdeki süreçte neler olur bakacağız Uyum yasalarını çıkartmakta AK Parti ile birlikte Devam edecek MHP genel merkezi mi tabanın %75 oranında oyunu Hayır a kanal ize eden Muhalifler mi Galip gelecek
Sonuç olarak
Gelecekle ilgili UMUT TAŞIMAK ve BUNU KAYBETMEMEK önemli
Gelecek HAYIRLI OLACAK
İNANMAK VE GÜVENMEK LAZIM
ŞU “KAN DEĞİŞİMİ SEVİCİLERİ” İLE “KANDİL VE İMRALI OLMASA” İŞ DAHA KOLAY
ONLARA RAĞMMEN GELECEĞİ HAYIRLI KILMAK TA BİR BAŞKA ZEVK
Erten, “oylar sandığa ‘Hayır’ olarak girdi ‘Evet’ olarak çıktı”
CHP Hatay Milletvekili İskenderun Gazeteciler Cemiyeti’ne nezaket ziyareti yaptı. İGC Başkanı Veysel Cıncık ve Yönetim Kurulu üyeleri tarafından karşılanan Ertem, Referandum’u ve içinde bulunduğumuz süreci değerlendirdi.
Hatay’da CHP’nin başarılı bir kampanya yürüttüğünü ve bunun sonucunda yüzde 55 Hayır oyu çıktığını belirten Ertem, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şimdi belirli bir sürece girdik. 23 Nisan günü TBMM’nin toplantısında hem Sayın Cumhurbaşkanı hem hükümet üyeleri son derece gergin ve mutsuzdu. 7 Haziran tablosunun aynısıydı. İçinde bulundukları sıkıntının farkındalar. Bu sıkıntılar içinde erken seçime gidileceğini zannetmiyorum. Ülkemizin de sıkıntıları var. Ekonomi, terör, işsizlik, diğer devletlerle olan ilişkilerimizin bozulması gibi çok önemli konular var. “
CHP Hatay Milletvekili Ertem, CHP’nin kapalı gurup toplantısında her şeyin görüşüldüğünü, kan değişimi konusunun da gündeme geldiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kan değişimi konusunu birkaç arkadaş söz konusu etti ama üzerinde durulmadı. Sayın Genel Başkan çok başarılı bir kampanya yürüttü. Değişmesini düşünmeyiz. Ama yönetim organlarında değişiklik konusu tartışılabilir. Referandum oylaması sırasında özellikle doğu illerinde sandık görevlilerine ciddi baskılar yapıldığını gördük. Bazı illerde vali ve kaymakamların ‘Evet’ oyu verilmesi yolunda çalışmalar yaptığını gördük. Vatandaşların tehdit edilmesiyle de karşılaştık. Bu konuları TBMM de gündeme getireceğim. Biz bunları gördüysek elbette AB ülkeleri de görerek böyle bir rapor hazırlamışlardır. Bunu durumu hazırlayanların şapkalarını önüne koyarak bir dahaki seçime daha demokratik ortam yaratmaları gerektiğini düşünüyorum.”
Terör olaylarının Referandum sürecinde iyice azaldığı ve Referandum bittikten sonra arttığı yolundaki bir soru üzerine de Ertem, şunları söyledi:
“Biliyorsunuz 18 maddelik bir Anayasa değişikliğini oyladık. 16.madde önemli. ‘Yetkilendirilmiş Cumhurbaşkanı’na kararname ile kamu tüzel kişiliği kurma yetkisi verilir” diyor bu maddede. Kamu Tüzel Kişiliği Özerklik, Federal yapı, otonom bölge demektir. Yani biz yetkilendirilmiş Cumhurbaşkanı’na Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde özerklik ve Federal yapı oluşturma yetkisi veriyoruz demektir. Bu ne demek? Uzun vadede Türkiye’nin bölünüp parçalanması demek. Biz yıllardır bu ülkede Türk ve Kürt Halkını karşı karşıya getirebilmek için onbinlerce şehit verilmesine sebep oldular. İki halkı Karşı karşıya getirebildiler mi? Hayır. Yıllardır bu ülkede Alevi-Sünni vatandaşların karşı karşıya gelmesi için uğraştılar. Yapabildiler mi? Hayır. Bizi Irak gibi, Suriye gibi bölüp parçalamak için ellerinden geleni yaptılar. Başaramadılar. Çünkü, bizim atalarımız İstiklal Savaşı’na Alevisiyle, Sünnisiyle, Kürdüyle, Arabıyla omuz omuza girdiler. Beraber kazandılar bu savaşı. Bu ülke küllerinden yeniden doğdu. Bizim aramızda böyle bir bağ var. Güçlü Türkiye istemiyorlar. Başaramazlar. Bu 16.maddeyi kimin koydurduğunu da bilmiyoruz. Burhan Kuzu’ya da sorduk, bilmiyor. Milletvekilleri de bilmiyor. Ama adres belli. Kısacası Anayasa maddelerinin özeti 16.madde. Sayın Cumhurbaşkanı’nın başdanışmanı ağzından kaçırınca tüm milletvekillerine konuşma yasağı koydular bilindiği gibi. Görünen tablo en yakın 2019 Kasım ayında yetkilendirilmiş Cumhurbaşkanı seçimi yapılır. “
Ertem, “Evet oylarının farklı çıkması halinde erken seçim yapılırdı” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Sayın Cumhurbaşkanı olumsuz olaylarda birilerini hedef gösterebiliyordu. Ancak artık tüm sorumluluk kendisine ait olacak ve kimseyi hedef gösteremeyecek.”
İGC Başkanı Veysel Cıncık, ziyaret için teşekkür etti.
GAZİLERDEN BAŞKAN SEYFİ DİNGİL’E TEŞEKKÜR PLAKETİ
Türkiye Muharip Gaziler Derneği İskenderun Şube yönetimi, İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil’e nezaket ziyaretinde bulundu.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, “Her zaman yanınızdayım. Siz gazilere, şehitlerimize çok şey borçluyuz. Ziyaretiniz beni ziyadesiyle mutlu etti. Sivil toplum kuruluşlarımız, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızla diyalog halindeyiz. Halka hizmet noktasında sizlerin fikirleri, önerileri bizler için çok önemli. Bu kent hepimizin. Gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın sorunlarının çözümünde üzerilerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye hazırız ” dedi.
BAŞKAN SEYFİ DİNGİL’E TEŞEKKÜR
Türkiye Muharip Gaziler Derneği İskenderun Temsilcisi Neşet Turhan ise İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil ile her zaman iletişim halinde olduklarını belirterek,”Sağolsun Başkanımız her zaman bizim yanımızda. İskenderun’da şehitlik anıtının ve kore gazileri anıtının bakımını yaptıran İskenderun Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. İskenderun Belediye Başkanımız Sayın Seyfi Dingil’e çalışmalarında başarılar diliyoruz” diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından Turhan, Belediye Başkanı Seyfi Dingil’e teşekkür plaketi takdim etti.
















