Pazartesi, Nisan 6, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3285

Bahar yorgunluğunun nedeni nedir?

0

Bahar yorgunluğuna karşı egzersiz
Siz de bahar yorgunu musunuz?
Bahar geldiğinde mi ben böyle olurum, yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar?

Halsizlik, yorgunluk, kaygı, asabiyet, dikkatsizlik ve uyku düzensizlikleri… Eğer bu belirtiler varsa siz de bahar yorgunusunuz.

Peki bahar yorgunluğunun sebebi nedir?

Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, bahar yorgunluğunun sebepleri ve kurtulmanın yolları hakkında şu bilgileri verdi:

ELEKTRİK YÜKÜ AĞRIYA SEBEP OLUYOR
Doğanın kendini yenilemeye başladığı dönemdir bahar. Bu dönemde havada bir takım değişiklikler olur. Havadaki nem oranı değişir. Elektrik yükü dağılımı değişir. Ortamda polen, toz, koku artar. Havadaki değişim tabi ki insanları etkiliyor. Elektrik yüklerinin dağılımının değişmesi insan vücudundaki elektrolit dağılımını etkiler. Örneğin; yağmur yağdığında havadaki elektron yükü dağılımı değişir ve bazı kişiler yağmurun yağacağını önceden tahmin edebilir. Çünkü yük dağılımındaki değişiklik insanların çeşitli bölgelerinde ağrıya sebep olur.

POZİTİF VE NEGATİF İYONLAR
Soluduğumuz havada karbondioksit, oksijen, hidrojen gibi iyonize gazlar vardır. Her 10 negatif iyona 12 pozitif iyon denk gelir. Negatif iyonlar pozitif iyonlara göre daha aktif ve hareketli olduklarından soluğumuz havanın ‘vitaminleri’ diye adlandırılır. Pozitif iyonlar aktivasyonları olumsuz etkilediğinden kötü adam, bunları nötralize eden aktif ve hareketli negatif iyonlar ise iyi adam rolü üstlenmiştir. Atmosferdeki iyonlar yağmur, fırtına, rüzgar gibi doğal olaylar sonucunda oluşur. Baharda hava olayları çok fazla yaşanır. Bu olaylardan önce pozitif iyon sayısı fazladır ve bu insan vücudunu olumsuz etkilemektedir.

ALERJİK BÜNYELER
Bahardan en çok etkilenen grup alerjik bünyeye sahip olan kişilerdir ki bu da genel popülasyonun yüzde 15’idir. Toz, polen ve kokuya farklı şekillerde tepkiler verebilir vücut. Yorgunluk en çok hissedilen durumlardan biridir. Buna da bahar yorgunluğu diyoruz.

YORGUNLUK, HALSİZLİK, SÜREKLİ UYKU HALİ
Baharın gelmesiyle birlikte yorgunluk, halsizlik, sürekli uyku hali hissediyorsanız bahar yorgunluğunuz var demektir. Bu bir geçiş dönemidir, depresif dönem diye adlandırılır, herkeste farklı şekillerde açığa çıkabilir.

YÜRÜYEN MEZAR SENDROMU
Eğer ki bu semptomları her zaman yaşıyorsanız, yılın tamamında ben bu haldeyim diyorsanız, bu durumu bahar yorgunluğuyla karıştırmayın. Sizde kronik yorgunluk semptomu olabilir. Halk arasında buna ‘yürüyen mezar sendromu’ da deniyor. Psikolojik sebepleri olduğundan dolayı bir uzmana görünmenizde fayda var.

BAHAR YORGUNLUĞU NEDEN OLUŞUR?
Alerjik bir yapınız var ise, beslenmenize dikkat etmiyorsanız, hormonal problemleriniz varsa, enfeksiyona bağlı bir hastalığınız varsa, kronik hastalıklarınız varsa (tansiyon gibi), stresli bir ortamda çalışıyorsanız, kirli hava sahasında bulunuyorsanız, sürekli ilaç kullanıyorsanız ve de en önemlisi tembel bir hayat yaşıyorsanız, bahar yorgunluğuna zemin hazırlarsınız.

İNSAN VÜCUDUNU NASIL ETKİLER?
Temelde yorgunlukla birlikte açığa çıkan birçok durum vardır. Ağrılar en başta görülen etkilerden biridir. Omuz, sırt ve boyun ağrıları görülür. Mutsuzluk, enerjik olamama, uyku hali, konsantrasyon eksikliği, asabiyet, hafıza zayıflığı, aşırı sinirlilik hali görülebilir. Aynı zamanda uyku problemleri de yaşayabilirsiniz. Uykuya dalmada sıkıntı ya da aşırı uyuklama halinde olabilirsiniz. Ruhsal gerginliklerin de arttığı bu dönemde midede problemler de çok sık görülür. Aynı zamanda bağırsaklarda gaz, kabızlık ve ishal gibi düzensiz bağırsak hareketlerine bağlı sıkıntılar açığa çıkabilir.

BAŞA ÇIKMAK İÇİN BUNLARI YAPIN
Düzenli su içme alışkanlığı edinmeliyiz. Bol bol vitaminli besinler tüketmeliyiz. Sigara, alkol ve kafeinden uzak durmalıyız. Stresten uzak durmalı, gerekirse destek almalıyız. Bu durumda Refleks Terapi benim en önemli yardımcımdır. En önemlisi de egzersiz! Her gün gevşeme egzersizlerini düzenli yapmalısınız. Aynı zamanda temiz havada yapılacak egzersizler ruh halimizi de oldukça olumlu yönde etkileyecektir.

REFERANDUM ÇOK ŞEYİ DEĞİŞTİRECEK

0

 

Anayasa referandumunu 17 Nisan da tamamladık.

Tartışmalar sürüyor,sürecek

Öyle kolay değil Ülkenin 100 küsur yıllık yönetim sistemini( ya da rejimini ne derseniz deyin)değiştirmek.

“Türk tipi Cumhurbaşkanlığı hükümet modeli” diye adlandırılan bir sisteme geçmeye evet dedik.

Bunu Şokunu atlatmak kolay değil

Daha olay sıcak.

Şu anda Ülkenin Hayır diyen %49 oranındaki insan açısından bir “Meşruiyet” tartışması var

Bu tartışmalar  iddialar ve bunlara verilen yanıtlar işin özünü görmemize engel.

YSK DANIŞTAY AYM AGİT AHİM Süreçlerini tartışıyoruz.

Bu tartışmalar işin özünde yatan Değişim Ve dönüşüm dalgasını görmemizi engelledi.

Bir Yandan Hayatımızda nelerin değişeceğini öte yandan rejim yada sistem değişikliği isteyenlerin farkında olmadan  rejimi değiştirmeden  hangi siyasal değişikliklere neden olduklarını pek kavrayamadık

Kampanya boyunca EVET  BLOĞU Neyin nasıl değişeceğini  sakladı zaten HAYIR  BLOĞU ise dilinin döndüğü imkanlarının elverdiği ölçüde değişecekleri anlattı ama yetmedi.

Gelinen noktada biz bugün oylanan değişikliklerin Sistem Yada Rejimimizi nasıl değiştirdiğini daha da önemlisi bu değişiklikleri isteyen Yada istemeyen partilerin Hangi siyasal dönüşümlere uğramaya başlayacağını tartışmak yerine alakasız işlerle uğraşıyoruz.

Kampanya sürecinde hain terörist fetocu damgaları yiyen % 49 oranındaki secmenimiz bugün Secimin meşrutiyetini tartışıyor

Kampanyanın Evet ci Amigoları “Nasıl koyduk” naraları atıyor.

Kampanyada evet uğruna partilerinin % 75 oranında bir secmenini kayıp edenler “Biz olmasa idik haliniz ne olurdu” diye avunuyorlar.

AK partili bazı Kürt kökenli siyasetçiler evet Kürt oyları ile alındı havasındalar.

Evet bloğunun öznesi olan Ak partililer ise umduğu oyu bulamamanın nedenlerini araştırmakla oyalanıyorlar.

Yandaş Medya her gün bir sorumlu buluyor. Bu Kanallardaki oturumlarda  ve  gazete makalelerinde her gün Eski bir bakan Hatta cumhurbaşkanı “başarısızlığın sorumlusu “ilan ediliyor

Kısacası Evet Bloğunda zımnide olsa bir başarısızlık itirafı ve geleceğe dönük bir karamsarlık var .Bu %51 lik oranla Toplum nasıl dönüştürülür? kadar kalan süre göz önüne alınarak 2019 nasıl garantiye alınır endişeleri açık olarak görülüyor.

Evet Bloğunda Belediye Başkanları İl ve ilce Başkanları  örgütler sorgulanıyor değim yerinde ise Hain ve Başarısız arayışı başladı

Özetle Evet cephesi bir hesaplaşma dönemine girdi.

Ülke Zor bir dönemeçte

İş Aş Ekonomi Terör gibi halkın asıl gündemine dönemedik.

Herkes tartışıyor

Kimi YSK yı

Kimi Umduğunu bulamamanın nedenlerini

Kimi Partisinden uzaklaşan seçmeni

Kimi %51 oranında kimin payı olduğunu

Kimi Baskın secimi

İşin özünü tartışan yok

Sistem değişiyor diyenlerin ilk raundu zorda olsa Usulsüzlük iddialarının varlığına rağmen almış olmalarına rağmen gelecekle ilgili derin kaygıları var.

Araştırmalar ,sonuçların analizleri ülkede gelecekte çok şeylerin değişeceğini ama bir çok şeyin Evet Bloğunun istediği gibi olamayacağını gösteriyor.

Evet Bloğunda Gençler yok

Evet Bloğunda Tahsilli insan sayısı az

Evet Büyük şehirlerde geriliyor

Türkiye nin siyasi haritası değişiyor .

Kısacası Ülke değişiyor Sistem Yada Rejim değişmeden seçmen değişiyor Siyaset sosyolojisi değişiyor.

Ülkede fiilen var olan Başkanlığa hukuki kılıf bulmak uğruna Seğmeninin % 75 ini kaybedenler bu değişime dönüşüme ne kadar dayanır?

İktidar bu partideki değişim isteğine  ne kadar bir süre daha engel olabilir.  İktidarın İş bitti kardeş 1 ,1 berabere kaldık siz beni ben sizi bir kez kurtardım deme ihtimali yok mu dur?

Milletvekillerinin Önemli bir bölümü PKK üyeliği yada propagandası yapmak suçları ile cezaevinde olan HDP Kürtlerin Sivil ve demokratik partisi olur mu?

Sonuçlara Bakıldığında Kürt Seçmenlerin HDP ye açtıkları Kredi devam ediyor.

İmralı Kandil Bu Kredinin neresinde?

Hatırlayın Cumhurbaşkanlığı secimi Haziran seçimlerinde  HDP nin yarattığı sempati Karşısında “sen bizim atadığımız adasın ileri gitme” diyen kandil HDP  nin değişim isteğine ne der

Hayır Bloğunda Özellikle CHP de şimdilik Durum Sakin.

Parti Başarılı bir Kampanya yaparak kendi seçmeni kadar bir seçmeni Hayır bloğuna katmayı başardı.

Onlar acısından Bu siyaset iklimini devam ettirmeleri çok önemli.Ama Yaratılacak Bir Genel Başkanlık yarışı bu iklimi bir anda yok eder

Sonuç olarak Sayın Erdoğan ın dediği gibi Mac Bitti Ha bir sıfır Ha üç sıfır

Ama Asıl Mac bence 2019 da

Oynanan ilk ayaktı

Hayır Bloğu yenilse de önemli bir skor avantajına sahip

Şartlar Lehine değişecek gibi

Ülkenin Sistem Yada rejimini değiştirecek bu anayasa yürürlüğe girmeden ülkede çok şey değişecek,

Değişim %49 la başladı bile

Daha iki yıl var ikinci final  maçına

Siyaset iklimi Türkiye nin siyaset sosyolojisi ve siyaseti daha çok değişir

Bakalım ve görelim

 

 

 

 

.

 

 

 

              

Suriye Nereye Gidiyor?

0

ABD’de Trump yönetimi Esad rejiminiKızılderili baltası (Tomahawk) ile adeta bir kolundan vurdu. Bunun sonucu Suriye’nin neredeyse kestirilebilen geleceği tekrar toz duman içerisinde kaldı. Bu olaydan çıkarılacak dersler olmalıdır.8 yıllık Obama döneminin “sünepeliği”nden sıyrılan bir ABD var. Bu iyi bir şey mi? Genellikle “Hayır!” ABD, Rusya’ya rağmen, Rusya’nın iç savaşın başından beri her türlü desteği verdiği Esad rejimine karşı bu saldırıyı yaptı.

Türkiye, İsrail, S. Arabistan, Brexit ülkesi İngiltere ve AB ülkeleri bu hareketi alkışladılar. Normal şartlarda bu hareketin alkışlanacak yanı yok. Ama Esad rejiminin son olarak İdlib bölgesinde kimyasal silah kullanarak 28’i çocuk ve bir kısmı da kadın olan sivilleri katletmesi, “Aylan bebek” etkisine benzer bir duygu patlaması yaşattı. Daha önce Suriye’de istikrar adına Esad rejiminin devamını kerhen isteyenler bile bu vahşet karşısında Esad’a desteklerini çektiler.

İdlib’teki kimyasal saldırının ilk ipuçları gelince Esad’a duyulan nefret tavan yaptı. Bunun üzerine bazı “türedi” yorumcular “Rusya dışarı, ABD buraya!” diyerek, Putinseverliği ‘Trump’etçiliğe çevirdiler. Bu kişiler bir sarkacın iki ucu gibi bir Rusya’cı, bir Amerikancı olmaya devam ediyorlar. Bir türlü Türkiye’nin milli çıkarları nedir diye öğrenemediler.

Bölgede ABD’nin Esad rejimine karşı devam edecek harekâtının kime yarayacağını kestiremeyenler bu işe balıklama dalıyorlar. Ya da bu maceranın sonucunun Türkiye’ye ne gibi zararlar vereceğini hiç düşünemiyor, “Bugün bugündür. Yarına Allah kerim!” der gibiler…

ABD’nin bölgede Esad rejimine karşı her harekâtı sonunda zarar görecekler bellidir. Önce Suriyeliler. Sonra Esad rejimi. Daha sonra bölgede ve dünyada “karizması çizilen” Putin’in Rusya’sı! Tabii ki İran ve Lübnan’ın Hizbullah’ı ile Şii olmasa dahi İsrail’deki HAMAS…

“Kimler yarar sağlıyor?” diye düşünürsek. Akla gelen ilk ülke İsrail’dir. Hadi diyelim ki “İsrail’le ilişkiler düzeldi, olabilir.” Ama bağımsızlık ilanının eşiğindeki Irak Kürt Yönetimi (Barzani)’ne yarar sağlamasına ne demeli? “Kak Mesud” (Mesud Abi) diye susalım mı?

Bu arada bir diğer büyük tehlike de PKK terör örgütünün Suriye sınırımızda “devletleşme öncesi” güçlenme riskidir. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu bile sonunda bunun farkına vararak şöyle diyor: “Rusya ile ABD şu anda Suriye’de YPG’yi birbirine kaptırmamak için rekabet ediyor. Böyle rekabetlerin Suriye’ye de bölgeye de bir faydası yok. Açık açık düşüncelerimizi söylüyoruz böyle bir rekabet var. Soruyoruz, ‘Niye destekliyorsunuz?’ diye. ‘Ben bırakırsam diğerine gider.’ Diğeri de aynı şeyi söylüyor. Terör örgütü üzerinden iki süper gücün rekabet etmesi gerçekten kabul edilebilir bir şey değil. Bu bir acziyettir!”

ABD veya Rusya’nın PYD-YPG-PKK konusundaki planları “acziyet” veya değil, bu önemli değil. Önemli olan bu ülkelerin her ikisinin de PYD-PKK yanında yer almış olmalarıdır. Şahsi kanaatimce acziyet içerisinde olan, bu aşağılık bölücülerin “Devlet olan Türkiye’ye rağmen tercih edilmesindeki Türk dış politikasıdır. Bakan Çavuşoğlu belki kendisini kandırabilir ama etrafındaki “monşerlere” bir kez sorsa bunun doğru cevabını alabilirdi!

Gelelim Esad rejimine. Artık ABD, Esad rejimini “her istediğini yapacak” ve sadece Putin’e teslim edecek şekilde olmayacağını gösterdi. Bazı “muhalifler” Esad rejimini korumayı sürdürüyorlar. Ya Esad’ın muhaliflere ait bir kimyasal silah deposunu vurduğunu söyleyip batıyorlar. Ya da Esad rejimi içerisinde bir “FETÖ”vari yapılanmayı öne sürüyorlar.

Şayet ilk ihtimaldeki gibi, muhaliflerin kimyasal silah deposu vurulmuş olsa dahi, bu bir vahşettir. Sivillerin yerleşim yerindeki bir silah deposunu havaya uçurmak, o depoyu oraya yapanlar kadar vahşete ortak olmaktan farksızdır.

Esad rejimi içerisinde, aleyhine bir oluşum varsa ve emirler hilafına kimyasal silah kullanıldıysa, bunu açığa çıkarmak için saldırı öncesi yeterli zaman (72 saat) vardı. Uçağın tipi, kalktığı ve indiği hava üssü, zamanlar vs belli. Pilotun ve silah yükleyenlerin bulunması neden uzun sürdü? Hatta şu ana kadar bile bir bilgi yok. Ne bizi, ne de kendinizi kandırmayın!

Son Söz: Suriye kazanı kaynıyor. Bu kaynama ne Esad, ne de bölge ülkeleri hayrına değil!

“Bölgede barış ve huzurun bozulmasına asla izin vermeyeceğiz”

0

Hatay’ın Arsuz ilçesindeki Gözcüler Asri Mezarlığı ve Hacı Ahmetli Mahallesinde bulunan alevi vatandaşlara ait 10 adet mezarlık ve 1 türbe, geçtiğimiz günlerde kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından tahrip edilmişti. Ehl-i Beyt Kültür ve Dayanışma Vakfı (EHDAV) Başkanı Ali Yeral ve yönetim kurulu üyeleri, Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha’ya geçmiş olsun ziyaretinde bulunarak halka sağduyu çağrısı yaptılar.
EHDAV Başkanı Ali Yeral ile birlikte vatandaşlara sağduyu çağrısında bulunan Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, yüzyıllardır Hatay’da ve Arsuz’da bir kültür zenginliği, bir inanç zenginliği var olduğunu, bu inanç zenginliği ve bu inançların, kültürlerin yüzyıllardır uyum içerisinde birlikte kardeşçe yaşadığını ifade ederek bölgede barış ve huzurun bozulmasına asla izin vermeyeceklerini söyledi.
Arsuz’un Gözcüler Mahallesi ve Hacı Ahmetli Mahallesinde bulunan mezarlıklarda toplamda 11 mezara çirkin bir saldırı yapıldığını öğrendiklerini ve bu çirkin saldırıyı kınadıklarını ifade eden Ehl-i Beyt Kültür ve Dayanışma Vakfı (EHDAV) Başkanı Ali Yeral, “Hatay hem Türkiye’ye ve hem orta doğuya örnek bir kent. Burada hiçbir Alevi’nin Sünni kardeşiyle, hiçbir Müslüman’ın Yahudi, ermeni, Hıristiyan vatandaşıyla, hiçbir arabın Türk, Kürt, ermeni ile sorunu yoktur. Şuana kadar alacak verecek yada bireysel nedenler dışında kabirlere, mezarlara saldırı duymadık. Şu ana kadar hiçbir Alevi türbesine, camiye veya kiliseye, bir alevinin, bir Sünni’nin, bir Müslüman’ın veya Hıristiyan’ın saldırdığını ne gördük ne de duyduk. Şu an bunların peş peşe gelmesinin manidar ve kirli amaçlı olduğunu düşünüyoruz. Referandumun ertesi gününde olmasının da burada çirkin ellerin, provokatörlerin işbaşında olduğu hissiyatını bizde uyandırdı. Bizler Alevi’siyle Sünni’siyle, Müslüman’ı Hıristiyan’ı Yahudi’siyle, Türkü, Arap’ı, Kürdü ile hem Hatay’da, hem Türkiye’de birlik ve beraberliğimizi kesinlikle bozmayacağız. Provokatörlere, kirli emellere, çirkin ellere fırsat vermeyeceğiz. Yöneticilerimizden, yetkililerden temennimiz bu hassasiyeti göz önünde bulundurarak, özellikle inançlara ve mukaddesata yönelik bu çirkin saldırıları önlemeye yönelik tedbirler almaları ve saldırganları en kısa zamanda yakalayıp adalete teslim etmeleridir. Vatandaşlarımızın huzuru, halkımızın da gönlünün rahatlaması için bunları ivedilikle yapacaklarını ümit ediyoruz. Allah birlik ve beraberliğimizi bozmaya kimseye fırsat vermesin.” dedi.
Yüzyıllardır Hatay’da ve Arsuz’da bir kültür zenginliği ve inanç zenginliği var olduğunu ifade eden Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, “Bölgede bir inanç zenginliği ve bu inançların, bu kültürlerin yüzyıllardır uyum içerisinde birlikteliği var. Şimdi provokatif sonuç doğurabilecek bu tür eylemler bizleri üzdü. Bütün ilçe halkını da tedirgin etti. Bunlar münferit olaylar olabileceği gibi provokatif amaçlı olaylar da olabilir. Farklı emelleri olan insanların da çirkinliği olabilir. Bu karanlık oyuna gelmeyeceğiz ve asla izin vermeyeceğiz. Bundan dolayı emniyet birimlerimizden ciddi bir şekilde çalışma yapılmasını hatta bu tür olayların devam etmemesi yönünde devriye veya zabıta gibi gerekli tedbirler almalarını bekliyoruz. Biz emniyet birimlerimize, jandarma kuvvetlerimize inanıyoruz, güveniyoruz. Çünkü ciddi bir çalışma içerisindeler. Bu çalışmaların sonuçlanmasından sonra beraber bir değerlendirme yapmak için sonucu bekliyoruz. Bu konuda halkımıza itidal çağrımız var. Sağ duyulu olmalıyız. İtidalli davranmalıyız. Yüzyıllardır farklı inançların, kültürlerin uyum içerisinde yaşadığı barış ve huzur ikliminin zedelenmemesi gerekir. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Zaten Arsuz’da yaşayan hiçbir zihniyet bunu ne kabul eder, ne de müsaade eder. Kesinlikle bu temelde bizim tüm vatandaşlarımıza çağrımız bizim söylemlerimize dikkat etsinler, itibar etsinler. Bizim söylemlerimiz dışında halkı sokağa çağıran bazı söylemler olabilir. Bunlara itibar etmesinler. Bizler bu hassas konunun meydana geldiği ilk andan itibaren kesintisiz yakın takipçiyiz. İnşallah bu faillerin kısa süre içerisinde yakalanacağına inanıyorum. Barış ve huzurun başta Arsuz’da sonra Hatay’da ve bütün ülkemizde devam etmesi, bozulmaması yönünde sonuçlar almayı ümit ediyoruz.” dedi.

“Ülkemizin kalkınmasında AB üyeliğini önemli bir hedef olarak görmeliyiz”

0

Akdeniz İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Ateş, referandumun ardından, ekonomiye ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Ateş, “Ülke gündeminin bundan böyle; üretim ve istihdam odaklı ekonomi olması gerekmektedir. İş dünyası adına, istikrarın devamı anlamına gelen bu süreçte beklentilerimizin büyüdüğünü, ne ülkemizin, ne de iş dünyasının bu noktada bir gün daha bekleme, zaman kaybetme lüksü yoktur” dedi.

Akdeniz İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Başkanı, aynı zamanda Türkiye Gübre İthalatçıları Derneği ve Altın Ateş Kimya A.Ş. YK Başkanı olan Uğur Ateş, ‘Önceliğimiz ekonomi olmalı’ diyerek, yerinde tespitler sundu.
Ateş, “Referandumda halk sandığa giderek kararını vermiştir. Bundan böyle hükümetimiz ekonomiye odaklanması gerekmektedir. Referandumlar, tüm dünyada demokrasi kültürünün bir parçasıdır. Türk halkı artık refah, barış, hukuk ve özgürlüklerin güvence altına alındığı bir toplumsal düzen beklemektedir. Bu toplumsal düzenin, demokratik hukuk devleti ve global piyasa ekonomisi kuralları altında işlerlik kazanacağı bir gerçektir” dedi.
Akdeniz İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Ateş, “Türkiye’de varlık fonunun kurulması ekonomik bir devrim yaratmıştır. Ekonomik teşviklerin, KOBİ’lerin finansmanına erişimini kolaylaştırarak, üretim ve ihracatın artırılmasını amaçlayan Kredi Garanti Fonu’nun bütçe disiplini gözetilerek etkinliğinin sağlanması, istihdama dayalı yerli üretimin desteklenmesi, nitelikli iş gücünün geliştirilmesi, teknoloji AR-GE ve inovasyon odaklı politikaların benimsenmesi, 5 yıllık kalkınma planının ekonomik ve yapısal reformların bir an önce hayata geçirilmesi sağlanmalıdır” açıklamasında bulundu.
“Ülkemizin kalkınmasında AB üyeliğini önemli bir hedef olarak görmeliyiz” diyen Uğur Ateş, “AB’ye uyum reformlarını sadece üyelik süresi için değil, Türk halkının özlenen özgürlükçü demokrasiye ve insan haklarına hak ettiğini inandığımız için destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde içeride ve dışarıda uzlaşma kültürü ve diplomasi dilinin ağırlık kazanması, komşularımızla iyi ilişkilerin sağlanmasını siyasi partilerimiz başta olmak üzere iş dünyası örgütleri, sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri ve toplumun tüm kesimlerinin ortak bir gelecek paydasında birleşmesi ve birlikte hareket etmesi gücümüze güç katacaktır” dedi.
Başkan Ateş, ülke gündeminin bundan böyle; üretim ve istihdam odaklı ekonomi olması gerektiğini hatırlatarak, “İş dünyası adına, istikrarın devamı anlamına gelen bu süreçte beklentilerimizin büyüdüğünü, ne ülkemizin, ne de iş dünyasının bu noktada bir gün daha bekleme, zaman kaybetme lüksü yoktur. Buda her zaman vurguladığımız gibi ekonomik reformların hayata geçirilmesiyle mümkün olacaktır. Sonuç olarak; bu referandumu sonuçlarıyla geri bırakmış bulunmaktayız. Bundan böyle elbirliğiyle, hep birlikte, uzlaşı içerisinde daha ileriye gitme hedefimiz olmalıdır. Siyasi partilerimiz kullandıkları dil, tüm kesimleri kucaklayan ve uzlaşı dili olmalıdır. Hepimizin ortak hedefi önce ülkem demeliyiz” diye konuştu.

Tosyalı Cezayir’de 3. Etap Üretimine Başladı

0

Türk Çelik sektörünün önemli yatırımcılarından Tosyalı Holding’in Cezayir Oran’da 1 milyon ton/yıllık 3. etap ilk çubuk haddehanesi, Cezayir Başbakanı Abdulmelik Sellal’in de katıldığı törenle üretime başladı.

Cezayir’de 2013 yılında 500 milyon dolarlık yatırımla demir-çelik üretimine başlayan Tosyalı Holding, bu ülkedeki yatırımlarına ara vermeden devam ediyor.
250 milyon dolarlık ek yatırımla hayata geçirilen ve 2. etap, filmaşin ve ticari profil üretiminin ardından Cezayir Oran’da 1 milyon ton/yıllık 3. etap ilk çubuk haddehanesi de devreye girdi.

Düzenlenen törene Cezayir Başbakanı Abdülmelik Sellal, Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, Yönetim Kurulu üyesi ve Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Şerif Tosyalı, Tosyalı Holding CEO’su Suat Korkmaz da katıldı.
Tosyalı Holding yöneticileriyle birlikte Cezayir Başbakanı Abdülmelik Sellal’ın açılış kurdelesini keserek törenle hizmete başlattığı tesisi birlikte gezdiler.

Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, 2,5 milyon ton çelik kapasiteli entegre “DRI” tesisi ile “Cezayir’in mega projesini” hayata geçireceklerini kaydederek “Yeni tesiste, hurda yerine, hammadde olarak demir madeni kullanılacak. Hammadde, limandan fabrikaya kadar döşenecek olan 14 kilometrelik konveyör taşıma bandı ile tesise ulaşacak.
Entegre tesis, dört ana fabrikadan oluşuyor. Zenginleştirilmiş demir madenini demire dönüştürecek olan “DRI” fabrikası doğrudan indirgenmiş demir fabrikası.
Demiri sıvı çeliğe dönüştürecek olan elektrikli ark ocağı, Sıvı çeliği kütüğe dönüştürecek, Sürekli Döküm Makinası, Duruma göre inşaat demiri, filmaşin veya ticari profil ve diğer demir çelik ürünlerini elde etmek için kütükleri haddeleyecek haddehaneler” dedi.

Minik kaymakam :”Bizlere verilen değerin farkındayız “

0

“23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” Kutlama Programı Kapsamında İskenderun General Şükrü Kanatlı İlkokulu öğrencileri Kaymakam Hasan Özyiğit’i makamında ziyaret etti.

İskenderun General Şükrü Kanatlı İlkokulu Müdürü Ayşe Gürpınar ve Sınıf Öğretmeni Nilgün Özkaya ile 4. sınıf öğrencilerinden Nihal Seküçoğlu, Bilge Sahillioğlu ve Ömer Efe Yavuz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 97’nci yıl dönümü sebebiyle Kaymakamı H. Hasan Özyiğit’in konuğu oldu.
Kaymakam Özyiğit 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı münasebetiyle makam koltuğunu Nihal Seküçoğlu’na devretti.

Kaymakam Özyiğit’ten makam koltuğunu devralan Nihal Seküçoğlu Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlık yarınlarının teminatı olarak görülen çocuklara bu bayramın armağan edilmesini, kendilerine verilen değerin farkında olduklarını, görev ve sorumlulukları yerine getireceklerini dile getirdi.

Makam koltuğunu devreden Kaymakam Özyiğit ise Cumhuriyetin temel kurumlarından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 97’nci yılını kutlamanın mutluluğunun hep birlikte gönülden yaşandığını ifade ederek, “Çocuklarımız, insanlığın ortak umudu, geleceği ve en önemli hazinesidir. Çocuklara çağdaş yaşamın tüm olanaklarını sunan, onların ruhsal ve bedensel olarak en iyi biçimde yetişmeleri için çaba gösteren toplumlar, gelişimlerini sürdürerek geleceğe güvenle bakabilmektedir. Unutulmamalıdır ki, umudumuz, en önemli zenginliğimiz olan çocuklarımıza sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır” dedi.

Kaymakam Özyiğit Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, milli mücadelenin tüm kahramanlarını, aziz şehitleri ve kahraman gazileri saygı ve minnetle andığını belirterek, tüm dünya çocuklarının, aziz milletin Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramını kutladığını ve çocukları geleceğe hazırladığı için öğretmenler ve velilere teşekkürlerini iletti.

Minik Başkan “Türk milletinin egemenliğini ilan ettiği bir gündür”

0

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Emel Akçay İlköğretim Okulu öğrencileri ve idarecileri, Çilek Kreşin minik öğrencileri ve eğitimcileri, Fevzi Çakmak Ortaokulu öğrencileri ve idarecileri İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil’i makamında ziyaret ettiler.
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, ‘23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ dolayısıyla makam koltuğunu temsili olarak 6.sınıf öğrencisi Zeynep Batur’a devretti.
Temsili Belediye Başkanlığı için makam koltuğunu devralan Zeynep Batur isimli öğrenci,”23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyorum. 23 Nisan TBMM kurulduğu günüdür. Türk milletinin egemenliğini ilan ettiği bir gündür. Bu yüzden bayramımıza sahip çıkmamız gerekir. 23 Nisan her çocuk için önemlidir. Çünkü dünyada tek bir çocuk bayramı vardır. 23 Nisan bizler için önemli bir değerdir” şeklinde konuştu.
Çocukların bayramını kutlayan İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil ise eğitime verdiği önemi ifade ederek, şehrin gelişimi için gayret içerisinde olduklarını vurguladı. Belediye Başkanı Seyfi Dingil,” Geleceği çocuklarımızla gençlerimizle ve halkımızla inşa edeceğiz” diyerek gençlere ve çocuklara yönelik gerçekleştirilecek projeler hakkında da bilgi verdi.
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, ziyarette bulunan öğrenci ve öğretmenlere günün anısına çeşitli hediyeler verdi.

300 Ses 1 Nefes Korolor Buluşuyor’ Konseri

0

Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde, 5 farklı ilçeden 300 öğrencinin katılımıyla oluşturulan “300 ses 1 Nefes Korolor Buluşuyor” konser verdi.

Kırıkhan Kaymakamlığı ve Kırıkhan Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen Şehit Hurşit Uzel İmam Hatip Lisesi Konferans Salonu’nda sahneye çıkan 300 öğrenci, seslendirdiği çocuk şarkılarıyla büyük beğeni topladı.

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi ve Antakya Polifonik Korolar Derneği Başkanı Sezgin Suna, bu tür korolarla amaçlarının, çocukların kendilerine ait şarkıları söylemelerini sağlamak olduğunu söyledi.

Kırıkhan, Altınözü, Defne, Antakya ve Reyhanlı ilçelerinden koroya katılan öğrenciler, konser sonunda izleyiciler tarafından alkışlandı.

23 Nisan Temsili Kaymakamı Emre Demir Oldu.

0

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama etkinlikleri kapsamında; İlçemiz Şevket Çalışkan İlkokulu 4.sınıf öğrencisi Mehmet Emre DEMİR, İlçe Milli Eğitim Müdürü Bekir ŞAHAN, Okul Müdürü Turgay TEKSOY ve Sınıf Öğretmeni Gönül BÜYÜKGÜRAL, 2.sınıf öğrencisi Hayrunnisa NACAR ile birlikte Belen Kaymakamı Abdulaziz AYDIN’ı makamında ziyaret ettiler.
Kaymakam AYDIN, temsili Kaymakamlık görevini devrettiği Mehmet Emre DEMİR ‘in 23 Nisan Kutlama Programı kapsamında çiçek takdiminin ardından Şevket Çalışkan ilk ve orta okulunun akıllı tahta ihtiyaçları ve eksiklerini not ederek, araştırmaya yönelik eğitim sistemi ve öğrencilere kitap okuma alışkanlıklarının kazandırılması ile ilgili düşüncelerini dinleyerek imkanlar elverdiğince katkıda bulunacağını ifade etti.

 

Ziyaret, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının ülkemiz çocuklarına olduğu gibi tüm dünya çocuklarına da kutlu olması dileğiyle, günün anısına hazırlatılan hediye paketlerinin teslimi ile sona erdi.

DERE ISLAHI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü(HATSU), açık yağmursuyu kanallarının ve yağmursuyu deşarjı sağlayan derelerin ıslah yapılarak oluşan su birikintilerinin önlendiğini duyurdu.

Yağmur sorunları ile mücadele kapsamında projelerine devam eden Genel Müdürlük, balçık ve katı atıklar ile tıkanan dereleri tespit ederek temizleme çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

Yağmur yağışlarının ardından oluşan su birikintilerinin deşarjını sağlamak için yağmursuyu ızgaraları ve yağmursuyu kanal temizliğinin yanı sıra derelerde ıslah yapıldığını belirten HATSU, İskenderun ilçesine bağlı Meydan Mahallesi ile İskenderun Teknik Üniversitesi’nin (İSTE) yağmursularının deşarj olduğu derede ıslah yapıldığını ve daha kolay bir şekilde denize deşarj sağlandığını aktardı.

Erdemir, “Osmanlı Çileği Üretimini Yeniden Canlandırıyor!”

0

Erdemir,
Osmanlı Çileği Üretimini Yeniden Canlandırıyor!
Türkiye’nin en büyük entegre çelik üreticisi Erdemir Grubu, Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana Ereğli’de yetiştirilen dünyaca ünlü Osmanlı Çileği’ne bir sosyal sorumluluk projesiyle can suyu oldu. Geçtiğimiz yıllarda üretimi neredeyse durma noktasına gelen Osmanlı Çileği için ilk etapta 5 bin adet çilek fidesinin toprakla buluştuğunu belirten Grup Kurumsal İlişkiler Koordinatörü Banu Kalay Erton, “Erdemir olarak Karadeniz Bölgesi’nin bu gizli hazinesinin üretimini yeniden canlandırmak amacıyla başlattığımız biyoçeşitliliğe katkı projemiz ile büyük gurur duyuyoruz.”dedi, .
Karadeniz Ereğli’de, kaliteli Osmanlı Çileği fideleri yetiştirilerek pilot bölgede modern tekniklerle verimli ve maliyet tasarruflu bir üretim gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirten Banu Kalay Erton, “Bölgede Osmanlı Çileği’nin üretim miktarını artırmayı, yetiştiriciliğini yaygınlaştırmayı ve yerel istihdama katkı sağlayarak dünyaca ünlü Osmanlı Çileği’nin korunmasını amaçlıyoruz. 1 yıl önce temellerini attığımız projemizde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Karadeniz Ereğli İlçe Müdürlüğü, Zonguldak Ereğli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Osmanlı Çileği’ni Yaygınlaştırma Ve Üreticilerini Koruma Derneği’yle işbirliği yapıyoruz” bilgisini verdi.
Projeye destek üç yıl boyunca devam edecek
Projeye min. 3 yıl süresince devam etmeyi hedeflediklerini belirten Banu Kalay Erton, “Fidelerin ilk ekiminin tamamlanmasının ardından tahsis edilen alanda üretimi gerçekleştirecek çiftçilerimiz belirlenecek ve çalışmaya başlayacaklar. Eş zamanlı olarak fidelerin üretilmesini ve korunmasını sağlayacak teknik gereklilikler yerine getirilmeye devam edilecek” dedi.

Büyüksün MEHMET

0

Hatay’ın Antakya ilçesinde 5’inci sınıf öğrencisi Mehmet Demirkol, bulduğu cüzdanı okul müdürü aracılığıyla sahibine teslim etti.

Antakya Özbuğday Ortaokulu 5’inci sınıf öğrencisi Mehmet Demirkol, arkadaşlarıyla okul bahçesinde oyun oynarken içinde 5 bin lira ve ziynet eşyası olan cüzdanı fark etti. Demirkol, bulduğu para dolu cüzdanı okul müdürü Halit Yaylacı’ya götürdü. Emniyete durumu bildiren okul müdürü Halit Yaylacı, cüzdanı sahibine teslim etti. Okul Müdürü Yaylacı, örnek davranışından dolayı öğrencisini tebrik etti.

Maddi durumu iyi olmadığı öğrenilen Mehmet Demirkol ise, bahçede oynarken içi para dolu cüzdan bulduğunu, durumu hemen okul müdürüne haber verdiğini belirterek, “Okul müdürüyle birlikte emniyete para bulduğumuzu haber verdik. Sahibini bu şekilde bularak teslim ettik. Kendisi de bize teşekkür etti” dedi.

Belen belediye Başkanı Kübra Mandal” Bir sürü işimiz var”

0

Belen Belediye Başkanı Adnan Vurucu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla makamını Şevket Çalışkan İlkokulu 4. Sınıf öğrencisi Hatice Kübra Mandal’a devretti.
Makamı Başkan Vurucu’dan devralmanın mutluluğunu yaşadığını dile getiren Belen Belediye Başkanı Hatice Kübra Mandal, “Bütün çocukların çocuk bayramını kutluyorum. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ülkemi her zaman koruyacağım. Türk Bayrağını en yükseklerde dalgalandıracağım” dedi. Belediyecilik hizmetleri ile ilgili “Bir sürü işimiz var” dedi ve ekledi: “ Öncelikle sağlık hizmetlerinden başlayalım. Belenin en büyük sorunu hastanenin olmayışıdır. İlçemizi hastaneye kavuşturmak için çalışmalar başlatacağız. Ardından temizlik işlerimiz ile ilgili her mahalleye bir dönüşüm kutusu koyduracağız. Kadınların sıkılmaması için her mahallede bir sosyal etkinlik düzenleyeceğiz. Başta Bakras Mahallesi olmak üzere sokakta başıboş gezen hayvanlara barınak yapacağız. Gençlerimizi de unutmayacağız. Onlar için spor salonları yapacağız. Belen’de su ve kanalizasyon sorunlarını çözeceğiz. Yolları da yapacağız.” İfadelerini kullandı.

Belen’de Çocuk Şenliği

0

Belenli çocukların katılımıyla düzenlenen 23 Nisan Çocuk Şenliği Simya Kolejinde yapıldı. Çocukların gönüllerince eğlendiği şenlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Şenlik, çeşitli animasyon ve sihirbazlık gösterilerinin yanı sıra çeşitli yarışmalarda renklendi. Şenliği, Belen Belediye Başkanı Adnan Vurucu, Başkan Yardımcısı Kemal Kara, Simya Koleji Kurucu Selim Baysal, Belediye meclis üyeleri çocuklarla şenliği izledi.
Şenlikte çocuklara hitaben yaptığı konuşmada çocuklarımızın ve tüm dünya çocuklarının kalplerinde dostluk ve kardeşlik duygularının pekişmesindeki önemine dikkat çeken Belen Belediye Başkanı Adnan Vurucu, çocuklara hitaben şöyle konuştu:
“Sevgili çocuklarımız, gençlerimizin yüreklerinde taşıdıkları vatan ve millet sevgisi, gözlerindeki yaşama sevinci ve umut ışığı ülkemizin geleceğine olan inancımızı güçlü kılmaktadır. Bu mutlu gün vesilesiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, bizlere 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını mirası bırakan aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.”

KEÇE SÜSLEME KURSU KAYITLARI BAŞLADI

0

Antakya Belediyesi Gençlik Merkezi ücretsiz kurs hizmetlerine bir yenisini daha ekleyerek son dönemlerde sıkça kullanılan ve özellikle ev hanımlarına yeni bir istihdam alanı olan Keçe Süsleme kursunu hayata geçiriyor.

Antakya Belediyesi’nden konuyla ilgili yapılan açıklamada konuyla ilgili şunlar yer aldı; “Antakya Belediyesi Gençlik Merkezi 14 yaşın üzerindeki tüm vatandaşlara yönelik Keçe Süsleme kursu açıyor.

Keçe Süsleme kursu, kursiyerlerine; Tekniğe ve modele uygun kumaşı sertleştirme, kalıp hazırlama, renklendirme, ütüleme, toplama, dallama ve buketleyerek fantezi çiçekler, süsleme motifleri yapabilme bilgi ve becerisine sahip kişiler yetiştirilir. Kursumuzun amacı özellikle ev hanımlarımızın ve gençlerimizin küçük veya büyük ölçekli işletmelerde, yapma çiçek üretimi yapan atölyelerde, ev aksesuarı yapan atölyelerde, kendi işyerinde veya evinde istihdam alanı oluşturmalarını, var olan alanlarda nitelikli eleman olarak yeterlilik kazanmalarını sağlamaktır.”

Kurslarımıza kayıt olmak isteyen öğrencilerin Cebrail Mahallesi Cengiz Caddesi üzerinde bulunan Gençlik Merkezi’ni ziyaret edebilecekleri veya 0326 227 22 22 numaralı telefondan bilgi alabilecekleri bildirildi.

Anemili Çocukların 23 Nisan Hediye Sevinci

0

İskenderun Yükseliş Koleji Devlet Hastanesinde bulunan 23 Anemili çocuğu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla ziyaret ederek çeşitli hediyelerle sevindirdi.

İskenderun Yükseliş Koleji farkındalık yaratmak adına Talasemi ve Orak Hücre Anemili hasta çocuklara yönelik İskenderun Devlet Hastanesi’nde Kalıtsal Kan Hastalıkları bölümünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama etkinliği düzenledi.

Yükseliş Koleji İngilizce öğretmeni Elif Şahin gözetiminde hastaneye gelen bir grup öğrenci, kan takviyesi yapılan anemili 23 çocukla kaynaştı. 23 Nisan Bayramı kutlama pastası da kesilen etkinlikte, Anemili hastalara tablet PC, cep telefonu ve oyuncaklardan oluşan hediyeler dağıtıldı.

İskenderun Yükseliş Koleji’ne duyarlılıkları sebebiyle teşekkür eden İSTOYAD (İskenderun Talasemi Orak Hücreli Anemililer Yardımlaşma Derneği) Başkanı Volkan Vural Taş “Yükseliş Kolejine Derneğimize ve bölümümüze yaptıkları bu anlamlı ziyaret ve hediyeleri için teşekkür ederiz” dedi.

İSTE KÜTÜPHANESİ ÇOCUKLARA KAPILARINI AÇTI

0

İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Kütüphanesi, Arsuz’da bulunan Karahüseyinli İlköğretim Okulu öğrencilerini ağırladı. İlk defa büyük bir kütüphaneye geldikleri öğrenilen miniklerin heyecanı ve sevinci görülmeye değerdi.
Sınıf öğretmenleri Güldemet Şimşek Bozkurt ile birlikte, İSTE Merkez Kampüsü’ndeki gemi şeklindeki tasarımı ile dikkat çeken binanın en üst katında hizmet veren kütüphaneye gelen minik öğrenciler, binlerce kitabın bir arada bulunduğu kütüphaneyi büyük bir heyecanla gezerek, seçtikleri kitapları zevkle okudular. Kitapların bulunduğu rafları gezen ve kütüphane kurallarını öğrenen minik öğrencilerin heyecanı ve mutluluğu gözlerinden okunurken, İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli de onların sevinçlerine ortak oldu. Minik öğrencilerle sohbet eden İSTE Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, öğrencilere gelecekle ilgili hayallerini ve ileride hangi mesleği seçmek istediklerini sordu. Çocuk Kütüphanesi kurulma çalışmalarının hızla devam ettiğini belirten Prof. Dr. Dereli, Kütüphanenin kapılarının çocuklara her zaman açık olacağını ve istedikleri zaman gelebileceklerini ifade etti.
Sınıf öğretmeni Güldemet Şimşek Bozkurt, kendilerini misafir eden, İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli nezdinde tüm Kütüphane çalışanlarına teşekkür etti.
Kütüphanede kitap okuyan, bilmece yarışı oynayan miniklerin ziyareti, hatıra fotoğrafları çekilmesinin ardından sona erdi.

Gençler Bakım Evinde

0

İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) öğrencileri ve İskenderun Gençlik Merkezi (İGM) gönüllü gençleri Beyaz Melekler Bakım Merkezini Ziyarette bulundu.

İskenderun Gençlik Merkezi Müdürü Ahmet Keskin ‘Merkezimiz Her Yerde’ anlayışı ile yola çıktıklarını ve farkındalık yaratmak adına duyarlı gençler ile birlikte Beyaz Melekler Bakım Merkezini ziyaret ettiklerini söyledi.

Geçen sene de ziyaret ettikleri merkezde tanıdık yüzler görmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Ahmet Keskin “İleri ki zamanlarda onlarında bizleri ziyaret için Gençlik Merkezimize bekliyoruz. Gençlerimizle yaşlılarımıza ve hastalarımıza saygılı olmamız gerektiğinin önemine dikkat çekmek istiyoruz. Empati kurmayı ve farkındalık yaratmak için genç yaşlı demeden Merkezimiz her yerde diyoruz” diye konuştu.

Mayıs ayı içerisinde de büyük bir organizasyon planladıklarının altını çizen Gençlik Merkezi Müdürü Ahmet Keskin İskenderun Barbaros Kız Meslek Lisesi gençleri ve Beyaz Melekler Bakım evi sakinleriyle, birlikte bir etkinlik yapacaklarını kaydetti.

Ziyarette sıcak ve samimi bir karşılama gören gençler de “Dedelerimiz ve ninelerimizin yüzlerinde birer tebessüm olmaya çalışırken konserle birlikte hoş bir muhabbet ortamı yakaladık” dedi.

Bedensel, ruhsal ve zihinsel hastalara hizmet veren Beyaz Melekler Bakım Evinde aile ortamında bir zaman geçirmenin mutluluğunu yaşayan gönüllü gençler ziyaretten memnun bir şekilde ayrıldı.

GALATASARAY BAĞLAR BELEDİYE SPOR’A FARK ATTI

0

Türkiye Basketbol Federasyonu tarafından organize edilen (U-16) Kulüp Kızlar Türkiye Şampiyonası yarı finallerine İskenderun’da devam edildi.
İskenderun Belediyesi’nin Sakarya Spor salonunda yapılan müsabakada (C) Grubunda mücadele eden Galatasaray, Beşiktaş yenilgisinin acısını Diyarbakır Bağlar Belediye Spor’u 74-19 gibi farklı skorla yenerek aldı.
Galatasaray bu sonucun ardından 2. galibiyetini alarak gruptan çıkmanın hesaplarını yapmaya başladı.