<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Köşe Yazıları | Körfez Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://www.korfezgazete.com/category/kose-yazilari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.korfezgazete.com</link>
	<description>1950&#039;den bugüne tarafsız haber, objektif yorum</description>
	<lastBuildDate>Sun, 28 Sep 2025 16:32:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>
	<item>
		<title>234 belediyemizde itfaiye teşkilatı yok</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/234-belediyemizde-itfaiye-teskilati-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 16:32:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=252621</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/07/necmi-hoca-e1721386435135.jpeg" alt="234 belediyemizde itfaiye teşkilatı yok" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>Necmi Hoca yazdı 234 BELEDİYEMİZDE İTFAİYE TEŞKİLATIMIZ YOK…!   Her yıl 25 Eylül – 1 Ekim tarihleri arasında kutlanan “İtfaiye Haftası”, köklü bir tarihe ve fedakârlıklarla dolu bir geleneğe sahip...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/234-belediyemizde-itfaiye-teskilati-yok/">234 belediyemizde itfaiye teşkilatı yok</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/07/necmi-hoca-e1721386435135.jpeg" alt="234 belediyemizde itfaiye teşkilatı yok" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/07/necmi-hoca-e1721386435135.jpeg" alt="234 belediyemizde itfaiye teşkilatı yok" />

<p>Necmi Hoca yazdı</p>
<p><strong>234 BELEDİYEMİZDE İTFAİYE TEŞKİLATIMIZ YOK…!</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Her yıl 25 Eylül – 1 Ekim tarihleri arasında kutlanan <strong>“İtfaiye Haftası”</strong>, köklü bir tarihe ve fedakârlıklarla dolu bir geleneğe sahip olan itfaiye teşkilatımızın önemini hatırlatmaktadır. Ancak bu haftayı kutlarken, İtfaiye Emekçilerinin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarının gölgesinde olduğumuzu da unutmamalıyız. İtfaiyecilik, yalnızca yangınla mücadeleden ibaret değildir; Trafik kazalarından doğal afetlere, kurtarma operasyonlarından sel ve su baskınlarına kadar çok geniş bir görev alanı vardır.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-219927" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/07/necmi-hoca-e1721386435135.jpeg" alt="" width="394" height="375" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/07/necmi-hoca-e1721386435135.jpeg 394w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/07/necmi-hoca-e1721386435135-300x286.jpeg 300w" sizes="(max-width: 394px) 100vw, 394px" /></p>
<p>Böylesine kritik bir görevi üstlenen yapının, çoğu zaman imkânlarını zorlayarak vatandaşın can ve mal güvenliğini korumaktadır. Ne var ki; eskiyen araç filoları, yetersiz personel sayısı, modern ekipman eksiklikleri ve özellikle kırsal bölgelerdeki erişim zorlukları, itfaiye teşkilatlarımızın omuzlarına ağır bir yük bindirmektedir.</p>
<p>Bugün 311 yıllık bir geçmişin onurunu taşırken, geleceğe daha güvenle bakabilmemiz için bu sorunların çözülmesi elzemdir. İtfaiye teşkilatlarımızın güçlendirilmesi, hem görevlerini daha etkin şekilde yerine getirmelerini sağlayacak hem de halkımızın güven duygusunu pekiştirecektir. Peki halkımızın güven duygusunu nasıl pekiştirebiliriz?</p>
<p>Bunun yolu, görev alanlarımızda afet farkındalık eğitimlerini özendirci oluşumlarla çoğaltmak ile mümkündür. Gerek okullarımızda, gerek endüstriyel tesislerde, gerekse kamu ve özel sektörde elimizden geldiği kadar yangın güvenliği konulu eğitimler vererek halkımızı bilinçlendirmemiz gerekmektedir.</p>
<p>İtfaiyenin üç temel görevi vardır:</p>
<ul>
<li>Önleme,</li>
<li>Müdahale,</li>
<li>Eğitim-Denetim.</li>
</ul>
<p>Halkımız yangın güvenliği konusunda ne kadar bilinçlenirse ve eğitim seviyesi ne kadar artarsa, yangınlar ve onlara bağlı afetler de o denli azalacaktır.  Bu eğitimleri halka verecek olan itfaiye personellerinin kendi eğitimleri sürekli ve güncel (Ulusal ve Uluslararası standartlara her anlamda hakimiyet gibi) tutulmalıdır. Yangın söndürürken aynı zamanda insanların hayatlarını sürdürdüğü yaşam alanlarının yangın güvenliği de irdelenmelidir. Bir yapının yangın güvenliği, itfaiye teşkilatlarının denetimleri sayesinde sağlıklı ve güvenli bir hale gelebiliyorsa, bu güvenliği sağlayacak itfaiye personelinin de nitelikli ve donanımlı olması gerekir.</p>
<p>Bugün Ülkemizde <strong>234 Belediyede itfaiye teşkilatının bulunmaması, </strong>bu yerlerde denetimlerin kim tarafından yapıldığı sorusunu beraberinde getirmekte ve sorunun boyutunu açıkça ortaya koymaktadır. Dahası, böylesine hayati görevleri üstlenen itfaiye personelinin halen bir meslek sınıfına sahip olmaması, yalnızca “genel idari hizmetler” sınıfında yer alması, ayrı bir handikap oluşturmaktadır.</p>
<p>Yalnızca şehir içi yangınlarla mücadele edilmemektedir; Bazen 60 km (Dün gece bir ilçemizin sorumluluk alanından  40 km ötesindeki ahşap konut yangınına müdahele edilmiş.Doğal olarak müdahele kurgusu yangının  diğer yapılara atlamaması üzerine yapılmıştır) uzaklıktaki bir köye ulaşmaya çalışılmaktadır.İtfaiyeden kaynaklanmasa da geç müdahele nedeniyle vatandaşlarca sözlü bazen de fiili demotive edici eylemlere maruz kalındığı da olmaktadır. Bunun yanısıra, sarp ve engebeli arazilerde çıkan orman yangınlarına müdahale edilmektedir.</p>
<p>Bu kadarla da sınırlı değil ; Barajlarda ve denizlerde boğulma vakalarına, trafik kazalarına ve daha birçok arama-kurtarma operasyonlarında oluyorlar.(Çilingircilik-Cadde sulama-Baca Temizliği vb.görünmeyen bazı işlerde var) Böylesine teknik, riskli ve yüksek sorumluluk gerektiren görevleri yerine getiren itfaiye personelinin hâlâ meslek statüsüne kavuşmamış olması, üzerinde durulması gereken en önemli sorunlardan biridir. İtfaiyeciler; 300 yılı aşkın köklü bir geçmişe sahip olan teşkilatın, artık dünyadaki emsalleriyle aynı seviyeye ulaşarak, uzmanlaşmış, teknik açıdan donanımlı ve çağın standartlarını yakalamış bir teşkilat haline gelmesi beklenmektedir.</p>
<h2><strong>“ESKİYE GÖRE İYİYİZ “  </strong></h2>
<p>İyi de biz aksini iddia etmedik ki. 30 büyükşehir+51 İl ve toplamda 419 Belediye İtfaiyesi. Ek olarak ziyaret ettiğim 66 OSB’nin bazılarındaki itfaiye birimleri +Orman İtfaiyelerinin (Bunlar dışında ayrı tanımlanan Havaalanı İtfaiye Birimleri-Sahil Güvenlik komutanlığı-Askeri İtfaiyeler-Özel Sektöre” AVM,Tüpraş vb..”bağlı itfaiyelerde mevcuttur.)  kabiliyetlerini yerinde incelemiş biri olarak Evet bizde teyid ediyoruz. İlk ziyaretlerimiz de Mezarlıklar müdürünün ,İtfaiye müdürü olarak atandığını-Sürgün Temelli- durumları biliyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>An itibarıyla ön lisans ve Lisans mezunu gençlerin kendi meslekleriyle ilgili çalışma olanağı bulamadıkları durumlarda, en az  polislik mesleği kadar itfaiyeci olmakla ilgili arayışları olduğu gözlemleniyor. Ötesi lise üstü eğitim ve öğretimlerde de tercih edilen meslek oluşu çok sevindirici durumdur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Van’da berberlik yapan  babanın kızını Türkiye’nin İlk İtfaiyecilik okulu ünvanına sahip,Kocaeli Üniversitesine  kızını öğrencilik için bırakıp,dönüşünde Havaalanında 3 gün önceki  sohbetimizde de  bir kez daha istenen meslek/çalışma alanı olmasının güncelliğini gördük.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong>SONUÇ</strong></h2>
<p>Beklentiler personelinden araç-gerecine, eğitiminden mevzuatına kadar ülkemizin dört bir yanında aynı standartlara sahip, eşit imkânlarla görev yapan, güçlü ve modern bir teşkilat olmaktır.  Donanımlı ve iyi yetişmiş bir itfaiye personeli, görevini layıkıyla, zamanında ve hatasız olarak yerine getirir. Bu hem vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini garanti altına alır, hem de afetlere karşı daha dirençli bir toplum oluşturur.</p>
<p>Dolayısıyla, İtfaiye teşkilatının çağın gerekliliklerine uygun şekilde güçlendirilmesi, itfaiyecilerin en büyük temennisi olduğu kadar, ülkemizin güvenliği ve geleceği için de bir zorunluluktur.</p>
<p>Bu vesileyle, tüm itfaiye teşkilatlarımızın <a href="https://www.korfezgazete.com/?s=%E2%80%9C%C4%B0tfaiye+Haftas%C4%B1%E2%80%9D"><strong>“İtfaiye Haftası”</strong></a>nı kutluyor; afetsiz, güvenli ve sağlıklı günler dileriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/234-belediyemizde-itfaiye-teskilati-yok/">234 belediyemizde itfaiye teşkilatı yok</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HBB “devrim “yaptı  Devamını bekliyorum</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/hbb-devrim-yapti-devamini-bekliyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Mar 2025 20:41:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İskenderun Haber]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=238088</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/03/WhatsApp-Image-2025-03-19-at-18.33.23.jpeg" alt="HBB “devrim “yaptı  Devamını bekliyorum" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>&#160; &#160; Hatay Büyükşehir Belediyesi bir değişim ve dönüşüm paketini yavaş yavaş hayata sokuyor. Bugüne kadar uygulamaya sokulan 30 adet otobüs ve bin aracın satın alınması HBB`nin hizmet kalitesini yükseltecek,...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/hbb-devrim-yapti-devamini-bekliyorum/">HBB “devrim “yaptı  Devamını bekliyorum</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/03/WhatsApp-Image-2025-03-19-at-18.33.23.jpeg" alt="HBB “devrim “yaptı  Devamını bekliyorum" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/03/WhatsApp-Image-2025-03-19-at-18.33.23.jpeg" alt="HBB “devrim “yaptı  Devamını bekliyorum" />

<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hatay Büyükşehir Belediyesi bir değişim ve dönüşüm paketini yavaş yavaş hayata sokuyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-238089" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/03/WhatsApp-Image-2025-03-19-at-18.33.23.jpeg" alt="" width="977" height="513" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/03/WhatsApp-Image-2025-03-19-at-18.33.23.jpeg 977w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/03/WhatsApp-Image-2025-03-19-at-18.33.23-300x158.jpeg 300w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/03/WhatsApp-Image-2025-03-19-at-18.33.23-768x403.jpeg 768w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/03/WhatsApp-Image-2025-03-19-at-18.33.23-696x365.jpeg 696w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/03/WhatsApp-Image-2025-03-19-at-18.33.23-800x420.jpeg 800w" sizes="(max-width: 977px) 100vw, 977px" /></p>
<p>Bugüne kadar uygulamaya sokulan 30 adet otobüs ve bin aracın satın alınması HBB`nin hizmet kalitesini yükseltecek, maliyetlerini azaltacak nitelikte.</p>
<p>Kiralama hizmetleri, özelleştirme ya da hizmet satın alması gibi hizmet kalitesini düşüren ,maliyetini arttıran uygulamalardan vazgeçilmesi çok önemsediğim bir dönüşüm projesi.</p>
<p>Geçen yazdığım gibi</p>
<p>“<strong>30 Otobüs Yetmez 300 Otobüs Lazım</strong>” başlıklı yazında da belirttiğim bazı hususları burada tekrarlamak istiyorum;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>“Bu kentte dolmuş kullanan on binler adına bende bir şeyler söyleyeyim;</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Bu iş sana mı kaldı deme olur mu?</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Evet bana kaldı</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Neden bana kaldı?</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Öncelikle onlar örgütsüz</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Örgütsüz oldukları için sahipsiz</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Sahipsiz oldukları için dikkate alınmıyor</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Ve işin sonunda hep onlar mağdur oluyor</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Hep onların bütçesi aşınıyor.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Biz on binler</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Durak başkanlarının belirlediği saatlere uymak ve ceza yememek için çılgınca araç kullanan dolmuş değil saatleri belirlenmiş konforlu ve güvenli seyahat istiyoruz.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Kaba saba dolmuş şoförü değil kamu görevlisi “babacan şoför” istiyoruz”</em></strong></p>
<p>Bu minvaldeki yazım tek değil!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İskenderun’da her belediye başkanı değiştiğinde benzer şeyler yazdım.</p>
<p>Büyük Şehir Belediyesi olunca defalarca benzer sitemlerle kamusal ulaşıma geçilmesini istedim.</p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Evet bu şehirde dolmuş kullanan yüz binler artık sahipsiz değil!</p>
<p>Her gün işine, okuluna, çarşıya, hastaneye gitmek zorunda olan on binler artık sahipsiz değil!</p>
<p><a href="https://www.korfezgazete.com/?s=Hatay+B%C3%BCy%C3%BCk%C5%9Fehir+Belediyesi">Hatay Büyükşehir Belediyesi</a> bu dönüşüm projesi ile yüz binlere sahip çıkmıştır, çıkmaya devam edecektir…</p>
<p><strong> Belediyeciliğinin bir amacı da piyasa denetleme ve fiyat düzenleme değil midir?</strong></p>
<p><strong> Evet öyledir,</strong></p>
<p><strong> Ama biz bunu 40 yıldır hiç görmüyorduk.</strong></p>
<p><strong>Hatırladığım kadarı ile belediye otobüslerini son kullandığımız Sayın Mete Aslan`ın ilk dönemiydi.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>O tarihten sonra birçok alanda olduğu gibi Kent içi ulaşımda   şoför esnafının, minibüs sahiplerinin, halk otobüsleri sahiplerinin insafına bırakıldı.</p>
<p><strong>Tıpkı on binlerin ekmek konusunda fırıncıların insafına bırakıldığı gibi!</strong></p>
<p>Öylesine bırakılmıştı ki bu kentte bir dolmuşun veya özel halk otobüsünün çalışırken zabıta tarafından</p>
<p>denetlendiğini bile çok nadir görüyorduk.</p>
<p><strong>Hal böyle olunca kent iç ulaşım hem kalite hem fiyat yönünden tek bir belirleyiciye kalmıştı,</strong></p>
<p><strong>tekel oldular bir anlamda.</strong></p>
<p><strong>Bu dönüşüm ve değişimin Sonrası Şimdi Düşünme sırası o esnaflarda.</strong></p>
<p><strong> Ya Kendilerine çeki düzen verecekler ve HBB ‘nin koyduğu kurallara uyacaklar,</strong></p>
<p><strong>  Vatandaşa saygı gösterecekler. Ya da 30 otobüs daha devreye girdiğini görecekler.</strong></p>
<p>Şimdi manzara şöyle görünüyor.</p>
<p><a href="https://www.korfezgazete.com/?s=%C2%A0%C4%B0skenderun"> İskenderun</a>&#8216;da Öncelikle Şehit Pamir ve Ulu Cami Caddelerinin dışındaki caddelerde vızır vızır belediye otobüsleri ring atıyor.</p>
<p><strong>Vatandaş memnun</strong></p>
<p>Çankaya&#8217;daki hastaneye ve TOKİ konutlarına ulaşım şimdi daha kolay.</p>
<p>Hatay kart olağanüstü bir rağbet gördü.</p>
<p><strong>Kısacası vatandaş bu büyük dönüşümden son derece mutlu.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yeri gelmişken bir soru sormak istiyorum</p>
<p>Bu belediye otobüsleri Şehit Pamir, ulu Cami Caddelerine neden girmiyor?</p>
<p>Bunun nedeni dolmuşçularla bir pazarlık ya da pazar paylaşımı anlaşması olabilir mi?</p>
<p>İlgililer Yanıt verirlerse, bizim de söyleyecek birkaç sözümüz olur.</p>
<p><strong>Hatay Büyük Şehir Belediyesinin AK Partili başkanı ile kamusal ulaşım konusunda Hatay&#8217;da “çakma sosyal demokratın” yapamadığı Devrim yapılmıştır.</strong></p>
<p>Kent içi ulaşımın bir kısmı kamusallaştırılmıştır</p>
<p>Bu bir devrimdir.</p>
<p>Ne dersiniz Sayın Öntürk?</p>
<p>Bu devrimleri sürdürelim mi?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Vallahi benim önereceğim başka devrimler de olur.</p>
<p>Bir tane daha örnek vereyim.</p>
<p>Halk Ekmek Fabrikaları ile yoksulların fırıncı esnafının esaretinden kurtarılması devrimi.</p>
<p>Daha doğrusu “ekmek devrimi” diyelim</p>
<p>Ne dersiniz Sayın Başkan?</p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/hbb-devrim-yapti-devamini-bekliyorum/">HBB “devrim “yaptı  Devamını bekliyorum</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ne Zaman Öleceksiniz?</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/ne-zaman-oleceksiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Feb 2025 10:58:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay Haber]]></category>
		<category><![CDATA[hatay haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[hatay iskenderun haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[İskenderun Haber]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=235771</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/bulent-akbay-kose.jpeg" alt="Ne Zaman Öleceksiniz?" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>&#160; Ülkemizi canınızdan çok seviyorsunuz. Hem malınızla hem canınızla bedel ödüyorsunuz. Kimsesizlere kimse olması için yöneticiler seçiyorsunuz. &#160; Ama sonuç kocaman bir fiyasko.   Nasıl mı? Bir insanını olmazsa olmaz...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/ne-zaman-oleceksiniz/">Ne Zaman Öleceksiniz?</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/bulent-akbay-kose.jpeg" alt="Ne Zaman Öleceksiniz?" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/bulent-akbay-kose.jpeg" alt="Ne Zaman Öleceksiniz?" />

<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ülkemizi canınızdan çok seviyorsunuz. Hem malınızla hem canınızla bedel ödüyorsunuz. Kimsesizlere kimse olması için yöneticiler seçiyorsunuz.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-235772" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/bulent-akbay-kose.jpeg" alt="" width="696" height="318" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/bulent-akbay-kose.jpeg 696w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/bulent-akbay-kose-300x137.jpeg 300w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<p><strong>Ama sonuç kocaman bir fiyasko.  </strong></p>
<p><strong>Nasıl mı?</strong></p>
<p><strong>Bir insanını olmazsa olmaz denilen ve Anayasalarda güvence altına alınan bazı haklarının durumuna bakarak nasıl bir karanlığa sürüklendiğimizi anlatmaya çalışayım. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h2><strong>Anayasada güvence altındaki </strong><strong>Barınma Hakkınızı gasp etmişler. </strong></h2>
<p><strong>Seçtiğiniz yöneticiler evinizi ikinci defa size satmaya kalkıyor. </strong></p>
<p><strong>Hem de tefeci gibi kat be kat fiyatlarla. </strong></p>
<p><strong>Hem de tefeciler gibi borç senedine açığa imza attırarak. </strong></p>
<p><strong>Kiradasınız ve kira bedeli bir aylık kazancınıza denk gelmiş, feryat ediyorsunuz. Yöneticileriniz üç maymunu oynuyor. Duymuyor, görmüyor ve konuşmuyor. </strong></p>
<p><strong>Öğrencisiniz ve yöneticiler insanca koşullarda yurtlar sağlayamadığı için sizi tarikatların kucağına atıyor. Oralarda tacize uğrama veya terörist olma özgürlüğüne sahipsiniz ama konuşma hakkınız bile yok. Seçtiğiniz yöneticileriniz  “ sizden daha kaç kişiyi evsiz bırakırsam Avrupalarda şato satın alırım” diye düşünürken ya siz  ne hissediyorsunuz?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h2><strong>Anayasada güvence altındaki </strong><strong>Eğitim Hakkınızı gasp etmişler. </strong></h2>
<p><strong>Seçtiğiniz yöneticiler eğitimi özel sektöre devretmiş. Her yerde özel okullar mantar gibi ürerken mevcut devlet okullarını imam-hatipleştirerek içini boşaltmışlar. </strong></p>
<p><strong>Çocuklarınız aç okullara gelip-gider olmuşken; okul tuvaletlerini bile temizleyecek personel sağlayamayan yöneticiler tarikatlarla iş tutmuşlar. </strong></p>
<p><strong>Eğitim giderlerini karşılayamadığınız için çocuklarınızı okuldan alıp sanayiye vermişken seçtiğiniz yöneticilerin çocukları Amerikalarda yaşadıkları malikânelerden okullarına gidiyorlar. Seçtiğiniz yöneticiler “bu halkın çocuklarını okulsuz ve cahil bırakırsam daha kaç yıl bu ülkeyi yönetirim” diye düşünürken ya siz hissediyorsunuz?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h2><strong>Anayasada güvence altındaki </strong><strong>Sağlık Hakkınızı gasp etmişler.  </strong></h2>
<p><strong>Seçtiğiniz yöneticiler hastanelerinizi doktorundan hemşerisine adeta kovalayarak özel hastanelere göndermişler. </strong></p>
<p><strong>Hastalandığınızda randevu, doktor ve hatta ilaç bulamaz hale gelmişsiniz. </strong></p>
<p><strong>Her adımınızda sigortalı olduğunuz halde para öderken, yöneticiler SGK’yı batırdınız diye sizi suçlamaya başlamışlar.  </strong></p>
<p><strong>Eczacı size ilaç veremediği için sizin için ağlıyor.  </strong></p>
<p><strong>Aile hekimi emeğinin karşılığını alamadığı için siz ona ağlıyorsunuz. </strong></p>
<p><strong>Doktor sizi doğru dürüst muayene edemediği için sizin için ağlıyor. </strong></p>
<p><strong>Siz hemşirelerin nöbet tutmaktan kan çanağına dönen gözlerine bakıp bakıp ah çekerken, hemşireler sabit kur nedeniyle eczanesini kapatmak zorunda kalan eczacıya ağlıyor. </strong></p>
<p><strong>Yani hepimiz her birimiz için kahır çekerken onlar Şehir hastaneleri adı altında hazineye hortum bağlayıp müteahhitleri karun gibi zengin etmeye devam ediyorlar.  Üstelik sizi suçlu ilan edip bir de azar işitiyorsunuz. </strong></p>
<p><strong>Seçtiğiniz yöneticiler “ bu yıl kaç kişi hastalanırsa karıma kar katarım, ben yeni doğan çetesine değil kazanacağım paraya bakarım” derken ya siz hissediyorsunuz?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h2><strong>Anayasada güvence altındaki </strong><strong>Sosyal Güvenlik Hakkınızı gasp etmişler.  </strong></h2>
<p><strong>Emekli aylıklarını artırmamak için “sosyal güvenlik açıkları büyüyor, EYT bütçenin dengelerini bozdu” diyorlar. Oysa devletin kendi rakamlarına göre son 10 yılda devlet bütçesinden sosyal güvenliği her yıl daha az ödenek ayırmışlar.  </strong></p>
<p><strong>Sosyal güvenlik kurumlarını bilerek ve isteyerek batırmak istemişler. Verdikleri emekli aylıklarıyla sizi açlığa ve yokluğa sürüklemişler. </strong></p>
<p><strong>Seçtiğiniz yöneticileriniz “ ne zaman öleceksiniz” der gibi sizin gözlerinize bakıyorlar.  </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Seçtiğiniz yöneticiler sizi sömürebildikleri sürece sizin sürünmenizi,  sömüremedikleri zaman da ölmenizi isterler.  Bunun en gaddar ve karanlık temsilcileri tarafından yönetiliyorsunuz. </strong></p>
<p><strong>Seçtiğiniz yöneticiler size karşı bunları hissederken ya siz ne hissediyorsunuz? </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/ne-zaman-oleceksiniz/">Ne Zaman Öleceksiniz?</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>30 yetmez 300 otobüs gerekli</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/30-yetmez-300-otobus-gerekli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Feb 2025 12:50:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=235628</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/basyazi1-4-696x392-2.jpg" alt="30 yetmez 300 otobüs gerekli" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>&#160; &#160; İskenderun Şoförler odası başkanı ve HESOB Başkan yardımcısı Erol Akın hem Hemşerim hem de ilk okul arkadaşım &#160; Kendisini sever ve sayarım İyi ve seviyeli bir ilişkimiz var...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/30-yetmez-300-otobus-gerekli/">30 yetmez 300 otobüs gerekli</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/basyazi1-4-696x392-2.jpg" alt="30 yetmez 300 otobüs gerekli" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/basyazi1-4-696x392-2.jpg" alt="30 yetmez 300 otobüs gerekli" />

<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İskenderun Şoförler odası başkanı ve <a href="https://www.korfezgazete.com/?s=HESOB+Ba%C5%9Fkan+yard%C4%B1mc%C4%B1s%C4%B1+Erol+Ak%C4%B1n">HESOB Başkan yardımcısı Erol Akın</a> hem Hemşerim hem de ilk okul arkadaşım</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-235630" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/basyazi1-4-696x392-2.jpg" alt="" width="696" height="392" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/basyazi1-4-696x392-2.jpg 696w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/basyazi1-4-696x392-2-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kendisini sever ve sayarım</p>
<p>İyi ve seviyeli bir ilişkimiz var</p>
<p>Ancak Kader bizi farklı kesimlerin temsilcisi yaptı</p>
<p>O şoför ve otomobilcilerin temsilcisi olarak Ben ise bu şehirde dolmuş kullanan biri olarak olaylara ve gelişmelere farklı bakıyoruz</p>
<p>Hatırlarsınız <a href="https://www.korfezgazete.com/?s=HBB+Ba%C5%9Fkan%C4%B1+Say%C4%B1n+%C3%96nt%C3%BCrk">HBB Başkanı Sayın Öntürk</a> geçenlerde 30 adet otobüs satın aldığını ve  bazı hatlarda  kamu taşımacılığına başlayacağını beyan etmişti</p>
<p>Bu haberin gazetelerde yayılmasından sonra Sevgili Erol Akın  Bir demeç vermiş ve demiş ki</p>
<p><strong>Büyükşehir Belediyesi tarafından alınan 30 yeni otobüsünün hizmet amacı taşıdığını ancak esnaf üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.”</strong></p>
<p>Ve birde öneri getirmiş</p>
<p><strong>Örneğin, Denizciler ile Devlet Hastanesi veya Denizciler ile Acil Servis Hastanesi arasında bir belediye otobüs hattı kurulacaksa, mevcut toplu taşıma esnafı ile ortak bir çalışma yapılabilir. Mevcut araçlarla bu hizmeti karşılıklı olarak sağlayabiliriz</strong></p>
<p>Demiş ki Belediye bu hatları da dolmuşçu esnafına bıraksın</p>
<p>Yada Kent içi ulaşım dolmuş ve özel halk otobüslerine kalsın.  .</p>
<p>Belediye Kamusal taşımacılık yapmasın</p>
<p>Yapma be Erol</p>
<p>Neyse Yaptı ve temsil ettiği meslek mensuplarının çıkarına çözümler önerdi</p>
<p>Bu kentte dolmuş kullanan on binler adına bende bir şeyler söyleyeyim</p>
<p>Bu iş sana mı kaldı deme olur mu?</p>
<p>Evet bana kaldı</p>
<p>Neden bana kaldı?</p>
<p><strong>Öncelikle onlar örgütsüz</strong></p>
<p><strong>Örgütsüz oldukları için sahipsiz</strong></p>
<p><strong>Sahipsiz oldukları için dikkate alınmıyor</strong></p>
<p><strong>Ve işin sonunda hep onlar mağdur oluyor</strong></p>
<p><strong>Hep onların bütçesi aşınıyor.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Evet Biz HBB ‘nin almış olduğu bu kararı memnuniyetle karşılıyor ve desteklemekle birlikte yetersiz buluyoruz</p>
<p>Hatay’a 30 araçla kamu taşımacılığı yapmak yetmez.</p>
<p>300 araçlık bir araç filosu oluşturularak özellikle yoksul vatandaşlara, emeklilere ve öğrencilere ucuz  konforlu ve hızlı bir ulaşım sağlanmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Biz on binler</p>
<p><strong>Durak başkanlarının belirlediği saatlere uymak ve ceza yememek için çılgınca araç kullanan dolmuş değil Saatleri belirlenmiş konforlu ve güvenli seyahat istiyoruz.</strong></p>
<p><strong>Kaba Saba  dolmuş şoförü değil Kamu görevlisi babacan şoför istiyoruz</strong></p>
<p>Evet fazla uzatıp Erol Kardeşimi üzmeyeyim</p>
<p>Hazır hızımı almışken ve konu esnaf örgütleri iken</p>
<p>Onu bırakıp bir başka dostuma geceyim</p>
<p>Fırıncılar odası başkanı Sayın Mahmut Şenöz</p>
<p>zammı kopardınız Ekmek 12.5  oldu</p>
<p>Fırıncı esnafı ve Sevgili Mahmut mutludur</p>
<p>Ama biz örgütsüz 100 binler mutsuzuz</p>
<p><strong>Ekmeğimizin 4 te biri yok artık</strong></p>
<p><strong>Artan maliyet asgari ücret zammı falan diyecekler biliyorum,</strong></p>
<p><strong>Geçsinler bunları</strong></p>
<p><strong>İskenderun’da aynı maliyetlerle 8 TL’ ye ekmek satan onlarca fırın var</strong></p>
<p><strong>Onlar nasıl dayanıyor</strong></p>
<p><strong>Ekmek 10 TL iken 7 TL’ye ekmek alıyorduk</strong></p>
<p><strong>Şimdi 8 Tl yaptılar</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Olan yine Örgütlü esnaf karşısında örgütsüz ve sahipsiz  yüz binlere oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Berberler odasına da bir dokunsam diyorum</p>
<p>Yok  On binlerce tüketici berber esnafını unuttu. Evde tıraş oluyor artık</p>
<p>onlara şimdilik dokunmayayım.</p>
<p>Neyse latife bir yana</p>
<p>sözün özü</p>
<p><strong> Örgütlü güç Kamu üzerinde baskı oluşturup zammını, hattını alıyor</strong></p>
<p><strong>Bizim gibi örgütsüz  on binlerde avucunu yalıyor</strong></p>
<p><strong>100  fırıncı 150 bin insanın ekmeğinin 4 te birini götürüyor</strong></p>
<p><strong>100 dolmuşçu 150 bin insanı istediği fiyata ve kaliteye taşıyor</strong></p>
<p><strong>Biz de buna  demokrasi diyoruz örgütlenme hakkı diyoruz</strong></p>
<p><strong> Bunu adı örgütlü Güç hegemonyasıdır</strong></p>
<p><strong>Ve  hiçte demokratik değildir</strong></p>
<p><strong>Kamu otoritesi tercihini kimsesizlerin kimsesi olmak şeklinde yapmalı ve bu güç hegemonyasına dur demelidir</strong></p>
<p><strong>Ne dersiniz Sayın vali  Sayın HBB başkanı ve sayın ilce belediye başkanları?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/30-yetmez-300-otobus-gerekli/">30 yetmez 300 otobüs gerekli</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yönetenler Paranın Sesine Odaklandılar.   </title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/yonetenler-paranin-sesine-odaklandilar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Feb 2025 17:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=234657</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/ulent-kose.jpg" alt="Yönetenler Paranın Sesine Odaklandılar.   " style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>&#160; Bir doğa olayı olan depremin, başta siyasi irade olmak üzere merkezi ve yerel yönetimlerin sorumsuzlukları nedeniyle afete dönüşmesinin bedelini ödemeye devam ediyoruz. &#160; &#160; Yönetenler için sevdiklerimizi, evlerimizi, sokaklarımızı,...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/yonetenler-paranin-sesine-odaklandilar/">Yönetenler Paranın Sesine Odaklandılar.   </a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/ulent-kose.jpg" alt="Yönetenler Paranın Sesine Odaklandılar.   " style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/ulent-kose.jpg" alt="Yönetenler Paranın Sesine Odaklandılar.   " />

<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bir doğa olayı olan depremin, başta siyasi irade olmak üzere merkezi ve yerel yönetimlerin sorumsuzlukları nedeniyle afete dönüşmesinin bedelini ödemeye devam ediyoruz. </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-234659" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/bulen-ulent-kose.jpg" alt="" width="929" height="450" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/bulen-ulent-kose.jpg 929w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/bulen-ulent-kose-300x145.jpg 300w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/bulen-ulent-kose-768x372.jpg 768w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/bulen-ulent-kose-696x337.jpg 696w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/02/bulen-ulent-kose-867x420.jpg 867w" sizes="auto, (max-width: 929px) 100vw, 929px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Yönetenler için sevdiklerimizi, evlerimizi, sokaklarımızı, mahallemizi ve anılarımızı kaybetmemiz yetmemiş anlaşılan. Depremin ardından geçen iki yılın sonunda kendi hatalarından doğan felaketin bedelini bizlere ödetmeye devam ediyorlar. Hatay halkını adeta dünyanın en büyük şantiyesinde zehir soluyarak ölüme sürüklüyorlar. İmdat çığlıklarını boğdular. Yönetenler sadece paranın sesine odaklandılar. Hastaneler tıka basa dolarken, neredeyse her sokakta cenaze çadırları kurulurken, neredeyse her sabah bir tanıdığımızın ani vefat haberini alırken bir tek yetkilinin sorunlara odaklandığını görmüyor ve duymuyoruz. </strong></p>
<p><strong>Bizler yetkililerin hatalarının bedelini canlarımızla ödemeye devam ederken 6 Şubat’ın 2. Yıl dönümünde yetkililer timsah gözyaşlarını alkışlatmak için program yapmışlar. Hem de halkımızın parasıyla. </strong></p>
<h2><strong>                                       </strong>   <strong>Depremin 2. Yılında mezarlıkta program yapıyorlar. </strong></h2>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kendi hatalarını örtmek için insanların kutsallıklarını kullanmaya hazırlanıyorlar. Ağdalı laflarla 2 yıl içinde bir arpa boyu yol gitmediklerini gizlemeye çalışacaklar. Programın hemen ardından şatafatlı hayatlarına dönecekler. Yakınlarını kaybedenler ise için için ağlayarak konteynerdeki sefil hayata geri dönecek ve yaşadığımız kabus gibi hayatın bir an önce normalleşmesi umuduyla başlarını yastığa koyacaklar.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h2><strong>                                          </strong><strong>Depremin 2. Yılında Toplu Dua Merasimi yapıyorlar</strong></h2>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yönetenler depremin 2. Yılında anıt alanında dua okuma programı yapmışlar. Yeni yalanlarına dini inançlarını örtü yapacaklar. Oysa yönetenler depreme dayanıklı kentler inşa etmek için bilimin ve aklın gerektirdiği denetimlerin uygulanmaması için geçtiğimiz hafta kararlar aldılar. Bir yandan bu kararları alıp halka karşı yeni deprem suçları işlerken, halka, halkın parasıyla toplu dua merasimleri düzenliyorlar. AKP iktidarını ve tüm bileşenlerini bilimi ve tekniği hiçe sayan bu uygulamalara imza atarak yeni felaketlere zemin hazırlıyorlar. </strong></p>
<p><strong>Timsah gözyaşlarına dini duyguları perde yapıyorlar. Örneğin yeni yapılan konutlarda statik proje müellifliği yapan inşaat mühendislerinin mesleki yeterlilik ve deneyim şartlarına yönelik denetimin 1 yıl daha uygulanmamasına karar verdiler. Ama duayı eksik etmiyorlar. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Elli bini aşkın can alan 6 şubat depreminin ardından 2 yıl geçmişken ders aldığını umduğumuz yöneticiler  Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğindeki bina çıkmaları ile emsal artışı sağlanamayacağı hükmünü 1 yıl daha uzatarak halkı depremlere ve her türlü afete karşı korumasız bırakan ama para ve rant getiren kararlar alıyorlar. </strong></p>
<p><strong>                                                    </strong></p>
<h2><strong>                                                   </strong><strong>Yalanlarla Ördüğünüz Töreniniz Batsın </strong></h2>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Hatay halkı ağır bedel ödemekte olduğu depremin 2. Yılında depreme dayanıklı kentler inşa edilmesini, verilen sözlerin tutulmasını ve insan sağlığına uygun bir ortamda onurlu bir yaşamın inşasında yönetenlerin sorumluluklarını yerine getirmesini bekliyor. Ne yazık ki rant odaklı kararlar ile Hatay halkının yaraları derinleşiyor. Halen yaklaşık ikiyüz yirmi bin insan konteyner kentlerde yaşam savaşı verirken, en temel sağlık sorunlarını çözemezken, eğitim ve ulaşım imkanlarını ilkel düzeyde çözmeye çalışırken halkın parasıyla  mezarlık ve dua merasimleri düzenleyerek halkı kandırmaya devam ediyorsunuz. Denetimlerden, bilimden, mühendislik hizmetlerinden yoksun yönetim uygulamaları her alanda can ve mal kayıplarına sebep olmaya devam ediyor.  Bu ve benzeri düzenlemeler yaşamı hiçe saymaktır. Yalanlarla ördüğünüz töreniniz de siyasetiniz de yerin dibine girsin. Aklın, bilimin ve tekniğin öncülüğünde depreme dayanıklı kentler inşa etmek Hatay halkının ihtiyacıdır.  Biraz da bu ihtiyaca kafa yorulmalıdır</strong></p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/yonetenler-paranin-sesine-odaklandilar/">Yönetenler Paranın Sesine Odaklandılar.   </a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depremin 2. Yılında Bazı Tespitler (2)</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/depremin-2-yilinda-bazi-tespitler-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jan 2025 09:47:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=234021</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02.jpeg" alt="Depremin 2. Yılında Bazı Tespitler (2)" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>&#160;                Deprem Suçlularını Yargıdan Kaçırma Sanatı   Başlıkta sanat kavramını kullanınca klasik müzik sanatının zirvesindeki isimlerden biri olan Mozart’ın  “saraydan Kız kaçırma ”...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/depremin-2-yilinda-bazi-tespitler-2/">Depremin 2. Yılında Bazı Tespitler (2)</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02.jpeg" alt="Depremin 2. Yılında Bazı Tespitler (2)" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02.jpeg" alt="Depremin 2. Yılında Bazı Tespitler (2)" />

<p>&nbsp;</p>
<h2>               <strong>Deprem Suçlularını Yargıdan Kaçırma Sanatı </strong></h2>
<h2><strong> </strong></h2>
<p>Başlıkta sanat kavramını kullanınca klasik müzik sanatının zirvesindeki isimlerden biri olan Mozart’ın  “saraydan Kız kaçırma ” operası aklıma geldi. Türkiye’de binlerce defa sahnelendi. Benim de en sevdiklerimden. İncelikli ezgisi ve sözleriyle Mozart’ı zirveye taşıyan eserlerinden biridir. Konu Akdeniz’de bir Osmanlı sarayında geçer. Eserde Türklerin merhametini Selim Paşa, acımasız karakterini ise harem bekçisi Osman üzerinden anlatılıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-233946" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02.jpeg" alt="" width="836" height="382" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02.jpeg 836w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02-300x137.jpeg 300w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02-768x351.jpeg 768w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02-696x318.jpeg 696w" sizes="auto, (max-width: 836px) 100vw, 836px" /></p>
<p>Deprem suçu işleyen kamu görevlilerin yargı önünde hesap vermemesi için öyle incelikli hesaplar yapıyorlar ki bazı savcıların yeteneklerine şapka çıkarmamak mümkün değil. Öyle ki halen soruşturma izni istemeyen, bilirkişi raporunu beklediklerini ifade ederek bu sorumluluktan kaçan savcılar var. Soruşturma izni verilip te davanın açılmadığı dosyaları saymıyorum bile. Bazı dosyalarda ne merhamet, ne vicdan ne de göstermelik te olsa hukuk var. Zamanında Osmanlı’ya düşmanlık besleyen Avusturya’lılarda bile daha insancıl tepkiler varken kendi halkına bu kadar yabancılaşmış bir yargı sistemine hayret etmemek mümkün değil.</p>
<p>Öncelikle depremin ardından bir çok insan tutuklandı. Bu tutuklama kararları için bilirkişi raporları aylar sonra geldi. Yapılan hukuka uygundu tutuklama kararları vermek için depremde binanın yıkılmış olması ve o binanın içinde yaşamını yitiren insanların varlığı yeterli bulundu. Bu süreçte bir tek kamu görevlisi tutuklanmadı ve hakkında soruşturma açılmadı. Arkası sağlam olmayan vatandaşlar için bilirkişi raporu beklenmezken, imzası ve sorumluluğu açık olan kamu görevlileri için bilirkişi raporu veya soruşturma izni talep edildi. Açığa alınmalarını bekledik ama ona da cesaret edemediler. Bu yazının konusu olmamakla birlikte yanlış anlaşılmasın diye vurgulamak isterim ki;  sivil vatandaşlar arasında da ayrım yaptılar, siyasi iktidara yakın olanlar paçayı sıyırırken arkası olmayanlara kanunları işlettiler.</p>
<h2><strong>Tutuklanmadılar Ve Açığa </strong></h2>
<h2><strong>Alınmadılar Ama Ödüllendirildiler </strong></h2>
<p>İskenderun ve Antakya Devlet Hastanesinde yüzlerce insan hayatını kaybetti. Doktorlar, hemşireler, sağlık çalışanları ve yüzlerce hasta yatan veya refakatçi vatandaşımız göz göre göre ölüme sürüklendiler. Hem de doğrudan doğruya kamu görevi gören yetkililer tarafından. Her iki hastanede ölümlere neden olan ihmalden doğrudan sorumlu İl sağlık müdürü hakkında İskenderun’da halen soruşturma izni verilmedi. Bilirkişi raporu bekleniyormuş. Oysa depremden çok önce bu binanın %90 oranında taşıyıcı sisteminin devre dışı kaldığı, depreme dayanıksız olduğu ve hatta yıkılması için depreme dahi ihtiyaç olmadığı bildirilmişti. Bu rapor hastanenin web sayfasında da yer alıyordu. Başta il sağlık müdürü, sağlık bakanlığı ve başhekim uyarılara rağmen hastaneyi kapatmamış ve insanları ölüme sürüklemişler. Sorumlular tutuklanmadılar ve açığa alınmadılar ama ödüllendirildiler. Depremin ardından iki yıl geçti ve hala dava bile açmadılar.</p>
<p>Antakya Araştırma Hastanesinde de uyarılar yıllar önce yapılmış. Sağlık çalışanları binanın ilk depremde yıkılacağına dair uyarıları yapmakla kalmamış ve protesto eylemleri düzenlenmiş. Önce ret edilen soruşturma izinleri nihayet itirazlar sonucu kaldırılmış ama halen dava açılmamıştır. Başta il sağlık müdürü, sağlık bakanlığı ve başhekim uyarılara rağmen hastaneyi kapatmamış ve insanları ölüme sürüklemişler. Sorumlular tutuklanmadılar ve açığa alınmadılar ama ödüllendirildiler.</p>
<p>Diğer kamu çalışanlarına da burada bir paragraf açmak gerekiyor. Zemin etütünden, zemin iyileştirmeye, imar çapından proje onayına, yönetmelikten yapı kullanma iznine kadar her aşamada onayı olan belediye ve şehircilik iklim müdürlükleri adeta sütten çıkmış kaşık gibi ısrarla soruşturma dışı tutuluyorlar. Oysa bu kamu görevlilerinin onayı olmadan taş üstüne taş konulamaz. Binaların deprem yönetmeliklerine uygunluğunu dahi bu kamu görevi gören birimler yapmaktadır. Denetim görevi de bu kamu görevlilerinin tekelinde.</p>
<p>Diğer bir ifadeyle halk adına denetim yapmak ve halkın can ile mal güvenliğini korumakla görevli olan bu kamu görevlileri hem halkın vergileriyle maaşlarını alacaklar, hem de neredeyse tek yetkili olarak imar sürecinin her aşamasında yer alıp sayısız imtiyazdan yararlanacaklar, ama sorumluluk almaya gelince sırra kıdem basacaklar. Bu kamu görevlileri de depremin 2 yılının sonunda yargılanmadılar, tutuklanmadılar, açığa alınmadılar ve ödüllendirildiler.</p>
<p>Kamu görevlilerin hesap vermemesi rüşvetten imar usulsüzlüklerine, afetleri katliamlara çeviren uygulamalardan afet gerektirmeyen yeni yeni felaketlere dayalı sistemin devam etmesine yol açar. Depremin 2 yılında elli bini aşkın insanın can vermesine yol açıldığı halde kamu görevlilerin yargı önüne çıkarılmadığı ve hesap vermek yerine ödüllendirildiklerini gördükçe, hiç ders alınmadığını üzülerek ifade etmek isterim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/depremin-2-yilinda-bazi-tespitler-2/">Depremin 2. Yılında Bazı Tespitler (2)</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title> Depremin 2. Yılında Bazı Tespitle(1)</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/depremin-2-yilinda-bazi-tespitle1/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jan 2025 11:57:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=233944</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02.jpeg" alt=" Depremin 2. Yılında Bazı Tespitle(1)" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>                                                           ...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/depremin-2-yilinda-bazi-tespitle1/"> Depremin 2. Yılında Bazı Tespitle(1)</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02.jpeg" alt=" Depremin 2. Yılında Bazı Tespitle(1)" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02.jpeg" alt=" Depremin 2. Yılında Bazı Tespitle(1)" />

<p><strong>                                                                                                           </strong></p>
<h2>          <strong>   İmar Affının Yaratığı Yıkım</strong></h2>
<p>Deprem suçlarıyla ilgili davalarda imar barışına başvuran yapılarda birbiri ardına tahliye kararları çıkıyor. Binaları yapanlar  ; “ biz yasaya ve yönetmeliklere uygun olarak binayı yaptık. Daha sonra binanın taşıyıcı sistemlerini etkileyecek şekilde kat çıkılmış veya büyütülmüş. Depremdeki yıkımda illiyet bağı koptuğu için sorumluluğumuz yok” şeklinde özetlenecek savunmalar yapıyorlar.  Depremde yıkılan binaların önemli bir kısmında sorumluluk imar affına yükleniyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-233946" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02.jpeg" alt="" width="836" height="382" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02.jpeg 836w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02-300x137.jpeg 300w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02-768x351.jpeg 768w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2025-01-27-at-14.29.02-696x318.jpeg 696w" sizes="auto, (max-width: 836px) 100vw, 836px" /></p>
<h2>                       <strong>  Dini İmamı Para Ve Oy Olan Yöneticiler</strong></h2>
<p>Ak Parti iktidarı 2018 yılında imar barışı/affı adı altında bir kanun çıkardı. Bu kanun sayesinde siyasal iktidar inanılmaz bir gelir elde etti. Milyonlarca bina bu yasadan yararlanarak kaçak binalarını yasal hale getirdiler. Hem de sadece başvuru sahibinin beyanını yeterli buldular. Binaların risk durumuna ilişkin herhangi bir denetim yapılmadı.  Parayı basan kağıt üstünde yasallık kazandı. Parayı alan idare olası bir afette olabilecek can ve mal kayıplarından sorumluluktan kurtulma düşüncesiyle kanuna geçici bir madde eklemişti.  Eklenen geçici 16. Maddede, &#8220;Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır&#8221;  denilerek Anayasal yükümlülüğünden kurtulmayı amaçlamıştı. İmar affını çıkarırken yöneticilerin umurunda olduğu tek şey oy ve para olmuş.</p>
<p>Yetkililer para ve oy adına açıkça anayasayı çiğnemişler ve 6.Şubat depremlerinde 55.000 insanın ölümüne yol açan felaketin yollarını döşemişler. Sadece 6 Şubat’ta deprem yaşanan bölgede 300 bine yakın binanın imar affından yararlandığı düşünüldüğünde imar affını çıkaran yetkililerin on binlerce insanın ölümünden doğrudan sorumluluğu olduğu aşikârdır. Devletin yaşam hakkını koruma sorumluluğu var. Bu anayasal bir zorunluluk olup yasa ile bu sorumluluktan kurtulamaz. Aksi takdirde devlete ihtiyaç yoktur.</p>
<p>Nitekim yıllar sonra Anayasa Mahkemesi bu geçici maddeyi iptal etti. Devletin can ve mal güvenliği sorumluluğunu imar affı ile mal sahiplerine devredilemeyeceği, devleti devlet yapan bir sorumluluktan kaçınılamayacağını vurgulamış yüksek mahkeme. Ne yazık ki yönetenler devlet sorumluluğundan kaçmış ve bu ülkenin insanlarının can ve mal güvenliğini ortadan kaldırarak paraya ve oya tercih etmiştir. Tüccar yöneticiler devleti ticarethane zihniyetiyle yönetmişler ve üzülerek belirtmeliyim ki hala aynı zihniyetle yönetiyorlar. Yüksek mahkeme bu kararı ancak 6 yıl sonra verdi. İnsanların yaşam hakkından çok daha önemli işleri varmış demek.</p>
<p>Depremde yıkılan binaların kaçının imar affından faydalandığını yönetenler halk ile paylaşmamaktadır. İşlerine gelmiyor olabilir veya sadece para kazanmaya odaklı yönetim anlayışı devlet olmanın sorumluluklarını tamamen gündemlerinden çıkarmışlar. İmar affının yarattığı yıkımın sonuçlarını tespit etmek ve gelecekte benzer felaketlere yol açmamak için dersler çıkarmaya yönelik verileri kamu ile paylaşmak elzem olduğu kadar yönetiyor olmanın da görevidir. Nafile bir yakınmada bulunduğumun farkındayım. Yönetenlerin bu halka karşı sorumluluklarını umursadıklarını sanmıyorum. Ama nihayetinde acı çeken, evsiz kalan ve ölen bizleriz.</p>
<h2>                               <strong>        Yargı İktidarın Emrine Amade</strong></h2>
<p>İmar affını para ve oy uğruna çıkaranlar siyasal anlamda 50 bini aşkın ölüme rağmen hesap vermediler. Bir tek istifa olmadı. AKP iktidarının  istifa kavramına çok yabancı olduğu bilinmektedir. Soma’da, Ermenek’te, Çorlu’da, Aladağ’da ve daha sayısız ihmali barındıran onlarca sosyal cinayetlerde hiç siyasi sorumluluk almadılar. Kader diyerek yollarına devam ettiler.</p>
<p>Peki, imar affını çıkaran kamu görevlilerine hukuken ölümlerden sorumlu oldukları cihetiyle dava açıldı mı? Devam eden deprem yargılamalarında imar affından yararlanmak için başvuruda kullanılmak üzere formalite gereği imza atan sivil kişilere dava açıldığını gözlemliyoruz. Ancak esas aktör konumunda olan hiçbir kamu görevlisine halen dava açılmadı. Bildiğim kadarıyla bu nedenle soruşturma izni talebi de bulunmuyor. Hiçbir savcı bu konuda hükümete yakın kaynaklara dokunmuyor veya dokunamıyor.</p>
<p>6 Şubat depremlerinin ardından iki yıl geçti. Hatay’da yaşanan doğal afet yönetenlerin sorumsuzluğu nedeniyle kelimenin gerçek karşılığıyla katliama dönüştü. Afeti katliama dönüştüren kamu görevlilerin bazısı imar affını çıkaranlardır. İşte bu kamu görevlileri hesap vermediler ve yargılanmadılar.  İmar affı çıkararak insanların can güvenliğini sağlayacak denetimleri yapmayan, yani açıkça deprem suçu işleyen bürokratlara ve siyasilere yargının dokunmadığını depremin 2. Yılında kayıt altına almak istedim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/depremin-2-yilinda-bazi-tespitle1/"> Depremin 2. Yılında Bazı Tespitle(1)</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Suriye’den Türkiye’ye Yüzde 500’lük Kazık</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/yeni-suriyeden-turkiyeye-yuzde-500luk-kazik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 07:23:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=233562</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-1.jpg" alt="Yeni Suriye’den Türkiye’ye Yüzde 500’lük Kazık" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>&#160;   Gündemin sürekli değişiyor olmasından dolayı geçtiğimiz hafta yayınlanan bir haberi gözden kaçırmış olabilirsiniz. İktidara yakın medya kuruluşları Türkiye için çok önemli olan bu habere yer vermeyerek haberi gözden...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/yeni-suriyeden-turkiyeye-yuzde-500luk-kazik/">Yeni Suriye’den Türkiye’ye Yüzde 500’lük Kazık</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-1.jpg" alt="Yeni Suriye’den Türkiye’ye Yüzde 500’lük Kazık" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-1.jpg" alt="Yeni Suriye’den Türkiye’ye Yüzde 500’lük Kazık" />

<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Gündemin sürekli değişiyor olmasından dolayı geçtiğimiz hafta yayınlanan bir haberi gözden kaçırmış olabilirsiniz. İktidara yakın medya kuruluşları Türkiye için çok önemli olan bu habere yer vermeyerek haberi gözden kaçırmanızı da istemiştir. Önce çok az kaynakta yer alan habere göre yeni Suriye yönetimi;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-233563" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-1.jpg" alt="" width="929" height="450" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-1.jpg 929w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-1-300x145.jpg 300w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-1-768x372.jpg 768w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-1-696x337.jpg 696w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-1-867x420.jpg 867w" sizes="auto, (max-width: 929px) 100vw, 929px" /></p>
<p>“Türkiye sınırından gelen ithal ürünlere uygulanan gümrük vergilerini yüzde 300 ila yüzde 500 arasında artırdı.” Aynı haberde söz konusu gümrük vergisi artışının Türkiye’nin Suriye’ye ihracatını neredeyse durma noktasına getirdiğini, yüksek gümrük vergileri ile ikili ticaretin sürdürülebilir olması mümkün olmadığı belirterek, bu sorunun çözümü için diplomatik ve ticari adımlar atılması gerektiğini vurgulanıyor.</p>
<p>Özetle siyasal iktidarın ve trollerinin zafer naraları içinde yere göye sığdıramadığı geçici Suriye yönetiminin ilk icraatları arasında Türkiye’den gelen mallara %500’e varan vergiler olurken; aynı yönetim zengin körfez ülkeleri ile Birleşik Arap Emirliklerinden gelen mallar için vergiyi kaldırdı. Suriye’ye yapılacak ithalat için vergisini sıfırladığı diğer ülkeler ise Avrupa ülkeleri.</p>
<p>Suriye iç savaşının en ağır bedellerinden birini ödeyen ve halen milyonlarca göçmene ev sahipliği yapan ülkemize yapılan bu muamele karşısında siyasal iktidar sessiz. Suriye sınırında bu uygulama ile bekletilen binlerce mal dolu tırlar geçici de olsa çözüm üretilmesini istiyor. Gıda dolu mallar bozulmaya yüz tutmuş. Yöneticilerimiz Suriye’nin yeniden inşasında pembe rüyalar görüyordu. Ülkemiz yöneticileri bu gelişme karşısında bir an önce bu rüyadan uyanırlar.</p>
<p>Bildiğim kadarıyla dış politikayı iç politikanın malzemesi olarak kullanma tutumu Ak Parti döneminde ifrata varacak kadar arttı. Uzun bir süredir ülke içinde enflasyon altında inim inim inlemeye başlayanların sesi yükselince, “dünya liderinin” Suriye’ye, Yunanistan’a veya İsrail’e ayar veren demeçleri manşetleri süslüyor. Böylece ülke içinde yoksulluktan, adaletsizlikten ve yolsuzluklardan yükselen şikâyetler bastırılıyor. Ülkenin adeta çöküşüne dair veriler çarpıtılıyor.</p>
<h2><strong>                      Fetih Suresini Okursak Vergi Düşer mi? </strong></h2>
<p>Suriye dış politikasında da sayısız yanlışa ve ödenmekte olan ağır bedellere rağmen mehter marşları eşliğinde “Emevi camisinde namaz kılarken” yeni Suriye yönetimi ilk hamlesini Türkiye’ye karşı yaptı. Suriye’de emperyalist ülkeler el üstünde tutulurken Türkiye adım adım geri plana itiliyor.  Yeni Suriye’de İsrail, ABD ve Körfez ülkeleri at koştururken Türkiye “fetih suresi” okuyor. Türkiye’nin etinden, sütünden faydalananlar bugün Türkiye’yi masa dışında tutuyor. Korkarım ki yarın emperyalist ülkeler Suriye’nin inşa sürecinde Türk müteahhitlerine sadece taşeron rolü verecekler.</p>
<p>Türkiye’nin karşılaştığı bu haksızlık ilk değil. Siyasal iktidar zihniyet değişikliğine gitmediği sürece, yani aynı yolda devam ederse son da olmayacak. İç politikada sorunları gidermeye, ülkede demokrasi, eşitlik, adalet ve refah tesis edilecek adımlar atılmadıkça dış dünyada saygı duyulan bir ülke olamayız.</p>
<p>Siyasal iktidar iç politikada sorunlarla yüzleşemiyor. Yüzleşmek istese bile yandaşlar kopardıkları kuru gürültüyle gerçekleri gölgeliyorlar. İktidara sırtını dayayanlar yıllardır yolsuzlukla, hırsızlıkla ve kayırmacılıkla inşa ettikleri sömürü düzenini, şatafat içindeki yaşamlarına yol açan haksız ve hukuksuz rejimi terk etmek istemiyorlar. Saray rejimi bir canavar yarattı ve ülkedeki ezici çoğunluğa sahip halkımızı yoksulluk ile yolsuzluğun pençesinde kıvranmasına yol açtılar. “Deniz bitince” saray rejimi kendi yarattığı canavarla baş edemez hale geldi.</p>
<h2>                                      <strong>Adım Adım Tükenişin Fotoğrafı </strong></h2>
<p>Anlaşılıyor ki bu günden sonra siyasal iktidarın, kendi yarattığı canavarın dişleri arasında ezilişine, adım adım tükenişine tanık olacağız. Çünkü AKP geleceğini dış politikaya bağlamıştı.</p>
<p>ABD Güney Kıbrıs’a silah ambargosunu kaldırdı, İsrail Gazze’yi boşalttı ve Suriye’nin bir kısmını işgal etti, Trump,  Erdoğan’ın sırtını sıvazlarken Türkiye’yi Suriye’de adım adım masa dışına attı.</p>
<p>Özetle dış politikada son gelişmeler iç politikada çığlık çığlığa yükselen çöküşü bastırmaktan uzak görünüyor. Saray rejimi bu günlerde muhaliflere yönelik operasyonlarla her kesimden insanı susturmaya çalışıyor. Kayımlar, Beşiktaş belediyesine yapılan operasyonlar, CHP gençlik kollarına, gazetecilere ve son olarak Ümit Özdağ’a gözaltılar yükselen sesleri susturmaya yönelik adımlardır.</p>
<p>Mızrak çuvala sığar mı hiç?</p>
<p>Bana kalırsa saray rejiminin adım adım tükenişinin resmini izliyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/yeni-suriyeden-turkiyeye-yuzde-500luk-kazik/">Yeni Suriye’den Türkiye’ye Yüzde 500’lük Kazık</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>                      Yol Haritası Ve Eski Türkiye İçin Yolun Sonu</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/yol-haritasi-ve-eski-turkiye-icin-yolun-sonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jan 2025 09:05:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=233477</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2024-12-14-at-14.47.44-1.jpeg" alt="                      Yol Haritası Ve Eski Türkiye İçin Yolun Sonu" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>&#160; &#160; Günümüzde en sık ifade edilen “bilgi çağı” kavramına uygun bir devlet yönetimi artık yok. Son on yılda devlet yönetiminde akıl ve sağduyu adeta tatile çıktı. Bu tespiti ben...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/yol-haritasi-ve-eski-turkiye-icin-yolun-sonu/">                      Yol Haritası Ve Eski Türkiye İçin Yolun Sonu</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2024-12-14-at-14.47.44-1.jpeg" alt="                      Yol Haritası Ve Eski Türkiye İçin Yolun Sonu" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2024-12-14-at-14.47.44-1.jpeg" alt="                      Yol Haritası Ve Eski Türkiye İçin Yolun Sonu" />

<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Günümüzde en sık ifade edilen “bilgi çağı” kavramına uygun bir devlet yönetimi artık yok. Son on yılda devlet yönetiminde akıl ve sağduyu adeta tatile çıktı. Bu tespiti ben değil, bilgi çağının olmazsa olmazı olan istatistik bilimi söylüyor. Bilindiği gibi istatistik evrensel bir konuşma dili olup yöneticilerin karar verme mekanizmalarını yönlendiriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-233479" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2024-12-14-at-14.47.44-1.jpeg" alt="" width="929" height="450" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2024-12-14-at-14.47.44-1.jpeg 929w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2024-12-14-at-14.47.44-1-300x145.jpeg 300w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2024-12-14-at-14.47.44-1-768x372.jpeg 768w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2024-12-14-at-14.47.44-1-696x337.jpeg 696w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/WhatsApp-Image-2024-12-14-at-14.47.44-1-867x420.jpeg 867w" sizes="auto, (max-width: 929px) 100vw, 929px" /></p>
<p>Ülkemizde <a href="https://www.korfezgazete.com/?s=T%C3%9C%C4%B0K">TÜİK</a> gibi bir kurum, kibarca hilafı hakikat, amiyane tabirle yalan istatistikler yayınlayınca ülke yönetimi de bilimsel ve akılcı aydınlıktan, cehaletin ve kötülüğün karanlık dehlizlerine sürüklendi.  7 Haziran 2015 tarihinde yapılan seçimlerde iktidar koltuğunu kaybetme korkusuna kapılan AKP yönetimi, bu tarihten itibaren adım adım devlete ait tüm kurumları kendine bağlayarak ve içini çürüterek kanlı irin kokan bir düzen inşa etti.</p>
<p>Sağlıklı düşünen ve ülkesini içtenlikle seven her insanda mide krampları yaratan bu rejimin inşasında TÜİK önemli bir aparat haline getirildi. Özellikle enflasyon verilerindeki ‘ali-cengiz’ oyunları tüm toplum tarafından anlaşılınca TÜİK’in ipliği pazara çıktı. İnandırıcılığını yitirdi. Ancak bu makalenin konusu yalancı çobana dönen TÜİK’ten ve AKP’nin iktidar koltuğundan çok daha önemli. TÜİK verileri emek sınıfından akademisyenlere, memurlardan öğrencilere, sağlıktan tarıma kadar her sektörü ve her toplumsal kesimi doğrudan etkileyen sonuçlar yaratıyor. Ülke yönetiminin freni boşalmış bir kamyon gibi savrulmasına zemin hazırlıyor.</p>
<p>Anlaşıldı ki AKP ve ortakları koltuklarını korumak için her kötülüğü yapmaktan bir adım geri durmayacak. TÜİK gibi içi boşaltılan tüm devlet kurumları da saray rejiminin emrine amadeler. Adaletten ekonomiye, sağlıktan spora, sanattan eğitime kadar her alanda çöküş yaşanıyor. Son zamanlarda yayınlanan uluslararası istatistikler ve bağımsız kuruluşlarca açıklanan araştırma sonuçları yolun sonuna geldiğimize işaret ediyor.</p>
<p>Birbiri ardına yayınlanan veriler dehşet verici. Bu verilere göre Türkiye artık açlığın konuşulduğu bir üçüncü dünya ülkesi. Savaş içindeki ülkelerden daha yüksek enflasyona, kaosun hakim olduğu ülkelerin gerisinde verimsizliğe, diktatörlüklerin hakim olduğu ülkelerden çok emperyalist bağımlılığa sahip.  Bu durumun sürdürülemez olduğu aşikar. Saray rejimi dediğini yaptı ve Cumhuriyetin 100. Yılında gerçekten de eski Türkiye’yi bitirdi. Yeni Türkiye’de ise ne olduğunu hepimiz yaşayarak öğreniyoruz.</p>
<p>Elbette kurtuluş savaşını tüm dünyaya örnek olacak bir kahramanlıkla zaferle taçlandır bir ulusun kolay kolay pes etmesi beklenemez. Ancak eski Türkiye’nin alışkanlıklarıyla her alanda çöküş yaşayan günümüz Türkiye’sinin sorunları çözülemez. İktidardan muhalefete, sağcısından solcusuna egemen siyaset anlayışı eskiyi, kısırlığı ve ikiyüzlülüğü ifade ediyor. Madem ki bu kadar köşeye sıkışmış siyasal ortamda halk her türlü güvenceden yoksun yaşama savaşı veriyor ve hatta can çekişiyor o halde tepeden tırnağa her alanda yenilenmek ve yaratıcı zekânın devrimci dönüşümüne direnmekten vazgeçmek gerekiyor. Siyaset alanında bunun ilk adımı da iyi insanlara kapıları ardına kadar açmak olmalıdır.</p>
<p>Son yıllarda siyaset sahnesinde neredeyse nesli tükenen en önemli unsur; iyi insanlardır. Oysa iyi insan olmadan iyi bir sağcı, solcu, dindar, sendikacı, öğretmen veya başka bir şey olunamaz. Bugün ahlaksızlığı örtmek için akla gelebilecek her değeri örtü olarak kullananların artmasının birinci sebebi bu ülkeyi yönetenlerin, kötülüğü bir idare biçimi olarak benimsemeleridir.</p>
<p>Bir çok ülkede olduğu bibi ülkemizde de siyaset dünyası ne yazık ki erdemi olmayan kötü insanlar tarafından işgal edilmiş. İyi insanlar bu dünyada kendilerine yer bulamıyorlar. Erdem sahibi iyi insanlara çağrı yaparak bu sorun giderilemez. Siyaset alanında karar vericiler iyi insan olmadan iyi insanlara siyasetin kapısını açamaz.</p>
<p>Sakin ve içtenlikli şekilde düşündüğümüzde iyi insan erdemine sahip kaç parti lideri sayabiliriz?  Neredeyse hepsi sıkıştığında yalan söylüyor, samimiyetten uzak kaçamak cevaplar veriyor ve en önemlisi koltuğunu kaybetmemek için her türlü renge bürünmeye teşne oluyorlar. Etraflarını da kendi iktidarlarını tehdit etmeyecek insanlarla doldurduklarından iyi insanlarından uzakta bir hayat sürdürüyorlar.  Siyaset alanında boy gösterenler iyi insanlara çağrı yaparak değil,  öncelikle iyi insan olarak halkın karşısına çıkmakla değişimi başlatılabilir.  Siyaset alanında karar verici konumunda olanlar halka yalan söylemeyecek, siyasetin iki yüzlülük değil de dürüstlük olduğunu gösterecek, sıkıştıkları anlarda bile içtenlikle sorunların üzerine gidecek, kapalı kapılar ardında entrikalar çevirmeyecek ve siyaseti ikbal kapısı olmadığını kabul edip koltuğa yapışmayacak erdemlere sahip olmalıdır. Etrafını her yanlışına el pençe duranlarla değil gerektiğinde yanlışlarını yüzüne söyleyecek erdemli insanlarla sarmalıdır.</p>
<p>Saray rejimi ülkeyi kötülükle yönetiyor. Kötülüğün panzehri iyiliktir. Siyaseti iyi insanlarla örmek kötülüğün iktidarından kurtulmanın ilk adımı olabilir. İyi ve erdemli insanlar halkının iyiliğini ve onurunu koruyan politikalar üretir. <strong>Kötülüğün iktidarı iyiliğin muhalefetiyle yıkılır</strong>. Telaşla ve aceleyle kararlar vermek yerine siyaset dünyasında iyiliğin ve erdemin inşasına başlamak hiçbir zaman geç değildir.</p>
<p>Uluslararası veriler, istatistikler Türkiye’yi adım adım cehenneme dönüştüren bir savruluşa işaret ediyor. Bu karanlığı dağıtmak için aklın ve bilimin egemenliğine ihtiyacımız var. Ülkenin sorunlarına çözüm üretecek bilimsel politikaları da <strong>alanında uzman iyi insanlar</strong> yaşama geçirebilir. Yol haritası için naçizane bir öneri.</p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/yol-haritasi-ve-eski-turkiye-icin-yolun-sonu/">                      Yol Haritası Ve Eski Türkiye İçin Yolun Sonu</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerden Katil Yaratan Bataklık &#8230;</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/bebeklerden-katil-yaratan-bataklik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2025 17:17:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=232956</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose.jpg" alt="Bebeklerden Katil Yaratan Bataklık &#8230;" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>Bebeklerden Katil Yaratan Bataklık Ve Genel Af &#160; Adalet Bakanlığı verilerine göre 2.Ocak 2025 tarihi itibariyle Ceza İnfaz Kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin sayısı 384.216 kişi bulunuyor. Ülkedeki cezaevi kapasitesi...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/bebeklerden-katil-yaratan-bataklik/">Bebeklerden Katil Yaratan Bataklık …</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose.jpg" alt="Bebeklerden Katil Yaratan Bataklık &#8230;" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose.jpg" alt="Bebeklerden Katil Yaratan Bataklık &#8230;" />

<h2>Bebeklerden Katil Yaratan Bataklık Ve Genel Af</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Adalet Bakanlığı verilerine göre 2.Ocak 2025 tarihi itibariyle Ceza İnfaz Kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin sayısı 384.216 kişi bulunuyor. Ülkedeki cezaevi kapasitesi ise 301.397. Durmadan Cezaevi inşa edildiği halde kelimenin tam anlamıyla cezaevleri dolup taşıyor. Bu gün itibariyle cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlü sayısı %30 oranında aşılmış vaziyette. Tutuklu ve hükümlülerin koridorlarda yattığı sık sık ifade ediliyor. Cumhuriyet tarihinde en fazla cezaevi inşa eden saray rejimi tutuklu ve hükümlülere yatacak yer bulamıyor. Mevcut tutuklu ve hükümlülere yer bulması için iktidarın en az 100 <a href="https://www.korfezgazete.com/?s=cezaevi">cezaevi</a> daha inşa etmelidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-232942" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose.jpg" alt="" width="929" height="450" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose.jpg 929w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-300x145.jpg 300w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-768x372.jpg 768w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-696x337.jpg 696w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-867x420.jpg 867w" sizes="auto, (max-width: 929px) 100vw, 929px" /></p>
<p>Toplumsal ve siyasal yaşamımızda günden güne artan yolsuzluk, kadına ve çocuklara karşı istismar, şiddet olayları, dolandırıcılık ve sair suçlar sadece cezaevi inşa ederek ve güvenlik önlemleriyle engellenemez. Zaten engellenemiyor. Cezaevlerinde bulunanlardan çok daha tehlikeli tipler sokaklarda dolaşıyor.</p>
<p>Sıradan insanlar için cezaevlerinin çok daha güvenli olduğuna dair mizah taşlamaları boşuna değil. Sık sık söylenen “Suçlular sokakta suçsuzlar cezaevinde” tabiri çoğu zaman gerçeğin bir yanına işaret ediyor. Adalet sistemindeki aksaklıklar, eşitsizlik ve siyasal tercihlerin yargı kararlarını belirlediği bir ortam toplumsal yaşamın her alanında kelimenin tam anlamıyla bir çöküş yaratıyor. OECD ülkeleri arasında ülkemizin her alanda sonunculuğa demir atmamız tesadüf değil. Birinci olduğumuz konular da var.  Örneğin iş cinayetleri ve kadına şiddet gibi.</p>
<p>Batı ülkelerindeki tutuklu ve hükümlü sayısında AKP döneminde ilk sıraya yükselmenin sebeplerini öğrenmek için her girişim popülist söylemlere kurban ediliyor. Oysa biliniyor ki adaletsizlik ve eşitsizlik bataklıktır. Diktatörlerin yönettiği ülkelerde sürekli cezaevleri inşa edilir. Gerçek suçlular iktidara yakın bir söylemle, sürekli “vatan-millet edebiyatı” yaparak, din gibi halkın kutsiyet atfettiği değerleri ahlaksızlığa ve haksızlığa siper ederek günlük yaşamı terörize ederler. Adalet, özgürlük, eşitlik ve hak mücadelesi verenlerin daha tehlikeli kabul edildiği bir ortam baskıcı ve otoriter rejimlerin işine gelir. Günümüzde saray rejimi en basit hak mücadelesini cezalandırıyorsa, en ufak eleştiriye cezaevi yolunu gösteriyorsa; amaç ne pahasına olursa olsun koltuklarını korumaktır.</p>
<p>Saray rejimi bu durumda sürekli cezaevi inşa etmek ve cezaevlerine muhalifleri doldurmakta bir abes görmüyor. Amaç suçla ve suçlularla mücadele etmek olmadığından cezaevlerinde hükümlü ve tutuklulara yatacak yer bulmamak onlar için bir sorun olmaktan çıkıyor.</p>
<p>Doğal olarak haksızlıklar karşısında toplumda Genel Af talebi yükseliyor. Saray rejimi bu talebi de işine geldiği gibi ve anayasayı hiçe sayarak yok ediyor. İnfaz düzenlemesi adı altında kendilerine yakın mafya babalarına ve toplumda infial yaratan katliam sanıklarına özel aflar çıkarıyor. Olan siyasal tutuklu ve hükümlülere, kader mahkûmlarına oluyor.</p>
<p>Son olarak Devlet Bahçeli’nin PKK lideri Abdullah Öcalan açılımı ile genel af gene gündeme geldi. Cezaevlerine af umudu kor bir ateş gibi düştü. Tutuklu ve hükümlü yakınları “Öcalan çıkıyorsa yakınlarımız hayli hayli çıkar” diye düşünenler bir kez daha hayal kırıklığına uğradı. Fethi Yıldız’ın açıklamasını duyanlar kulaklarına inanamadı. Hizbullah ve İbda-c terör örgütü liderleri, mafya liderleri ve neredeyse her suçtan yargılanan yandaşlar bir şekilde bırakıldıktan sonra şimdi de siyasal saiklerle PKK lideri serbest bırakılmaya çalışılıyor ama genel af olmayacağı açıklanıyor.</p>
<p>Genel af yeni bir başlangıç amacıyla yapılır. Adaletsizlik ve eşitsizlik karşısında suç yaratan bataklığı kurutmak amacıyla gündeme gelir. Hassas bir konudur ve cezaevlerine ateş düşürmeden planlanarak gündeme getirilir. İnsanların umutlarıyla alay etmeden, beklentilere sokmadan kanayan yaralar sarılır. Yönetenler ise “<a href="https://www.korfezgazete.com/?s=Genel+Af%E2%80%9D">Genel Af”</a> konusunu, özensizce ve dar kişisel çıkarlarıyla gündeme getiriyorlar. Hizbullah sanıkları, mafya babaları dışarı özel aflarla dışarı çıkmışken cezaevlerindeki hiç kimseye neden cezaevinde olduğu açıklanamaz. PKK liderini cezaevinden çıkaracak her yöntem bu gün yatacak yeri kalmayan tüm tutuklu ve hükümlülerin serbest bırakılmasını zaruret hale getirir. Genel Af ateşi cezaevine düşmüştür ve bu saatten sonra suç ayrımı yaparak bazı tutuklu ve hükümlüleri kapsqam dışında tutmak adil olmayacaktır.</p>
<p>Toplumsal hayatta adaletin, barışın, eşitliğin ve özgürlüğün hüküm süreceği bir başlangıç için Genel Af ile birlikte “ bebeklerden katil, tecavüzcü, dolandırıcı ve yolsuzluk üreten” bataklığı kurutacak insan haklarına saygılı demokratik bir hukuk devletinin inşasına niyetli olmak elzemdir.</p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/bebeklerden-katil-yaratan-bataklik/">Bebeklerden Katil Yaratan Bataklık …</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Vize Ve Türk Pasaportunun Değeri</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/altin-vize-ve-turk-pasaportunun-degeri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2025 16:55:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=232941</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose.jpg" alt="Altın Vize Ve Türk Pasaportunun Değeri" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>Bazen üç aylık periyotlarla bazen de yıllık periyotlarla dünyanın en güçlü pasaportları sıralamasını gösteren liste yayınlanır.  Geçtiğimiz günlerde bu liste yayınlandı. İktidara yakın kaynaklar yayınlanan bu listede Türk pasaportunun güçlendiği...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/altin-vize-ve-turk-pasaportunun-degeri/">Altın Vize Ve Türk Pasaportunun Değeri</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose.jpg" alt="Altın Vize Ve Türk Pasaportunun Değeri" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose.jpg" alt="Altın Vize Ve Türk Pasaportunun Değeri" />

<p>Bazen üç aylık periyotlarla bazen de yıllık periyotlarla dünyanın en güçlü pasaportları sıralamasını gösteren liste yayınlanır.  Geçtiğimiz günlerde bu liste yayınlandı. İktidara yakın kaynaklar yayınlanan bu listede Türk pasaportunun güçlendiği iddiasında bulundu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-232942" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose.jpg" alt="" width="929" height="450" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose.jpg 929w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-300x145.jpg 300w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-768x372.jpg 768w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-696x337.jpg 696w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2025/01/bulen-ulent-kose-867x420.jpg 867w" sizes="auto, (max-width: 929px) 100vw, 929px" /></p>
<p>Bu bir yalan haberdi. <a href="https://www.korfezgazete.com/?s=T%C3%BCrk+Pasaportu">Türk Pasaportu</a> 46. sırada yer aldı ama ülke sıralamasında çok daha gerilere düştü. Çünkü sıralamalarda birden çok ülke yer alıyor. Örneğin üçüncülük sırası 6 ülke arasında paylaşılıyor. Dördüncülük sırasında ise 7 ülke var. Sıralamalar bu şekilde yapıldığından Türkiye’nin önündeki ülke sayısı 75’i buluyor.  Türk Pasaportunun yerlerde süründüğünü  göstermesi açısından yakın zamanda iflas etmiş Yunanistan’ın 6,  Malta’nın 7 ve orta eskinin doğu bloku ülkelerinin çoğunun ilk 10 sırada yer aldığını belirtmeliyim.</p>
<p>Bu da ülke sıralamasında Türk pasaportunun en değersiz hale geldiği bir döneme girdiğimizi, içler acısı bir durumda olduğumuzu gösteriyor. Yalan haberlerle pembe tablolar çizmenin kimseye faydası yok. Sorunla yüzleşmek soruna çözüm üretmenin ilk adımıdır. Halktan gerçekleri gizlemek sadece sorunları derinleştiriyor. Bazı verileri ve olguları cesaretle paylaşmak birlikte çözüm üretmenin yolunu da açar.</p>
<p>Türkiye’nin adım adım dünyadan koptuğuna ve giderek yaşanabilir bir ülke olmaktan uzaklaştığına dair en önemli verilerden biri de özellikle genç ve eğitimli nüfusun gelişmiş batı ülkelerine yasal ve yasal olmayan yollarla iltica taleplerindeki artıştır. Türkiye’de geleceğinden kaygı duyanlar yalnızca yakın Avrupa ülkelerine değil dünyanın en uzak  ülkelerine göç etmenin yollarını arıyor ve hatta ciddi riskler alarak ‘umuda yolculuklar’ başlatıyor.</p>
<p>Bu gün itibariyle Meksika’dan ABD’ye kaçak yollarla geçmeye çalışan 60 bin Türk gencinin bulunduğu ve bunların 15 bini aşkın gencin ise ABD cezaevlerinde aylardır tutuklu olduğu haberi tablonun ne kadar iç karartıcı olduğunu gösteriyor.</p>
<p>4 Ocak 2025 tarihli haberin ilgili paragrafına aynen yer veriyorum;<strong> “ABD Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi&#8217;nin (CBP) resmi kayıtlarına göre, 2021 ve 2024 yılları arasında ABD&#8217;ye Meksika sınırından kaçak olarak sığınmacı talebiyle gelen Türkler ‘in sayısı, 60 bin kişiye yaklaştı. ABD&#8217;de göçmenlik yasalarını ihlal ettiği iddia edilen 15 bin 86 Türk ise halen tutuklu bulunuyor”</strong></p>
<p>Dünyanın ülkemize en uzak ülkelerinden birinde daha iyi bir gelecek kurma umuduyla yasal olmayan yollarla göç etmek isteyen çoğu eğitimli gençlerin sayısı on binleri buluyorsa yöneticilerin  “ şapkayı öne koyup”  düşünmesinin zamanı gelmedi mi?</p>
<p>Ülkemize daha yakın olan batı ülkelerinin kapısını çalan gençlerimizin sayısı konusunda az çok fikir sahibi olmamızı sağlayan bu veri sorunun devasa boyutuna işaret ediyor. Bir ülkenin geleceği bizzat yöneticiler eliyle yok ediliyor.  Türk pasaportunun değerini anlamak için konsolosluklarda vize randevusu dahi verilmemesinden veya aylar sonrasında verilen vize randevularında sonuç alınmamasından anlamak mümkün.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sorun da çözüm de çok açık. Bir ülkeyi gelecek kaygısı içinde yaşanabilir olmaktan çıkarırsanız o ülkenin insanları başka ülkelerin kapısını çalar. Bir ülkede insan hakları, adalet ve sosyo-ekonomik güvenceler varsa o ülkenin insanları da ülkelerinin refahı için canla-başla çalışır ve kendi ülkelerinde mutlulukla yaşarlar. Yöneticilerimiz son yıllardaki yanlış ve haksız yönetimleriyle ülkemizi yaşanamaz hale getirdiler.</p>
<h2><strong>     Yoksullar Da Zenginler De Kaçıyor</strong></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yukarıda özellikle dezavantajlı kesimlerin, eğitimli ama gelecek kaygısına sürüklenenlerin, yoksulların başka ülkelerde riskli umuda yolculuklarına yer verdik. Türkiye yasadışı iltica serüveninde üçüncü dünya ülkeleri arasında sayılıyor.  Yasal göçmenlik başvurularında ise geri kalmış Latin ülkeleriyle aynı düzeydeyiz. Öyle ki doktor, mühendis, hemşire ve teknik elemanların iltica talepleri ülkemizin teknik elemen ihtiyacını karşılayamaz noktaya getirdi. Beyin göçü kırmızı alarm veriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yoksullar için tek çare kaçak yollarla gelişmiş ülkelere kaçış iken zenginler de “ Golden Vize” yoluyla kendilerine alternatif yaratıyorlar.  AKP döneminde en çok zenginleşen iş adamları, AKP’ye yakın yeni zenginler sermaye transferi yoluyla hem seyahat özgürlüğü hem de oturum izinleri alıyorlar. Bu gün saraya yakın yöneticilerin dahi batı ülkelerinde ev aldıkları haberleri onların dahi gelecek kaygısı taşıdıklarını gösteriyor.  AB ülkeleri bu konuda <a href="https://www.korfezgazete.com/?s=%E2%80%9CAlt%C4%B1n+Vize%E2%80%9D"> “Altın Vize”</a> de denilen uygulamayı adım adım kısıtlamaya başladı.  Avrupa ülkelerinde bu yola başvuranların ilk sırasında Türkiyeli zenginler yer alıyor.  Bu uygulamanın konut fiyatlarını olumsuz etkilediği, kötüye kullanıldığı dikkate alınarak kısıtlanması sonucu AB ülkelerinde Altın Vize uygulaması bir elin parmaklarından az sayıya düştü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ülkemizde konut fiyatlarının aşırı derecede artması, uluslararası kara para aklama yöntemine dönüşmesi ve İnterpol tarafından aranan küresel suçluların merkezi haline gelmesi 400 bin dolar karşılığında ( yakın zamana kadar 250 bin dolardı) vatandaşlık verilmesinin sonucudur.  Batı ülkelerinde Golden vize uygulaması doğrudan vatandaşlık vermese de olumsuz sonuçları dikkate alınarak kısıtlanmaya başlaması Türkiye’ye örnek olmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Özetle ülkemizde gelecek kaygısı yaratan yönetim anlayışı değişmelidir. Her alanda kalitesiz ve sefil bir hayata zorlanıyoruz. Bu ülkede ne yoksulun ne de zenginin gelecek güvencesi bulunmuyor.  Yalan haberlerle, “dünya biz kıskanıyor”  safsatasıyla günü kurtardığını düşünenler ülkenin hem bugününü hem de geleceğini karanlığa boğuyor.</p>
<p><strong> </strong></p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/altin-vize-ve-turk-pasaportunun-degeri/">Altın Vize Ve Türk Pasaportunun Değeri</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>           Hatay Halkı Sarsılıyor Devlet Sallanıyor</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/hatay-halki-sarsiliyor-devlet-sallaniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 12:34:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=230449</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose.jpg" alt="           Hatay Halkı Sarsılıyor Devlet Sallanıyor" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>&#160;   Hatay’da 25 bini aşkın insanın hayatını kaybettiği, 50 bini aşkın insanın yaralandığı ve yüzbinden fazla binanın kullanılamaz hale geldiği bir deprem bilançosunda söylenecek tek kelime devletin Hatay halkını...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/hatay-halki-sarsiliyor-devlet-sallaniyor/">           Hatay Halkı Sarsılıyor Devlet Sallanıyor</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose.jpg" alt="           Hatay Halkı Sarsılıyor Devlet Sallanıyor" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose.jpg" alt="           Hatay Halkı Sarsılıyor Devlet Sallanıyor" />

<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><a href="https://www.korfezgazete.com/?s=Hatay%E2%80%99">Hatay’</a>da 25 bini aşkın insanın hayatını kaybettiği, 50 bini aşkın insanın yaralandığı ve yüzbinden fazla binanın kullanılamaz hale geldiği bir deprem bilançosunda söylenecek tek kelime devletin Hatay halkını depremden çok önce gözden çıkardığıdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-230299" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose.jpg" alt="" width="929" height="450" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose.jpg 929w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose-300x145.jpg 300w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose-768x372.jpg 768w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose-696x337.jpg 696w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose-867x420.jpg 867w" sizes="auto, (max-width: 929px) 100vw, 929px" /></p>
<p>Bu felaketin siyasi sorumlularının aradan geçen 22 aya rağmen hesap vermemiş olması Hatay’a yapılan bu katışıksız büyük kötülüğü unuttuğumuz veya unutacağımız anlamına gelmiyor.</p>
<p>Çok daha büyük depremleri neredeyse binde biri bir hasarla atlatan ülkeler varken halkımızın maruz bırakıldığı bu ağır tablo, doğal afeti felakete çeviren bir yönetimin marifetidir. Bu yönetim felaketi unutulamaz, unutulmamalıdır. Depreme dayanıklı kentler yaratmayan bir yönetimin suçları da yargı önünde hesap vermeden geçiştirilemez. Ancak bu yazıda her gün her saat unutmak istesek te unutamadığımız başka konuları ele alacağız.</p>
<p>Hatay’da yaşayanlar günün neredeyse her saatinde “<strong>şimdi deprem olsa ne yaparım”</strong> sorusunu sorarak yatağa giriyor ve kafalarında deprem senaryoları kurarak kendisini ve sevdiklerini kurtarma ihtimallerini değerlendiriyor. Bu bir travma ve bu travma ile baş etmek biraz daha zaman alacak.</p>
<p>Ancak depremden bu yana çoktan çözülmesi gereken sayısız konu var.</p>
<h2><strong>İlk akla gelenleri sıralayalım.   </strong></h2>
<p>Depremden bu yana neredeyse iki yıl geçtiği halde elektrik ve su kesintileri devam ediyor. Temel ihtiyaçlar karşılanamıyor. Bu kesintilerin barınma sorununu içinden çıkılmaz hale getirdiği açık. Devlet adına konuşanlar verdikleri sözler tutmadı. Kalıcı konutlara taşınanların sayısı<strong> “dağ fare doğurd</strong>u” değimini haklı çıkarıyor. Kalıcı konutlara geçiş uzak bir hayal olmaya devam ediyor.  Konteyner kentlerde yaşam cehennemin diğer adı. Yetkililer bunu anlamıyor ve ilgilenmiyor. Konteyner kentlerde kadınlara ve çocuklara yönelik istismar olayları artıyor. Zorlu iklim şartlarında temel ihtiyaçlardan yoksun insanlar eğitim ve sağlık sorunlarını düşünme fırsatı dahi bulamıyor. Hatay halkının hem bugünü hem de yarını konteynerlerde ölmeye devam ediyor.</p>
<p>Depremden bu yana çözülemeyen sorunlardan biri de hiç kuşku yok ki aradan geçen iki yılda yıkımların devam ediyor olmasıdır. Her yaştan Hataylılar yıkılan binaları gördükçe deprem gününü hatırlıyor ve sil baştan deprem travmasının içine sürükleniyor.</p>
<p>Aradan iki yıl geçtiği halde alt yapı sorunlarını çözemeyen, enkazları kaldıramayan yetkililerin hesap verebileceği bir kurum da bulunmuyor. Ağdalı laflarla insanları kandırmaya çalışıyorlar ama deprem gününden bu yana sorunların katlanarak devam ettiğini gören, yaşayan Hatay halkı yetkililerin sözlerine itibar etmiyor ama “ bir umut ” diyerek tepkisini içine gömüyor.</p>
<p>Barınma, sağlık ve eğitim alanında Hatay’da yaşanan devasa sorunların yanında deprem sonrasında Hataylılar yeni yeni sorunlar yaşanmaya başladılar. Hiç yaşanmayan trafik sorunu sosyal hayatı çekilmez hale getirdi. Her yağmurda hayatı felç eden altyapı eksikliği bir türlü giderilemedi. Kira bedelleri  ve hayat pahalılığı metropol illeri geride bıraktı. Tarım alanları zehirli enkaz atıklarıyla yok edilirken deprem bahanesiyle kıyılar yağmalandı. Tüm bunlara her şeyi ile rant amaçlı yapıldığı belli olan rezerv alan talanı Hatay halkının geleceğe dair kaygılarını arttırıyor.</p>
<p>Özetle Hatay deprem bölgesi dışındaki illerin yaşadığı sorunların dışında sayısız sıkıntılarla boğuşuyor. Depremde kaybettiklerinin yasına fırsat bulamayan Hatay halkı yetkililerin duyarsızlığı nedeniyle tarif edilemez sorunlarla yapayalnız bırakıldı.</p>
<p>Durumu özetleyen bir cümleyle bitirelim; Hatay halkı depremden daha şiddetli bir ivme ile sarsılmaya devam ederken devlet ise sallanıyor.</p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/hatay-halki-sarsiliyor-devlet-sallaniyor/">           Hatay Halkı Sarsılıyor Devlet Sallanıyor</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saray Siyasetinin Karakteri; İkiyüzlülük</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/saray-siyasetinin-karakteri-ikiyuzluluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Dec 2024 12:57:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=230298</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose.jpg" alt="Saray Siyasetinin Karakteri; İkiyüzlülük" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>&#160; Gün olmuyor ki her gün yeni bir skandala uyanmayalım. Her biri yönetim kademelerini derinden sarsacak ve değiştirecek olaylar adeta hiç yaşanmamış gibi unutulup gidiyor. Son bir haftada yaşananlara baktığımızda...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/saray-siyasetinin-karakteri-ikiyuzluluk/">Saray Siyasetinin Karakteri; İkiyüzlülük</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose.jpg" alt="Saray Siyasetinin Karakteri; İkiyüzlülük" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose.jpg" alt="Saray Siyasetinin Karakteri; İkiyüzlülük" />

<p>&nbsp;</p>
<p>Gün olmuyor ki her gün yeni bir skandala uyanmayalım. Her biri yönetim kademelerini derinden sarsacak ve değiştirecek olaylar adeta hiç yaşanmamış gibi unutulup gidiyor. Son bir haftada yaşananlara baktığımızda dahi aynı sonuca varmak mümkün. Ne yazık ki hiçbir şey yöneticilere yapışmıyor. Ülkenin tüm kurumlarında yaşanan çöküşün bir sonucu da ikiyüzlü riyakar siyaset anlayışının artık bir karaktere dönüşmesidir. Bu vahim durumu son günlerin gündeminde olan üç gelişmeyle izaha çalışayım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-230299" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose.jpg" alt="" width="929" height="450" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose.jpg 929w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose-300x145.jpg 300w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose-768x372.jpg 768w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose-696x337.jpg 696w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/12/ulent-kose-867x420.jpg 867w" sizes="auto, (max-width: 929px) 100vw, 929px" /></p>
<h1>                                               <strong>   Milli İrade Yalanı</strong></h1>
<p>Geçtiğimiz  günlerde  yayınlanan kararname ile Tunceli Belediye Başkanı Cevdet Konak ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül görevden alındı. Bilindiği gibi daha önce de dört muhalif Belediye’ye kayyım atanmıştı. Kayyım uygulamasının yaygınlaşacağına dair beyanlar ise Türkiye’nin demokratik hukuk devletinden çok uzaklara düştüğüne dair kaygıları arttırıyor.</p>
<p>Seçilmiş belediye başkanları yerine atanmışları görevlendirme siyaseti böylece üçüncü döneme taşındı.  Seçme ve seçilme hakkını ihlal,  AK Parti iktidarında ‘sürekli’ bir uygulama haline geldi. Bu haksız uygulama, Anayasa’ya,  demokratik toplumun gereklerine aykırı olup, seçme ve seçilme hakkının özünü zedelemektedir.</p>
<p>Milli iradeye saygı gösterilmesi gerektiğini en çok dillendiren ama tamamen aksine uygulamalarıyla cumhuriyet tarihinde milli iradeyi en çok ihlal eden parti olmak, AK Partiye nasip oldu. Milli iradeye saygı nutukları atarken, halkın seçtiklerini görevden almayı kanıksayan bir iktidarın karakteri en hafif değimle ikiyüzlüktür.</p>
<p>Kaldı ki FETÖ ile uzun süre aşk yaşayan, kanlı terör örgütü Hizbullah’ın hamilerine kucak açan ve nihayetinde Öcalan’ı meclise davet eden bir yapının sandıkta kazanamadığı belediye başkanlarını “terör” ile iltisaklı bahanesiyle görevden alması siyasi ahlakın yerlerde süründüğünü göstermektedir.</p>
<h2>                                                   <strong>İsrail’le Ticaret Bitti mi?</strong></h2>
<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının açıklamasına göre İsrail’le her türlü ticaret bitti. Aynen aktarıyorum; <strong>“Türkiye Cumhuriyeti, 2 Mayıs 2024 tarihinde İsrail’le ilgili ihracat ve ithalat işlemlerini tüm ürünleri kapsayacak şekilde durdurmuştur.”</strong> Aynı açıklamada Filistin topraklarındaki ihtiyaçlara yönelik sevkiyattan bahsediliyor.</p>
<p>Bu açıklamalara inanmak mümkün mü?</p>
<p>Saray iktidarı İsrail’in Gazze saldırıları başladığında “ ticaret yapıyorsunuz” eleştirilerini ısrarla ret etmiş ve nihayetinde 6 ay sonra bu faaliyeti kabul etmişti. Saray iktidarının bu konuda sicili temiz değil. Şimdi de Filistin üzerinden israil’e mühimmat dâhil sayısız malzeme taşıyan gemilerin Türkiye tarafından gönderildiği iddia edildi. Nihayetinde Azerbeycan tarafından İsrail’e gönderilen petrolün Türkiye üzerinden gittiği açıklanınca Ak Parti sözcüsü vanaları kapatamayacağını itiraf etti. Böylece iddialar belgeleriyle ortaya konuldu.</p>
<p>Özetle sarayın İsrail politikasında da  bir yandan kınama bir yandan dolaylı yolla harıl harıl ticaret yaparak ikiyüzlü bir tutum sergiliyor. Bu tutumu inanarak ve hilafı hakikat beyanlarla savunarak ikiyüzlülüğü bir karaktere dönüştürüyor.</p>
<h2><strong>           Netenyahu Türkiye’ye Gelirse Tutuklanacak mı? </strong></h2>
<p>Uluslararası Ceza Mahkemesi (kısaca UCM), kuruluş belgesi Roma Statüsü olan, savaş suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar, soykırım suçları ve saldırı suçlarına bakan uluslararası bir mahkemedir. Roma Statüsü&#8217;ne taraf ülkeler için bağlayıcı olan UCM kararları, küresel adaletin sağlanmasında önemli bir araç olarak öne çıkmaktadır. Türkiye bu mahkemenin kararlarını Roma Statüsüne üye olmadığı için tanımak zorunda değildir.   İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu hakkında UCM tarafından çıkarılan tutuklama kararı hakkında iletişim başkanlığı bir bildiri yayınladı. Aynen aktarıyorum;</p>
<p>“  Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a göre, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan Netanyahu ve Gallant hakkındaki tutuklama emri, &#8220;cesur&#8221; bir hareket ve &#8220;insanlığın adalet sistemine olan güveninin yeniden kazanılması açısından önemli.&#8221;  Saray iktidarı üye ülkelerin tutuklama kararına uymalarını talep ediyor. Ancak siyasi iktidar Netenyahu Türkiye’ye gelirse                 (gelmeyeceğini bildiği halde) tutuklanacağını ilan etmedi. Bu konuda da İsrail’le ilişkilerde “hassas” davranmaya devam ediyor.</p>
<p>Diğer yandan Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin üyesidir. AHİM kararlarına uymak zorunda olduğu halde bu kararların bazılarına uymamaktadır. AHİM’in Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş kararları hatıralardadır. Uluslararası yargı kararlarına ve hatta kendi Anayasasına ( Can Atalay kararı)  uymayan bir iktidarın samimiyetinden söz edilemez.</p>
<p>Aynı samimiyetsizliğe yakın tarihimizden bir örnek vererek bitireyim.</p>
<p>Sudan’da hükûmet tarafından kurulan ve desteklenen milis kuvvetleri tarafından Darfur nüfusunun üçte biri -yaklaşık 2 milyon insan- zorla yerinden edilirken, yüz binlerce insan öldürülmüştü. Netanyahu ve Gallant ile aynı suçlardan hakkında dava açılan Sudan’ın darbeci eski devlet başkanı Ömer El Beşiri, Türkiye’ye geldiğinde İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) başta olmak üzere pek çok sivil toplum örgütü ve pek çok ülke “Türkiye’ye sokmayın, girerse tutuklayın” çağrısında bulunmuştu. Bu karara uymamış ve Erdoğan ile sıkı bir dostluk sergilemişlerdi.</p>
<p>Özetle gerek uluslararası mahkemelerin kararlarına uymada gerekse iç politikada samimiyetten uzak ikiyüzlü politikaların ete kemiğe büründüğünü ve Saray iktidarının siyaset anlayışının ikiyüzlülükle, riyakârlıkla şekillendiğini gözlemliyorum. Bu siyaset anlayışının toplumsal ahlakı tahrip ederek sosyal yaşamın tüm alanlarını, tüm devlet kurumlarını çürüttüğünü özellikle vurgulamak istiyorum.</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/saray-siyasetinin-karakteri-ikiyuzluluk/">Saray Siyasetinin Karakteri; İkiyüzlülük</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Savaş CHP&#8217; de kalacak mı?</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/baskan-savasin-chp-de-kalacak-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Oct 2024 11:05:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=225806</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg" alt="Başkan Savaş CHP&#8217; de kalacak mı?" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>Seçimlerden sonra hiç  görüşmediğim Lütfü Başkanla görüştüm. Hatay Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin önceki dönem Başkanı Lütfi Savaş&#8217;ı aradım. Kafamı kurcalayan iki konu vardı. Birincisi son günlerde medyada sık rastlanan CHP&#8217;den istifa edip...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/baskan-savasin-chp-de-kalacak-mi/">Başkan Savaş CHP’ de kalacak mı?</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg" alt="Başkan Savaş CHP&#8217; de kalacak mı?" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg" alt="Başkan Savaş CHP&#8217; de kalacak mı?" />

<p>Seçimlerden sonra hiç  görüşmediğim Lütfü Başkanla görüştüm.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-183530" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg" alt="" width="1920" height="1080" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg 1920w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-300x169.jpg 300w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-1024x576.jpg 1024w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-768x432.jpg 768w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-1536x864.jpg 1536w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-696x392.jpg 696w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-1068x601.jpg 1068w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-747x420.jpg 747w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></p>
<p>Hatay Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin önceki dönem Başkanı Lütfi Savaş&#8217;ı aradım.</p>
<p>Kafamı kurcalayan iki konu vardı.</p>
<p>Birincisi son günlerde medyada sık rastlanan <a href="https://www.korfezgazete.com/?s=CHP">CHP&#8217;den</a> istifa edip <a href="https://www.korfezgazete.com/?s=Zafer+Partisi">Zafer Partis</a>i&#8217;ne geçeceği konusuydu.</p>
<p>İkincisi ise sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda hep genel siyasetle ilgili söylemler yapması ,yerel konulara değinmemesi ve hakkında söylenen onlarca iddiaya yanıt vermemesi ,eleştirileri yanıtlamaması idi.</p>
<p>Bu arada Lütfü Savaş Dede olmuş kutladım Tabii .</p>
<p><strong>Başkan Zafer partisine gidiyor musun diye direkt sordu</strong>m ?</p>
<p>Yanıtı ilginçti.</p>
<p><strong> CHP&#8217;nin ,&#8221;CHP Genel Merkezinin davranışına bağlı&#8221; dedi.</strong></p>
<p>Nasıl yani dedim?</p>
<p>Bakın Erdal Bey Diyerek başladı ve sürdürdü.</p>
<p><strong>&#8220;Seçimlerde CHP&#8217;ye ihanet edenler ile ilgili işlem bekliyorum. Dosyalar hazır ve genel merkezde bekliyor. Önce tüzük kurultayından sonra dediler, tüzük kurultayı bitti hala ses yok.</strong></p>
<p><strong>İhaneti belgeli Milletvekilleri, ilçe başkanları, meclis üyeleri, sıradan üyeler ile ilgili disiplin kurulunu çalıştırmazlar ise CHP&#8217;den istifa edeceğim. Bu kesin istifadan sonra ne yapacağıma Henüz karar vermedim ona bakacağız.&#8221;</strong></p>
<p>Bunları söylerken çok ciddi iddialar ortaya attığından Emin bir ses tonu vardı.</p>
<p>Son seçimde bir kısım seçilmiş partilisinin ihanetinden Emin bir hali vardı.</p>
<p>Kızgın kırgın ve öfkeliydi.</p>
<p>Tek şartı ihanetçilerin cezalandırılmasıydı. Bunun sağlanması halinde partide kalacağını  söyledi.</p>
<p>İkinci konuya geçtik.</p>
<p>Dönemine yönelik eleştirilerle ilgili olarak <strong>&#8220;seneyi devriyelerini bekliyorum Elbette söyleyeceğim şeyler var 3-5 aylık belediye eleştirilmez bugüne kadar yaptıkları her şey hükümet destekli. Yolları su hatlarını altyapıyı bakanlıklar yapıyor Daha kendi imkanları ile yaptıkları bir şey yok&#8221; dedi.</strong></p>
<p>HBB&#8217;nin 7,5 milyon borcu olduğunu bunun 4 milyonunun yeni yönetimce ödendiği şeklindeki haberlerle ilgili olarak da <strong>&#8220;o 4 milyonu Sayın cumhurbaşkanından aldılar Hatay 400.000 civarında gelir olan bir belediye üç ayda 4 milyonu nasıl öder bunun   sorgulanması lazım dedi 7,5 milyon borcun büyük bir bölümünün AK Partili ilçe belediyelerinden kalan borçlar olduğun</strong>u&#8221; söyledi</p>
<p>Savaş la görüşmemizi tekrar bir araya gelip daha uzun konuşma kararı vererek bitirdik.</p>
<p>Evet durum bu. savaşın CHP ile bağı ihanetin ,ihanetçilerin  cezalandırılması şartına bağlı CHP Genel Merkezi bunu yapar mı ?</p>
<p>Belli değil.</p>
<p>Başkan şimdilik  beklemede..</p>
<p>Bana göre bu konjonktürde CHP genel merkezi İhanetçiler ve ihanetlerle uğraşmaz.</p>
<p><strong>İhanet etme CHP&#8217;de kanıksanmış bir gerçek</strong></p>
<p><strong>CHP&#8217;de geçirdiğim bunca yıl ihanetin cezalandırıldığını görmedim.</strong></p>
<p><strong>Ama ihanetçilerin  ödüllendirildiğine onlarca kez tanık oldum.</strong></p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/baskan-savasin-chp-de-kalacak-mi/">Başkan Savaş CHP’ de kalacak mı?</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SIRA TÜRKİYE’DE Mİ?</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/sira-turkiyede-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Oct 2024 06:53:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=224912</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2022/12/cafer.jpg" alt="SIRA TÜRKİYE’DE Mİ?" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>Önceki gün, televizyonların canlı yayınlarında tüm Dünya’ya gösterilen, “İran devleti, İsrail&#8217;e Hipersonik 200 adet balistik füze fırlattı” haberi bir numaralı gündem oldu. İran, fırlattığı füzelerle İsrail’e zarar verebildi mi? Cevabınızı...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/sira-turkiyede-mi/">SIRA TÜRKİYE’DE Mİ?</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2022/12/cafer.jpg" alt="SIRA TÜRKİYE’DE Mİ?" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2022/12/cafer.jpg" alt="SIRA TÜRKİYE’DE Mİ?" />

<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-172873" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/01/cafer-son.jpg" alt="" width="143" height="160" /></p>
<p>Önceki gün, televizyonların canlı yayınlarında tüm Dünya’ya gösterilen, “İran devleti, İsrail&#8217;e Hipersonik 200 adet balistik füze fırlattı” haberi bir numaralı gündem oldu.</p>
<p><strong>İran, fırlattığı füzelerle İsrail’e zarar verebildi mi?</strong></p>
<p>Cevabınızı biliyorum: Hayır!</p>
<p><strong>İRAN FÜZELERİNİN İÇİ NEDEN BOŞ?</strong></p>
<p>Hipersonik balistik füzeler; bir askeri tesisi, bir havalimanını, zengin petrol yataklarını veya stratejik bir kurumu imha etmek üzere fırlatılır. Bunlar çok güçlü füzelerdir, birkaç metre sapma ile hedefi imha ederler. Ancak, televizyonların canlı yayınlarında; havai fişek gibi yere düşerek sönen <strong>“içi boş füzeler”</strong> olduğu görüldü.</p>
<p><strong>Deli soru şu;</strong></p>
<p><strong>&#8211; </strong>Füzelerin içi neden boştu?</p>
<p>&#8211; Stratejik algı yönetimi ile İran’ı içine alan yeni bir savaş tiyatrosu sahaya mı sürüldü?</p>
<p><strong>ALGI YÖNETİMİYLE HALKIN GAZI MI ALINIYOR?</strong></p>
<p><strong>Unutmayalım!</strong></p>
<p>Dünya savaşlar tarihi; büyük zaferleri kazanan liderlerin ve milletlerin <strong>“doğru strateji doğru taktik doğru uygulama”</strong> sonucunda, savaşları kazandığını gösteriyor.</p>
<p>İsrail’e 200 füzeyle saldırıldığını haber yapan televizyonlar “İsrail’i savaş mağduru” gösterdi. Böylece, özellikle de batı ülkelerinde halkın gazı alındı ve İsrail Başbakanı Netanyahu,<strong> &#8220;İran bunun bedelini ödeyecek&#8221;</strong> dedi ve İran’a savaş ilan etti.</p>
<p>Böylece, İran devleti bölünmek ve parçalanmak üzere savaşın içine çekilmiş oldu</p>
<p><strong>BEŞLİ KATLİAM YAPISI!</strong></p>
<p>Siyonist ve emperyalist hedeflerle 22 adet orta doğu ülkesini işgal etmek ve sömürmek isteyen; <strong>ABD, CİA, NATO, Pentagon, İsrail beşlisi</strong>, ülkelerde BOP katliamları yapıyor.</p>
<p>Her gün <strong>“stratejik, psikolojik, sosyolojik algı yönetimi”</strong> ile farklı savaş hamleleri yapıyor! Katliam devleti İsrail her gün; ülkelere bombalarla saldırıyor, yıkıyor, yakıyor, masum çocukları, kadınları ve çaresiz halkı vahşice öldürüyor.</p>
<p>Ve… İsrail, orta doğu ülkelerini sırayla tek tek bölüyor!..</p>
<p><strong>ERDOĞAN: BİR SONRAKİ HEDEF TÜRKİYE!</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM&#8217;nin 28. Dönem 3. Yasama Yılı açılış konuşmasında,  <strong>“İsrail yönetiminin, Filistin ve Lübnan&#8217;dan sonra gözünü dikeceği yer, bizim vatan topraklarımız olacaktır.”</strong> Dedi ve Türkiye’nin seferberliğe ve savaşa hazır olmasını işaret etti. Neden?</p>
<p><strong>Stratejik Sorular!</strong></p>
<p>&#8211; İsrail, Türkiye&#8217;ye savaş açma cesaretini nereden alıyor?</p>
<p>&#8211; Türkiye ve ordusu zayıf ve güçsüz mü görünüyor?</p>
<p>&#8211; Türkiye, sıcak savaşın eşiğine mi geldi?</p>
<p>&#8211; İsrail saldırısından kaçan mülteciler, yakında Türkiye&#8217;ye mi gelecek?</p>
<p>&#8211; BOP çok yönlü operasyon hedefi ile Türkiye’ye yöneldi mi?</p>
<p>Gelecek 4-6 ay içinde ve 3-5 yıl içinde orta doğu ülkelerine; yeni katliamlar, yeni Kaoslar, yeni işgaller ve yeni bölünmeleri yaşatacak ihanet planları kuruluyor<strong>.</strong></p>
<p><strong>SAVAŞ DÜĞÜNDÜR BANA!</strong></p>
<p>Türk düşmanı olan herkes şunu iyi bilsin!</p>
<p>Türk milliyetçileri, vatansever aydınlar ve Türk milleti bölünmez bir bütündür.</p>
<p>Gerektiğinde; Türk ordusu “vatansever tecrübeli komutanlarıyla” yeniden şahlanır.</p>
<p>Ve… Şanlı Türk tarihi yeniden altın harflerle yazılır.</p>
<p><strong>Geldikleri gibi, giderler!</strong></p>
<p>Türk savaşırsa, tarih tekerrür eder;</p>
<p>Metehan, Bilge Kağan, Attila, Atatürk oluruz.</p>
<p>Türk korkmaz, Türk mağlup olmaz.</p>
<p>Yer yarılsa, gök çökse, vatan bölünmez.</p>
<p><strong>Savaş düğündür bana!</strong></p>
<p>Türk’ün genlerini bilmeyenler korksunlar!</p>
<p>NOKTA<strong>.</strong></p>
<p><strong>HATAY’A ve GÜNEYE DİKKAT?</strong></p>
<p>Sayın Erdoğan TBMM konuşmasında, <strong>“Hatay&#8217;ın Yayladağ ilçesindeki Suriye sınırından Lübnan sınırının 170 kilometre olduğunu”</strong> söyledi ve <strong>&#8220;…Yani işgal, terör, saldırganlık hemen yanı başımızdadır.”</strong> Diyerek; Hatay’ın, Akdeniz ve Güney Doğu Akdeniz vilayetlerimizin savaşın hedefinde olacağını, işaret mi etti? Neden?</p>
<p>Önce; unutulmaması gereken, tarihi gerçekleri bir hatırlayalım…</p>
<p><strong>Unutmayalım!..</strong></p>
<p>Tarihin değişmeyen savaş kuralı <strong>“hak haklının değil, hak güçlünündür”</strong> ilkesidir.</p>
<p>ABD, CİA, NATO, Pentagon, İsrail Beşlisinin ekonomik ve askeri gücü sürekli artırıyor.</p>
<p>Orta doğuda, savaş alanı ve savaş cephesi planlı şekilde genişliyor!</p>
<p>Katliam bombalarıyla ülkeler sırayla vuruluyor! Devletler bölünüyor, yok ediliyor!</p>
<p><strong>GELİNEN DURUM</strong></p>
<p><strong>Irak, Suriye, Libya parçalandı…</strong></p>
<p>İsrail ordusu; Filistin, Gazze ve Lübnan’ı savaş uçakları, katliam bombalarıyla imha ediyor&#8230; Masum çocuklar, kadınlar ve çaresiz halk kitleler halinde vahşice katlediliyor.</p>
<p>İşgal edilen şehirlerde; paramparça cenazelere insanlık seyirci kalıyor!</p>
<p>Orta doğu ülkeleri, sırayla işgal ediliyor, ABD, İsrail ve Siyonizm’in emrine giriyor.</p>
<p><strong>Orta doğu barut fıçısı!</strong> <strong>Büyük orta doğu savaşı kapıda!</strong></p>
<p>Çocuk çığlıkları, kadın gözyaşları hiç durmuyor, durmayacak!</p>
<p><strong>Sonuç:</strong></p>
<p>Bölünen ülkeler,<strong> “devletler mezarlığına” </strong>gömülüyor!..</p>
<p>Saygı, sevgiyle dostça kalın, hoşça kalın…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cafer Türkseven</p>
<p>Eğitimci, Şair, Yazar, Turizmci</p>
<p><strong>Not:</strong> Bir sonraki köşe yazımda, “Türkiye Nereye Gidiyor?” konulu; ülkemizde derinleşen beka sorunları, Türkiye’nin orta doğu ülkesi haline dönüşme tehlikesi ve çıkış yolu olacak. <strong> </strong></p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/sira-turkiyede-mi/">SIRA TÜRKİYE’DE Mİ?</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Necmi Hoca&#8217;dan uyarı Yapmayın Arkadaşlar</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/necmi-hocadan-uyari-yapmayin-arkadaslar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2024 10:57:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=219926</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/07/necmi-hoca-e1721386435135.jpeg" alt="Necmi Hoca&#8217;dan uyarı Yapmayın Arkadaşlar" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>&#160; &#160; Kocaeli üniversitesi öğretim üyesi Necmi Özdemir uyardı &#160; YAPMAYIN ARKADAŞLAR 13-17 Temmuz&#8217;da ATA ŞEHRİNDE SON DURUMU Gözleme hedefli gittim. Dünya&#8217;nın en çok bilinen karavanlarından birinin AB Ülkeleri Distürübitörü...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/necmi-hocadan-uyari-yapmayin-arkadaslar/">Necmi Hoca’dan uyarı Yapmayın Arkadaşlar</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/07/necmi-hoca-e1721386435135.jpeg" alt="Necmi Hoca&#8217;dan uyarı Yapmayın Arkadaşlar" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/07/necmi-hoca-e1721386435135.jpeg" alt="Necmi Hoca&#8217;dan uyarı Yapmayın Arkadaşlar" />

<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.korfezgazete.com/?s=+++Kocaeli+%C3%BCniversitesi+%C3%B6%C4%9Fretim+%C3%BCyesi+Necmi+%C3%96zdemir">Kocaeli üniversitesi öğretim üyesi Necmi Özdemir</a> uyardı</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-219927" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/07/necmi-hoca.jpeg" alt="" width="404" height="796" /></p>
<h2><strong>YAPMAYIN ARKADAŞLAR</strong></h2>
<p>13-17 Temmuz&#8217;da ATA ŞEHRİNDE SON DURUMU Gözleme hedefli gittim.</p>
<p>Dünya&#8217;nın en çok bilinen karavanlarından birinin AB Ülkeleri Distürübitörü Hemşerimizle olduk.<br />
Daha önce Afrika Mercedes sorumlusu olup, şimdilerde aynı işletmede Elektrikli kamyon ve Tır bölüm sorumlusunun hemşerimiz olduğunu öğrendik.<br />
Bir başka bilgilenme;<br />
Şimdilerde Toyota proje müdürü olup,yarın Çekya da Elektrikli Araçlardan sorumlu müdür olacağını öğrendik.<br />
Yine bir başkası,<br />
Hemşerimiz kebapçının bir oğlunun gemi makineleri mühendisliği bölümünü- Üniversite 2.sıfatıyla-Bitirdiğini.<br />
Diğer oğlunun Koç üniversitesinde yazılım mühendisliğinde son sınıf öğrencisi o ve üniversite de ilk 20 de olduğunu öğrendik.<br />
Bir başka Hemşerimizin Kanada da çalıştığını.Firmanın İzmir de olan Türkiye uzantısı için Yazları İzmir’de çalışmaya geldiğini.<br />
Özel olarak-Ünlü futbolcular gibi ağırladığını aktadılar.<br />
Bunlardan niye mi yazdım&#8230;?<br />
<a href="https://www.korfezgazete.com/?s=HATAY%27">HATAY&#8217;</a>ı ancak HATAY&#8217;LILARLA doğru şekilde ayağa kaldırabiliriz&#8230;</p>
<p>Eskişehir Anadolu Üniversitesin de Büyük Başarılarla Rektörlük yapan hemşerimiz ve Dünya&#8217;nın geleceğine yön verecek 50 gençten biri gibi daha çok YILDIZ HEMŞERİLERİMİZ var.<br />
Hiçbir farklılığı gündeme getirmeden bu değerlerle yol alınmalıdır.</p>
<p>NE YAZIK Kİ ,<br />
Yerel Yönetsel Atamalar Başta Olmak üzere<br />
Mevcut Durum Tam Böyle Değil.</p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/necmi-hocadan-uyari-yapmayin-arkadaslar/">Necmi Hoca’dan uyarı Yapmayın Arkadaşlar</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MAYIN VE SÜLLÜM MESELESİ </title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/mayin-ve-sullum-meselesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Jun 2024 15:18:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=218112</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/06/adviyehanim-1.jpg" alt="MAYIN VE SÜLLÜM MESELESİ " style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>Adviye Ertekin Yüksel Yazdı MAYIN VE SÜLLÜM MESELESİ Olayların karşısında sustukça sıra başka şeylere geliyor. &#8220;Sıra daha daha nelere gelecek bilemiyorum ve sanmıyorum yaa!&#8230;&#8221; diyerek gözlerimi ötelere doğru çeviriyorum ....</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/mayin-ve-sullum-meselesi/">MAYIN VE SÜLLÜM MESELESİ </a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/06/adviyehanim-1.jpg" alt="MAYIN VE SÜLLÜM MESELESİ " style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/06/adviyehanim-1.jpg" alt="MAYIN VE SÜLLÜM MESELESİ " />

<p><a href="https://www.korfezgazete.com/?s=Adviye+Ertekin+Y%C3%BCksel">Adviye Ertekin Yüksel</a> Yazdı</p>
<p>MAYIN VE SÜLLÜM MESELESİ</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-218113" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/06/adviyehanim.jpg" alt="" width="720" height="960" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/06/adviyehanim.jpg 720w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/06/adviyehanim-225x300.jpg 225w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/06/adviyehanim-696x928.jpg 696w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2024/06/adviyehanim-315x420.jpg 315w" sizes="auto, (max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<div dir="auto">Olayların karşısında sustukça sıra başka şeylere geliyor. &#8220;Sıra daha daha nelere gelecek bilemiyorum ve sanmıyorum yaa!&#8230;&#8221; diyerek gözlerimi ötelere doğru çeviriyorum . Kulaklarıma da tıkaç takmak istiyorum .</div>
<div dir="auto">Haydi diyelim bu tedbirleri aldım da .. Ya evdeki sesi soluğu hiç kesmeden konuşan tv&#8217;yi ne yapacağız . Kıvırsak kulağını kumandadan olmuyor ki .</div>
<div dir="auto">Biz insanlar meraklıyızdır . Açmadan, dinlemeden duramayız &#8230;</div>
<div dir="auto">İşte o acı haberi de aldı tüm seyredenler . 74 yaşındaki öğretmen hunharca öldürülmüştü işinin başında müdür odasında.</div>
<div dir="auto">Hem de kucak açtığımız ve doyurup beslediğimiz bir mülteci tarafından . Ve kendisi bu eğitim yuvasında okurken her ne ise suçu okuldan uzaklaştırılmış biri .</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Eğitim ve eğitimci bizler için çok önemli bir konu .</div>
<div dir="auto">Çocuğunu okula veya bir meslek yanına veren kişi, “Eti senin kemiği benim!“ diyerek emanet eder ustasına veya öğretmenine .</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Ne oldu bize ??</div>
<div dir="auto">Ne oldu !!!</div>
<div dir="auto">Yıllardır içime sinmeyen bir konu zaten bu &#8220;mülteci&#8221; olayı .</div>
<div dir="auto">Mülteci sığınmacı oluyor anlam olarak . Oysa bize gelenlerin sığınmış bir hali hiç yok hem de hiç mi hiç yok .</div>
<div dir="auto">Gelen yaşlı değil , çocuk değil , sakat değil ..</div>
<div dir="auto">Hepsi de genç ve durmadan üreten bir kesim&#8230; Devamlı çoğalıyorlar ve onlara tanınan haklardan faydalanarak üremeye devam ediyorlar .</div>
<div dir="auto">Her yerde öncelikli durumdalar .</div>
<div dir="auto">Bir &#8220;dur&#8221; diyen yok onlara, ülkenin sınırları kalbura döndü . Ben yıllar evvel sınır kentlerinde kolsuz bacaksız insanlara rastladım . Zira ellili yıllarda Türk ordusu o sınırlara mayın döşeyerek ülkesini korumaya almıştı . Geçmek isteyenler ki; o da işi gücü olmayan insanlardı . Kaçak yollarla sınır ticareti yapmak için geçenlerdi .</div>
<div dir="auto">Çoğu ya o mayınlı yerde ölür . Ya da sakat kalırdı .</div>
<div dir="auto">Fakat ülkemize geçmek isteyen pasaport veya pasavanla olurdu ( pasavan sınır ötesi bağı bahçesi , zeytinliği olanlara verilen izin belgesi )</div>
<div dir="auto">Sonrasında bu durum malların ülkelerindekilere mübadele ile ortadan kaldırıldı fakat şimdi bu sınırdaki mayınlar söküldü . Yani giriş çıkış serbest .</div>
<div dir="auto">Bu durum tüm sınır boylarında aynı serbestlikte . Ülkemde Suriyeli , Afgan, Iraklı, İranlı&#8230; yani kim ararsan var oldu .</div>
<div dir="auto">Haaa!!</div>
<div dir="auto">Mayınların yerine beton blok duvarlar kondu . Fakat bu sorun değil kişiler gelirken yanlarında açılıp büyüyen merdivenlerle geliyorlar . Onların deyimi ile ya SÜLLÜM ü daya çık duvarın üstüne, atla öte tarafa .</div>
<div dir="auto">Hem gidil gelişler zaten rahat . İstedikleri zaman bayram seyran diyerek gidiyorlar .</div>
<div dir="auto">En az beş çocuk yapıyorlar . Zira doğuma bir telefonla ambulansla gidiyorlar . Çocuğun bezi , maması bedava veriliyor . Çocuk parası da alıyorlar üstelik .</div>
<div dir="auto">Ohhh ne güzel hayat . Onlara verilen kişi başı maaş bile artırıldı . Kira bedeli de alıyorlar . Bir evden bir çok kişi çalışıyor . Yani anlayacağımız</div>
<div dir="auto">Ekmek elden su gölden . Şirket kur vergi yok . Doğur çocuğun bezi maması beleş . İlaç beleş&#8230;</div>
<div dir="auto">Ne güzel hayat .</div>
<div dir="auto">Bir Avrupa ülkesinde hemen vatandaşlık verme ve bu kadar avanta tanınıyor mu bunlara ? Hem de kamplarda tutuluyorlar .</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Bakın bu gün bir öğretmene yapılan ileride tüm vatandaşlarımıza yapılır .</div>
<div dir="auto">Bence bu bir ikinci KUBILAY vakasıdır fakat oradaki misilleme bu olayda da olacak mı ?</div>
<div dir="auto">Bunların sınır dışına sürülmesi ve sınırlarımızın tekrar korunur hale gelmesi olacak mı ?</div>
<div dir="auto">Beklentimiz bunların tümünün ülkemizden gitmeleri .</div>
<div dir="auto">Sonuç olarak bu durumun sonunu hiç iyi düşünemiyorum .</div>
<div dir="auto">İNŞALLAH YANILIRIM !..</div>
<div dir="auto">Şehit öğretmenime rahmetler dilerim .</div><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/mayin-ve-sullum-meselesi/">MAYIN VE SÜLLÜM MESELESİ </a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adviye hoca yazdı:Deniz deniz yine deniz</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/adviye-hoca-yazdideniz-deniz-yine-deniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jun 2024 18:03:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=217129</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2022/03/adviyehanım.jpg" alt="Adviye hoca yazdı:Deniz deniz yine deniz" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>Adviye Ertekin Yüksel Yazdı &#160; Deniz deniz yine deniz Güzel ülkemin üç tarafı denizlerle çevrili yaa!! Bundan dolayı DENİZ , DENİZ diyorum . Eeee bu da benim hakkım olsun yaniii...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/adviye-hoca-yazdideniz-deniz-yine-deniz/">Adviye hoca yazdı:Deniz deniz yine deniz</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2022/03/adviyehanım.jpg" alt="Adviye hoca yazdı:Deniz deniz yine deniz" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2022/03/adviyehanım.jpg" alt="Adviye hoca yazdı:Deniz deniz yine deniz" />

<p><a href="https://www.korfezgazete.com/?s=Adviye+Ertekin+Y%C3%BCksel">Adviye Ertekin Yüksel</a> Yazdı</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Deniz deniz yine deniz</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-133022" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2022/03/adviyehanım.jpg" alt="" width="720" height="960" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2022/03/adviyehanım.jpg 720w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2022/03/adviyehanım-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<div dir="auto">Güzel ülkemin üç tarafı denizlerle çevrili yaa!! Bundan dolayı DENİZ , DENİZ diyorum . Eeee bu da benim hakkım olsun yaniii !! En azından ona yani DENİZE seslenme hakkımı olsun . Haaa!! Birde mümkün olan yerlerden seyretmek halkım olsun dermişim ..</div>
<div dir="auto">Bu da nerden çıktı demeyin . Ben de her yaz bu konuyla kendimi bütünleşmiş hissediyorum . Sonra da denizler halkındır cümlesine takılıp kalıyorum .</div>
<div dir="auto">Yaaa evet denizler halkın HALKIN da…</div>
<div dir="auto">Ehhh öyle olsun tamam .. Benim yaşadığım şehir İSKENDERUN . Seyretmek istersem denizi gidiyorum sahil kesimine buluyorum bir boş bank seyrediyorum denizi . Göz ve kulak hakkını alıyor . Bunu sahildeki mekanlarda oturmak ise o mekandan bir şeyler yemek içmekle mümkün oluyor . Yani bu iş paraya bağlı . Böyle bir yere gitmek hele ailece böyle bir mekana gitme !!!</div>
<div dir="auto">Eee bayaaa bir ailenin bir kaç günlük yemek masrafına denk . Yani denize uzaktan bakarak el sallayacaksın demektir .</div>
<div dir="auto">Sahil kentinde yaşıyoruz ve ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili . Denizler HALKINDIR yaaa!</div>
<div dir="auto"> Tam da bunları düşünürken KARPUZ meyvesi aklıma geldi .. Yaz gelince karpuz kabuğu denize düşmeden denize girilmez efsanesi var ya …</div>
<div dir="auto">Gerçekten de ikisi de yani hem DENİZ hem de KARPUZ efsane oldu !!!</div>
<div dir="auto">Haydi buyrun <a href="https://www.korfezgazete.com/?s=%C4%B0SKENDERUN">İSKENDERUN</a> merkezdeki kıyı şeridinde bir yerden denize girebilin ..</div>
<div dir="auto">Benim gençlik yıllarımda sahil boydan boya kumsaldı . Ve şehirde aklımda kalan iki tane plaj vardı . Birisi askeri plaj . Diğeri ise DİBA adlı bir plajdı . Yine sahil olduğu gibi boş ve kumsaldı . Ne oldu da sonrasında sahil koca koca taşlarla dolduruldu . Ve kumsala da ağaçlar dikilerek gazino ve bahçeler dolduruldu . O olan plajlar yok oldu . Oralar inşaat alanı oldu .Apartman ve bahçeli olmak üzere evler yapıldı . İnsanlar denize girmek için ne yapacaklarını şaşırmıştı . Ona da bir çare Belediyenin kamp yeri bir nebze çare oldu . Kaç dönem bu şekilde bu devam etti tam bilemiyorum .. Tayinler nedeni ile bir hayli uzak kaldım İSKENDERUNDAN . Geriye döndüğümde o kamp alanları da yoktu artık .</div>
<div dir="auto">Yani ne KAPUZ KABUĞU denize düşüyor , ne de halk denize girebiliyordu İSKENDERUN merkezde .</div>
<div dir="auto">Yani sahil tamamen yazlık sitelere ve daha merkezi yerlerde otel ve plaj işletmeleri ile kuşatılmıştı .</div>
<div dir="auto">Yani DENİZLER kanunen halkın .. Fakat denize girebilmek için özel işletmeye verilen kumsal alana giriş ücretli . Veya giriş ücreti yoksa oradan alış veriş yapmak şartı var .</div>
<div dir="auto">Tüm bunları yapamıyorsanız dolulacaksınız konu komşu . Bir kamyon kasası gölgesinde gayri nizami , sağa sola çarşaf gererek . Gireceksiniz denize .</div>
<div dir="auto">Belki mayo yerine “ don , köynekle ..</div>
<div dir="auto">Tabi bu daha ziyade Arsuz tarafın da ve balık çiftliklerinin olmadığı kıyı kesiminde ..</div>
<div dir="auto">Gelelim Dörtyol tarafına . Sitelerin dışında buralar da da halka açık bir plaj olduğunu sanmıyorum . Yine çok eskilerde buralar da kamp alanları vardı . Şimdilerde var mı bilmiyorum . Fakat siteler buralarda da sahili kapatmış durumda .</div>
<div dir="auto">Eee denizler halkın yaa!!</div>
<div dir="auto">Zahir gireriz bir yolunu bulur denize diye ümit etmeyin . Sanmıyorum yaaa kıyıdaki sitelerden veya otellerden ancak bunu yapabilsiniz dermişim …</div>
<div dir="auto">Haaa o arada karpuz da eseflenmesin bak kabuğunu denize bir türlü düşüremiyor . Onu da fiyatlar erteliyor YAZIK !!</div>
<div dir="auto">İnsanlar alamıyor ki .. alsa da deniz kenarında yiyemiyor ki kabuğu salsın kendini DENİZE</div>
<div dir="auto">YANİ NE KARPUZ KABUĞU DÜŞEBİLİYOR DENİZE ..</div>
<div dir="auto">NE DE İSANLAR KULAÇLAYABİLİYOR O MAVİLİKLERİ ..</div>
<div dir="auto">Gelelim sahilde ki ÖĞRETMEN EVLERİNE .</div>
<div dir="auto">Yıllarca aidat ödediği halde hiç bir öğr evinin kapısından içeri giremeyen öğretmenler var dermişim .</div>
<div dir="auto">Ben işim icabı bir kış gecesi Mersin’de bir gece kaldım öğr evinde . Tabii mevsim icabı kimse yoktu . Yaz mevsiminde mümkün değil . Daha öncesinden rezervasyon yapılmıştır yerimiz yok anonsu ile saf dışı ediliyorsunuz maalesef ..</div>
<div dir="auto">SONUÇ OLARAK :</div>
<div dir="auto">Ne karpuz kabuğuna öfke duyun !</div>
<div dir="auto">Ne de denize !!</div>
<div dir="auto">Seyredin uzaktan hem DENİZİ hem de KARPUZU !!</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">ADVİYE ERTEKİN YÜKSEL</div><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/adviye-hoca-yazdideniz-deniz-yine-deniz/">Adviye hoca yazdı:Deniz deniz yine deniz</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsmail akbay&#8217;ın ölüm nedeni ne?</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/ismail-akbayin-olum-nedeni-ne/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Mar 2024 12:06:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=212593</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg" alt="İsmail akbay&#8217;ın ölüm nedeni ne?" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>&#160; Antakya kökenli Akbay Ailesini çok yakından tanıyan dostlukları ve kader birliği yaptığım aile bireyleri olan biri olarak İsmail Akbay&#8216;ın ölümü beni çok derinden etkiledi. Işığı bol olsun. Kalanların başı...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/ismail-akbayin-olum-nedeni-ne/">İsmail akbay’ın ölüm nedeni ne?</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg" alt="İsmail akbay&#8217;ın ölüm nedeni ne?" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg" alt="İsmail akbay&#8217;ın ölüm nedeni ne?" />

<p>&nbsp;</p>
<p>Antakya kökenli Akbay Ailesini çok yakından tanıyan dostlukları ve kader birliği yaptığım aile bireyleri olan biri olarak<a href="https://www.korfezgazete.com/?s=%C4%B0smail+Akbay"> İsmail Akbay</a>&#8216;ın ölümü beni çok derinden etkiledi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-183530" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg" alt="" width="1920" height="1080" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg 1920w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-300x169.jpg 300w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-1024x576.jpg 1024w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-768x432.jpg 768w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-1536x864.jpg 1536w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-696x392.jpg 696w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-1068x601.jpg 1068w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-747x420.jpg 747w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></p>
<p>Işığı bol olsun.</p>
<p>Kalanların başı sağ olsun diyorum.</p>
<p>Bu ölümden etkilenmemin  tek nedeni   tanıdığım bir insanın Öteki dünyaya göçmesi değil.</p>
<p>Akbay ailesinin bir bireyini kaybetmek de değil.</p>
<p>İsmail Akbay&#8217;ın ölüm şekli.</p>
<p>Aile bireylerinden edindiğim bilgiye göre Akbay ölüm nedeni yıllardır süren ama depremden sonra iyice felç olan Hatay sağlık sistemi .</p>
<p>Özellikle depremde yıkılan Araştırma Hastanesi ve felc olan Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ile özel hastanelerden sonra ciddi şekilde yaralanan Hatay&#8217;ın  sağlık sistemindeki eksiklikler.</p>
<p>Bu eksiklikleri gidermek üzere alınan bazı acele kararlar.</p>
<p>Bu kararlardan biri de <a href="https://www.korfezgazete.com/?s=Defne+Devlet+Hastanesi.">Defne Devlet Hastanesi.</a></p>
<p>iktidar ve Sağlık Bakanlığı  vatandaşın sağlık talebi ile ilgili isyanı karşısında  hızlıca  hareket ederek hizmeti açtığı Defne Devlet Hastanesi.</p>
<p>Hatay&#8217;ın açıldığı gün sular altında kalan Hastanesi.</p>
<p>Bu hastane ile bilgiler ilgili doktor ve alet eksikliği ile ilgili isyanlar şikayetler talepler hiç bitmedi bitmeyecek gibi .</p>
<p>Defne ve Antakya bu hastaneye mahkum edildi.</p>
<p>Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesinde sıkıntı olunca i insanların önünde Tek seçenek olarak bu hastane kaldı.</p>
<p>Oysa alet Doktor personel ve ekipman sıkıntısı vardı. İsyana, şikayete, talebe kulaklar tıkandı.</p>
<p>İşte bu nedenle İsmail Akbay&#8217;ın ölümü Bu sistemin tipik bir örneği.</p>
<p>Akbay sabah rahatsızlanır kolunda uyuşma ve göğsünde sıkışma vardır. Yakınları derhal devlet Defne Devlet Hastanesi&#8217;ne kaldırırlar. Kalp doktoru ile gerekli ekipman da yoktur.</p>
<p>Bir ortopedi uzmanı doktor ilgilenir kalp krizi olabileceğini söyler ambulans ister MKÜ hastanesine sevk eder.</p>
<p>Bu arada akbay&#8217;ın Genel Sağlık durumu gayet iyidir doktorla sohbet eder.</p>
<p>Ambulansın gelmesi yakınlarının bana verdiği bilgiye göre bir saat sürer ambulansı alınır Ve MKÜ Hastanesine &#8216;ye ulaşmadan kalp ağır bir kriz geçirerek hayatını kaybeder.</p>
<p>Ambulanstaki bulunanların müdahalesi de yetersiz kalmıştır.</p>
<p>şmdi soruyu tekrar ederim akbay&#8217;ın ölümle dediğinde Resmi ölüm kağıdında kalp krizi yazıyor durumu Muhtemelen ama gerçek bu mu yoksa gerekli uzmanlığı olmayan ekipsiz personel ses ekipmansız açılan Devlet Hastanesi mi onu açan eksikliklerini tamamlamayan Sağlık Bakanlığı ve siyasi iktidar mı bu ve bu acı kayıp bu acıdan bu acı bu acı kaybın çıkartması gereken bu da acı kayıptan çıkarılması dersler dersler de var elbette Hatay&#8217;ın sağlık sistemi ne olacak Akbay kurtarılamadı ancak başka kayıtlar olamazsak olacak mı tabii temennimiz başka kayıtların olmaması başkaları da böyle ölmesin diye bu olay ilgililerce iyi değerlendirilmeli başta Vali olmak üzere hatayı sağlık progresesi iktidarın partisinin milletvekilleri Sizce Akbay neden öldü</p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/ismail-akbayin-olum-nedeni-ne/">İsmail akbay’ın ölüm nedeni ne?</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zan Siyaseten  mahkum edildi</title>
		<link>https://www.korfezgazete.com/zan-siyaseten-mahkum-edildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korfez Gazete Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Mar 2024 09:11:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay Haber]]></category>
		<category><![CDATA[hatay haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.korfezgazete.com/?p=211993</guid>

					<description><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg" alt="Zan Siyaseten  mahkum edildi" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><p>&#160; Türkiye İşçi Partisi Gökhan Zan ilişkisi skandalla bitti . TİP HBB adayı Gökhan Zan’ı çektiğini açıkladı. TİP’in Gökhan Zan’ı adaylıktan çekme gerekçesi ise çok tartışılacak cinsten. TİP’in Zanı çekme...</p>
<p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/zan-siyaseten-mahkum-edildi/">Zan Siyaseten  mahkum edildi</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg" alt="Zan Siyaseten  mahkum edildi" style="max-width: 100%; height: auto;" /></p><img src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg" alt="Zan Siyaseten  mahkum edildi" />

<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.korfezgazete.com/?s=T%C3%BCrkiye+%C4%B0%C5%9F%C3%A7i+Partisi">Türkiye İşçi Partisi</a> Gökhan Zan ilişkisi skandalla bitti .</p>
<p>TİP HBB adayı <a href="https://www.korfezgazete.com/?s=G%C3%B6khan+Zan">Gökhan Zan</a>’ı çektiğini açıkladı.</p>
<p>TİP’in Gökhan Zan’ı adaylıktan çekme gerekçesi ise çok tartışılacak cinsten.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-183530" src="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg" alt="" width="1920" height="1080" srcset="https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4.jpg 1920w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-300x169.jpg 300w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-1024x576.jpg 1024w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-768x432.jpg 768w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-1536x864.jpg 1536w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-696x392.jpg 696w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-1068x601.jpg 1068w, https://www.korfezgazete.com/wp-content/uploads/2023/03/basyazi1-4-747x420.jpg 747w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></p>
<p>TİP’in Zanı çekme açıklaması dikkatli bir üslupla yazılmış.</p>
<p>Ama iki husus çok önemli.</p>
<p>Öncelikle TİP  Hatay halkı ve Türkiye&#8217;den özür dilemiş. Bu çok önemli .</p>
<p>İkincisi ise Zan ile ilgili” <strong>hiçbir şekilde Tasvip etmeyeceğimiz ilişkiler ve girmiş olması”</strong> cümlesi</p>
<p>Nedir bu TİP’in  bu tasvip etmediği ilişkiler?</p>
<p>İsmail Saymaz Sözcü TV&#8217;de açıklamış.</p>
<p>İsmail Saymaz özetle TİP’teki  bilgiyi şöyle açıklamış “ <strong>Turgay Koçkaya isimli bir şahsın Zan’a çekilmemesi için 3 milyon dolar ve TV sunuculuğu önerdiği zarar ise 5 milyon dolar olmaz mı diye yanıt verdiği”</strong></p>
<p>Benim ulaştığım bilgilerde var</p>
<p>TİP Kaynakları bana ”<strong>Söz konusu iddiaların partiye  cok önce ulaştığı bu iddiaları Gökhan Zanla paylaşıldığı Zan ‘ın montaj iddialarının ciddiye alınarak Kasetlerin uzmanlara verilerek  gerçek olduğunun ispatlanması üzerine Parti genel merkezinin Hatay’a 3 genel başkan yardımcısı gönderdiği Kimseyi üzmeyecek bir çözüm arandığını ama Zan’ın buna yanaşmadığı”</strong> şeklinde bilgi verdiler</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İşin bir başka yönü de bir ay önce çekilmesi için tehdit ve şantaj uygulamasına uğradığını TV&#8217;lerde haykıran insanın bu tehdit ve şantaj iddialarını yargıya taşımaması .</p>
<p>Hatta bu konuda savcılığın resmen bir soruşturma açmaması.</p>
<p>TİP’in Zan&#8217;ın adaylığının çektiklerini açıklamasından sonra  bu tehdit ve sanda iddialarını yargıya taşıması ve yine bu kez yerel basına tehdit ediliyorum diye haykırması .</p>
<p>Hatta daha sonra TİP İ ve Genel Başkan Erkan Baş’ı suçlar nitelikte açıklamalar yapması.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>TİP’in özrü siyasal bir tavırdır.</p>
<p>TİP’ adaylıktan çekiyorum sözü Hukuki olmasa da siyasal bir tavırdır</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Barış Atay  ve Can Atalay  Seçen Hataylı ‘ya yapılmış bir öz eleştiridir.</p>
<p>Mealen <strong>“kusura bakmayın Zan Zan altında kalmıştır aday olarak karşınıza getirdiğimiz için sizden Özür diliyoruz”</strong> demektir.</p>
<p>Siyasi parti olarak Gökhan Zan&#8217;ın aday yapılma sürecini kendi içlerinde  konuşurlar ,hesap verirler hesap sorarlar.</p>
<p>Bu kendi iç sorunları .</p>
<p>Gökhan Zan artık <strong>&#8220;kriminal bir vakadır.&#8221;</strong></p>
<p><strong> Zan siyasal bir figür olmaktan çıkmış kriminal bir vaka haline gelmiştir.</strong></p>
<p><strong> Zan kendisini tehdit edenlerin kim olduğunu  ile savcılığa verdiğini açıklamıştır.</strong></p>
<p><strong> Bundan sonrası savcıların işi adliyenin işi .</strong></p>
<p><strong>Ama Saymaz&#8217;ın  TİP’e dayandırdığı iddiaları hala ortadadır.</strong></p>
<p><strong>TİP’e ulaşan ses kayıtları nedir?</strong></p>
<p><strong> Gerçek midir montaj mıdır?</strong></p>
<p><strong> Bu Turgay Koçkaya gerçekten var olan bir şahıs mıdır kimdir neyin nesidir?</strong></p>
<p><strong> Parayı kimin adayla adına vaat etmiştir Zan’ın çekilmemesi neden istenmiştir?</strong></p>
<p>Bu veya benzeri sorular halen ortadadır.</p>
<p>Ne kadar ilginç  değil mi?</p>
<p>Bir aday bir taraftan çekil diye tehdit ve santaja maruz kaldığını iddia ediyor öte taraftan çekilme sana para ve makam verelim diye baskı altında baskı altına alındığı iddiaları var .</p>
<p>Sen neymişsin be Zan?</p>
<p>Bir yıllık siyasi hayatında nerelere gelmişsin, neler becerdin neler ?</p>
<p>Gerçekten ilginç bir aday hem şekil hem çekilme diye baskılanıyor</p>
<p>Daha önce yazdım Zan çekilme tehditlerini aldığında hemen o gün savcıya ulaşsaydı Elindeki belgeleri savcılığa verseydi ya da savcılık o gün resen bu iddiaları soruştursaydı çekilmeme teklifleri baskıları gelir miydi?</p>
<p>Aslında varsa çekil ve çekilmeme baskılarının hangisi önce bilmiyoruz ama olasılık olarak çekil tehditleri daha önce yapılmıştır diye düşünmekteyim.</p>
<p>Hoş o iddialar da etek kemiğe şekilde bürünmemiş savcılıkta duruyor .</p>
<p>Her neyse</p>
<p>Umarım herkes her ikisi de araştırılır ve aydınlatılır.</p>
<p>Ancak işin özü &#8221; <strong>siyasal zeminde Zan mahkum olmuştur.&#8221;</strong></p>
<p>Zan onaylanmayan bazı ilişkilere girmekten siyaseten TİP tarafından mahkum edilmiştir.</p>
<p>İşin kriminal yani çok da önemli değil .</p>
<p><strong>İşin önemli yanı ,Zan&#8217;ın tehdit iddialarını TİP’in adaylıktan çektiğini açıklamasından sonra yargıya taşınmasıdır.</strong></p>
<p><strong> Zan bu kadar süre neden sustu?</strong></p>
<p><strong>TİP bu tehdit iddialarına karşı neden suskundu?</strong></p>
<p><strong>Zan’a Neden o gün sahip çıkmadı?</strong></p>
<p><strong>Bunlar ve benzeri konular uzun süre tartışılacak</strong>.</p>
<p>Gelelim Hatay&#8217;da TİP üyelerinin TİP’e  oy vermeyi meyilli seçmenlerin durumuna.</p>
<p><strong> Benim gözlemim Hatay&#8217;da TİP  tabanının  çok büyük bir bölümü zaten Zan’a sıcak bakmıyordu. Bir türlü benimsememişti.</strong></p>
<p><strong> Barış Atay ve Can Atalay isimlerinden Sonra Zan’ı içine sindirememişti.</strong></p>
<p><strong> Zan Bir Hayli sırıtmıştı</strong></p>
<p>Bu yüzden moralsiz idiler.</p>
<p><strong> İlçe adayları özellikle Defne Samandağ  ve  Arsuz ‘da adaylarla ilgili sıkıntı duymayan TİP  tabanı büyük şehirde oldukça sıkıntılı görünüyordu .</strong></p>
<p><strong>Bırakın tabanı Hatay&#8217;da örgüt yöneticileri bile sıkıntılıydı hatırlayın tip Zan kararını açıkladığında ciddi istifalar olmuştu</strong> .</p>
<p>Şimdi Bu sıkıntılar ortadan kalktı .</p>
<p><strong>Her ne kadar siyasi partiler kanuna göre kesinleşen listelerden çekilme diye bir şey söz konusu değilse bile , seçmen pusulalarında tipin logosunun altında Gökhan Zan’ın  ismi olmasına rağmen artık TİP tabanı Gökhan Sana oy vermek zorunda değ</strong>il .</p>
<p><strong>TİP siyaseten Zan’ı mahkum etti.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Elbette TİP seçmeni ve örgütü  aralarında ne yapacakları konusunda bir değerlendirme yaparak Bir siyasal tavır geliştireceklerdir.</p>
<p>TİP özür dileyerek bir anlamda üzerine düşeni yapmıştır.</p>
<p>TİP Üyeleri ve ona oy verenlerde bunun gereğini yaparlar diye düşünüyorum.</p>
<p>Ancak bu işin kriminal yönü mutlaka soruşturulmalıdır.</p>
<p>Hatay bu lekeyi hak etmedi .</p>
<p>Önce çekilme tehdit iddiaları Hatay&#8217;da siyaseti lekelenmesine neden oldu.</p>
<p>Sonra çekilmeme için baskı ve tehdit iddiaları Hatta rüşvet iddiaları bir kez daha hata ile lekeledi Hatay’ı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hatay bu zanların  altında kalmamalıdır.</p>
<p>Bu zanları silkeleyip atmalıdır.</p>
<p>Yargı bu zanlarla ilgili gereğini yapmalıdır.</p>
<p>TİP bu olayla ilgili  ile elinde  ne varsa yargıya vermeli, kamuoyuna açıklamalıdır.</p>
<p>Özetle</p>
<p>Sen neymişsin be zan bir yılda Hatay siyaseti Neler Gördü neler sayende</p>
<p>Önce İYİ Parti</p>
<p>Sonra CHP</p>
<p>Sonra Tip</p>
<p>Ve sonunda</p>
<p>Siyaseten Mahkumiyet</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://www.korfezgazete.com/zan-siyaseten-mahkum-edildi/">Zan Siyaseten  mahkum edildi</a> first appeared on <a href="https://www.korfezgazete.com">Körfez Gazetesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
