Pazartesi, Nisan 13, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3225

HALK SAĞLIĞI ÖNEMLİ

0


İskenderun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri vatandaşların sağlıklı ve hijyenik koşullarda gıda tüketmelerini sağlamak amacıyla denetimlerini aralıksız sürdürüyor.
Kent genelinde gıda satışı yapan işyerlerini denetleyen Zabıta Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, fırın,market, kasap ve gıda ürünü satan tüm işletmelerde, ürünlerin son kullanma tarihi, etiketi ve saklama koşullarını mercek altına alıyor.
Vatandaşın sağlığının önemine vurgu yapan ve gıda üretimi yapan işletmelerin hijyen koşullarına özen göstermeleri gerektiğini belirten İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil,“ Denetimlerimizin amacı cezai işlem değil, İskenderun Belediyesi olarak bizim hedefimiz bölgemizdeki gıda üreticilerinin hijyen koşullarına uygun şartlarda üretim yapmasıdır ” dedi.
Hijyen kurallarına uymayan işyerlerine gerekli yasal işlemlerin yapıldığını ifade den İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, ”Bölgemizde gıda üretimi yapan iş yerlerinin hijyen kurallarına uyup uymadığını, işletmenin üretim izninin olup olmadığına ve ürünlerin saklanma koşullarına bakıyoruz. Olumsuzluklar varsa uyarıyoruz. Gıda üretim yasasına aykırı üretim yapılmasını engelliyoruz. Denetimlerimizde çeşitli uyarılar da yapıyoruz. Bir sonraki denetimde daha önceki uyarıya uyulmamışsa cezai işlemi uyguluyoruz.”şeklinde konuştu.

BAŞKAN SEYFİ DİNGİL’DEN İSKENDERUN HALKINA TEŞEKKÜR

0


İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil,”15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü nedeniyle “Demokrasi Nöbetlerine” katılan vatandaşlara teşekkür etti.
Belediye Başkanı Seyfi Dingil, yaptığı yazılı açıklamada,15 Temmuz’dan bir yıl sonra yine 15 Temmuz heyecanını aynı ruhla yaşadıklarını ifade ederek şunları kaydetti:
“11-16 Temmuz tarihleri arasından düzenlenen etkinliklere katılan vatandaşlarımızla 15 Temmuz ruhunu tekrar yaşadık. Tüm Dünya Türk milletinin birliğini, beraberliğini ve yekvücut olduğunu bir kez daha gördü. Amacımız, birlik ve beraberliğimizi bozmadan ülkemiz üzerinde hain emelleri olanlara karşı dik durmaktır. Bugünlerden ders alarak geleceğe hep birlikte yürüyeceğiz.
Cumhurbaşkanımızın himayelerinde kamu kurumlarımızla işbirliği içinde olarak 15 Temmuz’a yakışır bir yıldönümü gerçekleştirdik. İskenderun halkının 15 Temmuz ruhunu yinelemesi bizleri ziyadesi ile onurlandırmıştır.
Aynı şekilde kamu kurumlarımızın, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının kıymetli temsilcilerine, belediye personelimize fedakârca çalışan güvenlik güçlerimize teşekkür eder, şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, gazilerimize sıhhat ve afiyet dilerim. Allah yar ve yardımcımız olsun. Rabbim bu millete bir daha karanlık geceler göstermesin”

HBB SPORCUSU MADALYAYA YÜRÜYECEK

0


Hatay Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ve Milli Takım sporcusu Seçil Akpınar, 20-23 Temmuz tarihleri arasında İtalya’nın Grosseto kentinde düzenlenecek olan ‘Gençler Avrupa Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı.
MİLLİ SPORCU ULUSLARARASI PLATFORMDA TER DÖKECEK
Göreve geldiği ilk günden bu yana spora ve sporcuya yaptığı yatırımlarla adından başarıyla söz ettiren Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş’ın emekleri medeniyetler şehri hayata başarı olarak dönmeye devam ediyor.Spor geçmişindeki başarılar ile Hatay’a sayısız madalya getiren, şimdi ise uluslararası platformda Hatay’ı temsil edecek olanAkpınar, yürüyüş kategorisinde ter dökeceğişampiyonadan başarıyla dönmek istediğini belirtti.
ANTRENÖRLERDEN BAŞKAN SAVAŞ’A TEŞEKKÜR
Hatay Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ve Gençlik İl Müdürlüğünde görevliMilli Takım Antrenörleri Abdulmecit ve Senem Ölçer, spora ve sporcuya desteklerinden ötürü başta Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş olmak üzere, Gençlik Spor İl Müdürü Cemil Şensöz ile HBB Spor Kulübü Başkanı Serdar Güven’e teşekkürlerini iletti.

Küçük Kağıtlardan Büyük Geleceğe”

0

Belen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce Kurumlarda ve Okullarda kullanılmayan kağıtların yeniden ekonomiye kazandırılması amacı ile “Küçük Kağıtlardan Büyük Geleceğe” temasıyla hazırlanan proje kapsamında geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yılda proje çalışmalarına devam edilmektedir.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Bekir ŞAHAN; “Bilinçsiz tüketim ve insanlarımızın sorumsuzluğu sonucu doğanın katledildiğini, bir ton atık kağıttan elde edilen kağıdı elde etmek için 16 yetişkin ağacın kesilmesi gerektiğinden hareketle sorumlu bir eğitimci olarak öğrencilere çevreye karşı sorumluluklarını öğretmek ve bunu davranış haline getirmek için Belen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevine başladığı 2014 yılında, İlçemiz Kaymakamı Sayın Abdulaziz AYDIN’ın da talimatlarıyla “ Küçük Kağıtlardan Büyük Geleceğe” temasıyla bir proje hazırladıklarını, bu proje ile yıl içerisinde kullanılarak atık duruma düşen kağıtların geri dönüşümle yeniden kağıt haline getirilmesi için ilçe genelinde çalışma başlattıklarını, ağaçların kesilmesine engel olmak ve doğayı korumak, öğrencilerimizi de bu bilinçle yetiştirmek için bu projeyi çok önemsediklerini, merkez olarak belirledikleri bir okul bahçesinde Kurumlardan ve okullardan toplanan atık kağıtların geri dönüşüme gönderilmek üzere satıldığını, asıl amaçlarının israfı önlemek ve doğayı korumak olduğunu, geri dönüşümden elde edilen para ile de okulların bakım, onarım ve temizlik ihtiyaçlarının giderilmeye çalışıldığını, son 3 yıl içerisinde 61 ton atık kağıdın geri dönüşüme kazandırılmak sureti ile 976 ağacın, bu yıl da 30.660 kg atık kağıt geri dönüşüme kazandırılarak 490 olmak üzere son dört yılda toplamda 1.466 yetişkin ağacın kesilmesine engel olunduğunu belirtti.
İlçe Milli Eğitim Müdürü ŞAHAN; Gerçekleştirdikleri proje ile her yıl öğrencilerle dikmiş oldukları fidanlar haricinde sadece geri dönüşüm projesiyle yaklaşık 1500 ağaçlık bir ormanın ülkemize kazandırıldığını, projenin Belen’de tüm öğrenci, öğretmen ve kurumlar tarafından benimsendiğini, bu örnek projenin ülke geneline yayılmak suretiyle, ekonomimize büyük bir katkı sağlanacağına dikkat çekti.

Moloz Dökme Sahaları 9’A Çıkartıldı

0

Hatay’ın Büyükşehir statüsüne geçmeden önce kaçak moloz dökümüne engel olacak denetim mekanizmasının olmaması ve hafriyat toprağı, inşaat yıkıntı atıklarının depolanabileceği sahaların bulunmaması nedeniyle molozların yıllarca dere yatakları, yol kenarları ve şehrin muhtelif noktalarına döküldüğünü belirten ekipler, il genelinde kapsamlı çalışmalar gerçekleştiriyor.
Hatay Büyükşehir Belediyesinin çalışmalara başladığı tarihten itibaren hafriyat toprağı, inşaat yıkıntı atıklarının kontrol edilebilmesi amacıyla çalışmalara başlayan Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı’nın ilk iş olarak kaçak dökümlerin engellenmesi amacı ile Zabıta personelinin de eşlik ettiği, 7/24 esasına göre çalışan denetim ekibi oluşturmak oldu. Ayrıca hafriyat toprağı, inşaat yıkıntı atıklarının depolanabileceği sahaları tespit eden Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, Büyükşehir Belediyesi kuruluşunun ardından geride kalan üç yılda farklı ilçelerde olmak üzere moloz depolama sahalarının sayısını 9’a çıkardı.
Ekipler, hafriyat taşıma işi yapan işletme ve şahısların rahat ulaşıp kullanabileceği depolama sahaları ile molozların yasaklı alanlara dökülmesinin önüne geçilmesi amaçlandığını belirtti. Bu çalışmalar dışında moloz taşıma işi yapan araçlara Taşıma İzin Belgesi veren Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Çevre Koruma Şube Müdürlüğü böylece hafriyat toprağı, inşaat yıkıntı atıklarını Hatay genelinde geniş oranda kontrol altına aldı.
“HATAY’IN EN BÜYÜK ÇEVRE SORUNLARINDAN BİRİ OLAN KAÇAK İNŞAAT YIKINTI ATIKLARININ DÖKÜMÜNÜ ÇÖZMEKTE KARARLIYIZ”
Hatay Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından konu ile ilgili yapılan açıklamada; “Hatay’ın en büyük çevre sorunları arasında ilk sıralarda bulunan hafriyat toprağı, inşaat yıkıntı atıklarının kaçak dökümünü engellemek amacıyla çalışmalara kararlı bir şekilde devam etmekteyiz. Göreve başladığımız 2014 yılında kaçak moloz döküm alanı haline gelmiş bazı yol banket ve kenarları, kimi alanlarda ise moloz ile doldurulmuş dere yatakları görüntüsü büyük ölçüde değişti. Mesai kavramı gözetmeden denetimlere devam eden hafriyat toprağı, inşaat yıkıntı atıkları, denetim ekibimizin çalışmaları ve Hatay genelinde faaliyete geçirdiğimiz depolama sahaları ile kaçak moloz dökümü büyük ölçüde düzene girdi. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı bu işi yapan işletme ve şahıslar ile birlikte vatandaşlarımız, çevre kirliliğine neden olmamak adına herhangi bir moloz döküm sırasında daire başkanlığımızın ilgili birimi ile irtibata geçerek gösterilen adrese molozlarını dökebilirler” ifadelerine yer verildi.

Mutluluğa Arsuz Şahit Oldu . . .

0


Arsuz’da medya ve matbaa sektöründe işletmecilik yapan Sahilli Ailesinin yakışıklı oğlu Sedat Sahilli ile Selda – Ali Parlar ailesinin güzel kızı Başak Parlar (Sahilli)’ın düğünde ki mutluluklarına Arsuz şahitlik etti.

Arsuz Lion King Otel’de gerçekleşen düğün töreninde davetlileri kapıda karşılayıp ağırlayan Fatma – Ali SAHİLLİ ile Selda – Ali PARLAR çifti, evlatlarının bu mutlu gününde duygulu anlar yaşadılar.

Arsuz sahilinde 07.07.2017 tarihinde nikah masasına oturan Başak – Sedat çiftinin düğün töreninde coşku doruk noktasına oluşurken, konuklar pisti bir an olsun boş bırakmadı. Davetlilerle beraber birlikte seslendirilen birbirinden güzel parçalar eşliğinde gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren eğlence Başak PARLAR (Sahilli)’nin Dion Dans Grubu ile beraber sergilediği müzikli Dans gösterisi izleyicilerden tam not aldı.

Kalabalık bir davetli topluluğunun katılım gösterdiği düğün törenine Arsuz Kaymakamı Musa Sarı, Arsuz İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Emin ALbayrak, Arsuz Truzim ve kültür derneği başkanı Hasan Arslan ile beraber mahalle muhtarları, STK temsilcileri katıldı.

Halayların çekildiği, eğlencenin bir an eksik olmadığı düğün törende Başak – Sedat çiftini sevenleri yalnız bırakmayarak muhteşem bir düğüne şahitlik ettiler.

Arsuz Gazetesi ve arsuzhaber.com olarak Parlar ve Sahilli ailelerini tebrik eder, Başak & Sedat Sahilli çiftine ömür boyu mutluluklar dileriz.

ERZİN BELEDİYE SPOR ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR

0


Spor Toto 3. Liginde mücadele eden temsilcimiz Erzin Belediye Spor’un yeni sezon öncesinde çalışmalarını Teknik Direktör Recep Aydemir nezaretinde sürdürüyor. Sabah ve öğleden sonra olmak üzere günde çift idman yaparak hazırlanan Turuncu Beyazlı Ekip Erzin Belediye Spor’un renklerine bağladığı eski ve yeni futbolcuların kısa bir zaman olmasına rağmen bir birleriyle kaynaşması teknik heyeti sevindiriyor.
Transfer çalışmalarını titizlik içerisinde sürdüren Erzin Belediye Spor yönetimi, renklerine bağladığı yeni transferleri önümüzdeki günlerden itibaren açıklamaya başlayacağı gelen bilgiler arasında.

EVDE TEMİZLİK HİZMETLERİ TAKDİR TOPLUYOR

0


İskenderun Belediyesi, bir sosyal belediyecilik hizmeti olarak başlattığı Evde Temizlik Projesi kapsamında kimsesiz, bakıma muhtaç, ekonomik ve beden gücü yetersiz olan yaşlı vatandaşların evlerinin genel temizlik işlemlerini yapmaya devam ediyor.
İskenderun Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, maddi durumu iyi olmayan, yalnız yaşayan ve yardıma muhtaç vatandaşlara “Evde Temizlik Hizmeti” vererek önemli bir sosyal belediyecilik hizmetine imza atıyor.
Ekipler Evde Temizlik Hizmeti kapsamında Cumhuriyet Mahallesinde yaşayan Hamit Önceltek’in genel temizlik işlemlerini gerçekleştirdi.
Devam eden çalışmalar hakkında bilgiler veren İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil,”Ekiplerimiz yaşlı insanların evlerinde yerlerin silinmesi, cam ve tozlanan yerlerin silinmesi, bulaşıkların yıkanması gibi işlemleri gerçekleştiriyor. Kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olan kimsesiz, bakıma muhtaç, ekonomik ve beden gücü yetersiz olan vatandaşlarımız için hazırlanan proje yoğun ilgi görüyor” dedi.
Yerel yönetimlerde sosyal belediyeciliğin çok önemli olduğuna değinen Başkan Seyfi Dingil,her insanın sağlıklı ve mutlu bir şekilde hayatına devam etmesi gerektiğini belirterek engelli ve yaşlı vatandaşlarla sürekli koordinasyon içinde olduklarını, ayrım yapılmaksızın engelli ve yaşlı vatandaşlara her türlü kolaylığın sağlanması için ne gerekiyorsa yapıldığını söyledi.

Tutuklu Sayısı 1196 Oldu

0

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca sürdürülen FETÖ-PDY soruşturması kapsamında ilimizde geçtiğimiz hafta içinde 23 kişi daha tutuklandı. Böylelikle FETÖ davaları tutuklu sayısı 1196’ya çıktı. Geçtiğimiz hafta içinde tutuklanan 23 kişinin 20’si sivil,1’i TSK personeli, 1’i il dışı Polis. FETÖ’de ilimizde halen 32 gözaltı bulunuyor. Halen gözaltındakilerin mesleki dağılımına göre de, 32 kişinin 31’i sivil,1’i ise il dışı Polis’ten oluşmakta. Hatay’da FETÖ/PDY soruşturmasında dün sabah itibariyle son bilgiler şöyle:
Açığa Alınan : 383 Memur
İdari Soruşturulan : 460 Memur
İhraç Edilen : 1740 Memur
Halen Gözaltında : 32 Kişi
Halen Tutuklu : 1196 Kişi
Adli Kontrolle Serbest : 1112 Kişi
Tutuksuz Yargılanan : 1008 Kişi
İl Dışı Sevk : 149 Kişi
Firari : 248 Kişi
Adli Soruşturulan : 3745 Kişi

FİLM;Ruhlar Evi

0

Vizyon tarihi 21 Temmuz 2017 (1s 29dk)
Yönetmen Rich Ragsdale
Oyuncular: Scout Taylor-Compton, James Landry Hébert, Mark Boone Junior devamı
Tür Korku, Gerilim
Ülke ABD
Özet ve Detaylar
Genç bir Amerikalı çift olan Julie ve Jim, fotoğraf çekmek için Tayland’a macera dolu bir seyahat planlarlar.
Çok güzel başlayan tatilleri Jim’in Julie’ye evlenme teklifi etmesiyle daha da güzelleşir. Şehri karış karış gezen aşıklar, İngiliz bir rehber eşliğinde ruhlar evi olarak bilinen, içinde birçok küçük tapınağın bulunduğu kırsal bir alana giderler. Burada farkında olmadan şeytani bir gücü rahatsız eden Julie’yi kötü ruhlar rahatsız etmeye başlar. Giderek artan bu bela karşısında Julie’nin ruhlar dünyasında ebediyen hapsolmaması için, Jim’in bu laneti ortadan kaldırmanın bir yolunu bulması gerekecektir.
Yönetmenliğin Rich Ragsdale’in üstlendiği filmde senaryo Kevin O’Sullivan ve Jason Chase Tyrrell ikilisine ait. Filmin oyuncu kadrosunda Scout Taylor-Compton, James Landry Hébert, Mark Boone Junior, Michael S. New ve lana Krausz yer alıyor.

KİTAP;Hiçbir Şey Söyleme

0


Brad Parks
Arkadya Yayınları
Kategoriler
Edebiyat / Roman
Katkıda Bulunanlar
Çevirmen Deniz Arı
Editör Deniz Arı, Arzu Sarı

Kitabın Tanımı
Çocuklarınızın hayatta kalıp kalmaması alacağınız tek bir karara bağlı olsaydı, ne yapardınız?

Saygın bir işi ve sevgi dolu bir ailesi olan Yargıç Scott Sampson’ın bütün yaşamı karısı Alison’dan gelen sıradan bir mesajla tamamen değişmek üzeredir. Scott, altı yaşındaki ikizlerini yüzmeye götürmek için okuldan almaya hazırlanırken, karısından çocukları kendisinin alacağına dair bir mesaj gelir.

Daha sonra eve gidip biraz dinlendikten sonra Alison gelir, fakat bir sorun vardır: İkizler yoktur. Scott ve Alison ne olduğunu anlamaya çalışırken birden telefon çalar. Her ebeveynin en kötü kâbusu olan trajik gerçekle karşı karşıya kalırlar: Birileri Emma ve Sam’i kaçırmıştır ve şartları Scott’ın bir duruşmada verecekleri talimatlar doğrultusunda karar vermesidir.

Bu noktadan sonra Scott kendisini sürekli gerçekle yalanın karıştığı ve köşe kapmaca oynadığı, en yakınlarından bile şüphelendiği korkunç bir oyunun içinde bulur. Scott, her şeye rağmen çocuklarını kurtarabilecek midir?

BAŞKASININ DEPRESYON İLACI SİZİ HASTA EDEBİLİR

0

Kendinizi mutsuz ve yorgun hissediyorsanız, uykularınız kaçıyorsa, gün içinde sık sık baş ve boyun bölgeniz ağrıyorsa bu durum depresyonda olduğunuza işaret ediyor olabilir. Sadece psikolojik olarak değil, fizyolojik anlamda da kişiyi olumsuz etkileyen depresyon; fark etmeden gelerek yaşam kalitenizi düşürüyor. Bu durumda yakın çevrenin tavsiyeleri üzerine ilaç almaya başlamak ya da kendi kendine sorunun üstesinden gelmeye çalışmak daha ciddi tablolara yol açabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Gizem Mine Çölümlü, depresyon ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Her 50 kişiden biri depresyon yaşıyor
Dünyada her 50 kişiden birinde görülen depresyon, ülkemizde en sık görülen rahatsızlıklar arasında yer almaktadır. Kişide psikolojik olduğu kadar fiziksel rahatsızlığa da yol açan depresyon “psikiyatrik rahatsızlıkların nezlesi” olarak tanımlanmaktadır. Toplum ve aile içindeki bazı sorumluluklar; sevinç, coşku, üzüntü, öfke, keder, huzursuzluk ve endişe gibi duygu değişimlerin yaşamasına neden olmaktadır. Bu sancılı süreçler kontrol altına alınmadığında ise depresyon ortaya çıkabilmektedir.

Bu belirtiler depresyonun başlangıcı olabilir
Konsantrasyon problemi; karar vermede, hatırlamada sorun yaşamak
Açıklanamayan baş, boyun ve bel ağrısı yaşamak
Uykusuzluk ya da aşırı uyuyarak uyku değişikliği yaşamak
Enerjideki azalmanın sürekli bir yorgunluk yaşatması
Sorumsuz davranışların sebep olduğu dikkatsiz araba kullanma ya da kumar oynamak
Çaresizlik hissi, karamsarlık
Öfke ya da tahammülsüzlük, kendini ajite ve huzursuz hissetmek
Yineleyen ölüm düşüncesi, intihar girişimi
Kadınlarda uyku hali erkeklerde öfke nöbetleri ile kendini gösterebiliyor
Her hastalıkta olduğu gibi depresyonun da genetik sebepleri bulunmaktadır. Ailesinde herhangi bir depresyon hikayesi bulunan insanların diğer insanlara göre bu rahatsızlığa yakalanma riski daha fazladır. Genetik sebeplerin dışında yalnızlık, ilişkilerde yaşanan problemler, ekonomik sorunlar ve çocukluk çağında yaşanan travmalar en önemli sebeplerdir. Nedenleri aynı olsa da kadınlarda erkeklerden iki kat daha fazla depresyon görülmektedir. Erkeklerdeki en önemli belirtileri tahammülsüzlük, yorgunluğa eşlik eden öfke, sinirlilik, şiddet ve umursamaz davranışlar, kadınlarda ise yoğun bir şekilde suçluluk, uykuda artış, iştah ve kilo artışı olarak kendini göstermektedir.

Depresyona neden olan sebepler
Yalnızlık
Sosyal destek yetersizliği
İlişki problemleri
Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı
Mali sorunlar
Ailede depresyon öyküsü
Erken çocukluk travması
Sağlık problemleri ve kronik ağrılar
Mutlaka bir uzmana başvurun
Bazı durumlarda kişi depresyonda olduğunu kabul etmek istemez. Bu durumda kişi genellikle baş, karın, eklem ağrıları, çarpıntı ve nefes darlığı gibi belirtilerle ya da cinsel bozukluk belirtileri ile sıkça destek arayışı içine girebilir ve bu süreci arkadaş ve eş desteği ile aşmaya çalışabilir. Birçok insanın hayatının bir döneminde yaşadığı depresyon, tedavi edilmediği takdirde duygusal hasarlara, hayatı tehdit eden sağlık problemlerine, hatta kişiyi intihara sürükleyebilmektedir. Bu nedenle depresyon belirtileri yaşayan kişilerin mutlaka alanında uzman bir psikolog tarafından tedavi edilmesi gerekmektedir. Çünkü uygulanan ilaç ve psikoterapi ile kalıcı bir tedavi uygulanabilir. Psikoterapide, depresyona neden olan yanlış inanışlar ve düşünce kalıpları yeniden yapılandırılarak, hastanın daha etkin bir biçimde sorunlarını yönetebilmesi sağlanabilmektedir. Depresyon tedavisinde, ilaç tedavisi ve psikoterapi kombinasyonu şeklinde bir tedavi görmek kalıcı ve sağlam bir iyileşme için çok önemlidir. Uzman doktor önerisi ve takibi ile başlanan ilaç desteği, düzenli aralıklarla ve sürekli bir takip şeklinde olmalıdır. Depresyon başlangıç, yoğunluk ve süreklilik özellikleri kişiden kişiye değiştiği için, bilinçsiz ve kontrolsüz kullanılan ilaç ve ertelenen terapi desteği, iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilmektedir. Sadece gözlem altında ve uzman işbirliği içinde, tedavi süreci güvenli ve etkin bir şekilde kontrol edilebilir. Süreci destekleyici psikoterapi görüşmeleriyle de, depresyondaki yanlış inanışlar ve düşünce kalıpları yeniden yapılandırılır. Ayrıca psikoterapi ile danışanın daha etkin bir biçimde sorunlarını yönetebilmeleri sağlanır.

18 TEMMUZ TARİHTE BUGÜN

0

18 Temmuz
Olaylar
M.Ö.390-Roma Cumhuriyeti-Galya arasında gerçekleşen Alia Savaşı’nı Galyalılar kazandı.
622-Hicrî takvimin başlangıcı.
656-Ali bin Ebu Talib halife oldu.
1919-Müttefik Yüksek Konseyi, işgal bölgeleri hakkında anlaşamayan İtalya ve Yunanistan arasında bölüştürme yaptı ve Aydın’ın İtalyanlara verilmesi kararlaştırıldı.
1920-Misak-ı Millî, TBMM’de kabul edildi. Büyük Millet Meclisi, Misak-ı Milli üzerine yemin etti.
1925-Adolf Hitler, Nasyonal Sosyalist fikirlerini açıkladığı kişisel manifestosu Mein Kampf (Kavgam)’ı yayımladı.
1930-Ankara Etnoğrafya Müzesi halka açıldı.
1932-Türkiye, Cemiyet-i Akvam’a (Birleşmiş Milletler) 56. üye olarak kabul edildi.
1932-Ezanın Arapça okunması ülke genelinde resmen yasaklandı. Diyanet dairesi, bu yasağı ilgili mercilere duyurdu.
1939-Takas Limited Şirketi kuruldu.
1941-II. Dünya Savaşı: Artan milli savunma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla piyasaya ‘tasarruf bonosu’ çıkarıldı. 5, 25, 100, 1.000 liralık tasarruf bonoları 3, 6 ve 12 ay vadeli olarak düzenlendi. Faizleri yüzde 4 ile 6 arasında değişen 25 milyon tutarındaki bonolara halk büyük ilgi gösterdi.
1945-Çok partili demokratik hayatın ilk adımı atıldı: Milli Kalkınma Partisi kuruldu. Partinin kurucuları arasında Nuri Demirağ, Hüseyin Avni Ulaş ve Cevat Rifat Atılhan gibi isimler yer aldı.
1946-İzmir Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1964-10 gündür süren Batman Petrol Rafinerisi işçileri grevi, Bakanlar Kurulu ve Türk-İş’in aracılığıyla sona erdi.
1964-Türkiye ile Belçika arasında işgücü anlaşması imzalandı.
1964-Türkiye ile ABD arasında ‘pamuklu ihracatına ilişkin’ anlaşma imzalandı.
1968-Intel şirketi, Santa Clara, Kaliforniya’da kuruldu.
1974-ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’in yardımcısı Sisco Londra’ya gelerek Bülent Ecevit ile görüştü. Müdahaleden vazgeçmesi için Ecevit’in şartlarını öğrendi ve bunları Yunanlılar ile görüşmek üzere Atina’ya hareket etti.
1975-Apollo – Soyuz kenetlenmesi televizyondan naklen verildi.
1976-Rumen jimnastikçi Nadia Comaneci, 1976 Yaz Olimpiyatları’nda 10 tam puan aldı. Böylece Olimpiyat Oyunları tarihinde tam puan alan ilk jimnastikçi ünvanını da alarak tarihe geçti.
1995-Daha önce 18 Temmuz’da Türkiye’ye geleceği açıklanan BM Genel Sekreteri Butros Gali halkın tepkisinden çekindiği için ziyaretini iptal etmek zorunda kaldı.
1996-Paris’e gitmekte olan bir ABD yolcu uçağı Long Island-New York açıklarında havada infilak etti: 230 yolcudan kurtulan olmadı.
1997-Yücel Yener, TRT Genel Müdürlüğü’ne atandı.
1998-THY’nin İstanbul-Ankara seferini yapan uçağın motoru yandı. Yolculara korkulu anlar yaşatan yangın nedeniyle uçak Atatürk Havaalanı’na zorunlu iniş yaptı.
Tarihte Bugün Doğanlar
1645-Robert Hooke, İngiliz bilim adamı (ö. 1703)
1670-Giovanni Battista Bononcini, İtalyan barok bestecisi ve çellist (ö. 1747)
1811-William Makepeace Thackeray,İngiliz yazar (ö. 1863)
1853-Hendrik A. Lorentz, Hollandalı, Nobel ödülü sahibi fizikçi (ö 1928)
1882-Manuel Galvez, Arjantinli yazar ve şair.
1883-Lev Kamenev, Sovyet Komünist lider (ö. 1936)
1916-Charles Kittel, ABD’li fizikçi
1918-Nelson Mandela, Güney Afrikalı siyasetçi
1922-Thomas Samuel Kuhn, ABD’li filozof ve bilim tarihçisi (ö. 1996)
1929-Dick Button, ABD’li buz patencisi, olimpiyat şampiyonu
1935-Tenley Albright, ABD’li buz patenci
1937-Nevzat Eren, Türk Doktor (ö. 2000)
1942-Giacinto Facchetti, İtalyan eski futbolcu ve kulüp başkanı (ö. 2006)
1948-Hartmut Michel, Alman biyokimyacı
1950-Richard Branson, İngiliz yatırımcı, işadamı
1957-Kaisha Atakhanova, Kazak biyolog
1967-Vin Diesel, ABD’li aktör
1968-Grant Bowler, Yeni Zelanda doğumlu oyuncu
1971-Penny Hardaway, ABD’li profesyonel basketbolcu
1971-Ryan Church, Amerikalı tasarımcı
1976-Cansın Özyosun, Türk dizi oyuncusu.
1977-Aleksandr Morozeviç, Rus satranç oyuncusu
1978-Melissa Theuriau, Fransız gazeteci ve televizyon sunucusu
1980-Kristen Bell, Amerikalı aktris
1982-Marcin Dolega, Polonya’lı halterci
1983-Carlos Diogo, Uruguay’lı milli futbolcu
1985-Chace Crawford, ABD’li sinema ve Tv yıldızı
1989-Dmitri Soloviev, Rus buz patenci
Tarihte Bugün Ölenler
1100-Godfrey de Bouillon, Birinci Haçlı seferi şovalyesi (d. 1060)
1194-Lüzinyanlı Guy, Fransız haçlı şövalyesi (d. 1150)
1610-Caravaggio (Michelangelo Merisi), İtalyan ressam (d. 1571)
1697-Antonio Vieira, Portekizli Cizvit misyoner ve yazar (d. 1608)
1721-Antoine Watteau, Fransız ressam (d. 1684)
1817-Jane Austen, İngiliz yazar (d. 1775)
1901-Carlo Alfredo Piatti, İtalyan çellist ve besteci (d. 1822)
1958-Henri Farman, İngiliz asıllı Fransız pilot ve mühendis (d. 1874)
1965-Refik Halit Karay, Gazeteci ve yazar (d. 1888)
1973-Jack Hawkins, İngiliz aktör (d. 1910)
1978-Mehmet Bedrettin Köker, Türk hukukçu (d. 1897)
1988-Elvin Mammadov, Azeri futbolcu
1996-Donny the Punk, ABD’li politik eylemci (d. 1946)
1996-Jose Manuel Fuente, profesyonel yol bisikletçisi ve tırmanma uzmanı (d. 1945)
2002-Metin Toker, Gazeteci ve yazar, eski kontenjan senatörü, İsmet İnönü’nün damadı (d. 1924)
2009-Orhan Şengürbüz, Türk spor spikeri (d. 1958)

1 Yıl Sonra 15 Temmuz: Darbe Konusunda İkna Sıkıntısı

0


FETÖ Darbe Girişimi ilk yılını geride bıraktı. Başlangıçta tüm Türkiye darbe karşıtı iken, bu konuda da kutuplaştık. Her ne kadar “FETÖ’yü başımıza musallat eden, onunla koalisyon hükümeti” kuran AKP’ye kızılsa da, FETÖ darbe girişimini lanetleme konusunda hiçbir çatlak ses yoktu. Ama gelin görün ki, geçen süre içerisinde Türkiye’nin yarıya yakını darbe girişimi konusunda soru işaretleriyle dolu. Sadece ülke içinde de değil. Özellikle Avrupa ülkelerinde olmak üzere, neredeyse FETÖ darbe girişimi konusunda Türkiye’ye inanan yok gibi!
Aslında doktora tezleriyle veya STK düşünce kuruluşları, hatta bizzat AKP iktidarı tarafından tarafsız bir araştırma grubunca incelenmesi gereken önemli bir konu! Çünkü yurt içinde kutuplaşmayı derinleştiriyor. Dış politikada ise devletin inandırıcılığı ve güvenilirliği hasar alıyor. Bu durum “Ben söyledim, dünya inanmak mecburiyetindedir!” diyerek geçiştirilemez!
FETÖ konusunda Obama dönemi ABD’nin planlayıcılığa kadar “işbirlikçi” olduğu ileri sürülüyor. Doğrudur. Ancak darbenin “başarısız” olması ama “mesaj vermesi” nin istenmiş olması kuvvetle muhtemeldir. Bu duruma devleti yönetenler de inanıyor olacak ki, Obama’nın ardından “teneke” çalınmış, ABD’nin yeni başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geniş bir kabine grubuyla desteklediği Amerika seferiyle “onurlandırılmaya” çalışılmıştı.
Ama onur, Trump’ın pek de umurunda değil. ABD’de başkanlar değişir, devlet sistemi devam eder. Türkiye’de devlet yönetimini kişiye endeksleyenler bunu anlamakta sıkıntı çekiyorlar. Nitekim Suriye’de ters köşeye yatırıldık! Hatta AB, Yunanistan, Kıbrıs, Irak ve Katar’da da…
15 Temmuz’un yıldönümünde Hollanda, Almanya ve Avusturya’da bakanların katılımlarıyla planlanan etkinliklere bu ülkeler “Hayır!” dediler. Bu cevaplar AB’nin savunduğu demokrasi ve evrensel değerler açısından kabul edilemez. Bu durumu tepeden tırnağa tüm Türk vatandaşları gibi ben de kınıyorum. Ama bu gelişme AKP iktidarının dış politika “Başarısı” da değildir herhalde! Konuyu biraz eşeleyelim: 16 Nisan 2017 Anayasa Değişikliği Referandumu öncesinde bu ülkelerle önemli sorunlar yaşandı.
Burada aklımıza hemen FETÖ darbecilerinin Almanya’ya sığınıp iltica başvurusu yaptıkları ve talep edinmesine rağmen iade edilmedikleri gelebilir. Doğrudur. Ama bu konuda Türkiye’yi yönetenlerin darbe girişimi konusunda inandırıcı olamadığı neden akla gelmez? Acaba Ergenekon, Balyoz, Casusluk ve Fuhuş Davası gibi ipe sapa gelmez davalarla TSK’nin darbe planları yaptığı yalanlarının ortaya çıkmasından sonra “Yalancı Çoban” durumuna düşüldüğü hatırlanamaz mı?
Referandum öncesi Almanya ve Hollanda’ya gönderilen bakanların, “manipüle” maksadıyla hareket ettiklerine bu ülkelerin inandığı düşünülemez mi? Yurt içindeki herkes gibi onların da “Devleti yönetenlerin söylediklerine” inanması beklenebilir mi? Kaldı ki referandumdan sonra Başbakan Yıldırım “Referandumdan 73 gün önce %30’larda olan ‘Evet’ oyunu %51.4’e çıkardık!” diyerek bir bakıma bu gerçeği itiraf etmemiş midir?
Bir de darbecilerin siyasi uzantısı meselesi var. Türkiye’nin istikrarı için, asayiş-güvenlik ve dış politika alanında her türlü desteği veren MHP bile birkaç kez bizzat Genel Başkanı Bahçeli tarafından “FETÖ’cü bakan ve milletvekillerinin açıklanması”nı dillendirdi. Bu istek daha sonradan düzeltilmeye çalışılsa da, C.Başkanı Erdoğan tarafından hadsizlik olarak açıklandı.
FETÖ’nün bankasında hesap açtırdığı, 17-25 Aralık’tan sonra para yatırdığı için açığa alınan binlerce memur ve çocukları işinden, aşından oldu. Acaba FETÖ’nün bankasından kredi kullanan vekil ve bakanlara neden dokunulmaz? Adalet sadece “elitler” için midir?
Son Söz:Gelişmiş toplumlarda lidere ihtiyaç yoktur. Yöneticiler yeterlidir.Ne hikmetse Türkiye,“Lider ihtiyaçlı” ülkeler bataklığına sürüklenmektedir.Cumhuriyet’in ilk yıllarında Atatürk veya Gandi gibi liderlere ihtiyaç duyan Hintliler gibi gelişmeye muhtaç bir millet değiliz! Gelişmişliğimizi inkârneden? Geçen 100 yılda gelişerekçağdaşlaşan bir millete, eski bir kıyafet giydirmeye çalışmanın yararı nedir?

TGF, HER TÜRLÜ DARBENİN KARŞISINDADIR

0


Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde yapılan, Türkiye Gazeteciler Federasyonu 53. Başkanlar Konseyi Toplantısı, Adana’da geniş bir katılımla gerçekleştirildi. İskenderun Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veysel Cıncık’ın da katıldığı toplantıda, Türkiye’nin dört bir yanından gelen Cemiyet Başkanları, ülke gündemi ve mesleki sorunlar konusunda görüş alış-verişinde bulundular.
TGF 53. Başkanlar Konseyi Toplantısı sonrasında açıklanan sonuç bildirgesinde, “Türk Basını nereden gelirse gelsin her türlü darbenin karşısında olacaktır, tavrını da her zaman demokrasi ve özgürlüklerden yana koyacaktır” denildi.
Türkiye’nin her ilinden aktif meslek örgütü başkan, yönetici, gazeteci ve yazarların, bölgenin aşırı sıcaklarına rağmen büyük ilgi gösterdiği etkinlik üç gün sürerken, mesleki değerlendirmeler yapıldı, gazetecilikle ilgili sorunlar masaya yatırıldı ve Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’nin gazetecilik yarışmasında dereceye giren basın emekçilerine ödülleri dağıtıldı.
Adana ve çevresinin tarihi, turistik ve kültürel değerlerinin de, yapılan çevre gezileriyle tanıtıldığı organizasyonun Başkanlar Konseyi Toplantısı’ında konuşan TGF Genel Başkanı Yılmaz Karaca, “Her görüşten meslektaşlarımızın bulunduğu Federasyonumuzun, gazetecilik mesleğine uygun olarak doğrulardan yana aldığı tavır, bundan böyle de sürecek, siyasi ve ekonomik gelişmeler karşısında tarafsız kimliğinin gereği olarak gösterdiği partilerüstü yaklaşımları da devam edecektir. TGF, her daim ülkemizin birliği, dirliği ve bütünlüğünden yanadır, her zaman da öyle olmayı ilke edinmiştir” dedi.
Adana Büyük Sürmeli Otel’de gerçekleştirilen TGF 53. Başkanlar Konseyi Toplantısı öncesinde 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Anadolu Basınının cesur ve kararlı tavrını yansıtan “15 Temmuz Basın Sergisi” açıldı. Toplantı sonrasında açıklanan Sonuç Bildirgesi’nde ise Türkiye’de bulunan TGF üyesi tüm cemiyetlerin üzerinde mutabık kaldığı şu kararlar alındı:
1- Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde bir büyük ihanet oyununun kanlı sahnesi haline getirilmiştir. Okyanus ötesinde yuvalanmış, kısa adı FETÖ olarak tanımlanan hain terör örgütü, dış güçlerin yönlendirmesiyle ülkemizi ele geçirmeye kalkışmış, güvenlik güçleri ve silahlı kuvvetlerde örgütlenmiş elemanlarıyla Türk halkının üzerine uçak, tank, top ve her türlü silahla kan kusmuştur. Ortaya çıkan hazin tabloda yüzlerce şehit acısı yaşanmış, binlerce vatandaşımız yaralanarak gazi olmuştur.
2- Hain darbecilerin korkunç planları, halkımızın demokrasiden yana tavır almasıyla başarıya ulaşamamış ve teröristlerin vatandaşa doğrulttukları uçakları, tankları, topları, silahları, mermileri; çelik yüreklere çarparak darmadağın olmuştur. Bundan tam bir yıl önce yaşanan bu kabus dolu gecenin sabahında ne sevindiricidir ki darbeciler kaybetmiş, kazanan Halkın demokrasi talebi olmuştur.
3- 15 Temmuz, gazetecilik mesleği ve gazeteciler açısından da müthiş bir sınav olmuştur. Yaygın ve yerel medyanın çok büyük çoğunluğu, 16 Temmuz sabahı, hain darbe girişimini kınayan manşetlerle çıkmış, haberlerde demokrasi ve özgürlükler savunulmuştur. Anadolu Basınının cesur ve kararlı tavrı, basın tarihimize onurlu bir sayfa açarken, meslektaşlarımızın ulusal değerler etrafındaki birlik ve beraberliği, tüm dünyaya örnek olmuştur.
4- Yaygınıyla, yereliyle ülkemiz basını, nereden gelirse gelsin bundan böyle de her türlü darbenin karşısında olacak, tavrını da her zaman demokrasi ve özgürlüklerden yana koyacaktır. TGF çatısı altında örgütlü bulunan 20 binden fazla meslektaşımızın, bağımsız Türkiye sevdası asla bitmeyecek, özgür basından yana mücadelesi artarak devam edecektir.
5- Bu bağlamda, 15 Temmuz sonrasında, ulusal güvenlik nedeniyle tercih edilen OHAL yönetiminin, özellikle hukuksal açıdan ve gerek bireysel, gerekse toplumsal özgürlükler açısından onulmaz sorunlar ortaya çıkardığını vurgulamak zorundayız. Haksız, mesnetsiz, belgesiz, somut bilgisiz, kanıtsız tutuklamalardan meslektaşlarımız da nasibini almış, gazeteciler yargı kararı netleşmeden cezalandırılır olmuşlardır.
6- OHAL’e dayalı olarak çıkarılan KHK’lar sonucunda kullanılan tasarruflar, doğal olarak yeni mağduriyetlere yol açmış ve dış dünyada ülkemiz, insan hak ve özgürlüklerinden giderek uzaklaşan bir yapıya bürünmüş olarak algılanmaya başlanmıştır. Bu nedenle daha fazla sürdürülemez hale gelen OHAL yönetimi, uzun soluklu olmaktan çıkarılmalı, Türkiye, yeniden olabildiğince ideal demokratik yönetim tarzına dönmelidir.
7- Medyanın ekonomik anlamda yaşadığı problemler, yaşanan basın özgürlüğü ile ilgili sorunların daha da katlanmasına neden olmakta, bunun sancısını da en fazla yerel basınımız çekmektedir. Yerel medya kurumlarının yayın politikaları giderek, reklam ve ilan verenlere bağımlı hale gelmekte, özellikle yerel yönetimlerin, gazetelerin editoryal bağımsızlıkları üzerindeki açık baskıları artmaktadır.
8- Yerel medya kurumlarının mali yapısı için büyük önem taşıyan basın ilan gelirlerinde büyük oranda gerilemeler olmuş, ilan ve reklam fiyatlarıyla ilgili bir arpa boyu yol bile alınamamıştır. Gazetelerin resmi ilan ve reklam gelirlerinde önceki yıllara göre yüzde 50’ye varan oranda azalmalar görülürken, bu durum basın emekçilerinin, asgari ücret düzeyindeki maaşlarını dahi güçlükle alabilmelerine neden olmaktadır. Gazeteciler, mutlaka insani değerlere uygun bir gelir yapısına kavuşturulmalıdır.
9- Kanunen resmi ilan vermesi gereken kurumlar arasında bulunan, Köye Hizmet Getirme Birlikleri, tüzüğüne, “resmi ilana tabi tutulmama” şartı koyarak kanunların önüne geçmiştir. Köylere hizmet getirilmesiyle ilgili tüm ihalelerin, bu anti yasal tüzük gereğince, resmi ilansız olarak yapılması çok manidardır ve kamusal açıdan onarılması mümkün olmayan zararlara yol açabilmektedir. Basının önemli bir gelir kaybı anlamına da gelen bu durum acilen düzeltilmelidir.
10- Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun öncülüğü ve liderliğinde kurulan Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu’nun, dünya üzerindeki 300 milyonu aşkın Türk Dünyası’na yönelik Belgesel Film Yarışması ve Gazeteciler Cemiyetleri Basın Vakfı’yla birlikte organize ettiği, Türk Dünyası Gazeteciler Şurası etkinlikleri desteklenmelidir. TGF, bağrından çıkararak belli bir misyon haline getirdiği Büyük Türk Dünyası Davası’na destek olmaya ve katkı koymaya devam edecektir.

HATAY İDARE MAHKEMESİ ESASTAN KARARINI DA VERDİ

0

Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci yazılı bir açıklama yaparak Hatsu nun su fiyatları ,le ilgili kararıın iptal edildiğini duyurdu
Başkan Kimyecinin Açıklaması şöyle:

“HATSU Genel Kurul Başkanı Sayın Lütfü SAVAŞ, 27.11.2015 tarihli HATSU Genel Kurul Toplantısında, HATSU Genel Müdürlüğü’nün o tarihlerde yüksek fiyat üzerinden hazırladığı ücret tarifesini, 2016 Mali Yılı Gelir Bütçesinin içine dâhil ederek hukuka aykırı bir şekilde birlikte oylatmıştı.
Bunun neticesinde yüksek fiyatlı su ücret tarifesini reddetmek yönünde iradesi olan Genel Kurul Üyelerinin, gelir bütçesini de reddetmesine sebebiyet verilmişti.
Bu hukuka aykırı eylem dolayısıyla, HATSU Genel Kurul Üyesi olarak tarafımca idari işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Hatay İdare Mahkemesi’nde dava açılmış, dava sonucunda Hatay İdare Mahkemesi’nin 28.01.2015 tarih ve 2015/2609 E. sayılı kararıyla hukuka aykırı olduğunu iddia ettiğim hususlar haklı bulunmuş ve dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmişti.
Hatay İdare Mahkemesinde devam eden yargılama neticelenmiş olup, Hatay İdare Mahkemesinin 31.05.2017 tarihli ve 2015/2609 E. – 2017/1342 K. Sayılı kararıyla, dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davamızın kabulüne ve hukuka aykırı olan idari işlemin iptaline esastan karar verilmiştir.
Hatay İdare Mahkemesi’nin kararından da anlaşılacağı üzere, Hatsu Genel Kurul Başkanı Lütfü Savaş’ın, 27.11.2015 tarihli HATSU Genel Kurul toplantısında, yüksek su fiyatlarının da içinde olduğu ücret tarifesini, 2016 Mali Yılı Gelir Bütçesi’nin içine dâhil ederek oylamaya sunmasını hukuka aykırı bulduğu yönünde esastan kararını vermiştir.
Böylelikle, Hatay İdare Mahkemesi’nin aldığı kararla birlikte, HATSU Genel Kurul Başkanı Lütfü Savaş’ın hukuka aykırı yaptığı uygulama engellenmiş ve vatandaşımızın mağdur olmasına mani olunmuştur.
Bundan sonraki süreçte de hemşehrilerimiz adına, olası her türlü hukuksuzluğa karşı takibimiz ve kararlı mücadelemiz sürecektir.

Evlendirme memuru Özgür Özkan son veda…

0

İskenderun Belediyesi’nde Evlendirme Memuru olarak çalışırken, yakalandığı amansız hastalığına yenilen Özgür Özkan’ın cenazesi Cem evinde düzenlenen törenin ardından dualarla son yolculuğuna uğurlandı.

İskenderun Belediyesi’nde uzun yıllar evlendirme memurluğu görevinde bulunan merhume Özgür Özkan 48 yaşında vefatıyla başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerini yasa boğdu.

Musa Özkan’la 22 yıllık evli olan iki çocuk annesi Özgür Özkan’ın cenazesi bugün saat 12.30’da Mustafa Kemal Mahallesi’nde bulunan İskenderun Cemevi kompleksine getirildi.

İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil ile geçen dönem Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek de hazır bulunduğu kompleksteki cenaze törenine merhumenin eşi Musa Özkan çocukları, aile yakınları ile kalabalık seven topluluğu katıldı.

Alevi dedesi Garip Başkurt’un okuduğu duaların ardından Merhume Özgür Özkan, Arsuz’un Pirinçlik Mahallesi mezarlığındaki aile kabristanında gözyaşları ve dualar eşliğinde topağa verildi.

TEKNOLOJİ, DARBELERE KARŞI!

0


15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Programı kapsamında;
İskenderun Teknik Üniversitesi’nde (İSTE),
“Teknoloji, Darbelere Karşı!” konulu bir panel düzenlendi.

İskenderun Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen panelde, İSTE Bilgisayar Bölümü Mühendisliği Bölümü Başkanı ve Rektör DanışmanıYrd. Doç. Dr. Yakup Kutlu ve İSTE Ekonomi Bölümü’nden Ekrem Cünedioğlu konuşmacı olarak yer aldı. İSTE Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli’nin ev sahipliği yaptığı panele;İskenderun Kaymakamı Recep Soytürk, İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, İSTE öğretim elemanları, personel ve öğrenciler katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan panelin açılış konuşmasını yapan İSTE Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli;“15 Temmuz gecesi,bu vatan için canlarını ortaya koyarak şehadete eren yiğitlerimizi, tüm şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Millet olarak, vatan söz konusu olduğunda; nasıl birlik ve beraberlik içinde ‘tek yumruk’olabileceğimizi tescil eden 15 Temmuz’un birinci yıl dönümünde, İSTE’nin ‘Teknoversite’vizyonuna da uygun bir panel düzenlemek istedik. Biz, demokrasiye inanıyoruz ve bir daha ülkemizde darbe olmasını İSTEmiyoruz. 15 Temmuz hain darbe girişimindeteknoloji ve iletişimin gücünü hepimiz gördük. Darbeye karşı koymak ve direnmek için, diğer unsurların yanında teknolojiye de yatırım yapmak gerekiyor. Teknolojiyi üretmek, iyi yönetmek ve etkin kullanmak gerekiyor. İletişim kanallarını geliştirmek ve çeşitlendirmek gerekiyor. Darbeye karşı koymak için, gerekli bilgi ve donanıma sahip olmak gerekiyor. Toplumun bu konuda sürekli bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi ve gelişmesi gerekiyor. Ülke olarak, bütünsel bir anayurt güvenliği politikası ve yaklaşımı ortaya koymak ve uygulamak gerekiyor. İSTE olarak bu konuda ilk adımı attık ve tüm bölümlerimizin müfredatlarına‘Anayurt Güvenliği’ dersini ekledik ve okutuyoruz. Bu dersin en önemli konularından biri de; darbelere karşı koyma stratejileri ve teknikleridir” şeklinde konuştu.

İSTE Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Başkanıve Rektör Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Yakup Kutlu, 15 Temmuz darbe girişimini iletişim ve haberleşme teknolojisi bakımından değerlendirdi. Geçmiş darbeler incelendiğinde, iletişim ve haberleşme kanallarının kesilmesinin çok önemli bir adım olduğunu belirten Kutlu; “Televizyonun ve radyonun tek kanallı ve devlet tekelinde olduğu dönemlerde, darbe yapanların en büyük silahı iletişimi kesmek ve mevcut iletişimi kendi lehlerine kullanmak olmuştur. Nitekim, 15 Temmuz’da da darbeci hainler ilk adım olarak TV yayınlarını durdurmaya, tüm iletişim ve haberleşme kanallarını ele geçirmeye çalışmışlardır” diyerek darbe girişimi gecesi yaşanan büyük kriz ortamına rağmen Türkiye’nin güçlü mobil iletişim ağı sayesinde, Cumhurbaşkanımızın Facetime ile TV’den mesaj vermesinin önemli bir kırılma noktası olduğuna dikkat çekti.Yrd. Doç. Dr.Yakup Kutlu sözlerini; “Gelişen bir ülke olarak bize düşen, bilişim teknolojileri ürünlerin geliştirilmesi ve bu konudaki uzman eksiğinin giderilmesi, üniversiteler olarak ise teknolojiyi kullanan değil teknolojiyi üreten ve bu konuda uzman personel yetiştirebilen teknolojik bir kurum olmaktır. İSTE’nin,Teknoversitevizyonu da bunu kapsamaktadır.” diyerek tamamladı.

İSTE Ekonomi Bölümü’nden Ekrem Cünedioğlu ise konuşmasının ilk bölümünde teknoloji ve bilişim alanındaki gelişmelerin toplumsal etkilerinden bahsetti. Mısır’daki geçmişte yaşanan sosyal hareketlerle 15 Temmuz darbe teşebbüsü karşılaştırılarak, teknolojinin sosyal hareketlerde hem tetikleyici hem de örgütleyici bir araç olduğunu belirten Ekrem Cünedioğlu, iletişim verileri ve sosyoekonomik verilerin analizi yapılarak devlet içinde potansiyel paralel yapılanmalara yönelik erken uyarı algoritmalarının yazılabileceğini belirtti.Ekrem Cünedioğlu, konuşmasında teknolojinin iyi yanları yanında, yanlış kullanıldığında neler olabileceğine değindiği sunumunun ilerleyen kısmında, sosyal medyanın toplumsal değişikliklere sebep olduğunu ve özellikle toplumun kolektif hafızasını kısalttığını ileri sürdü. Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin,insanın toplumsal süreçlerde yine ana aktör olduğunu ve bu nedenle darbe teşebbüsleri gibi toplumsal hareketlere yönelik önlemler tartışılırken “insanı nasıl geliştirebiliriz” sorusuna cevap aranması gerektiğini belirten Ekrem Cünedioğlu, konuşmasını “İSTE’deki “Anayurt güvenliği” dersi bu minvalde atılmış büyük ve önemli bir adımdır, bu yaklaşımın ülke geneline yayılması, gelecek neslin sosyal hareketler konusunda toplumsal unutma sendromundan etkilenmesine mani olabilir” diyerek tamamladı.

İTSO Yönetimi Mersin Valisi Ali İhsan Su’ya hayırlı olsun ziyaretinde bulundu

0


İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası yönetim kurulu üyeleri, Mersin Valisi Ali İhsan Su’yu makamında ziyaret ederek, yeni görevinde başarılar dilediler. Valiler Kararnamesi ile Şırnak Valiliği’nden Mersin Valiliğine atanan eski İskenderun Kaymakamı Ali İhsan Su’yu makamında ziyaret eden İTSO Yönetimi, Vali Su ile görüştü. Karşılıklı sohbet ortamında geçen ziyarette, İTSO Yönetimini makamında ağırlayan Mersin Valisi Ali İhsan Su, ziyaretten ötürü memnuniyetini dile getirdi. İTSO Başkanı Levent Hakkı Yılmaz da, “Yönetim kurulum adına yeni görevinizde başarılar diliyorum. İskenderun’da yaptığınız başarılı hizmetlerden dolayı bir kez daha teşekkür ediyoruz” dedi. Mersin Valisi Ali İhsan Su’nun ziyaretinde İTSO Başkanı Levent Hakkı Yılmaz, İTSO Başkan yardımcısı Muhsin Yeter, İTSO Muhasip üye Necat Özkaya, İTSO yönetim kurulu üyeleri Bülent Seküçoğlu, Gassan Kuran ve İTSO Genel sekreteri Figen Gül Dönmez deyer aldı.

İskenderunlu Muay Thai Dünya Şampiyonasında…

0

İskenderun Raks Spor Kulübü’nün Muay Thai sporcusu Türkiye birincisi Rahmetullah Yıldırım, 3-11 Ağustos tarihleri arasında yapılacak olan dünya şampiyonasında hem ülkeyi, hem de İskenderun’u temsil edecek.

Dünya şampiyonasına katılacak olan Rahmetullah Yıldırım’ın burada derece elde edeceklerine inandıklarını ifade eden Kulüp Antrenörü Serdar Keskin “17-26 Mart 2017 tarihleri arasında Antalya’nın Alanya ilçesinde yapılan Şehit Polis Fethi Sekin Muay Thai Türkiye şampiyonasında bu sporcumuz 63.5 kiloda Türkiye birincisi oldu. Elde edilen başarıdan dolayı da 3-11 Ağustos 2017 tarihleri arasında Tayland’ın Bangkok kentinde yapılacak olan dünya şampiyonasına katılmaya hak kazandı” dedi.

Kulüp Yöneticisi Hülya İlbeyi de, Rahmetullah Yıldırım gibi yetenekli birçok sporcularının olduğunun altını çizerek “Sporcumuz bizim gururumuz oldu. Onun dünya şampiyonasında da başarılar elde edeceğine inancım tam. Çünkü gerçekten çok yetenekli bir sporcu, Muay Thai gelecek vadeden sporcularımızdan sadece biri” diye konuştu.